KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Filibe’de Osmanlı Mimari Eserleri
₺440,00 -

Erzurumlu Hattat Mustafa Necâtüddîn Efendi Hayatı Sanatı ve Manzum Eserleri
₺380,00 -

Eğitimde Öz
₺380,00 -

Disiplinlerarası İletişim Çalışmaları
₺325,00 -

DIFFERING PERSPECTIVES ON LITERARY TEXTS
₺315,00 -

Çevrimiçi Eğitimde Kalite ve Öğrenen Destek Hizmetleri
₺300,00 -

COĞRAFİ PERSPEKTİFLE DAĞ VE DAĞLIK ALANLAR
₺650,00 -

Bobi Frs’ye Geçiş Süreci ve Bağımsız Denetçiler Üzerine Bir Araştırma
₺315,00 -

AVRUPA BİRLİĞİ BÖLGESEL POLİTİKASI VE MACARİSTAN
₺210,00 -

Anıt Ağaçlara Coğrafi Bakış
₺650,00 -

Agenda of Translation Studies
₺405,00 -

18. Yüzyılda Osmanlı Taşra Tezgâhlarında Kalyon İnşa Organizasyonu
₺405,00 -

Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Masonluk
₺325,00 -

Vahyin Elçilerinden Eğitsel Mesajlar
₺340,00 -

Çocukluk Çaği Obezitesiyle Mücadelede Yeni Bir Mali Araç: Obezite Vergileri ve Ebeveyn Tutumlari
-

