KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Ekodrama
₺495,00 -

Cumhuriyetin 100. Yılında BALIKESİR ARMAĞANI
₺575,00 -

DİASPORA TEMSİL SİSTEMİ
₺315,00 -

Sivas Toprakkale (İç Kale) Kazıları Sırlı Seramik ve Çini Buluntuları (2019-2021)
₺1.800,00 -

SELÇUKLU ÇAĞI ANADOLU TÜRK MİMARİSİNDE KADININ ROLÜ
₺585,00 -

Yapay Zekâ ve Etik
₺320,00 -

TÜRKİYE’DE DIŞ TİCARETİN GELİŞİMİ TEORİ VE UYGULAMA
₺235,00 -

Yeni Gazetecilik Türleri
₺300,00 -

New Topics in Organizational Behavior
₺315,00 -

Batılılaşma Sürecinde Homeros’u Okumak (Metinler)
₺325,00 -

Yapay Zekâ Teknolojileri ve Dijital Platformlar
₺240,00 -

Kolluk İçin Mağdur Psikolojisi
₺235,00 -

Kestirimci Bakımda Makine Öğrenimi
₺230,00 -

Amerikan Board Misyonerlerinin Balkanlar ve Ortadoğu Coğrafyasındaki Anatomisi (1820-1923) Cilt I
₺480,00 -

