KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Uygulamalı Üretim Yürütme Sistemleri
₺340,00 -

Türkiye’nin Beyin Göçü Politikaları
₺390,00 -

Türk Cumhuriyetleri
₺975,00 -

The Myth of the Female Hand: Forms of Female Power
₺235,00 -

Tehzîbü’ş-Şiyem Fî-Nazmi’l-Hikem
₺390,00 -

Şair Taşrada
₺235,00 -

SOSYAL MEDYADA KURUMSAL İTİBAR YÖNETİMİ
-

Siyasal Kampanyalar Propaganda ve Reklamcılık
₺315,00 -
![Sevdâ?î Leylâ İle Mecnûn [Kıssa-i Leylî Birle Mecnûn]](https://kriteryayinevi.com/wp-content/uploads/2025/08/Sevdai-Leyla-Ile-Mecnun-300x300.jpg)
Sevdâ?î Leylâ İle Mecnûn [Kıssa-i Leylî Birle Mecnûn]
₺300,00 -

SÂDIK VİCDÂNÎ Hayatı, Edebî Şahsiyeti, Eserleri ve NAĞAMÂT-I VİCDÂNİYE
₺315,00 -

R Programı ve İstatistiksel Analizler
₺235,00 -

PAZARLAMA KARMASI ve ÖRNEK OLAYLAR
₺300,00 -

OSMANLI SON DÖNEMİ VE BÜYÜK GÜÇLER
₺405,00 -

OKUL GELİŞTİRME DANIŞMANLIĞI
₺315,00 -

Mehmet Cemil Pekyahşinin Vecize Dünyası ve Beşinci Kitap
₺780,00 -

LİDERLİK YETKİNLİKLERİ: 4 TEMEL GÜÇ
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Koruma, Yetki ve Eylemsizlik
Soykırım, savaş suçları, etnik temizlik ve insanlığa karşı suçlar karşısında uluslararası toplum neden bazı durumlarda harekete geçerken bazı krizlerde gecikmekte ya da etkisiz kalmaktadır? Bu kitap, Koruma Sorumluluğunu yalnızca askerî müdahale tartışması olarak değil; egemenlik, önleme, yetkilendirme, kapasite, hesap verebilirlik ve müdahale sonrası korumayı birbirine bağlayan bir koruma rejimi olarak ele almaktadır. Libya, Suriye ve Myanmar/Rohingya örnekleri üzerinden normatif taahhüt ile fiilî koruma arasındaki mesafeyi inceleyen çalışma, bu sorunu “Üçlü Koruma Açığı” ve “seçici kurumsallaşma” kavramsallaştırmalarıyla açıklamaktadır. Koruma, Yetki ve Eylemsizlik, uluslararası toplumun koruma sözünün neden her zaman zamanında, tutarlı ve sürdürülebilir sonuçlara dönüşmediğini sorgularken, Koruma Sorumluluğunun imkânlarını ve kurumsal sınırlarını bütüncül bir çerçevede tartışmaktadır.
₺350,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye’nin Ulusal Güvenlik Politikasında Tarih, Kültür ve Kimlik
Güvenlik, Türkiye’nin hem dış politikasında hem de iç siyasal yaşamında sıkça kullanılan bir kavramdır. Yoğun güvenlik gündemi özellikle Türk dış politikasının neredeyse değişmez unsurlarından biridir. Bununla birlikte, 2000’li yıllarda Türkiye’nin güvenlik gündeminde köklü bir değişim başlamıştır. İçeride demokratik reformlar gerçekleştiren, uluslararası politikada ise yükselen bir bölgesel güç haline gelen Türkiye’nin yaşadığı bu dönüşümün nasıl açıklanacağı, yakın dönem uluslararası ilişkiler literatüründe en çok tartışılan konulardan biri haline gelmiştir. Bu kitap, sözü edilen dönüşüm sürecine odaklanmakta, uluslararası ilişkilerin inşacı yaklaşımlarını temel alarak Türkiye’nin ulusal güvenlik politikasında son on yıllarda yaşanan dönüşümü tarihsel, kültürel ve kimliksel bağlamlarda tartışmayı amaçlamaktadır.
₺420,00
KİTAP TANITIMI
Konaklama İşletmeleri İçin Modern Bir Bütçeleme Tekniği: Faaliyet Tabanlı Bütçeleme
Faaliyet Tabanlı Bütçeleme; geleneksel bütçelemenin özellikle Genel Üretim Giderlerinin bütçelenmesi konusundaki yanlış uygulamalar gibi çeşitli yetersizliklerini ortadan kaldırması nedeniyle, konaklama işletmeleri için önemli bir modern bütçeleme tekniğidir.
Bu kitapta; önemli bir modern bütçeleme tekniği olan Faaliyet Tabanlı Bütçeleme tanıtılmış ve söz konusu tekniğin konaklama işletmelerinde uygulanabilmesine olanak verecek bir model önerisi sunulmuştur. Bu amaçla geliştirilen Faaliyet Tabanlı Bütçeleme Modeli, yapısı ve işleyişi açıklanarak tanıtılmış ve kapsamlı bir uygulama örneği gerçekleştirilmiştir.
