KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Üniversite Öğrencilerinin Sosyal Baskınlık Yönelimi ve Başka Bazı Değişkenler Açısından Karşılaştırılması
₺195,00 -

TÜRKİYE’NİN MODERNLEŞMESİNDE HALKEVLERİ VE HAKKÂRİ HALKEVİ (1932-1951)
₺260,00 -

TÜRK-IRAK MÜNASEBETLERİ (1932-1963)
₺390,00 -

Türk Edebiyatında İktidar Mücadelesi (1860-1895)
₺300,00 -

The Spirit Of Dickensian Style
₺325,00 -

TEKİNALP yeni mecmua yazıları
₺275,00 -

Şiirin Düş Çınarı Nurettin Durman
₺455,00 -

Sosyo-Coğrafi Sorun Olarak Kanunla İhtilafa Düşmüş Çocukların Suç Coğrafyası Perspektifiyle İncelenmesi
₺250,00 -

Siyasi Yasakların Sonu: 6 Eylül 1987 Referandumu
₺390,00 -

SHORT STORIES FOR ELT CLASSES
₺250,00 -

SAĞLIK KURUMLARINDA GÜNCEL MUHASEBE VE FİNANS
₺235,00 -

Recueil d’Auteurs et de Textes de la Littérature Française
₺300,00 -

PERDEYE YANSIYAN GURBET, TÜRK DIŞ GÖÇÜ VE SİNEMA
₺455,00 -

Osmanlıdan Cumhuriyete Arşiv Belgeleri Işığında BALYA TARİHİ
₺845,00 -

Okuma Becerisi Öğretimi ve Değerlendirilmesi
-

Muğlada Sürdürülebilir Turizm
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Medikal Sektöründe Hata Türleri ve Etkileri Analizi
Hata Türleri ve Etkileri Analizi tesis, ürün ve makinelerde meydana gelebilecek her hatanın sistemin geneline yansıyan etkisini ve olası riskinin kritiklik derecesine göre sıralanmasını içermektedir. Yoğun rekabette ayakta kalabilmek için işletmelerin kendilerini diğerlerinden farklılaştırması, genellikle kalite alanında olmaktadır. Kalite bu anlamda müşterilerin beklentilerinin ve ihtiyaçlarının anlaşılması, ürünlerin ve hizmetlerin tasarımı, üretim süreçleri, satış, gibi işlemlerin tamamını kapsayan bir araçtır. Bu kitapta, Hata Türleri ve Etkileri Analizi firma ve müşteri bakış açısından ayrı ayrı değerlendirildiğinde hataların önemlilik derecelerinde farklılık gözlenip gözlenmediği ele alınmaktadır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
el-Edebu’ş-Şefehî’l-Arabî fî Mârdîn
Toplumların sahip oldukları edebi zenginliklerin önemli bir kısmı sözlü kültür geleneğine ve bu geleneğin kendi içinde barındırdığı sözlü kültür unsurlarına dayanmaktadır. Bu yüzden, nesilden nesile şifahi olarak aktarılan bu sözlü kültür unsurlarının tedvin edilerek korunmaları büyük bir önem arz etmektedir.
Türkiye’de Arapçanın konuşulduğu ve sözlü kültür geleneğinin önemli bir yer tuttuğu şehirlerden biri de Mardindir. Çok dilliliğin ve çok kültürlülüğün hâkim olduğu bu şehirde, anadili Arapça olanlar kendi dillerini yazılı kültürden yoksun bir şekilde tamamen sözlü geleneğe bağlı bir şekilde yüzyıllar boyunca muhafaza etmişlerdir. Bu bölgeye ait sözlü kültür, aynı zamanda burada yaşayan halka ait dilsel ve kültürel kodları da içinde barındırmaktadır.
Bu eserde, Mardin Arapça sözlü kültürüne ait dilsel ve kültürel unsurlara yer verilmiş, sözlü kültür araştırmacıları tarafından on iki farklı başlık altında hikâye, atasözü, mani, ninni, ağıt, tekerleme vb. sözlü kültür unsurlarına, bunun yanında Mardin Arapça diyalektine ait dilsel ve kültürel özelliklere de yer verilmiştir. Bu yönüyle eser, Arapça sözlü kültür alanında çalışan araştırmacı ve akademisyenler için temel kaynaklardan biri olacaktır.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Vahyin Elçilerinden Eğitsel Mesajlar
“Vahyin Elçilerinden Eğitsel Mesajlar” adlı bu kitap, üç ana bölümden oluşmakta ve Kur’an’da adı geçen peygamberlerin eğitsel mesajlarını içermektedir. I. Bölümde, peygamberlerin ortak vasıfları rol model olma ve pedagojik yöntemler bağlamında incelenmektedir. II. Bölümde, yaratılış ve kişilik inşası; ilim-akıl-iman dengesi; bilgi kavramı, ibadetin kişilik eğitimi boyutu ve temel ahlâkî ilkeler tartışılmaktadır. III. Bölümde ise hak, sorumluluk, ceza ve mükâfat; bireyin temel hakları ile Allah’a, kendine, aileye, topluma ve çevreye karşı görevleri; ayrıca cennet-cehennem tasavvurunun eğitici boyutu değerlendirilmektedir.
Kitap; öğretmenler, din görevlileri, değerler eğitimi uygulayıcıları, ilahiyat ve sosyal bilimler öğrencileri ile ebeveynler için müfredatı destekleyen bir başvuru kaynağıdır. Sade fakat akademik üslubuyla ders planlarını zenginleştirmektedir. Sohbet ve atölyeler için hazır içerik sunmakta; Kur’an ve Sünnet ekseninde bilgiyi hikmete, sorumluluğu olgunluğa dönüştürmek isteyenler açısından özlü ve uygulanabilir bir rehber işlevi görmektedir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
HOLLYWOOD SİNEMASINDA DİN VE İNANÇ TEMSİLLERİ
Günümüzde yaşamlarımıza yön veren en önemli kültür endüstrilerinden biri kuşkusuz Hollywood’dur. Son yüzyıldan bugüne ürettiği filmlerle sadece kendi ülke sınırları içinde değil, tüm dünyada Amerikan ideolojisini yayan Hollywood, bu bağlamda birçok eserde siyasal, kültürel, estetik ve ekonomik boyutları açısından irdelenir. Ancak Hollywood’un, toplumsal yaşamın en önemli fenomenlerinden biri olan din ile ilişkisinin görünür kılınması, Türkiye’de hala bakir bir inceleme alanıdır. Söz konusu tespit, bu kitabın çıkış motivasyonudur.
