KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Türk Polisiye Romanında Celil Oker
₺440,00 -

Hakikatin Sesi: Post-Truth Çağında Emerson
₺275,00 -

Dijital Dönüşümün Örgütsel Yansımaları: İnsan–Teknoloji Etkileşimi
-

Mustafa Reşit Bey’in Hikâyeleri ve Mensur Şiirleri
₺320,00 -

Vedat Fidanboy Şiirleri Üzerine
₺350,00 -

İşletme Biliminde Güncel Tartışmalar ve Paradigmalar – III
-

Yükseköğretim Kurumlarında Özel Güvenlik Sistemleri
₺350,00 -

YENİ DÖNEM PAZARLAMA İLETİŞİMİ YAKLAŞIMLARI
₺405,00 -

ÜTOPYA DÜNYASI
₺315,00 -

ULUSAL AYNAYI OLUŞTURAN KADINSILIK SIRLARI
₺380,00 -

Türkiye Sağlık Sisteminde Reformlar ve Politika Transferi
₺235,00 -

Türk Folklor Tarihine Giriş
₺210,00 -

TOPLUM ve YAPI
₺275,00 -

The Administrative Transformation of Public Museums
-

Tanzimat’tan Meşrutiyet’e Gerede
₺635,00 -

SPOT DOĞAL GAZ FİYATLARINI ETKİLEYEN FAKTÖRLER VE TÜRKİYE İÇİN ÖNERİLER
₺275,00
KİTAP TANITIMI
GÖLGENİN EDEBİYATTAKİ İZDÜŞÜMLERİ
Edebiyat, farklı coğrafyalardaki dünya görüşlerinin, toplumsal değerlerin, duyguların, düşüncelerin ve imgelerin anlatımıdır. Modern dünyanın edebiyata yansımaları 19. yüzyıldan başlayarak, 20. yüzyılda daha da belirginleşmiş olup; insan ilişkilerinde yaşanılan ayrışımlar, zamanla insanların birbirine karşı yabancılaşmasını da beraberinde getirmiştir. Bireyin yaşadığı yabancılaşma sadece karşısında duran kişiye karşı değil, aynı zamanda kendi benliğine karşı da olmuştur. Bu durumun sonucu olarak bireyin, hem kendisiyle hem de başkasıyla yaşadığı kimlik arayışı edebiyatın en önemli konularından biri olmuştur. Bu konuların ifade edilmesi esnasında yazarlar bazı kavram, imge ve metaforları kullanır. Kullanılan bu kavramların en dikkati çeken, bir kişinin birebir aynı görüntüsünü ifade eden, edebi metinlerde de sıklıkla bireyin yaşadığı kimlik karmaşasını ve yabancılaşmayı anlatmak için kullanılan Alman edebiyatı kökenli “Doppelgänger” kavramıdır. “Doppelgänger”, Türkçede “gölge”, “kötü ikiz”, “ikiz öteki”, “öteki”, “eş ruh”, “ikili kahraman” terimleri ile karşılık bulur.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Kolektivist Uluslaşma ve Afrika’da Milli Devlet Oluşumu
Yazar sosyalizm kuramını ve örneğini merkeze koyarak Afrika sürecine bakmaktadır. Sosyalizm pek çok soruna olduğu gibi ulusal sorunun da çözümüne ışık tutmuştur. Sosyalizm, ulusal sorunu çözüme kavuşturmakla, kapitalizme göre daha üstündür. Kapitalist ülkelerin bilimi, halklara yapıcı bir ilke sunabilmekten, yol göstermekten uzaktır. Kapitalizm ulusal çelişkileri insanlığı son derece masraflı ve kanlı savaşlara sürüklemektedir.
Yazar millet-ulus kavramları üzerinde de durur. Ulusla milliyet arasındaki fark nedir? Bir milliyetin ulus haline gelmesi için gerekli olan nedir? gibi soruları sorar. Ayrıca Kongo örneği üzerinde durur. 19.yy.dan itibaren. Kongo’daki Belçika yerleşiminden bahseder. Il. Dünya Savaşı yıllarında bütün Afrika’da olduğu gibi, Kongo’da da halkın özgürlük için mücadeleleri devam etmiştir. 1959 yılında büyük bir ayaklanma gerçekleştiyse de bastırılmıştır. 1960’ta başarı devrimcilerin olacaktır.
Yazarın üzerinde durduğu örneklerden biri de Angola’dır. Portekiz karşıtı hareketler burada genel bir ayaklanmaya dönüştü. 1966-1967-1968-1969’da BM, Afrika halklarının bağımsızlık savaşlarında haklı olduğunu ve dökülen kanlardan Portekiz Devleti’nin sorumlu olduğunu belirtmişti.
Yazar yine yerlilerin, siyahilerin ikinci sınıf vatandaş muamelesi görmeleri ve bu konuda verdikleri savaştan bahsetmektedir. Yaşam koşullarının düzeltilmesi yönündeki protestolarını değerlendirmektedir. Şiddet ve baskı ırkçı rejimin uyguladığı en büyük özelliktir. Bu konuda da Güney Afrika Cumhuriyeti örneği ön plana çıkmaktadır.
Emperyalistler, halkları bölen milliyetçiliğe, halkları ilerleme yolundan caydırma konusunda en güvenilir araç gözüyle bakmaktadırlar. Yazara göre ulusal devlet bugün de toplumsal ilerlemenin itici güçlerindendir. Bu ulusal devletler ise bağnaz milliyetçi bir temel üzerinde kurulmamalıdır. Kapitalist olmayan bir gelişme yolunun izlenmesi, ilerlemenin ve ulusal sorunun çözümüne de bir ölçüde katkıda bulunmaktadır.
Prof. Dr. Bayram BAYRAKTAR
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Dijital Ortamda Marka İletişiminde Fayda-Zarar Ekseni: Vaka Analizleri
Francis Bacon ‘Bilgi güçtür’ der. İçinde bulunduğumuz iletişim çağında sadece bilgiye ulaşmak değil, ona ‘en hızlı’ biçimde ulaşmak gücümüzü belirlemektedir. Bugün bilgiye en hızlı ulaşan, en hızlı dönüşebilen ve çağın gerekliliklerine en hızlı uyum sağlayabilenler başarı yolunda ilerleme imkanı bulacaktır.
