KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Yaratıcı Okuma
₺310,00 -

Biotechnological Bodies: Standardization and Control in Young Adult Dystopian Fiction
₺250,00 -

Kazan – Ankara Hattı
₺250,00 -

Yeni Medya ve Sanal Diplomasi
₺380,00 -

VATANDAŞLIK EĞİTİMİ ÜZERİNE
₺275,00 -

Uluslararası İlişkilerin Yeni Güç Rekabet Sahası: Siber Uzay
₺550,00 -

TÜRKİYE’DE EKSTREM KURAK VE NEMLİ DÖNEMLER (1951-2018)
₺325,00 -

Türk Romanında Kimlik Problemi (1980-2000)
₺715,00 -

The Theatrical Gap Dramatıc Persona
₺350,00 -

TEMEL BİLGİ TEKNOLOJİLERİ KULLANIMI (BİLGİSAYA GİRİŞ)
-

Şumnu’da Günümüze Gelen Osmanlı Mimarî Eserleri
₺260,00 -

SÖMÜRGEDEN KÜRESELE ULUSÖTESİ AFRİKA SİNEMASI VE ABDERRAHMANE SISSAKO
₺380,00 -

Sociology of the Commons and Rural Land Ownership in Burkina Faso
₺275,00 -

Siber Ortam ve Suç
₺440,00 -

Sağlık Yönetiminde Tıbbi Terminoloji
₺235,00 -

REKLAM İKNA VE İDEOLOJİ
₺300,00
KİTAP TANITIMI
KLASİK ÇAĞDA OSMANLI
Tarih araştırmaları, birincil kaynakları bulmak ve ulaşılan bilgileri tarih metodolojisine uygun bir şekilde sorgulamayı esas alır. Bu nedenle elde edilen her veri ve kullanılan kaynaklar birbirini doğrulayacak nitelikte olmalıdır. Olaylar analiz edilirken, tarafsız, önyargısız, bilimsel ve gerçekçi bir bakış açısı ortaya konmalıdır. Bununla birlikte olayların yaşandığı dönemin şartları ve olaylara etki eden bütün faktörler dikkatli bir şekilde incelenmelidir.
Bu eser, Osmanlı Devleti’nin klasik dönemine ilişkin sosyoekonomik gelişmeleri, Avrupa ile karşılaştırmalı olarak yeniden incelemeyi hedeflemektedir. Bu nedenle yazar, Osmanlı klasik dönemine ilişkin kaynaklarda doğru bilenen bazı bilgilerin yanlış veya hatalı olduğunu ortaya koyarak önceki çalışmaların eksik olan yönlerini tamamlama iddiasını taşımaktadır.
Eserde Osmanlı Devleti’nin kısa sürede neden ve nasıl büyük bir dünya devletine dönüştüğünün arka planı, coğrafi keşiflerden sonra iddia edildiği gibi ticaret yollarının gerçekten değişip değişmediği, Avrupa’yı dize getirdiği yıllarda doğru ekonomik tercihler yapıp yapmadığı, devleti yıkılışa götüren sorunların kaynağının nerede aranması gerektiği ve Osmanlı idarecilerinin ortaya koymuş oldukları siyaset ve tedbirlerin aslında ne olması gerektiği gibi soruların cevapları eleştirel bir bakış açısıyla ele alınmıştır.
Eser, eleştirel tarihçiliğin ve geçmişin araştırılmasında belge ve akılcı karşılaştırmaya dayanmayan tarih yazımının aksine, Osmanlı sosyoekonomik tarihinin klasik dönemini özgün bir yaklaşımla yeniden düşünmeye ve sorgulamaya sevk ediyor.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Güney Kore Sinemasında Modern Trajedi: LEE CHANG DONG SİNEMASI
“Lee Chang Dong’un filmlerinde yer alan trajik karakterler ve onların trajik deneyimleri aynı zamanda toplumsal çatışma ve çelişkilerin anlaşılmasına imkân sağlar. Gerçek olayların trajik sanat aracılığıyla estetize edilerek film anlatısına dönüştürüldüğü filmlerde, geçmişte yaşanan toplumsal olayın kendisi değil, ilgili dönemin sıradan insanların hayatlarındaki trajik etkileri yer alır. Lee Chang Dong filmleri mevcut düzen bozukluklarının adını koymaz ancak onları sembolik anlatımıyla ima eder. “Sorunların bireye ve toplumsal yaşama etkisi nedir” sorusunu sorar ve bireylerin yaşamlarındaki trajik deneyimlerin yansımalarını gerçekçi bir sinemasal dil aracılığıyla aktarır.” Bu çalışma Güney Kore yakın tarihini ülke sinemasının gelişimiyle birlikte ele alırken Güney Koreli yönetmen Lee Chang Dong’un filmlerindeki modern trajedileri keşfediyor.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
2024 Yılı Bitlis Kalesi Kazısı ve Buluntuları: Han Sarayı
