KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Yeni Başlayanlar İçin EKONOMİ
-

Üstün Yetenekliler Eğitimi İçin Toplum 5.0
₺260,00 -

ULUS MARKALAMA
-

Türk Ekranından Yansımalar
₺325,00 -

TOPLUM ve KÜLTÜR
₺235,00 -

Tersine Lojistikte Araç Rotalama
₺190,00 -

TANZİMAT DÖNEMİ TÜRK ROMANINDA MEKÂN
₺510,00 -

SPOR ENDÜSTRİSİNDE MARKALAŞMA
₺275,00 -

Soğuk Savaş Sonrası Türkiyenin Balkanlar Üzerindeki Etkisi
₺275,00 -

SİLVAN İLÇESİNİN BEŞERİ ve İKTİSADİ COĞRAFYASI
₺650,00 -

SAKARYA NEHRİ – GÖYNÜK ÇAYI – ÇATAK ÇAYI ARASINDAKİ SAHANIN KARST JEOMORFOLOJİSİ
₺650,00 -

Reklamlarda Yaratıcılık & Temel Yaratıcı Stratejiler
₺235,00 -

Political Branding and Youth in the Uk
₺235,00 -

ÖĞRENME ÖĞRETME STRATEJİLERİ
₺235,00 -

ORGANİZASYONLARDA İNSAN KAYNAKLARI PROBLEMLERİNİN ÇÖZÜMÜ
₺340,00 -

Muşta Yaşayan Kuzey Kafkasya Halkları
₺300,00
KİTAP TANITIMI
HANYALI KÂMÎ DÎVÂNI
Osmanlı döneminde Girit üç sancağa ayrılmıştır: Hanya, Kandiye, Resmo.
Girit’in tamamının fethedildiği 1669’dan zamandan beri siyasî ve sosyal hayatımızda olduğu gibi edebî hayatımızda da önemli bir yeri olmuştur. Osmanlı şehirlerinde cami, tekke ve medreseler Osmanlı kültürünün temelini oluşturmaktadır. Girit’te de edebî ve kültürel ortamı cami, medrese ve tekkeler şekillendirmiştir. Bunun neticesi olarak Girit’te şair sayısı hızla artmış, zengin bir edebî ve kültürel ortam oluşmuştur.
Yaklaşık 250 yıl Osmanlı-Türk hâkimiyetinde kalan Girit’in bu kadar zaman içerisinde çok şair yetiştirmesinden dolayı bir şiir adası olarak değerlendirilmiştir.
Kâmî, Girit’in Hanya sancağında yaşamış, döneminin medrese ilimlerini tahsil etmiş, uzun yıllar Suda kalesinde gümrük kâtipliği yapmıştır. 1217/1802 tarihinde İstanbul’a göç etmiş, altı ay sonra İstanbul’da vefat etmiştir.
Hanyalı Kâmî, Adalar, Girit ve Hanya’daki Türk kültürü, edebiyatı ve sosyal hayatı için önemli bir şairdir.
₺610,00
KİTAP TANITIMI
HABSBURG SERHADDİNDEKİ OSMANLI GARNİZONLARININ FİNANSMANI
Türkiye’de Osmanlı askerî tarihi konularını serhad çalışmaları kapsamında ele alan ve literatüre önemli katkılar yapan eserlere her geçen gün bir yenisi ekleniyor olsa da, devrin terminolojisini ortaya koyan, belgelerin doğru okunduğu kadar anlaşılmasını da sağlayan çalışmaların henüz benzer bir yoğunlukta yapılmamış olması alanın en önemli eksikliklerinden biri olarak göze çarpmaktadır. Zira meşruiyet skalasının bir parçası olarak imparatorluk mekânlarının mütemmim cüzü olan serhadlerdeki askerî örgütlenmenin ortaya konulması, bu bağlamda Osmanlı askerî tarihi üzerine yapılacak yeni çalışmalara ışık tutacak önemli argümanlar sağlayacaktır. Bu bağlamda elinizdeki çalışma, 1683-1699 Harbi’nde Osmanlı’nın Habsburg sınırındaki örgütlenmesini, garnizonların organizasyonundaki değişim ve bu değişimin yarattığı ekonomik koşullar çerçevesinde ele almaya çalışmaktadır. Harbin gidişatındaki değişime paralel olarak askerî ve malî tedbirlerin Osmanlı merkezî idaresi tarafından hayata geçirilmeye çalışılması ve bu yeni yapının beraberinde getirdiği problemlerin çözüme kavuşturulması, değişen yapıya uygun yeni bir askerî / malî uygulamanın yapılmasını zorunlu kılmıştır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
İktidar Mücadelesi Temelinde Osmanlı Tarihi
İnsana dair her olayda az ya da çok var olan iktidar duygusu, tarih boyunca iyi veya kötü olaylarla kendisini göstermiştir. Bazen bir idareyi tesis ederken bazen ona karşı oluşan direnişi simgelemiş, bazen devlet kurdururken bazen devlet yıkmış, kimilerini birbirlerine dost kılarken, kimilerini de düşman etmiştir. İktidarı yaşanmışlıklar üzerinden irdeleyen bu kitabın örneğini oluşturan Osmanlı Devleti, Türk İslam devlet geleneğinin bir temsilcisi ve zirvesi olarak tarihte mümtaz bir yere sahip olmuştur. Kuruluşundan yıkılışına kadar altı yüz yılı aşkın bir zamanda, tek hanedanla üç çağda ve üç kıtada hüküm süren muazzam bir medeniyet inşa etmiştir. Bu süreçte Orta çağın geleneksel toplumlarıyla savaşmış, onlara diz çöktürmüştür. Yeni çağın reformcu Batılı devletleriyle savaşmış, onlarla başa baş mücadele etmiştir. Yakın çağın emperyalist kapitalist yeni dünya düzenine karşı direnmiş ve kendi içinden modern bir devlet çıkarmıştır. Nihayet bu kitap, tarih boyunca hakkında fikirler yürütülen ve eserler meydana getirilen iktidarı ve iktidar mücadelesini, belli bir zaman diliminde ve coğrafyada yaşanan olaylardan örnekler vererek anlatmak amacıyla hazırlanmıştır.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Küreselleşme Sürecinde Akıllı Şehirler: Paradigma, Yönelimler ve Fırsatlar
