KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Neo-Colonialism in Graham Greenes Fiction
₺315,00 -

MODERN BİR ANLATI SANATI OLARAK ÇİZGİ ROMAN
₺340,00 -

MECMUA-İ NEZÂİR
₺550,00 -

Lâle Müldür Şiiri Notaların Gümüş Ağırlığı
₺190,00 -

KURAM VE YAKLAŞIMLAR ÖZELİNDE BENLİK
₺210,00 -

KIRSAL KALKINMA PERSPEKTİFİNDEN SEKTÖREL PAZARLAMA
₺890,00 -

Kalite Bağlamında Uzaktan Eğitim
₺380,00 -

İş Yaşamında Yalnızlık ve Kariyer Gelişimi
₺210,00 -

İmparator I. Aleksios Komnenos Döneminde Bizans-Batı İlişkileri (1081-1118)
₺315,00 -

II. MEŞRUTİYET VE ERKEN CUMHURİYET Dönemleri Üzerine Yazılar
₺325,00 -

HARRAN ÜNİVERSİTESİ OSMANBEY KAMPÜSÜ’NÜN COĞRAFİ ETÜDÜ
-

Gönül Kimi Severse
₺195,00 -

Gençlerin Kadınlık ve Erkekliğe İlişkin Çelişik Algı ve Tutumları
₺250,00 -

Fezâ’il-i Beytü’l-Mukaddes
₺975,00 -

Erzincan Şehrinin Mekânsal Değişimi Tarihi Mimari Örnekleri 1839-1939
₺235,00 -

Eğitimcilerde Tükenmişlik Sendromu ve Kurumsal Bağlılık
₺235,00
KİTAP TANITIMI
VII. ULUSLARARASI KARŞILAŞTIRMALI EDEBİYAT BİLİMİ KONGRESİ BİLDİRİ KİTABI
Goethe’nin “Ulusal edebiyat artık bir şey ifade etmiyor, dünya edebiyatının zamanı geldi, herkes bu dönemi hızlandırmak için buna katkıda bulunmak zorundadır” demesinin üzerinden yaklaşık iki yüz yıl geçti. Goethe ortaya atmış olduğu “dünya edebiyatı” kavramı ile edebiyatlar arasındaki iletişimi ve etkileşimi vurgulamak istemişti. Bu bir bakıma dünya kültürü anlamına geliyordu ve insanlık kültürünün bir üst basamağıydı. Sadece edebiyatlar arasındaki etkileşim değil, ortak bir duygu birliği geliştirme yolunda da önemli bir adımdı dünya edebiyatı.
Karşılaştırma her zaman bilimlerin bir yöntemi olmuştur. Bu bağlamda yüzyılımızın başında edebiyatlar arasındaki alışverişe dikkat çeken çalışmaların yoğunluğu göze çarpar. Toplumların birbirleri hakkındaki yorumlarını ortak bir buluşma noktasına doğru hareketlendiren bu çalışmalar sadece edebiyat alanıyla sınırlı kalmayıp, psikolojiden sosyolojiye, tarih biliminden antropolojiye ve genel anlamıyla kültür bilimlerini kapsamaktadır. Günümüze bakıldığında edebiyatlar, dolayısıyla kültürler arası iletişime daha çok ihtiyaç duyulduğu görülmektedir. Eskiden uzakta olanlarla karşılaşmalar gündelik hayatımızın bir parçası haline gelmiştir. Ötekileştirme, önyargı oluşturma veya belli gruplar hakkında oluşturduğumuz basmakalıp düşüncelerin yön verici etkisi hayatımızın her alanına yansımaktadır. Bir yandan küresellik iddiaları sınır tanımayan bir hareketliliğe olanak tanırken, diğer yandan farklılıkları ön plana çıkararak yerelliğin bir zenginlik olarak korunması çabaları dikkat çekicidir. Bu çok farklı kültürlerin karşılaşmalarında kimlik konusu da önemli bir sorunsal olarak karşımıza çıkmaktadır. Kendi kültürünü koruyarak, diğer kültürü anlama deneyimleri yüzyıllardır yaşanan toplumsal çabalardan biridir. Komşularla ilişkiler kültürel zenginlik anlamına gelebileceği gibi, gerilimli bir ilişkiyi de ifade edebilir.
10-12 Ekim 2018 tarihlerinde Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nde düzenlemiş olduğumuz VII. Uluslararası Karşılaştırmalı Edebiyat Bilimi Kongresi çerçevesinde sunulan bildiriler de edebiyatlar ve kültürlerarası ilişkileri gösterme ve yorumlama girişimi olarak alana katkıda bulunma çabasının bir ifadesidir.
Yazarlar: Prof. Dr. Ali Osman Öztürk, Prof. Dr. Meral Ozan, Doç. Dr. Abdurrahman Kolcu, Doç. Dr. Hasan BAKTIR, Doç. Dr. Vehbi Ünal, Doç.Dr. Bekir Zengin, Ahmet ÜNGÜDER, Alla Serdiuk, Arzu ÖZYÖN, Ayhan Tek, Ayşe Nur Özdemir, Burcu Narda Yurtseven, Canan AKBABA, Ceren Kahraman, Derya Ersöz, Derya Koray Düşünceli, Dilek SAKAROĞLU, Dr. Berna USLU KAYA, Dr. Emin ONUŞ, Dr. Müge GÖNCÜ, Dr. Öğr. Ü. Emel Erim, Dr. Öğr. Üyesi Hatice EŞBERK, Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Semerci, Dr. Zennure Köseman, Duygu Özakın, Ebru Ceker Gündogdu, Efsane Huseyin, Emel Özkaya, Emine ZEYTUNLU, Erdal BARAN, Fatma Kahraman, Filiz İlknur Cuma, Gonca GÜVEN AKIN, Hamza KUZUCU, Kamran Ahmadgoli, Khallieva Gulnoz Iskandarovna, Medina Karahan, Mehmet Emin PURÇAK, Meryem Koyun, Nevzat KAYA, Nihan ATLI, Onur ÖZCAN, Öğr. Sevgi Kamışoğlu, Öğrt. Gör. Dr. Reyhan İsmet Özsarı, Özge Sinem İMRAĞ, Özlem ULUCAN, Seçil YÜCEDAĞ, Seçkin SARPKAYA Sibel Baran, Sona Jafari Nasab, Sultan Dilek GÜLER, Tülinay Dalak, Ünal KAYA Veysel LİDAR, Yusuf Ziyaettin Turan, Zeliha DURAN, Zeliha ÖZTÜRK
₺890,00
KİTAP TANITIMI
Seciʻli Tefsir Geleneği ve İbn Korkmaz
