KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Dünyada ve Türkiye’de Bağımsız Denetimin Ve Muhasebe Mevzuatının Gelişimi
₺250,00 -

DİJİTAL ÇAĞDA Z KUŞAĞI GERÇEKLERİ
₺750,00 -

Çukurova Tarihi Araştırmaları – I
₺620,00 -

Cumhuriyete Adanmış Bir Ömür Hasan Reşit Tankut (1891-1980)
₺780,00 -

Bulanık TOPSIS Yöntemiyle Tedarikçi Seçimi
₺210,00 -

BİLGİ TOPLUMUNDAN SÜPER AKILLI TOPLUMA GEÇİŞ
₺235,00 -

Bâkî’de Tasavvuf ve Kırk Gazel Şerhi
₺390,00 -

Aragon Krallığı
₺440,00 -

ALGI İNŞASINDA SOSYAL MEDYANIN GÜCÜ
₺195,00 -

43. ŞEHİR BİZİM KÜTAHYA
-

Sosyal Medyada Kullanıcı Emeği
₺210,00 -

Kamu Güvenliği
₺420,00 -

Edebiyatta Aile
₺400,00 -

Çalışmanın Değişen Anlamı ve Geleceği
₺380,00 -

Oscar Wilde
₺550,00 -

Yetkinlik Ve Ödül Sarmalının Motivasyona İz Düşümü
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Yükseköğretim Kurumlarında Bilişim Teknolojileri Kullanımının Örgüt Performansına Etkileri
Örgütlerde bilişim teknolojisinin stratejik önemi ve değeri sürekli artmaktadır. Çoğu işletmede bilişim teknolojisi, örgütlerde destek işlevi olmaktan çıkarak stratejik ve yapısal bir role sahip hale gelmiştir. Örgütlerdeki bilişim teknolojileri kullanımına yönelik bu gelişme, yönetime, üretim faktörlerine ve performansa katkılar sağlamış ve örgütlerde verimliliği artırmada kaçınılmaz bir unsur olarak görülmüştür. Bilişim teknolojisi, artık bir örgütsel genel gider olarak görülmek yerine, rekabeti ve sektör yapısını değiştiren stratejik bir kaynak olarak görülmektedir. Bu çalışma, yaşamın her alanında artarak ve yoğun olarak kullanılmakta olan bilişim teknolojilerinin yükseköğretim kurumlarında örgüt performansına ne şekilde etki ettiğini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma konusu incelenirken öncelikle bilişim teknolojileri ortaya konulmuş, ardından bilişim teknolojilerinin örgütsel etkileri ve örgütsel performans irdelenmiştir. Araştırmada bilişim teknolojileri ile örgütsel performans arasındaki ilişki araştırılmış, bu ilişkinin nasıl ve hangi yönde yükseköğretim kurumlarını etkilediği belirlenmeye çalışılmıştır.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Üretimde Paradigmal Yaklaşımlar Üzerine Değerlendirmeler
Sizin işletmeniz / örgütünüz için hangi metodolojinin doğru olduğunu nasıl belirleyebilirsiniz? Özellikle üretim faaliyetlerini geliştirmek isteyen işletmelerde standart soru şu: Yalın, Toplam Kalite Yönetimi (TKY), Altı Sigma, Çevik, Esnek, Tepkisel, Kısıtlar Teorisi, Taguchi, Tersine Mühendislik ve diğer tüm öngörülen iyileştirme programları arasındaki farklar nelerdir? Bu sorunun altında “çözümler” ormanında mantıklı bir gezinmenin yolunu bulmaya ihtiyaç var ve tam olarak size uyan birini seçmeniz gerekmektedir. Çünkü oyalanarak zaman kaybetmeyi, katma değer sağlamayacak faaliyetlere kaynak tüketmeyi kaldıramayacak bir rekabet ortamı söz konusu.
Üretim yönetiminde kullanılan yaklaşımlar uzun bir liste oluşturabilir. Paradigma sıfatı ile eşleştirdiğimizde ise durum değişmektedir. Paradigma üzerine yapılan açıklamalar ile düşünüldüğünde Toplam Kalite Yönetimi, Yalın, Altı Sigma ve Kısıtlar Teorisinin etki düzeylerinin ve etki alanlarının yüksek olduğu ve işletmeciliğe yeni bir bakış açısı sundukları görülmektedir. Ve yaklaşık yarım asra yakın bir zamandır, halen bilinirlikleri devam etmektedir. En temel düzeyden başlarsak tüm bu metodolojilerin temel amaçları noktasında hemen bir ayrışmanın olduğu görülmektedir. Örneğin; Altı Sigma tutarlılığı sağlamada sürekliliği hedeflerken, Kısıtlar Teorisi iş hacmini arttırmayı öncelemektedir. Yalın değer üzerinden şekillenir ve müşteriye değer sunmayı amaçlar. Toplam Kalite Yönetimi ise akla gelen her alanda kaliteyi hedefler. İşletmelerin istediği para kazanmaya giden yolda hangisi ya da hangileri daha parlak sonuçlar vermektedir? Neden farklı öncelikleri var? Yoksa formül hepsinin entegrasyonunda mı gizli?
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Terör Örgütlerinin Finansman Kaynakları ve Yöntemleri
Bu çalışmada güncel veriler ışığında terör örgütlerinin finansman kaynakları ve yöntemleri ele alınmaktadır. Neredeyse insanlık tarihi kadar eski olan terörizm, günümüz dünyasında en önemli uluslararası güvenlik sorunlarından biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Dünyanın farklı bölgelerinde birbirinden farklı ideolojik unsurlar doğrultusunda hareket eden terör örgütlerinin saldırılarında birçok insan hayatını kaybetmeye devam etmektedir. Hedeflerine ulaşmada her türlü şiddeti meşru gören ve geçmişe göre daha ölümcül ve tehlikeli olan terörizmin günümüzde ulaştığı boyut göz önünde bulundurulduğunda, terörizmin finansmanıyla mücadelenin önemi ortadadır. Finansman kaynakları olmadan terör örgütlerinin varlıklarını sürdürebilmeleri ve şiddet eylemlerinde bulunabilmeleri mümkün değildir. Bu nedenle, terörizmin finansmanında güncel gelişmelerin ve yeni risklerin dikkate alınması ile yapılacak olan araştırmaların oldukça önemli olduğu düşünülmektedir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