20. yüzyılın son çeyreğinde ortaya çıkan küreselleşmeyle birlikte, sosyoekonomik ve kültürel hayatın her alanı gibi şehirler de köklü değişiklikler yaşamaktadır. Küreselleşmenin neden olduğu büyük paradigma değişimleri nedeniyle dünya çapında şehirler gittikçe daha fazla araştırmanın konusu olmaktadır. Bu süreçte akıllı şehirler kavramı ön plana çıkmıştır. Akıllı Şehir kavramının odak noktası, internet teknolojileri, Nesnelerin İnterneti (IoT) ve herkese fayda sağlayacak yapıdaki büyümeyi tetikleyerek fırsatların iyileştirilmesidir. Temel varsayım, akıllı şehirler sayesinde ve girişimcilik için yeni fırsatların genişlemesi yoluyla suç, yoksulluk ve işsizlik oranlarının azaldığı, teknolojik verimlilikle doğal kaynak kullanımının arttığı ve teknolojilerin uygulanma alanlarının giderek genişlemesiyle yaşam kalitesinin yükseldiği yeni yaşam alanlarının yaygınlaşmasıdır. Şehirlerin, büyük ölçekli kentleşme zorluklarını ele almak ve yaşanabilir, rekabetçi ve kendine güvenen şehirler yaratmanın yeni yollarını bulmak için yenilikçi çözümlerin uygulanması yoluyla daha akıllı hale gelmesine ihtiyaç vardır. Bu doğrultuda, akıllı şehirlerin ortaya çıkışı, tüm dünyayı bir seviye daha yükseğe ulaştıracak çok daha büyük bir dönüşümün habercisi olabilir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Sağlık Yönetiminde Tıbbi Terminoloji
Tıp alanında kullanılan ortak dilin Latince olması, tıp eğitimi almayan ancak sağlık kurumlarında görev yapan personelin iş ortamında iletişim kurmasını zorlaştırabilmektedir. Kitapta diğer tıbbi terminoloji kitaplarından farklı olarak tıp terimlerine idari bir bakış açısıyla yaklaşılmış ve içerikler sağlık kurumlarının hizmet birimleri gözetilerek oluşturulmuştur. Bu kapsamda her bir bölümde öncelikle ilgili konu başlığına yönelik genel bilgilere yer verilmiş, ardından o birimde sıklıkla kullanılan tıp terimleri kategorize edilerek açıklanmaya çalışılmıştır. Farklı birimlerdeki sağlık çalışanlarının görüşleri alınarak hazırlanan bu kitap, sağlık kuruluşlarının idari birimlerinde görev yapan tüm personelin iş ortamında karşılaşabileceği ve bilmesi gereken tıbbi terimleri içermektedir. Kitabın bilim dünyasına faydalı olması ümidiyle, iyi okumalar dileriz.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
TÜRKİYE’DE ASKER VE İDEOLOJİ
Bu kitap Fransız düşünür Louis Althusser’in devlet aygıtlarına yönelik ortaya koymuş olduğu sınıflandırmayı ordu-siyaset ilişkisi perspektifinden ele alarak Türkiye örneğine uyarlandığında ortaya çıkan sonuçları tartışmayı hedeflemiştir. Modernleşme projesinin ağırlıklı olarak askeri elitler aracılığıyla gerçekleştirildiği söylenebilecek olan Türkiye’nin siyasal yaşamında ordunun yalnızca bir baskı aygıtı değil ondan daha da ön planda dönemsel olarak ideolojik bir aygıt işlevi gördüğü iddiasından yola çıkılmıştır. Bilhassa Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluş felsefesinin fikri bir karşılığı olarak kabul edilebilecek Kemalizm ideolojisinin sahip olduğu temel prensip ve yaklaşımların topluma yayılmasında ordunun üstlendiği fonksiyonlar ortaya konulmak istenmiştir. Bu çerçevede Türkiye’nin politik yapısında silahlı kuvvetlerin niçin salt bir baskı aygıtı olarak değerlendirilemeyeceği sorusuna da yanıt aranmaya çalışılmıştır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Üretken (Generative) Yapay Zekâ ve Büyük Dil Modelleri (LLM)
Gelecekten bir pencere açarak devrim yaratan adımların atılmasını sağlayan yapay zekâ teknolojileri, Üretken Yapay Zekâ (Generative Artificial Intelligence) ve Büyük Dil Modelleri (Large Language Model) hakkında her şeyi öğrenmeye hazır mısınız? Üretken Yapay Zekâ ve Büyük Dil Modelleri kitabı, ChatGPT, Google Gemini ve Meta LLaMA gibi en gelişmiş modellerin iç işleyişini keşfederken, LLMOpsun etkili kullanımını da ele almaktadır. Muhteşem teknolojiler sayesinde yeni içerikleri üretebilen algoritmaları kullanarak geleneksel yapay zekâ sistemlerinden farklılaşmaktadır. Bu kapsamlı rehber, yapay zekânın günlük hayata, iş dünyasına ve topluma olan dönüştürücü etkisini gözler önüne sermektedir. Teknolojik yeniliklerden etik sorumluluklara kadar geniş bir yelpazede bilgi sunan kitap, hem alanında uzmanlar hem de meraklı okurlar için vazgeçilmez bir kaynak olacaktır.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Kâbil Elçisi Ömer Fahreddin Paşa
