KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Üniversite Öğrencilerinin Sosyal Baskınlık Yönelimi ve Başka Bazı Değişkenler Açısından Karşılaştırılması
₺195,00 -

TÜRKİYE’NİN MODERNLEŞMESİNDE HALKEVLERİ VE HAKKÂRİ HALKEVİ (1932-1951)
₺260,00 -

TÜRK-IRAK MÜNASEBETLERİ (1932-1963)
₺390,00 -

Türk Edebiyatında İktidar Mücadelesi (1860-1895)
₺300,00 -

The Spirit Of Dickensian Style
₺325,00 -

TEKİNALP yeni mecmua yazıları
₺275,00 -

Şiirin Düş Çınarı Nurettin Durman
₺455,00 -

Sosyo-Coğrafi Sorun Olarak Kanunla İhtilafa Düşmüş Çocukların Suç Coğrafyası Perspektifiyle İncelenmesi
₺250,00 -

Siyasi Yasakların Sonu: 6 Eylül 1987 Referandumu
₺390,00 -

SHORT STORIES FOR ELT CLASSES
₺250,00 -

SAĞLIK KURUMLARINDA GÜNCEL MUHASEBE VE FİNANS
₺235,00 -

Recueil d’Auteurs et de Textes de la Littérature Française
₺300,00 -

PERDEYE YANSIYAN GURBET, TÜRK DIŞ GÖÇÜ VE SİNEMA
₺455,00 -

Osmanlıdan Cumhuriyete Arşiv Belgeleri Işığında BALYA TARİHİ
₺845,00 -

Okuma Becerisi Öğretimi ve Değerlendirilmesi
-

Muğlada Sürdürülebilir Turizm
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Sevgilinin Hayaliyle Mest Olduk
Şiirlerinde vahdet-i vücûd (varlıkta birlik) düşüncesini işleyen tasavvuf edebiyatının ünlü şairi İbnül-Fâriz, meşhur Hamriyye kasidesinde, maddi şarabın sıfat ve özellikleriyle ilahi aşk ve muhabbeti sembolize etmiştir. Kasidenin ilk beytinde, evren yaratılmadan önce sevgilinin anısına içtiği şarapla mest olduğunu söyleyen İbnül-Fâriz, şiir boyunca muhabbet şarabını farklı özellikleriyle açıklamıştır. Kasidenin bugüne kadar tespit edilmiş yirmi beş kadar tercüme ve şerhi vardır. Arapça, Farsça ve Türkçe dilleriyle yapılan bu tercüme ve şerhlerin yaklaşık on beşi Osmanlı Türkçesiyle yazılmıştır.
Elinizdeki kitap, Cumhuriyetin ilk yıllarında Osmanlı Türkçesiyle yazılmış yeni bir tercümesini daha gün yüzüne çıkarmaktadır. 1937 yılında Tercümetü Kasideti İbnil-Fâriz (İbnül-Fârizin Hamriyye Tercümesi) adıyla kaleme alınan eserin içinde Mollâ Câmînin Hamriyye kasidesi üzerine yazdığı Farsça rubailer (dörtlük) ile İbnün-Nahvînin Hamriyye kasidesine yazdığı tahmislerin (beşleme) tercümesi de yer almaktadır. Üç tercümeyi bir arada sunan bu eser, Muhammet İnce tarafından bir incelemeyle birlikte Latin alfabesine aktarılarak okuyucusunun hizmetine sunulmuştur.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
New Topics in Organizational Behavior
Globalization and related technological developments have increased competition and put organizations in a struggle to survive in an extremely difficult market condition. Organizations adopt their technologies and infrastructures to today’s conditions to gain a sustainable competitive advantage and maintain their existence. However, all these efforts of organizations are easily imitated by rival companies and may cause the loss of competitive advantage.
The resource-based view provides additional information that strategic human resource is the scarce, valuable, inimitable and non-substitutable resources of organizations, thus enabling them to gain a competitive advantage. According to this view, the competitive advantage of the organization is achieved by combining valuable internal resources. Nowadays, sustainable competitive advantage is provided not by environmental factors or physical capital but by human capital (employees) efficiency. In this context, the attitudes and behaviors of employees who make up human resources are important for their organizational success. Many studies emphasize that positive attitudes and behaviors (e.g. innovative work behavior, work engagement, job satisfaction) in employees have important contributions to the success of the organization, while similarly negative attitudes and behaviors (e.g. organizational silence, turnover intention) are one of the main reasons for the failure of the organization.
In our book, literature has been created on the definition, antecedents, and organizational results of new and current concepts that are newly conceptualized in the literature and are still in their infancy. It is considered that this cumulative literature within the book will be a source for future studies on these subjects and will provide important insights for practitioners.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Bir Kaos Coğrafyası ORTADOĞU
