KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

EKOLOJİK KRİZ
₺340,00 -

Doğu Karadeniz Bölgesinde Çay Tarımı Yapılan Topraklarda Bazı Bitki Besin Maddelerinde Zamana Bağlı Olarak Meydana Gelen Değişmeler
-

Dijital Çağda Finansal Okuryazarlık ve Mental Muhasebe
₺195,00 -

Çok Gün Çok Gece Önce ve Asırlar Sonra Ahmet Kaçar
₺260,00 -

CONTEXTUAL VULNERABILITIES APPROACH TO UNDERSTAND VICTIMIZATION IN CYBERSPACE
₺195,00 -

Bornova Ovası ve Çevresinde İklim Değişkenliğinin Ağaç Gelişimine Etkisi
₺495,00 -

Benlik Saygısı ve Din
-

Ayânzâde Nâmık Ekrem’in Manzûm ve Manzûm-Mensûr Eserleri
₺560,00 -

Antik Roma Ekonomisinin Modellenmesi
₺520,00 -

AİLE ŞİRKETLERİNDE KURUMSALLAŞMA VE YENİDEN YAPILANMA
-

2000 Sonrası Dönemde Türkiye İle Güney Afrika Cumhuriyeti Arasındaki Ekonomik İlişkiler
₺260,00 -

Yönetim Kurulu Yapısı ve Finansal Performans İlişkisi: Türk Sigorta Sektöründen Kanıtlar
₺195,00 -