Tefsirler, Kur’ân’ı birçok yönden ele alıp âyetleri doğru anlamamıza yardımcı olan eserlerdir. Tarihi süreç içerisinde yazılan tefsirler, günümüzde pek çok yönüyle incelenmektedir. Ancak tefsirlerin sanat ve edebiyat yönüyle ilgili çalışmalar yok gibidir. Elinizdeki bu kitap, seciʻ sanatıyla yazılmış tefsirleri ve seciʻ sanatının özelliklerini konu edinmektedir. Ayrıca seciʻli bir üslup kullananların tasavvuf erbabı olmaları sebebiyle işârî tefsirlerin sanat ve edebiyat yönüyle de incelenmesi gerektiğine işaret etmektedir.
₺430,00
KİTAP TANITIMI
Türk Eğitim Sisteminin Tarihsel Gelişimi
Eğitim, toplumların kültürel kimliğini ve geleceğini şekillendiren en güçlü araçlardan biridir. Türk Eğitim Sisteminin Tarihsel Gelişimi adlı bu eser, Ortaçağ’ın skolastik eğitim anlayışından Avrupa’daki reform hareketlerine, Osmanlı’daki medrese geleneğinden Tanzimat ve Meşrutiyet ıslahatlarına, Cumhuriyet’in ilk yıllarında oluşturulan politikalarından günümüze kadar uzanan köklü bir süreci ayrıntılı biçimde ele almaktadır.
Kitap, yalnızca kronolojik bir çerçeve sunmakla kalmayıp, her dönemin eğitim anlayışını, toplumsal yansımalarını ve kurumlarını da eleştirel bir bakış açısıyla değerlendirmektedir. Avrupa’daki modernleşme hareketlerinin Osmanlı eğitim sistemine yansımaları, modernleşme sürecinde gerçekleştirilen reformlar, yabancı uzmanların etkisi ve Cumhuriyet’in eğitim vizyonu bütüncül bir yaklaşımla incelenmektedir.
Alanlarında deneyimli 45 öğretmenin katkıları ve Prof. Dr. Haydar Çoruh’un editörlüğünde hazırlanan bu değerli çalışma, farklı bakış açılarını bir araya getirerek zengin bir içerik sunmaktadır. Eğitim tarihiyle ilgilenen akademisyenler, öğretmenler, öğrenciler ve araştırmacılar için güvenilir bir başvuru kaynağı niteliği taşıyan eser, Türk eğitim sisteminin tarihsel köklerini anlamak isteyen herkese yol gösterici bir rehberdir.
₺575,00
KİTAP TANITIMI
Sağlık Sektöründe Uygulanan Güncel Pazarlama Yaklaşımları
Hizmet sektöründe yer alan sağlık hizmetleri imalat ve diğer hizmetlerden farklılık gösterdiğinden kendisine has pazarlama yaklaşım ve uygulamalarının olması gerekmektedir. Her sektörde olduğu gibi sağlık hizmetlerinde de devamlılık ve sürekliliğin temel dayanağı pazarlama ve tanıtım çalışmalarının yapılması için pazarlama iletişimi elemanları hayati öneme sahiptir. Sağlık sektöründe doğrudan reklam faaliyetlerinin yasal olarak sınırlandırılması farklı tanıtım yaklaşımlarını da gündeme getirmiştir. Ayrıca, yoğun rekabette özellikle de özel sağlık kurumlarının devamlılıklarının sürdürülebilmesi hasta ve paydaşların tatmine dayanmaktadır. Hasta memnuniyet ve sadakati ise sadece hastalıkların teşhis ve tedavisinden geçmemekte, aynı zamanda sağlık hizmetinin verildiği ortamın iç ve dış görünümü, ulaşım imkanları, ulaşım alanlarına uzaklığı, çalışanların ve hekimin davranışı, hasta ve yakınlarına yaklaşımları, yatış ve taburculuk hizmetleri, genel sağlık hizmet kalitesi gibi birçok faktörden etkilenmektedir.
“Sağlık Sektöründe Uygulanan Güncel Pazarlama Yaklaşımları” kitabı genel olarak değerlendirildiğinde; termal sağlık hizmetleri, sağlık hizmetleri ve sağlık sektöründe uygulanan yeni pazarlama yaklaşımları olmak üzere üç ana bölümden oluştuğu görülmektedir.
Bu kitapta, Sağlık Hizmetlerinde Deneyimsel Pazarlama, Sağlık Kurumlarında İlişkisel Pazarlama, Dijital Dönüşüm Çağında Sağlık Hizmetlerinde Pazarlama, Sağlık Kurumlarında Pazarlama İstihbaratı ve Yapay Zekâ, Sağlık Kurumlarında Sosyal Medya Pazarlaması ile Tüketici Davranışını Nöronlar Üzerinden Anlamaya Çalışmak: Hastalıkta ve Sağlıkta Nöropazarlama konuları incelenmektedir.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Trauma Theory And Fiction
How do stories make sense of the senseless? Trauma Fiction presents how literature confronts the challenge of representing trauma that defy ordinary language and understanding.
This book explores how fictional narratives respond to the fractures of memory, identity, and history caused by individual and collective crises. It underlines the formal innovations and thematic approaches that contemporary novelists use to depict the inexpressible, from fragmented storytelling to non-linear timelines. This book also delves into the ethical dimensions of witnessing trauma through fiction, asking how stories can bear witness without exploiting pain.
Engaging with a range of literary texts and cultural contexts, Trauma Fiction reveals how fiction not only reflects trauma but also reshapes it, offering pathways to empathy, resilience, and transformation. This book is an essential resource for scholars and students of literature, trauma theory, and narrative studies, as well as anyone interested in the profound connections between storytelling and human experience.
