KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

ETKİLİ İLETİŞİM BECERİLERİ
-

ELEKTROANALİTİK KİMYA Uygulamalı Örnekleriyle
-

DÜĞÜN DERNEK Sivas’ta Evlenme Gelenekleri
₺715,00 -

Dijital Çağda Kültürel Miras İletişimi
₺325,00 -

Çokuluslu Şirketlerin Küreselleşmesi
₺380,00 -

Cumhuriyet Kadınlarının Mesleği Olarak Türk Hikâyesinde Daktilo Kızlar
₺315,00 -

Bulanık Mantık (Fuzzy Logic) ve Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Yamaç Paraşütü Faaliyetlerine Uygun Alanların Belirlenmesi
₺195,00 -

Beyaz Perdede Mor Direniş
₺235,00 -

AZGELİŞMİŞLİK VE DIŞ TİCARET
-

APOKALİPS
₺315,00 -

ALES 5 Deneme Sınavı
-

Türkçede Sözcük Türetimi
₺250,00 -

Direksiyon Sosyolojisi
₺390,00 -

Kutuplaşan Dünyada Türkiye: Ekonomi, Siyaset ve Yönetim Alanında Dönüşümler
₺270,00 -

Yeni Başlayanlar İçin Güncel Gelişmeler Işığında Avrupa Birliği
₺320,00 -

Düzceli Âlimler
₺1.500,00
KİTAP TANITIMI
Türkçede Öbekler
Bu kitapta Türkçede öbekler konusu incelenmiştir. Sözdiziminin bir konusu olan öbekler hakkında, alanyazında geniş kapsamlı ve ayrıntılı bir bilgi birikimi bulunmaktadır. Çoğunlukla geleneksel dilbilgisi bakış açısıyla verilen bu bilgiler, kendi içinde bazı tutarsızlıklar gösterebilmektedir. Söz konusu bilgiler, kitapta derlenip irdelenmiş, dilbilimsel bir yaklaşımla gözden geçirilerek değerlendirilmiştir. Konuyla ilgili açıklamalardaki tutarsızlıkların giderilebilmesi amacıyla bazı önerilerde bulunulmuştur. Öbekler konusunun basit ve anlaşılır bir biçimde betimlenebileceği gösterilmeye çalışılmıştır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
TRABZONUN YAKIN TARİHİNDEN KESİTLER
Bu eserde, 19. yüzyılın ortalarında yaşanan siyasi ve ekonomik gelişmeler neticesinde zenginleşen Trabzon’un, bu canlılığını kaybettiği süreç ele alınmıştır. Zira belirtilen yüzyılın son çeyreğinden itibaren Trabzon ekonomisi kan kaybetmeye başlamıştır. Ekonomik manada yaşanan çöküşü idari değişim takip etmiş ve Cumhuriyetin ilk yıllarına gelindiğinde önceden neredeyse tüm Doğu Karadeniz’i içine alan Trabzon Vilayeti’nin sınırları daraltılmıştır. Bu değişim sürecinin son halkasını nüfus mübadelesi oluşturmuş ve kentte bulunan Rumlar, şehri terk etmiştir. Yaklaşık 50 yıllık bir süreçte olağandışı gelişmeler yaşayan Trabzon kenti, sosyo-ekonomik olarak bu gelişmelerin etkisini derinden hissetmiş, 40-50 sene öncenin zengin ve mamur Anadolu kentlerinden biri olan Trabzon, bu vasfını kaybetmiştir.
Trabzon tarihi ile ilgili kaleme alınan neredeyse tüm eserlerde şehrin bu duruma düşmesinin nedeni Birinci Dünya Savaşı olarak gösterilmiştir. Gerçekten de işgal ve muhacirlik gibi savaş yıllarında yaşanan olumsuz gelişmeler; Trabzon halkı üzerinde büyük bir travma yaratmıştır.
Bu çalışmada Birinci Dünya Savaşı sonrası Trabzon’un ağırlıklı olarak sosyal durumu ele alınmış, savaşın ardından Trabzon halkının sosyal, ekonomik ve beledi hizmetler noktasında içinde bulunduğu duruma temas edilmiştir. Eserde, kentin hafızasına kazınan bazı olaylar hakkında bilgiler verilmiş öte yandan halkın yaşayışı, inançları, giyim-kuşamı ve kentin genel durumu üzerinde de durulmuştur.
₺420,00
KİTAP TANITIMI
Kadın, Toplum ve Edebiyat: Premçand’ın Öykülerinde Hint Kadını
Hint edebiyatının en güçlü kalemlerinden biri olan Premçand, toplumsal gerçekçiliği, güçlü anlatımı ve insan psikolojisine dair derin gözlemleriyle Hindī ve Urdu edebiyatı tarihine damgasını vurmuştur. Onun öykülerinde kadın karakterler, yalnızca birer yan unsur değil, değişen toplum yapısının ve bireysel mücadelelerin en önemli taşıyıcıları olarak karşımıza çıkmaktadır. Geleneksel normlar, sosyal adaletsizlikler ve modernleşme süreci içinde kadınların yaşadığı dönüşümler, Premçand’ın öykülerinde incelikle işlenmiş ve edebiyat aracılığıyla zamansız bir tartışma alanı yaratmıştır.
Bu kitap, Premçand’ın öykülerinde kadının nasıl temsil edildiğini incelerken, aynı zamanda Hint toplumunun geçirdiği değişimleri ve bu dönüşümlerin edebiyata nasıl yansıdığını ele almaktadır. Premçand’ın öyküleri üzerinden yapılan bu çalışma, Hindistan’ın tarihsel ve toplumsal yapısını anlamak için önemli analizler sunmaktadır.
Akademik araştırmalar ve Hindoloji alanındaki uzun yıllara dayanan bilgi birikimiyle hazırlanan bu eser; Hint edebiyatı, Hint kültürü ve Hint toplumsal yapısına ilgi duyan araştırmacılar, edebiyatseverler ve bilhassa Hindistan üzerine derinleşmek isteyen herkes için kapsamlı bir kaynak niteliğindedir.
“Ancak içlerinde bir miktar keder, şefkat, tutku ve düşünce barındıran o insanlar yazabilir. Zenginlik ve eğlenceyi yaşamın amacı haline getirenler ne yazabilir ki?”
Munşī Premçand
