KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Dünyada ve Türkiye’de Bağımsız Denetimin Ve Muhasebe Mevzuatının Gelişimi
₺250,00 -

DİJİTAL ÇAĞDA Z KUŞAĞI GERÇEKLERİ
₺750,00 -

Çukurova Tarihi Araştırmaları – I
₺620,00 -

Cumhuriyete Adanmış Bir Ömür Hasan Reşit Tankut (1891-1980)
₺780,00 -

Bulanık TOPSIS Yöntemiyle Tedarikçi Seçimi
₺210,00 -

BİLGİ TOPLUMUNDAN SÜPER AKILLI TOPLUMA GEÇİŞ
₺235,00 -

Bâkî’de Tasavvuf ve Kırk Gazel Şerhi
₺390,00 -

Aragon Krallığı
₺440,00 -

ALGI İNŞASINDA SOSYAL MEDYANIN GÜCÜ
₺195,00 -

43. ŞEHİR BİZİM KÜTAHYA
-

Sosyal Medyada Kullanıcı Emeği
₺210,00 -

Kamu Güvenliği
₺420,00 -

Edebiyatta Aile
₺400,00 -

Çalışmanın Değişen Anlamı ve Geleceği
₺380,00 -

Oscar Wilde
₺550,00 -

Yetkinlik Ve Ödül Sarmalının Motivasyona İz Düşümü
₺325,00
KİTAP TANITIMI
İskenderun ve Limanı (1832-1914)
MÖ 333 yılında Makedonyalı Büyük İskender’in adına izafeten “Alexandreia” adıyla kurulan İskenderun, sahip olduğu coğrafi konum itibariyle jeopolitik ve jeostratejik açıdan önemli bir yerleşim yeridir. Pek çok medeniyete ev sahipliği yapan merkezlerin geçiş güzergâhında bulunması, İskenderun ve havalisinin çağlar boyunca hâkimiyet mücadelelerine sahne olmasına sebebiyet vermiştir.
İskenderun’a ticari anlamda hayat veren Halep, özellikle XVII. yüzyıldan sonra İskenderun’a çok büyük bir değer katmıştır. Elinizdeki bu kitap; XIX. yüzyılın ikinci çeyreğinden XX. yüzyılın ilk çeyreğine uzanan dönemde İskenderun’un gelişim periyodunu sunmaktadır. İncelenen dönemde, İskenderun ve limanı hakkında Halep İngiliz Konsolosları tarafından hazırlanan teferruatlı raporlardan elde edilen veriler paylaşılmıştır. Bu raporlarda İskenderun’la ilgili ekonomik, demografik, coğrafik, sosyolojik, tarihi vs. pek çok bilgilere rastlanmıştır. Hatta İskenderun Körfezi’ndeki köpek balıklarına dair bilgilerin anlatıldığı bu raporların ışığında yazılmış olan bu kitabın keyifle okunabileceği kanaatindeyiz.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Coğrafi Boyutlarıyla Kent ve Kentleşme
Kent ve kentleşme olgusu insanlık birikiminin en değerli eserlerindendir. Medeniyet tarihimizi şekillendirmedeki gücünü bugüne kadar taşımış ve bundan sonraki süreçte de taşıyacağına dair çok güçlü işaretler sunmaktadır. Coğrafya biliminin kent ve kentleşme kavramlarına sunduğu katkılara yeni bir halka ekleme amacı taşıyan bu eser; kentsel dönüşümün yeni ve yenilenebilir dinamikleri, sakin şehirler, kentsel marka imajı, kentsel gelişim-yer yüzeyi sıcaklığı ilişkileri, ekonomi politikaları bağlamında sanayisizleşme ve kentsel dönüşüm gibi güncel kent paradigmalarına ve kentleşme dinamiklerine odaklanmaktadır. Kent ve kentleşme süreçlerini fiziki ve beşeri coğrafyanın kendine özgü dinamikleri ile ele alan bu kitap, sunduğu çıktılar ile konu ile ilgilenen diğer disiplinlere de değerli katkılar sunmaktadır.
₺890,00
KİTAP TANITIMI
Bilim İletişimi
“Hayatta hiçbir şeyden korkmamalıyız, sadece anlamalıyız. Şimdi anlama zamanı, böylece korku azalacaktır.”
arie Curie
Bu kitap, bilim tarihini kadim uygarlıklardan günümüze kadar ele alarak farklı toplumların bilimsel gelişime katkılarını ve bilim iletişiminin temel dinamiklerini gözler önüne sermektedir. Bilim iletişiminin tarihsel gelişimi, temel yaklaşımları ve sürece dahil olan paydaşlar bütüncül bir bakış açısıyla incelenirken, bilimin topluma nasıl aktarıldığı, güvenilir bilginin nasıl üretildiği ve yaygınlaştırıldığı detaylı bir şekilde ele alınmaktadır. Ayrıca, Covid-19 pandemisi bağlamında bilim iletişiminin kritik rolü değerlendirilirken, kriz dönemlerinde bilim ve toplum arasında güvene dayalı bir ilişkinin nasıl kurulduğu ve iletişim stratejilerinin etkileri kapsamlı bir şekilde analiz edilmektedir.
KİTAP TANITIMI
Türkçe Öğretimi -2
Bu kitap Yükseköğretim Kurulunun hazırladığı eğitim programı esas alınarak meydana getirilmiştir. Kitap üniversitelerin eğitim fakültelerinde lisans ve lisansüstü çalışma ve derslere kaynaklık edecek bilimsel bir yapıdadır. Özellikle Türkçe öğretiminin amacı, önemi, temel dil beceri kavramlarının titizlikle ele alınması gerektiği çağımızda bu kitabın öğrenme-öğretme süreçlerinde kullanıcılarına yol göstermesi amaçlanmaktadır. Böylece alana farklı bir bakış açısı kazandırmak ve bireylerin Türkçe öğretimi ile ilgili akademik düzeyde bilgiye sahip olmasına katkı sağlamak hedeflenmektedir.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