Şehir merkezinde hâkim bir konumda bulunan Bitlis Kalesi, kentin tarihi ve kültürel belleğine dair önemli verilere sahiptir. Günümüzde de kazı çalışmalarının devam ettiği kalede tarihi, sosyo-kültürel, ekonomik açıdan şehrin geçmişine ışık tutacak bilgilere ulaşılmıştır. Tarihi kaynaklardan özellikle 17.yüzyılda kalede “Han Sarayı” olarak adlandırılan büyük bir sarayın varlığı bilinmektedir. Nitekim 2024 yılı kazı çalışmalarında bu sarayın tamamen gün yüzüne çıkartılması ve mevcut verilerle değerlendirilmesi hedeflenmiştir. 2024 yılı Bitlis Kalesi kazı çalışmalarında “Han Sarayı”nın tamamı gün yüzüne çıkartılmıştır. Günümüze kadar yapılan kazı çalışmalarında sınırlı verilerle çıkarım yapılabilen Han Sarayı’nın 2024 yılı kazı çalışmalarıyla birlikte inşasından sonraki dönemlerdeki yerleşim hareketliliklerine kadar olan süredeki evrelerine dair çeşitli verilere ulaşılmıştır. Bu verilerin Bitlis Kalesi yerleşimi yanı sıra tarihi öneminin anlaşılmasında büyük bir yere sahip olduğu aşikardır.
KİTAP TANITIMI
GÜFT Ü GÛ
Bu çalışma, İbrahim Alâettin Gövsa’nın Güft ü Gû adlı şiir kitabını günümüz alfabesine aktaran bir çalışmadır. Güft ü Gû, Gövsa’nın 1912 yılında edebiyat öğretmenliği görevi nedeniyle bulunduğu Trabzon’da basılmış olup 1905-1911 yılları arasında yazdığı şiirlerini içermektedir. Kitap yazıldığı dönemin fikri, edebi, siyasi, toplumsal hayatının izlerini taşıyan şiirlerden oluşması itibariyle önemlidir. Kitaptaki şiirlerde Servet-i Fünûn anlayışından Millî Edebiyat çizgisine; Namık Kemal, Tevfik Fikret, Mehmet Akif’ten Batılı birçok şaire izler bulunmaktadır. Şairin şiir zevkini belirleyen isimler, konular ve tarzlar kitaptaki birçok örnekle anlaşılmaktadır. Yazar ve kitap üzerine bir incelemenin de yer aldığı bu kitap hem İbrahim Alâettin Gövsa hem de II. Meşrûtiyet dönemi şiir türü hakkında bilgiler sunmaktadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Memlûk Devleti’nde Merkeziyetçi Yapının Oluşumu (1250-1341)
Çağdaşlarının aksine hanedan esaslı bir yönetimi genellikle takip etmeyen Memlûklerin, kendi dönemleri için atipik bir rejimi sürdürdükleri muhakkaktı. Hanedan yoksunluğunun veraset sistemini bulanıklaştırdığı ve veraset sistemindeki belirsizliğin iktidarı ele geçirme noktasında kargaşaya yol açtığı bir siyasi ortamda, ya (Hobbes felsefesindeki) herkesin herkese savaş açtığı bir düzen ya da bir Memlûk nizamı biçimlenecekti. Uzun ömürlü varlıklarının, bulundukları bölgedeki gelişmelere tesir edebilecek politik-askeri meziyetler, belirleyici bir diplomasi ve Sünni-İslam dünyasının muhafızı olma gibi nitelikler barındırmasını anarşi durumuyla açıklamanın tarihsel gerçekliğe aykırı düşmesi, bu karmaşık yapının tahlili için Memlûk devlet doğasının irdelenmesini bir gereklilik haline dönüştürmektedir. Bu kitap, Memlûk yönetim modelini coğrafyadaki öncel devletlerin idare şekillerinden bağımsız olarak değerlendirme argümanını merkeze alarak, sultanların ve bürokrasi sınıfının siyasal temayüllerini saptama ve bağlantılı diğer birtakım tartışmalı konulara yorum getirme çabasının ürünüdür.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
COĞRAFİ PERSPEKTİFLE DAĞ VE DAĞLIK ALANLAR
“Coğrafi Perspektifle Dağ ve Dağlık Alanlar (Sürdürülebilirlik-Yönetim-Örnek Alan İncelemeleri)” adlı bu kitap, dağ ve dağlık alanların doğal ortam özellikleri, beşerî ve ekonomik coğrafya özelliklerinin sürdürülebilirliği ve yönetimiyle alakalı 14 çalışmadan oluşmaktadır. Bu kitap ile Dünya’da ve Türkiye’de dağ ve dağlık alanlarla alakalı literatüre katkı sunulması hedeflenmiştir.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
Sicilya’da II. Frıedrıch İle Papalık Arasındaki Hâkimiyet Mücadelesi (1194-1268)
Grek, Latin ve bilhassa Müslüman kültürüyle harmanlanmış olan Sicilya’da yetişen II. Friedrich, zamanla döneminin Batı’daki en büyük idarecisi olmayı başardı. Diğer yandan kurumsallaşıp güçlenerek büyük bir güç haline gelen Papalık, Avrupa’da ruhani liderliğin yanında dünyevi otoriteyi de elinde bulundurma arzusu taşımaktaydı. Çağdaşlarının aksine dini önyargılardan uzak aydın bir idareci olan II. Friedrich, Papalığın kendisine dayatmak istediği siyasi otoriteye boyun eğmedi. Bu durum iki taraf arasında büyük bir çekişme ve hâkimiyet mücadelesi yaşanmasına neden oldu.