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye’deki Kürt Meselesi Galtungyan Bir Bakış
Bu kitapta Türkiye’deki Kürt Meselesi’nin 2018 yılına gelindiğinde aldığı hâlin, Galtung’un çatışmaları ele alma yöntemi açısından incelenmesi yapılmıştır. Galtung’un yaklaşımı açıklandıktan sonra, Kürt Meselesi’nin boyutları – Siyasi, Sosyal, Kültürel, Ekonomik ve Güvenlik– incelenmiştir.
Galtung’un temel ihtiyaçlar – güvenlik, yemek, su, sağlık, eğitim, barınma, sevme/ait olma, itibar, kendini gerçekleştirme – üzerinden meşru ve gayrı meşru ayrımı yapması baz alınarak, Kürt Meselesi’nde meşru ve gayrı meşru noktalar öne çıkarılmıştır.
Kitapta incelenen Kürt Meselesi PKK’nın ilk eylem tarihi 15 Ağustos 1984’ten bu tarafa nasıl evrildiği üzerine olmuştur. 1990’larda inkârdan vazgeçilmiş ve Kürt varlığı kabul edilmiştir. 2000’ler ile birlikte özellikle açılım döneminde Kürtlere birçok haklar verilmiştir.
Kürt Meselesi’nde siyasi boyutta şu hususlar öne çıkmaktadır: Kürtçü ve PKK’nın türevleri olan gruplar ayrılıkçılığa yol açacak KCK/Demokratik Özerklik üzerinde ısrar ederken, Kürtlerin ve genel olarak Türk Milleti’nin ihtiyacı yerel yönetimlerin güçlendirilmesidir. Bu bağlamda yerel yönetimlerin güçlendirilmesi sağlanmıştır.
Sosyal boyutta; eğitim ve sağlık gibi konularda doğu ve güneydoğu bölgelerinde diğer bölgelere nazaran bir geri kalmışlık söz konusudur. Öncelik bu bölgelere verilerek ülke genelinde iyileştirmelere gidilmelidir.
Kültürel boyut söz konusu olduğunda, anadilde topyekûn eğitim ve resmi dilin Kürtçe olması gibi gayri meşru istekler dışında tüm talepler yerine getirilmiştir.
Ekonomik boyutta KDRP, KÖYDES, SODES, BELDES, Tazminat yasası ve Cazibe Merkezleri Programı ile doğu ve güneydoğu bölgelerine pozitif ayrımcılık uygulanmaktadır.
Güvenlik boyutunda ise PKK terör örgütünün silah bırakması ya da bataklığı kurutma operasyonu ile süpürülmesi sorunu vardır. Temmuz 2015’te başlayan ve halen devam eden operasyonlar başarılı olursa, PKK’nın süpürülmesi söz konusu olabilir.
Nihayetinde, Kürt Meselesi tam olarak çözülmese de pozitif barışa yaklaşılmıştır.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Soğuk Savaş Sonrası Türkiyenin Balkanlar Üzerindeki Etkisi
Balkan yarımadası, hem coğrafi hem de siyasi ve politik anlamda engebeli, düzensiz ve istikrarsız bir yerdir. Balkanlar terimi, Batılı devletlere çatışma ve şiddeti anımsatır. Zaten, daha sonraları Balkan ismi kullanılmayarak Güney Doğu Avrupa olarak değiştirilmiştir. Çeşitli milletlere ev sahipliği yapan Balkanların ilk sahipleri İliryalılar ve Trakyalılar olmuş, en son olarak da Osmanlı devleti bu bölgede 500 yıl hüküm sürmüştü. Bu yüzden, Balkanlarda Osmanlı mirası devam ede gelmiş, fakat Türkiye yeni Osmanlıcılık politikasıyla hareket etmemiş, sadece Türk azınlığın sorunlarıyla ilgilenmeye çalışmıştı. Balkanlar, tarih içerisinde hep Avrupa’nın sınırı muamelesi görmüştür. Çünkü Balkanlardaki belirsizlik ortamına hiçbir devlet bulaşmak istememektedir. Sadece, Balkan milletleriyle tarihsel bağı olan devletler Balkanlar üzerinde politik emeller taşımıştır. Sırpların tarihsel mitleri yüzünden Sırp olmayan halklar, Sırplar tarafından baskı altında tutulmaya çalışılmış, çatışma ve vahşetlerle baş başa bırakılmıştır. BM, Bosna’daki insan haklarını korumak maksadıyla Bosna’ya müdahale etmiş, fakat bu müdahalesi pek etkili olmamıştır. NATO, BM’nin Bosna’daki beceriksiz müdahalesinden ders alarak Kosova konusunda siyasi müdahale yerine askeri müdahaleyi uygun görmüş ve bu müdahalesinde de başarılı olmuştur. Türkiye, Balkan devletleriyle tarihsel ve kültürel bağları nedeniyle NATO’ya her konuda destek olmuş, çatışmaların yaşandığı ve Türk azınlıkların bulunduğu bölgelere Türk askeri birliklerini göndermiştir. Ayrıca, Türkiye, Balkan ülkelerinin AB’ne ve NATO’ya üyelik süreçlerini her zaman desteklemiş ve Balkanlarda istikrarın sağlanması için Balkan ülkeleriyle işbirliği anlaşmaları imzalamıştır. Türkiye, sadece Türk azınlıklara ilgi göstererek diğer Balkan devletlerini kendine küstürse de Balkanlardaki liderliği üstlenmiştir ve bu liderliği sürdürmek niyetindedir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
The evolution of critical trends in contemporary sociology/ Tatavvuru’l-itticâhâti’n-nakdiyyeti fî ʻilmi’l-ictimâʻi’l-muʻâsir
