KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

THE BALKAN WARS 1912-1913
₺440,00 -

TÂRİH-İ EDEBİYÂT-I OSMÂNİYE
-

Stratejik Birleşme ve Satın Almalar
₺390,00 -

Sosyal Bilimler Çerçevesinde Bağimsizlik ve Yeniden Kuruluş
₺390,00 -

Sinemada Irk Ayrımcılığı Tartışmaları
₺380,00 -

Sanat Eleştirisine Giriş
-

RIDING THE STORM
₺210,00 -

POSTİNSAN Gelecek Gündelik İlişkiler ve HUMANS
₺275,00 -

Örgüt Yönetiminde Duygular
₺315,00 -

Orta Toroslarda Dolinlerin Dağılışı ve Morfometrik Özellikleri
₺275,00 -

Narsisistik Yansımalar: Reşat Nuri Güntekin’in Romanlarında Aşk, Kimlik, Anadolu
₺380,00 -

Millî Mücadele Yıllarında Yozgat
₺260,00 -

Markalaşalım
₺440,00 -

KÜRESELLEŞME, YÖNETİŞİM VE YENİ KAMU İŞLETMECİLİĞİ
-

Kriz, Algı ve Markalaşma Açısından İletişim Yönetimi
₺325,00 -

Kentbilim Öğretileri
₺845,00
KİTAP TANITIMI
Sabrî Dîvânı
Osmanlı kültürü ve sanatı çok geniş coğrafyada ve uzun bir tarih sürecinde varlığını göstermiştir. İsimlerine kaynak ve tezkirelerde pek rastlanmasa da günümüz Türkiye sınırlarının dışında yetişmiş Divan şairleri de kültürümüzün önemli yapı taşlarındandır. Bu şair ve sanatçılarla ilgili yapılacak çalışmalar Türk kültür ve sanat dünyası için önem taşımaktadır. Bugün Yunanistan sınırları içerisinde yer alan Mora Yarımadası da sanat dünyamız açısından önem taşıyan yerlerden biridir.
- yüzyıldan başlayarak XIX. yüzyıla kadar Osmanlı sınırları içerisinde yer alan Mora, Divan şiirine katkıda bulunmuştur. Tezkire ve şiir mecmualarında biyografileri hakkında fazla bilgi bulunmamasına rağmen, isimlerine farklı kaynaklarda rastladığımız Moralı şairlerin varlığından haberdarız. XVIII. yüzyılda Mora’da yaşamış şairlerden biri de Sabrî mahsalıyla şiir yazan Es-seyyîd Karayılan-zâde Mehmed Emîn Sabrî Efendi’dir. Bu çalışmada kaynaklardan ve kendi eserlerinden hareketle Sabrî hakkında bilgi verilmiş ve Divan’ın mevcut nüshalarının karşılaştırılmasıyla tenkidli müstakil bir metin ortaya konmaya çalışılmıştır.
₺420,00
KİTAP TANITIMI
HABSBURG SERHADDİNDEKİ OSMANLI GARNİZONLARININ FİNANSMANI
Türkiye’de Osmanlı askerî tarihi konularını serhad çalışmaları kapsamında ele alan ve literatüre önemli katkılar yapan eserlere her geçen gün bir yenisi ekleniyor olsa da, devrin terminolojisini ortaya koyan, belgelerin doğru okunduğu kadar anlaşılmasını da sağlayan çalışmaların henüz benzer bir yoğunlukta yapılmamış olması alanın en önemli eksikliklerinden biri olarak göze çarpmaktadır. Zira meşruiyet skalasının bir parçası olarak imparatorluk mekânlarının mütemmim cüzü olan serhadlerdeki askerî örgütlenmenin ortaya konulması, bu bağlamda Osmanlı askerî tarihi üzerine yapılacak yeni çalışmalara ışık tutacak önemli argümanlar sağlayacaktır. Bu bağlamda elinizdeki çalışma, 1683-1699 Harbi’nde Osmanlı’nın Habsburg sınırındaki örgütlenmesini, garnizonların organizasyonundaki değişim ve bu değişimin yarattığı ekonomik koşullar çerçevesinde ele almaya çalışmaktadır. Harbin gidişatındaki değişime paralel olarak askerî ve malî tedbirlerin Osmanlı merkezî idaresi tarafından hayata geçirilmeye çalışılması ve bu yeni yapının beraberinde getirdiği problemlerin çözüme kavuşturulması, değişen yapıya uygun yeni bir askerî / malî uygulamanın yapılmasını zorunlu kılmıştır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Girişimcilik ve Kobi’ler
Dünyadaki hızlı ekonomik, sosyal ve teknolojik gelişmeler, küreselleşme, hizmet sektörünün gelişmesi günümüz bilgi toplumunda girişimciliğin önemini daha da artırmıştır. Girişimciler, günlük hayatta ihtiyaç duyduğumuz mal ve hizmetleri üretmekte, piyasaya arz etmekte ve istihdam meydana getirerek işsizliğin azalmasına da katkıda bulunmaktadırlar. Bu kadar önemli görevler üstlenen girişimcilerin modern çağın gerektirdiği bilgi ve donanımlarla yetiştirilmesi, sahaya çıkmalarının ve kendi işlerini kurmalarının teşvik edilmesi büyük önem taşımaktadır.
Girişimciliğin özendirilmesi, girişimci adaylarının sahaya çıkarılması, girişimcilerin kendi işlerini kurduklarında ihtiyaç duydukları yönetim kabiliyetlerinin geliştirilmesi, ülkenin ekonomik kalkınmasında ve gelişmesinde önemli bir role sahiptir.
Bu kitap kendi işini kuran veya kurma düşüncesinde olan girişimcilere ve girişimci adaylarına yol gösterebilmek amacıyla hazırlanmıştır. İş fikrini iş planına dönüştürerek küçük veya orta büyüklükte KOBİ şeklinde kendi işini kuran ve yöneten girişimcilerin, kuruluş ve işletme aşamasında neler yapacaklarını ve KOBİ’lerin yönetimi konusunda bilgilendirmeyi hedeflemektedir.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Genişletilmiş Gerçeklik Teknolojileri ve Güvenlik Uygulamaları
Güvenlik alanı, geçmişten günümüze teknolojik gelişmelere öncülük yapmış ve yapmaya devam etmektedir. Devletler, iç ve dış güvenliğini sağlamak için bu alanda yapılan teknolojik gelişmelere büyük önem vermekte ve geniş bütçeler ayırmaktadır. Sanal, artırılmış karma gerçeklik teknolojilerini içerisinde barındıran “Genişletilmiş Gerçeklik” teknolojileri de son yıllarda güvenlik alanında gözde teknolojiler olarak öne çıkmaktadır.
