KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

COĞRAFİ PERSPEKTİFLE DAĞ VE DAĞLIK ALANLAR
₺650,00 -

Bobi Frs’ye Geçiş Süreci ve Bağımsız Denetçiler Üzerine Bir Araştırma
₺315,00 -

AVRUPA BİRLİĞİ BÖLGESEL POLİTİKASI VE MACARİSTAN
₺210,00 -

Anıt Ağaçlara Coğrafi Bakış
₺650,00 -

Agenda of Translation Studies
₺405,00 -

18. Yüzyılda Osmanlı Taşra Tezgâhlarında Kalyon İnşa Organizasyonu
₺405,00 -

Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Masonluk
₺325,00 -

Vahyin Elçilerinden Eğitsel Mesajlar
₺340,00 -

Çocukluk Çaği Obezitesiyle Mücadelede Yeni Bir Mali Araç: Obezite Vergileri ve Ebeveyn Tutumlari
-

Sürdürülebilirlik İletişimi: Yeşil Yıkama Riskleri ve Paradokslar
₺250,00 -

Yapay Zeka Destekli Gazetecilik
₺320,00 -

Ziyaret Fenomeni ve Türk Popüler Dindarlığı
₺315,00 -

Yeni Ekonomi ve Toplum
₺405,00 -

VAKIF İNSAN PROF. DR. HİKMET ÖZDEMİR ARMAĞANI
₺1.600,00 -

Ulusal Basında Kıbrıs Sorunu (1954-1974)
₺715,00 -

TÜRKİYE SELÇUKLULARI
₺430,00
KİTAP TANITIMI
İNGİLİZ ROMANINDA QUEER OKUMA
Ana akım edebiyat dizgesinin göz ardı edip değersizleştirdiği, ötekileştirdiği varoluşların ve kimliklerin sesini duyurabilmesi, edebi metinlerde özdeşimler yoluyla kendilerine bir varoluş alanı açabilmesi, ilginçtir ki, okurun verili metindeki anlamı muğlaklaştırmasına, ikilikleri ortadan kaldırmasına, heteronormatif düzeni kendi okuma süreci içinde altüst etmesine bağlı olabilir. İngiliz Romanında Queer Okuma, okur ve yazar arasında, queer anlamların inşa edileceği bir anlamlandırma alanının ve farklı bir eleştirel yaklaşımın süreçlerini ve dinamiklerini, İngiliz romanından okuma denemeleri ile incelemektedir. Kitap, Queer kuramın ana tartışma alanlarını ele alarak, okuma ve yazma süreçlerini queer kavramlar ışığında değerlendirir. Okuma ve yazma süreçlerinde, okurun ve yazarın kullandığı parodi, ironi, nostalji ve eğretilemeler gibi dilsel stratejilerin yazınsal metinler üzerinden örneklendirildiği inceleme, farklı toplumsal cinsiyetlerin ve kimliklerin, queer bir eleştirel yaklaşımla nasıl görünür kılınıp meşrulaştırılabileceğine de işaret etmektedir.
₺195,00
KİTAP TANITIMI
Ey Okur! Hikâyemiz Burada Tamam Oldu
Sona yönelik merak, evrenseldir. Krallardan sıradan insanlara kadar herkes bazen kendi sonunu, bazense dünyanın sonunu öğrenme isteği içindedir. Hayatın bir yansıması olan kurmacalarda da sonlar vazgeçilmezdir. Kurmacanın okunmasını sağlayan okurun sona yönelik merakıdır. Sonun yarattığı memnuniyet ise tatmin duygusu sağlayarak sanatsal hazzın bir tamamlayıcısı olmuştur.
Tanzimat’la beraber edebiyatımıza giren roman türü ile yazarlar yarattıkları mutlu veya mutsuz sonlar ile okurlarını etkilemek, bazen okuruna dersler vermek, bazen umut aşılamak, bazen de toplumu dönüştürmek istemişlerdir.
“Ey Okur! Hikâyemiz Burada Tamam Oldu” başlıklı bu çalışma Türk romanının başlangıcından II. Meşrutiyet dönemine kadar olan süreçte yazılan romanlar üzerinden roman sonlarının gelişimini ve ele alınış biçimini irdelemektedir. Çalışmada Şemseddin Sami, Namık Kemal, Samipaşazade Sezai, Nabizade Nazım, Ahmet Midhat, Halit Ziya, Fatma Aliye’nin seçilen dönemdeki romanları incelenerek tematik bir yorum getirilmeye çalışılmıştır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
İşletmelerin Verimlilikleri İle Çevresel Sosyal Sorumluluklarını Gerçekleştirme Düzeylerinin Karşılaştırmalı Analizi
Yakın geçmişte asit yağmurlarının artması, bitki örtüsünün ve hayvan çeşitliliğinin azalması, doğal çevrenin tüm canlıları tehdit edecek şekilde acımasızca kirletilmesi, çevre sorunlarını önlemede işletmeler ve devletlerden daha etkili çalışmalar yapmaları yönündeki beklentileri artırmıştır.
Çevre ile ilgili konularda ideolojik baskılardan uzaklaşıp çok yönlü fayda sağlayacak yansız politikalar üretebilmek için öncelikle sayısal yöntemlerin profesyonelce uygulanıp fiili uygulamaların ölçülmesi ve derinlemesine analiz yapılması gerekmektedir. Elinizdeki eser bu ihtiyacı karşılamak üzere işletme, çevre mühendisliği ve kamu yönetimi literatürlerini kapsayan disiplinler arası nitelikte hazırlanmış ilk çalışmadır.
Bu amaçla, çevresel performansı tartışmalı olan ve aynı zamanda stratejik öneme sahip olan şeker sektörü incelenmiştir. Günlük 2000 ton kapasiteli bir şeker fabrikasından çıkan kirli suların oluşturduğu kirlilik 200.000-300.000 nüfuslu bir şehrin atık sularının yapacağı kirliliğe eş değerdir. Bu noktadan hareketle şeker fabrikalarının çevresel performansları ile verimlilikleri arasındaki ilişki incelenmiş; şeker sektörünün atık su ve baca gazı emisyonu verileri ile Saf Çevre Endeksi, Karma Çevre Endeksi ve Malmquist Toplam Faktör Verimliliği Endeksleri hesaplanarak detaylı analizler yapılmıştır.
