KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Sultan (II) Mehmed’in Ölümü
₺340,00 -

Türk Eğitim Sisteminin Tarihsel Gelişimi
₺575,00 -

Timurlenk – Şark’ın En Büyük Hükümdarı –
₺455,00 -

YEŞİL ÜRÜN TERCİHİ
₺210,00 -

Women’s Worlds Via Women’s Words
₺325,00 -

Türkiye’de Ulaşım Ağları Doğal Ortam Etkileşiminin Coğrafi Analizi
₺650,00 -

Türkçe Öğretimi
-

Tüketici-Marka Etkileşiminde Transmedya Hikâye Anlatıcılığı
₺520,00 -

The Erotic Motive in Literature
₺495,00 -

TASARIMDA SÜREKLİLİK: MAKRODAN MİKROYA
₺820,00 -

Süheyl ü Nevbahârın Metin Dilbilimsel Yapısı
₺960,00 -

Sosyal İnşacılık Perspektifinden Teorik ve Uygulamalı Bilimsel İncelemeler
₺275,00 -

Sivas Folkloru Üzerine Yazılar
₺315,00 -

SEÇİM SİSTEMLERİ ve ULUSAL KÜLTÜR
₺275,00 -

Rus Edebiyatının Aynasında Rusya
₺405,00 -

Problems Reflected in the Learning-Teaching Processes in Fine Arts High Schools
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Ziyaret Fenomeni ve Türk Popüler Dindarlığı
Türk halk dindarlığının en önemli özelliklerinden biri ziyaret fenomenidir. Anadoluda türbe ziyareti yatır, türbe, ocak, evliya, dede, baba vb. isimle anılan ve halk tarafından kutsal mekânlar olarak görülen yerlere gitme davranışını içermektedir. Evliya kültü, Türk popüler dindarlığının kutsal ve mistik boyutuna güzel bir örnek teşkil etmektedir. İnsanlar türbe ziyaretini dini inançlarının gereği olarak algılamakta ve kutsal bilinen bir yerde bulunma arzusuyla hareket ederek kutsal bilinen yerden manevi destek almaktadırlar. Bu bağlamda türbeler, maneviyat arayışına cevap veren mekânlardır.
Türk toplumundaki türbe olgusunun Anadoluyu yurt edinme çabasının dini ve kültürel bir uzantısı olduğunu söyleyebiliriz. Halkın zor günlerde manevi destek aldığı yerler olan türbeler, toplum hayatında yaşanan önemli kırılma anlarında yeniden başlangıç için ihtiyaç duyulan iradenin ve birlik ruhunun şekillendiği merkezler konumundadır. Bu açıdan türbelerin ve onların bağlı olduğu tasavvuf ekolünün toplumun birliğine ve sürekliliğine ilişkin inancı ve güveni tazeleme açısından simgesel bir işlev yerine getirdiği ve kültürel kimliğin oluşumuna ve korunmasına da katkıda bulunduğu görülmektedir. Toplumsal hafızanın canlı tutulduğu ve devamının sağlandığı bu mekânlar din, tarih ve kültürün iç içe olduğu yerlerdir. Ulusal kimliği ve bilinci, kültürel sürekliliği sağlayan bu gibi mekânların milletleşmeye, biz bilincinin oluşmasına, kültürel kimlik inşasına ve sosyal bütünleşmeye katkısının olduğu da görülmektedir. Bu bağlamda türbeler, ortak hafıza mekânlarından biridir.
Kitapta ziyaret fenomeni, sosyolojik olarak incelenmiş olup konu sadece dini boyutu ile değil, sosyal,kültürel, psikolojik, tarihsel ve toplumsal hafızayı canlı tutma ve kimlik inşa etme yönüyle de ele alınmıştır.Kitap bu yönüyle, konuya farklı bir bakış açısı getirmeye çalışıyor.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Gençlerin Kadınlık ve Erkekliğe İlişkin Çelişik Algı ve Tutumları
Cinsiyete dair kabullerimiz ataerkil bir toplum yapısı içinde oluştuğu için kadınlar ve erkekler arasında bir hiyerarşi kurarak; kadınlığa ve erkekliğe ilişkin tanımlamalar yapar. Bu tanımlamalar bireysel ve toplumsal olarak sorgulanmadığı müddetçe varlığını sürdürür. Bu eserde cinsiyete dayalı ayrımcılık ve cinsiyete dair içselleştirilmiş kabuller Manisa Celal Bayar Üniversitesi öğrencileri örneklemi üzerinden Glick ve Fiske’nin “çelişik duygulu cinsiyetçilik” ve “erkeklere ilişkin çelişik duygular” adlı ölçekleri kullanılarak analiz edilmiştir.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Corpus-based Contrastive Analysis of Support Verb Constructions by EFL Learners
Partly considered as one category of collocations, support verb constructions (SVCs) are described as word combinations, containing a verb and a noun, where the nouns carry the whole meaning and the verbs act as a complement. Despite being very common in English, SCVs seem to be problematic for many L2 language learners. This book therefore attempts to respond to the needs of EFL learners having hard time matching the word combinations and it uses a contrastive corpus analysis methodology based on native and non-native corpora. Having been greatly inspired by Firth (1957) who contended that “you shall know a word by the company it keeps”, I have also focused the emphasis on raising awareness of the EFL learners and teachers for the importance of the role of lexical co-occurrences in understanding word meaning. Hopefully, the prospective readers will appreciate this new perspective related to the combinative nature of English language.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
GENEL GENETİK