Güvenlik alanının ihtiyaç duyduğu eğitim ortamlarının sanal olarak yaratılması ve deneyimlenmesi sayesinde, gerçek hayat koşullarına en yakın eğitim ortamı oluşturulabildiğinden güvenlik alanında genişletilmiş gerçeklik teknolojilerinin kullanımı da giderek artmaktadır.
Bu kitapta güvenlik, mühendislik ve iletişim gibi farklı disiplinlerden uzman araştırmacı ve akademisyenler tarafından genişletilmiş gerçeklik teknolojilerinin güvenlik alanındaki uygulamaları her bir disiplin özelinde incelenerek, siber güvenlik, coğrafi farkındalık, afet yönetimi, sağlık güvenliği, savunma sanayii, güvenlik personelinin fiziksel eğitimi, ateşli silah eğitimi, ciddi oyunlar, harp oyunları, muharebe modelleme ve simülasyon, insansız hava araçları simülatör sistemleri, çevre güvenliği, üç boyutlu haritalar ve güvenlik alanındaki inovasyon ve teknoloji transferi konuları açısından gerçek hayat uygulama örnekleriyle zenginleştirilerek açıklanmıştır.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
Digital Transformation in Banking Industry Financial Security, Audit and Business Perspective
The book “Digital Transformation in Banking Industry – Financial Security, Audit and Business Perspective” explores the effect of digital transformation on Anti-Money Laundering (AML) regime by focusing on digital Know Your Client (eKYC), artificial intelligence in AML, crypto currency, and virtual assets by drawing attention on ongoing compliance challenges in “virtual assets era”. Furthermore, it explores Fintechs and future of conventional banking as well as remote auditing in banking industry.
This edition explores Fintechs and the future of conventional banking. This is to examine the Fintech structures that have recently gained great importance in the world and to evaluate the possible effects of the developments on traditional banking in the future. Considering the innovations that Fintech structures bring to payment systems, their impact on credit markets and the structure of blockchain-linked contracts, it is expected that they will have greater effects on the financial system in the future. In this context, the book analysis the effects of these structures on traditional banking by including the recent literature on the subject.
Remote auditing is one of the common methods that is suitable for today’s world with its flexible and technology-based structure. In our book we have dedicated a chapter which explores remote auditing (also known as virtual audit) and challenges as well as advantages of applying it.
A chapter is dedicated to AML Programs in Banking Industry in Covid-19 Era, which identifies challenges, good practices, and policy reactions to new ML/TF risks which can be also defined as financial security risks arising during the Covid-19 pandemic crisis and due to impact of digital transformation in banking industry.
A special attention is dedicated to the artificial intelligence in AML structures in banking and the role of artificial intelligence for detecting money laundering cases by decreasing the number of “false alerts” and increasing the quality of “real matches”. The book explores the role of artificial intelligence on increasing the efficiency and decreasing the manual work on daily basis for AML Compliance Officers.
The book explores virtual currency and blockchain by identifying ongoing compliance challenges from decentralized platforms, peer-to-peer cryptocurrency exchangers, anonymity-enhanced cryptocurrencies, and “jurisdictional arbitrage” (the ability of criminal actors to route their activity through countries with weak AML/CFT regimes). Blockchain/ Distributed Ledger Technology (DLT) applications aside, certain properties of Virtual Currencies (including VCs associated with Initial Coin Offering – ICOs) entail special Financial Crimes Compliance (FCC) risks, some of which are detailed in our book.
Nowadays the Digital Identity (DI) services help financial institutions, especially banking industry, to offer several services efficiently and properly to their clients. By keeping this in mind, the measures for Covid-19, offering services in distance remains the best solution in the market. The DI provides provable and sharable identity, which is particularly important when on-boarding clients but also has a key protection role to play when users are transacting. In our book we have dedicated a chapter related to digital ID system and eKYC.
We believe this edition contributes to current literature for the effect of digital transformation in banking industry from the financial security, audit and business perspective and it is important for compliance officers and bankers, policy makers, strategists, academics, students, and professionals in the field of compliance.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
