KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Kolay Kolaj
-

Kars Halk Kültüründe Geçiş Dönemleri
₺315,00 -

İtilâf Güçlerinin İstanbul’daki İşgal Uygulamaları (1918-1923)
₺1.150,00 -

İNTERNET VE E-TİCARET
₺210,00 -

İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI SÜRECİNDE PROPAGANDA VE TÜRKİYE
₺495,00 -

Hayvancılık Faaliyetlerinin Finansmanı
₺275,00 -

GÜMÜŞHACIKÖY ÖZDARENDELİLER KONAĞI
₺495,00 -

Genetik Hastalıklar ve Spor
₺210,00 -

FOREIGN POLICY DECISION MAKING IN MICROSTATES
₺235,00 -

Etik Liderlik
₺495,00 -

el-Edebu’ş-Şefehî’l-Arabî fî Mârdîn
₺495,00 -

Duygular Kitabı
₺315,00 -

DİJİTAL ÇAĞDA KARİYER YÖNETİMİ
₺210,00 -

ÇOKKÜLTÜRLÜLÜK, İNSANİ GÜVENLİK VE ÖTEKİ ALGISI
₺260,00 -

Cumhuriyet Döneminde MALAZGİRT (1923-1960)
₺275,00 -

Bruno Etienne Sosyolojisinde Müslüman Toplum
₺455,00
KİTAP TANITIMI
KAMUDA DİJİTAL DÖNÜŞÜM
Bilişim ve iletişim teknolojilerindeki son dönemlerdeki gelişmeler tüm dünyayı olduğu gibi ülkemizi de etkilemektedir. Bilginin elde edilmesi, depolanması, işlenmesi ve iletilmesi açısından dijitalleşme tüm sektörleri olduğu kadar kamu sektörünü de içine almaktadır. Son yirmi yıldır ülkemizde kamu sektöründe bu tarz sistem, altyapı ve portalleri geliştirme ve iyileştirme çabaları artmıştır. Öte yandan bilgisayar okuryazar sayısı ve bu portalleri ve sistemleri kullanan vatandaş sayısı da artmıştır. Buna mukabil konuyu geniş ve disiplinlerarası perspektiften ele alan ve ortaya koyan Türkçe yayın sayısı çok azdır. Bu kitap bu açığı kısmen kapatarak, KAMUDA DİJİTAL DÖNÜŞÜM’ü kamu kuruluşları, kamu çalışanları ve bu çalışmaların yararlanıcıları açısından ele almaktadır.
Bu kitapta, Türkiye’de ve dünyadaki kamusal dijital dönüşüm yaklaşımlarını anlamak, Türkiye’nin durumunu diğer ülkelerdeki uygulamalarla karşılaştırmak, iyi örnekler uygulamalar hakkında fikir sahibi olmak ve dijital dönüşüm konusundaki kamuya yönelik çalışmaları kayıt altına almak amaçlanmıştır. KAMUDA DİJİTAL DÖNÜŞÜM kitabı kamuyu ilgilendiren dönüşüm platformlarını, dünyadaki ve ülkemizdeki gelişmeleri, bazı kamusal uygulamalar, kurumsal ve bireysel uyum süreci gibi farklı noktaları da değerlendirerek irdelemektedir. KAMUDA DİJİTAL DÖNÜŞÜM, bilhassa konuyla sıklıkla karşılaşan kamu yöneticileri, kamu çalışanları, kamu çalışmaları yapanlar veya akademik faaliyet gösterenler açısından bir kılavuz mahiyetinde kullanılabilecek bir çalışmadır.
₺560,00
KİTAP TANITIMI
Tarihin Kaynakları
Tarihçilik, araştırıcı tarihçiliğin içinde vardır. Ancak bazı tarihçiler, olayları sosyal olaylar açısından değerlendirdiği için bu konuyu incelemek zorunda kaldık. Sosyal tarihçiliğin Türkiye’de görülmesinin nedeni, sosyolojinin Türkiye’de tarihle birlikte incelenmesinden kaynaklanmaktadır. Avrupa’da sosyoloji, felsefeden ayrılarak ayrı bir ilim dalı haline gelmiştir. İslam dünyası ve Türkiye’de ise sosyolojinin böyle bir felsefi geleneği yoktur.
Batıda sosyoloji, felsefi düşüncenin toplum ve devlet meselesine eğilmesi sonucu doğmuştur. Türkiye’de ise sosyolojinin felsefi bir geleneği olmadığı için sosyal olaylar tarihin bir parçası olarak düşünülmüştür. Bu sebeple sosyal meselelerle ilk olarak tarihçiler ilgilenmişlerdir. İslam dünyasında da durum hemen hemen aynıdır. İbn Haldun’un Mukaddime adlı meşhur eserinde, tarihin içinde sosyoloji incelenerek, tarihi olaylarda sosyal olayın rolü belirtilmiştir.
Ahmet Cevdet Paşa tarihi sosyolojik olarak ele alan bir tarihçidir. Tarih-i Cevdet adlı eserinde insanların bir arada yaşamaya zorlayan iki sebebi anlatır. Cevdet Paşa, medeniyet kavramının iki anlamı olduğunu, ortak faydanın insanları toplum halinde yaşamaya zorlandığını, iç ve dış kötülüklerden korumak kaygısıyla devlet kurmalarının şart olduğunu yazar. Cevdet Paşa’ya göre, halk kişisel ve kamu haklarını devlete bırakarak onun hükmüne razı olur. Toplum hayatının ilerlemesi ve karmaşıklaşmasıyla yeni ihtiyaçlar ortaya çıkar. Devlet yönetimi, yetenekli devlet adamlarına verilir. Bundan dolayı tarihi bilmek, olayların sebeplerine inmekle mümkün olur. Sosyal tarihçilere göre de olayların temel sebebi sosyal olaylardır. Bir devlet kurulurken veya zayıflayıp yıkılırken, olayların arkasındaki sosyal, siyasal ve ekonomik sebeplere bakılmalıdır.
₺220,00
KİTAP TANITIMI
Hominidlere Genel Bir Bakış
Uzun yıllardır dünyanın birçok yerinde sürmekte olan paleontolojik kazılarda çeşitli canlılara ait fosil materyaller bulunmuştur ve bulunmaya devam etmektedir. Bu sayede birçok bilimsel soru cevap bulmakta ve birçok yeni soru da akıllara gelmektedir. Bu fosiller içerisinde önemli guruplardan bir tanesi geleneksel isimleriyle “hominidler”, günümüzdeki isimleriyle de “hominin”lerdir. Bu kitapta, 7 milyon yıllık bir geçmişe sahip olan hominid ailesi ele alınmaktadır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