₺195,00
KİTAP TANITIMI
Sosyal Eleştiri Kuramı Olarak Kesişimsellik Ve Afro-Amerikan Kadın Yazını: Irk, Sınıf ve Cinsiyet
Vivan A. May’in Pursuing Intersectionality ve Patricia Hill Collins’in Intersectionality as Critical Social Theory eserleri Kesişimselliğin bir sorgulama ve uygulama kuramı olarak gelişmesinde önemli rol oynamıştır. Bu kitap, Afro-Amerikan Kadın yazınını kesişimsellik aktivizmi ırkçılık, sınıf, cinsellik, heteroseksüellik, transfobi, milliyetçilik, engelli ayrımcılığı (ableism) gibi farklı baskı veya ayrımcılık formlarına karşı entelektüel, epistemik ve ontolojik bir okuma denemesidir. Afro-Amerikan feminizminden doğan kesişimsellik kuramını siyah feminist yazının ötesine taşıyarak, metaforik, buluşsal (heuristik) ve paradigmatik açıdan çok eksenli yaklaşım benimseyerek Afro-Amerikan kadın yazınında çoklu baskı unsurlarının tarafından ezilen, ötekileştirilen, isimsizleştirilen, yok sayılan, adaletsizliği ve eşitsizliğe uğrayan tüm bireyleri ve sistemleri içine alan kuramın uygulamasını seçili romanlar üzerinde tartışmaktadır. Bunu gerçekleştirmek için Kuramın temel düşüncesini oluşturan tarihi kişiler, yazarlar ve dönemler irdelenip seçili Afro-Amerikan kadın yazınında kavramsal ve kuramsal uygulama yapılmıştır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Çok Gün Çok Gece Önce ve Asırlar Sonra Ahmet Kaçar
Kitapta, okuyucunun anlama güçlüğü çekmeyeceği; okuyucuyu her cümlenin sonunda bir sonrakini meraklandıran sürükleyici bir üslup benimsenmiştir. Şair, güfte yazarı ve bestekâr özelliğiyle incelemeye konu olan Ahmet Kaçar bu eserde, hakkında söylenenler ve yazılanlar bakımından içe bakış; kendisi ve eserleri hakkında düşüncelerini paylaşmış olması bakımından da içten bakış yöntemiyle ele alınmıştır. Şairin hayatı ve eserlerini kapsamlı bir şekilde irdeleyen bu çalışma edebiyat araştırmacılarına kaynaklık edecek nitelikte olup; edebiyat ve musiki ile ilgilenenleri kendisini okumaya davet etmektedir.
Prof. Dr. Yusuf ŞAHİN
Birinci elden ve gönülden hazırlanan bu çalışmada yazar, çok yönlü şairin eserleriyle ilgili tespit ve değerlendirmelerde bulunurken büyük emek harcamış; dil, şekil ve muhteva bakımından ele alınan şiirlerle şairin edebi kudreti göz önüne serilmiştir. Elinizdeki bu eser; şairin yakın çevresinde bulunmuş, dostluğunu kazanma şansına erişmiş yazar tarafından kaleme alınmış, şair ve eserleri hakkında oluşturulmuş en geniş kapsamlı çalışmadır.
Doç. Dr. Lokman Taşkesenlioğlu
Ahmet Kaçar’ın yaşamı, şiirleri ve edebiyat tarihimize altın harflerle nakşedilmiş yapıtlarının düşünsel boyutunu derin bir bakış ve titizlikle inceleyerek, ilimiz Giresun ve hatta ülkemiz edebiyat tarihine ışık tutan bu eserin şairin yaşamının aynası olduğu kanaatindeyim.
Dr. Abbas Karaağaçlı
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Reflections of Modernism in British Literature
This book, comprising four chapters, seeks to enrich British Literature studies by providing a new perspective on modernism. It brings together both prominent figures and less-known voices of the movement. Through the works of Keats, Yeats, Shaw, Woolf, and Beckett, it offers distinctive examples of modernism in British poetry, drama, and novel, making valuable contribution to the field.
KİTAP TANITIMI
Zarâfetin Peşinde
Osmanlı Arşivi’nde, Dâhiliye Nezâreti Sicill-i Ahvâl İdaresi’ne ait bir defterin satırları arasında, sıradan bir memuriyet kaydına sıkışmış küçük bir ibare: “Zarâfet” adlı bir eser kaleme almış.
Bu satır, Antakyalı bir taşra memuru olan Çinçinzade Hakkı Efendi’yi, resmî bir dosyadan çıkarıp tarihin sayfalarına yeniden taşır. Bir yanda terfiler, tayinler, tahkikatlarla örülü bir bürokrat hayatı; öte yanda edebi, sözü, gönlü, sofrayı, yolu ve duayı konu alan bir görgü ve hikmet risalesi.
Bu kitap, bir sicil kaydıyla bir eseri yan yana okuyarak, 19. yüzyıl sonu Osmanlı taşrasında bir insanın hem devlete karşı görevlerini hem de kâğıda döktüğü düşünce dünyasını birlikte anlamaya çalışır. Kayıtların arkasındaki insanı arayanlar için bir davet.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Reklam Göstergebilimi