‘Kuramsız uygulama, uygulamasız kuram düşünülemez’ fikrinden hareketle hayata geçirilen bu eser, kuram ve uygulamayı sentezleyen akademisyenleri bir araya getirme fikriyle olgunlaştı. Salt teorik bilgilere değil, teorik bilgilerin markalar üzerindeki uygulamalarının analizlerine yer vererek okuyucusuna farklı bir perspektifi taşıma amacıyla bir yol haritası belirledi. Bu çalışma, spor, eğitim, hizmet sektörü, otomotiv sektöründen seçilen örneklerin ve itibarı yönetmenin izini sürerek bu alanları odak olarak belirledi. Vaka analizleri aracılığıyla büyük resmi belki daha kapsamlı, daha anlaşılır, daha farklı okuma biçimleri ile çizerek hedef kitleye ulaşmasını sağlamak amacıyla misyonunu tamamlamayı seçti.
Bu kitabı okurken, Charles Darwin’in ‘Daha zeki ya da güçlü olanlar değil, değişime en fazla ayak uyduranlar ayakta kalır’ sözü rehberliğinde dijital ortamda markaların fayda/ zarar eksenindeki dengesine hep birlikte tanık olacağız.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Josiah Royce’un Metafiziği
Metafiziğin ne demek olduğu ile ilgili tartışmalar, onunla ilgili en kuvvetli görüşlerin ortaya konulduğu dönemlerde bile bir netliğe kavuşmamış; metafizik olan da ampirik ya da pratik, olgusal ya da verili olana karşılık gelmediği için çoğu zaman sorunsallaştırılmıştır. Özellikle materyalizm, mekanizm, pozitivizm ve amprizm gibi düşünceler ile beslenen ve şekillenen modern dünyada metafizik koyu renkli çizgiler ile sınırlandırılmış ya da kalın bir örtü ile üzeri kapatılmıştır.
Elinizdeki eserde, böyle bir düşünce ardalanına sahip olan modern dönem anlayışı içinde soyut kavramlardan ziyade ampirik tahlillere dayalı temellendirmeleri ile metafiziğe yeniden var olma şansı tanıyan Josiah Royce’un düşüncesindeki temel kavram ve problemleri ele almaya ve onun özellikle Mutlak İdealizm, Sadakat Ahlâkı ve Yorum Topluluğu hakkındaki görüşleri analiz edilmeye çalışılmıştır. Aynı zamanda bu analiz neticesinde, metafiziğin literatürde yeniden dolaşıma sokulması noktasında Josiah Royce’un önemi ve değerinin gösterilmesi amaçlanmıştır. Bu anlamda eser, özellikle metafizik ve ahlâk alanında çalışma yapan okurlara farklı bir pencere açabile
₺340,00
KİTAP TANITIMI
CONTEXTUAL VULNERABILITIES APPROACH TO UNDERSTAND VICTIMIZATION IN CYBERSPACE
Economic cybercrime is one of the unwelcomed consequences of unprecedented intrusion of the Internet in our daily lives. Academic interest in understanding the causes and adverse impacts of cybercrime is growing. Opportunity perspective, which perceives individuals’ daily routines and lifestyles as the primary facilitator of victimization, has been widely applied as a theoretical and conceptual framework in cybercrime victimization research. However, this approach put the responsibility of the victimization on victims explicitly, which hampers the application of crime prevention and reduction efforts. This book presents the Contextual Vulnerabilities approach based on the significant findings of a doctoral study conducted at Durham University in the United Kingdom. Contextual vulnerabilities approach posits that cybercrime victimization is the outcome of the confluence of contextual factors that are mostly beyond victims’ control. This approach presumes that controlling individual (micro-level), macro-level and socio-cultural vulnerabilities may prevent cybercrime victimization. Though the preliminary goal of this book is to provide a new theoretical perspective to scholars researching victimization in cyberspace, I hope the wider audience would find it informative.
₺195,00
KİTAP TANITIMI
YEŞİL ÜRÜN TERCİHİ
Aşırı tüketimin sebep olduğu katı atıklar, aşırı karbon salınımı ile gürültü, su ve hava kirliliği gibi çevresel konular, insanların gündeminde ilk sıralarda yer almaya başlamıştır. Günümüzde işletmeler sadece satış arttırıcı çabalarla gündeme gelmek yerine daha “yeşil” bir anlayışla da tüketicilerin gönlünde taht kurabileceklerdir. Bu kitapta işletmelerin çevre problemlerine karşı gösterebileceği tepkilerden bahsedilmiştir. Bu kapsamda işletmelerin tüm paydaşlarına karşı sorumlu olduklarına, yeşil pazarlama faaliyetlerine ve özellikle de yeşil ürün tercih etme anlamındaki çabalarına değinilmiştir
₺210,00
KİTAP TANITIMI
HİKÂYET-İ SÎMURG