ÇOCUKLARDA MOTOR GELİŞİM BEBEKLİK ÇOCUKLUK ERGENLİK
Motor gelişimi diğer gelişim alanları ile ilişkilendirerek bebeklikten ergenliğe kadar inceleyen bu kitap, gelişim alanında çalışan öğretim elemanlarına, öğrencilere ve alanda çalışan diğer meslek elemanlarına motor gelişim alanının desteklenmesinde, daha becerili insanlar yetiştirilmesinde yardımcı olmak amacıyla hazırlanmıştır.
Motor gelişim özelliklerini daha iyi tanıyarak bebeklerin, çocukların ve ergenlerin bu alandaki gelişimlerine etkin olarak yardımcı olabiliriz.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Hititlerde Tekerlekli Arabalar / Wheeled Vehicles in Hittites
İnsanoğlu tarihin ilk dönemlerinden itibaren hayata kalabilmek için avcılık ve toplayıcılık yapmıştır. Avladığı hayvanları topladığı malzemeleri bitki liflerinden yaptığı ip sayesinde el ve kollarına kullanarak taşımıştır. Ancak zamanla taşınan yükün ve gidilen mesafenin artması, insanoğlunu yeni arayışlara itmiştir. Bu arayışlardan ilki düz bir platform olan kızakların insanoğlu tarafından kullanılmasıyla sonuçlanmıştır. Düz bir platform olarak kullanılan bu kızakların altına silindirler eklenerek kızağın hareket kabiliyeti artırılarak yükün taşınması kolaylaştırılmaya çalışılmıştır. Zamanla bu silindirler kelepçeler vasıtasıyla sabitlenerek harekette devamlılık sağlanmış ve tekerleklerin prototipleri oluşturulmuştur. Tekerlekli arabaların ilk defa nerede kimler tarafından kullanıldığını kesin olarak söylemek oldukça zordur. Dünyanın farklı yerlerinde tekerlekli araçlara dair kalıntılara arkeolojik çalışmalar sayesinde ulaşılmıştır.
M.Ö.1650’li yıllarda Hattuşa merkez olarak kurulan Hitit devleti ihtiyaçlarını karşılamak üzere çok sayıda tekerlekli araç kullanmıştır. Bu tekerlekli araçlar genellikle, yük taşımacılığı, ulaşım, resmigeçit törenleri ve savaş meydanları olmak üzere farklı alanlarda kullanılmıştır. Ancak tekerlekli araçlar deri, bitki lifi, ahşap gibi organik malzemeden yapıldığı için zamanla çürüyerek yok olmuştur. Bu sebeple Hititlere ait tekerlekli arabalar günümüze bir bütün halinde ulaşmamıştır. Bundan dolayı Hititlere ait tekerlekli arabalarının nasıl olabileceğine dair bilgileri mühürler, duvar rölyefleri, kaya anıtları ve seramik parçaları üzerinde betimlenen tekerlekli araçlar vermektedir.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
AŞK FİLMLERİNDEN DİVAN ŞİİRİNE, KARPUZ KABUĞUNDAN HALK ŞİİRİNE BAKMAK
Sinemayı kavramak, kavramsallaştırmak ve toplumsal yapılardaki değişimi sinema üstünden okuyabilmek için sinemanın etkileşime girdiği yapılar ve kurumlarla sinema arasındaki benzerlikler ve farklılıklar ile ilgili fikir yürütebilmek önemlidir. Sinema sanat disiplini, kültür endüstrisi ürünü ve kitle iletişim aracı/ortamı olarak hayattaki diğer her şey gibi, hayattaki diğer her şey ile etkileşime girebilir- ki girmektedir.
Bu çalışma Türk sinemasında merkez ve çevrede sinemanın temsilini çözümlemek için seçtiği iki filme merkez ve çevrede bağımsız sinema/sanat sineması arasındaki fark, sinemanın tanımı ve tarihçesi; biçimi ve içeriği; sanatçıların ve sanatı alımlayanların kimlikleri; sanatın topluma aktarımı; sanatın iktidar ile ilişkisi ve modernleşme kavramları bağlamlarında odaklanırken merkez ve çevre tartışmasını öncelikle Türk sanatları içinde merkez ve çevre farkının en belirgin alanlardan biri olan edebiyat üstünden inşa eder.
Birbirinden farklı gibi görünen halk şiiri ile divan şiiri, bağımsız sinema ile sanat sineması arasındaki mesafeleri sorgulayan çalışma, yöntem olarak tarihsel analiz ve betimleme analizi gibi, tikelden tikele değer yargısı aktarmak olarak tanımlanan analojiyi de benimser. Böylece çalışma sınırlılıkları gereği değişmez bir genel yargıya ulaşmaktan çok, Aşk Filmlerinin Unutulmaz Yönetmeni ve Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak filmlerini örnek filmler olarak seçerek bu filmler üstünden merkez ve çevre tartışmasına katkı sunmayı, tartışma için yeni ve genişletilebilir alanlar açmayı ve okuyucusuna cevaplar sunmaktan çok sorular sordurtmayı hedefler.
KİTAP TANITIMI
Harran’daki Suriyeli Göçmenler
Göç bireylerin yaşamlarını değiştirdiği gibi toplumların da kaderini şekillendirmektedir. Çağımız göçler çağı olduğu için birçok toplumun ortak kesişme noktasını oluşturmaktadır. 2010vda Tunus’ta başlayan halk gösterileri Arap Coğrafyasına yayılmış Tunus’ta, Mısır’da ve Libya’da rejim değişikliklerin yaşanmasına ortam hazırlamıştır. Ancak Suriye’de Arap Baharının kaosa dönüşmesi sebebiyle birçok Suriyeli; Türkiye, Lübnan ve Ürdüne göç etmek zorunda kalmıştır. Türkiye’nin birçok ilçesinde olduğu gibi Harran’da da Suriyeli vatandaşlara ev sahipliği yapmıştır. Bu çalışma “Suriyeli Göçmenlerin Harran’ın Sosyo-Ekonomik Yapısına Etkileri” adlı yüksek lisans tezimin kitaba dönüştürülmüş halidir. Bu araştırmada kent nüfusu eşiği olarak kabul edilen sınırın (genellikle 10 bin) altında kalan kasaba görünümlü bir yerleşme olan Harran’ın Suriyeli bireylerin nüfusun etkisiyle değişen sosyo-ekonomik durumu ve mekânsal değişimi ele alınmıştır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