“Genel Genetik” adlı bu kitap Biyoloji, Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümlerinde lisans seviyesinde okutulmakta olan Genetik dersleri dikkate alınarak hazırlanmış olup, kitabın hazırlanması sırasında uygulama ile birlikte yöntemlerin dayandığı teorilerin üzerinde de durulmuştur. Kitapta, öğrencilerimizin genetik ile ilgili bilmesi gereken temel bilgiler fazla ayrıntıya girmeden ve bilgileri karmaşık bir hale getirmeden akılda kalıcı bir şekilde verilmeye çalışılmıştır.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Küre Dağları’nın Azdavay Ve Pınarbaşı (Kastamonu) İlçeleri Arasında Kalan Bölümünde Karst Topoğrafyası Araştırmaları
Karstik alanlar sadece kendilerine has yüzey (lapya, dolin, uvala, polye…) ve derinlik şekilleri (mağaralar…) ile önem taşımazlar. Bu sahalar aynı zamanda biyotik-abiyotik unsurları ile özel ekosistemler niteliği taşırlar. Yine karstik sahalar, henüz kirlenmemiş, zengin yeraltı su varlıkları ile hem günümüzde hem de gelecekte büyük nüfus kütlelerinin su ihtiyacını karşılama potansiyeline sahiptirler.
Çalışmaya konu olan Küre Dağları’nın Azdavay ve Pınarbaşı (Kastamonu) ilçeleri arasında kalan bölümü ülkemizin en önemli örtülü karst sahasının bir parçasını oluşturmaktadır. İnceleme alanı özellikle Kuzey Anadolu karstı denince daha az akla gelen büyük karstik depresyonları ve mağaraları ile dikkati çekmektedir. Bu sebeple çalışma yörede karst ortamı ve karstik şekillerin tespiti, özelliklerini belirlenmesi ve karstik potansiyelin değerlendirilmesi için yapılabilecek çalışmaların ortaya onulması amacıyla hazırlanmıştır.
Çalışma başlıca üç bölüm halinde ele alınmıştır. Giriş bölümünde karstlaşma ile ilgili genel bilgilere yer verilmiş, Türkiye’deki ve Kuzey Anadolu’daki karstik alanlar, bu sahalar ile ilgili yapılan başlıca araştırmalar ve karstik şekiller özet olarak verilmiştir. İkinci bölümde çalışma sahası ile ilgili genel bilgiler verildikten sonra sahadaki karstlaşma ile doğal çevre özellikleri arasındaki ilişkiler açıklanmıştır. Bu şekilde, sahadaki karstlaşma ile litoloji, iklim, jeomorfolojik özellikler, toprak ve bitki örtüsü arasındaki ilişkiler ortaya konulmaya çalışılmış, karstik şekillerin oluşumları, özellikleri ve dağılışları açıklanmıştır. Üçüncü ve son bölümde ise çalışma bir bütün halinde ele alınarak ortaya konulan veriler birlikte değerlendirilmiş, karst ortamından faydalanma ile ilgili bazı önerilerde bulunulmuştur.
Bu kitabın karst topoğrafyası ile ilgili çalışmalar yapan diğer bilim insanlarına da katkı sağlaması ve Kuzey Anadolu’da karst topoğrafyası çalışmalarının devamına vesile olmasını temenni ederiz.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Faziletlerin Özü (Nuhbetü’l-Fezâil)
İnsanı diğer varlıklardan ayıran temel özelliklerinden biri ahlâkıdır. İnsan yaşamının merkezinde yer alan ahlâk, evrensel bir gerçekliktir. Hayatın her alanıyla ilgili ilke ve esasları ihtiva eden ahlâk, kimlik ve karakterimizi de yansıtan bir kavramdır. Bireyin ve toplumun manevi gelişimini destekleyen ahlâk, huzur ve adaletin de sigortasıdır.
Osmanlı, yüzyıllar boyunca büyük bir medeniyetin merkezi olmuştur. Osmanlı’nın son dönem ahlâkçılarından Sadreddîn Şükrî’nin yazdığı ve ahlâk düşüncesinin ve pratiklerinin sistemli bir şekilde ele alındığı bu kitap, ahlâki mirasın incelendiği özgün bir kaynaktır. Nazarî (kavramsal) ve amelî (pratik) ahlâka ilişkin meselelerin el alındığı bu kitap hem Osmanlı toplumunu, tarihini ve kültürünü merak edenlere hem de ahlaki değerleri anlamak ve günlük yaşamlarına uygulamak isteyenlere ilham verecektir.
Kitap, ahlaki düşüncenin zenginliğini ve insanlığın evrensel değerlerini anlama yolculuğunda rehberiniz olacak, geçmişten günümüze taşınan ve hala önemini koruyan ahlâki değerleri keşfetmenize yardımcı olacaktır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
KURUM KİMLİĞİ PENCERESİNDEN TÜKETİCİ GÜVENİ
Geçmişten günümüze toplumların ekonomik, sosyal ve kültürel yapısından soyutlanamayan işletmeler varlıklarını sürekli kılmak adına değişen, dönüşen koşullara uymak ve içinde bulundukları toplumla iki yönlü ve anlamlı ilişkiler kurmak zorundadırlar. Kurumlar sürekli değişen ve yenilenen bu süreç içerisinde hayatta kalabilmek, sürekliliklerini sağlayabilmek ve rakiplerinden ayırt edilebilmek adına, iç ve dış hedef kitleleriyle; hızlı, doğru ve etkin işleyen bir iletişim dokusuna ve bu amaçla da bütünsel olarak etkin bir şekilde hazırlanmış, güven verici ve inandırıcı bir kimliğe gereksinim duymaktadırlar.
Güven olgusu ise etkin bir iletişimi sürecini destekleyen önemli bir faktör olmasının yanı sıra kurulan ilişkilerde karşılıklı olarak iki taraf arasında işbirliği ve uyumu sağlayan, çatışmaları azaltan bir etkiye sahiptir. Bu bağlamda kurumsal kimliğin en önemli hedeflerinden bir tanesi de tüketicilerde güven duygusu yaratmak ve bunu sürdürmektedir. Bu çerçevede kimliğe duyulan güven, tüketici ve kurum arasında kurulan ilişkinin temelini oluşturmaktadır, çünkü tüketiciler güven duydukları kurumları tercih etme ve o kurumların ürün ve hizmetlerini satın alma yoluna gitmekte ve çevrelerine tavsiye etmektedirler.
