KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

CEZAYİR BAĞIMSIZLIK HAREKETİ VE TÜRK KAMUOYU (1954-1962)
₺455,00 -

Bireysellik Yanılsaması
₺325,00 -

BAYESYEN ANALİZ
₺235,00 -

Atatürk Döneminde Türkiye Cumhuriyeti-Irak Krallığı Münasebetleri
₺210,00 -

AMERİKAN TARİHİNDE SAVAŞ POLİTİKALARININ EKOLOJİK YANSIMALARI
₺235,00 -

AÇIKLAMALI YENİ KELİMELER SÖZLÜĞÜ
₺750,00 -

100 Soruda Kazakistan
₺300,00 -

Eğitimde Dönüşüm “Yeni Paradigmalar ve Yaklaşimlar”
-

Yönetimde Çağdaş Kavram ve Uygulamalar
₺310,00 -

Karadeniz Coğrafya Araştırmaları
₺1.000,00 -

Değişen Dinamikleriyle Uluslararası Ticaret ve Finans
₺250,00 -

Yunus Emre’nin Işığında Kahramanın Yolculuğu
₺300,00 -

YAŞLILIK KAVRAMLAR VE KURAMLAR
-

ÜRETİM YÖNETİMİ
-

Türkiye’nin Ulusal Güvenlik Politikasında Tarih, Kültür ve Kimlik
₺420,00 -

Türkiye Ekonomisi
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Piyanonun Anatomisi
Bu kitap; video destekli öğretim modeli ile müzik eğitimcilerine piyano akordu ve bakımı temel bilgilerinin ne yönde kazandırıldığını ortaya koyan ve müzik eğitimcilerine piyano akordu ve bakımının tanıtıldığı “Video Destekli Öğretim Modeli ile Yapılan Piyano Akordu ve Bakımı Eğitiminin Öğrenmeye Etkileri” isimli doktora tezinin çerçevesinde hazırlanmıştır.
Piyanoda karşılaşılacak bir akort problemi ya da teknik aksaklık, müzik eğitimi etkinliklerinin her basamağını olumsuz yönde etkileyen bir durum oluşturmaktadır.
Kitapta piyanonun evrim sürecine, piyano türlerine, piyano akordu ve bakımı konusundaki temel bilgilere yer verilmiştir. Piyano akordu ve bakımı alanına ilgi duyanlar için bir rehber niteliği taşımaktadır. Ayrıca; piyanonun iç ve dış bakımına, piyanonun konumlandırılmasına ve tampere sisteme ait bilgiler de bulunmaktadır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
THE ART OF LITERATURE
There are, first of all, two kinds of authors: those who write for the subject’s sake, and those who write for writing’s sake. While the one have had thoughts or experiences which seem to them worth communicating, the others want money; and so they write, for money. Their thinking is part of the business of writing. They may be recognized by the way in which they spin out their thoughts to the greatest possible length; then, too, by the very nature of their thoughts, which are only half-true, perverse, forced, vacillating; again, by the aversion they generally show to saying anything straight out, so that they may seem other than they are. Hence their writing is deficient in clearness and definiteness, and it is not long before they betray that their only object in writing at all is to cover paper. This sometimes happens with the best authors; now and then, for example, with Lessing in his Dramaturgie, and even in many of Jean Paul’s romances. As soon as the reader perceives this, let him throw the book away; for time is precious. The truth is that when an author begins to write for the sake of covering paper, he is cheating the reader; because he writes under the pretext that he has something to say.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Tükenmişlik Sendromu
Tükenmişlik sendromunun hem bireylerin kendilerinde hem de çalıştıkları örgütlerde ciddi sorunlara yol açması bu kavramın araştırılması gerekliliğini doğurmuş olup; bu kitapta tükenmişlik sendromunun tanımı, nasıl ortaya çıktığı, alt boyutlarının neler olduğu, belirtileri, nedenleri, sonuçları ve nasıl baş edilmesi gerektiğine dair temel bilgilere yer verilmektedir. Kitapta yer alan bu bilgilerin, tükenmişlik sendromunun ne olduğunu anlamak; kavrama dair geliştirilen modelleri, bireysel ve örgütsel düzeyde var olabilecek nedenlerini ve belirtilerini öğrenmek; sendromun neden olduğu sonuçlara ve bu sonuçlarla nasıl baş edilebileceğine, tükenmişliğin nasıl önlenebileceğine dair bilgi edinmek isteyen kişilere faydalı olacağı umulmaktadır. Bu doğrultuda kitabın hem bireyler hem de örgütler için kaynak niteliğinde olduğu ifade edilebilir.
31
₺210,00
KİTAP TANITIMI
I. Meşrutiyet Döneminde Adapazarı ve Çevresi (1876-1908)
Adapazarı’nın İpek Yolu güzergâhı üzerinde bulunması, tarihin her döneminde önemli bir konumda olmasını sağlamıştır. Bizans’ın ve Osmanlı Devleti’nin başkenti olan İstanbul’a çok yakın bir mevkide bulunması Adapazarı’nın önemini arttıran bir diğer unsurdur. İstanbul-Adapazarı güzergâhının 19. yüzyılın sonlarında tren hattı ile birbirine bağlanması, iki nokta arasındaki iletişimi daha kolay hale getirmiştir. Tren hattı sadece ulaşımın hızlanmasına katkı sunmamış, aynı zamanda Adapazarı ve civarında üretilen ürünlerin güvenli bir şekilde İstanbul’a ulaştırılmasını sağlamıştır.
