KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Pandemide Dijital Nefret Söylemi: Çin Virüsü
₺455,00 -

OSMANLI HANEDAN KIZLARI VE GELİRLERİ
₺495,00 -

Nezâket ve Usûl-i Muâşeret
₺260,00 -

MONDROS (Anadolunun İşgal Planı)
₺325,00 -

Medya ve İletişim Çalışmaları
₺380,00 -

Liberalism
₺455,00 -

Kurumsal Sosyal İnovasyon
₺575,00 -

KLASİK ÇAĞDA OSMANLI
₺235,00 -

Kamu Yönetiminde Güncel Perspektifler
₺315,00 -

İŞLETME FİNANSI Ders Notları
KİTAP TANITIMI
Marka Mimarisinde Ulusal ve Global Başarı Hikayeleri
İyi dizayn edilmiş, isimlendirilmiş, konumlandırılmış markalar bir taraftan rekabette kalabilmekte, diğer taraftan da tüketiciye üründen bekledikleri fayda konusunda doğru ve tutarlı bilgi verdiğinden kurumların farklılıklarını gösteren güçlü araçlardır. Marka ile ilgili güncel konuları okurlarla buluşturan bu kitap, marka mimarisi, markanın konumlandırması ve isimlendirme stratejileri ayrıntılı olarak incelenmiştir. Markalarda başarı hikayeleri; hizmet, dijital, ev-yaşam, gıda, içecek, yiyecek, giyim, kişisel bakım ürünleri sektörlerinden ve başarılı girişimciler olmak üzere yaklaşık olarak 60 başarı hikayesi değişik açılardan incelenmiştir. Kitap, özellikle genç girişimci ve akademik çevresine pazarlama ve marka dünyasında çıkılacak başarı yolculuklarına ve içinde yer alacakları çağı keşfetmeye yardımcı olmayı amaçlamaktadır.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
ARAP BAHARI SONRASI İSRAİL DIŞ POLİTİKASI
Ülkemizde yapılan İsrail (hatta belki de Ortadoğu) özelindeki çalışmaların henüz ergenlik dönemini yaşadığı gerçeği, bu kitabın ortaya çıkmasındaki temel motivasyonu oluşturmaktadır. Halbuki Ortadoğu’daki gelişmelerin kahir ekseriyeti ve bizatihi Türkiye’nin ulusal güvenliğini de oldukça yakından ilgilendiren konu başlıkları, genel olarak İsrail merkezli üretilen politikaların bir sonucu olarak idrak edilir. Fakat buna rağmen İsrail politikaları analiz nesnesi olarak görülmez. Görülse dahi istikrarlı bir çalışma sahası tesis edilmez. Edilse dahi bu analiz nesnesini çalışacak ‘cesur’ bireyler yetişmez. Bu liste böylece uzayıp gidebilir. Nihayetinde bu realiteyle yüzleşmek dahi tek başına önemli bir ilerlemedir.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Süheyl ü Nevbahârın Metin Dilbilimsel Yapısı
Bu kitap, metin dil biliminin iki ana ilkesi olan bağdaşıklık ve tutarlılık açısından değerlendirilmiştir. Metnin ana ve alt başlıklardaki inceleme yöntemi şöyledir: Bağdaşıklık ana başlığının ilk alt başlığı gönderimdir. Gönderim alt başlığı da kendi içerisinde art ve ön gönderim başlıkları ile sınıflandırılmıştır. Art gönderim başlığında ilkin zamir kullanımı ile yapılan art gönderimlerin tespiti söz konusudur. Metinde sayıca çok fazla kullanılmış olan şahıs zamirleri teklik ve çokluk varyantları ile sınıflandırılmıştır. Bu sınıflandırılmada şahıs zamirinin aynı ve farklı beyitlerdeki kullanımlarına göre bir değerlendirme yapılmıştır. Metinde geçen tüm şahıslar ayrı ayrı şahıs kullanımları tüm beyit numaraları da işaretlenmek suretiyle verilmiştir. Hangi şahsın hangi zamir ile hangi beyitte veya beyitlerde olduğu gösterilmiştir. Olay örgüsü bağlamında zamirlerin beyit veya beyitler bağlamındaki görevleri okuyucuya sunularak konu bütünlüğü sağlanmıştır. Sözcük ve sözcük gruplarıyla yapılan art gönderimlerde metinde yer alan her karakterin cinsiyet, rol ve niteleme ifadesi tespit edilmiştir. Ayrıca metinde kendisinden önce gelen beyitlerdeki cümlelere veya olay / durumlara da yapılan art gönderimler tespit edilerek dil bilgisel ögelerle sağlanan bağdaşıklık unsurları tespit edilmiştir. Metindeki ön gönderim unsurları da zamir ve sıfat kullanımı ile tespit edilmiştir. Zamir kullanımlarında işaret, şahıs ve dönüşlülük zamirleri görev alırken, sıfat kullanımlarında işaret sıfatı art gönderimde olduğu gibi ön gönderimde de görev almıştır. Art gönderimden farklı olarak ön gönderimde zarflar ve eksiz emir çekimli fiiller ile de bağdaşıklık sağlanmıştır. Beyitte başlangıç olarak neye gönderimin yapıldığı hususunda bir belirsizliği önlemek adına ön gönderim unsurları kullanılmış, okuyucunun dikkati bir sonraki beyit veya beyitlere yöneltilmiştir. Bağdaşıklık ilkesi bağlamında değiştirim başlığı dört alt başlıktan oluşmuştur. Eyle, böyle, şöyle ve anu? gibi / ancılayın / bunun gibi sözcükleri ile yapılan değiştirimler metindeki tüm beyitler taranarak tespit edilmiş ve olay örgüsü bağlamında yorumlanarak okuyucuya sunulmuştur. Eksiltili anlatım başlığı ise sekiz alt başlıktan oluşmuştur. Cümle, nesne, özne, tamlayan / tamlanan / tamlama, yer tamlayıcısı, soru edatı, yüklem ve zarf eksiltileri tespit edilmiştir. Bağlama unsurları başlığında ise metin bağlamından kopmaksızın metinde yer alan bağlaçların veya bağlamayı sağlayan unsurların