تطورت الاتجاهات النقدية في علم الاجتماع المعاصر استجابةً لمجموعة من أحداث ومتغيرات السياق الاجتماعي وتحولاته، التي مرّت بها المجتمعات الغربية المعاصرة على المستويات الاجتماعية والاقتصادية والسياسية والتكنولوجية، فأردته في أزمة بنيوية. حصدت الفئات المسيطِرة في المجتمع ثمار هذه التحولات، أما السواد الأعظم من باقي أفراد المجتمع عاشوا أزمة هذا الواقع بكل تجلياتها. رداً على المتغيرات السابقة للواقع الراهن ظهرت على الساحة الفكرية لعلم الاجتماع مجموعة من علماء الاجتماع المعاصرين الذين اتصف فكرهم بأنه فكر نقدي يرمي إلى التغيير والثورة على الأوضاع الراهنة، بهدف تصحيح الأخطاء التي وقعت بها النظريات الاجتماعية التقليدية، وأيضاً بهدف تخليصها من الأزمة الراهنة التي تعتريها نتيجة لتعدد الاتجاهات والإيديولوجيات التي تتحكم بنظرتها وفهمها للواقع الاجتماعي، بالإضافة إلى محاولة إعادة روح النزعة الإنسانية للعلوم الاجتماعية، التي افتقدتها في ظل فلسفة الاتجاه الوضعي الذي اتُخذ كمبدأ أساسي لدراسة الواقع الاجتماعي من قبل العديد من النظريات الاجتماعية المعاصرة، التي نظرت إلى الإنسان على أنه شيء يمكن دراسته، كما تدرس الظواهر الأخرى في العلوم الطبيعية من أجل الوصول إلى قوانين ثابتة تحكم توجهاته وعلاقاته الاجتماعية. مما يجعل لفكرة القانون الضروري الشامل سلطة على المجتمع البشري الذي ظل حتى الآن مستعصياً على كل قانون نتيجةً لطبيعته الخاصة ذات التنوع الفريد والاختلاف.
₺750,00
KİTAP TANITIMI
KLASİK TÜRK ŞİİRİNDE TUYUĞ
Klasik Türk Şiiri sahasında kullanılmış her bir nazım şeklinin elde bulunan hemen tüm divanların taranması suretiyle incelenip tarihsel seyrinin ortaya konması, edebiyat tarihimizin bir bütün olarak değerlendirilmesi açısından oldukça zaruridir. Altı yüz yıllık tarihi geçmişe sahip Klasik Türk şiirinin asırları aşıp günümüze kadar gelen her bir nazım şeklini biçim ve muhteva bakımından ayrı ayrı değerlendirerek ortaya çıkarmak, bu sahaya gönlünü ve ömrünü vermiş birçok araştırmacının ortak arzusudur. Bu arzu neticesinde bu çalışmamızda, tamamen millî bir nazım biçimi olarak kabul gören tuyuğ nazım şeklinin biçimsel ve tarihsel serüvenini, tespit edilen yaklaşık 1500 tuyuğu da çalışmaya katmak suretiyle ortaya koymaya çalıştık.
₺575,00
KİTAP TANITIMI
Jandarma Tarihi Kaynakları
Türkiye’de modern anlamda genel kolluk teşkilatının kurulma süreci, 1839’da Gülhane Hatt-ı Hümâyunu’nun ilânıyla başlamıştır. Klasik Osmanlı Dönemi’nden farklı olarak Tanzimat, II. Meşrutiyet ve Millî Mücadele yıllarında, özellikle Batı’daki emsallerine uygun reformlara tâbi tutulan iç güvenlik kurumları; Cumhuriyet Türkiyesi’nde büyük bir hız kazanan yenileşme hareketleriyle, bugün dünyanın önde gelen kolluk kuvvetleri arasında yerini almıştır. Bu gelişmede, başta Fransa olmak üzere, İtalya ve diğer Avrupa devletlerinden davet edilen yabancı tensikat subaylarının da rolü olmuştur. Aynı süreçte kurulan Jandarma Mektepleri, modern Jandarma Okulları’nın nüvesini teşkil etmiştir.
Osmanlı-Türk Jandarması’nın tarihi, yalnız Türkiye Cumhuriyeti sınırları dahilinde bir iç güvenlik manzumesi olmayıp; millî sınırlarımızın ötesinde kalan geniş bir coğrafyanın kadîm geçmişinin de görkemli bir safhasıdır. Genellikle Balkanlar ve Orta-Doğu; Arap Yarımadası’nda Harameyn-i Şerifeyn; kısmen, Kafkasya ve Kuzey Afrika; Doğu Akdeniz’de Kıbrıs; nihayet, Girit dahil asırlar boyunca Osmanlı hakimiyetinde kalmış Akdeniz’in diğer adaları, iç güvenlik reformlarıyla bu coğrafyanın bir parçası olmuştur.
Bu kitapta, Osmanlı’dan günümüze, asayiş ve iç güvenlikle ilgili gelişmelerde ordu, sahil güvenlik ve polis teşkilatıyla birlikte devletin eli ve emri altında başarılı bir tarih yazan Jandarma’nın geçmişine ışık tutacak kanun ve nizamlar; bunlara dayanak teşkil eden muhtelif hukukî belgeler ile yerli-yabancı literatürden ulaşılabilenler bir araya getirilmiştir. Eserin yegâne amacı, başta Jandarma olmak üzere, kolluk kuvvetleri ve Sahil Güvenlik alanında araştırma yapanlara bir kaynak külliyatı sunabilmektir.
KİTAP TANITIMI
Suriyeli Sığınmacılar ve Türkiye Gerçeği
2011 yılında başlayan Suriye iç savaşı sonrasında milyonlarca Suriyelinin komşu ülkelere ve Avrupaya kitleler halinde göç etmesi büyük bir krize sebep olmuştur. 2011 senesinden itibaren açık kapı politikası uygulayarak Suriye Arap Cumhuriyeti halkını kabul eden Türkiye, başta Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği gibi uluslararası örgütlerle iş birliği içinde uyum politikaları yürüterek geniş kapsamlı bir kriz yönetimi başlatmıştır. Çalışma, Türkiye örneğinde gerçekleşen sığınmacı krizini ve kriz yönetimine ilişkin uyum politikalarını konu edinmiştir. Kitapta, Suriyeli sığınmacı krizinin yarattığı etkilerin hafifletilmesi için oluşturulan uyum politikaları analiz edilerek sığınmacılara yönelik mevcut uyum politikalarının etki değerlendirmesinin yapılması amaçlanmaktadır. Sığınmacıların entegrasyonunun sağlanması amacıyla oluşturulan uyum politikaları, sığınmacıların doğuştan getirdikleri haklarının korunarak toplum içinde eşit bireyler olarak yaşamlarını sürdürebilmeleri için oldukça önemlidir. Literatürde bu konuda yapılacak çalışmalar Suriyeli sığınmacıların entegrasyonu için atılacak yeni adımlara yol göstermesi açısından büyük önem taşımaktadır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
