KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Türkçe Öğretimi -2
₺380,00 -

Tür ve Şekil Bilgisi Başlangıçtan Günümüze Türk Edebiyatında
-

THE GOLDEN SAYINGS OF EPICTETUS
₺440,00 -

TBMM’DEKİ ÇANAKKALE (BİGA, GELİBOLU) MİLLETVEKİLLERİNİN SİYASİ FAALİYETLERİ (1920-1927 )
-

Süleyman Elesgerov’un Tar İçin Daimî Hareket Eseri: Müzikal-Teknik Analiz ve Bağlamaya Uyarlama
₺235,00 -

Sosyal Medya ve Algoritmalar
₺440,00 -

Rus Siyasal Modernleşmesi (19. ve 20. Yüzyıllar)
₺235,00 -

Prof. Dr. Bayram Durbilmez’e Armağan -55. Yaş Anısına- Cilt I
₺1.000,00 -

Pandemide Dijital Nefret Söylemi: Çin Virüsü
₺455,00 -

OSMANLI HANEDAN KIZLARI VE GELİRLERİ
₺495,00 -

Nezâket ve Usûl-i Muâşeret
₺260,00 -

MONDROS (Anadolunun İşgal Planı)
₺325,00 -

Medya ve İletişim Çalışmaları
₺380,00 -

Liberalism
₺455,00 -

Kurumsal Sosyal İnovasyon
₺575,00 -

KLASİK ÇAĞDA OSMANLI
₺235,00
KİTAP TANITIMI
UYGULAMALI BİLİMLER İÇİN İSTATİSTİK VE ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ
Bu kitap, üç husus dikkate alınarak hazırlanmıştır. Bunlardan ilki, bu kitabın gerek lisans düzeyinde farklı isimlerle okutulan İstatistik, İstatistiksel Yöntemler, Biyometri, Bitoistatistik, Temel İstatistik, Araştırma ve Deneme Yöntemleri, Deney Tasarımları ve Araştırma Yöntemleri gibi lisans dersleri için gerekse de Lisansüstü ve Doktora düzeyinde okutulan Deneme Planlanması, İstatistiksel Veri Değerlendirme, Bilimsel Çalışma Sonuçlarının Değerlendirilmesi, Tarımda Bilimsel Araştırma kavramı gibi dersler için temel bir kaynak kitap olmasına dikkat edilmiştir. İkincisi, bütün akademisyenler ve araştırıcılar için bir danışmanlık hizmeti sunabilmesine dikkat edilmiştir. Yani merak edilen konu bakımından bir araştırma ve denemenin nasıl planlanıp, yürütülebileceğinden başlayıp elde edilen verilerin istatistiksel analizlerinin nasıl yapılabileceği, istatistik analizlerde uygun yöntemin nasıl belirleneceği, analiz sonuçlarının nasıl yorumlanıp rapor edilebileceğine kadarki bütün aşamaları etraflıca içermesine dikkat edilmiştir. Üçüncü olarak da, yıllardan beri gerek üniversitemizin değişik birimlerindeki akademisyenlere, lisansüstü çalışmalarını sürdüren öğrencilere ve araştırıcılara, gerek ülkemizdeki diğer üniversitelerdeki akademisyen, lisansüstü öğrencileri ve araştırıcılara, gerekse de yurt dışındaki birçok akademisyene istatistik analiz konusunda gönüllü olarak yoğun bir istatistik danışmanlık hizmeti sunmamdan dolayı araştırıcıların en çok sıkıntı çektikleri noktalara oldukça vakıf olmamdan dolayı kitabın içeriği bu noktalar dikkate alınarak hazırlanmıştır. Bu kitap hazırlanırken karmaşık formüllerden olabildiğince kaçınılmış ve herkesin rahatlıkla anlayabileceği sadece bir dil kullanılmaya çalışılmıştır. Kitapta olabildiğince her alandan örnekler verilmesine dikkat edilmiş ve dikkate alınan test ve yöntemlerin uygulanış adımları, elde edilen sonuçların yorumlanması ve söz konusu sonuçların nasıl rapor edilebileceği yaklaşık 200 örnek üzerinde adım adım gösterilmiştir.
KİTAP TANITIMI
FARKLI KÜLTÜRLERDE KARAR VERME DAVRANIŞI
Dünyanın herhangi bir yerindeki herhangi bir işletme yöneticisinin yaptığı iş aynı olmasına rağmen, nasıl yaptıkları farklılaşabilmektedir. Bu farklılığı yaratan pek çok faktör olmasına rağmen, araştırmacılar kültürün etkisinin güçlü bir şekilde ön plana çıktığını belirtmektedir. Kararın ne anlama geldiği, hangi düzeyde ve kim tarafından verildiği, uygulamanın kim tarafından yapıldığı ve yönetildiği, kararın ne zaman verildiği ve rasyonellik derecesi farklı kültürlerin örgütlerinde değişiklik gösterebilmektedir. Karar verme kültürden bağımsız değildir. Karar vericilerin karar davranışlarının kültürle uyumlu ve tutarlı olma beklentisi vardır. Bu nedenle kültürel farklılıkların etkisini incelemek, karar verme davranışına ilişkin derinlemesine bir anlayış geliştirmek açısından kritik önem taşır. Bu kitapta farklı kültürlerde karar verme davranışına ilişkin kuramsal bilgiler derlenmiştir. Aynı zamanda Türk ve Japon yöneticilerin karar verme davranışları yapılan nitel bir analizle değerlendirilip, karşılaştırılmıştır. Çalışmanın bulguları ışığında özellikle Türk yöneticilerin karar verme davranışlarına yönelik bir model önerisi geliştirilmiştir.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
A Kristevan Reading Of George Eliot’s Early Novels