TANZİMAT DÖNEMİ NÜFUS SAYIMLARINDA KARACASU KAZASI
Son dönem Osmanlı tarihi çalışmalarında demografi biliminin önem kazandığı görülmektedir. Çoğunlukla nüfus defterlerine dayalı olarak yapılan çalışmalar yerel ölçekli dahi olsa imparatorluğun nüfus yapısını, bileşenlerini, doğum, ölüm, göç vs. olgularıyla ekonomik yapısının ortaya çıkartılmasına dair önemli veriler sunmaktadır. Bu bağlamda daha çok Yeniçeri Ocağı’nın yerine kurulan Asakir-i Mansure-i Muhammediye Ordusu’na gereksinim duyulan erkek nüfusun nitelik ve niceliklerinin ortaya konulması ve halktan toplanacak vergilerin hesaplanması amacıyla 1831 tarihinde II. Mahmut döneminde yapılan ilk genel nüfus sayımından sonra belirli periyotlarla imparatorluğun sonuna kadar nüfus sayımlarının devam ettiği görülmektedir.
Bu çalışmada sahip olduğu Afrodisias antik kenti ile dünya miras listesine giren Aydın’a bağlı Karacasu Kazasının mahalle, köy ve çiftliklerinde yaşayan erkek Müslim ve gayrimüslim nüfusun yer aldığı 1841 ve 1845 yılına ilişkin NFS.d. 3072 ve 3073 numaralı defterler incelenmiştir. Süleyman Rüşdi ve Küpelioğlu aileleri gibi Karacasu’nun yetiştirdiği önemli ailelerinin de soy kütüklerine dair kayıtlarının bulunduğu bu defterler sayesinde 19. yüzyılın ilk yarısında önemli bir konuma sahip olan Karacasu Kazası’nın demografik özellikleri ortaya çıkartılmaya çalışılmıştır.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
SPATIAL ANALYSIS – I: Spatial Dimensions in Design Thinking
This book approaches space not only as a physical environment but also as a multidimensional phenomenon that is shaped by human experience and gains meaning through social relations. By bringing together the perspectives of different disciplines such as architecture, interior architecture, and urban design, it aims to present a holistic approach that analyzes the social, cultural, and emotional aspects of space. Writing about space is not only about constructing a descriptive language, but also about questioning it, making sense of it, and evaluating it from a critical perspective. This book, prepared by academics and researchers specialized in the field, allows the reader to establish intellectual connections at all scale levels and is supported by methods and examples that will contribute to academic and professional development. Providing practical solutions as well as theoretical knowledge, the book aims to foster user-centered design by encouraging interdisciplinary thinking.
₺520,00
KİTAP TANITIMI
Gazel Şerhleri
Dehhânî
Kadı Burhaneddin
Ahmedî
- Nesîmî
Şeyhî
Cem Sultan
Ahmed Paşa
Necâtî
Adlî
Mesîhî
Mihrî Hatun
Aynî
Zâtî
Fuzûlî
Bâkî
Rûhî-i Bağdâdî
Hayâlî
Muhibbî
Lâmiî
Nâbî
Nefî
Ş. Yahya
Nâilî
Neşâtî
Niyâzî-i Mısrî
Nedim
Hâmî-i Âmidî
Şeyh Gâlib
Koca Râgıp Paşa
Râsih
İzzet Molla
Yenişehirli Avnî
KİTAP TANITIMI
Gastronominin Disiplinlerarası Yolculuğu
En basit tanımıyla “iyi yemek yemenin bilimi ve sanatı” olarak bilinen Gastronomi kavramı günümüzde güzel sanatlar, sosyal bilimler ve doğa bilimleri ile ilişkilendirilmektedir.
Tarih öncesi dönemlerde fizyolojik ihtiyaçları karşılayabilmek adına önem taşıyan yemek yeme eylemi zamanla keyif ve haz veren yönünü ortaya çıkararak bakış açısını da değiştirmeye başlamıştır.
Edebiyattan resime, heykelden sinemaya sanatın çok farklı alanları tarih boyunca mutfak ile kesişmiştir. Multidisipliner çalışma ekseninde dokuz bölümden oluşan bu eserde de sanat, siyaset, turizm, sinema, tarih ve işletme gibi konuların gastronomi ile ilişkisinin okuyucuya aktarılması amaçlanmıştır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Sicilya’da II. Frıedrıch İle Papalık Arasındaki Hâkimiyet Mücadelesi (1194-1268)
Grek, Latin ve bilhassa Müslüman kültürüyle harmanlanmış olan Sicilya’da yetişen II. Friedrich, zamanla döneminin Batı’daki en büyük idarecisi olmayı başardı. Diğer yandan kurumsallaşıp güçlenerek büyük bir güç haline gelen Papalık, Avrupa’da ruhani liderliğin yanında dünyevi otoriteyi de elinde bulundurma arzusu taşımaktaydı. Çağdaşlarının aksine dini önyargılardan uzak aydın bir idareci olan II. Friedrich, Papalığın kendisine dayatmak istediği siyasi otoriteye boyun eğmedi. Bu durum iki taraf arasında büyük bir çekişme ve hâkimiyet mücadelesi yaşanmasına neden oldu.
Bu çalışmada II. Friedrich’in, Sicilya Krallığı merkez olmak üzere İtalya ve Almanya (Kutsal Roma İmparatorluğu) topraklarında Papalığa karşı verdiği mücadeleyi ele aldık. Dönemin Sicilya’sının siyasi, dini, sosyokültürel tarihi yanında Papalık ve Kutsal Roma İmparatorluğu’nun tarihine de ışık tutan bu çalışmanın ilgili literatüre katkı sağlayacağını düşünüyoruz.
KİTAP TANITIMI
Erzurumlu Emîn Fehîm Paşa ve Divanı
Muhammed Emîn Fehîm Paşa, aslen Karabağlı olup Rafizî zulmünden kaçarak Erzurum’a yerleşen, “Feyzullah Efendi-zadeler” diye de bilinen, geniş ve nüfuzlu bir aileye mensuptur. Şeyhülislamlar, nakibü’l-eşraflar, âlimler, valiler, müftüler yetiştiren aile adını iki defa şeyhülislamlık yapan ve II. Mustafa’nın tahttan indirilmesiyle sonuçlanan Edirne Vak’ası’nda katledilen Feyzullah Efendi’den almıştır. Feyzullah Efendi, Emîn Fehîm Paşa’nın büyük dedesinin anne ayrı kardeşidir. Paşa’nın babası ise henüz yirmi bir yaşında atandığı Erzurum müftülüğünü yirmi sene sürdürdükten sonra şehre vali tayin edilen, bu yüzden “Abdurrahman Müftü Paşa” sanıyla anılan âlim bir zattır.