Kökeni Fars edebiyatına dayanan simurg efsanesi, edebiyatta ve tasavvufta insanın kendini keşfetme ve olgunlaşma yolculuğunu konu alan bir alegoridir. Bu doğrultuda Ferîdüddin Attâr’ın Mantıku’t-Tayr eserinde zirveye ulaşan bu sembolizm, bireyin nefis mertebelerini aşarak hakikate ulaşma çabasını simgeler. Kaynağını mitolojiden alan ve bilhassa İslam felsefecileri tarafından eserlerinde sıklıkla işlenen simurg, sahip olduğu varlıksal nitelikler itibariyle tarihsel süreç içerisinde el yazmalarına da konu olmuştur. Çalışmanın konusu olan Hikâyet-i Sîmurg, Avrupa’daki kitaplıklarda yer alan yazma bir eserdir. Hikâyet-i Sîmurg, Almanya’da Tübingen Eberhard Karls Üniversitesi Kütüphanesinde Ma.VII.11’de kayıtlı mecmua içindedir. Mecmuada, çeşitli konularda metin parçaları bulunmaktadır. Bu metin parçalarında Eski Oğuz Türkçesinin dil özellikleri görülmektedir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
SOSYAL HİZMET Giriş-Tarihçe-Uygulamalar
Sosyal hizmet, 20. yüzyılda bilim ve meslek olarak ortaya çıkmıştır. Gelişmiş ülkelerdeki birçok kurum ve kuruluşlarda; psikiyatrik, tıbbi, aile danışmanlığı, okul rehberliği, iyileştirme-rehabilitasyon, ceza tevkif ve ıslah evlerinde, toplum refahı, işyerleri, madde bağımlılığı, çocuk-gençlik-yaşlı refahında, dezavantajlı gruplar gibi farklı alanlarda profesyonel meslek elemanlarıyla hizmet sunmaktadır. Amaç sosyal ve ailevi hayatla ilgili problemlerin giderilmesidir. Meslek, önleyici ve koruyucu hizmetleri önceleyerek değerlere, etik ilkelere, özgür düşünceye, liberal sanat dallarına ve planlanmış program değişikliklerine odaklanır. Sınıf, renk, cins, inanç, yaş, insani değerlere ve farklı kültürlere karşı ayrım gözetmez. Milli bilinci, birlik ve beraberlik ruhunu yüksek tutar; refahı, toplumun üretim gücünü ve topyekûn kalkınmayı hedef alır.
Kitapta, sosyal hizmet uzmanlarının kullanabileceği kuram ve yaklaşımlar; hayali hikâye, olay ve isimlerle anlatılmıştır. Kitap, sosyal hizmetle ilgili kapsamlı açıklamalarıyla; kişisel, ailevi ve toplum problemlerine yönelik çözüm önerileriyle ve uygulama örnekleriyle sosyal hizmetin pek çok alanına işaret etmektedir.
₺750,00
KİTAP TANITIMI
Çocukluk Çaği Obezitesiyle Mücadelede Yeni Bir Mali Araç: Obezite Vergileri ve Ebeveyn Tutumlari
Bu kitap, çocukluk çağı obezitesiyle mücadelede yeni bir mali politika aracı olarak öne çıkan obezite vergilerini ebeveyn tutumları üzerinden ele almaktadır. Çanakkale’de 4–13 yaş arası çocuğa sahip ebeveynlerle yürütülen karma yöntemli saha araştırması, nicel ve nitel verileri bir araya getirerek tutumların çok boyutlu yapısını ortaya koymaktadır. Bulgular, ebeveynlerin genel olarak obezite vergilerine karşı eleştirel bir yaklaşım sergilediğini göstermektedir. Yaş, eğitim düzeyi ve bireysel bilgi gibi faktörler etkili olmakla birlikte, tutumu en güçlü şekilde belirleyen unsur, verginin toplum sağlığına sağlayacağı faydaya ilişkin algıdır. Algılanan fayda arttıkça destek de anlamlı biçimde yükselmektedir. Kitap, politika yapıcılara yönelik iletişim, bilgilendirme ve teşvik mekanizmalarına dair somut öneriler sunarak alana önemli bir katkı sağlamaktadır.
KİTAP TANITIMI
DATA BASED LEADERSHIP
Leadership constitutes one of the indispensable components of organizational health. Leadership is frequently correlated with setting direction for followers, inspiring and motivating them for organizational goals and establishing an organizational ecosystem of trust, transparency, collaboration and shared values. Data could function as an important instrument for leaders to influence followers. Data can contribute to leadership processes by assisting leaders to orient followers towards a shared vision. The notion that data are the only organizational assets which cannot be depleted by spending and functions of data for organizational processes paved the way for the rise of data based leadership, which can figure out solutions to confirmed issues of organizational leadership. This study focuses on both theoretical background and components of data based leadership as well as instruments to foster it. The role of data based leadership for organizational planned change, innovation and transformation processes and organizational learning are also disclosed.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
TÜRK SİNEMASINDA ANLATI VE KARAKTER AÇISINDAN BİREY
Bu kitapta Türk Sineması’nın anlatı ve karakter özellikleri tarihsel olarak incelenmiştir. Ayrıca Türk Sineması’nda anlatı ve karakter yapılanması bağlamında bireyin temsili araştırılmıştır. Bunun içinde melodram anlatılı filmler ile auteur yönetmen anlatılı filmler ekonomik, toplumsal, teknolojik vb. açılardan karşılaştırılmıştır. Çalışma, sinema alanında daha önceki çalışmalarda detaylı şekilde araştırılmamış olan anlatı ve karakter kavramlarını derinlemesine incelemeye odaklanmıştır.