The Victorian era is a period in which there are incompatibilities between the individual and society due to the oppressive structures and attitudes of society, so Victorian writers are concerned with the problems of gender, identity and otherness, particularly George Eliot. Thus, this book examines Eliot’s early novels, The Mill on the Floss and Silas Marner, in the light of Kristevan theories and terms to indicate the construction of gender and identity. The Mill on the Floss is discussed with regard to the semiotic, the symbolic, abjection theory, women’s time, melancholia and revolt since it reveals Maggie’s familial relations, gender dilemmas, ambivalence of identity, and social pressure. On the other hand, Silas Marner is scrutinized within the frame of strangeness, the semiotic, the symbolic, abjection theory and women’s time concerning Kristeva’s works as it reflects Silas’s religion dilemma, ambivalence of identity and social pressure regarding the circumstances and conventions of Victorian patriarchal society.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
TÜRK SİNEMASINDA ANLATI VE KARAKTER AÇISINDAN BİREY
Bu kitapta Türk Sineması’nın anlatı ve karakter özellikleri tarihsel olarak incelenmiştir. Ayrıca Türk Sineması’nda anlatı ve karakter yapılanması bağlamında bireyin temsili araştırılmıştır. Bunun içinde melodram anlatılı filmler ile auteur yönetmen anlatılı filmler ekonomik, toplumsal, teknolojik vb. açılardan karşılaştırılmıştır. Çalışma, sinema alanında daha önceki çalışmalarda detaylı şekilde araştırılmamış olan anlatı ve karakter kavramlarını derinlemesine incelemeye odaklanmıştır.
₺550,00
KİTAP TANITIMI
FİLİBE’DE OSMANLI MİMARÎ ESERLERİ
Atalarımız Filibe’yi yaklaşık beş yüz sene camiler, tekkeler, türbeler, hanlar, hamamlarla adeta bir oya gibi işlemiş ve şehre Türk kimliğini kazandırmıştır. Zaman içinde savaşlar, düşmanlıklar gibi çeşitli sebeplerle yıkılan bu yüzlerce eserden maalesef sadece dokuz tanesi günümüze kalmıştır.
2012 senesinde “Bulgaristan’da Osmanlı Eserleri” projesi kapsamında Filibe’ye tarafımızdan bir inceleme-araştırma gezisi düzenlenmiştir. Bu gezi vesilesiyle şehirde kalan yapılar detaylı bir şekilde incelenmiş, binaların eski resimleri ve planları verilmiş, günümüzdeki durumları fotoğraflanarak şimdiki fonksiyonları belirtilmiştir.
Kitabımız Filibe’deki son Osmanlı eserlerini tarihe not düşmek amacıyla hazırlanmıştır.
KİTAP TANITIMI
Dijital Tiyatro
Üç bölümden oluşan bu kitabın ilk bölümünde, dijital tiyatronun kökenleri ele alınmaktadır. Yirminci yüzyılın başlarındaki avangard akımlar ve özellikle 1910’ların Fütürizmi üzerinde durulduktan sonra, dijital performansın modernist ve avangard geleneklerle bağlantısı incelenerek tiyatroda kayıtlı ortamların ilk örneklerine yer verilmektedir. Ayrıca, 1960’lardaki performans sanatları ile çoklu ortamların etkileşimi, önemli tiyatro topluluklarının video kullanımıyla birlikte değerlendirilmektedir. İnternetin yaygınlaşmasıyla birlikte dijitalleşme ve multimedya performanslarının tanımı ve değişimi de bu bölümde tartışılmaktadır. İkinci bölümde teknolojinin tiyatrodaki rolü ve bunun canlılık ile mekân kavramları üzerine etkisi değerlendirilmektedir. Üçüncü bölümde ise William Shakespeare’in The Tempest ve A Midsummer Night’s Dream oyunları, Caryl Churchill’in The Skriker ve Mark Haddon’un The Curious Incident of the Dog in the Night-Time adlı eserleri dijital tiyatro örnekleri olarak incelenmektedir. Kullanılan teknolojilerin performansa katkıları, bu unsurların eklenmesi ya da çıkarılması gereken durumlar tartışılmakta; ayrıca bu eserlerin dili, karakterleri ve performans içindeki kavramlara yeni teknolojilerin etkisi incelenmektedir.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
II. ABDÜLHAMİD DÖNEMİ GÖRSEL TEMSİLİYET SERVET-İ FÜNÛN ÖRNEĞİ
Osmanlı İmparatorluğu 20. yüzyılın başlarına kadar süren çabalarına rağmen iki farklı durumu tems13il eden bir görünüm arz etmekteydi. Bir yüzü ile her an ölmesi beklenen “Avrupa’nın hasta adamı” olarak hangi devletin kollarında can vereceği beklenirken, bir diğer yüzü ile milyonları bulan Müslüman nüfus üzerindeki halife gücü ve coğrafi konumu ile hala hesaba katılması gereken bir güç idi. Ekonomik olarak büyük devletlerin kurduğu Düyûn-ı Umûmiye İdaresinin varlığı ile kontrol altında tutularak gelir kaynakları büyük oranda devlet borçlarına sayılmaktaydı. Özellikle Avrupa’da kalan topraklarında kayıpları ise devam etmekteydi. Bu noktada özellikle Sultan ve Babıâli’deki memurlar çok zor koşullar altında çalışarak, dar alanda manevra yapabilecek bir saha açmaları, kısaca kendi kaderlerini kendilerinin tayin edeceği durumda olduklarının bilincindeydiler. Bu da Batılı Devletlerle kurulacak ikili ilişkilerin mahiyetini ve önemini belirleyen nokta idi. Bâbıâli’yi temsil eden bürokratların, diğer yerlerdeki yönetim seçkinlerinde olduğu gibi yekpare bir bütünlük arz etmediği, dikkat etmemiz gereken unsurlardan biridir. Gerek yozlaşmanın ve hizipleşmenin çeşitli yüzlerini temsil eden gruplar, gerekse de üzerine fazla düşünülmeden yapılmış tanımlamalar aracılığıyla, kimi yönetici/idareci seçkinin daha tutucu ve kimisinin de daha ilerici olduğunu görürüz.31
