KİTAPLAR
EN YENİLER
-

İSTATİSTİKSEL YÖNTEMLER VE DENEME PLANLANMASI
-

İstiklal Harbi’nden 21. Yüzyıla Türkiye Cumhuriyeti
₺650,00 -

İSYAN, Mehmet Celâl
₺250,00 -

İş Dünyasında Endüstri 4.0 Dönüşümü: İşte Robot
₺210,00 -

İş Güvenliği Bağlamında İş Becerikliliği ve İş Performansı
₺275,00 -

İŞ VE YAŞAM DENGESİ
₺340,00 -

İş Yaşamında Yalnızlık ve Kariyer Gelişimi
₺210,00 -

İşçi Göçlerinin Büyük Britanya Emek Piyasasına Etkileri
₺300,00 -

İşçi ve Sinema
₺585,00 -

İŞGÜCÜ PİYASALARI VE BÖLGESEL İŞSİZLİK SORUNU TÜRKİYEDE DÜZEY 2 BÖLGELERİNDE İŞSİZLİK HİSTERİSİNİN ARAŞTIRILMASI
₺235,00 -

İŞLETME BECERİLERİ GRUP ÇALIŞMASI
-

İŞLETME FİNANSI Ders Notları
-

İŞLETME ve ÇEVRE
-

İŞLETME YÖNETİMİ VE FİNANSAL ANALİZLER
₺390,00 -

İşletmelerde Güncel Etik Yaklaşımlar
₺340,00 -

İşletmelerde Yapay Zekâ Kullanımı
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Sahillerin Efendisi Aydın Bey
Muktedir bir devlete ve kadim bir şehre adını vermiş olmasına karşın yakın bir zamana kadar var olup olmadığı tartışma konusu olan Aydın Beyin artık hayatına dair pek çok nokta aydınlanmış durumdadır. Son zamanlarda yapılan çalışmalar neticesinde Batı Anadolunun Türkleşmesinin önemli aktörlerinden biri olan Aydın Beyin kökenine ve faaliyetlerine ilişkin önemli bilgilere ulaşılmıştır. Batı Anadolunun fetih sürecinin başlatıcı unsurlarından olan Aydın Bey, oğullarına bir devletin de yolunu açmıştır. Tarihi kaynakların verdiği bilgilerden anlaşıldığına göre 1280lerden 1308 yılına kadar yaklaşık 25 yıl Menderes havzasındaki Türkmenlerin reisliğini yapan Aydın Bey, iki Menderes nehri arasındaki toprakların büyük bir kısmını fethedip güçlü bir devlettin temellerini atmış böylece oğullarına peşinden gidilebilecek kutlu bir yol bizlere de bereketli bir şehri miras bırakmıştır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
International Security and Terrorism
International Security and Terrorism analyses contemporary issues in international orders. This book assesses the terrorist attacks which were organised in African, Asian, European and Middle Eastern countries in detail. Therefore, it provides a comprehensive understanding for academics, practitioners, researchers, students and readers who are interested in international security and terrorism. It utilises data about casualties, attack types and countries that exposed terrorism. The book critically examines terrorism, traditional counter-terrorism tactics, securitisation and the new terrorism. It focuses on religiously-motivated terrorist groups, e.g. al-Qaeda, ISIS, Boko Haram and al-Shabaab.
Aytaç Kadıoğlu is an assistant professor of politics and international relations at the Middle East Institute, Sakarya University. Kadıoğlu received his BA at Istanbul University, MA in International Relations at the University of Leicester and Ph.D. in International Relations at the University of Nottingham. His expertise includes security studies, conflict resolution, international terrorism and counter-terrorism studies.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Orta Çağ Almanyasının Kısa Tarihi