Bu çalışmada II. Friedrich’in, Sicilya Krallığı merkez olmak üzere İtalya ve Almanya (Kutsal Roma İmparatorluğu) topraklarında Papalığa karşı verdiği mücadeleyi ele aldık. Dönemin Sicilya’sının siyasi, dini, sosyokültürel tarihi yanında Papalık ve Kutsal Roma İmparatorluğu’nun tarihine de ışık tutan bu çalışmanın ilgili literatüre katkı sağlayacağını düşünüyoruz.
KİTAP TANITIMI
Sanat Eleştirisine Giriş
ÖNSÖZ’den
Kitaba sanatın yönteminin ne olduğunu anlatmakla başladım. Böylece öğrencilere bilim, sanat ve felsefenin gerçekliğe nasıl yaklaştığını, onu nasıl kavradığını anlatmayı hedefledim. Bu yolla sanatın insan zihnini nasıl çalıştırdığının anlaşılacağını ve öğrencilerin eleştiri için yöneldiği sanat nesnesine nasıl yaklaşması gerektiğini kavrayacağını düşündüm.
İkinci bölümde eleştiri ve sanat eleştirisi kavramının içerik ve tarihini, daha sonrada eleştirinin önündeki güçlüklerin ne olduğunu tartışarak anlatmaya çalıştım.
Üçüncü bölüm sanat eleştirisi yöntemlerinin bir dökümüdür. Sanat eleştiri yöntemleri tarihsel dönemlerden, farklı disiplinlerden, toplumsal ihtiyaçlardan, sanattaki değişik tarz ve türlerden, eleştirmenlerin kişisel yaklaşımlarından kaynaklanan çeşitlilik göstermektedir. Neredeyse her eleştirmen kendine özgü bir eleştiri türü geliştirmiştir. Bütün bu türleri arka arkaya sıralamak yerine onları kategorize etmeyi tercih ettim ve bu türlere kendi yorumlarımı ekledim.
Dördüncü bölüm eleştirinin araç gereci olan sanat eleman ve ilkelerinin bir dökümüdür. Bu döküm sırasında eldeki verilerin günümüz sanatını karşılayamadığını gördüm. Sanat eleman ve ilkelerine çağdaş sanatın yapısına uygun olduğunu düşündüğüm yeni ögeler ekledim ve eldeki listeyi yer yer yeniden yorumlamaya çalıştım.
Beşinci bölüm ise sanat eleştirisi yönteminin yazılımına ayrıldı. Burada klasik dörtlü ayrım yeniden ele alındı. Betimleme, çözümleme, yorum ve yargı aşamalarını çağdaş sanatın verileri ışığından yeni gözden geçirip, güncel yorumlar eklemeye çalıştım.
Son bölümde ise kitabın tümünde anlatmaya çalıştığım sanat eleştirisinin, örneklerle nasıl uygulanabileceğini göstermeye çalıştım. Burada farklı tarihsel dönemlerden örnekler seçildi. Hem geleneksel sanat çalışmaları, hem de çağdaş sanat eserleri eleştirilerek öğrencilerin belli bir sanat anlayışında takılmasını önlemek istedim.
KİTAP TANITIMI
Antik Yunan Eğitiminde Kadın
“Tarih boyunca bir ana ve eş olarak öne çıkan kadın, aslında ilk sözden itibaren dilini öğreten, aileden topluma geçiş sürecinde ilk yaşam kültürünü öğreten en önemli figürdür. Bugünkü Batı Uygarlığının önemli kaynaklarından biri Antik Yunan Uygarlığı olarak görülür. Antik Yunan Uygarlığında kadınlar evlere kapatılarak geri plana itilmiş konumlarına karşın aile bireylerinin yetiştirilmesi için eğitim faaliyetlerinde etkin bir rol oynamışlardır. Sevgili öğrencim Nuriye Külahlı, ‘Antik Yunan Eğitiminde Kadın’ adlı çalışmasında arkeolojik ve yazılı kaynakları kullanarak onların bu faaliyetlerini tüm açıklığıyla ortaya koymuştur. Bu nedenle bu çalışma günümüz Batı uygarlığını daha iyi anlayabilmek açısından araştırmacılara katkılar sağlayacaktır.”
Prof. Dr. Hasan BAHAR
“Bu kitap, Eski Yunan’da tarih öncesi dönemlerden Helenistik Dönem sonuna kadar eğitimde kadınlarının rolü üzerinedir. Almış oldukları eğitim doğrultusunda sanatta, tıpta, dini hayatta, felsefede ve çocuk eğitimi konusunda öne çıkmayı başaran Antik Çağın kadınları adlarından saygıyla söz ettirmeyi başarmışlardır. Elinizdeki bu kitap, kadının geçmişte de sosyal hayatta ne derece önemli roller üstlendiğinin adeta bir hikâyesidir. Bundan dolayı çalışmanın alanında önemli bir boşluğu dolduracağını ve keyifle okunacağını düşünmekteyiz.”
Prof. Dr. Özdemir KOÇAK
₺620,00
KİTAP TANITIMI
AÇIKLAMALI YENİ KELİMELER SÖZLÜĞÜ
Konuştuğumuz dil, düşünce dünyamızın ifadesidir. Bu dünyanın tuğlaları kelimeler, temel taşları mefhumlardır. 1930’lu yıllardan itibaren, dilimizdeki Arapça ve Farsça kelimelere karşılık olarak yeni kelimeler türetilmiş, bu kelimeler her zaman tartışma ve merak konusu olmuştur. Bu sözlükte sadece yeni kelimeleri değil, onların bugüne kadar gelebilme maceralarını da bulacaksınız.
₺750,00
KİTAP TANITIMI