Türk Milliyetçiliğinde Düşünce İzlekleri
₺235,00 -

Balkanlar
₺950,00 -

İbnü’l-Arabî Metafiziğinde Kaderin Ontolojisi
₺260,00 -

Kurumsal Sürdürülebilirliğin Firma Performansına Etkisi
₺700,00
KİTAP TANITIMI
PERDEYE YANSIYAN GURBET, TÜRK DIŞ GÖÇÜ VE SİNEMA
Göç, tarih boyunca toplumları etkileyen ve değiştiren önemli sosyolojik olgulardan biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Tarihsel sürece bakıldığında, birden fazla neden ve zaman diliminde, farklı göç olayları toplumları derinden etkilemiştir. Göç hareketleri içinde sosyolojik olarak en dikkat çeken unsur uluslararası emek göçüdür. Son dönemlerde, özellikle göç konusunun farklı alanlarla beraber, disiplinlerarası boyutta ele alındığı bilinmektedir. Bu alanlardan biri de, sinema olarak karşımıza çıkmaktadır. Göçün sosyolojik yapısallığı, toplumsal dinamiklerle ilgili olgular içermesi; sinemanın ise toplumsal realiteden yola çıkarak kendini betimlemesi, bu noktada sosyoloji (göç hareketleri, toplumsal yapı vb.) ve sinemasal anlatımın yollarının kesişmesine yol açmaktadır. Bu kitapta Türk işçi göçü, sosyolojik kavramlar ekseninde filmler yoluyla ele alınmıştır. 20 filme ait analizlerin yer aldığı çalışma, görsel sosyoloji kapsamında göç ve sinema arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktadır.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Tatarca Referans Grameri
Girişten
Bu çalışmanın konusu, bugünkü Tatarstan coğrafyasında başta edebiyat olmak üzere, basın (gazete, dergi vs.), yayın (Tv ve Radyo yayınlarında) ve eğitim (ilk ve orta öğretimde zorunlu) alanlarında kullanılmakta olan yazı dili Tatarcasıdır. Öte yandan Tatarcanın konuşma dili olarak özellikle şehir popülasyonu arasındaki kullanım alanı devletin birinci resmi dili olan Rusçaya göre çok daha sınırlıdır. Tatar dili ve kültürü 1552 yılında Kazan Hanlığının yıkılmasından itibaren Rus baskısı altında kalmıştır. Sovyet dönemindeki azınlık halkların assimalasyonu politikalarıyla iyice ağırlaşan bu baskı Tatarlar arasında her geçen kuşakta daha da derinleşen dil değiştirme (language shift) sonucunu doğurmuştur. Tatarca konuşanların sayısı her geçen gün daha da azalmaktadı (Wertheim 2003:348). Tatarca, Tatarstan Cumhuriyetinin Rusçadan sonra ikinci resmi dilidir. BugünTatarca, her ne kadar Tatarların azınlık olarak yaşadıkları Tataristanda millet olarak varlıklarını devam ettirmelerinin en önemli aracı olarak görülmekte ve Tatarcanın Sovyet döneminde yitirdiği sosyal ve politik öneminin Sovyet sonrası dönemde yeniden kazandırılması yolunda özellikle Tataristan Cumhuriyetinin 1991 ylında otonom hale gelmesinden sonra, gerek Tatar hükümeti, gerekse Tatar aydınları nezdinde çeşitli adımlar atılmakla birlikte, halen Tatarca Tataristan Cumhuriyetinde 4 milyonluk nüfusun yaklaşık ¼ ü tarafından konuşulmaktadır.Konuşma dili olarak şehirlerde katışıksız olarak ya da Tatarstan Cumhuriyetinin resmi dili olan ve Tatarcadan çok daha fazla kullanım alanına sahip olan Rusça ile çeşitli dercelerde karışık olarak çeşitli stillerde konuşulmaktadır
KİTAP TANITIMI
KÜLTÜREL TURİZM
Kültürel Turizm konusunun genel olarak incelendiği bu kitabımızda birbiri ile yakın ve bağlantılı olan Alternatif Turizm, Dark Turizmi, Hüzün Turizmi gibi konuların yanında Kültürel Turizmin farklı tanımları, bileşenleri, pazarlanması, Sürdürülebilir Kültürel Turizm ve bunun ne anlama geldiği, Kültür ve Turizm arasındaki bağlantı, çatışma ve uzlaşma dahil farklı ilişki türleri, işbirliği ve bunların nasıl mümkün olabileceği gibi konular fazla detaya girmeden ve okuyucu ayrıntıyla boğmadan sunulmuştur. Kitabımız bu hali ile konu hakkında bilgi sahibi olmak isteyenlere, lisans öğrencilerine ve özellikle turizm öğrencilerine ek kaynak olarak hizmet edebileceği gibi araştırmacılara en azından temel bazı bilgileri aktarması ve daha detaylı çalışmalarına öncülük etmesi bakımından yararlı olabilecek içeriğe sahiptir.
KİTAP TANITIMI
KARŞILAŞTIRMALI EDEBİYAT YAZILARI/ COMPARATIVE LITERATURE STUDIES
Genel olarak bugünün edebiyat dünyasına etkileşim açısından bakıldığında ulaşım ve medyanın akıl almaz gelişimi sayesinde kültürler arası ilişki oldukça hızlanmıştır. Eserlerin üretimi açısından yazarlar artık yalnızca başka bir ulusun edebiyatını okuyarak birkaç örnek tanımakla kalmıyor, çeşitli uluslararası edebiyat etkinliklerinde doğrudan diğer kültürlerin temsilcileriyle bir araya gelebiliyor ve fikir alışverişinde bulunabiliyorlar. Etkileşim artık o denli olağan ki kimin kimden ne aldığı önemini yitirmiş, “metinlerarasılık” postmodernizmin tanıtıcı özelliklerinden biri durumuna gelmiştir. Yazarların yurtdışı etkinliklerinden edebî çeviri de nasibini almaktadır. Bir yazarın bir tek kitabı bile söz konusu ülkede tanınma şansını arttırmaya yetiyor. Yeni çeviriler için girişimler hareketleniyor, yazar hem yabancı bir okur grubuyla karşı karşıya geliyor, hem de yeni sorularla yeni beklentilerden haberdar oluyor.
Günümüzde küreselleşmenin etkisiyle gittikçe birbirine yaklaşan, özellikle göç olgusuyla harmanlanan değişik kültürlerin birlikteliği ve birbirleriyle olan kültürel alışverişlerinin ülkelerin edebiyatlarına da yansıdığı düşünülürse, farklı kültürlerin kesişiminden ortaya çıkan üretken işbirliğini gözler önüne seren komparatistiğin, gittikçe küçülen dünyamızda birbirimizi anlamanın yollarından biri olduğuna inanıyorum.