anlam bağlantılarının mantık çerçevesinde değerlendirilmesi ile işlevsel değer kazanmıştır. Sözlüksel bağdaşıklık başlığında ise dört alt başlık söz konusudur. Bunlar: Aynı kavram alanı içinde eş / yakın anlam ilgisi, aynı kavram alanı içinde karşıtlık ilgisi, sözcük ve yapı tekrarları (yinelemeler), aynı çağrışım alanı içerisinde grup ilgisidir. Tutarlılık ana başlığında ise metin yazarı tarafından isimlendirilmiş olan doksan yedi bölümün konu, olay ve dönüşümler noktasında tutarlılık görünümleri sunulmuştur. Tutarlılık görünümlerinde dil unsurlarının yer almadığı beyit veya beyitlerde sebep-sonuç, amaç-sonuç, özelleştirme, mantık ilgisi tespit edilmiştir. Dönüşümlerde yer alan boşluklar belirtilmiş, boşlukların tamamlanması adına fikir beyan edilmiştir. Ayrıca çelişkili, yarım bırakılan, tutarsız noktalar da okuyucuya sunulmuştur. Böylece metnin olay parçaları arasında tutarlılığın olup olmadığı tartışılmıştır.
₺960,00
KİTAP TANITIMI
The Teacher: Essays and Addresses on Education
The papers of this volume fall into three groups, two of the three being written by myself. From my writings on education I have selected only those which may have some claim to permanent interest, and all but two have been tested by previous publication. Those of the first group deal with questions about which we teachers, eager about our immeasurable art beyond most professional persons, never cease to wonder and debate: What is teaching? How far may it influence character? Can it be practiced on persons too busy or too poor to come to our class-rooms? To subjects of what scope should it be applied? And how shall we content ourselves with its necessary limitations? Under these diverse headings a kind of philosophy of education is outlined. The last two papers, having been given as lectures and stenographically reported, I have left in their original colloquial form. A group of papers on Harvard follows, preceded by an explanatory note, and the volume closes with a few papers by Mrs. Palmer. She and I often talked of preparing together a book on education. Now, alone, I gather up these fragments.
George Herbert Palmer
1908
₺575,00
KİTAP TANITIMI
Cumhuriyet’in Taşra Elitleri Serhat Vilayetlerinde Siyasal Seçkinler
Cumhuriyet’in ilk yıllarından itibaren Serhat vilayetlerinde şekillenen toplumsal yapı Türkiye’nin siyasal dönüşümünde özgün bir yere sahiptir. Coğrafi sınırları koruma sorumluluğuyla birlikte gelen kültürel çeşitlilik ve zenginlik, bu bölgelerdeki elit ailelerin hem yerel hem de ulusal siyasette etkili roller üstlenmelerine zemin hazırlamıştır. Anadolu taşrasında elit ailelerinin çok partili sisteme geçişle birlikte yaşadığı siyasal ve toplumsal dönüşümlerin ele alındığı bu kitapta, bölgesel kimliklerini muhafaza ederken ulusal siyasete yön veren ailelerin hikâyelerini; güç dengelerindeki değişimlerini, modernleşme sürecindeki rollerini ve bölge halkıyla olan ilişkilerini detaylı bir şekilde inceleniyor.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Education as Service
Though many people may think the ideals put forward are entirely beyond the average teacher, and cannot be put into practice in ordinary schools, I can thus point at least to one institution in which I have seen many of the suggestions made in this book actually carried out. It may be that some of them are, at present, beyond most schools; but they will be recognised and practised as soon as teachers realise them as desirable, and have a proper understanding of the importance of their office.
Most of the recommendations apply, I think, to all countries, and to all religions, and are intended to sound the note of our common brotherhood, irrespective of religion or caste, race or colour. If the unity of life and the oneness of its purpose could be clearly taught to the young in schools, how much brighter would be our hopes for the future! The mutual distrust of races and nations would disappear, if the children were trained in mutual love and sympathy as members of one great family of children all over the world, instead of being taught to glory only in their own traditions and to despise those of others. True patriotism is a beautiful quality in children, for it means unselfishness of purpose and enthusiasm for great ideals; but that is false patriotism which shows itself in contempt for other nations. There are, I am told, many organisations within the various nations of the world, intended to inspire the children with a love for their country and a desire to serve her, and that is surely good; but I wonder when there will be an international organisation to give the children of all nations common ideals also, and a knowledge of the real foundation of right action, the Brotherhood of Man.