18. yüzyılın sonlarında yahut 19. yüzyılın başlarında Erzurum’da doğduğu tahmin edilen Fehîm Paşa; Muş, Çıldır ve Bayezid’de kaymakamlık yapmış, daha sonra Kars kaymakamlığına getirilmiş, Kars’ın mutasarrıflığa tahviliyle birlikte mutasarrıflığa terfi etmiştir. Bu görevini sekiz sene boyunca yürütmüş, 1871’de Erzurum Vilayeti Merkez Mutasarrıflığına atanmıştır. Dokuz ay boyunca bu görevde kalan Paşa daha sonra Kayseri, buradan da Kozan Mutasarrıflığına getirilmiş, bu görevdeyken 1875’te orada vefat etmiştir.
Mevlevi tarikatına mensup olan Emîn Fehîm Paşa, arşiv belgelerinden anlaşıldığı kadarıyla dirayetli, adaletli, liyakatli, idaresi altında bulunanlar tarafından sayılan ve sevilen bir yöneticidir.
Azîziyye ismiyle de bilinen Kudûrî Tercümesi ile Fevâ’idü’l-Efkâr fî Ta’rîfi’l-Ef’âl unvanlı eserleri bulunan Fehîm Paşa’nın, varlığı ilk kez bu çalışmayla duyurulan bir de Divan’ı mevcuttur.
Bu çalışmada bilhassa arşiv kaynakları kullanılmak suretiyle Fehîm Paşa’nın hayatı hakkında bilgiler aktarılmış, eserleri tanıtılmış ve Divan’ının iki nüshadan hareketle hazırlanan karşılaştırmalı metni verilmiştir.
₺700,00
KİTAP TANITIMI
NESNELERİN İNTERNETİ DÜNYASINDA MÜŞTERİ İLİŞKİLERİ YÖNETİMİ
İnternet ve mobil iletişim devriminin ardından gelmekte olan bilişimin fiziksel dünyaya fark edilemeyecek ölçüde nüfus ettiği bir yaygın bilişim evresi pazarlama disiplininde iş yapma şekillerini köklü olarak değiştirmeye adaydır. Yaygın bilişim kapsamında geliştirilen ortam duyarlı mobil pazarlama uygulamaları, müşteri ilişkileri yönetimi sistemlerinin, müşteri hakkındaki yer değiştirme karakteristiği dâhil birçok farklı değişkeni gerçek zamanlı olarak takip edip tüketici davranışının neden sorusuna yanıt bulmayı ve müşteriyle hareket halindeyken dinamik olarak pazarlama iletişimi kurmayı mümkün kılmaktadır. Tam ihtiyaç anında ve noktasında gerçek zamanlı teklif sunumu özelliğiyle ortam duyarlı mobil pazarlama uygulamalarının müşteri ilişkileri yönetimi kavramının yeni baştan ele alınmasına yol açması beklenmektedir. Bu kitapta müşteri ilişkileri yönetimi sistemleri yaygın bilişim vizyonu çerçevesinde ele alınmış, söz konusu uygulamalara dönük tüketici tutumu incelenmiştir. Çalışma, ortam duyarlılık boyutlarının tümünü birden ele alan almasıyla özgün değer taşımaktadır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
İnteraktif Eşlikli Solfej – I
İnteraktif Eşlikli Solfej I ilk olarak Saygun, Sun, Taruskin ve Kostka gibi önemli müzisyen ve müzikologların yazdıkları kitapların ışığında temel teori, tarih ve terminoloji bilgisi vermeyi amaçlamaktadır. Bir müzisyenin, uluslararası camianın doğal bir parçası olduğu göz önüne alınarak terimlerin uluslararası karşılıkları da kitapta sunulmuştur. Kitaptaki solfej parçaları ise aralık duyuşu, entonasyon ve farklı armonik bağlam ile estetiklerde sağlam kalabilme yetisini geliştirmek amacıyla hazırlanmıştır. Bütün parçaların eşlikleri internette bulunmaktadır. Okuyucunun parçalara kolay ulaşabilmesi için QR kodlar verilmiştir. İnternetteki kayıtlar sayesinde eşlikleri durdurarak veya yavaşlatarak istenilen sayıda tekrar yapılması mümkündür. Parçalar, günümüzün post-modern dünyasının eklektik yapısında bir müzisyenin karşılaşabileceği farklı yaklaşımlar önemsenerek bestelenmiştir. Örneğin, bir parçada Türk müziğinin tartım ve tını dünyasından esinlenmiş hatlarla uğraşılırken, başka bir parçada Geç Romantik dönem armonileriyle veya modal Orta Çağ kadanslarıyla karşılaşmak olağandır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
İktisadi ve İdari Bilimlerde Güncel Araştırmalar
İktisadi ve idari bilimlerin tarihi süreç içinde meydana gelen olayları ele alış biçimi, medeniyetin gelişimini farklı perspektiflerden görebilme imkanı sunmaktadır. Geçmiş, günümüz ve bunun da ötesinde geleceğe ilişkin tutarlı değerlendirmeler yapmak için iktisat, maliye ve işletme gibi bilim dallarında gerçekleştirilmiş özgün çalışmalar multidisipliner bir kapsamda ele alınmalıdır. Yeni çağda bireyler, hane halkları ve topluluklar çok çeşitli bilgilerin seçim yapmayı zorlaştırdığı mübadele koşullarıyla yüzleşmektedir. Ürünlerin maliyetleriyle birlikte tüketicilere sağladıkları faydanın yanında onların potansiyel müşterilere tanıtılma biçimleri alışveriş davranışlarını etkilemektedir. Dolayısıyla yeni üretim ve tüketim kalıpları, bu alanlarda yapılan çalışmaların önemini daha da artırmaktadır. Klasik tanımıyla rasyonel ve etkin kararlar aldığı varsayılan homo economicus modeli yeniden değerlendirmeye tabi tutulmalıdır. Bu anlayış, sadece meta üretimi kalıbını yansıtan kümülatif bilginin meydana getirdiği bazı iktisadi analiz yöntemlerinin dışına çıkılmasını gerektirmektedir. Bu doğrultuda “İktisadi ve İdari Bilimlerde Güncel Araştırmalar” adlı kitapta işletme, iktisat ve maliye gibi bilim dallarında gerçekleştirilmiş özgün çalışmalar araştırmacıların faydasına sunulmuştur.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