Ortadoğu, geçmişten günümüze farklı inançların, etnik kimliklerin ve siyasal yapıların bir arada yaşadığı kaotik bir bölgedir. Bölge küresel güçler, rejimler, örgütler, sınırlar, diller, inançsal ve etnik farklılıklar arasında çok yönlü etkileşim ve çatışmanın yaşandığı bir kaos coğrafyadır. Bu nedenle bölge, Foucault’nun tanımladığı anlamda, farklılıkların ve karşıtlıkların aynı mekânda var olduğu bir heterotopya alanı olarak değerlendirilebilir. Bu heterotopik alan tarih boyunca birçok çatışmaya sahne olmuştur. Ortadoğu’da bu çatışmalar, aynı inanç ve etnik gruplar arasında olduğu gibi farklı din ve kimliklere mensup topluluklar arasında da meydana gelmiştir. Mevcut koşullar göz önünde bulundurulduğunda, Ortadoğu’daki çatışmaların yakın gelecekte sona ermeyeceği, aksine uzun bir süre daha devam edeceğini söylemek yanlış olmayacaktır.
₺360,00
KİTAP TANITIMI
Türk Eğitim Sisteminin Tarihsel Gelişimi
Eğitim, toplumların kültürel kimliğini ve geleceğini şekillendiren en güçlü araçlardan biridir. Türk Eğitim Sisteminin Tarihsel Gelişimi adlı bu eser, Ortaçağ’ın skolastik eğitim anlayışından Avrupa’daki reform hareketlerine, Osmanlı’daki medrese geleneğinden Tanzimat ve Meşrutiyet ıslahatlarına, Cumhuriyet’in ilk yıllarında oluşturulan politikalarından günümüze kadar uzanan köklü bir süreci ayrıntılı biçimde ele almaktadır.
Kitap, yalnızca kronolojik bir çerçeve sunmakla kalmayıp, her dönemin eğitim anlayışını, toplumsal yansımalarını ve kurumlarını da eleştirel bir bakış açısıyla değerlendirmektedir. Avrupa’daki modernleşme hareketlerinin Osmanlı eğitim sistemine yansımaları, modernleşme sürecinde gerçekleştirilen reformlar, yabancı uzmanların etkisi ve Cumhuriyet’in eğitim vizyonu bütüncül bir yaklaşımla incelenmektedir.
Alanlarında deneyimli 45 öğretmenin katkıları ve Prof. Dr. Haydar Çoruh’un editörlüğünde hazırlanan bu değerli çalışma, farklı bakış açılarını bir araya getirerek zengin bir içerik sunmaktadır. Eğitim tarihiyle ilgilenen akademisyenler, öğretmenler, öğrenciler ve araştırmacılar için güvenilir bir başvuru kaynağı niteliği taşıyan eser, Türk eğitim sisteminin tarihsel köklerini anlamak isteyen herkese yol gösterici bir rehberdir.
₺575,00
KİTAP TANITIMI
Mısırlı Napolyon
Kavalalı Mehmed Ali Paşanın yükselme öyküsü bile tek başına bir başarı hikayesiyken çağdaşları bu hırslı Valiye bu kadarının yetmeyeceğini anlamışlardı, ki öyle de oldu. Mısırda yönetimi kontrol altına alan Paşa bir yandan Avrupa örneğinde bir reform dizisiyle Mısırı dönüştürmeye çalışırken diğer yandan bir Valinin ihtiyaçlarının ötesinde bir ordu teşekkül ederek tabi olduğu Osmanlıya karşı mücadeleye girişti. 19. yüzyılın hararetli siyasi ortamında Osmanlının bir iç meselesinden Avrupa devletlerinin gündemindeki en önemli konulardan birisi haline dönüşen Mehmed Ali Paşa artık Avrupa için çözülmesi gereken büyük bir muammaydı. Kimi Almanlar için maceracı hadsiz bir asiden başka bir şey olmayan bu adam kimileri için ise Doğunun beklenen kurtarıcısıydı. Tuğba İsmailoğlu Kacır, 19. yüzyıl Alman kaynaklarına dayanan bu çalışmasıyla sizi oldukça tartışmalı bir isim olan Mehmed Ali Paşaya, çağdaşı Almanların gözünden bakmaya davet ediyor.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Belge-Oyun (Docu-Game)
Belge-Oyun kitabı, dijital oyun ve belgesel sinema pratiklerinin bir araya geldiği durum ve unsurları sorgulayıp, kanıtlanabilir belgelere dayanan veriler aracılığı ile bir oyunun nasıl oluşturulabileceğini tespit etmiştir. Hem bir oyunu hem de bir belgesel anlatısını fikir aşamasından itibaren ilgilendiren mekanik ve dinamik unsurların tasarımda nasıl kullanıldığı ve bu tasarımların kullanıcıya hangi platform ve ekipmanlarla ulaştırıldığı kitap içerisinde detaylandırılarak açıklanmıştır.
Bu eserde; yeni medya hikâye anlatıcılığının geleceğinde, önemli yer sahibi olması muhtemel Belge-Oyun (Docu-Game) anlatısının ortaya çıkışı, ilk ve güncel örnekleri, yeni medyayı ilgilendiren web, sosyal medya, sanal gerçeklik (VR) ve artırılmış gerçeklik (AR) içerisinde uygulanış biçimlerine yer verilmektedir. Nihai amaç olarak; Türkçe dilinde üretilmiş yenilikçi akademik yaklaşımların ve araştırmaların mümkün olabileceğini ispat etmek adına yapılmış başarılı bir denemedir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI SÜRECİNDE PROPAGANDA VE TÜRKİYE