Sözlü Çevirinin Mutfaği
₺380,00 -

Urmiye Müzesi’nde Bulunan İslam Dönemine Ait Bir Grup Sırlı Seramik
₺1.300,00
KİTAP TANITIMI
CEBRÎ MİHR Ü MÂH
Bu kitap, Klâsik Türk Edebiyatının 16. asır temsilcilerinden şâir Cebrî’nin tasavvufî- alegorik mahiyette kaleme aldığı Mihr ü Mâh mesnevisini konu edinmektedir. Eser bir yönüyle, bütün bir Osmanlı edebiyatına hâkim olan Batlamyus kozmogonisine uygun olarak Samanyolu Galaksisi’nin işleyişini aksettirmekte, diğer yandan vahdet-i vücûd öğretisi temelinde bir takım tasavvufi ıstılahları türlü alegorilerle okuyucuya sunmayı amaçlamaktadır. Mesnevînin sonunda söz konusu alegorilerin hangi anlamlara geldiği açıklanmakta ve okuyucuya çeşitli öğütler verilmektedir.
Mihr ü Mâh özünde çift kahramanlı bir aşk hikâyesi şeklinde kaleme alınmış olsa da simgesel anlamda İlahî aşkın talibi Mihr’in sınanmak, arınmak, erginlenmek ve birlikle ebedîleşerek nihayete eren manevî dönüşümünün yol hikâyesidir. Mihr, hikâye boyunca gerçek aşkın ateşinde yanarak ezelde aşina olduğu sevgiliyi bulma ve o yolda kemale ermeye yazgılı bir âşık hüviyetindedir.
₺560,00
KİTAP TANITIMI
Aile Şirketlerinin Kurumsallaşma Düzeyi İle Finansal Performans İlişkisi
Bu kitap, Dr. Özgür Atılgan’ın 2016 yılında yazmış olduğu “Aile Şirketleri’nin Kurumsallaşma Düzeyi ile Finansal Performans İlişkisi ve Bir Araştırma” adlı doktora tezinin güncellenip geliştirildiği bir çalışmadır. Kitapta yazarın araştırma kısmı hariç tutulmuştur. Dolayısıyla bu kitap kurumsallaşma düzeyi ile finansal performans arasında bir neden sonuç ilişkisi aramayı değil, bu neden sonuç ilişkilerini araştıran çalışmaları derlemeyi amaçlamıştır. Bu bağlamda bu kitap, son otuz yılda Türkiye’de ve Dünya’da aile şirketlerinin kurumsallaşma düzeyi ve finansal performans ilişkisini araştıran tüm çalışmaların bulgularını sentezlemesi bakımından önem arz etmekte ve gerek aile işletmesi sahipleri gerekse de aile işletmelerine yatırım yapmayı düşünen dış yatırımcılar için bir rehber olma özelliğindedir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Finansal Türev Ürünlerde Risk ve Excel Uygulamalı RMD Hesaplama Yöntemleri Hakkında Bilgiler
KİTAP TANITIMI
Ekodrama
Çağımızın çözülmesi gereken en acil sorunlarından birisi olan ekolojik krizle ilgili yapılan edebi ve kültürel çalışmalar ülkemizde de giderek ilgi görmekte, konuyla ilgili yapılan çalışmaların sayısı her geçen gün artmaktadır. Bu kitap ekolojik krizin tiyatroda ve sahne sanatlarındaki yansımalarını ele alması; ekokaygı, postapokaliptik söylem, ekofeminizm gibi kavramları ilgili analizlerle açık ve anlaşılır hale getirmeyi hedeflemesi bakımından alanında ilk Türkçe derleme kitap özelliğini taşımaktadır. Çevre, insan ve insan olmayan topluluklar arasındaki ilişkileri tiyatro ve sahne performansları açısından farkı boyutlarıyla inceleyen bu kitabı çevre sorunlarına duyarlı tüm okurların beğenisine sunarken ilgilileri için önemli bir başvuru kaynağı olmasını diliyoruz. Kaderine terkedilmiş doğalara farkındalık yaratması dileğiyle.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
KULLANIM KILAVUZU-I: BEBEK (0-2 yaş)
İçine doğduğum (aslında doğurtulduğum) ailemde ve kültürde, farkındalığımın oluşmaya başladığı yaşlardan bugüne, çoğu anne babanın, evlatlarının bebeklik, çocukluk, ergenlik hatta yetişkinlik dönemlerindeki davranışlarında gözlemlediğim ortak bir özellik var:
Kendilerinden önceki kuşaklardan (yani anne babalarından) ne gördüler ise öyle davranıyor ve öyle yaşıyorlar…
“Görgülü kuşlar gördüğünü işler, görgüsüz kuşlar ne gördü ki ne işler” atasözümüz sanki tam daiçinde yaşadığım toplumdaki çoğu anne babanın davranışlarını anlatıyor…
Başta kendi annem babam olmak üzere sözünü ettiğim anne babalar suçlu değiller ama kendilerine öğretilenlerin ötesine geçemedikleri için hatalılar.
Bütün anne babaların iyi niyetli oldukları konusunda en ufak bir kuşkum yok. Ama hataları nedeniyle evlatlarında yol açtıkları hasarlar oluşabiliyor ve ne yazık ki bunun da farkında olamıyorlar.
Hemen her alanda yaşanan baş döndürücü değişimler ne yazık ki aynı doğrultuda gelişmeyi beraberinde getirmiyor. Koşuşturulan bir yaşam döngüsünde anne baba adayları veya anne babalar hamilelik dönemine ve bebeklik dönemine ilişkin bilgilenmeyi en kısa yoldan ve süratli bir şekilde yapmaya çalışıyor. İnternet ortamında ya da medyada yer alan “popüler” bilgiler ise çoğu zaman bilimsel temelden yoksun;yani magazinsel… Kendi anne babalarının bilgileri de çoğu zaman geleneksel…
Kitap, bu çerçevede bir AYIRDINDALIK oluşturmanın zamanının geldiği düşüncesiyle ve “kullanıcı hatası” nedeniyle mümkün olduğunda HASARLANMAMIŞ BİREYLER yetiştirmeye katkıda bulunabilme amacıyla yazılmıştır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Marka Mimarisinde Ulusal ve Global Başarı Hikayeleri