TOPLUM ve KÜLTÜR
İnsan toplumlarının dönüştürücü etkilerini kültürün formlarında gözlemlemek gerekmektedir. Toplumsal yapı kültürel yaratımla tertiplenir. Toplum ve kültür ilişkisi pratiğin kurumsal eklentileri şeklinde görgül kılınabilir. Din, sanat, ekonomi, sosyoloji ya da müzik gibi disiplinler “Toplum ve Kültür” ilişki ve pratiğinde sistem kurucudurlar. Buradan hareketle “Kültür” konulu çalışmaların pratik alanlarda incelenmeleri önemli görülmektedir. Kültür salt soyut tartışmalarda daralıp kalamayacak bir yaratıcı etkinliğe sahiptir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Çingeneler Ne/ Nasıl Anlatır?
Çingeneler, edebiyatımızın konu haritası içinde kendilerine geniş bir yer bulmuşlardır. Gölge oyunundan günümüz Türk edebiyatının çeşitli türlerine uzanan çizgisinde, yazın, sıra dışı niteliklerinden dolayı Çingenelere duyarsız kalamamıştır. Dünya edebiyatında Carmen’den bu yana genellikle romantik bir bakış açısıyla ele alınan Çingenelerin dünyaları ve yaşamları, aslında aldatıcı göstergelerden oluşur. Bu niteliklerinden ötürü, onların edebiyata yansıyan imgeleri de hep sorunlu olmuştur. Ayşegül Devecioğlu, Ağlayan Dağ Susan Nehir’de, gacoya kapalı bu dünyanın içinde yaşamış, onları gözlemlemiş, masallarını/hikâyelerini dinlemiş bir anlatıcı aracılığıyla bizim için bir terra incognita olan bu semiyotik evreni başarıyla kurmaca düzleme taşımıştır. Anlatıcının, nasıl yazar olduğunu/yetiştiğini ortaya koyan roman, bu dünyanın hiyerogliflerini okuma çabasının bir ürünüdür. Bu özellikleri nedeniyle göstergebilimsel bir okuma için de oldukça uygun bir metindir. Bu kitap, bir gösterge avcısının serüvenini Roland Barthes’in Sarrasine çözümlemesi ışığında bir okuma denemesidir.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Uluslararası Rejimler
Uluslararası rejim kavramı devletler arası iş birliği dinamiklerini incelemek ve çevre ve ticaret gibi farklı alanlarda uluslararası yönetişimi açıklamak amacıyla Uluslararası İlişkiler (Uİ) literatüründe 1970’lerden itibaren önemli bir yer tutmuştur. Teorisyenler uluslararası bir üst otoritenin olmadığı ve genellikle anarşik bir çatışma ortamı olarak algılanan ve tasvir edilen uluslararası ilişkilerde devletlerin neden ve nasıl belli ilke, norm ve kurallara dayalı olarak iş birliği yaptıkları ve bunun için hangi resmi ve gayrı resmi mekanizmaları kurduklarını uluslararası rejimleri analiz ederek anlamaya çalışmaktadırlar.
Uİ disiplininin temellerini teşkil eden teorik araştırmalar son dönemde ülkemizdeki akademik üretim süreci içerisinde de giderek daha fazla yer almaktadır. Ancak Türkçe akademik literatürde uluslararası rejim teorilerine ilişkin kapsamlı çalışma yok denecek kadar azdır. Bu kitap Türkçe Uİ literatürüne uluslararası rejimlere ilişkin kavramsal ve kuramsal bir genel giriş ile katkı yapmayı amaçlamaktadır. Kitap uluslararası rejim çalışmalarını Uİ disiplinine yön veren dört ana gelenek olan Neo-realizm, Neo-liberalizm, bilişselci gelenek ve Eleştirel Teori perspektiflerinden kuramsal bir incelemeye tabi tutmaktadır. Kitapta her bir teorik yaklaşım ampirik örnekler verilerek açıklanmaktadır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Dijital Darbe
Dijital çağın görünmeyen yüzüyle yüzleşmeye hazır mısınız? Dijital Darbe, teknolojinin hayatı kolaylaştıran bir araçtan; insan davranışlarını, çalışma ilişkilerini, özgürlük algısını ve toplumsal düzeni yeniden şekillendiren küresel bir güç mekanizmasına dönüştüğünü ortaya koyuyor. TeknoKET (Teknolojinin yol açtığı Kaygı, Endişe ve Tepki) çerçevesinde; platform kapitalizmi, veri sömürüsü, algoritmik yönetim, dijital gözetim, yapay zekâ, sürekli bağlantılı çalışma kültürü ve dijital emek düzeni eleştirel bir bakış açısıyla inceleniyor. Kitap, dijitalleşmenin sunduğu hız ve konforun ardındaki görünmez uygulamaları sorgularken; insan onuru, mahremiyet ve bireysel özerkliğin dijital geleceğin en kritik meseleleri arasında yer alacağına dikkat çekiyor. Çünkü artık asıl soru, teknolojinin ne yapabildiği değil; insanı neye dönüştürdüğüdür.
₺280,00
KİTAP TANITIMI
Early Modernist British Poetry and the Avant-garde: From Theory to Practice