Orta Çağ genel olarak bakıldığında birçok karmaşanın yaşandığı bir dönem olarak kabul edilebilir. Ancak bu karmaşanın içinde birçok değişim ve gelişiminde yaşandığı bir dönemdir. Aslında bir madalyonun iki yüzü gibidir Orta Çağ: Aydınlık ve karanlık
İşte bu kargaşa ve gelişim döneminin en güzel örneğini Orta Çağ Almanyasında görmekteyiz. Hanedanlıklar arası geçişler, papalar ve imparatorlar arasındaki çatışmalar, Haçlı Seferleri ve imparatorların Haçlı Seferlerine etkisi, Otto Rönesansı, şehirlerin planlanması, üniversitelerin kurulması, dönem insanlarının yiyecek içecek kültürü, sanat, tiyatro ve daha fazlası
Bu kitap Orta Çağ Almanyasını siyasi, dini, sosyal ve kültürel yönleriyle ele alırken bütün bu olayların da özetini sunmaktadır. Dolayısıyla Orta Çağ Almanyasını merak edenler için de bir başlangıç niteliği taşımaktadır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
ORGANİZASYONLARDA İNSAN KAYNAKLARI PROBLEMLERİNİN ÇÖZÜMÜ
Organizasyonlarda insan ilişkilerinin yönetimi, insanlar arasındaki farklılıklar ve ayrımlardan dolayı bir sanat halini almıştır. Bu sanattaki yetkinlik ölçüsünde, çalışma hayatının kalitesi ortaya çıkmaktadır. İşverenler her ne kadar bireyin fiziksel ya da zihinsel niteliklerini işe alsa da “tatlı ile birlikte acıyı da almalı” ve bireyi bir bütün olarak istihdam etmelidir. Şirket Umutun kaslarını ya da Başakın beynini işe almaya ne kadar çalışsa da her ikisinin hem beynini ve hem de kasını işe almakta ve bunlarla ilintili tüm aksaklıkları da birlikte istihdam etmektedir. Bu gerçeğin kabul edilmemesi, olası problemleri de yadsıma anlamına gelmektedir. Yadsıma mikro düzeyde, çalışanların firmalarıyla ilişkilerini birimselleştirir. Bu gelişmenin sonucunda, çalışanlar tüm zamanlarını işe verirler ama tüm güçleriyle yardım etmezler. Temel yeteneklerini geliştirmeyi ve şirket eylemlerine kendilerini adamayı denemezler. Bu etki her seviyede çalışanda görülmektedir. Organizasyonlarda çalışan sesinin kısılması ya da bu sesin cevap bulacağı bir adres bulunmaması da insan kaynakları problemlerinin ilgisizlik ve tepkisizlikle beslenen sinsi bir problem olarak karşımıza çıkmasına neden olmaktadır. İnsan kaynakları problemlerinin bir başka yönü de, modern zamanlarda çalışanların fiziksel ve duygusal açıdan işyeri ile ev arasında parçalanmasından kaynaklanmaktadır. Bu çelişki aynı zamanda organizasyonlarda motivasyon, moral ve verimlilik sorunlarının çekirdeğini oluşturmaktadır. İş yerinin aynı zamanda çalışanın yaşam alanı olduğu düşüncesi, iş yerinin fiziksel koşulları ve bu koşullardan etkileneceklere özel ilgi gösterilmesini de zorunlu kılmaktadır. İnsan kaynakları problemlerinin psikolojik doğasında, bireysel korkular yatmaktadır. Korku ise en başta gelen düşünce katilidir. Gülünç olmaktan korkmak, cezadan korkmak, işini kaybetmekten korkmak yenilikleri yok etmekte ve çalışanları problemlere açık hale getirmektedir. Bu kitap, işte bu korkularla yüzleşmek zorunda olan, evi ile işi arasında parçalanmış çalışan insanın organizasyon düzeyinde temel problemlerinin çözümüne bir kapı aralamayı deneyen literatürdeki ilk ve bütüncül bir çalışmadır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Soğuk Savaş Sonrası Türkiyenin Balkanlar Üzerindeki Etkisi