- KRISHNAMURTI
₺380,00
KİTAP TANITIMI
BÜTÜNLEŞİK PAZARLAMA İLETİŞİMİ
Dünyanın herhangi bir yerinde bir genç markalı cep telefonuna sahip olduğu için gülümsüyor; başka bir yerde bir genç kız yeni aldığı markalı kıyafetinin keyfinde, arkadaşlarının arasında ve şık; bir kadın lüks marka çantasıyla geziyor, insanların gözü onda ve çantasının üzerinde belki; iyi giyimli bir adam giyimi gibi iyi markalı bir araba kullanıyor, kendinden emin. Bir çocuk az evvel, televizyonda gördüğü bir oyuncuğu tutturdu, ağlayıp annesini çekiştiriyor. Kız, telefonlu genç, çantalı kadın, arabadaki adam ellerinde cep telefonu, belki şu an belki birazdan “paylaşım yapacak”… Şu an dünyada sosyal medya hesaplarından milyonlarca fotoğraf, video paylaşılıyor, -görünen o ki- sonsuza kadar da paylaşılacak.
Dünyanın pek çok yerinde, birçok ülkede bu manzara aynı anda yaşanıyor. İnsanlar, davranışlar, yaşam tarzları, nesneye yüklenen anlamlar değişiyor, istekler ve ihtiyaçlar birbirine karışıyor, karıştırılıyor. Ortada “seçenek”ler var fakat “seçenek”leri kim üretiyor?.. Nasıl her yerdeyken bu kadar benzeşebiliyor dünyanın dört köşesinde insan ve hayat? Üstelik kendi farklılıklarına rağmen. Bu tablonun şekillenmesindeki en etkin güç kim desek, cevap: Küresel işletmeler ve markalar.
Sistemin içinde çocuktan gence, orta yaşlıdan yaşlıya bireyler tüketici ve müşteriye dönüşüyor ve bu süreçte pazarlama iletişimi oldukça kilit bir önem taşıyor. Pazarlama iletişiminin gücünü en etkin şekilde kullanabilmek, sistemli uygulayabilmek için ise bütünleşik pazarlama iletişimi çok önemli bir kavram. Bunlarsız nesnelere, hizmetlere duygu, anlam, imaj, konum vb. yüklemek, bir markadan bahsetmek neredeyse imkansız. Kitap BrandZ, Interbrand, Deloitte gibi markalar hakkında küresel çapta ciddi listeler oluşturan yapıların listelerinden seçilen bazı markalara odaklanıyor. Bütünleşik pazarlama iletişiminin bir unsurunu bir küresel marka nasıl kullanıyor sorusu kitabın temel bakış açısını veriyor.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
GÖZETLEYEN BAKIŞ
Görme bir iktidardır ve imaj her şeye hâkimdir. Söz eski hükmünü kaybettiğinden, gerçekliğin ve iktidarın takibi sadece gözetlemeyle mümkündür. Varlığımız görüntümüzse, bu görüntünün algılanması da bilinçle ilişkilidir ve algılarımız bakışlarımızla şekillenmektedir. Gözetleyen bakış genellikle arzuyla ilişkilidir ve çoğunlukla seyretmekten zevk alan, suç işleyen röntgenci bir kimliğe bürünür. Bakış artık şiddettir ve gözetleyenler ancak tersine gözetimle kontrol edilebilir. Tersine gözetim, görüntüyü son bir bakışla hızlıca tüketen aylak flanörle yaygınlaşmıştır. Bu durum gözetim iktidara aittir alt metnini sarsmıştır. Veri ikizi gibi çoklu eksen ve kavramların oluştuğu dijital çağımızda hepimiz panoptik ve sinoptik makinelerin içine sıkışan sanal kimliklere dönüştük. Bu durum, gözetleme ve bakışın yeni kavram ve tartışmalarla tekrar okunmasını gerektirmektedir.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Kamu Kurumlarında Etik İklim ve Örgütsel İntikam
Çalışma hayatının giderek daha karmaşık hale geldiği günümüzde örgütler için etik iklim kavramı önem kazanmaya başlamıştır. Etik iklim; örgüt içerisindeki mevcut etik durumun çalışanlar tarafından nasıl algılandığıdır. Etik iklimin olumsuz olduğu örgütlerde, çalışanların karşılaşmış oldukları adaletsizlikler ve haksızlıklar karşısında öç alma duygusuyla gösterdikleri davranışlar ise örgütsel intikam olarak tanımlanmaktadır. Adaletsiz ve haksız davranışlar karşısında çaresiz kalan çalışanların örgütsel intikam davranışları nedeniyle örgüt ve örgüt çalışanları zarar görmekte, örgüt amaçları dışına çıkmakta, verimlilik ve etkililik azalmaktadır. Konuya dikkat çekmek amacıyla etik iklim ve örgütsel intikam ilişkisi üzerine yapılmış bu araştırmanın alanyazına ve uygulayıcılara fayda sağlaması beklenmektedir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Bitlis Kalesi 2023 Yılı Kazı Sezonu ve Buluntuları
Tarih boyunca jeopolitik konumu sebebiyle önemli şehirlerin başında gelen Bitlis, çeşitli medeniyetlere ev sahipliği yapmıştır. Bitlis’in merkezinde tepelik bir alan üzerinde bulunan Bitlis Kalesi ise bölgedeki kültürel birikimin en önemli temsilcilerindendir. Şehre hakim bir konumda bulunan içkalede 2004 yılında başlayan kazı çalışmaları günümüzde de devam etmektedir. Yapılan çalışmalar neticesinde Bitlis tarihine ve kültürüne dair çeşitli verilere ulaşılmıştır. Bitlis’teki en eski yerleşimlerden birinin de olabileceği düşünülen kale hakkında Evliya Çelebi seyahatnamesinde oldukça kapsamlı bilgiler bulunmaktadır. Çalışmamızda 2023 yılı Bitlis Kalesi kazı çalışmaları ile bu çalışmalar neticesinde ele geçirilen çini, seramik, metal, cam ve kemik objelerin tanıtılması amaçlanmıştır. Daha önceki kazı çalışmalarının mevcut verilerle harmanlanarak ele alındığı bu yayında Bitlis Kalesi yerleşimi somut olarak ortaya konulmaya çalışılmıştır.
