KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

1262/1845 Yılı Siverek Kefalet Defteri
₺440,00 -

Bilim İletişimi
-

Beyaz Perdede Göç Hikâyeleri
₺275,00 -

Kolay Dilin Temelleri ve Türkçe Kolay Dil İlkeleri Kılavuzu
₺310,00 -

Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Toplumda, Siyasette ve Modernleşme Sürecinde Kadın
-

ENDÜSTRİ 5.0
-

YUSUF SÜNBÜL SİNAN’IN DİNİ-TASAVVUFİ ESERİ
₺960,00 -

Yazma Eğitimi
-

Üretken (Generative) Yapay Zekâ ve Büyük Dil Modelleri (LLM)
₺390,00 -

TÜRKLERDE TİCARETİN SEYRİ
₺235,00 -

Türkiye Ekonomisinde Krizler
₺380,00 -

Türk Eğitim Sistemi ve Okul Yönetimi
₺575,00 -

TİCARET ODASI REHBERİ VE SAMSUN’DA TİCARİ HAYAT
₺300,00 -

Tercüme-i Tevrìt
₺300,00 -

TALKS TO TEACHERS ON PSYCHOLOGY: AND TO STUDENTS ON SOME OF LIFE’S IDEALS
₺495,00 -

Spencer Kagan’ın İşbirlikli Öğrenme Yapıları
₺300,00
KİTAP TANITIMI
GURBET
Gurbetin, garipliğin insana neler yaptıracağını, kişileri ne hâllere düşüreceğinin en tipik örneklerini, bu kitapta manzum olarak görmek mümkündür. Eserde ayrıca, çilekeş bir hayatın verdiği derin acıların gölgesinde “gurbet” şiirleri yer almaktadır. Şair, elde olmayan sebeplerden dolayı sadece İlkokul öğrenimini tamamlayabilmiştir. Buna rağmen kitapta kullanılan gerek sözcük sayısı ve gerekse deyimler kadrosuyla hayat mektebinin şaire sağladığı bilgi, görgü ve becerileri yansıtmaktadır. Şiirlerde, özne şairin kendisi gibi görünse de gerçekte; çeşitli nedenlerden dolayı bulundukları köy ve şehirleri iş bulmak, çocuklarına daha iyi bir gelecek hazırlamak amacıyla büyük merkezlere göç etmiş kişi ve ailelerin çekmiş olduğu acı, sıkıntı ve ıstırapları yansıtmaktadır. Tıpkı Mehmet Emin Yurdakul’un “Unutma ki şairleri haykırmayan bir millet / Sevenleri toprak olmuş öksüz çocuk gibidir” dizelerinde ifade ettiği ana düşünceyi doğrularcasına çevresinde olup bitenleri yansıtmakta -âdeta- kimsesizlerin sesi olmaya soyunmaktadır.
Doç. Dr. Veysi SEVİNÇLİ
₺405,00
KİTAP TANITIMI
GİRİŞİMCİLİK SOSYOLOJİSİ
Bu kitapta, Türkiyedeki girişimcilik araştırmalarında yeterince ele alınmadığı düşünülen sosyolojik bakış açısının önemi vurgulanmaktadır. Kitabın giriş kısmında özet bir biçimde aktarıldığı gibi, Batı’da “girişimcilik sosyoloji” çerçevesinde etiketlenmiş bu bakış açısı girişimciliğin bütüncül bir perspektiften incelenmesi noktasında önemli katkılar sunmaktadır. Girişimciliğe yönelik hâkim yaklaşım, girişimciyi iktisadi bir aktör ve/veya kendisini diğer bireylerden ayıran psikolojik-davranışsal farklılar taşıyan bir birey olarak ele almaktadır. Oysaki girişimci, her şeyden önce bir toplumun üyesidir ve onu bu sosyal bağlamdan soyut bir biçimde incelemek pek mümkün değildir. Girişimcilik sosyolojisi araştırmalarında pek çok disiplinin katkısından yararlanılabilir. Söz gelimi bu kitapta girişimcilik olgusu pedagojik, dini, iktisadi, politik, ailesel ve hukuksal olmak üzere pek çok açıdan incelenmiştir.
Yazarlar: Sezen Özek, Candaş Can, Yağmur Sağlam, Mehmet Samet Erdem, Abdullah Eravcı, Bilal Aslan, Bülent Tuğcu
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Üretimde Paradigmal Yaklaşımlar Üzerine Değerlendirmeler
Sizin işletmeniz / örgütünüz için hangi metodolojinin doğru olduğunu nasıl belirleyebilirsiniz? Özellikle üretim faaliyetlerini geliştirmek isteyen işletmelerde standart soru şu: Yalın, Toplam Kalite Yönetimi (TKY), Altı Sigma, Çevik, Esnek, Tepkisel, Kısıtlar Teorisi, Taguchi, Tersine Mühendislik ve diğer tüm öngörülen iyileştirme programları arasındaki farklar nelerdir? Bu sorunun altında “çözümler” ormanında mantıklı bir gezinmenin yolunu bulmaya ihtiyaç var ve tam olarak size uyan birini seçmeniz gerekmektedir. Çünkü oyalanarak zaman kaybetmeyi, katma değer sağlamayacak faaliyetlere kaynak tüketmeyi kaldıramayacak bir rekabet ortamı söz konusu.