Psikolojik Savaş, hedef kitleleri yıkıma uğratmak, moralini bozmak veya algılarını kontrol altında tutarak yönetmek maksadıyla yapılan silahsız bir savaştır. Propaganda ise Psikolojik Savaşın en önemli aracıdır. Propaganda, düşman tarafından yapılırsa kandırıcı, kendi tarafımızdan yapılırsa, koruyucu ve inandırıcı nitelik taşır.
İkinci Dünya Savaşı sürecinde özellikle Almanya ve İngiltere başta olmak üzere Müttefik ve Mihver Devletler, birbirlerine ve tarafsız ülke konumunda olmasına rağmen Türkiye’ye karşı yoğun propaganda faaliyetleri yürütmüşlerdir. Türkiye, kendisine karşı yapılan propaganda faaliyetlerine sessiz kalmamış, karşı propaganda faaliyetleri yürütmeyi başarmıştır.
Müttefik Devletler, Türkiye’ye karşı kalabalığa katıl, tren etkisi, parıltılı genellemeler propaganda yöntemlerini kullanırken, Mihver Devletler, Türkiye’ye karşı bir otoriteye referans, tanıklık, özdeşleşme, korkuya başvurma propaganda yöntemlerini kullanmışlardır. Türkiye’nin karşı propaganda taktiği ise Müttefik ve Mihver Devletlerin bakış açısına göre değişiklik göstermiştir. Türkiye, Müttefik Devletlere parıltılı genellemeler propaganda yöntemini kullanırken, Mihver Devletlere doğrudan doğruya çürütme ve kısıtlayıcı tedbirler gibi karşı propaganda yöntemlerini uygulamıştır.
Bu çalışmada, İkinci Dünya Savaşı Dönemine ait Türk ve İngiliz arşiv belgeleri, gazete ve dergileri ışığında bu dönemde uygulanan Müttefik ve Mihver Devletlerin propaganda faaliyetleri ve Türkiye’nin karşı propaganda faaliyetleri ele alınmıştır.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
KAʻBE-NÂME
Bu kitap, 18. yüzyılda kaleme alınmış Kaʻbe-nâme adlı manzum bir eser üzerindeki incelemelerimizi ve bu konu çerçevesinde yaptığımız araştırmaları ihtiva etmektedir. Kaʻbe-nâme Kaʻbe’nin tarihinin, özelliklerinin ve Kaʻbe ile ilgili inanışların şiir formunda anlatıldığı bir mesnevidir. Bu manzume, Hicrî 1131 (Milâdî 1718/1719) yılında kaleme alınmıştır. Eserin yazarı Safî mahlasını kullanan Mustafa efendidir. Edirne doğumlu olan şairin hayatı ve eserleri hakkında bilinenler çok kısıtlıdır. Mevcut çalışmalarda yer alan bu bilgilere göre onun dîvân-ı hümâyûn kâtiplerinden olduğu, lakabının da halk arasında Tavîlebaşı Mustafâ olarak bilindiği belirtilmekte ve tezkirelerde ismi geçmeyen bir şair olduğu konusunda fikir birliği bulunmaktadır. Ancak yaptığımız araştırmalar bizi, bazı biyografik kaynaklarda ve tezkirelerde Safî’nin farklı bir isimle yer aldığı sonucuna ulaştırmış; bu durum, kitabımızda gerekçeleri ile ortaya konulmuştur.
Bu kitap, giriş ve dört ana bölümden oluşmaktadır. Üç kısımdan oluşan giriş bölümünde öncelikle Kaʻbe’nin sözlük ve terim anlamı üzerinde durulmuş ardından Kur’ân-ı Kerim’de geçen diğer isimlerinden bahsedilmiştir. İkinci olarak Hacerü’-l-Esved, Hicr, Hatîm, Mîzâb-ı Kaʻbe, Makâm-ı İbrahim, Zemzem, Zemzem Kuyusu, Safâ-Merve ve Beyt-i Ma‘mûr gibi Kaʻbe ile ilgili hususlar hakkında bilgi verilmiştir. Sonrasında ise Türk edebiyatında Kaʻbe konusunun işlenişi hakkında özet olarak bilgi verilmiş ve Kaʻbe mevzusuyla ilgili eserlerden bahsedilmiştir. Kitabımızın birinci ana bölümü, “Şairle İlgili Bilgiler” başlığı etrafında toplanan beş kısımdan oluşmaktadır. Bu bölümde şairin hayatı ve eserleri hakkında yaptığımız incelemeler neticesinde ulaşılan bilgilere yer verilmiştir. İkinci ana bölümde “Eserin Tanıtımıyla İlgili Bilgiler” üst başlığı etrafında toplanan dört alt başlık yer almaktadır. Bu kısımlarda “Eser adı”, “Beyit sayısı”, “Yazılış tarihi” ve “Nüsha bilgisi” gibi başlıklar altında eserin tanıtımıyla ilgili bilgiler bulunmaktadır. Üçüncü ana bölüm eserin şekil ve muhteva incelemesine ayrılmıştır. Bu kısımda öncelikle eserin nazım şekli, vezni, aruz kusurları gibi şekle dair özellikleri üzerinde durulmuş; ardından sırasıyla sebeb-i telif, yazılış şekli/yöntemi, bilgi güvenliği/doğruluğu, zamane şairlerini eleştiri, nasihat, muhteva ve beyitlere göre muhteva dağılımı gibi başlıklar altında eserin muhtevasıyla ilgili özelliklerinden bahsedilmiştir. Dördüncü ana bölümde ise manzumenin transkripsiyonlu metni bulunmaktadır. Bu bölümde manzumenin yazı çevirisi yapılırken her beyte numara verilmiş ve manzume transkripsiyon alfabesine uygun olarak Latin harflerine aktarılmıştır. Metnin hemen ardından manzume üzerinde yapılacak daha sonraki çalışmalarda kolaylık sağlaması adına alfabetik sırayla şahıs, mekân ve eser isimlerini muhtevi bir dizin eklenmiştir. Dizinin ardından metnin anlaşılmasını kolaylaştırması düşüncesiyle bir de sözlük hazırlanmıştır. Çalışmanın en sonunda ise eserin asıl nüshasının tıpkıbasımı yer almaktadır.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Perakendecilikte Genetik Algoritma İle Depo Yerleşimi