KİTAP TANITIMI
UYGULAMALI BİLİMLER İÇİN İSTATİSTİK VE ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ
Bu kitap, üç husus dikkate alınarak hazırlanmıştır. Bunlardan ilki, bu kitabın gerek lisans düzeyinde farklı isimlerle okutulan İstatistik, İstatistiksel Yöntemler, Biyometri, Bitoistatistik, Temel İstatistik, Araştırma ve Deneme Yöntemleri, Deney Tasarımları ve Araştırma Yöntemleri gibi lisans dersleri için gerekse de Lisansüstü ve Doktora düzeyinde okutulan Deneme Planlanması, İstatistiksel Veri Değerlendirme, Bilimsel Çalışma Sonuçlarının Değerlendirilmesi, Tarımda Bilimsel Araştırma kavramı gibi dersler için temel bir kaynak kitap olmasına dikkat edilmiştir. İkincisi, bütün akademisyenler ve araştırıcılar için bir danışmanlık hizmeti sunabilmesine dikkat edilmiştir. Yani merak edilen konu bakımından bir araştırma ve denemenin nasıl planlanıp, yürütülebileceğinden başlayıp elde edilen verilerin istatistiksel analizlerinin nasıl yapılabileceği, istatistik analizlerde uygun yöntemin nasıl belirleneceği, analiz sonuçlarının nasıl yorumlanıp rapor edilebileceğine kadarki bütün aşamaları etraflıca içermesine dikkat edilmiştir. Üçüncü olarak da, yıllardan beri gerek üniversitemizin değişik birimlerindeki akademisyenlere, lisansüstü çalışmalarını sürdüren öğrencilere ve araştırıcılara, gerek ülkemizdeki diğer üniversitelerdeki akademisyen, lisansüstü öğrencileri ve araştırıcılara, gerekse de yurt dışındaki birçok akademisyene istatistik analiz konusunda gönüllü olarak yoğun bir istatistik danışmanlık hizmeti sunmamdan dolayı araştırıcıların en çok sıkıntı çektikleri noktalara oldukça vakıf olmamdan dolayı kitabın içeriği bu noktalar dikkate alınarak hazırlanmıştır. Bu kitap hazırlanırken karmaşık formüllerden olabildiğince kaçınılmış ve herkesin rahatlıkla anlayabileceği sadece bir dil kullanılmaya çalışılmıştır. Kitapta olabildiğince her alandan örnekler verilmesine dikkat edilmiş ve dikkate alınan test ve yöntemlerin uygulanış adımları, elde edilen sonuçların yorumlanması ve söz konusu sonuçların nasıl rapor edilebileceği yaklaşık 200 örnek üzerinde adım adım gösterilmiştir.
KİTAP TANITIMI
Jan Švankmajer Sinemasında Gerçeküstücü
Gerçeküstücülük ve tekinsizlik kavramlarını muhalif bir duruşla bir araya getiren Çek yönetmen Jan Švankmajer’in kullanmış olduğu teknik ve filmlerindeki felsefi içerik, görünenin ardındaki şüphe uyandırıcı gerçekliğe rahatsız edici bir gıcırtıyla aralanan bir pencere hissi vermektedir. Onun filmleri bir giyotin gibi ıslık çalarak yaklaşan, zaman ve mekân algısını tersyüz eden bir gerçeklik deneyimi sunar. Bu kitap, var olanı sorgusuz kabul eden, uyum sağlamaya hazır bir izleyici yerine, aktif ve şüpheci bir izleyici öngörmekte; özgürleştirici bir etkinlik olan Švankmajer filmlerini, temel belirleyicisi olan ‘gerçeküstücü tekinsizlik’ bağlamında okumaya çalışma denemesidir.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Gönül Kimi Severse
Bu eser Cemal Hurşid tarafından yazılmış olup 1923 yılında Sinop Matbaasında basılmıştır. Eserin; Rıza Nur İl Halk Kütüphanesinde 1158/813 ve Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Kütüphanesinde 1248 demirbaş numaralarına kayıtlı birer nüshası bulunmaktadır. Çalışmamızı, Rıza Nur İl Halk Kütüphanesinde bulunan nüshayı esas alarak oluşturduk.
Sinop’ta 1922 yılında kurulan matbaa ile pek çok gazete, mecmua ve kitap basılmıştır. Cumhuriyetin ilk yıllarında kurulan matbaa, halkın okuma yazma oranını yükseltmiş ayrıca duygu ve düşüncelerini dile getirmiştir.
Kitap; ”Gönül Kimi Severse”, ”Erkekler mi?”, ”Kalbin Sesi”, ”Mütareke ve Sulh”, ”Nigar Duymasın”, ”Bir Saadet-i Ebediye” olmak üzere gerçek hayatta yaşanmış altı hikâyeden oluşur. Sonlarına yazılış tarihleri verilen bu hikâyelerde genel olarak I. Dünya ve İstiklâl Harbi yılları, mütareke sonrası Anadolu’da sosyo-ekonomik hayat, çeşitli aşk ve kahramanlık hikâyeleri anlatılmıştır.