PARA POLİTİKASI, MAKRO İHTİYATİ POLİTİKALAR VE FİNANSAL İSTİKRAR
2007 yılı sonundan itibaren gelişmiş ülkeleri etkisi altına alan sistemik kriz, o dönemde uygulanmakta olan para politikası ve ihtiyati önlemlerin sorgulanmasına yol açmıştır. Benzer bir krizin gelecekte tekrar yaşanmaması için gereken politikalar üzerine düşünülmüş ve kriz öncesinde geçerli olan uygulamalar yerini finansal istikrarı ön plana alan yeni bir düzene bırakmıştır.
Bu kitap söz konusu yeni düzende, para politikası ve makro ihtiyati politikaların özellikle yükselen piyasa ekonomilerinde parasal ve finansal istikrarsızlıkla mücadeledeki rolünü irdelemektedir. İlk bölüm, makro ihtiyati politikanın ortaya çıkışı ve uygulanmasıyla beraber ortaya çıkan zorluklara karşı alınan önlemler üzerine yapılan tartışmaları ele almaktadır. İkinci bölüm, yükselen piyasa ekonomilerine özgü şoklardan kaynaklanan finansal kırılganlığa karşı para politikası ve makro ihtiyati politikanın tepkisini genel denge modelleri çerçevesinde incelemektedir. Üçüncü kısımda ise bu teorik analiz, örnek yükselen piyasa ekonomilerindeki farklı uygulamaların incelenmesi ve gelişmiş ülke uygulamaları ile karşılaştırmasıyla tamamlanmıştır. Son bölümde, Türkiye2nin finansal istikrarsızlıkla mücadele etmek ve sistemik krizi önlemek üzere uyguladığı para politikası ve makro ihtiyati politika incelenmiştir.
Analitik ve kurumsal çerçeveyi çizerken, aynı zamanda somut parasal ve finansal istikrar politikaları örneklerine yer veren bu kitap, genç araştırmacıları finansal makroiktisat literatürüyle tanıştırmayı hedeflemektedir. Ayrıca kitapta sunulan veriler ve ülke örnekleri güncel iktisadi olaylara merak duyan her kesimden okuyucuya hitap etmektedir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Eğitimcilerde Tükenmişlik Sendromu ve Kurumsal Bağlılık
Tükenmişlik sendromu, çalışma hayatını olumsuz yönde etkileyen bireysel ve kurumsal açıdan negatif etkilere sahip bir olgudur. Gelecek nesillerin sağlıklı bireyler olarak yetişmesi, eğitimcilerin hem fiziken hem de psikolojik olarak sağlıklı olmasına bağlıdır. Bu da ancak eğitimcilerin işlerini sevmeleri ve işe uyum göstermeleri ile mümkün olabilecektir. Günümüzde her meslek grubunda olduğu gibi eğitimciler de iş uyumunda sıkıntı çekmekte ve bunun sonucunda da tükenmişlik yaşamaktadırlar. Bu çalışmanın amacı eğitim sisteminin en önemli unsurlarından biri olan öğretmenlerin ve akademisyenlerin tükenmişlik düzeylerinin kurumsal bağlılıkları üstündeki etkisini karşılaştırmalı olarak analiz etmektir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
UYGARLIK TARİHİ
Uygarlığın herkes için geçerli bir tanımını yapmak, “Uygarlık Tarihi” başlıklı bir çalışma hazırlamaktan daha zordur. Zira Uygarlık, bazılarının gözünde teknolojik gelişimi, bazılarının gözünde ise güzel sanatları veya sofra zarafetini tanımlar. Ancak kuşkusuz uygarlık bu tanımların çok üzerinde bir anlam içermektedir. Uygarlık, sadece teknik gelişmişliğin, güzel sanatlardaki başarının veya kentli olmaktan kaynaklanan gündelik sorumluluk bilincinin bir bileşkesi olsaydı Almanya’da Nasyonal-Sosyalistlerin kurduğu düzeni de “uygarlık tarihinin” bir parçası olarak kabul etmemiz gerekirdi. Oysa Nazi biliminden, sanatından, arkeolojisinden bahsedebildiğimiz halde bir “Nazi uygarlığından” söz edemiyorsak, uygarlık tanımına mutlaka yeni bir şeyler eklememiz gerekmektedir. Uygarlık nesnelerinin, insanlığın seçilmiş özel bir kısmına değil geneline, hatta gezegenin kendisine faydalı olması, insancıl (hümaniter) bir öz taşıması ve geleceğe yönelik bir umut beklentisi oluşturması gereklidir. Aksi halde, atom bombasını veya kimyasal silahları, uygarlık tarihinin zirve başarıları olarak algılamak gibi yanlış bir tutum içine düşeriz. Ya da uygarlığı, insanlığın saptığı yanlış bir yol olduğunu düşünen karamsar görüşlerintesiri altında kalırız. Elinizde tuttuğunuz bu çalışma, her iki yaklaşımın arasında bir yol izlemekte, uygarlık tarihi boyunca insanlığın başarılarını olumlarken, bir yandan da uygarlık yolunda atılan adımların meydan getirdiği potansiyel hataları da eleştiri süzgecinden geçirmeyi amaç edinmektedir.
KİTAP TANITIMI
Gömlek Ateşten Suyu Şiirden