Balkan yarımadası, hem coğrafi hem de siyasi ve politik anlamda engebeli, düzensiz ve istikrarsız bir yerdir. Balkanlar terimi, Batılı devletlere çatışma ve şiddeti anımsatır. Zaten, daha sonraları Balkan ismi kullanılmayarak Güney Doğu Avrupa olarak değiştirilmiştir. Çeşitli milletlere ev sahipliği yapan Balkanların ilk sahipleri İliryalılar ve Trakyalılar olmuş, en son olarak da Osmanlı devleti bu bölgede 500 yıl hüküm sürmüştü. Bu yüzden, Balkanlarda Osmanlı mirası devam ede gelmiş, fakat Türkiye yeni Osmanlıcılık politikasıyla hareket etmemiş, sadece Türk azınlığın sorunlarıyla ilgilenmeye çalışmıştı. Balkanlar, tarih içerisinde hep Avrupa’nın sınırı muamelesi görmüştür. Çünkü Balkanlardaki belirsizlik ortamına hiçbir devlet bulaşmak istememektedir. Sadece, Balkan milletleriyle tarihsel bağı olan devletler Balkanlar üzerinde politik emeller taşımıştır. Sırpların tarihsel mitleri yüzünden Sırp olmayan halklar, Sırplar tarafından baskı altında tutulmaya çalışılmış, çatışma ve vahşetlerle baş başa bırakılmıştır. BM, Bosna’daki insan haklarını korumak maksadıyla Bosna’ya müdahale etmiş, fakat bu müdahalesi pek etkili olmamıştır. NATO, BM’nin Bosna’daki beceriksiz müdahalesinden ders alarak Kosova konusunda siyasi müdahale yerine askeri müdahaleyi uygun görmüş ve bu müdahalesinde de başarılı olmuştur. Türkiye, Balkan devletleriyle tarihsel ve kültürel bağları nedeniyle NATO’ya her konuda destek olmuş, çatışmaların yaşandığı ve Türk azınlıkların bulunduğu bölgelere Türk askeri birliklerini göndermiştir. Ayrıca, Türkiye, Balkan ülkelerinin AB’ne ve NATO’ya üyelik süreçlerini her zaman desteklemiş ve Balkanlarda istikrarın sağlanması için Balkan ülkeleriyle işbirliği anlaşmaları imzalamıştır. Türkiye, sadece Türk azınlıklara ilgi göstererek diğer Balkan devletlerini kendine küstürse de Balkanlardaki liderliği üstlenmiştir ve bu liderliği sürdürmek niyetindedir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Coğrafya ve İnsan
Coğrafya alanında her yıl ülkemizde çok sayıda çalışma yayımlanarak bilimsel gelişime katkı sunulmaktadır. Şüphesiz bu eserler, doğal, beşerî ve ekonomik açıdan yaşanan sorunların çözüme kavuşturulması ve gerçekleştirilecek planlamalar için önemli bir kaynak olarak görülmektedir. “Cumhuriyetin 100. Yılına Armağan Coğrafya ve İnsan” temalı bir kitap çalışması olarak planlanan ve 26 akademik çalışmadan oluşan bu eser, Coğrafya alanında çalışmalar yürüten kıymetli araştırmacıların değerli araştırmaları bir araya getirilerek tamamlanmış ve bir anı kitabı olarak tarihin unutulmaz bir parçası olarak kalması amaçlanmıştır. Cumhuriyetimizin 100. yılına armağan kapsamında hazırlanan bu eserin başta coğrafya olmak üzere tüm bilim camiası ve diğer okuyuculara katkı sağlayacağı düşüncesiyle Cumhuriyetimizin 100. yılını kutluyoruz.
₺975,00
KİTAP TANITIMI
Batılılaşma Sürecinde Homeros’u Okumak (Metinler)
