KİTAPLAR
EN YENİLER
-

Türk Basınında Türk-Bulgar İlişkileri
₺340,00 -

Mindfulness ve Benlik
₺270,00 -

Kazan – Ankara Hattı
₺250,00 -

Değişen Dinamikleriyle Uluslararası Ticaret ve Finans
₺250,00 -

Batı Hegemonyasının Ötesine Geçmek Alternatif Bir Uluslararası İlişkiler Sözlüğü
₺650,00 -

The Impact Of Financial And Moral Incentives On Performance Of Employees Organizatıon
₺290,00 -

70 Soruda Dış Ticaret İşlemleri – 1
₺250,00 -

Vedat Fidanboy Şiirleri Üzerine
₺350,00 -

Yapay Zeka Destekli Gazetecilik
₺320,00 -

Dijital Darbe
₺280,00 -

Çeviriye Ekolojik Yaklaşımlar
₺290,00 -

Sözlü Çevirinin Mutfaği
-

Türkiye – Avrupa Birliği İlişkileri
₺270,00 -

Türk Basınında Demokrat Parti Dönemi İktidar Muhalefet İlişkileri (1950-1960)
₺800,00 -

İbnü’l-Arabî Metafiziğinde Kaderin Ontolojisi
₺260,00 -

Hafıza, Hatırlama ve Unutma
₺800,00
KİTAP TANITIMI
SÂDIK VİCDÂNÎ Hayatı, Edebî Şahsiyeti, Eserleri ve NAĞAMÂT-I VİCDÂNİYE
Tomâr-ı Turûk-ı Aliyye başta olmak üzere daha çok dinî ve tasavvufî eserleri ile bilinen SâdıkVicdânînin klasik şiir etkisinde kaleme aldığı eserleri de vardır. Bu şiirlerinde aruz ölçüsünü başarılı bir şekilde kullanmış; özellikle Nağamât-ı Vicdâniyede methiye, mersiye, sâkînâme, hicviye gibi türlerde gazel, kaside, mesnevi, murabba, şarkı, terci-i bend, tahmis, terbi ve tardiye gibi eski şiir nazım şekilleriyle güzel örnekler vermiştir.
Bu çalışma ile klasik şiir geleneğinin etkisinin ne denli güçlü bir şekilde 20. yüzyılda da devam ettiğini gösteren en güzel örneklerden olan Nağamât-ı Vicdâniye, Latin harflerine aktarılarak günümüz okur ve araştırmacılarının beğenisine sunulmuş ve dönemin önemli isimlerinden SâdıkVicdânînin hayatı ve şair kimliği detaylı bir şekilde incelenmiştir.
Zâir bu cihânbî-bekâdır
Her hâlet-i kâbil-i fenâdır
İkbâline meyl ederse kalbin
Eyyâmıhayât pek hebâdır
Uyma heves ü hevâ-yı nefse
Zîrâ o mugâyirrızâdır
Ben ölmüş isem a nûr-ı dîde
Pendim sana itibâr-nümâdır
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Sabûhî Ahmed Dede
Onyedinci yüzyıl Mevlevî şeyhlerinden Sabûhî Ahmed Dede Yenikapı Mevlevîhânesinin üçüncü şeyhidir ve Ehamide-i Sebadandır. Yenikapı Mevelevîhanesi kurulduktan sonra peş peşe Ahmed ismini taşıyan şeyh tarafından yönetilmiştir. İlk tasavvuf tecrübesini Eyüpte Kasım Babanın yanında gerçekleştiren Sabûhî Dede, daha sonra Konyaya gidip Bostan Çelebi ve Ebû Bekir Çelebiye intisap etmiştir. On üç yıl Konyada seyr ü sülûk eğitimini sürdürmüş ve sonunda Mevlevî dedesi olmuştur. Şam Mevlevîhânesi şeyhliğine tayin edilen Sabûhî Dede, Şamda telif ettiği İhtiyârât-ı Sabûhî adlı eserinde Mesnevîden intihap ettiği beyitlerin şerhini yapmıştır. Yenikapı Mevlevîhânesi şeyhleri Kemal Ahmed Dede, Doğânî Ahmed Dede ve Sabûhî Ahmed Dede hakkında şimdiye kadar verilen bilgiler tashihe muhtaçtır. Bu sebeple döneme ait kaynaklar yeniden taranmış, ulaşılan bilgi ve bulgular üzerinden yeni veriler ortaya konulmuştur. Eserde öncelikle XVII. yüzyılda İstanbuldaki tarikatların genel durumu, Mevlevîliğin İstanbula gelişi ve bu dönemde faaliyet gösteren diğer tarikatlar ve temsilcileri hakkında bilgi verilmiştir. Biz de bu bilgiler ışığında Yenikapı Mevlevîhânesinin kuruluşundan Sabûhînin vefatına kadar olan sürece dair yeni bulgular ışığında yeni görüşler aktardık.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
Biotechnological Bodies: Standardization and Control in Young Adult Dystopian Fiction
