KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

ÇANAK(KALE) OLAYI
₺1.050,00 -

TÜRKİYE İKLİMİ
₺210,00 -

Sistematik Yaklaşımla Tonal Dikte – I Uygulama Kitabı
₺235,00 -

FANTASTİK EDEBİYAT ve MASAL
-

ENGELLİ ÇOCUK SAHİBİ KADINLAR VE SOSYAL POLİTİKA
₺250,00 -

Edebiyat Bağlamında Alman Dilinin Gelişim Tarihi
-

Dijital Ortamda Marka İletişiminde Fayda-Zarar Ekseni: Vaka Analizleri
₺235,00 -

Davranışsal Maliye Yaklaşımları İle Vergi Uyumunun Artırılması
₺250,00 -

ÇAĞDAŞ TÜRK LEHÇELERİ EL KİTABI
-

Büyük Britanya Müzelerindeki Osmanlı Seramik Koleksiyonları
₺1.050,00 -

Bilimsel Araştırma Projeleri: Ağ Teorisi Perspektifi
₺235,00 -

Barok’ta Dans Müziği II
₺275,00 -

ÂRİF DÎVÂNI
₺405,00 -

ALMAN SİNEMASINDA TÜRK TEMSİLLERİ
₺315,00 -

A COMPARATIVE STUDY ON LITERARY FIGURES: MANSFIELD, ERTEM, HEMINGWAY, ESENDAL, YEATS, SULEIMAN THE MAGNIFICENT
₺195,00 -

Cryptocurrencies And Economic Modeling
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Reklam ve İkna
ÖNSÖZden
Çeşitli disiplinlerden, sanatsal alanlardan, popüler değerlerden, moda kavramlardan beslenen reklamlar, kitlelerin düşünceleri ve de yaşam biçimleri üzerinde etki yaratarak, bireylerin davranışlarına yön vermeye çalışmaktadır. Yaşamı dört bir taraftan çevreleyen reklamların etkileri hem bu konuda çeşitli araştırmalar yapan bilim insanları hem de işin profesyonelleri tarafından uzun zamandır ele alınmaktadır. Kitle iletişim araçlarının çeşit ve de sayısal olarak artmaya başlamasıyla bu çevrelerin reklamların etkilerine olan ilgisi daha da artmıştır. Ayrıca her geçen gün yeni iletişim teknolojilerinin yaşama dahil olduğu çağımızda, reklamcılık alanı sürekli bir değişim içerisinde mevcut düzenin devamlılığını sağlayacak biçimde gelişimini sürdürmektedir.
Kurumların ciddi yatırımlar yaptıkları reklamların kitleler üzerinde uyandırmaya çalıştığı etkilerle ilgili tartışmalar sürse de kurumlar reklamcılık etkinliklerine yaptıkları yatırımlardan vazgeçmeyerek bu etkinliklere olan ekonomik desteğini sürdürmektedir. Bu çerçevede reklamların kitleleri ikna edip edemediği konusu da özellikle kurumların önemle takip ettikleri bir konudur. Bu amaç doğrultusunda reklam etkinlikleri öncesi ve sonrası niceliksel ve niteliksel çeşitli çalışmalar yapılarak reklamların etkileri ortaya konulmaya çalışmaktadır.
Reklam ve ikna adlı çalışmada ise, reklamın ikna ediciliği üzerine yapılan araştırmalardan yola çıkılarak, reklamda ikna süreci genel hatlarıyla ele alınmıştır.
KİTAP TANITIMI
Avrupa Birliği Kuruluşu, Organları ve Ekonomik Boyutu
Yüzyıllardır savaşlar, ekonomik krizler ve siyasi çatışmalar ile yaşamaktan yorulan Kıta Avrupası 1950’li yıllarda iktisadi entegrasyon çatısı altında barış içinde bir arada olmayı seçmiştir. Daha öncesinde birçok ünlü düşünürün ortaya attığı “Birleşik Avrupa” fikri 20.yüzyılın ortalarında sonuçlarını vermeye başlamış ve iktisat tarihinin bugüne kadar gördüğü en başarılı iktisadi birliğin temelleri atılmıştır.
Bu kitapta da 1950’li yılların öncesinden başlayarak öncelikle konunun teorik altyapısı ele alınmış, sonrasında Almanya, Fransa, İtalya, Hollanda, Belçika ve Lüksemburg’un bir araya gelerek resmi olarak hayata geçirdikleri Avrupa Topluluğu’ndan Avrupa Birliği’ne kadar olan süreç anlatılmıştır. Birliği işleyiş mekanizmaları, resmi kurumlarının çalışma prensipleri, ortak politikalar ve son olarak da ekonomik boyutuyla ilgili değerlendirmeler yapılmıştır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Intellectual Property Monopolies in Global Development
The 1994 agreement on Trade Related Aspects of Intellectual Property Rights (TRIPS) led to a radical shift in the functioning of the world economy. It was the result of intense lobbying by Northern intellectual property intensive firms, set the international standards and objectives for the protection of IP. This book uncovers the collusions between state and capital that rendered possible the emergence of the harshest global intellectual property regulations to date. The current global IP regime is akin to a mercantilist system in which states, far from losing power against the growing internationalization of economic regulations, put their capacities in service of “their” intellectual property-intensive corporations.
₺195,00
KİTAP TANITIMI
Yapay Zekâ Fırsat mı, Yoksa Tehdit mi?
Yapay Zekâ İnsanlık için Fırsat mı, Yoksa Tehdit mi?