₺300,00
KİTAP TANITIMI
BİLGİ ÇAĞI’NDA MÜŞTERİ İLİŞKİLERİ YÖNETİMİ
Bilgi Çağı’nın gelişiyle dijital dönüşüm her sektörde yoğun olarak yaşanmaya başladı. Birçok firma müşterilerini artık işlemlerin merkezine ve temel bilgi mekanizmalarının içine alıyor. Dijital ortamda neredeyse her şeyin kayıt altına alındığı bir ortamda firma başarısındaki ana faktör müşteri olacaktır. Ürün ve hizmetlerin Müşteri İlişkilerini doğru bir şekilde yönetecek yaklaşımla piyasaya sunulmasına ve müşteri beklentilerini karşılayacak şekilde çözümlere ihtiyaç bulunmaktadır. Günümüzde çoğu Müşteri İlişkileri Yönetimi yapıları müşteri verilerinin analitik hale dönüşmesini sağlasa da esas olarak firmaların yönetsel tabanına yerleşmemiştir. Bu yüzden firmanın yönetim tabakasında da Müşteri İlişkileri mantığının oluşması gerekmektedir.
Bu bağlamda elinizdeki bu kitap 90’lı yılların sonlarında öne sürülen “Müşteri İlişkileri Yönetimi” kavramını dijital dönüşüm ile birlikte geliştirip güncelleyerek, 2020 yılında yeniden ele almaktadır. 16 farklı yazarın zengin bir içerikle Bilgi Çağı’na uygun yeni uygulama ve yaklaşımları değerlendirdiği bir başucu kitabıdır.
Üstelik Bilgi Çağı’nda Müşteri İlişkileri Yönetimi belki bir hap olmasa da kişi ve kurumlara yön verici özelliktedir. Konu “müşteri” olduğundan iş dünyasındaki profesyonellerin, kamu çalışanları ve idarecilerin, araştırmacıların ve bilinçli olan ya da olmaya çalışan müşterilerin ilgisini çekeceğini umuyoruz.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
GENETİK LABORATUVAR KİTABI
Yayınladığımız bu genetik laboratuvar kılavuzu özellikle lisans seviyesinde okutulmakta olan genetik dersleri ile bağlantılı olarak hazırlanmıştır. Kılavuzun hazırlanması sırasında uygulama ile birlikte yöntemlerin dayandığı teorilerin üzerinde de durulmuştur. Kılavuzun içerdiği konuların seçimi ve düzenlenmesi öncelikle yabancı kitapların ışığı altında ve bilimsel gelişmelerin çerçevesinde olmuştur. “Genetik Laboratuvar Kılavuzu” 13 ana bölüm halinde hazırlanmış ve her bölümde çeşitli laboratuvar protokolleri verilmiştir. Ayrıca yerli ve yabancı araştırmacıların farklı kaynaklarda kullandığı şekillere ve tablolara yer verilmiştir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Sarasvati’nin Hüzünleri, Kayıp Nehir, Bahao
Sarasvati’nin Hüzünleri, Kayıp Nehir, Mustansar Hüseyin Tarar’ın mitolojiyle tarihi, gerçeklikle efsaneyi ustalıkla harmanladığı benzersiz bir anlatı sunar. Kayıp Sarasvati Nehri’nin izinde ilerleyen roman, İndus Vadisi Uygarlığı’nın karanlıkta kalan yönlerini, eşsiz bir estetikle görünür kılar. Proto-Dravidce’den Urducaya uzanan anlatım dokusu ve Tarar’ın cesur biçimsel tercihleri, okuru hem kadim bir dünyanın içine çeker hem de kültürel hafızanın derinliklerinde dolaştırır.
Ghaghara Nehri kıyısında yaşayan romanın başkarakteri Paruşni, hem köyün sıradan bir sakini hem de sorgulayıcı ve direnen bir figürdür. Eser, bir nehrin kuruyuşuyla birlikte sarsılan bir toplumun acısını, direncini ve umudunu taşır. Tarar’ın çarpıcı üslubu, geçmişin bu kayıp coğrafyasını bugünün çevresel ve toplumsal kırılmalarına bağlar. Sarasvati’nin Hüzünleri, Kayıp Nehir, hem unutulmuş bir medeniyetin hem de insanlığın değişmeyen kaderinin izini süren, etkileyici ve evrensel bir roman.
₺470,00
KİTAP TANITIMI
ÇOKKÜLTÜRLÜLÜK, İNSANİ GÜVENLİK VE ÖTEKİ ALGISI
Bu çalışmanın çıkış noktası, Ötekine dair algılamaların, gerçeklikte yansımalarının olmasıdır. Tarihsel süreçler göstermiştir ki, kendi öznelliğini kurmak isteyen birey, grup, topluluk, devlet vb. mutlak olarak tanımlanmış ve nesnelleştirilmiş bir konuma indirgenen bir Ötekiye ihtiyaç duymuştur. Bu durumun modern devletin öncesindeki dönemde, modern devlet döneminde ve nihayetinde içinde bulunduğumuz ve post-modern olarak adlandırılan çağda da örnekleri bulunmaktadır.
Kitaptaki temel varsayım, çatışma ve kriz sebeplerinin bir şekilde Ötekiye dair algılarla ilişkili olduğu üzerinedir. Bu sebeple, insan için onurlu yaşamın sağlanmasını ve devam ettirilmesini merkeze alan İnsani Güvenlik ve Çokkültürlülük yaklaşımlarının normatif şekilde incelenmesi ve uygulama noktasında ortaya çıkabilecek avantaj ve dezavantajlarının ortaya konulması amaçlanmıştır.
Kitap ile ilgili çalışma yapılırken yanıt aranan temel sorular şunlar olmuştur: Öteki nasıl oldu da nesne konumunda kurulmuş ve bu kurulum gerçekliğe nasıl yansımıştır? Çokkültürlülük yaklaşımının toplumsallık kültürü sağlamadaki sorunların çözümündeki etkisi ne düzeydedir? Ayrıca İnsani Güvenlikin onurlu bir yaşam inşasında nasıl bir rolü bulunmaktadır? Bu yaklaşımların eksik kaldığı noktalar nelerdir? Uluslararası sistemin bu sorunlardaki etkisi nedir?