Tüketim toplumu olarak nitelendirilen günümüz toplumu reklamlar aracılığıyla daha da fazla tüketmeye yönlendirilmektedir. Medya ve reklam artık iyice iç içe girmiş durumdadır. Birbirinden ayırt etmek neredeyse imkânsız hale gelmiştir. Reklamcılık, genel çerçevede insanbilimlerinin özelde ise iletişim biliminin ve aynı zamanda kendisi de bir iletişim bilimi olan göstergebilimin önemli çalışma sahalarından birini teşkil etmektedir. İnsana ve evrene ilişkin her şeyi inceleme konusu olarak ele alabilen göstergebilim alanında reklamcılık konusunda da birbirinden farklı inceleme yöntemleri geliştirilmiş, “reklam göstergebilimi” sayesinde reklam iletişimi / bildirişimi iletişim bilimleri literatürüne kazandırılan konulardan biri olmuştur.
Göstergebilim, reklam incelemelerinde sıklıkla kullanılan betimsel, yöntembilimsel ve bilimkuramsal bir bilimsel yaklaşım, bir üstdildir. Dünya üzerindeki farklı ortamlara erişebilmeyi ve farklı kültürel biçimlere sahip insanlarla iletişebilmeyi olanaklı kılan (yazılı / görsel / işitsel / dijital) iletişim teknolojilerinin yaydığı reklamlar günümüzde farklı bir boyut kazanmış durumdadır. Temel amacı satışın artmasına katkıda bulunmak olsa da reklam, aynı zamanda (kendine has dili – söylemi ve ideolojisi ile) bir popüler kültür üreticisi ve ürünüdür. Reklam metinleri, içinde iletilerin düzenlendiği – kodlarla örüldüğü – iletişim birimleri, gösterge dizgeleridir. Reklam metinlerinin anlamlama dizgeleri niteliğinde oluşu, dolayısıyla reklam söyleminin de göstergebilimsel incelemeye uygunluğunu öngörmektedir.
Bu kitapta, dili ve söylemiyle iletişim olgusu ve sürecine dahil olan ve metinlerarası metin özelliğindeki reklamların göstergebilimsel ilişkiler bağlamında kuramsal ve görgül bir değerlendirmesi yapılmaktadır. Çalışma aynı zamanda göstergebilim, iletişim, sosyoloji, feminizm ve felsefe kuramlarının düşüngü ekseninde reklam ideolojisi üzerine kavramsal ve kuramsal bir eleştiriyi içermektedir. “Reklam göstergebilimi” üzerine bir genel kavramsal örnekçe içermekte olan çalışma, reklam söyleminin göstergebilim kuram(cı)ları ışığında özgün bir çerçevesini ortaya koymayı denemektedir. Reklam Göstergebilimi, toplumsal cinsiyet politikalarının / pratiklerinin reklam metinlerindeki görünümlerine ve toplumsal yapıdaki muhafazakâr dönüşümlerine ilişkin bir çalışma sunmakta olup göstergebilim ve reklam alanının yanı sıra toplumsal cinsiyet çalışmaları ile ilgilenen okurlara yol göstereceği umulan semiyotik çözümleme örnekçeleri önermektedir.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Japonca Ad Durum Ekleri
Kimi dilbilimcilere göre Türkçe ve Japonca Ural Altay dil ailesinin birer üyesidir. Kimisine göre ise Türkçe Altay dil ailesinin bir üyesi iken, Japonca herhangi bir dil ailesine mensup değildir. Ancak, bu iki dil hangi dil ailesine kabul edilirse edilsin, sondan eklemeli dil olmaları ve sözdiziminin benzer olması gibi yapısal açıdan benzerlikleri herkes tarafından kabul edilmektedir. Hem Türkçe hem de Japoncanın sözdizimi özne, nesne, yüklem sıralamasında olması, bu iki dili öğrenenler için büyük bir kolaylıktır. Ancak, bu iki dil her ne kadar yapısal olarak benzerlik gösterse de aralarındaki küçük farklılıklar bu dilleri öğrenenler için karmaşık gelmektedir. Örneğin, Türkçede özne yalın durumda iken Japoncada “wa”/“ga” eklerini alması ya da Türkçede bir tek bulunma durum eki mevcut iken Japoncada “ni” ve “de” eklerinin olması gibi. Japoncada aynı işlevli birden fazla durum ekinin olması, bu ekler arasında fark olup olmadığı ve varsa nasıl bir fark bulunduğu yönündeki sorulara bu kitapta yanıt aranmıştır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Recueil d’Auteurs et de Textes de la Littérature Française
In an increasingly digitized world, traditional process management techniques are becoming obsolete. Dr. Ozge Doguc’s book explores new technologies like process mining and robotic process automation for enterprise process management.
Decorated with case studies, “Process Management and Digital Solutions for Enterprises” explains how process management should be done in modern enterprises. Dr. Doguc shows us how traditional enterprise processes such supply chain operations and enterprise resource planning must evolve to catch up with technology. Case studies and real-life applications from production, HR and sales provide guidance to the readers from different backgrounds.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
ALİYA İZZETBEGOVİÇİN DÜŞÜNCESİNDE İSLAM VE EĞİTİM