Contemporary young adult dystopian narratives reveal how bioengineering is framed not as an abstract field of technological progress, but as a mechanism of discipline and control associated with the modification of the body, the erasure of variation, and the isolation from nature. This book highlights how the promise for surgical enhancement through technology transforms young people into regulated and disciplined bodies in Uglies series by Scott Westerfeld, focusing on Uglies, Pretties and Specials. It demonstrates that, in young adult dystopias, biotechnology functions not merely as a sign of scientific advancement, but also as a mechanism that enables bodily standardization, estrangement from nature, and biopolitical control. It examines how incorporating bioengineering into the beauty industry would contribute to the unnatural development of the human body, which can be easily controlled by the power of biotechnology.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Emeğin Dijitalleşmesi: Sosyal Ağın Zorlayıcılığı Üzerine
Eski ya da yeni bütün iletişim araçlarının hâkim üretim ilişkilerinden bağımsız düşünülemeyeceği vurgusu, yeni medyada aynı zamanda hem üretici hem tüketici (üretketici) olarak bulunan ücretlendirilmemiş emeğin analizini gerektirmiştir. Kapitalist toplumun her dönem kendini yapısal olarak yenileyen ama özü aynı kalan yasalarına göre yeni medyayı tartışmaya açmak, iletişim çalışmaları açısından hala güncelliğini korumaktadır. Fakat asıl merak uyandıran ve önemli olan enformasyonel, maddi olmayan, duygulanımsal ve dijital emek olarak nitelenen emek gücünün, küresel bilgisayar ağlarında sermaye birikimi açısından hangi işlevleri yerine getirdiği veya nasıl değer sağladığıdır. Diğer bir kritik soru ise yeni medya kullanıcı emeği üzerinden nasıl ideoloji yayar olmalıdır. Yeni medyanın katılımcı veya etkileşimli yapısının, kullanıcıları; aracı-tüketici konumundan birer kaynak-üretici konumuna getirdiği iddia edilse de günümüz sosyal ağların uyguladığı hedefli reklamcılık modelleri ve sosyal ağa üye olabilmek için onaylamamız gereken gizlilik koşulları bunun tam tersini söylemektedir. Sosyal ağlarda aracı olan kullanıcı ağın zorlayıcılığına çabucak boyun eğer.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
SİLVAN İLÇESİNİN BEŞERİ ve İKTİSADİ COĞRAFYASI
Silvan İlçesi, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin Dicle Bölümü sınırları içinde yer almaktadır. Saha, Diyarbakır Havzası’nın kuzeydoğu ucunda bulunmakta olup idari bakımdan Diyarbakır İli’ne bağlı bir ilçedir. Silvan, binlerce yıldır yerleşmeye sahne olmuş ve birçok medeniyete ev sahipliği yapmış, kadim bir yöredir. Silvan İlçesi, zengin doğal kaynaklara ve ulaşım açısından da elverişli bir konuma sahiptir. Yöre mevcut kaynakların işlenip değerlendiği dönemlerde oldukça gelişmiş ve nüfuslanmıştır. Ancak kaynakların çeşitli nedenler ile işletilemediği dönemlerde ise nüfus kaybetmiş ve canlılığını yitirmiştir. Yörede son zamanlarda meydana gelen terör faaliyetleri, beşerî ve iktisadî hayatı olumsuz yönde etkilemiş ve ilçenin sahip olduğu su, toprak, turizm ve yeraltı kaynakları gibi doğal ve beşeri zenginliklerin değerlendirmesini engellemiştir. Ancak son yıllarda asayiş ve güvenlik ortamının sağlanması ile yöre gelişim göstermeye ve potansiyelini değerlendirmeye başlamıştır.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
ORTADOĞU ÇALIŞMALARI
Osmanlı Devleti Yavuz Sultan Selim’in (1512-1520) ve Kanuni Sultan Süleyman’ın (1520-1566) hükümdar oldukları dönemlerden itibaren bugün çoğu Arap Birliğine üye olan devletlerin toprakları üzerinde Osmanlı idaresini kurmuşlardır. Osmanlı Devleti 1516 senesinde Ortadoğu Arap bölgelerine doğru ilerlediğinde, imparatorluk zaten Balkanlar’da ve Anadolu’da büyük başarılar elde etmişti. Diğer yandan Arap topraklarının fethi, imparatorluğun İslam memleketlerinin, Avrupa devletlerinin etki alanından kendi tarihi merkezine doğru bölgesel genişlemesinde önemli bir jeopolitik değişime yön verdiği muhakkaktır. Osmanlı Devleti’nin 16. Yüzyıl askeri seferleri, birer efsane olan Bağdat, Şam ve Kahire şehirlerini Osmanlı Hanedanı’nın idaresi altına almış olmasıdır. Bağdat ve Şam bir dönem Halifeliğin merkezi olmalarından dolayı Sünni Müslümanlar için önemli bir saygınlığa sahip iken, Osmanlı ordusu Kahire’ye vardığında yetkisi yalnızca unvandan ibaret olan Memlük halifesi hala sarayında oturuyordu. Yeni Osmanlı toprakları İslam’ın en kutsal şehirleri olan Mekke, Medine ve Kudüs şehirlerini de kapsıyordu. Yavuz Sultan Selim kendisine bahşedilen sorumluluğu ve şerefi öne çıkarmak amacıyla “Hadimü’l-Haremeyn eş-Şerifeyn” unvanını uzun bir liste oluşturan diğer unvanlarının arasına eklemiştir.
