KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Mudurnu Nüfus Defteri-I (1840)
-

Mekânın Sosyal Boyutu
₺250,00 -

Lojistik Merkez Olarak İstanbulun Hava Ulaşımındaki Yeri
₺275,00 -

Kutsal Böcek Üçlemesi
₺325,00 -

Karçal Dağları’nın Buzul Jeomorfolojisi ve 36Cl Kozmojenik Jeokronolojisi
₺325,00 -

İTALYANCA DEYİMLER: ÖĞRETİM VE ÇEVİRİ
₺260,00 -

İnteraktif Eşlikli Solfej – I
₺380,00 -

İhsan Ozanoğlu Divanı
₺380,00 -

HAVAYOLU TÜKETİCİSİ SATIN ALMA DAVRANIŞI
₺275,00 -

GÜLŞEN-İ ZÜREFÂ/ Şeyhzâde Mehmed Vardarî
₺1.050,00 -

Genetiği Değiştirilmiş Ürünlere Yönelik Tüketici Davranışları
₺315,00 -

Firdevsî-yi Rûmî Süleymân-nâme-yi Kebîr
₺820,00 -

E-TİCARET KAVRAMLAR GELİŞİM VE UYGULAMALAR
₺315,00 -

Ekonomi-Politik Araştırmalar
₺315,00 -

Dram Sanatında Mekanik ve Dinamik
-

Dijital Çağda İşkolizm
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Süleyman Elesgerov’un Tar İçin Daimî Hareket Eseri: Müzikal-Teknik Analiz ve Bağlamaya Uyarlama
Yazarın, meslek hayatının başlarında dinlediği 30 saniyelik müzik kesitinin heyecanıyla ortaya çıkan bu kitapta, Süleyman Elesgerov’un, tar ve halk çalgıları orkestrası için bestelediği ‘Daimî Hareket’ eseri ele alınmış, müzikal ve teknik analiz yapılarak bağlamaya uyarlama süreci anlatılmıştır. Alanında bir ilk olma özelliği taşıyan bu kitabın, bağlama eğitimi literatürüne katkı sağlayacağı ve tardan bağlamaya yapılacak uyarlama çalışmalarına yol gösterici olacağı düşünülmektedir. Çalışmanın, bağlama icracılarına, eğitimcilerine ve öğrencilerine faydalı olması dilekleriyle…
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Retro Pazarlama ve Spor
Çağdaş pazarlama anlayışında, “yeni ve geliştirilmiş” ifadelerine sıkça rastlanmaktadır. Yenilik yapmayanın eskiyeceğinden, yeniliklerin hızla eskidiğinden bahsedilmektedir. Bir yandan da, “her zaman alıştığınız” kalite, lezzet, vb. ifadelerle de değişmezliğe, kalıcılığa ve istikrara vurgu yapılmaktadır. Bu bağlamda, “Retro Pazarlama” insanların geçmişe duydukları özlemin gücünden yararlanmaya dayanmaktadır.
Geçmişten gelen ürünlerin, tarzların, stillerin, ifadelerin, anlayışların yenilendiğine dair örnekler ile retro pazarlama, geçmişe ait çağrışımlarıyla farklı bir pazarlama yaklaşımını içermektedir. Geçmişe uzanan referanslar, yeniliklerin tükenmesinden değil, aksine, pazarlamanın dinamizminden kaynaklanmaktadır. Bu bağlamda; retro pazarlama, eskiyi yenilemek iddiasını da içermektedir. Retro pazarlamanın temelinde yatan düşünce ise; tüketicilerin satın alma sürecinde, ürünü tercih ederken, ailenin, etkilenilen bir filmin, belgeselin, bir maçın veya tüketicinin hayatından bir şeylerin izlerini taşımasıdır. Öyle ki, son yıllarda retro kavramının geçmişe olan özlemle yoğun bir biçimde bağdaştırılması nedeniyle tüketiciler; o dönemin yaşayış biçimini, toplumsal koşullarını ve diğer özelliklerini de talep eder hale gelmiştir.
Günümüzde spor endüstrisinde yer alan markalar ise farkındalık yaratmak, farklılaşmak ve hedef kitleleri ile duygusal bir bağ kurmak amacıyla, spor pazarlaması çerçevesinde çeşitli iletişim faaliyetlerine başvurmaktadırlar. Bunlar arasında, yeni trendler oluşturmak ve onların olumlu etkilerinden faydalanmak da yer almaktadır. Özellikle, retrospektif (geriye dönük) markalama yaklaşımı ile hedef kitlelerinin taleplerine, teknoloji ile harmanlanmış sembolik ürünlerin sentezi olan “retro ürünler” ile karşılık vermeye gayret gösteren spor markalarının varlığı her geçen gün artmaktadır. Retro spor ürünleri, hemen her kuşak tarafından yoğun ilgi görmektedir. Son yıllarda, hikaye anlatımına dayalı pazarlama anlayışının yaygınlaşması ise, retro pazarlama ve spor birlikteliğinin gücüne güç katmaktadır.
Bu kitapta, tüketim toplumlarında kültürel bir tüketim aracı olarak konumlandırılan retro spor ürünlerinin, spor endüstrisindeki varlığına dikkat çekmek ve alanla ilgili literatüre katkıda bulunmak amaçlanmaktadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Sağlık Ekonomisi
Sağlık ekonomisi yalnızca sağlık hizmetlerinin finansmanını değil, sürdürülebilir kalkınmayı, toplumların refah seviyesini, işgücü piyasalarını, küresel rekabeti ve sosyal adaleti belirleyen stratejik bir alan hâline gelmiştir. Bu eser sağlık sektöründe gelişen dinamikleri ekonomik açıdan değerlendirerek sağlık ekonomisi literatürüne kapsamlı bir katkı sunmayı amaçlamaktadır.
Kitabın içeriğinde; sağlık ekonomisinin kavramsal incelemesi, koruyucu sağlık hizmetleri ve yaşlı bakım hizmetlerinin ekonomik değeri, sağlık turizminin küresel etkileri, sağlık arzında teknolojik inovasyonlar, sağlıkta eşitsizlikler, sağlık sektöründe kadın istihdamı ve beyin göçünün ekonomik sonuçları, Türkiye’de sağlığın finansmanı konusunda dönemsel bir inceleme yer almaktadır.