İHRACATA YÖNELİK TEŞVİK VE DESTEK POLİTİKALARI
Ekonomik gelişmişliğin belirlenmesinde milli gelir, ithalat, ihracat ve cari açık gibi birçok ekonomik değişken etkili olmaktadır. İhracata yönelik teşvik ve destek politikaları da ülkelerin ekonomik anlamda gelişmelerine önemli katkıları olmakla birlikte ihracat faaliyetlerini artıran etkenler olarak karşımıza çıkmaktadır. Uygulanan ihracatı teşvik destek politikalarının amacına uygun kullanılması ve kullandırılması ile birlikte söz konusu destek ve teşviklerin denetimi de önemli bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Sağlık Çalışanlarının Kronizm Algısı Üzerine Etik Liderlik ve Psikolojik Sermaye İlişkileri
Bu kitap, hastane çalışanlarının kronizm, etik liderlik ve psikolojik sermaye ilişkilerini incelemektedir. Sağlık sektörünün zorluklarıyla başa çıkmaya çalışan sağlık çalışanlarının üst seviyede psikolojik sermaye düzeylerine sahip olması önemlidir. Bu sebeple kronizm ile mücadelede etik liderliğin rolü ve çalışanların psikolojik sermayelerini nasıl artırabilecekleri üzerine odaklanan bu eser, sağlık profesyonellerinin mesleki yaşamlarında daha sağlam bir temel oluşturmalarına yardımcı olmayı amaçlamaktadır. Hem akademik çevreler hem de uygulamacılar için değerli bir kaynak olan bu çalışma, sağlık hizmetleri yönetimi ve liderlik konularında derinlemesine bir bakış sunmaktadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Mustafa Reşit Bey’in Hikâyeleri ve Mensur Şiirleri
Mustafa Reşit Bey’in Tanzimat sonrası Türk edebiyatının estetik dönüşümünde üstlendiği kritik rolü mercek altına alan bu çalışma, yazarın kurmaca ve “mensur şiir” türündeki verimlerini bir bütünlük içinde sunmaktadır. “Ara Nesil”in hassas kalemlerinden biri olan Mustafa Reşit Bey, dönemin hâkim edebî anlayışı ile Servet-i Fünun’un müjdeleyicisi olan yeni üslup arasında entelektüel bir köprü vazifesi görür. Elinizdeki eserde toplanan Tezkir-i Mazi, Bir Çiçek Demeti, Cüzdanımdan Birkaç Yaprak ve Tesavir-i Hayat adlı metinler; romantik duyarlılığın, melankolinin ve ferdî ıstırapların retorik düzeyde nasıl bir kimliğe büründüğünü kanıtlar niteliktedir.
Yazarın metinleri tabiat tasvirleri, kadının toplumsal temsili ve modernleşme sancıları gibi izlekleri lirik bir derinlikle işler. Özellikle “mensur şiir” türünün erken dönem örneklerini barındıran bu külliyat, Türk edebiyatında mensur anlatının şiirselleşme evrelerini takip etmek isteyen araştırmacılar ve edebiyatseverler için temel bir referans kaynağıdır. İstanbul’un coğrafi ve kültürel mekânlarının birer duygu iklimine dönüştüğü bu eserlerde, dönemin dil estetiği ve anlatım tekniklerindeki değişim tüm berraklığıyla gözlemlenebilmektedir.
Mustafa Reşit Bey’in sanatındaki teknik yetkinliği ve duyuş tarzını yeniden gündeme taşıyan bu yayın, 19. yüzyıl sonu Türk edebiyatı üzerine yürütülen akademik tartışmalara zengin bir malzeme sunarken, okuru dönemin naif ve hüzünlü atmosferine davet etmektedir.
₺320,00
KİTAP TANITIMI
Türk Edebiyatında İktidar Mücadelesi (1860-1895)
“Hayatın ve tabiatın aynası olan sanatın, toplumdaki ideoloji ve düşünce sistemlerini de -az veya çok- yansıtması kaçınılmazdır. Nitekim, diğer beşerî ve evrensel değerler gibi siyasi fikirler ve bunların eylem ve uygulama safhasını oluşturan iktidar mücadelesi de sanat eserlerine yansımıştır. Üstelik Edebiyat, hem olayları somut ve estetik hâle sokmakla Felsefe’nin kuruluğunu ve soyutluğunu giderdiği; hem de kötü de olsa ‘gerçek’i söylemek zorundaki Tarih’ten farklı olarak ‘ideal’i telkin edebildiği cihetle eğitimde büyüleyici bir etkiye sahiptir. Çünkü sanatçı, olayları çoğu kere kendisi kurguladığı için iyiyi daima ödüllendirip, kötüyü cezalandırabilir.
Kuvvetli bir sosyal şuura ve aydın sorumluluğuna sahip bulunan Tanzimat Nesli yazarları roman, piyes, hikâye gibi yeni edebî türlerin bütün imkânlarından faydalanarak vatan sevgisini, hak ve hürriyet aşkını, adaletin vazgeçilmezliğini, millet ve insaniyete hizmetin yüceliğini ve yücelticiliğini anlatmak için âdeta seferber olmuşlardır. Her nevi iktidar mücadelesinde kaosa ve isyana sebebiyet vermeden, mevcut düzeni kurallar içinde tanzim ve ıslah için çabalamışlardır. En ihtilalci eserlerde bile bu “tanzim ve ıslah” fikrinin temel oluşturduğunu görmek mümkündür.”
₺300,00
KİTAP TANITIMI
NÛRUL-İSLÂM
Eski Anadolu Türkçesi döneminde telif ve tercüme pek çok eser kaleme alınmıştır. Kuran tercümesi, hadis tercümesi, siyer tercümesi, kısasül-enbiya, tezkiretül-evliya gibi türlerde eserler ortaya konulmuştur. Bu türlerden biri de fıkıh metinleridir. İslam hukukunda din ve dünya işleri ile ilgili ana kaynaklardan yararlanarak konulmuş olan kuralların bütünü olarak tanımlanan bu türle ilgili Türk edebiyatında pek çok eser yazılmıştır.