İşletmeler çevresel sosyal sorumluluklarını ISO 14001 kapsamında yerine getirmekte midirler? Çevresel faaliyetler yalnızca ekonomik sorumluluklar seviyesinde mi kalmaktadır? İşletmeler mevzuatın getirdiği yükümlülükleri karşılamakla yetinmekte midirler yoksa daha fazlasını yapmak için çaba harcamakta mıdırlar? Acaba çevresel sosyal sorumluklarını gerçekleştiren işletmeler verimliliği de sağlayabilirler mi yoksa iddia edildiği gibi arıtım maliyetleri işletmelere zarar ettirir mi?
Özel şeker fabrikaları mı çevreye karşı daha iyi performans sergilemektedir yoksa devlete ait fabrikalar mı?
Ne çevresel performans açısından etkin ne de Veri Zarflama Analizine göre etkin bulunan şeker fabrikaları özelleştirme kapsamına alınmışlar mıdır? Özelleştirme (mülkiyetin devri) yerine yönetimin devri tercih edilebilir mi? Şeker üretiminde kota aktarımı yapılması fabrikaları verimsizliğe sürükler mi?
Elinizdeki eserde bu ve benzeri daha birçok araştırma sorusuna bilimsel yöntemler kullanılarak gerçek hayattaki uygulamalar ışığında cevaplar sunulmuş, ardından sektöre yönelik tavsiyelerde bulunulmuştur. Gelecek kuşaklarımıza daha yaşanabilir bir dünya bırakmak ümidiyle
₺315,00
KİTAP TANITIMI
BİLGİ TOPLUMUNDAN SÜPER AKILLI TOPLUMA GEÇİŞ
İşletmelerin yönetimsel başarısı, dijital veri çözümlerinin maksimum düzeyde yararlanması ile mümkün olacaktır. Bu bağlamda dijital veri çözümlerinin, veri koruma ve yönetilebilir veri koşulların sürekli değişmesi ile güncellenmektedir. Sürekli olarak gelişen dijital teknolojiler, piyasaların ve toplumların küreselleşmesine neden olmaktadır. Ayrıca bu dijital teknolojiler, ekonomi alanında da değişimlerin yaşanmasına yol açmaktadır.
İşletmelerin dijital dönüşümleri verimli gerçekleştirmeleri için üretim sürecinde kullanmış oldukları teknolojilerle birlikte organizasyon yapılarını, iş yapma kültürlerini ve yönetim anlayışlarını değiştirmeleri ve bu dönüşüm süreçlerinin işletmelerde öncelikle üst yönetimler tarafından sahiplenilmesi ve değerlendirilmesi gerekmektedir. Ayrıca değişimlere karşı oluşabilecek olası direnç ile ilgili işletmelerin yenilikçilik kültürlerini geliştirmeleri de gerekmektedir.
Değişen bilgi teknolojileri, yöneticilere; planlama, hizmet/ürün çeşitleri ve üretim biçimi konularındaki kararlarda çeşitli fırsatlar tanımaktadır. Ayrıca, bilgi teknolojileri; kimin, ne sıklıkla, ne zaman, ne amaçla, hangi bilgilere sahip olabileceği konusunda yöneticilere bilgi sağlayarak da doğru kararların alınmasını sağlamaktadır. Bu durum da işletmelerin rekabet üstünlüğü kurmalarına olumlu yönde etki etmekte, onlara “değişimin yönetimi” konusunda pratik çözümler sunmaktadır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
İLKÖĞRETİMDE ANALOJİLER, KAVRAM KARİKATÜRLERİ VE TAHMİN-GÖZLEM-AÇIKLAMA TEKNİKLERİYLE DESTEKLENMİŞ FEN VE TEKNOLOJİ EĞİTİMİNİN ÖĞRENME ÜRÜNLERİNE ETKİSİ
Yaşadığı dünyayı gören, analiz eden, sorgulayan ve sentez yoluyla yeni çıkarımlar yapan bireylerin yetiştirilmesinde fen eğitiminin önemli bir rolü vardır. Özellikle ilkokul kademesinde öğrencilerin yaşadığı dünyayı anlayabilme gayreti ve arzusu içinde olmaları için fen derslerinin önemi tartışılamaz. Fen öğretimi ile öğrenciler problem çözme, yaratıcılık, analiz ve sentez yapabilme, eleştirel düşünme ile elde edilen bilgiyi güncel sorunlara uygulayabilme gücü kazanabilmektedirler. Ancak bu becerilerin kazanılabilmesi için çocukların karşılaştıkları fen eğitiminin niteliği çok önemlidir.
Bu kitapta analojiler, kavram karikatürleri ve tahmin gözlem açıklama teknikleriyle desteklenmiş fen eğitiminin öğrenme ürünleri üzerindeki etkileri anlatılmaktadır. Çocukların bilimsel süreç becerileri, akademik başarıları, tutumları ve akademik risk alma davranışları üzerinde bu eğitimin etkisi incelenmektedir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Bir Deste Berceste
Dogal olarak, elinizdeki bu küçük çalısma edebiyatımızdaki bütün bercesteleri içine alan bir derleme degildir. Bir siirin berceste kıvamında olup olmadıgını ölçen bir otorite veya kıstas yoktur. Bizim amacımız mümkün oldugunca genis bir okur grubunun zevkine hitap edecegini umdugumuz siirleri toplamaktı. Bunda ne kadar basarılı oldugumuza okurlarımız karar verecektir.
Bu kitap, her ne kadar siir tadını bozmamak için akademik ayrıntıdan uzak olarak tasarlandıysa da üniversitelerin Türk Dili ve Edebiyatı, Türk Dili ve Edebiyatı Ögretmenligi ve Türkçe Ögretmenligi bölümlerinde bilhassa Eski Türk Edebiyatı derslerinde yan eser olarak kullanılabilecek mahiyettedir. Yalnız edebiyatı meslek olarak icra edenler degil söz sanatlarından hoslanan her insanın kitapta geçen bercesteleri zevkle okuyacagını umuyoruz. Umarız, bu küçük derleme düsünce ve zevk dünyamızı süslemize küçücük bir katkıda bulunur.