İNGİLİZ TUTANAKLARINDA MONDROS VE MUDANYA
ÖLÜM VE HAYAT ARASINDA İKİ MÜTAREKE…
Mondros ve Mudanya Mütarekeleri, Türk Tarihi’nin modern zamanlardaki en önemli kırılmalarındandır ve mukadderat belirleyici yönleriyle belki de en önemlileridir. Bunlardan ilki, I. Dünya Savaşı’nı resmen sonlandıran, en kötü ihtimalle şartları ağır bir barış getirmesi beklenirken, Osmanlı Devleti’ni yeni bir parçalanma projesine dahil eden ve Sevr’e uzanan süreçte bunu başlatan gelişmelerin ilk adımıdır. Türk Milleti için kabul edilemez şartları muhtevi bir mütarekedir, hatta mütareke de değil, hükümlerinin ağırlığı göz önüne alındığında bir teslimiyet belgesidir. Zira 25 maddelik bu metinde, yüzyıllardır bu bölgenin sakini olan Türklerin hukukuna hiçbir şekilde temas edilmemektedir. İmzalanmış bu maddelerle, Türklere Anadolu’da hayat hakkı tanınmıyor ve Oryantalizm meselesi de Batılı devletler ve milletler açısından çözüme kavuşturuluyordu. Buna karşılık bu mütarekelerin ikincisi olan Mudanya, Türk Milleti için yeni bir hayat alanı sağlıyor, kendisine karşı izlenen menfur politikaları sonlandırıyordu. Neticede daha önceden var olan ve meş’um Mondros Mütarekesi’nin doğurduğu yeni problemler, büyük bir muzafferiyetle sonuçlandırılan Türk Milli Mücadelesi’yle ortadan kaldırılıyor ve imzalanan Mudanya Mütarekesi de bu zaferi taçlandırıyordu. Türk Milleti için bir son ve yeni bir başlangıç olan Mondros ve Mudanya Mütarekeleri, bugüne kadar bazı eserlerde tam metin olarak bilim alemine sunulmuştu. Elinizdeki bu kitap, bu iki mütarekeye ait İngilizlerin bizzat tuttukları zabıtların ve belgelerin incelenmesiyle oluşturulmuştur ve İngiliz tutanaklarının ilk kez tam metin olarak yayınlanması açısından büyük önem arz etmektedir.
₺520,00
KİTAP TANITIMI
Güzel Sanatlar Liselerinde Müzik Eğitimi Odaklı Araştırmalar
Güzel Sanatlar Liseleri, uzun yıllardır bilimsel çalışmalarda yoğun biçimde ele alınmıştır. Sayıca göz dolduran ve göreceli olarak tatmin edici kabul edebileceğimiz yaklaşık 30 yıllık geçmişe dayalı mevcut birikime karşın, ilgili araştırmalar içerik analizi yaklaşımıyla incelenmemiştir. Oysaki içerik analizi çalışmaları, ilgili alanı tanımlamaya yardımcı olabilir. Ulaşılan sonuçlar öz eleştiri yapmamıza katkı sağlayabilir, bilimsel tartışmalara ve sorgulamalara ışık tutabilir. Bu kitap, Türkiye’de Güzel Sanatlar Liselerinde müzik eğitimi odaklı yürütülen araştırmaları mercek altına almaktadır. Çalışmada, 1993-2022 yılları arasında tamamlanan tez, makale, bildiri, kitap ve kitap bölümü olmak üzere toplam 476 araştırmanın tematik ve metodolojik eğilimi içerik analizi yöntemiyle incelenmiştir. Kitabın Güzel Sanatlar Liseleri konusunda çalışma yapacak olan araştırmacılara katkı sağlaması beklenmektedir.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Kamu Yönetiminde Güncel Perspektifler
Küresel dünyanın karşı karşıya kaldığı değişim süreci birçok disiplinde olduğu gibi kamu yönetimi alanında da önemli değişiklikler ve dönüşümleri beraberinde getirmektedir. Özellikle siyaset, ekonomi ve toplumsal alanda görülen gelişmeler dünyanın pek çok ülkesinde ve bu ülkelerde yaşayan insanları yakından ilgilendirmektedir. Kamu yönetimi özelinde ele alınan bu eser küresel ölçekte kamu yönetiminin son yıllarda dünyada görülen gelişmeler ışığında karşı karşıya kaldığı etkileşimi, günümüz gözüyle bu alana özgü çalışmalardan hareketle değerlendirilmeye çalışılmaktadır. Bu kapsamda dünyada yaşanan sosyo-ekonomik siyasal ve yönetsel olgular üzerinden akademik bir bakış açısıyla kamu yönetiminde yaşanan gelişmelere ışık tutulması amaçlanmaktadır. Bu çerçevede ele alınan çalışmanın yönetim, siyaset ve ekonomi bilimi alanına ilgi duyan başta akademisyenler ve öğrenciler olmak üzere bu alanı merak eden okuyuculara katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Beden İmgesi Esnekliğini Geliştirmeye Yönelik Grup Psikoeğitimi