The Hittites The Story of a Forgotten Empire
Recent discoveries have retorted the critic’s objections upon himself. It is not the Biblical writer but the modern author who is now proved to have been unacquainted with the contemporaneous history of the time. The Hittites were a very real power. Not very many centuries before the age of Elisha they had contested the empire of Western Asia with the Egyptians, and though their power had waned in the days of Jehoram they were still formidable enemies and useful allies. They were still worthy of comparison with the divided kingdom of Egypt, and infinitely more powerful than that of Judah.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Tür ve Şekil Bilgisi Başlangıçtan Günümüze Türk Edebiyatında
Başlangıçtan Günümüze türk Edebiyatında Tür ve Şekil Bilgisi, yüzyıllar boyunca gelişen ve süren zengin edebiyat birikimimize bütüncül bir bakışın ışığında şekillenmiştir.
Klasik Türk Edebiyatı, Türk Halk Edebiyatı, Tekke- Tasavvuf Edebiyatı ve Yeni Tük Edebiyatı gibi bölümlemeler altında, edeb,yatımızda kullanılan nazım şekilleri ve türleri örnekler ve açıklamalarla ele almıştır. Kitapta nesir türleri de geniş bir şekilde açıklanmış ve örneklenmiştir.
Bu kitap Türk edebiyatının nazım ve nesir olarak tümüyle ele alan kapsamlı bir çalışma olarak benzerlerinden ayrılmaktadır.
Başlangıçtan Günümüze Türk Edebiyatında Tür ve Şekil Bilgisi aktif eğitim anlayışına göre hazırlandığı için, öğrencilerin kendilerini ölçme değerlendirme yönü de unutulmamıştır. Eserde ölçme ve değerlendirme amacıyla hazırlanmış 9 adet test sınavı bulunmakta ve bu testlerin soru sayısı üç yüze ulaşmaktadır
KİTAP TANITIMI
Küresel Şehirler
Günümüzde küreselleşmenin en görünür olduğu yerler, hiç kuşkusuz çok sayıda insanın çalıştığı ve yaşadığı şehirlerdir. Ancak bir şehrin küresel olma unvanını kazanması için, dünyanın geri kalanını etkileyecek değerlere ve fikirlere sahip olması gerekir. Küresel şehir, önemli rekabet avantajlarına sahip olan ve küreselleşmiş bir ekonomik sistem içinde bir merkez olarak hizmet veren bir şehir merkezidir. Bugünün küresel şehirlerinin eşi görülmemiş boyutu ve ölçeği, olasılık koşullarını uluslararası sistem düzeyinde siyasi düzenin karakterindeki köklü bir değişime borçludur.
Küresel bir şehir, en büyük sermaye piyasalarına ev sahipliği yapmanın yanı sıra diğer ülkeler için zenginliğe, güce ve etkiye sahiptir. Dahası, çok uluslu zengin şirketlere, iyi altyapıya, daha iyi ekonomiye, iyi eğitimli ve çeşitli nüfusa ve güçlü organizasyonlara sahip olan ve dünyanın başka hiçbir yerinde olmadığı gibi dünyanın diğer bölgelerine bağlı iyi bir siyasi yapıya sahip bir şehir küresel olarak kabul edilir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Biyocoğrafya Bir Paleocoğrafya ve Ekoloji Yaklaşımı
Önceki basımlarında olduğu gibi, “Biyocoğrafya, Bir Paleocoğrafya ve Ekoloji Yaklaşımı” başlıklı bu kitabın gözden geçirilmiş 4. Basımının asıl amacı, “en geniş anlamıyla Coğrafi Bilimler, Biyolojik Bilimler, Çevre Bilimleri ve Doğa Bilimleri ile Ziraat Mühendisliği ve Orman Mühendisliği vb. lisans ve lisansüstü öğrencilerinin yanı sıra, konuyla ilgili bilim ve meslek dallarında bilimsel çalışmalar yapan genç akademisyen, uzman ve araştırmacıların, yeryüzündeki canlıların coğrafi dağılış desenlerinin ve dinamik özelliklerinin arkasındaki tarihsel, evrimsel ve ekolojik neden, etmen ve süreçlerin neler olduğunu öğrenmelerini ve bu bilgileri hem doğal ekosistemleri ve biyolojik çeşitliliği anlamak hem de onların korunması amacıyla kullanabilmelerini” sağlamaktır.
Kitabın 4. Basımında, 3. Basım sonrası fark ettiğimiz küçük çizelge ve şekil tasarım, metin içi yazım ve gramer hatalarının ve kaynak göstermedeki bazı farklılık ve eksiklerin düzeltilmesi ya da yeniden düzenlenmesinin yanı sıra, kitabın hemen her bölümünde okumayı kolaylaştıracağını öngördüğümüz bazı küçük düzenleme ve değişiklikler yapıldı.
Önceki baskılarında olduğu gibi, kitabın 4. Basımında da atmosferdeki karbondioksit (CO2) birikimlerindeki değişimlere ilişkin konularda hem bazı şekiller hem de metin içinde verilen atmosferik konsantrasyonların bazıları 2024 yılına kadar ve/ya da 2024’e göre güncellenmiştir.
Kitabın elinizdeki 4. Basımındaki en büyük değişiklik, 4.2.1.3 Yağış, Nemlilik, Evapotranspirasyon ve Su Varlığı alt bölümünde bulunan 4. Köppen-Geiger İklim Sınıflandırması başlığı altındaki Köppen-Geiger iklim sınıflandırması çizelgeleri ile Türkiye Köppen-Geiger haritası ve değerlendirmelerinde yapılan güncellemedir. Bu güncellemede alansal çözünürlüğü çok yüksek olan güncel bir veri seti kullanıldı. Türkiye’nin yeni Köppen-Geiger iklim tipleri haritası, önceki haritalardan hem dağlık alanları daha iyi temsil ettiği hem de alansal çözünürlüğü daha yüksek olduğu için belirgin bir biçimde farklıdır. Örneğin, Doğu Anadolu’nun kuzey ve Kuzeydoğu Anadolu (Erzurum Kars Bölümü) bölümlerindeki soğuk iklimlere ek olarak, yeni haritada hem genel olarak dağlık alanlarda hem de özellikle Karadeniz Bölgesi’nin kıyı kuşağında görülen nemli ılıman iklimin hemen güneyinde hızla yükselen Kuzey Anadolu ve Doğu Karadeniz dağ sıralarında zaten olması gereken soğuk iklim tipleri ortaya çıkmakta ve çok daha geniş alanları kaplamaktadır.