₺550,00
KİTAP TANITIMI
Sosyal Hizmet Yazıları
Son derece güç yaşam koşullarına ve gelir eşitsizliklere rağmen sosyal politikalar, ilk kez uygulanmaya başlandığı İngilterede, Fransadaki gibi bir devrimin gerçeklemesinin önüne geçmiş ve zamanla başka ülkelere yayılmıştır. Sosyal sorunları daha oluşmadan çözmek uzun vadede devletler için daha düşük maliyetle ve daha kısa sürede kesin sonuç verir. 2828 Sayılı Sosyal Hizmetler Kanununa (1983) göre, sosyal hizmetler kişinin maddi, manevi ve sosyal yoksunluklarının giderilmesi ve yaşam standartlarının iyileştirilmesini hedefleyen sistemli hizmetler bütünüdür. Çocuk, yaşlı ve engelliler devlet korumasındadır ve onların ihtiyaçları için çözümler üretilmiş ve kurumlar ihdas edilmiştir. Çalışmamız sosyal korunmanın güncel konuları içerir: İlk bölüm devlet korumasındaki kadınların yaşam deneyimleri, ikinci bölüm sosyal güvenlik ve üçüncü bölüm Darülaceze üzerinedir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
The Belt and Road Initiative: Transforming Eurasian Space
The Belt and Road Initiative is the most ambitious project in the 21st century. Its main goals are infrastructure development, financial integration, people to people connectivity. Developing countries which desperately need infrastructure upgrade welcomed Chinese investments, finding an opportunity to be connected to global economy. Although economic and political consequences are discussed in the literature, the spatial consequences of the Belt and Road Initiative are neglected. The Belt and Road Initiative lays out six main economic corridors, reconfiguring the space across the continents. Eurasia, where three of six economic corridors pass through, is mostly affected by this spatial process. The countries in Eurasia are linked with corridors on which dry ports, special economic zones, and free trade areas are set up. This signifies new spatial characteristics in Eurasia.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
TÜRK İKTİSAT TARİHİNDE ANADOLU’NUN FETHİ VE İLK YERLEŞİMİ (ANİ/KARS 1064)
Türklerin Anadoluya girişi, Ani 1064 zaferi ile olduğu tarihi ve arkeolojik belgelerle ispat edilirken aynı zamanda burada bulunan muazzam Selçuklu kentinin varlığı da ön plana çıkarılmıştır. 1071de Türklerin Anadoluya ilk kez yerleştiklerinin mümkün olmadığı görülmektedir. 1064 Fethi Türk tarihinin en büyük ve anlamlı fethidir. Müslüman Türkler bu tarihten itibaren Anadoluyu yurt edinmeye başlamışlardır. Bu yüzden Türklerin Anadoluya yerleşim tarihinin 1064 olması gerekmektedir. Türk tarihinde yapılmış bir hatanın giderilmesi açısından son derece önem taşımaktadır. Tarih canlıdır ve tarihin yenilenebilirliğini bizlere kanıtlamaktadır.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
KAʻBE-NÂME
Bu kitap, 18. yüzyılda kaleme alınmış Kaʻbe-nâme adlı manzum bir eser üzerindeki incelemelerimizi ve bu konu çerçevesinde yaptığımız araştırmaları ihtiva etmektedir. Kaʻbe-nâme Kaʻbe’nin tarihinin, özelliklerinin ve Kaʻbe ile ilgili inanışların şiir formunda anlatıldığı bir mesnevidir. Bu manzume, Hicrî 1131 (Milâdî 1718/1719) yılında kaleme alınmıştır. Eserin yazarı Safî mahlasını kullanan Mustafa efendidir. Edirne doğumlu olan şairin hayatı ve eserleri hakkında bilinenler çok kısıtlıdır. Mevcut çalışmalarda yer alan bu bilgilere göre onun dîvân-ı hümâyûn kâtiplerinden olduğu, lakabının da halk arasında Tavîlebaşı Mustafâ olarak bilindiği belirtilmekte ve tezkirelerde ismi geçmeyen bir şair olduğu konusunda fikir birliği bulunmaktadır. Ancak yaptığımız araştırmalar bizi, bazı biyografik kaynaklarda ve tezkirelerde Safî’nin farklı bir isimle yer aldığı sonucuna ulaştırmış; bu durum, kitabımızda gerekçeleri ile ortaya konulmuştur.
Bu kitap, giriş ve dört ana bölümden oluşmaktadır. Üç kısımdan oluşan giriş bölümünde öncelikle Kaʻbe’nin sözlük ve terim anlamı üzerinde durulmuş ardından Kur’ân-ı Kerim’de geçen diğer isimlerinden bahsedilmiştir. İkinci olarak Hacerü’-l-Esved, Hicr, Hatîm, Mîzâb-ı Kaʻbe, Makâm-ı İbrahim, Zemzem, Zemzem Kuyusu, Safâ-Merve ve Beyt-i Ma‘mûr gibi Kaʻbe ile ilgili hususlar hakkında bilgi verilmiştir. Sonrasında ise Türk edebiyatında Kaʻbe konusunun işlenişi hakkında özet olarak bilgi verilmiş ve Kaʻbe mevzusuyla ilgili eserlerden bahsedilmiştir. Kitabımızın birinci ana bölümü, “Şairle İlgili Bilgiler” başlığı etrafında toplanan beş kısımdan oluşmaktadır. Bu bölümde şairin hayatı ve eserleri hakkında