KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Sistematik Yaklaşımla Tonal Dikte – II
₺220,00 -

Sözlü Çeviri Eğitiminde Yapay Zekâ Destekli Simülasyon Konferans Uygulamaları
₺310,00 -

TÜRKİYE İKLİMİ
₺210,00 -

ÇANAK(KALE) OLAYI
₺1.050,00 -

Sistematik Yaklaşımla Tonal Dikte – I Uygulama Kitabı
₺235,00 -

Türkçede Öbekler
₺340,00 -

MORPHOLOGIE FLEXIONNELLE DU FRANÇAIS ECRIT UNE ANALYSE DISTRIBUTIONNELLE
₺495,00 -

Sistematik Yaklaşımla Tonal Dikte – I
₺235,00 -

Büyük Veri Çağında Reklamcılık ve Yaratıcı Emek
₺350,00 -

Kültürümüzde Manzum Yağmur Duaları
₺190,00 -

Sinema ve Erkeklik
₺260,00 -

Türkçede Kalıp Sözler
₺520,00 -

Ritüelden Dramatiğe Antik Yunanda Oyuncu Bedeni
₺520,00 -

ADLİ GÖRÜŞME: AMAÇ, YÖNTEM VE TEKNİKLER
₺275,00 -

Batı Hegemonyasının Ötesine Geçmek Alternatif Bir Uluslararası İlişkiler Sözlüğü
₺650,00 -