İyi dizayn edilmiş, isimlendirilmiş, konumlandırılmış markalar bir taraftan rekabette kalabilmekte, diğer taraftan da tüketiciye üründen bekledikleri fayda konusunda doğru ve tutarlı bilgi verdiğinden kurumların farklılıklarını gösteren güçlü araçlardır. Marka ile ilgili güncel konuları okurlarla buluşturan bu kitap, marka mimarisi, markanın konumlandırması ve isimlendirme stratejileri ayrıntılı olarak incelenmiştir. Markalarda başarı hikayeleri; hizmet, dijital, ev-yaşam, gıda, içecek, yiyecek, giyim, kişisel bakım ürünleri sektörlerinden ve başarılı girişimciler olmak üzere yaklaşık olarak 60 başarı hikayesi değişik açılardan incelenmiştir. Kitap, özellikle genç girişimci ve akademik çevresine pazarlama ve marka dünyasında çıkılacak başarı yolculuklarına ve içinde yer alacakları çağı keşfetmeye yardımcı olmayı amaçlamaktadır.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye’de Kentleşme Politikaları ve Konut Talebini Etkileyen Faktörler: Svec Analizi
Son dönemlerde Türkiye’de konut ve kentleşme kavramları, kentsel dönüşüm uygulamalarının da etkisiyle dikkat çeken konular arasında yer almaktadır. Oluşturulan plan ve programların temelinde yer alan ve öncelikli konulardan biri olan konut kavramı, bu kitabın ana konusunu oluşturmaktadır. Mikroekonomik açıdan konut piyasasının gelişimi ve makro açıdan ise konut piyasasının büyüme ile olan ilişkisi çalışmada yer alan konular arasındadır. Bununla birlikte çalışmada tanımlayıcı istatistiklere yer verilerek konut piyasası incelenmekte ve konut talebini belirleyen değişkenler ampirik bir modelleme ile tahmin edilmektedir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
ÇANAK(KALE) OLAYI
Çanak(kale) Olayı (Eylül-Ekim 1922), Türk Millî Mücadelesi’nin sona erme aşamasında patlak verdi ama bitmesi an meselesi olan savaşı neredeyse yeniden başlatabilecek bir mahiyette tezahür etti. Çanak krizinde iki taraf vardı: Türkiye ve İngiltere. Türkler haklı ve kutsal mücadelelerini kazanmış, istilâcı Yunanlıları “İzmir’de denize dökmüş” ve silahlı kuvvetleriyle Çanakkale boğazına yönelerek tarafsız bölge olarak adlandırılan işgal sahasıyla İstanbul ve Trakya’yı kurtarmak arzusundaydılar. Savaşın sonunda bir sürprizle karşı karşıya kalmak istemiyorlar, temkini elden bırakmadan hedeflerine korkusuzca yürüyorlardı. İngilizler ise öncelikle Cihan Harbi’ni kazanmanın mağrurluğuyla hareket ediyorlar, dünyanın en önemli kilit noktalarından olan Çanakkale ve Karadeniz boğazlarının kontrolünü bırakmak istemiyorlar, bu suretle boğazları “güneş batmayan imparatorluklarının” ve özelde Akdeniz hâkimiyetlerinin ana dayanak noktası haline dönüştürmek düşüncesini taşıyordu. Böylece Cebelitarık ve Süveyş’le birlikte Çanakkale boğazına sahip olan Britanya, tüm çıkışlarını elinde tuttuğu Akdeniz havzasının kontrolünü kolayca sağlayacaktı. Türkler için Çanak bunalımı “bir vatan müdafaası ve istilâcı düşmanın Anadolu ve Trakya coğrafyasından kovulması” esasına dayanırken, İngilizler için “uçsuz-bucaksız topraklarına yenilerini katmak” gibi “emperyal ve açgözlü bir gaye” amacını taşıyordu.
Sınırları ilk olarak “Sevr’de belirlenen “tarafsız bölge”, Anadolu yakasında Şile’nin doğusundan Edremit körfezine, Trakya’da ise Karaburun’dan Saroz körfezine kadar uzanarak tüm Marmara denizini içine alıyor, orada İtilaf devletleri adı altında esasında İngiltere adına “boğazlara dayanarak oluşturulacak istikbaldeki Akdeniz hâkimiyetinin” esaslarını belirliyor, “müdahale edilemez” bir sahayı rezerv ediyordu. Plân tutarsa Rusya da bir çırpıda saf dışı bırakılmış olacaktı. Ancak Mustafa Kemal Paşa önderliğindeki Millî Mücadele’nin büyük başarısı, Türk milleti ve vatanının kurtuluşunu sağladığı gibi, bütün bu hayalî beklentileri boşa çıkardı, Türkiye’ye yönelik gizli ve açık projeleri Sevr Antlaşması gibi geçersiz kıldı. İngiltere, Çanak(kale) bunalımı sürecinde başarısız bir kriz yönetimi sergiledi. Uçuk hayallerine rağmen yine de prestijinin sarsılabileceği düşüncesiyle herhangi bir askerî çılgınlıkta bulunmadı, kapıya kadar gelen savaş tehlikesi diplomatik girişimlerle çözüldü. Bunda hem Türk Başkumandanı’nın doğru hamleleri ve hem de Cihan Harbi galibi İngiltere’nin Türklerden duyduğu endişeler sebebiyle çatışmayı göze alamamasının büyük rolü oldu. Misâk-ı Millî ilkeleriyle hareket eden yeni Türk devleti Mudanya Mütarekesi’yle Doğu Trakya’yı kurtardı ve barışın ön şartlarını hazırladı, Lozan Antlaşması’yla ise müstakbel Türkiye Cumhuriyeti’ni sağlam temeller üzerine oturtmuş oldu.
Çanak(kale) Olayı önemine rağmen bugüne kadar tarihçilerin çok fazla ilgisini çeken bir husus olmamıştır. Makale, bildiri ve kitap boyutunda konuyla ilgili yapılan akademik çalışmalar Türkiye, İngiltere ve dünya için de oldukça sınırlıdır. Bu önemli hadiseyi İngiliz arşiv belgeleri ve parlamento tutanaklarıyla ortaya koyan yazar, bunalımla ilgili en önemli ve detaylı akademik çalışmalardan birini bilim âlemine kazandırmış olmaktadır. Belge ve tutanaklardan istifadeyle yazılan metin ve ekleriyle okuyucuya sunulan bu ehemmiyetli monografik eser sebebiyle aynı zamanda öğrencim olan yazarı içtenlikle kutluyorum. Bu kıymetli eserin, akademik camiaya ve konunun ilgililerine faydalı olmasını diliyorum.