₺520,00
KİTAP TANITIMI
Beden İmgesi Esnekliğini Geliştirmeye Yönelik Grup Psikoeğitimi
Bedenimizle ilgili duyduğumuz rahatsızlıklar yaşamımıza anlam katacak yolda yürümemize engel teşkil etmekte midir? Eğer cevap evet ise, beden imgesi esnekliğimizin düşük olduğu kanısına varabiliriz. Bu kitap, bireylerin bedenleriyle ilgili rahatsızlıklarının onların yaşam anlamları önünde daha fazla engel teşkil etmemesi için geliştirilen bir grup psikoeğitim programını içermektedir. Kitapta sunulan psikoeğitim programının genç yetişkin bireylerin beden imgesi esnekliğini artırmada etkili olduğu deneysel çalışma ile ortaya konulmuştur. Sırf yüzünün çirkin olduğunu düşündüğü için arkadaşlarıyla daha az görüşen, oysa arkadaş ilişkilerine çok önem veren; her zaman “fit” olmak zorunda olduğu için çok uzun saatlerini spor salonunda geçirerek ilgi duyduğu geometri alanıyla ilgili çalışmalarını yürütemeyen; vücudundan memnun olmadığı için sunum yapmaktan sürekli olarak kaçınan ve çok sevdiği “öğretme, paylaşma” deneyimlerinden kendini mahrum eden; vücudundaki yara izinden rahatsız olduğu için denize girmekten kaçınan ve eğlencesine kısıtlama koyan genç yetişkinlere yardımcı olabilmek umudu taşınarak geliştirilen bu psikoeğitim programı, ruh sağlığı alanında uygulayıcıların doğrudan yararlanabileceği bir içerik sunmaktadır. Genç yetişkinler de kitabı bir kendine yardım kaynağı olarak kullanabilirler.
₺195,00
KİTAP TANITIMI
Çalışmanın Değişen Anlamı ve Geleceği
Çalışma Yaşamının Değişen Anlamı ve Geleceği isimli bu çalışma, altı bölümü 24. Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Kongresi’nde sunulan, bir bölümü ise kongre dışında hazırlanmış yedi çalışmadan oluşan akademik bir derlemedir. Kitap, teknolojik dönüşüm, dijitalleşme, algoritmik ayrımcılık, bakım emeği, yaşam ücreti, beceri uyumsuzluğu ve sürdürülebilir kalkınma gibi güncel konuları ele almaktadır. Çalışmalar, işgücü piyasasındaki değişimlerin çalışma kavramına etkilerini, dijitalleşme ve platform ekonomisi bağlamında işgücü piyasasında yaşanan dönüşümleri, genç emeği ve yeşil işlerin geleceğini sorgulamaktadır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
The Belt and Road Initiative: Transforming Eurasian Space
The Belt and Road Initiative is the most ambitious project in the 21st century. Its main goals are infrastructure development, financial integration, people to people connectivity. Developing countries which desperately need infrastructure upgrade welcomed Chinese investments, finding an opportunity to be connected to global economy. Although economic and political consequences are discussed in the literature, the spatial consequences of the Belt and Road Initiative are neglected. The Belt and Road Initiative lays out six main economic corridors, reconfiguring the space across the continents. Eurasia, where three of six economic corridors pass through, is mostly affected by this spatial process. The countries in Eurasia are linked with corridors on which dry ports, special economic zones, and free trade areas are set up. This signifies new spatial characteristics in Eurasia.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Kişiselleştirilmiş Dijital Reklamcılık: Veri Odaklı Yaklaşımlar
Bu kitap, dijital çağın teknolojik dönüşümlerinin reklamcılık üzerindeki etkilerini kapsamlı bir şekilde ele almaktadır. Dijital reklamcılığın teorik temellerini derinlemesine inceleyen kitap, aynı zamanda dijital reklamcılıkta kullanılan kişiselleştirme yaklaşımlarını, bu yaklaşımların teknik altyapısını ve yöntemlerini ayrıntılı bir şekilde analiz etmektedir.