Adapazarı’nın gerçek manada bir şehir hüviyetine ulaşmasındaki en önemli etken ise aldığı göçlerdir. Bölge coğrafyası, özellikle 1877-1878 Osmanlı Rus Savaşı sonrasında Kafkasya ve Balkanlardan gelen binlerce muhacir kafilesine kucak açmıştır. Göçler öncesinde küçük bir kasaba görünümünde olan Adapazarı, 19. yüzyılın sonlarına doğru nüfus olarak neredeyse yüz binlerle ifade edilebilecek noktaya ulaşmıştır. Alınan göçlerin Adapazarı ve çevresine hem olumlu ve hem de olumsuz yansımaları olmuştur. Tüm mal varlıklarını bırakarak göç etmek zorunda kalan muhacirlerin bölgede bazı asayiş sorunlarına neden olduğu tartışmasızdır. Bununla beraber, Adapazarı’nı kendilerine yeni bir yurt olarak seçen muhacirler, çalışkanlıkları ile bölgeye ve bölge insanına önemli katkılar vermişlerdir. Bilgi, beceri ve deneyimlerini bölge halkının hizmetine sunan muhacirler, kısa sürede Adapazarı’nın yerli halkıyla kaynaşarak bölgeye adapte olmuşlardır.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
İHRACATA YÖNELİK TEŞVİK VE DESTEK POLİTİKALARI
Ekonomik gelişmişliğin belirlenmesinde milli gelir, ithalat, ihracat ve cari açık gibi birçok ekonomik değişken etkili olmaktadır. İhracata yönelik teşvik ve destek politikaları da ülkelerin ekonomik anlamda gelişmelerine önemli katkıları olmakla birlikte ihracat faaliyetlerini artıran etkenler olarak karşımıza çıkmaktadır. Uygulanan ihracatı teşvik destek politikalarının amacına uygun kullanılması ve kullandırılması ile birlikte söz konusu destek ve teşviklerin denetimi de önemli bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Edebiyatta Kadın ve Yemek: Metinsel Kesişimler
Yüzyıllardır süregelen kadın sorunsalı ve buna bağlı olarak toplumsal cinsiyet rolleri ile ilgili çalışmalar, Türkçe literatürde de oldukça hız kazanmış, yapılan çalışmaların sayısı zaman içerisinde büyük bir artış göstermiştir. Kadın ve yemek ilişkisine farklı açılardan ve değişik teorik arka planlardan yaklaşan; roman, şiir, öykü ve drama gibi edebiyatın muhtelif alanlarında yer edinmiş kıymetli eserleri, merkeze kadını ve yemeği alarak inceleyen çalışmalardan oluşan Edebiyatta Kadın ve Yemek: Metinsel Kesişimler isimli bu kitabın Türkçe literatüre önemli bir katkı sunacağı düşüncesindeyiz. Kadının mutfak ve yemekle eşleştirilmesi sonucu kadına ve erkeğe atfedilen toplumsal cinsiyet rollerini incelemesinin yanı sıra bu rollerin alaşağı edilmesiyle çıkarılabilecek sonuçların altını çizen bu kitap, Türkçe literatürde yer alan ilk derleme eser niteliğindedir.
₺550,00
KİTAP TANITIMI
MİLLİ MÜCADELE VE ERKEN DÖNEM CUMHURİYET ROMANI
| 19191928 yılları, Türk sosyal ve siyasal hayatının en çalkantılı dönemlerinin başında gelir. Birinci Dünya Savaşı ve bunu takip eden olaylar hayatın her tabakasını derinden etkiler. Bu çalışmadaki amaç, romancıların bu çalkantılı dönemdeki tavırlarını ortaya çıkarmak, dönemin getirdiği konu ve malzeme çeşitliliğinin romanlara ne kadar yansıdığını tespit etmektir. Tanzimattan itibaren sosyal meseleler üzerinde yoğunlaşan romanımız Meşrutiyet döneminde de bu eğilimini devam ettirmiştir. Bu yıllar arasında yayımlanan romanların sayısı dikkate alındığında dönemin getirdiği konu çeşitliliği ve bolluğu pek az romanda kendine yer bulabilmiştir. Sosyal meseleleri ikinci plâna atan romancılarımız, popüler olma kaygısıyla kaleme aldıkları romanlarında daha çok bireysel temaları basit kurgularla işlemişlerdir. Bunun yanında sosyal meseleleri ele alan romanlarda, daha sonraki dönemde çokça işlenecek temalar üzerinde durulmuştur. İmparatorluktan Cumhuriyete geçişte yaşanan problemler üzerinde yoğunlaşan bu temalar Anadoluya bağlı sorunlar, eğitim ve çağdaşlaşma gibi konuları kapsamaktadır |
₺820,00
KİTAP TANITIMI
Vecizeler (Birinci Kitap, İkinci Kitap, Üçüncü Kitap, Dördüncü Kitap)
Edebiyat tarihlerinde yer alan kimi isimler edebiyatın vitrininde kimi arka bahçesinde, bazıları piramidin zirvesinde bazılarıysa hâlâ toprak altında “nisyan” denilen toz zerrelerinin arasındadır. Bu isimlerden biri gazeteci, şair, yazar Mehmet Cemil Pekyahşi’dir.
Mehmet Cemil’in vecizeleri 1918-1922 yılları arasında Vecizeler adıyla dört ayrı kitap halinde Arap harfleri ile yayımlanır. Cenap Şahabettin, Rıza Tevfik Bölükbaşı, gibi pek çok ismin iltifatnameleri ile neşredilen bu kitaplar yüz yıl sonra gün yüzüne çıkarılmaktadır. Amacımız hem Türk edebiyatına, bir tür olarak vecize edebiyatına küçük bir katkı sağlamak hem de döneminde makaleleri ile Fransız basınında yer alan bir Türk yazarının ismini “zamanın amansız tırnakları” arasından kurtararak unutulmasına mâni olmaktır.
Elinizdeki kitap “sağır kubbe”de asılı kalan bir seda, edebiyatımızın unutulanlar mahzeninden bir isim ve dört eseridir.
Gün gelir ki en meyus olduğun günleri cennet eyyamı gibi hatırlarsın.
Az çok bir tatsızlık vukuunda ubudiyetini gevşetmemeli! Allah sonra da lazım.
Tacil istiklale müdahaledir.
Ayağına gelen günah ile zekâ sarf ederek îkâ ettiğin günah başkadır.
Hülya kurmak da nimet-i ilâhîdir: Ağrıdan kederden hiddetten âzâde bulunduğuna delildir.
Arkadan söylemek yüz tutmamaktan değil utanmamaktandır.