Eger maksud eserse mısra-ı berceste kâfidir!
Aceb hayretteyim ben Sedd-i ?skender hususunda
Eger amaç dünyada bir eser bırakmak, bir hüner
sergilemek ise bunun için bir berceste mısra söylemek
kâfidir. ?skender, o seddi bosuna yapmıs. O kadar ugrasıp
seddi yapmak yerine bir berceste mısra bıraksaydı
daha iyi ederdi!
KİTAP TANITIMI
İşletmelerde Güncel Etik Yaklaşımlar
Günümüz işletme anlayışı kâr odaklı olmayı geri plana iterek, sosyal sorumlu olmayı, çevresel olmayı, iyi bir vatandaş olmayı öncelemektedir. Sahip olunabilecek tüm sıfatların temelinde etik olmak bulunmaktadır. Alanın uzmanları tarafından kaleme alınan farklı bölümler bu temele işaret etmekte ve büyük bir bilgi birikimi sunmaktadır. Bireylerin alışveriş sürecinde en fazla üzerinde durdukları kavramlardan biri olan fiyatlandırma sürecinde etik çerçevenin nasıl olması gerektiğine dair sorgulamayla başlayan kitapta, karar verme sürecinde etiğin rolüne, işletmeleri ete kemiğe büründüren iç paydaşların (çalışanların) süreçlerini yürüten insan kaynakları yönetimde etik tavra, dijitalleşme ile değişen çevresel ve toplumsal sorumlulukların bir karşılığı olarak beliren kurumsal sosyal sorumluluk faaliyetlerinde etik çerçeveye, şeffaf işletme anlayışında önemli bir durak olan muhasebe sürecinde etik hareket tarzına, günümüzde bizleri çepeçevre saran reklamlarda etik çerçevesinde sorunların ele alınmasına, örgütsel bir kültürün parçası olarak etik yapının önemine, örgütler için her an kapıda yıkıcı etkisiyle bekleyen kriz süreçlerinde etik duruşun önemine ve İslam ahlakı çerçevesinde iş etiği kavramıyla ilgili yaklaşımlara odaklanılmaktadır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Amerikan Misyonerlerinin Türkiye’deki̇ Sağlık Faaliyetleri̇ (1833-1923)
19. yüzyıl Osmanlı coğrafyasında birçok misyoner örgütün etkin olduğu çağdı. Bu dönemde en etkili çalışma yapan, dünya coğrafyasına kısa sürede yayılan 27 Haziran 1810’da Boston’da kurulan ve 1820 yılında Osmanlı topraklarına ilk misyonerlerini gönderen Protestan misyoner örgütü, ABCFM ya da Amerikan Board olarak adlandırılan, American Board of Commissioners for Foreign Missions’dır. Doğu ülkelerinde misyoner faaliyetlerinin etkin bir biçimde sürdürülmesinde en önemli yöntemlerden biri de sağlık misyonerliği olarak görülmektedir. Sağlık misyonerleri süreç içerisinde kutsal konularda vaizlerden daha zor görevler üstlenmişler ve gittikleri ülkelerde tıp bilgileri sayesinde ulaşılmaz sanılan kesimlerle iletişim kurma olanakları bulmuşlardır. Bu çalışmada Amerikan Board teşkilatının bugünkü Türkiye sınırları içerisinde 1833’ten 1923 yılına kadar sağlık alanında yapmış olduğu faaliyetler ele alınmaktadır. Misyonerlerinin yapmış olduğu gezici sağlık misyonerliği, dispanser, hastane, tıp okulu, eczane ve hemşire sınıfları açmak gibi faaliyetleri; misyonerlik, din, siyasi ve tıp tarihi açısından değerlendirilmiştir. Misyoner etkinliğinin temel amacı, din ve eğitim çalışmalarında olduğu gibi, sağlık misyonerliğinde de öncelikle Protestan inancının yayılmasıdır. Çalışmada sağlık misyonerlerinin etkinlik gösterdiği bölgelerde, yönetim ve toplumla olan ilişkileri, etkileri ve çatışmaları üzerinde değerlendirilmeler yapılması amaçlanmıştır. Sağlık misyonerliğinin etkisi, misyona olan katkısı verilerle anlatılmaya çalışılırken, konunun tıp tarihi açısından önemi, Osmanlı tıbbına etkisi de değerlendirilmiştir.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Türk Hikâyesinde Din ve İnanç Algısı
İnsan ile birlikte doğan inanma ihtiyacı birey ve toplumların doğasının esasını oluşturur. Tarih boyunca insanların çeşitli dinlere ve inançlara bağlı bir hayat sürdürerek mana ve madde âleminde psikolojik doyum noktasına ulaştığı görülür. 19. yüzyılda Tanzimat Fermanı ile birlikte birçok alanda değişimler yaşanır. İnsan ruhunun özüyle ilişkili olan edebiyat sahası da bu dönemde toplum ve bireyin yaşadığı değişimlerden etkilenir.
Tanzimat Dönemi edebiyatı nesir sahasında birçok araştırma yapılmıştır. Bu araştırmaların ışığında hem edebî türler üzerinde hem de ele alınan konular hakkında yeni perspektifler ortaya çıkabilir. Türk edebiyatında din ve inanç olgusu eserlerde önemli bir yer teşkil etmektedir. Toplumun batının sosyal hayatına yönelmesiyle birlikte nesir türünde yazılan eserlerde; alafranga hayat, görücü usulü evlilik, basit aşk üçgenleri gibi konular ele alınır. Bu konuların yanı sıra din ve inanç olgusu da birçok hikâyede işlenmiştir. Bu dönemde yazılmış olan hikâyelerde İslamiyet ve Hristiyanlık dinine yer verildiği gibi Yahudilik ile kabile inançlarına ait izlerin de işlendiği görülmektedir. Bu kitapta Tanzimat Dönemi’nde (1839-1896) yayınlanmış olan yüz elli beş hikâye din ve inanç olgusu bağlamında irdelenmiştir. Türk hikâyesinin zeminini oluşturan eserler olarak kabul edilen Muhayyelât-ı Aziz Efendi, Müsameretnâme, Akabi Hikâyesi ve Hayâlât-ı Dil’den sonra Ahmet Midhat Efendi, Recaîzade Mahmud Ekrem, Nâbizâde Nâzım ve Samipaşazade Sezai’nin yazdığı eserler öncelikle olay örgüsü bakımından daha sonra ise din ve inanç esasları bakımından incelenmiştir. Hikâyelerde sırasıyla; İslamiyet, Hristiyanlık, Yahudilik, ilkel kabile inançları ve batıl inançlar ele alınmıştır.