Readings on Füruzan
₺420,00
KİTAP TANITIMI
Türk Basınında Türk-Bulgar İlişkileri
1878’de bağımsızlığını ilan etmesiyle dünya devletler tarihine merhaba diyen Bulgaristan bu yıldan sonraki her bir yılda kendine ait bir siyasi anlayış devam ettirmeye çalışmış ve bu anlayış ile devlet olma bilincini yakalamak için çaba sarf etmiştir. Bu anlayışla Bulgarlar Balkan Savaşları’nın en önemli aktörlerinden biri olmuştur. Bu savaşların ilkinde pastanın en büyük parçasının Bulgarların tabağına düşmesi komşularını kıskandırınca ikinci bir savaş kaçınılmaz olmuştur. Ancak bu yeni savaşta Bulgaristan ilk savaştaki tüm şansını ve önemli orandaki topraklarını kaybetmiştir. Pek çok yönüyle bir hayal kırıklığı olduğundan bu savaş Bulgarlar için milat niteliğindedir. Zira Bulgaristan bu savaşın tecrübeleri ve kinleriyle I. Cihan harbi terazisinin hangi kefesinde duracağını belirlemiştir. Bu iki savaş arası dönemde Bulgarlar kendi iç muhasebelerini yapmış, genel seçimlerle uğraşmış, ülke içindeki azınlık statüsündeki Müslümanlara karşı bir duruş belirlemeye koyulmuş, komşularıyla münasebetlerini yeniden tanzim etmeye çalışmış, Osmanlı Devleti ile yakınlaşmış ve Rusya ile daha keskin olmak kaydıyla yollarını ayırmıştır. Tüm bu olayların neticesinde ülke içinde muhalefetin sesi kralın kulaklarını sağır edecek kadar yüksek çıkmış, Bulgaristan Müslümanlarına anlaşma maddelerinde saklı kalan haklarını bir türlü vermemiş ve hep zulüm göstermiş, bazı komşularıyla özellikle Romanya ile arasına uzun yıllar kalacak gizli bir kin duvarı örmüş, Balkan Savaşları’nda çarpıştığı Osmanlı Devleti’nin I. Dünya savaşında yanında, tutarsız politikalarından bıktığı ağabeyi Rusya’nın ise tam karşısında yer almıştır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
İNTERNET VE E-TİCARET
Bu çalışmanın temel konusu internet ve e-ticarettir. Tarihsel sürece baktığımızda, internetin temellerinin günümüz kullanımından çok farklı bir amaç için atıldığı görülmektedir. Başlangıçta belirli bir kesime hitap eden internet zaman içerisinde herkesin kullanımına açılmıştır. İnternetin herkes tarafından kullanılmaya başlaması ise girişimcilere yeni ufuklar açmıştır. Bu bağlamda firmalar önemli ölçüde ürün ve hizmetlerinin satış ve pazarlamasını sanal ağlara taşımışlardır. Zamanla e-ticaret olarak adlandırılan sanal ağlar üzerinden yapılan ticarete güven artmış ve önemli bir ticaret platformu haline gelmiştir. Günümüzde internet ve e-ticaret birlikte gelişmektedir. İnternette meydana gelen gelişmeler e-ticareti etkilerken, e-ticarette meydana gelen gelişmeler de interneti etkilemektedir.
Bu çalışma üç temel bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde internet ve e-ticaret kavramları açıklanmış ve bu kavramların birleşenleri hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde, e-ticaretin gelişmesine yönelik dünyada ve Türkiye’de yapılan temel çalışmalara yer verilmiştir. Üçüncü ve son bölümde ise internet ve e-ticaret ile ilgili sayısal veriler derlenerek zaman içerisinde internet ve e-ticarette meydana gelen değişmeler vurgulanmıştır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Sağlık Sektöründe Uygulanan Güncel Pazarlama Yaklaşımları
Hizmet sektöründe yer alan sağlık hizmetleri imalat ve diğer hizmetlerden farklılık gösterdiğinden kendisine has pazarlama yaklaşım ve uygulamalarının olması gerekmektedir. Her sektörde olduğu gibi sağlık hizmetlerinde de devamlılık ve sürekliliğin temel dayanağı pazarlama ve tanıtım çalışmalarının yapılması için pazarlama iletişimi elemanları hayati öneme sahiptir. Sağlık sektöründe doğrudan reklam faaliyetlerinin yasal olarak sınırlandırılması farklı tanıtım yaklaşımlarını da gündeme getirmiştir. Ayrıca, yoğun rekabette özellikle de özel sağlık kurumlarının devamlılıklarının sürdürülebilmesi hasta ve paydaşların tatmine dayanmaktadır. Hasta memnuniyet ve sadakati ise sadece hastalıkların teşhis ve tedavisinden geçmemekte, aynı zamanda sağlık hizmetinin verildiği ortamın iç ve dış görünümü, ulaşım imkanları, ulaşım alanlarına uzaklığı, çalışanların ve hekimin davranışı, hasta ve yakınlarına yaklaşımları, yatış ve taburculuk hizmetleri, genel sağlık hizmet kalitesi gibi birçok faktörden etkilenmektedir.
“Sağlık Sektöründe Uygulanan Güncel Pazarlama Yaklaşımları” kitabı genel olarak değerlendirildiğinde; termal sağlık hizmetleri, sağlık hizmetleri ve sağlık sektöründe uygulanan yeni pazarlama yaklaşımları olmak üzere üç ana bölümden oluştuğu görülmektedir.
Bu kitapta, Sağlık Hizmetlerinde Deneyimsel Pazarlama, Sağlık Kurumlarında İlişkisel Pazarlama, Dijital Dönüşüm Çağında Sağlık Hizmetlerinde Pazarlama, Sağlık Kurumlarında Pazarlama İstihbaratı ve Yapay Zekâ, Sağlık Kurumlarında Sosyal Medya Pazarlaması ile Tüketici Davranışını Nöronlar Üzerinden Anlamaya Çalışmak: Hastalıkta ve Sağlıkta Nöropazarlama konuları incelenmektedir.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
TÜRK- AMERİKAN İLİŞKİLERİ (1914-1945)
Osmanlı Devleti’nin sahip olduğu toprakların stratejik önemi emperyalist devletlerin her zaman dikkatini çekmiştir. Bu devletlerden biri olan ABD, 19 yüzyılın başından itibaren Osmanlı Devleti ile temasa geçerek diplomatik ilişkilerini geliştirme yoluna gitmiştir. Bu yüzyıldan itibaren ikili ilişkiler, yeni kurulacak olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile de devam etmiş ve çok yönlü olmuştur.