yaptığımız incelemeler neticesinde ulaşılan bilgilere yer verilmiştir. İkinci ana bölümde “Eserin Tanıtımıyla İlgili Bilgiler” üst başlığı etrafında toplanan dört alt başlık yer almaktadır. Bu kısımlarda “Eser adı”, “Beyit sayısı”, “Yazılış tarihi” ve “Nüsha bilgisi” gibi başlıklar altında eserin tanıtımıyla ilgili bilgiler bulunmaktadır. Üçüncü ana bölüm eserin şekil ve muhteva incelemesine ayrılmıştır. Bu kısımda öncelikle eserin nazım şekli, vezni, aruz kusurları gibi şekle dair özellikleri üzerinde durulmuş; ardından sırasıyla sebeb-i telif, yazılış şekli/yöntemi, bilgi güvenliği/doğruluğu, zamane şairlerini eleştiri, nasihat, muhteva ve beyitlere göre muhteva dağılımı gibi başlıklar altında eserin muhtevasıyla ilgili özelliklerinden bahsedilmiştir. Dördüncü ana bölümde ise manzumenin transkripsiyonlu metni bulunmaktadır. Bu bölümde manzumenin yazı çevirisi yapılırken her beyte numara verilmiş ve manzume transkripsiyon alfabesine uygun olarak Latin harflerine aktarılmıştır. Metnin hemen ardından manzume üzerinde yapılacak daha sonraki çalışmalarda kolaylık sağlaması adına alfabetik sırayla şahıs, mekân ve eser isimlerini muhtevi bir dizin eklenmiştir. Dizinin ardından metnin anlaşılmasını kolaylaştırması düşüncesiyle bir de sözlük hazırlanmıştır. Çalışmanın en sonunda ise eserin asıl nüshasının tıpkıbasımı yer almaktadır.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Hata Türü ve Etkileri Analizi Ve Sektör Uygulamaları
Bu çalışma, Hata Türü ve Etkileri Analizi yönteminin sistem yaşam döngüsünün farklı aşamalarında ve farklı sektörlerde nasıl uygulanabileceğini gösteren bütüncül bir metodolojik çerçeve sunmaktadır. Gıda üretim süreçlerinden makine tasarımı ve bakım faaliyetlerine kadar uzanan bu yaklaşım, risk temelli düşünmenin yalnızca bir analiz aracı değil, aynı zamanda sürdürülebilir güvenlik ve kalite yönetiminin temel unsurlarından biri olduğunu da ortaya koymaktadır.
₺950,00
KİTAP TANITIMI
Çok Kriterli Karar Verme Yöntemi Seçiminde Yeni Bir Yaklaşım
Karmaşık karar verme problemlerinin çözümünde Çok Kriterli Karar Verme (ÇKKV) yöntemleri hayati öneme sahiptir. Güçlü matematiksel altyapıları ve hesaplama kolaylıkları ile tercih edilmektedirler. Literatürde 70’ten fazla önerilmiş ÇKKV yöntemi mevcut ve her geçen gün bu sayı artmaktadır. Bunun sonucu olarak “Verilen bir problem için en iyi ÇKKV yöntemi hangisidir?” sorusu, cevaplanması güç bir soru olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu kitapta en iyi ÇKKV yönteminin seçiminde regresyon yaklaşımı önerilmektedir. ÇKKV yöntemlerinden; TOPSIS, AHP, VIKOR, ELECTRE, CP, MAUT ve PROMETHEE yöntemleri ayrıntılı olarak, örnek üzerinde incelenmiştir. Ayrıca kriter ağırlıklama yöntemlerinden, Entropi, CRITIC, Öz Vektör, Ağırlıklı En Küçük Kareler, Standart Sapma ve İstatistiksel Varyans yöntemleri de ele alınmıştır. Kitabın ÇKKV ile uygulama çalışması yapmak isteyenler için güvenilir bir kaynak olacağı düşünülmektedir.
₺195,00
KİTAP TANITIMI
SENGLÂH’IN TEMATİK SÖZLÜĞÜ (İSİMLER)
Senglâh, Mirzâ Mehdî Hân Esterâbâdî tarafından 1758-1760 yılları arasında yazılmış Çağatayca-Farsça bir sözlüktür. Mehdî Hân, bu eseri Afşar Hânedanı Nadir Şah’ın isteği üzerine yazmıştır. Alî Ş’ir Nevâyî’nin eserlerinde bulunan sözcüklerin anlamlarını açıklamak için kaleme alınmış olan eser, Çağatay Türkçesinin en önemli sözlüğü olarak da kabul edilmektedir. İçerdiği zengin dil malzemesi yönüyle de kendisinden sonra yapılan birçok sözlük çalışmasına kaynaklık etmiştir.
Senglâh, üç temel bölümden oluşmaktadır. Eserin ilk bölümü; Çağatayca gramer kurallarının ele alındığı Mebani-ül-lûga bölümüdür. Bu bölümde, Çağatayca bazı dil husûsiyetleri Farsça açıklamalarla verilmiştir. Eserin ikinci bölümü; çalışmamıza temel teşkil eden sözlük bölümüdür. Bu bölümde Türkçe ve Moğolca binlerce isim ve fiil madde başı yapılarak Farsça açıklanmıştır. Eserin son bölümü ise bir tezyil bölümüdür. Bu bölümde Nevâyî’nin bazı eserlerinde yer alan Arapça ve Farsça kelime ve deyimlerin açıklamalarına yer verilmiştir.
Çalışmanın konusu Senglâh’ın sözlük bölümünde yer alan isim maddeleri ile bunlar için verilen Farsça açıklamalardır. Eserde madde başı sözcükler için verilen Farsça anlam açıklamaları Türkçeye aktarılmış ve tematik bir sözlük oluşturulmuştur.
Çalışma; giriş, tematik sözlük, motamot karşılığı verilen kelimeler dizini ve alfabetik sözlük bölümlerinden oluşmaktadır.
