KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Modernleşme ve Gelenek Arasında Türk Romanında Gündelik Hayatın Yeniden İnşası (1870-1901)
₺550,00 -

Repertuvardan Seçme Örneklerle Dikte Çalışmaları – 1
₺440,00 -

Erkin Azam’dan Seçme Hikâyeler
₺440,00 -

Early Modernist British Poetry and the Avant-garde: From Theory to Practice
₺260,00 -

Genel Klimatoloji: Atmosfer, Hava ve İklimin Temelleri
₺715,00 -

Klimatoloji ve Meteoroloji
₺1.300,00 -

Algoritmik Aklın Yükselişi
₺845,00 -

International Security and Terrorism
₺250,00 -

Belediyelerde Sayıştay Denetimi
₺700,00 -

Avrupa Savunma Ajansı
₺220,00 -

Biyocoğrafya Bir Paleocoğrafya ve Ekoloji Yaklaşımı
₺780,00 -

Japonca Dilbilgisi Yapılarının Anlam ve Kullanımları
₺300,00 -

The Struggle to Say “I” A Bilingual Journey of Womanhood, Resilience, and Poetry
₺280,00 -

Shakespearean State of Rivalry between Hobbes and Girard
₺315,00 -

Şehir Coğrafyası
₺700,00 -

Sistematik Yaklaşımla Tonal Dikte – II
₺220,00
KİTAP TANITIMI
The Effects of Interaction Design in Mobile Publishing
Content and business processes such as news texts, spots, subtitles, title arrangement, headlines and subtitles, columns, visual material editing, photographs, cartoons, drawings, graphics, illustrations, cartoons in the traditional press changed as video and music, moving photos, moving texts, the latest news, news feed, news sharing and archive in internet journalism. In the book, what kind of content and design should be created in the adaptation of web pages of newspapers to mobile devices is analyzed within the framework of interaction design.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Liberalism
Underlying all these questions of right is the question how they are to be secured and maintained. By enforcing the responsibility of the executive and legislature to the community as a whole? Such is the general answer, and it indicates one of the lines of connection between the general theory of liberty and the doctrine of universal suffrage and the sovereignty of the people. The answer, however, does not meet all the possibilities of the case. The people as a whole might be careless of their rights and incapable of managing them. They might be set on the conquest of others, the expropriation of the rich, or on any form of collective tyranny or folly. It is perfectly possible that from the point of view of general liberty and social progress a limited franchise might give better results than one that is more extended. Even in this country it is a tenable view that the extension of the suffrage in 1884 tended for some years to arrest the development of liberty in various directions. On what theory does the principle of popular sovereignty rest, and within what limits does it hold good? Is it a part of the general principles of liberty and equality, or are other ideas involved? These are among the questions which we shall have to examine.
- T. HOBHOUSE – 1911
₺455,00
KİTAP TANITIMI
The Novel in Transition: Space, Identity, and the Politics of Transformation
In contemporary fiction, shifting identities, contested spaces, and sociopolitical ruptures are central concerns, reflecting the broader crises of migration, ecological displacement, posthumanism, and gendered spatial politics. The Novel in Transition examines these intersections of space, identity, and power, offering critical insights into how novels engage with the changing landscapes of selfhood and spatiality. Building on theoretical approaches in geocriticism, feminist theory, and postcolonial studies, this volume explores how fiction constructs and deconstructs subjectivities within fluid geographies. It traces the evolving narratives of transformation that define contemporary literature, from nomadic resistance in dystopian landscapes to the contested terrains of diaspora and belonging. By engaging with these pressing issues, this book positions fiction as both a theoretical framework and a mode of empirical analysis, illustrating its role in shaping new imaginaries of identity and space in an era of unprecedented global change.
KİTAP TANITIMI
Örgütsel Ses Çıkarma Davranışı ve Öncülleri
Değişimin gerçekleştiği çevresel etmenlerin yanı sıra değişimin hızına da ayak uydurmak zorunda bırakılan örgütlerin bu süreçte sahip olduğu en önemli kaynak insandır. Entelektüel bir sermaye olarak görülen çalışanların, bir örgüte sunacağı katkı sadece kas gücünden ibaret değildir. Onların örgüt içerisindeki hataları ve eksiklikleri, çözüm önerileriyle birlikte açıklamalarına olanak verilen yapılarda hem bireysel hem de örgütsel performans artmaktadır. Bu bağlamda örgüt yönetimleri tarafından ses çıkarma davranışlarının yaygınlaşacağı bir ortam oluşturulması gerekmektedir.