₺585,00
KİTAP TANITIMI
Gündem Belirleme Kuramı Çerçevesinde DİJİTAL MEDYA
Dijital yayıncılık; içeriğin dijital ortamda, dijital kullanıcılarına özel dijital ortamın dinamikleriyle üretilerek yine bu ortam aracılığıyla kullanıcılara sunulmasına olanak tanımaktadır. Geleneksel medyada habercilik faaliyeti gerçekleştiren gazeteciler de bu dönüşümden etkilenmiş ve habercilik faaliyetlerini YouTube, GAIN TV gibi dijital mecralara taşımışlardır. Gazeteciler dijital yayıncılık mecraları üzerinde habercilik faaliyetini gerçekleştirirken sosyal medyadaki gündemin nabzını tutarak, geleneksel medyanın gündemine taşımadığı, taşımaktan “çekindiği” konulara yer verirken kimi zaman da geleneksel medya ile paralel bir gündemi masaya yatırmaktadırlar.
Geleneksel medya izleyicilerinin sayısı hızla azalırken dijital mecra kullanıcıları da aynı hızla artmaktadır. Bu değişim, geleneksel medyanın izleyicilerini dijital mecranın sağladığı etkileşimle birer çevrimiçi kullanıcıya dönüştürmektedir. Artık sadece geleneksel medya izleyicileri değil aynı zamanda hem geleneksel medya kanalları hem de geleneksel medyaya içerik üreten kişiler de dijital medyaya geçmektedir.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Dijital Dönüşüm Çağında Meslekler ve Mesleki Yetkinlik Beklentileri
Günümüzde ülkelerin kalkınma düzeyinin belirlenmesinde en önemli unsurlardan biri o ülkenin beşeri sermayesini oluşturan insanlar ve bu insanların sahip olduğu eğitim derecesi ile mesleki düzeyde sahip oldukları niteliklerdir. İyi bir eğitim geçmişine sahip, nitelikli iş gücünün ülkenin toplumsal ve ekonomik kalkınma düzeyi ile yakından ilişkisi bulunmaktadır. Bununla birlikte bireylerin mensup olduğu meslek ve faaliyette bulunduğu iş kolunun toplumdaki yerini, yaşayış biçimini, tutumlarını, düşüncelerini vb. şekillendirdiği söylenebilmektedir. Bu anlamda meslek seçiminin insan hayatında verilen önemli bir karar sürecinin ürünü olduğunu ve bireylerin sahip oldukları ilgi ve yeterlilikleri doğrultusunda doğru mesleğe yönlendirilmesinin eğitim sürecinin önemli bir basamağını oluşturduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Ne var ki günümüzde hem ülkemizde hem de diğer ülkelerde meslek ve iş alanlarının çeşitlenmesi, karmaşıklaşmasına bağlı olarak kişilerin meslek seçimleri kadar işverenlerin meslek elemanlarından beklediği yetkinliklerin de günden güne değiştiğinden söz etmek gerekmektedir. Bu anlamda içinde bulunduğumuz dijital dönemde meslek elamanlarından beklenen mesleki yetkinliklerin belirlenmesi, sektöre kazandırılacak yeni meslek elemanlarının doğru yetkinlik düzeyleri ile yetiştirilmesi, eğitimli insan kaynağının ve üretimde kalitenin arttırılması önemlidir. Bu amaç doğrultusunda mevcut çalışmada, özel sektör meslek uzmanlarının adaylardan beklediği yetkinlikler belirlenmeye çalışılmış ve yetkin beklentileri meslekler özelinde ve meslek alanları üzerinden karşılaştırmalı olarak yorumlanmıştır.
Bu kapsamda mevcut çalışma; özel sektör ve eğitim kurumlarının iş birliğini amaçlayan, meslek elemanlarının istihdam alanlarından birini oluşturan özel sektör kuruluşlarının meslek elemanlarından beklediği yetkinlik düzeylerinin belirlenmesine odaklanan, meslek eğitiminin özel sektör beklentilerine uygun olarak yapılandırılması ve iki taraf arasında yürütülecek eşgüdümlü çalışmaların arttırılmasını amaçlamaktadır.
₺740,00
KİTAP TANITIMI
İşçi Göçlerinin Büyük Britanya Emek Piyasasına Etkileri
İşçi göçleri konusu günümüzde Avrupa Birliği içinde yapılan politik tartışmaların başında gelen konulardan biridir. Bunun başlıca nedenleri olarak Avrupa devletlerinin yaşadığı demografik sorunlar (nüfusun yaşlanma ve azalması) ve işgücü kıtlığı sonucu olarak işçi göçlerin bir kurtarıcı unsur olarak görülmesidir. Günümüzde demografik sorunların ve işgücü kıtlığının giderilmesinde en etkili ve kısa seçenek olarak işçi göçleri gelmektedir. Bu bağlamda yeni AB üyesi olan ülkelerden demografik sorunlar yaşayan Batı Avrupa’ya olan işçi göçleri bu sorunların giderilmesinde önemli bir fırsat gibi gözükmektedir.