Tarihte hiç görülmemiş bir dönüşümün ortasında bulunuyoruz. İş yapışımız, günlük hayatımız, bireysel ilişkilerimiz, teknoloji kullanımımız, kısaca bir bütün olarak dönüşümün etkisi altındayız. Belki bunu çok fark etmiyoruz ama sadece on yıl öncesine baktığımızda neleri değişik yaptığımızı ve ne kadar farklı yaptığımızı görebiliyoruz. Dönüşümün de ortaya koyduğu gelişme ile birçok yeni teknolojiye eskisinden çok daha hızlı ulaşıyoruz. Bu teknolojilerin başında da yapay zekâ geliyor.
Yapay zekâ genel maksatlı bir teknoloji olarak karşımıza hemen her yerde çıkmaya başladı. Bu durumu çoğunlukla olumlu karşılasak da aklımızda birçok soru da beliriyor…
Bir fırsat mı, yoksa bir tehdit mi?
Yeteneklerimizi mi geliştirecek, yoksa bizi biz yapan özelliklerimizi mi köreltecek?
Korkmalı mıyız, sevinçle mi karşılamalıyız?
Karar almaya devam mı edeceğiz, yoksa tüm kararları makinelere mi bırakacağız?
Bunlar gibi birçok soru cevabını bekliyor. Henüz her soruya emin olduğumuz bir cevap veremesek de yapay zekânın gelişimini heyecanla takip ediyor, hayatımızın içinde kullanıyor ve iş alanında modellemeye başlıyoruz.
Öbür taraftan da insan olmanın ne olduğunu felsefi anlamda sorguluyor ve makinelerin nerede durması gerektiğine dair etik kurallar da üretmeye başlıyoruz.
Bu kitapta bu tartışmaları göreceksiniz.
Ayrıca yapay zekânın ne olduğundan, tarihçesinden, geçirdiği aşamalardan, bir birey ve kurum olarak ne anlama geldiğinden, kullanım alanlarından, stratejisinden ve sınırlarından bahsedeceğiz. Yapay zekâ ile karıştırılan kavramlara açıklamalar getireceğiz. Makine öğrenmesini inceleyeceğiz.
Bu heyecan verici yolculuğa çıktığınız için teşekkür ederim. Bu kitabın yapay zekâ hakkında temel anlamda bilgi sahibi olmak isteyenler için güzel bir başlangıç olmasını ümit ediyorum.
Paulo Coelho’nun dediği gibi; “Gidilmeye değer hiçbir yolun kestirmesi yoktur”.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
SENGLÂH’IN TEMATİK SÖZLÜĞÜ (İSİMLER)
Senglâh, Mirzâ Mehdî Hân Esterâbâdî tarafından 1758-1760 yılları arasında yazılmış Çağatayca-Farsça bir sözlüktür. Mehdî Hân, bu eseri Afşar Hânedanı Nadir Şah’ın isteği üzerine yazmıştır. Alî Ş’ir Nevâyî’nin eserlerinde bulunan sözcüklerin anlamlarını açıklamak için kaleme alınmış olan eser, Çağatay Türkçesinin en önemli sözlüğü olarak da kabul edilmektedir. İçerdiği zengin dil malzemesi yönüyle de kendisinden sonra yapılan birçok sözlük çalışmasına kaynaklık etmiştir.
Senglâh, üç temel bölümden oluşmaktadır. Eserin ilk bölümü; Çağatayca gramer kurallarının ele alındığı Mebani-ül-lûga bölümüdür. Bu bölümde, Çağatayca bazı dil husûsiyetleri Farsça açıklamalarla verilmiştir. Eserin ikinci bölümü; çalışmamıza temel teşkil eden sözlük bölümüdür. Bu bölümde Türkçe ve Moğolca binlerce isim ve fiil madde başı yapılarak Farsça açıklanmıştır. Eserin son bölümü ise bir tezyil bölümüdür. Bu bölümde Nevâyî’nin bazı eserlerinde yer alan Arapça ve Farsça kelime ve deyimlerin açıklamalarına yer verilmiştir.
Çalışmanın konusu Senglâh’ın sözlük bölümünde yer alan isim maddeleri ile bunlar için verilen Farsça açıklamalardır. Eserde madde başı sözcükler için verilen Farsça anlam açıklamaları Türkçeye aktarılmış ve tematik bir sözlük oluşturulmuştur.
Çalışma; giriş, tematik sözlük, motamot karşılığı verilen kelimeler dizini ve alfabetik sözlük bölümlerinden oluşmaktadır.
Çalışmanın “Giriş” bölümünde; sözlük türleri, tematik sözlükler, Türk dilinin tarihî dönemlerine ait tematik sözlükler, yakın dönemde kitap ve tez boyutunda yapılmış Türkçe tematik sözlükler, Mirzâ Mehdî Hân Esterâbâdî ve eserleri, Senglâh’ın yapısı ve nüshaları ile çalışmanın yöntemi ve Senglâh’ın tematik tasnifi hakkında bilgiler verilmiştir. Çalışmanın “Tematik Sözlük” bölümünde Senglâh’ın sözlük kısmında yer alan isim ve isim soylu madde başları ile bunlar için verilen Farsça madde açıklamaları Türkçeye çevrilerek tematik sınıflandırma yapılmıştır. Sınıflandırma, anlam ilişkileri bağlamında ana ve alt temalar şeklinde yapılmıştır. Belirlenen ana ve alt temalar, eserde yer alan söz varlığı el verdiğince ve anlam ilgileri göz önünde bulundurularak genelden özele doğru oluşturulmuştur. Bu kapsamda 30 ana tema belirlenmiştir. Belirlenen 30 ana tema da kendi içinde alt temalara ayrılmıştır. Bu alt temaların sayısı 500’ün üzerindedir. Çalışmanın “Motamot Karşılığı Verilen Kelimeler Dizini” bölümü eserde anlam açıklaması verildikten sonra Arapça ve Farsçadaki motamot karşılığı verilen madde başı sözcüklerin indeksini içermektedir. Çalışmanın son bölümünü oluşturan “Alfabetik Sözlük” bölümünde ise tematik tasnifi yapılmış bütün madde başlarının alfabetik sözlüğü verilmiştir.