Bu doğrultuda tasarlanan kitabın ilk üç bölümünde konuyla ilgili teorik bilgiler sunulmuştur. Birinci bölümde, halkla ilişkiler bağlamında kurumsal kimlik kavramı detaylandırılmış, ikinci bölümde, kurumsal kimlik kavramı çerçevesinde güven olgusu ele alınmış, üçüncü bölümde ise, kurumsal kimlik olgusu kapsamında tüketici ve davranışları ile ilgili kavramsal çerçeve üzerinde durulmuştur. Kitabın dördüncü bölümünde ise kurumsal kimliği ve tüketici güvenini meydana getiren boyutlar dikkate alınarak, kurumsal kimliğin tüketicilerde güven oluşturmasındaki rolü üzerine yapılmış olan saha çalışmasına yer verilmiştir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Kâbil Elçisi Ömer Fahreddin Paşa
Mohaç Meydan Muharebesi’nin (29 Ağustos 1526) kazanılmasında önemli bir payı olan meşhur Akıncı Bali Bey’in (Balioğulları) soyundan gelen Rusçuklu Ömer Fahreddin Paşa, yapmış olduğu faaliyetlerle Türk tarihinde araştırılmaya değer bir kişilik olarak her zaman dikkat çekmiştir. Uzun süren askerlik hayatında Paşa, en büyük şöhretini Medine’yi savunmasında göstermiş olduğu fedakârlıklarından almıştır. Paşa, Medine’de İngilizlere ve onların işbirlikçisi Şerif Hüseyin’e karşı amansız bir mücadele vererek tüm Müslümanların kalbi olan Medine’yi son ana kadar savunmuştur. Bu şekilde şöhret kazanan Paşa, Medine çöllerinden anayurda döndüğünde yeni bir göreve daha layık görülmüştür. Bu görev, onun “Medine Müdafii” şöhretiyle çok ilgili bir hususiyeti barındırmıştır. Artık Paşa, Ortadoğu’da ve bu coğrafyada Türkler için önemli olan Afganistan’da yine İngilizlere karşı aynen Medine’deki gibi bu sefer diplomatik bir savaşın ön cephesinde elçi olarak yerini almıştır. Ömer Fahreddin Paşa’nın Kabil Elçiliği faaliyetlerini konu edinen bu kitap, gizlilik durumu 12.11.2021 tarihinde kaldırılmış arşiv belgelerinden ve bu konuda yazılmış eserlerden hareketle ortaya çıkarılmıştır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Kurumsal Sosyal Sorunlar
Politik ve ekonomik sistemler, dini inançlar ve ahlaki kurumlar gibi değişkenler nedeniyle anlam ve içeriği ülkeden ülkeye değişmekle birlikte; gündelik hayatını devam ettirebilmek için kendi kendine yeterli olmayan kesimleri güçlendirmek amacıyla devletler bazı önlemler alarak ve sosyal politikalar yürüterek hem ülkeyi kalkındırmayı hem de sosyal patlamaları önlemeyi amaçlar. Şüphesiz sosyoekonomik adaleti sağlamak, insan haklarını sınırlayan şartları önlemek, yoksulluğu ortadan kaldırmak, toplum içindeki her birey için yaşam kalitesini ve böylece toplum refahını yükseltmek konusunda devletin yanı sıra yerel yönetimlere, şirketlere, kurumlara ve STK’lara ve tek tek bireylere de çeşitli görev ve sorumluluklar düşmektedir. Çalışmamızda Türkiye’de güncel kurumsal sosyal sorunları içeren üç farklı konuya yer verilmiştir. İlk bölümde kurumsal sosyal sorumluk, ikinci bölümde kurumların giderek önemli bir anomi nedeni haline gelen sessiz istifa ve üçüncü bölümde merkeziyetsiz kurumların sosyal sorunlara etkisi ele alınmıştır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
KARŞILAŞTIRMALI EDEBİYAT BİLİMİ
Millî kültür ve edebiyatların tarihi süreç içerisinde tesir alış-verişlerinde bulundukları diğer kültür ve edebiyatları bağlamında incelemek ve değerlendirmek karşılaştırmalı edebiyat olarak adlandırılmaktadır. Tesir alış-verişlerini ortaya koymak, kim kimden neleri ne ölçüde almış, aldıkları yanında ona kattığı farklı yorumları, farklı renk ve tatları belirlemek karşılaştırmalı edebiyat biliminin sahasına girer. Bazı zamanlar alıcılar ve vericiler şeklinde her şey bütün netliğiyle ortaya çıkmaz, yani alıcı da verici de net değildir. Etkilenme şekilde, özde, tarzda, duygu, düşünce, hayal ve ifade de olabilir. Bu etkilenmeler öncelik ve ardıllık (sonralık) gibi bir sıra takip edeceği gibi aynı zaman diliminde, eşzamanlılık olarak da görülebilir. Bu durumda etkileme ve etkilenme iç içe olabilir. Bundan başka etkilenme kültürden kültüre, edebiyattan edebiyata sıralı bir zaman çizgisi takip etmez, bazı etkiler öncelik kazanırken bazıları geri bırakılır (takdim-tehir). Herhangi bir milli edebiyat sahasında ortaya çıkmış herhangi bir edebi unsur, diğer edebiyatlarda ya gecikmeli olarak ya da çok sonraları görülebileceği gibi hatta bazı unsurlar hiç görülmeyebilir.
Bizim edebiyatımız noktasında probleme baktığımızdan olsa gerektir ki tesir alışverişini daha çok Batı edebiyatı noktasından değerlendiriyoruz. Batılı edebi türlerin bizim edebiyatımızı nasıl, ne zaman ve ne şekilde etkilediği üzerine tespitlerde bulunuyoruz. Belki de etkilenme çok derinden ve çok uzakta olduğu için olsa gerek ki diğer milletlerin edebiyatları bağlamında pek bakılmamaktadır. Oysa kimse bu alanda araştırmalar yapılmadan o edebiyatların bizim edebiyatımızı etkilemediğini veya bizim edebiyatımızın başka milletlerin edebiyatlardan etkilenmediğini söyleyemez.