Sürdürülebilirlik İletişimi: Yeşil Yıkama Riskleri ve Paradokslar
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Din Öğretiminde 21. Yüzyıl Becerileri
21 yüzyılda, çağın gereklilikleri doğrultusunda çeşitli becerilere sahip olmak herkes için ihtiyaç hâlini almıştır. Beceri kazanımı ve gelişimi her alanda olduğu gibi eğitimde de öncelikli konumdadır. Günümüzde beceriler ekseninde eğitimde ortaya konulan çağdaş yaklaşımlar ve yeni eğitim anlayışları din eğitimine de yansımakta ve bu becerilerin kazanılmasının din eğitimi sürecini daha nitelikli kılabileceği düşünülmektedir. Bireylerin çeşitli becerilerle donatılmasını hedefleyen örgün din eğitiminde ise Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretim programları birincil sorumluluk ve önem taşımaktadır. Ortaöğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretim programlarında 21. yüzyıl becerilerini ele alan bu kitap; dünyada ve Türkiye’de uygulanan beceri çerçevelerine ilişkin detaylı bilgileri, din eğitiminde 21. yüzyıl becerilerini ve ortaöğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretim programlarının 21. yüzyıl becerileri çerçevesinde karşılaştırılmasını içermektedir.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye’de Kuraklık
Yağışlardaki mevsimselliğin yüksek olduğu alanların Türkiye’de fazla olması, kuraklık olaylarının dikkatle izlenmesini gerektirir. Yağış rejimine göre yağışlı geçmesi beklenen ayların kurak geçmesi, su kaynaklarına bağlı faaliyetlerde farklı zaman ölçeklerinde krizlere yol açmaktadır. Bu krizlerin aşılması/yönetilmesi için öncelikle yağış rejimi bölgelerine göre kuraklık karakteristikleri, politika yapıcılar ve sahadaki uygulayıcılar tarafından bilinmelidir. Öngörülmesi oldukça güç olan kuraklık problemine yönelik ulusal düzeyde yeni yaklaşımların geliştirilmesine katkı sunmayı amaçlayan bu kitap, ağırlıklı olarak Türkiye2deki kuraklık özelliklerini ve kuraklığa neden olan bölgesel hava dolaşımını içermektedir.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Amerikan Board Misyonerlerinin Balkanlar ve Ortadoğu Coğrafyasındaki Anatomisi (1820-1923) Cilt I
“Amerikan Board Misyonerlerinin Balkanlar ve Ortadoğu Coğrafyasındaki Anatomisi (1820-1923)” başlıklı bu çalışma, geleneksel tarih yazımının olay odaklı ve çoğu zaman teolojik ya da siyasal çerçevelerine alternatif olarak kolektif biyografi yöntemini benimsemekte; sahada görev yapan Amerikalı misyonerlerin demografik ve mesleki özelliklerini bütüncül bir veri seti üzerinden analiz etmektedir. Birincil arşiv kaynaklarının titiz bir çapraz kontrolle değerlendirilmesine dayanan bu yaklaşım, Amerikan Board’un bölgedeki insan kaynağını somut ve ölçülebilir bir çerçevede ortaya koymaktadır.
Çalışmanın iki ciltli yapısı, veri ile analitik yorumu ayrıştırarak hem kapsamlı bir envanter hem de istatistiksel ve sosyolojik çözümleme sunmaktadır. Çalışma, Board’un başarısını yalnızca maddi imkânlarla değil, yüksek nitelikli insan kaynağı ve bu kadro içinde gelişen akrabalık/evlilik ağlarıyla açıklamakta; özellikle “misyoner hanedanlıkları”nın kurumsal süreklilikteki rolünü vurgulamaktadır. Bu yönüyle araştırma, 1820-1923 yılları arasında Ortadoğu’daki faaliyetlerin insanî altyapısını sistematik ve ampirik biçimde analiz eden özgün bir katkı sunmaktadır.
₺480,00
KİTAP TANITIMI
Japonca Ad Durum Ekleri
Kimi dilbilimcilere göre Türkçe ve Japonca Ural Altay dil ailesinin birer üyesidir. Kimisine göre ise Türkçe Altay dil ailesinin bir üyesi iken, Japonca herhangi bir dil ailesine mensup değildir. Ancak, bu iki dil hangi dil ailesine kabul edilirse edilsin, sondan eklemeli dil olmaları ve sözdiziminin benzer olması gibi yapısal açıdan benzerlikleri herkes tarafından kabul edilmektedir. Hem Türkçe hem de Japoncanın sözdizimi özne, nesne, yüklem sıralamasında olması, bu iki dili öğrenenler için büyük bir kolaylıktır. Ancak, bu iki dil her ne kadar yapısal olarak benzerlik gösterse de aralarındaki küçük farklılıklar bu dilleri öğrenenler için karmaşık gelmektedir. Örneğin, Türkçede özne yalın durumda iken Japoncada “wa”/“ga” eklerini alması ya da Türkçede bir tek bulunma durum eki mevcut iken Japoncada “ni” ve “de” eklerinin olması gibi. Japoncada aynı işlevli birden fazla durum ekinin olması, bu ekler arasında fark olup olmadığı ve varsa nasıl bir fark bulunduğu yönündeki sorulara bu kitapta yanıt aranmıştır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