₺845,00
KİTAP TANITIMI
URFALI DÎVÂN ŞÂİRLERİ
Şehir monografilerinin önemi her geçen gün biraz daha artmaktadır. Çünkü şehir monografileriyle bir şehrin anatomisini öğrenme imkânına kavuşuruz. İnsanların veya insanlığın tarihi olduğu gibi şehirlerin de birer tarihi vardır. Başka bir ifade ile denilebilir ki insanlık tarihi, şehirlerin tarihidir. Bu yönüyle bir şehrin ne zaman ve kim tarafından kurulduğu, bu şehirlerde medeniyet kuran milletlerin kimler olduğu, bu medeniyetlerin insanlığa sundukları maddî ve manevî mirasın neler olduğu çok önemlidir. Bu yönüyle birçok medeniyete ev sahipliği yapmış olan Urfa’nın arkeoloji, tarih, din, kültür, sanat ve edebiyat açışından önemli ve bereketli bir yer olduğu bilinmektedir.
Urfalı Dîvân Şâirleri isimli bu çalışma, biyografik eserlerin başında gelen tezkireler olmak üzere diğer biyografik/bibliyografik kaynaklarda ve başka çalışmalarda tespit edilen ve divân edebiyatının temsilcisi sayılan Urfalı şairleri içermektedir. Biyografik eserlere göre Urfalı en eski divân şairi Rüşdî (ö. 1677) mahlasını kullanan şairdir. Rüşdî ile muasır üç (3) divan şairi varken XVIII. yüzyılda bu sayı on beşe (15) yükselerek büyük bir artış göstermiştir. Bu çalışmada, XVII. yüzyıldan XX. yüzyılın sonlarına kadar yetişen Urfalı divan şairi sayısı yüz on yedi (117) olarak tespit edilmiştir. Bu sayı, Urfa edebiyatı için hiç de küçümsenmeyecek bir rakamdır. Bu şairlerin büyük çoğunluğu, eski edebiyatın yerini yeni edebiyata terk ettiği, dolayısıyla yeni türlerin rağbet edildiği XIX. ve XX. yüzyıllarda yetişmiştir. Bu da gösteriyor ki asırlardır devam eden divân şiir geleneği hemen kesintiye uğramamış, varlığını Urfa başta olmak üzere Anadolu’nun muhtelif şehirlerinde yetişen yüzlerce belki binlerce şair ile devam ettirmiştir.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Köstendil, Dubnitsa, Vratsa ve Lom Şehirlerinde Günümüze Gelen Osmanlı Eserleri
Bulgaristan’ın fethinden sonra yaklaşık beş yüz sene bu topraklarda Osmanlı hakimiyetini ve kimliğini vurgulayacak binlerce eser inşa edilmiştir ancak bölgenin elimizden çıkmasını takiben eserlerin çoğu yıkılmış, tahrip edilmiş ve harap durumda bırakılmıştır.
Evlâd-ı Fâtihan Serimizin ilk kitabını oluşturan bu çalışmada Bulgaristan’ın önemli merkezleri arasında yer alan Köstendil, Dubnitsa, Vratsa ve Lom şehirlerindeki günümüze gelebilen az sayıdaki Osmanlı eseri tespit edilmeye ve tanıtılmaya çalışılmıştır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Sağlık Çalışanlarının Kronizm Algısı Üzerine Etik Liderlik ve Psikolojik Sermaye İlişkileri
Bu kitap, hastane çalışanlarının kronizm, etik liderlik ve psikolojik sermaye ilişkilerini incelemektedir. Sağlık sektörünün zorluklarıyla başa çıkmaya çalışan sağlık çalışanlarının üst seviyede psikolojik sermaye düzeylerine sahip olması önemlidir. Bu sebeple kronizm ile mücadelede etik liderliğin rolü ve çalışanların psikolojik sermayelerini nasıl artırabilecekleri üzerine odaklanan bu eser, sağlık profesyonellerinin mesleki yaşamlarında daha sağlam bir temel oluşturmalarına yardımcı olmayı amaçlamaktadır. Hem akademik çevreler hem de uygulamacılar için değerli bir kaynak olan bu çalışma, sağlık hizmetleri yönetimi ve liderlik konularında derinlemesine bir bakış sunmaktadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Tarihin Kaynakları
Tarihçilik, araştırıcı tarihçiliğin içinde vardır. Ancak bazı tarihçiler, olayları sosyal olaylar açısından değerlendirdiği için bu konuyu incelemek zorunda kaldık. Sosyal tarihçiliğin Türkiye’de görülmesinin nedeni, sosyolojinin Türkiye’de tarihle birlikte incelenmesinden kaynaklanmaktadır. Avrupa’da sosyoloji, felsefeden ayrılarak ayrı bir ilim dalı haline gelmiştir. İslam dünyası ve Türkiye’de ise sosyolojinin böyle bir felsefi geleneği yoktur.
Batıda sosyoloji, felsefi düşüncenin toplum ve devlet meselesine eğilmesi sonucu doğmuştur. Türkiye’de ise sosyolojinin felsefi bir geleneği olmadığı için sosyal olaylar tarihin bir parçası olarak düşünülmüştür. Bu sebeple sosyal meselelerle ilk olarak tarihçiler ilgilenmişlerdir. İslam dünyasında da durum hemen hemen aynıdır. İbn Haldun’un Mukaddime adlı meşhur eserinde, tarihin içinde sosyoloji incelenerek, tarihi olaylarda sosyal olayın rolü belirtilmiştir.