KİTAP TANITIMI
The Impact Of Financial And Moral Incentives On Performance Of Employees Organizatıon
This study examines the effects of financial and moral incentives on employee performance within telecommunication organizations, focusing on Asiacell Company in Iraq.
The results indicate that a balanced incentive system integrating both financial and moral rewards generates higher levels of employee motivation, job satisfaction, and productivity compared to reliance on a single incentive type. Overall, the study concludes that while financial incentives are more effective in enhancing short-term performance, moral incentives—such as recognition, career development opportunities, and a supportive organizational culture—are essential for sustaining long-term employee engagement, loyalty, and innovation. Accordingly, the study recommends adopting a dual incentive strategy to strengthen sustainable performance and competitive advantage in the telecommunications sector.
₺290,00
KİTAP TANITIMI
Millî Mücadele Yıllarında Yozgat
Mustafa Kemal Paşanın 19 Mayıs 1919da Samsuna çıkmasıyla başlayan, askerî bakımdan Mudanya Mütarekesi, siyasî bakımdan ise Lozan Antlaşması ile son bulan Millî Mücadele, Türk milletinin işgallere karşı vatanını savunma ve bağımsızlığını koruma yolunda ortaya koyduğu fedakârlığın hikâyesidir. Bu hikâyede Yozgat ahalisi, işgale uğrayan şehirlerin ahalisi kadar etkin bir rol oynamasa da ülkesinin bağımsızlığa kavuşması yolunda işgallere karşı mitingler düzenlemiş, protesto telgrafları çekmiş, millî teşkilatlar kurmuş, cepheye asker ve malzeme göndermiştir. Yozgat ahalisi bütün bu gayretlerine rağmen adını Millî Mücadeleye verdiği destek ile değil, bu dönemde ortaya çıkan Çapanoğlu İsyanı ile duyurmuştur. Oysaki bu isyan Çapanoğulları ailesinden birkaç kişinin öncülüğünde başlamış ve gerek Yozgat halkı gerekse Çapanoğulları ailesinin ekseriyeti ise isyana destek vermeyerek Millî Mücadelenin başarıya ulaşması için elinden gelen fedakârlığı yapmıştır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Avrupa Birliği Güvenlik Politikalarında Terörizm İle Mücadelenin Yeri
Terörizm, tarih boyunca hep var olmuş önemli bir tehdittir. Bu tehditten dolayı milyonlarca insan hayatını kaybetmiş, yaralanmış veya zarar görmüştür. Bununla birlikte sadece insanlık için değil doğaya da zarar vermiş yıkıcı bir tehdittir.
Avrupa Birliği’nin sorunlarında şüphesiz ki en önemli konulardan birisi terörizmdir 11 Eylül saldırısından sonra küresel bir tehdit haline gelen terörizm, şüphesiz Avrupa Birliği’ni de etkiledi. 2004 yılında Madrid’de yaşanan terör saldırısı ve 2005 yılında Londra’da yaşanan terör saldırısı, Avrupa Birliği’nin terörizme karşı mücadelesinde izlediği strateji ve politikalarda büyük dönüşümlere neden oldu. Birçok yeni güvenlik mekanizmaları kuruldu; birçok güvenlik ve strateji politikaları yürürlüğe girdi ve terörizme karşı güvenlik algısı önemli ölçüde değişti. Avrupa Birliği tarihinde terörizmin yeri incelendiğinde genellikle 11 Eylül saldırılarından sonra terörizm ortaya çıkmış gibi bir algı vardır. İşte bu çalışmada aslında terörizm tehdidinin Avrupa Birliği’nde 11 Eylül’den sonra ortaya çıkmadığı; ondan öncesinde de yer alan bir tehdit olduğu gösterilmektedir. Soğuk Savaş döneminde Avrupa’da yaşanan Münih Katliamı, Bologna Tren Garı Katliamı, Piazza Fontana Terör Saldırısı ve Swissair Flight 330 Saldırısı gibi terör saldırılarına da değinerek çalışmanın kapsamı genişletilmiştir.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Gerçekle Müstear Arasında Bir İsim: Neriman Nüzhet
Gerçekle Müstear Arasında Bir İsim: Neriman Nüzhet başlıklı bu çalışma, 20. yüzyılın ilk çeyreğinde dergi ve gazete sütunlarında imzası görülen, ancak kimliği ve biyografisi belirsiz kalan Neriman Nüzhet’in izini sürmektedir. Kitapta, Rübab, Kadınlar Dünyası ve Yeni Şark’ta yayımlanan şiir, mensure ve köşe yazılarından hareketle Neriman Nüzhet’in kalem faaliyetleri ortaya konulurken bu ismin gerçek mi müstear mı olduğu sorusu tartışmaya açılmış; Emine Semiye ve Halide Nusret Zorlutuna’nın tanıklıkları, dönemin edebiyat – basın dünyası ve hatıra kitaplarıyla birlikte düşünülerek muhtemel isimler üzerinden sonuca ulaşılmaya çalışılmış; şiir ve yazılarından hareketle kurmaca bir Neriman Nüzhet biyografisi oluşturulmuştur. Neriman Nüzhet’in şiirleri yayımlandıkları yılların edebiyat ortamında, köşe yazıları dönemin siyasi, askerî ve sosyal hayatı içerisinde yorumlanmış, Neriman Nüzhet’in şair ve köşe yazarı kimliğine dair değerlendirmeler yapılmıştır. Kitabın sonunda Neriman Nüzhet’in şiir, mensure ve köşe yazıları açıklayıcı notlarla araştırmacıların dikkatine sunulmaktadır.
₺350,00
KİTAP TANITIMI
Çeviriye Ekolojik Yaklaşımlar