Prof.Dr. Enis ŞAHİN
₺1.050,00
KİTAP TANITIMI
Tanzimat’tan Meşrutiyet’e Gerede
Türkiye’de şehir tarihi konusunda çalışmalar Avrupa’ya göre daha geç tarihlerde başlamış olsa bile son yıllarda hızlı bir ivme kazanmış durumdadır. Türk toplumunda yerel tarihe karşı ilginin her geçen gün artması bu konuda çok sayıda çalışmanın yapılmasına katkı sağlamaktadır. Bu kitapda Tanzimat’tan başlayarak Meşrutiyet’e kadar olan süreçte Gerede kazası çeşitli yönleriyle incelenmektedir. Arşiv belgeleri ve alanda yazılmış eserlerden yola çıkılarak 19. yüzyılın ikinci yarısında Gerede kazasının idari yapısı, sosyo-kültürel yapısı ve ekonomik yapısı ortaya konulmaktadır. Ayrıca bölgede çıkan olaylar da belgeler ışığında incelenmektedir.
₺635,00
KİTAP TANITIMI
Faziletlerin Özü (Nuhbetü’l-Fezâil)
İnsanı diğer varlıklardan ayıran temel özelliklerinden biri ahlâkıdır. İnsan yaşamının merkezinde yer alan ahlâk, evrensel bir gerçekliktir. Hayatın her alanıyla ilgili ilke ve esasları ihtiva eden ahlâk, kimlik ve karakterimizi de yansıtan bir kavramdır. Bireyin ve toplumun manevi gelişimini destekleyen ahlâk, huzur ve adaletin de sigortasıdır.
Osmanlı, yüzyıllar boyunca büyük bir medeniyetin merkezi olmuştur. Osmanlı’nın son dönem ahlâkçılarından Sadreddîn Şükrî’nin yazdığı ve ahlâk düşüncesinin ve pratiklerinin sistemli bir şekilde ele alındığı bu kitap, ahlâki mirasın incelendiği özgün bir kaynaktır. Nazarî (kavramsal) ve amelî (pratik) ahlâka ilişkin meselelerin el alındığı bu kitap hem Osmanlı toplumunu, tarihini ve kültürünü merak edenlere hem de ahlaki değerleri anlamak ve günlük yaşamlarına uygulamak isteyenlere ilham verecektir.
Kitap, ahlaki düşüncenin zenginliğini ve insanlığın evrensel değerlerini anlama yolculuğunda rehberiniz olacak, geçmişten günümüze taşınan ve hala önemini koruyan ahlâki değerleri keşfetmenize yardımcı olacaktır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
TÜRKİYE’DE EKSTREM KURAK VE NEMLİ DÖNEMLER (1951-2018)
Son yıllarda iklimde önemli değişmelerin meydana geldiği, birçok araştırmada vurgulanan bir durumdur. Bu değişmeler sonucunda, Türkiye ikliminde ekstrem olayların sıklığının arttığı görülmektedir. Türkiye ikliminde artan ekstrem dönem sıklığı, aynı zamanda afetlerin de daha sık yaşanmasına sebep olmaktadır.
Bu bağlamda hangi yıl, hangi mevsim ve hangi alanlarda ekstrem kuraklık ya da nemlilik frekansı, eğilimi ve şiddeti artmaktadır sorusunun cevabı oldukça önem kazanmaktadır.
Bu araştırmada, Türkiye’den seçilen 46 meteoroloji istasyonunda, 1951-2018 yılları arasında, meydana gelen ekstrem kurak ve nemli dönemlerin mevsimsel dağılışı analiz edilmiştir. Aynı zamanda, 1951-1984 yılları arasındaki 34 yıllık periyot ile 1985-2018 yılları arasındaki dilimde meydana gelen ekstrem kuraklık ve nemlilik frekansı ayrı bir şekilde incelenmiştir. Böylelikle, iklim değişikliğinin gün yüzüne çıktığı son 30 yıllık dönemde, Türkiye’de ekstrem kuraklık ve nemlilik olayı artmış mıdır sorusunun cevabı ortaya konulmuştur.
Araştırmada, Türkiye’nin belli dönemlerinde ve bazı alanlarında, ekstrem iklim koşullarının frekansının dikkat çektiği görülmüştür. Araştırmada seçilen istasyonların, %67’sinin ikliminde ekstrem kurak ve nemli dönemlerin son yıllarda (1985-2018) belirgin bir şekilde arttığı görülmüştür. Bunun yanı sıra Türkiye’nin önemli bir kısmı, kış dönemi ekstrem kuraklık frekansının fazla olması ile dikkat çekmektedir. Son olarak, Denizli ve Mersin 1951-2018 arasındaki 68 yıllık dönemde toplam ekstrem kuraklık ve nemlilik frekansının en fazla olduğu istasyonlardır.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
DECADES OF RELATIONS BETWEEN AFRICAN COUNTRIES AND TURKEY
Turkey and African countries decadesrelationships provides a concise and wide-ranging introduction to the subject, spanning from the earlier era of the Ottoman Empire, to the Turkish Republic and later, to the Justice and Development Party.
This is an introductory book which provides sources and materials on Turkey and African countries relations. Drawing on history from the Ottoman Empire, to Turkish Republic and the Justice and Development Party, this book provides firsthand information on their relations. Showing how Turkey and African countries that are located on different continents established relationship, it goes on to consider how they support each other at international stages. The book deals, in particular, with political, economic, social and cultural relations between Turkey and African countries; it explorers the challenges they face in military and security terms. This general introductory text benefits students, scholars and researchers eager to gain an insight into Turkey and African countries relations.
Kieran E. Uchehara was formerly a lecturer at Atılım University, Ankara, Turkey. Currently, he is an associate professor in the Department of Political Science and International Relations at Hasan Kalyoncu University, Gaziantep, Turkey.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Thinking and Learning to Think