Ahmet Cevdet Paşa tarihi sosyolojik olarak ele alan bir tarihçidir. Tarih-i Cevdet adlı eserinde insanların bir arada yaşamaya zorlayan iki sebebi anlatır. Cevdet Paşa, medeniyet kavramının iki anlamı olduğunu, ortak faydanın insanları toplum halinde yaşamaya zorlandığını, iç ve dış kötülüklerden korumak kaygısıyla devlet kurmalarının şart olduğunu yazar. Cevdet Paşa’ya göre, halk kişisel ve kamu haklarını devlete bırakarak onun hükmüne razı olur. Toplum hayatının ilerlemesi ve karmaşıklaşmasıyla yeni ihtiyaçlar ortaya çıkar. Devlet yönetimi, yetenekli devlet adamlarına verilir. Bundan dolayı tarihi bilmek, olayların sebeplerine inmekle mümkün olur. Sosyal tarihçilere göre de olayların temel sebebi sosyal olaylardır. Bir devlet kurulurken veya zayıflayıp yıkılırken, olayların arkasındaki sosyal, siyasal ve ekonomik sebeplere bakılmalıdır.
₺220,00
KİTAP TANITIMI
FAIRIES OR SCARIES
Fairy tales, on the surface, are delightful, fantastic stories for children about brave heroes, beautiful princesses and scary wolves and witches. Most readers have not considered or did not realize the morality-building function of these stories when they encountered them as children. As this book aims to demonstrate, these tales were intended, from the early days of wide-spread publishing in Europe, to teach children their roles in society, which were of course very dependent on gender ideas of the time. Good boys become gentlemen by being clever and brave, and good girls become fine women by being virtuous and obedient. Since those days, however, ideas have changed. Post-modern interpretations of these stories turn these ideas around. The works of Angela Carter are examined here to reveal how times have changed, and how the idealistic fairy tale worlds managed to not only engage children’s imaginations but also instruct them to follow very restrictive, gendered roles in life. Carter’s interpretations, as author Şeyda Sivrioğlu demonstrates, break the rules and offer a very different perspective, in her re-imagined fairy tales for adult readers.
Amy Woods
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Coğrafya ve İnsan
Coğrafya alanında her yıl ülkemizde çok sayıda çalışma yayımlanarak bilimsel gelişime katkı sunulmaktadır. Şüphesiz bu eserler, doğal, beşerî ve ekonomik açıdan yaşanan sorunların çözüme kavuşturulması ve gerçekleştirilecek planlamalar için önemli bir kaynak olarak görülmektedir. “Cumhuriyetin 100. Yılına Armağan Coğrafya ve İnsan” temalı bir kitap çalışması olarak planlanan ve 26 akademik çalışmadan oluşan bu eser, Coğrafya alanında çalışmalar yürüten kıymetli araştırmacıların değerli araştırmaları bir araya getirilerek tamamlanmış ve bir anı kitabı olarak tarihin unutulmaz bir parçası olarak kalması amaçlanmıştır. Cumhuriyetimizin 100. yılına armağan kapsamında hazırlanan bu eserin başta coğrafya olmak üzere tüm bilim camiası ve diğer okuyuculara katkı sağlayacağı düşüncesiyle Cumhuriyetimizin 100. yılını kutluyoruz.
₺975,00
KİTAP TANITIMI
Sivas Toprakkale (İç Kale) Kazıları Sırlı Seramik ve Çini Buluntuları (2019-2021)
Orta Çağ’ın önemli ticaret merkezleri arasında bulunan ve tarihi boyunca çeşitli medeniyetlerin hâkim olduğu Sivas şehri, çeşitli kültürel zenginlikleri bünyesinde barındırmaktadır. Bu zenginlikler arasında şüphesiz Toprakkale adı ile bilinen Sivas İç Kale, en önde gelenidir. “Sivas Kale Evleri Projesi” kapsamında 2019 yılında Gök Medrese ile Toprakkale arasındaki bölgede Sivas Arkeoloji Müzesi Başkanlığında kazı çalışmalarına başlanmıştır. 2019-2021 yılları arasında yapılan çalışmalar sonucunda ele geçirilen sırlı seramik ve çini buluntuları, elinizdeki kitapta incelenmiştir. Eserde, buluntuların dönem ve tarihlerinin tespitinin yanı sıra, Sivas İç Kale’nin geçmişine dair önemli veriler yer almaktadır. Toprakkale’de, Selçuklu ve Osmanlı Dönemi yerleşiminin anlaşılmasına yönelik bilgiler içeren bu kitabın, gelecek yıllarda alanda yapılacak çalışmalara da referans olacağı ön görülmektedir.
₺1.800,00
KİTAP TANITIMI
Ayânzâde Nâmık Ekrem’in Manzûm ve Manzûm-Mensûr Eserleri
1. Meşrutiyet’in 23 Temmuz 1908 tarihinde ilan edilmesi, demokrasi tarihi açısından önemli bir dönüm noktasını teşkil etmektedir. Monarşiden Meşrutiyet’e geçişi ifade eden bu tarihten kısa bir süre sonra 13 Nisan 1909 tarihinde 31 Mart Vakası olmuş ve Sultan II. Abdulhamid tahttan indirilip İttihat ve Terakki dönemi fiilen başlamıştır. Osmanlının bu çalkantılı dönemlerinde İstanbul’da öğrencilik, öğretmenlik ve yayıncılık faaliyetlerinde bulunan Ayânzâde Nâmık Ekrem, kaleme aldığı eserleriyle Meşrutiyet’in ateşli bir savunucusu olarak yer almıştır. Şiir, edebiyat, din, ahlâk ve sosyal meseleler konusunda manzum, manzum-mensur ve mensur kırk civarında eseriyle bir külliyat oluşturan bu isim, çok yönlü kişiliği ile çalışmamıza konu olmuştur.