Türk edebiyatının önde gelen şairlerinden Gülten Akın ile Iraklı şair Nâzik el-Melâike, şiirleriyle hem kendi dönemlerine hem de sonraki dönemlere ışık tutan iki büyük isimdir. Bu kitap, şairlerimize ait şiirlerin izini sürerek hayatı anlama çabasıdır. İnsanlık tarihi kadar eski olan savaşa, yoksulluğa ve kadına dair çok şey söylendi şimdiye kadar. Ama şiirin eskimeyen dilinde her şey yeniden anlam kazanıyor. Etrafımıza dokunabildiğimiz kadar varız hepimiz. Bu kitap da kalbe ve ruha bir dokunma gayretidir.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
ETKİNLİK ÖRNEKLERİYLE DİJİTAL VATANDAŞLIK EĞİTİMİ
Bilgi ve iletişim teknolojilerinde hızla meydana gelen gelişmeler, bireylerin gündelik yaşamında önemli bir yer edinmiş, bu durum vatandaşlık biçimlerine yeni bir soluk kazandırmıştır. Yaygınlaşan dijital teknolojilerin artan kullanımı ile birlikte her birey adeta dijital dünyanın vatandaşı konumuna gelmiştir. Bu durum yeni etkileşim biçimleri ve sorumlulukları da beraberinde getirmiştir. Dijital vatandaşlık eğitimi bu bakımdan her geçen gün önemi daha fazla artan bir ihtiyaç haline gelmiştir. İşte bu kitap, iyi bir dijital vatandaş yetiştirmede kullanılacak bir başvuru eseri olması amacıyla hazırlanmıştır. İçerisinde bölümler olarak sunulan oturumlar her bir dijital vatandaşlık boyutunu okuyucuya kazandırarak, neticesinde de iyi dijital vatandaşlar olmanın anahtarını sunmaktadır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Organizasyonlarda Mobbing ve İlişkili Değişkenler
İş yerinde mobbing davranışı bireysel, örgütsel ve toplumsal sorunlar sebebiyle süreçteki tüm aktörleri olumsuz yönde etkilemektedir. Bu etki her vaka için değişkenlik gösteren düzeyde olsa da her bir vakanın önlenmesi tarafların tümü için büyük önem taşımaktadır. Sonuçlarının yol açtığı etkiler sebebiyle yönetim organizasyon alanında hem uygulayıcı olan işletmeler hem akademik yazın açısından önemi göz ardı edilemeyecek düzeydedir. Bu sebeple iş yerinde mobbing değişkeni, 1970lerde tanımlanmasının ardından çok sayıda akademik çalışmaya konu olmuştur. Buradan hareketle bu çalışma kapsamında yönetim organizasyon yazınında mobbing değişkenini konu edinen çalışmaların derinlemesine irdelenmesi ve ortak çıkarımlarda bulunulması amaçlanmıştır. Bu kitap kapsamında organizasyonlarda mobbing ve mobbingle öncül veya ardıl ilişki içinde olduğu tespit edilen işten ayrılma niyeti, iş tatmini, tükenmişlik ve örgütsel bağlılık değişkenlerine ilişkin nicel araştırma sonuçları içeren çalışmalara ulaşmanız mümkündür. Mobbing değişkeninin teorik temellerine, sebep- sonuç ve başa çıkma yöntemlerine de kitap bünyesinde detaylı olarak yer verilmiştir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Klasik Türk Şiirinde Yemin
Yeminin varlığı insanlığın varlığına hatta ilahi dinlerde daha öncesine uzanır. Zaman içerisinde değişik şekillere girse de insanların yemin etme nedenleri ve yeminin işlevleri değişmemiştir. Peki, Osmanlı şairleri niçin, nasıl ve neler üzerine yemin etmişlerdir? Bu soruların cevaplarını incelediğimiz onlarca divanda aramaya çalıştık. Aşk, hicran, özlem, sadakat, sitem, vefa ve vefasızlığın yeminlerle ifade edilmiş en güzel aynı zamanda özgün örneklerine Osmanlı şairlerinin şiirlerinde rastladık. Herhalde hiçbir sanatçı Osmanlı şairleri kadar yemini sanatla ve ince hayallerle buluşturmamış estetik bir anlayışla yoğurmamıştır. Okuyucular klasik Türk şiirindeki yeminle ilgili kullanımların yanı sıra yeminin anlam çerçevesi ve değişik kültürlerdeki tarihsel izlerini ana hatlarıyla bu çalışmada görebileceklerdir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Kurmaca Tekniği Bakımından Nazlı Eray’ın Romanları
Kurmaca Tekniği Bakımından Nazlı Eray’ın Romanları adlı yapıt, bir araştırma ve inceleme anlatısıdır. Kendi alanında öncü olmayı hedefleyen yapıt, klasik roman incelemelerinden farklı özelliklere sahiptir. Bu yapıtı diğer roman incelemelerden ayıran en önemli özellik şudur: Anlatı unsurlarının analizinde, sosyal bilimlerle birlikte ilk kez sayısal bilimler kullanılmış, özellikle fizik ve tıp bilimlerinden yararlanılmış ve somut veriler kaynak gösterilerek çözümlemeler yapılmıştır. Edebiyat biliminin sayısal bilimlerle bütünlenmesinin olanaksız görülmesi ön yargılarını kırmak adına, bu çalışmamın gelecek nesillere örnek olması temennisindeyim.
₺845,00
KİTAP TANITIMI
I. Meşrutiyet Döneminde Adapazarı ve Çevresi (1876-1908)
