KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Kalite 4.0
₺260,00 -

İŞ VE YAŞAM DENGESİ
₺340,00 -

İmgenin Yolculuğu
₺340,00 -

II. Dünya Savaşı Yıllarında Batı Anadolu Kent Ve Taşrasında Sosyo Ekonomik Yaşam
₺300,00 -

Haremeynü’ş-Şerifeyn ve Bağlı Birimlerine Ait Gelir Ve Masrafları İhtiva Eden 1175 Nolu Vakıf Muhasebe Defteri
₺235,00 -

Gömlek Ateşten Suyu Şiirden
₺210,00 -

Gelibolu Vilayeti 1923-1926
₺365,00 -

Fevzi Tuna Yönetmenin Yolculuğu
₺275,00 -

Ermeni Okullarında Din Eğitimi
₺405,00 -

EĞİTİM ve OKUL YAZILARI
₺250,00 -

Dindarlık İle Demokratik Bilimsel ve Sanatsal Tutum Arasındaki İlişki
₺420,00 -

Development of corporate governance in Turkey by sectors
₺315,00 -

Çemişgezek, Pertek ve Hozat Yöresi Ağızları
₺535,00 -

Cin Dağı’nın Periglasyal Jeomorfolojisi
₺210,00 -

Bitlis Kalesi 2023 Yılı Kazı Sezonu ve Buluntuları
₺520,00 -

Bedri Rahmi Eyüboğlu Şiiri “Türküler Dolusu”
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Kayıp Lezzetlerin İzinde
“Kayıp Lezzetlerin İzinde“, bir yemek kitabından çok daha fazlası; Lozan Antlaşması’yla vatanlarından koparılan mübadillerin kalplerinde ve bohçalarında taşıdıkları bir asırlık mirasın dokunaklı bir kaydıdır. Bu eser, her bir tarifin ardındaki özlem, direniş ve umut dolu hikâyeleri gün yüzüne çıkarıyor. Alivra’dan Rufteynu’ya, unutulmaya yüz tutmuş lezzetler, ait oldukları anılarla birlikte yeniden hayat buluyor.
Atalarının sofralarına bir köprü kurmak, göç yollarında kaybolan tatları kendi mutfağında canlandırmak ve yemeğin birleştirici gücüyle kültürel bir yolculuğa çıkmak isteyen herkes için vazgeçilmez bir başvuru kaynağı. Bu kitap, damaklarda bırakacağı lezzet kadar, ruhunuza da dokunacak bir tarih ve hafıza davetidir.
₺1.150,00
KİTAP TANITIMI
İç Anadolu Bölgesi’nde Tarımsal Üretim ve Planlama
Tarımsal üretim her şeyden önce varoluş için gerekli olan en önemli faaliyettir. Ancak nüfusun artması, yanlış arazi kullanımları, plansız üretim gibi beşeri olumsuzlukların yanı sıra iklim değişikliği ve bu değişikliğin bulunduğumuz kuşakta kuraklaşma eğiliminde olması, tarımsal üretimde ciddi tedbirlerin zorunluluğunu da beraberinde getirmektedir. İklim senaryoları tespitlerine göre Türkiye üzerinde mevsimlik ve yıllık ortalama hava sıcaklıklarının artması, Türkiye geneli toplam yağış miktarlarında Doğu Karadeniz Bölgesi hariç 250-300 mm’ye varan azalmalar öngörülmektedir. Bu öngörüler doğrultusunda Türkiye’nin büyük bölümünde kuraklık kaçınılmaz bir tehlike olarak karşımıza çıkmaktadır.
Günümüzde yarı kurak şartların egemen olduğu İç Anadolu Bölgesi’nde ise kuraklık artışı ile tehlike çok büyük boyutlara ulaşacaktır. Bu durum, bölgenin ekolojik koşullarını göz önünde bulundurarak, öngörülen kuraklık değerlerine göre, kurak koşullara uyumlu tarımsal faaliyetlere geçiş hazırlıklarını zorunlu hale getirmektedir. Bölgede su kaynaklarının kullanımı ve tarımsal ürün deseninin yeniden oluşturulması konusunda planlama yapılarak uygulamaya geçilmesini zorunlu kılmaktadır.
Bölgede beklenen kuraklaşma koşullarına uygun tarımsal faaliyetlere yer verilmelidir. Su isteği fazla olan ürünlerin sınırlandırılarak, kuraklığa dayanıklı ürünler yetiştirilmelidir. Yerli tohumlar ıslah edilerek verimliliği artırılmalıdır. Toprak ıslah çalışmaları ile toprağın su tutma kapasitesi artırılmalı, klasik sulama tekniklerinden terkedilerek damlama sulama yaygınlaştırılmalıdır. Hayvancılık faaliyetlerinde çayır ve mera hayvancılığından vazgeçilerek yem bitkilerinin yetiştirilmesi ve besi hayvancılığı desteklenmelidir. İthal ürünler sınırlandırılarak yerli üretim desteklenmelidir. Çiftçi eğitim programlarını yaygınlaştırarak çiftçinin gelenekselleşmiş tarımsal üretimi terk ederek, modernize ve kuraklık şartlarına uygun yöntemlere geçilmesi sağlamalıdır. Ayrıca büyük kentlerin nüfus yükünü ve işsizlik sorununu hafifletmek için planlı bir şekilde köye dönüş projeleri geliştirilmelidir. Köye dönüş projelerinin hayata geçirilmesi ile kentlerdeki işsizlik kaynaklı birçok sosyal problemlerin de önüne geçilmiş olacaktır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Gençlerin Kadınlık ve Erkekliğe İlişkin Çelişik Algı ve Tutumları
Cinsiyete dair kabullerimiz ataerkil bir toplum yapısı içinde oluştuğu için kadınlar ve erkekler arasında bir hiyerarşi kurarak; kadınlığa ve erkekliğe ilişkin tanımlamalar yapar. Bu tanımlamalar bireysel ve toplumsal olarak sorgulanmadığı müddetçe varlığını sürdürür. Bu eserde cinsiyete dayalı ayrımcılık ve cinsiyete dair içselleştirilmiş kabuller Manisa Celal Bayar Üniversitesi öğrencileri örneklemi üzerinden Glick ve Fiske’nin “çelişik duygulu cinsiyetçilik” ve “erkeklere ilişkin çelişik duygular” adlı ölçekleri kullanılarak analiz edilmiştir.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Muslim Woman Representation in Western Literature