Ses çıkarma davranışının örgütsel yapılara yerleşmesini sağlamak zaman isteyen bir süreçtir. Bu süreç içerisinde çalışanların cesaretlendirilmesi amacıyla bazı öncü yaklaşımlara da ihtiyaç duyulmaktadır.
Bu kitap, ses çıkarma davranışının ve bu davranışın, örgütsel yapılarda yaygınlaştırılmasına öncülük etme gücü taşıyan örgütsel bağlılık ve işle bütünleşme durumlarının anlaşılmasını sağlamak amacıyla hazırlanmıştır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Çemişgezek, Pertek ve Hozat Yöresi Ağızları
İdari sınırları içinde farklı yüzey şekillerine sahip olan Tunceli ili bu yüzey şekillerine bağlı olarak farklı iklim özellikleri de göstermektedir. Bu idari sınırlar içinde yaşama imkânı bulmuş toplulukların da homojen bir yapı oluşturmadıklarını ve farklı etnik özelliklere sahip olduklarını, yörede konuşulmakta olan üç ayrı dilden anlamak mümkündür. Tunceli ili sınırları içinde bugün yaygın olarak konuşulan Türkçe, Kürtçe ve Zazaca yörede üç etnik yapının mevcut olduğuna işaret etmektedir. Bu etnik yapıların genel yerleşim alanlarına ve inançsal değerlerine bakıldığında genellikle çok net olmayan sınırlarla birbirinden ayrılmış alanlara yerleşmiş oldukları görülmektedir. Ana dilleri Türkçe olan Sünni inanç geleneğine sahip topluluklar Çemişgezek ve Pertek merkezi ile bu ilçelerin Keban barajı kıyılarına kurulmuş köylerine yerleşmiş, ana dilleri Kürtçe olan Alevi ve Sünni topluluklarla iç içe yaşamaktadırlar. Ana dilleri Zazaca olan Alevi inanç geleneğine sahip topluluklar ise daha sarp ve yüksek kesimlere yerleşmişlerdir. Yöreyi mesken edinmiş bu etnik yapıların hepsinin ortak anlaşma dili Türkçe olduğu için büyük oranda ortaklık gösteren bir Türkçe ağzı kullansalar da bu Türkçe ağızda görülen bazı fonetik ve morfolojik farklılıklar yörede üç alt ağız grubu oluşturmaktadır. Bu çalışma Çemişgezek, Pertek ve Hozat yöresinde yaşayan Türkmen toplulukların ağızlarını kapsamaktadır. Çalışmanın içeriği yörede yaşayan, ana dilleri Türkçe olan ve Sünni inanca sahip Türkmen Toplulukların ağızlarından derlenmiş metinlerle ve ağız özellikleriyle sınırlandırılmıştır.
₺535,00
KİTAP TANITIMI
Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Toplumda, Siyasette ve Modernleşme Sürecinde Kadın
Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Toplumda, Siyasette ve Modernleşme Sürecinde Kadın, kadınların modernleşme serüvenini doğrusal bir “ilerleme hikâyesi” olarak değil; çelişkiler, sınırlar ve yeniden tanımlamalar eşliğinde ele alan çok boyutlu bir çalışmadır. Kitap, geç Osmanlı’dan erken Cumhuriyet’e uzanan süreçte kadınların eğitim, emek, siyaset ve kamusal alanla kurdukları ilişkiyi, modernleşme projelerinin ideolojik ve kurumsal çerçevesi içinde tartışmaktadır. Kadınların kamusal görünürlüğü artarken aynı anda annelik, vatandaşlık ve “makbul kadın” normlarının nasıl üretildiğini sorgulayan bu derleme; biyopolitika, güvenlik, istihbarat ve toplumsal cinsiyet perspektiflerini bir araya getirir. Teşkilat-ı Mahsusa’dan vatandaşlık eğitimine, beyaz yakalılaşmadan annelik rejimlerine uzanan başlıklar aracılığıyla kadınlar yalnızca değişimin nesnesi değil, tarihsel sürecin etkin aktörleri olarak ele alınır. Bu kitap, modern Türkiye’nin toplumsal ve siyasal inşasını kadın deneyimi üzerinden yeniden düşünmeye davet etmektedir.
KİTAP TANITIMI
Modernizmin Düşünsel Tarihi ve Avangart Sanat Hareketleri
Modernizmin düşünsel tarihi, birçok yönüyle, çokkültürlü ve disiplinlerarası avangart sanat hareketlerinin teorik ve pratik temellerini şekillendirmiştir. Tarihsel süreçte estetik bağlamın geçirdiği değişimler, biçimsel yapıları dönüştürürken, toplumsal ideolojilerin parametrelerindeki farklılaşmalar da estetik tercihlerin yeniden tanımlanmasına olanak sağlamıştır. Toplumsal etkileşimin yarattığı diyalektik ilişki, sanatın üretim ve alımlanış biçimlerini çeşitlendirerek, çağdaş sanatın çoğulcu ve eleştirel karakterine zemin hazırlamıştır.
Sanat hareketleri 1800’lerden 1950’lere kadar, çok kültürlü etkileşimleri derinleştirirken, kendi terminolojisini de yarattı. Yıkıcı savaşlar ve halk hareketleri, sanatı biçimsel ifadenin ötesine taşıyarak toplumsal bilinçle beraber ideolojik mücadelenin zemini haline getirdi. Teknoloji devrimi ve kitle iletişim araçlarının yükselişi, üretim ve dağıtımda köklü değişimler başlatırken soğuk savaş dönemi, sanatı ideolojik propagandanın ve diplomatik mücadelenin bir parçası haline getirdi.
Bu kitap, belirli bir dönem aralığını incelerken; dönemin sanatsal bağlamını, farklı disiplinlerden yazarların teorik ve eleştirel katkılarıyla ortaya koyar. Bilgilendirici ve ilham verici olmayı hedefleyen çalışma, okuyucuyu sanatın toplumsal, politik ve kültürel dönüşümlerle nasıl kaynaştığını keşfedeceği çok katmanlı bir yolculuğa davet eder.