Kitap, kişiselleştirme yaklaşımlarının, dijital reklamcılık bağlamında yalnızca geçici bir trend olmanın ötesinde, markalar için sürdürülebilir ve etkili bir iletişim aracı olarak taşıdığı stratejik önemi de vurgulamaktadır.
KİTAP TANITIMI
Dijital Çağda İşkolizm
Her geçen gün daha fazla dijitalleşiyoruz… Bilişim teknolojilerinin hayatımızın her alanına girmesi ve uzaktan çalışma yöntemlerinin yeni bir çalışma biçimi olarak benimsenmesiyle, iş ve özel hayatımız iyice birbirine karışmış durumda…İşkolizm nedeniyle yaşadığımız stres ve tükenmişlik gibi duygular da günden güne artıyor…Artık neredeyse günün her saatini çalışarak geçiren bireyler haline geldik…Gelecekteki iş yerlerimizin sanal evren (metaverse) içinde olacağını düşündüğümüzde, işkolizmin dijital iş dünyasındaki mutluluğumuz için ne kadar büyük bir tehlike oluşturacağı açık bir şekilde görülüyor….
Acaba gelecekte daha fazla dijitalleşerek (ailemizden, arkadaşlarımızdan ve bizi biz yapan sosyal çevremizden uzaklaştığımız yetmiyormuş gibi!) kendimizden de mi vazgeçeceğiz?
Gittikçe dijitalleşen dünyada işkolizmden ne kadar uzak durabileceğiz?
Yoksa yaşamın tüm güzelliklerinden ve mutluluklarından vazgeçen ultra-kronik-işkoliklere mi dönüşeceğiz?
Peki hem işkolik hem de mutlu olmak mümkün mü?
Bu kitap işkolizmi size tüm yönleriyle anlatarak, gelecekte doğabilecek sorunları en az hasarla atlatabilmek ve dijital çağın mutlu işkolikleri arasında yer alabilmek için işinize yarayabilecek kuramlardan ve pratik reçetelerden bahsediyor.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Araf’taki Edebiyat
Günümüz Türk Diaspora yazarları her ne kadar global sorunları işliyor olsalar da, ne Alman ne de Türk Edebiyatı içinde yer bulamamakta… Bir taraftan Almanlara, Almanya’ya yabancı, diğer taraftan Türkiyede tanınmadıkları ve dolayısıyla Türk Edebiyatından sayılmadıkları için yine yabancı olarak değerlendirilmektedirler. Araf’taki Edebiyat Kitabında, böyle bir edebiyatın mensuplarının bir kısmını ve kimi eserlerinden örnekleri bulacaksınız.05
KİTAP TANITIMI
Sinemada Dijital Dönüşüm Animasyon & Görsel Efekt
Son dönemde dünyanın her alanında yaşanan dijitalleşme süreci sinema alanına da etkide bulunarak filmlerin biçim ve içerik olarak farklı değerler kazanması ile üretim, dağıtım ve gösterim koşullarının baştan aşağı değişmesini zorunlu kılmıştır. Sinemada yaşanan bu dijitalleşmede özellikle dijital animasyon ve görsel efekt teknolojileri ürettiği estetik ve teknik çözümlerle yeni sinema dili ve anlatımının önemli bir aktörü haline gelmiştir. Dijital animasyon ve görsel efekt teknolojilerin başta Hollywood sineması olmak üzere tüm dünya sinemalarında artan kullanımı, Türk sinemasını da etkileyerek sektörün yapısal değişimini ve seyircinin film izleme pratiklerini değiştirmiştir.
Bu kitabımızda sinemada yaşanan dijitalleşmenin tarihsel arka planında yaşanan önemli teknolojik gelişmelerin izleri sürülerek sinema sanatına biçim ve içerik olarak kazandırdığı değerler, bilim insanların kuramsal bakış açısıyla değerlendirmeleri yer almaktadır. Ayrıca, sinemada yaşanan dijitalleşme sürecinin en önemli aktörü olan dijital animasyon ve görsel efekt teknolojilerin tarihsel süreçteki gelişimi, tekniklerinin özellikleri, sektörel uygulama alanları ve film sektörünün yapısal dönüşümünde rolü ve katkısına odaklanılmaktadır. Türk sinemasında bu teknolojilerin kullanımı ile ilgili yaşanan değişimde sektörün kazanmış olduğu yapısal özellikler ve seyirci davranışlarında oluşan farklılıklar nitel ve nicel türde bilimsel araştırmalarla açıklanmaktadır.
KİTAP TANITIMI
Ödüllü Yönetmenlerle Kısa Film ve Belgesel Üzerine Söyleşiler
Yüzyılın başından itibaren kendi imkânlarıyla imgesel ve belgesel filmler yöneten yazar, bu kitabında kendisi gibi bağımsız olarak film çeken yönetmenlerle gerçekleştirdiği röportajları bir araya topladı. Kitapta farklı türde film üretmiş ödüllü yönetmenlerle yapılan söyleşilerinin yanında Türkiye’de düzenlenen film festivallerinde görev almış akademisyen ve duayen isimlerin görüşlerine de yer veriliyor.