Bu çalışmada, Nâmık Ekrem’in “Vatan için faydalı kitaplar” serisi içerisinde Osmanlı Türkçesiyle yayımladığı manzum eserleri olan Zevâhir-i Pejmürde, İnkılâb, Yâdigâr, Zafer-i Hürriyet, 10 Temmuz Hâtırası ve manzum bir mesnevî denemesi olan Hicrân ile manzum-mensur karışık yazılan Bahâr-ı Edeb ve Şi‘r-i Hakîkat isimli edebî eserleri günümüz Türkçesine aktarılmıştır. İlk defa toplu olarak okuyucuyla buluşacak yeni harfli bu metinlerin devrin sosyal, siyasal ve edebî tezahürleri ile bir ışık olması hedeflenmiştir.
₺560,00
KİTAP TANITIMI
Türk Dili II
Dil oldukça kapsamlı bir çerçeveye sahiptir. Çatısı altında hem dil becerilerini hem de kültürün aktarımını barındıran komplike bir yapısı vardır. Bu yapı içerisinde yazım, iletişim, edebiyat, beceri, gramer vb. birçok unsur bir arada işlev görür. Bu çerçeveden bakıldığında bu denli kapsamlı olan dilin çeşitli başlıklar altında incelenmesi ve yazı dili ile tüm olumsuzluklara karşı korunması gerekmektedir. Dilin özellikle temel becerileri kapsamında Dinleme ve Konuşma becerilerinin ele alındığı; ayrıntılı ve güncel bilgilerle meydana getirilen bu kitabın amacı da dile ait çeşitli becerilerin ayrı ayrı üzerinde durmak ve aktarmaktır. Bu anlamda hem lisans hem de lisansüstü çalışmalarda ilgililerine kaynaklık edecektir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Risâletü’l-İslâm
13-15. yüzyıllarda Anadolu’da Oğuz ağzına dayalı olarak gelişme gösteren yazı dili Eski Anadolu Türkçesi olarak adlandırılır. Batı Türkçesinin ilk dönemi olan Eski Anadolu Türkçesi, Türk dili tarihinde adeta bir dönüm noktasını oluşturur. Bu dönemde mensur ve manzum olmak üzere pek çok türde çeşitli eser verilmiştir. Bu türlerden biri de ilmihâl metinleridir.
Elinizdeki Risâletül-İslâm adlı eser de ilmihâl konusunda yazılmış mensur bir metindir. Eski Anadolu Türkçesi mahsullerinden olan eser, çeşitli hikâyelerin bir araya getirilmesi ile oluşmuştur. Eserde genel olarak namaz, oruç, zekât, hac, kölelik, abdest, miras, gusül, nikah, boşanma gibi pek çok konu detaylı olarak incelenmiştir. Yine bu konuların içerisinde çeşitli kıssalara da yer verilmiştir. Sade bir dille yazılmış olan eserin söz varlığı da oldukça zengindir.
Çalışmada eserin Koç Üniversitesi nüshasına dayalı olarak hazırlanmış dil özellikleri, metni ve dizini sunulmuştur.
₺1.000,00
KİTAP TANITIMI
KURAM VE YAKLAŞIMLAR ÖZELİNDE BENLİK
Mevlana’ya sorarlar: “O kadar okur, o kadar yazarsın, peki ne bilirsin?” Mevlana bu soruya asırlık bir yanıt verir: “Haddimi bilirim!” Haddini bilmek, özellikle içinde bulunduğumuz kültürün bakış açısıyla yaklaştığımızda kulağa ne kadar da korkutucu geliyor değil mi? Oysa biraz kritik edildiğinde ardındaki mana daha net ortaya çıkmakta. Haddini bilmek… Güçlü ve zayıf yönlerimizi bilerek ve kendimizi sevgiyle kabul ederek… Sınırlarımızı zorlayıp potansiyelimize ulaşarak, neyi başarıp neyi başaramayacağımızın farkına vararak.
İnsan, varoluşundan itibaren öncelikle kendisini sonra da başkalarını tanımaya ve anlamaya çalışır. Hayatın en heyecan verici, belki de en zorlu macerası olan “kendini bilmek” bizi psikolojideki en eski ama bir o kadar da güncel olan “Benlik” kavramına götürür.
Psikolojideki farklı kuram ve yaklaşımlara göre benlik kavramının detaylı olarak ele alındığı bu kitapta, alan yazında çalışılan bazı benlik kavramlarına yer verilerek, bu kavramların iş hayatı ve öznel mutluluk üzerine etkileri tartışılmıştır. Her bir kuramın ve yaklaşımın insan doğasına olan farklı bakış açıları, benlik algıları özelinde karşılaştırılıp kritik edilerek nihayetinde bir senteze ulaşılmaya çalışılmıştır. Kitabın sonunda bireyin mutluluğu üzerinde çok büyük etkisi olan pozitif benlik kavramına da değinilmiş ve pozitif bir benlik algısına sahip olabilmek adına alan yazın çerçevesinde birtakım önerilere yer verilmiştir.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
ÇOCUKLUK TRAVMASI