17. Yüzyıla Ait İki Dilli (Türkçe-Farsça) Bir Yudit Kitabı (Book Of Judith)
Türk dilinin tarihî lehçeleri daha çok yazma eserlerin bilimsel açıdan değerlendirilmesiyle açıklığa kavuşturulmaktadır. Bu çalışmada Latince apokrif bir metin olan “Book of Judith”in Türkçeye aktarımı olan “Dastan-ı Cudit” inceleme, metin, gramatikal dizin ve tıpkıbasımıyla ortaya konulmuştur. “Dastan-ı Cudit”, yabancıların Türkçeyi kullanımını örnekleyen 17. yüzyıla ait Türkçe (Dāstāndan-ı Cudit-i Dul Arvād) ve Farsça (Dāstān-ı Cudit-i Bive-zen) çift dilli bir tercüme eserdir. İran’da faaliyet gösteren Kapusin Cemiyeti mensuplarından Peder Gabriel tarafından 1634 civarında Latinceden Farsça ve Türkçeye çevrilen eser, 17. yüzyıl Güney Azerbaycan Türkçesi Tebriz Ağzı’na dair ses bilgisi, şekil bilgisi, söz dizimi ve anlam bilimi hususiyetlerini barındırmaktadır.
₺620,00
KİTAP TANITIMI
Osmanlı Balkan Şehirlerinde Bulgar Kimliği
Amerikan misyonerlerin 19. yüzyıl ortalarından I. Dünya Savaşı’na uzanan dönemde Osmanlı Avrupası’nda ürettikleri rapor ve mektuplar, yalnızca dönemin toplumsal ve kültürel hayatını belgeleyen tanıklıklar değildir. Bu metinler aynı zamanda modern Balkan ulusçuluğunun oluşumunda etkili olan söylemsel bir mirasın parçalarıdır. Dil, kimlik, eğitim, nüfus ve din arasındaki ilişkileri çok boyutlu biçimde ele alan çalışma, misyonerlerin gözlemlerinin nasıl dönemin politik mücadelelerine ve ulusal tezlerine dönüştüğünü ayrıntılarıyla ortaya koymaktadır. Misyonerlerin Balkan coğrafyasındaki faaliyetlerinden gezi notlarına, Bulgar ulusal uyanışına verilen destekten Paris Barış Konferansı’nda kullanılan diplomatik argümanlara kadar geniş bir çerçeve sunan bu eser, misyoner yazışmalarını hem bilgi kaynağı hem de ideolojik bir üretim alanı olarak değerlendirmektedir. Böylece modern Balkan kimliklerinin, kültürel temsil pratiklerinin ve bilgi-iktidar ilişkisinin nasıl kurulduğu yeni bir perspektiften yorumlanmaktadır.
₺280,00
KİTAP TANITIMI
Tarihî Batı Türkçesi ve Doğu Türkçesinde -sA Biçim Birimi
Bu kitapta -sA biçim birimi tüm yönleri ile ele alınmıştır. Dil bilgisi çalışmalarında, -sA biçim biriminin yapı, anlam ve işlevleri hususunda bir tartışma söz konusudur. Bu nedenle Eski Türkçeden günümüze varlığını sürdüren –sA biçim biriminin bugünkü anlam ve işlevleri ile ilgili daha fazla fikir sahibi olabilmek için daha eski kaynaklara yönelme ihtiyacı doğmuştur. Bu amaçla 15 ve 16. yüzyıllara ait Doğu ve Batı Türkçesine ait metinlerin –sA biçim biriminin kullanımları ve şart ifadesi bakımından incelenmesi ve karşılaştırılması yoluna gidilmiştir. Kitapta –sA biçim birimin Doğu ve Batı Türkçesindeki benzer ve farklı kullanımları belirlenmiş, tarihî gelişim süreci içinde farklılaşan kullanımları tespit edilmiş ve lehçeler arası farklılaşmanın tarihî süreci ve temelleri saptanmaya çalışılmıştır.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
Yönetim Biliminde Etkin ve Güncel Konular
Rekabetin, yeniliklerin, değişimin ve hatta dönüşümle birlikte gelen gelişimin, ileri düzeyde algılandığı günümüzde, yönetim bilimlerine ilgi giderek artmakta ve insanlar bu alandaki açıklarını kapatmak üzere çeşitli kanallardan yararlanma çabası içerisine girmektedirler. Yönetim kavramı ve alt başlıkları, akademisyenlerin yanı sıra, akademi dışındaki çevrelerin de her zaman ilgi duyduğu bir alan olarak karşımıza çıkmaktadır. Ön lisans, lisans ve yüksek lisans programlarının yanında, kişisel gelişim eğitimlerinde veya iş dünyasına yönelik yayınlarda da en çok tercih edilen disiplini yönetim bilimleri oluşturmaktadır. Bugün hangi mesleği icra ediyorsa etsin kendisine katkı sağlamak isteyen kişiler, doğrudan yönetim bilimlerinin bir alanına dokunmaya çaba göstermektedirler.
Yönetim bilimleri denildiği zaman ilk akla gelen; stratejik yönetim, insan kaynakları yönetimi, finansal yönetim, yönetim organizasyon, örgütsel davranış veya pazarlama yönetimi gibi temel başlıklardan ziyade, daha alt alanlara indirgenmiş olan özel konuların bir arada irdelendiği yayınları ortaya koymanın okuyucuya bütünsel bir içerik sağladığı kanaatindeyiz.