Yazarın Doktora Tezinden üretilmiş olan bu kitapta; Ermeni sorunu kapsamında, Osmanlı topraklarında bulunan Amerikan misyoner teşkilatlarının sağlık, eğitim faaliyetleri, Milli Mücadele dönemi Amerikan heyetlerinin incelemeleri ve raporları, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluşundan sonra uluslararası arenada vermiş olduğu diplomatik mücadele, Lozan ve sonrasındaki ABD’nin Türkiye üzerindeki politikaları, ticari, kültürel ve siyasi açıdan çok yönlü ele alınmıştır. 1914-1945 yıllarını içeren ve Türk-Amerikan ilişkilerini ele alan bu çalışma, tarih metodolojisi çerçevesinde, başta arşiv belgeleri olmak üzere, Meclis Zabıtları, Amerikan Ulusal Arşivi, yerli ve yabancı gazetelerin analiz edilmesiyle günümüz Türk-Amerikan ilişkilerinin anlaşılmasına temel oluşturmayı amaçlamaktadır.
₺675,00
KİTAP TANITIMI
Medikal Sektöründe Hata Türleri ve Etkileri Analizi
Hata Türleri ve Etkileri Analizi tesis, ürün ve makinelerde meydana gelebilecek her hatanın sistemin geneline yansıyan etkisini ve olası riskinin kritiklik derecesine göre sıralanmasını içermektedir. Yoğun rekabette ayakta kalabilmek için işletmelerin kendilerini diğerlerinden farklılaştırması, genellikle kalite alanında olmaktadır. Kalite bu anlamda müşterilerin beklentilerinin ve ihtiyaçlarının anlaşılması, ürünlerin ve hizmetlerin tasarımı, üretim süreçleri, satış, gibi işlemlerin tamamını kapsayan bir araçtır. Bu kitapta, Hata Türleri ve Etkileri Analizi firma ve müşteri bakış açısından ayrı ayrı değerlendirildiğinde hataların önemlilik derecelerinde farklılık gözlenip gözlenmediği ele alınmaktadır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
II. MEŞRUTİYET VE ERKEN CUMHURİYET Dönemleri Üzerine Yazılar
II. Meşrutiyet (1908-1918) ve dönemin temel aktörü Osmanlı İttihat ve Terakki Cemiyeti Cumhuriyete geçişte pek çok siyasi kurum, örgüt ve deneyim için bir laboratuar sağlamıştı. Modern siyasi kurumlar, çok partili hayat ve hatta etnik unsurlar arası birliği sürdürme denemeleri bu dönemde uygulamaya kondu. Siyasi kurum ve kadrolar, sağ-sol yönelimlerin sınırları, milliyetçilikteki dışlayıcı çizgilerin temel doğrultusu o dönemde belirginleşti. Bu deneyim olumlu ve olumsuz sonuçları ile Cumhuriyete aktarıldı.
Erken Cumhuriyet ile kastedilen 1923-50 arası yıllar, Cumhuriyetin kurucusu Atatürk ile sonrası Milli Şef dönemlerine ayrılabilir. Aynı dönemi ülke içi siyaset ve dünya ile ilişkileri çok etkilediği için, 1929 krizi ile de ayırmak ve II. Dünya Savaşı sonuna kadar uzatmak mümkün görünüyor.
Mete Çetikin çeşitli özgün yazı ve kitap eleştirilerinin derlendiği bu kitapta, II. Meşrutiyet döneminin genel siyasi ortamı, Makedon hareketi liderleri, İttihatçıların siyasi tiyatro etkinlikleri gibi başlıklar konu edilerek, farklı açılardan ele alınmaya çalışılıyor.
Erken Cumhuriyet dönemi üzerine ise, genel siyasi ortam, milliyetçilik, ırkçılık, Soğuk Savaş, üniversite tasfiyeleri ve Atatürkü konu eden özgün yazı ve kitap eleştirileri yer alıyor.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Kredi Tahsisi ve Ticari Kredi Taleplerinin Değerlendirilmesi
Bu kitabın amacı firmalara, yükselme sınavlarına hazırlanan bankacılar ile eğitimine devam eden bankacı adaylarına kavramsal ve pratik uygulama örnekleriyle kredi sürecini bütünsel bir şekilde aktarmaktır. Teorik çerçeve ve mevzuat okuyucuyu sıkmayacak bir bağlamda ele alınmıştır. Teknolojik bir bakış açısı ile, kitapta yer verilen mevzuatın güncel haline kolaylıkla erişilebilmesi için QR bağlantılara da yer verilerek okuyucu dostu yapı pekiştirilmiştir.
Kitabın bölümlendirmesinde ise kredilendirme sürecinin baştan sona dek izlenmesini sağlayacak bir yaklaşım izlenmiştir. Türk bankacılık sistemine genel bakışın ardından, kredilerle ilgili temel kavramsal çerçeveye yer verilmiş, kredinin tanımı, öğeleri, kredi gereksiniminin nedenleri, kredilendirmenin iktisadi etkileri ve kredi kaynakları açıklanmıştır. Üçüncü bölüm, literatürde farklı şekillerde ele alınan kredilerin sınıflandırılmasına ayrılmıştır. Kredi taleplerinin değerlendirilmesine dair teorik ve pratik bilgilere yer verilen dördüncü bölüm, istihbarat ve finansal analiz olmak üzere iki alt bölümden oluşmaktadır; kredi istihbaratının ilkeleri, kapsamı ve kaynakları ile mali tablolar üzerinden yapılan temel analizler ve bunların yorumlanmasına ilişkin bilgiler okuyucuya yalın bir dille sunulmuştur
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Memluk Kıpçak Sözlük ve Gramerlerinde Türkmence
Oğuzcanın macerası, Mahmûd el-Kâşgarî’nin söylediği Dillerin en hafifi Oğuzlarınkidir. cümlesinden El-Kâvânînü’l-Külliye li Zabti’l-Lügati’tTürkiyye’dekayıtlı olan Türkmence Türkçe değildir. cümlesine ulaşacak kadar farklı mecralarda vuku bulmuştur. İşte bu çalışma Türkmence Türkçe değildir. denen dönem ve coğrafyadaki, yani Memluk Kıpçak Türkçesinin hâkim olduğu dönemdeki Oğuzcanın macerasını içermektedir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
SEÇİM SİSTEMLERİ ve ULUSAL KÜLTÜR
Seçim sistemleri ve ulusal kültür beşeri yaşamı şekillendiren ve onun içerisinde şekillenen iki önemli olgudur. Demokrasi ile yönetilen ülkelerde, halkın temsilinin dayandığı esas mekanizma olarak seçim sisteminin tipi, parlamentolarda temsilde adalet ve istikrar açısından sürekli tartışılagelen konulardan birisi olmuştur. Sosyal yapının tüm bileşenlerinde olduğu üzere, seçime ilişkin hususlarda da kültürün yansımalarının olmasını beklemek kaçınılmazdır. Her ülkenin kendisine has özellikleri mevcuttur ve bu özellikler, o ülkeyi diğer ülkelerden farklı kılar. Bu farklılıklardan özellikle ulusal kültür boyutları ve seçim sistemleri konusu bu çalışmanın ana odağını teşkil etmektedir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Şehir Coğrafyası