Kitabın ilk bölümünde Çokkültürlülük yaklaşımı üzerinde durulmuş ve bölüm sonunda ise Sürdürülebilir bir Küresel Çokkültürlülük yaklaşımının eklenmesi, Çokkültürlülük taleplerinin tek başına devlet içi mekanizmalarla çözülemeyecek kadar karmaşık bir hal almış olması sebebi ile gerekli görülmüştür.
İkinci bölümde ise, İnsani Güvenlik çalışmalarının genel olarak teorik temellerinden bahsedildikten sonra, ilk bölümle de bağlantılı olarak, İnsani Güvenlik yaklaşımına Küresel Çokkültürlülük yaklaşımının entegrasyonu ile elde edilebilecek kazanımlara, bu sentezin gerekliliğine işaret eden örneklere yer verilmiştir.
Çalışmadan genel itibari ile çıkarılabilecek sonuç; tek merkezli, sabit ve Ötekinin öznelliğini denkleme katmayan uygulamaların kriz ve çatışma sonuçlu süreçlere evrilebildiğidir. Sabit formda dondurulmuş olarak inşa edilen kimlik ve kültürlerin mümkün olamayacağı görülmüştür. Bu bağlamda da sistem düzeyinde ve devlet düzeyinde yapılması gerekenlerle ilgili ortaya farklı yaklaşımlar konulmuştur.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye’de Kuraklık
Yağışlardaki mevsimselliğin yüksek olduğu alanların Türkiye’de fazla olması, kuraklık olaylarının dikkatle izlenmesini gerektirir. Yağış rejimine göre yağışlı geçmesi beklenen ayların kurak geçmesi, su kaynaklarına bağlı faaliyetlerde farklı zaman ölçeklerinde krizlere yol açmaktadır. Bu krizlerin aşılması/yönetilmesi için öncelikle yağış rejimi bölgelerine göre kuraklık karakteristikleri, politika yapıcılar ve sahadaki uygulayıcılar tarafından bilinmelidir. Öngörülmesi oldukça güç olan kuraklık problemine yönelik ulusal düzeyde yeni yaklaşımların geliştirilmesine katkı sunmayı amaçlayan bu kitap, ağırlıklı olarak Türkiye2deki kuraklık özelliklerini ve kuraklığa neden olan bölgesel hava dolaşımını içermektedir.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Geleneksel Yayıncılıktan Dijital Yayıncılığa “Televizyon Mecrası”
Televizyon yayıncılığı, görsel ve işitsel özellikleri bir arada barındırmasıyla medyanın görünürlüğünü sağlayan güçlü bir alanı teşkil etmektedir. Bu alana dair yürütülen bilimsel çalışmalar ise, akademik yayınlarda ayrıca öne çıkmaktadır.
Nitekim bu kitapta da, televizyon yayıncılığının gerek geleneksel medyadaki gerekse dijital platformlardaki mevcudiyeti ele alınmaktadır ve her biri özgün içerikler olan güncel çalışmalar eşliğinde, literatüre yeni bir katkı sağlanması amaçlanmaktadır.
Türkiye’nin farklı üniversitelerinden akademisyenlerin ve alanında uzman kişilerin katılımlarıyla hazırlanan kitap, aynı zamanda televizyon alanında sürdürülecek olan yeni çalışmalar için kaynak niteliği taşımayı hedeflemektedir.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Türkçe Öğretimi -1
Bu kitap Yükseköğretim Kurulunun hazırladığı eğitim programı esas alınarak meydana getirilmiştir. Kitap üniversitelerin eğitim fakültelerinde lisans ve lisansüstü çalışma ve derslere kaynaklık edecek bilimsel bir yapıdadır. Özellikle Türkçe öğretiminin amacı, önemi, temel dil beceri kavramlarının titizlikle ele alınması gerektiği çağımızda bu kitabın öğrenme-öğretme süreçlerinde kullanıcılarına yol göstermesi amaçlanmaktadır. Böylece alana farklı bir bakış açısı kazandırmak ve bireylerin Türkçe öğretimi ile ilgili akademik düzeyde bilgiye sahip olmasına katkı sağlamak hedeflenmektedir.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Yunus Emre’nin Işığında Kahramanın Yolculuğu
Dünyada yapılan bütün araştırmalar, ortaya çıkan bütün bilimler insanın anlam arayışından kaynaklanır. İnsanın ölümlü bir varlık olması, bunun farkında olması ve ölümün bilinmezliği karşısında çaresiz oluşu bu anlam arayışının en önemli kaynağıdır. Bu nedenle insan varoluşunun anlamını, gizemini çözmeye doğal olarak meyilli ve istekli bir canlıdır. Bu istek ve meyil ise insanın sürekli gelişme göstermesinin en önemli taşıyıcısıdır. Mitoloji çağdan çağa içinde taşıdığı sembollerle insana bu arayışında anahtar olarak yardımcı olur.
Elif Öndeş bu kitapla her insanın kendi hayatının kahramanı olabileceği, bunu başarmak üzere bir yolculuğa çıkmaya aday olduğu ve çıktığı bu yolculuğun aşamalarını başarıyla tamamladığında hayatının anlamını keşfetmiş olarak yaşamına devam edebileceğini roman incelemeriyle aktarıyor. Kitapta incelenen romanlarda (Jacques Laccarière’in (1925-2005) Dünya’nın Tozu (1999) (La Poussière du Monde) (1997) ve Nezihe Araz’ın (1920-2009) Dertli Dolap (1961) ) kahraman Yunus Emre’dir. “Yunus Emre”, Türk toplumu için derin bir bilgelik kaynağıdır. Onun, toplumu yüksek değerlere ulaştırmak için, yüzyıllar öncesinden yaktığı aydınlanma ışığı, bugün hâlâ dünyayı aydınlatmaya devam etmektedir. Bu iki romanı ortak noktada buluşturan kahraman “Yunus Emre”, insanın kendi özüne yaptığı yolculuğun en önemli temsilcilerinden birisidir. Öze yolculuk, C. G. Jung’a göre, arketipler aracılığıyla aktarılan bireyleşmenin başka bir ifade biçimidir. C. G. Jung’un bu görüşünden yola çıkan Joseph Campbell, yolculuğu ve bireyleşmeyi kahramanın geçirdiği yolculuk aşamaları bağlamında anlamayı ve açıklamayı önerir ve bu süreci “kahramanın sonsuz yolculuğu ” olarak adlandırır.