GÜLŞEN-İ ZÜREFÂ/ Şeyhzâde Mehmed Vardarî
Klasik Edebiyatın zengin nazım geleneğinin gölgesinde kalsa da asırlarca yoluna devam eden nesir geleneğinin önemli bir parçası olan mensur hikâyeler, toplumun anlatma ihtiyacını karşılayan ve edebiyat eşittir nazım düşüncesinin hakim olduğu bir dönemde kendi yolunda ilerlemeye devam eden zengin ve köklü bir kültürel miras olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu kültürel mirasın bir parçası olarak kaynaklarda ismi geçmeyen ve içerisinde 23 mensur hikâye örneği barındıran Gülşen-i Zürefâ, Doğu hikâye geleneği ve Türk zevkinin derin izlerine rastladığımız bir hikâye sentezi örneğidir. Şeyhzâde Mehmed Vardarî tarafından kaleme alınmış olan eser, edebiyatımızda ve kültürümüzde derin izler bırakan Binbir Gece Masalları, Binbir Gündüz Masalları, El-Ferec Ba’de’ş-Şidde gibi kaynaklardan esinlenilerek yazılmış geleneksel özellikler gösteren hikâyeler ve yazıldığı dönemin hususiyetlerini taşıyan realist özelliklere sahip yerli hikâyeler olmak üzere iki grupta değerlendirilebilecek olan farklı yelpazedeki hikâyeleri aynı çatı altında toplamaktadır.
₺1.050,00
KİTAP TANITIMI
BELEDİYELERDE HİZMET KALİTESİ VE MÜŞTERİ MEMNUNİYETİ
Günümüz dünyasında her alandaki koşulların değişim ve gelişimine paralel olarak bireylerin yaşam alanlarındaki ihtiyaçları ve çevrelerinden beklentileri de farklılaşmış ve değişmiştir. Bu noktadan hareketle, farklılaşan ve çeşitlenen insan ihtiyaçlarının karşılanmasında yerel yönetimlerin oynadığı rol ve önemi göz ardı edilemez bir gerçek olarak karşımıza çıkmaktadır.
Harran Üniversitesi Bilimsel Araştırma Koordinatörlüğü (HÜBAK) tarafından desteklenen “Şanlıurfa Belediyesinin Sunmuş Olduğu Hizmetlerin Kalitesinden Duyulan Memnuniyet Düzeylerinin Belirlenmesi” isimli projeden elde edilen bulgular doğrultusunda hazırlanan bu çalışma ile belediye sınırları içerisinde yaşayan vatandaşların belediye ile ilgili düşüncelerinin, yönetime yönelik algılarının ve sunulan hizmetlerden duyulan memnuniyet düzeyinin belirlenerek belediyelere hizmet kalitesinin arttırılması ve hizmet niteliklerinin değiştirilmesi gibi kararlarda karar vericilere rehberlik edeceği düşünülmektedir.
KİTAP TANITIMI
Sınıf Yönetimi
Bazı devletler korkunç buhranlar geçirirler ve ya büsbütün mahvolurlar. Ülkelerin dağılması veya milletlerin düzgün ve dengeli bir hayat yaşaması sadece devlet için çalışan bakanlara, krallara veya milletvekillerine bağlı değildir. Bunlar her vatandaşı ilgilendiren meselelerdir. Erkek ya da bayan, yaşlı ya da genç, şehirli ya da köylü; kas gücüyle veya beyin gücüyle çalışsın, herkes hep bu meseleleri düşünmelidir.
Bir devletin güçlü ya da zayıf olması, milletlerin yükselmesi ya da gerilemesi sadece devleti yönetenin adil veya işe yaramaz olmasına bağlı değildir. Her yönetici, kim olursa olsun – ister iyi ister kötü, kahraman ya da cani – onlar her zaman kendi milletlerinin birer aynasıdır. Onlar, halkın ruhunun kopyasıdır. Halk nasılsa onlar da öyledir. Eskiden beri hep şöyle söylenmiştir: Her millet layık olduğu yönetim ve yöneticilere sahip olur.
KİTAP TANITIMI
TÜRK-IRAK MÜNASEBETLERİ (1932-1963)
Türk-Irak Münasebetleri Irak Devleti’nin 1932 yılında Milletler Cemiyeti’ne üye olarak kabul edilmesine kadar. Irak Devleti’nin I. Dünya harbinin son yıllarına doğru yeni şekillenmeye başlaması ile daha sonra bağımsızlığını elde edene kadar da, Türk-İngiliz ve Irak münasebetleri şeklinde gelişmiştir. Türk-Irak münasebetlerini açıklayabilmek için tarihi seyir içerisinde Milli Mücadele dönemine kadarki Türk-Arap münasebetlerinin kısa ve öz bir değerlendirmesini yapmayı uygun buldum. Çünkü Irak’ın tarihine etraflıca ve derinlemesine baktığımızda, Mezopotamya bölgesinde Araplardan kat kat daha fazla Türk’ü ve Türk devletlerini görmek mümkündür. Çünkü Irak, Selçuklular zamanından itibaren, Atabeglikler, Karakoyunlular, Akkoyunlular ve Osmanlılar olmak üzere asırlar boyu Türk idaresi altında kalmıştır. Irak, Birinci Dünya Savaşı sırasında Türk coğrafyasının sınırlarının İngilizler ve Fransızlar arasında çizilip yeniden tanzim edilmesi sebebiyle meydana gelen 20. yüzyıl devletlerinden birisidir. Daha sonra Lozan’da imza edilen 24 Temmuz 1923 tarihli andlaşmanın, Türkiye ile Irak arasındaki sınırın belirlenmesine ilişkin hükümleri göz önünde tutularak Irak bağımsız bir devlet sayılmış ve Irakla İngiltere arasında yapılan 10 Ekim 1922 ve 13 Ocak 1926 tarihli andlaşmalarla Türk-Irak münasebetleri başlamıştır.