Aliya İzzetbegoviç Bosna’da yaşanan iç savaş sırasında halkına liderlik ederken özellikle yazdığı eserler ve yapmış olduğu konuşmalarla İslam dünyasının evrensel sorunlarıyla ilgilenen bir Müslüman düşünür ve siyasi bir lider olduğunu ortaya koymuştur. Hem bir düşünür olarak entelektüel tutarlılığı hem de bir devlet adamı olarak değişmeyen siyasi tavrıyla insani temel değerleri merkeze alarak bir de söylem geliştirmiştir. Bugün Müslüman coğrafyasında yaşanan çalkantıların temelinde yatan sebebin aslında eğitimden kaynaklandığını düşünen Aliya İzzetbegoviç’in eğitim hakkındaki düşünceleri incelendiğinde bir nevi içe bakış yöntemiyle Müslüman halkların çağdaşlaşmasının temel sorunlarının kendi eğitim doktrini üzerinden çözümlenebileceği düşüncesi bu çalışmanın temelini oluşturmaktadır. Dolayısıyla Aliya doktrini, çağdaş bilgiyi geleneksel İslami değerlerle harmanlarken Avrupalı bir Müslüman tarafından hem Batı’da hem de Doğu’da yaşayan Müslümanlar için bir model olarak sunulabilecek bir yapıdadır.
KİTAP TANITIMI
Karadeniz Coğrafya Araştırmaları
Bu kitap; yetiştirdiği akademisyen ve öğretmenler, yaptığı bilimsel araştırmalarla Türkiye’de, Coğrafya Biliminin gelişimine önemli katkıları olan Prof. Dr. Ali UZUN’un bilim dünyasındaki 43 yıllık aktif çalışma sürecini emeklilik vasıtasıyla tamamlaması anısına hazırlanmıştır. Prof. Dr. Ali UZUN’un yetiştirdiği akademisyenler tarafından yazılmış, Fiziki ve Beşeri Coğrafya alanlarındaki çeşitli konuları içeren bu kitap 12 bölümden oluşmaktadır. Kitabın, Coğrafya camiasına ve literatürüne katkı sunması beklenmektedir. Hocamıza armağan ettiğimiz bu eserin yeni çalışmalara ilham kaynağı olmasını umut ediyoruz
₺1.000,00
KİTAP TANITIMI
XVI. YÜZYILDA OSMANLI HAKİMİYETİNDE BUDİN
Macaristan, Kanuni Sultan Süleyman döneminde yapılan Mohaç Savaşı (1526) ile önce Osmanlı himayesine 1541 yılında ise Budin Sancağı’nın kurulmasıyla birlikte tamamıyla Osmanlı hakimiyetine girmiştir. Bu tarihten itibaren Macaristan, Osmanlı Macaristanı, Habsburg Macaristanı ve Erdel Prensliği olmak üzere üç kısma ayrılmıştır. Bu çalışmada Osmanlı Devleti’nin Orta Avrupa’ya yapılan seferlerde en önemli askeri üslerinden birisi olan ve içinden geçen Tuna Nehri vasıtasıyla stratejik bir konuma sahip olan Budin Sancağı ve Budin Kalesi’nin XVI. yüzyıldaki siyasi, idari, demografik ve ekonomik yapısını aydınlatılmaya çalışılmıştır.
₺610,00
KİTAP TANITIMI
Etik Liderlik
Örgütsel etkililik ve verimlilik açısından liderlik önemli bir bileşen konumundadır. Etik anlayış ise liderliği pekiştiren bir öğedir. Evrensel etik ilkelerin örgütlerde kurumsal bir yapıya kavuşmasında yöneticilere önemli görevler düşmektedir. Bu noktada örgüt yöneticilerince sergilenecek etik liderlik davranışları etik ilkelerin kurum çalışanlarınca içselleştirilmesine aracılık edebilir. Eğitim kurumları da bu durumun bir istisnası değildir. Eğitim kurumları yöneticilerinin etik ilkelere bağlı kalmaları örgütsel performansa doğrudan katkı sağlayan birçok bileşen için itici güçtür. Bu yönüyle etik liderlik tüm kamu kurumları ile birlikte eğitim kurumlarında da örgütlerin stratejik amaçlarını gerçekleştirmelerine zemin hazırlayabilir. Etik liderliğin genelinde kamu, özelinde ise eğitim kurumlarında örgütsel performansa yapabileceği potansiyel katkılar temel alınarak hazırlanan bu çalışma yöneticilerin yönetsel eylemlerini ve uygulamalarını etik bir süzgeçten geçirerek değerlendirmeler yapmalarına ve bu şekilde etik ilkeleri örgütsel kültürün bir parçasına dönüştürmelerine katkı sunabilir.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Üniversite Öğrencilerinin Sosyal Baskınlık Yönelimi ve Başka Bazı Değişkenler Açısından Karşılaştırılması
Bu kitap 2002 yılında Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde Sosyal Psikoloji Anabilim Dalında Prof. Dr. Ali Dönmez’in yönetiminde yapılmış olan “ Üniversite Öğrencilerinin Sosyal Baskınlık Yönelimi ve Başka Bazı Değişkenler Açısından Karşılaştırılması” isimli doktora tezinden üretilmiştir. Gruplar arası ilişkiler ilgi çeken bir konudur. Sosyal, siyasal ve kültürel alanlarda tartışılan etnik gruplar, bu çalışmada Sosyal Baskınlık Kuramı çerçevesinde değerlendirilmeye çalışılmıştır. Ayrıca grup temelli baskının her kültürde var olduğunu savunan Sosyal Baskınlık Kuramını Türkiye’de sınama amaçlanmıştır. Türkiye’de farklı etnik grupların üyeleri olan bireylerin, sosyal baskınlık yönelimi, adaletsizliğin algılanması, vatanseverlik, grup içi özdeşleşme, grup statüsünün algısı ve gruba bağlılık gibi değişkenler açısından karşılaştırılmasının bu konularda yapılan diğer bilimsel çalışmalara katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
₺195,00
KİTAP TANITIMI
Gazete Yayıncılığında Editoryal Bağımsızlık Problemi