Bilindiği gibi 2004 yılı Mayıs ayında, sekiz Orta ve Doğu Avrupa ülkesi Avrupa Birliği üyesi olmuştur. Bu ülkelerin birliğe üye olmalarından itibaren İsveç ve İrlanda’yla beraber Büyük Britanya yeni üye olan bu ülkelerden işçilerin serbest dolaşımlarına ve emek piyasalarına tam olarak girmelerine izin vermiştir. Çalışmanın amacı Büyük Britanya’ya A–8 ülkelerinden 2004 sonrası gelen göçlerin bu iş piyasasındaki ücretler ve istihdam üzerine etkilerini ölçmektedir.
Çalışma A-8 ülkelerinden Birleşik Krallığa olan göçler ile yerel iş piyasası sonuçları arasında anlamlı bir korelasyon olup olmadığı üzerinde kurgulanmıştır. Bu amaçla A–8 ülkelerinden gelen işgücünün özelliklerine ait eğitim düzeyi, yaş ve sayı gibi veriler ile Birleşik Krallık yerel işgücü piyasası verileri internet üzerinden İngiliz Devlet İstatistik Kurumlarından ve literatür çalışmalarından elde edilmiştir. Çalışmada, elde edilen veriler 3’er aylık veriler halinde SPSS istatistik programına sırasıyla girilmiş olup, bu veriler çok değişkenli korelasyon tekniği ve regresyon analiz vasıtasıyla işlenerek sonuca ulaşılmaya çalışılmıştır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye Defteri
Dergiler, Türk düşünce hayatına her zaman canlılık getirmiştir. Osmanlı’nın son dönemlerinde ilk örnekleriyle tanıştığımız dergiler, düşünce hayatımızda öncü bir rol oynamıştır. Türkiye’de topluma yeni değerler benimsetme çabasında Cumhuriyet’in resmî ideolojisini işleyen Halkevi, Ülkü, Kadro gibi dergilerin yanı sıra; Yön, Hareket, Forum, Hisar, Devrim ve Büyük Doğu gibi bağımsız düşünce çevrelerince yayınlanan dergiler de öne çıkmıştır. Tarihi ve günceli, kitaptan daha dinamik, gazeteden daha ağırbaşlı bir dille ele alan dergiler, edebiyat, sanat, kültür, ekonomi, siyaset ve ideolojiler alanındaki entelektüel arayışların ürünleri olarak ilgiyle takip edildiler. 20. Yüzyıl boyunca, farklı inanç, siyaset ve ideolojiye sahip birçok toplumsal kesim ya da aydın grubu, sesini duyurmak amacıyla yayınladığı bir dergiyle adeta özdeşleşmiştir. Bu yönüyle de düşünce grupları ve onların dergileri, Türkiye’de sosyal, siyasal ve edebiyat çalışmalarının gelişiminde önemli bir yere sahiptir. Cumhuriyetle birlikte hızlanan Batılılaşma seçeneği dergilerde çok canlı bir şekilde tartışılmıştır. Batılılaşma projesinde, yalnız kapitalist modernleşme değil, İslamcılık ve sosyalizm de modernleşme için bir seçenek olarak tartışılmıştır. Türkiye Defteri Dergisi, yayınlandığı yıllarda, sosyalizm seçeneğini savunmuştur. Bu çalışma, Türkiye Defteri Dergisi’ni mercek altına almaktadır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
A Buying Behaviour Framework for SMEs
SMEs have been recognized as important actors of commercial activity most specifically since the second half of the 20th century. Although understanding its customer potential has been named a top priority among many sectors, there is a limited body of knowledge regarding the buying behaviour of SME’s. Many studies and industry practices frame the context within corporate or individual buying behaviour, however few researchers mention SME’s. When mentioned they tend to tie with elitist attributes and consider them as small versions of big enterprises. Studies and industry practices are conformist and assume that SME’s buying behaviour consists of nothing but -ignoring impulsive tendencies- ‘normative’ or ‘conservative’ typologies. However, the lack of application makes this dichotomy untested, which is also what this book aims to scrutinize.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Sosyal Sorumluluğu Bakışlardan Anlamak
Sosyal pazarlama, toplumda sosyal sorunlara karşı davranışsal değişimi teşvik etmek için çeşitli pazarlama ilkelerinin, süreçlerinin, tekniklerinin, davranışsal teorilerin, modellerin vb. kullanımını içermektedir. Sosyal pazarlama, sosyal ve ekonomik amaçları geliştirmek için pazarlama bilgisinin, kavramlarının ve tekniklerinin uygulanmasıyla birlikte pazarlama politikalarının, kararlarının ve faaliyetlerinin sosyal sonuçlarının analizi ile ilgilidir. Bu nedenle, sosyal pazarlama çözümleri, bireylerin sağlıksız davranışlarını sağlıklı davranışlara dönüştürmelerine yardımcı olmaktadır.
Günümüzde sosyal farkındalık oluşturmak isteyen uygulayıcıların klasik pazarlama yöntemlerinin yanında İnsan-Bilgisayar Etkileşimi kapsamında kullanılan Eye Tracking analiz yöntemlerini kullanarak etkin ve verimli bir sosyal pazarlama kampanyası hazırlayabileceği düşünülmektedir. Bu kapsamda; bu kitabın amacı; Birleşmiş Milletler ve ona bağlı kuruluşlar tarafından hazırlanan sosyal pazarlama temalı görsellerin görsel ve mesaj etkisinin tespit edilmesidir. Konunun; sosyal pazarlama ve insan-bilgisayar etkileşimi alanlarının bir arada kullanılmasından ötürü multidisipliner yönünün oldukça önem arz ettiğini düşünmekteyiz. Kitabımızın, araştırmacılara, bilim dünyasına ve öğrencilere katkı getirmesini temenni ediyoruz.