Kitap, Joseph Campbell’in bu kuramı aracılığıyla Yunus Emre örneği üzerinden her insanın kendi yaşam yolculuğunda bulunduğu yeri anlamlandırmasına olanak sağlıyor.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Modern İş Dünyasının Sessiz Çığlığı: SESSİZ İSTİFA
Sessiz istifa, günümüz iş dünyasında giderek yaygınlaşan ve sıklıkça ifade edilmeye başlayan bir kavram haline gelmiş durumdadır. Örgütler ve çalışanlar açısından sessiz istifa kavramının anlaşılması ve nasıl baş edileceği hususunun bilinmesi gerekmektedir. Bu kitap, kavramın ne anlama geldiğini, nasıl ortaya çıktığını ve iş dünyasında nasıl bir etki yarattığını detaylı bir şekilde açıklayabilir. Bu sayede, hem çalışanlar hem de işverenler konu hakkında daha bilinçli hale gelebilirler. Modern iş dünyasında, özellikle pandemi sonrası dönemde, çalışanların iş hayatına bakış açısı ve beklentileri büyük ölçüde değişmiş durumdadır. Bu nedenle, bu olgunun iş dünyasını nasıl şekillendirdiğini ve gelecekte nasıl etkiler yaratacağını anlamak büyük önem taşımaktadır. Sonuç olarak, sessiz istifa konusundaki bir kitap, bu önemli kavramı derinlemesine ele alarak hem çalışanlara hem de işverenlere değerli bilgiler ve pratik çözümler sunabilir.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Haremeynü’ş-Şerifeyn ve Bağlı Birimlerine Ait Gelir Ve Masrafları İhtiva Eden 1175 Nolu Vakıf Muhasebe Defteri
Haremeyn, Mekke ve Medine şehirlerini birlikte ifade eden bir tabirdir. Ayrıca Müslümanların ilk kıblesi olan Mescid-i Aksa’nın bulunduğu Kudüs de bu kapsama dahil edilerek sınırları çizilen bölge Haremeynü’ş-Şerifeyn olarak zikredilmeye başlanmıştır.
Yardımlaşma ve dayanışmanın sosyal devlet olabilme ve dini vecibelerin bir gereği olarak varsayıldığı Osmanlı toplumunda vakıf müesseseleri tesis etmek her zaman önem arz etmiştir. Ayrıca Müslümanlar için kutsal sayılan ve dini vecibelerini ifa ettikleri Haremeyn Bölgesi’nde de hâkimiyet tesis etmek bütün İslâm Devletleri’nin ideali olmuştur. Bu bölgeye hizmet etmek için adeta yarış içerisinde olmuşlardır. Bölgede imar-iskân, hacıların su, güvenlik ve barınma ihtiyacının karşılanması ayrıca bölgede görev yapan cami hizmetlileri, hademeler ve orada yaşayan fakirlerin ihtiyaçlarını karşılama maksadıyla Anadolu ve Rumeli merkezli çok sayıda Haremeyn vakfı kurularak bölgede hâkimiyetin idamesine çalışılmıştır. Padişahların, valide sultanların, şeyhülislam, kazasker vb. devlet ricalinin yanında, halktan çok sayıda şahsın da bu vakıfların kurulmasına ve yaşatılmasına ayrı bir ehemmiyet verdiği aşikârdır.
Bu çalışmada Mekke-Medine-Kudüs için kurulan Haremeyn vakıflarının H.1016/M.1607 tarihindeki gelir ve gider masrafları ele alınmıştır. Önemli bir yekûn tutan muhasebe verilerinden hareketle bölgenin ve burada yaşayanların Osmanlı idarecileri tarafından her koşulda korunup kollandığına, iaşe ve ianeleri için hiçbir masraftan kaçınılmadığına ilişkin çıkarımlarda bulunmamız mümkündür.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Gençlik ve Din
Gençliğin dine bakışı, dine karşı tutumları, dinle ilişkisi, dine hayatlarında yer verme biçimi ve nihayetinde hayatı anlamlandırma serüvenlerinde dine atfettikleri değer, özelde ülkemizin genelde ise dünyanın gündemini meşgul eden problem alanlarından biridir. Bilhassa ekonomi ve teknolojide meydana gelen değişimlere binaen bilgi anlayışında ve buna bağlı olarak değerler sisteminde meydana gelen değişimlerin, tüm dünyada gençlerin dinle ilişkisini etkilediği düşünüldüğünde, söz konusu etki ve değişimi anlamak, gençlik ve din ilişkisini çok farklı açılardan ele almayı ve incelemeyi gerekli kılmaktadır. Elinizdeki çalışma, bu gerekliliğin yerine getirilmesine katkıda bulunmak amacıyla hazırlanmıştır.
₺740,00
KİTAP TANITIMI
Mitik Bir Topografya Olarak Venedik
Doğa ve kültür, arkaik zamanlardan beri edebiyata konu olmuş kavramlardır. Aralarındaki dikotomik ilişki, felsefenin de ilgisini çekmiştir. Çalışmanın kuramsal çerçevesini oluşturan Kültürel Ekoloji Olarak Edebiyat, sistemin hegemonik güçleri ile toplumun marjinalize edilmiş konuları arasında dengeyi sağlayan bir mekanizma gibi çalışmaktadır. Hayatın ikilemlerden ibaret olduğunu söylemek ya da bu durumu kabullenmek yeterli değildir. Önemli olan dikotomik ilişkiler içerisindeki sistematik olgular ile bastırılanlar arasında bir ilişki oluşturmak, homojen bir birliktelikten ziyade bir arada olmalarını sağlamaktır. Bu kuram, içinde barındırdığı alt metinlerle felsefi, sosyolojik ve antropolojik bir edebiyat sentezi ortaya çıkarmaktadır.