Elinizdeki Nûrul-İslâm adlı eser de bu türe ait bir metindir. Mensur olarak kaleme alınmış eserde, genel olarak diğer fıkıh metinlerinde ele alınan konular işlenmiştir. Nûrul-İslâmda oruç, namaz, hac, zekât, nikâh, boşanma, miras, kölelik, cariyelik gibi konulara yer verilmiştir. Bu konuların yanında fıkhî konulara temas eden çeşitli kıssalar da eserde kendine yer bulmuştur. Genel olarak Hanefi mezhebinin görüşleri etrafında şekillenmiş olan eserde, yer yer diğer mezhep imamlarının görüşlerine de yer verilmiştir. Eski Anadolu Türkçesiyle yazılan eserin dili oldukça sadedir. Eserde ağız özelliği olarak değerlendirilebilecek dil unsurları da yer yer görülmüştür.
₺1.000,00
KİTAP TANITIMI
SAMSUN GÜMRÜĞÜ
Samsun limanında gerçekleşen ticarî faaliyetlerin ayrıntılı bir istatistiği olan eser, Samsun Ticaret Odası tarafından hazırlanıp bastırılmıştır. Eserin hazırlanmasına katkısı bulunan dönemin Samsun Ticaret ve Sanayi Odası Başkâtibi Mehmet Şükrî “İstatistiklerin Lüzûm ve Fevâidi ve Samsun Ticâret Odası’nın Maksadı” başlığı altında önemli bir yazıya yer verilmiştir. Mehmet Şükrî, medeni milletlerin istatistiğe büyük önem verdiğinden, bu konuda teşkilatlar kurduklarından bahsederek, Osmanlı Devleti’nde bu tarz bir anlayışın ve teşkilatlanmanın ne derece cılız olduğunu üzülerek belirtmiştir. Yazısının devamında, bir memleketin iktisadî durumunu ölçmenin, yıllık ihracat ve ithalatı arasındaki farkı gerçek anlamda bilmekle mümkün olduğunu, bu maksatla hazırlanacak istatistiklerin ülke için çok yararlı olduğunu ifade etmiştir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Sinemada Kurgu ve Anlatı İlişkisi Ümit Ünal Filmlerinin Analizi
“Film sanatının temeli kurgudur”
Vsevolod Illarionovich Pudovkin
Sinemada özgün bir yaklaşım geliştirebilmek için kurgu ve anlatı arasında güçlü bir ilişki yaratmak gerekir. Kurgu, teknik bir kavram olmaktan ziyade filmi oluşturan çekimlerden anlamlı bir bütün yaratılmasını içerir. Sinemanın ilk dönemlerinden itibaren etkisini gösteren kurgu ve anlatı kavramları, farklı kültürlerden ve coğrafyalardan pek çok yönetmenin biçimsel tercihleri sonucunda çeşitli gelişmeler göstermiştir. Bu çalışmada, sinemanın ilk yıllarından yola çıkılarak kurgu ve anlatının gelişimi ayrıntılı bir şekilde ele alınmaktadır.
Kitabın son bölümünde, Türk sinemasında kurgu ve anlatıyı etkili bir şekilde kullanarak özgün bir dil yaratan Ümit Ünal’ın filmleri, analiz edilerek, yönetmenin sinemasal yaklaşımı incelenmektedir.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
FİNANSAL TEKNOLOJİLERİN VE DİJİTAL DÖNÜŞÜMÜN İŞ İLANLARI ÜZERİNE ETKİSİ
Finansal teknolojilerdeki gelişmelerin ve dijital dönüşümün, yapay zekâ ve robot teknolojilerinin çalışma yaşamına etkileri kaçınılmazdır. Teknolojik gelişmelerin mevcut durumu ve finansal sektöre etkileri çok yönlü olarak ele alınması gereken bir konudur. Bankacılık sektörü ve diğer mali kuruluşların bu teknolojileri yakından takip ettiği birçok teknolojik gelişmeye de öncülük ettiği görülmektedir. Bu gelişmeler mesleki yaşamı da önemli ölçüde etkilemektedir ayrıca profesyonellerin kariyer yolculuğuna da yön vermektedir. Uluslararası iş ilanı web sitesi olan LinkedIn sitesinin kamuya açık verilerinden yararlanılarak, G7 (ABD, Almanya, Birleşik Krallık, Fransa, İtalya, Kanada ve Japonya) ülkelerinin finans, yazılım ve bilgi teknolojileri alanlarında Aralık 2019 ve Aralık 2020 dönemleri arasında en çok ilan veren kurumlar, işler ve ilanlarda en çok yer alan beceriler karşılaştırılıp analiz edildiği bu çalışmada Türkiye ve dünya genelinde bankacılık, finans, muhasebe, denetim ve sigortacılık alanlarındaki iş ilanlarının deneyim düzeyi, şirket, iş türü, konum, sektör ve iş ilanı şeklindeki verileri sınıflandırılarak analiz edilmiştir. İş ilanlarının detayları üzerinden adayların yazılım ve bilgi teknolojileri alanlarında becerilere sahip olması gerekliliği dikkate değer bir sonuçtur. Sektörün bu alanlara yönelmesi ile beraber çalışma yaşamında yeni meslek dalları ve yeni pozisyonların ortaya çıkması muhtemeldir. Yazılım ve bilgi teknoloji hizmetleri alanına yönelmesinde dünyada yaşanan pandeminin de etkisi olduğu düşünülmektedir.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Lâle Müldür Şiiri Notaların Gümüş Ağırlığı
1980 sonrası Türk şiirinin öne çıkan şairlerinden Lâle Müldür, rüya atmosferine sahip şiirlerinde Divân edebiyatının yanı sıra Doğu ve Batı şiirinden de beslenir. Lâle Müldür’ün şiiri katmanlı bir yapıya sahiptir. Donanımlı okur, kültürel birikimi doğrultusunda bu katmanları aralayarak Lâle Müldür’ün şiirinin derinliğini sezebilir. Lâle Müldür, kitaplarında sadece edebî eserlere değil, tarihî ve mitolojik hikâyelere de göndermelerle şiirlerini derinleştirir.