Münevverle cahil hiddet zamanında bir seviyeye gelirler.
Küçük günahlarda Allah’tan korkar, büyüklerinde affına güveniriz.
Anlayan ile anlamayan cevaplarından ziyade suallerinden bellidir.
Tevazu olduğumuzdan küçük görünmek değil, değerimizden fazla görünmemektir.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Uluslararası Rejimler
Uluslararası rejim kavramı devletler arası iş birliği dinamiklerini incelemek ve çevre ve ticaret gibi farklı alanlarda uluslararası yönetişimi açıklamak amacıyla Uluslararası İlişkiler (Uİ) literatüründe 1970’lerden itibaren önemli bir yer tutmuştur. Teorisyenler uluslararası bir üst otoritenin olmadığı ve genellikle anarşik bir çatışma ortamı olarak algılanan ve tasvir edilen uluslararası ilişkilerde devletlerin neden ve nasıl belli ilke, norm ve kurallara dayalı olarak iş birliği yaptıkları ve bunun için hangi resmi ve gayrı resmi mekanizmaları kurduklarını uluslararası rejimleri analiz ederek anlamaya çalışmaktadırlar.
Uİ disiplininin temellerini teşkil eden teorik araştırmalar son dönemde ülkemizdeki akademik üretim süreci içerisinde de giderek daha fazla yer almaktadır. Ancak Türkçe akademik literatürde uluslararası rejim teorilerine ilişkin kapsamlı çalışma yok denecek kadar azdır. Bu kitap Türkçe Uİ literatürüne uluslararası rejimlere ilişkin kavramsal ve kuramsal bir genel giriş ile katkı yapmayı amaçlamaktadır. Kitap uluslararası rejim çalışmalarını Uİ disiplinine yön veren dört ana gelenek olan Neo-realizm, Neo-liberalizm, bilişselci gelenek ve Eleştirel Teori perspektiflerinden kuramsal bir incelemeye tabi tutmaktadır. Kitapta her bir teorik yaklaşım ampirik örnekler verilerek açıklanmaktadır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
The Myth of the Female Hand: Forms of Female Power
In The Myth of the Female Hand: Forms of Female Power, Şeyda Sivrioğlu explores the symbolic representations and the significance of the female hand as a means to open up literary and critical space for the oppressed and marginalized female figure in different centuries and in different patriarchal cultures and genres. Inalterably, in a culture where creativity is defined purely in male terms, women “exist only to be acted on men, both as literary and sensual objects” (Gilbert and Gubar, 8). This comprehensive study, however, traces the origins of the female hand symbolism from a fairy tale to a play-text and finally to a science fiction novel in order to illustrate how, to borrow Margaret Atwood’s words, the hand as an extension of the brain, in this case the female brain, becomes an important tool for indicating the development of the power of women.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
A PRACTICAL ENQUIRY INTO THE PHILOSOPHY OF EDUCATION
That any rational and accountable being should ever have been found to oppose the progress of truth, is truly humiliating; yet every page of history, which records the developement of new principles, exhibits also the outbreakings of prejudice and selfishness. The deductions of Galileo, of Newton, of Harvey, and innumerable others, have been opposed and denounced, each in its turn; while their promoters have been vilified as empyrics or innovators. Nor has this been done by those only whose self love or worldly interests prompted them to exclude the truth, but by good and honourable men, whose prejudices were strong, and whose zeal was not guided by discretion. Such persons have frequently been found to shut their eyes against the plainest truths, to wrestle with their own convictions, and positively refuse even to listen to evidence. The same thing may happen with regard to education;—and this is no pleasing prospect to the lover of peace, who sets himself forward as a reformer in this noble work.—Change is inevitable. Teaching is an art; and it must, like all the other arts, depend for its improvement upon the investigations of science. Now, every one knows, that although the cultivation of chemistry, and other branches of natural science, has, of late years, given an extraordinary stimulus to the arts, yet the science of education, from which the art of teaching can alone derive its power, is one, beyond the threshold of which modern philosophy has scarcely entered. Changes, therefore, both in the theory and practice of teaching, may be anticipated;—and that these changes will be inconvenient and annoying to many, there can be no doubt. That individuals, in these circumstances, should be inclined to deprecate and oppose these innovations and improvements, is nothing more than might be expected; but that the improvements themselves should on that account be either postponed or abandoned, would be highly injurious. An enlightened system of education is peculiarly the property of the public, on which both personal, family, and national happiness in a great measure depends. These interests therefore must not be sacrificed to the wishes or the convenience of private individuals. The prosperity and happiness of mankind are at stake; and the welfare of succeeding generations will, in no small degree, be influenced by the establishment of sound principles in education at the present time. Nothing, therefore, should be allowed to mystify or cripple that science, upon which the spread and the permanence of all useful knowledge mainly rest.