KİTAP TANITIMI
ŞİİR ALGISI
Dünya üzerinde ruha dokunan, canlılığı ve içtenliği ile sizi saran pek az şey vardır. Şiir insan merakını canlı tutan, gizemli, gönülleri ısıtan, dertleri hafifleten, aynı özde birleştiren yanıyla milli ve manevi değerlerin taşıyıcılarından biridir. Bu eser her unsuruyla derin bir konu olan şiiri algılama üzerine kaleme alınmıştır.
Şiir algısı nedir?
Şiir nasıl algılanmaktadır?
Şiir öğrenilen bir tür müdür?
Konularına göre, okuyanın yaşına göre etkisi aynı mı kalır?
Türk Dili ve Edebiyatı derslerinde şiir öğretimi ve öğrenci algısının durumu nasıldır? Sorularına cevap bulmak için yola çıkılmıştır. Bu yolda öğretmenlere, öğrencilere, edebiyatçılara ve şiir sevenlere yeni bir soluk kazandırabilir. Günümüz okuruna, duygularını bulmakta ve anlamlandırabilmekte zorlanan modern insana şiiri hatırlatma çabasının sonucudur, bu kitap!
₺275,00
KİTAP TANITIMI
SPSS VE R UYGULAMALI SAYMA VERİSİ REGRESYON ANALİZİ MODELLERİ PRM – NBRM ZIP ZINB – HURDLE
Sayma verisi regresyon analizi, bağımlı değişkenin Poisson dağılımı ve Negatif binom dağılımı gibi nadir görülen olayların dağılımına sahip olduğu durumlarda, küçük değerlerdeki yığılma nedeniyle normallik varsayımı sağlanmadığında, bazen de incelenen olayın niteliğinden kaynaklı olarak bağımlı değişkenin çok sayıda sıfır değeri almasından dolayı klasik regresyon analizinin kullanılamadığı durumlarda tutarlı ve etkin tahminler üretebilen bir yöntemdir. Özellikle sosyal bilimlerde ve tıp alanında bağımlı değişkenin herhangi bir dönüşüm yapılmaksızın normal dağılıma sahip olması çok sık rastlanılan bir durum değildir. Sayma verisi regresyon modelleri tam da böyle durumlarda, veriye herhangi bir müdahalede bulunmadan, bazı değerleri çıkarmaya gerek kalmadan açıklanmak istenen olayı olduğu gibi ele alabilmektedir. Bu kitap içerdiği örnekler bakımından en kolaydan daha karmaşığa olacak şekilde okuyucu dostu bir yaklaşım benimsenerek yazılmıştır. Konuyla ilgilenen herkese faydalı olmasını dilerim.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Sultan II. Murat Devri
Gazavâtnâmeler, tarih bilimi açısından son derece kıymetli eserlerdir. Bu tür eserler, dönemin olaylarını ve savaşlarını ayrıntılı bir şekilde anlatmaları ve kroniklerin eksik kaldığı noktalarda onları tamamlayıcı bir rol üstlenmeleri nedeniyle önemli bir kaynak değerine sahiptir.
Milli Kütüphanede kayıtlı olan bu gazavâtnâme, içeriği itibariyle II. Murat dönemine ait bazı olayları ele almaktadır. Ayrıca, eser II. Murat dönemi dışında Ayasofya Kilisesinin inşa süreci, Hz. Muhammedin doğumu ve bu esnada meydana gelen olağanüstü olaylar, dört halife dönemi ve İstanbul kuşatmaları gibi önemli tarihi olayları da özet şeklinde içermektedir
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Necdet Sakaoğluna Armağan Sanat Tarihi Yazıları
Tarih, eğitim, kültür tarihi ve sanat tarihi gibi farklı alanlarda çok yönlü çalışmalara imza atmış olan Necdet Sakaoğlu için hazırlanan bu çalışmada, sanat tarihi, restorasyon, mimarlık tarihi üzerine alanlarında uzman kişiler ve araştırmacılar tarafından ele alınmış yazılar yer almaktadır. Bu kitapta saray, köşk, mektep, cami, tekke, türbe gibi farklı fonksiyonlardaki yapı tiplerinden örneklerle, mimari ve süslemeler yanında gravür, resim, hat, kalem işi, zanaat gibi geniş bir yelpazede işlenen konular içeriğe zenginlik katmaktadır. Spesifik örnekler ışığında ele alınan konuların yanı sıra, Necdet Sakaoğlu’nun yayınlarından oluşan geniş bibliyografyası da bu vesile ile hazırlanmış olup makaleler ile birlikte bilim camiasının faydasına sunulmuştur.
₺890,00
KİTAP TANITIMI
Anaakım Sinemada Siyahi Özne
Kitap, doğal hukukla meşrulaştırılan ilkçağın kurumsal köleciliği ile ten rengi üzerinden gerekçelendirilen asri zaman ırkçılığı arasındaki zihinsel geçişi üretim ilişkileri tarafından çerçevelenen ekonomi-politik eğilimleri göz ardı etmeden tartışmaktadır. Bu maksatla yirminci yüzyıl geneline yayılan kronoloji üzerinden ilerleyerek bir yandan ele alınan sinema filmlerinin detaylı analizlerini yaparken; diğer yandan geçmişi ilkçağa uzanan köleleştirme pratikleriyle modern çağın ten rengi üzerinden gerekçelendirilen ırkçı eğilimleri arasındaki zihinsel sürekliliğe dikkat çekmektedir. Diğer yandan ırkçılığa temas eden tüm sinema filmlerini hâkim ideoloji tarafından çerçevelenmiş birer kültür endüstrisi ürünü olarak mahkûm etmek elbette doğru bir yaklaşım değildir. Zira bu filmlerin birçoğu toplumsal gerçekliği sanatsal bakış açısıyla harmanlayarak, sunabilme becerisi gösterebilmiş sinema tarihinin kilometre taşlarıdır. Dahası bu yaklaşım, yirminci yüzyılın tümüne yayılan hatta bir sonraki yüzyıla taşan ısrarlarıyla ırkçı şiddet ve siyahi ayrımcılığına karşı tavır geliştirebilmiş sıradan insanlarla onları örgütlü mücadele konusunda yüreklendiren siyahi önderlerin kazanımlarını göz ardı etmek olurdu. Netice olarak onlar mücadele etmeseydi, bu kitapta incelenen filmlerin birçoğu olmazdı.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