Mohaç Meydan Muharebesi’nin (29 Ağustos 1526) kazanılmasında önemli bir payı olan meşhur Akıncı Bali Bey’in (Balioğulları) soyundan gelen Rusçuklu Ömer Fahreddin Paşa, yapmış olduğu faaliyetlerle Türk tarihinde araştırılmaya değer bir kişilik olarak her zaman dikkat çekmiştir. Uzun süren askerlik hayatında Paşa, en büyük şöhretini Medine’yi savunmasında göstermiş olduğu fedakârlıklarından almıştır. Paşa, Medine’de İngilizlere ve onların işbirlikçisi Şerif Hüseyin’e karşı amansız bir mücadele vererek tüm Müslümanların kalbi olan Medine’yi son ana kadar savunmuştur. Bu şekilde şöhret kazanan Paşa, Medine çöllerinden anayurda döndüğünde yeni bir göreve daha layık görülmüştür. Bu görev, onun “Medine Müdafii” şöhretiyle çok ilgili bir hususiyeti barındırmıştır. Artık Paşa, Ortadoğu’da ve bu coğrafyada Türkler için önemli olan Afganistan’da yine İngilizlere karşı aynen Medine’deki gibi bu sefer diplomatik bir savaşın ön cephesinde elçi olarak yerini almıştır. Ömer Fahreddin Paşa’nın Kabil Elçiliği faaliyetlerini konu edinen bu kitap, gizlilik durumu 12.11.2021 tarihinde kaldırılmış arşiv belgelerinden ve bu konuda yazılmış eserlerden hareketle ortaya çıkarılmıştır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Türkçede Kalıp Sözler
Dilin söz varlığının bir bölümü tek tek sözcüklerden bir bölümü de kalıplaşmış dil birimlerinden yani atasözü, deyim, ikileme, birleşik ve kalıp sözlerden oluşuyor. Bu birimlerden kalıp sözler, Türkiye Türkçesiyle ilgili araştırmalarda hak ettiği ilgiden mahrum kalmış görünüyor. Hâlbuki bu sözlerin dışındaki kalıplaşmış birimler hakkında, hem dil bilgisi kitaplarında hem de sözlük ve monografilerde epey bilgi bulmak mümkün. Kalıp sözlerle ilgili yeterli araştırma olmadığı için de bu sözler sıklıkla diğer kalıplarla karıştırılıyor. Bu nedenle, dil kullanıcılarının söz varlığında yer alan ve günlük dilde yaygınlıkla kullanılan kalıp sözler üzerine ayrıntılı betimleme, derleme ve açıklamalara ihtiyacı olduğu anlaşılıyor.
Türkçede Kalıp Sözler, bu ihtiyacın giderilmesine yönelik bir araştırmanın ürünü olarak ortaya çıktı. Kitapta sözcük bilim yöntemleri çerçevesinde kalıp sözleri çeşitli yönlerden ele almak ve incelemek amaçlandı. Bu birimlerin tanımlanması, özellikleri, diğer kalıplaşmış dil birimlerinden ayrılan yönleri, kültürle ilişkisi ve yabancı dil öğrenimindeki yeri betimlenmeye çalışıldı. Bu betimlemelere sözlü ve yazılı kaynaklardan derlenen 1210 kalıp söz, anlamları ve kullanım sıklığı hakkında bir fikir vermesi için genel ağdaki bulunma sayılarıyla birlikte eklendi. Böylece kalıp sözlerle ilgili bir monografi ortaya çıktı.
₺520,00
KİTAP TANITIMI
Çağdaş Yunan Edebiyatında Halk Türküleri
Çağdaş Yunan edebiyat tarihinin ve halk biliminin önemli konularından biri olan halk türküleri bu çalışmada yedi başlıkta incelenmektedir. Çalışmada çağdaş Yunan edebiyatında halk türkülerinin yeri, halk türkülerinin tasnifine yönelik halk bilimcilerin önerileri, Yunan halk biliminin kurucusu Nikolaos Politis’in tasnifi esas alınarak Yunan halk türkülerinin türleri ayrı başlıklar altında incelenmektedir. Her bir türkü türü için verilen Yunanca özgün metnin altında Türkçe çevirileri de yer almaktadır. Çalışmada türkü derlemeleri ve derleme çalışmalarındaki metodolojik sorunlara da kısaca değinilmektedir. Türkülerin kökeni ve ortaya çıkış tarihleriyle ilgili tartışmalardan söz edildikten sonra Yunan halk türkülerinin yapısal, morfolojik ve estetik özellikleri de örneklerle ele alınmaktadır. Çalışmanın son bölümünde türkü derlemelerinin sözlük kısımlarının taranması sonucu tespit edilen Yunan halk türkülerinin Türkçe söz varlığına ait veriler de araştırmacıların istifadesine sunulmaktadır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
II. Dünya Savaşı Yıllarında Batı Anadolu Kent Ve Taşrasında Sosyo Ekonomik Yaşam
20. yüzyılın en önemli olaylarından sayılan İkinci Dünya Savaşı’nda; milyonlarca insan ölmüş, savaşa katılan ve katılmayan pek çok ülkede siyasi ve ekonomik yaşam etkilenmiş, bu etkilenme toplumsal yaşama da yansımıştır. Savaş, Eylül 1939’da başlamış, savaşa katılmamış olsa da etkileri Türkiye’de de görülmüş, toplumun tüm kesimleri yaşananlardan olumsuz bir şekilde etkilenmiştir. Türkiye savaş başladığında her anlamda savaşa hazırlıksız durumda idi. Savaş süresince Türk dış politikasının hedefi ülkenin savaştan uzak kalmasını sağlamak olmuş, bunun için savaşın askeri gelişimine göre değişik taktikler uygulanmıştır. Türkiye savaşın son günlerine kadar taraf olmamış ve sıcak savaşın tahribatından korunmuş olsa da savaşın getirdiği sorunlarla birlikte köylüsü kentlisi sosyal ve ekonomik yaşam içinde ciddi bedeller ödemek durumunda kalmıştır. Araştırmamız Türkiye’de mevcut II. Dünya Savaşı çalışmalarının makro ölçekli değerlendirmelerinden farklı olarak Batı Anadolu kent ve taşrasında zorlu ekonomik koşullar içinde geniş halk kitlelerinin gündelik yaşamlarını, birbirinden farklı hikâyelerini, gelişen olayları, mikro ölçekte savaş deneyimini, tepkileri ve sıradan hayatların mücadelelerini ele almaktadır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Farklı Yönleriyle Çocuk ve Gençlik Edebiyatı