“Hollywood Sinemasında Din Ve İnanç Temsilleri” adlı bu kitap, sessiz sinema döneminden başlayarak sesli sinemaya geçişi, 1960’ların toplumsal ortamından 1980’lerin küreselleşme furyasının sinema üzerindeki dinsel izdüşümünü ve milenyum sonrası post modern dönemlerin karmaşık dünya düzeninde sinema ve din ilişkisini ele alıyor. Hollywood’a damgasına vuran dini temalı filmleri, çekildikleri toplumsal koşullar da göz önüne alarak inceleyen bu eser, Hristiyanlık, Yahudilik, İslamiyet, Budizm, yerel inançlar ve tarikatlara ilişkin Hollywood’un temsil biçimlerini tartışmaya açarak din olgusunun sinemadaki varlığı üzerine tarihsel bir not düşme çabasıdır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Tüketici-Marka Etkileşiminde Transmedya Hikâye Anlatıcılığı
Transmedya hikâye anlatıcılığı, dijital iletişimde markaların tüketicilerle daha derin ve etkileşimli bir ilişki kurmasını sağlayan stratejik bir yöntem olarak öne çıkmaktadır. Bu yaklaşım, markaların sosyal medya, web siteleri, mobil uygulamalar, videolar ve dijital oyunlar gibi çeşitli platformlarda birbirine bağlı çok yönlü anlatılar oluşturarak, tüketicileri bu hikâyelerin içine çekmesine imkan tanır. Bu şekilde, markalar sadece tüketiciye ulaşmakla kalmaz, aynı zamanda onların marka anlatılarına aktif katılımını teşvik ederek duygusal bir bağ ve topluluk duygusu yaratır.
Bu kitap, dijital oyun markalarının transmedya hikâye anlatıcılığıyla tüketici ilgisini nasıl çektiğini ve bu yaklaşımın tüketici-marka etkileşiminde nasıl bir rol oynadığını incelemiştir. Transmedya hikâye anlatıcılığıyla tüketiciler hikâye evrenine çekilerek, marka ile daha derin bir bağ kurmaları ve aktif katılım gerçekleştirmeleri sağlanır. Bu durum, halkla ilişkilerde markanın topluluk oluşturma ve itibar yönetimi hedeflerine doğrudan katkıda bulunur.
₺520,00
KİTAP TANITIMI
İlkokuma ve Yazma Öğretimi Ses Temelli Cümle Yöntemi ve Etkinlik Örnekleriyle
DİLBİLİM VE DİL ÖĞRETİMİ
ANADİLİ EĞİTİMİNDE OKUMA ve YAZMA ÖĞRETİMİ
İLKOKUMA YAZMA ÖĞRETİM YÖNTEMLERİNE GENEL ve TARİHSEL BAKIŞ
İLKOKUMA ve YAZMA ÖĞRETİMİNİN AMAÇ ve İLKELERİ BİRİNCİ SINIF ÖĞRETMENİNİN ve ÖĞRENCİLERİNİN ÖZELLİKLERİ
2005 TÜRKÇE ÖĞRETİMİ PROGRAMINDA İLK OKUMA- YAZMA ÖĞRENME AŞAMALARI
BİRİNCİ SINIF KAZANIMLARININ İLKOKUMA YAZMA ÖĞRETİM İLE BİRLİKTE UYGULANMASI
İLKOKUMA YAZMA ÖĞRETİMİ AŞAMASINDA OKUMAYA ve SINIF YAPISINA YÖNELİK ÖZEL DURUMLAR
GÜNÜMÜZE DEĞİN İLKOKUMA YAZMA ÖĞRETİM YÖNTEMLERİNE İLİŞKİN ARAŞTIRMA, TARTIŞMA ve GÖRÜŞLER
KİTAP TANITIMI
Narsisistik Yansımalar: Reşat Nuri Güntekin’in Romanlarında Aşk, Kimlik, Anadolu
Millî edebiyatın kurucularından biri olarak kabul edilen Reşat Nuri Güntekinin duygusal romanlarının odağa alındığı bu incelemede yazarın Harabelerin Çiçeği, Gizli El, Çalıkuşu, Damga, Dudaktan Kalbe, Akşam Güneşi, Bir Kadın Düşmanı, Eski Hastalık ve Ateş Gecesi başlıklı romanları incelenmiştir. Aşk ve Anadolu coğrafyası bu romanların olmazsa olmaz bileşenleridir.
Güntekinin incelemeye konu olan romanlarında ana karakterlerin kişilik özellikleri, tipik narsisistik örgütlenmeyle belirlenir. Yazar; benmerkezci, bencil ve sürekli olarak hayran olunma ihtiyacı duyan karakterler yaratma konusunda tutarlılık sergiler. Karakterlerin, çevrelerindeki hemen herkesle eşduyum kurma konusundaki yetersizlikleri, sağlıksız çocukluk deneyimlerinden ve yetersiz ebeveyn ilişkilerinden kaynaklanmaktadır. Kendiliğin romanlarda bu şekilde kurgulanması, aşk ve diğer kişisel ilişkilerinin yanı sıra, çoğu zaman bir sürgün yeri olarak betimlenen Anadolunun temsilini de biçimlendirir. Yapıtların ana karakterleri için aşk neredeyse imkânsız, Anadolu ise âdeta çorak ülkedir. Bununla birlikte, aşkın deneyimlenmesi konusunda kadın karakterler ile erkek karakterler özelinde önemli farklılıklar gözlemlenmektedir. Yazarın erkek karakterlerinin aksine kadın karakterleri âşık olma yetisine sahip değillerdir ve bu yapı romanların sonunda potansiyel âşıkların ayrılmasıyla sonuçlanır. Böylelikle, Reşat Nuri tipik duygusal romanın geleneksel yapısını dönüştürür.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Soğuk Savaş Döneminde Yugoslavya
Yugoslavya, Sırp/Hırvat/Sloven (SHS) Krallığı olarak 1918’de kurulmuştur. İkinci Dünya Savaşı’nda Alman orduları tarafından işgal edilmiştir. Krallık; Sovyet Kızıl Ordu’sunun yardımı, Tito ve Partizanların verdiği bağımsızlık mücadelesi sonucu kurtarılmış, 1946’da Yugoslavya Federal Halk Cumhuriyeti (YFHC) ve 1963’te Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti (YSFC) adını almıştır. Tito, 1945’te Yugoslavya’nın liderliğine seçilmiş, Mayıs 1980’deki ölümüne kadar bu görevini sürdürmüştür.