Representing and creating an image has always been a critical issue. In the Middle Ages and earlier texts, Muslim women representations were not very different from Christian women in terms of perception and respect. She is brave as a Knight and clever enough to save the Christian hero. However, since the 18th century, an oppressed figure has occupied a central place in Western Islamic discourse, and the Muslim woman is described as a victim of the Islam. Isolation and veiling are the most obvious clues of religious oppression, in which a body of misunderstandings is built through the discourse of the literary tradition. Female characters Leila and Aziyade in the works of Lord Byron and Pierre Loti are good examples of this situation.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Sanat Musahabeleri “Guyau”nun sanat hakkındaki eserlerinden parçalar”
19. yüzyıldan bir asır evvel Avrupa’da sanatlar bilimden ayrılmış ve “güzel sanatlar” nevi şahsına münhasır bir kategoride konumlandırılmıştı. Dahası Estetik, bir bilim olarak tartışılmaya başlanmıştı. Tek kelimeyle, büyük harfle “Sanat” ve “Estetik” doğmuştu. Bugün kıta Avrupası ve Amerika’daki nitelikli felsefi dergilerin tartışmalarıyla güncelliğini devam ettiren estetik ve sanat felsefesinin vardığı noktadan hatta sanatın sonunun dile getirildiği bir zaviyeden bakıldığında Guyau’nun sanat, bilim ve şiire ilişkin yaklaşımlarının eskidiği görülebilir. Yine de Guyau’nun fikirlerini okurken değindiği meselelerin aynı dönemde birçok kişi tarafından ele alındığını hatırda tutmak gereklidir. Ancak böylesi karşılıklı bir okuma Guyau’nun bize hikemi gelen yaklaşımlarının değerini ifade edebilir. Bunun için de 19. asırdan beri basınımızda ifadesini bulan estetik ve sanata dair çevirilerin yaygınlaşması gerçekleşmesini arzu ettiğimiz bir temenni olmuştur. Elinizdeki kitap bu temenniyle aktarılmıştır.
₺195,00
KİTAP TANITIMI
Ekonomi-Politik Araştırmalar
Eskiden olduğu gibi günümüzde de sürdürülebilir bir ekonomik büyüme ve ekonomik kalkınmanın nasıl gerçekleştirileceği konusu ülkelerin ilgilendiği temel konuların başında gelmektedir. Kuşkusuz bu durum politika yapıcıları ve uygulayıcılarını ilgilendirdiği gibi konuyla ilgili bilimsel çalışmalar sonucunda politika önerilerinde bulunacak araştırmacıları da yakından ilgilendirmektedir. Farklı üniversite ve kurumlardaki araştırmacıların katkısıyla hazırlanan bu eser de söz konusu amaç için hazırlanmıştır. Zira eser, tasarruf, dış yardımlar, petrol fiyatları, yoksulluk, yenilenebilir enerji ve politik istikrar gibi bazı konuların ekonomi ve politik açıdaki değerlendirmesini ve bu değerlendirmeler çerçevesindeki bazı politika önerilerini kapsamaktadır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye’nin Jeopolitik Sorunları
Kuşkusuz Türkiye’nin bir deprem ülkesi olması ve enerji kısıtı bir yana bırakılacak olursa, pek çok jeopolitik üstünlüğünden bahsedilebilir. Coğrafi konumu, dört mevsimin yaşandığı ılıman iklimi, verimli toprakları, yeterli nüfus miktarı, dünya ortalamasının üzerindeki yüzölçümü, denizlere uzun kıyılarının bulunması, İstanbul ve Çanakkale boğazlarına sahip olması, yüksek tarım potansiyeli, turizm çekicilikleri, yüzyıllardır farklı medeniyetlerden sentezlenerek bugüne taşınan beşeri hafızası ve Batı Medeniyeti ile Doğu Medeniyetini, İslam dünyası ile Hristiyan dünyasını harmanlayan yapısı bunlar arasında sayılabilir. Kısaca Türkiye sıkça söylenildiği gibi dünyanın en değerli arsalarından birinin üzerinde inşa edilmiştir. Ancak sayılan bütün bu üstünlükler, aynı zamanda Türkiye’nin günümüzde yaşadığı önemli jeopolitik sorunların, ekonomik istikrarsızlıkların, güç odaklarının ilgi alanları ve hedeflerinin üzerinde olmasının da tetikleyicisi durumundadır.
Türkiye’nin de içinde sayıldığı Ortadoğu ise sınırları yapay, etnik yapıları farklı, çok zengin yeraltı kaynakları bölge dışındaki güçlü ülkeler tarafından denetlenmek istenen, insanının çıkarlarının fazlaca dikkate alınmadığı ve dünyanın dış müdahalelere en açık coğrafi bölgesi durumundadır. Daima sorun üreten ve gelecekte de üretme potansiyeli yüksek böyle bir bölgenin kıyısında yer alan Türkiye, elindeki muhteşem coğrafi ve jeopolitik üstünlükleri tutarlı, hassas ve akılcı yönetebilmelidir. Aksi durumda var olan jeopolitik üstünlükler, mevcut ve olası istikrarsızlıkların, taraf olunan krizlerin, jeopolitik sorunların temel nedeni halini alır. Başka kelimelerle Türkiye, bekası için yönetenleri ve yönetilenleri ile hep birlikte farkındalığı yüksek ve güçlü bir ülke olmak zorundadır.
Bu nedenle kaleme aldığımız bu kitap, başta üniversitelerimizin Coğrafya Bölümleri ile Eğitim Fakültelerinin çeşitli bölümlerinde okutulmakta olan “Siyasi Coğrafya”, “Siyasi Coğrafya ve Türkiye Jeopolitiği” gibi lisans derslerini alan gençler ile Coğrafya ve Sosyal Bilgiler Öğretmenleri için kaynak oluşturabilmek ve Cansu, Cem, Dilek, Doruk, Ege, Gökhan, İrem, Mert, Onur, Özlem, Pınar, Selahattin, Yağmur, Yalçın, Yazal ve Türkiye’nin geleceğine dokunacak olan nice gençlerin, ülkemizin zaten bildikleri coğrafi üstünlerinin yanı sıra güncel temel jeopolitik sorunları hakkında da fikir sahibi olmaları amacıyla, eleştirel ancak objektif bir bakış açısıyla geçmişe de göz atarak hazırlanmıştır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Türkçe Öğretiminde Yaratıcı Düşünme Teknikleri