Yaşar CANATAN
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Uygulamalı Dilbilim – I
Uygulamalı Dilbilim Kitabı, dilbilimin farklı çalışma alanlarını uygulamalı bir bakış açısıyla sunmaktadır. Bu kitap, akademisyenlere, dilbilimcilere, dil öğretmenlerine ve üniversite öğrencilerine genel bir kaynak niteliği taşımaktadır. Kitapta, göstergebilim, edimbilim, toplumdilbilim, biçembilim, derlem dilbilim, çeviribilim, dil ve konuşma terapisi gibi farklı alanları kapsayan yedi bölüm bulunmaktadır. Her bir bölümde, konular ele alınırken okuyuculara teorik bilgiyi pratik uygulamalarla birleştiren bir yaklaşım sunulmaktadır. Uygulamalı Dilbilimin farklı alanlarını kapsayan bu kaynak, dilbilim ve dil öğretimi alanında yapılan çalışmalar için hem temel bir rehber hem de araştırmacılar için faydalı bir referans kaynağı olacaktır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
ULUSAL AYNAYI OLUŞTURAN KADINSILIK SIRLARI
Kitap ulusların/devletlerin inşasında kadınların varlığını görünmez kılan bakış açılarına alternatif üreterek, Kemalist modernizasyon sürecinin ikinci ayağını oluşturduğu düşünülen 1946-1960 döneminde Türk Sinemasında ulusçuluğun kadın dolayımıyla nasıl yeniden üretildiğine bakmayı amaçlar. Her şeyden önce 1946-1950 yılları, daha önce yeterince anlatılmamış, değinilmemiş, konu ve eğilimler arasındadır. Oysa bu yıllar, Cumhuriyet Halk Partisinin içinden türeyen Demokrat Partinin kurulduğu ve siyasette belirginlik kazanmak için sağlam temeller attığı yıllardır. Kemalist modernizasyon süreci sonrası bir geçiş dönemi olarak betimlenebilen ve çok partili sisteme geçişin ilk nüvelerinin atıldığı yıllar olan 1946-1950 dönemi çalışmanın kapsamına dahil edilir. Bu bağlamda siyasal tarih sürecinde 1950-1960 dönemi sınırlamasından ziyade, 1946-1960 dönemi sınırlaması kültürel, politik ve ideolojik dinamiklerin saptanması açısından önemlidir. Öyle ki, günümüz Türk Sinemasındaki ulusçuluk söyleminin irdelenmesinde bu dönemin dinamiklerinin farklı bir anlatıma katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Marka Mimarisinde Ulusal ve Global Başarı Hikayeleri
İyi dizayn edilmiş, isimlendirilmiş, konumlandırılmış markalar bir taraftan rekabette kalabilmekte, diğer taraftan da tüketiciye üründen bekledikleri fayda konusunda doğru ve tutarlı bilgi verdiğinden kurumların farklılıklarını gösteren güçlü araçlardır. Marka ile ilgili güncel konuları okurlarla buluşturan bu kitap, marka mimarisi, markanın konumlandırması ve isimlendirme stratejileri ayrıntılı olarak incelenmiştir. Markalarda başarı hikayeleri; hizmet, dijital, ev-yaşam, gıda, içecek, yiyecek, giyim, kişisel bakım ürünleri sektörlerinden ve başarılı girişimciler olmak üzere yaklaşık olarak 60 başarı hikayesi değişik açılardan incelenmiştir. Kitap, özellikle genç girişimci ve akademik çevresine pazarlama ve marka dünyasında çıkılacak başarı yolculuklarına ve içinde yer alacakları çağı keşfetmeye yardımcı olmayı amaçlamaktadır.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
BAYBURT HALK BİLİMİ
Halk bilimi, halkın kültürel değerlerinin bir özetidir. Bu çalışmamızda bir şehrin kimliği olan değerler bütünü ele alınmıştır. İlk bölümde Bayburt’taki sosyal hayat, gelenek ve görenekler; Bayburt’ta kılık kıyafet, Bayburt ağzı ve Bayburt halk bilimi ürünleri ve örnekleriyle tanıtıldı. Diğer bölümlerde ise Bayburt’un coğrafi konumu ve tarihi; medreseler, türbeler, şehitlikler, camiler, bedesten gibi tarihi mekânlar, ayrıca ekonomi, turizm ve haklarında da bilgiler verilmeye çalışılmıştır.
₺575,00
KİTAP TANITIMI
Milli Mücadelede ALAŞEHİR