Üretim yönetiminde kullanılan yaklaşımlar uzun bir liste oluşturabilir. Paradigma sıfatı ile eşleştirdiğimizde ise durum değişmektedir. Paradigma üzerine yapılan açıklamalar ile düşünüldüğünde Toplam Kalite Yönetimi, Yalın, Altı Sigma ve Kısıtlar Teorisinin etki düzeylerinin ve etki alanlarının yüksek olduğu ve işletmeciliğe yeni bir bakış açısı sundukları görülmektedir. Ve yaklaşık yarım asra yakın bir zamandır, halen bilinirlikleri devam etmektedir. En temel düzeyden başlarsak tüm bu metodolojilerin temel amaçları noktasında hemen bir ayrışmanın olduğu görülmektedir. Örneğin; Altı Sigma tutarlılığı sağlamada sürekliliği hedeflerken, Kısıtlar Teorisi iş hacmini arttırmayı öncelemektedir. Yalın değer üzerinden şekillenir ve müşteriye değer sunmayı amaçlar. Toplam Kalite Yönetimi ise akla gelen her alanda kaliteyi hedefler. İşletmelerin istediği para kazanmaya giden yolda hangisi ya da hangileri daha parlak sonuçlar vermektedir? Neden farklı öncelikleri var? Yoksa formül hepsinin entegrasyonunda mı gizli?
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Hayvancılık Faaliyetlerinin Finansmanı
Hazırlanan bu kitabın öncelikli amacı; hayvancılık faaliyetlerinin finansal yönetimi konusunda yetersiz olan literatür yapısına katkı sağlamaktır. Ayrıca hayvancılık faaliyetlerinin daha çok küçük aile işletmeleri olmasından dolayı finansal bilgisi yetersiz olan kişilere yardımcı olmaktır. Belirlenen bu amaçlara bağlı olarak kitap yazım dili mümkün olduğunca basit tutulmaya çalışılmıştır. Anlatılan konular basit örneklerle açıklanarak, konuların daha anlaşılır olmasına gayret edilmiştir.
Çalışma üç bölümden olacak şekilde hazırlanmıştır. Birinci bölümde finansal yönetimin temel konuları basit örneklemelerle açıklanmaya çalışılmıştır.
İkinci bölümde hayvancılık faaliyetlerinin temelini oluşturan tarımsal faaliyetlerinin muhasebe ve finansal yapısı açıklanmıştır.
Üçüncü bölümde ise hayvancılık faaliyetlerinin finansmanında önemli görülen konular ele alınmış ve bu konular küçük örneklerle desteklenmiştir. Ayrıca üçüncü bölümün içinde hayvancılık faaliyetlerinin maruz kaldığı riskler tespit edilmeye çalışılmış ve tespit edilen risklerin yönetilebilmesi için çözüm önerileri oluşturulmuştur.
Gıda arz güvenliğimiz için çok önemli olan hayvancılık faaliyetlerinin finansal yönetimine sağlanacak katkının, tüm ülkenin çıkarına katkı sağlayacağı düşüncesi ile hazırlanan bu kitap umarız ki amacına ulaşır
₺275,00
KİTAP TANITIMI
AVRUPA BİRLİĞİ ve AVRUPA BİRLİĞİ-TÜRKİYE İLİŞKİLERİ
Türkiye ve AB arasındaki yarım asırdır süregelen inişli çıkışlı ilişkilerin Avrupa Birliği’ndeki siyasi ve kurumsal gelişmelerle iç içe değerlendirildiği bu çalışma, konuyla sadece akademik olarak ilgilenen okuyucuların değil, Türkiye-AB ilişkilerinin çeşitli veçhelerini yönlendiren karar alıcıların da başvuracakları kapsamlı bir kaynaktır.
Prof. Dr. Sinem Akgül-Açıkmeşe, Kadir Has Üniversitesi
“Avrupa Birliği ve Avrupa Birliği-Türkiye İlişkileri: Atlıkarınca Yolculuğu isimli çalışma AB, AB-Türkiye ilişkileri ve AB müzakere sürecini tarihsel bir bakış açısıyla okuyucuya sunuyor. Kitabın isminde de ifade edildiği gibi bu süreç gerçekten de bir atlıkarıncaya benzetilebilir. Kitap yalnızca tarihsel süreci ele almakla kalmıyor. Aynı zamanda AB’nin yeşil mutabakat, iklim değişikliği, dijitalleşme gibi 2030 hedefleri ve öncelikleri ile Türkiye’nin içinde bulunduğu siyasi koşulların bu süreci gelecekte nasıl etkileyeceğini de tahlil ediyor. Kitabın yazarı Prof. Dr. Özerdem hem AB’nin geçirdiği dönüşüm ve gelişime, hem de Türkiye-AB ilişkilerinin serüvenine ilişkin derin ve kapsamlı bilgiler vererek, çok boyutlu bir analiz gerçekleştirmiş. Kendisini bu alandaki literatüre yapmış olduğu değerli katkı için kutluyorum.
Doç. Dr. Çiğdem Nas, İktisadi Kalkınma Vakfı
Prof. Dr. Füsun Özerdem’in kaleminden çıkan “Avrupa Birliği ve Avrupa Birliği-Türkiye İlişkileri: Atlıkarınca Yolculuğu”, AB bütünleşmesinin temellerine, kurumsal yapısına ve AB-Türkiye ilişkilerine ışık tutan bir başucu kitabı niteliği taşımakta. Profesör Özerdem, AB’nin işleyişini güncel bir perspektifle değerlendirmekte, kurumsal mekanizmanın dönüşümünü güncel bilgilerle harmanlayarak AB’nin genel yapısı ve işleyişi konusunda kapsamlı bilgi sunarken uzun yıllardır pek çok kriz, kaçırılan fırsat ve sancılı bir diyalog çerçevesinde devam eden Türkiye-AB ilişkileri sorunsalını, uluslararası ilişkilerin yeni dinamikleri ve bu dinamiklerin AB ve Türkiye’ye açtığı yeni perspektiften analiz etmekte. Akıcı üslubu, sunduğu tarihsel bilgiler ve güncel analizler ile “Avrupa Birliği ve Avrupa Birliği-Türkiye İlişkileri: Atlıkarınca Yolculuğu”, bu alanda bilgi birikimine ve akademik donanıma sahip olmak isteyen okuyucuların kütüphanelerinde mutlaka bulunması gereken bir eser niteliğinde.