Adapazarı’nın İpek Yolu güzergâhı üzerinde bulunması, tarihin her döneminde önemli bir konumda olmasını sağlamıştır. Bizans’ın ve Osmanlı Devleti’nin başkenti olan İstanbul’a çok yakın bir mevkide bulunması Adapazarı’nın önemini arttıran bir diğer unsurdur. İstanbul-Adapazarı güzergâhının 19. yüzyılın sonlarında tren hattı ile birbirine bağlanması, iki nokta arasındaki iletişimi daha kolay hale getirmiştir. Tren hattı sadece ulaşımın hızlanmasına katkı sunmamış, aynı zamanda Adapazarı ve civarında üretilen ürünlerin güvenli bir şekilde İstanbul’a ulaştırılmasını sağlamıştır.
Adapazarı’nın gerçek manada bir şehir hüviyetine ulaşmasındaki en önemli etken ise aldığı göçlerdir. Bölge coğrafyası, özellikle 1877-1878 Osmanlı Rus Savaşı sonrasında Kafkasya ve Balkanlardan gelen binlerce muhacir kafilesine kucak açmıştır. Göçler öncesinde küçük bir kasaba görünümünde olan Adapazarı, 19. yüzyılın sonlarına doğru nüfus olarak neredeyse yüz binlerle ifade edilebilecek noktaya ulaşmıştır. Alınan göçlerin Adapazarı ve çevresine hem olumlu ve hem de olumsuz yansımaları olmuştur. Tüm mal varlıklarını bırakarak göç etmek zorunda kalan muhacirlerin bölgede bazı asayiş sorunlarına neden olduğu tartışmasızdır. Bununla beraber, Adapazarı’nı kendilerine yeni bir yurt olarak seçen muhacirler, çalışkanlıkları ile bölgeye ve bölge insanına önemli katkılar vermişlerdir. Bilgi, beceri ve deneyimlerini bölge halkının hizmetine sunan muhacirler, kısa sürede Adapazarı’nın yerli halkıyla kaynaşarak bölgeye adapte olmuşlardır.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
Samsun’da XIX. Yüzyılda Batı Etkili Mimarlık Örnekleri
XVII. yüzyıldan itibaren; Osmanlı İmparatorluğu Batıdaki ekonomik, siyasi ve teknolojik gelişmeler karşısında giderek zayıflamıştır. Bu olumsuz gelişmelere paralel olarak XVIII. yüzyılda, Osmanlı İmparatorluğu tarafından, Avrupa’daki gelişmeleri takip etmek için önce Avrupa’ya geçici elçilikler, daha sonra daimi elçilikler kurulmaya başlanmıştır. Batıyı tanımaya çalışan Osmanlı İmparatorluğu’nda Tanzimat Fermanı (1839) ile de bu süreç hız kazanmıştır.
İmparatorlukta, Batıyla gelişen ilişkiler neticesinde Avrupa kültüründen etkilenmek kaçınılmaz hale gelmiştir. Bu doğrultuda, Osmanlı devletinde sanat ve mimarideki değişim bunun en açık örneklerindendir. Bu alanda önce İstanbul sonrasında Anadolu’nun çeşitli kentlerinde Batı tesirli üsluplar, mimari ve diğer sanat dallarında kendini göstermeye başlamıştır.
Samsun, XIX. yüzyılda Batı tesirleriyle inşa edilmiş mimari örneklere sahip bir şehir olmasıyla çalışma dahilinde ele alınmıştır. Şehir bu açıdan Osmanlı’da gelişen Batılılaşma anlayışının Anadolu’daki önemli örnekleri içerisinde değerlendirilmektedir. Samsun’da bu dönem içerisinde sivil ve dini mimari örneklerin yanında eğitim yapılarında da bu etkiler görülmektedir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
İş Dünyasında Endüstri 4.0 Dönüşümü: İşte Robot
Teknolojinin büyük bir hızla gelişmeye devam ettiği günümüzde üzerinde yaşadığımız dünyayı değiştirebilecek bir endüstriyel devrimin şafağında bulunmaktayız. Endüstri 4.0 ya da 4. Sanayi Devrimi, adı verilen bu dönüşüm birçok çağdaş otomasyon sistemini, veri alışverişlerini ve üretim teknolojilerini içeren kollektif bir terimdir. Bu dönüşüme dair tartışılan ilk ve en önemli konu şüphesiz insan-teknoloji ilişkisidir. Bunun yanında, dönüşümün beraberinde getireceği fırsat ve tehditleri doğru bir şekilde analiz edebilmek, risk veya tehditlere karşı önlemler almak, fırsatları ise değerlendirilebilmek büyük bir önem arz etmektedir. Zira önceki devrimlerde olduğu gibi günümüzde de her bir yenilik ve dönüşüm, piyasada emeğin payını azaltabilmektedir. Bu dönüşümle birlikte bazı iş kolları faaliyet alanını genişletirken, bazı iş kolları ortadan kalkacaktır. Sanayi Devriminin dördüncü jenerasyonu olarak nitelendirilen Endüstri 4.0 dönüşümü bu kitapta sektör çalışanlarının iş ve kariyerleri bağlamında irdelenerek farklı bakış açılarının zenginliği ile okuyucularına sunulmaktadır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Jan Švankmajer Sinemasında Gerçeküstücü
Gerçeküstücülük ve tekinsizlik kavramlarını muhalif bir duruşla bir araya getiren Çek yönetmen Jan Švankmajer’in kullanmış olduğu teknik ve filmlerindeki felsefi içerik, görünenin ardındaki şüphe uyandırıcı gerçekliğe rahatsız edici bir gıcırtıyla aralanan bir pencere hissi vermektedir. Onun filmleri bir giyotin gibi ıslık çalarak yaklaşan, zaman ve mekân algısını tersyüz eden bir gerçeklik deneyimi sunar. Bu kitap, var olanı sorgusuz kabul eden, uyum sağlamaya hazır bir izleyici yerine, aktif ve şüpheci bir izleyici öngörmekte; özgürleştirici bir etkinlik olan Švankmajer filmlerini, temel belirleyicisi olan ‘gerçeküstücü tekinsizlik’ bağlamında okumaya çalışma denemesidir.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Süleymân bin Mustafavî el-Kütahyavî LUGAT-İ KUR’ÂN