Alanında tanınmış uzman bilim insanlarının da katkılarıyla hazırlanan bu kitabın, ülkemizdeki karşılaştırmalı edebiyat alanına önemli bir katkı sağlayacağı düşüncesindeyim.
Prof. Dr. Gürsel Aytaç
KİTAP TANITIMI
21. Yüzyılda Tedarik Zinciri Yönetimi Güncel Rekabet Stratejileri ve Yaklaşımlar
Günümüzde tedarik zinciri yönetimi işletmelerin rekabet başarısı için kritik bir öneme sahiptir. Tedarik zincirleri çok sayıda bağımsız firma ve süreçten oluşan karmaşık yapılı sistemlerdir. Küreselleşme ve teknolojik gelişmelerin etkisiyle gün geçtikçe karmaşıklığı artan tedarik zincirlerini başarıyla yönetmek zorlaşmaktadır. 21.yüzyılda çevresel ve sosyal problemler ile artan riskler, Endüstri 4.0 ile gelen değişimler ve Covid-19 pandemisinin tedarik zincirleri üzerinde yaratmış olduğu ani şok ve belirsizlikler, tedarik zinciri yönetiminde kuralların yeniden yazılacağı bir döneme girilmesine neden olmuştur. Bu kitap ile tedarik zinciri yöneticilerine yeni dönemde kılavuz olabilecek bilgiler sunmak amaçlanmıştır. Kitabın içeriğinde tedarik zinciri kavramı ve temel karar süreçleri kısaca açıklandıktan sonra tedarik zincirindeki güncel rekabet stratejilerine ve yaklaşımlara yer verilmiştir.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Türk Cumhuriyetleri
Bağımsızlığının 30. yılını kutlama sürecindeki Türk Cumhuriyetleri Kafkasya, Hazar ve Orta Asya’nın çevre ülkeleri olarak 1991’de Sovyetler’in dağılmasıyla siyasi ve ekonomik bağımsızlıklarını kazanmışlardır. Soğuk Savaş sonrasında bağımsızlıklarını kazanan Türk devletleri bu geçiş sürecinde bir yandan liberal demokratik bir siyasal sistem kurmak ister iken diğer yandan ulusal ölçekte kendine yeten, serbest piyasa ekonomisine geçiş yaparak uluslararası ekonomik sistemle bütünleşmeyi amaçlamışlardır. Türk Cumhuriyetleri merkeze bağımlı federal bir siyasal sistemden özerk bir millî devlet yapısı inşasına yönelmiştir. Bu süreçte, Türk Cumhuriyetleri’nde post-kolonyal ülkelerinde görülen siyasi, ekonomik, sivil ve askeri trajedi ve çatışmalar da yaşanmıştır (Çeçenistan, Karabağ, Kırgızistan, Tacikistan). Türk Cumhuriyetleri açık deniz ve uluslararası pazarlara doğrudan ulaşma imkânlarının çok kısıtlı olmasından dolayı uluslararası dünya sistemiyle bütünüyle entegre olma ve siyasal egemenlik haklarından tam olarak yararlanamamışlardır. Bu sebeple Rusya, Çin, Ermenistan ve İran gibi bölgesel hegemonik ülkelerin siyasi, mali ve askeri etkisini dengelemekte güçlük yaşamışlardır. Bölgedeki Türk devletleri sahip oldukları zengin doğal kaynakları, jeopolitik kısıtlılık, karşıt bölgesel hegemonik güçlerin baskısından dolayı da ABD, AB, Hindistan, Pakistan, İsrail ve Türkiye gibi ülkelerin de sınırlı siyasi, ekonomik ve askeri desteklerini alabilmişlerdir. Bu devletler ulusal devlet, uluslararasılaşma, bölgeselleşme ve küreselleşme süreçlerini aynı anda yürütmek zorunda kalmalarından dolayı yapısal çelişkilerle karşılaşmışlardır. Rusya, Avrasya coğrafyasında çevre ülkesi olan bu ülkelerin ABD, AB ve NATO gibi küresel hegemonik güvenlik ve ekonomik merkezli kurumlarının üyesi olmalarını engellemek istemiştir. Rusya, Putin ile dış politikasında Avrasya politikasına yönelerek-eski SSCB- yakın çevre ülkeleriyle BDT, Kollektif Güvenlik Örgütü, Hazar İş birliği Örgütü ve Avrasya Ekonomik Birliği’ni kurmuştur. Küresel hegemonik dengeleme için de Çin ile Şanghay İş birliği Örgütü’ne Türk Cumhuriyetleri de üye yapılarak Avrasyacılık stratejisi uygulamaktadır. Merkezi Asya’nın Türk Cumhuriyetleri; Türkiye ile Türk Konseyi gibi benzeri ekonomik, siyasi, askeri ve kültürel ilişkilerini Türk devletler sistemini, Türk devletler toplumunun dayanışmasını güçlendirmek için iş birliğini sürdürmektedirler. Türk devletleri kavşak-geçiş ülkesi olarak Avrasya’da farklı bölgesel ekonomik, siyasi ve güvenlik iş birliği örgütlerinin üyesi olarak bölgesel ve küresel güçlerin çıkarlarını dengelemeye çalışmaktadırlar. Bu bağlamda fonksiyonel bir bölgesel alt sistemin oluşmasını istemektedirler. Altyapı yatırımlarıyla eski ipek yolu coğrafyasının transit hava, otoban, demiryolu ve gemi taşımacılığı ile mal-hizmet ve insan seyahatinin sağlanması Türk devletleri uluslararası sistemle bütünleşmiş olmasını sağlayacaktır. Dolayısıyla Türk devletleri, Kafkasya ve Orta Asya bölgesinde doğu-batı ve kuzey-güney ulaşım koridoru ile ekonomik derinlikli çok bölgeli hinterlandında jeopolitik derinliğinden yararlanarak barışçıl bir düzen oluşumuna katkı yapmış olacaktır.
₺975,00
KİTAP TANITIMI
EKONOMİ, SOSYOLOJİ ve KADIN
Önsözden
Kadınların sorunları üstüne düşünmek, erkeklerin sorumsuzluklarını açığa çıkarmayı amaç edinmekle başlar. Kadın sorunu denilen şeylerin altında eril tahakkümün sindirilmiş, klişeleşmiş ve dayatılmış tutumları, davranışları ve algıları yer edinmektedir.
Kadınlar üstüne düşündüğümüz bu çalışmanın yola çıkış amacı erilin durumu hakkında da bilgi edinmeyi amaç edinmiştir. Erilliğin inşası kadınların ötekileştirilmesiyle başlar. Öte yandan kadın yoksunluğu erilin güç gösterisinde bir gölge gibidir; güneşe dönük