Tito, uzun iktidar yıllarında Yugoslavya’yı; Sırbistan, Hırvatistan, Slovenya, Bosna Hersek, Makedonya, Karadağ’ın yer aldığı altı Cumhuriyet ve Kosova ile Voyvodina’dan oluşan iki Özerk bölge şeklinde yönetmiştir. Ülkesinin karşılaştığı ekonomik yıkımı durdurmak ve halkının refah düzeyini yükseltmek amacıyla önce SSCB’den sonra ABD ile Batılı devletlerden yardım almıştır. Ancak NATO ve Varşova Paktlarına üye olmamış, AET ile COMECON gibi ekonomik yapılanmalardan da uzak durmuştur. Bu arada Bağlantısızlar Hareketi’ne yakınlaşmış, hatta örgütü yönlendirici güçlü aktör durumuna gelmiştir. Tito’nun ölümünden sonra çok etnikli, çok dinli Yugoslav halkında görülen milliyetçi-ayrılıkçı eylemler, uluslararası sistemdeki değişimlerin de etkisiyle hız kazanmış ve ülkenin dağılmasına sebep olmuştur.
₺780,00
KİTAP TANITIMI
Metinlerarasılık, Uyarlama Ve Türk Sineması: Necati Cumalı Uyarlamalarında Anlamın Diyalojik Yönelimi
Bu kitap, uyarlama olgusunu ve Türk sinemasını, modernist ve postmodernist paradigmanın anlam incelemelerine ilişkin içerdiği farklı bakış açıları ekseninde inceliyor. Edebiyat ve sinema ilişkisinin çok boyutlu niteliğine odaklanan çalışmada, geleneksel eleştirinin uyarlamaları hapsettiği sadakat nosyonu ve bunun bir dışavurumu olarak üretilen orijinal-kopya karşıtlığı, Mikhail Bakhtinin Diyaloji kuramı ve Julia Kristevanın metinlerarasılık yaklaşımı bağlamında yeniden değerlendiriliyor. Kitapta ayrıca Türk sinema tarihine yönelik üretilmiş farklı tarihyazımsal süreçlere eleştirel bir yaklaşım geliştiriliyor. Böylece kitap, gerçek ve kurmaca arasında varsayılan karşıtlığı tartışmalı bir zemine taşıyarak okuyucuyu tarih, edebiyat ve sinema disiplinlerini bir arada düşünmeye davet ediyor. Bu doğrultuda Necati Cumalı uyarlamaları üzerinden Türk sinema tarihindeki dönüşümlere ve anlamın tekil bir gerçekliğe sabitlenemeyen süreğen yapısına odaklanan çalışma, uyarlama pratiklerini çeşitli anlamları güçlendirmesi ve zayıflatması noktasında inceleyerek uyarlama olgusuna gerçeklik ve ideoloji ilişkisinde kritik bir önem atfediyor. Hem akademik okura hem de sinema ve edebiyatla ilgilenen genel okuyucuya hitap eden eser, uyarlama olgusuna ve metinlerarasılığa dair yenilikçi yaklaşımlar ortaya koyuyor.
KİTAP TANITIMI
Çemişgezek, Pertek ve Hozat Yöresi Ağızları
İdari sınırları içinde farklı yüzey şekillerine sahip olan Tunceli ili bu yüzey şekillerine bağlı olarak farklı iklim özellikleri de göstermektedir. Bu idari sınırlar içinde yaşama imkânı bulmuş toplulukların da homojen bir yapı oluşturmadıklarını ve farklı etnik özelliklere sahip olduklarını, yörede konuşulmakta olan üç ayrı dilden anlamak mümkündür. Tunceli ili sınırları içinde bugün yaygın olarak konuşulan Türkçe, Kürtçe ve Zazaca yörede üç etnik yapının mevcut olduğuna işaret etmektedir. Bu etnik yapıların genel yerleşim alanlarına ve inançsal değerlerine bakıldığında genellikle çok net olmayan sınırlarla birbirinden ayrılmış alanlara yerleşmiş oldukları görülmektedir. Ana dilleri Türkçe olan Sünni inanç geleneğine sahip topluluklar Çemişgezek ve Pertek merkezi ile bu ilçelerin Keban barajı kıyılarına kurulmuş köylerine yerleşmiş, ana dilleri Kürtçe olan Alevi ve Sünni topluluklarla iç içe yaşamaktadırlar. Ana dilleri Zazaca olan Alevi inanç geleneğine sahip topluluklar ise daha sarp ve yüksek kesimlere yerleşmişlerdir. Yöreyi mesken edinmiş bu etnik yapıların hepsinin ortak anlaşma dili Türkçe olduğu için büyük oranda ortaklık gösteren bir Türkçe ağzı kullansalar da bu Türkçe ağızda görülen bazı fonetik ve morfolojik farklılıklar yörede üç alt ağız grubu oluşturmaktadır. Bu çalışma Çemişgezek, Pertek ve Hozat yöresinde yaşayan Türkmen toplulukların ağızlarını kapsamaktadır. Çalışmanın içeriği yörede yaşayan, ana dilleri Türkçe olan ve Sünni inanca sahip Türkmen Toplulukların ağızlarından derlenmiş metinlerle ve ağız özellikleriyle sınırlandırılmıştır.
₺535,00
KİTAP TANITIMI
Okul Müdürleri İçin Ders Denetimi Rehberi
Denetim örgütsel işleyişin en önemli bileşenlerinden biridir. Özellikle gelişime dönük denetim ve değerlendirmeler örgütler için bir genel sağlık kontrolü işlevi görür. Eğitim örgütleri de bu durumun istisnası değildir. Eğitim örgütlerinin en temel görevlerinden biri öğretimsel süreçlerin kalitesinin arttırılmasıdır. Bu noktada ders denetimleri gelişime dönük alanların tespiti, önleyici ve düzenleyici tedbirlerin alınması gibi hususlarda işlevsel bir araç niteliği taşır. Türkiyede ders denetimleri okul müdürleri eliyle gerçekleştirilmektedir. Ders denetimi süreçlerinde çok farklı araçlardan yararlanılabilmesine karşın gözlem en temel hatta tek denetim aracı işlevi görmektedir. Gözlem ise oldukça sistematik ve bilimsel bir süreci ifade etmektedir. Okul müdürlerinin genelinde gözlem özelinde ise ders gözlemlerine ilişkin yeterlilikleri ve becerileri ise tartışmaya açıktır. Bu çalışmanın amacı ders denetimlerinde gözlem sürecine dönük okul müdürlerine rehberlik etmektir. Çalışma ders denetimlerine dönük kuram ve uygulama dengesini gözeterek hazırlanmıştır.