Doç. Dr. Sinem Ünaldılar Kocamaz, Ege Üniversitesi
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Mobil Bankacılıkta Hizmet Kalitesi ve Marka Bağımlılığı
Bu kitapta, Mobil hizmet uygulamalarının kullanılabilirlik, güvenlik/gizlilik ve etkileşim boyutlardan oluşan Mobil Hizmet Kalitesi (MHK), marka bağlılığı ve olumlu ağızdan ağıza pazarlama arasındaki ilişkileri incelenmesi amaçlanmıştır.
Kullanıcıların hem banka anlayışı hem de tüketim davranışları gün geçtikçe değişim göstermektedir. Özellikle banka mobil hizmet kullanıcıların kullanabilirliği, güvenliği ve etkileşimi ağızdan ağıza yaymakta ve diğer kullanıcıları etkileyebilmektedir.
Bu kitap, yeni bankacılık anlayışına yön tutmaya çalışmakta öte yandan kullanıcıların beklentilerini mobil hizmet kalitesinde neler olması gerektiğini enine boyuna incelemeye çalışmaktadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Yapım İşleri Genel Şartnamesine Göre İnşaat Sözleşme Yönetimi
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ile; ihalelerde saydamlığın, rekabetin, eşit muamelenin, güvenirliğin, gizliliğin, kamuoyu denetiminin, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanmasının ve kaynakların verimli kullanılmasının en geniş şekilde sağlanması, kamu kurum ve kuruluşlarının kullanımlarında bulunan her türlü kaynaktan yapacakları ihalelerde tek bir yasal düzenlemeye tâbi olmaları, tahmini bedel baz alınarak indirim yapılmak suretiyle ihaleye çıkılması yerine, işlerin istekliler tarafından piyasa rayiçlerine uygun fiyatlara göre tespit ve teklif edilen gerçekçi bedeller üzerinden ihale edilmesi amaçlanmıştır.
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ile birlikte uygulama yönetmelikleri de oluşturulmuş, Yapım İşleri Uygulama Yönetmeliği ile birlikte eski adı ile Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi olan şartname Yapım İşleri Genel Şartnamesi olarak yeniden düzenlenmiştir.
Bu kitapla yapım sürecinde sözleşme imzalanması ve işin yapım sürecinde Yapım İşleri Genel Şartnamesinin maddeleriyle, Yüksek Fen Kurulu, Sayıştay ve Yargıtay kararları ışığında taraflar arasında meydana gelebilecek uyuşmazlıklara yol gösterilmeye çalışılmıştır.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Doğu Karadeniz Bölgesinde Çay Tarımı Yapılan Topraklarda Bazı Bitki Besin Maddelerinde Zamana Bağlı Olarak Meydana Gelen Değişmeler
KİTAP TANITIMI
Kalite 4.0
Kalite, bütün sanayi dallarını ve bunlara bağlı faaliyet gösteren tüm işletmeleri ilgilendiren ortak bir kavramdır. Bu kavram temel olarak kalite mühendisliği, kalite yönetim sistemleri, kalite kontrol ve kalite güvencesi alanlarını içerse de yalnızca bunlarla sınırlı değildir. Günümüzde kalite çalışmalarının ulaşmış olduğu son nokta olan Kalite 4.0, üretim ve hizmet sektörünün dijitalleşerek yeniden yapılandırılması olarak ifade edilen Endüstri 4.0’ın temel unsurlarından biridir. Kalite 4.0 çalışmalarının temel amacı kalite kavramını Endüstri 4.0’ın kazandırdığı yetenekler ile uyumlu hale getirmektedir.
Kalite 4.0, üretim işletmelerinin tüm tedarik zinciri boyunca kalite standartlarını geliştirmelerini ve yönetmelerini sağlayan çeşitli teknoloji, prosedür ve uygulayıcıların yaygın olarak kullanıldığı bir sistemdir. İşletmelerin Kalite 4.0 uygulamalarından yararlanarak, müşterilerin memnuniyet düzeylerinde daha yüksek bir etkiye sahip olmaları beklenmektedir.
Bu kitap, yönetim tarihi boyunca birçok evrimsel aşamadan geçerek günümüze gelen Kalite 4.0’ı anlamayı ve uygulamayı hedefleyen kuruluşlar, çalışanlar ve öğrenciler için genel bir yol haritası sunmaktadır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
EKOELEŞTİREL BAKIŞLAROBINSON CRUSOE, ZOR ZAMANLAR VE SU DİYARI ESERLERİNİN İNCELENMESİ