Ayrıca, 10.1 Türkiye’nin Biyolojik Çeşitliliği alt bölümünde, yetişkin bir Anadolu Parsı bireyinin Türkiye’de foto kapanla elde edilmiş çok net gerçek bir fotoğrafı, fotoğrafa ilişkin kısa bir kaynak bilgisi ve olası yaşam alanı öngörüsü ile verildi.
“Biyocoğrafya, Bir Paleocoğrafya ve Ekoloji Yaklaşımı” başlıklı kitabın, yararlı olacağını düşündüğümüz bazı yeni şekil tasarımı, küçük düzeltme, değişiklik ve güncellemeler (ör. atmosferin bileşimi ve karbondioksit değişimleri, jeolojik zaman spirali, toprak coğrafyası, Türkiye Köppen-Geiger haritası, Anadolu Parsı, kaynaklar ve kaynak gösterme, vb.) yapılan Güncellenmiş ve Gözden Geçirilmiş Dördüncü Basımının, öğrencilerimize, akademisyenlere, bilim insanlarına, araştırmacılara, hava, su, toprak, iklim, tarım, orman, çevre ve ekoloji vb. odaklı sivil toplum kuruluşlarına ve konuya ilgi duyan her düzeydeki okuyucuya yararlı olması dileğiyle.
Kitabın Dördüncü Basımının en iyi biçimde yapılmasını sağlayan Kriter Yayıncılığın değerli yöneticileri Sayın Numan Ergül ve Ali Ergül ile emeği geçen çalışma arkadaşlarına çok teşekkür ederim.
Prof. Dr. Murat TÜRKEŞ
10 Eylül 2025, Çanakkale
GÜNCELLENMİŞ VE GÖZDEN GEÇİRİLMİŞ ÜÇÜNCÜ BASIMA ÖNSÖZ
Önceki basımlarında olduğu gibi, “Biyocoğrafya, Bir Paleocoğrafya ve Ekoloji Yaklaşımı” başlıklı bu kitabın gözden geçirilmiş 3. Basımının asıl amacı, “en geniş anlamıyla Coğrafi Bilimler, Biyolojik Bilimler, Çevre Bilimleri ve Doğa Bilimleri ile Ziraat Mühendisliği ve Orman Mühendisliği vb. lisans ve lisansüstü öğrencilerinin yanı sıra, konuyla ilgili bilim ve meslek dallarında bilimsel çalışmalar yapan genç akademisyen, uzman ve araştırmacıların, yeryüzündeki canlıların coğrafi dağılış desenlerinin ve dinamik özelliklerinin arkasındaki tarihsel, evrimsel ve ekolojik neden, etmen ve süreçlerin neler olduğunu öğrenmelerini ve bu bilgileri hem doğal ekosistemleri ve biyolojik çeşitliliği anlamak hem de onların korunması amacıyla kullanabilmelerini” sağlamaktır.
Kitap aşağıda genelleştirerek verdiğimiz konuları ve onların alt konularını içerir:
- KONU – BİYOCOĞRAFYANIN TANIMI, AMACI, GELİŞİMİ VE KONULARI: Biyocoğrafyave Ekolojiile ilgili temel kavram ve tanımlar, Biyocoğrafya’nın amacı, bölümleri, tarihçesi ve gelişimi ile ilgili olduğu bilim dalları; Biyocoğrafya ile Biyoloji, Ekoloji, Evrim Çalışmaları, Klimatoloji ve Toprak Bilimi gibi bilim dallarının ilişkisi.
- KONU – BİYOCOĞRAFYAYA GİRİŞ: Yerküre sistemleri, levha tektoniğive atmosferin evrimi; Biyocoğrafya’nın çalışma konusu, yöntem ve ilkeleri; organizmaların sınıflandırılması, taksonve tür kavramları; Biyocoğrafya’da ölçek olgusu, ekolojik ve biyocoğrafi ilişkiler ve etkileşimler; Paleontoloji, Paleocoğrafya ve Paleoklimatoloji’nin Tarihsel Biyocoğrafyaya katkısı, izolasyon, ada Biyocoğrafyası ve Ekolojik Biyocoğrafya; yeryüzündeki yaşam alanlarının parçalanması.
- KONU – BİYOSFERDEKİ DÖNGÜLER VE ETKİLEŞİM TİPLERİ: Biyosfer ve organizmaişlevlerine coğrafi yaklaşım; biyosferdeki biyojeokimyasal döngüler; mineraller, kayaçlar ve kayaçdöngüsü; besin zinciri; atmosferin ve okyanusların genel dolaşımı ve okyanus akıntılarının klimatolojik sonuçları.
- KONU -EKOLOJİK ETMENLER VE İLİŞKİLER: Canlıların yaşam ortamları ve ekolojikistekleri; Biyocoğrafya’da çevresel ve ekolojik etmenler, ilişkiler ve uyum; klimatolojik ve meteorolojik, edafik, topografik, biyotik ve İnsanetmenleri ile ekolojik etmenlerin ortak etkileri; ormanlar, iklim ve iklim değişikliği.
- KONU – KARASAL FLORA VE FAUNANIN COĞRAFİ DAĞILIŞ İLKELERİ: Karasal florave faunanın coğrafi dağılışına yönelik anlamlı bir sınıflandırmanın oluşturulması; ekosistemler ve biyomlar; Biyocoğrafya’da öngörülebilir ilişkiler ve doğal dağılışdesenlerinin nedenleri; süksesyon, Clement’in Süksesyon Kuramı, vejetasyon süksesyonu ve sınıflandırılması; seral topluluklar, klimaks ve klimatik klimaks, Akdeniz biyomunda süksesyon türleri ve özellikleri ile klimaks bitki tür ve tür toplulukları; canlıların evrimi, soyoluş, yokoluş ve ekolojik süksesyon; Yerküre’nin Fanerozoik’teki büyük kitlesel yokoluşları ve güncel ‘Yokoluş Bunalımı’; soyoluşsal sınıflandırma İçin evrim ağacının kullanılması.
- KONU – Bitki ve Hayvan BiyocoğrafyaBölgelerinin Gelişimi: Genel olarak yeryüzündeki Biyocoğrafya bölgeleri, bu bölgelerin belirlenmesi ve oluşturulmasında önemli roller oynayan öncü bilim insanlarının yaptığı katkılar ve Biyocoğrafya âlemlerinin jeolojikevriminin kısa bir bireşimi.
- KONU – Floristik Bitki Coğrafyası: Genel olarak, vejetasyonformasyonualanlarının ve floristik bölgelerin oluşumu, dünyadan ve Türkiye’den örneklerle relikt alan ve relikt bitkiler ile endemizm ve endemiklerin tartışılması.