₺420,00
KİTAP TANITIMI
Digital Transformation In Education
Development in digital technologies changed the way information is generated and communicated to the others in all domains of social life. The most significant impact of digitalization has been on education owing to digital instruments which altered the nature of educational practices drastically. The outbreak of the pandemic fostered and accelerated the integration of digital technologies into the educational ecosystems and with the boost of digital technologies, digital skills and competences became the most significant priorities of 21st century. Shareholders of educational institutions had to equip themselves with essential skills and competences to optimize the use and benefits of digital technologies applied in educational contexts. Keeping pace with the latest developments in digital technologies has been perceived as a significant priority for educational institutions, which paved the way for digital transformation in education. Digital transformation contributed to educational practices in such ways as providing adaptability and flexibility, individualization of learning, real time continuous feedback and self-directed learning. This study aims at presenting a consistent and comprehensive view for the phenomenon of digital transformation in education.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
The Teacher: Essays and Addresses on Education
The papers of this volume fall into three groups, two of the three being written by myself. From my writings on education I have selected only those which may have some claim to permanent interest, and all but two have been tested by previous publication. Those of the first group deal with questions about which we teachers, eager about our immeasurable art beyond most professional persons, never cease to wonder and debate: What is teaching? How far may it influence character? Can it be practiced on persons too busy or too poor to come to our class-rooms? To subjects of what scope should it be applied? And how shall we content ourselves with its necessary limitations? Under these diverse headings a kind of philosophy of education is outlined. The last two papers, having been given as lectures and stenographically reported, I have left in their original colloquial form. A group of papers on Harvard follows, preceded by an explanatory note, and the volume closes with a few papers by Mrs. Palmer. She and I often talked of preparing together a book on education. Now, alone, I gather up these fragments.
George Herbert Palmer
1908
₺575,00
KİTAP TANITIMI
TEKİNALP yeni mecmua yazıları
Tekin Alp; II. Meşrutiyet Döneminde Osmanlı düşünce hayatına giriş yapan, hareketlilik kazandıran ve Türkçülük mefkûresini benimsemiş önemli aydınlardandır. Türkçülük düşüncesinden hareketle bu dönemde İttihat ve Terakki yönetiminin uygulamış olduğu milli iktisat uygulamalarını destekleyen yazılar kaleme almıştır. Bunun yanı sıra Yeni Mecmua’da, Birinci Dünya Savaşı’nın sebep olduğu sosyal ve toplumsal problemlerin çözülmesi için tesanütçülük fikrini bir ilaç olarak gören makaleler yayımlamıştır. -Tesanütçülük, Fransızca solidarizm kavramının o günün Osmanlısındaki karşılığı olup dayanışmacılık anlamına gelmektedir-. Hazırlanan bu eserde ise Tekin Alp’in tesanütçülük (solidarizm) ile ilgili dönemin entelektüel otoritelerinden birisi olan Yeni Mecmua’da kaleme almış olduğu makalelerin Latin harflerine çevrilmiş halleri sunulmuştur. II. Meşrutiyet Dönemi’nde ortaya çıkan solidarizm ya da tesanütçülük düşüncesini kavramak açısından Tekin Alp’in Yeni Mecmua’da kaleme aldığı makaleler büyük önem taşımaktadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Manisalı Yahudi Mebus Nesim Masliah ve Faaliyetleri
Bu kitap, Yahudi çalışmalarında bilinmesi gereken asgari hususları, Manisa Yahudilerini ve Osmanlı Devletinin İttihad ve Terakki döneminde etkin olan Manisalılardan Nesim Masliahı ve faaliyetlerini incelemektedir. Masliah ekonomik, kültürel ve özellikle siyasî hayatta öne çıkan bir şahsiyettir. Osmanlıdan Cumhuriyete geçişte II. Meşrutiyetin ilanı ve devamındaki değişimlerde iki gazetesi, Mebusan Meclisindeki konuşmaları ve Lozandaki faaliyetleriyle Türkiye Cumhuriyetinin şekillenmesinde etki edenlerdendir. Dindaşlarıyla olan ticari ve içtimai faaliyetleri Yahudi toplumunun şekillenmesinde olduğu kadar şahsi hayatı da yerine göre menfi olarak etkilenmiştir.
Osmanlı Devletinin son Hahambaşısı Haim Nahumun memleketlisi ve arkadaşı olup beraber Siyonizm için faaliyetlerde bulunmuşlardır. Türkiye Yahudilerinin bir kesitine ışık tutan bu kitap Nesim örneğinde Yahudilerin bölgedeki Türk kültürü, ekonomik ve içtimaî yapıya müspet ya da menfî etkilerinin daha iyi anlaşılmasına katkıda bulunacağı kanaatindeyiz.