Batılılaşma sürecinin başlangıcında Homeros hakkındaki bilgiler tarih kitaplarında yazılanlarla sınırlıdır. Zamanla bu bilgilerin detaylanarak ve artarak süreli yayın sütunlarında daha geniş halk kitleleriyle buluştuğu görülür. 1908 sonrasında Homeros’a bakış değişmiş, İlyada ve Odysseia “epope” olarak nitelendirilmiş, Homeros ve eserleri, eski Yunan edebiyatı ders notlarında, mitolojiye ilişkin eserlerde genişçe yer almıştır.
Bu kitapta önce, Osmanlı aydınının “şair-i meşhur”, “şair-i mahir”, “şair-i bî-nazîr”, “şair-i şehîr”, “şair-i muhterem” olarak söz ettiği Homeros’a dair metinler değerlendirilmiş ardından, günümüz alfabesine aktarılan Sadullah Paşa, Naim Fraşeri, Selanikli Hilmi ve Ömer Seyfettin’in İlyada tercümeleri okuyucuya sunulmuştur.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
TASARIMDA SÜREKLİLİK: MAKRODAN MİKROYA
Bu kitap ile amaçlanan, tasarım alanındaki güncel sorunlar ve potansiyellere ilişkin farkındalığın tartışmalar üzerinden eğitim alanına yansıtılabilmesidir. Bu tartışmalar, kuram ve yöntemsel yaklaşımlardan başlayarak, zihinsel süreçler, estetik, tarih, eğitim gibi çeşitli alanlara dair sorunları vurgulamakta, farklı tasarım ölçekleri arasındaki sınırları eritmekte ve tasarım sürecine holistik bir bakış açısı ile yaklaşmayı gerektirmektedir. Makrodan mikroya tasarımda süreklilik, birbirleriyle iç içe geçmiş ve gelişmiş disiplinlere hem alanın özgünlüklerini dikkate alan hem de ortak yönlerini vurgulayan bir bakış açısı getirmektedir. Bu bağlamda, kitapta kentsel tasarım, mimari tasarım ve iç mekân tasarımına dair temel bilgiler ve güncel tartışmalar ele alınmış, çalışmanın gerek bu alanda eğitim alan öğrenciler, gerekse eğitimciler ve konuyla ilgili çalışmalar yapan akademisyen ve uzmanlar için değerli bir kaynak olacağı öngörülmüştür. Tasarım alanında kent ölçeğinden iç mekân ölçeğine farklı temalara ve bakış açılarına yer verecek şekilde kurgulanan kitaba, alanında değerli çalışmalar üretmekte olan yazarlar katkı sunmuştur.
₺820,00
KİTAP TANITIMI
Kurumsal Yönetim ve Firma Yönetim Kurulu
Tüm Dünya’da Corporate Governance olarak ifade edilen Kurumsal Yönetim; firmalara ilişkin taraflar arasındaki çıkar çatışmalarını ortadan kaldırmayı hedefleyen, firmaların daha iyi yönetilmesi konusunda çeşitli standartların belirlenmesine yönelik modern bir yönetim anlayışıdır.
Bu kitapta, firmaların nasıl etkin ve verimli bir biçimde yönetilebileceği konusunda özellikle son dönemde gündeme gelen kurumsal yönetim uygulamaları firma yönetim kurulları çerçevesinde ele alınmaktadır.
Kitabın hazırlanmasındaki amaç, firmaların pay sahipleri ve diğer paydaşları ile üst yönetimi arasında ortaya çıkan çıkar çatışmalarını en aza indirme konusunda önemli bir kontrol mekanizması olan yönetim kurullarının yapısı ve işleyişi hakkında okuyuculara detaylı bir şekilde bilgi sunmaktır. Bu bağlamda kurumsal yönetim uygulamaları ve firma performansı arasındaki ilişkiler ekonometrik olarak analiz edilerek kurumsal yönetim uygulamalarının firma performansı üzerindeki etkileri ayrıntılı olarak tartışılmıştır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