International Communication Studies
The world has established a new “visible” world under the domination of “0” and “1” wireless, Wi-Fi, fiberobtics which are “invisible”. While media tools have been transformed into digital data accessible by computers, both the media and the identity of the computers have changed.
In a world redefined by technology, the media is no longer a part of our lives, but now it is itself. People has turned into prosumers being both active and passive. In this process, communication takes the center stage for the first time. Therefore, it has become very important to redefine many points in the field of communication and to work on these areas. With the developing technology, it has become strategic to be able to read the growing and diversifying communication fields correctly for the positive development of humanity.
The book on International Communication Studies has also brought together studies in many areas of communication. In our book, there are scientific articles about mass media which are important in today’s society such as cinema, television, digital games and new media. Within the framework of these articles, various media products, series, television programs, documentaries, web sites were discussed and their relations with globalization and reality perception were evaluated.
The International Communication Studies book, in which scientists from different countries joined, aims to contribute to the literature by focusing on new developments in the field of communication.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
OSMANLI DEVLETİ’NDE ESKİ ESER KAÇAKÇILIĞI TRUVA ÖRNEĞİ
ÖNSÖZ’den
Hiç şüphesiz tüm dünyanın ilgilendiği, destanlara, hikâyelere ve araştırmalara konu olan Truva, 19. yüzyılda hazinelerin bulunması ve kaçırılışı ile bir kez daha ilgi odağı olmuştur. Ancak bu süreç daha ziyade eserleri kaçıran Heinrich Schliemann’ın günlükleri, kazı notları, kitapları ve yabancı kaynakların sunduğu belgeler üzerinden ve daha ziyade tek taraflı bakış açısıyla sunulmuş, konunun diğer muhatabı Osmanlı Devleti’ne ait arşiv belgelerinin bu konuda ortaya koyduğu bilgiler araştırmaların çoğunluğunda karşılaştırmalı olarak değerlendirilmemiştir. Oysa Osmanlı belgeleri incelendiğinde ortaya çıkan gerçek, Heinrich Schliemann ve Truva Hazinelerinin kaçırılışına ait yaşananların yeniden değerlendirilmesine ve Osmanlı Devleti’nin hazineleri geri alabilmek için verdiği büyük çabanın gözler önüne serilmesine katkı sağlayacak
KİTAP TANITIMI
VII. ULUSLARARASI KARŞILAŞTIRMALI EDEBİYAT BİLİMİ KONGRESİ BİLDİRİ KİTABI
Goethe’nin “Ulusal edebiyat artık bir şey ifade etmiyor, dünya edebiyatının zamanı geldi, herkes bu dönemi hızlandırmak için buna katkıda bulunmak zorundadır” demesinin üzerinden yaklaşık iki yüz yıl geçti. Goethe ortaya atmış olduğu “dünya edebiyatı” kavramı ile edebiyatlar arasındaki iletişimi ve etkileşimi vurgulamak istemişti. Bu bir bakıma dünya kültürü anlamına geliyordu ve insanlık kültürünün bir üst basamağıydı. Sadece edebiyatlar arasındaki etkileşim değil, ortak bir duygu birliği geliştirme yolunda da önemli bir adımdı dünya edebiyatı.
Karşılaştırma her zaman bilimlerin bir yöntemi olmuştur. Bu bağlamda yüzyılımızın başında edebiyatlar arasındaki alışverişe dikkat çeken çalışmaların yoğunluğu göze çarpar. Toplumların birbirleri hakkındaki yorumlarını ortak bir buluşma noktasına doğru hareketlendiren bu çalışmalar sadece edebiyat alanıyla sınırlı kalmayıp, psikolojiden sosyolojiye, tarih biliminden antropolojiye ve genel anlamıyla kültür bilimlerini kapsamaktadır. Günümüze bakıldığında edebiyatlar, dolayısıyla kültürler arası iletişime daha çok ihtiyaç duyulduğu görülmektedir. Eskiden uzakta olanlarla karşılaşmalar gündelik hayatımızın bir parçası haline gelmiştir. Ötekileştirme, önyargı oluşturma veya belli gruplar hakkında oluşturduğumuz basmakalıp düşüncelerin yön verici etkisi hayatımızın her alanına yansımaktadır. Bir yandan küresellik iddiaları sınır tanımayan bir hareketliliğe olanak tanırken, diğer yandan farklılıkları ön plana çıkararak yerelliğin bir zenginlik olarak korunması çabaları dikkat çekicidir. Bu çok farklı kültürlerin karşılaşmalarında kimlik konusu da önemli bir sorunsal olarak karşımıza çıkmaktadır. Kendi kültürünü koruyarak, diğer kültürü anlama deneyimleri yüzyıllardır yaşanan toplumsal çabalardan biridir. Komşularla ilişkiler kültürel zenginlik anlamına gelebileceği gibi, gerilimli bir ilişkiyi de ifade edebilir.