The highest endowment of the human spirit on the intellectual side is the power to think. Learning to think is an essential process and end in all school work. Thinking is the intellect’s regal activity. In a vague way, all teaching appeals to the thought-activity of the pupil; but vagueness in teaching is as pernicious as it is common. To exhibit the value, scope, and process of thought is of inestimable service to the teacher. It gives specific direction to teaching processes, and saves the child from a thousand fanciful expedients.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Havayolu Operasyonlarında Aksaklık Yönetimi
Havayolu işletmeleri kargo ve yolcu taşımacılığı için uçuş hizmeti sağlayan organizasyonlar olarak ifade edilebilmektedir. Havayolu operasyonları kargo ve yolcu taşımacılığı hizmetini yerine getirmek için süreçler topluluğundan oluşmaktadır; yolcunun bilet alması veya bilet rezervasyonu yapması ile başlayan ve yolcunun varacağı meydanda terminale aktarılması ve/veya bagajının teslim edilmesi ile biten bir dizi süreçten oluşmaktadır. Havayolu operasyon yönetimi; havacılık işletmelerinin sahip oldukları büyük çoğunluğu yüksek maliyetli olan kaynakları (uçak ve ekip kaynağı gibi) etkin ve verimli kullanarak işletmenin amacı olan gelire ve karlılığa dönüştürmek için yapılan süreçtir. Bu amaçla havayolu operasyon yönetiminde amaç uçuş programını tarifeye uygun olarak icra etmek olarak bildirilebilir. Bazı durumlarda seferler aksadığından havayolunun uçuş programı da aksamaktadır. Bu çalışma bu durumlarda havayolu operasyonlarında aksaklık yönetimi konusunda çözüm önerileri geliştirmeyi amaçlanmaktadır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
GÖLGENİN EDEBİYATTAKİ İZDÜŞÜMLERİ
Edebiyat, farklı coğrafyalardaki dünya görüşlerinin, toplumsal değerlerin, duyguların, düşüncelerin ve imgelerin anlatımıdır. Modern dünyanın edebiyata yansımaları 19. yüzyıldan başlayarak, 20. yüzyılda daha da belirginleşmiş olup; insan ilişkilerinde yaşanılan ayrışımlar, zamanla insanların birbirine karşı yabancılaşmasını da beraberinde getirmiştir. Bireyin yaşadığı yabancılaşma sadece karşısında duran kişiye karşı değil, aynı zamanda kendi benliğine karşı da olmuştur. Bu durumun sonucu olarak bireyin, hem kendisiyle hem de başkasıyla yaşadığı kimlik arayışı edebiyatın en önemli konularından biri olmuştur. Bu konuların ifade edilmesi esnasında yazarlar bazı kavram, imge ve metaforları kullanır. Kullanılan bu kavramların en dikkati çeken, bir kişinin birebir aynı görüntüsünü ifade eden, edebi metinlerde de sıklıkla bireyin yaşadığı kimlik karmaşasını ve yabancılaşmayı anlatmak için kullanılan Alman edebiyatı kökenli “Doppelgänger” kavramıdır. “Doppelgänger”, Türkçede “gölge”, “kötü ikiz”, “ikiz öteki”, “öteki”, “eş ruh”, “ikili kahraman” terimleri ile karşılık bulur.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Bir Başka Açıdan Strateji
Bu kitap, stratejiyi sadece tek bir bakış açısı ile sınırlamamanın ve onu çok yönlü bir kavram olarak kabul etmenin önemini vurgulamaktadır.
Strateji, öngörüye dayalı yönlendirme temelli bir yaklaşım, bir problem çözme süreci, üst düzey düşünme seviyesi ile ilişkilendirilen bir olgu, güç mücadelelerini içeren dinamik dengeler oyunu ve bir eylemdir. Bu dengeler oyununda yapılabilecek en kötü hamleden daha kötü olanı, oyunun dışında kalmaya çalışmaktır.
Öte yandan, strateji bir güç ve güç unsurudur. Günümüz hızla değişen dünyasında bireylerden örgütlere ve toplumlara kadar her seviyedeki aktör için siyasetten ticarete, sanattan spora kadar geniş bir yelpazede etkili ve belirleyici bir güçtür.
Aktöre, bu gücü nasıl anlayabileceği ve kullanabileceği konusunda bir kılavuz olarak da düşünülebilecek bu kitap, stratejik düşünceyi benimsemek, etkili bir şekilde uygulamak ve bu alanda ustalaşmak isteyenlere yardımcı olmak amacıyla yazılmıştır.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Tarihsel Boyutlarıyla Türk Basınında Özdenetim Kuruluşları
Son yıllarda yaşadığımız dijital devrim sonucunda basının yapısında ve gazetecilik pratiklerinde önemli bir dönüşüm yaşanmıştır. Söz konusu süreç, habercilik faaliyetinde bulunanların özdenetimini daha önce hiç olmadığı kadar önemli hale getirmiştir. Ayrıca, basın özdenetim kuruluşlarının bu sürece ayak uydurmaları, yapılarını ve işleyişlerini dijital devrimin gereklerine göre yeniden düzenlemeleri hususu da önem arz etmektedir. Bu çalışmada, başlangıcından itibaren Türk basın tarihinde özdenetim amacıyla faaliyet göstermiş olan Osmanlı Matbuat Cemiyeti, Basın Birliği, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Basın Şeref Divanı ve Basın Konseyi’nin kuruluş süreçleri, yapıları, amaçları, faaliyetleri, kabul ettikleri yayın ilke ve esasları ile yaptırımları tarihsel bir bağlam içerisinde ele alınmıştır. Özellikle, halen aktif olarak faaliyet gösteren Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ve Basın Konseyi’nin dijital çağ içerisindeki konumları da sorgulanmaya çalışılmıştır.