yüzüyle erilin ardına, tersi yönde ise erilin önüne düşer. Kadın her iki durumda da ikincilleştirilir.
Çalışmaya dair söylemek istediklerimiz yığınladır. Bu ülkede kadın sorunu anneye yüklenen algıyla başlar. Bir gelenek misali bu algı kızlara aktarılır. Kızlarda zamanla sevgiliye, kocaya ve oğullara yansıtarak sorunu pekiştirir. Bu yüzden kadın sorunu erilin sorumsuzluğunda aranmalıdır. Böylesi bir aktarım/tema tasarımını kısa zamanda aşmak/açmak uykusuz bir rüya gibidir. Hem tutarsızlıklarla doludur hem de peşine düşmeyi gerektirecek kadar taze ve canlıdır.
İçeriğe ilişkin söylenecekler şöyledir: Çalışmanın teması çeşitlilikler içermektedir. Politikadan ekonomiye, sosyal yapıdan eğitimin yapısal farklılıklarına, kadınının toplumsal konumundan erkeğin tarihsel tipolojisine kadar, çalışmada kadınların algılanması irdelenmiştir. Sağlık ve kadın bedeni, işgücü ve kadın uygunluğu (işletmelerde ve eğitimde), politika ve kadın kimliği, yoksulluk ve kadın ayrımcılığı, kalkınma ve kadınlarda fırsat eşitsizliği, toplumsal cinsiyete dayalı bütçelemede kadınlara yönelik pozitif ayrımcılık ve nihayet erilliğin ekonomik temelde inşâ olunduğu ticaret ve kadın ilişkileri çalışmanın temalarını oluşturmaktadır.
vi
Çalışmanın genel yaklaşımı çerçevesinde Ekonomi, Sosyoloji ve Kadın temaları işlenmiştir. Öncelikli olarak ekonominin hemen her dalında kadınların ikincilleşmesi -bu ister politik isterse mâli boyutta olsun- özenle vurgulanmıştır. Sosyolojik bağlamda
kadınların inşâsı, ekonomi de dâhil güncel yaşamda yaygın bir şekilde bir üst-yapı olarak belirginlik kazanmaktadır. Konuşulmaktadır
Yazarlar: Ahmet Çoymak, Ayşe Dericioğulları Ergun, Bilge Afşar, Buket Arslan, Burcu Doğanalp, Düriye Toprak, Harika Uçar Altınışık, Mim Sertaç Tümtaş, Ramazan Erdem
Rukiye Çelik, Serpil Ağcakaya, Süleyman Öğrekçi, Volkan Yücel, Zehranur Sanioğlu, Ziya Toprak
₺620,00
KİTAP TANITIMI
Bellek ve Anımsama
Bellek çalışmalarının, özellikle son yirmi yılda kültür araştırmaları alanında yoğun ilgi görmesinin nedenleri arasında II. Dünya Savaşı sonrasında dünyada değişen sosyo-politik ve ekonomik dengeler, medyanın gücü ve yaşanılan felaketlerle toplumların yüzleşme isteği, postmodernist yaklaşımlar ve disiplinlerarası diyalogun etkileri önemli rol oynamaktadır.
Geçmişe bugünden bakıldığında, belleğin yönlendirilmesinde geçmişin tekrar ele alınmasının ve yorumlanmasının belirleyici bir güce sahip olduğu açıktır ve bu durum toplumların geleceğini de şekillendiren bir ilişkiler ağına işaret etmektedir.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Ayânzâde Nâmık Ekrem’in Manzûm ve Manzûm-Mensûr Eserleri
1. Meşrutiyet’in 23 Temmuz 1908 tarihinde ilan edilmesi, demokrasi tarihi açısından önemli bir dönüm noktasını teşkil etmektedir. Monarşiden Meşrutiyet’e geçişi ifade eden bu tarihten kısa bir süre sonra 13 Nisan 1909 tarihinde 31 Mart Vakası olmuş ve Sultan II. Abdulhamid tahttan indirilip İttihat ve Terakki dönemi fiilen başlamıştır. Osmanlının bu çalkantılı dönemlerinde İstanbul’da öğrencilik, öğretmenlik ve yayıncılık faaliyetlerinde bulunan Ayânzâde Nâmık Ekrem, kaleme aldığı eserleriyle Meşrutiyet’in ateşli bir savunucusu olarak yer almıştır. Şiir, edebiyat, din, ahlâk ve sosyal meseleler konusunda manzum, manzum-mensur ve mensur kırk civarında eseriyle bir külliyat oluşturan bu isim, çok yönlü kişiliği ile çalışmamıza konu olmuştur.
Bu çalışmada, Nâmık Ekrem’in “Vatan için faydalı kitaplar” serisi içerisinde Osmanlı Türkçesiyle yayımladığı manzum eserleri olan Zevâhir-i Pejmürde, İnkılâb, Yâdigâr, Zafer-i Hürriyet, 10 Temmuz Hâtırası ve manzum bir mesnevî denemesi olan Hicrân ile manzum-mensur karışık yazılan Bahâr-ı Edeb ve Şi‘r-i Hakîkat isimli edebî eserleri günümüz Türkçesine aktarılmıştır. İlk defa toplu olarak okuyucuyla buluşacak yeni harfli bu metinlerin devrin sosyal, siyasal ve edebî tezahürleri ile bir ışık olması hedeflenmiştir.
₺560,00
KİTAP TANITIMI
Orta Amerika (Kara Alanı)
Bu kitap Orta Amerikanın devi olan Meksika ile Kara Köprüsü olarak adlandırılan yedi küçük ülkeyi kapsar. Heybetli mimari yapılarını koruyan antik şehirleri ve geçmişin hayranlık uyandıran büyük uygarlıklarından, siyasi istikrarsızlık, faşist diktatörlükler, askeri cuntalar, iç savaşlar, yoksulluk, güvenlik sorunları ve kaçak göçmenleri ile büyük bir çöküş yaşayan dünyanın bu uzak bölgesindeki ülkeler, günümüzde ekonomik ve siyasi birlikler ile çıkış yolu arayarak geleceklerini ortak paydada birleştirme hedefindedirler.
Bu kitap, birçok bakımdan büyük bir çeşitlilik sunan dünyanın bu uzak ve ilginç bölgesinin ülkemizde daha iyi tanınması ve güçlü siyasi ilişkilerin kurulamadığı bu ülkeler topluluğu ile siyasi ve ekonomik ilişkilerin gelişmesine küçük de olsa bir katkı sağlamak amacıyla yazılmıştır.
Söz konusu kitabın ilk bölümünde Orta Amerika kara alanı olarak adlandırılan bölgenin genel fiziki ve beşerî özellikleri üzerinde durulmuş, ikinci bölümünde ise bölge üzerinde yer alan ülkeler ele alınmıştır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
STRES, YÖNETİMİ VE FİNANSAL STRES