Kültürel-ekolojik bir yaklaşımla ele alınan Venedik, birincil kaynakça olarak incelenen eserlerde ortak uzam olarak yer almakta ve Kurmaca Karşıt Söylem olarak ortaya çıkmaktadır. Venedikin katastrofik ve liminal gücü sayesinde aydınlanmacı toplumlarda bireylerin ve olayların Diyonizyaklaştırıldığı ve resmi söylemlerin çözüldüğü görülmüştür. Eserlerin sonunda görülen sembolik ölümler, doğa ile kültürün karşı karşıya gelmesinden kaynaklanmaktadır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Perşembe Temettuat Defterleri
Bugün Zonguldak’ın Çaycuma ilçesine bağlı belde olan Perşembe ve çevresi temettuat sayımlarının yapıldığı 19. yüzyılında ortalarında Bolu Eyaletine bağlı Çarşamba (Çaycuma) kazasını oluşturan üç nahiyeden biridir. Nahiyede 20 divan ve toplam 70 köy bulunmaktadır. Defterlerdeki toplam hane sayısı ise 893’tür. Hane sayısına göre burası Çarşamba kazasının ikinci büyük nahiyesidir.
Nahiyede yaşayanların tamamına yakını tarım ve hayvancılıkla uğraşmaktadır. Yetiştirilen ürünler buğday, arpa, yulaf, keten, kendirdir. Hayvancılık olarak en fazla büyükbaş hayvan beslenmektedir. Nahiyede tarım ve hayvancılığın yanında yapılan diğer ekonomik faaliyetler; arabacılık, salcılık, kereste kesimi, kereste nakliyesi, kereste ticareti, kömür ameleliği, kömür nakliyesi, kömür ticareti, kendir ticareti, kiremitçilik, dülgerlik, hızarcılık, tütün ticareti, demircilik ve terziliktir.
Arşiv belgelerinin günümüz Türkçesine aktarılmasıyla oluşan bu çalışmada Perşembe nahiyesinde yaşayanların isimlerini, mesleklerini, sahip oldukları mal ve mülklerini, ekonomik faaliyetlerini, gelirlerini ve ödemiş oldukları vergilerini görebilmek mümkün olacaktır.
KİTAP TANITIMI
DİJİTAL ÇAĞDA KARİYER YÖNETİMİ
Kariyer yönetimi kişileri hedeflerine ulaştıracak en önemli unsurlardan birisidir. Dijitalleşme günümüzde iş dünyasını derinden etkilediği gibi kariyer yönetimi üzerine de önemli etkileri bulunmaktadır. Dijitalleşme ile birlikte kariyer yaklaşımlarında önemli değişiklikler olmuştur. Geleneksel kariyer yaklaşımında bir veya iki organizasyonda tamamlanan ve çoğunlukla dikey yönlü olan kariyer anlayışı günümüzde esnek, sınırsız ve değişken bir anlayışa dönüşmüştür.
Dijital Çağda Kariyer Yönetimi’nin incelendiği bu kitapta öncelikle kariyerle ilgili temel kavramlar, kariyer yaklaşımları, kariyer aşamaları, kariyer seçimine rehberlik eden temel kuramlar, kariyer seçimini etkileyen faktörler, bireysel kariyer planlama süreci, kariyer sorunları ve örgütlerde kariyer yönetimi konuları üzerinde durulmuştur. Daha sonra dijitalleşmenin kariyer yönetimine olan etkileri değerlendirilmiştir. Bu kapsamda; dijitalleşme ve Endüstri 4.0, dijitalleşme ve kariyer yönetimi, dijitalleşme ve yetenek yönetimi, dijitalleşme ve hard skills-soft skills, dijitalleşme ve geleceğin meslekleri, Z Kuşağı ve dijital kariyer, Dijitalleşme ve Gig-Workers ve dijitalleşme ve kariyer endişesi başlıkları üzerinde durulmuştur.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Kemalpaşa Dağı’nda Fiziki Coğrafya ve İklim-Ağaç Büyüme İlişkisi Üzerine Araştırmalar
“Kemalpaşa Dağı’nda Fiziki Coğrafya ve İklim-Ağaç Büyüme İlişkisi Üzerine Araştırmalar” başlıklı bu kitap, İzmir ili sınırları içinde bulunan Kemalpaşa (Nif) Dağı’nın fiziki coğrafya (jeoloji, jeomorfoloji, iklim, hidrografya, toprak ve bitki örtüsü) özellikleri ile dağın yüksek kesimleri için iklim-ağaç büyüme ilişkisinin incelendiği bir araştırma kitabıdır. Kitap giriş ve sonuç bölümleri hariç iki ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Kemalpaşa Dağı’nın fiziki coğrafya özellikleri birbirleriyle ilişkili olarak incelenmiştir. İkinci bölümde ise dağlık alanın yüksek kesimlerinde dağılış gösteren karaçamların yıllık halka genişliklerini (çap büyümesini) sınırlandıran ya da teşvik eden iklim (sıcaklık ve yağış) faktörleri ve 1950-2019 dönemi boyunca sıcaklık ve yağış değerlerinde meydana gelen değişimlere bağlı olarak 35 yıllık pencereler (periyotlar) şeklinde karaçam ağaçlarının gelişimi için sınırlayıcı veya destekleyici (teşvik edici) iklim faktörlerinin zaman içindeki değişimi ve/veya kararlılığı belirlenmiştir.
Kemalpaşa Dağı’nda iklim-ağaç büyüme ilişkisinin belirlenmesinde dendrokronoloji ve alt dallarında uygulanan yöntemlerden faydalanılmıştır. Dendrokronoloji, ağaçların yıllık halkalarına dayanarak yaş saptama bilimi olarak tanımlanmaktadır. Ağaçların tarihlendirilmesi olarak da ifade edilen dendrokronoloji ile aslında bu tanımlamanın çok ötesinde, geçmiş ile ilgili dikkate değer ve önemli bilgilere ulaşılabilmektedir. Çünkü ağaçlarda her yıllık halkanın büyümesi sırasında, ağacın içinde bulunduğu çevresel koşullar ve meydana gelen doğal ya da beşeri olayların etkileri, ağaçlar tarafından adeta kayıt altına alınmaktadır. Bu yöntemin kullanılması coğrafi süreçlerin ve problemlerin anlaşılması/çözümü bakımından da önem taşımaktadır. Bu nedenle dünyada coğrafyacılar ve birçok bilim dalındaki uzmanlar çeşitli konulardaki araştırmalarında dendrokronolojinin yönteminden yararlanmaktadır.