Bu kitapta, insanın neden olduğu ekolojik sorunlara, bu sorunların ortaya çıkış ve gelişimine neden olan faktörlere, bu sorunların çözümü için geliştirilen ekomerkezci yaklaşımlara değinilmiş, ekolojik sorunların çözümünde ve ekolojik duyarlılığın kazanılmasında edebiyatın rolü üzerinde durulmuştur. 1990’lı yıllarda yeni bir edebi eleştirel alan olarak ortaya çıkan ve ekolojik bilincin oluşmasında önemli rol oynayan ekoeleştiri ve ekoeleştirinin gelişimine katkı sağlayan yazarlar, teorisyenler ve eserleri hakkında bilgiler verilmiştir. Ekolojik sorunların ortaya çıkışında sömürgecilik ve kapitalizmin rolü ve benmerkezci, insanmerkezci tutumlar ve ataerkil toplum yapısının etkileri üzerinde durulmuştur. Ekososyalizm ve ekofeminizm gibi edebiyata ekoeleştirel yaklaşım sağlayan bakış açıları hakkında bilgi verildikten sonra Daniel Defoe’nun Robinson Crusoe (1719), Charles Dickens’ın Zor Zamanlar (1854) ve Graham Swift’in Su Diyarı (1983) adlı eserleri bu bakış açılarından yararlanılarak incelenmiş, bu eserler üzerinden üç farklı yüzyılda insan-doğa ilişkilerindeki değişiklikler ele alınmıştır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
İngiltere’nin Filistin Politikaları
Orta Doğu, konumu, enerji kaynakları, manevi kıymeti gibi sebeplerle tarihi boyunca gözlerin üzerine çevrildiği bir bölge olmuştur. Bölge içerisinde en dikkat çeken topraklar ise kuşkusuz Filistin coğrafyasındadır. 19’ncu asrın ikinci çeyreği itibariyle görünür hale gelen faaliyetlerle yavaş yavaş Osmanlı’dan uzaklaşan Filistin’e bir yandan Yahudi göçleri de başlamış, ilk büyük harbin ardından artık İngiltere’nin mandasındaki yerler arasına katılmıştır. Bugün bölgenin neredeyse tamamını elinde bulunduran Yahudilerin devletleşmesine giden süreç, bu kitabın sınırları dahilindedir. Bir diğer ifadeyle kitapta Filistin’in Osmanlı Devleti’nden kopuşu ile İsrail’in kuruluşu arasındaki yılları, Kudüs’ün öne çıkartılmasıyla okuyucuya sunulmuştur. 1917-1947 arasındaki gelişmeleri ele alan kitapta 1917’ye nasıl gelindiği ve 1947’den sonra nereye doğru gidildiğine dair satırlara da rastlanırken 21’nci asrın ilk çeyreğinin geride bırakıldığı bugünlerde dahi halen gündemi şekillendiren Filistin’deki gerginliklerin nasıl doğduğu ve neden çözülemediği sorularına cevap bulunmaya çalışılmıştır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Maskeli Medya
Gelişen teknoloji ve internete erişim olanaklarının artmasının, insanların hayatını kolaylaştırma yönündeki etkilerinin yanında kimi kişi ya da grupların politik, ekonomik ve sosyal amaçlarla sahte haberler yaymasına da olanak sağlamaktadır. Twitter, Facebook, Instagram ve Youtube gibi popüler sosyal medya ortamlarında bulunan sahte hesaplar, insanları yönlendirebilmek amacıyla içerik üretimleri, görüntü ve ses manipülasyonları gibi dezenformasyona yönelik faaliyetler yürütebilmektedirler. Bu tarz olaylar özellikle kaynağı sosyal medya olan haberlere olan güvenin azalması, bireylerin manipüle edilmeleri ve kamuoyunun yanlış yönlendirilmesi gibi olumsuz sonuçlara neden olabilmektedir. Bütün bunların getirisi olarak sosyal medya ortamları insanlar için güvenilir haber kaynağı olmaktan çıkmaktadır. Yapılan araştırmalar son dönemde sosyal medyaya olan güvenin tüm dünyada azalmakta olduğunu göstermektedir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
SİNEMASAL KADINLAR
Sinemasal Kadınlar: Eril Söylemin Gölgesinde Türk Sinemasında Kadın Temsilleri Üzerine Kültürel ve Politik Bir İnceleme” başlığıyla alana katkı sunmayı amaçlayan kitap, 1930’lu yıllardan 1980’li yılların sonuna kadar devam eden kronolojide Muhsin Ertuğrul, Lütfi Ömer Akad, Atıf Yılmaz, Orhan Aksoy, Tunç Başaran ve Şerif Gören’in yönetmenliğinde çekilen filmleri kadın temsilleri üzerinden tartışıyor. Dolayısıyla kitabın merak odağında sinemada yer alan kadın temsillerinin ideolojik kökenleri ve bu ideolojilerin nasıl inşa edildiklerini anlama çabası bulunuyor. Bu sayede filmlerin arka planında yer alan göç olgusu ve büyük kentlerin çeperinde sıkışan insan hikâyeleri odağa alınarak; neo-liberal politikalar nedeniyle derinleşen güç ve iktidar ilişkilerinin izleri sürülüyor.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