Kitabın sinemanın üvey evladı belgesel ve kısa film üretim sorunlarını dile getirmesi açısından az sayıdaki çalışmaya bir katkı sağlayabilmesi ve özellikle sinema eğitimi alan ve kendi filmini çekmek isteyen geleceğin yönetmenlerine küçük de olsa bir kıvılcım olması umuduyla…
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Osmanlıdan Cumhuriyete Arşiv Belgeleri Işığında BALYA TARİHİ
Bu kitap, Osmanlı Devletinin 16.yüzyılından günümüze değin Balya tarihi ile ilgili arşivlerimize yansıyan bilgiler üzerine bir şehir tarihi çalışmasıdır.
Kitapta, Balya adı ve kuruluşu, geçmişten günümüze Balyanın nüfus ve idari yapısı, coğrafi özellikleri, sosyo-ekonomik yapısı, sosyo-kültürel hayat, Balyada görev yapmış yönetici ve memurlar ile geçmişten günümüze Balya köyleri başlıklarında Osmanlıdan Cumhuriyete arşiv belgeleri ışığında Balya tarihi incelenmektedir.
₺845,00
KİTAP TANITIMI
Türkçede Kalıp Sözler
Dilin söz varlığının bir bölümü tek tek sözcüklerden bir bölümü de kalıplaşmış dil birimlerinden yani atasözü, deyim, ikileme, birleşik ve kalıp sözlerden oluşuyor. Bu birimlerden kalıp sözler, Türkiye Türkçesiyle ilgili araştırmalarda hak ettiği ilgiden mahrum kalmış görünüyor. Hâlbuki bu sözlerin dışındaki kalıplaşmış birimler hakkında, hem dil bilgisi kitaplarında hem de sözlük ve monografilerde epey bilgi bulmak mümkün. Kalıp sözlerle ilgili yeterli araştırma olmadığı için de bu sözler sıklıkla diğer kalıplarla karıştırılıyor. Bu nedenle, dil kullanıcılarının söz varlığında yer alan ve günlük dilde yaygınlıkla kullanılan kalıp sözler üzerine ayrıntılı betimleme, derleme ve açıklamalara ihtiyacı olduğu anlaşılıyor.
Türkçede Kalıp Sözler, bu ihtiyacın giderilmesine yönelik bir araştırmanın ürünü olarak ortaya çıktı. Kitapta sözcük bilim yöntemleri çerçevesinde kalıp sözleri çeşitli yönlerden ele almak ve incelemek amaçlandı. Bu birimlerin tanımlanması, özellikleri, diğer kalıplaşmış dil birimlerinden ayrılan yönleri, kültürle ilişkisi ve yabancı dil öğrenimindeki yeri betimlenmeye çalışıldı. Bu betimlemelere sözlü ve yazılı kaynaklardan derlenen 1210 kalıp söz, anlamları ve kullanım sıklığı hakkında bir fikir vermesi için genel ağdaki bulunma sayılarıyla birlikte eklendi. Böylece kalıp sözlerle ilgili bir monografi ortaya çıktı.
₺520,00
KİTAP TANITIMI
Umut ve Psikolojik Danışma
Pozitif psikoloji, bireylerin güçlü yanlarını ön planda tutarak sorunları çözmeye çalışır. Pozitif psikolojinin temel kavramlarından biri umuttur. C.R. Snyder’ın duygusal ve bilişsel ögeleri içeren umut modeli son yıllarda en çok kabul gören modeldir. Synder’a göre umut; bir amaç belirlemek, bu amaca giden alternatif yolları bulmak ve amaca ulaşana kadar eyleyici bir şekilde çalışmaktır. Umut bebeklikten itibaren gelişmeye başlar ve yaşamın sonuna kadar devam eder. Umutlu düşünme öğretilebilir ve geliştirilebilir. Umut düzeyi yüksek bireyler akademik olarak başarılı, özgüvenli, iyilik hali güçlü, problemleri sağlıklı bir şekilde çözebilen iletişimi güçlü kişilerdir. Umut psikolojik danışma sürecinde iyileşme için en önemli ögelerden biridir. Danışanın psikolojik danışmaya gelmesi bir umut arayışıdır. Umut düzeyi yüksek ruh sağlığı uzmanları danışanlarında umudu daha kolay güçlendirebilir. Bu kitap başta ruh sağlığı uzmanları olmak üzere umut konusunu anlamak isteyen herkese yöneliktir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
GİRİŞİMCİLİĞİN KEŞFİ: GİRİŞİMSEL FIRSATLAR VE BELİRLEYİCİ UNSURLARI
Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmeler ve küreselleşmenin etkisiyle dünya genelindeki koşullar değişmiş ve küresel bir bilgi ekonomisi ortaya çıkmıştır. Dünya ekonomisinde yaşanan bu değişimler ve oluşan fırsatlar yeni bir girişimsel toplum yaratarak, ekonomideki en küçük aktör olan girişimcinin gücünü arttırmış ve küresel ekonominin oluşumunda girişimcinin en önemli aktör konumuna gelmesini sağlamıştır. Tarihin ilk çağlarından beri yeni iş imkanları yaratmak, keşfetmek veya tanımlamak ve bu imkanları ekonomik kazanç için yeni girişimlerde kullanmak insan yaşamında daima önemli olmuştur. Bu anlamda fırsatlar, girişimcilik alanında sınır ve değişim koşullarını tanımlayan temel kavramlardan biridir. Çünkü bir fırsat olmadan girişimcilik olamaz. Potansiyel bir girişimci son derece yaratıcı ve çalışkan olabilir, fakat hedeflenen bir fırsat olmadan bu karakteristiklerle, girişimsel aktiviteler meydana gelemez. Dolayısıyla fırsatların doğasını açık bir şekilde anlamaksızın, girişimciliği geliştirmeye yönelik akılcı politika ve uygulamalar bulmak mümkün değildir. Bu nedenle girişimsel bir fırsatın nasıl anlaşıldığı ve nereden geldiğini bilmek oldukça önem arz etmektedir.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
ENGLISH LITERARY CRITICISM
“Originally published in 1896.”