Anadolu sahasındaki ilk Kur’ân lugati olan Firişteoğlu Lugati’nden sonra çeşitli sözlük çalışmaları yapılmıştır. Elinizdeki çalışma da Bosna-Hersek Gazi Hüsrev Bey Kütüphanesi’ne R-1142 numara ve al-luġa fı̇̄ kalimāt al-qur’ān al-mağı̇̄d adıyla kayıtlı 49 varaktan müteşekkil Kur’ân sözlüğünün neşridir. Yazmada, eserin adına dair her hangi bir kayıt bulunmasa da eser, tarafımızdan dönemin diline uygun olarak Luġat-i Kur’ān olarak isimlendirilmiştir. Eserin yazılış tarihine dair bir kayıt yoktur; fakat içindeki karinelerden hareketle 16. yüzyıl metni olduğu anlaşılmaktadır. Müellifi Süleymān bin Muṣṭafavı̇̄ el-Kütahyavı̇̄’dir.
₺910,00
KİTAP TANITIMI
İstanbul’daki Hattate Mezar Taşları
Bir tek şeye bakıp her şeyi görmek, bir tek şeyden yola çıkıp her şeyi anlamak mümkün müdür? Ayna bile tutulduğu yerden, yansıttığı alan kadarını gösterir. Hiçbir varlığın iç dünyasını göstermez. Ama hayata ayna tutan öyle şeyler de vardır ki; varlığın hem içini hem de dışını gösteren bir noktada, ibret nazarıyla bakan her göze pek çok şey anlatırlar. Bu kitabın konusu, hayat ile ölümün arasında dimdik durup yaşayanlara yaşamış olanların hikâyesini bazen zarif şiirler, nahif cümleler; bazen de bir başlık ve çiçekler, desenler ile anlatan mezar taşlarıdır. Öyle ki, bu taşlar İstanbul’un en müstesna köşelerinde başka bir âlemde ziyaretçilerini bekleyen, hayatlarını ve sanatlarını taşlarına da yansıtan hattâtelerin dünyadaki son hatıralarıdır. “Oku” emr-i ilahisinin bir gereği ve devamı olarak hatta (yazıya) gönlünü ve ömrünü veren hanım sanatçıları, yaşadıkları yüzyıla ayna tutarak yâd etmek, huzurlu son duraklarını ziyaretgâh eylemek ve bu dünyaya kattıkları değeri hakkıyla değerlendirebilmek amacıyla şâhidelerinin şahitliğine başvurduk. Böylece izlerini ve eserlerini takip ederek bugüne ışık tutacak ilmi birikimi ve sanat zevkini tespit etme yolundaki çabamızı takdirlerinize sunuyoruz.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Runik Harfli Metinlerde Eşdizimlilik
Eşdizimlilik, son yıllarda üzerinde çok fazla çalışılmış bir konu olsa da neredeyse tüm araştırmacılar tarafından farklı şekillerde tanımlanıp yorumlanmıştır. Hem yurt içinde hem de yurt dışında yabancı dil öğretimi, sözlüklerin hazırlanması, deyimbilim araştırmaları, bilgisayarlı dilbilim çalışmaları, sözcük sıklığı araştırmaları ve derlem dilbilim çalışmaları gibi birçok alanda karşımıza çıkan eşdizimlilik kavramı, temel olarak iki farklı yaklaşım benimsenerek incelenir: sıklık temelli yaklaşım ve deyimbilimsel yaklaşım. Sıklık temelli yaklaşıma göre bazı sözcüklerin birbirleriyle, diğer sözcüklere oranla daha sık kullanılması diye tanımlayabileceğimiz eşdizimlilik; deyimbilimsel yaklaşıma göre ise serbest birlikteliklerden kalıplaşmış deyim yapılara giden süreçte bir ara derecedir.
Genelde, eşdizimlilik çalışmaları modern diller üzerinde yapılmaktadır. Bu çalışmada, eşdizimlilik, Türkçenin bilinen en eski metinleri olan runik harfli Türkçe metinlerden oluşturulmuş bir derlem yardımıyla deyimbilimsel ölçütler kullanılarak incelenmiştir.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Disiplinlerarası Bir Bakış Açısı İle 1940lardan Günümüze Barış Çalışmaları
Barış, insanlık tarihinin en köklü ideallerinden biri olmasına rağmen, modern dünyada hala ulaşılması gereken bir hedef olarak durmaktadır. İkinci Dünya Savaşının ardından sistematik bir disiplin olarak şekillenen Barış Çalışmaları, küresel güvenlik, yapısal şiddet, barış inşası ve uluslararası ilişkiler perspektifinden farklı teorik ve pratik yaklaşımlarla ele alınmaktadır.
Bu kitap, Barış Çalışmaları alanının tarihsel evrimini incelerken, Soğuk Savaştan günümüze kadar geçirdiği dönüşümleri ve günümüzde karşılaştığı zorlukları kapsamlı bir şekilde analiz etmektedir. Barışın ekonomik, siyasi ve çevresel boyutlarını disiplinlerarası bir yaklaşımla ele alan çalışma, akademisyenler, araştırmacılar ve barış süreçlerine ilgi duyan herkes için önemli bir başvuru kaynağı niteliğindedir.
Savaşın gölgesinde değil, kalıcı barışın imkanlarını sorgulayan bir perspektifle ele alınan bu eser, barışın sadece bir ideal değil, aynı zamanda toplumsal ve ekonomik kalkınmanın temel bir unsuru olduğunu vurgulamaktadır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Memluk Kıpçak Sözlük ve Gramerlerinde Türkmence