Çalışmanın “Giriş” bölümünde; sözlük türleri, tematik sözlükler, Türk dilinin tarihî dönemlerine ait tematik sözlükler, yakın dönemde kitap ve tez boyutunda yapılmış Türkçe tematik sözlükler, Mirzâ Mehdî Hân Esterâbâdî ve eserleri, Senglâh’ın yapısı ve nüshaları ile çalışmanın yöntemi ve Senglâh’ın tematik tasnifi hakkında bilgiler verilmiştir. Çalışmanın “Tematik Sözlük” bölümünde Senglâh’ın sözlük kısmında yer alan isim ve isim soylu madde başları ile bunlar için verilen Farsça madde açıklamaları Türkçeye çevrilerek tematik sınıflandırma yapılmıştır. Sınıflandırma, anlam ilişkileri bağlamında ana ve alt temalar şeklinde yapılmıştır. Belirlenen ana ve alt temalar, eserde yer alan söz varlığı el verdiğince ve anlam ilgileri göz önünde bulundurularak genelden özele doğru oluşturulmuştur. Bu kapsamda 30 ana tema belirlenmiştir. Belirlenen 30 ana tema da kendi içinde alt temalara ayrılmıştır. Bu alt temaların sayısı 500’ün üzerindedir. Çalışmanın “Motamot Karşılığı Verilen Kelimeler Dizini” bölümü eserde anlam açıklaması verildikten sonra Arapça ve Farsçadaki motamot karşılığı verilen madde başı sözcüklerin indeksini içermektedir. Çalışmanın son bölümünü oluşturan “Alfabetik Sözlük” bölümünde ise tematik tasnifi yapılmış bütün madde başlarının alfabetik sözlüğü verilmiştir.
₺845,00
KİTAP TANITIMI
IŞIKLAR (GANOS) DAĞI VE ÇEVRESİNİN NEOTEKTONİK DÖNEM JEOMORFOLOJİK GELİŞİMİ
Trakya Yarımadası güneybatısında yükselen Işıklar (Ganos) Dağı ve yakın çevresinin Oligo-Miosenden günümüze geçirmiş olduğu jeomorfolojik gelişim değerlendirilmektedir.
Neotektonik Dönem olarak tanımlanan, Miosen ve sonrası değişen karasal morfoklimatik ve morfotektonik denüdasyonal ortam şartlarında şekillenen dağlık alan üzerinde meydana gelen yer şekli toplulukları (jenerasyonları) sınıflandırılarak, Işıklar Dağı’nın jeomorfolojik evrimi sistematik bir biçimde Prof. Dr. Oğuz EROL’un ortaya koyduğu sistem içinde ele alınmıştır.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
Güney Kore Sinemasında Modern Trajedi: LEE CHANG DONG SİNEMASI
“Lee Chang Dong’un filmlerinde yer alan trajik karakterler ve onların trajik deneyimleri aynı zamanda toplumsal çatışma ve çelişkilerin anlaşılmasına imkân sağlar. Gerçek olayların trajik sanat aracılığıyla estetize edilerek film anlatısına dönüştürüldüğü filmlerde, geçmişte yaşanan toplumsal olayın kendisi değil, ilgili dönemin sıradan insanların hayatlarındaki trajik etkileri yer alır. Lee Chang Dong filmleri mevcut düzen bozukluklarının adını koymaz ancak onları sembolik anlatımıyla ima eder. “Sorunların bireye ve toplumsal yaşama etkisi nedir” sorusunu sorar ve bireylerin yaşamlarındaki trajik deneyimlerin yansımalarını gerçekçi bir sinemasal dil aracılığıyla aktarır.” Bu çalışma Güney Kore yakın tarihini ülke sinemasının gelişimiyle birlikte ele alırken Güney Koreli yönetmen Lee Chang Dong’un filmlerindeki modern trajedileri keşfediyor.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Eski Anadolu Türkçesiyle Yazılmış Muhtasar Bir Klasik Kozmos Kitabı
Dil ve kültürün yeni nesillere aktarılmasında yazma eserler önemli role sahiptir. Bu eserler, dönemlerinin sosyal hayatını ve bilimsel gelişimini yansıtırlar. Dolayısıyla hemen her bilim dalına dair malzeme barındırırlar. Dil ve edebiyatla ilgili yazmaların transkribe edilip dil hususiyetleri bakımından incelenmesi bir bakıma diğer disiplinlerin de istifadesine hazır hâle getirilmesidir. Bu çalışmaya konu olan ansiklopedik yazma eser de bu açıdan birçok alanın dikkatini çekecek niteliktedir. Metin genel olarak evrene ve onun bir parçası olan Dünya’ya dair klasik kozmos anlayışını ortaya koymaktadır. 33 baptan oluşan eser yaratılış, Kaf Dağı, Ay ve Güneş tutulmaları, yağmur, rüzgâr, bulutlar, nehirler, yerin ve göğün katları gibi çoğu doğa ve doğa olaylarıyla ilgili eskilerin anlayışını ihtiva etmektedir. Kitap giriş, dil incelemesi, transkripsiyonlu metin, dizin ve tıpkıbasım bölümlerinden oluşmaktadır. Çalışmanın özellikle Eski Anadolu Türkçesinin söz varlığı ve gramerine katkıda bulunması beklenmektedir.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Kulp/Pasur
Farklı disiplinlerde çalışmalar yürüten yazarlar tarafından hazırlanan bu kitapta coğrafya-mekân ve insan ilişkileri derinlemesine incelenmeye çalışılmaktadır. Özellikle Tarih-Eğitim, Coğrafya-Botanik-Ziraat, Folklor-Dil-Edebiyat ve Din-İnanç ana başlıkları altında toplanan makalelerden oluşan bu kitap Kulp ve çevresinin tarihini, coğrafyasını ve kültürünü yakından tanımak isteyenler için önemli bilgi ve belgeler sunmaktadır.
₺740,00
KİTAP TANITIMI
Tarihsel Süreçte Bolu ve Seyyahların İzlenimleri