Lâle Müldür Şiiri-Notaların Gümüş Ağırlığı’nda şair ve akademisyen Emel Koşar’ın Lâle Müldür hakkındaki uluslararası hakemli dergilerde yayınlanan makalelerinin yanı sıra daha önce yayınlanmamış yazıları da yer almaktadır.
₺190,00
KİTAP TANITIMI
HİKÂYET-İ SÎMURG
Kökeni Fars edebiyatına dayanan simurg efsanesi, edebiyatta ve tasavvufta insanın kendini keşfetme ve olgunlaşma yolculuğunu konu alan bir alegoridir. Bu doğrultuda Ferîdüddin Attâr’ın Mantıku’t-Tayr eserinde zirveye ulaşan bu sembolizm, bireyin nefis mertebelerini aşarak hakikate ulaşma çabasını simgeler. Kaynağını mitolojiden alan ve bilhassa İslam felsefecileri tarafından eserlerinde sıklıkla işlenen simurg, sahip olduğu varlıksal nitelikler itibariyle tarihsel süreç içerisinde el yazmalarına da konu olmuştur. Çalışmanın konusu olan Hikâyet-i Sîmurg, Avrupa’daki kitaplıklarda yer alan yazma bir eserdir. Hikâyet-i Sîmurg, Almanya’da Tübingen Eberhard Karls Üniversitesi Kütüphanesinde Ma.VII.11’de kayıtlı mecmua içindedir. Mecmuada, çeşitli konularda metin parçaları bulunmaktadır. Bu metin parçalarında Eski Oğuz Türkçesinin dil özellikleri görülmektedir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
MECMUA-İ NEZÂİR
Nazire mecmuaları Divan edebiyatı araştırmaları için önemli kaynaklardan biridir. Divanı bulunmayan şairlerin şiirlerine ve şairlerin yayımlanmış divanlarında yer almayan şiirlerine bu eserler aracılığıyla ulaşılmaktadır. Ayrıca söz konusu mecmualar döneminin genel şiir anlayışını ve mürettibinin şahsi şiir zevkini yansıtan önemli belgelerdir.
Çalışmamız, Mevlânâ Müzesi Kütüphanesinde 2456 numara ile kayıtlı bir nazire mecmuası olan “Mecmu-a-i Nezâir”in inceleme ve transkripsiyonlu metninden oluşmaktadır. Harekeli nesihle kaleme alınan mecmuanın 16. yüzyıla ait olduğu düşünülmektedir. Mecmuada 173 şairin birbirine nazire olan gazelleri kafiyeye göre sıralanmıştır. Mürettibi hakkında ise kesin bir bilgi bulunmamaktadır.
Çalışma iki kısımdan oluşmaktadır. Birinci kısımda adı geçen mecmuanın genel hususiyetleriyle tanıtımı yapıldıktan sonra şekil ve muhteva özellikleri üzerinde durulmuştur. Mecmuanın transkripsiyonlu metninden oluşan ikinci bölümde ise şiirler, yayımlanmış divanlarda ve muhtelif kaynaklarda tespit edilen nüshalarıyla mukayese edilerek mevcut farklılıklar gösterilmiştir.
₺550,00
KİTAP TANITIMI
SINIF ÖĞRETMENLİĞİ EĞİTİMİNDE BEDEN EĞİTİMİ ÖĞRETİMİ
Bilindiği üzere eğitim fakülteleri bünyeleri içinde yer alan sınıf öğretmenliği eğitiminin temel hedefi, sınıf öğretmeni adaylarında ilköğretim birinci kademeye yönelik öğretmen yeterliliği oluşturmaktır.
Yeterlilik oluşturmaya dayalı sınıf öğretmeni yetiştirmenin birincil ve en önemli koşulu, sınıf öğretmenliği eğitiminde okutulan lisans derslerinin özelliğine göre ilköğretim birinci kademeyle ilgili bilgi, beceri ve öğretim becerisi oluşturacak biçimde düzenlenmesidir.
Bu kitap, sınıf öğretmenliği eğitimi almakta olan sınıf öğretmeni adaylarının ilköğretim birinci kademedeki beden eğitimi dersleri konusunda yeterlilik kazanmalarını sağlama amacına dönük olarak hazırlanmıştır.
Bu bağlamda kitabın genel içeriği ve kapsamı sınıf öğretmenliği eğitimi lisans programında yer alan beden eğitimi ile ilgili derslerin nasıl yürütülmesi gerektiğine ilişkindir.
Sınıf öğretmenliği eğitimi lisans programında yer alan beden eğitimi ile ilgili dersler Beden Eğitimi ve Spor Kültürü ve Beden Eğitimi Oyun Öğretimi dersleridir.
Söz konusu bu derslerin yarıyıl öğretim programları gerek teorik, gerekse uygulamalı içerik olarak sınıf öğretmeni beden eğitimi öğretim yeterliliği amacına dönük olarak hazırlanır ve uygulanırsa, sınıf öğretmeni adaylarının gelecekte göreve başladıklarında ilköğretim birinci kademe beden eğitimi derslerini amaca uygun ve daha verimli olarak yürütebilmelerine katkıda bulunulmuş olunacaktır.
KİTAP TANITIMI
Sultan III. Ahmet Dönemi Enderûn Hazinesi Gelir-Gider Defterleri (1703-1730)
Osmanlı Devletinin iç hazinesi konumunda bulunan Enderûn Hazinesi, fonksiyon itibariyle kıymetli para, mücevher ve eşyaların saklandığı bir depo veya sandık vazifesi görmektedir. Dış hazinenin ihtiyaçtan fazla olan varlığı Enderûn Hazinesinde muhafaza edilmiştir. Enderûn Hazinesi, içerisinde altın ve gümüş nakdînden başka kıymetli mücevherat, kumaş, giyim-kuşam, silah, ev içi unsurlar, kitap ve kokular gibi eşyalar bulunmaktadır. Öte yandan içinde bulundurduğu kendine münhasır üretim ve dönüşüm mekanizması ile Osmanlı sarayının geri dönüşüm kutusu özelliğini taşımaktadır. Bu kendi kendine yetebilme özelliği sayesinde Osmanlı Devletinin yegâne müesseslerinden biri haline gelmiştir. Dolayısıyla Enderûn Hazinesi bir hazineden çok daha fazlasını ifade etmektedir.