Türkçe Öğretiminde Yaratıcı Düşünme: Düş Kanatlı Kelimeler
Yaratıcı düşünme, öğrencilerin anlam bahçelerine kelime tohumları ekerek dil becerilerini geliştirmekle kalmaz aynı zamanda onları hayal gücünün sihirli kapılarından geçirerek kelimelerine düşten kanatlar taktırır. Böylelikle öğrencilere düşüncelerinin hazine sandığını açtırarak hayal gücünün büyülü ve eşsiz dünyasında düşünce evrenlerini genişletme olanağı sunar. Türkçe öğretiminde yaratıcı düşünme, dil becerilerinin gelişimini sınırların ötesine taşıyarak, öğrencilerin hem kendilerini keşfetme hem de dünyayı anlamlandırma yollarını derinleştirip zenginleştirmelerine kapı açar. Bu süreç, onlara hayata daha geniş bir bakış açısıyla yaklaşabilecekleri benzersiz bir zihinsel keşif yolculuğu sunar.
Bu kitap, yaratıcı düşünmenin önemini vurgularken Türkçe derslerinde uygulanabilecek çeşitli yaratıcı düşünme tekniklerine de yer vermektedir. Bu teknikler insan zihninin ve kalbinin keşfedilmemiş kilitli kapılarını açmak için anahtar konumundadır. Kitapta yaratıcı düşünme tekniklerinin nasıl kullanılacağı eğitimciler için ayrıntılarıyla açıklanmaktadır. Fikir bahçesinde zihin uçurtması işlevi üstlenen çeşitli etkinliklerle de düşüncelerin burçlarında gezme fırsatı sunmaktadır. Yaratıcı düşünmeyi merkeze alan bu tekniklerle öğrencilere, dil becerilerini kullanarak hayal gücünün eşsiz ve ihtişamlı okyanusunda düşüncelerini renklendirme keşfinin haz ve heyecanını yaşatmaktadır.
Türkçe öğretiminde çağdaş bir yol haritası sunan bu kitap, öğretmenlerin derslerini daha ilgi çekici hale getirmelerine ve öğrencilerin yaratıcı düşünme potansiyellerini en üst düzeye çıkarmalarına yardımcı olmayı amaçlamaktadır. Türkçe öğretiminde yaratıcı düşünme, dil öğreniminde yenilikçi bir yaklaşım arayan tüm eğitimciler için vazgeçilmez bir kaynak!
₺520,00
KİTAP TANITIMI
Sicill-i Ahvallerde Aydın Doğumlu Memurlar (1834-1890)
Osmanlı Devleti’nin klasik dönem bürokrasi anlayışı kalemiye, seyfiye ve ilmiye olmak üzere üç ana sınıftan oluşmaktaydı. XIX. yüzyılda II. Mahmud döneminde gerçekleştirilen yönetsel reformlarla nezaretlerin kurulması ve çeşitli devlet dairelerinin oluşturulmasıyla memurlar istihdam edilmeye başlanmıştır.
I. Mahmud dönemiyle başlayan bürokrasideki reform hareketleri II. Abdülhamid döneminde sistematik bir bürokrasiyi oluşturmuş, Dâhiliye Nezareti’nde kurulan Sicill-i Ahval Komisyonu aracılığı ile memurların sicil kayıtları tutulmuştur. Birinci el kaynak olma özelliği gösteren bu kayıtlarda memurların baba adı, doğum yeri, eğitimleri, çalıştıkları kurumlar, maaş, ödül ve ceza gibi bilgiler yer almıştır.
Bu çalışmada genelde Osmanlı bürokrasisi, yerel anlamda ise Aydın özelinde 1834-1890 yıllarını kapsayan Aydın doğumlu 63 Müslim ve 2 Gayr-i Müslim olmak üzere bürokraside görev almış toplamda 65 memurun sicil kaydı prosopografi yöntemiyle incelenmiştir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Süleymân bin Mustafavî el-Kütahyavî LUGAT-İ KUR’ÂN
Anadolu sahasındaki ilk Kur’ân lugati olan Firişteoğlu Lugati’nden sonra çeşitli sözlük çalışmaları yapılmıştır. Elinizdeki çalışma da Bosna-Hersek Gazi Hüsrev Bey Kütüphanesi’ne R-1142 numara ve al-luġa fı̇̄ kalimāt al-qur’ān al-mağı̇̄d adıyla kayıtlı 49 varaktan müteşekkil Kur’ân sözlüğünün neşridir. Yazmada, eserin adına dair her hangi bir kayıt bulunmasa da eser, tarafımızdan dönemin diline uygun olarak Luġat-i Kur’ān olarak isimlendirilmiştir. Eserin yazılış tarihine dair bir kayıt yoktur; fakat içindeki karinelerden hareketle 16. yüzyıl metni olduğu anlaşılmaktadır. Müellifi Süleymān bin Muṣṭafavı̇̄ el-Kütahyavı̇̄’dir.
₺910,00
KİTAP TANITIMI
KAMUDA DİJİTAL DÖNÜŞÜM
Bilişim ve iletişim teknolojilerindeki son dönemlerdeki gelişmeler tüm dünyayı olduğu gibi ülkemizi de etkilemektedir. Bilginin elde edilmesi, depolanması, işlenmesi ve iletilmesi açısından dijitalleşme tüm sektörleri olduğu kadar kamu sektörünü de içine almaktadır. Son yirmi yıldır ülkemizde kamu sektöründe bu tarz sistem, altyapı ve portalleri geliştirme ve iyileştirme çabaları artmıştır. Öte yandan bilgisayar okuryazar sayısı ve bu portalleri ve sistemleri kullanan vatandaş sayısı da artmıştır. Buna mukabil konuyu geniş ve disiplinlerarası perspektiften ele alan ve ortaya koyan Türkçe yayın sayısı çok azdır. Bu kitap bu açığı kısmen kapatarak, KAMUDA DİJİTAL DÖNÜŞÜM’ü kamu kuruluşları, kamu çalışanları ve bu çalışmaların yararlanıcıları açısından ele almaktadır.