Bu amaçla hazırlanan Yönetim Biliminde Etkin Ve Güncel Konular isimli, editörlü kitap içerisinde,Yönetim kavramını esas alarak; bilgi yönetimi, takım yönetimi, çatışma yönetimi, motivasyon yönetimi, değişim yönetimi, tedarik zinciri yönetimi, proje yönetimi, inovasyon yönetimi, marka yönetimi, müşteri ilişkileri yönetimi, sosyal medya yönetimi, ücret yönetimi konuları ele alınmıştır. Seçilmiş alt konuların tek bir kitapta derlenmesi adına yürütülen çalışmada, beş farklı üniversiteden, on bir akademisyenin katkısı yer almaktadır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Engelsiz Bilişim 2025: Yapay Zekâ Çağında Erişilebilirlik
Bu kitap yapay zekânın engelli bireylerin yaşamında yarattığı dönüşümü kapsamlı ve bütüncül bir yaklaşımla ele alıyor. Kişiselleştirilmiş yardımcı teknolojilerden eğitim, sağlık ve istihdam uygulamalarına; afet yönetiminden akıllı şehir çözümlerine kadar uzanan bu eser, erişilebilirliğin artık bir tercih değil temel bir hak olduğunu vurguluyor. Akademik araştırmalar, saha deneyimleri ve yenilikçi örneklerle desteklenen kitap; yapay zekânın engelleri nasıl azaltabildiğini, bireyleri dijital ekosistemin pasif kullanıcıları olmaktan çıkarıp aktif katılımcılara dönüştürdüğünü ortaya koyuyor. Akademisyenler, karar vericiler ve kapsayıcı bir dijital gelecek inşa etmeyi hedefleyen tüm paydaşlar için yol gösterici, ilham verici ve güçlü bir başvuru kaynağı niteliği taşıyor.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Kamu İhale Mevzuatına Ait Emsal Kararlar
KAMU İHALE KURULU UYUŞMAZLIK KARARLARI
DANIŞTAY KARARLARI
SAYIŞTAY KARARLARI
YARGITAY KARARLARI
YÜKSEK FEN KURULU KARARLARI
Kamu alımları alanında sağlanacak etkinlik ve verimlilikle ülkelerin gelişme hızları arasında paralellikler vardır. Etkin bir kamu alım sistemi, kurumsal kapasite, piyasaların yapısı ve gelişmişliğinin yanı sıra iyi bir mevzuata sahip olmaya bağlıdır.
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ile ; ihalelerde saydamlığın, rekabetin, eşit muamelenin, güvenirliğin, gizliliğin, kamuoyu denetiminin, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanmasının ve kaynakların verimli kullanılmasının en geniş şekilde sağlanması, kamu kurum ve kuruluşlarının kullanımlarında bulunan her türlü kaynaktan yapacakları ihalelerde tek bir yasal düzenlemeye tâbi olmaları, tahmini bedel baz alınarak indirim yapılmak suretiyle ihaleye çıkılması yerine, işlerin istekliler tarafından piyasa rayiçlerine uygun fiyatlara göre tespit ve teklif edilen gerçekçi bedeller üzerinden ihale edilmesi amaçlanmıştır.
Bu kitapla Kamu İhale Mevzuatına taraf olanlara hukuki kararlarla yardımcı olmaya çalışılmaktadır. Kitapta 150 adet Kamu İhale Kurulu uyuşmazlık kararı, 59 adet Danıştay Kararı, 61 adet Sayıştay kararı, 53 adet Yargıtay kararı ve 33 adet Yüksek Fen Kurulu kararı olmak üzere, 356 adet emsal karara tam metin olarak yer verilmiştir.
₺1.600,00
KİTAP TANITIMI
Türk Cumhuriyetleri
Bağımsızlığının 30. yılını kutlama sürecindeki Türk Cumhuriyetleri Kafkasya, Hazar ve Orta Asya’nın çevre ülkeleri olarak 1991’de Sovyetler’in dağılmasıyla siyasi ve ekonomik bağımsızlıklarını kazanmışlardır. Soğuk Savaş sonrasında bağımsızlıklarını kazanan Türk devletleri bu geçiş sürecinde bir yandan liberal demokratik bir siyasal sistem kurmak ister iken diğer yandan ulusal ölçekte kendine yeten, serbest piyasa ekonomisine geçiş yaparak uluslararası ekonomik sistemle bütünleşmeyi amaçlamışlardır. Türk Cumhuriyetleri merkeze bağımlı federal bir siyasal sistemden özerk bir millî devlet yapısı inşasına yönelmiştir. Bu süreçte, Türk Cumhuriyetleri’nde post-kolonyal ülkelerinde görülen siyasi, ekonomik, sivil ve askeri trajedi ve çatışmalar da yaşanmıştır (Çeçenistan, Karabağ, Kırgızistan, Tacikistan). Türk Cumhuriyetleri açık deniz ve uluslararası pazarlara doğrudan ulaşma imkânlarının çok kısıtlı olmasından dolayı uluslararası dünya sistemiyle bütünüyle entegre olma ve siyasal egemenlik haklarından tam olarak yararlanamamışlardır. Bu sebeple Rusya, Çin, Ermenistan ve İran gibi bölgesel hegemonik ülkelerin siyasi, mali ve askeri etkisini dengelemekte güçlük yaşamışlardır. Bölgedeki Türk devletleri sahip oldukları zengin doğal kaynakları, jeopolitik kısıtlılık, karşıt bölgesel hegemonik güçlerin baskısından dolayı da ABD, AB, Hindistan, Pakistan, İsrail ve Türkiye gibi ülkelerin de sınırlı siyasi, ekonomik ve askeri desteklerini alabilmişlerdir. Bu devletler ulusal devlet, uluslararasılaşma, bölgeselleşme ve küreselleşme süreçlerini aynı anda yürütmek zorunda kalmalarından dolayı yapısal çelişkilerle karşılaşmışlardır. Rusya, Avrasya coğrafyasında çevre ülkesi olan bu ülkelerin ABD, AB ve NATO gibi küresel hegemonik güvenlik ve ekonomik merkezli kurumlarının üyesi olmalarını engellemek istemiştir. Rusya, Putin ile dış politikasında Avrasya politikasına yönelerek-eski SSCB- yakın çevre ülkeleriyle BDT, Kollektif