Stres, toplum içerisindeki tüm bireylerin yaşadığı ve kelime olarak sıkça kullandıkları psikolojik bir durumdur ve bireyin kendisi, çevresi ve çalışma alanındaki olaylar karşısında ortaya koyduğu tutum ve davranışlarına yön veren olgular olarak değerlendirmek mümkündür. Stres birey üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceği gibi olumlu etkiler de oluşturan bir olgudur. Bu nedenle yaşamın bir vazgeçilmesi olarak kabul edilen stresin optimum bir düzeyde olması, bireyi fiziksel ve duygusal olarak motive edecek ve hedeflerine ulaşmasına katkı sağlayacaktır.
Stres yönetiminin en önemli koşul bireyin çevresini kontrol edebilmesidir. Bu kontrolde temel amaç; stres nedenlerini ortadan kaldırmak veya kontrol altına almak, stresin etkilerini ortadan kaldırmak ve bireyleri karşı karşıya kaldıkları stres faktörlerine karşı daha güçlü kılarak, dirençlerini artırmaktır. Böylece tamamen ortadan kaldırılması mümkün olamayan stres, birey üzerinde verimlilik, enerji ve atikliğe doğru olumlu bir güç oluşturmaktır. Diğer bir ifadeyle amaç, stresi tamamen ortadan kaldırmak değil, optimum bir düzeyde tutmaktır.
Bu çalışmada stres ve stres belirtilerinin neler olduğu ve stresin yönetilebilmesi için bireysel, örgütsel ve çevresel açıdan ne tür tutum, davranış ve aktivitelerin yapılması gerektiği hakkında yol gösterici bilgiler sunmaktadır. Ayrıca günümüzün en önemli sıkıntıları arasında yer alan gelir yetersizliği veya tasarruf yapamamanın bireyler üzerinde oluşturduğu finansal stres konusu hakkında da bilgi verilmiş ve akademisyenlerin finansal stres düzeyleri hakkında ampirik bir çalışma yapılarak ve sonuçları değerlendirilmiştir.
Stresle ilgili bilgi sahibi olmak isteyen okurlar ve birçok farklı alandan akademisyenin ilgisini çekerek literatüre önemli bir katkı sağla
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Millî Mücadele Yıllarında Yozgat
Mustafa Kemal Paşanın 19 Mayıs 1919da Samsuna çıkmasıyla başlayan, askerî bakımdan Mudanya Mütarekesi, siyasî bakımdan ise Lozan Antlaşması ile son bulan Millî Mücadele, Türk milletinin işgallere karşı vatanını savunma ve bağımsızlığını koruma yolunda ortaya koyduğu fedakârlığın hikâyesidir. Bu hikâyede Yozgat ahalisi, işgale uğrayan şehirlerin ahalisi kadar etkin bir rol oynamasa da ülkesinin bağımsızlığa kavuşması yolunda işgallere karşı mitingler düzenlemiş, protesto telgrafları çekmiş, millî teşkilatlar kurmuş, cepheye asker ve malzeme göndermiştir. Yozgat ahalisi bütün bu gayretlerine rağmen adını Millî Mücadeleye verdiği destek ile değil, bu dönemde ortaya çıkan Çapanoğlu İsyanı ile duyurmuştur. Oysaki bu isyan Çapanoğulları ailesinden birkaç kişinin öncülüğünde başlamış ve gerek Yozgat halkı gerekse Çapanoğulları ailesinin ekseriyeti ise isyana destek vermeyerek Millî Mücadelenin başarıya ulaşması için elinden gelen fedakârlığı yapmıştır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Türk Dili II
Dil oldukça kapsamlı bir çerçeveye sahiptir. Çatısı altında hem dil becerilerini hem de kültürün aktarımını barındıran komplike bir yapısı vardır. Bu yapı içerisinde yazım, iletişim, edebiyat, beceri, gramer vb. birçok unsur bir arada işlev görür. Bu çerçeveden bakıldığında bu denli kapsamlı olan dilin çeşitli başlıklar altında incelenmesi ve yazı dili ile tüm olumsuzluklara karşı korunması gerekmektedir. Dilin özellikle temel becerileri kapsamında Dinleme ve Konuşma becerilerinin ele alındığı; ayrıntılı ve güncel bilgilerle meydana getirilen bu kitabın amacı da dile ait çeşitli becerilerin ayrı ayrı üzerinde durmak ve aktarmaktır. Bu anlamda hem lisans hem de lisansüstü çalışmalarda ilgililerine kaynaklık edecektir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Performans Değerlendirme
Çağımızın en önemli yönetim bilimcilerinden biri olan Peter Drucker’a atfedilen bir söz vardır; “Ölçemediğiniz şeyi kontrol edemez, kontrol edemediğiniz şeyi yönetemezsiniz”. Dijital dönüşüm süreçlerindeki hızlı gelişimin mesleki beceri alanlarına dönük anlayışı daha önce şahit olunmamış bir hızda değiştirmesi performans değerlendirmenin önemini arttırmış, küresel rekabet ortamında mevcut performans düzeyinin korunmasının yeterli olmayacağına dönük kurumsal anlayışı pekiştirmiş ve örgütleri performans değerlendirme süreçlerini gelişimsel ve döngüsel bir süreç olarak tasarlamaya zorlamıştır. Bu yönüyle performans değerlendirme mesleki ve örgütsel gelişim süreçlerinin en temel bileşenlerinden biri olarak kabul edilmeye başlanmıştır. Küresel düzeyde yapılandırmacı yaklaşımın hâkim eğitim felsefesi olarak kabul edilmeye başlanması eğitim örgütlerinde de gelişimsel performans değerlendirmenin önemini arttırmıştır. Çalışma performans değerlendirmeye dönük hem kuramsal hem de uygulamaya dönük araçlar sunması açısından hem konuyu çalışan akademisyenlere ve öğrencilere hem de örgüt yöneticilerine önemli katkılar sunabilir.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
İnteraktif Eşlikli Solfej – I