Çeviriye ekolojik yaklaşımları tarihsel, kuramsal ve uygulamalı boyutlarıyla ele alan bu kitap, çeviriyi insan ve insan olmayan varlıklar arasındaki etik karşılaşmaların, ekolojik farkındalığın ve toplumsal dönüşümün önemli bir alanı olarak yeniden konumlandırmaktadır. Bu bağlamda çalışma, iklim krizinin dil ve çeviri üzerindeki etkilerini dilbilimsel, kültürel, toplumsal, teknolojik ve ekolojik açılardan tartışmakta, dünyanın çeşitli bölgelerinde yürütülen akademik araştırmalara ve projelere yer vermektedir. Bu özelliğiyle kitabın Türkiye’de çeviribilim alanında çalışan araştırmacılara yenilikçi fikirler sunması, ekoçeviri alanını geliştirmesi, disiplinlerarası iş birliklerini teşvik etmesi ve özellikle ekolojik kriz çağında çeviri ile çevirmenin rolünü yeniden düşünmeye davet etmesi beklenmektedir. Kitapta ayrıca ekoçeviri yaklaşımlarının ve uygulamalarının çeviri eğitim programlarına dâhil edilmesi yönünde çağrıda bulunulmakta ve örnek ders planları sunulmaktadır.
₺290,00
KİTAP TANITIMI
1 Mart 2003 Başbakanlık Tezkeresi’nin Reddedilme Nedenleri
11 Eylül 2001 tarihinde New York’ta gerçekleştirilen terör saldırılarının ardından dünya için yeni bir dönem başlamıştır. Teröre ve ona destek veren ülkelere karşı küresel savaş başlattığını ilan eden ABD, önce Afganistan daha sonra Irak’a yönelik askeri müdahalede bulunacağını tüm dünyaya duyurmuştur. Radikal terör örgütleri olarak adlandırdığı El Kaide gibi yapıların, dünya için tehlike arz ettiğini ifade eden Amerikan yönetimi, bu tehdide son verilmesi için diğer devletlerden destek beklediğini açıklamıştır. Bu doğrultuda NATO müttefiki ülkelerden biri olan Türkiye’den de destek talep eden ABD ile uzun süren ekonomik, askeri ve siyasi müzakereler gerçekleştirilmiştir. Müzakereler sonucunda tezkerenin kabul edileceğine dair yaygın bir görüş hâkim olsa da 1 Mart 2003 tarihinde yapılan oylama sonucunda tezkere Meclis’ten geçmemiştir. 1 Mart tezkeresinin neden kabul edilmediği ve bu kararın doğruluğu bugün dahi tartışılmaktadır. Bu kitapta, tezkerenin neden kabul edilmediği, literatür araştırmasının yanı sıra gerek iktidar partisi gerek muhalefet partileri milletvekilleriyle gerçekleştirilen yarı yapılandırılmış mülakatlardan elde edilen verilerle açıklanmaya çalışılmıştır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
TARİH METODOLOJİSİ
Bilimsel araştırma yöntemleri her bilim dalına ve döneme özel yönleri ile araştırmacının karşısına çıkabilir. Bu devamlılık, değişkenlik ve usul zenginliği bir yandan araştırmacının kafasını karıştırabilirken, bir yandan da durağanlıktan kurtulmasını sağlayıp, gün geçtikçe hızlanan bilgi edinimleri ve paylaşımları konusunda önünü açabilmektedir.
Bu ilim ve bilgi deryasında, bir kayık misali, araştırmacıyı; dinlendiren, gereksiz güç ve zaman kaybından koruyan, güvenli ve sağlıklı bir araştırma yolculuğu sağlayan şey “metodoloji”dir. Ne aradığını bilmek önemli bir başlangıç olsa da, aranılan bilginin nerede olduğu, o bilgiye ulaşma yöntemleri-merkezleri ve elde edilen bilgilerin kullanımı da yarıca bir önem arz etmektedir.
Bir bütün olarak; tarih, tarihi araştırma-yazma yöntemleri, arşiv ve veri kaynakları bu eserde özerlikle Türkiye merkez alınarak ifade edilmeye çalışılmıştır.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
ORTA ANADOLU VOLKANİKLERİ ÜZERİNDE DRENAJIN GELİŞİMİ
Bu kitap, Yurdumuz, İç Anadolu Bölgesinde Orta Anadolu Volkanikleri” olarak tanımlanan ve oldukça geniş alanlarda yayılış gösteren, çeşitli yaş ve cinsteki volkanik kayaçların oluşturduğu alanlar üzerinde kurulan drenajın morfometrik-morfografiközelliklerini tanımlamaktadır.
Karadağ, Karacadağ, Hasan Dağı-Keçiboyduran Dağı-Melendiz Dağı volkanik kütleleri üzerinde kurulan drenajın sayısal özellikleri belirlenmiştir.Volkanik kütleler üzerinde drenajın kuruluşuna etki eden morfodinamik denüdasyonal etken ve süreçlerin drenaj üzerine yansıyan sayısal verileri değerlendirilerek, söz konusu alanınNeotektonik dönemjeomorfolojik gelişimi aydınlatılmaya çalışılmıştır.
₺1.050,00
KİTAP TANITIMI
ÇANAK(KALE) OLAYI
Çanak(kale) Olayı (Eylül-Ekim 1922), Türk Millî Mücadelesi’nin sona erme aşamasında patlak verdi ama bitmesi an meselesi olan savaşı neredeyse yeniden başlatabilecek bir mahiyette tezahür etti. Çanak krizinde iki taraf vardı: Türkiye ve İngiltere. Türkler haklı ve kutsal mücadelelerini kazanmış, istilâcı Yunanlıları “İzmir’de denize dökmüş” ve silahlı kuvvetleriyle Çanakkale boğazına yönelerek tarafsız bölge olarak adlandırılan işgal sahasıyla İstanbul ve Trakya’yı kurtarmak arzusundaydılar. Savaşın sonunda bir sürprizle karşı karşıya kalmak istemiyorlar, temkini elden bırakmadan hedeflerine korkusuzca yürüyorlardı. İngilizler ise öncelikle Cihan Harbi’ni kazanmanın mağrurluğuyla hareket ediyorlar, dünyanın en önemli kilit noktalarından olan Çanakkale ve Karadeniz boğazlarının kontrolünü bırakmak istemiyorlar, bu suretle boğazları “güneş batmayan imparatorluklarının” ve özelde Akdeniz hâkimiyetlerinin ana dayanak noktası haline dönüştürmek düşüncesini taşıyordu. Böylece Cebelitarık ve Süveyş’le birlikte Çanakkale boğazına sahip olan Britanya, tüm çıkışlarını elinde tuttuğu Akdeniz havzasının kontrolünü kolayca sağlayacaktı. Türkler için Çanak bunalımı “bir vatan müdafaası ve istilâcı düşmanın Anadolu ve Trakya coğrafyasından kovulması” esasına dayanırken, İngilizler için “uçsuz-bucaksız topraklarına yenilerini katmak” gibi “emperyal ve açgözlü bir gaye” amacını taşıyordu.