₺585,00
KİTAP TANITIMI
Amerikan Board Misyonerlerinin Balkanlar ve Ortadoğu Coğrafyasındaki Anatomisi (1820-1923) Cilt I
“Amerikan Board Misyonerlerinin Balkanlar ve Ortadoğu Coğrafyasındaki Anatomisi (1820-1923)” başlıklı bu çalışma, geleneksel tarih yazımının olay odaklı ve çoğu zaman teolojik ya da siyasal çerçevelerine alternatif olarak kolektif biyografi yöntemini benimsemekte; sahada görev yapan Amerikalı misyonerlerin demografik ve mesleki özelliklerini bütüncül bir veri seti üzerinden analiz etmektedir. Birincil arşiv kaynaklarının titiz bir çapraz kontrolle değerlendirilmesine dayanan bu yaklaşım, Amerikan Board’un bölgedeki insan kaynağını somut ve ölçülebilir bir çerçevede ortaya koymaktadır.
Çalışmanın iki ciltli yapısı, veri ile analitik yorumu ayrıştırarak hem kapsamlı bir envanter hem de istatistiksel ve sosyolojik çözümleme sunmaktadır. Çalışma, Board’un başarısını yalnızca maddi imkânlarla değil, yüksek nitelikli insan kaynağı ve bu kadro içinde gelişen akrabalık/evlilik ağlarıyla açıklamakta; özellikle “misyoner hanedanlıkları”nın kurumsal süreklilikteki rolünü vurgulamaktadır. Bu yönüyle araştırma, 1820-1923 yılları arasında Ortadoğu’daki faaliyetlerin insanî altyapısını sistematik ve ampirik biçimde analiz eden özgün bir katkı sunmaktadır.
₺480,00
KİTAP TANITIMI
PLANLI DEĞİŞİM SÜRECİNİN OKULLARIN GELİŞTİRİLMESİNDE KULLANILMASI
Örgütlerde planlı değişim gerçekleştirilmesi, örgüt geliştirme çabalarının yenilikçi yüzünü temsil eder. Amaç hem örgütün verimliliğine hem de çalışanların örgütteki mutluluğuna katkıda bulunmaktır. Bu çalışma ile planlı değişimin okullarda nasıl uygulanabileceğine yönelik bir çerçeve sunulması amaçlanmıştır. Çalışmada planlı değişimin genel bir modeli kullanılarak, bir özel okulun performans değerlendirme sisteminin değiştirilişi; bu değişime karar verilmesinden, sonuçlarının değerlendirilmesine kadar tüm süreci içerecek şekilde ayrıntılı bir şekilde irdelenmiştir. Çalışmanın eylem araştırması kullanılarak desenlenmiş oluşu, okulda gerçekleştirilen değişimin hikayesini somutlaştırmaya olanak tanımış ve benzeri uygulamaları gerçekleştirmek isteyenler için gerçekçi bir tablo oluşturmuştur.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Moral Principles In Education
It is one of the complaints of the schoolmaster that the public does not defer to his professional opinion as completely as it does to that of practitioners in other professions. At first sight it might seem as though this indicated a defect either in the public or in the profession; and yet a wider view of the situation would suggest that such a conclusion is not a necessary one. The relations of education to the public are different from those of any other professional work. Education is a public business with us, in a sense that the protection and restoration of personal health or legal rights are not. To an extent characteristic of no other institution, save that of the state itself, the school has power to modify the social order. And under our political system, it is the right of each individual to have a voice in the making of social policies as, indeed, he has a vote in the determination of political affairs. If this be true, education is primarily a public business, and only secondarily a specialized vocation. The layman, then, will always have his right to some utterance on the operation of the public schools.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Yeni Medya ve İletişimsel Yaklaşımlar
Arka Kapak Yazısı:
18. yüzyılın buharlı hantal makinelerinin gün gelip görünmez, dokunulmaz kablosuz ağ iletişimine kadar varan gelişmelerin işareti olacağı kimin aklına gelirdi? Ya da dünyanın bir ucunda üretilen mal ve hizmet reklamlarının mal ve hizmetten önce tek bir parmak hareketiyle hatta Siri’lerle akıllı telefonlarımıza tüm dünyayla eşzamanlı ulaşacaği?
İnternet! çağımızın İpek Yolu: ticaretin, bilginin ve hislerin vb. tüm inorganik akışın sağlandığı sistem ve onun en yalın hali olan 0 ve 1’lerin kontrolündeki yeni sanal ortamlarımız ve bu gibi ortamların üzerimizde kurduğu sahici hegemonya
Geleneksel medyadan dijital medyaya, çevrimiçi medyadan yeni medyaya, iletişimin gün geçtikçe değişen yüzü, bizleri onu anlatabilmek adına araştırmaya ve ileride geçmişte kalanı anlamış olabilmek kaygısıyla tekrar tekrar araştırmaya, daha iyi anlamaya ve yeni olanı aktarmaya yöneltmektedir.