Oğuzcanın macerası, Mahmûd el-Kâşgarî’nin söylediği Dillerin en hafifi Oğuzlarınkidir. cümlesinden El-Kâvânînü’l-Külliye li Zabti’l-Lügati’tTürkiyye’dekayıtlı olan Türkmence Türkçe değildir. cümlesine ulaşacak kadar farklı mecralarda vuku bulmuştur. İşte bu çalışma Türkmence Türkçe değildir. denen dönem ve coğrafyadaki, yani Memluk Kıpçak Türkçesinin hâkim olduğu dönemdeki Oğuzcanın macerasını içermektedir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
İSLAMI ÇEVİRİYLE SAVUNMAK
Türkiye’de son iki yüz yıldır siyasal alanda gerçekleşen çekişme, alana sonradan girmeye çalışan Batılılaşma ve İslamcılık/muhafazakarlık tutumları arasında yaşanmaktadır. Gramsci’nin öne sürdüğü üzere siyasal alandaki mücadeleyi kazanabilmenin yolu kültürel alandaki egemenliği ele geçirmekte yatmaktadır. Özellikle on dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısından sonra müthiş bir momentum yakalayan batılılaşma hareketleri güçlü bir İslamcı tepkinin doğmasına yol açmıştır. Bu İslamcı tepkinin çeviriden ve özellikle de 1982’de Türkçe’ye kazandırılan Edward Said’in Orientalism adlı eserinden nasıl faydalandığını, bu çevirinin bu kadar hızlı ve geniş bir etkiye sahip olmasının altındaki nedenleri tartışmaya açan bu çalışma Said’in eserinde öne sürdüğü fikirleri, eleştirileri ve ortaya koyduğu yöntemi tartıştıktan sonra bu eserin Türkiye’deki İslamcı çevrelerde bulduğu karşılığın tarihsel kökenlerini tartışarak çeviri öncesinin söylemsel arka planını irdelemektedir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
YABANCI DİL OLARAK TÜRKÇE ÖĞRETİMİNDE BAŞLANGIÇ DÜZEYİ ALIŞTIRMALAR
Yabancılara Türkçe Öğretiminde Başlangıç Düzeyi Alıştırmalar kitabı Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen öğrencilerin başlangıç düzeyi dilbilgisi konularını pekiştirmelerini sağlayacak şekilde belirli konu başlıklarında hazırlanan alıştırmaları içermektedir. Türkçeyi yabancı dil olarak öğreten öğreticiler kitabı ek bir kaynak olarak kullanabilir
₺210,00
KİTAP TANITIMI
THE CAUSES OF THE SUCCESSES OF THE OTTOMAN TURKS
The use of the Ottoman system for the supply of soldiers in time of war may be estimated from the fact, that an armed horseman was required for every fief of the value of twelve pounds a year, and another for every additional twenty pounds. In the time of Solyman these fiefs were able to furnish 150,000 cavalry. The feudal troops were always kept in readiness, nor was anything required to summon them to the field but an order of the Sultan to the two Beglerbegs of the Empire from whom it was communicated to a regular gradation of officers entrusted with the task of mustering these Spahi, or Cavaliers, in their separate divisions. This force served without pay. If they fell in battle, they were honoured as martyrs: if they distinguished themselves, or if the expedition was successful, they were rewarded with larger gifts of property. All their hopes of advancement depended upon the Sultan, and his success in war. They were ready to do his bidding in any part of the world, for the greater part of every country which they subdued was divided among the members of their own body.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Türk Basınında Türk-Bulgar İlişkileri
1878’de bağımsızlığını ilan etmesiyle dünya devletler tarihine merhaba diyen Bulgaristan bu yıldan sonraki her bir yılda kendine ait bir siyasi anlayış devam ettirmeye çalışmış ve bu anlayış ile devlet olma bilincini yakalamak için çaba sarf etmiştir. Bu anlayışla Bulgarlar Balkan Savaşları’nın en önemli aktörlerinden biri olmuştur. Bu savaşların ilkinde pastanın en büyük parçasının Bulgarların tabağına düşmesi komşularını kıskandırınca ikinci bir savaş kaçınılmaz olmuştur. Ancak bu yeni savaşta Bulgaristan ilk savaştaki tüm şansını ve önemli orandaki topraklarını kaybetmiştir. Pek çok yönüyle bir hayal kırıklığı olduğundan bu savaş Bulgarlar için milat niteliğindedir. Zira Bulgaristan bu savaşın tecrübeleri ve kinleriyle I. Cihan harbi terazisinin hangi kefesinde duracağını belirlemiştir. Bu iki savaş arası dönemde Bulgarlar kendi iç muhasebelerini yapmış, genel seçimlerle uğraşmış, ülke içindeki azınlık statüsündeki Müslümanlara karşı bir duruş belirlemeye koyulmuş, komşularıyla münasebetlerini yeniden tanzim