Dr. Yunus Emre GÜR
Doç. Dr. Atilla YÜCEL
₺635,00
KİTAP TANITIMI
NEMRUT DAĞI VE ÇEVRESİNİN POTANSİYEL JEOMİRAS ALANLARI
Bu çalışmada, tarihi ve arkeolojik kaynak değerler açısından oldukça zengin, ülkemizin turizm açısından en popüler alanlarından biri olan Nemrut Dağı ve çevresinde, jeomiras ve jeoturizm açısından oldukça önemli olan jeosit karakterindeki alanların belirlenmesi ve bunların ülkemiz jeosit envanterine dâhil edilmesi, sahanın jeopark olma potansiyelinin araştırılması, söz konusu jeositlerin korunması, tanıtılması, turizm destinasyonları içerisine dâhil edilerek ziyaretçilerin bilgilendirilmesi için gereken altlık bilginin oluşturulması amaçlanmaktadır.
İnceleme alanında yer alan potansiyel jeositlerin belirlenmesi ve bunların ulusal jeosit envanteri listesine dâhil edilmesi, ulusal anlamda jeomirasımızın bütünüyle belirlenmesi ve korunmasına katkı sunması açısından son derece önemlidir. Bu yönüyle bu çalışma, Güneydoğu Anadolu Bölgesi dâhilinde yapılmış çok az sayıda çalışmadan biridir.
₺700,00
KİTAP TANITIMI
Qualität: Als ein Instrument der Produktpolitik in der Automobilindustrie
Zunehmenden Qualitätsanforderungen an Automobilindustrie erfordern die reibungslose Entwicklungs- und Produktionsprozesse. Um die Entwicklungs- und Produktionsprozesse perfekt zu gestalten, die Fehler vorzubeugen und somit die Qualität sicherzustellen, müssen Automobilzulieferer Methoden und Werkzeug des Qualitätsmanagement anwenden. In diesem Kontext bafasst sich dieses Buch mit den Qualitätsmanagementsystemen und den Techniken von Qualitätsmanagement. Auf Basis der einschlägigen Literatur wurden die Bedeutung der Qualität, Qualitätsmanagement, Qualitätsmanagementsysteme und deren Entstehung und geschichtliche Entwicklung dargestellt. Des weiteren wurden die bereits existierenden Managementmodelle und Konzepte beschrieben und erörtert. Weiteres wurden die QM-Techniken herausgearbeitet.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Divan Şiirinde Rubâî
Arka Kapak Yazısı:
Barındırdığı tasavvufî ve felsefî düşüncelerle dikkate değer bir nazım şekli olan Rubâî, divan şiiri sahasında incelenmeyi hak eden geniş bir alan olarak karşımıza çıkmaktadır. Biz bu çalışmamızda rubâînin divan şiirindeki seyrini, anlam dünyasını, bu nazım şekliyle yazılan türleri ve sahip olduğu daha pek çok özelliğini ortaya koyarken, diğer nazım şekilleriyle olan münasebeti, Türk şiirindeki tarihi seyri, yüzyıllara göre rubâîlerin ve şairlerinin dağılımını ele aldık.
KİTAP TANITIMI
İslâmiyet’in Maarife Taallûku ve Nazar-ı Muarizinde Tebyini
Rusya’nın önde gelen din eğitimcilerinden biri olarak kabul edilen Bâyezidof, Petersburg Camii’nde yarım yüzyıl boyunca imamlık yapmış ve din eğitimi alanında etkileyici bir miras bırakmıştır. Aynı zamanda hükümet okullarında da din öğretmenliği yaparak, ülkenin din eğitimine önemli katkılar sağlamıştır. Bu süreçte yazdığı eserler, sadece Rusya’da değil, Avrupa genelinde din eğitimi konusunda temel kaynak eserler haline gelmiş ve özellikle Rusya’daki Müslümanlar için vazgeçilmez bir başvuru kaynağı haline gelmiştir.
Bâyezidof’un çalışmaları, dini eğitim alanında önemli bir referans noktası olarak kabul edilirken, Rusya’daki Müslüman topluluğunun dini bilincinin güçlenmesine ve din eğitiminin daha geniş kitlelere ulaşmasına katkı sağlamıştır.
Bu kitapta, din eğitimi ve din-bilim ilişkilerinde önemli bir yere sahip olan Atâullah Bâyezidof’un “İslâmiyet’in Maarif’e Taalluku ve Nazar-ı Muârizinde Tebyini” adlı risalesi Osmanlı Türkçesinden Latin alfabesine çevrilmiş, ardından günümüz Türkçesine sadeleştirilerek metindeki öğütler, ahlak eğitimi perspektifiyle ele alınmıştır. Metnin ahlaki öğretileri ve eğitici mesajları, dil ve içerik boyutlarındaki değişiklikler bağlamında incelenerek ilke ve mesajlar günümüz okuyucuları için daha erişilebilir hale getirilmiştir.
₺560,00
KİTAP TANITIMI
İSLAMI ÇEVİRİYLE SAVUNMAK