Sadece akademik çevre değil, sağlık yöneticileri, politika yapıcılar ve uygulayıcı profesyoneller için de tasarlanan bu çalışma; veriye dayalı analizleri, güncel eğilimleri ve kuramsal yaklaşımları bir araya getirmektedir.
Disiplinler arası bir yaklaşımla hazırlanan bu çalışma, hızla değişen sağlık ekosistemini anlamak, yorumlamak ve geleceğin politika tercihlerini şekillendirmek isteyen herkes için güçlü bir rehber niteliğindedir.
₺450,00
KİTAP TANITIMI
Georgi Pulevski’nin Makedonca-Arnavutça-Türkçe Sözlüğü
Georgi Pulevski’nin “Тријазичник (Triyaziçnik)” üç dilli Makedonca-Arnavutça-Türkçe eseri her ne kadar bir sözlük olarak anılsa da aslında farklı konuları öğretmeyi amaçlayan bir ders kitabı özelliği taşımaktadır. Dönemin Osmanlı Devleti sınırları içinde yer alan Makedonya topraklarında farklı etnik grupların iç içe yaşadığı şehirlerde Arnavutça, Makedonca ve Türkçe üç dilli eğitimin yapıldığı okullarda kullanıldığı anlaşılmaktadır. Sadece Makedonya’da değil aynı zamanda bugün Bulgaristan, Yunanistan, Kosova, Sırbistan sınırları içinde kalan pek çok şehirde eserin okunduğunu anlıyoruz. Pulevski’nin eseri sadece öğrenciler ve öğretmenler tarafından okunmamış, hancı, din adamı, yoğurtçu, itfaiyeci, saatçı, semerci, çiftçi, fırıncı, çilingir, kahveci gibi çok farklı meslek grupları tarafından da rağbet görmüştür.
Eserin girişinde dönemin Padişahı Sultan Abdülaziz’e övgü ve ithaf ile başlayıp şu satırlara yer verilmiştir: “Ћереметд-љи Мућереметд-љи Дадери Ељиф Шанл-; Султан Абдул Азис Азамет Ефенд-м-з” (Ḱeremetd-ĺi Muḱeremetd-ĺi Daderi Eĺif Şanl- Sultan Abdul Azis Azamet Efend-m-z) “Bağış sahibi, dost ve kardeşimiz büyük, ulu sultanımız Abdülaziz Efendimiz. Padişahımız Sultan Abdülaziz, bizim gibi insanlara kendi ana lisanını ve diğer lisanları öğrenmek ve öğretmek için fırsat verdi; Allah ona uzun ömürler versin, devleti ve padişahlığı daim olsun. Onun sayesinde bizler yabancı lisanları rahatça öğrenebiliyoruz.”
Eserde dinî konular, coğrafya, botanik, madenler, bitkiler, canlılar, diller, devlet yönetimi, mektup yazımı, alfabeler vb. gibi çok farklı konular hakkında bilgiler verilmiştir. Metnin akışı genellikle soru cevap şeklinde ilerlemiştir.
Hazırladığımız Тријазичник (Triyaziçnik) üç dilli Makedonca-Arnavutça-Türkçe sözlüğün, Türkoloji çalışmaları ve Osmanlı Dönemi eğitim-öğretim inceleme faaliyetleri açısından faydalı bir kaynak olacağını umuyoruz.
₺740,00
KİTAP TANITIMI
Aydın’da Fetih ve Horasan Erenleri
XII. yüzyıldan itibaren Türk akınlarına sahne olan Aydın ve çevresi XIV. yüzyılın başlarında kati bir biçimde Türk hakimiyetine girdi. Bölgenin fethi ve İslamlaşması sürecinde gazi Türkmenlerin faaliyetlerinin yanı sıra derviş guruplarının da gayretleri bütün Türk fetihlerinde olduğu gibi bu muhitte de önemli bir yer tutmaktadır. Yeni fethedilen bölgenin ahalisine İslam inancı ve Türk kültürünü tanıtmada bununla beraber bölgeye yeni yerleşen irili ufaklı Türkmen zümrelerine çeki düzen verme ve yönlendirme hususunda bu sufi grupların büyük bir misyon üstlendikleri görülmektedir. Bu sufiler arasında müstesna bir yere sahip olan Horasan erenlerinin çok erken bir tarihte Aydın ve çevresine gelerek burada ocaklarını kurdukları anlaşılmaktadır. Tespit edilebildiği kadarı ile en erkeni XI. yüzyılda gelen ve oluşturdukları tesir ile hala daha şehri etkisi altında tutan bu Horasan erenlerinin içinde İmam Baba, Madran Baba, Sarı Sultan ve Dedebağ Dedesi apayrı bir öneme sahiptir.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Firdevsî-yi Rûmî Süleymân-nâme-yi Kebîr
Batı Türkçesi; Eski Anadolu, Osmanlı ve Türkiye Türkçesi olmak üzere üç evreden oluşmaktadır. Batı Türkçesinin ilk evresini oluşturan Eski Anadolu Türkçesi 13. ve 15. yüzyılları, Osmanlı Türkçesi ise 15. ve 20. yüzyılları içine alır. Çalışmamıza konu olan Firdevsî’nin Süleymân-nâme-yi Kebîr’i yaygın görüşe göre 16. yüzyılın başlarında yazılmış olup Eski Anadolu Türkçesinden Osmanlı Türkçesine geçiş dönemi özellikleri gösterir. Süleymân-nâme-yi Kebîr, Fatih Sultan Mehmed, II. Bayezid ve Yavuz Sultan Selim dönemlerinde yaşamış olan Firdevsî-yi Rûmî’nin ansiklopedik özellikler içeren en hacimli eseridir. Süleymân-nâme-yi Kebîr’in konusu, Hz. Süleymân’ın hayatı ve onun etrafında oluşan menkıbelerdir. Eserde hem manzum hem de mensur metinler bulunmaktadır. Çalışmada Süleymân-nâme-yi Kebîr’in 36. cildinin İstanbul Üniversitesi Kütüphanesinde bulunan nüshası esas alınmıştır. Hazırlanan bu eser, giriş, inceleme, metin, dizin ve tıpkıbasım bölümlerinden oluşmaktadır.