Bu kitapta, Türkiye’de ve dünyadaki kamusal dijital dönüşüm yaklaşımlarını anlamak, Türkiye’nin durumunu diğer ülkelerdeki uygulamalarla karşılaştırmak, iyi örnekler uygulamalar hakkında fikir sahibi olmak ve dijital dönüşüm konusundaki kamuya yönelik çalışmaları kayıt altına almak amaçlanmıştır. KAMUDA DİJİTAL DÖNÜŞÜM kitabı kamuyu ilgilendiren dönüşüm platformlarını, dünyadaki ve ülkemizdeki gelişmeleri, bazı kamusal uygulamalar, kurumsal ve bireysel uyum süreci gibi farklı noktaları da değerlendirerek irdelemektedir. KAMUDA DİJİTAL DÖNÜŞÜM, bilhassa konuyla sıklıkla karşılaşan kamu yöneticileri, kamu çalışanları, kamu çalışmaları yapanlar veya akademik faaliyet gösterenler açısından bir kılavuz mahiyetinde kullanılabilecek bir çalışmadır.
₺560,00
KİTAP TANITIMI
Havayolu Operasyonlarında Aksaklık Yönetimi
Havayolu işletmeleri kargo ve yolcu taşımacılığı için uçuş hizmeti sağlayan organizasyonlar olarak ifade edilebilmektedir. Havayolu operasyonları kargo ve yolcu taşımacılığı hizmetini yerine getirmek için süreçler topluluğundan oluşmaktadır; yolcunun bilet alması veya bilet rezervasyonu yapması ile başlayan ve yolcunun varacağı meydanda terminale aktarılması ve/veya bagajının teslim edilmesi ile biten bir dizi süreçten oluşmaktadır. Havayolu operasyon yönetimi; havacılık işletmelerinin sahip oldukları büyük çoğunluğu yüksek maliyetli olan kaynakları (uçak ve ekip kaynağı gibi) etkin ve verimli kullanarak işletmenin amacı olan gelire ve karlılığa dönüştürmek için yapılan süreçtir. Bu amaçla havayolu operasyon yönetiminde amaç uçuş programını tarifeye uygun olarak icra etmek olarak bildirilebilir. Bazı durumlarda seferler aksadığından havayolunun uçuş programı da aksamaktadır. Bu çalışma bu durumlarda havayolu operasyonlarında aksaklık yönetimi konusunda çözüm önerileri geliştirmeyi amaçlanmaktadır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
The Myth of the Female Hand: Forms of Female Power
In The Myth of the Female Hand: Forms of Female Power, Şeyda Sivrioğlu explores the symbolic representations and the significance of the female hand as a means to open up literary and critical space for the oppressed and marginalized female figure in different centuries and in different patriarchal cultures and genres. Inalterably, in a culture where creativity is defined purely in male terms, women “exist only to be acted on men, both as literary and sensual objects” (Gilbert and Gubar, 8). This comprehensive study, however, traces the origins of the female hand symbolism from a fairy tale to a play-text and finally to a science fiction novel in order to illustrate how, to borrow Margaret Atwood’s words, the hand as an extension of the brain, in this case the female brain, becomes an important tool for indicating the development of the power of women.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Erken Cumhuriyet Dönemi Korunmaya Muhtaç Çocuklar Politikası
Bu çalışma, birçok toplumda tarihsel olarak ‘öteki’ olan Korunma Muhtaç Çocukların ‘biz’le ilişkisi çerçevesinde anlaşılması çabasıdır. Aslında öteki ve biz ilişkisi bir bütündür; ötekilere yönelik yaklaşım ya da politika bizi anlatır, ‘biz’i yansıtır. Toplum da hemen her zaman farklı güçlere sahip ‘biz’ ve ‘onlar’dan oluşmuş eşitsiz bir yapıdır. Bu eşitsizliklerin bir kısmı çocukluk gibi doğal güç farklılıklarından, diğer önemli bir kısmı ise politikalarımızla yarattığımız yoksulluk gibi toplumsal yapılardan kaynaklanmaktadır. Biz burada ‘doğal’ eşitsizliklerden kaynaklanan çocukların korunmasına dair politikanın izlerini sürmeye çalışıyoruz. ‘Yetim’, ‘kimsesizlerden’ ‘korunmaya muhtaç çocuklar’ statüsüne evrilmenin toplumsal dinamikleri anlaşılmaya çalışılmaktadır. Kısaca bu çalışmada Osmanlı köklerinden başlayarak erken Cumhuriyet dönemi Korunmaya Muhtaç Çocukların politikasının oluşumu, bir rejim olarak Cumhuriyetin oluşumu ile paralel olarak izlenmeye ve anlaşılmaya çalışılmaktadır. Günümüz çocuk politikasının anlaşılabilmesi açısından da bu kurucu döneme bakılmasının önemli olduğu düşünülmektedir.
₺610,00
KİTAP TANITIMI
A PRACTICAL ENQUIRY INTO THE PHILOSOPHY OF EDUCATION
That any rational and accountable being should ever have been found to oppose the progress of truth, is truly humiliating; yet every page of history, which records the developement of new principles, exhibits also the outbreakings of prejudice and selfishness. The deductions of Galileo, of Newton, of Harvey, and innumerable others, have been opposed and denounced, each in its turn; while their promoters have been vilified as empyrics or innovators. Nor has this been done by those only whose self love or worldly interests prompted them to exclude the truth, but by good and honourable men, whose prejudices were strong, and whose zeal was not guided by discretion. Such persons have frequently been found to shut their eyes against the plainest truths, to wrestle with their own convictions, and positively refuse even to listen to evidence. The same thing may happen with regard to education;—and this is no pleasing prospect to the lover of peace, who sets himself forward as a reformer in this noble work.