10-12 Ekim 2018 tarihlerinde Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nde düzenlemiş olduğumuz VII. Uluslararası Karşılaştırmalı Edebiyat Bilimi Kongresi çerçevesinde sunulan bildiriler de edebiyatlar ve kültürlerarası ilişkileri gösterme ve yorumlama girişimi olarak alana katkıda bulunma çabasının bir ifadesidir.
Yazarlar: Prof. Dr. Ali Osman Öztürk, Prof. Dr. Meral Ozan, Doç. Dr. Abdurrahman Kolcu, Doç. Dr. Hasan BAKTIR, Doç. Dr. Vehbi Ünal, Doç.Dr. Bekir Zengin, Ahmet ÜNGÜDER, Alla Serdiuk, Arzu ÖZYÖN, Ayhan Tek, Ayşe Nur Özdemir, Burcu Narda Yurtseven, Canan AKBABA, Ceren Kahraman, Derya Ersöz, Derya Koray Düşünceli, Dilek SAKAROĞLU, Dr. Berna USLU KAYA, Dr. Emin ONUŞ, Dr. Müge GÖNCÜ, Dr. Öğr. Ü. Emel Erim, Dr. Öğr. Üyesi Hatice EŞBERK, Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Semerci, Dr. Zennure Köseman, Duygu Özakın, Ebru Ceker Gündogdu, Efsane Huseyin, Emel Özkaya, Emine ZEYTUNLU, Erdal BARAN, Fatma Kahraman, Filiz İlknur Cuma, Gonca GÜVEN AKIN, Hamza KUZUCU, Kamran Ahmadgoli, Khallieva Gulnoz Iskandarovna, Medina Karahan, Mehmet Emin PURÇAK, Meryem Koyun, Nevzat KAYA, Nihan ATLI, Onur ÖZCAN, Öğr. Sevgi Kamışoğlu, Öğrt. Gör. Dr. Reyhan İsmet Özsarı, Özge Sinem İMRAĞ, Özlem ULUCAN, Seçil YÜCEDAĞ, Seçkin SARPKAYA Sibel Baran, Sona Jafari Nasab, Sultan Dilek GÜLER, Tülinay Dalak, Ünal KAYA Veysel LİDAR, Yusuf Ziyaettin Turan, Zeliha DURAN, Zeliha ÖZTÜRK
₺890,00
KİTAP TANITIMI
Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Toplumda, Siyasette ve Modernleşme Sürecinde Kadın
Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Toplumda, Siyasette ve Modernleşme Sürecinde Kadın, kadınların modernleşme serüvenini doğrusal bir “ilerleme hikâyesi” olarak değil; çelişkiler, sınırlar ve yeniden tanımlamalar eşliğinde ele alan çok boyutlu bir çalışmadır. Kitap, geç Osmanlı’dan erken Cumhuriyet’e uzanan süreçte kadınların eğitim, emek, siyaset ve kamusal alanla kurdukları ilişkiyi, modernleşme projelerinin ideolojik ve kurumsal çerçevesi içinde tartışmaktadır. Kadınların kamusal görünürlüğü artarken aynı anda annelik, vatandaşlık ve “makbul kadın” normlarının nasıl üretildiğini sorgulayan bu derleme; biyopolitika, güvenlik, istihbarat ve toplumsal cinsiyet perspektiflerini bir araya getirir. Teşkilat-ı Mahsusa’dan vatandaşlık eğitimine, beyaz yakalılaşmadan annelik rejimlerine uzanan başlıklar aracılığıyla kadınlar yalnızca değişimin nesnesi değil, tarihsel sürecin etkin aktörleri olarak ele alınır. Bu kitap, modern Türkiye’nin toplumsal ve siyasal inşasını kadın deneyimi üzerinden yeniden düşünmeye davet etmektedir.
KİTAP TANITIMI
Bireysellik Yanılsaması
Bireysellik Yanılsaması Sözden Yeni Medyaya Etkileşim kitabı, “bireyi” etkileşim perspektifinden ele alıyor. Antik Çağın bireysellik anlayışından Modern Çağ’ın bireyine uzanan süreçte geliştirilen iletişim araçlarını; bireyin etkileşim olanaklarını, toplumsal dönüşümlerini ve en önemlisi bu sarmalın nasıl yanılsamaya dönüştüğünü inceliyor.
Henüz sözün hakim olduğu dönemlerdeki etkileşim olanaklarından, yazının bulunmasıyla değişen insan yaşamına, matbaanın, telgrafın radyonun ve yeni medya teknolojilerinin kullanımıyla çeşitlenen iletişim pratiklerine, bireyin, kendisiyle ve toplum ile olan etkileşim mücadelesini yanılsama üzerinden sorgular.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Roland Destanında Kötülük ve Şiddet Dili
Bu kitapta Roland Destanı çalışma konusu olarak ele alınarak, konunun daha iyi anlaşılması için Roland Destanı’na kadar olan tarihi süreç üzerine temellendirilmiştir. Destanda Kötülük, Şiddet dili, Dini şiddet ve kötülük anlatıları örneklerle irdelenmiştir.
Roland Destanı günümüze kadar devam eden iki kutsal inancın savaşının ilk destanıdır. Aynı şekilde Fransız Tarihi’nde ataları Franklardan kalan ilk yazılı belgesidir. Bu destanın tesirlerinin hala yaşandığı aşikâr olduğundan âcizane, bu çalışmamızın okurlara yararlı olacağı kanısındayız.
KİTAP TANITIMI
MEDYA, AİLE VE KUŞAKLAR
İletişim teknolojilerinde yaşanan gelişmeler, günümüzde pek çok alanda insan hayatını kolaylaştırmanın yanında, bireylerin serbest zamanlarında kapladığı dilimin giderek artması nedeniyle, insan ilişkilerini ve aile içi ilişkileri etkilemektedir.
Teknoloji ve buna bağlı olarak iletişim biçimlerinin bu denli farklılaştığı günümüzde, kuşaklar arasında da iletişim ve iletişime dayalı girişimler ciddi farklılıklar göstermeye başlamaktadır.