Şehirlerin kuruluşu İlkçağ uygarlıklarına kadar gitmektedir. Bununla birlikte şehirleşme özellikle Sanayi Devrimi’nden sonraki süreçte kırlardan şehirlere gerçekleşen göçlerle hızlanmış ve günümüzde dünya nüfusunun yarısından fazlası şehirlerde yaşar hale gelmiştir. Böylelikle yeryüzünde çok geniş dağılışa ve farklı özelliklere sahip olan şehirler, coğrafya ve birçok bilim dalının da en önemli akademik çalışma konularından birini meydana getirmiştir.
Şehir Coğrafyası: İnsan-Mekân-Medeniyet isimli bu kitap, şehirleri coğrafyanın prensipleri çerçevesinde ele alarak şehirlerin sosyokültürel ve mekânsal örüntülerindeki değişimleri bilimsel açıdan ortaya koymayı amaçlamıştır. Giriş kısmı dışında dokuz bölümden oluşan kitap, şehir coğrafyası alanında çalışmalar yapmış akademisyenlerin yoğun emekleriyle şekillenmiştir. Kitaba katkı sağlayan araştırmacıların farklı coğrafi perspektifleri ve deneyimleri konuların işlenişinde ve örneklerin sunulmasında oldukça yararlı olmuştur. Kitabın coğrafyacılar başta olmak üzere farklı disiplinlerden akademisyenlere, öğrencilere, kamu kurum ve kuruluşlarına, şehir ve şehir coğrafyası araştırmalarına ilgi duyan herkese faydalı olmasını dileriz.
₺700,00
KİTAP TANITIMI
Gastronomi Turizmi ve Trabzon Potansiyeli
Günümüzde gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler için lokomotif sektör görevini gören turizm sektörü her geçen gün büyümektedir. Büyümekte olan turizm pazarından ülkeler ve çok uluslu şirketler daha fazla pay alma çabası içerisindedirler ve bu nedenle de yeni ürün ve hizmetler kolaylıkla ve hızlı bir şekilde günlük hayatlara ulaşmaktadır.
Dünyada turizmle ilgili gelişmeler incelendiğinde, turistik destinasyonların pazarlanmasında “gastronominin” önemli bir role sahip olduğu, yerel ve uluslararası yemek kültürünün de son yıllarda bir destinasyonun sahip olduğu en değerli çekiciliklerden biri olduğu ve turistlerin yerel yiyecekleri tüketmesinin çarpan etkisiyle yerel ekonomiye kazanç sağladığı görülmektedir.
Bu nedenle kitapta, alternatif turizm, gastronomi turizmi, turizmin ekonomik yönü ve çeşitli sektörler üzerindeki olumlu etkileri, Trabzon Mutfağı ve bölgenin gastronomisine yön veren yerel organik lezzetleri, Trabzon’un coğrafi işaretli ürünleri ve Trabzon ve çevresinde satılan sokak lezzetleri hakkında bilgiler vererek Trabzon’un gastronomi turizmi potansiyeli konusunda farkındalık yaratmaya çalışılmıştır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
ATATÜRK DÖNEMİ SOSYAL POLİTİKA 1923-1938
1923-1938 Yılları arası iktisadi yapıya yön verenlerin sosyal politikaların gelişmesine yönelik çalışmaları, Türk çalışma hayatında önemli bir dönüm noktası oluşturmuştur. Çalışma hayatına yönelik kanunlar, çağdaş bir görünüm kazanmış ve işçiyi işverenin inisiyatifine bırakma anlayışı son bulmuştur. Bu dönemde çalışma hayatına yönelik yasalaşan kanunların birçok eksiklikleri olmasına rağmen iş koşullarından kaynaklanan sorunlar en aza indirilmeye çalışılmıştır. Ülkeyi yönetenlerin işçinin refah ve mutluluğu için çalışması, Türkiye’nin çağdaş bir görünüm kazanmasına katkı sağlamıştır. Üretimin ana unsurunu oluşturan işçinin, toplumun saygın bir üyesi olduğu ve korunması gerektiği düşüncesi oluşmuştur.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Örgütlerde Eğlence, Mizah ve Oyun
Hızla değişen teknoloji, pazardaki belirsizlikler, çalışanların iş ve özel hayat dengesinde yaşadığı zorluklar çalışanlarda yorgunluk, stres ve endişe yaratmaktadır. Çalışanların karmaşıklığın olduğu güncel iş ortamında stresle mücadelesi uzun süredir devam etmektedir. Yöneticiler uzun süredir bu ortam içerisinde çalışanların performansını ve işe bağlılığını arttırmak için çeşitli araçlar kullanmaktadır. Yöneticilerin çalışanları için daha sağlıklı ve güvenli iş ortamı yaratmak için yapmaları gerekenlerden biri de eğlenceli ve neşeli bir iş ortamı yaratmaktır.
Bu kitap, yöneticilere çalışanlarını kendilerini güvende hissedebilecekleri ve yaratıcı faaliyetlerde bulunabilecekleri eğlenceli iş ortamını mizah ve oyun tabanlı iş tasarımı ile inşa edebilme yolları hakkında fikir vermektedir. Ek olarak, kitapta farklı sektörlerde çalışanlar ile mülakat yapılmış ve eğlence kavramını kendi deneyimlerini ile paylaşarak firma için çıktılarını ortaya koymaktadır. Kitap, örgütsel davranış literatüründe yer alan güncel çalışmalara yer vererek eğlenceli iş ortamı, işyerinde mizah ve oyun tabanlı iş tasarımı hakkındaki teorik bakış açılarını da okuyucu ile paylaşmaktadır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Yapay Zekâ Fırsat mı, Yoksa Tehdit mi?
Yapay Zekâ İnsanlık için Fırsat mı, Yoksa Tehdit mi?
Tarihte hiç görülmemiş bir dönüşümün ortasında bulunuyoruz. İş yapışımız, günlük hayatımız, bireysel ilişkilerimiz, teknoloji kullanımımız, kısaca bir bütün olarak dönüşümün etkisi altındayız. Belki bunu çok fark etmiyoruz ama sadece on yıl öncesine baktığımızda neleri değişik yaptığımızı ve ne kadar farklı yaptığımızı görebiliyoruz. Dönüşümün de ortaya koyduğu gelişme ile birçok yeni teknolojiye eskisinden çok daha hızlı ulaşıyoruz. Bu teknolojilerin başında da yapay zekâ geliyor.
Yapay zekâ genel maksatlı bir teknoloji olarak karşımıza hemen her yerde çıkmaya başladı. Bu durumu çoğunlukla olumlu karşılasak da aklımızda birçok soru da beliriyor…