Bu çalışma çocukluk travmalarının stresle başa çıkma tarzları ve erken dönem uyumsuz şemalarla ilişkisi üzerine hazırlanmıştır. Erken dönem uyumsuz şemalar ve stresle başa çıkma tarzları arasındaki ilişki de incelenmiştir. Analizler Çocukluk Çağı Travmaları’ndan fiziksel ihmal ve duygusal ve cinsel istismarın, Kopukluk ve Reddedilme Alanındaki şemalar üzerinde etkisi olduğunu göstermiştir. Duygusal ihmal ve fiziksel istismarsa daha az anlamlı bir etkiye sahiptir. Araştırmaya göre Çocukluk Çağı Travması en fazla Kopukluk ve Reddedilme Şemasındaki özellikleri yordar. Bu şema depresyon ve travma ilişkisinde aracı role sahiptir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Tüketici-Marka Etkileşiminde Transmedya Hikâye Anlatıcılığı
Transmedya hikâye anlatıcılığı, dijital iletişimde markaların tüketicilerle daha derin ve etkileşimli bir ilişki kurmasını sağlayan stratejik bir yöntem olarak öne çıkmaktadır. Bu yaklaşım, markaların sosyal medya, web siteleri, mobil uygulamalar, videolar ve dijital oyunlar gibi çeşitli platformlarda birbirine bağlı çok yönlü anlatılar oluşturarak, tüketicileri bu hikâyelerin içine çekmesine imkan tanır. Bu şekilde, markalar sadece tüketiciye ulaşmakla kalmaz, aynı zamanda onların marka anlatılarına aktif katılımını teşvik ederek duygusal bir bağ ve topluluk duygusu yaratır.
Bu kitap, dijital oyun markalarının transmedya hikâye anlatıcılığıyla tüketici ilgisini nasıl çektiğini ve bu yaklaşımın tüketici-marka etkileşiminde nasıl bir rol oynadığını incelemiştir. Transmedya hikâye anlatıcılığıyla tüketiciler hikâye evrenine çekilerek, marka ile daha derin bir bağ kurmaları ve aktif katılım gerçekleştirmeleri sağlanır. Bu durum, halkla ilişkilerde markanın topluluk oluşturma ve itibar yönetimi hedeflerine doğrudan katkıda bulunur.
₺520,00
KİTAP TANITIMI
Yaşları Arasındaki Öğrencilerin Heteroseksüel Gelişimlerinin İncelenmesi
Cinsiyet ve üreme, canlı yaşamının sürekliliğini sağlar. İnsanlarda cinsellik doğumla başlar ve tüm yaşam boyunca devam eder. Cinsel kimlik, kişinin biyolojik cinsiyetinden farklı olarak kendisini kadın ya da erkek olarak algılamasıdır. Sağlıklı bir cinsel kimlik gelişiminde cinsel kimlik, kişinin cinsiyetinden haberdar olması, cinsiyetine uygun davranışlar göstermesi ve bundan mutluluk duyması önemlidir.
Cinsel eğitim bireyin fiziksel, duygusal ve cinsel gelişimini anlaması olumlu bir kişilik kavramı geliştirmesi, insan cinselliğine, başkalarının haklarına, görüş ve davranışlarına saygılı bir bakış açısı edinmesi ve olumlu davranış biçimi, değer yargıları geliştirmesi eğitimidir.
Cinsel eğitimde öncelikle anne babaların eğitimi hedeflenmelidir. Aksi takdirde anne babaların istemediği takdirde çocuklar ya da ergenler istemediği kişilerden bilgi edinebilir, gözetleme, takip etme yoluna başvurabilirler, yaşıtlarından bilgi alabilirler, kendi başlarına deneyler yapabilirler. Ailede başlayan cinsel eğitim okulda da sistemli bir şekilde sürmelidir.
Ülkemiz gibi cinsel eğitim konusuna tedirgin, çekingen, korkak yaklaşılan, ayıp günah sayılan ülkelerde bu sorumluluk daha da artmaktadır. Sorumluluğun kapsamında sadece çocuklar gençler değil her yaştan her sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel düzeyden insanların olması gerekmektedir. Bu kitabın anne babalara öğretmenlere öğretmen adaylarına ve konuyla ilgilenen herkese yararlı olması dilerim.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
KAMUDA DİJİTAL DÖNÜŞÜM
Bilişim ve iletişim teknolojilerindeki son dönemlerdeki gelişmeler tüm dünyayı olduğu gibi ülkemizi de etkilemektedir. Bilginin elde edilmesi, depolanması, işlenmesi ve iletilmesi açısından dijitalleşme tüm sektörleri olduğu kadar kamu sektörünü de içine almaktadır. Son yirmi yıldır ülkemizde kamu sektöründe bu tarz sistem, altyapı ve portalleri geliştirme ve iyileştirme çabaları artmıştır. Öte yandan bilgisayar okuryazar sayısı ve bu portalleri ve sistemleri kullanan vatandaş sayısı da artmıştır. Buna mukabil konuyu geniş ve disiplinlerarası perspektiften ele alan ve ortaya koyan Türkçe yayın sayısı çok azdır. Bu kitap bu açığı kısmen kapatarak, KAMUDA DİJİTAL DÖNÜŞÜM’ü kamu kuruluşları, kamu çalışanları ve bu çalışmaların yararlanıcıları açısından ele almaktadır.
Bu kitapta, Türkiye’de ve dünyadaki kamusal dijital dönüşüm yaklaşımlarını anlamak, Türkiye’nin durumunu diğer ülkelerdeki uygulamalarla karşılaştırmak, iyi örnekler uygulamalar hakkında fikir sahibi olmak ve dijital dönüşüm konusundaki kamuya yönelik çalışmaları kayıt altına almak amaçlanmıştır. KAMUDA DİJİTAL DÖNÜŞÜM kitabı kamuyu ilgilendiren dönüşüm platformlarını, dünyadaki ve ülkemizdeki gelişmeleri, bazı kamusal uygulamalar, kurumsal ve bireysel uyum süreci gibi farklı noktaları da değerlendirerek irdelemektedir. KAMUDA DİJİTAL DÖNÜŞÜM, bilhassa konuyla sıklıkla karşılaşan kamu yöneticileri, kamu çalışanları, kamu çalışmaları yapanlar veya akademik faaliyet gösterenler açısından bir kılavuz mahiyetinde kullanılabilecek bir çalışmadır.