Bu vesile ile tarihimizi ve Ortadoğu bölgesini ilgilendiren araştırma yapmayı gaye edindik. Arapça, İngilizce, Türkçe makaleler ile çeşitli kitaplardan yararlandık. Bulabildiğimiz kaynakları konu hakkında değerlendirmeye çalıştık. Okuyucularımıza başarılar temenni ederiz.
Doç. Dr. Yaşar CANATAN
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Televizyon Dizilerinin Üretiminde Emek Süreci
İletişim alanında, birbirinden çok farklı perspektiflerden hareketle sıklıkla çalışılan konuların, kanal/endüstri, içerik ve izleyici olduğu bilinmektedir. Emek süreci ise sosyal bilimler yazınında olduğu gibi iletişim araştırmalarında da neredeyse görünmezdir. Alandaki temel incelemelere ve kuram kitaplarına bakıldığında, bu görünmezlik belirginleşse de, konuyu ele alan sınırlı sayıdaki incelemenin teorik ve kavramsal yönelimleri önemli bir birikim oluşturmaktadır. İletişim alanında, emek süreci incelemelerinin dayanağı olan iki temel yaklaşım, ana akım yaklaşımlar ve Marksizmden beslenen eleştirel yaklaşımlardır. Ana akım yaklaşımlar, odağına işçi verimliliği nasıl artırılır? sorusunu yerleştirirken, eleştirel yaklaşımlar, ekonomi politiğin sonunun ilanı ile gelerek emek sürecini, kimlikler, yaşam tarzları, dilbilimsel pratikler ve sınıfların sosyolojik görünümlerinden hareketle açıklamaktadır. Bu kitap ise alanda “görünmez” olan bir konuyu “görünmez” olan ekonomi politik yaklaşımdan hareketle ele almaktadır. Televizyon dizilerinin üretiminde emek sürecine odaklanan çalışma, sahada gerçekleştirilen bir araştırma eşliğinde, dizi üretim sürecinde kontrol ve denetim sorununu, set işçilerinin çalışma koşulları ve bu koşullara ilişkin olarak emek ve sermaye örgütlenmeleri arasındaki mücadele biçimlerini içermektedir.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Kamu Kurumlarında Etik İklim ve Örgütsel İntikam
Çalışma hayatının giderek daha karmaşık hale geldiği günümüzde örgütler için etik iklim kavramı önem kazanmaya başlamıştır. Etik iklim; örgüt içerisindeki mevcut etik durumun çalışanlar tarafından nasıl algılandığıdır. Etik iklimin olumsuz olduğu örgütlerde, çalışanların karşılaşmış oldukları adaletsizlikler ve haksızlıklar karşısında öç alma duygusuyla gösterdikleri davranışlar ise örgütsel intikam olarak tanımlanmaktadır. Adaletsiz ve haksız davranışlar karşısında çaresiz kalan çalışanların örgütsel intikam davranışları nedeniyle örgüt ve örgüt çalışanları zarar görmekte, örgüt amaçları dışına çıkmakta, verimlilik ve etkililik azalmaktadır. Konuya dikkat çekmek amacıyla etik iklim ve örgütsel intikam ilişkisi üzerine yapılmış bu araştırmanın alanyazına ve uygulayıcılara fayda sağlaması beklenmektedir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Medya ve İletişim Çalışmaları
Medya ve İletişim Çalışmaları kitabı geleneksel medya, yeni medya ve iletişim alanlarını kapsayan geniş bir yelpazedeki çalışmalara yer vermektedir. Kitabın medya ve iletişim alanına ilgi duyan okuyucular için de farklı medya türlerine ilişkin çalışmaları bulabilecekleri bir kaynak olması amaçlanmıştır. Bu bağlamda kitapta, sinema ve dönüşen yapısıyla interaktif sinema, televizyon ve televizyon dramalarının toplumsal boyutu, internet ve sosyal medya bağımlılığı, podcast, twitch gibi yeni medya araçları ve geleneksel medya ile olan etkileşimleri, büyük veri, medyaya olan güven, simgesel anlamın dijitalleşme ile dönüşümü konularında alanında uzman akademisyen ve araştırmacılar tarafından kaleme alınan çalışmalar yer almaktadır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Atatürk Döneminde Türkiye Cumhuriyeti-Irak Krallığı Münasebetleri