- KONU – Yerküre’nin Flora Âlemleri ve Bölgeleri
- KONU – Yerküre’nin Zoocoğrafya Âlemleri ve Bölgeleri
- KONU – Türkiye’de Biyolojik Çeşitlilik ve Endemizm: Bu konuda, Türkiye’nin biyolojik çeşitliliği, endemikve nesli tehlike altındaki türleri de, 7., 8. ve 9. konulardakine benzer bir biçimde, birlikte ama ayrı başlıklar altında tartışıldı.
- KONU: Günümüzün Karasal Biyomları ve Vejetasyon Formasyonları: Kitabın son ve ulaşmak istediğimiz ana hedef ve/ya da nihai amacı olarak gördüğümüz bölümüdür.
- Konu, kendi bilimsel deneyim ve görüşlerimize dayanan bazı kuramsal yaklaşımlarımızı da yansıtma olanağını bulduğumuz, Yerküre’nin enerjidengesive iklim sisteminin çalışma ilkelerinin ışığında, küresel iklim sisteminin yeryüzündeki vejetasyon formasyonları ve biyomların oluşumu, gelişimi ve dağılış örüntülerinin evrimi üzerindeki rolü ve denetimi; biyom, bitki birlik ve formasyonu kavramlarının ilkeleri; Biyocoğrafya açısından önemli bitki topluluklarının, klimatik klimaks formasyon ve komünitelerin hiyerarşisi ve vejetasyon formasyonu gruplarından karasal biyomlara geçisin ana ilkelerine ilişkin, bilimsel açıklama ve tartışmalardan oluşur. Ayrıca, beklendiği gibi, bu konuda, yeryüzündeki karasal biyomlar, özellikleri, karakteristik bileşim ve dağılış desenleri ile son olarak günümüzde başlıca karasal biyomlarda yaşamlarını sürdüren karakteristik ve/ya da yerli fauna ile doğal biyotop, habitat ve savunakları konularına ilişkin gerekli ancak oldukça öz açıklama ve tartışmalara yer verildi.
- Konunun son bölümünü oluşturan “Ana Biyomların Karakteristik Faunası ve Doğal Habitatları” başlığı altında, yeryüzündeki büyük biyomlara özgü faunayı niteleyen başlıca hayvan taksonları ve temel özellikleri, yaygın olarak bulundukları asıl yaşam ortamları (biyotopve habitatlarını) ve/ya da savunakları, bu canlıların kabul edilmiş Latince ve olabildiğince dünyanın farklı ülke ve bölgelerinde kullanılan isimlerinin Türkçe karşılıklarını içerecek biçimde, özetle tartışıldı. Bu kapsamda, Türkiye’nin (ör. AvrasyaVaşağı, Karakal, Anadolu Leoparı, Hatay Dağ Ceylanı, vb.) ve dünyanın (ör. Tembel Hayvan, Avustralya Miğferli Devekuşu, Aslan Yeleli Altın Tamarin, Bengal Kaplanı, Zürafa, Uludoğan, Moğol Saigası, Kutup Ayısı, Kar Leoparı, Çinçilla, vb.) biyolojik çeşitlilik açısından iyi bilinen, bilim insanlarınca önemsenen, ancak çoğu çeşitli insan etkinlikleri ile bağlantılı çeşitli etmenler nedeniyle nesli tehlikede altındaki hayvanlara daha fazla yer verildi. Bu bölümünün biyomlardan hemen sonra, ancak ayrı bir bölüm olarak hazırlanmasındaki asıl amacımız ise, biyomlara özgü taksonlardaki bazı hayvanların fotoğraflarının, ana metnin bütünlüğünü bozmadan bir arada verilmesi yoluyla, okuyucunun metin ile karakteristik hayvanlar ve doğal yaşam ortamları arasında daha kolay bir bağ kurabilmesini sağlayabilmekti.
“Biyocoğrafya, Bir Paleocoğrafya ve Ekoloji Yaklaşımı” başlıklı kitabın, İkinci Basımına göre bazı küçük düzeltme, değişiklik ve güncellemeler (ör. atmosferin bileşimi ve karbondioksit birikimindeki değişimler, toprak coğrafyası, Anadolu Parsı, biyomların karakteristik faunası, vb.’ye ilişkin) yapılan Güncellenmiş ve Gözden Geçirilmiş Üçüncü Basımının, öğrencilerimize, akademisyenlere, bilim insanlarına, araştırmacılara ve konuya ilgi duyan her düzeydeki okuyucuya yararlı olması dileğiyle.
Prof. Dr. Murat TÜRKEŞ
27 Ağustos 2021, Çanakkale
₺780,00
KİTAP TANITIMI
İtilâf Güçlerinin İstanbul’daki İşgal Uygulamaları (1918-1923)
Osmanlı Devleti’nin toprakları üzerindeki rekabetlerinden dolayı Avrupalı Devletlerce ortaya atılan Şark Sorununun en temel boyutlarından birini hiç kuşkusuz İstanbul’un ve Boğazların Türk hakimiyetinde bulunması oluşturuyordu. Bölgeyi kontrolleri altına alabilmek için yıllarca büyük bir çaba gösteren bu devletler I. Dünya Savaşı’nın ardından 30 Ekim 1918’de imzalanan Mondros Mütarekesi’ni bahsedilen amaçlarını gerçekleştirebilmek adına önemli bir fırsat olarak görmüşlerdi. Nitekim Mütareke’nin imzalanmasından yalnızca iki hafta sonra 13 Kasım 1918’de donanmalarını İstanbul’a getirmişler, Mütareke’nin 1. maddesi kendilerine yalnızca Boğazları işgal etme yetkisini, 9. madde ise İstanbul’daki liman ve tersanelerden yararlanma hakkını vermiş olmasına rağmen bu tarihten itibaren hukuk dışı bir anlayışla gerek donanmalarından çıkardıkları gerekse Batı Trakya’dan getirdikleri askerlerle şehri baştan başa işgal etmeye başlamışlardır. Oluşan bu fiili işgal durumu 16 Mart 1920’de yerini resmi bir niteliğe bırakmış, İstanbul’un işgal altında geçirdiği süre işgal güçlerinin son birliklerinin şehri terk ettikleri 2 Ekim 1923 tarihine kadar yaklaşık beş yıllık bir dönemi kapsamıştır.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun ve İstanbul’un işgalden kurtuluşunun 100. Yıldönümü münasebetiyle hazırlanan bu kitap; işgalci İtilâf güçlerinin yaklaşık beş yıllık süre boyunca İstanbul ile ilgili olarak gerçekleştirdikleri askeri, siyasi, adli ve idari uygulamaları, bu uygulamaların Osmanlı Hükümet çevreleri üzerinde oluşturduğu baskıları, İstanbul’un Türk ahalisinin yaşadığı işgal acılarını ve İstanbul’daki Rumların ve Ermenilerin işgal döneminde ortaya koydukları tavrı Türk arşiv belgeleri ışığında mercek altına alıyor.