Günümüzde depo operasyonlarının etkin bir şekilde yönetilmesi, firmalara rekabet üstünlüğü sağlamada önemli rol oynamaktadır. Etkin depo yönetimi; maliyetlerin düşürülmesi, müşteri memnuniyetinin artırılması ve dolayısıyla rekabet avantajının elde edilmesini sağlamaktadır. Sipariş toplama işlemini etkin bir şekilde yapabilmek için doğru bir depo yerleşimi yapılmalıdır. Depo operasyonları içerisinde iş gücünün en yoğun olarak kullanıldığı operasyon, sipariş toplama işlemleridir. Depo yerleşim problemi, maliyetleri düşürmek için, toplayıcıların ürün toplama esnasında katettikleri mesafeyi en aza indirmek amacıyla uygun depo yerleşiminin yapılmasını ifade etmektedir.
Bu kitapta sipariş toplayıcılarının hareket meksefesini azaltmak amacıyla depo yerleşim probleminin çözümünde kullanılan yöntemler anlatılmıştır. Problemin çözümü için metasezgisel yöntemlerden genetik algoritma modeli oluşturulmuştur. Model içerisinde uygun değerinin hesaplanmasında ise en yakın komşu kuralı kullanılmıştır. Uygulama aşamasında toplama işlemi yapılırken gezinme ile harcanan sürenin azaltılması için uygun depo yerleşiminin yapılması probleminin etkin bir şekilde çözümlenmesi amaçlanmıştır.
Uygulama sonucunda modelin başarılı olduğu, mevcut yerleşime kıyasla iyi sonuçlar verdiği görülmüştür. Uygulanan model, mevcut depo yerleşimine göre katedilen toplam mesafede %18,73 oranında bir azalmayı sağlamıştır. Geliştirilen model ile depolarda büyük ölçekli depo yerleşim problemlerinin çözülmesi amaçlanmıştır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
SİNOP’TA GELENEKSEL AHŞAP KÖY CAMİLERİ
Karadeniz Bölgesi’nde hatırı sayılır miktarda ahşap malzemeyle mamul camiler inşa edilmiştir. Geleneksel yapım teknikleri kullanılarak inşa edilen camilerin bazılarının tarihleri Anadoludaki Türk tarihine kadar ulaşabilmektedir. Genellikle kırsalda yer alan bu camiler çantı tekniğinde ve çoğunlukla çivi kullanılmadan geçme metoduyla bina edilmiştir.
Elinizdeki eser, Sinop merkez ve ilçelerindeki çantı tekniğinde inşa edilmiş 27 köy camisini konu edinmiştir. Tespitlerimize göre bu camilerin dağılımları şu şekildedir: sayıca en çok caminin 8 cami ile Ayancık’ın köylerinde inşa edildiği tespit edilmiştir. Ayancık’ı 5 cami ile Boyabat, 4 cami ile Dikmen, 3’er cami ile Durağan ve Türkeli, birer cami ile Merkez, Erfelek, Gerze ve Saraydüzü ilçeleri izlemektedir. Dolayısıyla çalışmamıza göre Sinop ilinin merkez dâhil bütün ilçelerinde çantı tekniğinde inşa edilmiş köy camilerine halen rastlanılmaktadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Bulanık Mantık ve Sigorta Şirketlerinin Performansı Üzerine Bir Araştırma
Firmaların faaliyet performansı, özellikle ticari faaliyet sürdüren birçok firma için önemli bir başarı göstergesidir. Faaliyet performansının ölçülmesi hem firmanın amaçlarına ulaşmada hangi noktada olduğunu, rekabet durumunda başarısını ve firma ortaklarına karşı güven verme konusunda önemlidir.
Bu kitapta, sigorta şirketlerinin faaliyet performansını gösteren oranlar, karlılık oranları kullanılarak bulanık mantık çerçevesinde tahmin edilmiş ve yorumlanmıştır.
Bu kitabın hazırlanmasındaki amaç, firma performans oranları tahmin edilirken farklı bir çözüm yöntemi önermek ve nokta tahmini yerine aralık tahmini yaparak okuyucuya daha anlamlı tahminler yapmasında yardımcı olmak için fikir verme amaçlanmıştır. Bu bağlamda aralık tahmini sonucu elde edilen değerlerin firma performansını yorumlama konusunda daha yardımcı olacağı düşünülmektedir.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
The Struggle to Say “I” A Bilingual Journey of Womanhood, Resilience, and Poetry
For centuries, women have been written about. This book was born to write with them. Moving far beyond the traditional imagery of the gentle and delicate “Muse,” [The Struggle to Say “I”: A Bilingual Journey of Womanhood, Resilience, and Poetry] captures the modern struggle of women reclaiming their agency and claiming the right to say “I”. Spanning the entire continuum of human life—from love and passion to grief and mortality—this unique, bilingual collection speaks fluently in both English and Turkish. It carries the collective cry of women who have been silenced, hidden, or ignored, offering instead a testament to independence and unyielding resilience. Step into a world where every word carries the hope of healing, and discover what happens when the silent finally speak.