KİTAP TANITIMI
Education as Service
Though many people may think the ideals put forward are entirely beyond the average teacher, and cannot be put into practice in ordinary schools, I can thus point at least to one institution in which I have seen many of the suggestions made in this book actually carried out. It may be that some of them are, at present, beyond most schools; but they will be recognised and practised as soon as teachers realise them as desirable, and have a proper understanding of the importance of their office.
Most of the recommendations apply, I think, to all countries, and to all religions, and are intended to sound the note of our common brotherhood, irrespective of religion or caste, race or colour. If the unity of life and the oneness of its purpose could be clearly taught to the young in schools, how much brighter would be our hopes for the future! The mutual distrust of races and nations would disappear, if the children were trained in mutual love and sympathy as members of one great family of children all over the world, instead of being taught to glory only in their own traditions and to despise those of others. True patriotism is a beautiful quality in children, for it means unselfishness of purpose and enthusiasm for great ideals; but that is false patriotism which shows itself in contempt for other nations. There are, I am told, many organisations within the various nations of the world, intended to inspire the children with a love for their country and a desire to serve her, and that is surely good; but I wonder when there will be an international organisation to give the children of all nations common ideals also, and a knowledge of the real foundation of right action, the Brotherhood of Man.
- KRISHNAMURTI
₺380,00
KİTAP TANITIMI
MUHBİR
19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Osmanlı Tarihi araştırmalarında gazeteler tartışılmaz bir öneme sahiptir. Zira olayların Osmanlı toplumunda meydana getirdiği tesiri ve kamuoyunu en net yansıtan bilgi ortamının gazeteler olduğu malumdur. Elinizdeki eser de bu bağlamda değerlendirilmelidir. Hem Sultan Abdülaziz dönemi hem de Jön Türk basınının en önemli gazetelerinin başında gelen Muhbir, birçok yönüyle Türk gazeteleri arasında öne çıkmıştır. Muhbir gazetesi Osmanlı basın tarihinin ilk özel gazetelerinden birisi olarak 1 Ocak 1867-27 Mayıs 1867 tarihleri arasında çıkarılmış olup Ali Suavinin muhalif ve sert kalemiyle ün kazanmıştır. Gazetenin en önemli özelliği, bazı çevreler tarafından Jön Türk gazetelerinin en eskisi olarak kabul edilmesinin yanında gerçek muhalif ilk Türk gazetesi niteliğini haiz olduğu iddiasıdır. Muhbirin en dikkat çeken yönü ise kullanmış olduğu yazı dilinin o zamana kadar çıkan Osmanlı gazetelerinin hiçbirinde görülmemiş olan sadeliğidir. Elinizdeki eser, Muhbir gazetesinin Osmanlı basın tarihindeki önemini vurgulamanın yanında gazetenin tam koleksiyon çevirisini de sunmaktadır.
KİTAP TANITIMI
Reflections of Modernism in British Literature
This book, comprising four chapters, seeks to enrich British Literature studies by providing a new perspective on modernism. It brings together both prominent figures and less-known voices of the movement. Through the works of Keats, Yeats, Shaw, Woolf, and Beckett, it offers distinctive examples of modernism in British poetry, drama, and novel, making valuable contribution to the field.
KİTAP TANITIMI
Örgütlerde Toksik Davranışlar
Canlılara zarar veren, zehirli bir madde anlamına gelen toksik kavramı son yıllarda sadece fen bilimleri açısından ele alınan bir kavram olmaktan çıkmış örgütsel anlamda da çok sık kullanılmaya başlanıldığı görülmektedir. Günümüzde örgütsel yönetim açısından da incelenmesi gereken önemli bir kavram haline gelmiş durumdadır. Örgütsel başarının önünde zehirli sayılan toksik davranışlar ortadan kaldırılmadan örgütsel bir başarıdan bahsedilmesi mümkün değildir. Bu yönüyle örgütlerin varlıklarını sürdürebilmeleri ve sağlıklı bir ortamda faaliyetlerde bulunabilmeleri için olumsuz davranışlar olarak ifade edilen “toksik davranışlar”ın neler olduğu ve nasıl baş edilmesi gerektiği hususu hem yöneticilerin hem de çalışanlar açısından önemle üzerinde durulması gereken konuların başında gelmektedir.
Çalışmada bütününde genel olarak, örgütlerdeki toksik davranışlar olarak ifade edilen; sapma, intikam, işyerinde saldırganlık, toksik örgütsel unsurlar, nepotizim, ikiyüzlülük, sessizlik, sinizim, cam tavan sendromu, kraliçe arı sendromu, mobbing, iş yeri nezaketsizliği, kronizm, haset ve ifşa etme ile ilgili konular hakkında bilgiler verilmiştir.