Bedenimizle ilgili duyduğumuz rahatsızlıklar yaşamımıza anlam katacak yolda yürümemize engel teşkil etmekte midir? Eğer cevap evet ise, beden imgesi esnekliğimizin düşük olduğu kanısına varabiliriz. Bu kitap, bireylerin bedenleriyle ilgili rahatsızlıklarının onların yaşam anlamları önünde daha fazla engel teşkil etmemesi için geliştirilen bir grup psikoeğitim programını içermektedir. Kitapta sunulan psikoeğitim programının genç yetişkin bireylerin beden imgesi esnekliğini artırmada etkili olduğu deneysel çalışma ile ortaya konulmuştur. Sırf yüzünün çirkin olduğunu düşündüğü için arkadaşlarıyla daha az görüşen, oysa arkadaş ilişkilerine çok önem veren; her zaman “fit” olmak zorunda olduğu için çok uzun saatlerini spor salonunda geçirerek ilgi duyduğu geometri alanıyla ilgili çalışmalarını yürütemeyen; vücudundan memnun olmadığı için sunum yapmaktan sürekli olarak kaçınan ve çok sevdiği “öğretme, paylaşma” deneyimlerinden kendini mahrum eden; vücudundaki yara izinden rahatsız olduğu için denize girmekten kaçınan ve eğlencesine kısıtlama koyan genç yetişkinlere yardımcı olabilmek umudu taşınarak geliştirilen bu psikoeğitim programı, ruh sağlığı alanında uygulayıcıların doğrudan yararlanabileceği bir içerik sunmaktadır. Genç yetişkinler de kitabı bir kendine yardım kaynağı olarak kullanabilirler.
₺195,00
KİTAP TANITIMI
Hassas ve Tartışmalı Bir Konu 1915 Ermeni Olayları
Türkiye, 1915 Olayları nedeniyle son zamanlarda içte ve dışta giderek artan bir saldırı kampanyası ile karşı karşıya kalmıştır. Dikkat edilecek olursa Ermeni Sorunu, özellikle Türkiye kritik dönemlerden geçerken sahneye konulmaktadır. Bu duruma ilk örnek, Birinci Dünya Savaşı sırasında Osmanlı ordusunun Çanakkale için mücadele verdiği tarihte; Van, Sason ve Bitlis gibi doğu illerinde ardı ardına Ermeni isyanlarının patlak vermesidir. İkinci kritik dönem, Anadolu’da yeni bir millî devletin kuruluş mücadelesi verilirken, İttihat ve Terakki önderlerine birbiri ardına suikast düzenlenmesidir. 1970’lerde ortaya çıkan Ermeni terörü ise Kıbrıs Barış Harekâtı sonrası oluşan uluslararası baskı ortamında yoğunlaşmıştır. Aynı sorun şimdi de Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne gir(ebil)mek için çaba gösterdiği günlerde, dozu giderek daha da artırılan bir konu olarak gündeme getirilmektedir. Buna paralel olarak şimdilik 29 farklı ülke parlamentolarında “Ermeni Soykırım Yasası” kabul edilir olmuştur. Hiç şüphesiz tüm bunlardan maksat, Türk siyasetini kıskaca almak ve zorda bırakmaktır. Çünkü Asya ve Avrupa’yı birbirine bağlayan, Ortadoğu ve Kafkasya gibi, önemli petrol yataklarının kesiştiği noktadaki stratejik konumu ile Türkiye, diğer dünya ülkelerinin iştahını kabartmaktadır.
İşte bu kitapta farklılıklara saygı duyma ilkesinden hareketle ve karşıda öteki oluşturma gayesinden uzak olmak kaydıyla, 1915 Ermeni Olaylarının literatür kısmı belli bir sistematikle ve de okuyucuyu sıkmadan oluşturulmaya çalışılmıştır. Aynı zamanda tehcir olarak adlandırılan aslında Sevk ve İskân Kanunu olarak tarihi vesikalarda yerini alan konuya dair akla gelebilecek tüm sorulara cevap bulunabileceği umulmaktadır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Muhafazakâr Düşünce Üzerine Bir Analiz: TAHSİN DEMİRAY
Tahsin Demirayın bütünleyici özelliğinin muhafazakârlık olduğunu söylemek hem abartılı hem de yetersiz olacaktır. Muhafazakâr düşünceyle özdeşleştirilen düşüncelere sahip olmakla birlikte ekonomik kalkınma ve milli iradeyi hâkim kılma misyonu çerçevesinde hem siyasi hem de toplumsal yapıda değişimi arzulayan ve bu hedef doğrultusunda faaliyet gösteren bir kişilik olarak tanımlamak daha doğru olacaktır. Demirayın düşüncelerini daha çok içinde kültürel temel tasavvurların, sosyal-felsefi insan imgelerinin, sosyal bilimsel teori metinlerinin ve ampiri tariflerin yoğunlaştırılarak siyasi savlar haline getirildiği liberal muhafazakâr düşünce ekseninde değerlendirmek mümkün olduğu gibi, millet tasavvuru yoluyla modern ve geleneksel unsurları kaynaştırma arzusu bağlamında milliyetçi muhafazakâr olarak tanımlamak da mümkündür.
₺220,00
KİTAP TANITIMI
W. B. Bayrıl Şiiri “Geçiyor Sessizce Sularınızdan”