GÖLGENİN EDEBİYATTAKİ İZDÜŞÜMLERİ
Edebiyat, farklı coğrafyalardaki dünya görüşlerinin, toplumsal değerlerin, duyguların, düşüncelerin ve imgelerin anlatımıdır. Modern dünyanın edebiyata yansımaları 19. yüzyıldan başlayarak, 20. yüzyılda daha da belirginleşmiş olup; insan ilişkilerinde yaşanılan ayrışımlar, zamanla insanların birbirine karşı yabancılaşmasını da beraberinde getirmiştir. Bireyin yaşadığı yabancılaşma sadece karşısında duran kişiye karşı değil, aynı zamanda kendi benliğine karşı da olmuştur. Bu durumun sonucu olarak bireyin, hem kendisiyle hem de başkasıyla yaşadığı kimlik arayışı edebiyatın en önemli konularından biri olmuştur. Bu konuların ifade edilmesi esnasında yazarlar bazı kavram, imge ve metaforları kullanır. Kullanılan bu kavramların en dikkati çeken, bir kişinin birebir aynı görüntüsünü ifade eden, edebi metinlerde de sıklıkla bireyin yaşadığı kimlik karmaşasını ve yabancılaşmayı anlatmak için kullanılan Alman edebiyatı kökenli “Doppelgänger” kavramıdır. “Doppelgänger”, Türkçede “gölge”, “kötü ikiz”, “ikiz öteki”, “öteki”, “eş ruh”, “ikili kahraman” terimleri ile karşılık bulur.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
BATI EDEBİYATINDA MİZAH
Mizah ne gülmede ne de şakalarda aranmalıdır, ancak sadece ve sadece insan zihnindedir. Başka bir deyişle, mizah zihinsel bir deneyimdir, La Fave.
Mizah, La Fave tarafından zihinsel bir deneyim olarak tanımlanmıştır. Bu görüşü, antik çağlardan Rönesans dönemine kadar süregelen bedende salgılanan sıvıların insan karakteri ile ilintisi olduğu anlayışı ile bağdaştırırsak,mizahın beden ve aklın uyum ve uzlaşmasıyla ortaya konulabileceği söylenebilir. Bu bağlantıdan yola çıkarak, Pamukkale Üniversitesi Batı Dilleri ve Edebiyatları tarafından yayına hazırlanan, 7-8-9 Ekim 2015 tarihinde düzenlen IV. Uluslararası BAKEA (Batı Kültür ve Edebiyatları Araştırmaları) Sempozyumu bildiri seçkilerinin makaleye genişletilmesi ile oluşturulan bu kitapta, mizahın kuramsal tarihçesini günümüze kadar değişen ve çeşitlilik gösteren mizah anlayışını, edebiyat ve kültür bağlamında inceleyen Türkçe, İngilizce, Fransızca ve Almanca makalelerle farklı bakış açıları oluşturulmaya çalışılmıştır.
Yazarlar: Himmet UMUNÇ, Burçin EROL, Ahmet YILMAZ, Ayşe ÇİFTÇİBAŞI, Ayşe GÜNEŞ, Banu ÖĞÜNÇ, Çelik EKMEKÇİ, Çiğdem PALA MULL, Demet SATILMIŞ MALTEZOS, Dilek MENTEŞE, Elisabetta MARINO, Erkin KIRYAMAN, Fatma KABA, Feryal ÇUBUKÇU, Feryal ÇUBUKÇU, Gülden YÜKSEL, Kağan KAYA, M. Önder GÖNCÜOĞLU, Meryem AYAN, Meryem NAKİBOĞLU, Mevlüde ZENGİN, Murat GÖÇ, Murat KADİROĞLU, Murat ÖĞÜTCÜ, Mustafa DEMİREL, Nazan YILDIZ, Nejdet KELEŞ, Oya BAYILTMIŞ ÖĞÜTCÜ, Ömer ÖĞÜNÇ, Pınar TAŞDELEN, Sevinç ÖZER, Şengül KOCAMAN, Şevket KADIOĞLU, Tuğba TÜLÜ, V. Doğan GÜNAY, Tülin KARTAL GÜNGÖR, Yakup YAŞAR, Yusuf ZİYA AYHAN, Zennure KÖSEMAN,
HAKEM KURULU: Prof. Dr. Himmet UMUNÇ, Prof. Dr. Burçin EROL, Prof. Dr. Ayten ER, Prof. Dr. Ertuğrul İŞLER, Prof. Dr. Feryal ÇUBUKCU, Prof. Dr. Kubilay AKTULUM, Prof. Dr. Mehmet BAŞTÜRK,