Bir fırsat mı, yoksa bir tehdit mi?
Yeteneklerimizi mi geliştirecek, yoksa bizi biz yapan özelliklerimizi mi köreltecek?
Korkmalı mıyız, sevinçle mi karşılamalıyız?
Karar almaya devam mı edeceğiz, yoksa tüm kararları makinelere mi bırakacağız?
Bunlar gibi birçok soru cevabını bekliyor. Henüz her soruya emin olduğumuz bir cevap veremesek de yapay zekânın gelişimini heyecanla takip ediyor, hayatımızın içinde kullanıyor ve iş alanında modellemeye başlıyoruz.
Öbür taraftan da insan olmanın ne olduğunu felsefi anlamda sorguluyor ve makinelerin nerede durması gerektiğine dair etik kurallar da üretmeye başlıyoruz.
Bu kitapta bu tartışmaları göreceksiniz.
Ayrıca yapay zekânın ne olduğundan, tarihçesinden, geçirdiği aşamalardan, bir birey ve kurum olarak ne anlama geldiğinden, kullanım alanlarından, stratejisinden ve sınırlarından bahsedeceğiz. Yapay zekâ ile karıştırılan kavramlara açıklamalar getireceğiz. Makine öğrenmesini inceleyeceğiz.
Bu heyecan verici yolculuğa çıktığınız için teşekkür ederim. Bu kitabın yapay zekâ hakkında temel anlamda bilgi sahibi olmak isteyenler için güzel bir başlangıç olmasını ümit ediyorum.
Paulo Coelho’nun dediği gibi; “Gidilmeye değer hiçbir yolun kestirmesi yoktur”.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Sözlü Çeviri ve Teknoloji
Bu kitap, sözlü çeviriyi uygulama, araştırma ve eğitim açısından konumlandırdıktan sonra sözlü çevirinin teknolojiyle olan ilişkisini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda kitabın ilk bölümünde sözlü çevirinin kısa tarihçesi, sözlü çeviri eğitimi ve sözlü çeviriye kuramsal yaklaşımlar ele alınmaktadır. İkinci bölümde ise sözlü çeviride kullanılan teknolojik araçlar ile sözlü çeviri ve teknoloji üzerine güncel araştırmalar incelenmektedir. Sözlü çevirinin geçirdiği önemli dönüşümler değerlendirilmekte, özellikle teknolojik dönüşümle beraber bu alanda ön plana çıkan teknoloji etkisi üzerinde durulmaktadır. Sözlü çeviri teknolojilerinin ve artan talebe paralel olarak toplum çevirmenliğinin hızla geliştiği bir dönemde, bu teknolojilerin uygulama ve eğitime dahil edilmesi ile toplum çevirmenliğinin gerektirdiği uzmanlaşmanın gözetilmesi alana katkı sağlayacak önemli adımlar olacaktır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Sevdâî Dîvân
Edebî metinlerin aslî unsuru sözdür. Bu itibarla dîvânlar Türkçenin söz ve ifâde yeteneğini zenginleştiren ve onları geçmişten günümüze taşıyan metinlerdir. Osmanlı şiiri üzerindeki değerlendirmelerde bu geleneğin Türkçenin gelişmesine sağladığı katkının hak ettiği derecede vurgulanmaması üzücü bir durumdur.
Dîvânlar aynı zamanda kültürümüzün duygu ve düşünce arşividirler. Şairin dünyası kadar sosyal hayattan tarihe kadar hayatın her yönüne ayna tutarlar. Bu yönleriyle sahip oldukları şiirlerin sahipleriyle günümüz arasında köprü durumundadırlar. Bu eserler bize günümüze geçmişimizden gelenler kadar gelmeyenleri de görme imkanı vermektedirler.
15. yüzyılın ikinci yarısı ile 16. yüzyılın ikinci yarısında yaşayan Sevdâ’î de iki eseri, Dîvân ve Kıssa-i Leylî birle Mecnûn, ile Türkçenin gelişip zenginleşmesine katkı sağlayan bir şairimizdir. Şairin her iki eserinde de Türkçe ifade kalıpları ve deyimlere yoğun bir şekilde yer vermesi dikkati çekmektedir. Bu yönüyle Sevdâ’î’nin Necâtî Bey’in şiirlerinde Türkçeyi öne çıkarma tutumunu benimseyen şairlerden olduğu görülmektedir. Dîvân‘ındaki şiir sayısı az olmakla beraber Kıssa-i Leylî birle Mecnûn isimli eseri ile birlikte değerlendirildiğinde şairin önemli seviyede Türkçe dil yapısını günümüze taşıdığı görülmektedir. Sevdâ’î duygu ve düşünce dünyamıza sağladığı katkı kadar Türkçenin ifâde zenginliğini eserlerine yansıtma ve Türkçeyi güzel kullanma hassasiyeti ile de dikkate alınmayı hak etmektedir.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
TÜRK-IRAK MÜNASEBETLERİ (1932-1963)
Türk-Irak Münasebetleri Irak Devleti’nin 1932 yılında Milletler Cemiyeti’ne üye olarak kabul edilmesine kadar. Irak Devleti’nin I. Dünya harbinin son yıllarına doğru yeni şekillenmeye başlaması ile daha sonra bağımsızlığını elde edene kadar da, Türk-İngiliz ve Irak münasebetleri şeklinde gelişmiştir. Türk-Irak münasebetlerini açıklayabilmek için tarihi seyir içerisinde Milli Mücadele dönemine kadarki Türk-Arap münasebetlerinin kısa ve öz bir değerlendirmesini yapmayı uygun buldum. Çünkü Irak’ın tarihine etraflıca ve derinlemesine baktığımızda, Mezopotamya bölgesinde Araplardan kat kat daha fazla Türk’ü ve Türk devletlerini görmek mümkündür. Çünkü Irak, Selçuklular zamanından itibaren, Atabeglikler, Karakoyunlular, Akkoyunlular ve Osmanlılar olmak üzere asırlar boyu Türk idaresi altında kalmıştır. Irak, Birinci Dünya Savaşı sırasında Türk coğrafyasının sınırlarının İngilizler ve Fransızlar arasında çizilip yeniden tanzim edilmesi sebebiyle meydana gelen 20. yüzyıl devletlerinden birisidir. Daha sonra Lozan’da imza edilen 24 Temmuz 1923 tarihli andlaşmanın, Türkiye ile Irak arasındaki sınırın belirlenmesine ilişkin hükümleri göz önünde tutularak Irak bağımsız bir devlet sayılmış ve Irakla İngiltere arasında yapılan 10 Ekim 1922 ve 13 Ocak 1926 tarihli andlaşmalarla Türk-Irak münasebetleri başlamıştır.
Yaşar CANATAN
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Münafikun Suresi Bağlamında Münafık Karakteri