TANZİMAT DÖNEMİ TÜRK ROMANINDA MEKÂN
19. yüzyıl Osmanlı Devleti’nin Batılılaşmaya başladığı bir dönemi işaret eder. Bu dönemde Türk edebiyatının tanıştığı önemli edebî formlardan biri romandır. Romanın bu ilk örnekleri ülkede devam eden yenileşme hareketinin yerleşmesi ve hız kazanması amacıyla çoğunlukla halkı bilgilendirmek veya yönlendirmek için yazılmıştır. Bu dönem romanları üzerine farklı bakış açılarıyla yapılacak çeşitli okumalar roman türünün bizdeki gelişiminin yanı sıra Osmanlı aydınının bu süreci nasıl anladığı, yorumladığı ve beraberinde nasıl bir tutum sergilediği hakkında da önemli bilgiler verecektir.
Bu çalışmada roman türünün ve insanın var oluşunun iki temel vazgeçilmezlerinden olan zaman-mekân ikilisinden mekân kavramı üzerinde durulmaktadır. İnsanın var oluşunun çoğunlukla zaman üzerinden tanımlandığı bir dönemin ardından mekân kavramının öne çıkarılmaya başlandığı günümüzde birçok sosyal bilim kendi sahasını bu bakış açısıyla yeniden ele almaya ve inşa etmeye başlamıştır. Olayların ve çoğunlukla zamanın öncelendiği bir anlayışla kaleme alınan Tanzimat Dönemi romanlarında mekânın nasıl ele alındığı, yazarların mekânı nasıl algıladıkları, ne tür mekânlara yer verdikleri ve bunun ülkenin içinde bulunduğu süreçle olan ilgisi ve söz konusu sürecin aynı zamanda Osmanlı bürokratı olan yazarlar tarafından nasıl yönetildiği bu çalışmada ele alınan başlıca hususlardandır. Tanzimat Dönemi romanlarını bu açıdan ele alan müstakil bir araştırma olmadığından, bu çalışmamızın -başlangıcı ifade etmesi sebebiyle- aynı konuyu farklı dönemler için inceleyecek araştırmacılar için bir kıyaslama imkânı veya ortamı sağlayacağı düşünülmektedir.
₺510,00
KİTAP TANITIMI
İskenderun ve Limanı (1832-1914)
MÖ 333 yılında Makedonyalı Büyük İskender’in adına izafeten “Alexandreia” adıyla kurulan İskenderun, sahip olduğu coğrafi konum itibariyle jeopolitik ve jeostratejik açıdan önemli bir yerleşim yeridir. Pek çok medeniyete ev sahipliği yapan merkezlerin geçiş güzergâhında bulunması, İskenderun ve havalisinin çağlar boyunca hâkimiyet mücadelelerine sahne olmasına sebebiyet vermiştir.
İskenderun’a ticari anlamda hayat veren Halep, özellikle XVII. yüzyıldan sonra İskenderun’a çok büyük bir değer katmıştır. Elinizdeki bu kitap; XIX. yüzyılın ikinci çeyreğinden XX. yüzyılın ilk çeyreğine uzanan dönemde İskenderun’un gelişim periyodunu sunmaktadır. İncelenen dönemde, İskenderun ve limanı hakkında Halep İngiliz Konsolosları tarafından hazırlanan teferruatlı raporlardan elde edilen veriler paylaşılmıştır. Bu raporlarda İskenderun’la ilgili ekonomik, demografik, coğrafik, sosyolojik, tarihi vs. pek çok bilgilere rastlanmıştır. Hatta İskenderun Körfezi’ndeki köpek balıklarına dair bilgilerin anlatıldığı bu raporların ışığında yazılmış olan bu kitabın keyifle okunabileceği kanaatindeyiz.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
KLASİK ÇAĞDA OSMANLI
Tarih araştırmaları, birincil kaynakları bulmak ve ulaşılan bilgileri tarih metodolojisine uygun bir şekilde sorgulamayı esas alır. Bu nedenle elde edilen her veri ve kullanılan kaynaklar birbirini doğrulayacak nitelikte olmalıdır. Olaylar analiz edilirken, tarafsız, önyargısız, bilimsel ve gerçekçi bir bakış açısı ortaya konmalıdır. Bununla birlikte olayların yaşandığı dönemin şartları ve olaylara etki eden bütün faktörler dikkatli bir şekilde incelenmelidir.
Bu eser, Osmanlı Devleti’nin klasik dönemine ilişkin sosyoekonomik gelişmeleri, Avrupa ile karşılaştırmalı olarak yeniden incelemeyi hedeflemektedir. Bu nedenle yazar, Osmanlı klasik dönemine ilişkin kaynaklarda doğru bilenen bazı bilgilerin yanlış veya hatalı olduğunu ortaya koyarak önceki çalışmaların eksik olan yönlerini tamamlama iddiasını taşımaktadır.
Eserde Osmanlı Devleti’nin kısa sürede neden ve nasıl büyük bir dünya devletine dönüştüğünün arka planı, coğrafi keşiflerden sonra iddia edildiği gibi ticaret yollarının gerçekten değişip değişmediği, Avrupa’yı dize getirdiği yıllarda doğru ekonomik tercihler yapıp yapmadığı, devleti yıkılışa götüren sorunların kaynağının nerede aranması gerektiği ve Osmanlı idarecilerinin ortaya koymuş oldukları siyaset ve tedbirlerin aslında ne olması gerektiği gibi soruların cevapları eleştirel bir bakış açısıyla ele alınmıştır.