₺575,00
KİTAP TANITIMI
Antakyalı Kâsım Şeybânî ve NASÎHATNÂME’si
Bugün İnegöl’de kendi adına nispet edilen Kasım Efendi Camii’nde medfun olan ve İnegöl’ün manevî sembollerinden birisi addedilen Antakyalı Kâsım Şeybânî, bugüne kadar isim müşterekliğinden dolayı başka mutasavvıflarla karıştırıla gelmiştir. Bu çerçevede özellikle mesleği, tarikatı ve nesebi etrafında teşekkül eden rivayetler Kâsım Şeybânî’nin asıl kimliğinden büsbütün farklıdır. Bu çalışmayla Kâsım Şeybânî’nin etrafında oluşturulan bilgi karmaşası giderilip bir eserinin ilmî neşri ilk defa yapılmaktadır. Elinizdeki kitapta Kâsım Şeybânî’nin hayatı ve sanatına yönelik tespitleri müteakiben, daha önceki yayınlarda varlığından söz edilmeyen Nasîhatnâme’sinin çeviri yazılı metni, incelemesi ve orijinal metninin tıpkıbasımı bulunmaktadır. 1512 yılında Bursa’da telif edilen eser, nispeten erken bir dönemde yazılmış telif bir nasihatname olması bakımından dikkate şayandır. Nasîhatnâme’nin bölüm başlıkları daha çok dinî mevzulardan müteşekkil olmakla birlikte muhtevada dönemin toplumsal ve siyasi meselelerinden akisler de bulunmaktadır. Bu akisler, Memluklu hâkimiyet sahasında yetişip ilerleyen yaşlarında Osmanlı’nın önemli merkezlerinden biri olan Bursa’ya göçen bir şahsın kaleminden yansımaları bakımından da ayrıca dikkat çekicidir. Bunların yanı sıra adeta atasözü, kalıp ifadeler ve deyimlerle örülen metin Türkçe söz varlığı açısından da oldukça zengindir.
₺975,00
KİTAP TANITIMI
Tersine Lojistikte Araç Rotalama
Artan nüfus ve giderek yoğunlaşan endüstriyel faaliyetler, kaynakların hızla tükenmesine ve atık miktarının artmasına neden olmaktadır. Bu durum, insan sağlığı ve çevre için tehdit oluşturan tıbbi atıkların yönetimi konusunu kritik hale getirmiştir.
Bu kitap, tıbbi atıkların toplanması, taşınması ve en nihayetinde uygun şekilde imha edilmesi süreçlerinde karşılaşılan lojistik sorunlara odaklanarak, bir tersine lojistik faaliyeti olan tıbbi atıkların toplanmasında araç rotalama problemine yönelik çözüm önerileri sunmaktadır.
Bir tıbbi atık toplama ve sterilizasyon merkezinin gerçek verilerine dayanan örnek bir uygulama ile teori ve pratiği bir araya getiren bu kitap, mevcut toplama rotalarının iyileştirilmesi ve alternatif rotalara dair çözüm önerileri sunulması konusunda etkili sonuçlar ortaya koymaktadır.
₺190,00
KİTAP TANITIMI
UYGARLIK TARİHİ
Uygarlığın herkes için geçerli bir tanımını yapmak, “Uygarlık Tarihi” başlıklı bir çalışma hazırlamaktan daha zordur. Zira Uygarlık, bazılarının gözünde teknolojik gelişimi, bazılarının gözünde ise güzel sanatları veya sofra zarafetini tanımlar. Ancak kuşkusuz uygarlık bu tanımların çok üzerinde bir anlam içermektedir. Uygarlık, sadece teknik gelişmişliğin, güzel sanatlardaki başarının veya kentli olmaktan kaynaklanan gündelik sorumluluk bilincinin bir bileşkesi olsaydı Almanya’da Nasyonal-Sosyalistlerin kurduğu düzeni de “uygarlık tarihinin” bir parçası olarak kabul etmemiz gerekirdi. Oysa Nazi biliminden, sanatından, arkeolojisinden bahsedebildiğimiz halde bir “Nazi uygarlığından” söz edemiyorsak, uygarlık tanımına mutlaka yeni bir şeyler eklememiz gerekmektedir. Uygarlık nesnelerinin, insanlığın seçilmiş özel bir kısmına değil geneline, hatta gezegenin kendisine faydalı olması, insancıl (hümaniter) bir öz taşıması ve geleceğe yönelik bir umut beklentisi oluşturması gereklidir. Aksi halde, atom bombasını veya kimyasal silahları, uygarlık tarihinin zirve başarıları olarak algılamak gibi yanlış bir tutum içine düşeriz. Ya da uygarlığı, insanlığın saptığı yanlış bir yol olduğunu düşünen karamsar görüşlerintesiri altında kalırız. Elinizde tuttuğunuz bu çalışma, her iki yaklaşımın arasında bir yol izlemekte, uygarlık tarihi boyunca insanlığın başarılarını olumlarken, bir yandan da uygarlık yolunda atılan adımların meydan getirdiği potansiyel hataları da eleştiri süzgecinden geçirmeyi amaç edinmektedir.
KİTAP TANITIMI
Çukurova Tarihi Araştırmaları – I
“Yiğidin harman olduğu yer’dir Çukurova”. Tarihi dokusu, kültürel mirası, verimli toprakları, sanayisi, bitki örtüsü, sıcakkanlı insanıyla büyük bir zenginliğe sahip olan Çukurova, tarihin en eski dönemlerinden bu yana birçok medeniyete ev sahipliği yapmış bir bölgedir. Bu bakımdan her yönüyle araştırmaya değer Çukurova’nın kültürel, ekonomik ve siyasi tarihine dair Türkiye’nin çeşitli üniversitelerinden değerli akademisyenlerin yazıları ile katkı sağladığı bu eserde çağlar öncesi dönemlerden Cumhuriyet Dönemine kadar olan süreci çeşitli boyutlarıyla ele alınmıştır.