“Örgütlerde Toksik Davranışlar” başlıklı bu bilimsel eserin okuyuculara faydalı katkılar sunması temennisiyle
Dr. Öğr. Üyesi Turhan MOÇ
₺575,00
KİTAP TANITIMI
Milli Mücadelede ALAŞEHİR
Alaşehiri Milli Mücadelede öne çıkaran pek çok tarihsel gerçeklikler vardır. 15 Mayıs 1919da İzmirin Yunanlılarca işgal edilmesinden sonra 29 Mayıs gecesi Ödemişte, 30 Mayıs sabahı Alaşehirde ilk Kuvâ-yı Milliye örgütleri kuruldu. Yine İzmirin işgalinden sadece üç gün sonra Makbule ve Nebile Hanımların öncülüğünde Türk Kurtuluş Savaşının Anadoludaki ilk kadın örgütü, Alaşehir Türk Kadınları Cemiyeti ismiyle kurulmuş ve İzmirin uluslararası hukuka aykırı işgal edilmesini protesto etmek için İtilaf devletlerine telgraf çekmişti. Başka bir ilk ise Alaşehirli Ruhiye Enise Hanımın Milli Mücadeleye katılan ilk Türk Kadını olmasıdır. Ayrıca Alaşehir Kongresi de, Milli Mücadelenin hazırlık safhasında önemli bir yere sahiptir
Milli Mücadele yıllarında Alaşehir, Anadolunun bütün şehirlerinden daha fazla acı çekti. Alaşehir yangınını bizzat yerinde inceleyen Falih Rıfkının dediği gibi; Alaşehirin başına gelenleri dinleyenler İzmir, Manisa, Turgutlu, Salihli ve diğer şehirlerde yaşanan faciaları uzun süre unutmuşlardı. Alaşehir iki yıldan fazla Yunan işgali altında kalmış, bu süre zarfında Yunan askerleri ve yerli Rumlar, Türklere pek çok zulüm yapmıştı. Nihayet 30 Ağustos 1922de kesin yenilgiye uğrayan Yunanlar, 4 Eylülde Alaşehiri tamamen yakarak harabeye çevirdi. Elinizdeki bu kitapta; Alaşehirin Milli Mücadelede bugüne kadar pek gün yüzüne çıkarılmayan kahraman evlatlarının topyekûn mücadelesini ve Yunanların yüzyıllar geçse de unutulmayacak insanlık dışı savaş suçlarını ayrıntılı bir şekilde okuyacaksınız.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
ALBERT CAMUS Çağa ve İnsana Tanıklık
Albert Camus’nün yazınsal, sanatsal, düşünsel, siyasal yaşamı ‘özgürlükler çağı’ olarak başlayıp ‘korku çağı’ olarak sonlanan yirminci yüzyıla odaklanır. Camus’nün yapıtı yüzyılın iki büyük dünya savaşının yarattığı derin zihinsel bunalımların etkisiyle biçimlenir. Camus’nün dünyası savaşların yol açtığı ve Avrupa başta olmak üzere tüm dünyayı etkileyen karışıklıkların, yine savaşın sonrasında ortaya çıkan faşizm ve komünizm gibi tartışmalı büyük ideolojik akımların gölgesinde şekillenir. Bu akımların ortaya koyduğu sonuçlar, aslında sömürgecilik sonrası Avrupa’nın kendi kabuğuna çekilmesinin oluşturduğu düşünce ikliminin de sonuçlarıdır ve insan idealinin uğradığı yıkımları gösterir.
Yazarın yirminci yüzyılı kısaca tanımlamak adına yapmış olduğu ‘korku çağı’ adlandırması onun çağa ve insana tanıklığının en özlü anlatımıdır. Aynı çerçeveden alarak, insanlık ülküsü ve tasarısının tıpkı uygarlık gibi hiçbir zaman tamamlanmayacağını, üstelik devamlı olarak derin bir tehlike ile karşı karşıya olduğunu söyleyen Camus, bir çıkış yolu bulmak adına her durumda insana yönelir. Her fırsatta insana duyduğu derin bağlılıktan ve saygıdan söz eder. Yazgısı gereği mutsuzluğa ve ölüme mahkum olan insanın yaşamına bazı yeni değerler ve ilkeler üzerinden anlamlar bulmaya çalışır. ‘Hayatın anlamının olup olmadığı felsefenin birinci sorunudur’ ile başlayıp çıkış yolu adına önerdiği ‘başkaldırıda dayanışma’ ilkesini, insanın trajik yazgısını aşmada en kısa yol olarak görür. Bu bağlamda Camus siyasal başta olmak üzere tüm karışıklıklarda kurtarılması gereken biricik öznenin insan olduğunun altını büyük bir kararlılık ve tutarlılıkla çizer.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Fevzi Tuna Yönetmenin Yolculuğu
ÖNSÖZ’den
Okan Ormanlı titiz ve dürüst kişiliğiyle, objektif yaklaşım ölçütüne tam anlamıyla uyarak ele alıyor Feyzi Tuna filmlerini. Hemen hemen tümüne ulaşarak izlediği filmleri her yönüyle değerlendirip, ulaştığı her bilgiyi, okuruyla paylaşıyor. Başkalarınca Feyzi Tuna üzerine yazılmış her yazıyı, anlatım içine yerleştirerek, okuru o konuda da bilgilendiriyor. Yönetmenin kendisiyle yaptığı görüşmelerle, kendi filmleri üzerine düşüncelerini ve çalışma koşullarını da açıklığa kavuşturmuş oluyor. Tunanın yalnızca sinemada değil, televizyon dizi kültüründe de olumlu ve önemli bir örnek olduğunu, tarihe not düşüyor.
Elinizdeki bu kitap, Türk sinemasının ve Türk televizyonunun anlatı geleneğine ve de tarihine ilgi duyan herkesin okuması gereken bir çalışma. Çünkü bu anlatı geleneği içinde önemli bir iz bıraktığı halde, çok göz önünde olmayan özgün bir yönetmeni ele alıyor.
Şükran Kuyucak Esen
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Sistematik Yaklaşımla Tonal Dikte – I