Alaşehiri Milli Mücadelede öne çıkaran pek çok tarihsel gerçeklikler vardır. 15 Mayıs 1919da İzmirin Yunanlılarca işgal edilmesinden sonra 29 Mayıs gecesi Ödemişte, 30 Mayıs sabahı Alaşehirde ilk Kuvâ-yı Milliye örgütleri kuruldu. Yine İzmirin işgalinden sadece üç gün sonra Makbule ve Nebile Hanımların öncülüğünde Türk Kurtuluş Savaşının Anadoludaki ilk kadın örgütü, Alaşehir Türk Kadınları Cemiyeti ismiyle kurulmuş ve İzmirin uluslararası hukuka aykırı işgal edilmesini protesto etmek için İtilaf devletlerine telgraf çekmişti. Başka bir ilk ise Alaşehirli Ruhiye Enise Hanımın Milli Mücadeleye katılan ilk Türk Kadını olmasıdır. Ayrıca Alaşehir Kongresi de, Milli Mücadelenin hazırlık safhasında önemli bir yere sahiptir
Milli Mücadele yıllarında Alaşehir, Anadolunun bütün şehirlerinden daha fazla acı çekti. Alaşehir yangınını bizzat yerinde inceleyen Falih Rıfkının dediği gibi; Alaşehirin başına gelenleri dinleyenler İzmir, Manisa, Turgutlu, Salihli ve diğer şehirlerde yaşanan faciaları uzun süre unutmuşlardı. Alaşehir iki yıldan fazla Yunan işgali altında kalmış, bu süre zarfında Yunan askerleri ve yerli Rumlar, Türklere pek çok zulüm yapmıştı. Nihayet 30 Ağustos 1922de kesin yenilgiye uğrayan Yunanlar, 4 Eylülde Alaşehiri tamamen yakarak harabeye çevirdi. Elinizdeki bu kitapta; Alaşehirin Milli Mücadelede bugüne kadar pek gün yüzüne çıkarılmayan kahraman evlatlarının topyekûn mücadelesini ve Yunanların yüzyıllar geçse de unutulmayacak insanlık dışı savaş suçlarını ayrıntılı bir şekilde okuyacaksınız.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Yusuf Sünbül Sinan Kitab-ı Tarikatname
Tasavvufi eserlerin Eski Anadolu Türkçesi ve Osmanlı Türkçesinde önemli bir yeri vardır. Bunların içinde yer alan tarikatnameler, tarikatın adabından söz eden kısa veya uzun, manzum veya mensur eserlerdir. Bu çalışma, kısa bir yazma eser olan Yusuf Sünbül Sinan’ın mensur Kitab-ı Tarikatname’si üzerine yapılmıştır. Eser, dönem olarak Osmanlı Türkçesine giriş dönemi eseri olup Eski Anadolu Türkçesinin dil özelliklerine sahiptir. Metin, kısa da olsa hem Osmanlı Türkçesine giriş dönemine ait dil özellikleri hem de tarikatın adaplarını özlü ve kısa olarak sunan hurde-i tarikatların dili, söz varlığı ve diğer özellikleri hakkında bilgi edinmemiz açısından önemlidir.
25
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Osmanlı Devleti Dış Borçlarının Ağ Analizi
Bu kitapta, Osmanlı Devleti’nin 1854-1914 döneminde gerçekleştirdiği 43 dış borçlanma kapsamındaki ilişkiler iki farklı ağ analizi yöntemiyle incelenmiştir. Global ağ analizi çerçevesinde, dış borçlanma süreci açısından önem arz eden neden-sonuç ilişkileri araştırılmıştır. Dış borçlanmaya yol açan nedenler belirlenmiş, ekonomik düzeni nasıl şekillendirdikleri ortaya konulmuştur. Bu kapsamda hangi finansal kuruluşlarla dış borçlanma ilişkisine girildiği, dış borçlanmaların miktarı, bu aktörlerin menşei ve Osmanlı’daki ekonomik faaliyetleri ele alınmıştır. Ego ağ analizi bağlamında, dış borçlanma ilişkileri iki ayrı dönem olarak incelenmiştir. İlk olarak, Osmanlı Devleti’nin 1854-77 zarfında gerçekleştirdiği dış borçlanmalar borcu borçla finanse etme ilişkisine dayalı olarak seyir göstermiştir. Bu dönemde alınan dış borçlanmalarda rol oynayan aktörlerin oluşturduğu ilişkiler ağı, 1875 yılında geri ödemelerin durdurulmasına (Moratoryum) ve 1881 yılında Düyun-u Umumiyye İdaresi’nin kurulmasına yol açmıştır. Dış borçlanma sürecinde ikinci dönem ise 1885-1914 yılları arasını kapsamaktadır. Bu dönemde yapılan dış borçlanmalar, borç-borç ilişkisinin yanı sıra, altyapı yatırımları odaklı olarak gerçekleştirilmiştir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Sanat Eleştirisine Giriş
ÖNSÖZ’den
Kitaba sanatın yönteminin ne olduğunu anlatmakla başladım. Böylece öğrencilere bilim, sanat ve felsefenin gerçekliğe nasıl yaklaştığını, onu nasıl kavradığını anlatmayı hedefledim. Bu yolla sanatın insan zihnini nasıl çalıştırdığının anlaşılacağını ve öğrencilerin eleştiri için yöneldiği sanat nesnesine nasıl yaklaşması gerektiğini kavrayacağını düşündüm.
İkinci bölümde eleştiri ve sanat eleştirisi kavramının içerik ve tarihini, daha sonrada eleştirinin önündeki güçlüklerin ne olduğunu tartışarak anlatmaya çalıştım.