₺1.150,00
KİTAP TANITIMI
DEMOKRAT PARTİNİN KADIN MİLLETVEKİLLERİ
“Bana öyle geliyor ki mecliste 7 kadın mebus yerine 70 tane olsaydı hadiselerin daha fazla arzu edilir şekilde var olması mümkündü… Siyasi hadiseler cemiyetin içindeki oluşlara tabidir. Böylece belki daha insaflı bir muhalefet ve bunun neticesi olarak da daha basiretli bir iktidar olabilirdi…Kararınızı verirken analarınızı düşünmenizi isterim…”
Avukat Süreyya Ağaoğlu
Bu eser, Türk kadınının siyasi haklarını elde etme mücadelesinden başlayarak1950-60 sürecinde Demokrat Parti çatısı altında siyasete atılan dokuz kadın milletvekilinin TBMM’deki faaliyetlerini ve bu milletvekillerinin 1960 darbesi sonrasında yaşadıklarını ele almaktadır. Bu vekiller Nazlı Tlabar, Nuriye Pınar, Aliye Temuçin Coşkun, Edibe Sayar, Perihan Arıburun, Ayşe Günel, Hilal Ülman, Arife Necla Tekinel ve Emine Piraye Levent’tir. Aliye Temuçin Coşun ve Edibe Sayar dışındaki yedi kadın milletvekili Yassıada’da yargılanmış ve hapis cezasına çarptırılmışlardır.
Kadın milletvekillerinin meclisteki çalışmalarının kendi meslekleri ve uzmanlık alanlarıyla ilgili konular etrafında şekillendiği görülür. Kimi gazeteci, kimi ev kadını, kimi öğretmen olan bu kadınların ortak kaderi Yassıada olmuştur. Darbe sonrası kurulan Yüksek Adalet Divanı’nca, Yassıada’da verilen kararlar Türk siyasetini derinden etkilemiş ve bugünü şekillendirmiştir. Eserin amacı, meclisteki çalışmaları ve Yassıada’daki savunmaları ile bugünü şekillendiren kadın milletvekillerinin yaşadıklarını ortaya koymaktır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Sanskrit Dili Okuma-Yazma Kitabı
Hindistan çok çeşitli dillerin içinde barındırdığı bir ülkedir. Bu çeşitliliğin yanı sıra var olan dillerin yazıldığı alfabeler de farklılık göstermektedir. Örneğin, Pencab bölgesinden konuşlan Pencabī dili “Gurmukhī ” alfabesi ile Maharashtra bölgesinde konuşulan Marathī dili “Bāḷabōdha ” alfabesi ile Urdu dili de, “Perso-Arabik ” alfabe ile yazılmaktadır. Hititçe, Latince, Grekçe ve Persçe gibi eski dillerle akrabalığı olan Sanskrit dili ise Devanāgarī alfabesi ile yazılmaktadır. Bu alfabenin de örneklerine Aşoka Yazıtları’nda rastladığımız Brahmī olarak bilinen alfabeden evrilerek çıktığı düşünülmektedir. Sanskrit sözcüğü “arınmış, düzeltilmiş, hiç eksiği bırakılmamış, mükemmelleştirilmiş ” anlamlarına gelir.
Bu çalışma Sanskrit dilini öğrenmeden önce doğru bir şekilde transliterasyonun yapılması ve alfabenin daha doğru okunmasını amaçlamaktadır. Her bir ses öğretimi için, anlaşılması kolay olsun diye, o sesin kullanıldığı sözcük resim ile örneklendirilmiş daha sonra Sanskrit dili ile yazılmış edebi kaynaklardan örnek cümleler verilmiştir.
KİTAP TANITIMI
Gastronomi Turizmi ve Trabzon Potansiyeli
Günümüzde gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler için lokomotif sektör görevini gören turizm sektörü her geçen gün büyümektedir. Büyümekte olan turizm pazarından ülkeler ve çok uluslu şirketler daha fazla pay alma çabası içerisindedirler ve bu nedenle de yeni ürün ve hizmetler kolaylıkla ve hızlı bir şekilde günlük hayatlara ulaşmaktadır.
Dünyada turizmle ilgili gelişmeler incelendiğinde, turistik destinasyonların pazarlanmasında “gastronominin” önemli bir role sahip olduğu, yerel ve uluslararası yemek kültürünün de son yıllarda bir destinasyonun sahip olduğu en değerli çekiciliklerden biri olduğu ve turistlerin yerel yiyecekleri tüketmesinin çarpan etkisiyle yerel ekonomiye kazanç sağladığı görülmektedir.
Bu nedenle kitapta, alternatif turizm, gastronomi turizmi, turizmin ekonomik yönü ve çeşitli sektörler üzerindeki olumlu etkileri, Trabzon Mutfağı ve bölgenin gastronomisine yön veren yerel organik lezzetleri, Trabzon’un coğrafi işaretli ürünleri ve Trabzon ve çevresinde satılan sokak lezzetleri hakkında bilgiler vererek Trabzon’un gastronomi turizmi potansiyeli konusunda farkındalık yaratmaya çalışılmıştır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Kazak Türkçesinde Ölçü
İnsanoğlu, ezelden beri çevresinde gördüğü her şeyi ölçme ve değerlendirme ihtiyacı duymuştur. Öyle ki gece ile gündüzün değişimi, gün içerisindeki farklı zaman dilimleri, gideceği yerin uzaklığı, süreceği tarlanın büyüklüğü, elde ettiği ürünün miktarını; değiş tokuş yapacağı nesnelerin sayısı, ağırlığı gibi her türlü niteliğini değerlendirmek ve adlandırmak, insan için zamanla kaçınılmaz hâle gelmiştir.
Kültür ve coğrafyanın belirleyici olduğu söz varlığının oluşumunda, ölçü ifadeleri bir halkın dil özelliklerini en iyi şekilde yansıtan katmanlardan biridir. Öyle ki bir halkın yaşam tarzı ve dünya görüşü, ölçü ifadelerinin şekillenmesinde başlıca rol oynamıştır.