Sultan III. Ahmet dönemi gerek siyasi ve ekonomik gerek sosyo-kültürel bakımdan Osmanlı tarihi araştırmacılarının en çok dikkatini çeken dönemlerden biri olmuştur. Enderûn Hazinesi, Araştırmacılar arasında birçok tartışmaya sebebiyet veren böyle bir dönemde, sarayın maddi gelir ve giderleri konusunda önemli ipuçları vermektedir. Bunun yanı sıra dönem değerlendirmesi yapılması açısından içerisinde birçok kültür unsurunu bulundurmaktadır. Bu kitapta, Sultan III. Ahmetin 27 yıl süren saltanatında, Enderûn Hazinesinin kayıt altına alınmış gelir ve gider defterleri incelenmiştir.
₺620,00
KİTAP TANITIMI
Türk Milliyetçiliğinde Düşünce İzlekleri
Türk milliyetçiliğini merkeze alarak Türk milletinin yaşadığı kadim sorunların çözümleri üzerine üretilen düşünceler yön belirleyebilecek farklı izlekler üretmiştir. Bu izleklerden bazıları siyaset-toplum ilişkisine ve bu ilişkide yönetici aydın sınıfın yapısına, toplumsal ve siyasal rolüne verdiği önemle ortaya çıkarken bazılarında ise milliyetçilik, kültür, medeniyet, toplumsal değişme gibi temel sosyolojik kavramların yeniden ele alınarak berrak bir şekilde tanımlanmasına ve bunların Türk toplumunun güncel sorunları dikkate alındığında metodolojik olarak pergelin sabit ucunun nereye ve nasıl konumlanacağına dair yaklaşımlara yer verilmiştir. Dolayısıyla Türkiye’deki toplumsal meseleler ele alınırken Türk milliyetçiliğindeki bu düşünce izlekleri içinde dikkate alınması gereken önemli özellikler barındırmaktadır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
TÜRK HALK EDEBİYATI
Halk Edebiyatı, halkın duygu ve düşüncelerini, özlemlerini, isteklerini dile getiren; sözlü gelenek ürünü, halkın zengin kültür değerlerini yansıtan bir edebiyattır. Halk edebiyatı, özünü, özlüğünü halktan aldığı için halkın edebiyatıdır. Özellikle halkın dünya görüşünü, sanat zevkini, düşünüş ve yaşayış düzenini, bunlarla ilgili gelenek ve görenekleri halk edebiyatında bulabiliriz. Halk edebiyatı, tarihi ve toplumsal kimliği, halkı esas alan dili, muhtevasıyla, Türk halkının milli özünü taşıyan, halkın değerleriyle bütünleşen, ondan kaynaklanan özellikleriyle, halkın en iyi ifade edildiği ve yaşatıldığı bir edebiyattır.
Bu kitapta Türk halk edebiyatının genel çerçevesinin çizilmesi, kaynakları ve bölümlerinin tanıtılmasından sonra birinci bölümde anonim Türk halk edebiyatı tanıtılmış ve türlerinden olan atasözleri, deyimler, bilmeceler, ninniler, alkış kargışlar, tekerlemeler ve halk hikayeleri ve onun önemli bir çeşidi önemli bir çeşidi olan Dede Korkut Hikayeleri üzerinde durulmuştur. Devamında yine anonim Türk halk edebiyatı türlerinden olan halk masallarına geçilmiş, sonrasında bunu efsane, halk fıkraları ve destan türleri sırasıyla izlemiştir. İkinci bölümde ise âşık edebiyatı ile ilgili önemli bilgilerden sonra bu edebiyatın kaynakları, başka edebiyatları etkilemesi ve 16 – 20. yüzyıllar arasındaki âşık edebiyatı genel olarak tanıtılıp önemli temsilcilerine yer verilmiştir. Üçüncü bölümde tasavvuf edebiyatı dil ve üslup özellikleri ile dönemlerine göre bu edebiyatın önemli temsilcilerinden bahsedilmiştir.
₺975,00
KİTAP TANITIMI
Sevdâî Dîvân
Edebî metinlerin aslî unsuru sözdür. Bu itibarla dîvânlar Türkçenin söz ve ifâde yeteneğini zenginleştiren ve onları geçmişten günümüze taşıyan metinlerdir. Osmanlı şiiri üzerindeki değerlendirmelerde bu geleneğin Türkçenin gelişmesine sağladığı katkının hak ettiği derecede vurgulanmaması üzücü bir durumdur.
Dîvânlar aynı zamanda kültürümüzün duygu ve düşünce arşividirler. Şairin dünyası kadar sosyal hayattan tarihe kadar hayatın her yönüne ayna tutarlar. Bu yönleriyle sahip oldukları şiirlerin sahipleriyle günümüz arasında köprü durumundadırlar. Bu eserler bize günümüze geçmişimizden gelenler kadar gelmeyenleri de görme imkanı vermektedirler.
15. yüzyılın ikinci yarısı ile 16. yüzyılın ikinci yarısında yaşayan Sevdâ’î de iki eseri, Dîvân ve Kıssa-i Leylî birle Mecnûn, ile Türkçenin gelişip zenginleşmesine katkı sağlayan bir şairimizdir. Şairin her iki eserinde de Türkçe ifade kalıpları ve deyimlere yoğun bir şekilde yer vermesi dikkati çekmektedir. Bu yönüyle Sevdâ’î’nin Necâtî Bey’in şiirlerinde Türkçeyi öne çıkarma tutumunu benimseyen şairlerden olduğu görülmektedir. Dîvân‘ındaki şiir sayısı az olmakla beraber Kıssa-i Leylî birle Mecnûn isimli eseri ile birlikte değerlendirildiğinde şairin önemli seviyede Türkçe dil yapısını günümüze taşıdığı görülmektedir. Sevdâ’î duygu ve düşünce dünyamıza sağladığı katkı kadar Türkçenin ifâde zenginliğini eserlerine yansıtma ve Türkçeyi güzel kullanma hassasiyeti ile de dikkate alınmayı hak etmektedir.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Kolluk İçin Suç Psikolojisi