Editoryal bağımsızlık problemi medya alanında editoryal yapıların karşılaştığı önemli bir problem olarak kabul görmektedir. Gazetecilik alanında mesleki ilkelerin tam anlamıyla uygulanmasında temel dayanak oluşturan editoryal bağımsızlık olgusunun saf dışı bırakılması; medya alanlarının özünden uzaklaşmasına ve ticari sektörün bir parçasına dönüşmesine ayrıca yol açmaktadır. Aynı zamanda patron baskısından ideolojik faktörlere, siyasi ilişkilerden ekonomik işbirliklerine kadar çeşitli etmenlerin haber yapım süreçlerinde baskın konumda olmasına imkân tanıyan ticarileşen medyalar, haber merkezlerinin bağımsızlığını tartışılır duruma getirmektedir. Söz konusu problemin gazete yayıncılığında yaşanması ise, hem kurumsal anlamda hem de okuyucular özelinde sorunlu bir yapı inşa etmektedir. Dolayısıyla bu kitap çalışmasında editoryal bağımsızlık problemin alt gerekçelerine ve ortaya çıkardığı sorunlu gazetecilik alanına vurgu yapılmaya çalışılmaktadır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Prof. Dr. Bayram Durbilmez’e Armağan -55. Yaş Anısına- Cilt I
Şair, hoca ve bilim adamı kimliği ile kültürümüze pek çok yönden önemli katkılar sağlamış olan Prof. Dr. Bayram DURBİLMEZ, 55 yaşında. Yarım yüzyılı aşan bu hayata yüzlerce şiir, makale ve bildiri, onlarca kitap sığdıran, binlerce lisans ve çok sayıda yüksek lisans ve doktora öğrencisi yetiştiren DURBİLMEZ’in meslektaşları, dostları ve öğrencileri, bu yılın Cumhuriyetimizin de 100. yılı olması münasebetiyle, onun hizmet ve katkılarının anısına bu armağan kitabını hazırladı.
₺1.000,00
KİTAP TANITIMI
Dijital Tiyatro
Üç bölümden oluşan bu kitabın ilk bölümünde, dijital tiyatronun kökenleri ele alınmaktadır. Yirminci yüzyılın başlarındaki avangard akımlar ve özellikle 1910’ların Fütürizmi üzerinde durulduktan sonra, dijital performansın modernist ve avangard geleneklerle bağlantısı incelenerek tiyatroda kayıtlı ortamların ilk örneklerine yer verilmektedir. Ayrıca, 1960’lardaki performans sanatları ile çoklu ortamların etkileşimi, önemli tiyatro topluluklarının video kullanımıyla birlikte değerlendirilmektedir. İnternetin yaygınlaşmasıyla birlikte dijitalleşme ve multimedya performanslarının tanımı ve değişimi de bu bölümde tartışılmaktadır. İkinci bölümde teknolojinin tiyatrodaki rolü ve bunun canlılık ile mekân kavramları üzerine etkisi değerlendirilmektedir. Üçüncü bölümde ise William Shakespeare’in The Tempest ve A Midsummer Night’s Dream oyunları, Caryl Churchill’in The Skriker ve Mark Haddon’un The Curious Incident of the Dog in the Night-Time adlı eserleri dijital tiyatro örnekleri olarak incelenmektedir. Kullanılan teknolojilerin performansa katkıları, bu unsurların eklenmesi ya da çıkarılması gereken durumlar tartışılmakta; ayrıca bu eserlerin dili, karakterleri ve performans içindeki kavramlara yeni teknolojilerin etkisi incelenmektedir.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
YÖNETİŞİMDE YENİ YAKLAŞIMLAR
Sınırların ortadan kalktığı, küreselleşmenin hüküm sürdüğü günümüz dünyası; bilgi teknolojileri ve inovasyon gibi faktörlerin de etkisiyle hızlı bir değişime sahne oluyor. Sanayi Devrimi’nden bu yana süregelen geleneksel yönetim yaklaşımlarında; bilgiyi üreten, kodlayan ve kullanılabilir hale getiren “insan faktörü”, makine – otomasyon sistemleri ile iletişim teknolojilerinde yaşanan değişime uyum sağlamaya ve süreci yönetmeye gayret gösteriyor. Böylece, “yönetim” kavramı, yerini yavaş yavaş “yönetişim” olgusuna bırakıyor.
Söz konusu iletişim olunca, yönetimin iletişimi açısından, yönetişim kavramına akademik dünyanın bakışı ve katkıları da önem taşıyor. Bu amaçla hazırlanan “Yönetişimde Yeni Yaklaşımlar” isimli, editörlü kitapta, “yönetişim” kavramı çerçevesinde; “insan kaynakları, kurumsal iletişim, itibar yönetimi, kurumsallaşma kültürü, liderlik, sivil toplum kuruluşları, kültür-sanat, mimarlık, spor endüstrisi, sosyal medya, algı, marka, sponsorluk, kurumsal güven ve endüstri 4.0” gibi alan ve kavramlar ele alınıyor.
Eserde, “yönetimden, yönetişime doğru evrilme”nin yaşandığı sürece, akademik bakış açısı ile ışık tutan ve on farklı üniversiteden, onyedi akademisyenin, onaltı makalesi ile literarüre katkı sunulması amaçlanıyor…
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Günahkâr Kalbi
Vasıf Necdet, Kurtuluş Savaşı yıllarında (1919 – 1922) Bursa’da kuyumculuk ve gazetecilik yapar. Soyadı Kanunu’ndan sonra “Armay” soyadını alır. Daha sonra Bursa’da çıkmış olan İntibah (1921) gazetesinde bir süre yazı işleri müdürlüğü yapar. Kurtuluş Savaşı yıllarında sahibi ve başyazarı olduğu Kardeş (1921) ve Hakikat (1922) adlı gazeteleri çıkarır.