Ergün ACAR
₺195,00
KİTAP TANITIMI
CRAFTSMANSHIP IN TEACHING
Although the month is March and not November, it is never unseasonable to count up the blessings for which it is well to be thankful. In fact, from the standpoint of education, the spring is perhaps the appropriate time to perform this very pleasant function. As if still further to emphasize the fact that education, like civilization, is an artificial thing, we have reversed the operations of Mother Nature: we sow our seed in the fall and cultivate our crops during the winter and reap our harvests in the spring. I may be pardoned, therefore, for making the theme of my discussion a brief review of the elements of growth and victory for which the educator of to-day may justly be grateful, with, perhaps, a few suggestions of what the next few years may reasonably be expected to bring forth.
And this course is all the more necessary because, I believe, the teaching profession is unduly prone to pessimism. One might think at first glance that the contrary would be true. We are surrounded on every side by youth. Youth is the material with which we constantly deal. Youth is buoyant, hopeful, exuberant; and yet, with this material constantly surrounding us, we frequently find the task wearisome and apparently hopeless. The reason is not far to seek. Youth is not only buoyant, it is unsophisticated, it is inexperienced, in many important particulars it is crude. Some of its tastes must necessarily, in our judgment, hark back to the primitive, to the barbaric. Ours is continually the task to civilize, to sophisticate, to refine this raw material. But, unfortunately for us, the effort that we put forth does not always bring results that we can see and weigh and measure. The hopefulness of our material is overshadowed not infrequently by its crudeness. We take each generation as it comes to us. We strive to lift it to the plane that civilized society has reached. We do our best and pass it on, mindful of the many inadequacies, perhaps of the many failures, in our work. We turn to the new generation that takes its place. We hope for better materials, but we find no improvement.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Doğu Grubu Ağızlarının Ses ve Şekil Özellikleri
Temeli Oğuz Türkçesine dayanan Türkiye Türkçesi ağızları sadece Anadolu sahasında değil, Anadolu sınırlarını aşarak Azerbaycan, Kafkaslar, İran, Irak, Suriye, Kırım, Kıbrıs, Rumeli, Batı Trakya, Kosova, Bulgaristan ve Romanya gibi ülkelerde de varlığını sürdürmektedir. Oğuz Türkçesinin bu kadar geniş bir sahaya yayılmış olması, Anadolu’ya muhtelif tarihlerde doğudan ve kuzeyden gelen diğer Türk topluluklarının göçleri, Osmanlılar döneminde sıkça uygulanan iskân ve yer değiştirme politikaları bu sahada ağız çeşitlenmelerine neden olmuştur. Aynı durum Doğu grubu ağızlarının yayılım gösterdiği Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerini içine alan sahada da çeşitli ağız dallanmalarına zemin hazırlamıştır. Karahan’ın Türkiye Türkçesi ağızlarının sınıflandırılmasında Doğu grubu ağızları olarak adlandırdığı ve bu çalışmanın konusunu oluşturan ağızlar, ses bilgisi ve şekil bilgisi bakımından detaylı olarak incelenmiştir.
₺900,00
KİTAP TANITIMI
Sinema ve Erkeklik
Yeni milenyumdan bu yana Türk sinemasında görünüm kazanmaya başlayan erkeklik krizi, toplumsal cinsiyet çalışmaları çatısı altında gelişen önemli bir alana dönüşmüştür. Kültürel üretimin ve özellikle sinemanın eğildiği bu kriz anlatısı, anaakım filmlerin merkezinde yer almış ve erkek karakterlerin toplumsal çözülmelerini perdeye yansıtan bir araca dönüşmüştür. Bu bağlamda 2000’lerin başından bu yana biriken ‘erkek filmleri’ ya da erkeklik krizine dair görünümler sunan filmler, bu krize dair çeşitli söylemler üretmiştir. Bu çalışmanın merkezine, yeni milenyumun Türk sineması bağlamında üretken yönetmenlerinden Onur Ünlü alınmıştır. Senaristliğini ve yönetmenliğini üstlendiği filmler ve bu filmlerin erkek karakterleri, erkeklik krizi üzerinden incelenmiştir. Yönetmenin erkek karakterlerinin daima krizle, şiddetle, hastalıkla ve ölümle yüzleştiği, tüm ilişki biçimlerinde sorunlu olduğu ve erkeklik krizlerini doğrudan deneyimlediği saptanmıştır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Osmanlı Devleti Dış Borçlarının Ağ Analizi
Bu kitapta, Osmanlı Devleti’nin 1854-1914 döneminde gerçekleştirdiği 43 dış borçlanma kapsamındaki ilişkiler iki farklı ağ analizi yöntemiyle incelenmiştir. Global ağ analizi çerçevesinde, dış borçlanma süreci açısından önem arz eden neden-sonuç ilişkileri araştırılmıştır. Dış borçlanmaya yol açan nedenler belirlenmiş, ekonomik düzeni nasıl şekillendirdikleri ortaya konulmuştur. Bu kapsamda hangi finansal kuruluşlarla dış borçlanma ilişkisine girildiği, dış borçlanmaların miktarı, bu aktörlerin menşei ve Osmanlı’daki ekonomik faaliyetleri ele alınmıştır. Ego ağ analizi bağlamında, dış borçlanma ilişkileri iki ayrı dönem olarak incelenmiştir. İlk olarak, Osmanlı Devleti’nin 1854-77 zarfında gerçekleştirdiği dış borçlanmalar borcu borçla finanse etme ilişkisine dayalı olarak seyir göstermiştir. Bu dönemde alınan dış borçlanmalarda rol oynayan aktörlerin oluşturduğu ilişkiler ağı, 1875 yılında geri ödemelerin durdurulmasına (Moratoryum) ve 1881 yılında Düyun-u Umumiyye İdaresi’nin kurulmasına yol açmıştır. Dış borçlanma sürecinde ikinci dönem ise 1885-1914 yılları arasını kapsamaktadır. Bu dönemde yapılan dış borçlanmalar, borç-borç ilişkisinin yanı sıra, altyapı yatırımları odaklı olarak gerçekleştirilmiştir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Çukurova Tarihi Araştırmaları – I
“Yiğidin harman olduğu yer’dir Çukurova”. Tarihi dokusu, kültürel mirası, verimli toprakları, sanayisi, bitki örtüsü, sıcakkanlı insanıyla büyük bir zenginliğe sahip olan Çukurova, tarihin en eski dönemlerinden bu yana birçok medeniyete ev sahipliği yapmış bir bölgedir. Bu bakımdan her yönüyle araştırmaya değer Çukurova’nın kültürel, ekonomik ve siyasi tarihine dair Türkiye’nin çeşitli üniversitelerinden değerli akademisyenlerin yazıları ile katkı sağladığı bu eserde çağlar öncesi dönemlerden Cumhuriyet Dönemine kadar olan süreci çeşitli boyutlarıyla ele alınmıştır.