—Change is inevitable. Teaching is an art; and it must, like all the other arts, depend for its improvement upon the investigations of science. Now, every one knows, that although the cultivation of chemistry, and other branches of natural science, has, of late years, given an extraordinary stimulus to the arts, yet the science of education, from which the art of teaching can alone derive its power, is one, beyond the threshold of which modern philosophy has scarcely entered. Changes, therefore, both in the theory and practice of teaching, may be anticipated;—and that these changes will be inconvenient and annoying to many, there can be no doubt. That individuals, in these circumstances, should be inclined to deprecate and oppose these innovations and improvements, is nothing more than might be expected; but that the improvements themselves should on that account be either postponed or abandoned, would be highly injurious. An enlightened system of education is peculiarly the property of the public, on which both personal, family, and national happiness in a great measure depends. These interests therefore must not be sacrificed to the wishes or the convenience of private individuals. The prosperity and happiness of mankind are at stake; and the welfare of succeeding generations will, in no small degree, be influenced by the establishment of sound principles in education at the present time. Nothing, therefore, should be allowed to mystify or cripple that science, upon which the spread and the permanence of all useful knowledge mainly rest.
₺575,00
KİTAP TANITIMI
Antik Roma Ekonomisinin Modellenmesi
Antik çağın en büyük pazarı olan Akdeniz’de, ticari aktivitelerin yoğun olarak yaşandığı zaman aralığı Pax Romana Dönemi olmuştur. Bu dönemde Roma İmparatorluğu Akdeniz’in tamamını ele geçirmiş ve ticaret yollarının güvenliğini sağlayarak istikrarlı ve hareketli bir piyasa oluşmasını sağlamıştır. Antik çağ ekonomisi ile ilgili en çok veriyi aldığımız bu piyasada Campania Bölgesi’nde üretilen şaraplar bütün Akdeniz’e ihraç edilmiştir. Bölgenin ünlü ve pahalı şaraplarının ihracatına dair izler, Akdeniz’in önemli liman kentlerinden, batıklardan veya iç bölgelerden sürülebilmektedir. Söz konusu şarabın ihracat izleri antik kaynaklar, yazıtlar, Campania şarabını taşıyan Dressel 2-4 amphoraları veya dolialar üzerinden takip edilebilmektedir. Bahsi geçen veriler, Campania şarabının dağılım haritası ile ilgili bilgi verse de bölgede şarabın üretim kapasitesi ile ilgili çok sınırlı bir veri ortaya koymaktadır. Verilerin yetersizliği bu tez çalışmasında bölgenin üretim kapasitesini anlamak için coğrafi bilgi sistemleri aracılığı ile analiz ve modelleme çalışmaları yapılmasını gerekli kılmıştır. Bu kapsamda öncelikle Pax Romana Dönemi’nin siyasi ve ekonomik koşulları incelenmiş sonrasında Campania Bölgesi ve şarabı, Dressel 2-4 amphoralarının yayılımları ve son olarak da modelleme çalışmaları gerçekleştirilmiştir.
Roma ekonomisini Campania şarabı ihracatı üzerinden bir iktisadi bakış açısı ile değerlendirmek için öncelikle piyasa ve ürün analizini doğru yapmak gerekmektedir. Pax Romana Dönemi içerisinde üretimi etkileyen olayları analiz etmek (Vezüv Yanardağ’ının patlaması gibi) ve bu olaylar karşısında rakip üreticilerin verdiği tepkileri görmek de bu modele dahil edilmiştir. Çalışmada, üzümün şaraba dönüşüp tüketiciye ulaşıncaya kadarki harcanan maliyetini tespit etmek ve tüccarların kâr marjını belirleyebilmek ana hedefler arasında yer almaktadır. Bunun yanı sıra söz konusu ticareti çeşitli modelleme yöntemleri ile değerlendirip analiz etmek, antik çağ iktisadını matematiksel bir formül ile ifade etmek anlamına gelecektir. Eksik ya da tartışmalı verilere rağmen bu çalışma iktisat, arkeoloji ve tarih gibi disiplinlere ve bu alanlarda yapılacak olan sonraki akademik çalışmalara özellikle yöntem olarak bir fikir oluşturacaktır.
₺520,00
KİTAP TANITIMI
Moderniteyi İslamlaştırma Projesi
Moderniteyi İslamlaştırma Projesi, çağımızda İslam ve modernitenin birbirleriyle nasıl etkileşebileceğine dair kapsamlı ve detaylı bir inceleme sunmaktadır. Bu çalışma, modern dünyanın getirdiği zorluklara İslam dünyasının nasıl yanıt verebileceğini ve modernitenin İslami bir bakış açısıyla nasıl yeniden şekillendirilebileceğini ele alıyor. Fasın özgün durumu üzerinden yapılan ayrıntılı analiz ile, bölgesel özelliklerin ve tarih boyunca gelişen unsurların bu süreçte oynadığı önemli roller incelenmektedir. Bu eser, geleneksel İslami değerler ile günümüz dünyasının getirdiği gereklilikler arasında nasıl bir denge kurulabileceğini araştırarak, Müslüman toplulukların karşı karşıya kaldığı meydan okumaları ve bu zorluklara karşı geliştirilen yenilikçi çözüm yollarını kapsamlı bir şekilde değerlendiriyor. Böylece, İslamın moderniteyle nasıl bir arada olabileceğine dair bir bakış açısı sunulmaktadır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Sivas İli Zara İlçesi Ağzı