₺560,00
KİTAP TANITIMI
BEŞERİ BİLİMLER EKSENİNDE GÜNCEL ARAŞTIRMALAR: KURAMLAR, KAVRAMLAR, UYGULAMALAR
Beşeri bilimlerin genel amacı, bilgeliği ortaya çıkarmak, insanlık tarihi kadar eski olan soruları ele almak, insanın yaşam ve var olma koşullarında karşılaştığı güçlükleri anlamasına yardımcı olmaktır. Beşeri Bilimler Ekseninde Güncel Araştırmalar: Kuramlar, Kavramlar, Uygulamalar başlıklı kitap çalışmamızın başlıca amacı, beşeri bilimlerin zengin farklılıklarını ortaya koymak ve kuramsal ve uygulamalı araştırmalar aracılığı ile evrensel bilgi birikimine katkıda bulunmaktır.
₺845,00
KİTAP TANITIMI
Küre Dağları’nın Azdavay Ve Pınarbaşı (Kastamonu) İlçeleri Arasında Kalan Bölümünde Karst Topoğrafyası Araştırmaları
Karstik alanlar sadece kendilerine has yüzey (lapya, dolin, uvala, polye…) ve derinlik şekilleri (mağaralar…) ile önem taşımazlar. Bu sahalar aynı zamanda biyotik-abiyotik unsurları ile özel ekosistemler niteliği taşırlar. Yine karstik sahalar, henüz kirlenmemiş, zengin yeraltı su varlıkları ile hem günümüzde hem de gelecekte büyük nüfus kütlelerinin su ihtiyacını karşılama potansiyeline sahiptirler.
Çalışmaya konu olan Küre Dağları’nın Azdavay ve Pınarbaşı (Kastamonu) ilçeleri arasında kalan bölümü ülkemizin en önemli örtülü karst sahasının bir parçasını oluşturmaktadır. İnceleme alanı özellikle Kuzey Anadolu karstı denince daha az akla gelen büyük karstik depresyonları ve mağaraları ile dikkati çekmektedir. Bu sebeple çalışma yörede karst ortamı ve karstik şekillerin tespiti, özelliklerini belirlenmesi ve karstik potansiyelin değerlendirilmesi için yapılabilecek çalışmaların ortaya onulması amacıyla hazırlanmıştır.
Çalışma başlıca üç bölüm halinde ele alınmıştır. Giriş bölümünde karstlaşma ile ilgili genel bilgilere yer verilmiş, Türkiye’deki ve Kuzey Anadolu’daki karstik alanlar, bu sahalar ile ilgili yapılan başlıca araştırmalar ve karstik şekiller özet olarak verilmiştir. İkinci bölümde çalışma sahası ile ilgili genel bilgiler verildikten sonra sahadaki karstlaşma ile doğal çevre özellikleri arasındaki ilişkiler açıklanmıştır. Bu şekilde, sahadaki karstlaşma ile litoloji, iklim, jeomorfolojik özellikler, toprak ve bitki örtüsü arasındaki ilişkiler ortaya konulmaya çalışılmış, karstik şekillerin oluşumları, özellikleri ve dağılışları açıklanmıştır. Üçüncü ve son bölümde ise çalışma bir bütün halinde ele alınarak ortaya konulan veriler birlikte değerlendirilmiş, karst ortamından faydalanma ile ilgili bazı önerilerde bulunulmuştur.
Bu kitabın karst topoğrafyası ile ilgili çalışmalar yapan diğer bilim insanlarına da katkı sağlaması ve Kuzey Anadolu’da karst topoğrafyası çalışmalarının devamına vesile olmasını temenni ederiz.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Sakai CLE İş Birliği ve Öğrenme Ortamı
Sakai İş Birliği ve Öğrenme Ortamı bünyesindeki farklı ihtiyaçlara cevap verebilecek araçları ile açık ve uzaktan öğrenme deneyimlerine imkan sunan açık kaynak kodlu bir öğrenme yönetim sistemi çözümüdür.
Eğitimde dijital dönüşümün ilk hedefi öğrenen ile öğretici ya da öğrenme kaynakları arasında yeni ve deneyimsel bir köprünün oluşturulması, zaman ve mekândan bağımsız öğrenmenin yolunun sağlanmasıdır.
Bu çalışmada, eğitim hizmetlerinin daha verimli ve etkin sunumu için dijital öğrenme ortamları ve modellerinin hayata geçirilmesi, kullanımı ve bu ortamlara yönelik içerik geliştirilmesi ve sunumu için Sakai İş Birliği ve Öğrenme Ortamı kurulum, yapılandırma ve kullanım deneyimleri paylaşılmıştır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
HAVAYOLU TÜKETİCİSİ SATIN ALMA DAVRANIŞI
Türkiye’de son yıllarda gerek iş gerekse tatil amaçlı yapılan seyahatlerde havayolu yolcu taşımacılığına talebin arttığı gözlenmektedir. Bu artışa neden olarak Türkiye’de 2003 yılında havacılık sektöründe yaşanan serbestleşme, devlet teşvikleri ile daha uygun fiyatlarla uçuş gerçekleştiren düşük maliyetli havayolu modeli ve bağlı düşük maliyetli havayolu iş modelini kullanan havayolu işletmelerinin de faaliyetleri gösterilebilmektedir. Yolcuların uygun bilet ile gitmek istediği yere konforlu, emniyetli ve hızlı gidebilmesi talebi arttırmış ve işletmeleri de yolcuların kendilerini seçmesi için zorlu bir yarışa sokmuştur.