Türkiye’de son iki yüz yıldır siyasal alanda gerçekleşen çekişme, alana sonradan girmeye çalışan Batılılaşma ve İslamcılık/muhafazakarlık tutumları arasında yaşanmaktadır. Gramsci’nin öne sürdüğü üzere siyasal alandaki mücadeleyi kazanabilmenin yolu kültürel alandaki egemenliği ele geçirmekte yatmaktadır. Özellikle on dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısından sonra müthiş bir momentum yakalayan batılılaşma hareketleri güçlü bir İslamcı tepkinin doğmasına yol açmıştır. Bu İslamcı tepkinin çeviriden ve özellikle de 1982’de Türkçe’ye kazandırılan Edward Said’in Orientalism adlı eserinden nasıl faydalandığını, bu çevirinin bu kadar hızlı ve geniş bir etkiye sahip olmasının altındaki nedenleri tartışmaya açan bu çalışma Said’in eserinde öne sürdüğü fikirleri, eleştirileri ve ortaya koyduğu yöntemi tartıştıktan sonra bu eserin Türkiye’deki İslamcı çevrelerde bulduğu karşılığın tarihsel kökenlerini tartışarak çeviri öncesinin söylemsel arka planını irdelemektedir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Altay Tiyatrosunda Levirat
Sibirya’da… Türklerin ata yurdu Altay’da… Çarlık Rusya’nın hâkim olduğu, Ekim Devrimi’nin henüz gerçekleşmediği bir dönem…
“Gelin”… Piyes boyunca adı verilmeyen herhangi bir Altaylı kadın… Kocası öldükten sonra bir başkasını sevse de onunla bir gelecek kurmasının önünde büyük bir engel vardır: “Levirat”.
Altaylı yazar M.V. Mundus-Edokov’un 1927 yılında kaleme aldığı “Ceñe” (Yenge) adlı piyes, tarihin en eski dönemlerinden beri pek çok uygarlıkta görülen “levirat” usulü evlilik biçimiyle kayınbiraderi ile evlenmek zorunda bırakılan bir kadının bu evlilikten kurtulma mücadelesini anlatır.
Sovyetler Birliği’nin edebî politikaları doğrultusunda piyesi kaleme alan yazar, eserinde “levirat” geleneği üzerinden kadın sorununu irdeler ve Çarlık Rusyası’nda yaşanan aksaklıkları gözler önüne serer.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Rus Edebiyatının Aynasında Rusya
“Rus Edebiyatının Aynasında Rusya” Cilt I, Ders Kitabı, uyarlanmamış orijinal metinlere geçiş döneminde olan öğrenciler için yazılmıştır. Bu ders kitabı, edebî üslup ile tanışmayı amaçlamakta, kelime dağarcığının pekiştirilmesi için kelime ve dilbilgisi alıştırmaları içermektedir. Ayrıca çalışmada edebî bilgiler, dilbilgisi, derste görülen yeni kelimelerin pekiştirilmesi için alıştırmalar, tarihî ve kültürel açıklamalar bulunmaktadır. Bu çalışma, filoloji alanında lisans ve yüksek lisans yapan öğrencilerin dil öğrenmesi, dil ve kültür becerilerinin geliştirilmesi için tasarlanmıştır.
Bu ders kitabı, farklı zorluk seviyelerinde alıştırmalar içermekte olup А2, В1, В2 seviyelerinde Rusça öğrenmiş öğrenciler ile sınıf çalışmaları için kullanılabilir.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Osmanlı Balkan Şehirlerinde Bulgar Kimliği
Amerikan misyonerlerin 19. yüzyıl ortalarından I. Dünya Savaşı’na uzanan dönemde Osmanlı Avrupası’nda ürettikleri rapor ve mektuplar, yalnızca dönemin toplumsal ve kültürel hayatını belgeleyen tanıklıklar değildir. Bu metinler aynı zamanda modern Balkan ulusçuluğunun oluşumunda etkili olan söylemsel bir mirasın parçalarıdır. Dil, kimlik, eğitim, nüfus ve din arasındaki ilişkileri çok boyutlu biçimde ele alan çalışma, misyonerlerin gözlemlerinin nasıl dönemin politik mücadelelerine ve ulusal tezlerine dönüştüğünü ayrıntılarıyla ortaya koymaktadır. Misyonerlerin Balkan coğrafyasındaki faaliyetlerinden gezi notlarına, Bulgar ulusal uyanışına verilen destekten Paris Barış Konferansı’nda kullanılan diplomatik argümanlara kadar geniş bir çerçeve sunan bu eser, misyoner yazışmalarını hem bilgi kaynağı hem de ideolojik bir üretim alanı olarak değerlendirmektedir. Böylece modern Balkan kimliklerinin, kültürel temsil pratiklerinin ve bilgi-iktidar ilişkisinin nasıl kurulduğu yeni bir perspektiften yorumlanmaktadır.
₺280,00
KİTAP TANITIMI
İçerik Pazarlaması Müşteriye Bilgi Sunma Sanatı
İçerik pazarlaması günümüzün hızla gelişen dijital dünyası için önemli bir pazarlama yöntemi olarak karşımıza çıkmaktadır. Aslında yeni bir strateji olmamasına karşın, işletmelerin yeni kullanmaya başladığı bir yaklaşım olarak pazarlama dünyasında kendine yer bulmaktadır. Günümüzde, başarılı olmak isteyen her işletme rekabetsel üstünlük sağlamak adına, dijital pazarlama stratejilerini hedef müşterisinin aradığı bilgiyi bulabilecekleri içeriği oluşturarak doğru sosyal mecralarda onlara ulaştırmaları gerekliliğinin farkında olmalıdır.
Bu kitap; pazarlamacılar için güncel bir yaklaşım olan “içerik pazarlaması” kavramını, konuyla ilgili temel unsurları, içerik pazarlaması için kullanılabilecek araçları, işletmelerin nasıl içerik pazarlaması stratejisi geliştireceğini, işletmeler açısından bu aracın faydalarını, kapsamlı bir bakış açısıyla ele almıştır. Ayrıca bu kitap, içerik pazarlamasıyla ilgili yapılan akademik yayınları derleyerek haritalama yöntemiyle sunmuş ve işletmelerin uyguladıkları başarılı içerik pazarlaması örneklerine yer vermiştir. Kitap, içerik pazarlaması konusunun hem pazarlama akademisyenleri hem de pazarlama uygulamacıları için kapsamlı bir kaynak olmak yazılmıştır.
KİTAP TANITIMI
Duygular Kitabı