Güvenlik Örgütü, Hazar İş birliği Örgütü ve Avrasya Ekonomik Birliği’ni kurmuştur. Küresel hegemonik dengeleme için de Çin ile Şanghay İş birliği Örgütü’ne Türk Cumhuriyetleri de üye yapılarak Avrasyacılık stratejisi uygulamaktadır. Merkezi Asya’nın Türk Cumhuriyetleri; Türkiye ile Türk Konseyi gibi benzeri ekonomik, siyasi, askeri ve kültürel ilişkilerini Türk devletler sistemini, Türk devletler toplumunun dayanışmasını güçlendirmek için iş birliğini sürdürmektedirler. Türk devletleri kavşak-geçiş ülkesi olarak Avrasya’da farklı bölgesel ekonomik, siyasi ve güvenlik iş birliği örgütlerinin üyesi olarak bölgesel ve küresel güçlerin çıkarlarını dengelemeye çalışmaktadırlar. Bu bağlamda fonksiyonel bir bölgesel alt sistemin oluşmasını istemektedirler. Altyapı yatırımlarıyla eski ipek yolu coğrafyasının transit hava, otoban, demiryolu ve gemi taşımacılığı ile mal-hizmet ve insan seyahatinin sağlanması Türk devletleri uluslararası sistemle bütünleşmiş olmasını sağlayacaktır. Dolayısıyla Türk devletleri, Kafkasya ve Orta Asya bölgesinde doğu-batı ve kuzey-güney ulaşım koridoru ile ekonomik derinlikli çok bölgeli hinterlandında jeopolitik derinliğinden yararlanarak barışçıl bir düzen oluşumuna katkı yapmış olacaktır.
₺975,00
KİTAP TANITIMI
GİRİŞİMCİLİK SOSYOLOJİSİ
Bu kitapta, Türkiyedeki girişimcilik araştırmalarında yeterince ele alınmadığı düşünülen sosyolojik bakış açısının önemi vurgulanmaktadır. Kitabın giriş kısmında özet bir biçimde aktarıldığı gibi, Batı’da “girişimcilik sosyoloji” çerçevesinde etiketlenmiş bu bakış açısı girişimciliğin bütüncül bir perspektiften incelenmesi noktasında önemli katkılar sunmaktadır. Girişimciliğe yönelik hâkim yaklaşım, girişimciyi iktisadi bir aktör ve/veya kendisini diğer bireylerden ayıran psikolojik-davranışsal farklılar taşıyan bir birey olarak ele almaktadır. Oysaki girişimci, her şeyden önce bir toplumun üyesidir ve onu bu sosyal bağlamdan soyut bir biçimde incelemek pek mümkün değildir. Girişimcilik sosyolojisi araştırmalarında pek çok disiplinin katkısından yararlanılabilir. Söz gelimi bu kitapta girişimcilik olgusu pedagojik, dini, iktisadi, politik, ailesel ve hukuksal olmak üzere pek çok açıdan incelenmiştir.
Yazarlar: Sezen Özek, Candaş Can, Yağmur Sağlam, Mehmet Samet Erdem, Abdullah Eravcı, Bilal Aslan, Bülent Tuğcu
₺250,00
KİTAP TANITIMI
İngiltere’nin Filistin Politikaları
Orta Doğu, konumu, enerji kaynakları, manevi kıymeti gibi sebeplerle tarihi boyunca gözlerin üzerine çevrildiği bir bölge olmuştur. Bölge içerisinde en dikkat çeken topraklar ise kuşkusuz Filistin coğrafyasındadır. 19’ncu asrın ikinci çeyreği itibariyle görünür hale gelen faaliyetlerle yavaş yavaş Osmanlı’dan uzaklaşan Filistin’e bir yandan Yahudi göçleri de başlamış, ilk büyük harbin ardından artık İngiltere’nin mandasındaki yerler arasına katılmıştır. Bugün bölgenin neredeyse tamamını elinde bulunduran Yahudilerin devletleşmesine giden süreç, bu kitabın sınırları dahilindedir. Bir diğer ifadeyle kitapta Filistin’in Osmanlı Devleti’nden kopuşu ile İsrail’in kuruluşu arasındaki yılları, Kudüs’ün öne çıkartılmasıyla okuyucuya sunulmuştur. 1917-1947 arasındaki gelişmeleri ele alan kitapta 1917’ye nasıl gelindiği ve 1947’den sonra nereye doğru gidildiğine dair satırlara da rastlanırken 21’nci asrın ilk çeyreğinin geride bırakıldığı bugünlerde dahi halen gündemi şekillendiren Filistin’deki gerginliklerin nasıl doğduğu ve neden çözülemediği sorularına cevap bulunmaya çalışılmıştır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Okul Müdürleri İçin Ders Denetimi Rehberi
Denetim örgütsel işleyişin en önemli bileşenlerinden biridir. Özellikle gelişime dönük denetim ve değerlendirmeler örgütler için bir genel sağlık kontrolü işlevi görür. Eğitim örgütleri de bu durumun istisnası değildir. Eğitim örgütlerinin en temel görevlerinden biri öğretimsel süreçlerin kalitesinin arttırılmasıdır. Bu noktada ders denetimleri gelişime dönük alanların tespiti, önleyici ve düzenleyici tedbirlerin alınması gibi hususlarda işlevsel bir araç niteliği taşır. Türkiyede ders denetimleri okul müdürleri eliyle gerçekleştirilmektedir. Ders denetimi süreçlerinde çok farklı araçlardan yararlanılabilmesine karşın gözlem en temel hatta tek denetim aracı işlevi görmektedir. Gözlem ise oldukça sistematik ve bilimsel bir süreci ifade etmektedir. Okul müdürlerinin genelinde gözlem özelinde ise ders gözlemlerine ilişkin yeterlilikleri ve becerileri ise tartışmaya açıktır. Bu çalışmanın amacı ders denetimlerinde gözlem sürecine dönük okul müdürlerine rehberlik etmektir. Çalışma ders denetimlerine dönük kuram ve uygulama dengesini gözeterek hazırlanmıştır.
₺420,00
KİTAP TANITIMI
Tüketici-Marka Etkileşiminde Transmedya Hikâye Anlatıcılığı