Savaşın sonunda vatana ihanet suçlamasıyla yargılanıp beraat eder. Tarafımızdan yapılan araştırmada yazar hakkında bazı yeni bilgilere de ulaşılmıştır: Kardeş gazetesinin 26 Şubat 1339 / 1923 tarihli 142. sayısında vatana ihanet suçlamasıyla tutuklanması ve yargılanması nedeniyle “Hıyanet-i Vataniye’den Hizmet-i Vataniyeye” adlı bir yazı yayımlar. Bu yazıda hayatı, eğitimi, asıl mesleği, Bursa’daki faaliyetleri hakkında az da olsa bazı bilgiler verir ve mahkemedeki savunmasını olduğu gibi aktarır.
Mahkemedeki savunmasında, Bursa’daki bazı arkadaşlarıyla düşman hakkında bilgi toplayıp Ankara’ya gönderen bir istihbaratçı olduğunu itiraf etmek zorunda kaldığını söyler. Yani vatan haini değil, ülkesine hizmet eden bir vatansever olduğu ortaya çıkarak aklanır. Bu mahkemeden dört yıl önce (1919), otuz altı yaşında iken kendi isteğiyle subaylıktan emekli olduğunu belirtir. Yine bu yazıda, 1317 (1901)’de Mekteb-i Harbiye’den mezun olduğunu ve Mustafa Kemal Atatürk’ün Harp Okulu’ndan sınıf arkadaşı olmakla iftihar ettiğini belirtir.
Bursa’da Kardeş gazetesinde tefrika edip 1924 yılında kitap olarak yayımladığı tek romanı “Günahkâr Kalbi“dir. Yazar bu eserini “resimli roman” olarak nitelendirir. Eserde anlatılan ahlak çöküntüsünü ekonomik sebeplere dayandırır. Eser, romantik ve şiirsel bir dille kaleme alınmıştır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye’de Ulaşım Ağları Doğal Ortam Etkileşiminin Coğrafi Analizi
Bir mekân bilimi olan coğrafyanın temel konusu harekettir. Hareket olayını sağlayan sistem ise ulaşımdır. Ulaşım, doğal ortama işlevsellik kazandırarak coğrafi görünümü değiştirir ve dönüştürür. Ulaşım ağlarının meydana getirilmesi ciddi ekonomik yatırımları gerektirir. Türkiye gibi yüksek ve engebeli ülkelerde ise ulaşım ağlarının birim maliyeti yüksektir. Bu nedenle coğrafyanın geçit verdiği doğal yollar ulaşım ağlarına yön verir. Fiziki şartların yanı sıra ülkelerin politik tercihleri de ulaşım ağları üzerinde etkilidir. Türkiye’de “demir ağlarla ördük anayurdu dört baştan”, “bir karış fazla şimendifer”, “teker dönsün”, “otoyol devrimi”, “her ile bir havaalanı”, “tek şerit yoldan bölünmüş yollara” gibi söylemler ulaşım ağları tercihinde ve gelişiminde belirleyici olmuştur.
Bu kitapta Türkiye ulaşım ağlarının topografya ile ilişkileri, ulaşım ağlarında klimatik ve klimajeomorfolojik etkiler, beşeri ortamın ulaşımı dönüştürücü etkileri ve Türkiye ulaşımında sektörler bazında politik değişimler coğrafi bakış açısıyla ele alınmıştır. Ulaşım ağlarındaki antropojen süreçler ise “adaptasyon”, “modifikasyon” ve “rekonstrüksiyon” süreçleri çeşitli örneklerle ele alınarak değerlendirilmiştir.
Türkiye petrol zengini olmamasına rağmen ulaşım sistemlerinde ezici üstünlük petrole bağımlı karayolu üzerindedir. Daha ekonomik olan demiryolu ise dış politik baskıların da etkisiyle uzun yıllar atıl bırakılmıştır. Sonuç olarak doğu-batı ve kuzey-güney yönlü rotaların merkezinde bulunan Türkiye için ulaşım sistemleri jeopolitik açıdan önem arz eder. Transit bir ülke olan Türkiye dünya coğrafyasında ulaşım kavşağı pozisyonundadır. Bu nedenle hinterlandıyla bağlantısının güçlü olması gerekmektedir. Önerilen hızlı demiryolu sistemleriyle Türkiye, Avrasya ve Afro-Avrasya’da daha etkili bir aktör olabilecektir.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
II. ABDÜLHAMİD DÖNEMİ GÖRSEL TEMSİLİYET SERVET-İ FÜNÛN ÖRNEĞİ
Osmanlı İmparatorluğu 20. yüzyılın başlarına kadar süren çabalarına rağmen iki farklı durumu tems13il eden bir görünüm arz etmekteydi. Bir yüzü ile her an ölmesi beklenen “Avrupa’nın hasta adamı” olarak hangi devletin kollarında can vereceği beklenirken, bir diğer yüzü ile milyonları bulan Müslüman nüfus üzerindeki halife gücü ve coğrafi konumu ile hala hesaba katılması gereken bir güç idi. Ekonomik olarak büyük devletlerin kurduğu Düyûn-ı Umûmiye İdaresinin varlığı ile kontrol altında tutularak gelir kaynakları büyük oranda devlet borçlarına sayılmaktaydı. Özellikle Avrupa’da kalan topraklarında kayıpları ise devam etmekteydi. Bu noktada özellikle Sultan ve Babıâli’deki memurlar çok zor koşullar altında çalışarak, dar alanda manevra yapabilecek bir saha açmaları, kısaca kendi kaderlerini kendilerinin tayin edeceği durumda olduklarının bilincindeydiler. Bu da Batılı Devletlerle kurulacak ikili ilişkilerin mahiyetini ve önemini belirleyen nokta idi. Bâbıâli’yi temsil eden bürokratların, diğer yerlerdeki yönetim seçkinlerinde olduğu gibi yekpare bir bütünlük arz etmediği, dikkat etmemiz gereken unsurlardan biridir. Gerek yozlaşmanın ve hizipleşmenin çeşitli yüzlerini temsil eden gruplar, gerekse de üzerine fazla düşünülmeden yapılmış tanımlamalar aracılığıyla, kimi yönetici/idareci seçkinin daha tutucu ve kimisinin de daha ilerici olduğunu görürüz.31