Bu çalışma, Bolu’nun İlkçağlardan Cumhuriyet dönemine uzanan tarihsel gelişimini ele alırken, farklı medeniyetlerin izlerini ortaya koymaktadır. Stratejik konumu, doğal zenginlikleri ve kültürel mirasıyla Bolu, yalnızca bir geçiş noktası değil, aynı zamanda birçok uygarlığın kesişme alanı olmuştur. Şehir tarihi çalışmalarında belgeler kadar seyahatnamelerin de önemi büyüktür. Seyyahların kaleme aldığı gözlemler, resmî kayıtların çoğu zaman ihmal ettiği gündelik yaşam, kültürel ilişkiler ve toplumsal dinamikler hakkında eşsiz bilgiler sunmaktadır. Müslüman ve Avrupalı seyyahların farklı bakış açıları, Bolu’nun tarihî kimliğini hem içeriden hem de dışarıdan gözler önüne sermektedir. Böylece Bolu’nun tarihî hafızası yeniden canlandırılmaya çalışılarak seyahatnamelerin sunduğu tanıklıklar okuyucuya sunulmuştur.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Siyaset Bilimi’nde, Kuram- Yöntem- Güncel Yaklaşımlar
Genelde siyasal parti programları, parti sözcülerinin seçimler sırasında kullandıkları söylem yalan söylemez. Fakat sıradan seçmen parti programı, seçim vaatlerine bakmaksızın oy verme eğilimini sürdürür. Aslında kamucu politikalar izlenmesini isteyen seçmen gider, seçimde özel sektörün önünü açacağını haykıran partiye oy verir. Bu parti doğal olarak özelleştirme- iş fazlası emeğin işine son verilmesi- sosyal devlete ayrılan payın kısıtlanması politikalarını gerçekleştirmeye başladığında, toplumdan feryatlar yükselir. Bazen bunun tersi yaşanır. Devletin ekonomiden alabildiğince soyutlanmasını savunan seçmen, tutar kamucu partileri iktidara getirir. Söz konusu parti/ partiler kamulaştırma- kamucu/ kamu ağırlıklı karma ekonomi-sosyal refah devletinin ihyası tipi, tam da kendilerinden beklenilen uygulamalara giriştiğinde, toplumdan benzer sesler yükselir. Ne var ki her iki durumda da hatalı olan iktidara gelen partiler değildir.
Bazen toplumda siyasetin kötülükler alanı olduğuna dair yanlış bir kanı yankılanır. Siyasal alan, sivil toplumu barındıran özel alanlar bütünlüğüyle beraber, toplumsal mücadele alanı ve tarihin sahnesini oluşturduğundan, toplumsal kesimler arası çatışma yoğunlaştığında siyasal alan, katlanılmaz sertlikte bir hesaplaşma sahasına dönüşebilir. Bu anlamda “kötülükler alanı” anlayışı haklılık kazanabilir. Oysa aynı alan, çözümün de alanıdır. Dolayısıyla yurttaşların siyasetten korkmak/ kaçınmak yerine, ona olan inançlarını tazeleyip, karşılıklı saygıya dayalı mücadele alanını tekrar kurmaları gerekmektedir. Zira siyasal alan ne denli acımasızsa, soğukkanlı siyaset adamları yerlerini ne denli demagoglara kaptırmışlarsa, siyasal sisteme iletecekleri mantıklı taleplerle düzeltme işlemini gerçekleştirecek, yine yurttaşların özbilinci ve mücadele alanında yerlerini alış şeklidir.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Yükseköğretim Kurumlarında Özel Güvenlik Sistemleri
Üniversiteler başta olmak üzere tüm eğitim-öğretim alanlarında huzurlu ve sağlıklı bir eğitimin yürütülmesinde gerekli olan unsurların başında güvenlik olgusu gelmektedirler. Üniversitelerde öğrenciler ve aileleri açısından olduğu kadar, akademik ve idari personel için de büyük önem arz eden güvenlik faaliyetleri, bilişim teknolojilerine dayalı özel güvenlik sistemlerinin desteğiyle daha etkin bir hale gelmiştir.
Bu kitap çalışmasında akademik yazında yeterli düzeyde değinilmeyen ‘Özel Güvenlik Sistemleri’ kavramı ile ilgili bir çerçeve sunularak akademik literatüre katkıda bulunulmuştur. Ayrıca, özel güvenlik sistemlerinin yükseköğretim kurumlarında kullanımı ve sağladığı faydalara yönelik olarak; yarı yapılandırılmış, açık uçlu sorulardan oluşan, farklı demografik özelliklerde yöneticiler, sektör çalışanları, hizmet sağlayan firmaların temsilcilerinin katkıda bulunduğu, 33 kişiyle yüz yüze yapılan keşifsel, açıklayıcı bir nitel araştırmanın bulgularına yer verilmiştir.
Özel Güvenlik Sistemleri ve bu sistemlerin yükseköğretim kurumlarında kullanımıyla faydaları konusunda farkındalık oluşturmayı hedefleyen bu eserin başta ilgili alanlarda lisans ve lisansüstü düzeyde eğitim görmekte olan öğrenciler olmak üzere akademik camiaya faydalı olmasını temenni ediyorum.
₺350,00
KİTAP TANITIMI
MEDYA, AİLE VE KUŞAKLAR
İletişim teknolojilerinde yaşanan gelişmeler, günümüzde pek çok alanda insan hayatını kolaylaştırmanın yanında, bireylerin serbest zamanlarında kapladığı dilimin giderek artması nedeniyle, insan ilişkilerini ve aile içi ilişkileri etkilemektedir.
Teknoloji ve buna bağlı olarak iletişim biçimlerinin bu denli farklılaştığı günümüzde, kuşaklar arasında da iletişim ve iletişime dayalı girişimler ciddi farklılıklar göstermeye başlamaktadır.