Transmedya hikâye anlatıcılığı, dijital iletişimde markaların tüketicilerle daha derin ve etkileşimli bir ilişki kurmasını sağlayan stratejik bir yöntem olarak öne çıkmaktadır. Bu yaklaşım, markaların sosyal medya, web siteleri, mobil uygulamalar, videolar ve dijital oyunlar gibi çeşitli platformlarda birbirine bağlı çok yönlü anlatılar oluşturarak, tüketicileri bu hikâyelerin içine çekmesine imkan tanır. Bu şekilde, markalar sadece tüketiciye ulaşmakla kalmaz, aynı zamanda onların marka anlatılarına aktif katılımını teşvik ederek duygusal bir bağ ve topluluk duygusu yaratır.
Bu kitap, dijital oyun markalarının transmedya hikâye anlatıcılığıyla tüketici ilgisini nasıl çektiğini ve bu yaklaşımın tüketici-marka etkileşiminde nasıl bir rol oynadığını incelemiştir. Transmedya hikâye anlatıcılığıyla tüketiciler hikâye evrenine çekilerek, marka ile daha derin bir bağ kurmaları ve aktif katılım gerçekleştirmeleri sağlanır. Bu durum, halkla ilişkilerde markanın topluluk oluşturma ve itibar yönetimi hedeflerine doğrudan katkıda bulunur.
₺520,00
KİTAP TANITIMI
Aramızdaki Sınır: Suriyeli Sığınmacı Hikayeleri
Kitap, Suriye’nin farklı kentlerinde yaşayan ve 2011 yılında başlayan iç savaş sonrası ailelerinden ayrılarak Türkiye’ye kaçmak zorunda kalan beş Suriyeli gencin hikayelerini içeriyor. Suriyeli gençlerin isimleri, çalıştıkları yerler ve diğer hassas bilgiler, güvenliklerini korumak amacıyla gizli tutulmuştur. Röportajlar tercüman aracılığıyla Arapça olarak gerçekleştirilmiş ve Türkçeye çevrilmiştir.
Her bir hikâye, savaşın yıkıcı etkilerini, yeniden başlama mücadelesini ve yeni bir ülkede entegrasyon sürecinin zorluklarını gözler önüne sermektedir. Bu derinlemesine röportajlarda, sadece mülteci krizinin insan yüzünü göstermekle kalmayıp, aynı zamanda dayanışma, umut ve direnişin evrensel hikayelerini de anlatmaya çalıştık. Kitabımızla, okuyuculara, savaşın ve zorunlu göçün bireyler üzerindeki etkilerini anlama ve empati kurma fırsatı sunmayı amaçladık…
₺210,00
KİTAP TANITIMI
2021 Yılı Türk Sözlü Geleneğinden Derlenen Dini Memoratlar
Derlenen memoratlardan da görülmüştür ki insanımız ister İstanbul’da yaşasın ister Mardin isterse de Kars’ta ülkenin neresinde olursa olsun hepsinin dertleri de devaları da rüyaları da birbirine benzemektedir. Hadiseler karşısında insanımızın vermiş olduğu tepkilerde, etmiş olduğu dualarda bir ortaklık bulunmaktadır. Muhtaç insanlara karşı olan şefkatli yaklaşıma ülkenin her yerinden derlenen benzer memorat örneklerinde rastlanabilmektedir. Muhtaç olduğu halde sabretme erdemine, derdinin devasını bulamayınca Allah’a karşı tam bir yönelişe, muhtaç olduğu halde cebindeki son parasını daha fazla muhtaç olduğunu düşündüğü ve hiç tanımadığı bir başkasına verip Allah büyüktür demeye, evladının istediği bir şeyi başkasının evladı ağlamasın diye ona vermeye, kul olarak yanlış yolda gittiği zamanki pişmanlığına, anne ve babaya karşı olan saygı ve hürmete, büyük duasının kadrini kıymetini bilmeye, aza kanaat etmeye, kapısına geleni ne olursa olsun boş çevirmemeye ve daha nice mükemmel insan davranışlarına derlemiş olduğumuz memoratlarımızda rastlanabilmektedir. Görülmektedir ki milletçe ortak bir vicdana sahibiz ve merhameti yüksek bir milletiz. Çalışmamızın belki de en önemli amaçlarından biri aslında insanımızın bu eşsiz güzelliklerini tespit ederek yine insanımızın faydasına sunmak şeklinde özetlenebilir.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
YEŞİL ÜRÜN TERCİHİ
Aşırı tüketimin sebep olduğu katı atıklar, aşırı karbon salınımı ile gürültü, su ve hava kirliliği gibi çevresel konular, insanların gündeminde ilk sıralarda yer almaya başlamıştır. Günümüzde işletmeler sadece satış arttırıcı çabalarla gündeme gelmek yerine daha “yeşil” bir anlayışla da tüketicilerin gönlünde taht kurabileceklerdir. Bu kitapta işletmelerin çevre problemlerine karşı gösterebileceği tepkilerden bahsedilmiştir. Bu kapsamda işletmelerin tüm paydaşlarına karşı sorumlu olduklarına, yeşil pazarlama faaliyetlerine ve özellikle de yeşil ürün tercih etme anlamındaki çabalarına değinilmiştir
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Hassas ve Tartışmalı Bir Konu 1915 Ermeni Olayları