₺620,00
KİTAP TANITIMI
VII. ULUSLARARASI KARŞILAŞTIRMALI EDEBİYAT BİLİMİ KONGRESİ BİLDİRİ KİTABI
Goethe’nin “Ulusal edebiyat artık bir şey ifade etmiyor, dünya edebiyatının zamanı geldi, herkes bu dönemi hızlandırmak için buna katkıda bulunmak zorundadır” demesinin üzerinden yaklaşık iki yüz yıl geçti. Goethe ortaya atmış olduğu “dünya edebiyatı” kavramı ile edebiyatlar arasındaki iletişimi ve etkileşimi vurgulamak istemişti. Bu bir bakıma dünya kültürü anlamına geliyordu ve insanlık kültürünün bir üst basamağıydı. Sadece edebiyatlar arasındaki etkileşim değil, ortak bir duygu birliği geliştirme yolunda da önemli bir adımdı dünya edebiyatı.
Karşılaştırma her zaman bilimlerin bir yöntemi olmuştur. Bu bağlamda yüzyılımızın başında edebiyatlar arasındaki alışverişe dikkat çeken çalışmaların yoğunluğu göze çarpar. Toplumların birbirleri hakkındaki yorumlarını ortak bir buluşma noktasına doğru hareketlendiren bu çalışmalar sadece edebiyat alanıyla sınırlı kalmayıp, psikolojiden sosyolojiye, tarih biliminden antropolojiye ve genel anlamıyla kültür bilimlerini kapsamaktadır. Günümüze bakıldığında edebiyatlar, dolayısıyla kültürler arası iletişime daha çok ihtiyaç duyulduğu görülmektedir. Eskiden uzakta olanlarla karşılaşmalar gündelik hayatımızın bir parçası haline gelmiştir. Ötekileştirme, önyargı oluşturma veya belli gruplar hakkında oluşturduğumuz basmakalıp düşüncelerin yön verici etkisi hayatımızın her alanına yansımaktadır. Bir yandan küresellik iddiaları sınır tanımayan bir hareketliliğe olanak tanırken, diğer yandan farklılıkları ön plana çıkararak yerelliğin bir zenginlik olarak korunması çabaları dikkat çekicidir. Bu çok farklı kültürlerin karşılaşmalarında kimlik konusu da önemli bir sorunsal olarak karşımıza çıkmaktadır. Kendi kültürünü koruyarak, diğer kültürü anlama deneyimleri yüzyıllardır yaşanan toplumsal çabalardan biridir. Komşularla ilişkiler kültürel zenginlik anlamına gelebileceği gibi, gerilimli bir ilişkiyi de ifade edebilir.
10-12 Ekim 2018 tarihlerinde Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nde düzenlemiş olduğumuz VII. Uluslararası Karşılaştırmalı Edebiyat Bilimi Kongresi çerçevesinde sunulan bildiriler de edebiyatlar ve kültürlerarası ilişkileri gösterme ve yorumlama girişimi olarak alana katkıda bulunma çabasının bir ifadesidir.
Yazarlar: Prof. Dr. Ali Osman Öztürk, Prof. Dr. Meral Ozan, Doç. Dr. Abdurrahman Kolcu, Doç. Dr. Hasan BAKTIR, Doç. Dr. Vehbi Ünal, Doç.Dr. Bekir Zengin, Ahmet ÜNGÜDER, Alla Serdiuk, Arzu ÖZYÖN, Ayhan Tek, Ayşe Nur Özdemir, Burcu Narda Yurtseven, Canan AKBABA, Ceren Kahraman, Derya Ersöz, Derya Koray Düşünceli, Dilek SAKAROĞLU, Dr. Berna USLU KAYA, Dr. Emin ONUŞ, Dr. Müge GÖNCÜ, Dr. Öğr. Ü. Emel Erim, Dr. Öğr. Üyesi Hatice EŞBERK, Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Semerci, Dr. Zennure Köseman, Duygu Özakın, Ebru Ceker Gündogdu, Efsane Huseyin, Emel Özkaya, Emine ZEYTUNLU, Erdal BARAN, Fatma Kahraman, Filiz İlknur Cuma, Gonca GÜVEN AKIN, Hamza KUZUCU, Kamran Ahmadgoli, Khallieva Gulnoz Iskandarovna, Medina Karahan, Mehmet Emin PURÇAK, Meryem Koyun, Nevzat KAYA, Nihan ATLI, Onur ÖZCAN, Öğr. Sevgi Kamışoğlu, Öğrt. Gör. Dr. Reyhan İsmet Özsarı, Özge Sinem İMRAĞ, Özlem ULUCAN, Seçil YÜCEDAĞ, Seçkin SARPKAYA Sibel Baran, Sona Jafari Nasab, Sultan Dilek GÜLER, Tülinay Dalak, Ünal KAYA Veysel LİDAR, Yusuf Ziyaettin Turan, Zeliha DURAN, Zeliha ÖZTÜRK
₺890,00
KİTAP TANITIMI
YARINA KALAN
Yol gösterici olarak ele alınan sorular doğrultusunda Hakan Aytekin’in bir belgeselci olarak kimliğini, sinemasal üslubunu, belgesellerinin formunu, gerçeğin belgesel aracılığıyla estetik olarak nasıl temsil edildiğinin irdelenmeye çalışıldığı bu çalışmada; yönetmenin gerçeği yorumlarken, ele aldığı konuya çekim öncesi yaptığı araştırmalar sonucu hakimiyeti, bu hakimiyetin filmlerinin omurgasını oluşturmadaki etkisinin O’nun belgesellerinin kimliğini oluşturan başlıca etmen olduğunu söylemek yerinde olacaktır. Konu olarak neyi işlerse işlesin belgesellerinin sinemasal üslubu, yönetmenin gerçeği yorumlayışındaki ayırt edici karakteri niteliğindedir. Bu çalışmada Aytekin’in belgesellerine içeriksel olarak yoğunlaşılmış olsa da yönetmenin sinematografi dilini, özellikle aydınlatmayı ve kamera takibini belgesellerinin sinemasal belirleyeni olarak konumlandırdığı açıkça hissedilmektedir. Aytekin’in bu sinemasal üslubu, gerçeğin bilgisinin belgesel film aracılığıyla estetik olarak da temsil edilebileceğinin ve belgesel yönetmeni olarak özgün ve ayırt edilebilir bir üslup yaratılabileceğinin kanıtı niteliğindedir
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Geçmişten Günümüze İstanbul Mutfağına Etki Eden Rum ve Ermeni Mutfağı ve Diğer Etnik Kültürler