Duygular insanın olduğu her yerde ve her anda davranış mekanizmasının önemli bir belirleyicisi durumundadır. Bu durum duygulara olan akademik ilgiyi artırmıştır. Ancak duyguların sebep, sonuç ve süreçlerini anlamak tek bir disiplinin araştırma sınırlarını aşmaktadır. Yirminci yüzyıl başlarından itibaren duygu araştırmaları çok boyutlu hale gelmiştir. Günümüzde farklı disiplinlerden çok sayıda araştırmacı duygular üzerinde çalışmaktadır. Bu bakımdan araştırma alanına “duygubilim” adı verilmesi önerilmektedir.
Son bir asırda duygular üzerinde yapılan araştırmalar önemli miktarda bilgi birikimi sağlamıştır. Herhangi bir diplinin bakış açısıyla yapılacak bir duygu araştırması, söz konusu bilgi birikiminden faydalanmalıdır. Duygular Kitabı, duygubilim araştırmalarında ihtiyaç duyulan devasa alanyazına açılan bir pencere olarak değerlendirilebilir. Kitap felsefe, fizyoloji, psikoloji, sosyoloji, sağlık ve örgütsel davranış gibi çeşitli disiplinlerde, duygularla ilgili kavram, kuram ve araştırmalardan elde edilen sonuçları bir araya toplamayı amaçlamıştır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye’nin Ulusal Güvenlik Politikasında Tarih, Kültür ve Kimlik
Güvenlik, Türkiye’nin hem dış politikasında hem de iç siyasal yaşamında sıkça kullanılan bir kavramdır. Yoğun güvenlik gündemi özellikle Türk dış politikasının neredeyse değişmez unsurlarından biridir. Bununla birlikte, 2000’li yıllarda Türkiye’nin güvenlik gündeminde köklü bir değişim başlamıştır. İçeride demokratik reformlar gerçekleştiren, uluslararası politikada ise yükselen bir bölgesel güç haline gelen Türkiye’nin yaşadığı bu dönüşümün nasıl açıklanacağı, yakın dönem uluslararası ilişkiler literatüründe en çok tartışılan konulardan biri haline gelmiştir. Bu kitap, sözü edilen dönüşüm sürecine odaklanmakta, uluslararası ilişkilerin inşacı yaklaşımlarını temel alarak Türkiye’nin ulusal güvenlik politikasında son on yıllarda yaşanan dönüşümü tarihsel, kültürel ve kimliksel bağlamlarda tartışmayı amaçlamaktadır.
₺420,00
KİTAP TANITIMI
Kadınların Kimlik Arayışı
İnsanı konu alan edebi tür olarak romanın, birkaç kuşak aile nesillerinin panoramik olarak hikayelerinin anlatıldığı nehir roman türü, insan ve toplum arasındaki ilişkiyi yoğun bir şekilde roman kurgusunun içinde işlemektedir. Nehir romanlar çok katmanlı yapılarıyla, araştırmacılara eleştirel gerçekçilik, toplumsal gerçekçilik ve kültür araştırmaları için sayısız inceleme olanağı sunmaktadır. Bu çalışmada Dar Zamanlar Üçlemesi ile Kahire Üçlemesi kadının toplum içerisinde kimlik arayışı bağlamında nehir roman örnekleri olarak karşılaştırmalı bir bakış açısıyla değerlendirilmektedir.
Farklı kültürel değerlere ve toplumsal koşullara sahip olan bu iki nehir roman üçlemesinde; toplumsal olayların, kültüre yerleşmiş olan geleneklerin ve kadına bakış açısının açığa çıkarılması amaçlanmaktadır. Nehir romanlar yapıları gereği toplumda yaşanılan siyasi, ekonomik ve kültürel değişimlerin, kurguda bir ailenin birkaç kuşak yaşadıklarına yansımasını takip edilebilecek özellikte olmaları nedeniyle bu çalışmada seçilen iki nehir roman özelinde iki toplumda yerleşik olan kadının toplum tarafından belirlenen cinsiyet rollerine, toplum içerisindeki varlığına karşılaştırmalı edebiyat biliminin sınırları içinde ışık tutulmaktadır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
İspanya Çağdaş Dört Yazar Üzerine İnceleme
Aşk denizcisiyim,
Onun açık denizlerinde yelkendeyim,
Bir limana varır mıyım, varmaz mıyım,
Ümitsizce yollardayım.
Uzaktan izlediğim
Bir yıldızın peşindeyim
(Çev. Banu Karakaş )
Bu çalışma, daha önce İspanya-Kültür, Toplum, Edebiyat İncelemeleri başlığıyla yayımlanmış olan kitabın bir devamı olarak düşünülebilir. Bu defa İspanya’daki çağdaş yazarlar arasından seçilen Anjel Lertxundi Esnal, Rosa Montero, Eduardo Mendoza Garriga ve Manuel Vázquez Montalbán’ın İspanyol edebî kültürü içerisinde edindikleri yere değinilmiştir.
1939 ile 1951 yılları arasında doğmuş olan bu yazarlar içlerinde ezelden beri var olan okuma ve yazma aşkıyla edebî dünyanın peşine düşmüşlerdir. Aynı çağın şartlarını, birbiriyle benzeşen sıkıntıları ve kaderleri aynı coğrafya üzerinde paylaşmış, benzer ödevler ve sorumluluklar yüklenmişlerdir. Kendi toplumlarını, yetişme tarzlarını, onları şekillendiren, edebî kişiliklerine yön veren çevresel faktörleri ve benliklerini eserlerine incelikle işlemişlerdir.
Dünya edebiyatındaki sayısız hazineler içerisinde yer alan İspanya’nın bu çağdaş dört yazarına ayna tutarak ışıltılarını yansıtma, onların arasından bilinmeyenleri tanıtma, bilinenlerin bilinirliklerini artırma isteği ise bu çalışmanın hazırlanmasındaki en önemli etkendir.
₺250,00