Eser, eleştirel tarihçiliğin ve geçmişin araştırılmasında belge ve akılcı karşılaştırmaya dayanmayan tarih yazımının aksine, Osmanlı sosyoekonomik tarihinin klasik dönemini özgün bir yaklaşımla yeniden düşünmeye ve sorgulamaya sevk ediyor.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Küresel Şehirler
Günümüzde küreselleşmenin en görünür olduğu yerler, hiç kuşkusuz çok sayıda insanın çalıştığı ve yaşadığı şehirlerdir. Ancak bir şehrin küresel olma unvanını kazanması için, dünyanın geri kalanını etkileyecek değerlere ve fikirlere sahip olması gerekir. Küresel şehir, önemli rekabet avantajlarına sahip olan ve küreselleşmiş bir ekonomik sistem içinde bir merkez olarak hizmet veren bir şehir merkezidir. Bugünün küresel şehirlerinin eşi görülmemiş boyutu ve ölçeği, olasılık koşullarını uluslararası sistem düzeyinde siyasi düzenin karakterindeki köklü bir değişime borçludur.
Küresel bir şehir, en büyük sermaye piyasalarına ev sahipliği yapmanın yanı sıra diğer ülkeler için zenginliğe, güce ve etkiye sahiptir. Dahası, çok uluslu zengin şirketlere, iyi altyapıya, daha iyi ekonomiye, iyi eğitimli ve çeşitli nüfusa ve güçlü organizasyonlara sahip olan ve dünyanın başka hiçbir yerinde olmadığı gibi dünyanın diğer bölgelerine bağlı iyi bir siyasi yapıya sahip bir şehir küresel olarak kabul edilir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Medya ve Çocuk
Medyanın yanı sıra aslında toplumdaki her bir ferdin, çocuğun da tıpkı yetişkinler gibi bir birey olduğu, duyulan sevginin ve saygının çocuğun kişilik gelişimini ve hatta bedensel gelişimini doğrudan etkilediği, çocuk haklarının korunması, yaşadığı çevrede koşullar ne olursa olsun en iyi olanakların sağlanması ve her türlü kötü muameleden uzak bir hayatın sunulması gerektiği noktasında kendisini sorumlu hissetmesi ve bilinçlenmesi gerekmektedir.
Bu kitapta çocuk kavramının tanımı ve çocukluk kavramının tarihi, uluslararası sözleşmelerde çocuk hakları, Türkiyede çocuk hakları, çocuk istismarı türleri, çocuk istismarının medyada yer alması ve çocuklara etkisi, çocuk haklarının korunmasında medyanın önemi ve rolü tartışılmıştır Bunun yanında çocuğa yönelik yapılan haberler ve içerikler incelenerek medyanın çocuğu nasıl temsil ettiği elde edilen bulgular doğrultusunda analiz edilmiştir.
Bu kitabın ilgili alanda çalışan araştırmacılara, uzmanlara, akademisyenlere, ailelere, medya kuruluşlarına ve medya çalışanlarına katkı sağlamasını diliyorum.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
İNTERNET VE E-TİCARET
Bu çalışmanın temel konusu internet ve e-ticarettir. Tarihsel sürece baktığımızda, internetin temellerinin günümüz kullanımından çok farklı bir amaç için atıldığı görülmektedir. Başlangıçta belirli bir kesime hitap eden internet zaman içerisinde herkesin kullanımına açılmıştır. İnternetin herkes tarafından kullanılmaya başlaması ise girişimcilere yeni ufuklar açmıştır. Bu bağlamda firmalar önemli ölçüde ürün ve hizmetlerinin satış ve pazarlamasını sanal ağlara taşımışlardır. Zamanla e-ticaret olarak adlandırılan sanal ağlar üzerinden yapılan ticarete güven artmış ve önemli bir ticaret platformu haline gelmiştir. Günümüzde internet ve e-ticaret birlikte gelişmektedir. İnternette meydana gelen gelişmeler e-ticareti etkilerken, e-ticarette meydana gelen gelişmeler de interneti etkilemektedir.
Bu çalışma üç temel bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde internet ve e-ticaret kavramları açıklanmış ve bu kavramların birleşenleri hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde, e-ticaretin gelişmesine yönelik dünyada ve Türkiye’de yapılan temel çalışmalara yer verilmiştir. Üçüncü ve son bölümde ise internet ve e-ticaret ile ilgili sayısal veriler derlenerek zaman içerisinde internet ve e-ticarette meydana gelen değişmeler vurgulanmıştır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