₺820,00
KİTAP TANITIMI
Çatışma ve Barış Üzerine Temel Kavramlar
“Soğuk Savaşın sona ermesi ile bir dönem kapanırken şimdi çatışmaların başka bir şekilde gerçekleştiğine tanık olduğumuz, ancak henüz isimlendirilmemiş yeni bir dönem içindeyiz. Bu yeni dönemin doğru bir şekilde ele alınması için çok yönlü çalışmaların gerçekleşmesi gerekecektir. Bu kitabın bu çalışmalara önemli bir katkıda bulunacağına inanıyorum.”
Selim Yenel, Emekli Büyükelçi, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı,
Birinci Genel Sekreter Yardımcısı
“Çatışma ve Barış Üzerine Temel Kavramlar kitabı çok uzun zamandır ihtiyacımız olan bir kaynak olarak, hem öğrenciler hem de barış ve çatışma konularında araştırma yapan akademisyenlerin ilk başvuru noktası olmaya namzet bir çalışma. Özellikle İngilizce literatürde yerleşik olarak kullanılan birçok çatışma ve barış terminolojisi ve kavram, bu kaynak kitap ile Türkçede hayat bulmakta. Tek referans noktası olma özelliğiyle bu kaynak kitabın içeriği özellikle geniş tutulmuş olup, her kavramın açıklaması anlaşılır ve akademik bir perspektifle okuyucusuyla buluşturulmuştur. Barış ve çatışma çalışmalarının temel kavramları bu kitapla Türkçede hayat buluyor…”
Prof. Dr. Alpaslan Özerdem, Coventry Üniversitesi
“Çatışma ve barış gibi iki ilişkisel ve karşıt kavramın tüm çağrıştırdıklarını tek bir sözlükte toplayan bu kıymetli çalışma Türkçe yazındaki önemli bir boşluğu doldurmaktadır. Füsun Özerdem’in büyük bir özveri ile alandaki birikimlerini yansıttığı bu ansiklopedik sözlük, sadece alanın uzmanlarına değil, aynı zamanda bireysel, toplumsal ve küresel yaşamımızın temelindeki çatışma ve barış olgularını anlayabilmeyi isteyen genel okuyucuya hitap etmektedir.”
Prof. Dr. Sinem Akgül- Açıkmeşe, Kadir Has Üniversitesi
“Çatışma ve barış üzerine kullanılan terminolojinin disiplinler arası bir bakış açısıyla hazırlanması neticesinde ortaya çıkan bu kitap, literatürde önemli bir boşluğu dolduruyor. Sadece uluslararası ilişkiler üzerine çalışanlar için değil, aynı zamanda psikoloji ve sosyoloji üzerine çalışanlar için de yararlı bir kaynak.”
Prof. Dr. Tarık Oğuzlu, Antalya Bilim Üniversitesi
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Ucube ve Mahcube Hikâyesi
XVI. yüzyılda Farsçadan Seyid Ahmed bin Hasan Bali tarafından Türkçeye çevrilen Ucube ve Mahcube Hikâyeleri, Ucube ve Mahcube adını taşıyan iki söz ustası cariyenin, Mısır sarayından kaçırılıp getirilişini ve yeni geldikleri sarayda, sohbetlerine hayran şekilde bekleyen şaha, dokuz gün boyunca anlattıkları on sekiz hikâyeyi içerir. İnsan hayatında gerekli hüner ve faziletlerin hikâyeler yoluyla aktarıldığı bu klasik hikâye metninin, sadece Vatikan Nüshası çalışmaya konu edilmiştir. Bu nüshada Ucube ve Mahcube Hikâyesi Dede Korkut’un Vatikan Nüshası olarak bilinen metinle birlikte yer almaktadır. Dede Korkut Hikâyelerini aktarmış müstensihin kaleminden çıkması dil ve kültür malzemesi olarak metni ilgi çekici hâle getirmektedir.
Bu çalışma, Eski Oğuz Türkçesinin son dönemlerinin ve Osmanlı Türkçesinin ilk dönemlerinin dil özelliklerini taşıyan bu eserin transkripsiyonlu metnini, dizinini ve dili üzerine notları ihtiva etmektedir.
₺750,00
KİTAP TANITIMI
Yönetimde Çağdaş Kavram ve Uygulamalar
Dijital dönüşüm, günümüzde yalnızca teknolojik bir değişim süreci değil, aynı zamanda yönetim anlayışlarını, örgütsel yapıları ve liderlik pratiklerini yeniden şekillendiren stratejik bir zorunluluktur. Bu kitap, geleneksel yöntemleri açıklamakla birlikte, dijital dönüşüm olgusunu yönetim bilimi perspektifinden ele alarak kavramsal çerçeve, güncel yaklaşımlar ve uygulama örneklerini bütüncül bir bakış açısıyla sunmaktadır. Dijitalleşmenin karar alma süreçlerine, örgüt kültürüne, insan kaynakları yönetimine, mali süreçlere, pazarlama faaliyetlerine ve kurumsal performansa etkileri bilimsel temellerle analiz edilmektedir. Bununla birlikte, günümüz örgütlerinin karşı karşıya kaldığı çevresel sorumluluklar, yeşil örgütsel davranış ile dijitalleşmenin hızlandırdığı uzaktan çalışma modellerini bütüncül bir bakış açısıyla ele almaktadır. Akademik literatürle uygulama alanı arasında güçlü bir köprü kurmayı amaçlayan eser; lisans ve lisansüstü öğrenciler, araştırmacılar ve uygulayıcı yöneticiler için önemli bir başvuru kaynağı niteliğindedir. Değişimi doğru anlamak ve yönetmek isteyen herkes için yol gösterici bir çerçeve sunmaktadır.
₺310,00
KİTAP TANITIMI
Endüstriyel Bölgelerde Dışsal Ekonomiler ve İşbirliği