Tüm bu etkenler bir araya geldiğinde, içinde farklı kuşakları barındıran toplumun en küçük yapı birimi aile öncelikli olarak yaşanan bu değişimlerden etkilenmektedir.
Bu çalışmada, bu bağlamda, kuşak teorileri içinde yer alan ve dijital yerliler olarak kabul edilen Z ve Alfa Kuşakları ile onların aile ilişkileri üzerinde durulmaktadır.
Araştırmada hem bu iki kuşağı daha iyi tanıyabilme, hem de Z Kuşağından Alfa Kuşağına kadar olan kısa süreli dönemde iletişim ve medya kullanma biçimleri üzerindeki değişimlerini ortaya koyabilme amaçlanmaktadır.
Bu nedenle, nitel araştırma ile gerçekleştirilen bu çalışmada, derinlemesine görüşme tekniği kullanılarak, Z ve Alfa Kuşaklarının her ikisinden de en az birer tane çocukları olan ebeveynlerle görüşülmüştür. Yapılan görüşmede sorulan sorularla, teknolojik gelişmelerin aile içi ilişkileri ve ailenin serbest zamanını nasıl etkilediği, Alfa ve Z Kuşağında yer alan çocukların genel özellikleri, aile ilişkileri ve teknoloji tabanlı cihazları kullanım alışkanlıklarıyla ilgili temel bilgilere ulaşılmıştır.
Özellikle de Z ve Alfa Kuşağı çocukların, 2-7 arası dönemlerinde, yukarıda bahsedilen noktalardaki farklılıkları ortaya çıkarılarak, Alfa Kuşağının gençlik dönemlerinde bu değişimlerin hangi yönde ilerleyerek nasıl bir dönüşüm yaşanacağı konusuna ışık tutulmaya çalışılmaktadır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Liderlik Davranışı ve Toplumsal Norm İlişkisi
Bu kitap farklı bilim dallarının inceleme alanlarına giren bir konuyu içermektedir. Liderlik davranışını kapsadığı için davranış bilimleri, sosyal normları içerdiği için sosyoloji, sosyal normların davranışa etkisini açıklamak için sosyal psikoloji, incelediği liderler işletmelerde liderlik yapan bireyler olduğu için örgütsel davranış bilimi içerisinde yer almaktadır. Bu nedenle disiplinler arası bir çalışmadır. İnsanların davranışları pek çok faktörden etkilenmektedir. İnsanların davranışlarının artalanını kişinin biyolojik yapısı, inançları, düşünceleri, algıları, ihtiyaçları gibi içsel unsurlar ve çevre ile etkileşiminin sonucu olan kültür, örf ve adetler, normlar, telkin, şartlanmalar ve içinde bulunduğu eğitim, iş/meslek, gelir gibi dışsal koşullar etkilemektedir. Lider olarak kabul edilen bir kişi, sosyal yapının bir parçasıdır. Sosyal yapılar istikrarlı bir statü, rol ilişkileri ve belirli normlardan oluşmaktadır. Bu normlar, grupların etkileşimi sırasında oluşan ve üyelerin davranışlarını düzenleyen yaptırımı olan kıstaslardır. Liderin davranışı hem bu normlar tarafından oluşturulmuş yapılar içerisinde ortaya çıkmakta, hem de bu normlardan etkilenmektedir. Bu kitabın konusunu liderlik ve liderin davranışlarını etkileyen toplumsal normlar oluşturmaktadır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Avrupa Birliği Kuruluşu, Organları ve Ekonomik Boyutu
Yüzyıllardır savaşlar, ekonomik krizler ve siyasi çatışmalar ile yaşamaktan yorulan Kıta Avrupası 1950’li yıllarda iktisadi entegrasyon çatısı altında barış içinde bir arada olmayı seçmiştir. Daha öncesinde birçok ünlü düşünürün ortaya attığı “Birleşik Avrupa” fikri 20.yüzyılın ortalarında sonuçlarını vermeye başlamış ve iktisat tarihinin bugüne kadar gördüğü en başarılı iktisadi birliğin temelleri atılmıştır.
Bu kitapta da 1950’li yılların öncesinden başlayarak öncelikle konunun teorik altyapısı ele alınmış, sonrasında Almanya, Fransa, İtalya, Hollanda, Belçika ve Lüksemburg’un bir araya gelerek resmi olarak hayata geçirdikleri Avrupa Topluluğu’ndan Avrupa Birliği’ne kadar olan süreç anlatılmıştır. Birliği işleyiş mekanizmaları, resmi kurumlarının çalışma prensipleri, ortak politikalar ve son olarak da ekonomik boyutuyla ilgili değerlendirmeler yapılmıştır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Farklı Yönleriyle Çocuk ve Gençlik Edebiyatı
“Ömer Seyfettin yoğun olarak 1908-1920 yılları arasında öyküler yazmış bir Türk yazarıdır. Bu dönemde “Milliyetçilik” akımının etkisiyle Türkçede de bir millileşme, yalınlaşma söz konusudur. Ömer Seyfettin bu dönemde bu anlayışın yansıması olarak döneminin yazın diline göre oldukça yalın ve konuşma dilini ölçü alarak öyküler yazmıştır. Dolayısıyla, o dönemin çocukları, anlayabilecekleri yalınlıkta olduğu için, Ömer Seyfettin’in yazdığı öyküleri severek okumuşlardır. Buna bir de öykülerinde çocukluk anılarını aktardığı eklenince, Ömer Seyfettin “Çocuklar için yazan bir yazar” olarak zihinlere yerleştirilmiştir. Bu nedenle, günümüzde bile öğretmenler tarafından, okumaları için öğrencilere en fazla önerilen yazarlar arasındadır.