“Ömer Seyfettin yoğun olarak 1908-1920 yılları arasında öyküler yazmış bir Türk yazarıdır. Bu dönemde “Milliyetçilik” akımının etkisiyle Türkçede de bir millileşme, yalınlaşma söz konusudur. Ömer Seyfettin bu dönemde bu anlayışın yansıması olarak döneminin yazın diline göre oldukça yalın ve konuşma dilini ölçü alarak öyküler yazmıştır. Dolayısıyla, o dönemin çocukları, anlayabilecekleri yalınlıkta olduğu için, Ömer Seyfettin’in yazdığı öyküleri severek okumuşlardır. Buna bir de öykülerinde çocukluk anılarını aktardığı eklenince, Ömer Seyfettin “Çocuklar için yazan bir yazar” olarak zihinlere yerleştirilmiştir. Bu nedenle, günümüzde bile öğretmenler tarafından, okumaları için öğrencilere en fazla önerilen yazarlar arasındadır.
Oysa Ömer Seyfettin’in her öyküsü, çocukların okuyabileceği, onların yaş ve zihinsel gelişimleriyle uyumlu öyküler değildir. Örneğin, Bomba ve Beyaz Lale bu türden öykülerinden yalnızca ikisidir. Ömer Seyfettin, hiç kimsenin itiraz edemeyeceği denli iyi bir öykücü olmasına rağmen, sözü edilen öykülerindeki bu özelliklerin yayınevleri ve öğretmenlerce dikkate alınması gerekir. Bu çalışmada bu konu örneklendirilmeye çalışılmıştır.” ( S.21)
KİTAP TANITIMI
KOSOVA TÜRK MASALLARI
Balkanların merkezinde yer alan Kosova Cumhuriyeti’nde kayda değer sayıda Türk nüfusu yaşamaktadır. Bugün Kosova Cumhuriyeti’nde azınlık konumunda yaşayan Kosova Türkleri, geçmişte olduğu gibi, topraklarını Türk kültürü ve düşüncesiyle yoğurmaya devam etmektedir. Kosova’da Türk kültürünü yaşatmanın en güçlü yollarından biri de yüzyılların birikimi olan sözlü kültür ürünleri ve diğer kültürel birikimin genç kuşaklara aktarılmasıdır. Bu anlamda Kosova Türk masalları ve masal anlatma geleneği büyük bir görev üstlenmektedir.
İşte bu düşünceden hareketle hazırladığımız bu kitap, Balkanların merkezinde bulunan ve tarih boyunca farklı milletlerin hâkimiyetine girmekle birlikte beş yüz yıl süren Türk hâkimiyetinde Türk kültürü ve sanatı ile bezenmiş bir coğrafyada yaşayan Kosova Türklerinin masal anlatma geleneği ve masallarını konu edinmiştir.
₺510,00
KİTAP TANITIMI
Türkçe Bildirme Kipi Genel Zaman Ulamı
Bu kitapta Türkçe bildirme kipi ulamı, Prof. Dr. V. G. Guzev’in geliştirdiği “üç kerterizli zaman kavrayışı” temelinde ele alınmıştır. Buna göre Türkiye Türkçesi şimdiki zaman, geçmiş zaman ve gelecek zaman kesiti olmak üzere üç kerterizli bir zaman sistemine sahiptir. Elinizdeki çalışmada, söz konusu kerterizlere ait tüm ulam şekilleri kiplik, dil bilgisel zaman ve görünüşlük özellikleri temelinde ele alınmış, geçici olarak farklı işlevde kullanımları tespit edilmiş, sözlü (konuşma) ve yazılı sözdeki (yazı) kullanım özelliklerine göre verimlilikleri ortaya konmuş ve söz konusu ulamların anlamı, anlam birimcik çözümlemesi metoduyla yapılandırılmıştır.
Kiplik ve kip, dil bilgisel zaman, görünüş ve kılınış gibi konular; lisansüstü tez, bilimsel makale ve monografik çalışma düzleminde sıklıkla ele alınmakta ve bu çalışmalar ilgiyle takip edilmektedir. Elinizdeki bu çalışma da kiplik ve kip ayrımını ortaya koyması; Türkçenin zaman sistemini bütüncül bir biçimde sunması ve Türkçe bildirme kipini meydana getiren ulam şekillerinin kiplik, zaman, görünüş ve kılınış özelliklerini tespit etmesi bakımından önem arz etmektedir.
Çalışmanın, genel olarak ele alınan ulamların anlamını anlam birimcik çözümlemesinden hareketle yapılandırması bakımından anlam bilimi; yargının morfolojik yolla dile getirildiği araçlardan olan bitimli şekilleri ele alması bakımından biçim bilimi; ulam şekillerinin pragmatik kullanımlarını ve söz diziminde üstlendikleri farklı işlevleri vermesi bakımından edim bilimi ve söz dizimi gibi alanlara, özel olarak ise Türkiye Türkçesi çekim biçim bilimi ve Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi alanlarına katkı sunacağı düşünülmektedir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
LİDERLİK DAVRANIŞLARI VE ÖRGÜTSEL BAĞLILIK