₺620,00
KİTAP TANITIMI
Gençlerin Sosyal Sapma ve Şiddet Olguları Çerçevesinde Değerlendirilmesi
Toplumda kültürel öğelerin, değerler sisteminin ve kurumlar arası ilişkilerin hızlı bir şekilde değişime uğraması ve kentleşme süreci ile birlikte değişen yaşam şartları kentleri sorunlu merkezler haline getirmektedir. Sosyal değişme süreci ile birlikte değişen ahlaki ve kültürel yapı, bireylerin ve kurumların yapısındaki ilişkileri de dönüştürmektedir. Bundan etkilenen kesimler arasında en başta gençler gelmektedir. Çünkü gençler yaşamlarını sürdürebilmelerinde üstesinden gelmeleri gereken bir takım gelişimsel zorluklarla karşılaşmaktadır. Bu zorlukları aşma sürecinde gençlerdeki sapma ve şiddet eğilimleri kendisini niceliksel ve niteliksel olarak farklılaştırarak göstermektedir.
Bu çalışma gençlerin şiddet ve sapma davranışlarını onaylama ve bu davranışları gösterme sıklığını, Bourdieu’dan hareketle ekonomik, kültürel ve sosyal sermayeleri arasındaki ilişkiyi yaşadıkları bölge doğrultusunda değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Analiz kapsamında gençlerin davranışları hakkında önemli veriler elde edilirken bu davranışları etkileyen süreçler açıklanmaktadır. Bu çalışma Türkiye’de var olan literatüre katkı sağlamayı ve geliştirmeyi hedeflemektedir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Umut ve Psikolojik Danışma
Pozitif psikoloji, bireylerin güçlü yanlarını ön planda tutarak sorunları çözmeye çalışır. Pozitif psikolojinin temel kavramlarından biri umuttur. C.R. Snyder’ın duygusal ve bilişsel ögeleri içeren umut modeli son yıllarda en çok kabul gören modeldir. Synder’a göre umut; bir amaç belirlemek, bu amaca giden alternatif yolları bulmak ve amaca ulaşana kadar eyleyici bir şekilde çalışmaktır. Umut bebeklikten itibaren gelişmeye başlar ve yaşamın sonuna kadar devam eder. Umutlu düşünme öğretilebilir ve geliştirilebilir. Umut düzeyi yüksek bireyler akademik olarak başarılı, özgüvenli, iyilik hali güçlü, problemleri sağlıklı bir şekilde çözebilen iletişimi güçlü kişilerdir. Umut psikolojik danışma sürecinde iyileşme için en önemli ögelerden biridir. Danışanın psikolojik danışmaya gelmesi bir umut arayışıdır. Umut düzeyi yüksek ruh sağlığı uzmanları danışanlarında umudu daha kolay güçlendirebilir. Bu kitap başta ruh sağlığı uzmanları olmak üzere umut konusunu anlamak isteyen herkese yöneliktir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
BİLGİ ÇAĞI’NDA MÜŞTERİ İLİŞKİLERİ YÖNETİMİ
Bilgi Çağı’nın gelişiyle dijital dönüşüm her sektörde yoğun olarak yaşanmaya başladı. Birçok firma müşterilerini artık işlemlerin merkezine ve temel bilgi mekanizmalarının içine alıyor. Dijital ortamda neredeyse her şeyin kayıt altına alındığı bir ortamda firma başarısındaki ana faktör müşteri olacaktır. Ürün ve hizmetlerin Müşteri İlişkilerini doğru bir şekilde yönetecek yaklaşımla piyasaya sunulmasına ve müşteri beklentilerini karşılayacak şekilde çözümlere ihtiyaç bulunmaktadır. Günümüzde çoğu Müşteri İlişkileri Yönetimi yapıları müşteri verilerinin analitik hale dönüşmesini sağlasa da esas olarak firmaların yönetsel tabanına yerleşmemiştir. Bu yüzden firmanın yönetim tabakasında da Müşteri İlişkileri mantığının oluşması gerekmektedir.