₺300,00
KİTAP TANITIMI
ÖZDEŞLEŞME VE MARKA BAĞIMLILIĞININ SNEAKER MARKALARINA ETKİSİ
Tüketici davranışı alanı, tüketici tercihlerini anlamaya ve tüketici tercihlerinin hangi unsurlarla şekillendiğine dair uzun zamana yayılmış bir araştırmanın içindedir. Tüketici davranışı ve marka yönetimi araştırma ekseninde yapılan bu çalışmada, marka faydası ve marka kişiliği boyutlarının, marka bağımlılığını etkileyen öncüller arasında bulunmasından hareket edilmiştir. Ayrıca, marka faydası ve kişiliğinin marka bağımlılığı üzerindeki etkisinde marka özdeşleşmesinin oynayabileceğe role yönelik araştırma önerileri neticesinde bu çalışma meydana getirilmiştir. Çalışmanın uygulama ürünü olan sneakers (günlük spor ayakkabı) vaat ettiği faydalar, taşıdığı marka kişiliği özellikleri, özdeşleşmeye uygun bir ürün olması ve tüketiciyi markasına bağımlı hale getirebilecek özellikleri nedeniyle tercih edilmiştir. Oluşumu 1930’lu yıllara dayanan sneaker ayakkabıların 2020’li yıllarda küresel ölçekte geldiği ekonomik büyüklük ve Türkiye’de bu ürüne yönelik pazarın her geçen yıl büyümesi de sneaker ürününü tercih etmeyi kuvvetlendirmiştir. Bu kitapta marka faydası ve kişiliğinin marka bağımlılığı üzerindeki etkisi incelenmiş, ayrıca marka özdeşleşmesinin bu kavramlar arasındaki ilişkiyi ne derecede etkilediği sneaker ürünü özelinde tespit edilmeye çalışılmıştır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
UNDERSTANDING MODERN MACROECONOMIC SCHOOLS: A COMPARATIVE ANALYSIS
In this book, we attempt to make a comparative evaluation of modern macroeconomic schools: Monetarism and New Classical School based on the Classical System that envisage automatic full employment or natural rate of unemployment (NRU) equilibrium (AFNE or ANRUE) vs. New Keynesian and Post-Keynesian Economics based on the Keynesian System which gives unemployment equilibrium (UNE) or non-automatic NRU equilibrium (NANRUE) due to insufficiency of aggregate demand.
In order to determine which school is relevant, first the basic assumptions of these systems are compared: i) rational vs. adjusted vs. heterogeneous expectations, ii) existence of perfect competition in all markets leading to flexibility of prices and wages vs. imperfect competition giving rise to rigidities, and iii) presence or lack of coordination between markets.
In the final phase of our evaluations the performance of the developed economies are surveyed to establish whether we meet with AFNE or ANRUE or else UNE or NANRUE; and whether policy prescriptions devised by respective schools solve or alleviate the problem at hand when implemented.
Our investigations point out that New Keynesian and Post-Keynesian schools are more relevant compared to Monetarism and New Classical School. The choice between New Keynesian and Post-Keynesian Economics, however, is more difficult to make although New Keynesian Economics seems more widespread than Post-Keynesian Economics. Objectively, Post-Keynesian assumptions seem more realistic; normatively, however, New Keynesian stands seems more fit to the present day move towards globalization.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
The Teacher: Essays and Addresses on Education
The papers of this volume fall into three groups, two of the three being written by myself. From my writings on education I have selected only those which may have some claim to permanent interest, and all but two have been tested by previous publication. Those of the first group deal with questions about which we teachers, eager about our immeasurable art beyond most professional persons, never cease to wonder and debate: What is teaching? How far may it influence character? Can it be practiced on persons too busy or too poor to come to our class-rooms? To subjects of what scope should it be applied? And how shall we content ourselves with its necessary limitations? Under these diverse headings a kind of philosophy of education is outlined. The last two papers, having been given as lectures and stenographically reported, I have left in their original colloquial form. A group of papers on Harvard follows, preceded by an explanatory note, and the volume closes with a few papers by Mrs. Palmer. She and I often talked of preparing together a book on education. Now, alone, I gather up these fragments.
George Herbert Palmer
1908
₺575,00