Oysa Ömer Seyfettin’in her öyküsü, çocukların okuyabileceği, onların yaş ve zihinsel gelişimleriyle uyumlu öyküler değildir. Örneğin, Bomba ve Beyaz Lale bu türden öykülerinden yalnızca ikisidir. Ömer Seyfettin, hiç kimsenin itiraz edemeyeceği denli iyi bir öykücü olmasına rağmen, sözü edilen öykülerindeki bu özelliklerin yayınevleri ve öğretmenlerce dikkate alınması gerekir. Bu çalışmada bu konu örneklendirilmeye çalışılmıştır.” ( S.21)
KİTAP TANITIMI
Türkiyede Ombudsmanlık Kurumu
“Demokratik hukuk devletlerinde yönetilenlerin yönetenlerin haksız uygulamalarına karşı korunmasını sağlamak açısından başvurdukları önemli denetim mekanizmalarından bir tanesini Ombudsmanlık veya diğer ifade ile Kamu denetçiliği kurumu oluşturmaktadır. Türkiyede Ombudsmanlık Kurumu adlı çalışma öncelikle dünyada ve Türkiyede kamu denetçiliği kurumunun teorik ve pratik gelişim sürecinden bahsetmektedir. Ombudsmanlık kurumunun yargısal ve idari olarak devletin iş yükünü hafifleten yönüne vurgu yapılan çalışmada, Ombudsmanlık kurumunun bu işlevlerinin bilinirliğini saptamaya yönelik olarak Türkiyenin geleceğini oluşturacak olan üniversite öğrencilerinin gözünden Ombudsmanlık kurumu analiz edilmeye çalışılmaktadır. Bu amaç doğrultusunda kaleme alınan çalışmayla alana ilgisi olan başta akademisyen ve öğrenciler olmak üzere tüm ilgilenenlere katkı sağlaması beklenmektedir.”
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Cin Dağı’nın Periglasyal Jeomorfolojisi
Kitabın ana araştırma konularını; Anadolu’nun kuzeydoğusunda Küçük Kafkaslar (4090 m) üzerinde yer alan Cin Dağı’ndaki (2957 m) periglasyal şekillerin tespiti ve ölçümü, periglasyal şekillerin jeomorfolojik gelişiminde iklim etkisinin belirlenmesi ve periglasyal şekillere uygulanan toprak analizi oluşturmaktadır.
Çalışma; Anadolu’da buzullaşmaya uğramadan, sadece soğuk iklim ortamlarına bağlı olarak gelişen periglasyal şekillerin belirlenmesi, iklim koşulları ve toprak gelişiminin analizi açısından önem taşımaktadır. Cin Dağı’nda yer alan sırasız basamak, çamur çemberi ve taş kümelerinden oluşan periglasyal şekillerin; jeomorfolojik, klimatolojik ve pedolojik boyutuyla ortaya konulduğu bu araştırmada, Küçük Kafkaslar’daki soğuk ortam koşullarının etkisi altında deviniminin belirlenmesi de amaçlanmıştır. Elde edilen sonuçlar sadece Cin Dağı periglasyal şekillerinin gelişimine nicel veriler sağlamakla kalmamış, Anadolu ve Kafkasya periglasyal çalışmalarına da özgün katkılarda bulunmuştur.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
THE ART OF LITERATURE
There are, first of all, two kinds of authors: those who write for the subject’s sake, and those who write for writing’s sake. While the one have had thoughts or experiences which seem to them worth communicating, the others want money; and so they write, for money. Their thinking is part of the business of writing. They may be recognized by the way in which they spin out their thoughts to the greatest possible length; then, too, by the very nature of their thoughts, which are only half-true, perverse, forced, vacillating; again, by the aversion they generally show to saying anything straight out, so that they may seem other than they are. Hence their writing is deficient in clearness and definiteness, and it is not long before they betray that their only object in writing at all is to cover paper. This sometimes happens with the best authors; now and then, for example, with Lessing in his Dramaturgie, and even in many of Jean Paul’s romances. As soon as the reader perceives this, let him throw the book away; for time is precious. The truth is that when an author begins to write for the sake of covering paper, he is cheating the reader; because he writes under the pretext that he has something to say.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Nâme-İ Dil
Osman Rahmî Ve Eserleri Biyografik Kaynaklarda Ve Edebiyat Tarihlerinde Yer Almamaktadır. Osmanlı Arşivlerindeki Kayıtlara Göre Şair 1248 (1832/33)’De İstanbul’da Doğmuş Ve Şûrâ-Yı Bahriye Başkâtibi İken Kendi İsteği Üzerine 28 Şaban 1312 (24 Şubat 1895)’Te Malulen Emekli Olmuş Ve 20 Kânun-I Sânî 1311 (1 Şubat 1896)’Da 64 Yaşında İken Vefat Etmiştir.
Nâme-İ Dil Ve Hayâl-İ Dil İsimli Eserler Divan Şiiri Geleneğine İlginin Azaldığı 19. Yüzyılda Kaleme Alınmış Manzum Sergüzeşt-Nâmelerdir. Şairlerin Yönünü Daha Çok Batı Edebî Ürünlerine Çevirdiği Bir Dönemde Osman Rahmî’nin 30 Yaşında İken Tamamlandığı Bu Eserlerle Divan Şiiri Geleneğini Sürdürmeye Çalışması Dikkate Değerdir. Şairin Bu Eserlerde Form Ve İçerik Olarak Sergüzeşt-Nâme Geleneğine Yeni Boyutlar Kazandırdığı Görülmektedir. Nâme-İ Dil Şairin Yaşadığı Dönem Hayatından İzler Yansıtması Ona Ayrı Bir Özellik Katmaktadır.