Bu bağlamda elinizdeki bu kitap 90’lı yılların sonlarında öne sürülen “Müşteri İlişkileri Yönetimi” kavramını dijital dönüşüm ile birlikte geliştirip güncelleyerek, 2020 yılında yeniden ele almaktadır. 16 farklı yazarın zengin bir içerikle Bilgi Çağı’na uygun yeni uygulama ve yaklaşımları değerlendirdiği bir başucu kitabıdır.
Üstelik Bilgi Çağı’nda Müşteri İlişkileri Yönetimi belki bir hap olmasa da kişi ve kurumlara yön verici özelliktedir. Konu “müşteri” olduğundan iş dünyasındaki profesyonellerin, kamu çalışanları ve idarecilerin, araştırmacıların ve bilinçli olan ya da olmaya çalışan müşterilerin ilgisini çekeceğini umuyoruz.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Sakai CLE İş Birliği ve Öğrenme Ortamı
Sakai İş Birliği ve Öğrenme Ortamı bünyesindeki farklı ihtiyaçlara cevap verebilecek araçları ile açık ve uzaktan öğrenme deneyimlerine imkan sunan açık kaynak kodlu bir öğrenme yönetim sistemi çözümüdür.
Eğitimde dijital dönüşümün ilk hedefi öğrenen ile öğretici ya da öğrenme kaynakları arasında yeni ve deneyimsel bir köprünün oluşturulması, zaman ve mekândan bağımsız öğrenmenin yolunun sağlanmasıdır.
Bu çalışmada, eğitim hizmetlerinin daha verimli ve etkin sunumu için dijital öğrenme ortamları ve modellerinin hayata geçirilmesi, kullanımı ve bu ortamlara yönelik içerik geliştirilmesi ve sunumu için Sakai İş Birliği ve Öğrenme Ortamı kurulum, yapılandırma ve kullanım deneyimleri paylaşılmıştır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Beyaz Perdede Göç Hikâyeleri
Göç, modern dünyanın toplumsal, kültürel ve estetik dinamiklerini dönüştürmekte olan çok katmanlı bir olgudur. Beyaz Perdede Göç Hikâyeleri, sinemanın göçü nasıl temsil etmekte olduğunu; kimlik, aidiyet, mekân, bellek ve beden eksenlerinde nasıl yeniden inşa edilmekte olduğunu incelemektedir. Prof. Dr. Hakan Alp ve Doç. Dr. Meltem Güzel, göç sinemasını yalnızca tematik bir alan değil, aynı zamanda estetik, etik ve politik bir temsil mekânı olarak ele almaktadır. Eleştirel kuramın kavramsal araçlarıyla yavaşlık, sessizlik, sınır, kamp ve transit alan gibi estetik kodlar çözümlenmektedir. Türkiye ve Avrupa sinemasından örneklerle göçmen öznelerin görünürlük, tanınma ve yurtsuzluk deneyimleri tartışılmaktadır. Böylece göç sineması, çağdaş dünyada kimlik ve hafıza üzerine yeniden düşünmenin verimli bir zemini olarak değerlendirilmektedir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
GENİŞ KARADENİZ BÖLGESİNDEKİ ÇATIŞMA NOKTALARI
Karadeniz bölgesi coğrafi konumu dolayısıyla, yüzyıllar boyunca dünya politik gündeminin üst sıralarında yer almıştır. Bu durum tüm modern jeopolitik teorilerce de onaylanmakta olup, söz konusu teorilerin tamamına göre bölge dünyanın merkezi ya da merkezin kontrolü için egemenlik altında bulundurulması gereken bir saha olarak tanımlanmaktadır. 1991 yılı sonunda SSCB’nin dağılmasıyla birlikte bölgenin dinamikleri köklü bir değişikliğe uğramış olup, iki kutuplu yapının empoze ettiği istikrar ortamı, tüm dünyada olduğu gibi, bölgede de bozulmuş ve özellikle eski SSCB topraklarında bir takım çatışmalar patlak vermiştir. 2000’li yıllarla birlikte bölgenin jeopolitik algısında da önemli bir değişiklik meydana gelmiş olup, bölge yeni devletlerin de dahil olduğu “Geniş Karadeniz” tanımı çerçevesinde algılanmaya başlanmıştır. SSCB’nin dağılmasıyla 90’lı yılların başında çatışmaya dönüşen, takiben de taraflar arasında imzalanan ateşkes anlaşmalarına karşın, henüz tatmin edici bir barışın sağlanamadığı bahsi geçen problemler halen sıcaklığını korumakta ve bazen yeni çatışmaları da tetikleyebilmektedirler. Bu noktada söz konusu problemler bölgesel güvenliğe olduğu kadar, çatışan devletlerin yanı sıra müttefikleri de göz önünde bulundurulduğunda, küresel güvenliğe de önemli bir tehdit teşkil etmektedirler. Bu nedenle kitapta, bölgesel ve küresel güvenliğe yönelik önemli bir meydan okuma teşkil eden Geniş Karadeniz Bölgesi’ndeki çatışma noktaları geçmişten günümüze bütüncül bir bakış açısıyla analiz edilmeye çalışılmıştır.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
ÉDUCATION ET SOCIOLOGIE
Durkheim a enseigné toute sa vie la pédagogie, en même temps que la sociologie. À la Faculté des lettres de Bordeaux, de 1887 à 1902, il a toujours donné, hebdomadairement, une heure de cours à la pédagogie. Ses auditeurs étaient surtout des membres de renseignement primaire. À la Sorbonne, c’est dans la chaire de Science de l’Éducation qu’en 1902 il suppléa, qu’en 1906 il remplaça M. Ferdinand Buisson. Jusqu’à sa mort, il y a réservé, à la pédagogie, un tiers au moins, et souvent les deux tiers de son enseignement: cours publics, conférences pour les membres de l’Enseignement primaire, cours aux élèves de l’École Normale Supérieure. Cette uvre pédagogique est presque entièrement inédite. Nul de ses auditeurs, sans doute, ne l’a embrassée dans toute son étendue. Nous voudrions ici la présenter en raccourci
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Kümelenmenin Önemi ve Kümelenme İçin Uygun Sektörün Belirlenmesi: Erzincan İli Üzerine Bir Uygulama
Kümelenme modeli gelişmiş ülkelerde son dönemlerde sıkça kullanılan bir yöntem haline gelmiştir. Başarılı olan ülkelerin uyguladığı ekonomi politikalarına baktığımızda “rekabet gücünü” artıracak politikaların her geçen gün önemini arttırdığını görmekteyiz.