₺350,00
KİTAP TANITIMI
Modernizmin Düşünsel Tarihi ve Avangart Sanat Hareketleri
Modernizmin düşünsel tarihi, birçok yönüyle, çokkültürlü ve disiplinlerarası avangart sanat hareketlerinin teorik ve pratik temellerini şekillendirmiştir. Tarihsel süreçte estetik bağlamın geçirdiği değişimler, biçimsel yapıları dönüştürürken, toplumsal ideolojilerin parametrelerindeki farklılaşmalar da estetik tercihlerin yeniden tanımlanmasına olanak sağlamıştır. Toplumsal etkileşimin yarattığı diyalektik ilişki, sanatın üretim ve alımlanış biçimlerini çeşitlendirerek, çağdaş sanatın çoğulcu ve eleştirel karakterine zemin hazırlamıştır.
Sanat hareketleri 1800’lerden 1950’lere kadar, çok kültürlü etkileşimleri derinleştirirken, kendi terminolojisini de yarattı. Yıkıcı savaşlar ve halk hareketleri, sanatı biçimsel ifadenin ötesine taşıyarak toplumsal bilinçle beraber ideolojik mücadelenin zemini haline getirdi. Teknoloji devrimi ve kitle iletişim araçlarının yükselişi, üretim ve dağıtımda köklü değişimler başlatırken soğuk savaş dönemi, sanatı ideolojik propagandanın ve diplomatik mücadelenin bir parçası haline getirdi.
Bu kitap, belirli bir dönem aralığını incelerken; dönemin sanatsal bağlamını, farklı disiplinlerden yazarların teorik ve eleştirel katkılarıyla ortaya koyar. Bilgilendirici ve ilham verici olmayı hedefleyen çalışma, okuyucuyu sanatın toplumsal, politik ve kültürel dönüşümlerle nasıl kaynaştığını keşfedeceği çok katmanlı bir yolculuğa davet eder.
₺1.000,00
KİTAP TANITIMI
DİL BİLGİSİ ÖĞRETİMİ
Bu kitap Yüksek Öğretim Kurulunun hazırladığı eğitim programı esas alınarak meydana getirilmiştir. Kitap üniversitelerin eğitim fakültelerinde lisans ve lisansüstü çalışma ve derslere kaynaklık edecek bilimsel bir yapıdadır. Özellikle dilbilgisi öğretiminin amacı, önemi, temel dil beceri kavramlarının titizlikle ele alınması gerektiği çağımızda bu kitabın öğrenme-öğretme süreçlerinde kullanıcılarına yol göstermesi amaçlanmaktadır. Böylece alana farklı bir bakış açısı kazandırmak ve bireylerin dilbilgisi öğretimi ile ilgili akademik düzeyde bilgiye sahip olmasına katkı sağlamak hedeflenmektedir.
₺510,00
KİTAP TANITIMI
Firdevsî-yi Rûmî Süleymân-nâme-yi Kebîr
Batı Türkçesi; Eski Anadolu, Osmanlı ve Türkiye Türkçesi olmak üzere üç evreden oluşmaktadır. Batı Türkçesinin ilk evresini oluşturan Eski Anadolu Türkçesi 13. ve 15. yüzyılları, Osmanlı Türkçesi ise 15. ve 20. yüzyılları içine alır. Çalışmamıza konu olan Firdevsî’nin Süleymân-nâme-yi Kebîr’i yaygın görüşe göre 16. yüzyılın başlarında yazılmış olup Eski Anadolu Türkçesinden Osmanlı Türkçesine geçiş dönemi özellikleri gösterir. Süleymân-nâme-yi Kebîr, Fatih Sultan Mehmed, II. Bayezid ve Yavuz Sultan Selim dönemlerinde yaşamış olan Firdevsî-yi Rûmî’nin ansiklopedik özellikler içeren en hacimli eseridir. Süleymân-nâme-yi Kebîr’in konusu, Hz. Süleymân’ın hayatı ve onun etrafında oluşan menkıbelerdir. Eserde hem manzum hem de mensur metinler bulunmaktadır. Çalışmada Süleymân-nâme-yi Kebîr’in 36. cildinin İstanbul Üniversitesi Kütüphanesinde bulunan nüshası esas alınmıştır. Hazırlanan bu eser, giriş, inceleme, metin, dizin ve tıpkıbasım bölümlerinden oluşmaktadır.
₺820,00
KİTAP TANITIMI
AMASYA’DA EĞİTİM VE EĞİTİM KURUMLARI
20. yüzyıl başlarında Sivas vilayetine bağlı Amasya sancak merkez ve kazalarında eğitim ve öğretime ilişkin ilk girişimler Maârif Komisyonlarının kurulması ile başlatılmıştır. Komisyonların oluşturuluşu önemli bir adımdır. Zira maârif işleri, artık belli bir otorite tarafından yürütülecektir. Bu komisyonlar okul ve bina inşası, öğretmen ataması, halkı eğitime hizmet yolunda yönlendirme gibi görevleri yerine getirmişlerdir. Sancak merkezi ve hemen hemen kazaların hepsinde, kazalara bağlı mezra ve köylerde yeni usul üzere eğitim veren ibtidâî, rüşdiye ve idâdî okulları açılmıştır. Ayrıca sancak merkezinde öğretmen yetiştirmek üzere bir de Darülmuallimîn Okulu açılmıştır. Medreselerin bir kısmı kapatılarak ibtidâî veya rüşdiye okulları haline dönüştürülmüş, açık kalanlarda ise ıslâhat girişiminde bulunulmuştur. Ancak bu okulların öğretim kadrolarının nicelik ve nitelik yönünden yetersiz olduğu görülmüştür. Her zaman olduğu gibi parasızlık ve öğretmensizlik, bu dönemde de ilk ve orta öğretimin karşılaştığı en büyük problem olmuştur. Bazı çareler bulunmuşsa da, bütünüyle imparatorluğun eğitim ve öğretim sorununu çözmek zor olmuş, dolayısı ile bu zorluklar çözüme kavuşturulmadan sonraki yıllara devredilmiştir. Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren ciddi manada yapılan düzenlemeler ve yenilikler ile sorunların çözümüne çalışılmıştır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
LİDYANIN TMOLOS (BOZDAĞLAR) YAYLALARINDA JEOMORFOLOJİ, PALEOCOĞRAFYA VE JEOARKEOLOJİ ARAŞTIRMALARI