This book examines early British modernist poetry in dialogue with international avant-garde movements, exploring its responses to the cultural and political upheavals of the early twentieth century. By focusing on overlooked and marginalised works, it broadens the modernist canon and highlights the formal and thematic diversity of British verse. Central to the study is the relationship between British modernism and avant-garde movements such as French Symbolism, Cubism, Futurism, Imagism, Vorticism, Dadaism, and Surrealism. It traces how poets absorbed and reinterpreted transnational aesthetic strategies while navigating tensions between tradition and innovation. Combining historical contextualisation with close textual analysis, the book reads selected poems as both aesthetic forms and cultural interventions. Through readings of poems’ engagement with avant-garde practices, it offers a nuanced and expansive understanding of British modernist poetics within interdisciplinary global frameworks.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
ALBERT CAMUS Çağa ve İnsana Tanıklık
Albert Camus’nün yazınsal, sanatsal, düşünsel, siyasal yaşamı ‘özgürlükler çağı’ olarak başlayıp ‘korku çağı’ olarak sonlanan yirminci yüzyıla odaklanır. Camus’nün yapıtı yüzyılın iki büyük dünya savaşının yarattığı derin zihinsel bunalımların etkisiyle biçimlenir. Camus’nün dünyası savaşların yol açtığı ve Avrupa başta olmak üzere tüm dünyayı etkileyen karışıklıkların, yine savaşın sonrasında ortaya çıkan faşizm ve komünizm gibi tartışmalı büyük ideolojik akımların gölgesinde şekillenir. Bu akımların ortaya koyduğu sonuçlar, aslında sömürgecilik sonrası Avrupa’nın kendi kabuğuna çekilmesinin oluşturduğu düşünce ikliminin de sonuçlarıdır ve insan idealinin uğradığı yıkımları gösterir.
Yazarın yirminci yüzyılı kısaca tanımlamak adına yapmış olduğu ‘korku çağı’ adlandırması onun çağa ve insana tanıklığının en özlü anlatımıdır. Aynı çerçeveden alarak, insanlık ülküsü ve tasarısının tıpkı uygarlık gibi hiçbir zaman tamamlanmayacağını, üstelik devamlı olarak derin bir tehlike ile karşı karşıya olduğunu söyleyen Camus, bir çıkış yolu bulmak adına her durumda insana yönelir. Her fırsatta insana duyduğu derin bağlılıktan ve saygıdan söz eder. Yazgısı gereği mutsuzluğa ve ölüme mahkum olan insanın yaşamına bazı yeni değerler ve ilkeler üzerinden anlamlar bulmaya çalışır. ‘Hayatın anlamının olup olmadığı felsefenin birinci sorunudur’ ile başlayıp çıkış yolu adına önerdiği ‘başkaldırıda dayanışma’ ilkesini, insanın trajik yazgısını aşmada en kısa yol olarak görür. Bu bağlamda Camus siyasal başta olmak üzere tüm karışıklıklarda kurtarılması gereken biricik öznenin insan olduğunun altını büyük bir kararlılık ve tutarlılıkla çizer.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
OSMANİYEDE TARIMSAL ÜRETİM
Tarımsal üretim, insanoğlunun yaşamı için vazgeçilmez olup insanlık tarihi boyunca sürekli olarak gelişme göstermiştir. Toplayıcılık ve avcılık ile başlayan tarım, zamanla toprağın işlenmesi ve bitkilerin yetiştirilmesinin yanı sıra hayvanların ehlileştirilmesi ile gelişme göstermiştir. Yirminci yüzyılda ise teknolojik gelişmelerin, tarımsal üretim ile bütünleşmesi biyoteknoloji kavramını doğurmuş ve tarımsal üretim farklı bir boyut kazanmıştır.
Dünya nüfusu hızla artarken tarım topraklarının azalması gelecek için bir tehdit oluşturmaktadır. Özellikle yanlış arazi kullanımları ile verimli tarım topraklarının imara açılması bu tehlikenin boyutunu daha da artırmaktadır. Dört mevsimin yaşandığı ülkemizde, çok çeşitli tarım bitkilerinden yüksek verimlilikte ürün alınması ülkemiz için önemli bir avantajdır. Gelecekte tarımın stratejik bir önem arz edecek olmasından dolayı, ülkemizde tarım topraklarının korunması ve yerli tohum üretimi tedbirlerinin alınarak planlamalar yapılması gerekliliğini doğurmaktadır.
Osmaniyede doğal ortam koşullarının uygunluğundan dolayı yılda iki kez ürün alınmaktadır. Sahada tarla bitkilerinin yanı sıra meyve ve sebze çeşitliliği de fazladır. Tarla ürünlerinden buğday, arpa ve pamuk üretiminde büyük düşüşler gerçekleşir iken endüstriyel tarım ürünleri olan ve gıda sektöründe geniş bir kullanım alanı olan susam, yerfıstığı ve mısır üretiminde artış dikkat çekicidir. Sebze yetiştiriciliğinde ise üretim merkezleri arasında büyük farklılıklar bulunmaktadır. Sebze türleri içinde özellikle kırmızı turp üretiminin önemli olduğu Osmaniye de (Kadirli) üretim artış eğilimde iken Adana karpuzu olarak isim yapmış sebzenin üretimindeki azalma dikkat çekici boyuttadır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Readings on Füruzan
Readings on Füruzan
Comparative and Thematic Analyses