Bu çalışmanın temel amacı, TRA1 düzey 2 bölgesi ve Erzincan ilinde kümelenme potansiyeli gösteren sektörleri belirlemek ve Erzincan ilinde kümelenme potansiyeli gösteren sektörlerde faaliyette bulunan işletmelerin ağ yapılarının ortaya çıkartılmasını sağlayarak bölgenin ve özellikle Erzincan ilinin ekonomik yapısının şekillenmesine katkı sağlamaktır. Bu çalışmada öncelikle kümelenme kavramı tanımlanmış, kümelenme ve sosyal ağ ilişkisine değinilmiş, kümelerin işletmelere sağladığı faydalar ve kümedeki temel aktörler anlatılmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde ise kümelenme politikaları, amaç ve araçları, Türkiye’de kümelenme politikaları ve kümelenme girişiminin gelişimi konuları detaylandırılmıştır. Çalışmanın uygulama kısmı ise iki aşamalı olup istatistiki analiz çalışması ve saha çalışmasından oluşmaktadır. Serkan DEMİRDÖĞEN’ in “İşletmeler İçin Kümelenmenin Önemi ve Kümelenme İçin Uygun Sektörün Belirlenmesi: Erzincan İli Üzerine Bir Uygulama” başlıklı doktora tezinden üretilen bu çalışmanın bölgenin kalkınmasına katkı sağlaması temennisiyle…
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Farklı Yönleriyle Çocuk ve Gençlik Edebiyatı
“Ömer Seyfettin yoğun olarak 1908-1920 yılları arasında öyküler yazmış bir Türk yazarıdır. Bu dönemde “Milliyetçilik” akımının etkisiyle Türkçede de bir millileşme, yalınlaşma söz konusudur. Ömer Seyfettin bu dönemde bu anlayışın yansıması olarak döneminin yazın diline göre oldukça yalın ve konuşma dilini ölçü alarak öyküler yazmıştır. Dolayısıyla, o dönemin çocukları, anlayabilecekleri yalınlıkta olduğu için, Ömer Seyfettin’in yazdığı öyküleri severek okumuşlardır. Buna bir de öykülerinde çocukluk anılarını aktardığı eklenince, Ömer Seyfettin “Çocuklar için yazan bir yazar” olarak zihinlere yerleştirilmiştir. Bu nedenle, günümüzde bile öğretmenler tarafından, okumaları için öğrencilere en fazla önerilen yazarlar arasındadır.
Oysa Ömer Seyfettin’in her öyküsü, çocukların okuyabileceği, onların yaş ve zihinsel gelişimleriyle uyumlu öyküler değildir. Örneğin, Bomba ve Beyaz Lale bu türden öykülerinden yalnızca ikisidir. Ömer Seyfettin, hiç kimsenin itiraz edemeyeceği denli iyi bir öykücü olmasına rağmen, sözü edilen öykülerindeki bu özelliklerin yayınevleri ve öğretmenlerce dikkate alınması gerekir. Bu çalışmada bu konu örneklendirilmeye çalışılmıştır.” ( S.21)
KİTAP TANITIMI
SİYASİ PARTİLER ve KENT YÖNETİMLERİ
Siyasi Partiler ile kent yönetimleri arasındaki ilişki ve etkileşim öteden beri akademik ve siyasi çevrelerde tartışılan konuların başında gelmektedir. Yerel düzeyde etkin ve verimli hizmet sunulması genel siyasette iktidara giden yolun önemli bir basamağını oluşturmaktadır. Bunu bilen siyasal partiler yerel siyasete özellikle de büyükkent yönetimlerine parti ilkeleri ve programları doğrultusunda etki etmeye çalışmaktadırlar.