etmeye çalışmış, Osmanlı Devleti ile yakınlaşmış ve Rusya ile daha keskin olmak kaydıyla yollarını ayırmıştır. Tüm bu olayların neticesinde ülke içinde muhalefetin sesi kralın kulaklarını sağır edecek kadar yüksek çıkmış, Bulgaristan Müslümanlarına anlaşma maddelerinde saklı kalan haklarını bir türlü vermemiş ve hep zulüm göstermiş, bazı komşularıyla özellikle Romanya ile arasına uzun yıllar kalacak gizli bir kin duvarı örmüş, Balkan Savaşları’nda çarpıştığı Osmanlı Devleti’nin I. Dünya savaşında yanında, tutarsız politikalarından bıktığı ağabeyi Rusya’nın ise tam karşısında yer almıştır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Yeni Nesil Sınıf İçi Değerlendirme Teknikleri
Değerlendirme öğrenme ve öğretim süreçlerinin ayrılmaz bir parçasıdır ve süreçlerin geliştirilmesine aracılık eder. Sınıfta gerçekleşen öğrenme düzeyine ilişkin değerlendirmeler, öğrenme ve öğretim süreçlerinin yeniden yapılandırılmasına rehberlik ederler. Bu nedenle öğretimde değerlendirme süreçlerinin öğretim ve öğrenme süreçleri ile bütünleştirilmesi önemlidir. Sınıf içi değerlendirme teknikleri değerlendirmenin öğretimin bir parçası haline getirilmesine katkı sunar. Sınıf içi değerlendirme teknikleri yapılandırmacı yaklaşımın önemli bir bileşeni olan biçimlendirici değerlendirme açısından da son derece önemlidir. Sınıf içi değerlendirme teknikleri öğretmenlerin öğretim süreçlerinde yararlandıkları yöntem ve tekniklerin etkililiğine dönük sağlıklı bir anlayış geliştirmelerini sağlar. Öğrenciler açısından da öğrenme süreçlerinde başvurdukları stratejilerin sonuçlarını değerlendirmelerinde yol göstericidir. Gerçekleşen öğrenme düzeyine ilişkin değerlendirmelerin ortaya konulmasında çok farklı tekniklerden yararlanılabilmektedir. Çalışma da sınıf içi değerlendirmelerin öğrenciler için motive edici bir niteliğe kavuşturulmasına katkı sunabilecek farklı değerlendirme teknikleri hakkında bilgilere yer verilmiştir.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Çok Partili Dönemde Samsun’da Siyaset ve Ekonomi (1945-1960)
Türkiye Cumhuriyeti, kurulduğu 1923 yılından 1945 yılına kadar, yaklaşık yirmi iki yıl tek parti iktidarında idare edildi. 1924 ve 1930 yıllarında iki kez çok partili sisteme geçiş denemesi yaşanmışsa da sürdürülebilmesi mümkün olmadı. 1945 yılında meclis dışından MKP, 1946 yılında ise CHP’den kopan milletvekillerince kurulan DP ile Türkiye’de çok partili siyasal düzen başladı. 1945-1950 yılları arası dönem CHP iktidarının çok partili yılları olarak tarihe geçerken, 1950-1960 yılları arası dönem DP hükümetlerinin iktidar yılları olarak tarihe geçti.
1950 yılında iktidarını DP’ye devreden CHP hükümetleri ile iktidarın yeni sahibi olan DP hükümetleri döneminde siyaset ve ekonomi alanlarında pek çok değişim yaşandı. DP iktidarlarının tatbike koyduğu siyaset ve ekonomi politikası tüm Türkiye’yi etkilediği kadar şehirler açısından da büyük dönüşümleri beraberinde getirdi.
Eserde CHP hükümetleri dönemi Samsun’unun siyasi ve ekonomik hayatının panoraması sunulurken, bu dönem ile DP hükümetleri döneminde uygulanan siyasi ve ekonomik politikalar arasındaki ilişki irdelenmektedir. Özellikle DP’nin uygulamaya koyduğu ekonomi politiğin Samsun yerelindeki izdüşümü araştırmanın temel meselesidir. DP hükümetlerinin ekonomik manada uygulamaya koyduğu yeniliklerin Samsun şehri üzerinde gösterdiği etkinin seçmen davranışlarına ne şekilde yansıdığı, ekonomik gelişmelerin Samsun siyasetini nasıl yönlendirdiği çalışmanın yanıtlamaya çalıştığı sorulardandır.
DP; Samsun yerelinde 1950 ve 1954 genel seçimlerinde seçmen tarafından oldukça yüksek oranda destek görürken, 1957 genel seçimlerinde Samsunlu seçmenden aldığı destek azaldı. DP’nin siyaseten yaşadığı bu düşüşün şehrin iktisadî alandaki durgunluğu ya da olumsuz seyriyle bir bağının bulunup bulunmadığı tartışılan önemli meseleler arasındadır.
1945-1960 yılları arasındaki Samsun’un siyasal ve ekonomik gelişmelerini konu edinen bu çalışma, şehir tarihine yapılan atıflarla Samsunlu seçmenlerin siyasal davranış biçimlerini de anlamlandırmaya çalışmaktadır.
₺910,00
KİTAP TANITIMI
Osmanlılar – III
Osmanlı Devleti’nin tarihi, yalnızca merkezî siyaset ve büyük hadiseler üzerinden değil; farklı coğrafyalardaki belgeler, kurumsal pratikler, kültürel hafıza ve yerel anlatılar üzerinden de okunabilir. Osmanlılar – III, Anadolu beyliklerinden geç Osmanlı ve erken Cumhuriyet dönemine uzanan çeşitli araştırma ve yazıları ortak bir ciltte buluşturmaktadır. Eser, belgelere dayalı bilimsel tarihçilik anlayışıyla, diplomatika, arşiv kaynakları ve kültürel tarih arasındaki bağlantıları öne çıkarır.