İstanbul, geçmişten günümüze pek çok etnik topluluğa ev sahipliği yapmış kozmopolit bir şehirdir. Geçmişten gelen Doğu Roma ve Selçuklu İmparatorluğu mirasları, Fransız İmparatorluğu etkisi, Arap medeniyetleri ve İslami yeme-içme alışkanlıkları ile Rum, Ermeni, Yahudi topluluklarının katkısı ve Balkan, Arap mutfaklarının sentezlenmesi ile yıllar içerisinde dünyanın sayılı mutfakları arasında yerini almıştır. Bu zenginlik çok uluslu yapının yanında, siyasi, ekonomik, coğrafi, göç, fetih, devrim vb. iç ve dış faktörlere de bağlı olarak oluşmuş ve yıllar içerisinde zenginleşerek bugünkü halini almıştır. Bu çalışmada 1453’te İstanbul’un fethinden bugüne İstanbul’un yerel sakinleri olan Rum ve Ermenilerin yeme içme alışkanlıkları incelenerek İstanbul mutfağına sağladıkları katkılar ortaya konmaya çalışılmıştır. Araştırma nitel araştırma deseninde planlanmış ve yapılandırılmış mülakat tekniği ile yürütülmüştür. Araştırmanın örneklemini görüşmeyi kabul eden altısı Rum, ikisi Ermeni ve biri Türk olan toplam dokuz aşçı oluşturmaktadır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, İstanbul’da yaşayan Rum ve Ermeni azınlık mutfağının Türk mutfağının yemek çeşitliliğine katkılarının yüksek olduğu sonucuna varılmıştır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye’nin Büyükşehirlerinde Kentleşme
Kentlerin ilk olarak MÖ 6.000’li yıllarda belirdiği, MÖ 4.000 dolaylarında ise tam olarak kendisini göstermeye başladığı belirtilmektedir. Sanayi Devrimi sonrasında ortaya çıkan modern kent anlayışı ile birlikte kentler cazibe merkezi haline gelmiş ve kırsal nüfus hızla kentlere göç etmiştir. Zira bugün dünya nüfusunun yarısından fazlası kentlerde yaşamaktadır.
Kentlerin sürekli göç alarak nüfuslanması ve kentsel olarak büyümesi, bugün çeşitli sorunları ortaya çıkarmaktadır. Bu araştırmada, Türkiye’nin 12 büyükşehir belediyesi örneklem alanı olarak seçilmiş ve buralarda kentleşmenin boyutu, yönü ve ortaya çıkardığı sorunlar analiz edilmiştir.
Araştırmamızda elde edilen sonuçlara göre, Türkiye’deki büyükşehirlerin farklı dinamikler üzerinden göç aldığı ve nüfuslandığı görülmektedir. Göç ve nüfuslanmanın neticesinde, test alanı olarak seçilen büyük şehirlerinin kentsel yayılmasının hızla arttığı görülmektedir.
Bugün gelinen noktada, taşıyabileceği miktarda nüfusun çok üzerinde nüfuslanan büyükşehirlerin çok önemli sorunlar ile karşı karşıya olduğu görülmektedir. Kentleşmenin demografik yönünün ağır bastığı ülkemizdeki metropol kentlerin birçoğu sağlıksız yapılaşma, konut ve ulaşım sorunu, altyapı ve kanalizasyon sıkıntısı, su, hava ve gürültü kirliliği, kişi başına düşen yeşil alan miktarının azlığı, okul, eğitim ve kültürel imkanların yetersizliği gibi birçok sorunla baş etmektedir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
IDENTIFICATION OF DRIVERS OF CUSTOMER CHURN AND THEIR RELATIONSHIP IN THE TURKISH MOBILE TELECOMMUNICATION INDUSTRY
The mobile telecommunication services industry is one of the fastest growing markets today, and it is reaching the maturity stage of its lifecycle in Turkey. The same pattern is proven valid on a global scale due to the rapid increase of the industrys share in daily communications worldwide. When the pool of available customers is limited, as a result of a saturated market, the industry changes its strategic focus away from acquiring new customers and moves towards retaining existing customers. In order to survive in a mature market, such a shift emanates from the need to manage high customer churn in a highly competitive industry and places effective churn management in the forefront of the mobile telecommunications business environment.
This research aims to analyze and to provide a better understanding of the drivers of customer churn, semi-churn, and customer retention in the Turkish mobile telecommunication industry. The effects of rational drivers such as customer satisfaction and emotional drivers such as brand loyalty, and switching barriers are incorporated into the analytical focus of the study. The research assesses the structural relationship between these factors and their effect on customer churn and retention as well as semi-churn (multi-SIM users).
Based on the research model, 25 hypotheses were developed to test the relationships between the determinants and customer churn, semi-churn, and customer retention. Questionnaire data from 540 subscribers was collected from a sample of three mobile operators in Turkey (Turkcell, Vodafone, and Avea). Structural Equation Modelling (SEM), using a Partial Least Squares (PLS) approach, was used to test the research model and the hypotheses.
The findings of this research will aid practitioners in predicting drivers of churn in their businesses in order to minimize defection and maximize the customer life time value in the mobile telecommunication industry. Moreover, this study will provide a novel contribution in the field of marketing literature by introducing the term semi-churn (multi-SIM users).