İnteraktif Eşlikli Solfej I ilk olarak Saygun, Sun, Taruskin ve Kostka gibi önemli müzisyen ve müzikologların yazdıkları kitapların ışığında temel teori, tarih ve terminoloji bilgisi vermeyi amaçlamaktadır. Bir müzisyenin, uluslararası camianın doğal bir parçası olduğu göz önüne alınarak terimlerin uluslararası karşılıkları da kitapta sunulmuştur. Kitaptaki solfej parçaları ise aralık duyuşu, entonasyon ve farklı armonik bağlam ile estetiklerde sağlam kalabilme yetisini geliştirmek amacıyla hazırlanmıştır. Bütün parçaların eşlikleri internette bulunmaktadır. Okuyucunun parçalara kolay ulaşabilmesi için QR kodlar verilmiştir. İnternetteki kayıtlar sayesinde eşlikleri durdurarak veya yavaşlatarak istenilen sayıda tekrar yapılması mümkündür. Parçalar, günümüzün post-modern dünyasının eklektik yapısında bir müzisyenin karşılaşabileceği farklı yaklaşımlar önemsenerek bestelenmiştir. Örneğin, bir parçada Türk müziğinin tartım ve tını dünyasından esinlenmiş hatlarla uğraşılırken, başka bir parçada Geç Romantik dönem armonileriyle veya modal Orta Çağ kadanslarıyla karşılaşmak olağandır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
KURUMSAL SOSYAL SORUMLULUK
Sosyal sorumluluk işletmelerdeki kâr fırsatları peşinde koşmak ve hızlı rekabet ortamında çalışmaktan daha kapsamlı bir iştir. Sosyal sorumluluk işletmelerin hızla değişen sosyal, ekonomik ve siyasal çevrenin ihtiyaçlarına cevap verme gereksiniminden kaynaklanmıştır.
İşletme ile çevre arasında onay ve rızaya dayalı bir uzlaşım alanı oluşturulmalıdır. Buda işletme ile çevresi arasındaki iyi bir iletişime dayanmaktadır. Bunun içinde işletmenin imajının iyi olması gerekmektedir. İşletmenin iyi iletişim ağını kurması, imaj oluşturması ve hedef kitlelerin talep ve isteklerini öğrenmesi halkla ilişkiler sayesinde olmaktadır.
İşletmeler sorumluluk anlayışı içinde hareket etmelidirler. Aynı zamanda belirlenecek olan halkla ilişkiler politikasının temelinde de sosyal sorumluluk yatmalıdır. Edwsard L.Bemays Bostan Üniversitesinde yaptığı konuşmadaki gibi “Halkla ilişkiler sosyal sorumluluğun uygulamasıdır”
Halkla ilişkilerin görevleri arasında bulunan toplumla bütünleşmenin sağlanabilmesi için işletmenin demokratik bir ortamda meşruiyetini kazanması gerekmektedir. İşletmeler tüm ticari hedeflerini belirlerken sosyal sorumluluk ilkelerine uygun davranmalıdırlar. Bu türlü bir yöntem toplumun işletmeyi desteklemesini sağlar. Aynı zamanda işletmeye olan bağımlılığı artırır. Hedef kitlelerine sorumlu davranma ihtiyacı duymayan işletmelerin, halkla ilişkilere ihtiyacı yoktur.
“Hepiniz çobansınız ve hepiniz elinizin altındakilerden sorumlusunuz. Yönetici çobandır.”
Hz Muhammed (SAV)
“Yaptıklarınızdan değil yapmadıklarımızdan da sorumluyuz.”
J.B.Moliere
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Mert Irmağı Havzasında (Samsun) Doğal Afet Risklerinin Analizi
Nüfusunun artmasıyla ihtiyaçlar da artmaktadır. Sanayileşme, yanlış arazi kullanımı, yanlış tarım teknikleri, tarım arazilerinin yerleşmeye açılması gibi sebeplerle arazi üzerine baskı gün geçtikçe artmaktadır. Bu baskı ile doğal olan bazı süreçler afet karakteri kazandırmaktadır.
Mert Irmağı kıyı kesimi geçmişte yaşanan taşkın afetleri ve yerleşim alanlarını etkileyen heyelan olayları ile karşı karşıyadır. Ayrıca iç kesimlerde de erozyon riskinin olduğunu söylemek mümkündür. Böylesi bir özellikteki sahanın bu eserle doğal afet risk açısından değerlendirilmesi, olası risk yerlerinin tespit edilmesi coğrafi bilgi sistemleri teknikleri ile kaleme alınmıştır.
Bu kitap Mert Irmağı Havzasında hem ayrıntılı fiziki coğrafya çalışması olacağı hem de gelecekteki planlamalarda önem teşkil edeceği düşünülmektedir.
₺740,00
KİTAP TANITIMI
ALGI İNŞASINDA SOSYAL MEDYANIN GÜCÜ
Yeni iletişim teknolojilerinin gelişimi ve sosyal medya platformlarının ortaya çıkışıyla beraber bireyler, toplumsal yaşamın her alanında seslerini daha gür ve özgürce duyurabilme olanağına sahip olmuşlardır. Bu yeni model ve özgürlük ortamı, bireylere-organizasyonlara sosyal medya aracılığı ile kamuoyu algısını yönlendirebilme fırsatını da vermiştir. Sosyal medya platformları, gerek bilgi akışının tazeliği ve hızı, gerekse karşılıklı etkileşim temelinde bir yapıya sahip oluşları açısından çok avantajlı platformlardır. Bu yapıya bir de az maliyetli olma durumları eklenince, sosyal, kültürel yaşamdan, siyaset ve iş yaşamına kadar geniş bir yelpazede, kullanım oranlarının arttığı görülmektedir.
Sosyal medya platformlarının en önemli özelliklerinden biri de kamuoyu oluşturma ve kamuoyu algısını değiştirme gücüdür. Sosyal medyanın kamuoyu üzerinde bıraktığı etki ve kitleleri harekete geçirme gücü, kitabımızda örneklerini verdiğimiz birçok örnek olayda tecrübe edilmiştir.
₺195,00
KİTAP TANITIMI
Türk ve Japon Kültürünün Temelinde İki İnanış: GÖK TANRI VE ŞİNTOİZM
İnanç sistemleri tarih boyunca toplumların kültürlerinin şekillenmesinde önemli bir etmen olmuştur. Kökleri binlerce yıl öncesine dayanan Türk ve Japon toplumlarının kültürel gelişiminde de ata dini olarak ifade edebileceğimiz Gök Tanrı İnancı ve Şintoizm’in derin izler bıraktığı aşikârdır. Bu kitapta, farklı coğrafyalarda, farklı tarihsel süreçlerde gelişen bu iki kadim inancın kökenleri, ritüelleri, toplumsal yansımaları ile modern dünyadaki izdüşümleri incelenerek aralarındaki benzerliklerin ve farklılıkların ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. İnançlar, teolojik boyutları yanında kültürel ve sosyolojik boyutlarıyla ele alınarak, sosyal yapı, devlet anlayışı, milli kimlik, doğa algısı ve toplumsal davranış biçimlerinin şekillenmesindeki katkısı açıklanmaya çalışılmıştır. Kitabın Türk ve Japon kültürlerine ilgi duyan araştırmacılara faydalı olmasını temenni ederim.