Üçüncü bölüm sanat eleştirisi yöntemlerinin bir dökümüdür. Sanat eleştiri yöntemleri tarihsel dönemlerden, farklı disiplinlerden, toplumsal ihtiyaçlardan, sanattaki değişik tarz ve türlerden, eleştirmenlerin kişisel yaklaşımlarından kaynaklanan çeşitlilik göstermektedir. Neredeyse her eleştirmen kendine özgü bir eleştiri türü geliştirmiştir. Bütün bu türleri arka arkaya sıralamak yerine onları kategorize etmeyi tercih ettim ve bu türlere kendi yorumlarımı ekledim.
Dördüncü bölüm eleştirinin araç gereci olan sanat eleman ve ilkelerinin bir dökümüdür. Bu döküm sırasında eldeki verilerin günümüz sanatını karşılayamadığını gördüm. Sanat eleman ve ilkelerine çağdaş sanatın yapısına uygun olduğunu düşündüğüm yeni ögeler ekledim ve eldeki listeyi yer yer yeniden yorumlamaya çalıştım.
Beşinci bölüm ise sanat eleştirisi yönteminin yazılımına ayrıldı. Burada klasik dörtlü ayrım yeniden ele alındı. Betimleme, çözümleme, yorum ve yargı aşamalarını çağdaş sanatın verileri ışığından yeni gözden geçirip, güncel yorumlar eklemeye çalıştım.
Son bölümde ise kitabın tümünde anlatmaya çalıştığım sanat eleştirisinin, örneklerle nasıl uygulanabileceğini göstermeye çalıştım. Burada farklı tarihsel dönemlerden örnekler seçildi. Hem geleneksel sanat çalışmaları, hem de çağdaş sanat eserleri eleştirilerek öğrencilerin belli bir sanat anlayışında takılmasını önlemek istedim.
KİTAP TANITIMI
Vedat Fidanboy Şiirleri Üzerine
Türk şiiri, yüzyıllar boyunca farklı vezin sistemleri ve estetik anlayışlar çerçevesinde gelişimini sürdürmüş köklü bir edebî geleneğe sahiptir. Her ne kadar hece ölçüsü ve serbest şiirin yaygınlaşmasıyla birlikte aruz vezninin kullanımı azalmış olsa da bu vezin yapısı bütünüyle bırakılmamış; aksine bazı şairler tarafından modern şiir anlayışı içinde yeniden yorumlanarak yaşatılmaya devam etmiştir.
Çağdaş dönemde aruz veznini kullanarak şiir yazmayı sürdüren şairlerden birisi de Vedat Fidanboy’dur. Fidanboy’un şiirleri, geleneksel şiir estetiği ile modern Türkçe söyleyişin birlikte kullanıldığı bir özellik göstermekte; aruz vezninin ritmik ve musikî yönünü çağdaş şiir diliyle birleştirmektedir. Bu özelliği nedeniyle şairin birçok şiiri çeşitli makamlarda bestelenerek, Türk sanat müziği repertuvarının önemli eserleri arasında yer almıştır.
Bu kitap Fidanboy’un aruz vezniyle kaleme aldığı şiirleri akademik bir perspektifle inceleyerek, okuru şairin edebî dünyasına doğru derin bir duygu yolculuğuna davet ediyor.
₺350,00
KİTAP TANITIMI
TARİHÎ TÜRK LEHÇELERİNDE OK EDATI
Kitapta OK edatının tarihî lehçelerdeki kullanımı ele alınmıştır. Türkçedeki en eski pekiştirme edatlarından biri olan OK edatı, aynı zamanda bir enklitik edatı olarak da Türkçeye pek çok ek ve sözcük oluşumunda katkı sağlamıştır. Kitap bir Giriş ve üç ana bölüm üzerinden tasarlanmıştır. Giriş’te edat, pekiştirme edatı ve enklitiklik hakkında bilgilendirme yapılmıştır. Birinci bölümde Tarihî metinlerde OK edatının kullanımı ele alındı. İkinci Bölümde OK edatının anlam ve gramatikal kullanımı üzerinde duruldu. Üçüncü Bölümde OK edatının ek ve sözlerde kalıplaşması tespit edilmeye çalışıldı. Böylece OK edatının tarihî lehçelerdeki kullanımı bir bütün olarak verilmek suretiyle gramer çalışmalarına ilgi duyanların dikkatine sunulmuştur
₺300,00
KİTAP TANITIMI
BORÇLANMA, BÜYÜME VE KRİZLER
Gelişmiş ve Gelişmekte olan ülkeler için ekonomik büyüme her zaman iktisat politikalarının öncelikli amacı olmuştur. Ancak gelişmekte olan ülkelerin iktisadi büyüme amacının yanı sıra kalkınma amacını da gerçekleştirmeleri gerekmektedir. Bu ülkelerde tasarruf, yatırım ve sermaye birikiminin yetersizliği büyüme ve kalkınma için dış kaynağı zorunlu hale getirmekte ve borçlanma bir zorunluluk halini almaktadır.
Gelişmiş ülkeler tarafından daha az gelişmiş ülkelere sağlanan yardımlar ya da uluslarüstü finansal kuruluşlardan sağlanan krediler bu ülkelerin kaynak ihtiyacını karşılamada yeterli olmamıştır. 1970’li yıllarda önem kazanan finansal serbestleşme olgusu gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye girişlerini daha önce görülmemiş biçimde artırmıştır. Ancak bu durum aynı zamanda belli periyodlarla tekrarlanan finansal krizleri de gündeme getirmiştir. Bu çalışmada ekonomik büyüme, borçlanma, finansal serbestleşme ve kriz kavramları bir bütün olarak ele alınarak okuyucuya konu hakkında temel bazı bilgilerin sunulması hedeflenmiştir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Barok’ta Dans Müziği I