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Türk Sinemasında Büyü
Sinemada Korku ve Din, Türk Gerilim Sineması Kronolojisi ve Türk Korku Sineması Kronolojilerinin yazarı Dr. Gizem Şimşek Kaya; bu kez 2004 yılında vizyona giren “Büyü” filmindeki büyü uygulamalarının detaylı çözümlemeleriyle birlikte farklı yerli ve yabancı yapımlarda karşımıza çıkan büyü uygulamalarını ele alıyor.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
DAVRANIŞSAL EKONOMİ YAKLAŞIMLARI: KARAR VERME TARZLARIYLA BİR İNCELEME
İnsanların karar verirken her zaman “en iyi”yi aramadıklarını, bazen “iyi”nin de onlar için yeterli olabildiğini, irrasyonel kararlar da verebildiğini belirten “davranışsal ekonomi”, ekonominin temel varsayımı olan “homoekonomikus”u sorgulamaktadır. Beklenti kuramı ile geniş yankı bulan bu çalışma alanı, belirsizlik ve risk altında karar verme durumlarında bireylerin irrasyonel kararlar verebileceğini belirtmektedir. Bu çalışmanın amacı davranışsal ekonomi yaklaşımlarını, tüketici karar verme tarzları ile açıklamaktır. Bu amaç doğrultusunda tüketici karar verme tarzları kullanılarak, davranışsal ekonomi yaklaşımlarında ortaya çıkan sonuçlar açıklanmış, tüketicilerin kararlarındaki sapmalar ve irrasyonellikler karar verme tarzları ile yorumlanmıştır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
ADLİ GÖRÜŞME: AMAÇ, YÖNTEM VE TEKNİKLER
Bireyler ceza mahkemelerinde bir suçun mağduru veya tanığı olma ya da suç işleme/suça sürüklenme; hukuk mahkemelerinde velayet, vesayet, şahsi ilişki veya evlat edinmenin değerlendirilmesi gibi birçok nedenden dolayı doğrudan veya dolaylı olarak adli sisteme girebilmektedir. Bireyi adli sürece dahil eden olay ve deneyimler çoğunlukla travmatik nitelikte olup, kişinin bedensel ve ruhsal sağlığına kalıcı biçimde zarar verici etkilere sahiptir. Bu nedenle, yetkin uzmanlar tarafından olayın niteliği ve bireye içkin özellikler dikkate alınarak hassas ve özenli bir şekilde yürütülen kaliteli bir adli görüşme hem adaletin tesisi hem de adli sistem içerisindeki bireylerin ikincil örselenmelerinin önüne geçilmesi açısından büyük önem taşımaktadır.
Adli sistem içerisinde farklı disiplinlerden (Psikoloji, Psikolojik Danışmanlık, Sosyal Hizmet) gelen adli sistem uzmanları, suça sürüklenen, mağdur veya tanık çocuklar; şiddet mağduru kadınlar ve yaşlılar gibi diğer kırılgan gruplar; boşanmış veya boşanma aşamasındaki çiftler ve çocukları gibi pek çok farklı sebeple adli sürece dahil olmuş bireylere yönelik farklı hizmetler sunmaktadır.
Bu kitapta, Adalet Bakanlığı bünyesinde mahkemelere hizmet vermekte olan psikolog, psikolojik danışman ve sosyal hizmet uzmanlarının gerçekleştirdikleri adli görüşme uygulamalarına yer verilmiştir. Bu kapsamda, adli görüşmelerin amacı, kapsamı, teknikleri ayrı ayrı ele alınmış; ayrıca en çok karşılaşılan kırılgan gruplar (çocuklar, kadınlar, mülteciler ve yaşlılar) ile adli görüşme tekniklerine yönelik temel bilgiler ve uygulamada kullanılabilecek pratik teknikler sunulmuştur. Bu kitap, Psikoloji, Psikolojik Danışmanlık ve Sosyal Hizmet Bölümleri mezunları ile adli alanla ilgilenen meslek elemanları ve uygulayıcılar için rehber niteliğindedir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye’de Örgüt Kültürü Çalışmaları
İşletmeler, insan unsurunun verimli ve etkili olarak iş görmesi gayretindedirler. Bu nedenle, motivasyonu artırma yöntemlerine önem verilmesi, işgörenin işe aidiyetinin istenmesi ve işgörenleri birbirine bağlayacak örgüt kültürünün var edilmesi yöneticileri düşündüren konular arasındadır. Bu kitap, örgüt kültürü üzerine kavramsal açıklamalar getirerek, Türkiye’de örgüt kültürü çalışmalarının nitel analizini yapmayı amaçlamaktadır. Bu amaçla, örgüt kültürü literatürü ayrıntılı olarak incelenmiş, yapılan çalışmalar sistematik bölümlemeler ile yorumlanmış, Türkiye’de ve dünyada yapılan örgüt kültürü araştırmaları karşılaştırılmıştır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Direksiyon Sosyolojisi
Sosyoloji, hem sosyal yapıyı hem de bu yapı içerisinde oluşan değişmeyi anlayarak açıklamak zorundadır. Sosyologlar insanların oluşturdukları dünyaya bakarlar. Bu dünya insan denen faillerce zaman ve mekâna göre değişen ve üç boyutlu bir dünya olarak sürdürülür: dün-bugün-yarın. Bu çalışma tam da buradan hareketle göçmen bir taksi şoförünün “taximix” sürecinde yaşadıklarını ve diğerleriyle etkileşim süreçlerini içeren gündelik yaşam sosyolojisi formatında göç deneyimiyle ortaya çıkan ve duygusal, kültürel ve yapısal boyutlarını anlamaya çalışan hikâyelerinden oluşmuş bir çözümlemedir. Bu hikayeler göçmenlerin arada kalmışlık duygularını ve her iki ülkeye de aidiyetlerinin nasıl kırılgan olduğunun anlatısıdır. Yazarın betimlediği gibi araftaki dualistik konum kültürel kimliğin ve toplumla bütünleş(eme)menin sürekli yeniden müzakere edildiği bir alandır. Böylece bu kitap, bireylerin ve onların farklı bağlamlarda bir araya gelişlerinden anlamaya yönelik bir çabadır.