Münafık; kendini mümin göstererek, sözde imanlı olduğunu savunup, Allah’a, Resulüne ve müminlere düşmanlığını gizleyen kimsedir. Aynı zamanda İslam toplumu içinde can ve mal emniyetini sağlamak; evlenme, boşanma, miras ve ganimet gibi, Müslümanların sahip olduğu her türlü nimetlerden istifade edebilmek veya bir takım gizli yollar ve entrikalarla İslam toplumunu içten yıkmak için asıl mahiyetini ustaca gizleyip, kalben inanmadığı halde Müslümanlara karşı kendisini inanmış gösteren kişi anlamına gelmektedir. Ayrıca münafıklar insanların en şerlisi ve ikiyüzlü olanlarıdır. Bunlar iki sınıf halk arasında bir kısmına bir yüzle gelirler diğer bir kısmına da başka bir yüzle gelirler. İki sürü arasında gidip gelen mütereddit koyuna benzerler. Yani iman ve küfür arasında bocalar dururlar. Ne Müslümanlara ne de kafirlere yaranamazlar. Bunlar cehennemin en alt tabakasında azap edilecek kimselerdir.
Diğer taraftan münafıkların tanınması da oldukça güçtür. Ancak bunların şerlerinden korunabilmek için de kendilerinin gerçek yüzleriyle tanınmasına şiddetle ihtiyaç vardır. Yüce Allah onları yakinen tanıyabilmemiz için Kur’an-ı Kerim’in pek çok ayetinde münafıklara dair bilgiler sunmuş bununla da yetinmeyip onlar hakkında müstakil bir sure indirmiştir. Bu sure nazil olunca münafıkların korktuğu şey başlarına gelmiş ve bütün sırları, hileleri tüm çıplaklığıyla gözler önüne serilmişti. İşte biz de buradan hareketle münafıkları bizlere tanıtan Münafikun suresini tefsir etmek üzere bu çalışmamızı hazırladık.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Kurumsal Sosyal Sorumluluk ve İtibar Yönetimi
Gelişen teknolojiler, bilgiye daha kolay ve hızlı ulaşılmasını sağlayarak, tüketicilerin farkındalık seviyesini artırmakta ve işletmelere yalnızca maddi değil aynı zamanda sosyal sorumluluklar da yüklemektedir. Günümüzde bilinçli tüketicilerin, sadece ucuz ve kaliteli hizmet veya ürün sağlayan işletmelere değil, sosyal sorumluluk bilinci oluşmuş ve itibar seviyesi yüksek işletmelere de yöneldikleri gözlemlenmektedir. Bu yüzden işletmeler, birçok alanda kurumsal sosyal sorumluluk faaliyetleri uygulayarak paydaşlarının bu yöndeki beklentilerini karşılamaktadır.
Günümüzde işletmelerin başarılı olabilmesi için sermaye, insan kaynağı, maddi güç gibi somut bileşenler tek başına yeterli gelmemektedir. Kurumsal itibar gibi ilk bakışta gözle görülemeyen ancak pazar içerisinde rakiplere karşı çok önemli bir rekabet avantajı sağlayabilecek soyut bir unsur, sürdürülebilirlik için işletmelerin olmazsa olmazı konumuna gelmiştir. Bunun bilincinde olan kurumsal işletmeler, itibar kazanabilmek için başta kurumsal sosyal sorumlulukların yerine getirilmesi olmak üzere birçok arayışa girmektedir.
Bu çalışmada, kurumsal sosyal sorumluluk ve kurumsal itibar bileşenleri detaylı olarak anlatılarak birbirleriyle olan ilişkileri vurgulanmıştır. İşletmelerin kurumsal itibar sağlama ve mevcut itibarı yönetmeleri konusunda kurumsal sosyal sorumluluğu ne yönde kullanmaları gerektiği örnek olaylar ve bu konuda yapılan bilimsel araştırmalar ışığında ele alınmıştır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Education as Service
Though many people may think the ideals put forward are entirely beyond the average teacher, and cannot be put into practice in ordinary schools, I can thus point at least to one institution in which I have seen many of the suggestions made in this book actually carried out. It may be that some of them are, at present, beyond most schools; but they will be recognised and practised as soon as teachers realise them as desirable, and have a proper understanding of the importance of their office.
Most of the recommendations apply, I think, to all countries, and to all religions, and are intended to sound the note of our common brotherhood, irrespective of religion or caste, race or colour. If the unity of life and the oneness of its purpose could be clearly taught to the young in schools, how much brighter would be our hopes for the future! The mutual distrust of races and nations would disappear, if the children were trained in mutual love and sympathy as members of one great family of children all over the world, instead of being taught to glory only in their own traditions and to despise those of others. True patriotism is a beautiful quality in children, for it means unselfishness of purpose and enthusiasm for great ideals; but that is false patriotism which shows itself in contempt for other nations. There are, I am told, many organisations within the various nations of the world, intended to inspire the children with a love for their country and a desire to serve her, and that is surely good; but I wonder when there will be an international organisation to give the children of all nations common ideals also, and a knowledge of the real foundation of right action, the Brotherhood of Man.
- KRISHNAMURTI
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Yunus Emre’nin Işığında Kahramanın Yolculuğu
Dünyada yapılan bütün araştırmalar, ortaya çıkan bütün bilimler insanın anlam arayışından kaynaklanır. İnsanın ölümlü bir varlık olması, bunun farkında olması ve ölümün bilinmezliği karşısında çaresiz oluşu bu anlam arayışının en önemli kaynağıdır. Bu nedenle insan varoluşunun anlamını, gizemini çözmeye doğal olarak meyilli ve istekli bir canlıdır. Bu istek ve meyil ise insanın sürekli gelişme göstermesinin en önemli taşıyıcısıdır. Mitoloji çağdan çağa içinde taşıdığı sembollerle insana bu arayışında anahtar olarak yardımcı olur.