Bu çalışmanın amacı, Marshall tipi endüstriyel bölge modelini, dışsal ölçek ekonomileri ve işbirliği özellikleri açısından araştırmaktır. Söz konusu bağlantıları ortaya koymak ve karşılaştırmalı olarak inceleyebilmek amacıyla araştırma, İstanbul, İzmir ve Konyada ayakkabı üreten işletmelerin yoğunlaştığı, farklı özelliklere sahip beş endüstriyel bölgede gerçekleştirilen bir saha çalışması üzerine bina edilmiştir. Çalışmada, hem Türkiye ayakkabı endüstrisi irdelenmiş hem de ele alınan endüstriyel bölgelerin yapısal özellikleri ortaya konulmaya çalışılmıştır. Araştırmanın gerçekleştirildiği Gedikpaşa, Merter, Aymakop, Aykusan ve Aykent endüstriyel bölgelerinin, Marshall tipi endüstriyel bölge literatüründe belirtilen özelliklere ne ölçüde sahip oldukları tartışılmıştır.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Türk Eğitim Sistemi ve Okul Yönetimi
Sistem ve Sistem Kavramları
Örgüt Boyutları
Eğitim Sisteminin Amaç Boyutu
Eğitim Sisteminin Yapı Boyutu
Türk Eğitim Sisteminin Temel Yapısı: Okul Örgütü ve Yönetimi
Türk Eğitimin Sisteminin Süreç Boyutu
Yönetim Kuramları ve Eğitim Yönetimi
Yönetim Süreçleri
Okul Yönetiminde İnsan İlişkileri
Eğitimde Sorunlar ve Çözüm Önerileri
KİTAP TANITIMI
Öğretim Elemanlarının Öğretimsel Gelişimi Üzerine Bir Araştırma
Her alanda olduğu gibi yükseköğretimde de mesleki gelişim, öğretim elemanlarının görevlerinin gerektirdiği yeterliklerinin geliştirilmesini, böylece kurumların etkililiğinin artırılmasını ve dolayısıyla toplumun gelişiminin hızlandırılmasını amaçlar. Mesleki gelişimin her alanı, bir çarkın dişlisi gibidir ve her bir dişli bu amacın gerçekleşmesinde etkili ve önemlidir. Ancak, yükseköğretim sistemi içinde öğretim elemanlarının araştırmacılık görevlerine ağırlık verilerek, özellikle akademik yükseltmelerde alansal gelişimin ön plana çıkması, öğretim elemanlarını öğretimsel gelişimden daha çok alansal gelişime yönelik etkinliklere yönlendirmektedir. Buna bağlı olarak, öğretimsel gelişim alanının arka planda kaldığı görülmektedir.
Yükseköğretimin kalitesinin önemli yüklenicisi olan öğretim elemanlarının görevlerinin gereği olarak çok yönlü yetiştirilmesi önemlidir. Nitelikli bir öğretim elemanı hem araştırmacı hem de öğretici yeterlikleriyle ön plana çıkar.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
BEŞERİ BİLİMLER EKSENİNDE GÜNCEL ARAŞTIRMALAR: KURAMLAR, KAVRAMLAR, UYGULAMALAR
Beşeri bilimlerin genel amacı, bilgeliği ortaya çıkarmak, insanlık tarihi kadar eski olan soruları ele almak, insanın yaşam ve var olma koşullarında karşılaştığı güçlükleri anlamasına yardımcı olmaktır. Beşeri Bilimler Ekseninde Güncel Araştırmalar: Kuramlar, Kavramlar, Uygulamalar başlıklı kitap çalışmamızın başlıca amacı, beşeri bilimlerin zengin farklılıklarını ortaya koymak ve kuramsal ve uygulamalı araştırmalar aracılığı ile evrensel bilgi birikimine katkıda bulunmaktır.
₺845,00
KİTAP TANITIMI
RUSYA İMPARATORLUĞU’NDA ANAYASAL DEMOKRAT PARTİSİNİN MİLLİYETLER POLİTİKASI (KADET PARTİSİ 1905-1917)
Bu kitapta, gayrirusların yönetimi ve devlete entegrasyonunun nasıl sağlanacağı konusunda bir çözüm sunan Rus liberal partilerinden Anayasal Demokrat Partisi’nin (Kadet Partisi) 1905-1917 yılları arasındaki milliyetler politikası dönemin kaynakları incelenerek aydınlatılmaya çalışılmıştır. Partinin kuruluşu, programı, organizasyonu, seçim çalışmaları ve yasama faaliyetleri incelenirken Rus liberalizminin gelişimi, anayasal meşrutiyet döneminin genel havası ve aşamaları, Devlet Duması çalışma sistemi, diğer partilerin ve gayrirus politik grupların meseleye yaklaşımları da açığa çıkmıştır. Dünya literatüründe biraz göz ardı edildiği fark edilen partinin yasama faaliyetleri ayrıntılarıyla takip edilmiştir. Rusya Müslümanları İttifakı (İttifak el-Müslimin) ve onun Devlet Duması’ndaki temsilcisi Müslüman Fraksiyonu’yla ilişkilere ayrı bir başlıkta yer verilmiş, Kadet Partisi’nin diğer milliyet meselelerine yaklaşımıyla arasında bir fark olup olmadığı ve iş birliği süreci hakkında fikir verilmiştir.
₺620,00
KİTAP TANITIMI
Kentbilim Öğretileri
Şehri anla(t)maya çalışmak!… Dünyanın en karmaşık yap-bozunu tamamlamaktan daha zor bir mesele gibi. Günümüze kadar şehirler için yazılmış eserler kütüphanelere sığmaz. Bununla birlikte “Şehir neresidir?” Sorusuna verilmiş ortak bir yanıt bulunamamıştır. “Şehirlerin silüeti, içinde yaşayan insanların suretine bürünür.” İnsanlar nasıl ki aynı değilse, insanların şehirleri de aynı değildir. Her şehrin; kendisini farklı kılan bir ruhu ve özgün yaşamı vardır. Şehirler nev-i şahsına münhasırdır. Kır-kent sınırlarının muğlaklaştığı, kentin yakın uzak çevresini dönüştürdüğü, kırsal yaşayışın yitirildiği ve kentle aynılaştığı, kentli yaşamın dahi farklı dönemlerin birikimleri ile dönüştüğü süreçte, kentin coğrafi karakterlerini ve sınırlarını tayin bir kat daha güçleşmiştir.