Prof. Dr. Melik BÜLBÜL, Prof. Dr. Nurten SARICA, Prof. Dr. Selim YILMAZ, Prof. Dr. Turgut TOK, Doç. Dr. Arsun URAS YILMAZ, Doç. Dr. Mehmet Ali ÇELİKEL, Doç. Dr. Meryem AYAN, Doç. Dr. Nejdet KELEŞ, Yrd. Doç. Dr. Arpine MIZIKYAN AKFIÇICI, Yrd. Doç. Dr. Cumhur Yılmaz MADRAN, Yrd. Doç. Dr. Murat GÖÇ, Yrd. Doç. Dr. Şeyda SİVRİOĞLU,
KİTAP TANITIMI
Köstendil, Dubnitsa, Vratsa ve Lom Şehirlerinde Günümüze Gelen Osmanlı Eserleri
Bulgaristan’ın fethinden sonra yaklaşık beş yüz sene bu topraklarda Osmanlı hakimiyetini ve kimliğini vurgulayacak binlerce eser inşa edilmiştir ancak bölgenin elimizden çıkmasını takiben eserlerin çoğu yıkılmış, tahrip edilmiş ve harap durumda bırakılmıştır.
Evlâd-ı Fâtihan Serimizin ilk kitabını oluşturan bu çalışmada Bulgaristan’ın önemli merkezleri arasında yer alan Köstendil, Dubnitsa, Vratsa ve Lom şehirlerindeki günümüze gelebilen az sayıdaki Osmanlı eseri tespit edilmeye ve tanıtılmaya çalışılmıştır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Kerkük Şehri ve Türkmenler
Kerkük şehri ve Türkmenler, uzun yıllar boyunca farklı devletlerin egemenliği altında kalsalar da çoğunlukla Türkler tarafından kurulan devletlerin hâkimiyeti altında yaşamışlardır. Bu durum Birinci Dünya Savaşı’nın ardından Osmanlı Devleti’nin yıkılmasıyla değişmiştir. İngiliz nüfuzu altında kurulan Irak Devleti birer eski Osmanlı vilayetleri olan Basra, Bağdat ve Musul’un birleştirilmesiyle meydana getirilmiştir. Fakat Kerkük’ün de içinde yer aldığı Musul vilayeti yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile İngilizler ve nüfuzları altındaki Irak Devleti arasında üzerinde anlaşmaya varılamayan bir meseleye dönüşmüştür. Uzun görüşmeler sonucu Musul meselesi, 1926 yılında İngilizler ve Irak Devleti lehine çözümlenmiştir. Böylece Musul vilayeti Irak’a dâhil olunca Kerkük de 1926 yılında Musul vilayetine bağlı olarak Irak Devleti’nin bir şehri olmuştur. Bu değişim, hem Kerkük şehri hem de Türkmenler üzerinde siyasi, sosyal ve ekonomik bir takım değişimler meydana getirmiştir. Bu kitap, 20. yüzyılda Kerkük şehri ve Türkmenlerin yaşamış oldukları siyasi, sosyal ve ekonomik değişimleri anlamak amacıyla kaleme alınmıştır.
KİTAP TANITIMI
Köy Enstitülerinde Mesleki Teknik Eğitim (1940-1954)
Türkiye’de reform niteliğinde eğitim uygulamalarından biri Köy Enstitü kurumlarının açılmasıdır. Köy Enstitüleri’ne birçok misyon yüklenmiştir; bu görevlerin başında Cumhuriyet kazanımlarının köy tabanında yer bulması gelir. Bu kurumlara enstitü denmesinin sebebi: sisteminde uyguladığı eğitim müfredatından kaynaklanmaktadır. Köy Enstitüleri’yle ilgili günümüze kadar sayısız çalışmalar ortaya konmuştur. Bizim çalışmamızı diğerlerinden ayıran Köy Enstitüleri’nin müfredatlarının mesleki teknik eğitim bakımından kapsamlı şekilde incelenmesi oluşturur.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Safî Mustafa Efendinin Tarihleri