Ekonomik anlamda gittikçe gelişen, farklı büyüklükteki eğitim kurumları benzer eğitim-öğretim faaliyetleri göstermekle birlikte global boyutta birbiriyle de rekabet etmektedir. Rekabetin giderek artması, globalleşme ve dış ülkelerdeki diğer kurumlara açılma gibi etkenler, kurumların faaliyetlerini devam ettirmelerinde örgüt kültürünün önemini arttırmaktadır. Bu zorlu rekabet koşullarında kurumların başarılı olması, büyük ölçüde yenilikçi fikirlerin ve yaratıcılığın desteklendiği bir yönetim yaklaşımının benimsenmesi ile sağlanabilir. Doğru zamanlama ve etkin lider-yönetici sayesinde uygulanan yönetim yaklaşımı sonucunda oluşan güçlü örgüt kültürü ve devamında sağlanan örgütsel bağlılık, aynı zamanda yüksek iş doyumunu da beraberinde getirecektir.
Bu kitap, çalışma hayatında insana verilen önemin ve insanı yöneten lider-yöneticilerin iş hayatındaki yerinin ne denli büyük olduğunu göstermeyi amaçlamaktadır. Her ne kadar yüksek teknolojilere sahip olsak bile, insana yapılan yatırım, işletmelerin ayakta kalabilmeleri için göz ardı edilemez bir gerçektir…
KİTAP TANITIMI
KURUMSAL SOSYAL SORUMLULUK
Sosyal sorumluluk işletmelerdeki kâr fırsatları peşinde koşmak ve hızlı rekabet ortamında çalışmaktan daha kapsamlı bir iştir. Sosyal sorumluluk işletmelerin hızla değişen sosyal, ekonomik ve siyasal çevrenin ihtiyaçlarına cevap verme gereksiniminden kaynaklanmıştır.
İşletme ile çevre arasında onay ve rızaya dayalı bir uzlaşım alanı oluşturulmalıdır. Buda işletme ile çevresi arasındaki iyi bir iletişime dayanmaktadır. Bunun içinde işletmenin imajının iyi olması gerekmektedir. İşletmenin iyi iletişim ağını kurması, imaj oluşturması ve hedef kitlelerin talep ve isteklerini öğrenmesi halkla ilişkiler sayesinde olmaktadır.
İşletmeler sorumluluk anlayışı içinde hareket etmelidirler. Aynı zamanda belirlenecek olan halkla ilişkiler politikasının temelinde de sosyal sorumluluk yatmalıdır. Edwsard L.Bemays Bostan Üniversitesinde yaptığı konuşmadaki gibi “Halkla ilişkiler sosyal sorumluluğun uygulamasıdır”
Halkla ilişkilerin görevleri arasında bulunan toplumla bütünleşmenin sağlanabilmesi için işletmenin demokratik bir ortamda meşruiyetini kazanması gerekmektedir. İşletmeler tüm ticari hedeflerini belirlerken sosyal sorumluluk ilkelerine uygun davranmalıdırlar. Bu türlü bir yöntem toplumun işletmeyi desteklemesini sağlar. Aynı zamanda işletmeye olan bağımlılığı artırır. Hedef kitlelerine sorumlu davranma ihtiyacı duymayan işletmelerin, halkla ilişkilere ihtiyacı yoktur.
“Hepiniz çobansınız ve hepiniz elinizin altındakilerden sorumlusunuz. Yönetici çobandır.”
Hz Muhammed (SAV)
“Yaptıklarınızdan değil yapmadıklarımızdan da sorumluyuz.”
J.B.Moliere
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Avatarını Söyle, Sana Kim Olduğunu Söyleyeyim!
Avatarını Söyle, Sana Kim Olduğunu Söyleyeyim, dijital oyunların yalnızca bir eğlence biçimi olmadığını; bireylerin benlik algısını, kimlik sunumunu ve sosyal ilişkilerini derinden etkileyen güçlü bir kültürel alan olduğunu ortaya koyuyor. Bu kitapta, dijital oyun deneyiminin oyuncuların benlik inşasını nasıl şekillendirdiği kuramsal bir çerçeveyle ele alınırken; avatar seçimlerinin, çevrimiçi performansların ve dijital kimliklerin gerçek hayattaki benlik algısıyla nasıl etkileşime girdiği açıklanmaktadır. Aynı zamanda, dijital oyun bağımlılığı bölümünde, oyunların aşırı kullanımının bireyin psikolojik süreçlerine, sosyal ilişkilerine ve kimlik bütünlüğüne nasıl yansıdığı incelenmektedir. Dijitalleşen dünyada benlik, kimlik ve bağımlılık ilişkisini anlamak isteyen okuyucular için kapsamlı, güncel ve yol gösterici bir kaynak sunmaktadır.
₺310,00
KİTAP TANITIMI
Digital Transformation: Corporate Communication in The Context of Industry 4.0
The increasing digitization has brought mandatory changes in how business and communication disciplines must adapt. The evaluation of opportunities provided by digitization in corpo-rate communication will have positive effects if the benefits are well understood and appropriately used. The digitization of companies is bringing the physical world into the digital world, and corporate communication must be repositioned in this new digital world to benefit thousands of people working in the field. The author has restudied some topics from his academic studies on digitization in this book and hopes that readers can create a correct roadmap based on the concepts and findings presented.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
SATIR ARASI TOPLUMSAL CİNSİYET