Çalışmada, Kazak Türkçesinin tarihî gelişim süreci boyunca XV. yüzyıldan günümüze kadar ortaya konulan çeşitli edebî eserler taranarak elde edilen, uluslararası metrik sistemin kabulünden önce yaygın olarak kullanılan ölçü ifadeleri bir araya getirilmiştir. Bu bağlamda, Kazak edebiyatının ilk temsilcileri sayılan ozanların günümüze ulaşan eserleri, Kazak sözlü edebiyat ürünlerinden masallar, destanlar, şecereler, hikâyeler, Alaş aydınlarının edebî eserleri, Sovyet ve bağımsızlık dönemlerinde yazılan eserler taranmış, ölçü ifadeleri saptanarak değerlendirilmiştir.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Televizyonda Yaşlı Temsilleri ve Yaşçılık
Arka Kapak Yazısı:
Yaşlı nüfusun, diğer yaş gruplarına göre hızlı bir biçimde
artması, yaşlılık konusunu yüzyılımızın en önemli gündem maddeleri arasına
taşımıştır. Nüfus yapısındaki bu değişim, bir yandan insani kalkınmanın zaferi olarak kabul edilirken, öte yandan sosyo-ekonomik gelişmeler, yaşlılığın toplumdaki yeri ve statüsünü değiştirmiştir.yaşlıları ayrımcı uygulamalarla karşı karşıya bırakmıştır.
Yaşlılara karşı önyargılardan ve stereotipik algıdan kaynaklanan yaşçılık, günümüzde en yaygın olarak görülen ayrımcılık türlerinden biridir. Kitabın amacı, toplumda farkındalık düzeyinin çok düşük olduğu bir önyargı formu olan yaşçılığa ve medyadaki yansımalarına dikkat çekmektir. İçerik çözümlemesi ve alan araştırması üzerine temellenen bu çalışmada,yaşlıların televizyonda temsili ve stereotipik temsillerin yaşçı tutumların güçlendirilmesindeki
rolü ele alınmaktadır.
KİTAP TANITIMI
Bulanık Mantık ve Sigorta Şirketlerinin Performansı Üzerine Bir Araştırma
Firmaların faaliyet performansı, özellikle ticari faaliyet sürdüren birçok firma için önemli bir başarı göstergesidir. Faaliyet performansının ölçülmesi hem firmanın amaçlarına ulaşmada hangi noktada olduğunu, rekabet durumunda başarısını ve firma ortaklarına karşı güven verme konusunda önemlidir.
Bu kitapta, sigorta şirketlerinin faaliyet performansını gösteren oranlar, karlılık oranları kullanılarak bulanık mantık çerçevesinde tahmin edilmiş ve yorumlanmıştır.
Bu kitabın hazırlanmasındaki amaç, firma performans oranları tahmin edilirken farklı bir çözüm yöntemi önermek ve nokta tahmini yerine aralık tahmini yaparak okuyucuya daha anlamlı tahminler yapmasında yardımcı olmak için fikir verme amaçlanmıştır. Bu bağlamda aralık tahmini sonucu elde edilen değerlerin firma performansını yorumlama konusunda daha yardımcı olacağı düşünülmektedir.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
TÜRKİYE’DE E-ÖĞRENME Gelişmeler ve Uygulamalar III
Önsöz’den
Dünya’da dijital eksen gelişip öğrenme M-Öğrenme ve U-Öğrenme gibi farklı boyutlara taşınırken, biz de akademisyenler olarak bundan bağımsız kalamayız. Çünkü eğitimdeki gelişmeler, eğitimde karar verici yöneticiler, eğitim teknologları, eğitim yöneticileri açısından çok daha hızlı bir şekilde gerçekleşmekte ve adaptasyon gerektirmektedir. Bir kitap çalışması kolay bir iş değil, sancılı olabiliyor. Kitabımızın birinci baskısında bazı ciddi hatalar bulunuyordu, bu yüzden düzeltilmiş gözden geçirilmiş yeni baskısıyla sunulmasının daha uygun olacağını düşündük.
KİTAP TANITIMI
AZGELİŞMİŞLİK VE DIŞ TİCARET
“Bu kitap azgelişmiş ülkelerin ekonomik özelliklerinden yola çıkarak bu ülkelerin dış ticaret sorunlarını incelemeye yöneliktir. Azgelişmiş ülkelere önerilen serbest ticaret teorisinin hangi durumlarda geçerli olabileceği ve azgelişmiş ülkelerin dış ticarette karşılaştığı sorunlar teorik çerçevede ele alınmıştır. Serbest ticaret kuramı incelenerek, serbest ticaret sisteminde tüm ulusların kazanamayacağı, bir ekonominin ihracatı ithalatından fazla artıyorsa, başka bir ekonominin de ithalatı ihracatından fazla artmaktadır görüşünden hareket edilmiştir.”
KİTAP TANITIMI
Türkçede Kalıp Sözler
Dilin söz varlığının bir bölümü tek tek sözcüklerden bir bölümü de kalıplaşmış dil birimlerinden yani atasözü, deyim, ikileme, birleşik ve kalıp sözlerden oluşuyor. Bu birimlerden kalıp sözler, Türkiye Türkçesiyle ilgili araştırmalarda hak ettiği ilgiden mahrum kalmış görünüyor. Hâlbuki bu sözlerin dışındaki kalıplaşmış birimler hakkında, hem dil bilgisi kitaplarında hem de sözlük ve monografilerde epey bilgi bulmak mümkün. Kalıp sözlerle ilgili yeterli araştırma olmadığı için de bu sözler sıklıkla diğer kalıplarla karıştırılıyor. Bu nedenle, dil kullanıcılarının söz varlığında yer alan ve günlük dilde yaygınlıkla kullanılan kalıp sözler üzerine ayrıntılı betimleme, derleme ve açıklamalara ihtiyacı olduğu anlaşılıyor.
Türkçede Kalıp Sözler, bu ihtiyacın giderilmesine yönelik bir araştırmanın ürünü olarak ortaya çıktı. Kitapta sözcük bilim yöntemleri çerçevesinde kalıp sözleri çeşitli yönlerden ele almak ve incelemek amaçlandı. Bu birimlerin tanımlanması, özellikleri, diğer kalıplaşmış dil birimlerinden ayrılan yönleri, kültürle ilişkisi ve yabancı dil öğrenimindeki yeri betimlenmeye çalışıldı. Bu betimlemelere sözlü ve yazılı kaynaklardan derlenen 1210 kalıp söz, anlamları ve kullanım sıklığı hakkında bir fikir vermesi için genel ağdaki bulunma sayılarıyla birlikte eklendi. Böylece kalıp sözlerle ilgili bir monografi ortaya çıktı.
₺520,00