Siyasal Partiler ve Kent Yönetimleri adlı bu eser yazarın Siyasi Partilerin Büyükkent Yönetimi Karar Organlarına Etkileri (Konya Büyükkent Örneği) başlıklı doktora tezinden türetilmiş olup; o günün yasaları ve siyasal partilerinin kent yönetimi ve siyaset arasındaki ilişkiyi anlatmayı hedeflemiştir. Günümüz siyasal partileri ile kent yönetimleri arasındaki ilişki göz önünde bulundurulduğunda 2000li yıllardan çok farklı olmadığı görülecektir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
AVRUPA BİRLİĞİ ENERJİ ARZ GÜVENLİĞİ POLİTİKASI
Küresel ekonomik sistem içerisinde büyük boyutlarda gereksinim duyulan enerji, yeryüzünde dengesiz dağılması ve enerji tüketimi yüksek olan ülkelerin enerji rezervleri açısından zengin olmamasına karşın enerji tüketimi düşük olan ülkelerin zengin rezervlere sahip olması nedeniyle uluslararası ticarete konu olmaktadır. Enerji piyasasında birçok alıcı ve satıcı olmakla beraber, bu alıcı ve satıcılardan bazıları bu piyasasının işleyişini etkileyebilme ve yönlendirebilme gücüne sahip bulunmaktadır. Söz konusu piyasanın alıcı konumundaki en önemli aktörlerinden biri olan Avrupa Birliği, enerjide dışa bağımlılığın yol açtığı risklerin azaltılması ve böylece enerji arz güvenliğinin tesis edilmesi noktasında üye ülkelerin enerji politikalarının uyumlaştırılması; enerji kaynaklarının, tedarik kanallarının ve satıcı ülkelerin çeşitlendirilmesi, Birlik içerisindeki enerji ağlarının birbirine bağlanması; yerli enerji kaynaklarının teşvik edilmesi; enerji tasarrufu ve verimliliği politikaları ile enerji tüketiminin azaltılması ve olası enerji kesintilerine karşı ekonomik faaliyetlerin zarar görmemesi için enerji altyapı ve stok imkânlarının geliştirilmesi konuları üzerinde yoğunlaşmaktadır. Bu çalışmada Avrupa Birliği bünyesinde izlenen enerji arz güvenliği politikası hakkında genel bir çerçevenin ortaya konulması amaçlanmaktadır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Dergicilik
Türkiye’de dergicilik süreveni üzerine yazılan akademik çalışmalar maalesef yeterli değildir. Adeta dergiler diğer kitle iletişim araçları arasında ikincil duruma düşmüştür. Elinizde bulunan bu kitap ile dergicilik tekrar hatırlanmakta ve günümüz dergilerinin oluşturulması aşamasına destek vermektedir. Kitabın amacı, dergi piyasası içerisinde yer alacak bir derginin ( tasarım hariç) stratejik planlama ve dergi kategorileri vb. üzerinden kılavuzluk etmektedir.
“Dergicilik” kitabı Dünyada ve Türkiye’de dergicilik izlerini sürerken, özellikle derginin kuruluş ve geliştirme aşamasında önemli ipuçları sunmaktadır.
· Dergi türlerini tanımak
· Logo ve ad belirlemenin püf noktaları
· Dergiyi doğru olarak nasıl planlarız? Misyon, Vizyon ve İlkelerimizin tespiti
· Dergi kapağını hazırlama prensipleri ve kapak türleri nelerdir?
· Dergide hangi görev dağılımları içinde yer alabilirsiniz?
· Dergi haberciliği
· Dergi haber dilini biçimlendiren unsurlar; toplum, toplumsal cinsiyet ayrımı ve stereotipler ( kalıp yargılar) üzerinden dergi örnekleri
· Dergide okuyucuya yönelik faaliyetler
· Dergi tasarımına ilişkin küçük ipuçları
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Sultan (II) Mahmud’un Ölümü
Hiç
Bir abide o suskun ve dik, yüzü yok başı kesik.
Toprak saklarken canı, ateşten yazılmış kanlı fermanı.
Kim bilir hangi bahtsız yatar göğsünde, karanlığın içinde.
Yazıt silik, harfler gömülü, zaman durmuş; ne diri ne ölü.
Ve bilir o tanık: Mühürlense de sesi, kalır çağlara direnen nefesi.
İhanet solar hakikat yeşerir, her suskun yazıt bir gün dile gelir.
Dua bilmez yüreği sızlar, bir damla gözyaşında maziyi anar.
Unutma! Suskun gölge konuşur; unutansa kendiyle avunur.
Mezar değil çağların saklı hecesi, devlete adanmış başın nefesi. Bir çift göz deler gecenin bağrını, yarınsız çağırır intikamını. Asırlar geçse de abidenin önünde, suskunluğun en gür sesinde.
Kanla yoğrulmuş yemin taşır, hangi el değse geçmişi çağırır.
Kimi ışıklarla uyur, kimi rahmet okur.
Kimi dua ile yükselir, kimi şarkıyla süslenir.
Geçersen bir gün önünden, hakikat seslenir derinden.
Ama ölüm hep terazidir; zaferin izi kalıcı, ufukta sessizdir. Aralanır sonsuzluğun kapısı, kapanırken insanın o son yarası. Bir ses yükselir hiçliğin ortasında;
Ölümden daha ciddi ne var bu dünyada?