Bireyci, otorite yoksunu, olumsuz, yıkıcı, bağlamda entropik bir aygıt olan şehri; ampirik ve analiz düzeyinde, değerlendirmek için şehre bağımlı, Coğrafya ve diğer tüm disiplinlerin kentsel ağı okumak için bir kentbilim ağ mimarisi inşa etmesi doğaldır. Kentle ilgili bilimler ağının kümelenmesi sonucunda kent; belki anlaşılabilir(!) Kentbilim; kentsel tasarımı çözümlemek için bilimsel tasarımın ortak aklına olan ihtiyaçtan ortaya çıkmış bir yaklaşımdır. Sadece temel başlıklar bile birkaç cilt kitaba konu olabilir. Kitap bu başlıklardan bir kaçına değinme cesaretinin ürünüdür.
Kent; bir yaşam ekosistemidir ve “ancak, hayatın evrimi, mekânı dönüştürür.”
₺845,00
KİTAP TANITIMI
Reklam Göstergebilimi
Tüketim toplumu olarak nitelendirilen günümüz toplumu reklamlar aracılığıyla daha da fazla tüketmeye yönlendirilmektedir. Medya ve reklam artık iyice iç içe girmiş durumdadır. Birbirinden ayırt etmek neredeyse imkânsız hale gelmiştir. Reklamcılık, genel çerçevede insanbilimlerinin özelde ise iletişim biliminin ve aynı zamanda kendisi de bir iletişim bilimi olan göstergebilimin önemli çalışma sahalarından birini teşkil etmektedir. İnsana ve evrene ilişkin her şeyi inceleme konusu olarak ele alabilen göstergebilim alanında reklamcılık konusunda da birbirinden farklı inceleme yöntemleri geliştirilmiş, “reklam göstergebilimi” sayesinde reklam iletişimi / bildirişimi iletişim bilimleri literatürüne kazandırılan konulardan biri olmuştur.
Göstergebilim, reklam incelemelerinde sıklıkla kullanılan betimsel, yöntembilimsel ve bilimkuramsal bir bilimsel yaklaşım, bir üstdildir. Dünya üzerindeki farklı ortamlara erişebilmeyi ve farklı kültürel biçimlere sahip insanlarla iletişebilmeyi olanaklı kılan (yazılı / görsel / işitsel / dijital) iletişim teknolojilerinin yaydığı reklamlar günümüzde farklı bir boyut kazanmış durumdadır. Temel amacı satışın artmasına katkıda bulunmak olsa da reklam, aynı zamanda (kendine has dili – söylemi ve ideolojisi ile) bir popüler kültür üreticisi ve ürünüdür. Reklam metinleri, içinde iletilerin düzenlendiği – kodlarla örüldüğü – iletişim birimleri, gösterge dizgeleridir. Reklam metinlerinin anlamlama dizgeleri niteliğinde oluşu, dolayısıyla reklam söyleminin de göstergebilimsel incelemeye uygunluğunu öngörmektedir.
Bu kitapta, dili ve söylemiyle iletişim olgusu ve sürecine dahil olan ve metinlerarası metin özelliğindeki reklamların göstergebilimsel ilişkiler bağlamında kuramsal ve görgül bir değerlendirmesi yapılmaktadır. Çalışma aynı zamanda göstergebilim, iletişim, sosyoloji, feminizm ve felsefe kuramlarının düşüngü ekseninde reklam ideolojisi üzerine kavramsal ve kuramsal bir eleştiriyi içermektedir. “Reklam göstergebilimi” üzerine bir genel kavramsal örnekçe içermekte olan çalışma, reklam söyleminin göstergebilim kuram(cı)ları ışığında özgün bir çerçevesini ortaya koymayı denemektedir. Reklam Göstergebilimi, toplumsal cinsiyet politikalarının / pratiklerinin reklam metinlerindeki görünümlerine ve toplumsal yapıdaki muhafazakâr dönüşümlerine ilişkin bir çalışma sunmakta olup göstergebilim ve reklam alanının yanı sıra toplumsal cinsiyet çalışmaları ile ilgilenen okurlara yol göstereceği umulan semiyotik çözümleme örnekçeleri önermektedir.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNÜN YÜZYILI (1864-1964)
Osmanlı’dan Türkiye’ye basın özgürlüğü, iktidarı elinde tutanlar için çoğunlukla muhalefetin bir silahı olarak tanımlanmıştır. Bu tanım ile basın özgürlüğünün, demokrasinin ve toplumsal barışın sağlanmasında ne kadar etkili olduğu gerçeği göz ardı edilmiştir. Tarihsel süreç içerisinde iktidarda kalabilmek için hukuk yazımları, basını sınırlandırılmaya yönelik hazırlanması, demokrasiye büyük zarar vermiştir. İktidar sahipleri, siyasi sorunların nedeni olarak gazeteleri hedef göstermesi, düşünce özgürlüğünün toplumsal yapıda gelişmesini engellemiştir. Böylece iktidarı eleştiren bir haber, farklı uygulamalarla suç unsuru sayılmıştır. Bu politika, gazetecilerin çalışma hayatında, tehdit, dayak, hapis cezası veya öldürülme olgusunun olağan hale gelmesine neden olmuştur. Türkiye’de basın ve düşünce özgürlüğü, toplumun bütün kesimlerinde oluşması, bu sebeplerden dolayı demokrasisi gelişmiş toplumlar kadar oluşamamıştır. Buna rağmen 1864-1964 yılları arasında basın özgürlüğü, iktidar sahiplerinin düşünce yapısına göre en alt düzeyden en üst düzeye gelmiştir.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Legends and Satires from Mediaeval Literature