This volume, the only academic book devoted entirely to studies on Füruzan in English, has been prepared in commemoration of the “almost” 90th anniversary of Füruzan’s birth and the “almost” 70th anniversary of her literary career. Different sources cite various years for Füruzan’s birth, though 1932 and 1935 are the most frequently mentioned. In consideration of Füruzan’s remarks about her reluctance to discuss her age, the term “almost” serves as a gesture of respect. At the same time, this book is intended to honor her life and achievements in Turkish literature and culture. The book comprises seven studies that explore Füruzan’s narrative world through various critical and comparative approaches. The essays aim to examine her works not only through textual analysis but also from comparative and intertextual perspectives to explain the reasons of Füruzan’s emergence as one of the most distinctive voices in Turkish literature. The chapters illuminate Füruzan not only as a writer of profound sensitivity and social conscience but also as an intellectual devoted to the linguistic richness of Turkish literature. Consequently, this book seeks to bring Füruzan’s work to the attention of the English-speaking world and academia through insightful academic studies that explore her enduring literary voice.
₺420,00
KİTAP TANITIMI
Vedat Fidanboy Şiirleri Üzerine
Türk şiiri, yüzyıllar boyunca farklı vezin sistemleri ve estetik anlayışlar çerçevesinde gelişimini sürdürmüş köklü bir edebî geleneğe sahiptir. Her ne kadar hece ölçüsü ve serbest şiirin yaygınlaşmasıyla birlikte aruz vezninin kullanımı azalmış olsa da bu vezin yapısı bütünüyle bırakılmamış; aksine bazı şairler tarafından modern şiir anlayışı içinde yeniden yorumlanarak yaşatılmaya devam etmiştir.
Çağdaş dönemde aruz veznini kullanarak şiir yazmayı sürdüren şairlerden birisi de Vedat Fidanboy’dur. Fidanboy’un şiirleri, geleneksel şiir estetiği ile modern Türkçe söyleyişin birlikte kullanıldığı bir özellik göstermekte; aruz vezninin ritmik ve musikî yönünü çağdaş şiir diliyle birleştirmektedir. Bu özelliği nedeniyle şairin birçok şiiri çeşitli makamlarda bestelenerek, Türk sanat müziği repertuvarının önemli eserleri arasında yer almıştır.
Bu kitap Fidanboy’un aruz vezniyle kaleme aldığı şiirleri akademik bir perspektifle inceleyerek, okuru şairin edebî dünyasına doğru derin bir duygu yolculuğuna davet ediyor.
₺350,00
KİTAP TANITIMI
Mobil Bankacılıkta Hizmet Kalitesi ve Marka Bağımlılığı
Bu kitapta, Mobil hizmet uygulamalarının kullanılabilirlik, güvenlik/gizlilik ve etkileşim boyutlardan oluşan Mobil Hizmet Kalitesi (MHK), marka bağlılığı ve olumlu ağızdan ağıza pazarlama arasındaki ilişkileri incelenmesi amaçlanmıştır.
Kullanıcıların hem banka anlayışı hem de tüketim davranışları gün geçtikçe değişim göstermektedir. Özellikle banka mobil hizmet kullanıcıların kullanabilirliği, güvenliği ve etkileşimi ağızdan ağıza yaymakta ve diğer kullanıcıları etkileyebilmektedir.
Bu kitap, yeni bankacılık anlayışına yön tutmaya çalışmakta öte yandan kullanıcıların beklentilerini mobil hizmet kalitesinde neler olması gerektiğini enine boyuna incelemeye çalışmaktadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
FAZLULLÂH HAN LÜGÂTİ
Bu kitap, Fazlullâh Han tarafından Hindistan’da yazılmış Çağatay Türkçesi-Farsça bir sözlüğün farklı nüshalarının değerlendirilmesiyle ortaya çıkmıştır. Eserin, giriş bölümünde Fazlullâh Han Lügati ve Çağatay Türkçesi hakkında bilgiler sunulmaktadır. Ardından kapsamlı bir dil incelemesi yapılarak Çağatay Türkçesine ait dil özellikleri örneklerle verilmiştir. Ayrıca kitapta, sözlüğün metin bölümü latin alfabesine aktarıldıktan sonra Çağatay Türkçesi ve Farsça kelimelerin ayrı ayrı verildiği iki dizin bulunmaktadır. Fazlullâh Han Lügati üzerine bugüne kadar Hindistan’da yapılmış bir çalışma kaynaklarda yer almaktaydı ve bu çalışmada birçok hatalar barındırmaktaydı. Bu nedenle bu hataları gidermek ve Çağatay Türkçesine ait sağlıklı veriler elde etmek için çalışıldı. Böylelikle alan çalışanlarına katkı sunabilecek bir eser vücuda getirilmesi hedeflendi.26
₺890,00
KİTAP TANITIMI
BOSNA SAVAŞI SREBRENİCA KATLİAMI VE TÜRK ROMANI
Bu kitap; bilgi ve kurguyu, duygu ve gerçeği dengede buluşturan bir üslûba sahip. Sizi edebiyatın duygu yüklenmiş, engin denizinde hüzünlü bir yolculuğa çıkarıyor. Tarihin kılavuzluğunda ve gerçeklik anakarası ile bağınızı hiç kopartmadan yolculuk devam ediyor.
Bosna Savaşı’nı çok iyi bildiğimizi sanırken, aslında pek de bilmediğimiz gerçeğiyle, roman sanatı tahlili üzerinden bizi yüzleştirmesi, sarsıcı bir etki yaratıyor.
Edebiyatın mazlumların sesi oluşuna tanıklık ederek hafızamızı tazeliyor. Yakın tarihimizin en kanlı, en vahşi yöntemleriyle yaşanan; etnik soykırım maksatlı Bosna Savaşı’nın Türk romanındaki yansımaları irdeleniyor. İnsanlığın üç maymunu oynadığı tiyatro sahnesini, gözümüzün önüne seriyor.