GÖÇ, KÜLTÜRLEŞME VE ENTEGRASYON SURİYELİLER NE KADAR UYUM SAĞLADI?
Tüm insanlığı ilgilendiren göç, günümüzün en büyük sorunları arasında olmaya devam ediyor. Son yıllarda meydana gelen göçleri dikkate aldığımızda bugünün sorunlarını geçmiş göç yasaları ile açıklamak ve çözebilmek neredeyse imkânsız.
Kaotik bir zamandayız. Göç hareketleri herkesi derinden etkiliyor. Bir gün bir şekilde göç gerçeğiyle karşı karşıya kalmayacağımızın garantisini kim verebilir?
Göç sorunlarına çözüm üretmek, insana yaraşır bir göç politikası geliştirmek için “Göçmen” kimdir, doğru anlamak gerekiyor.
Bu anlamda insanı temel alan bu çalışma, göçmenlere yönelik nefret söylemlerinin göçmenlerin kültürleşme sürecini nasıl etkilediğini ortaya koymaya çalışmaktadır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Kur’an’da İyi İnsan Olmaya Dair Ayetler
Günümüzde insanlar iyi insan olmanın önemini yeterince kavramamış gözükmektedirler. Ve maalesef Allah’a iman eden Müslümanlarda da durum böyledir. Kimisi ibadetlerini tam yapsa da günahlardan uzak duramamaktadırlar. Nitekim eğer ibadetleri kabul olsa idi, onlar günahlardan uzak dururlardı. Bu günahlardan bazıları şunlardır: kul hakkı yemek, adaletsiz yöneticiler, ticarette hile, haksız kazanç, hırsızlık, yalan, zina, faiz, gibi.
Bu kitabın hazırlanmasındaki amaç, başta İslam üzere olanlar olmak üzere insanlara iyi insan olmanın Allah katında da nasıl makbul olduğunu göstermektir. Nitekim Allah Kur’an da elli küsur ayette namazdan ve tek ayette de (Nur Suresi 31) başörtüsünden bahsederken, iyi insan olmakla alakalı iki yüz küsur ayet vardır. Bu sayılardan da Allah’ın iyi insan olmaya verdiği ehemmiyet anlaşılabilir.
İyi insan; kendisine yapılmasını istemediğini başkasına yapmayan ve kendisine yapılmasını istediğini başkalarına yapan ve de niyeti her daim halis olan insandır. Bu çerçevede yapılan işler ise iyi/hayırlı işlerdir.
Hülasa, umarım bu kitap sizin daha iyi bir insan olmanızda faydalı olur.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Tarihî Türk Lehçelerinde Ünsüzler
Dillerde en çok ve en kolay sesler değişir. Çünkü dilde kullanımı daha sık olan yapılarda değişim daha hızlı ve kolay gerçekleşmektedir. Dolayısıyla dilde en sık kullanılan ögeler sesler olduğu için dillerin ses sistemleri de sürekli bir değişim ve gelişim içerisindedir.
Bugün dünyanın en geniş coğrafyasında etkili olan ve yaklaşık yirmi yazı dili olarak varlığını sürdüren Türkçenin bu dallanışındaki en önemli etki Türk dilinin ses sisteminde görülen değişme ve gelişmelerdir. Tarihî Türk Lehçelerinde tespit edilen ünsüz değişme ve gelişmeleri paralelinde Türk dilinin iki ana kolu olan Kuzey-Doğu ve Batı Türkçelerinin birbirinden ayrılma sürecini takip etmek mümkündür. Başlangıçta bir arada yaşayan Türk topluluklarının zamanla ayrılarak bağımsızlaşması sonucunda her topluluğun Türkçesine özgü ses sistemleri oluşmaya başlamıştır. Böylece Türk dilinin lehçelere ayrılma süreci ortaya çıkmıştır. Özellikle, Eski Oğuz Türkçesi Dönemi’ne kadar bağımsız bir yazı dili olmayan ve diğer tarihî lehçeler içerisinde varlığını hissettiren Oğuz Türkçesinin tekâmülünü bu ses değişmeleri, gelişmeleri sürecinde takip etmek mümkündür.
₺715,00
KİTAP TANITIMI
Finansal Türev Ürünlerde Risk ve Excel Uygulamalı RMD Hesaplama Yöntemleri Hakkında Bilgiler
KİTAP TANITIMI
Ucube ve Mahcube Hikâyesi
XVI. yüzyılda Farsçadan Seyid Ahmed bin Hasan Bali tarafından Türkçeye çevrilen Ucube ve Mahcube Hikâyeleri, Ucube ve Mahcube adını taşıyan iki söz ustası cariyenin, Mısır sarayından kaçırılıp getirilişini ve yeni geldikleri sarayda, sohbetlerine hayran şekilde bekleyen şaha, dokuz gün boyunca anlattıkları on sekiz hikâyeyi içerir. İnsan hayatında gerekli hüner ve faziletlerin hikâyeler yoluyla aktarıldığı bu klasik hikâye metninin, sadece Vatikan Nüshası çalışmaya konu edilmiştir. Bu nüshada Ucube ve Mahcube Hikâyesi Dede Korkut’un Vatikan Nüshası olarak bilinen metinle birlikte yer almaktadır. Dede Korkut Hikâyelerini aktarmış müstensihin kaleminden çıkması dil ve kültür malzemesi olarak metni ilgi çekici hâle getirmektedir.