Kitap, Anadolu beylikleri ve özellikle Menteşe oğulları döneminde berat ve ferman anlamında kullanılan vesika formlarının diplomatik özellikleriyle başlar. Osmanlı-Amerika ilişkilerinin başlangıcında Kuzey Afrika Garp Ocakları’nın rolü ve ilk anlaşmaların diplomatik tahlili ele alınırken, Osmanlı sarayındaki bayramlaşma usulü de ayrı bir bölümde incelenir. Çevre bilinci ve Osmanlı Devleti’nde çevre meselesi; Sultan Abdülaziz’in 1867 Avrupa seyahati (Mütercim Halîmî Efendi’nin notları çerçevesinde) ile bu seyahatin sonuçları ve yansımaları ise eserin önemli odak noktalarındandır. Osmanlı arşiv vesikalarına dayalı olarak ırk, din ve kültürlerin mozaiği Mardin şehrinin karakteristik özellikleri; Adana Ramazanoğulları ailesinden Mahmut Sami Ramazanoğlu ve Cumhuriyet dönemi Anadolu tasavvuf anlayışında Erenköy Cemaati’nin yeri; son olarak Halil İnalcık’la birlikte yürütülen Kulu Karacadağ araştırmaları kapsamında Ertuğrul Gazi, Hayme Ana ve Bâlâ Hatun izleri değerlendirilir.
Farklı tarihlerde kaleme alınmış yazılar, kendi metinleri, kaynakçaları ve mevcut görselleri korunarak bir araya getirilmiştir. Teşekkür, önsöz, giriş, ekler ve ayrıntılı dizinle tamamlanan eser, Osmanlı tarihi, diplomatika ve kültürel tarih alanlarına ilgi duyan okurlara konular arasında bağlantı kurma imkânı sunar.
Uzun yıllar T.C. Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı bünyesindeki Osmanlı ve Cumhuriyet arşivlerinde uzman olarak görev yapan yazar, Bilkent Üniversitesi Tarih Bölümü’nün kuruluş ve gelişme döneminde, doktora danışmanı Prof. Dr. Halil İNALCIK ile birlikte 12 yıl görev yapmıştır. Bu süreçte yurt içinde ve yurt dışında akademik çalışmalar yürütmüş, çok sayıda akademisyenin yetişmesine katkıda bulunmuştur.
Doç. Dr. Nejdet GÖK, hâlen kurucu bölüm başkanı olduğu Necmettin Erbakan Üniversitesi Tarih Bölümü’nde Ortaçağ Tarihi doçenti olarak görevini sürdürmektedir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
A Buying Behaviour Framework for SMEs
SMEs have been recognized as important actors of commercial activity most specifically since the second half of the 20th century. Although understanding its customer potential has been named a top priority among many sectors, there is a limited body of knowledge regarding the buying behaviour of SME’s. Many studies and industry practices frame the context within corporate or individual buying behaviour, however few researchers mention SME’s. When mentioned they tend to tie with elitist attributes and consider them as small versions of big enterprises. Studies and industry practices are conformist and assume that SME’s buying behaviour consists of nothing but -ignoring impulsive tendencies- ‘normative’ or ‘conservative’ typologies. However, the lack of application makes this dichotomy untested, which is also what this book aims to scrutinize.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Dijital Çağda Finansal Okuryazarlık ve Mental Muhasebe
Dijitalleşme ile hızla gelişen teknolojilerin insan yaşamının her alanına nüfus etmesi finansal karar süreçlerini önemli düzeyde etkilemiştir. Dijital çağda, finansal olay ve durumların karmaşık bir hal alması ile para algısı ve parayı kullanım şekli de değişmiş ve dönüşmüştür. Bu karmaşık yapı karşısında yaşam döngüsünün tüm dönemlerinde insanın yaşam kalitesini ve ekonomik refah seviyesini arttırması günlük yaşamda aldığı finansal kararların doğru olması ile yakından ilgilidir. Alternatifler arasında en doğru tercihi yapmak isteyen insan farkında olmasa bile, hissel ve deneyimleri doğrultusunda mental hafızalarında oluşturdukları muhasebe sistemine uygun olarak duygusal bir tercihe yönelecektir. Ancak, bu tercih düşünüldüğü gibi her zaman en mantıklı alternatif olmayabilir. İnsanın, geçmiş tecrübe ve deneyimlerini çağın gerektirdiği finansal bilgi ve beceriyle geliştirmesi ile para yönetimi ve idaresinde bilinçli ve akılcı davranması sağlanabilir. Finansal okuryazarlık düzeyi yüksek olan insan, sahip olduğu finansal bilgi, beceri, tutum ve davranışlar sayesinde olası olumsuz durumlara karşı esnek bir yapıda oluşturduğu mental muhasebe sisteminde anlık fayda/kazanç karşılaştırması yaparak en doğru kararı verecektir.
₺195,00