In the legends and allegories and satires represented in these pages the reader will find strange and fervent faiths as well as homely pictures of the world as it is. A vigorous use of the concrete is everywhere evident; abstractions seem not to exist without some physical traits to make them real to the ordinary man. Intensely picturesque and objective are the descriptions of hell and of heaven, of the lands visited by Brandon, of Saint Paul’s otter, of the miracles of Saint Thomas, of the virtues of the coral, and of the traits of Rose and of Violet. To any readers there is unending charm in the natural, simple style of setting forth these details which force vivid conceptions upon the imagination.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Otel İşletmelerinde Yönetim Bilgi Sistemlerinin Stratejik Karar Verme Sürecine Etkileri
ÖNSÖZ’den
Yönetimde karar verme günümüzde otel işletmeleri için de birinci derecede önem taşıyan bir konu haline gelmiştir. Nitekim bazı bilim insanları, yönetim ile karar verme sürecini, eş anlamda tutacak kadar ileri gitmişlerdir. Çünkü yönetici, yönetimdeki planlama, örgütleme, yöneltme, koordinasyon ve denetim işlevlerini yerine getirirken sürekli bir biçimde karar alma durumundadır. Diğer bir ifade ile karar verme, ayrı bir yönetim faaliyeti olmaktan çok, bütün yönetim faaliyetlerine temel teşkil eden bir unsurdur. Karar verme, bir sorunun çözümüne ilişkin olası yollardan en uygun olanın seçilmesi olarak tanımlanabilir. Herhangi bir konuda karar verme yönetimin özüdür, esasıdır.
Yönetim sürecinin niteliği karar verme süreci tarafından belirlenir. Yönetim sürecinin tüm diğer nitelikleri karar vermeye bağlıdır; karar verme ile örülmüş, bütünleşmiştir. Karar vermek, sorunu çözmek için yöneticinin yargıda bulunmasıdır. Yönetim, kararla başlar, kararla biter.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Gençlik Turizmi
Dünyanın değişik bölgelerinden birçok insan bir noktadan bir başka noktaya çeşitli nedenlerle seyahat etmektedir. İnsanlar, günlük rutinlerinden veya monoton yaşadıkları hayatlarından uzaklaşmak, kaçmak, dinlenmek, yeni yerler keşfetmek için turizm olayına katılırlar. Böylece bedenen ve ruhen rahatlayarak yeniden gündelik yaşamlarına dönerler. Tatil yapmak her yaştan insan için doğal bir haktır. 15-24 yaş arasındaki gençlerin bulundukları yerden ayrılıp, çalışma amacı dışında, gezmek, eğlenmek, eğitim almak, yeni kültürleri tanımak ve dostlar kazanmak amacıyla tatil yapmaları gençlik turizmi olarak değerlendirilmektedir. Gençler enerjik yapıları nedeniyle “güneş-deniz-kum” klasik üçlü dışında, maceraya yönelik aktif spora dayalı alternatif turizm türlerini tercih ederler. Otostop yaparak sırt çantaları ile özgürce dünyayı dolaşmak isterler. Dünya barışına katkı sağlamak, geleceğe umutla bakmak için gençlik turizmi teşvik edilmeli ve desteklenmelidir.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Üniversite Öğrencilerinin Sosyal Baskınlık Yönelimi ve Başka Bazı Değişkenler Açısından Karşılaştırılması
Bu kitap 2002 yılında Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde Sosyal Psikoloji Anabilim Dalında Prof. Dr. Ali Dönmez’in yönetiminde yapılmış olan “ Üniversite Öğrencilerinin Sosyal Baskınlık Yönelimi ve Başka Bazı Değişkenler Açısından Karşılaştırılması” isimli doktora tezinden üretilmiştir. Gruplar arası ilişkiler ilgi çeken bir konudur. Sosyal, siyasal ve kültürel alanlarda tartışılan etnik gruplar, bu çalışmada Sosyal Baskınlık Kuramı çerçevesinde değerlendirilmeye çalışılmıştır. Ayrıca grup temelli baskının her kültürde var olduğunu savunan Sosyal Baskınlık Kuramını Türkiye’de sınama amaçlanmıştır. Türkiye’de farklı etnik grupların üyeleri olan bireylerin, sosyal baskınlık yönelimi, adaletsizliğin algılanması, vatanseverlik, grup içi özdeşleşme, grup statüsünün algısı ve gruba bağlılık gibi değişkenler açısından karşılaştırılmasının bu konularda yapılan diğer bilimsel çalışmalara katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
₺195,00
KİTAP TANITIMI
COĞRAFİ PERSPEKTİFLE DAĞ VE DAĞLIK ALANLAR II
“Coğrafi Perspektifle Dağ ve Dağlık Alanlar II (Sürdürülebilirlik-Yönetim-Örnek Alan İncelemeleri)” adlı bu kitap, dağ ve dağlık alanların doğal ortam özellikleri, beşerî ve ekonomik coğrafya özelliklerinin sürdürülebilirliği ve yönetimiyle alakalı 12 çalışmadan oluşmaktadır. Bu kitap ile Dünya’da ve Türkiye’de dağ ve dağlık alanlarla alakalı literatüre katkı sunulması hedeflenmiştir
₺560,00
KİTAP TANITIMI
Yönetmen Sineması Cilt-II: Çağdaş Türk Sinemasında Öykü Söylem ve Tematik Yapı