Elif Öndeş bu kitapla her insanın kendi hayatının kahramanı olabileceği, bunu başarmak üzere bir yolculuğa çıkmaya aday olduğu ve çıktığı bu yolculuğun aşamalarını başarıyla tamamladığında hayatının anlamını keşfetmiş olarak yaşamına devam edebileceğini roman incelemeriyle aktarıyor. Kitapta incelenen romanlarda (Jacques Laccarière’in (1925-2005) Dünya’nın Tozu (1999) (La Poussière du Monde) (1997) ve Nezihe Araz’ın (1920-2009) Dertli Dolap (1961) ) kahraman Yunus Emre’dir. “Yunus Emre”, Türk toplumu için derin bir bilgelik kaynağıdır. Onun, toplumu yüksek değerlere ulaştırmak için, yüzyıllar öncesinden yaktığı aydınlanma ışığı, bugün hâlâ dünyayı aydınlatmaya devam etmektedir. Bu iki romanı ortak noktada buluşturan kahraman “Yunus Emre”, insanın kendi özüne yaptığı yolculuğun en önemli temsilcilerinden birisidir. Öze yolculuk, C. G. Jung’a göre, arketipler aracılığıyla aktarılan bireyleşmenin başka bir ifade biçimidir. C. G. Jung’un bu görüşünden yola çıkan Joseph Campbell, yolculuğu ve bireyleşmeyi kahramanın geçirdiği yolculuk aşamaları bağlamında anlamayı ve açıklamayı önerir ve bu süreci “kahramanın sonsuz yolculuğu ” olarak adlandırır.
Kitap, Joseph Campbell’in bu kuramı aracılığıyla Yunus Emre örneği üzerinden her insanın kendi yaşam yolculuğunda bulunduğu yeri anlamlandırmasına olanak sağlıyor.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Rus Siyasal Modernleşmesi (19. ve 20. Yüzyıllar)
Günümüz Rusya’sının iç ve dış siyaseti, bu ülkedeki modernleşme aşamalarının tarihsel arka planı incelenmeden anlaşılamaz. 19. ve 20. yüzyıllar dünya tarihi açısından olduğu kadar Rusya tarihi için de büyük dönüşümlere tanıklık etti. 19. yüzyılın sonlarında başlayan sosyo-ekonomik ve siyasal kalkınma süreçleri beraberinde birçok yeni olguyu da getirdi. Rusya için bu dönem, imparatorluktan yeni bir siyasi örgütlenme biçimine geçiş dönemini işaret eder. Bu bağlamda, bu kitap, 19. yüzyıl ve 20. yüzyılda Rus modernleşme hamlelerinin siyasal ve sosyo-ekonomik kalkınma hedeflerinin genel bir değerlendirmesini sunmaktadır. Kitapta, siyasal modernleşme kavramı ve Rus siyasal modernleşmesinin tarihsel arka planı ele alınmaktadır. Ayrıca, Rusya’da tarihsel süreçte meydana gelen olayların siyasal modernleşme temelinde analizine yer verilmektedir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Çağdaş Yunan Edebiyatında Halk Türküleri
Çağdaş Yunan edebiyat tarihinin ve halk biliminin önemli konularından biri olan halk türküleri bu çalışmada yedi başlıkta incelenmektedir. Çalışmada çağdaş Yunan edebiyatında halk türkülerinin yeri, halk türkülerinin tasnifine yönelik halk bilimcilerin önerileri, Yunan halk biliminin kurucusu Nikolaos Politis’in tasnifi esas alınarak Yunan halk türkülerinin türleri ayrı başlıklar altında incelenmektedir. Her bir türkü türü için verilen Yunanca özgün metnin altında Türkçe çevirileri de yer almaktadır. Çalışmada türkü derlemeleri ve derleme çalışmalarındaki metodolojik sorunlara da kısaca değinilmektedir. Türkülerin kökeni ve ortaya çıkış tarihleriyle ilgili tartışmalardan söz edildikten sonra Yunan halk türkülerinin yapısal, morfolojik ve estetik özellikleri de örneklerle ele alınmaktadır. Çalışmanın son bölümünde türkü derlemelerinin sözlük kısımlarının taranması sonucu tespit edilen Yunan halk türkülerinin Türkçe söz varlığına ait veriler de araştırmacıların istifadesine sunulmaktadır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Yeni Medyada Yanlış Bilgi: Komplo Teorileri ve Bilimin İnkârı
İnsan yaşamının devamını sağlayan temel ihtiyaçlarından biri olan bilginin, hiç olmadığı kadar hızlı üretildiği, yayıldığı ve depolandığı günümüzde yanlış bilginin, çeşitli türlerde ve medya formlarında üretilmesi, paylaşılması ve kabul görmesi, bilgi ekosisteminde düzensizliklerin varlığına ve doğrulanamayan bilgi yoğunluklarının oluşmasına neden olmaktadır. Toplumsal, ekonomik, siyasal çerçevede ve farklı bağlamlarda çeşitli eşitsizlikleri ve etik ihlalleri doğuran yanlış bilgi tüm biçimleriyle, insan hak ve özgürlüklerine, demokrasiye meydan okumaktadır.
Yanlış bilgi içerikli komplo teorilerine dâhil olan bireyler, sosyal medyanın kutuplaştırıcı etkisiyle, yanlış bilgilerin yeniden üretimini sağlamaktadır. Özellikle yapay zekâ teknolojilerinin gelişimi, yanlış bilgi üretiminde gerçek ile sahte arasındaki ayrımı silikleştirmeye başlamış, doğrulama pratiklerinin sürekli biçimde işleyiş gücünü zayıflatarak bilgiye yönelik güveni derinden sarsmıştır.
Yanlış bilgi, interdisipliner biçimde, tüm alanlarda eşitlikçi yaşam ortamının zarar görmesine neden olmuş ve bu nedenle gerekli çözümlerin üretilmesini zorunlu kılmıştır. Bu düşünce düzleminden hareketle hazırlanan çalışma, yanlış bilginin, üretim, yayılım ve katılım çerçevesinde irdelenmesini ve iletişim alanından farklı perspektiflerle tartışılmasını amaçlamaktadır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye Ekonomisinde Krizler
Türkiye ekonomisi, Gülten Kazgan Hoca’nın unutulmaz deyimiyle bir mehter takımına benzemektedir: “İki ileri bir geri.” Ekonomide belirli bir büyüme süreci mutlaka iktisadi krizle kesilmekte ve ekonomi sık sık dalgalanmaktadır. Dolayısıyla Türkiye ekonomisi tarihi bir krizler tarihi olarak da adlandırılabilir.
Çalışmada değerli hocalarımızın katkılarıyla oluşturulan dokuz bölüm yer almaktadır. Bu çerçevede ABD’deki “1929 Buhranı”nın Türkiye ekonomisine etkileriyle başlayan eser, 2018-2022 “Kur Krizi”ne kadar uzanmaktadır. Bu bağlamda okuyucuya geniş bir spektrum sunulmaktadır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Choice-Based Revenue Management with Applications to Hotels