Tarihin kaydettiği insanlık suçunu Türkiye’de edebî çerçevede bir “yaşam” hâline getiren “Bosna Savaşı Srebrenica Katliamı ve Türk Romanı” mutlaka okunması gereken önemli kaynaklardan biri.
Bir soykırımın anatomisini çıkaran Demet Yener’in bu kitabı ile tarihi bir yolculuğa çıkmaya hazır olun…
Gülcan Havva ERASLAN
₺380,00
KİTAP TANITIMI
KENTSEL MEKÂNLARIN KULLANIMI VE SEYYAR SATICILIK DİYARBAKIR ÖRNEĞİ
1950’li yıllar Türkiye’de kırsal alanlardan kentlere doğru olan göçlerin hız kazandığı bir dönemdir. Kırsaldan olan bu göçler Diyarbakır’ı da etkilemiş ve 1980’li yıllara kadar devam etmiştir. 1980’li yıllarda ve özellikle 1990’ların başlarında Diyarbakır yeni bir göç olgusuyla karşı karşıya kalmıştır: Zorunlu Göç. Kente göç edip sığınan bu insanlar yaşam tarzlarını bilmedikleri bir ortamda, beş parasız, başlarını sokacak bir evden yoksun, gecekondularda ve zor şartlarda kente tutunmaya çalışmışlardır. Vasıfsız olan bu insanların birçoğu işe başlaması kolay, dükkan kirası olmayan, fazla sermaye ve işçi çalıştırmayı gerektirmeyen seyyar satıcılığı geçim kaynağı olarak seçmişlerdir. Seyyar satıcılık sadece bu kesimlerin değil, kentte yaşayan vasıfsız ve işsiz kitleler için de önemli bir gelir kaynağı olmuştur.
KİTAP TANITIMI
Çocukluk Çaği Obezitesiyle Mücadelede Yeni Bir Mali Araç: Obezite Vergileri ve Ebeveyn Tutumlari
Bu kitap, çocukluk çağı obezitesiyle mücadelede yeni bir mali politika aracı olarak öne çıkan obezite vergilerini ebeveyn tutumları üzerinden ele almaktadır. Çanakkale’de 4–13 yaş arası çocuğa sahip ebeveynlerle yürütülen karma yöntemli saha araştırması, nicel ve nitel verileri bir araya getirerek tutumların çok boyutlu yapısını ortaya koymaktadır. Bulgular, ebeveynlerin genel olarak obezite vergilerine karşı eleştirel bir yaklaşım sergilediğini göstermektedir. Yaş, eğitim düzeyi ve bireysel bilgi gibi faktörler etkili olmakla birlikte, tutumu en güçlü şekilde belirleyen unsur, verginin toplum sağlığına sağlayacağı faydaya ilişkin algıdır. Algılanan fayda arttıkça destek de anlamlı biçimde yükselmektedir. Kitap, politika yapıcılara yönelik iletişim, bilgilendirme ve teşvik mekanizmalarına dair somut öneriler sunarak alana önemli bir katkı sağlamaktadır.
KİTAP TANITIMI
Liberalism
Underlying all these questions of right is the question how they are to be secured and maintained. By enforcing the responsibility of the executive and legislature to the community as a whole? Such is the general answer, and it indicates one of the lines of connection between the general theory of liberty and the doctrine of universal suffrage and the sovereignty of the people. The answer, however, does not meet all the possibilities of the case. The people as a whole might be careless of their rights and incapable of managing them. They might be set on the conquest of others, the expropriation of the rich, or on any form of collective tyranny or folly. It is perfectly possible that from the point of view of general liberty and social progress a limited franchise might give better results than one that is more extended. Even in this country it is a tenable view that the extension of the suffrage in 1884 tended for some years to arrest the development of liberty in various directions. On what theory does the principle of popular sovereignty rest, and within what limits does it hold good? Is it a part of the general principles of liberty and equality, or are other ideas involved? These are among the questions which we shall have to examine.
- T. HOBHOUSE – 1911
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Econometrics in Practice: Applications & Interpretations
This book is written for the students of undergraduate and graduate programs of Business and Economics departments as well as for the academic researchers. It is designed especially for the students and researchers who do not have strong mathematics or statistics background. It encompasses basic to advance time series data analysis tools. Special focus is given to applications and interpretations of the results.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Priştineli Begzâde Nureddin II. Divan
Priştineli Begzâde Nureddin, XVIII. yüzyıl şairlerindendir. Aslen Priştinelidir, fakat ömrünün bir kısmını İstanbulda geçirmiştir. Begzâde Nureddinin hayatı ve eserleri hakkında devrinin edebî kaynaklarında pek fazla bilgi bulunmadığı için, bu çalışmada Priştineli Begzâde Nureddinin hayatı, tarihî kaynaklardan ve kendi eserlerinden yola çıkılarak aydınlatılmaya çalışılmıştır. Onun tespit edebildiğimiz kadarıyla, iki Dîvânı vardır. Bu iki eserden yola çıkarak, şairin samimi ve sade bir şiir dili olduğunu ve çoğunlukla âşıkâne şiirler kaleme aldığını söyleyebiliriz. Aşk, gurbet ve ayrılık onun en çok kullandığı temalardandır. Bunun yanı sıra, şairin hikemî şiirleri de bulunmaktadır. Bu çalışmada, öncelikle Priştineli Begzâde Nureddinin hayatı, edebî kişiliği ve eserleri hakkında bilgi verilmiş ardından ikinci Dîvânındaki şiirler, Latin harflerine ve günümüz Türkçesine çevrilerek okuyucunun istifadesine sunulmuştur.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