Psikoloji bilimi suçluluğu, bireysel ve toplumsal faktörlerle açıklamaya çalışmakla birlikte mükerrer suçluluğun önlenmesi ve suçluların rehabilitasyonu konusunda önemli bilgiler ortaya koymaktadır. Suçluluğun nedenlerini anlama ve mükerrer suçu önleme, bütüncül bir bakış açısı ve multidisipliner ekip çalışmasını gerekli kılmaktadır. Dolayısıyla görevi gereği suçlu bireylerle sıklıkla temas eden kolluk güçlerinin suç olgusunu psikolojik bakış açısıyla ele alabilmesi, suça sürüklenen çocuklar başta olmak üzere, her yaştan suç işlemiş bireylere profesyonel yaklaşımda bulunabilmesine ve etkili suç önleme stratejileri geliştirebilmesine katkı sağlayabilir. Suç davranışını açıklayan bireysel ve toplumsal kuramlar, suça sürüklenen çocuklara yönelik psikolojik müdahale yöntemleri, uyuşturucu madde kullanımı ve bağımlılığı, denetimli serbestlik ve psikososyal rehabilitasyon ile bilirkişilik konularından oluşan bu eser, alanında uzman yazarlar tarafından kolluk güçlerine yönelik kaleme alınmış olsa da hukuk ve sağlık profesyonelleri ile sosyal çalışma görevlilerinin de faydalanabileceği bir kaynaktır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
İşletmelerde Güncel Etik Yaklaşımlar
Günümüz işletme anlayışı kâr odaklı olmayı geri plana iterek, sosyal sorumlu olmayı, çevresel olmayı, iyi bir vatandaş olmayı öncelemektedir. Sahip olunabilecek tüm sıfatların temelinde etik olmak bulunmaktadır. Alanın uzmanları tarafından kaleme alınan farklı bölümler bu temele işaret etmekte ve büyük bir bilgi birikimi sunmaktadır. Bireylerin alışveriş sürecinde en fazla üzerinde durdukları kavramlardan biri olan fiyatlandırma sürecinde etik çerçevenin nasıl olması gerektiğine dair sorgulamayla başlayan kitapta, karar verme sürecinde etiğin rolüne, işletmeleri ete kemiğe büründüren iç paydaşların (çalışanların) süreçlerini yürüten insan kaynakları yönetimde etik tavra, dijitalleşme ile değişen çevresel ve toplumsal sorumlulukların bir karşılığı olarak beliren kurumsal sosyal sorumluluk faaliyetlerinde etik çerçeveye, şeffaf işletme anlayışında önemli bir durak olan muhasebe sürecinde etik hareket tarzına, günümüzde bizleri çepeçevre saran reklamlarda etik çerçevesinde sorunların ele alınmasına, örgütsel bir kültürün parçası olarak etik yapının önemine, örgütler için her an kapıda yıkıcı etkisiyle bekleyen kriz süreçlerinde etik duruşun önemine ve İslam ahlakı çerçevesinde iş etiği kavramıyla ilgili yaklaşımlara odaklanılmaktadır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Churchill – İnönü Savaşı: Adana Görüşmeleri (30-31 Ocak 1943)
Birinci Dünya Savaşı’nda alınan mağlubiyet ve ardından başlayan işgaller, Anadolu’da ağır bir yıkıma neden olduğu gibi Osmanlı Devleti’nin de sonunu getirdi. Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran yönetici kadro, Milli Mücadele dönemini başlatarak tüm bu zorluklar içerisinde ayakta kalma mücadelesi verdi. Yeni bir işgal yaşamamak ve var olan yıkımın izlerini silmek için uzun yıllar gayret gösteren devlet yönetimi, İkinci Dünya Savaşı’nın başlamasıyla yeni bir yol ayrımına girdi. Ülkenin ekonomik ve askeri durumu dikkate alındığında, savaşa dahil olmak olanaksızdı. Fakat savaşın bu kadar yakınında bulunurken hatta çatışmaların sınırlarına dayandığı bir dönemde savaşın uzağında kalmak da hiç kolay değildi. Hem Mihver hem de Müttefik devletlerin Türkiye’yi kendi yanlarında savaşa dahil etmek istemesi, Türkiye’yi ateşten bir çembere sürüklemekteydi. Savaşa girmek istenmezken savaşan devletlerle iyi ilişkileri sürdürme gayreti, ancak olağanüstü bir diplomasi ile yapılabilirdi. İkinci Dünya Savaşı sırasında işte bu diplomasi örneklerinden biri, tarihe Adana Görüşmeleri olarak geçmiştir. 30-31 Ocak 1943 tarihleri arasında İngiltere Başbakanı Churchill ile Türkiye Cumhurbaşkanı İnönü’nün başkanlık ettiği görüşmelerin planlanma süreci, içeriği ve sonuçları, bu eserde İngiliz ve Türk arşiv kaynakları temelinde ele alınarak siz kıymetli okuyuculara sunulmaya çalışılmıştır.
₺575,00
KİTAP TANITIMI
Bilim İletişimi
“Hayatta hiçbir şeyden korkmamalıyız, sadece anlamalıyız. Şimdi anlama zamanı, böylece korku azalacaktır.”
arie Curie
Bu kitap, bilim tarihini kadim uygarlıklardan günümüze kadar ele alarak farklı toplumların bilimsel gelişime katkılarını ve bilim iletişiminin temel dinamiklerini gözler önüne sermektedir. Bilim iletişiminin tarihsel gelişimi, temel yaklaşımları ve sürece dahil olan paydaşlar bütüncül bir bakış açısıyla incelenirken, bilimin topluma nasıl aktarıldığı, güvenilir bilginin nasıl üretildiği ve yaygınlaştırıldığı detaylı bir şekilde ele alınmaktadır. Ayrıca, Covid-19 pandemisi bağlamında bilim iletişiminin kritik rolü değerlendirilirken, kriz dönemlerinde bilim ve toplum arasında güvene dayalı bir ilişkinin nasıl kurulduğu ve iletişim stratejilerinin etkileri kapsamlı bir şekilde analiz edilmektedir.
KİTAP TANITIMI
Uluslararası İlişkilerin Yeni Güç Rekabet Sahası: Siber Uzay