Mustafa Kemal Atatürk Türkiye Cumhuriyeti Devletini kurduktan sonra komşu devletlerle iyi münasebetler içinde olmaya önem verdi ve ilk adım olarak da İngiltere ve Irak’la 5 Haziran 1926 tarihinde Türkiye Irak sınırını belirleyip daha sonra İyi Komşuluk Münasebetleri Andlaşması’nı imzaladı. Atatürk’ün “yurtta sulh cihanda sulh” anlayışı çerçevesinde izledikleri dış politika sayesinde Irak’la olan münasebetler daha da güçlendi. 1926- 1933 tarihleri arasında iki ülke arasında İran ve Afgan Devletlerinin de dahil olduğu üçlü veya dörtlü devletler de dahil olmak üzere tam 8 andlaşma yapıldı. 1934 senesinde ise Rıza Şah’ın Türkiye’yi ziyareti ile Türkiye-İran ve Irak münasebetleri dostluktan ziyade kardeşliğe dönüştü ve zirveye ulaştı. Bu görüşmeler sırasında Avrupa Devletleri’nin gruplaşmasına karşı Ortadoğu’nun güvenliğini sağlamak amacıyla 8 Temmuz 1937 tarihinde imzalanan Sadabad Paktı’nın temeli atıldı. Bilindiği gibi Atatürk yeni bir Dünya Savaşının çıkacağını tahmin ediyordu. Hatta Dünya devletlerinin savaş dönemi yaşayacağını söylüyordu. Nitekim onun ölümünden sonra İkinci Dünya Savaşı patlak verdi. Batıda Balkan Antantı, doğuda ise Sadabad Paktı ile Türkiye güvenlik çemberi içine alınmış, Atatürk’ün temelini attığı dostluk münasebetleri sayesinde İkinci Dünya Savaşına girilmemiştir.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Tarihî Türkçe Kur’an Tercümeleri Üzerine Araştırmalar
Tarihleri boyunca çeşitli dinleri tecrübe eden ve İslamiyet’le birlikte yeni bir medeniyet dairesine giren Türkler, daha evvelki dinî tecrübelerinde olduğu gibi, bu yeni dinin kutsal kitabını da Türkçeye tercüme etmişlerdir.
Kur’ân-ı Kerim’in Türkçeye ilk defa ne zaman, nerede ve nasıl tercüme edildiği bugün için kesin olarak bilinmemektedir. Ancak, Samanîler devrinde Arapçadan Farsçaya yapılan bir Kur’ân tercümesinin Karahanlı Türkçesiyle yazılan Türkçe ilk Kur’ân tercümesine de rehberlik ettiği düşünülmektedir.
Bu kitapta tarihî Türkçe Kur’ân tercümeleriyle ilgili filoloji sahasında kaleme alınmış özgün yazılara yer verilmiş, tarihî Türkçe Kur’ân tercümelerinden hareketle Türk dilinin tarihsel ve çağdaş problemlerine dair ilk elden yapılan araştırmalar okuyucuların dikkatlerine sunulmuştur.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Sultan (II) Mahmud’un Ölümü
Hiç
Bir abide o suskun ve dik, yüzü yok başı kesik.
Toprak saklarken canı, ateşten yazılmış kanlı fermanı.
Kim bilir hangi bahtsız yatar göğsünde, karanlığın içinde.
Yazıt silik, harfler gömülü, zaman durmuş; ne diri ne ölü.
Ve bilir o tanık: Mühürlense de sesi, kalır çağlara direnen nefesi.
İhanet solar hakikat yeşerir, her suskun yazıt bir gün dile gelir.
Dua bilmez yüreği sızlar, bir damla gözyaşında maziyi anar.
Unutma! Suskun gölge konuşur; unutansa kendiyle avunur.
Mezar değil çağların saklı hecesi, devlete adanmış başın nefesi. Bir çift göz deler gecenin bağrını, yarınsız çağırır intikamını. Asırlar geçse de abidenin önünde, suskunluğun en gür sesinde.
Kanla yoğrulmuş yemin taşır, hangi el değse geçmişi çağırır.
Kimi ışıklarla uyur, kimi rahmet okur.
Kimi dua ile yükselir, kimi şarkıyla süslenir.
Geçersen bir gün önünden, hakikat seslenir derinden.
Ama ölüm hep terazidir; zaferin izi kalıcı, ufukta sessizdir. Aralanır sonsuzluğun kapısı, kapanırken insanın o son yarası. Bir ses yükselir hiçliğin ortasında;
Ölümden daha ciddi ne var bu dünyada?
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Perşembe Temettuat Defterleri
Bugün Zonguldak’ın Çaycuma ilçesine bağlı belde olan Perşembe ve çevresi temettuat sayımlarının yapıldığı 19. yüzyılında ortalarında Bolu Eyaletine bağlı Çarşamba (Çaycuma) kazasını oluşturan üç nahiyeden biridir. Nahiyede 20 divan ve toplam 70 köy bulunmaktadır. Defterlerdeki toplam hane sayısı ise 893’tür. Hane sayısına göre burası Çarşamba kazasının ikinci büyük nahiyesidir.