The Teaching of History
This monograph will make no attempt to analyze the personality of the ideal teacher. It is assumed that the teacher of history has an adequate preparation to teach his subject, that he is in good health, and that his usefulness is unimpaired by discontent with his work or cynicism about the world. It is presupposed that he understands the wisdom of correlating in his instruction the geography, social progress, and economic development of the people which his class are studying. He is aware that the pupil should experience something more than a kaleidoscopic view of isolated facts. He recognizes the folly of requiring four years of high school English for the purpose of cultivating clear, fluent, and accurate expression, only to relax the effort when the student comes into the history class. He knows that the precision, logic, and habit of definite thinking exacted by the pursuit of the scientific subjects should not be laid aside when the student attempts to trace the rise of nations. Let us go so far as to assume a teacher who is both pedagogical and practical; scholarly without being musty; imbued with a love for his subject and yet familiar with actual human experience.
₺575,00
KİTAP TANITIMI
Güncel Akademik Araştırmalar
Sosyal bilimlerin odak noktasını oluşturan “insan” unsuru, hele ki günümüzde, giderek daha çok “amaç” olarak konumlandırılmaya ihtiyaç duymaktadır. Bu sebeple gerek belirli disiplinler gerekse farklı alanlardan araştırmacıların birleşerek bu nihai amaca daha çok yönelmeleri önem arz etmektedir. Zira günümüzün hegemon iktisadi sisteminde inanın eskiye nazaran daha fazla araçsallaştırıldığına dair pek çok veri, gösterge, kanıt ve araştırma bulunmaktadır. Bu minvalde cevap verilmesi gereken soru şudur: Ekonomik büyüme veya zenginleşme uğruna insanın özne konumundan çıkarılıp araçsallaştırılmasına göz mü yumulmalı yoksa insanın, ekonomik göstergeler dışında-üstünde bir olgu olduğu kabul edilmeli ve bu noktada bir aktör olarak konumlandırılmaya mı çalışılmalıdır? “Güncel Akademik Araştırmalar” adlı bu eserde, çeşitli disiplinler çerçevesinde ortaya konulmuş çalışmalarla bahsi geçen konunun bir ya da daha fazla cephesine ışık tutulmaya çalışılmaktadır.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Georgi Pulevski’nin Makedonca-Arnavutça-Türkçe Sözlüğü
Georgi Pulevski’nin “Тријазичник (Triyaziçnik)” üç dilli Makedonca-Arnavutça-Türkçe eseri her ne kadar bir sözlük olarak anılsa da aslında farklı konuları öğretmeyi amaçlayan bir ders kitabı özelliği taşımaktadır. Dönemin Osmanlı Devleti sınırları içinde yer alan Makedonya topraklarında farklı etnik grupların iç içe yaşadığı şehirlerde Arnavutça, Makedonca ve Türkçe üç dilli eğitimin yapıldığı okullarda kullanıldığı anlaşılmaktadır. Sadece Makedonya’da değil aynı zamanda bugün Bulgaristan, Yunanistan, Kosova, Sırbistan sınırları içinde kalan pek çok şehirde eserin okunduğunu anlıyoruz. Pulevski’nin eseri sadece öğrenciler ve öğretmenler tarafından okunmamış, hancı, din adamı, yoğurtçu, itfaiyeci, saatçı, semerci, çiftçi, fırıncı, çilingir, kahveci gibi çok farklı meslek grupları tarafından da rağbet görmüştür.
Eserin girişinde dönemin Padişahı Sultan Abdülaziz’e övgü ve ithaf ile başlayıp şu satırlara yer verilmiştir: “Ћереметд-љи Мућереметд-љи Дадери Ељиф Шанл-; Султан Абдул Азис Азамет Ефенд-м-з” (Ḱeremetd-ĺi Muḱeremetd-ĺi Daderi Eĺif Şanl- Sultan Abdul Azis Azamet Efend-m-z) “Bağış sahibi, dost ve kardeşimiz büyük, ulu sultanımız Abdülaziz Efendimiz. Padişahımız Sultan Abdülaziz, bizim gibi insanlara kendi ana lisanını ve diğer lisanları öğrenmek ve öğretmek için fırsat verdi; Allah ona uzun ömürler versin, devleti ve padişahlığı daim olsun. Onun sayesinde bizler yabancı lisanları rahatça öğrenebiliyoruz.”
Eserde dinî konular, coğrafya, botanik, madenler, bitkiler, canlılar, diller, devlet yönetimi, mektup yazımı, alfabeler vb. gibi çok farklı konular hakkında bilgiler verilmiştir. Metnin akışı genellikle soru cevap şeklinde ilerlemiştir.
Hazırladığımız Тријазичник (Triyaziçnik) üç dilli Makedonca-Arnavutça-Türkçe sözlüğün, Türkoloji çalışmaları ve Osmanlı Dönemi eğitim-öğretim inceleme faaliyetleri açısından faydalı bir kaynak olacağını umuyoruz.
₺740,00