Toplumsal cinsiyet, bir atama işidir, kadına ve erkeğe nasıl yaşaması gerektiğini dikte eder. Kadın ve erkek, toplum tarafından kendileri hakkında yapılan bu atamayı, doğumları ile birlikte tebellüğ ederler. Ancak ataerkil sistem, işini şansa bırakmadığından, her yeni gelene, yaşamı boyunca farklı şekillerde tebliğlerini sürdürür: şöyle yaşamak, böyle davranmak, şöyle hissetmek, böyle olmak gibi… Toplum, cinsiyetlerin ‘doğma’ ve ‘olma’ arasındaki bağını güçlendirir. Kâh yüksek sesle, bir yasanın dayatacağı kadar güçlü şekillerde cinsiyetler toplumsallaşır; kâh kısık bir sesle, satır arası belirsizliği ile toplum, cinsiyet rollerini belirlemeye devam eder. Günlük hayat akışının her anında rastlanabilecek bu mağduriyete, belki de -en çok- edebi eserler aracılığıyla sebep olunması, pek ihtimal verilmeyen bir durumdur. Öyle ya, okuma eylemi, başlı başına yararlı olan ve iyi hissettirendir. Ancak, feminist edebiyat eleştirisi merceğini, edebiyatın satırları kadar, satır aralarına tuttuğumuzda, işkillenmemiz gereken eşitsiz bir tutumun varlığı ile sarsılırız. Kadın ve erkek kahramanlara, ataerkil telaşlarca, kısıtlı eylem haritaları ve belirli şablonlarla satır arası mahkûmiyeti yaşatılır. Oysaki başka bir görme biçimi mümkündür. Edebiyatın satır arası eşitsizliği, hasır altı edilecek bir kırıntı önemsizliğinde değildir.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Lojistik Merkez Olarak İstanbulun Hava Ulaşımındaki Yeri
Ürün çeşitliliğinin her geçen gün arttığı, sipariş döngü süreçlerinin kısaldığı, ülkeler arası sınırların görünmez hale geldiği, işletmelerin globalleştiği, taşıma mesafelerinin arttığı, hız ve maliyet unsurunun bir numaralı faktör olarak karşımıza çıktığı günümüz dünya ticaretinde, ticaretten türeyen bir talep olan lojistiğin önemi giderek artmaktadır.
Artan uluslararası ticaret faaliyetleri ve sınırların görünmez hale gelmesi ile müşteriler siparişlerine en kısa sürede ulaşmak, tedarikçiler ise müşterilerin taleplerine en hızlı, emniyetli ve yüksek kalitede bir taşımacılık hizmeti vermek istemektedirler.
Diğer taşıma modları ile karşılaştırıldığında oldukça güvenli bir taşıma türü olduğu için pahada yüksek değere sahip ürünlerin taşındığı havayolu taşımacılığı ile ilgili olarak; 2024 yılına kadar yapılan tahminlemelerde; Dünya ekonomisinin yılda ortalama %2,9, Dünya havayolu yolcu sayısının yılda ortalama %4,8 ve Dünya havayolu kargo taşımacılığının da ortalama yılda %6,2 büyümesi beklenmektedir.
Hava kargo ve hava lojistik faaliyetlerinde gerçekleşen ve gerçekleşmesi beklenen büyümelere paralel olarak mevcut havalimanları üzerine yeni altyapı çalışmaları yapılmakta, yeni kurulacak olan havalimanlarının ise ya transit merkezlere yakın olması ya da havalimanın içerisinde bir transit merkez oluşturulması kıstası aranmaktadır.
Bu kitapta da bir lojistik merkez olarak İstanbulun hava ulaşımındaki yeri, 25 yıl içerisinde 4.Fazda 150 milyon yolcu kapasitesini karşılayacak şekilde genişleyecek olan İstanbul Havalimanı kapsamında değerlendirilmiştir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Türk Folklorunun Akademik Seyri
Türk folklor çalışmaları Cumhuriyet’in kuruluş dönemindeki ilke ve amaçlar doğrultusunda belirlenen hedefler merkezinde doğup şekillenirken ilerleyen yıllarda uzun yeni bir bakış açısı üretememenin getirdiği kısır döngüyle derleme-yayın anlayışına sahip olmuş ve günümüze kadar bu süreci küçük revizelerle devam ettirmiştir. Batılı ülkelerin kendi dinamikleri doğrultusunda bir şekilde dönüştürdükleri folklorik çalışmalar Türk akademisinin çeşitli problemleri nedeniyle oldukça zayıf kalmış ve amaçsız bir ok şeklinde savrulmuştur. Bu çalışma mevcut folklor anlayışının ne olduğunu ve çalışma metodolojisindeki problemleri göstermeyi amaçlamaktadır.
₺200,00
KİTAP TANITIMI
Padişah Kadınlar
Osmanlı’da harem ve sarayın iplerini tutan padişahlar değil, bilinenin aksine valide sultanlardır. Haremde padişah oğulları için cariyeler seçen, onları oğullarına istedikleri zaman takdim eden; haremi evirip çeviren, orada bir saltanat kuran yine valide sultanlardır. Onlar sadece haremi değil, sarayı, başta padişah oğulları olmak üzere veziriazamlar ve diğer devlet yöneticilerini de gerektiğinde yönlendiren kadın siyasetçilerdir. Valide sultanlık kurumunu temsil eden on dokuz valide sultanın hayatı bu kitapta kronolojik olarak ele alınmıştır. Belgesel kıvamında okunabilecek bu kitap, aynı zamanda farklı bir açıdan Osmanlı siyasi tarih okuma önerisidir.