W. B. Bayrıl’ın şiirleri; rüyaların masalsı, değişken ve sembolik atmosferine sahiptir. Bayrıl’ın şiirlerinin sahip olduğu derinlik, rüyalarda yer alan uçucu imgelerle örülüdür. Rüya malzemeleriyle süslenen ve zaman tarafından kuşatılan şiirlerde, harflerin simyası/esrarı dikkati çeker.
W. B. Bayrıl Şiiri-“Geçiyor Sessizce Sularınızdan”da şair ve akademisyen Emel Koşar’ın W. B. Bayrıl hakkındaki uluslararası endekslerde taranan hakemli ve popüler dergilerde yayınlanan makaleleri yer almaktadır.
₺230,00
KİTAP TANITIMI
Canlandırma Sanatının Doğuşu, Öncüleri Ve Kullanım Alanları
Canlandırma sanatı, ortaya çıktığı ilk dönemlerden günümüze kadar teknolojik ve estetik dönüşümler geçirerek gelişimini sürdürmüştür. Bu çalışma, canlandırmanın temelini oluşturan Zoetrope, Praxinoscope ve Phenakistiscope gibi optik oyuncaklardan başlayarak, alanın tarihsel gelişimini ele almaktadır. Ayrıca çalışmada James Stuart Blackton, Winsor McCay, Fleischer Kardeşler ve Walt Disney gibi öncü isimlerin canlandırma sanatına kazandırdığı yenilikler incelenmekte; günümüzde hâlâ kullanılan pek çok tekniğin kökenlerine ışık tutulmaktadır. Çalışmanın son bölümünde ise canlandırmanın yalnızca sinema ile sınırlı olmayan yapısı değerlendirilerek eğitimden reklama, bilgisayar oyunlarından sanal gerçekliğe kadar uzanan geniş kullanım alanları ele alınmaktadır.
KİTAP TANITIMI
Sabûhî Ahmed Dede
Onyedinci yüzyıl Mevlevî şeyhlerinden Sabûhî Ahmed Dede Yenikapı Mevlevîhânesinin üçüncü şeyhidir ve Ehamide-i Sebadandır. Yenikapı Mevelevîhanesi kurulduktan sonra peş peşe Ahmed ismini taşıyan şeyh tarafından yönetilmiştir. İlk tasavvuf tecrübesini Eyüpte Kasım Babanın yanında gerçekleştiren Sabûhî Dede, daha sonra Konyaya gidip Bostan Çelebi ve Ebû Bekir Çelebiye intisap etmiştir. On üç yıl Konyada seyr ü sülûk eğitimini sürdürmüş ve sonunda Mevlevî dedesi olmuştur. Şam Mevlevîhânesi şeyhliğine tayin edilen Sabûhî Dede, Şamda telif ettiği İhtiyârât-ı Sabûhî adlı eserinde Mesnevîden intihap ettiği beyitlerin şerhini yapmıştır. Yenikapı Mevlevîhânesi şeyhleri Kemal Ahmed Dede, Doğânî Ahmed Dede ve Sabûhî Ahmed Dede hakkında şimdiye kadar verilen bilgiler tashihe muhtaçtır. Bu sebeple döneme ait kaynaklar yeniden taranmış, ulaşılan bilgi ve bulgular üzerinden yeni veriler ortaya konulmuştur. Eserde öncelikle XVII. yüzyılda İstanbuldaki tarikatların genel durumu, Mevlevîliğin İstanbula gelişi ve bu dönemde faaliyet gösteren diğer tarikatlar ve temsilcileri hakkında bilgi verilmiştir. Biz de bu bilgiler ışığında Yenikapı Mevlevîhânesinin kuruluşundan Sabûhînin vefatına kadar olan sürece dair yeni bulgular ışığında yeni görüşler aktardık.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
Diversifying Feminisms in the Literary World
Feminism as a diversifying term has been discussed, searched, analyzed, and reviewed in many literary works from different perspectives and in different fields. Since its first appearance, feminism has shown significant transitions that helped contribute to the emergence of new feminisms because of the diversifications in the literary world and various other disciplines. Over the years, the overarching trends have diverted feminism in theoretical stance, interdisciplinary application, and expansion across boundaries. Thus, it is not possible to define and talk about feminism from a single perspective but from different standpoints because multifaceted feminism has become a movement of development and diversification full of controversies, changes, and challenges opening new paths to be discovered and enabling untold stories to be narrated with different feminist voices and colorful pens of feminism portraying the diversifying feminisms.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
HAVACILIK AJANDASI