Kültür ve edebiyatımızda tarih düşürme olarak adlandırılan geleneğe dair çok zengin bir birikim mevcuttur. Ebced hesabı denilen ve harflerin sayısal değerlerini esas alan bir sisteme dayanan tarih düşürmede bir olayın gerçekleşme zamanı; bir kelime, kelime grubu, bir dize, beyit veya bent içerisinde dile getirilir. Tarihler bir insanın doğumu, eğitime/işe başlaması, evlenmesi, ölümü gibi ferdî konularda yazılabildiği gibi; savaş, barış, fetih gibi toplumsal konularda yahut deprem, sel, bulaşıcı hastalıklar gibi sıra dışı olaylar sebebiyle de yazılmışlardır. Ayrıca çeşme, köprü, medrese, cami, köşk, saray vb. çeşitli binaların yapılması ya da manzum/mensur veya telif/tercüme bir eserin tamamlanması gibi sebeplerle de tarih yazımı -asırlarca süren- bir gelenek hâlinde devam etmiştir.
Tarih düşürme konusunda Haşimî, Aynî ve -özellikle- Sürûrî gibi öne çıkan isimler olduğu gibi adlarına sadece şuara tezkirelerinde rastlanılan yahut bu özelliğinden hiç bahsedilmeyen çok sayıda şair de mevcuttur. Üzerinde çalışma yaptığımız Safî Mustafa Efendi de sözünü ettiğimiz bu şairlerden biridir. Ancak Safînin sadece tarih düşürme konusunda değil aynı zamanda biyografisi ve eserleri yönüyle de kaynakların ihmal ve hatta mağdur ettiği bir isim olduğu görülmektedir. Bu kitap çalışmasında ise şairin özellikle kendi eserleri için yazdığı tarihler üzerine odaklanılmış olup bunların müstakil eserler üzerine düşürülen tarihler kapsamında rekor sayılabilecek bir yekûna ulaştığı görülmüştür. Çalışmada bu tarihlere ve çözümlerine ilişkin oldukça detaylı bilgiler bulunmaktadır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Cumhuriyet’in Taşra Elitleri Serhat Vilayetlerinde Siyasal Seçkinler
Cumhuriyet’in ilk yıllarından itibaren Serhat vilayetlerinde şekillenen toplumsal yapı Türkiye’nin siyasal dönüşümünde özgün bir yere sahiptir. Coğrafi sınırları koruma sorumluluğuyla birlikte gelen kültürel çeşitlilik ve zenginlik, bu bölgelerdeki elit ailelerin hem yerel hem de ulusal siyasette etkili roller üstlenmelerine zemin hazırlamıştır. Anadolu taşrasında elit ailelerinin çok partili sisteme geçişle birlikte yaşadığı siyasal ve toplumsal dönüşümlerin ele alındığı bu kitapta, bölgesel kimliklerini muhafaza ederken ulusal siyasete yön veren ailelerin hikâyelerini; güç dengelerindeki değişimlerini, modernleşme sürecindeki rollerini ve bölge halkıyla olan ilişkilerini detaylı bir şekilde inceleniyor.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Eşitlikçi Olmayan Bir Tutum Olarak Fanatizm
Fanatik, bir kişiye, nesneye veya kuruma tutkuyla ve körü körüne bağlanır, onun karşısında olanları yaftalar ve ötekileştirir. Tüm bunları duygusal bir değerlendirmeyle yapar. Üstelik sözel veya fiili şiddeti bir araç olarak kullanmaktan çekinmez. Bir fanatiğin akla uygun bir değerlendirme yapması imkansızdır. Çünkü nesnel ve makul bir değerlendirme belirsizlik ve gri alanları kabul etmek demektir ve bu fanatik olmayı baştan engeller. O her şeyin kesin bilgisine daha doğrusu kesin duygusuna sahiptir. Bu nedenle fanatik, akli selimin tam zıt kutbunda durur. İçinde bulunduğumuz günlerde dünyada yaşanan savaşlar, iç çatışmalar, yaşanan göç dalgaları fanatizmi ve fanatik duyguları her geçen gün daha da alevlendiriyor. İşsiz kalan, güvende hissetmeyen, kimlik ve uyum sorunları yaşayan, yabancılaşan ve yaşadığı toplumla bütünleşemeyen birey doğal olarak bugünlerde daha fazla huzursuz. Bunu gidermeye çalışan fanatik ise yanlış bir çözümün peşinde.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Benlik Saygısı ve Din