In the following pages my aim has been to sketch the development of criticism, and particularly of critical method, in England; and to illustrate each phase of its growth by one or two samples taken from the most typical writers. I have in no way attempted to make a full collection of what might be thought the most striking pieces of criticism to be found in our literature.
Owing to the great wealth of such writing produced during the last sixty years, it is clearly impossible to give so complete a picture of what has been done in this period as in others. I am obliged to content myself with one specimen of one writer. But that is the writer who, in the opinion of many, is the most remarkable of all English critics. For the permission, so kindly granted, to include the Essay on Sandro Botticelli I desire to offer my sincerest thanks to Messrs. Macmillan and to the other representatives of the late Mr. Pater.
It may seem strange to close a volume of literary criticism with a study on the work and temperament of a painter. I have been led to do so for more than one reason. A noticeable tendency of modern criticism, from the time of Burke and Lessing, has been to break down the barrier between poetry and the kindred arts; and it is perhaps well that this tendency should find expression in the following selection. But a further reason is that Mr. Pater was never so much himself, was never so entirely master of his craft, as when interpreting the secrets of form and colour. Most of all was this the case when he had chosen for his theme one who, like Botticelli, “is before all things a poetical painter”.
- E. VAUGHAN
February, 1896.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Firdevsî-yi Rûmî Süleymân-nâme-yi Kebîr
Batı Türkçesi; Eski Anadolu, Osmanlı ve Türkiye Türkçesi olmak üzere üç evreden oluşmaktadır. Batı Türkçesinin ilk evresini oluşturan Eski Anadolu Türkçesi 13. ve 15. yüzyılları, Osmanlı Türkçesi ise 15. ve 20. yüzyılları içine alır. Çalışmamıza konu olan Firdevsî’nin Süleymân-nâme-yi Kebîr’i yaygın görüşe göre 16. yüzyılın başlarında yazılmış olup Eski Anadolu Türkçesinden Osmanlı Türkçesine geçiş dönemi özellikleri gösterir. Süleymân-nâme-yi Kebîr, Fatih Sultan Mehmed, II. Bayezid ve Yavuz Sultan Selim dönemlerinde yaşamış olan Firdevsî-yi Rûmî’nin ansiklopedik özellikler içeren en hacimli eseridir. Süleymân-nâme-yi Kebîr’in konusu, Hz. Süleymân’ın hayatı ve onun etrafında oluşan menkıbelerdir. Eserde hem manzum hem de mensur metinler bulunmaktadır. Çalışmada Süleymân-nâme-yi Kebîr’in 36. cildinin İstanbul Üniversitesi Kütüphanesinde bulunan nüshası esas alınmıştır. Hazırlanan bu eser, giriş, inceleme, metin, dizin ve tıpkıbasım bölümlerinden oluşmaktadır.
₺820,00
KİTAP TANITIMI
Kök Türk Devleti Dönemi Şehircilik
Türkler tarih boyunca sadece savaşları ve göçleriyle değil aynı zamanda kurdukları şehirler ve oluşturdukları şehir kültürüyle de büyük bir medeniyet inşa etmişlerdir. Türklerin şehircilik kültüründen uzak, yalnızca “otlak ve su peşinde koşan” göçebe topluluklar olduğu yönündeki yaklaşımlar arkeolojik ve tarihî bulgular karşısında yeniden değerlendirilmelidir. Asya Hunlarından itibaren başlayan şehircilik faaliyetleri, Kök Türkler döneminde daha belirgin bir nitelik kazanmıştır. Türkistan’ın farklı havzalarında ekonomik, kültürel ve siyasi hayatın merkezleri olan şehirler ortaya çıkmıştır.
Kök Türkler, bozkır kültürü ile yerleşik hayat arasında bir karşıtlık değil, güçlü bir etkileşim ve süreklilik ortaya koymuşlardır. Kurdukları ve geliştirip katkı sundukları şehirler; askerî ve istihbarat faaliyetlerinin, devlet yönetiminin, kültürel hayatın, sanatın, üretimin ve ticaretin önemli merkezleri hâline gelmiştir. Kök Türklerin şehircilik anlayışı, sonraki Türk devletlerinin şehir kültürünün şekillenmesinde de önemli bir rol oynamıştır.