Assist. Prof. Dr. Raşit ÇOLAK
₺280,00
KİTAP TANITIMI
DAVRANIŞSAL EKONOMİ YAKLAŞIMLARI: KARAR VERME TARZLARIYLA BİR İNCELEME
İnsanların karar verirken her zaman “en iyi”yi aramadıklarını, bazen “iyi”nin de onlar için yeterli olabildiğini, irrasyonel kararlar da verebildiğini belirten “davranışsal ekonomi”, ekonominin temel varsayımı olan “homoekonomikus”u sorgulamaktadır. Beklenti kuramı ile geniş yankı bulan bu çalışma alanı, belirsizlik ve risk altında karar verme durumlarında bireylerin irrasyonel kararlar verebileceğini belirtmektedir. Bu çalışmanın amacı davranışsal ekonomi yaklaşımlarını, tüketici karar verme tarzları ile açıklamaktır. Bu amaç doğrultusunda tüketici karar verme tarzları kullanılarak, davranışsal ekonomi yaklaşımlarında ortaya çıkan sonuçlar açıklanmış, tüketicilerin kararlarındaki sapmalar ve irrasyonellikler karar verme tarzları ile yorumlanmıştır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Pravda Gazetesinde KORE SAVAŞI
İkinci Dünya Savaşı sonrasında oluşan iki kutuplu dünya düzeni çerçevesinde Kore bir çekişme alanı hâline getirilmiş, taraflar yarımadaya kimin hükmedeceği konusunda net bir mutabakata varamamış ve nihayetinde 38. paraleli sınır alarak tarihsel ve kültürel olarak ortak geçmişe sahip olan Korelileri iki farklı devlet olarak ayırmışlardır. Böylelikle günümüzde dahi çözüme kavuşturulamamış Kore Sorununun temelleri atılmıştır. 25 Haziran 1950de iki taraf arasında savaş hâli başlamış, 27 Temmuz 1953 tarihinde ateşkes ile sıcak savaş durumu durdurulmuş ancak bir barış sağlanamamıştır.
Pravda Gazetesinde Kore Savaşı adlı çalışmada, 1950 ile 1953 yılları arasında üç yıl süren savaş durumu, Doğu Bloğunun lider devleti olan Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği gözüyle değerlendirilmektir. Bu bağlamda, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliğinin en önemli ve tirajı en yüksek gazetelerinden birisi olan aynı zamanda Komünist Parti Merkez Komitesine bağlı olarak yayın yapan Pravda gazetesi çalışmanın merkezi konumunda olmuştur. Böylelikle dolaylı olarak Sovyet Hükûmetinin görüşlerine de ulaşılması amaçlanmıştır. Çalışmamızda Pravdaya ek olarak, T.C. Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı Cumhuriyet Arşivi ve Wilson Center Digital Archivedan elde edilen belgeler ile CIAin online olarak yayınladığı savaş hakkındaki istihbarat raporları da kullanılmıştır. Kore Savaşını konu alan Türkçe, İngilizce ve Rusça ikincil kaynaklara da çalışmamızda yer verilmiştir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele
İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından desteklenen “Kadına Yönelik Şiddetle Topyekun Mücadele” Projesi kapsamında hazırlanan “Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele”, toplumsal bir yara olan şiddeti akademik bir titizlikle ve disiplinler arası bir bakış açısıyla ele alıyor.
Editörlüğünü Engin ÇAĞLAK ve Nilay KÖLEOĞLU’nun üstlendiği bu kitap; ekonomik şiddetten dijital şiddete, medya temsilinden uluslararası hukuk mekanizmalarına kadar geniş bir yelpazede güncel analizler sunmaktadır. Kitap, sadece şiddetin nedenlerini değil; çözüm yollarını, sosyal hizmet müdahalelerini ve toplumsal dönüşüm stratejilerini de bilimsel veriler ışığında tartışmaktadır. Akademisyenler, politika yapıcılar ve sahada çalışan profesyoneller için rehber niteliğinde olan bu çalışma, şiddetsiz bir toplumun inşasına bilgi temelli güçlü bir katkı sunmayı amaçlamaktadır.
KİTAP TANITIMI
KURUMSAL SOSYAL SORUMLULUK
Sosyal sorumluluk işletmelerdeki kâr fırsatları peşinde koşmak ve hızlı rekabet ortamında çalışmaktan daha kapsamlı bir iştir. Sosyal sorumluluk işletmelerin hızla değişen sosyal, ekonomik ve siyasal çevrenin ihtiyaçlarına cevap verme gereksiniminden kaynaklanmıştır.
İşletme ile çevre arasında onay ve rızaya dayalı bir uzlaşım alanı oluşturulmalıdır. Buda işletme ile çevresi arasındaki iyi bir iletişime dayanmaktadır. Bunun içinde işletmenin imajının iyi olması gerekmektedir. İşletmenin iyi iletişim ağını kurması, imaj oluşturması ve hedef kitlelerin talep ve isteklerini öğrenmesi halkla ilişkiler sayesinde olmaktadır.