Özellikle son yıllarda bilinçlenen tüketicinin satın alma kararının değişkenlik göstermesi, hizmet kalitesine yönelik beklentilerinin değişmesi, pazar yapısını değiştirmiş ve bunun neticesinde işletmenin seçilmesi için tüketicinin istek ve ihtiyaçlarını anlayıp memnun etmesi zorunluluğu ortaya çıkmıştır. Bu bağlamda tüketicinin satın alma davranışını etkileyen faktörlerin ve algılanan hizmet kalitesinin havayolu işletmesi seçimine etkisinin ne olduğunun bilinmesi ve özellikle yoğun olan iç hatlarda hat bazında algılanan hizmet kalitesinin boyutlarının ve satın alma davranışını etkileyen faktörlerin boyutlarının analiz edilmesi işletmelerin rekabet avantajı yakalamasını sağlamada faydalı olacaktır. Bu kitapta, 677 havayolu tüketicisinin Türkiye’de rekabetin yoğun olduğu iç hatlarda faaliyet gösteren havayolu işletmelerini seçiminde etkili olan faktörler ve algılanan hizmet kalitesi boyutlarının genel ve hat bazında etkisinin ortaya konulduğu bir çalışmaya yer verilmiştir. Kitap, havayolu işletmelerinin pazarlama stratejileri oluşturmasında faydalanabilecekleri bir kitaptır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Geçmişten Bugüne Türk Yazınında Kadının Temsili / The Representation of Women in Turkısh Lıterature from Past to Present
Günümüzde toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadın hakları konuları, önemli bir tartışma ve araştırma alanı hâline gelmiştir. Bu konulara dair farkındalık arttıkça kadının tarih boyunca çeşitli alanlarda nasıl temsil edildiğini anlamak da önem kazanmıştır. “Geçmişten Bugüne Türk Yazınında Kadının Temsili” adlı bu kitap, farklı disiplinlerden gelen uzmanların katkılarıyla oluşturulan bir koleksiyon sunarak bu önemli konuya dair zengin bir kaynak ortaya koymaktadır. Kitap, okuyucularını Türkçe kayıtlarda kadın temsilinin derinlikli bir yolculuğuna çıkarırken kadın temsilinin tarih boyunca geçirdiği değişimi ve dönüşümü gözler önüne sermektedir. Eser, kadın araştırmaları konusuna ilgi duyan uzmanlar, akademisyenler, öğrenciler ve genel okuyucular için kapsamlı bir başvuru kaynağı niteliğindedir.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Visions Of Dystopia: A Portrait Of Twentieth Century
The aim of this book is to shed light on dystopia within the circle of twentieth century literature by analysing the development of totalitarianism and its detrimental effects, such as dehumanisation and social unrest that shattered the unity of society in three basic forms as reflected in William Golding’s Lord of the Flies (1953), George Orwell’s Animal Farm (1945) and Nineteen Eighty-Four (1949). Thus, it explores the beginning of totalitarianism resulted from an inborn instinctive drive as reflected in William Golding’s Lord of the Flies (1953) first, then its formation and rise in George Orwell’s Animal Farm (1945), then finally the ill effects of it in both society and in individuals in Nineteen Eighty-Four (1949). Totalitarianism, together with “Fascism”, in the twentieth century can be confined to the period between 1922 and 1975. It starts with Mussolini; is followed by Hitler and Stalin, then ends with the death of Franco. It was during the rule of totalitarians that all ideals promising peace were abused to claim the rule, terror and fear factors were resorted to secure a totalitarian power at the expense of millions of deaths, torture and social unrest. In these novels, William Golding and George Orwell criticise how totalitarianism is established, and maintained by fear, manipulation and terror in the twentieth century.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Önceki Öğrenmenin Tanınması
Bu kitapta yükseköğretime yeni açınımlar getirmesi beklenen bu paradigmadan yararlanılmasına yönelik ulusal bir politika önerisi belirlenmesi amaçlanmıştır. Kitapta önceki öğrenmenin tanınması (ÖÖT) ile ilgili kavram, terim, model ve kuramlar alanyazın taraması yoluyla açıklandıktan sonra dünyada ve Türkiye’deki mevzuat ve uygulamalar incelenmiştir. Bununla birlikte, öğrenenlerin ÖÖT üzerine olan farkındalıkları örnek iki gruba yönelik olarak araştırılmış ve bulgular anket ve görüşme tekniği ile toplanan verilerin analizi ile elde edilmiştir. ÖÖT ile ilgili Türk yükseköğretiminde politika ve uygulama bağlamında yapılması gerekenler hakkında ise uzman görüşlerine başvurulmuştur. Konu ile ilgili uzman görüşleri, görüşme tekniği ile toplanan verilerin analizi ile belirlenmiştir. Sonuç olarak tespit edilen bulgulardan hareket edilerek ulusal bir ÖÖT politikası geliştirme bağlamında önerilerde bulunulmuştur.
₺260,00