₺420,00
KİTAP TANITIMI
Stratejik Birleşme ve Satın Almalar
Günümüzde gittikçe artan ticaret ve yatırım hacmi, teknolojik gelişmeler ve değişen tüketici eğilimleri, rekabetçi şirketleri gerek kendi ulusal pazarlarında gerekse uluslararası pazarlarda başarılı olmak için farklılaşan stratejiler izlemek zorunda bırakmıştır. İşletmelerin küresel pazarda daha iyi rekabet edebilmeleri ve etkinliklerini artırabilmeleri için, tüm dünyanın pazar olarak düşünülmesi, bunun gereği olarak da şirketlerin büyüme hedefli olmaları ve bu amaçla çeşitli büyüme stratejileri izlemeleri gündeme gelmiştir. Şirket birleşme ve satın almaları, bir dışsal büyüme stratejisidir.
Bu yoğun rekabet ortamında şirketler tarafından gerçekleştirilen birleşme ve satın almalar, sadece bu şirketleri değil, aynı zamanda diğer bir çok kesimi de etkilemektedir. Birleşme ve satın almanın niteliği ve sürecin nasıl yürütüleceği ile ilgili alınacak kararların büyük riskleri de bulunmaktadır. Alınan kararlar sadece birleşme ve satın alma işlemine konu olan şirketlerle ilgisi olan yatırımcılar, hissedarlar, çalışanlar ve yöneticiler dışında, borçlulardan devlete kadar uzanan geniş bir gurubu etkilemekte, doğrudan veya dolaylı olarak etkileyecek sonuçlar yaratmaktadır. Bu nedenle, birleşme ve satın almaların her yönüyle detaylı şekilde ele alındığı bu çalışmanın, öncelikle bu gruplara, daha sonra konuya ilgi duyan kişilere, akademisyenlere, lisansüstü eğitim alan kişilere yol gösterici ve aydınlatıcı olacağını düşünmekteyiz.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
HALİT ZİYA UŞAKLIGİL’İN HİKÂYELERİNDE KADIN FİGÜRLER
Halit Ziya Uşaklıgil Türk edebiyatının gelişimine romanlarının yanı sıra hikâyeleri ile de yön vermiş önemli bir isimdir. Hikâyeler konu çeşitliliği, kişi zenginliği ve üslup bakımından dikkat çekicidir. Kurguyu başarılı kılan, kişilerin karakterizasyonudur. Çevreye duyarsız kalamayan ve hassas bir yapıya sahip olan Halit Ziya’nın çabası ‘insan’ın hikâyesini eksiksiz anlatabilmek olduğundan o, seçtiği kişileri iyi gözlemlemiş, ayrıntılarıyla kurgulamış ve okuru onların yaşamına ortak etmeye çalışmıştır.
Halit Ziya hikâyelerinde, okur ile yazarı ortak paydada buluşturan önemli unsurlardan biri kadındır. Hikâyelerdeki kadınlar, kaderci bile olsa duygularının, düşüncelerinin, isteklerinin, arzularının farkında olan figürlerdir. Kadın duyarlığına sahip yazar, eril düşünce yapısının egemenliğinde yaşayan kadını trajik ve dramatik yaşamıyla kaleme almış; yarattığı kadın figürler ve kullandığı teknikler ile kadının gerçekte yaşadığı çatışmaları eserlerinde irdelemiştir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Sultan II. Murat Devri
Gazavâtnâmeler, tarih bilimi açısından son derece kıymetli eserlerdir. Bu tür eserler, dönemin olaylarını ve savaşlarını ayrıntılı bir şekilde anlatmaları ve kroniklerin eksik kaldığı noktalarda onları tamamlayıcı bir rol üstlenmeleri nedeniyle önemli bir kaynak değerine sahiptir.
Milli Kütüphanede kayıtlı olan bu gazavâtnâme, içeriği itibariyle II. Murat dönemine ait bazı olayları ele almaktadır. Ayrıca, eser II. Murat dönemi dışında Ayasofya Kilisesinin inşa süreci, Hz. Muhammedin doğumu ve bu esnada meydana gelen olağanüstü olaylar, dört halife dönemi ve İstanbul kuşatmaları gibi önemli tarihi olayları da özet şeklinde içermektedir
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Sözlü Çevirinin Mutfaği
Sözlü çeviri eğitimini ve mesleki uygulamaları çok boyutlu bir bakış açısıyla ele alan bu çalışma; akademisyenler, profesyonel tercümanlar ve geleceğin sözlü çevirmen adaylarıyla gerçekleştirilen kapsamlı mülakatlara dayanıyor. Kitap, eğitim sürecinden sektörün dinamiklerine uzanan köprüde karşılaşılan yapısal sorunları, güncel piyasa koşullarını ve dijitalleşmenin getirdiği zorlukları ilk ağızdan, net bir biçimde ortaya koyuyor.
Mevcut eksiklikleri ve tıkanma noktalarını tespit etmenin ötesine geçen eser; eğitim müfredatlarının çağdaş ihtiyaçlara göre güncellenmesi, teori ile pratik arasındaki bağın güçlendirilmesi ve mesleki standartların yükseltilmesi adına somut ve yenilikçi çözüm önerileri sunuyor. Hem akademik dünyaya hem de sektöre adım atmaya hazırlanan genç yeteneklere rehberlik etmeyi amaçlayan bu kitap, sözlü çevirinin geleceğine ışık tutan dinamik bir yol haritası niteliğindedir.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Türev Piyasalar ve Türev Ürünler
Kitapta öncelikle finansal piyasalarda önemli bir rolü olan türev piyasalar tanımlanmakta ve bu piyasaların tarihsel gelişimi ve ülke ekonomisi açısından önemi açıklanmaktadır. Daha sonra ise bu piyasalarda kullanılan vadeli işlem sözleşmeleri, forward sözleşmeleri, opsiyon sözleşmeleri, swap sözleşmeleri, diğer türev araçlar anlatılmakta ve Türkiye’de Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası`nda işlem gören türev ürünler incelenmektedir.
Ayrıca türev ürün fiyatlaması, fiyatlamada kullanılan modeller açıklanarak, türev piyasalar ve türev ürünler genel olarak okuyucuya tanıtılmaya çalışılmaktadır.