Tüm bu etkenler bir araya geldiğinde, içinde farklı kuşakları barındıran toplumun en küçük yapı birimi aile öncelikli olarak yaşanan bu değişimlerden etkilenmektedir.
Bu çalışmada, bu bağlamda, kuşak teorileri içinde yer alan ve dijital yerliler olarak kabul edilen Z ve Alfa Kuşakları ile onların aile ilişkileri üzerinde durulmaktadır.
Araştırmada hem bu iki kuşağı daha iyi tanıyabilme, hem de Z Kuşağından Alfa Kuşağına kadar olan kısa süreli dönemde iletişim ve medya kullanma biçimleri üzerindeki değişimlerini ortaya koyabilme amaçlanmaktadır.
Bu nedenle, nitel araştırma ile gerçekleştirilen bu çalışmada, derinlemesine görüşme tekniği kullanılarak, Z ve Alfa Kuşaklarının her ikisinden de en az birer tane çocukları olan ebeveynlerle görüşülmüştür. Yapılan görüşmede sorulan sorularla, teknolojik gelişmelerin aile içi ilişkileri ve ailenin serbest zamanını nasıl etkilediği, Alfa ve Z Kuşağında yer alan çocukların genel özellikleri, aile ilişkileri ve teknoloji tabanlı cihazları kullanım alışkanlıklarıyla ilgili temel bilgilere ulaşılmıştır.
Özellikle de Z ve Alfa Kuşağı çocukların, 2-7 arası dönemlerinde, yukarıda bahsedilen noktalardaki farklılıkları ortaya çıkarılarak, Alfa Kuşağının gençlik dönemlerinde bu değişimlerin hangi yönde ilerleyerek nasıl bir dönüşüm yaşanacağı konusuna ışık tutulmaya çalışılmaktadır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
ÇOCUKLUK TRAVMASI
Bu çalışma çocukluk travmalarının stresle başa çıkma tarzları ve erken dönem uyumsuz şemalarla ilişkisi üzerine hazırlanmıştır. Erken dönem uyumsuz şemalar ve stresle başa çıkma tarzları arasındaki ilişki de incelenmiştir. Analizler Çocukluk Çağı Travmaları’ndan fiziksel ihmal ve duygusal ve cinsel istismarın, Kopukluk ve Reddedilme Alanındaki şemalar üzerinde etkisi olduğunu göstermiştir. Duygusal ihmal ve fiziksel istismarsa daha az anlamlı bir etkiye sahiptir. Araştırmaya göre Çocukluk Çağı Travması en fazla Kopukluk ve Reddedilme Şemasındaki özellikleri yordar. Bu şema depresyon ve travma ilişkisinde aracı role sahiptir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
GİRİŞİMCİLİK SOSYOLOJİSİ
Bu kitapta, Türkiyedeki girişimcilik araştırmalarında yeterince ele alınmadığı düşünülen sosyolojik bakış açısının önemi vurgulanmaktadır. Kitabın giriş kısmında özet bir biçimde aktarıldığı gibi, Batı’da “girişimcilik sosyoloji” çerçevesinde etiketlenmiş bu bakış açısı girişimciliğin bütüncül bir perspektiften incelenmesi noktasında önemli katkılar sunmaktadır. Girişimciliğe yönelik hâkim yaklaşım, girişimciyi iktisadi bir aktör ve/veya kendisini diğer bireylerden ayıran psikolojik-davranışsal farklılar taşıyan bir birey olarak ele almaktadır. Oysaki girişimci, her şeyden önce bir toplumun üyesidir ve onu bu sosyal bağlamdan soyut bir biçimde incelemek pek mümkün değildir. Girişimcilik sosyolojisi araştırmalarında pek çok disiplinin katkısından yararlanılabilir. Söz gelimi bu kitapta girişimcilik olgusu pedagojik, dini, iktisadi, politik, ailesel ve hukuksal olmak üzere pek çok açıdan incelenmiştir.
Yazarlar: Sezen Özek, Candaş Can, Yağmur Sağlam, Mehmet Samet Erdem, Abdullah Eravcı, Bilal Aslan, Bülent Tuğcu
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Samsun’da XIX. Yüzyılda Batı Etkili Mimarlık Örnekleri
XVII. yüzyıldan itibaren; Osmanlı İmparatorluğu Batıdaki ekonomik, siyasi ve teknolojik gelişmeler karşısında giderek zayıflamıştır. Bu olumsuz gelişmelere paralel olarak XVIII. yüzyılda, Osmanlı İmparatorluğu tarafından, Avrupa’daki gelişmeleri takip etmek için önce Avrupa’ya geçici elçilikler, daha sonra daimi elçilikler kurulmaya başlanmıştır. Batıyı tanımaya çalışan Osmanlı İmparatorluğu’nda Tanzimat Fermanı (1839) ile de bu süreç hız kazanmıştır.
İmparatorlukta, Batıyla gelişen ilişkiler neticesinde Avrupa kültüründen etkilenmek kaçınılmaz hale gelmiştir. Bu doğrultuda, Osmanlı devletinde sanat ve mimarideki değişim bunun en açık örneklerindendir. Bu alanda önce İstanbul sonrasında Anadolu’nun çeşitli kentlerinde Batı tesirli üsluplar, mimari ve diğer sanat dallarında kendini göstermeye başlamıştır.
Samsun, XIX. yüzyılda Batı tesirleriyle inşa edilmiş mimari örneklere sahip bir şehir olmasıyla çalışma dahilinde ele alınmıştır. Şehir bu açıdan Osmanlı’da gelişen Batılılaşma anlayışının Anadolu’daki önemli örnekleri içerisinde değerlendirilmektedir. Samsun’da bu dönem içerisinde sivil ve dini mimari örneklerin yanında eğitim yapılarında da bu etkiler görülmektedir.
₺275,00