Intense competition, fast changing technology, increased and diverse customer demand, and fast and reliable services and goods delivery expectations have reduced the profit margins for products. To be able to obtain a sustainable economic success, companies search for ways to offer the existing products via innovative ways. Revenue management is a tool that helps firms in this purpose. On the other hand, to match and even exceed customer anticipations, firms need to understand customer preferences and offer products accordingly. Customers can now reach wide range of competitor products due to online services. Hence it became much more important to apprehend and integrate customer choices into decision support tools. At this point, choice models are used to mathematically understand the customer choice preferences among a set of presented alternatives. This book combines revenue management and choice models to present a methodology to understand customer choices and integrate these to revenue management methods to be able to offer the best set of products to the customers. Also real life applications for hotels have been presented for different methods that are discussed and also proposed in this book with respective algorithms. When combined with decision support tools, concepts presented in this book offers a significant revenue increase for companies.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Örgütsel Adalet Ve Örgütsel Sinizm
Günümüzde örgütlerde adalet konusu oldukça önemli hale gelmiştir. Adalet aslında her dönemde önemini korumuştur. Ancak dünya genelinde ve bilhassa da ülkemizde, örgütsel adalet konusunda geniş bir literatür oluşmuştur. Ancak örgütsel sinizm ile ilişkisine yönelik çalışmalar fazla değildir. Örgütsel adaletin sağlanamadığı yerlerde, örgütsel sinizmin daha fazla görüleceği aşikârdır. Sinizm kelime olarak, bulunduğu işyerinden hoşnut olmama, eleştirme, başkalarına şikâyet etme davranışı olarak söylenebilir. Bu tutum içinde olan kişiler, muhtemelen örgütte adaletsizlik yaşayan kişilerdir.
Bu eserde, çalışma hayatında büyük önemi olan örgütsel adalet ve örgütsel sinizm konularından bahsedilmekte ve bankacılık sektöründe yapılan araştırma sonuçları üzerinde durulmaktadır.
KİTAP TANITIMI
Uluslararası İlişkilerin Yeni Güç Rekabet Sahası: Siber Uzay
21. yüzyıl, bilim ve teknoloji alanında insanlık adına olağanüstü gelişmelerin yaşandığı bir çağ olmaktadır. Gündelik hayatın hemen her boyutunun bilimsel ve teknolojik gelişmelerle ilişkilendirilmesi söz konusudur. Yaşanan bu küresel teknolojik dönüşüm halinden doğal olarak Çağdaş Uluslararası İlişkiler de etkilenmektedir. Uluslararası İlişkilerdeki geleneksel güç rekabetinin yaşandığı sahaların –kara, deniz ve hava– giderek artan bilimsel ve teknolojik gelişmelerin neticeleri doğrultusunda önce dış uzaya, ardından da 21. yüzyıl itibariyle siber uzaya genişlediği görülmektedir. Özellikle siber uzay sahası, taşıdığı benzersiz nitelikler nedeniyle Uluslararası İlişkiler aktörlerince “beşinci güç rekabet sahası” olarak adlandırılmakta ve adaptasyon süreci ise oldukça karmaşık ve zor şekilde halen devam etmektedir. Günümüz Çağdaş Uluslararası İlişkileri çok yoğun bir teknolojik değişim ve dönüşüm süreci içerisindedir. Bu yoğun teknolojik değişim ve dönüşüm süreci, 21. yüzyılın yeni Uluslararası İlişkilerinin yeni konseptlerini oluşturmakta, yeni rekabetler yaratarak yeni güç dengeleri inşa etmektedir. Dolayısıyla Siber Uluslararası İlişkilerin belirleyici aktörleri, yeni küresel dengelerin ve aynı zamanda da geleceğin belirleyicileri olacaklardır
₺550,00
KİTAP TANITIMI
FAZLULLÂH HAN LÜGÂTİ
Bu kitap, Fazlullâh Han tarafından Hindistan’da yazılmış Çağatay Türkçesi-Farsça bir sözlüğün farklı nüshalarının değerlendirilmesiyle ortaya çıkmıştır. Eserin, giriş bölümünde Fazlullâh Han Lügati ve Çağatay Türkçesi hakkında bilgiler sunulmaktadır. Ardından kapsamlı bir dil incelemesi yapılarak Çağatay Türkçesine ait dil özellikleri örneklerle verilmiştir. Ayrıca kitapta, sözlüğün metin bölümü latin alfabesine aktarıldıktan sonra Çağatay Türkçesi ve Farsça kelimelerin ayrı ayrı verildiği iki dizin bulunmaktadır. Fazlullâh Han Lügati üzerine bugüne kadar Hindistan’da yapılmış bir çalışma kaynaklarda yer almaktaydı ve bu çalışmada birçok hatalar barındırmaktaydı. Bu nedenle bu hataları gidermek ve Çağatay Türkçesine ait sağlıklı veriler elde etmek için çalışıldı. Böylelikle alan çalışanlarına katkı sunabilecek bir eser vücuda getirilmesi hedeflendi.26
₺890,00
KİTAP TANITIMI
2000 Sonrası Dönemde Türkiye İle Güney Afrika Cumhuriyeti Arasındaki Ekonomik İlişkiler
Bu kitap, Türkiye ile Güney Afrika Cumhuriyeti arasındaki derinleşen ekonomik ilişkileri mercek altına alarak iki ülkenin kesişen yollarını keşfe çıkarıyor. Ticaret, yatırım ve iş birliği alanlarında hızla büyüyen bu ilişkiler, her iki ülkenin de küresel arenada artan önemini gözler önüne seriyor. Afrika’nın zengin kaynakları ve stratejik konumu, küresel ekonomideki ağırlığını her geçen gün artırırken, Türkiye’nin dinamik ve yenilikçi ekonomik hamleleri ile birleşerek karşılıklı kazanç sağlayan bir ortaklık meydana getiriyor. Kitabımız, bu ekonomik bağların tarihçesini, mevcut durumunu ve geleceğe yönelik potansiyelini kapsamlı bir şekilde analiz ederek, okuyucuya benzersiz bir perspektif sunuyor.
₺260,00