İşletmeler sorumluluk anlayışı içinde hareket etmelidirler. Aynı zamanda belirlenecek olan halkla ilişkiler politikasının temelinde de sosyal sorumluluk yatmalıdır. Edwsard L.Bemays Bostan Üniversitesinde yaptığı konuşmadaki gibi “Halkla ilişkiler sosyal sorumluluğun uygulamasıdır”
Halkla ilişkilerin görevleri arasında bulunan toplumla bütünleşmenin sağlanabilmesi için işletmenin demokratik bir ortamda meşruiyetini kazanması gerekmektedir. İşletmeler tüm ticari hedeflerini belirlerken sosyal sorumluluk ilkelerine uygun davranmalıdırlar. Bu türlü bir yöntem toplumun işletmeyi desteklemesini sağlar. Aynı zamanda işletmeye olan bağımlılığı artırır. Hedef kitlelerine sorumlu davranma ihtiyacı duymayan işletmelerin, halkla ilişkilere ihtiyacı yoktur.
“Hepiniz çobansınız ve hepiniz elinizin altındakilerden sorumlusunuz. Yönetici çobandır.”
Hz Muhammed (SAV)
“Yaptıklarınızdan değil yapmadıklarımızdan da sorumluyuz.”
J.B.Moliere
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Eğitimcilerde Tükenmişlik Sendromu ve Kurumsal Bağlılık
Tükenmişlik sendromu, çalışma hayatını olumsuz yönde etkileyen bireysel ve kurumsal açıdan negatif etkilere sahip bir olgudur. Gelecek nesillerin sağlıklı bireyler olarak yetişmesi, eğitimcilerin hem fiziken hem de psikolojik olarak sağlıklı olmasına bağlıdır. Bu da ancak eğitimcilerin işlerini sevmeleri ve işe uyum göstermeleri ile mümkün olabilecektir. Günümüzde her meslek grubunda olduğu gibi eğitimciler de iş uyumunda sıkıntı çekmekte ve bunun sonucunda da tükenmişlik yaşamaktadırlar. Bu çalışmanın amacı eğitim sisteminin en önemli unsurlarından biri olan öğretmenlerin ve akademisyenlerin tükenmişlik düzeylerinin kurumsal bağlılıkları üstündeki etkisini karşılaştırmalı olarak analiz etmektir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
PEDAGOGICS AS A SYSTEM
The nature of Education is determined by the nature of mind-that it can develop whatever it really is only by its own activity. Mind is in itself free; but if it does not actualize this possibility, it is in no true sense free, either for itself or for another. Education is the influencing of man by man, and it has for its end to lead him to actualize himself through his own efforts. The attainment of perfect manhood as the actualization of the Freedom necessary to mind constitutes the nat
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Zübdetü’t-Tevârih’te Peygamberler Tarihi: Gelibolulu Mustafa Âlî’nin Eseri ve Tahlili
XVI. yüzyıl Osmanlı tarihçiliğinin önde gelen isimlerinden Gelibolulu Mustafa Âlî tarafından kaleme alınan Zübdetü’t-Tevârih, peygamberler tarihine dair klasik bir Osmanlı yorumudur. Hz. Âdem’den Hz. Muhammed’e kadar Kur’an’da adı geçen peygamberlerin hayatları, kavimleriyle ilişkileri ve yaşadıkları olaylar, tarihsel anlatılarla iç içe, akıcı bir üslupla sunulur.
Bu çalışma, Reşid Efendi nüshasına dayanmakta olup eserin mukaddimesi ve birinci tabakasını içermektedir. Metin, özgün yapısı korunarak günümüz Türkçesine özenle aktarılmış hem akademik çevrelerin hem de meraklı okuyucuların istifadesine sunulmuştur.
Peygamberler tarihine Osmanlı perspektifinden bakmak isteyen herkes için vazgeçilmez bir başvuru kaynağıdır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
BİLGİ ÇAĞI’NDA MÜŞTERİ İLİŞKİLERİ YÖNETİMİ
Bilgi Çağı’nın gelişiyle dijital dönüşüm her sektörde yoğun olarak yaşanmaya başladı. Birçok firma müşterilerini artık işlemlerin merkezine ve temel bilgi mekanizmalarının içine alıyor. Dijital ortamda neredeyse her şeyin kayıt altına alındığı bir ortamda firma başarısındaki ana faktör müşteri olacaktır. Ürün ve hizmetlerin Müşteri İlişkilerini doğru bir şekilde yönetecek yaklaşımla piyasaya sunulmasına ve müşteri beklentilerini karşılayacak şekilde çözümlere ihtiyaç bulunmaktadır. Günümüzde çoğu Müşteri İlişkileri Yönetimi yapıları müşteri verilerinin analitik hale dönüşmesini sağlasa da esas olarak firmaların yönetsel tabanına yerleşmemiştir. Bu yüzden firmanın yönetim tabakasında da Müşteri İlişkileri mantığının oluşması gerekmektedir.
Bu bağlamda elinizdeki bu kitap 90’lı yılların sonlarında öne sürülen “Müşteri İlişkileri Yönetimi” kavramını dijital dönüşüm ile birlikte geliştirip güncelleyerek, 2020 yılında yeniden ele almaktadır. 16 farklı yazarın zengin bir içerikle Bilgi Çağı’na uygun yeni uygulama ve yaklaşımları değerlendirdiği bir başucu kitabıdır.