Bu çalışma, Eski Oğuz Türkçesinin son dönemlerinin ve Osmanlı Türkçesinin ilk dönemlerinin dil özelliklerini taşıyan bu eserin transkripsiyonlu metnini, dizinini ve dili üzerine notları ihtiva etmektedir.
₺750,00
KİTAP TANITIMI
Tur Kayağı Yapan Doğa Sporcularının Seyahat Motivasyonları ve Memnuniyet Düzeylerinin Belirlenmesi
Bu kitap, tur kayağı yapan doğa sporcularının seyahat motivasyonları ve memnuniyet düzeylerini inceleyerek tur kayağı, kış turizmi ve doğa sporları alanında önemli katkılar sunmaktadır. Çalışmada, sporcuların tur kayağına yönelmesinde etkili olan bireysel, sosyal ve çevresel faktörler ile tercih ettikleri alanların belirleyici rolü ele alınmış; katılımcıların seyahat sürecinde deneyimledikleri kaygılar ve etkinlik sonrası ulaştıkları doyum düzeyleri kapsamlı bir şekilde değerlendirilmiştir. Araştırma, yalnızca ulusal değil uluslararası boyutta da tur kayağı turizminin dinamiklerini ortaya koyarak sürdürülebilir turizmin sağlanabilmesi açısından hem akademik alana hem de sektör paydaşlarına yol gösterici nitelik taşımaktadır. Bu yönüyle eser, turizm araştırmacıları, doğa sporlarıyla ilgilenen akademisyenler, öğrenciler ve uygulayıcılar için değerli bir kaynak olmasının yanı sıra, tur kayağının bireysel ve toplumsal açıdan farklı boyutlarını ortaya koyan özgün bir çalışmadır.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Spinoza’da İdeoloji Kavramının Kökenleri
Spinoza 17. yy. felsefesinin en önemli figürlerinden biridir ve bu felsefe, tarihsel olarak tam bir geçiş ve kriz dönemi içinde konumlanır. 17. yy. kapitalizmin yavaş yavaş tarih sahnesine çıktığı, seküler dünya görüşünün kamusal alanda yaygınlaştığı fakat siyasal alanda hala eski-yeni çatışmasının tüm şiddetiyle devam ettiği bir dönemdir. Bu tarihsellik Spinoza felsefesine de yansımıştır. O, öncelikle mutlak bir Tanrı ispatı çabası içine girmiş, epistemoloji, etik, siyaset alanlarını sonraya bırakmıştır. Bizim bu kitapta sorunsallaştırmaya çalıştığımız şey; Spinoza felsefesinin yine siyasetin en önemli kavramlarından biri olan ideoloji ile ilişkisini kurmak olacaktır. Bilindiği üzere İdeoloji kavramının temel bir siyaset kavramına dönüşmesi süreci oldukça yenidir. Marks’la birlikte özellikle vücut bulan kavram, 19. yy.ın kurumsallaşmış kapitalist dünyasından 20. yy. faşizm rejimlerine kadar uzanan izlekte ve günümüzün post-modern toplumunda güncelliğini hala muhafaza etmektedir. Bu anlamda, Spinoza’nın kurduğu ontolojik-etik-siyaset evreninin, kavramın derinleştirilmesinde bize önemli imkânlar sağlayacağını düşünerek, özellikle Marks’ın farklı ideoloji yorumlarının, Spinoza’daki karşılığı veya yankısı üzerine bir soruşturma yapılacaktır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
SULTÂNÜL-EVLİYÂ EBÛ SAÎD-İ EBÜL-HAYR
Kurân ve sünnet anlayışı istikâmetinde taviz vermeden bir hayat yaşayan Sultanül-Evliya Ebû Saîd-i Ebül-Hayr, X. yüzyılın son yarısıyla, XI. yüzyılın ilk yarısında Gazneliler ve Selçuklular döneminde, İranın Horasan bölgesinde yaşamıştır. Daha çocuk yaşlarda tasavvufî hâl ile yoğrulan bu ünlü sûfî, yaşadığı muhitte önemli bir makâm kazanıp zâhir ilimleri bırakarak tamamen tasavvufa yönelmiştir. İnsanları, yaşadığı tasavvufî hâl ve Allaha duyduğu muhabbetle ilâhî hakikatlere davet eden Ebû Saîd, Sultan Tuğrul ve Çağrı Beylerle görüşmüş, kendilerine nasihate bulunmuştur.
Ebû Saîdin en önemli özeliklerinden birincisi, Heme ost (Her şey Odur) sözünü tasavvuf tarihinde ilk kez kullanan zat olmasıdır. İkincisi, tekke âdâbının ilk defa kendisi tarafından tespit edilmesidir. Üçüncüsü ise, tasavvufî şiir söyleyen ilk mutasavvıflardan biri olarak kabul edilmesidir. Gerek yaşayışıyla, gerekse düşünce ve fikirleriyle Mevlânâya benzetilmiştir. Vaaz ve sohbetlerinde daima şiir ve rubâî okumuş, semâ meclisleri düzenlemiş, birçok muhalifinin yanı sıra çok sayıda insan kendisine intisap etmiştir. Ünü Horasan ve İranın her tarafına yayılan bu sûfînin türbesi halen de ziyaretçilerin akınına uğramaktadır.
Bu çalışmanın Ebû Saîd gibi mühim bir mutasavvıfın hayatını, menkıbelerini ve tasavvufî düşüncesini öğrenmek isteyenlere bir nebze katkıda bulunulacağını ümit ediyoruz.
₺550,00