Türkiye Türkçesinin önemli dil alanlarından biri ağızlardır. Ağızlar sayesinde Türkçenin hangi evrelerden geçtiği, tarihî seyri içinde neleri barındırdığı ve nelerin unutulmaya yüz tuttuğu görülebilir. Bu bakımdan ağızların çeşitli açılardan araştırması ve belgelenmesi oldukça önemli dil araştırmalarındandır. Bu çalışmada Sivas ili Zara ilçesi ağzı temel alınmıştır. Araştırma; “İnceleme”, “Metinler” ve “Sözlük” olmak üzere üç ana bölümden oluşmuştur. Giriş bölümünde Zara ilçesinin coğrafi yapısı, tarihi ve Zara ağzı ile ilgili çeşitli bilgiler verilmiştir. “İnceleme” bölümünde bölge ağzının fonetik ve morfolojik yapısı ele alınarak, ilçe ağzının dil özellikleri belirlenmeye çalışılmıştır. “Metinler” bölümünde Zara ilçesine bağlı köylerden derlenen metinler çeviri yazıya aktarılmıştır. “Sözlük” bölümünde ise derleme metinlerinde geçen yöreye özgü kelimeler ile bazı ses değişikliklerine uğramış kelimelere ve bunların anlamlarına yer verilmiştir. Çalışmanın sonunda ise elde edilen bulgular “Sonuç” kısmında değerlendirilmiştir. Daha önce Zara ağzını konu alan müstakil bir çalışma olmaması sebebiyle kaleme alınan bu eser ile bölge ağzının belgelenmesi amaçlanmıştır.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
PERDEYE YANSIYAN GURBET, TÜRK DIŞ GÖÇÜ VE SİNEMA
Göç, tarih boyunca toplumları etkileyen ve değiştiren önemli sosyolojik olgulardan biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Tarihsel sürece bakıldığında, birden fazla neden ve zaman diliminde, farklı göç olayları toplumları derinden etkilemiştir. Göç hareketleri içinde sosyolojik olarak en dikkat çeken unsur uluslararası emek göçüdür. Son dönemlerde, özellikle göç konusunun farklı alanlarla beraber, disiplinlerarası boyutta ele alındığı bilinmektedir. Bu alanlardan biri de, sinema olarak karşımıza çıkmaktadır. Göçün sosyolojik yapısallığı, toplumsal dinamiklerle ilgili olgular içermesi; sinemanın ise toplumsal realiteden yola çıkarak kendini betimlemesi, bu noktada sosyoloji (göç hareketleri, toplumsal yapı vb.) ve sinemasal anlatımın yollarının kesişmesine yol açmaktadır. Bu kitapta Türk işçi göçü, sosyolojik kavramlar ekseninde filmler yoluyla ele alınmıştır. 20 filme ait analizlerin yer aldığı çalışma, görsel sosyoloji kapsamında göç ve sinema arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktadır.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Havaalanı Faaliyetleri ve Stratejik Yönetim İle İnsan Faktörü
Havaalanı işletmeciliği, hizmet yoğun bir alanda faaliyet göstermektedir. Havacılık, profili yüksek bir müşteri kitlesini içerdiğinden hizmetin kalitesi ve hizmet verenin performansı her zaman tatminkar olmak zorundadır. Bu beklentiyi karşılamak için, doğru zamanda, hatasız, etkin maliyetli çözümler bulan, işe uygun, teknik bilgi odaklı ve nitelikli insan kaynağı gerekmektedir. Havaalanı sisteminde insan kaynağının stratejik olarak yönetilmesi bu nedenle son derece önem taşımaktadır.
Hava trafiğinin dönemsel dalgalanmalarla birlikte hızla artması, havalimanlarını hem kapasitelerini genişletmeye hem de mevcut kapasitelerini daha verimli kullanmaya zorlamaktadır. Kapasitenin fiziksel olarak iyileştirilmesi mümkün değilse, değerli veya kıt kaynaklar etkin bir şekilde kullanılmak zorundadır.
Bu kitabın yazılış amacı, havaalanı donanımını teknik ve yapısal olarak anlatmak, havalimanı ortak çalışma alanları ve havalimanı faaliyetlerini açıklayarak, endüstrideki değişimi, stratejik yönetim modeli ile ele almak ve entelektüel sermayeden daha fazla fayda sağlayabilmek için yapıcı öneriler getirmektir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
TÜRKİYE SELÇUKLULARI
Selçuklular tarihi, Osmanlı tarihi gibi herkesin rahatça kalem oynatabildiği bir alan olmadığından bu sahada yapılan çalışmalar çok sınırlı kalmaktadır. İlgililerin okuyacak kitap bulmakta sıkıntı çektiği bu alanda böyle bir çalışmanın önemli bir boşluğu doldurarak tarih meraklılarına ve Selçuklu Tarihi’ne ilgi duyanlara yararlı bir çalışma olacağı kanaatindeyiz. Ayrıca bu kitap, yurdumuzda bulunan çeşitli üniversitelerin Tarih bölümlerinde okuyan öğrencilerin “Türkiye Selçukluları” ya da “Anadolu Selçukluları” adı ile müfredat programında yer alan derslerinde bir başvuru ve yardımcı kitap durumunda olacaktır. Aynı şekilde bu alanda yüksek lisans ve doktora çalışmaları yapan öğrencilere ve konu üzerinde çalışma yapan akademisyenlerin de yararlanabilecekleri bir eserdir.
₺430,00
KİTAP TANITIMI
Gündem Belirleme Kuramı Çerçevesinde DİJİTAL MEDYA