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Necdet Sakaoğluna Armağan Sanat Tarihi Yazıları
Tarih, eğitim, kültür tarihi ve sanat tarihi gibi farklı alanlarda çok yönlü çalışmalara imza atmış olan Necdet Sakaoğlu için hazırlanan bu çalışmada, sanat tarihi, restorasyon, mimarlık tarihi üzerine alanlarında uzman kişiler ve araştırmacılar tarafından ele alınmış yazılar yer almaktadır. Bu kitapta saray, köşk, mektep, cami, tekke, türbe gibi farklı fonksiyonlardaki yapı tiplerinden örneklerle, mimari ve süslemeler yanında gravür, resim, hat, kalem işi, zanaat gibi geniş bir yelpazede işlenen konular içeriğe zenginlik katmaktadır. Spesifik örnekler ışığında ele alınan konuların yanı sıra, Necdet Sakaoğlu’nun yayınlarından oluşan geniş bibliyografyası da bu vesile ile hazırlanmış olup makaleler ile birlikte bilim camiasının faydasına sunulmuştur.
₺890,00
KİTAP TANITIMI
Sultan II. Murat Devri
Gazavâtnâmeler, tarih bilimi açısından son derece kıymetli eserlerdir. Bu tür eserler, dönemin olaylarını ve savaşlarını ayrıntılı bir şekilde anlatmaları ve kroniklerin eksik kaldığı noktalarda onları tamamlayıcı bir rol üstlenmeleri nedeniyle önemli bir kaynak değerine sahiptir.
Milli Kütüphanede kayıtlı olan bu gazavâtnâme, içeriği itibariyle II. Murat dönemine ait bazı olayları ele almaktadır. Ayrıca, eser II. Murat dönemi dışında Ayasofya Kilisesinin inşa süreci, Hz. Muhammedin doğumu ve bu esnada meydana gelen olağanüstü olaylar, dört halife dönemi ve İstanbul kuşatmaları gibi önemli tarihi olayları da özet şeklinde içermektedir
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Evanjelik Misyonerlerde Bilişimle Yaygın Din Eğitimi
Misyonerler, yüzlerce yıldır hem Müslüman topraklarında hem de bizim topraklarımızda korkusuzca faaliyetlerini sürdürmektedirler. Zannettiğimizin tersine ülkemizde sadece dini faaliyetlerde değil uzun zamandır eğitim faaliyetlerinde de önemli bir aktörler. Bazıları bu eğitim sürecine din anlayışlarını katmaktan hiç sakınmamakta bazıları ise sadece eğitim faaliyeti sürdürüp dini inançlarını ustalıkla gizlemektedir.
İyi ama misyonerler gerçek anlamıyla ülkemizde ne yapmaktadırlar? Dertleri nedir? Niçin sürekli içimizdeler? Bu çalışmalar tamamen dini bir amaca mı matuf yoksa dünyevi hatta siyasi hedefler de içermekte midir?
Bu kitapta özellikle Evanjelist misyonerlerin Türkiye’deki radyo, televizyon ve sanal alemdeki faaliyetlerini incelerken, bu ve benzeri sorulara cevap aranmıştır.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
TÜRKİYE’NİN MODERNLEŞMESİNDE HALKEVLERİ VE HAKKÂRİ HALKEVİ (1932-1951)
1932’de kurulan Halkevleri sadece belirli ilerle sınırlı kalmamıştır. Halkevi ve Halkodasının kurulduğu illerden birisi de Hakkâri olmuştur. Türkiye’nin en doğusunda bulunan Hakkâri bölgesinin bu dönemde dahi göz ardı edilmemiş olması büyük bir önem taşımaktadır. Zira dönemin o zor şartları altında dahi Mustafa Kemal ve hükümetin bölgeyle alakadar olması yapılan inkılap hareketlerinin Türkiye’nin belirli yerleri ile sınırlı olmayıp bütün Anadolu halkına yönelik yapılmış reform hareketleri olduğunu göstermektedir. Ayrıca bu çalışmada her şeyden önce tarafsızlık ilkesi doğrultusunda hareket edilmiştir. Değerlendirmeler yapılırken sınırlı kaynaklara bağlı kalmadan geniş bir kaynak taraması sonrasında bu çalışma hazırlanmıştır. Bu çalışmada öncelikle Halkevleri kurulmadan önce halk eğitimi için yapılan çalışmalara ve ardında Halkevleri, kuruluşu, çalışmaları ve faaliyetlerinden bahsedilmiştir. Halkevleri bir şube şeklinde değil, her ilde birden fazla şubeyle hizmet vermiş ve bu şubelerin de farklı alanlarda faaliyet gösteren kolları olmuştur. Halkevlerinin birer kolu durumunda olan bu şubelerin amaçlarından söz ederek, yaptıkları faaliyetler ele alınmıştır. Bu çalışmada; Başbakanlık Cumhuriyet Arşiv belgelerinden, Ankara Milli Kütüphane, TBMM Tutanaklarından, Halkevleri dergilerinden, Nüfus, Eğitim ve Kültür istatistikleri için İstatistik Umumi Müdürlüğü Tahrirlerinden, Süreli yayınlardan ve konuyla ilgili diğer eserlerden yararlanılmıştır.
₺260,00