Eserlerdeki Çok Sayıda Gazelde Âşığın Sevgilinin Güzelliği Karşısındaki Aczi Ve Ona Kavuşmak İçin Çaresizce Yaptığı Duygu Dolu Yakarışları İle Karşılaşılmaktadır. Osman Rahmî Bu Şiirler Arasındaki, Fuzûlî, Bâkî, Nef‘Î, Şeyhülislam Yahyâ Ve Nedîm Gibi Divan Şiiri Geleneğinin Önde Gelen Şairlerine Nazire Olarak Değerlendirilebilecek Çok Sayıda Gazel İle Bu Geleneğini De Sürdürmeye Çalışmaktadır. Nâme-İ Dil’deki 45 Beyit Uzunluğundaki Manzum Mektup, Dile Getirilen Duygular Ve Onların Etkileyici Tasviri İle Eserdeki En Güzel Şiirler Arasındadır. Manzûmenin Bu Yönüyle Divan Şiiri Geleneğindeki En Etkili Manzum Mektuplar Arasında Sayılabilecek Nitelikte Olduğu Görülmektedir.
Rahmî’nin Eserlerinde Divan Şiiri Geleneğindeki Âşık-Sevgili Tasavvurunda Dikkati Çekici Farklı Yaklaşımlar Sergilediği Görülmektedir. Sevgiliye Kavuşmanın Da Kalıcı Bir Mutluluk Getirmeyeceği Ve Sonunun Ayrılık Olacağı, “Vuslatın Âhiri Derd [Ü] Firkat” (Mend. B. 442) Düşüncesi Bunlardan Birisidir. Bu Çerçevede Âşığın Kendisini “Sezâ-Yı Vuslat” (Muhd. 2, Bt. 5) Gören Sevgiliye Karşı Kendisini “Bezm-İ Visâle Nâ-Sezâ” Görmesi Ve Ona “Kulluk Yeter Devlet Bana” (Muhd. 2, Bt. 6) Karşılığını Vermesi Konunun Divan Şiiri Geleneğinde Ele Alınışına Farklı Bir Boyut Kazandırmaktadır.
İçeriklerindeki Kadar İsimlerinde De Gönlü Öne Çıkaran Bu Eserler, Gerek Anlatım Gerekse Kurgularıyla Rahmî’nin Önemli Bir Edebî Birikim Ve Sanat Yeteneğine Sahip Olduğunu Yansıtmaktadırlar.
₺450,00
KİTAP TANITIMI
HALİT ZİYA UŞAKLIGİL’İN HİKÂYELERİNDE KADIN FİGÜRLER
Halit Ziya Uşaklıgil Türk edebiyatının gelişimine romanlarının yanı sıra hikâyeleri ile de yön vermiş önemli bir isimdir. Hikâyeler konu çeşitliliği, kişi zenginliği ve üslup bakımından dikkat çekicidir. Kurguyu başarılı kılan, kişilerin karakterizasyonudur. Çevreye duyarsız kalamayan ve hassas bir yapıya sahip olan Halit Ziya’nın çabası ‘insan’ın hikâyesini eksiksiz anlatabilmek olduğundan o, seçtiği kişileri iyi gözlemlemiş, ayrıntılarıyla kurgulamış ve okuru onların yaşamına ortak etmeye çalışmıştır.
Halit Ziya hikâyelerinde, okur ile yazarı ortak paydada buluşturan önemli unsurlardan biri kadındır. Hikâyelerdeki kadınlar, kaderci bile olsa duygularının, düşüncelerinin, isteklerinin, arzularının farkında olan figürlerdir. Kadın duyarlığına sahip yazar, eril düşünce yapısının egemenliğinde yaşayan kadını trajik ve dramatik yaşamıyla kaleme almış; yarattığı kadın figürler ve kullandığı teknikler ile kadının gerçekte yaşadığı çatışmaları eserlerinde irdelemiştir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Türk Dış Politikasında Güncel Paradigmalar
Türk dış politikasında son dönemde özellikle Orta Doğu ve Afrika ülkeleriyle ikili ilişkilerin geliştirilmesine büyük bir önem verilmiştir. Bundan dolayı Ankara’nın özellikle İran, Irak, Suriye ve Körfez ülkeleri gibi yakın komşularıyla ilişkileri önemli bir ivme kazanmıştır. Bu durumun ortaya çıkmasında öncelikle komşularla sıfır sorun politikası önemli bir rol oynamıştır. Bu şartlar altında Türkiye’nin İran, Irak, Suriye ve Körfez ülkeleri ile ikili ilişkileri diplomatik, ekonomik, askeri ve kültürel alanlarda büyük bir gelişme göstermiştir. Bu derlemenin konusu son dönemde Türkiye’nin Orta Asya ve Ortadoğu’da izlemiş olduğu dış politikanın ikili ilişkilerin gelişimine etkisini ortaya koymaktır.
KİTAP TANITIMI
Radikalleşme ve Örgütten Ayrılmanın Karmaşık Doğasını Anlamak PKK TERÖR ÖRGÜTÜ VE DİYARBAKIR ANNELERİ
Aşırılık yanlısı fikirlerin, çeşitli psiko-sosyal faktörler etkisi ile ve/veya kitlenin şiddete motive olmasını sağlayacak faktörleri kullanarak hedef kişilere/kitlelere empoze edilmesi süreci olarak tanımlanabilecek radikalleşme, çok sayıda faktör ve aktörün içinde olduğu karmaşık bir süreçtir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti kırk yılı aşkın süredir PKK (Bölücü Terör Örgütü) ile mücadele etmekte ve askeri, hukuki, siyasi tedbirler almaktadır. Geçen zaman içinde örgüte katılım düşerken, eleman temin faaliyetlerinin bütünüyle bitmediği görülmektedir. Yapılan ikna çalışmaları ile örgütten ayrılan kişi sayısı artmaktadır. Bu çalışmada, çocuğu terör örgütüne katılan kamusal alana çıkarak ve bireysel çabaları ile çocuğunu geri dönmeye ikna eden 10 anne ile mülakatlar yapılmıştır. Annelere çocuklarının radikalleşme süreci, çocukları örgüte katıldıktan sonra kamusal alan tecrubeleri ve bireysel çabaları, çocuğun örgütten ayrılması sonrası döneme dair şahitlikleri sorulmuş ve cevaplar analiz edilmiştir. Yapılan analizler örgütten ayrılma sürecinde annenin aktif bir aktör olduğunu göstermektedir. Çalışmada BTÖ’ye özgü radikalleşme modeli çalışılmış ve veriler doğrultusunda doğrulamalar yapılmıştır. Bu bağlamda çalışmanın terörle mücadeleye yönelik literatüre katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
₺315,00