Elinizdeki kitap, Kök Türkleri merkeze alarak Türklerin şehircilik serüvenini takip eden bir yol haritasıdır. Türklerin yaşadığı farklı coğrafyalarda nasıl şehirler kurduklarını, şehirleri hangi ihtiyaçlar doğrultusunda şekillendirdiklerini ve kültürlerini bu merkezlerde nasıl yaşattıklarını araştırmacıların bakış açılarıyla ele almaktadır. Bu kitapla birlikte Türk tarihine farklı bir pencereden bakacak; savaşların ve göçlerin yanı sıra şehirlerin de Türk tarihinin ve medeniyetinin taşıyıcıları olduğunu keşfedeceksiniz.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
MİRJAQIP DUWLATOVUN TÜRKÇE-RUSÇA SÖZLÜĞÜ: TÜRK TİLİ
Mirjaqıp Duwlatov, yirminci yüzyıl başındaki Kazak edebiyatının zirve şahsiyetlerinden biridir. Kazak edebiyatında ilk roman olan Baqıtsız Jamalı, yayımlandıktan hemen sonra büyük şöhret kazanan Oyan, Qazaq! şiir kitabını, Balqiya isimli tiyatro eserini kaleme almasının yanında okul kitapları ve pek çok gazete yazısı da yazmıştır.
Duwlatov, milliyetçi kişiliği ile tanınır. İşte bu yüzdendir ki dönemin Rus yönetimi onu rahat bırakmamış, ömrünün uzun bir kısmı hapiste ve sürgünde geçmiş, serbest olduğu dönemlerde de daima takip edilmiştir. Duwlatovun milliyetçiliği kuru, içi boş bir milliyetçilik değildir. O, Kazak çocuklarının okuyacağı matematik kitabındaki problemlerde bile Kazak kültürü olmasını savunan bir aydın, Oyan, Qazaq! şiir kitabının gelirini açlık ve kıtlık ile mücadele eden Kırgız kardeşlerine bağışlamak isteyen bir yardımsever, Edirnenin 1913te Bulgarlar tarafından işgal edilmesinin acısını iliklerine kadar hisseden bir Türkiye sevdalısıdır. Gazete yazılarında ve hikâyelerinde kullandığı Türik Balası (Türk Evladı) ismi, belki de bu milliyetçiliğin en güzel sembolüdür. İşte elinizdeki eser, esir kampında bir ortak Türk dili düşü gören Duwlatovun Türkçe-Rusça sözlüğüdür.
Duwlatov, esir kampında Türk dili konuşan soydaşlarının Rusça bilmedikleri için ezilmesine göz yummamış, hem onları ortak bir Türk dilinde birleştirmek hem de onlara Rusça öğretmek için bu sözlüğü kaleme almıştır. Yani Duwlatov, esir iken dahi soydaşlarını düşünmüş, onların eziyet çekmesine gönlü razı olmamıştır. Bu eserden sonra esir kampındaki Türkler, bir nebze de olsa rahatlamış ve kamp yönetimi dili bahane ederek bu insanlara eziyet etme fırsatını bulamamıştır.
Duwlatovun bu önemli eserini, sözlüğünü yazdığı dilin yaşadığı topraklarda yayımlıyor olmanın mutluluğu var içimizde. Eserin Türklük bilimine hayırlı olmasını diliyoruz. Duwlatovun ve onun şahsında bütün Alaş önderlerinin ruhları şad, mekânları cennet olsun.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Şüphecilik Bağlamında Sosyal Ağlar ve Reklam
Son yıllarda sosyal ağ sitelerinin çeşitlenmesi, kullanıcılar tarafından yaygın bir şekilde kullanılması ve çevrimiçi reklam gelirlerindeki hızlı büyüme beraberinde sosyal ağ reklamcılığının bir trend haline gelmesine neden olmuştur. Öte yandan sosyal ağ reklamcılığının popülaritesi ve bu reklamların tüketici tutumları üzerindeki gücü ve etkinliği ise reklam uygulayıcılarının bu reklamları sıklıkla kullanmalarını gerekli kılmıştır. Dolayısıyla reklam uygulayıcılarının, tüketicilerin sosyal ağ sitelerinde yer alan reklamlara yönelik yaklaşımlarını, gösterdikleri tepkileri ve bu tepkilere neden olan parametreleri saptamaları gerekmektedir. Tüketicilerin reklamlara yönelik verdiği tepkilerden biri de şüpheci yaklaşımdır. Reklama şüphe duyan tüketici, çok büyük bir ihtimalle markaya güven duymayacak ve reklamı izlemekten kaçınacaktır. Söz konusu durum markaların reklam çabalarının ve maliyetlerinin boşa gitmesine neden olacaktır. Bundan dolayı sosyal ağ sitelerinde yer alan reklamlara yönelik şüpheciliğin öncülleri belirlenerek reklam tasarımlarının yapılması gerekmektedir. Bu bağlamdan hareketle kitapta, şüphecilik temelinde sosyal ağlar ve reklamlar ele alınmaktadır. Diğer taraftan kitapta, teorik bilgilerin yanı sıra uygulamalı bir araştırma gerçekleştirilerek sosyal ağ sitelerinde yer alan reklamlara yönelik şüpheciliğe neden olan değişkenler detaylı bir biçimde incelenmektedir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
PRACTICAL SCHOOL DISCIPLINE
The nature of Education is determined by the nature of mindthat it can develop whatever it really is only by its own activity. Mind is in itself free; but if it does not actualize this possibility, it is in no true sense free, either for itself or for another. Education is the influencing of man by man, and it has for its end to lead him to actualize himself through his own efforts. The attainment of perfect manhood as the actualization of the Freedom necessary to mind constitutes the nat
₺495,00