Dijital yayıncılık; içeriğin dijital ortamda, dijital kullanıcılarına özel dijital ortamın dinamikleriyle üretilerek yine bu ortam aracılığıyla kullanıcılara sunulmasına olanak tanımaktadır. Geleneksel medyada habercilik faaliyeti gerçekleştiren gazeteciler de bu dönüşümden etkilenmiş ve habercilik faaliyetlerini YouTube, GAIN TV gibi dijital mecralara taşımışlardır. Gazeteciler dijital yayıncılık mecraları üzerinde habercilik faaliyetini gerçekleştirirken sosyal medyadaki gündemin nabzını tutarak, geleneksel medyanın gündemine taşımadığı, taşımaktan “çekindiği” konulara yer verirken kimi zaman da geleneksel medya ile paralel bir gündemi masaya yatırmaktadırlar.
Geleneksel medya izleyicilerinin sayısı hızla azalırken dijital mecra kullanıcıları da aynı hızla artmaktadır. Bu değişim, geleneksel medyanın izleyicilerini dijital mecranın sağladığı etkileşimle birer çevrimiçi kullanıcıya dönüştürmektedir. Artık sadece geleneksel medya izleyicileri değil aynı zamanda hem geleneksel medya kanalları hem de geleneksel medyaya içerik üreten kişiler de dijital medyaya geçmektedir.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
YENİ MEDYA VE GENÇLİK
Yeni medya, sosyal paylaşım ağları, mesajlaşma ortamları, bloglar ve içerik forumları aracılığı ile farklı deneyimlere sahip olan insanların birbirleri ile hızlı bir şekilde iletişim kurmasına olanak tanımaktadır. Günümüzde yeni medya kavramı ve onun sunduğu imkanların hayatımıza girmesiyle birlikte sosyal yaşamımız, iletişim biçimlerimiz ve medya tüketim alışkanlıklarımız önemli derecede değişmiştir.
Dünyada yeni iletişim teknolojilerinin de etkisiyle gazete okuma alışkanlıkları değişmektedir. Özellikle genç nesiller, gazete okumaya önceki nesillerden daha az zaman ayırmakta ve habere, bilgiye, eğlenceye internet ve mobil cihazlar üzerinden ulaşmayı tercih etmektedirler. Diğer bir deyişle genç nüfus, haber ve bilgi alma, eğlenme, sosyalleşme ihtiyaçlarını internet erişimi olan, görsel ve işitsel özelliklere sahip yeni medya araçlarından karşılamaktadır. Bu durumda gazetelerin yeni medya araçlarını ve ortamlarını kullanıp kullanmamak arasında yaptığı tercih aynı zamanda olmak ya da olmamak arasındaki bir tercih olarak da değerlendirilebilir.
Yeni Medya ve Gençlik kitabı hem yeni medya ekseninde sosyal medya, internet gazeteciliği ve gençliği derinlemesine tanımlamakta hem de anket çalışması ile gençlerin sosyal medya ve internet gazeteciliği kullanım düzeyleri ve nedenleri hakkında bilgiler vermektedir. Bu kitabın bu alana ilgi duyan öğrenci ve akademisyenlere faydalı olması dileğiyle…
₺495,00
KİTAP TANITIMI
MARMARA BÖLGESİNDEKİ İLLERİN DAHA İYİ YAŞAM ENDEKSLERİNİN TÜİK 2015 VERİLERİ KULLANILARAK VERİ ZARFLAMA ANALİZİ VE GÜVENLİ BÖLGE YAKLAŞIMLARI İLE ÖLÇÜLMESİ
2011 yılından bu yana OECD tarafından belirli aralıklarla ilan edilen daha iyi yaşam endeksi (better life index), ülkemizde TÜİK tarafından hesaplanmaktadır. Bu çalışma Marmara Bölgesi’ndeki illerin daha iyi yaşam endekslerinin 2015 yılı illerde yaşam endeksi verileri kullanılarak Veri zarflama analizi (DEA) ve güvenli bölge veri zarflama analizi (DEA/AR) yöntemleri ile elde edilmesini konu almaktadır. 11 boyut ve 41 alt gösterge ile yaşam kalitesi ölçmekte olan daha iyi yaşam endeksinin veri zarflama analizi ile hesaplanmasının en önemli katkısı, illerin her biri için etkinsizliğe sebep olan göstergelerin kolayca tespit edilmesini ve bu sayede etkinleşme yolunda atılacak adımlar için somut politikalar üretilebilmesine olanak sağlamasıdır. Bununla birlikte, daha iyi yaşam endeksinin yüksek bulunması, her zaman mutluluk düzeyinin de yüksek bulunması sonucunu getirmemektedir. Bu çalışmada da, göstergelerinin pek çoğunda bölge ortalamasına dahi ulaşamayan bazı illerde mutluluk düzeyi oldukça yüksek iken, hemen hemen tüm göstergeleri yüksek seviyelerde olan bazı illerde mutluluk düzeyinin bölge ortalamasının altında kaldığı görülmüştür.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Amerikan Misyonerlerinin Türkiye’deki̇ Sağlık Faaliyetleri̇ (1833-1923)
19. yüzyıl Osmanlı coğrafyasında birçok misyoner örgütün etkin olduğu çağdı. Bu dönemde en etkili çalışma yapan, dünya coğrafyasına kısa sürede yayılan 27 Haziran 1810’da Boston’da kurulan ve 1820 yılında Osmanlı topraklarına ilk misyonerlerini gönderen Protestan misyoner örgütü, ABCFM ya da Amerikan Board olarak adlandırılan, American Board of Commissioners for Foreign Missions’dır. Doğu ülkelerinde misyoner faaliyetlerinin etkin bir biçimde sürdürülmesinde en önemli yöntemlerden biri de sağlık misyonerliği olarak görülmektedir. Sağlık misyonerleri süreç içerisinde kutsal konularda vaizlerden daha zor görevler üstlenmişler ve gittikleri ülkelerde tıp bilgileri sayesinde ulaşılmaz sanılan kesimlerle iletişim kurma olanakları bulmuşlardır. Bu çalışmada Amerikan Board teşkilatının bugünkü Türkiye sınırları içerisinde 1833’ten 1923 yılına kadar sağlık alanında yapmış olduğu faaliyetler ele alınmaktadır. Misyonerlerinin yapmış olduğu gezici sağlık misyonerliği, dispanser, hastane, tıp okulu, eczane ve hemşire sınıfları açmak gibi faaliyetleri; misyonerlik, din, siyasi ve tıp tarihi açısından değerlendirilmiştir. Misyoner etkinliğinin temel amacı, din ve eğitim çalışmalarında olduğu gibi, sağlık misyonerliğinde de öncelikle Protestan inancının yayılmasıdır. Çalışmada sağlık misyonerlerinin etkinlik gösterdiği bölgelerde, yönetim ve toplumla olan ilişkileri, etkileri ve çatışmaları üzerinde değerlendirilmeler yapılması amaçlanmıştır. Sağlık misyonerliğinin etkisi, misyona olan katkısı verilerle anlatılmaya çalışılırken, konunun tıp tarihi açısından önemi, Osmanlı tıbbına etkisi de değerlendirilmiştir.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Kitâb-ı Beyân-ı Sınâ‘ât