Sınırları ilk olarak “Sevr’de belirlenen “tarafsız bölge”, Anadolu yakasında Şile’nin doğusundan Edremit körfezine, Trakya’da ise Karaburun’dan Saroz körfezine kadar uzanarak tüm Marmara denizini içine alıyor, orada İtilaf devletleri adı altında esasında İngiltere adına “boğazlara dayanarak oluşturulacak istikbaldeki Akdeniz hâkimiyetinin” esaslarını belirliyor, “müdahale edilemez” bir sahayı rezerv ediyordu. Plân tutarsa Rusya da bir çırpıda saf dışı bırakılmış olacaktı. Ancak Mustafa Kemal Paşa önderliğindeki Millî Mücadele’nin büyük başarısı, Türk milleti ve vatanının kurtuluşunu sağladığı gibi, bütün bu hayalî beklentileri boşa çıkardı, Türkiye’ye yönelik gizli ve açık projeleri Sevr Antlaşması gibi geçersiz kıldı. İngiltere, Çanak(kale) bunalımı sürecinde başarısız bir kriz yönetimi sergiledi. Uçuk hayallerine rağmen yine de prestijinin sarsılabileceği düşüncesiyle herhangi bir askerî çılgınlıkta bulunmadı, kapıya kadar gelen savaş tehlikesi diplomatik girişimlerle çözüldü. Bunda hem Türk Başkumandanı’nın doğru hamleleri ve hem de Cihan Harbi galibi İngiltere’nin Türklerden duyduğu endişeler sebebiyle çatışmayı göze alamamasının büyük rolü oldu. Misâk-ı Millî ilkeleriyle hareket eden yeni Türk devleti Mudanya Mütarekesi’yle Doğu Trakya’yı kurtardı ve barışın ön şartlarını hazırladı, Lozan Antlaşması’yla ise müstakbel Türkiye Cumhuriyeti’ni sağlam temeller üzerine oturtmuş oldu.
Çanak(kale) Olayı önemine rağmen bugüne kadar tarihçilerin çok fazla ilgisini çeken bir husus olmamıştır. Makale, bildiri ve kitap boyutunda konuyla ilgili yapılan akademik çalışmalar Türkiye, İngiltere ve dünya için de oldukça sınırlıdır. Bu önemli hadiseyi İngiliz arşiv belgeleri ve parlamento tutanaklarıyla ortaya koyan yazar, bunalımla ilgili en önemli ve detaylı akademik çalışmalardan birini bilim âlemine kazandırmış olmaktadır. Belge ve tutanaklardan istifadeyle yazılan metin ve ekleriyle okuyucuya sunulan bu ehemmiyetli monografik eser sebebiyle aynı zamanda öğrencim olan yazarı içtenlikle kutluyorum. Bu kıymetli eserin, akademik camiaya ve konunun ilgililerine faydalı olmasını diliyorum.
Prof.Dr. Enis ŞAHİN
₺1.050,00
KİTAP TANITIMI
Aykırı Yazar Lillian Hellman
1930 ile 1945 yılları arasında ABD’de yaşanan Büyük Bunalım ülke genelinde önemli ve kökten değişikliklere yol açtı. Pek çok Amerikalı 1920’lerde yaşadıkları güzel günlerin bir daha geri gelmeyeceğine inanarak psikolojik sorunlar yaşarken diğer pek çoğu da kendini suçlama ya da kendinden şüphe etme gibi duygusal bunalımlar yaşamıştır. Bu dönem Amerikan toplumunda hem açlık ve yoksulluk yaratmış hem de insanların umutlarının ve hayallerinin yok olmasına da neden olmuştur. Yazarlık kariyeri Büyük Bunalım döneminde başlayan Amerikalı kadın oyun yazarı Lillian Hellman kötünün doğası ve etik değerlerin toplumda çöküşü gibi konuları ele almıştır. Bu kitap Türkiye’de pek tanınmayan, bir zamanlar ikon haline gelen aykırı yazar Lillian Hellman’ı kısaca okurlara tanıtmak ve Çocukların Saati oyununa dikkat çekmek amacıyla hazırlanmıştır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Muallim
“Elde mîzan var: Bir söz fesâhât ve belâgatla muttasıf ise makbûl-ı tab’-ı selîm olur. Değilse olmaz. Fesih ve beliğ söz kimin olursa olsun kabul olunur. Fesahat ü belâgattan âri olan lakırdı reddedilir.”
“Biz daima kendi efkârımızı arz ediyoruz. Kabul olunursa memnun oluruz. Olunmazsa hiç ilişik etmeyiz. Herkes şiirini istediği gibi söyleyebilir. Ona diyecek yok. Fakat bizce böyledir.”
Muallim Nâci, Türk edebiyatında dönemi ve sonrasında oldukça ilgi görmüş, edebî tartışmalardaki yeri onun ününü artırmıştır. Şiir ve nesirleri kadar gazete ve dergi faaliyetleriyle de Türk edebiyatının merkezinde yer alan Naci, özellikle Tercüman-ı Hakikat gazetesinde edebiyat sayfası mümeyyizi olarak kaleme aldığı tenkitlerle geniş bir etki alanı oluşturur. Muallim, 1883–1885 yılları arasında gazeteye gönderilen şiir ve yazılar üzerine yaptığı değerlendirmeleri bir araya getiren, onun eleştirmen kimliğini en açık biçimde yansıtan eserdir. Bu neşirde Muallim, Latin harflerine aktarılmış; metin, açıklayıcı dipnotlar ve şiirlerin vezin tespitleriyle zenginleştirilmiştir.
Klasik belagat ölçülerini esas alan ve yer yer sert üslubuyla dikkat çeken bu eleştiriler, Naci’nin edebî ölçülerini ve tenkit anlayışını yakından tanımak isteyen okurlar için eşsiz bir imkân sunmaktadır. Bu çalışma, hem araştırmacılar hem de edebiyat meraklıları için önemli ve yol gösterici bir başvuru kaynağıdır.