Türkiye, 1915 Olayları nedeniyle son zamanlarda içte ve dışta giderek artan bir saldırı kampanyası ile karşı karşıya kalmıştır. Dikkat edilecek olursa Ermeni Sorunu, özellikle Türkiye kritik dönemlerden geçerken sahneye konulmaktadır. Bu duruma ilk örnek, Birinci Dünya Savaşı sırasında Osmanlı ordusunun Çanakkale için mücadele verdiği tarihte; Van, Sason ve Bitlis gibi doğu illerinde ardı ardına Ermeni isyanlarının patlak vermesidir. İkinci kritik dönem, Anadolu’da yeni bir millî devletin kuruluş mücadelesi verilirken, İttihat ve Terakki önderlerine birbiri ardına suikast düzenlenmesidir. 1970’lerde ortaya çıkan Ermeni terörü ise Kıbrıs Barış Harekâtı sonrası oluşan uluslararası baskı ortamında yoğunlaşmıştır. Aynı sorun şimdi de Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne gir(ebil)mek için çaba gösterdiği günlerde, dozu giderek daha da artırılan bir konu olarak gündeme getirilmektedir. Buna paralel olarak şimdilik 29 farklı ülke parlamentolarında “Ermeni Soykırım Yasası” kabul edilir olmuştur. Hiç şüphesiz tüm bunlardan maksat, Türk siyasetini kıskaca almak ve zorda bırakmaktır. Çünkü Asya ve Avrupa’yı birbirine bağlayan, Ortadoğu ve Kafkasya gibi, önemli petrol yataklarının kesiştiği noktadaki stratejik konumu ile Türkiye, diğer dünya ülkelerinin iştahını kabartmaktadır.
İşte bu kitapta farklılıklara saygı duyma ilkesinden hareketle ve karşıda öteki oluşturma gayesinden uzak olmak kaydıyla, 1915 Ermeni Olaylarının literatür kısmı belli bir sistematikle ve de okuyucuyu sıkmadan oluşturulmaya çalışılmıştır. Aynı zamanda tehcir olarak adlandırılan aslında Sevk ve İskân Kanunu olarak tarihi vesikalarda yerini alan konuya dair akla gelebilecek tüm sorulara cevap bulunabileceği umulmaktadır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
PEDAGOGICS AS A SYSTEM
The nature of Education is determined by the nature of mind-that it can develop whatever it really is only by its own activity. Mind is in itself free; but if it does not actualize this possibility, it is in no true sense free, either for itself or for another. Education is the influencing of man by man, and it has for its end to lead him to actualize himself through his own efforts. The attainment of perfect manhood as the actualization of the Freedom necessary to mind constitutes the nat
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Gençlik Turizmi
Dünyanın değişik bölgelerinden birçok insan bir noktadan bir başka noktaya çeşitli nedenlerle seyahat etmektedir. İnsanlar, günlük rutinlerinden veya monoton yaşadıkları hayatlarından uzaklaşmak, kaçmak, dinlenmek, yeni yerler keşfetmek için turizm olayına katılırlar. Böylece bedenen ve ruhen rahatlayarak yeniden gündelik yaşamlarına dönerler. Tatil yapmak her yaştan insan için doğal bir haktır. 15-24 yaş arasındaki gençlerin bulundukları yerden ayrılıp, çalışma amacı dışında, gezmek, eğlenmek, eğitim almak, yeni kültürleri tanımak ve dostlar kazanmak amacıyla tatil yapmaları gençlik turizmi olarak değerlendirilmektedir. Gençler enerjik yapıları nedeniyle “güneş-deniz-kum” klasik üçlü dışında, maceraya yönelik aktif spora dayalı alternatif turizm türlerini tercih ederler. Otostop yaparak sırt çantaları ile özgürce dünyayı dolaşmak isterler. Dünya barışına katkı sağlamak, geleceğe umutla bakmak için gençlik turizmi teşvik edilmeli ve desteklenmelidir.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Tercüme-i Tevrìt
Dünyanın en eski ve en köklü milletlerinden olan Türkler, çok zengin ve renkli bir tarih ve kültür mirasına sahiplerdir. Bunda; örf ve âdetleri, yaşadıkları coğrafya kadar kabul etmiş oldukları dinlerin de etkisi kuşkusuz çok büyüktür. Tarihin en eski dönemlerinden günümüze kadar geçen süre içinde farklı Türk toplulukları; başta Gök Tanrı inancı olmak üzere Budizm, Maniheizm, Zerdüştlük, Musevilik, Hristiyanlık ve İslamiyet gibi çok değişik dinleri kabul etmişlerdir. Her bir dinin kabulüyle birlikte, o dine ait kutsal metinlerin ve öğreti kitaplarının Türkçeye çeviri süreci başlamıştır.
Nicolaus Wilhelm Schröder tarafından 1739 yılında Latince ve Türkçe olarak yayımlanan Quatuor Prima Capita Geneseos Tvrcice Et Latine adlı eser, Musa Peygamber’e indirilmiş olan Tevrat’ın bir bölümünün tercümesini içermektedir. Tekvin’in İlk Dört Bölümü -Türkçe ve Latince şeklinde Türkçeye çevirebileceğimiz bu eserde, Tevrat’ın Tekvin bahsinin ilk dört bölümü; yani Dünya’nın yaratılışı, ilk insanlar Adem’le Havva, Adem’le Havva’nın yeryüzüne gönderilmesi ve Kabil’in Habil’i öldürmesi anlatılmaktadır.
Türkçenin yaklaşık 300 yıl öncesine ait miraslarından biri olan bu Tekvin tercümesi, bir daha göstermiştir ki Türkçe farklı dinlere ait metinlerdeki terimleri ve kavramları karşılamakta son derece üretken ve zengin bir dildir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
EIN ROMAN DER MODERNE KÜNSTLERPROBLEMATİK BEI RAINER MARIA RILKES ROMAN MALTE
KİTAP TANITIMI
İşçi ve Sinema