Bozdağlar tarih öncesinden günümüze yöre kültürleri için bolluk ve bereket sunan bir yeryüzü şekli ve doğal çevre ortamıdır. Gediz (Hermos) ve Küçük Menderes (Cayster) vadileri arasında bir doğal engel gibi görünse de doğal kaynakları ve jeomorfolojisi ile birleştirici olmuştur. Tmoloslar (Bozdağlar) üzerindeki plato alanındaki eski olgun vadiler (yaylalar) Lidya döneminde hem Kral Yolunun alternatif güzergâhı hem de uygun yaşama ortamları nedeniyle yayla yerleşimleri için ideal alanlar olmuştur. Madeni parayı ilk kez kullanması, altın ve metal işçiliği, çağının koşullarındaki madenciliği, ticareti ve Pers istilasının yıkımı ile ünlü olan Lidya uygarlığı Sardeis (Sardis) ve Hypaipa kentleri arasındaki Bozdağ yaylalarının kaynaklarını ve doğal mekânlarını etkin olarak kullanmıştır. Tmoloslar mitolojiye ve başta kral Midasın efsanevi hikâyesine konu olan zengin kaynakları barındıran bir doğal çevreye sahiptir. İnsan-doğal çevre ilişkilerinin Lidya bağlamında ortaya konulması amaçlayan bu eserde öncelikle; Bozdağların yeryüzü şekli olarak oluşumuna, yapısında bulunan kayaç ve madenlerin oluşumu için jeolojik özelliklerine, dağların çevresine göre yüksek olmasından etkilenen hidrografya, toprak ve bitki özelliklerine değinilmiştir. Bu bilgilerin ışığında arazi kullanımı ve ticari faaliyetleri hem bugün hem de Lidya dönemi açısından ele alınmıştır. Çalışmanın devamında Lidya dönemi Tmolos yaylalarının paleocoğrafya koşulları her biri ayrı başlıklarla ele alınarak değerlendirilmiştir. Eski coğrafi çevre koşulları içinde var olmuş Torrhebia ve Mesotmolia gibi Lidyanın eski yayla yerleşimleri, eski sulak alanlar-göller ve yayla dolguları üzerine jeoarkeoloji değerlendirmeleri yapılmıştır. Eser, Lidya Tmoloslarını bu perspektifle ele alan ilk çalışma niteliğindedir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
AK Parti Hükümetlerinin Ortadoğu Politikaları Suriye Örneği
Tarihten güncele Türkiye’nin Ortadoğu politikaları süreklilik ve değişim arz etmektedir. Cumhuriyet dönemi ve ardı sıra gelen uzun yıllar boyunca Türkiye’nin mesafeli bir politika güttüğü Ortadoğu, AK Parti iktidarları döneminde ihmal edilen bir coğrafya olarak görülürken bölge ülkeleriyle olan aktif ilişkiler önem kazanır. Arap Baharı sonrası bölge ülkelerinin dönüşmekte olan siyasi/sosyal yapısından etkilenen ve Ortadoğu’da daha kaotik bir duruma gelen Suriye’nin durumu sınır faktörü de göz önüne alındığında, birincil olarak Türkiye’ye tesir etmektedir.
AK Parti iktidarları döneminde(kuruluşundan üçüncü döneminin sonuna kadar)Türkiye’nin Suriye’yle işbirliğine dayalı kurduğu ilişkiler, yerini ihtilaflara bırakmıştır. AK Parti iktidarları döneminde Türkiye’nin “komşularla sıfır sorun politikası”nın başarılı bir şekilde uygulandığı Suriye’yle olan ilişkiler,Arap Baharı sonrası süreçte sarsıntıya uğramış,Türkiye Suriye sorununun bir parçası olmaya başlamıştır. Bu süreçte, Türkiye’nin Suriye rejimine yönelik politikası, gitgide sertleşerek daha “realist” bir veçheye bürünmüştür.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
ANTAKYA ORTODOKS KİLİSESİ
Antakya Ortodoks Patrikliği, Batı’dan gelen misyonerlerden dolayı siyasi ve idari olarak büyük bir yıkıma uğramıştır. Misyonerlerin etkisiyle Ortodokslar arasından devşirilen Katolik cemaat, kısa zamanda Antakya Ortodoks Rum Kilisesi’nin yönetimini eline geçirmiştir. 1830’lu yıllarda Maximus III Mazlum’un Antakya Katolik Rum Kilisesi’ni kurmasına kadar da kilisede yönetim çoğunlukla Katolikliği benimsemiş patriklerin elinde kalmıştır. 1850’li yıllarda üst üste ölüm hadiseleriyle sarsılan kilise, bu yıllardan sonra yeniden dirilişe geçmiştir. Antakya Ortodoks Rum Kilisesi yüzyıllarca etkisinde kaldığı İstanbul Ortodoks Rum Patrikliği’nin, Antakya’da hatırı sayılır bir Rum cemaat kalmadığından, kilise cemaatinin tamamını oluşturan Araplar kendi patriklerini seçmek ve patrikliği Araplaştırabilmek amacıyla zorlu ve uzun soluklu bir mücadelenin kapısını açtılar. Bu mücadelede köken itibariyle Rum olan Patriklerin ya Papalığa ya da İstanbul Rum Patrikliğine biat ettikleri tespit edilmiştir. Gelecekte ekümenik bir patriğin ortaya çıkaracağı problemlerle uğraşmak istemeyen Osmanlı Devleti, 20 Ekim 1884’te kilisenin teşrifattaki adından “Ortodoks” ibaresini çıkararak İstanbul Rum Patrikliği’ne indirgemek zorunda kalmıştır. Bu tarihten sonra Antakya kilisesinin teşrifattaki adı ise Antakya Ortodoks Patrikliği olmuştur.
Yüzyıllarca Rumların bir vassalı gibi yaşayan Arap metropolitler, bu değişiklikten sonra ilk defa kendilerine ait milli bir kilise kurmak ve Arap bir patrik seçmek için, o zamana kadar cemaatlerle ilgili her işin dışında kalmayı başaran Osmanlı Devleti’ni de meselenin içerisine çektiler. Sonuçta Arap soyundan gelen Lazkiye Metropoliti Meletiyos Efendi, 6 Mart 1899’da patrik kaymakamlığına tayin edildi ve 30 Nisan 1899’da da patrik seçildi.
Meletiyos Efendi’nin patrik seçilmesiyle Antakya Ortodoks Patrikliği’nin 1720’li yıllarda başlayan Rum hegemonyasından kurtulma ve millileşme süreci 1899’lu yıllarda tamamlanmıştır.