KİTAP TANITIMI
İŞLETME BECERİLERİ GRUP ÇALIŞMASI
Bu kitap, MEB-YÖK Meslek Yüksekokulları Program Geliştirme Projesi kapsamında İşletme Becerileri Grup Çalışması dersinde işlenen konuların içeriği dikkâte alınarak hazırlandı. Bireysel ve örgütsel amaçlara ulaşmanın birincil amacı işletme yöneticileri ve personelleri arasındaki yetkinliği, beceriyi ve buna dayalı etkileşimli süreci başarılı şekilde tesis etmektir. Bu durum başta yöneticiler olmak üzere işletmede tüm çalışanların ortak sorumluluğudur. Yönetim perspektifinden baktığımızda işlerin idare edilmesi işletme performansı için gereklidir ve yönetsel bir yetkinliği gerektirir. Kuşkusuz işleri idare etmek gereklidir ama yeterli değildir. Çünkü yöneticiler işleri idare ederken çalışanlar arasında örgütsel yapıda dengeyi kurmalarına karşın aldıkları menfi kararlar ile kendi dengelerini kaybedebilirler. İşte bu şartlara olanak vermemek için yönetim bazlı bir etkinlik geliştirmek bu kitabın temel konularını içerecek tarzda tasarlanmıştır. Kitap, oldukça yalın bir dilde hazırlanarak birbirine bağlı sekiz bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde işletme yönetimi ve işletmelerde sorun çözme teknikleri, ikinci bölümde iletişim ve toplantı yönetimi, üçüncü bölümde çatışma yönetimi, dördüncü bölümde stres yönetimi, beşinci bölümde zaman yönetimi, altıncı bölümde grup yönetimi, yedinci bölümde kriz yönetimi, sekizinci ve son bölümde ise iş görüşmeleri ve mülakat teknikleri konuları işlenmiştir
KİTAP TANITIMI
FİNANSAL SİSTEMDE FAİZ SORUNSALI VE KATILIM BANKACILIĞI
Ekonomik sistemin işleyişinde geleneksel finans sisteminin araçlarını ilk keşfeden ve kullanan ekonomiler, ülkelerine önemli katkılar sağlamışlardır. Finansal sistemden ilk yararlanabilen bu ekonomilerde oluşturulan kaydi para yaratma mekanizması veya yürütülen aşırı liberalizasyon uygulamalarıyla kullanılan genişletici para ve maliye politikaları, o ülkelerin kalkınmalarında ve büyümelerinde başarılı olmuştur. Bu başarının nedenlerini anlamak için öncelikle şu soruların cevaplarının verilmesi gerekir:
· Bu ekonomilerin muvaffakiyetindeki asıl güç, reel sektör veya aracılık fonksiyonunu yerine getiren finansal sistem midir?
· Bugünün finans merkezi durumundaki ülkelerin başarılarının temel kaynağı nedir?
· Orada başarılı olan ekonomik faaliyetler mi yoksa finansal sektör müdür?
· Finansal sektöre ne zaman ve niçin ihtiyaç duyulmuştur?
· Bir ülkenin parasının değerini ne belirler?
₺260,00
KİTAP TANITIMI
SOSYAL MEDYA YÖNETİMİ VE MÜŞTERİ SERMAYESİ
Sosyal medya yönetimi kavramına sosyal medyanın ortaya çıkışı ile başlayan Sosyal Medya Yönetimi ve Müşteri Sermayesi; sosyal medya kullanımını bireysel ve kurumsal açıdan çeşitli araştırmalar ile incelemiş, sosyal medya kullanımını özellikle işletmeciler için kurumsal açıdan ele alarak farklı sosyal medya araçlarını değerlendirmiştir. Kurumsal anlamda sosyal medya yönetimi ve sosyal medya stratejisinin nasıl oluşturulması gerektiği de hem teorik çerçeve hem de uygulama çerçevesinde sunulmuştur. Bununla birlikte bu kitapta müşteri sermayesi kavramı literatürdeki tanımlardan yola çıkarak, ilişkili olduğu kavramlar ile birlikte derinlemesine incelenmiş, ayrıca sosyal medya yönetimi ile birlikte literatürdeki farklı araştırmalar doğrultusunda değerlendirilerek iki kavram arasındaki ilişkiler, işletmelerde sosyal medya uygulamalarının ne gibi faydaları olduğu ve müşteri sermayesinin bu faydalar içerisindeki önemi teori ve uygulama karmasıyla sunulmuştur.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
BANKALARDA VE KOBİLERDE NAKİT YÖNETİMİ UYGULAMALARI
Önsözden
Tüm bu çalışmalarımda gözlemlediğim ilk konu, teknolojik gelişmeler ve müşteri ihtiyaçları nedeni ile nakit yönetimi dünyasının hep dinamik olduğudur. İkinci konu ise, finansal okuryazarlık konusunda özellikle küçük işletmelere ve hane halkına yönelik çok fazla çalışma yapılması gerekliliğidir. Türkiye özelinde sermaye piyasalarının gelişimi adına, işletmelerin büyümesi ve sürdürülebilirliği adına nakit yönetiminin finansal yönetimin altındaki en önemli başlık olduğu kanaatindeyim. Borsa İstanbul’un toplam piyasa değerinin Facebook’un piyasa değerinden düşük olmasının nedeni Türkiye’deki işletmelerin, bankacılık sistemi dâhil, ölçeğinin küçük kalmasıdır. Bunun nedeni ise, başta KOBİ’lerde finansal yönetim ve nakit yönetimi esaslarına olan hâkimiyetin düşüklüğüdür. Uluslarararası bir finans merkezi olmak isteyen İstanbul’un Avusturya İktisat Okulu, Wharton, Harvard Business School, London School of Economics gibi bir iktisadi yönetim ekolü (doktrini, okulu) olması gerekliliğine inancım doğrultusunda, bu ilk kitabımda deneyimlerimden hareketle nakit yönetiminin önemini aktarmaya çalıştım
₺250,00