Bir filmin seyirci nezdinde kabul görmesinde en önemli etken yönetmenin yaratmış olduğu ambiyanstır. Filmin seyirci karşısına çıkan ilk karesinden itibaren yönetmenin bu ambiyansı yaratmaktaki inceliği fark edilmeli ve seyirci, film evreninde kendini konumlandırarak filmin bir parçası haline gelmelidir. İnandırıcı zaman ve mekân duygusu, yaratılan film evreniyle ancak sağlanabilir. Seyirci bunu hissettiği andan itibaren filmin bir parçası haline gelecektir. Bu bir katharsis değildir. Bilinçli seyircinin auteur yönetmen tarafından oluşturulan filmsel zaman ve mekânı salt duygusal olarak değil, bilişsel olarak da tüm benliği ve entelektüel zekâsıyla kavramasıyla sonuçlanan zorlu bir süreçtir. Dolayısıyla auteur yönetmenin seyircisi de filme bilişsel sorgulama yapmak, entelektüel düzeyde yönetmenin sunduğu evreni, varsayımlarını ve önermesini algılamak üzere dâhil olabilmelidir. Türk Sinemasının çağdaş dönemini irdeleyen kitapta Derviş Zaim, Nuri Bilge Ceylan, Zeki Demirkubuz, Yeşim Ustaoğlu, Reha Erdem, Tayfun Pirselimoğlu, Özcan Alper, Emin Alper gibi yönetmenler bölümler halinde ele alınmıştır.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
Ateş Hattı: Orta Doğu – Orta Asya – Afrika
Yazar bu kitapta Orta Doğu, Orta Asya ve Afrika’daki birçok kronik sorunu masaya yatırmış, derinden irdelemiş, konu hakkında bilgiler sunmuş ve dönem dönem var olan problemlere çözüm olarak kendi şahsi yorumlarını da eklemiştir. Söz konusu bu büyük coğrafyadaki sorunların, çatışmaların, gelişmelerin tarihsel dönüşüm ve toplumsal değişimlerin akademik prensiplere uygunluğunun yanı sıra açıklamalarını da sade bir üslupla dile getirmesi, başta öğrencilerimiz olmak üzere bölgedeki gelişmelere ilgi duyanların başvuracağı değerli bir kaynak haline getirmiştir.
Prof. Dr. Bayram KAYA
₺620,00
KİTAP TANITIMI
Piyanonun Anatomisi
Bu kitap; video destekli öğretim modeli ile müzik eğitimcilerine piyano akordu ve bakımı temel bilgilerinin ne yönde kazandırıldığını ortaya koyan ve müzik eğitimcilerine piyano akordu ve bakımının tanıtıldığı “Video Destekli Öğretim Modeli ile Yapılan Piyano Akordu ve Bakımı Eğitiminin Öğrenmeye Etkileri” isimli doktora tezinin çerçevesinde hazırlanmıştır.
Piyanoda karşılaşılacak bir akort problemi ya da teknik aksaklık, müzik eğitimi etkinliklerinin her basamağını olumsuz yönde etkileyen bir durum oluşturmaktadır.
Kitapta piyanonun evrim sürecine, piyano türlerine, piyano akordu ve bakımı konusundaki temel bilgilere yer verilmiştir. Piyano akordu ve bakımı alanına ilgi duyanlar için bir rehber niteliği taşımaktadır. Ayrıca; piyanonun iç ve dış bakımına, piyanonun konumlandırılmasına ve tampere sisteme ait bilgiler de bulunmaktadır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Osmanlı’da Türkçe Yazılmış Matbu Kırk Hadisler ve Din Eğitimi Açısından Önemi
Hicri II. asırdan itibaren yazılmaya başlanan kırk hadisler, belli sayıda hadisin bir araya getirilmesiyle oluşmuş ve tarihi süreç içerisinde bir geleneğe dönüşmüştür. Muhtevasının hadis olması ve ulemanın dışında farklı meslek gruplarına mensup kişilerin de kırk hadis yazmış olması, kırk hadis eserlerini önemli kılmaktadır.
Farklı milletlerin geleneklerinde kırk hadis eserleri olmakla birlikte, Osmanlıda Türklerin kırk hadis geleneğine daha çok sahip çıktığı görülmektedir. Osmanlıda en çok kırk hadisin şairler tarafından yazılmış olması, çok sayıda manzum kırk hadisin yazılmasına sebep olmuştur. Osmanlıda yazılmış birçok kırk hadis risalesi, kendi döneminin sosyal kültürel yapısına ışık tutmuştur. Dini-didaktik bir anlayışla kaleme alınan kırk hadisler, günlük hayatta Müslümanların problemlerine çözüm bulmayı, onlara dünya ve ahiret saadetinin yolunu göstermeyi amaçlamıştır.
Bu çalışmada, ulema, hekim siyasetçi ve şairler tarafından yazılmış on iki kırk hadis eserinin din eğitimi açısından incelemesi bulunmaktadır. Çalışmamızda yer alan kırk hadisler; tıp, siyaset, iman, ibadet, ahlak ve hayatın birçok konusuyla ilgili hadisleri kapsamaktadır.
Kerderli Mahmut b. Ali tarafından kaleme alınan “Nehcül Feradis”, Ali Şir Nevai’nin “Türcüme-i Hadis-i Erbain” adlı eseri, Mustafa Cemi tarafından tercümesi yapılan; Akkirmani ve Birgivi’nin “Şerhu’l Ehadisi’l Erbain”, Okçuzade Mehmet Şahi’nin “Ahsenü’l-Hadis”, adını verdiği eseri, Nabi’nin “Tercüme-i Hadis-i Erbain” adlı eseri, Ömer Ziyaeddin Dağistani’nin “Hadisi Erbain fi Hukuki Selatin”, isimli eseri, Münif’in “Tercüme-i Hadis-i Erbain” adlı eseri, Âşık Çelebi’nin “Şerhu Hadis-i Erbain” adlı eseri, İsmail Hakkı Bursevi’nin “Şerhu Hadis-i Erbain” adlı eseri, Ahmet Naim’in “Kırk Hadis” eseri, Miralay Hüseyin Remzi nin “Tıbb-i Nebevi” adlı eseri, Mustafa Taki Efendi tarafından Osmanlı Türkçesiyle kaleme aldığı “Kırk Hadis Yahut İlm-i Hal’i Siyasi ve İctimai” adlı eseri, Osmanlıda Türkçe yazılmış matbu olarak neşredilmiş kırk hadis eserleridir.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Perşembe Temettuat Defterleri