Bu çalışma Osmanlı Devleti ile Batılı aktörler arasındaki din ve mezhep çatışmaları üzerinden baş gösteren rekabet ve mücadeleler hakkında önemli ipuçları sunmaktadır.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Sözlü Çevirinin Mutfaği
Sözlü çeviri eğitimini ve mesleki uygulamaları çok boyutlu bir bakış açısıyla ele alan bu çalışma; akademisyenler, profesyonel tercümanlar ve geleceğin sözlü çevirmen adaylarıyla gerçekleştirilen kapsamlı mülakatlara dayanıyor. Kitap, eğitim sürecinden sektörün dinamiklerine uzanan köprüde karşılaşılan yapısal sorunları, güncel piyasa koşullarını ve dijitalleşmenin getirdiği zorlukları ilk ağızdan, net bir biçimde ortaya koyuyor.
Mevcut eksiklikleri ve tıkanma noktalarını tespit etmenin ötesine geçen eser; eğitim müfredatlarının çağdaş ihtiyaçlara göre güncellenmesi, teori ile pratik arasındaki bağın güçlendirilmesi ve mesleki standartların yükseltilmesi adına somut ve yenilikçi çözüm önerileri sunuyor. Hem akademik dünyaya hem de sektöre adım atmaya hazırlanan genç yeteneklere rehberlik etmeyi amaçlayan bu kitap, sözlü çevirinin geleceğine ışık tutan dinamik bir yol haritası niteliğindedir.
KİTAP TANITIMI
Şiddet Sarmalındaki Kadınlar ve Yaşam Algıları
Toplumsal cinsiyet eşitsizliğinden doğan kadına yönelik şiddetin, ataerkil baskıyla birlikte kadının kaderi haline getirilmesi, toplumsal yapıdaki anomik bir kriz olan intihar düşüncesini/eylemini tetiklemektedir. Fiziksel, psikolojik, ekonomik, cinsel anlamda ortaya çıkan şiddet ve kadın intiharlarının bütünleşik bir problem olarak ele alındığı bu çalışmada, intihar davranışı, kadınların maruz kaldığı şiddetle ilişkilendirilirken; şiddet mağduru her kadının intihar düşüncesinde olmadığı da yadsınmamıştır. Bu bağlamda şiddet gören fakat intiharı bir çözüm olarak görmeyen kadınların düşünce ve tutumları araştırmaya karşılaştırmalı bir bakış açısı getirmiştir. Şiddet gören kadınların intihar düşünce ve eylemlerini ya da yaşam mücadelelerini öncüleyen neden ve değişkenler bağlamında ilgili problem açıklanmaya çalışılırken, ekolojik sistem yaklaşımı (ekolojik kuram) esas alınmıştır.
Bu çalışmada şiddet sarmalındaki kadınları intihar düşüncesinden uzaklaştırıp onların mücadelelerine toplumsal nitelikli bir ışık tutabilmek amaçlanmıştır. Kadının maruz kaldığı şiddet karşısındaki yaşam algılarını anlamak amacıyla nitel araştırma yöntemi kullanılmış ve şiddet gören-görmekte olan kadınlarla yapılan görüşmeler sonucu ulaşılan veriler, sosyolojik bakış açısıyla analiz edilmeye çalışılmıştır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Geç Antik Çağ Ön Asya Kaynaklarında Türkler
Türklerle alakalı ilk elden bilgiler veren en eski kaynaklar Geç Antik Çağ Ön Asya kaynaklarıdır. Bu kaynaklar içerisinde İran sahasına ait olanlar önemli bir yere sahiptir. İran hem uygarlık olarak ve hem de coğrafî olarak Türklerin en kadim komşusudur. Bundan dolayı İran, Türklerin en çok irtibat halinde olduğu üç medeniyetten birisidir. Bu çalışma için Geç Antik Çağ İran tarihinin en önemli kaynakları olan kitâbeler, sikkeler, edebî ve dinî metinler taranarak Türklerle alakalı bilgiler ortaya çıkarılmıştır. Bu çalışmayla beraber Türk, Türkistan, Tûrân, Tûristân, Şaman sözcüklerinin geçtiği en eski yazıtların Geç Antik Çağ İran kitâbeleri olduğu görülmüştür. Bununla beraber bu dönemin edebî ve dinî metinlerinde de mitolojik bilgilerle karışık olarak Türklerle alakalı önemli bilgiler verilmektedir. Bu döneme ait olan İran sikkelerinde de Türk kelimesiyle beraber kadim Türk tarihine ait çok sayıda ifadenin yer aldığı görülmektedir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
AVRUPA BİRLİĞİ ENERJİ ARZ GÜVENLİĞİ POLİTİKASI
Küresel ekonomik sistem içerisinde büyük boyutlarda gereksinim duyulan enerji, yeryüzünde dengesiz dağılması ve enerji tüketimi yüksek olan ülkelerin enerji rezervleri açısından zengin olmamasına karşın enerji tüketimi düşük olan ülkelerin zengin rezervlere sahip olması nedeniyle uluslararası ticarete konu olmaktadır. Enerji piyasasında birçok alıcı ve satıcı olmakla beraber, bu alıcı ve satıcılardan bazıları bu piyasasının işleyişini etkileyebilme ve yönlendirebilme gücüne sahip bulunmaktadır. Söz konusu piyasanın alıcı konumundaki en önemli aktörlerinden biri olan Avrupa Birliği, enerjide dışa bağımlılığın yol açtığı risklerin azaltılması ve böylece enerji arz güvenliğinin tesis edilmesi noktasında üye ülkelerin enerji politikalarının uyumlaştırılması; enerji kaynaklarının, tedarik kanallarının ve satıcı ülkelerin çeşitlendirilmesi, Birlik içerisindeki enerji ağlarının birbirine bağlanması; yerli enerji kaynaklarının teşvik edilmesi; enerji tasarrufu ve verimliliği politikaları ile enerji tüketiminin azaltılması ve olası enerji kesintilerine karşı ekonomik faaliyetlerin zarar görmemesi için enerji altyapı ve stok imkânlarının geliştirilmesi konuları üzerinde yoğunlaşmaktadır. Bu çalışmada Avrupa Birliği bünyesinde izlenen enerji arz güvenliği politikası hakkında genel bir çerçevenin ortaya konulması amaçlanmaktadır.
₺300,00