Nahiyede yaşayanların tamamına yakını tarım ve hayvancılıkla uğraşmaktadır. Yetiştirilen ürünler buğday, arpa, yulaf, keten, kendirdir. Hayvancılık olarak en fazla büyükbaş hayvan beslenmektedir. Nahiyede tarım ve hayvancılığın yanında yapılan diğer ekonomik faaliyetler; arabacılık, salcılık, kereste kesimi, kereste nakliyesi, kereste ticareti, kömür ameleliği, kömür nakliyesi, kömür ticareti, kendir ticareti, kiremitçilik, dülgerlik, hızarcılık, tütün ticareti, demircilik ve terziliktir.
Arşiv belgelerinin günümüz Türkçesine aktarılmasıyla oluşan bu çalışmada Perşembe nahiyesinde yaşayanların isimlerini, mesleklerini, sahip oldukları mal ve mülklerini, ekonomik faaliyetlerini, gelirlerini ve ödemiş oldukları vergilerini görebilmek mümkün olacaktır.
KİTAP TANITIMI
Büyük Veri Çağında Reklamcılık ve Yaratıcı Emek
Büyük veri çağında reklamcılık nasıl değişiyor? Yaratıcı fikirlerin merkezde olduğu bir alan olarak bilinen reklamcılık, veri analitiği, algoritmalar ve performans metriklerinin yükselişiyle birlikte yeni bir dönüşümden geçiyor. Reklam üretimi artık yalnızca yaratıcılığa değil; veriyle çalışan, ölçülen ve sürekli optimize edilen pratiklere giderek daha fazla dayanıyor. Büyük Veri Çağında Reklamcılık ve Yaratıcı Emek, bu dönüşümün reklam profesyonellerinin çalışma deneyimlerini, yaratıcılık anlayışını ve emek süreçlerini nasıl etkilediğini inceliyor. Gayri maddi emek kavramsallaştırmasından hareket eden kitap, yaratıcı reklam emeğini veri analitiği ve kullanıcı etkinliğiyle kurduğu ilişkiler içinde ele alıyor. İstanbul’da faaliyet gösteren global bir reklam ajansında gerçekleştirilen nitel vaka çalışmasına dayanan bu araştırma, veri odaklı reklamcılığın yaratıcı emek üzerindeki etkilerini eleştirel bir perspektifle tartışıyor.
₺350,00
KİTAP TANITIMI
Kamu Güvenliği
Bu çalışma, kamu güvenliği yönetiminin modern devletin gelişimi sürecinde kökenini ve konumunu ortaya koymaya çalışırken, kamu yönetiminin bir parçası olarak kamu güvenliği yönetimi adıyla bir yönetim alanını da işlevsel yönden tarif etmektedir. Kamu güvenliği yönetimi burada hareket halinde olan bir inceleme nesnesi olarak ele alınmakta ve bu değişimin son birkaç on yıldaki çerçevesi, temaları ve yöntemi de gözler önüne serilmektedir. Kitap, bunu yaparken bahsedilen değişime ilişkin uluslararası alandaki sav ve tezler yanında Türkiye örneğinden istifade etmektedir. Kamu güvenliği yönetimi alanında çalışmalar yapanlar için de yeni araştırma alanlarına, araştırma sorularına ve nedensellik ilişkilerine işaret etmektedir. Kitap özellikle, konuya ilgi duyan yeni araştırmacılar için kapsamlı, aynı zamanda öz bir kavramsal ve kuramsal çerçeve sunmakta; örneklendirmeler yoluyla bunları mümkün olduğunca somutlaştırmaktadır.
₺420,00
KİTAP TANITIMI
Alışveriş Merkezlerinde Sunulan Hizmetlerin Tüketici Davranışlarına Etkisi
Alışveriş merkezleri günümüzde sadece alışveriş yapmak için değil aynı zamanda sosyal ve kültürel aktivitelerin gerçekleştiği mekânlar olarak değerlendirilmektedir. Alışveriş merkezlerinde çeşitli eğlence mekânlarının ve aktivitelerinin var olması ve sunulan çeşitli ve kaliteli müşteri hizmetleri tüketicilerin zihninde AVM’ye yönelik olumlu düşüncelere yol açmaktadır. Tüketicilerin zihninde yaratılan olumlu etkiler onların alışveriş merkezine yönelik davranışlarını etkilemektedir. Bu nedenle, kitapta alışveriş merkezlerinde sunulan hizmetlerin (eğlence, müşteri hizmetleri) tüketici davranışlarını nasıl etkilediğini ortaya çıkarmak amaçlanmıştır. Ayrıca, alışveriş merkezlerinde sunulan hizmetlerin tüketici davranışlarına olan etkisinde tüketicilerin alışveriş duygularının rolünü incelemek çalışmanın diğer amacını oluşturmuştur. Başka bir ifadeyle, tüketici duygularının tüketici davranışlarına ne derecede yön verdiğini incelemek çalışmaya özgünlük kazandırmıştır. Elde edilen bulgular alışveriş merkezlerinde sunulan hizmetlerin AVM ziyareti, satın alma niyeti, sadakat ve ağızdan ağıza iletişim gibi tüketici davranışlarını olumlu yönde etkilediğini göstermiştir. Buna ek olarak, AVM’de sunulan hizmetlerin tüketici davranışları üzerindeki etkisinin yüksek seviyede zevk ve uyarılma duygularına sahip tüketicilerde daha güçlü olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Gençlerin Kadınlık ve Erkekliğe İlişkin Çelişik Algı ve Tutumları