Dikte uygulaması yaptıran eğitmenler ve dikte yazım becerisini geliştirmek isteyen öğrencilere yönelik hazırlanan Sistematik Yaklaşımla Tonal Dikte I kitabı, melodik ve ritmik yapısı itibarıyla zorluk seviyesi kademeli olarak artan diktelerden oluşmaktadır. Basit ölçülerde yazılmış bu dikteler, ilk aşamada yanaşık seslerle kurulan melodik yapılardan oluşurken her aşamada daha büyük aralıkların eklenmesiyle daha ileri bir seviyeye ulaşmış olur. Melodik yapıya paralel şekilde diktelerin ritmik yapısı da daha basit ritim kalıplarından başlayarak kademeli olarak yeni ritim kalıplarının eklenmesiyle ilerler. Böylece her yeni aşamada zorluk derecesi bir üst seviyeye taşınmış olur. Günümüzün teknolojik olanaklarını kullanarak isteyen herkesin dikte çalışması yapabilmesi için tasarlanan bu çalışma, bir kaynak kitap olarak dikte konusuna yeni bir yaklaşım sunmaktadır
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Hatay Araştırmaları – VIII
Hatay Araştırmaları – VIII, Hatay’ın tarihsel derinliğini, kültürel çeşitliliğini ve güncel toplumsal meselelerini disiplinlerarası bir yaklaşımla ele alan kapsamlı bir derleme çalışmadır. Kitap, 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş Depremi’nin Antakya üzerindeki etkilerini, 2010 Kaliforniya Depremi ile karşılaştırmalı biçimde değerlendirerek afet yönetimi, kent hafızası ve geleceğe yönelik eleştirel çıkarımlara odaklanmaktadır. Bunun yanı sıra Türk kültüründe Hıdırellez geleneğinin Hatay’daki kutlanış biçimleri, yerel kültürel sürekliliğin önemli bir örneği olarak ele alınmaktadır.
Eserde, Samandağ’ın tarihî ve kültürel turizm çekiciliğini artırmaya yönelik alternatif kültür rotası önerileri ile Hatay ipeğinin kent belleğindeki simgesel yeri öne çıkarılmaktadır. Antakya’da yaşamış ve burada hayatını kaybetmiş seyyahların bıraktığı izler, kentin uluslararası tarihsel konumunu ortaya koyarken; uzun dönemli sıcaklık trendlerine ilişkin bilimsel analizler, Hatay’ın iklimsel dönüşümüne ışık tutmaktadır. Antakya’nın mahalle yapısı, demografisi ve şahıs adları üzerinden yapılan incelemeler sosyal tarih açısından önemli veriler sunmaktadır. Arkeolojik mirasın korunması, İskenderun’un işgal süreci, Memlûk fethi ve dijital okuryazarlık gibi konularla zenginleşen bu eser, Hatay araştırmaları alanında temel bir başvuru kaynağı niteliğindedir.
₺500,00
KİTAP TANITIMI
POSTHUMAN SPACE IN MARIO PETRUCCI AND ALICE OSWALD’S POETRY
Drawing on recent posthumanist theories that promote a non-anthropocentric perspective, this study examines the works of contemporary British poets Mario Petrucci and Alice Oswald. It is argued that their poetry can be described as posthuman poetry, which envisions posthuman spaces of becoming where human and nonhuman worlds coexist on a non-hierarchical basis. Petrucci’s engagement with ecocritical crises in the Anthropocene underscores the limits of human agency, and it foregrounds destructive impact of human actions on the ecosystem. In a posthuman context, therefore, Petrucci problematises the human/nonhuman binary by representing the erosion of the anthropocentric worldview in the face of environmental crises such as deforestation, global warming, and the Chernobyl nuclear disaster in Bosco (1999), Heavy Water: A Poem for Chernobyl (2004) and Half Life: Poems for Chernobyl (2004). In these collections, challenging the perception of nonhuman matter as passive, Petrucci emphasises the agency of trees and radioactive particles. Similarly, Alice Oswald moves the reader beyond the human-centred treatment of the natural world. Rejecting human exceptionalism, Oswald’s Dart (2002) presents a polyphonic meshwork where the voices of alternating human speakers and the River Dart interweave within a posthuman space. Representing the intersubjective and dialogic exchanges between the human and nonhuman inhabitants of the Severn Estuary and the lunar cycle, Oswald’s A Sleepwalk on the Severn (2009) further problematises the subject/object binary by creating a posthuman space of becoming grounded in a communicative framework. Hence, bringing Petrucci and Oswald together, this study draws attention to trans-corporeal and polyphonic entanglements of human-nonhuman, subject-object and self-other non-binaries, and it aims to show how poetry, as a literary medium, can contribute to questioning and transforming the anthropocentric vision of humankind in the contemporary world.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Türk Hikâyesinde Din ve İnanç Algısı
İnsan ile birlikte doğan inanma ihtiyacı birey ve toplumların doğasının esasını oluşturur. Tarih boyunca insanların çeşitli dinlere ve inançlara bağlı bir hayat sürdürerek mana ve madde âleminde psikolojik doyum noktasına ulaştığı görülür. 19. yüzyılda Tanzimat Fermanı ile birlikte birçok alanda değişimler yaşanır. İnsan ruhunun özüyle ilişkili olan edebiyat sahası da bu dönemde toplum ve bireyin yaşadığı değişimlerden etkilenir.