Bugün Zonguldak’ın Çaycuma ilçesine bağlı belde olan Perşembe ve çevresi temettuat sayımlarının yapıldığı 19. yüzyılında ortalarında Bolu Eyaletine bağlı Çarşamba (Çaycuma) kazasını oluşturan üç nahiyeden biridir. Nahiyede 20 divan ve toplam 70 köy bulunmaktadır. Defterlerdeki toplam hane sayısı ise 893’tür. Hane sayısına göre burası Çarşamba kazasının ikinci büyük nahiyesidir.
Nahiyede yaşayanların tamamına yakını tarım ve hayvancılıkla uğraşmaktadır. Yetiştirilen ürünler buğday, arpa, yulaf, keten, kendirdir. Hayvancılık olarak en fazla büyükbaş hayvan beslenmektedir. Nahiyede tarım ve hayvancılığın yanında yapılan diğer ekonomik faaliyetler; arabacılık, salcılık, kereste kesimi, kereste nakliyesi, kereste ticareti, kömür ameleliği, kömür nakliyesi, kömür ticareti, kendir ticareti, kiremitçilik, dülgerlik, hızarcılık, tütün ticareti, demircilik ve terziliktir.
Arşiv belgelerinin günümüz Türkçesine aktarılmasıyla oluşan bu çalışmada Perşembe nahiyesinde yaşayanların isimlerini, mesleklerini, sahip oldukları mal ve mülklerini, ekonomik faaliyetlerini, gelirlerini ve ödemiş oldukları vergilerini görebilmek mümkün olacaktır.
KİTAP TANITIMI
Türk Romanında Kimlik Problemi (1980-2000)
Bir yandan siyasi darbelerle her türlü ideolojinin kısıtlandığı, diğer yandan küresel ve liberal politikalarla özgürleştirildiği 1980lerin ikliminde geliştirilen kimlik politikaları, modern Türkiyenin var oluş gerilimine eşlik eden zıtlaşmaların ve çatışmaların arasında, toplumsal değişimin hem sebebi hem sonucu olarak Türkiyenin kaderini etkileyen bir problem alanıdır.
Son yüzyılın çok konuşulan kavramlarından olan kimlik meselesine romanın penceresinden bakmak, toplumsal değişimlerin sosyokültürel zeminini okuyabilmede geniş imkânlar sunar. Bu kitap, böyle bir niyetle, 1980-2000 arasında cereyan eden kimlik problemlerinin Türk romanındaki yansımalarına ışık tutuyor.
Kitap, 1980-2000 arasında Türkiyede yaşanan siyasi darbelerin, küresel kültür endüstrisinin, modernizm ve postmodernizmle meydana gelen kırılma noktalarının toplumsal fay hatlarını nasıl harekete geçirdiğine ve bu kırılmaların kimlikler üzerinde hangi problemleri ortaya çıkardığına, dönemin romanları aracılığıyla tanıklık ediyor. Bu minvalde toplumsal cinsiyet, sosyal hayat, inanç ve ideoloji meseleleri etrafında kimlikler tartışmaya açılıyor. Özgürlük imgesi altında aile, beden, cinsiyet, cinselliğe dair söylemleriyle yeni bir kimlik inşası tasarlayan kadınlar/erkekler/eşcinseller; yersizlik, yurtsuzluk, yabancılaşma gibi ideolojik kırılmalarıyla sosyalist aydınlar, akademisyenler; sözü tükenen sanatçılar; modernleşme karşısında verdikleri farklı cevaplarla İslamcı aydınlar, toplumsal hafızanın kaderinde yön tayin edici olan romanın aynasından sorgulanıyor. Kitap, bir bütün olarak Türk toplumunun geçmişten geleceğe uzanan hikâyesinde kendi kimliğine dair çözülmeye muhtaç soru(n)larına ilmek atan zengin bir birikime sahip.
₺715,00
KİTAP TANITIMI
Padişah Kadınlar
Osmanlı’da harem ve sarayın iplerini tutan padişahlar değil, bilinenin aksine valide sultanlardır. Haremde padişah oğulları için cariyeler seçen, onları oğullarına istedikleri zaman takdim eden; haremi evirip çeviren, orada bir saltanat kuran yine valide sultanlardır. Onlar sadece haremi değil, sarayı, başta padişah oğulları olmak üzere veziriazamlar ve diğer devlet yöneticilerini de gerektiğinde yönlendiren kadın siyasetçilerdir. Valide sultanlık kurumunu temsil eden on dokuz valide sultanın hayatı bu kitapta kronolojik olarak ele alınmıştır. Belgesel kıvamında okunabilecek bu kitap, aynı zamanda farklı bir açıdan Osmanlı siyasi tarih okuma önerisidir.
Bu çalışmanın iddiası valide sultanların kendi dönemleri için esasında padişah kadınlar olduğudur: Tahtta oturan oğulları yanında sultan/padişah valideler. Siyaseti elinde tutan valide sultanlar nasıl oldu da padişah kadın oldular? Padişah kadınlar, valide sultanlar kavramından daha kuşatıcı ve açıklayıcı olabilir ve kitabın merkezi iddiası da tam olarak burasıdır. Yine padişah kadınlar, daha ötesi siyasete yön veren, Osmanlı yönetiminde hiç de arka planda değil, aksine oğulları ve bürokrasi üzerinde birer baskı aracı olan; siyaset, ekonomi ve toplumsal hayat üzerinde etkili kadınlar saltanatını anlatmaktadır.
₺300,00