Sade bir dille hazırlanan çalışmanın, türev piyasalar ve türev ürünler konusunda bilgi sahibi olmak isteyen herkes için fayda sağlaması amaçlanmaktadır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Kamu Kesimi İstihdamında Ücretlerin Vergilendirilmesinde Ayrımcılık
Ülkemizde ücret gelirinin vergilendirilmesinde yaşanan sorunlu alanlardan birisi de ücretlilerin hangi kanuna bağlı olarak istihdam edildiğine göre farklı vergi yüklerine tabi olmalarıdır. Bu çalışmada, hem kamu sektöründe çalışanların kendi aralarındaki hem de kamu çalışanları ile özel sektör çalışanları arasındaki vergi ve sosyal güvenlik primi yükleri karşılaştırılarak, yük farklılıklarının nedenleri ortaya konulmaktadır. Özellikle üst düzey memur ve kamu görevlilerinin maaş unsurları arasında tazminat, zam ve ödeneklerin sayıca fazla olduğu ve bu ödemelerin birçoğunun gelir vergisi ve sosyal güvenlik matrahlarına dâhil edilmediği görülmektedir. Dolayısıyla kamu personelinin kendi arasında üst düzey çalışanlar lehine bir vergi-prim yükü farklılığından söz edilebilir. Memurlar ve diğer kamu görevlileri, İş Kanunu hükümlerine tabi olarak çalışan işçiler ve özel sektör çalışanları ile kıyaslandığında ise farkın daha belirgin olduğu ortaya çıkmaktadır. Eşitlik, vergi yükünün adil dağılımı ve ödeme gücü ölçütü ile bağdaşmayan bu haksız uygulama ücret dengesini olumsuz etkilediği gibi çalışma barışını da zedelemektedir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Sanskrit Dili Okuma-Yazma Kitabı
Hindistan çok çeşitli dillerin içinde barındırdığı bir ülkedir. Bu çeşitliliğin yanı sıra var olan dillerin yazıldığı alfabeler de farklılık göstermektedir. Örneğin, Pencab bölgesinden konuşlan Pencabī dili “Gurmukhī ” alfabesi ile Maharashtra bölgesinde konuşulan Marathī dili “Bāḷabōdha ” alfabesi ile Urdu dili de, “Perso-Arabik ” alfabe ile yazılmaktadır. Hititçe, Latince, Grekçe ve Persçe gibi eski dillerle akrabalığı olan Sanskrit dili ise Devanāgarī alfabesi ile yazılmaktadır. Bu alfabenin de örneklerine Aşoka Yazıtları’nda rastladığımız Brahmī olarak bilinen alfabeden evrilerek çıktığı düşünülmektedir. Sanskrit sözcüğü “arınmış, düzeltilmiş, hiç eksiği bırakılmamış, mükemmelleştirilmiş ” anlamlarına gelir.
Bu çalışma Sanskrit dilini öğrenmeden önce doğru bir şekilde transliterasyonun yapılması ve alfabenin daha doğru okunmasını amaçlamaktadır. Her bir ses öğretimi için, anlaşılması kolay olsun diye, o sesin kullanıldığı sözcük resim ile örneklendirilmiş daha sonra Sanskrit dili ile yazılmış edebi kaynaklardan örnek cümleler verilmiştir.
KİTAP TANITIMI
GENİŞ KARADENİZ BÖLGESİNDEKİ ÇATIŞMA NOKTALARI
Karadeniz bölgesi coğrafi konumu dolayısıyla, yüzyıllar boyunca dünya politik gündeminin üst sıralarında yer almıştır. Bu durum tüm modern jeopolitik teorilerce de onaylanmakta olup, söz konusu teorilerin tamamına göre bölge dünyanın merkezi ya da merkezin kontrolü için egemenlik altında bulundurulması gereken bir saha olarak tanımlanmaktadır. 1991 yılı sonunda SSCB’nin dağılmasıyla birlikte bölgenin dinamikleri köklü bir değişikliğe uğramış olup, iki kutuplu yapının empoze ettiği istikrar ortamı, tüm dünyada olduğu gibi, bölgede de bozulmuş ve özellikle eski SSCB topraklarında bir takım çatışmalar patlak vermiştir. 2000’li yıllarla birlikte bölgenin jeopolitik algısında da önemli bir değişiklik meydana gelmiş olup, bölge yeni devletlerin de dahil olduğu “Geniş Karadeniz” tanımı çerçevesinde algılanmaya başlanmıştır. SSCB’nin dağılmasıyla 90’lı yılların başında çatışmaya dönüşen, takiben de taraflar arasında imzalanan ateşkes anlaşmalarına karşın, henüz tatmin edici bir barışın sağlanamadığı bahsi geçen problemler halen sıcaklığını korumakta ve bazen yeni çatışmaları da tetikleyebilmektedirler. Bu noktada söz konusu problemler bölgesel güvenliğe olduğu kadar, çatışan devletlerin yanı sıra müttefikleri de göz önünde bulundurulduğunda, küresel güvenliğe de önemli bir tehdit teşkil etmektedirler. Bu nedenle kitapta, bölgesel ve küresel güvenliğe yönelik önemli bir meydan okuma teşkil eden Geniş Karadeniz Bölgesi’ndeki çatışma noktaları geçmişten günümüze bütüncül bir bakış açısıyla analiz edilmeye çalışılmıştır.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Batı Türkçesinde Algı Fiilleri
İnsan gördüğünü, işittiğini, dokunduğunu, kokladığını ve tattığını dilsel verilere kodlar ve bu kodlarla en doğal ihtiyacı olan iletişimi gerçekleştirir. Bu nedenle insanın algısal içerik hakkında konuşma biçimleri dil ile ilgili çalışmalarda giderek artan bir ilgi görmektedir. Eldeki çalışma da söz konusu ilgiye istinaden ortaya çıkmış olup Batı Türkçesinde beş temel duyusal algının ifade biçimlerini ve bu biçimlerin anlamsal içeriğini ortaya koymak amacıyla ele alınmıştır. Bu amaç doğrultusunda bilişsel anlambilim yaklaşımda kullanılan yöntemlerin uygulanmaya çalışıldığı inceleme, beş temel duyusal algıyı ifade eden eylemlerle sınırlandırılmıştır. Böylelikle sınırlı sayıda eylemin, Batı Türkçesi gibi kapsamlı bir dönemde yazılı veriler üzerinden takibi ayrıntılı bir şekilde gerçekleştirilebilmiştir. Duyusal dil ile ilgili çalışmalara giriş mahiyetinde değerlendirilebilecek bu çalışmanın okuyanlara faydalı olması dileğimle.
₺380,00