Cinsiyete dair kabullerimiz ataerkil bir toplum yapısı içinde oluştuğu için kadınlar ve erkekler arasında bir hiyerarşi kurarak; kadınlığa ve erkekliğe ilişkin tanımlamalar yapar. Bu tanımlamalar bireysel ve toplumsal olarak sorgulanmadığı müddetçe varlığını sürdürür. Bu eserde cinsiyete dayalı ayrımcılık ve cinsiyete dair içselleştirilmiş kabuller Manisa Celal Bayar Üniversitesi öğrencileri örneklemi üzerinden Glick ve Fiske’nin “çelişik duygulu cinsiyetçilik” ve “erkeklere ilişkin çelişik duygular” adlı ölçekleri kullanılarak analiz edilmiştir.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Murathan Mungan Bir Kültürel Okuma Denemesi
Bu kitap Murathan Mungan’ın Son İstanbul, Cenk Hikâyeleri, Kırk Oda, Lâl Masallar ve Kaf Dağının Önü adlı yapıtlarının kültürel örüntüsü üzerine bir okuma denemesidir. Halk anlatı geleneğini postmodernist edebiyatın olanaklarıyla birleştiren Mungan’ın Türk edebiyatına büyük katkısı halk kültüründen, mit, destan, masal; efsane ve hikâyelerinden süzdüğü kültürel mirası günümüze kültürel ve edebi görecelikle taşımasıdır. Mungan’ın sanatı geçmiş ve şimdi arasında alaycı ve çılgınca bağlar kurarak zayıf halkalarını sorgularken, feodalite ve Türkiye modernizmiyle hesaplaşır. Diğer yandan kültürün olumlu değerlerini; eski Mardini, İstanbulu ve kimliklerini nostaljik bir sitemle anar. Onun anlatılarında birey olma, aşk ve dostluk; sınıf, din, cinsiyet ayrımı ve kültürel hegemonya yüzünden dün olduğu gibi bugün de imkânsızdır. Mungan okuyucusu, kültürün anonim şiddetine kurban edilmiş kişilerin bir ahlak ve estetik oluşturmalarına tanıklık ederken kültürel belleği ve benliğiyle de yüzleşir
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Küreselleşme Sürecinde Akıllı Şehirler: Paradigma, Yönelimler ve Fırsatlar
20. yüzyılın son çeyreğinde ortaya çıkan küreselleşmeyle birlikte, sosyoekonomik ve kültürel hayatın her alanı gibi şehirler de köklü değişiklikler yaşamaktadır. Küreselleşmenin neden olduğu büyük paradigma değişimleri nedeniyle dünya çapında şehirler gittikçe daha fazla araştırmanın konusu olmaktadır. Bu süreçte akıllı şehirler kavramı ön plana çıkmıştır. Akıllı Şehir kavramının odak noktası, internet teknolojileri, Nesnelerin İnterneti (IoT) ve herkese fayda sağlayacak yapıdaki büyümeyi tetikleyerek fırsatların iyileştirilmesidir. Temel varsayım, akıllı şehirler sayesinde ve girişimcilik için yeni fırsatların genişlemesi yoluyla suç, yoksulluk ve işsizlik oranlarının azaldığı, teknolojik verimlilikle doğal kaynak kullanımının arttığı ve teknolojilerin uygulanma alanlarının giderek genişlemesiyle yaşam kalitesinin yükseldiği yeni yaşam alanlarının yaygınlaşmasıdır. Şehirlerin, büyük ölçekli kentleşme zorluklarını ele almak ve yaşanabilir, rekabetçi ve kendine güvenen şehirler yaratmanın yeni yollarını bulmak için yenilikçi çözümlerin uygulanması yoluyla daha akıllı hale gelmesine ihtiyaç vardır. Bu doğrultuda, akıllı şehirlerin ortaya çıkışı, tüm dünyayı bir seviye daha yükseğe ulaştıracak çok daha büyük bir dönüşümün habercisi olabilir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
The Elements of General Method, Based on the Principles of Herbart