Bu çalışmanın iddiası valide sultanların kendi dönemleri için esasında padişah kadınlar olduğudur: Tahtta oturan oğulları yanında sultan/padişah valideler. Siyaseti elinde tutan valide sultanlar nasıl oldu da padişah kadın oldular? Padişah kadınlar, valide sultanlar kavramından daha kuşatıcı ve açıklayıcı olabilir ve kitabın merkezi iddiası da tam olarak burasıdır. Yine padişah kadınlar, daha ötesi siyasete yön veren, Osmanlı yönetiminde hiç de arka planda değil, aksine oğulları ve bürokrasi üzerinde birer baskı aracı olan; siyaset, ekonomi ve toplumsal hayat üzerinde etkili kadınlar saltanatını anlatmaktadır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
1 Mart 2003 Başbakanlık Tezkeresi’nin Reddedilme Nedenleri
11 Eylül 2001 tarihinde New York’ta gerçekleştirilen terör saldırılarının ardından dünya için yeni bir dönem başlamıştır. Teröre ve ona destek veren ülkelere karşı küresel savaş başlattığını ilan eden ABD, önce Afganistan daha sonra Irak’a yönelik askeri müdahalede bulunacağını tüm dünyaya duyurmuştur. Radikal terör örgütleri olarak adlandırdığı El Kaide gibi yapıların, dünya için tehlike arz ettiğini ifade eden Amerikan yönetimi, bu tehdide son verilmesi için diğer devletlerden destek beklediğini açıklamıştır. Bu doğrultuda NATO müttefiki ülkelerden biri olan Türkiye’den de destek talep eden ABD ile uzun süren ekonomik, askeri ve siyasi müzakereler gerçekleştirilmiştir. Müzakereler sonucunda tezkerenin kabul edileceğine dair yaygın bir görüş hâkim olsa da 1 Mart 2003 tarihinde yapılan oylama sonucunda tezkere Meclis’ten geçmemiştir. 1 Mart tezkeresinin neden kabul edilmediği ve bu kararın doğruluğu bugün dahi tartışılmaktadır. Bu kitapta, tezkerenin neden kabul edilmediği, literatür araştırmasının yanı sıra gerek iktidar partisi gerek muhalefet partileri milletvekilleriyle gerçekleştirilen yarı yapılandırılmış mülakatlardan elde edilen verilerle açıklanmaya çalışılmıştır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
BEN’İN YÜZLERİ
‘Öteki ben’ kavramının genel bir kabulün sonucu insandaki ruh-beden ikiliğinin yanı sıra benzerlik ve karşıtlıklardan doğan ikiliklere duyulan merak ve onları açıklığa kavuşturma ihtiyacı üzerinden temellendirildiği söylenebilir. İlkel toplumlardaki mitler, destanlar, hikâyeler ekseninde ruh inancı düşünüldüğünde ‘öteki ben’ kavramının tarihsel süreç ile değişen ve gelişen toplumsal yapı içerisindeki insan, sorgulanan ve keşfedilmeye çalışılan ‘ben’ doğrultusunda edebî ifadesini de bulduğu anlaşılıyor. Bu konunun odağında Bask yazar Anjel Lertxundi’nin Otto Pette ile İhsan Oktay Anar’ın Puslu Kıtalar Atlası romanları kitabın kalbine yerleştiriliyor. Söz konusu eserlerdeki ‘öteki ben’lerin aslında roman kişilerinde belirgin bir şekilde var olduğu anlaşılan güç istenci ve yaşama istemi dolayısıyla ortaya çıktığı üzerinde durularak ‘ben’in kendini keşfetme yolculuğunda öteki bir ‘ben’e duyduğu ihtiyaç ve onunla geliştirdiği ilişki karşılaştırmalı olarak inceleniyor.
Ruhun “dünyevi kabuğu”, insan bedeni, ne kadar ulaşılabilir, ölçülebilir ve sınırlı görünse de ruhun kendisinin bir o kadar sınırsız olduğu ve içerisinde sayısız gizemi barındırdığı fark ediliyor. Lewis Carroll “Bir adın mutlaka bir anlamı mı olmalı?” diye soruyor, peki ya bir ‘ben’in mutlaka bir yüzü mü olmalı?
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Dijital Darbe
Dijital çağın görünmeyen yüzüyle yüzleşmeye hazır mısınız? Dijital Darbe, teknolojinin hayatı kolaylaştıran bir araçtan; insan davranışlarını, çalışma ilişkilerini, özgürlük algısını ve toplumsal düzeni yeniden şekillendiren küresel bir güç mekanizmasına dönüştüğünü ortaya koyuyor. TeknoKET (Teknolojinin yol açtığı Kaygı, Endişe ve Tepki) çerçevesinde; platform kapitalizmi, veri sömürüsü, algoritmik yönetim, dijital gözetim, yapay zekâ, sürekli bağlantılı çalışma kültürü ve dijital emek düzeni eleştirel bir bakış açısıyla inceleniyor. Kitap, dijitalleşmenin sunduğu hız ve konforun ardındaki görünmez uygulamaları sorgularken; insan onuru, mahremiyet ve bireysel özerkliğin dijital geleceğin en kritik meseleleri arasında yer alacağına dikkat çekiyor. Çünkü artık asıl soru, teknolojinin ne yapabildiği değil; insanı neye dönüştürdüğüdür.
₺280,00
KİTAP TANITIMI
Neo-Colonialism in Graham Greenes Fiction
Neo-colonialism is a crucial topic often discussed in international politics, economy, and literary studies. World War II and the end of official/physical colonialism have led to new strategies practiced by the imperial powers in international relations to continue their former colonial legacy and expand further the area of their interest. They never left their legacies in the former colonies but strived to pursue their exploitive desires under various guises.