Üstelik Bilgi Çağı’nda Müşteri İlişkileri Yönetimi belki bir hap olmasa da kişi ve kurumlara yön verici özelliktedir. Konu “müşteri” olduğundan iş dünyasındaki profesyonellerin, kamu çalışanları ve idarecilerin, araştırmacıların ve bilinçli olan ya da olmaya çalışan müşterilerin ilgisini çekeceğini umuyoruz.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Hassas ve Tartışmalı Bir Konu 1915 Ermeni Olayları
Türkiye, 1915 Olayları nedeniyle son zamanlarda içte ve dışta giderek artan bir saldırı kampanyası ile karşı karşıya kalmıştır. Dikkat edilecek olursa Ermeni Sorunu, özellikle Türkiye kritik dönemlerden geçerken sahneye konulmaktadır. Bu duruma ilk örnek, Birinci Dünya Savaşı sırasında Osmanlı ordusunun Çanakkale için mücadele verdiği tarihte; Van, Sason ve Bitlis gibi doğu illerinde ardı ardına Ermeni isyanlarının patlak vermesidir. İkinci kritik dönem, Anadolu’da yeni bir millî devletin kuruluş mücadelesi verilirken, İttihat ve Terakki önderlerine birbiri ardına suikast düzenlenmesidir. 1970’lerde ortaya çıkan Ermeni terörü ise Kıbrıs Barış Harekâtı sonrası oluşan uluslararası baskı ortamında yoğunlaşmıştır. Aynı sorun şimdi de Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne gir(ebil)mek için çaba gösterdiği günlerde, dozu giderek daha da artırılan bir konu olarak gündeme getirilmektedir. Buna paralel olarak şimdilik 29 farklı ülke parlamentolarında “Ermeni Soykırım Yasası” kabul edilir olmuştur. Hiç şüphesiz tüm bunlardan maksat, Türk siyasetini kıskaca almak ve zorda bırakmaktır. Çünkü Asya ve Avrupa’yı birbirine bağlayan, Ortadoğu ve Kafkasya gibi, önemli petrol yataklarının kesiştiği noktadaki stratejik konumu ile Türkiye, diğer dünya ülkelerinin iştahını kabartmaktadır.
İşte bu kitapta farklılıklara saygı duyma ilkesinden hareketle ve karşıda öteki oluşturma gayesinden uzak olmak kaydıyla, 1915 Ermeni Olaylarının literatür kısmı belli bir sistematikle ve de okuyucuyu sıkmadan oluşturulmaya çalışılmıştır. Aynı zamanda tehcir olarak adlandırılan aslında Sevk ve İskân Kanunu olarak tarihi vesikalarda yerini alan konuya dair akla gelebilecek tüm sorulara cevap bulunabileceği umulmaktadır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
POSTHUMAN SPACE IN MARIO PETRUCCI AND ALICE OSWALD’S POETRY
Drawing on recent posthumanist theories that promote a non-anthropocentric perspective, this study examines the works of contemporary British poets Mario Petrucci and Alice Oswald. It is argued that their poetry can be described as posthuman poetry, which envisions posthuman spaces of becoming where human and nonhuman worlds coexist on a non-hierarchical basis. Petrucci’s engagement with ecocritical crises in the Anthropocene underscores the limits of human agency, and it foregrounds destructive impact of human actions on the ecosystem. In a posthuman context, therefore, Petrucci problematises the human/nonhuman binary by representing the erosion of the anthropocentric worldview in the face of environmental crises such as deforestation, global warming, and the Chernobyl nuclear disaster in Bosco (1999), Heavy Water: A Poem for Chernobyl (2004) and Half Life: Poems for Chernobyl (2004). In these collections, challenging the perception of nonhuman matter as passive, Petrucci emphasises the agency of trees and radioactive particles. Similarly, Alice Oswald moves the reader beyond the human-centred treatment of the natural world. Rejecting human exceptionalism, Oswald’s Dart (2002) presents a polyphonic meshwork where the voices of alternating human speakers and the River Dart interweave within a posthuman space. Representing the intersubjective and dialogic exchanges between the human and nonhuman inhabitants of the Severn Estuary and the lunar cycle, Oswald’s A Sleepwalk on the Severn (2009) further problematises the subject/object binary by creating a posthuman space of becoming grounded in a communicative framework. Hence, bringing Petrucci and Oswald together, this study draws attention to trans-corporeal and polyphonic entanglements of human-nonhuman, subject-object and self-other non-binaries, and it aims to show how poetry, as a literary medium, can contribute to questioning and transforming the anthropocentric vision of humankind in the contemporary world.