Barok’ta Dans Müziği kitaplarında Barok dans müzikleri teorik, biçimsel, tarihsel özellikleri ve karakterleri yönünden incelenmiş, 20’den fazla dans, Erken, Orta ve Geç Barok dönemden 25 bestecinin 37 yapıtı üzerinden değerlendirmiştir. İncelenen yapıtların müziklerine ve dansların görsel materyaline internet üzerinden kolay erişim için kitap içerisine QR kodlar konulmuştur. Okuyucunun kapsamlı bir anlayışa ulaşabilmesi için sadece Barok dönem ile sınırlı kalınmamış, Barok dansların öncüllerine ve sonraki dönemlerdeki tezahürlerine de yer verilmiştir. Barok dönemde olgunlaşmaya başlayan dans notasyonunun gelişimi ve 20.yy.daki yeniden keşif süreci de bahsi geçen kapsamlı anlayışın oluşması açısından önem arz etmesi sebebiyle kitaba dâhil edilmiştir. Yapılan incelemelerle; söz konusu dans müziklerinin geçirdiği evrimsel süreç, bestecilerin dansları yapıtlarında kullanma şekilleri ve bestelerin oluşum süreçlerindeki önemli noktalar ile ilgili içgörü kazanılması amaçlanmıştır. Kitaplar, Barok dans müziklerini icra eden yorumcular, bu konuyu araştıran teorisyenler ve müzikologlar için yol gösterici birer kaynak olacaktır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Klasik Türk Şiirinde Yemin
Yeminin varlığı insanlığın varlığına hatta ilahi dinlerde daha öncesine uzanır. Zaman içerisinde değişik şekillere girse de insanların yemin etme nedenleri ve yeminin işlevleri değişmemiştir. Peki, Osmanlı şairleri niçin, nasıl ve neler üzerine yemin etmişlerdir? Bu soruların cevaplarını incelediğimiz onlarca divanda aramaya çalıştık. Aşk, hicran, özlem, sadakat, sitem, vefa ve vefasızlığın yeminlerle ifade edilmiş en güzel aynı zamanda özgün örneklerine Osmanlı şairlerinin şiirlerinde rastladık. Herhalde hiçbir sanatçı Osmanlı şairleri kadar yemini sanatla ve ince hayallerle buluşturmamış estetik bir anlayışla yoğurmamıştır. Okuyucular klasik Türk şiirindeki yeminle ilgili kullanımların yanı sıra yeminin anlam çerçevesi ve değişik kültürlerdeki tarihsel izlerini ana hatlarıyla bu çalışmada görebileceklerdir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Çamlıhemşin İlçesi ve Yakın Çevresinin Cbs-Ahs Yöntemi İle Ekoturizme Uygun Alanlarının Belirlenmesi
Ekoturizm dünyasına çıktığım yolculuğumda, sürdürülebilirlik ilkelerini benimseyerek, yalnızca ayak izimizi en aza indirmeye değil, aynı zamanda arkamda güçlü bir miras bırakmayı umut ettim.
İster bir akademisyen ister bir uygulayıcı, isterse de sadece çevre bilincine sahip bir gezgin olun, bu kitap sizlere sürdürülebilir turizmin karmaşıklığı hakkında paha biçilmez bilgiler sunmakta, doğa, kültür ve turizm arasında daha uyumlu bir ilişki kurmak için bir yol haritası sağlamaktadır. İlgi çekici ve düşündürücü olan bu kitap, gezegenimizin geleceği ve harikalarının sorumlu bir şekilde keşfedilmesi konusunda tutkulu olan herkes için yol göstericidir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye Defteri
Dergiler, Türk düşünce hayatına her zaman canlılık getirmiştir. Osmanlı’nın son dönemlerinde ilk örnekleriyle tanıştığımız dergiler, düşünce hayatımızda öncü bir rol oynamıştır. Türkiye’de topluma yeni değerler benimsetme çabasında Cumhuriyet’in resmî ideolojisini işleyen Halkevi, Ülkü, Kadro gibi dergilerin yanı sıra; Yön, Hareket, Forum, Hisar, Devrim ve Büyük Doğu gibi bağımsız düşünce çevrelerince yayınlanan dergiler de öne çıkmıştır. Tarihi ve günceli, kitaptan daha dinamik, gazeteden daha ağırbaşlı bir dille ele alan dergiler, edebiyat, sanat, kültür, ekonomi, siyaset ve ideolojiler alanındaki entelektüel arayışların ürünleri olarak ilgiyle takip edildiler. 20. Yüzyıl boyunca, farklı inanç, siyaset ve ideolojiye sahip birçok toplumsal kesim ya da aydın grubu, sesini duyurmak amacıyla yayınladığı bir dergiyle adeta özdeşleşmiştir. Bu yönüyle de düşünce grupları ve onların dergileri, Türkiye’de sosyal, siyasal ve edebiyat çalışmalarının gelişiminde önemli bir yere sahiptir. Cumhuriyetle birlikte hızlanan Batılılaşma seçeneği dergilerde çok canlı bir şekilde tartışılmıştır. Batılılaşma projesinde, yalnız kapitalist modernleşme değil, İslamcılık ve sosyalizm de modernleşme için bir seçenek olarak tartışılmıştır. Türkiye Defteri Dergisi, yayınlandığı yıllarda, sosyalizm seçeneğini savunmuştur. Bu çalışma, Türkiye Defteri Dergisi’ni mercek altına almaktadır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Düzlerçamı Kızılçam Ormanında (Antalya) Uzaktan Algılama ile Toprak Üstü Orman Biyokütlesinin Belirlenmesi