Kitabın kahramanı Selim’in hikayesi sıradan göçmen bir taksi şoförünün yaşam öyküsü olmayıp kent sosyoloji, sınıfsal eşitsizlikler, emek piyasasının dijitalleşmesi ve yabancılaşma olgusunun hissedilebildiği hikâye ya da sosyolojik bir çözümlemedir. Selim’in yaşadıkları, gözlemleri ve anlatıları kent yaşamında aidiyet, görünmezlik, kimlik ve direnç gibi temaların mikro ölçekli yansımasıdır. Selim, bu bağlamda, bir taksi şoföründen öte modern kenti ve bu kent içerisindeki etkileşimleri anlamaya çalışan, kendini nesneleştirmeyi de bilen bir kent emekçisi ve bir sosyolog olarak değerlendirilebilir. Bir giriş kitabına destek olabilecek kadar dolu olan bu kitabın ilk bölümünde Selim bize meslek, sınıf ve prekarya kavramları üzerinden taximix ile modern işgücü piyasasındaki güvencesizlik, sınıfsal geçişkenlik ve yeni prekarya kavramını anlatmaktadır. İkinci Bölümde göç, kimlik ve eşiksel alanlar üzerinden Doç. Dr. Yalçın Kahya bize, Selim’in, sadece yeni kimlik arayışını değil, aynı zamanda yeni modern bir kentte eşitlik eşitsizlik paradigmasını nasıl değerlendirdiğini de anlatmaktadır. Üçüncü bölümde kent yaşamının sıradan görünümleri, Selim’in taksi yolculukları üzerinden incelenirken gündelik ilişkilerin sosyolojik anlamları açığa çıkarılmaktadır. Dördüncü bölüm, toplumsal dışlanma, ayrımcılık ve şiddet olgularını göçmen karşıtlığı, dışlayıcılık ve mikro-şiddet pratikleri her işyerindeki iktidar ilişkileri ve dışlama mekanizmaları Selim’in gözlemleri ve sosyolojik analizlerle oluşturulmuştur. Beşinci bölüm yapı-fail gerilimi ve toplumu anlama arayışı üzerinedir. Kısacası bu çalışma yalnızca kelimelerden değil; birikmiş bakışlardan, paylaşılan yolculuklardan, şehrin sessiz sokaklarından ve insan hikâyelerinden oluşmaktadır. Bu kitabı okurken insanın ne kadar güçlü ve kırılgan olduğunu düşünerek keyifle okudum. Sadece sosyolog adaylarının değil toplumda her kesimden insanın okuması gereken bir kitap…
Prof. Dr. Nurgün Oktik
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Networks of Adaptation and Retelling in Irish Fiction
The comparative readings presented in this book illustrate how transmedial practices of reinterpretation generate unique constellations of meaning on thresholds of textuality, highlighting the pivotal role of adaptation and retelling in twentieth-century Irish art and literature. The critical readings in this context concentrate on Oscar Wilde’s Salomé in its bitextual dialogue with Aubrey Beardsley’s captivating illustrations, three different stage adaptations of the Deirdre legend, Harry Clarke’s fabulous visual retellings on stained-glass, and Neil Jordan’s film adaptation of Patrick McCabe’s Breakfast on Pluto. Each case study is filtered through a critical lens that views transposed storyworlds within their cultural and social networks. Drawing on the critical discussions and conceptualizations in adaptation studies, the book invites readers to revisit issues concerning the evolution of stories as they pass through different forms and tools of authorship.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Ekonomi-Politik Araştırmalar
Eskiden olduğu gibi günümüzde de sürdürülebilir bir ekonomik büyüme ve ekonomik kalkınmanın nasıl gerçekleştirileceği konusu ülkelerin ilgilendiği temel konuların başında gelmektedir. Kuşkusuz bu durum politika yapıcıları ve uygulayıcılarını ilgilendirdiği gibi konuyla ilgili bilimsel çalışmalar sonucunda politika önerilerinde bulunacak araştırmacıları da yakından ilgilendirmektedir. Farklı üniversite ve kurumlardaki araştırmacıların katkısıyla hazırlanan bu eser de söz konusu amaç için hazırlanmıştır. Zira eser, tasarruf, dış yardımlar, petrol fiyatları, yoksulluk, yenilenebilir enerji ve politik istikrar gibi bazı konuların ekonomi ve politik açıdaki değerlendirmesini ve bu değerlendirmeler çerçevesindeki bazı politika önerilerini kapsamaktadır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye’deki Havayolu İşletmelerinde Performans Ölçme Aracı Olarak Balanced Scorecard Uygulamalarının Değerlendirilmesi
Bu çalışmanın amacı Türkiye’deki havayolu işletmelerinde performans ölçme aracı olarak Balance Scorecard uygulamalarının değerlendirilmesidir. Bu değerlendirmede amaç ise, literatür taraması sonucu ortaya çıkan balance scorecard uygulaması ile Türkiye’deki havayolu işletmelerindeki uygulamayı karşılaştırmak, genel bir uygulama çerçevesi oluşturarak havayolu işletmeleri için öneriler geliştirmek ve havayolu işletmeleri için ileride yapılacak stratejik planlama ve performans değerlendirme çalışmalarına katkıda bulunmaktır. Özellikle bu çalışmada havayolu işletmelerinde finansal ve finansal olmayan boyutlarla performans ölçümünün işletmeye katkıları araştırılmıştır.
₺260,00