21. yüzyıl, bilim ve teknoloji alanında insanlık adına olağanüstü gelişmelerin yaşandığı bir çağ olmaktadır. Gündelik hayatın hemen her boyutunun bilimsel ve teknolojik gelişmelerle ilişkilendirilmesi söz konusudur. Yaşanan bu küresel teknolojik dönüşüm halinden doğal olarak Çağdaş Uluslararası İlişkiler de etkilenmektedir. Uluslararası İlişkilerdeki geleneksel güç rekabetinin yaşandığı sahaların –kara, deniz ve hava– giderek artan bilimsel ve teknolojik gelişmelerin neticeleri doğrultusunda önce dış uzaya, ardından da 21. yüzyıl itibariyle siber uzaya genişlediği görülmektedir. Özellikle siber uzay sahası, taşıdığı benzersiz nitelikler nedeniyle Uluslararası İlişkiler aktörlerince “beşinci güç rekabet sahası” olarak adlandırılmakta ve adaptasyon süreci ise oldukça karmaşık ve zor şekilde halen devam etmektedir. Günümüz Çağdaş Uluslararası İlişkileri çok yoğun bir teknolojik değişim ve dönüşüm süreci içerisindedir. Bu yoğun teknolojik değişim ve dönüşüm süreci, 21. yüzyılın yeni Uluslararası İlişkilerinin yeni konseptlerini oluşturmakta, yeni rekabetler yaratarak yeni güç dengeleri inşa etmektedir. Dolayısıyla Siber Uluslararası İlişkilerin belirleyici aktörleri, yeni küresel dengelerin ve aynı zamanda da geleceğin belirleyicileri olacaklardır
₺550,00
KİTAP TANITIMI
14-16. YY. ÇAĞATAY VE AZERİ EDEBİYATI ( Klasik Türk Edebiyatı Ana Çizgileri 1)
₺780,00
KİTAP TANITIMI
Çok Partili Dönemde Samsun’da Siyaset ve Ekonomi (1945-1960)
Türkiye Cumhuriyeti, kurulduğu 1923 yılından 1945 yılına kadar, yaklaşık yirmi iki yıl tek parti iktidarında idare edildi. 1924 ve 1930 yıllarında iki kez çok partili sisteme geçiş denemesi yaşanmışsa da sürdürülebilmesi mümkün olmadı. 1945 yılında meclis dışından MKP, 1946 yılında ise CHP’den kopan milletvekillerince kurulan DP ile Türkiye’de çok partili siyasal düzen başladı. 1945-1950 yılları arası dönem CHP iktidarının çok partili yılları olarak tarihe geçerken, 1950-1960 yılları arası dönem DP hükümetlerinin iktidar yılları olarak tarihe geçti.
1950 yılında iktidarını DP’ye devreden CHP hükümetleri ile iktidarın yeni sahibi olan DP hükümetleri döneminde siyaset ve ekonomi alanlarında pek çok değişim yaşandı. DP iktidarlarının tatbike koyduğu siyaset ve ekonomi politikası tüm Türkiye’yi etkilediği kadar şehirler açısından da büyük dönüşümleri beraberinde getirdi.
Eserde CHP hükümetleri dönemi Samsun’unun siyasi ve ekonomik hayatının panoraması sunulurken, bu dönem ile DP hükümetleri döneminde uygulanan siyasi ve ekonomik politikalar arasındaki ilişki irdelenmektedir. Özellikle DP’nin uygulamaya koyduğu ekonomi politiğin Samsun yerelindeki izdüşümü araştırmanın temel meselesidir. DP hükümetlerinin ekonomik manada uygulamaya koyduğu yeniliklerin Samsun şehri üzerinde gösterdiği etkinin seçmen davranışlarına ne şekilde yansıdığı, ekonomik gelişmelerin Samsun siyasetini nasıl yönlendirdiği çalışmanın yanıtlamaya çalıştığı sorulardandır.
DP; Samsun yerelinde 1950 ve 1954 genel seçimlerinde seçmen tarafından oldukça yüksek oranda destek görürken, 1957 genel seçimlerinde Samsunlu seçmenden aldığı destek azaldı. DP’nin siyaseten yaşadığı bu düşüşün şehrin iktisadî alandaki durgunluğu ya da olumsuz seyriyle bir bağının bulunup bulunmadığı tartışılan önemli meseleler arasındadır.
1945-1960 yılları arasındaki Samsun’un siyasal ve ekonomik gelişmelerini konu edinen bu çalışma, şehir tarihine yapılan atıflarla Samsunlu seçmenlerin siyasal davranış biçimlerini de anlamlandırmaya çalışmaktadır.
₺910,00
KİTAP TANITIMI
ORTADOĞU ÇALIŞMALARI
Osmanlı Devleti Yavuz Sultan Selim’in (1512-1520) ve Kanuni Sultan Süleyman’ın (1520-1566) hükümdar oldukları dönemlerden itibaren bugün çoğu Arap Birliğine üye olan devletlerin toprakları üzerinde Osmanlı idaresini kurmuşlardır. Osmanlı Devleti 1516 senesinde Ortadoğu Arap bölgelerine doğru ilerlediğinde, imparatorluk zaten Balkanlar’da ve Anadolu’da büyük başarılar elde etmişti. Diğer yandan Arap topraklarının fethi, imparatorluğun İslam memleketlerinin, Avrupa devletlerinin etki alanından kendi tarihi merkezine doğru bölgesel genişlemesinde önemli bir jeopolitik değişime yön verdiği muhakkaktır. Osmanlı Devleti’nin 16. Yüzyıl askeri seferleri, birer efsane olan Bağdat, Şam ve Kahire şehirlerini Osmanlı Hanedanı’nın idaresi altına almış olmasıdır. Bağdat ve Şam bir dönem Halifeliğin merkezi olmalarından dolayı Sünni Müslümanlar için önemli bir saygınlığa sahip iken, Osmanlı ordusu Kahire’ye vardığında yetkisi yalnızca unvandan ibaret olan Memlük halifesi hala sarayında oturuyordu. Yeni Osmanlı toprakları İslam’ın en kutsal şehirleri olan Mekke, Medine ve Kudüs şehirlerini de kapsıyordu. Yavuz Sultan Selim kendisine bahşedilen sorumluluğu ve şerefi öne çıkarmak amacıyla “Hadimü’l-Haremeyn eş-Şerifeyn” unvanını uzun bir liste oluşturan diğer unvanlarının arasına eklemiştir.
Bu vesile ile tarihimizi ve Ortadoğu bölgesini ilgilendiren araştırma yapmayı gaye edindik. Arapça, İngilizce, Türkçe makaleler ile çeşitli kitaplardan yararlandık. Bulabildiğimiz kaynakları konu hakkında değerlendirmeye çalıştık. Okuyucularımıza başarılar temenni ederiz.
Doç. Dr. Yaşar CANATAN
₺340,00