Bitkilerin güneş enerjisini fotosentez yolu ile kimyasal enerjiye dönüştürerek depolaması sonucu oluşan biyokütle aynı zamanda birim alandaki fotosentez yaparak büyüyen ve gelişen bitkisel organizmaların kütlesini ifade eder. Her ne kadar ormancılık ve enerji açısından kullanım alanı olsa da karbon döngüsü ve dolayısıyla iklim değişimi konusunda da kritik öneme sahiptir. Çünkü ekosistemdeki biyokütle, tahrip olması durumunda atmosfere karbondioksit, karbon monoksit ya da metan olarak salınan karbon miktarını belirler. Bu açıdan bakıldığında orman ekosistemi toprak üstü biyokütlenin %80’ini barındırması nedeniyle küresel karbon döngüsünde önemli rol oynar.
Uzaktan algılama biyokütlenin dolaylı yönden belirlendiği yöntemlerden biridir. Uydu görüntüleri, hava fotoğrafları, sayısal yükseklik modellerinin kullanıldığı bu yöntemde, örnek alanlardaki biyokütlenin arazi çalışmaları ile belirlenmesi ve bu değerlerin uzaktan algılama verisi ile ilişkilendirilmesi esastır. Bu çalışma ile ülkemiz için ilk kez uygulanan ve aslında buzullardaki değişimi incelemek üzere tasarlanan bir tür LIDAR olan ICESat uydusundaki GLAS sensörü verilerini ve LANDSAT uydu görüntüleri kullanarak Antalya Düzlerçamı orman alanında toprak üstü biyokütlenin belirlenmesi için bir yöntem tasarlanması hedeflenmiştir. Elinizdeki bu kitap uzaktan algılama ile toprak üstü biyokütlenin belirleme çalışmalarını hedefleyen çalışmanın ürünüdür.
₺195,00
KİTAP TANITIMI
Yusufeli Barajı’nın Çevresel Etkileri
Yusufeli Barajı’nın Çevresel Etkileri konulu bu çalışma, Yusufeli Barajı’nın doğal ve beşeri çevrede oluşturduğu veya oluşturacağı değişimleri tespit etmek amacıyla hazırlanmıştır.
₺575,00
KİTAP TANITIMI
HAVACILIK SEKTÖRÜNDE ENTELEKTÜEL SERMAYE, İNOVASYON VE PERFORMANS
Teknolojik alanda sürekli yeni gelişmelerin meydana geldiği günümüzde ve yoğun rekabet ortamında işletmelerin fiziksel varlıkları önemlerini yitirmektedir. Entelektüel sermaye ile inovasyon yetkinlik seviyesi gün geçtikçe işletmelerin en önemli güçlerinden biri haline gelmiştir. İnovasyonun en önemli kaynaklarından biri olan entelektüel sermaye faktörleri, işletmeler açısından belirleyici bir rol oynamakta ve çalışan performansı ile işletme performansını ciddi bir şekilde etkilemektedir.
Dr. Nil Konyalılar bu çalışmasında; havayolu işletmelerinde entelektüel sermaye ve inovasyonun çalışan performansına etkilerini ortaya koymayı, İşletme yöneticilerinin, çalışanlarının ve ilgili diğer paydaşların yararlanabilecekleri bir kaynak oluşturmayı amaçlamıştır.
₺365,00
KİTAP TANITIMI
Çin Tarihinde İz Bırakanlar
Han Hanedanı, Çin tarihinin siyasi, kültürel ve ekonomik açıdan en önemli dönüm noktalarından biridir. Yaklaşık dört yüzyıl süren bu dönem, yalnızca kendi çağını değil, günümüz Çin kültürünü de derinden etkilemiş ve şekillendirmiştir.
Bu çalışmada, Çince biyografik kaynaklardan yararlanılarak Han Hanedanı’na damga vurmuş, etkileri Çin sınırlarını aşarak dünya tarihine uzanmış beş seçkin şahsiyet ele alınmıştır. Han Hanedanının kurucusu Liu Bang, Büyük Tarihçi olarak anılan Sima Qian, savaşçı hükümdar Han Wu Di, tıp tarihinde çığır açan ve anestezinin öncüsü kabul edilen Hua Tuo ve son olarak bilimin sembol isimlerinden, sismografın mucidi Zhang Heng hakkında bilgi verilmiştir.
Çin tarihinde iz bırakanların sayısı elbette saymakla bitmez. Seçtiğimiz bu beş isim, Çin’in zengin ve çok katmanlı tarihsel mirasının yalnızca bir kesitini temsil etmektedir. Amaç, Han döneminin düşünce dünyasını, bilim anlayışını ve devlet yapısını tanımak isteyen okurlar için sağlam bir başlangıç noktası sunmaktır.