The Herbart school adheres to this view of education, and has transferred its spirit and method to the schools. The Herbartians have the hardihood, in this age of moral skeptics, to believe not only in moral example but also in moral teaching. (By moral skeptics we mean those who believe in morals but not in moral instruction.) They seek first of all historical materials of the richest moral content, in vivid personification, upon which to nourish the moral spirit of children. If properly treated, this subject matter will soon win the children by its power over feeling and judgment. With Crusoe the child goes through every hardship and success; with Abraham he lives in tents, seeks pastures for his flocks, and generously marches out to the rescue of his kinsmen. He should not read Caesar with a slow and toilsome drag (parsing and construing) that would render a bright boy stupid. If he goes with Caesar at all, he must build an agger, fight battles, construct bridges, and approve or condemn Caesar’s acts. But we doubt the moral value of Caesar’s Gallic wars. By reading Plutarch we may see that the Latins and Greeks, before the days of their degeneracy, nourished their rising youth upon the traditions of their ancestry. The education produced a tough and sinewy brood of moral qualities.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Doğal
Bu yöntem ile objelerin negatif görüntüleri elde edileceğinden dolayı fotogramı yapılacak objelerin niteliği, ışık geçirgenliği, yapısı ve objenin kendi yapısındaki ara boşlukları (espas) çok önemlidir. Çünkü fotogramda objenin negatif görüntüsü karta yansıyacağından, objenin ara boşluğundan ışık geçerek farklı görüntüler elde edilecektir.
Fotogramda kullanılan objenin ışığı geçirgenlik durumu karta yansıyan görüntünün oluşumunu etkilemektedir. Eğer hiç ışık geçirmeyen ojeler kullanılacaksa kartın üzerinde o alanlar tam siyah olarak ortaya çıkacaktır. Işık geçirgenliği olan objeler kullanıldığında ise kart üzerinde hayali görüntüler meydana gelir.
Fotogram sonucunda bir fotoğraf oluşur fakat fotoğraf makinesine gerek kalmadan fotoğraf oluşmaktadır.
Fotogram aynı zamanda agrandisörde yapılan bir kart baskısıdır. Fakat bu baskıda agrandisörde negatif film olması gerekmektedir. Oysaki fotogram çalışmasında filmsiz de fotoğraf oluşmaktadır. Fotogram çalışması için; ışık, kimya, fotoğraf, negatif-pozitif görüntü ve fotoğraf bilgisine ihtiyaç duyulmaktadır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Sabrî Dîvânı
Osmanlı kültürü ve sanatı çok geniş coğrafyada ve uzun bir tarih sürecinde varlığını göstermiştir. İsimlerine kaynak ve tezkirelerde pek rastlanmasa da günümüz Türkiye sınırlarının dışında yetişmiş Divan şairleri de kültürümüzün önemli yapı taşlarındandır. Bu şair ve sanatçılarla ilgili yapılacak çalışmalar Türk kültür ve sanat dünyası için önem taşımaktadır. Bugün Yunanistan sınırları içerisinde yer alan Mora Yarımadası da sanat dünyamız açısından önem taşıyan yerlerden biridir.
- yüzyıldan başlayarak XIX. yüzyıla kadar Osmanlı sınırları içerisinde yer alan Mora, Divan şiirine katkıda bulunmuştur. Tezkire ve şiir mecmualarında biyografileri hakkında fazla bilgi bulunmamasına rağmen, isimlerine farklı kaynaklarda rastladığımız Moralı şairlerin varlığından haberdarız. XVIII. yüzyılda Mora’da yaşamış şairlerden biri de Sabrî mahsalıyla şiir yazan Es-seyyîd Karayılan-zâde Mehmed Emîn Sabrî Efendi’dir. Bu çalışmada kaynaklardan ve kendi eserlerinden hareketle Sabrî hakkında bilgi verilmiş ve Divan’ın mevcut nüshalarının karşılaştırılmasıyla tenkidli müstakil bir metin ortaya konmaya çalışılmıştır.
₺420,00
KİTAP TANITIMI
Her Yönüyle Akademik Başarı