KİTAP TANITIMI
Umut ve Psikolojik Danışma
Pozitif psikoloji, bireylerin güçlü yanlarını ön planda tutarak sorunları çözmeye çalışır. Pozitif psikolojinin temel kavramlarından biri umuttur. C.R. Snyder’ın duygusal ve bilişsel ögeleri içeren umut modeli son yıllarda en çok kabul gören modeldir. Synder’a göre umut; bir amaç belirlemek, bu amaca giden alternatif yolları bulmak ve amaca ulaşana kadar eyleyici bir şekilde çalışmaktır. Umut bebeklikten itibaren gelişmeye başlar ve yaşamın sonuna kadar devam eder. Umutlu düşünme öğretilebilir ve geliştirilebilir. Umut düzeyi yüksek bireyler akademik olarak başarılı, özgüvenli, iyilik hali güçlü, problemleri sağlıklı bir şekilde çözebilen iletişimi güçlü kişilerdir. Umut psikolojik danışma sürecinde iyileşme için en önemli ögelerden biridir. Danışanın psikolojik danışmaya gelmesi bir umut arayışıdır. Umut düzeyi yüksek ruh sağlığı uzmanları danışanlarında umudu daha kolay güçlendirebilir. Bu kitap başta ruh sağlığı uzmanları olmak üzere umut konusunu anlamak isteyen herkese yöneliktir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
ÉDUCATION ET SOCIOLOGIE
Durkheim a enseigné toute sa vie la pédagogie, en même temps que la sociologie. À la Faculté des lettres de Bordeaux, de 1887 à 1902, il a toujours donné, hebdomadairement, une heure de cours à la pédagogie. Ses auditeurs étaient surtout des membres de renseignement primaire. À la Sorbonne, c’est dans la chaire de Science de l’Éducation qu’en 1902 il suppléa, qu’en 1906 il remplaça M. Ferdinand Buisson. Jusqu’à sa mort, il y a réservé, à la pédagogie, un tiers au moins, et souvent les deux tiers de son enseignement: cours publics, conférences pour les membres de l’Enseignement primaire, cours aux élèves de l’École Normale Supérieure. Cette uvre pédagogique est presque entièrement inédite. Nul de ses auditeurs, sans doute, ne l’a embrassée dans toute son étendue. Nous voudrions ici la présenter en raccourci
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Gönül Kimi Severse
Bu eser Cemal Hurşid tarafından yazılmış olup 1923 yılında Sinop Matbaasında basılmıştır. Eserin; Rıza Nur İl Halk Kütüphanesinde 1158/813 ve Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Kütüphanesinde 1248 demirbaş numaralarına kayıtlı birer nüshası bulunmaktadır. Çalışmamızı, Rıza Nur İl Halk Kütüphanesinde bulunan nüshayı esas alarak oluşturduk.
Sinop’ta 1922 yılında kurulan matbaa ile pek çok gazete, mecmua ve kitap basılmıştır. Cumhuriyetin ilk yıllarında kurulan matbaa, halkın okuma yazma oranını yükseltmiş ayrıca duygu ve düşüncelerini dile getirmiştir.
Kitap; ”Gönül Kimi Severse”, ”Erkekler mi?”, ”Kalbin Sesi”, ”Mütareke ve Sulh”, ”Nigar Duymasın”, ”Bir Saadet-i Ebediye” olmak üzere gerçek hayatta yaşanmış altı hikâyeden oluşur. Sonlarına yazılış tarihleri verilen bu hikâyelerde genel olarak I. Dünya ve İstiklâl Harbi yılları, mütareke sonrası Anadolu’da sosyo-ekonomik hayat, çeşitli aşk ve kahramanlık hikâyeleri anlatılmıştır.
Ergün ACAR
₺195,00
KİTAP TANITIMI
Gençlerin Sosyal Sapma ve Şiddet Olguları Çerçevesinde Değerlendirilmesi
Toplumda kültürel öğelerin, değerler sisteminin ve kurumlar arası ilişkilerin hızlı bir şekilde değişime uğraması ve kentleşme süreci ile birlikte değişen yaşam şartları kentleri sorunlu merkezler haline getirmektedir. Sosyal değişme süreci ile birlikte değişen ahlaki ve kültürel yapı, bireylerin ve kurumların yapısındaki ilişkileri de dönüştürmektedir. Bundan etkilenen kesimler arasında en başta gençler gelmektedir. Çünkü gençler yaşamlarını sürdürebilmelerinde üstesinden gelmeleri gereken bir takım gelişimsel zorluklarla karşılaşmaktadır. Bu zorlukları aşma sürecinde gençlerdeki sapma ve şiddet eğilimleri kendisini niceliksel ve niteliksel olarak farklılaştırarak göstermektedir.
Bu çalışma gençlerin şiddet ve sapma davranışlarını onaylama ve bu davranışları gösterme sıklığını, Bourdieu’dan hareketle ekonomik, kültürel ve sosyal sermayeleri arasındaki ilişkiyi yaşadıkları bölge doğrultusunda değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Analiz kapsamında gençlerin davranışları hakkında önemli veriler elde edilirken bu davranışları etkileyen süreçler açıklanmaktadır. Bu çalışma Türkiye’de var olan literatüre katkı sağlamayı ve geliştirmeyi hedeflemektedir.
₺340,00