₺530,00
KİTAP TANITIMI
Cumhuriyete Adanmış Bir Ömür Hasan Reşit Tankut (1891-1980)
Bürokrat, yazar, gazeteci, siyasetçi ve dilbilimci kimliğiyle tanınan Hasan Reşit Tankut’un hayatının, siyasi faaliyetlerinin ve ilmi çalışmalarının esas alındığı bu çalışmada, seksen dokuz yıl süren hayat mücadelesinin bir anlatımı yapılmıştır. Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçişin yaşandığı sancılı yıllara ve önemli siyasi, askeri ve toplumsal gelişmelere denk gelen hayatının her dönemi önemli detayları barındıran Tankut; çocukluk evresinde Türkçü, gençlik evresinde Turancı, Millî Mücadele sürecinde Türk milliyetçisi, Cumhuriyet idaresi ile inkılâpçı, laik ve coşkulu bir Kemalist’tir. Yakın tarihte yaşanmış önemli değişim ve kırılma noktalarına şahit oluşu, onu inkılâpçı aydınlar içerisinde önemli bir özne haline getirmektedir. Tankut’u önemli kılan diğer bir husus ise Atatürk’ün daima en yakınında yer alan biri olmasıdır.
Bu kitap, Türk dilini, ve tarihini anlamaya yönelik yaptığı çalışmalarla dikkat çeken Tankut’un hayatına, eserlerine ve fikir dünyasına bir yolculuk sunuyor. Onun tarih, Türkçülük, Türk dili ve ulusal kimlik üzerine kaleme aldığı yazıları ve verdiği mücadele, hem dönemini anlamak hem de bugüne ışık tutmak isteyenler için eşsiz bir rehber niteliğinde olacaktır. Tankut’un izini süren bu biyografi, yalnızca bir şahsiyeti değil aynı zamanda Türkiye’nin yakın dönem modernleşme sürecini ve bu süreçte bireyin rolünü de keşfetmenizi sağlayacaktır.
₺780,00
KİTAP TANITIMI
Çatışma ve Barış Üzerine Temel Kavramlar
“Soğuk Savaşın sona ermesi ile bir dönem kapanırken şimdi çatışmaların başka bir şekilde gerçekleştiğine tanık olduğumuz, ancak henüz isimlendirilmemiş yeni bir dönem içindeyiz. Bu yeni dönemin doğru bir şekilde ele alınması için çok yönlü çalışmaların gerçekleşmesi gerekecektir. Bu kitabın bu çalışmalara önemli bir katkıda bulunacağına inanıyorum.”
Selim Yenel, Emekli Büyükelçi, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı,
Birinci Genel Sekreter Yardımcısı
“Çatışma ve Barış Üzerine Temel Kavramlar kitabı çok uzun zamandır ihtiyacımız olan bir kaynak olarak, hem öğrenciler hem de barış ve çatışma konularında araştırma yapan akademisyenlerin ilk başvuru noktası olmaya namzet bir çalışma. Özellikle İngilizce literatürde yerleşik olarak kullanılan birçok çatışma ve barış terminolojisi ve kavram, bu kaynak kitap ile Türkçede hayat bulmakta. Tek referans noktası olma özelliğiyle bu kaynak kitabın içeriği özellikle geniş tutulmuş olup, her kavramın açıklaması anlaşılır ve akademik bir perspektifle okuyucusuyla buluşturulmuştur. Barış ve çatışma çalışmalarının temel kavramları bu kitapla Türkçede hayat buluyor…”
Prof. Dr. Alpaslan Özerdem, Coventry Üniversitesi
“Çatışma ve barış gibi iki ilişkisel ve karşıt kavramın tüm çağrıştırdıklarını tek bir sözlükte toplayan bu kıymetli çalışma Türkçe yazındaki önemli bir boşluğu doldurmaktadır. Füsun Özerdem’in büyük bir özveri ile alandaki birikimlerini yansıttığı bu ansiklopedik sözlük, sadece alanın uzmanlarına değil, aynı zamanda bireysel, toplumsal ve küresel yaşamımızın temelindeki çatışma ve barış olgularını anlayabilmeyi isteyen genel okuyucuya hitap etmektedir.”
Prof. Dr. Sinem Akgül- Açıkmeşe, Kadir Has Üniversitesi
“Çatışma ve barış üzerine kullanılan terminolojinin disiplinler arası bir bakış açısıyla hazırlanması neticesinde ortaya çıkan bu kitap, literatürde önemli bir boşluğu dolduruyor. Sadece uluslararası ilişkiler üzerine çalışanlar için değil, aynı zamanda psikoloji ve sosyoloji üzerine çalışanlar için de yararlı bir kaynak.”
Prof. Dr. Tarık Oğuzlu, Antalya Bilim Üniversitesi
₺315,00
KİTAP TANITIMI
ŞİİR ALGISI
Dünya üzerinde ruha dokunan, canlılığı ve içtenliği ile sizi saran pek az şey vardır. Şiir insan merakını canlı tutan, gizemli, gönülleri ısıtan, dertleri hafifleten, aynı özde birleştiren yanıyla milli ve manevi değerlerin taşıyıcılarından biridir. Bu eser her unsuruyla derin bir konu olan şiiri algılama üzerine kaleme alınmıştır.
Şiir algısı nedir?
Şiir nasıl algılanmaktadır?
Şiir öğrenilen bir tür müdür?
Konularına göre, okuyanın yaşına göre etkisi aynı mı kalır?
Türk Dili ve Edebiyatı derslerinde şiir öğretimi ve öğrenci algısının durumu nasıldır? Sorularına cevap bulmak için yola çıkılmıştır. Bu yolda öğretmenlere, öğrencilere, edebiyatçılara ve şiir sevenlere yeni bir soluk kazandırabilir. Günümüz okuruna, duygularını bulmakta ve anlamlandırabilmekte zorlanan modern insana şiiri hatırlatma çabasının sonucudur, bu kitap!
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Din Sosyolojisinin Tarihsel Serüveni