Ebû’l- Fazl Hubeyş bin İbrâhim bin Muhammed el-Mütetabbib et-Tiflîsî tarafından Farsça yazılan eserin H.956/M.1549-1550 tarihli Türkçe tercümesi bu kitabın inceleme konusunu oluşturmaktadır. Tıp, kimya, simya gibi farklı alanlarla ilgili konuları içeren “Kitâb-ı Beyân-ı Sınâ‘ât”, değerleri taşlardan nesnelerin boyanmasına, çeşitli renklerin elde edilmesinden mürekkep yapımına, kağıttan yazının giderilmesinden bitkilerin yararlarına, hayvanlara ait tesir ve meziyetlerden illüzyon oyunlarına, şarap yapımından elbise temizliğine, kılıç, bıçak, süngü gibi silahlara su verilmesinden deri tabaklanmasına, cinsel yaşamdan hamileliğe kadar birçok konuyu ihtiva eden ansiklopedik bir eserdir. Eser, içerdiği konular ve sahip olduğu söz varlığıyla gerek bilim tarihi gerek tıp tarihi gerekse de sözlük bilimi açısından önemli veriler sunmaktadır.
₺700,00
KİTAP TANITIMI
Disiplinlerarası İletişim Çalışmaları
Bu kitapta, iletişim çalışmaları disiplinlerarası bir yaklaşımla incelenmektedir. İletişim alanı, köken itibariyle zaten tek bir boyuta ya da yaklaşıma indirgenemeyecek kadar çeşitlilik arz etmektedir. Ancak zaman içerisinde bir bilim dalı olarak, kendi sınırlarını genişletmek amacıyla yeni kavramları da içerisine dahil etmiştir. İletişimin bu bütüncül yapısı içerisinde farklı disiplinlerden, kavramlardan ve iletişim türlerinden beslenmesi kaçınılmazdır. Bu bağlamda iletişimin, teknoloji ve değişen araçlarla birlikte farklı türleri de açığa çıkmaktadır. Bu türlerden bazılarını; iletişim ve toplum, transmedya ve FoMO, sosyo-psikolojik iletişim, dijital pazarlama iletişimi, iletişim tasarımı, kurumsal iletişim, çalışan sessizliği ve çalışan muhalefeti, spor ve sağlık iletişimi oluşturmaktadır. İletişim alanında çeşitlilik arz eden bu yapı gün geçtikçe artmakta ve yeni yaklaşımların inşa edilmesine neden olmaktadır.
20. yüzyılın ilk yarısında disiplinlerarası bir eksen oluşturan iletişim çalışmaları, bu tarihsel olguya yakın bir biçimde kitap içerisinde de yer edinmektedir. İletişimin bir mesajı hedef kitleye doğru bir biçimde ulaştırma gayesi birçok yöntemi, disiplini ve aracı içerisinde barındırmak zorunda olduğu için disiplinlerarasılık en doğru yaklaşım olarak görünmektedir.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Boğaz Sözcüğünün Monografisi
Bu çalışmanın amacı; boğaz sözcüğünün Eski Türkçeden başlayıp Tarihî Türk Lehçeleri ve Türkiye Türkçesine uzanan anlamsal serüvenini ve kullanım alanını detaylı olarak tespit etmektir. Metin tarama yöntemi ile ortaya konulan çalışma; boğaz sözcüğü üzerine bilgiler, dil ve edebiyat ürünlerinde boğaz ve diğer bilim dallarında boğaz olmak üzere üç ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde boğaz sözcüğünün etimolojisi ve sözlüklerdeki karşılığı üzerinde durulmuştur. Bu bölümde ayrıca boğaz anlamında kullanılan, boğaz ile aynı kökten türeyen ve boğazla kurulmuş birleşik sözcükler incelenmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde boğaz sözcüğünün atasözleri, deyimler, kalıp sözler, çocuk oyunları, mani, şarkı, bilmece, Türk şiiri ve dil bilimde kullanımı ele alınmıştır. Üçüncü bölümde boğaz sözcüğünün tıp, kişi adları, bitki adları, hayvan adları, teknolojik alet adları, coğrafi adlandırma, avcılık, argo, dua, beddua, giyim kuşam ve süslenme, okçuluk, değirmencilik, müzik ve tarım alanlarındaki kullanımı incelenmiştir. Ayrıca bu bölümde sözcüğün ödünç verildiği dillerdeki görünümü üzerinde durulmuştur. Çalışmanın Türkoloji alanına faydalı olmasını temenni ediyoruz.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
KÜLTÜREL TURİZM
Kültürel Turizm konusunun genel olarak incelendiği bu kitabımızda birbiri ile yakın ve bağlantılı olan Alternatif Turizm, Dark Turizmi, Hüzün Turizmi gibi konuların yanında Kültürel Turizmin farklı tanımları, bileşenleri, pazarlanması, Sürdürülebilir Kültürel Turizm ve bunun ne anlama geldiği, Kültür ve Turizm arasındaki bağlantı, çatışma ve uzlaşma dahil farklı ilişki türleri, işbirliği ve bunların nasıl mümkün olabileceği gibi konular fazla detaya girmeden ve okuyucu ayrıntıyla boğmadan sunulmuştur. Kitabımız bu hali ile konu hakkında bilgi sahibi olmak isteyenlere, lisans öğrencilerine ve özellikle turizm öğrencilerine ek kaynak olarak hizmet edebileceği gibi araştırmacılara en azından temel bazı bilgileri aktarması ve daha detaylı çalışmalarına öncülük etmesi bakımından yararlı olabilecek içeriğe sahiptir.