Havacılık Endüstrisini “örgütsel davranış” penceresinden ele alan Havacılık Ajandası; uçaklar, havayolu kültürleri, pilotlar ve havacılık tarihine damgasını vuran kazalara ilişkin dört önemli maddeden oluşuyor. Ajandanın ilk maddesinde günümüzden bugüne uçakların gelişimine değinilerek havacılık tarihine ilişkin büyük resim sunulmuştur. Ajandanın ikinci maddesinde ulus kültürü ve örgüt kültürü arasındaki etkileşime değinerek, hata yönetimi ve havacılık kültürleri anlatılmıştır. Üçüncü madde iyi bir pilotta olması gereken özellikleri; kişilik, zekâ, psikomotor beceriler, ekip kaynak yönetimi becerileri ve uçuş motivasyonu açısından sınıflandırarak ideal bir pilot profilinin detaylarını anlatır. Dördüncü madde Tenerife ve Portland Oregon kazalarının iç yüzünü anlatarak, kaza incelemeleri sonucu farkındalıkla temelleri atılan ekip kaynak yönetimine vurgu yapar.
₺0,00
KİTAP TANITIMI
Osmanlı Devleti Dış Borçlarının Ağ Analizi
Bu kitapta, Osmanlı Devleti’nin 1854-1914 döneminde gerçekleştirdiği 43 dış borçlanma kapsamındaki ilişkiler iki farklı ağ analizi yöntemiyle incelenmiştir. Global ağ analizi çerçevesinde, dış borçlanma süreci açısından önem arz eden neden-sonuç ilişkileri araştırılmıştır. Dış borçlanmaya yol açan nedenler belirlenmiş, ekonomik düzeni nasıl şekillendirdikleri ortaya konulmuştur. Bu kapsamda hangi finansal kuruluşlarla dış borçlanma ilişkisine girildiği, dış borçlanmaların miktarı, bu aktörlerin menşei ve Osmanlı’daki ekonomik faaliyetleri ele alınmıştır. Ego ağ analizi bağlamında, dış borçlanma ilişkileri iki ayrı dönem olarak incelenmiştir. İlk olarak, Osmanlı Devleti’nin 1854-77 zarfında gerçekleştirdiği dış borçlanmalar borcu borçla finanse etme ilişkisine dayalı olarak seyir göstermiştir. Bu dönemde alınan dış borçlanmalarda rol oynayan aktörlerin oluşturduğu ilişkiler ağı, 1875 yılında geri ödemelerin durdurulmasına (Moratoryum) ve 1881 yılında Düyun-u Umumiyye İdaresi’nin kurulmasına yol açmıştır. Dış borçlanma sürecinde ikinci dönem ise 1885-1914 yılları arasını kapsamaktadır. Bu dönemde yapılan dış borçlanmalar, borç-borç ilişkisinin yanı sıra, altyapı yatırımları odaklı olarak gerçekleştirilmiştir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Duygular Kitabı
Duygular insanın olduğu her yerde ve her anda davranış mekanizmasının önemli bir belirleyicisi durumundadır. Bu durum duygulara olan akademik ilgiyi artırmıştır. Ancak duyguların sebep, sonuç ve süreçlerini anlamak tek bir disiplinin araştırma sınırlarını aşmaktadır. Yirminci yüzyıl başlarından itibaren duygu araştırmaları çok boyutlu hale gelmiştir. Günümüzde farklı disiplinlerden çok sayıda araştırmacı duygular üzerinde çalışmaktadır. Bu bakımdan araştırma alanına “duygubilim” adı verilmesi önerilmektedir.
Son bir asırda duygular üzerinde yapılan araştırmalar önemli miktarda bilgi birikimi sağlamıştır. Herhangi bir diplinin bakış açısıyla yapılacak bir duygu araştırması, söz konusu bilgi birikiminden faydalanmalıdır. Duygular Kitabı, duygubilim araştırmalarında ihtiyaç duyulan devasa alanyazına açılan bir pencere olarak değerlendirilebilir. Kitap felsefe, fizyoloji, psikoloji, sosyoloji, sağlık ve örgütsel davranış gibi çeşitli disiplinlerde, duygularla ilgili kavram, kuram ve araştırmalardan elde edilen sonuçları bir araya toplamayı amaçlamıştır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
KÜTÜKTEN DÜŞÜLEN TÜRKMENLER
Alevilik konulu yayınlar, Türkiye’de belirli bakış açılarının tekelinde akademinin dahi birçok tartışmalar barındırdığı bir yapıda ilerlemektedir. İl ve bölge merkezli çalışmalar, konunun tarihsel unsurlarından ziyade yerelde yaşatılan ritüellere yoğunlaştığından çoğu kez sağlıklı yorumlara ulaşılamamaktadır. Bu eser mevcut çalışmaların dışında bir metodolojiyi benimsemeyi amaçlayarak tarih, sosyoloji ve halkbilim merkezinde bir yaklaşımla yorum ve değerlendirmelere gitmiş, seçilen örneklem üzerinden analizler yapılmıştır.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Amerikan Board Misyonerlerinin Balkanlar ve Ortadoğu Coğrafyasındaki Anatomisi (1820-1923) Cilt I