Din Soyolojisi’nin tarihsel serüvenini anlatan bu kitapta İbn-i Haldun ve Katip Çelebi’den Naima’ya, Ferdinand Tönnies’ten Durkheim’a, Karl Marx’tan Max Weber’e, Wright Mills’den Jean Baudrillard’a, Karel Dobbelare’den Micheal Foucault’ya, Eleştirel Kuram’dan İmmanuel Wallerstein’a, Norbet Elias’tan Peter Berger ve Thomas Luckmann’a ve hatta Ziya Gökalp’e kadar sosyolojinin hemen bütün zihinsel kilometre taşlarına yer verilmeye çalışıldı. Katkısı olan ve ricamızı kırmayarak bölüm yazan tüm bilim dostlarımıza teşekkürü bir borç biliyoruz. Umarız zevkle okunur ve müstefit olunur.
₺750,00
KİTAP TANITIMI
Yönetmen Sineması Cilt-I: Klasik Türk Sinemasında Öykü Söylem ve Tematik Yapı
Bir heykeltıraş tek başına heykelini tamamlayabilir. Bu resim sanatı için de, müzik için de, edebiyat için de böyledir; ancak sinemadır ki içinde barındırdığı tüm disiplinlerin vücut bulacağı bir ekip çalışmasına gereksinim duyar. Bazı filmlerde neden müzik ön plandadır ve yönetmen için vazgeçilmezdir. Bazı filmlerde müzik neden hiç yoktur. Bazı filmlerde plan sekans yoğun bir şekilde kullanılırken, neden bazı filmlerde kısa planlar ve hızlı bir kurgu tercih eder yönetmenler. Bazı filmler pastoral bir ambiyans içerirken, neden bazı filmler hep iç mekanlarda geçer. Bu soruların yanıtları yönetmen sinemasında aranmalıdır. Astruc’un camera-stylo kavramını kullanmasıyla başlayıp, auteur kuramın şekillenmesiyle gelişen süreç, Türk sinemasında da karşılık bulmuştur. Türk Sineması’nın paltosu Ömer Lütfü Akad, toplumsal gerçekçi sinemanın öncülerinden Metin Erksan ve Yılmaz Güney, ulusal sinema tartışmalarına öncülük eden Halit Refiğ, farklı türlerde eserler veren Atıf Yılmaz, yönetmen sineması kapsamında bölümler halinde ele alınmıştır.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
Sicill-i Ahvallerde Aydın Doğumlu Memurlar (1834-1890)
Osmanlı Devleti’nin klasik dönem bürokrasi anlayışı kalemiye, seyfiye ve ilmiye olmak üzere üç ana sınıftan oluşmaktaydı. XIX. yüzyılda II. Mahmud döneminde gerçekleştirilen yönetsel reformlarla nezaretlerin kurulması ve çeşitli devlet dairelerinin oluşturulmasıyla memurlar istihdam edilmeye başlanmıştır.
I. Mahmud dönemiyle başlayan bürokrasideki reform hareketleri II. Abdülhamid döneminde sistematik bir bürokrasiyi oluşturmuş, Dâhiliye Nezareti’nde kurulan Sicill-i Ahval Komisyonu aracılığı ile memurların sicil kayıtları tutulmuştur. Birinci el kaynak olma özelliği gösteren bu kayıtlarda memurların baba adı, doğum yeri, eğitimleri, çalıştıkları kurumlar, maaş, ödül ve ceza gibi bilgiler yer almıştır.
Bu çalışmada genelde Osmanlı bürokrasisi, yerel anlamda ise Aydın özelinde 1834-1890 yıllarını kapsayan Aydın doğumlu 63 Müslim ve 2 Gayr-i Müslim olmak üzere bürokraside görev almış toplamda 65 memurun sicil kaydı prosopografi yöntemiyle incelenmiştir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Erzurumlu Hattat Mustafa Necâtüddîn Efendi Hayatı Sanatı ve Manzum Eserleri
Bu çalışmada 20. yüzyılda yaşamış olmasına rağmen klasik şiir geleneğinin etkisiyle şiirler kaleme alan Erzurumlu Hattat Mustafâ Necâtüddîn Efendi’nin hayatı, edebi şahsiyeti ile hece ve aruz vezinlerin kullanarak kaleme almış olduğu dört manzum eseri üzerinde durulmaya çalışılmıştır.
Hemen tüm şiirlerini İslam akidelerinin okuyucuya sunmak adına kaleme alan Mustafâ Necâtüddîn Efendi, başta mevlid olmak üzere tevhid, na’t ve münâcât türünden şiirler kaleme almıştır. Şiirlerinde nasihat tarzını esas tutan müellif, kaleme aldığı çoğu manzumede bu tarzı sürdürmüştür. Kalbimin Duyguları, Bir Fakirin Münâcâtları Hac Manzumeleri ve Hacıların Rehberi adlı dört manzum esere sahip olan Mustafâ Necâtüddîn Efendi’nin Kalbimin Duyguları ve Bir Fakirin Münâcâtları adlı eserleri kendi hattıyla el yazması; Hac Manzumeleri ve Hacıların Rehberi adlı eserleri ise eski harflerle matbu haldedir. Söz konusu bu eserlerin tümü ilk defa bu çalışmayla Latin alfabesine çevrilmiş ve bilim aleminin istifadesine sunulmuştur.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
JAPON SÖZLÜKLERİNİN GİZEMİ
“Bir an sözlüklerin hiç var olmadığı bir dünya düşünelim. Duyduğunuz ya da gördüğünüz ses ya da ses dizilerini danışabileceğiniz ya da sizlere açıklayabilecek bir kaynağın olmadığı bir dünya… Sizce nasıl olurdu? Farklı kültürlerde bulunduğunuzda birilerine sorsanız dahi ne dediğini anlayabilir miydiniz?”
A.A. KOLUKISA
Halen gelişmekte olan ve son yıllarda oldukça yoğun bir kitlenin ilgi odağı haline gelen sözlük çalışmaları dünyanın pek çok yerinde çeşitli branşlardan araştırmacının dikkatini çekmektedir. Ülkemizdeki mevcut çalışmalara bakıldığında, henüz emekleme aşamasında olduğu söylenebilen bu disiplinin gelişimine katkı sağlamak amacıyla hazırlanan bu eser, öncelikle Sözlükbilimin ne olduğu sorusuna yanıt aramakta ve devamında Uzak Doğu’nun incisi olan Japonya’da hazırlanan sözlükleri mercek altına almaktadır. Japon sözlük yazım geleneğini irdeleyen eser ülkemizde bu alanda hazırlanan ilk çalışmalardandır.
Eserde, tıpkı bir Japon savaşçısı gibi belinde kuşağı ve kendine özel kutusuyla karşımıza gelen Japon sözlükleri sayı ve çeşitliliğinin fazlalığı ile bizlerin hayal gücünü zorlamaktadır…
₺315,00