Sinema sanatının kitlesel etki gücünün yüksek olduğunu belirtmekte yarar var. Zira Bonitzer’e göre seyirciyi şaşırtan şey, perdede görülenlerin gerçeğe benzerliğidir. Gerçeğe benzer olan ile gerçek olan arasındaki ilişki, sinemanın seyirci üzerindeki etki gücünün belirleyici olmasında önemli bir etkendir. Sinema sanatının algı üzerindeki etki gücü; tesis edilen bürokratik yapının ideolojik kabulünü, kurgusal gerçeklik ile yaşamın gerçeği arasında kurulan bağ ile sağlamasında saklıdır. Bundan dolayı sinema, ideolojik örgütlenmede önemli bir propaganda ve ajitasyon aracıdır. Fakat kapitalist sistemde sinemanın işlevinin sınırlarını belirleyen faktör; ekonomik yapının önerdiği bölüşüm ilişkileri ve bunun sosyoekonomik sonuçlarıdır…
₺585,00
KİTAP TANITIMI
Balkanlar
Kırk yıl Balkanlar üzerine araştırmalar yapan bir akademisyen olarak, çeşitli üniversitelerde sürdürdüğüm öğretim üyeliği sırasında yayınladığım makale ve kitap bölümlerinden sadece bir kısmı ile bu eser oluşturulmuştur. Farklı tarihlerde, farklı dergi ile editöryal çalışmalarda yayınlanan bu makaleler unutulmaya ve ulaşılmaz olmaya başlayınca bir araya getirilmesi düşünülmüş, bunun araştırmacılara, öğrencilere ve konuya ilgi duyanlara kolaylık sağlaması amaçlanmıştır.
Öncelikle, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’ndan itibaren Balkanlardaki gelişmeler ile Osmanlı Devleti’nin Balkan Savaşları ve Birinci Dünya Savaşı sırasındaki durumuna göz atılmıştır. Keza Bulgaristan diplomatik arşivi belgelerine dayanılarak Kurtuluş Savaşı yıllarında Türkiye-Bulgaristan ilişkileri ele alınmış, İkinci Dünya Savaşı sonrasında oluşan iki kutuplu uluslararası dönemde Bulgaristan Türklerinin Türkiye’ye göçlerine değinilmiştir. Bu çerçevede 1990’lardan itibaren dağılan Yugoslavya sonrası ortaya çıkan devletler, yaşanan savaşlar ve taraflar arsında gerçekleşen barış görüşmelerine de yer verilmiştir.
₺950,00
KİTAP TANITIMI
Dijital Çağda İşkolizm
Her geçen gün daha fazla dijitalleşiyoruz… Bilişim teknolojilerinin hayatımızın her alanına girmesi ve uzaktan çalışma yöntemlerinin yeni bir çalışma biçimi olarak benimsenmesiyle, iş ve özel hayatımız iyice birbirine karışmış durumda…İşkolizm nedeniyle yaşadığımız stres ve tükenmişlik gibi duygular da günden güne artıyor…Artık neredeyse günün her saatini çalışarak geçiren bireyler haline geldik…Gelecekteki iş yerlerimizin sanal evren (metaverse) içinde olacağını düşündüğümüzde, işkolizmin dijital iş dünyasındaki mutluluğumuz için ne kadar büyük bir tehlike oluşturacağı açık bir şekilde görülüyor….
Acaba gelecekte daha fazla dijitalleşerek (ailemizden, arkadaşlarımızdan ve bizi biz yapan sosyal çevremizden uzaklaştığımız yetmiyormuş gibi!) kendimizden de mi vazgeçeceğiz?
Gittikçe dijitalleşen dünyada işkolizmden ne kadar uzak durabileceğiz?
Yoksa yaşamın tüm güzelliklerinden ve mutluluklarından vazgeçen ultra-kronik-işkoliklere mi dönüşeceğiz?
Peki hem işkolik hem de mutlu olmak mümkün mü?
Bu kitap işkolizmi size tüm yönleriyle anlatarak, gelecekte doğabilecek sorunları en az hasarla atlatabilmek ve dijital çağın mutlu işkolikleri arasında yer alabilmek için işinize yarayabilecek kuramlardan ve pratik reçetelerden bahsediyor.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Medikal Turizm ve Ekonomik Yönü
Neoliberal iktisat politikasının dünya genelinde hâkim olmaya başlaması ile birlikte, küçülen devlet anlayışı, kendini sağlık sektöründe de göstermiştir. Yaşam sürelerinin uzaması ile birlikte, devlet bütçelerindeki yeri giderek artan sağlık harcamaları, yurt dışında sağlık hizmeti almayı cazip hale getirmiştir. Önceleri daha az gelişmiş ülkelerden gelir seviyesi yüksek insanların sağlık hizmeti almak amacıyla gelişmiş ülkelere gitmesi şeklinde gerçekleşen medikal turizm hareketi, GOÜlerin pazara girmesi ile bu ülkelere doğru gelişim göstermiştir.
Özellikle kalkınmalarının finansmanında kaynak kıtlığı çeken GOÜler için iyi bir gelir kaynağı haline gelen medikal turizmde her geçen gün rekabet şartları ağırlaşmaktadır. Ancak medikal turizm isteyen ülkenin yapabileceği bir sektör olmaktan oldukça uzaktır. Türkiye gerek kaliteli sağlık hizmeti sunumu, gerekse turizm olanakları ile bu sektörde önemli bir yere sahiptir. Fakat tüm bu üstün niteliklerine rağmen sektörden aldığı payın, yeterli seviyede olduğu düşünülmemektedir. Çalışma, özellikle Türkiye medikal turizm sektörünü yansıttığı düşünülen İstanbulun mevcut durumunu tanımlayabilmek ve böylece sektörel gelişim için önerilerde bulunmak amacıyla hazırlanmıştır.
Sağlık turizminin kollarından biri olan medikal turizmin ekonomik büyüme ve kalkınmanın sağlamasında destekleyici nitelikte bir gelir kaynağı olduğu bilinmektedir. Kitap medikal turizm ve medikal turizm ekonomik etkileri ile ilgili kapsamlı bir içerik analizini bünyesinde barındırmaktadır. Sağlık turizmi, özellikle medikal turizm, medikal turizmin ekonomik etkileri üzerinde çalışma yapan akademisyenler ve söz konusu konuda araştırma yapan sektör paydaşlarına yol gösteren yararlı bir kaynak olacağı düşünülmektedir.
₺380,00