Tanzimat Dönemi edebiyatı nesir sahasında birçok araştırma yapılmıştır. Bu araştırmaların ışığında hem edebî türler üzerinde hem de ele alınan konular hakkında yeni perspektifler ortaya çıkabilir. Türk edebiyatında din ve inanç olgusu eserlerde önemli bir yer teşkil etmektedir. Toplumun batının sosyal hayatına yönelmesiyle birlikte nesir türünde yazılan eserlerde; alafranga hayat, görücü usulü evlilik, basit aşk üçgenleri gibi konular ele alınır. Bu konuların yanı sıra din ve inanç olgusu da birçok hikâyede işlenmiştir. Bu dönemde yazılmış olan hikâyelerde İslamiyet ve Hristiyanlık dinine yer verildiği gibi Yahudilik ile kabile inançlarına ait izlerin de işlendiği görülmektedir. Bu kitapta Tanzimat Dönemi’nde (1839-1896) yayınlanmış olan yüz elli beş hikâye din ve inanç olgusu bağlamında irdelenmiştir. Türk hikâyesinin zeminini oluşturan eserler olarak kabul edilen Muhayyelât-ı Aziz Efendi, Müsameretnâme, Akabi Hikâyesi ve Hayâlât-ı Dil’den sonra Ahmet Midhat Efendi, Recaîzade Mahmud Ekrem, Nâbizâde Nâzım ve Samipaşazade Sezai’nin yazdığı eserler öncelikle olay örgüsü bakımından daha sonra ise din ve inanç esasları bakımından incelenmiştir. Hikâyelerde sırasıyla; İslamiyet, Hristiyanlık, Yahudilik, ilkel kabile inançları ve batıl inançlar ele alınmıştır.
₺585,00
KİTAP TANITIMI
Bobi Frs’ye Geçiş Süreci ve Bağımsız Denetçiler Üzerine Bir Araştırma
Türkiye’deki işletmelerin uluslararası seviyede raporlama yapabilmesini sağlamak ve modern dünyanın gereksinimlerini karşılamak amacı ile 2017 yılında büyük ve orta boy işletmeler için BOBİ FRS yürürlüğe girmiştir. TFRS’ye geçişte yaşanan problemlerin benzerlerinin BOBİ FRS’ye geçiş sürecinde ortaya çıkıp çıkmayacağının belirlenmesi, standartların etkin olarak kullanılabilirliği konusunda fikir sağlayacaktır. Bu kitap çalışması, İnönü Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Muhasebe Finansman Anabilim Dalında hazırlanan, “Bağımsız Denetçilerin BOBİ FRS ile İlgili Algı ve Bilgi Düzeylerinin Tespitine Yönelik Bir Çalışma: İstanbul İli Örneği” adlı doktora çalışmasının gözden geçirilmiş ve revize edilmiş halidir. Bu kapsamda, İstanbul ilinde, bağımsız denetim firmalarında çalışmakta olan bağımsız denetçiler üzerine anket çalışması gerçekleştirilerek, BOBİ FRS bilgi düzeyleri ve BOBİ FRS ile ilgili olası olumlu ve olumsuz etkiler konusundaki algıları tespit edilmeye çalışılmıştır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
SAMSUN GÜMRÜĞÜ
Samsun limanında gerçekleşen ticarî faaliyetlerin ayrıntılı bir istatistiği olan eser, Samsun Ticaret Odası tarafından hazırlanıp bastırılmıştır. Eserin hazırlanmasına katkısı bulunan dönemin Samsun Ticaret ve Sanayi Odası Başkâtibi Mehmet Şükrî “İstatistiklerin Lüzûm ve Fevâidi ve Samsun Ticâret Odası’nın Maksadı” başlığı altında önemli bir yazıya yer verilmiştir. Mehmet Şükrî, medeni milletlerin istatistiğe büyük önem verdiğinden, bu konuda teşkilatlar kurduklarından bahsederek, Osmanlı Devleti’nde bu tarz bir anlayışın ve teşkilatlanmanın ne derece cılız olduğunu üzülerek belirtmiştir. Yazısının devamında, bir memleketin iktisadî durumunu ölçmenin, yıllık ihracat ve ithalatı arasındaki farkı gerçek anlamda bilmekle mümkün olduğunu, bu maksatla hazırlanacak istatistiklerin ülke için çok yararlı olduğunu ifade etmiştir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
İşçi ve Sinema
Sinema sanatının kitlesel etki gücünün yüksek olduğunu belirtmekte yarar var. Zira Bonitzer’e göre seyirciyi şaşırtan şey, perdede görülenlerin gerçeğe benzerliğidir. Gerçeğe benzer olan ile gerçek olan arasındaki ilişki, sinemanın seyirci üzerindeki etki gücünün belirleyici olmasında önemli bir etkendir. Sinema sanatının algı üzerindeki etki gücü; tesis edilen bürokratik yapının ideolojik kabulünü, kurgusal gerçeklik ile yaşamın gerçeği arasında kurulan bağ ile sağlamasında saklıdır. Bundan dolayı sinema, ideolojik örgütlenmede önemli bir propaganda ve ajitasyon aracıdır. Fakat kapitalist sistemde sinemanın işlevinin sınırlarını belirleyen faktör; ekonomik yapının önerdiği bölüşüm ilişkileri ve bunun sosyoekonomik sonuçlarıdır…
₺585,00
KİTAP TANITIMI
Tarihsel Süreçte Bolu ve Seyyahların İzlenimleri
Bu çalışma, Bolu’nun İlkçağlardan Cumhuriyet dönemine uzanan tarihsel gelişimini ele alırken, farklı medeniyetlerin izlerini ortaya koymaktadır. Stratejik konumu, doğal zenginlikleri ve kültürel mirasıyla Bolu, yalnızca bir geçiş noktası değil, aynı zamanda birçok uygarlığın kesişme alanı olmuştur. Şehir tarihi çalışmalarında belgeler kadar seyahatnamelerin de önemi büyüktür. Seyyahların kaleme aldığı gözlemler, resmî kayıtların çoğu zaman ihmal ettiği gündelik yaşam, kültürel ilişkiler ve toplumsal dinamikler hakkında eşsiz bilgiler sunmaktadır. Müslüman ve Avrupalı seyyahların farklı bakış açıları, Bolu’nun tarihî kimliğini hem içeriden hem de dışarıdan gözler önüne sermektedir. Böylece Bolu’nun tarihî hafızası yeniden canlandırılmaya çalışılarak seyahatnamelerin sunduğu tanıklıklar okuyucuya sunulmuştur.
₺235,00