“Amerikan Board Misyonerlerinin Balkanlar ve Ortadoğu Coğrafyasındaki Anatomisi (1820-1923)” başlıklı bu çalışma, geleneksel tarih yazımının olay odaklı ve çoğu zaman teolojik ya da siyasal çerçevelerine alternatif olarak kolektif biyografi yöntemini benimsemekte; sahada görev yapan Amerikalı misyonerlerin demografik ve mesleki özelliklerini bütüncül bir veri seti üzerinden analiz etmektedir. Birincil arşiv kaynaklarının titiz bir çapraz kontrolle değerlendirilmesine dayanan bu yaklaşım, Amerikan Board’un bölgedeki insan kaynağını somut ve ölçülebilir bir çerçevede ortaya koymaktadır.
Çalışmanın iki ciltli yapısı, veri ile analitik yorumu ayrıştırarak hem kapsamlı bir envanter hem de istatistiksel ve sosyolojik çözümleme sunmaktadır. Çalışma, Board’un başarısını yalnızca maddi imkânlarla değil, yüksek nitelikli insan kaynağı ve bu kadro içinde gelişen akrabalık/evlilik ağlarıyla açıklamakta; özellikle “misyoner hanedanlıkları”nın kurumsal süreklilikteki rolünü vurgulamaktadır. Bu yönüyle araştırma, 1820-1923 yılları arasında Ortadoğu’daki faaliyetlerin insanî altyapısını sistematik ve ampirik biçimde analiz eden özgün bir katkı sunmaktadır.
₺480,00
KİTAP TANITIMI
ALMAN SİNEMASINDA TÜRK TEMSİLLERİ
1960 yılında başlayan Almanya’ya Türk işçi göçü, beklenilmeyen toplumsal sonuçları da beraberinde getirmiştir; Bu ülkede yaşama imkânı verilen Türklerin misafirliği istenildiği gibi kısa sürmemiş, hiç beklenilmeyen kalıcılıkla sonuçlanarak işçilere ve ailelerine yeni yaşam alanı yaratmıştır. 1960’larda başlayan, nicelik ve nitelik olarak değişmesine rağmen bugün hala devam eden Türk işçi göçü, dinamik bir toplumsal hareket olarak benimsenmiştir. Değişen hayatlar, ekonomiler ve toplum normları, Almanya’nın çok-kültürlü toplum yapısının oluşumunda katkıda bulunmuş ve bu süreçte kaydedilen karşılıklı etkileşimler Alman sanatında da izdüşümünü bırakmıştır. Nice romanlara, şiirlere, tuvallere ve tiyatro sahnelerine konu edilen “Türk konuk işçi” teması, beyaz perdede de yansımasını bulmuştur. Alman sinemasında Türk temsilleri yıllar içinde nicelik olarak artsa da, söz konusu temsillerde standartlaşmış ve klişeleştirilmiş stereotiplerden öteye gidilememektedir.
İşbu tespitten yola çıkan bu çalışma, Alman sinemasında Türk temsilinin salt kültürel ve yabancı olma kimliğine indirgeyerek sunulmasını eleştirel bir bakış açısıyla yaklaşmakta ve sinemada kendi ayakları üzerinde durabilen, özgün ve “Almanlaşmadan” Alman toplumuna entegre olabilen Türk temsillerini olağan bir şekilde yansıtılmadığı sorunsalının peşine düşmektedir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
İletişim Perspektifinden ÇANAKKALE’NİN DEĞERLERİ
Çanakkale, içinde bulunduğu coğrafi konumu ve boğazıyla Anadolu ve Avrupa’yı, Akdeniz ve Karadeniz’i birbirine bağlayan en önemli iki geçitten birini oluşturmaktadır. İşte bu nedenle eski çağlardan bu yana insanlık için değerli bir mekân olmuştur. Geçmişten günümüze burada yaşayan insan toplulukları, bu boğaz aracılığıyla ekonomik ve askeri üstünlük elde etmiş, bir yandan refah göçlerini tetiklerken diğer yandan işgallere uğramıştır. Pek çok uygarlığa ev sahipliği yapan bu topraklardaki yerleşim, milattan önce 3000 yılına kadar uzanmaktadır. Klasik ilkçağda henüz İstanbul önem kazanmadan Çanakkale Boğazı ve kıyıları birçok kente ve kültüre ev sahipliği yapmıştır. Çanakkale’nin insanlık tarihi ve Anadolu medeniyetleri bağlamındaki büyük önemi bir yana, Türk tarihinin en çetin muharebelerine mesken olması, milli kültür için bir bellek oluşturması ayrıca önemlidir. Çanakkale Deniz Zaferi (18 Mart), milli bilincin doğduğu yer olarak adeta Cumhuriyet’e uzanan yolun başlangıcını ve niteliklerini taşımaktadır. Çanakkale, hem deniz hem de kara muharebelerinde kazanılan zaferlerle, Türk Kurtuluş Savaşı’nda verilecek mücadelenin ve bağımsızlık ruhunun ilk ortaya çıktığı yerdir. Ege, Trakya ve Güney Marmara’nın kültürel niteliklerini taşıyan kent özellikli bir coğrafyada, tarihin derinlikte biriktirip bugüne taşıdığı çok özel bir hüviyete sahiptir.
Bu kitapta, toplumsal değişmeden kent kültürüne, sanattan medyaya, akademiden entelijansiyaya kadar birçok alanda iletişim perspektifinden Çanakkale’ye dair kapsamlı ve derinlemesine bir analiz ortaya konmaya çalışılmıştır.
₺380,00