Bu kitap eğitim kurumlarının başlıca hedeflerinden biri olan akademik başarıyla ilişkili olan beslenme, çevre, motivasyon, sosyoekonomik durum, tutum ve uyum gibi 15 değişkenin tanıtılması ve aralarındaki ilişkilerin uygulamalı bilimsel çalışmalardan yararlanarak ortaya konulmasını amaçlamaktadır. Değişkenlerin her biri ilgili alan yazın dikkate alınarak farklı boyutlarıyla tanıtılmış ve devamında yurt içi ve yurt dışında yapılan ve saygın dergilerde yayınlanan uygulamalı çalışmaların bulguları esas alınarak akademik başarı ile ilişkilerinin ayrıntıları ortaya konulmuştur. Bu kitabı okuyanların akademik başarının doğası ve kapsamı ile birlikte ilişkili olduğu değişkenler hakkında da bilgi edinmek suretiyle kendilerini, öğrencilerini ve çocuklarını akademik başarıya götürecek olan bir yol çizmeleri beklenmektedir. Okuyucuyu sıkmamak ve detaylarda boğmamak amacıyla her bir faktör birkaç sayfada tanıtılmış ve devamında bu faktörün akademik başarıyla ilişkisi yapılan bilimsel çalışmaların bulguları verilerek sistematik bir şekilde irdelenmiştir. Kitabın başta öğretmen, akademisyen, eğitim yöneticisi, öğrenciler ve veliler olmak üzere akademik başarıya ilgi duyan bütün okuyuculara katkı sunması ve vizyon kazandırması umulmaktadır.
₺575,00
KİTAP TANITIMI
Money laundering phenomenon
The book Money laundering phenomenon – foundations, trends, impact and governance in banking industry explores foundation, models (methods) to measure money laundering, trends, auditing Anti-Money Laundering structures in banking industry, AML risk assessment, impact/effects of money laundering, governance, and regulatory point of view.
The book includes some models that have been used to measure the amount of money laundering, respectively the effect of money laundering in various macroeconomic variables such as economic growth, consumption, investment, government expenditure, export and import. Moreover, there are presented some trends that may dominate in the AML field for coming years.
The strengthening of international cooperation in the field of anti-money laundering have given power to international organisations to recommend mitigating measures, standards and principles and applying them in practise, this is why in the book a special chapter is dedicated to international bodies and organisations to fight money laundering phenomenon.
Due to high importance of the AML risk assessment, as a risk management mechanism framework, a specific chapter is dedicated to it.
A special attention is dedicated to the auditing of AML structures in banking and the role of audit in general to AML field.
Last, but not least, in the book a chapter is dedicated to determinants of informal economy, since money laundering and informal economy are interconnected and needs to be studied as one of the challenges for countries.
We believe our book contributes to current literature on money laundering phenomena and that it is important for bankers, policy makers, strategists, academics, and students.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Ermeni Okullarında Din Eğitimi
Bin yıldır birlikte yaşıyoruz. İyi günlerimiz de oldu, kötü günlerimiz de. Bunca zamandır yanıbaşımızdalar ama haklarında çok az şey biliyoruz. Dilleri de, dinleri de bizimkinden farklı; o kadarını biliyoruz. Üstelik bu iki husus, Ermenileri Ermeni yapan şey. Şartlar değişiyor ama onlar pek az değişiyor.
İyi ama bunca zamandır kader birliği ettiğimiz bu insanlar, tıpkı bizim gibi yaklaşık 100 yıldır Tevhidi Tedrisat Kanununun tektipleştirici tezgâhından geçtikleri hâlde nasıl oluyor da hâlâ kendileri kalmayı başarıyorlar?
Cumhuriyet dönemi boyunca Ermeni okullarındaki din eğitiminin macerası sizce de ilginç değil mi?
₺405,00
KİTAP TANITIMI
COĞRAFİ PERSPEKTİFLE DAĞ VE DAĞLIK ALANLAR
“Coğrafi Perspektifle Dağ ve Dağlık Alanlar (Sürdürülebilirlik-Yönetim-Örnek Alan İncelemeleri)” adlı bu kitap, dağ ve dağlık alanların doğal ortam özellikleri, beşerî ve ekonomik coğrafya özelliklerinin sürdürülebilirliği ve yönetimiyle alakalı 14 çalışmadan oluşmaktadır. Bu kitap ile Dünya’da ve Türkiye’de dağ ve dağlık alanlarla alakalı literatüre katkı sunulması hedeflenmiştir.
₺650,00