Neo-colonialism and literature may be closely associated because they reflect social, economic, and political characteristics simultaneously. This book defines and exemplifies neo-colonialism in literature through Graham Greene, who illustrates the workings of neo-colonialism in formerly colonized countries through his novels that blend reality with fiction.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Türk Romanında Kimlik Problemi (1980-2000)
Bir yandan siyasi darbelerle her türlü ideolojinin kısıtlandığı, diğer yandan küresel ve liberal politikalarla özgürleştirildiği 1980lerin ikliminde geliştirilen kimlik politikaları, modern Türkiyenin var oluş gerilimine eşlik eden zıtlaşmaların ve çatışmaların arasında, toplumsal değişimin hem sebebi hem sonucu olarak Türkiyenin kaderini etkileyen bir problem alanıdır.
Son yüzyılın çok konuşulan kavramlarından olan kimlik meselesine romanın penceresinden bakmak, toplumsal değişimlerin sosyokültürel zeminini okuyabilmede geniş imkânlar sunar. Bu kitap, böyle bir niyetle, 1980-2000 arasında cereyan eden kimlik problemlerinin Türk romanındaki yansımalarına ışık tutuyor.
Kitap, 1980-2000 arasında Türkiyede yaşanan siyasi darbelerin, küresel kültür endüstrisinin, modernizm ve postmodernizmle meydana gelen kırılma noktalarının toplumsal fay hatlarını nasıl harekete geçirdiğine ve bu kırılmaların kimlikler üzerinde hangi problemleri ortaya çıkardığına, dönemin romanları aracılığıyla tanıklık ediyor. Bu minvalde toplumsal cinsiyet, sosyal hayat, inanç ve ideoloji meseleleri etrafında kimlikler tartışmaya açılıyor. Özgürlük imgesi altında aile, beden, cinsiyet, cinselliğe dair söylemleriyle yeni bir kimlik inşası tasarlayan kadınlar/erkekler/eşcinseller; yersizlik, yurtsuzluk, yabancılaşma gibi ideolojik kırılmalarıyla sosyalist aydınlar, akademisyenler; sözü tükenen sanatçılar; modernleşme karşısında verdikleri farklı cevaplarla İslamcı aydınlar, toplumsal hafızanın kaderinde yön tayin edici olan romanın aynasından sorgulanıyor. Kitap, bir bütün olarak Türk toplumunun geçmişten geleceğe uzanan hikâyesinde kendi kimliğine dair çözülmeye muhtaç soru(n)larına ilmek atan zengin bir birikime sahip.
₺715,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye Defteri
Dergiler, Türk düşünce hayatına her zaman canlılık getirmiştir. Osmanlı’nın son dönemlerinde ilk örnekleriyle tanıştığımız dergiler, düşünce hayatımızda öncü bir rol oynamıştır. Türkiye’de topluma yeni değerler benimsetme çabasında Cumhuriyet’in resmî ideolojisini işleyen Halkevi, Ülkü, Kadro gibi dergilerin yanı sıra; Yön, Hareket, Forum, Hisar, Devrim ve Büyük Doğu gibi bağımsız düşünce çevrelerince yayınlanan dergiler de öne çıkmıştır. Tarihi ve günceli, kitaptan daha dinamik, gazeteden daha ağırbaşlı bir dille ele alan dergiler, edebiyat, sanat, kültür, ekonomi, siyaset ve ideolojiler alanındaki entelektüel arayışların ürünleri olarak ilgiyle takip edildiler. 20. Yüzyıl boyunca, farklı inanç, siyaset ve ideolojiye sahip birçok toplumsal kesim ya da aydın grubu, sesini duyurmak amacıyla yayınladığı bir dergiyle adeta özdeşleşmiştir. Bu yönüyle de düşünce grupları ve onların dergileri, Türkiye’de sosyal, siyasal ve edebiyat çalışmalarının gelişiminde önemli bir yere sahiptir. Cumhuriyetle birlikte hızlanan Batılılaşma seçeneği dergilerde çok canlı bir şekilde tartışılmıştır. Batılılaşma projesinde, yalnız kapitalist modernleşme değil, İslamcılık ve sosyalizm de modernleşme için bir seçenek olarak tartışılmıştır. Türkiye Defteri Dergisi, yayınlandığı yıllarda, sosyalizm seçeneğini savunmuştur. Bu çalışma, Türkiye Defteri Dergisi’ni mercek altına almaktadır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Görsel İletişimde Disiplinlerarası Yaklaşımlar
İçinde bulunduğumuz 21. Yüzyılın ortaya çıkardığı teknoloji, üretim süreçlerini kökten değiştirmiş ve insanları büyük veri yığınları ile baş başa bırakmıştır. İnsanlara her yönden gelen verinin, enformasyonun ve bilginin insan tarafından algılanması ve buna göre bir davranış ortaya koyması kültürün şekillenmesinde önemli bir boyut haline gelmiştir. Ortaya çıkan hızın getirisi, görsel kavramını hayatımızın her alanına sirayet ettirmiş ve iletişimin en önemli yapı taşlarından birisi haline gelmesine yol açmıştır. Tarih, turizm, sanat tarihi, grafik tasarım, sinema, radyo ve televizyon, halkla ilişkiler ve diğer sosyal bilimlerin alanları ile sanat disiplini içinde bulunan diğer tüm alanların bir arada ve ilişkili düşünülmesi ve yapılan çalışmalarda birbirlerine kesişim noktaları üzerinden disiplinlerarası bir yaklaşımla bilimsel çalışmaların yapılması, bu kitabın ortaya çıkmasına sebep olmuştur.
₺890,00