İnsanın kendisini gerçekçi bir şekilde görerek değerlendirmesini, kendisini olduğu gibi kabullenmesini ve kendisine sevgi, saygı duymak suretiyle kendi özüne güvenebilmesini sağlayan olumlu bir ruh hali olarak benlik saygısı, ruhsal anlamda sağlık ve mutluluğun bir anahtarı ve başarılı olmanın ön koşuludur.
Kişinin kendisini beğenmesi, kendi benliğine saygı duyması için üstün niteliklere sahip olması gerekmez. Çünkü benlik saygısı, kişisin kendini olduğundan aşağı ya da olduğundan üstün görmeksizin kendinden memnun olma durumudur. Kendini değerli, olumlu, beğenilmeye ve sevilmeye değer bulmaktır. Kendini olduğu gibi, gördüğü gibi kabullenmeyi, özüne güvenmeyi sağlayan bir ruh halidir.
KİTAP TANITIMI
İNGİLİZ TUTANAKLARINDA MONDROS VE MUDANYA
ÖLÜM VE HAYAT ARASINDA İKİ MÜTAREKE…
Mondros ve Mudanya Mütarekeleri, Türk Tarihi’nin modern zamanlardaki en önemli kırılmalarındandır ve mukadderat belirleyici yönleriyle belki de en önemlileridir. Bunlardan ilki, I. Dünya Savaşı’nı resmen sonlandıran, en kötü ihtimalle şartları ağır bir barış getirmesi beklenirken, Osmanlı Devleti’ni yeni bir parçalanma projesine dahil eden ve Sevr’e uzanan süreçte bunu başlatan gelişmelerin ilk adımıdır. Türk Milleti için kabul edilemez şartları muhtevi bir mütarekedir, hatta mütareke de değil, hükümlerinin ağırlığı göz önüne alındığında bir teslimiyet belgesidir. Zira 25 maddelik bu metinde, yüzyıllardır bu bölgenin sakini olan Türklerin hukukuna hiçbir şekilde temas edilmemektedir. İmzalanmış bu maddelerle, Türklere Anadolu’da hayat hakkı tanınmıyor ve Oryantalizm meselesi de Batılı devletler ve milletler açısından çözüme kavuşturuluyordu. Buna karşılık bu mütarekelerin ikincisi olan Mudanya, Türk Milleti için yeni bir hayat alanı sağlıyor, kendisine karşı izlenen menfur politikaları sonlandırıyordu. Neticede daha önceden var olan ve meş’um Mondros Mütarekesi’nin doğurduğu yeni problemler, büyük bir muzafferiyetle sonuçlandırılan Türk Milli Mücadelesi’yle ortadan kaldırılıyor ve imzalanan Mudanya Mütarekesi de bu zaferi taçlandırıyordu. Türk Milleti için bir son ve yeni bir başlangıç olan Mondros ve Mudanya Mütarekeleri, bugüne kadar bazı eserlerde tam metin olarak bilim alemine sunulmuştu. Elinizdeki bu kitap, bu iki mütarekeye ait İngilizlerin bizzat tuttukları zabıtların ve belgelerin incelenmesiyle oluşturulmuştur ve İngiliz tutanaklarının ilk kez tam metin olarak yayınlanması açısından büyük önem arz etmektedir.
₺520,00
KİTAP TANITIMI
Kosova Türklerinin Manileri ve Mani Söyleme Geleneği
Kosova Türklerinin Manileri ve Mani Söyleme Geleneği (İnceleme ve Metinler) adlı bu kitap, Kosova Türklerinin sözlü kültür ürünlerinden manilerin bağlam merkezli bir biçimde incelenmesiyle oluşturulmuştur.
Kosova Türklerinin mani söyleme geleneğine dair bilgiler ve manilerin büyük bir kısmı, alanda yapılan derleme çalışmaları ile elde edilmiştir. Bu nedenle bu kitap, 21. yüzyılda Kosova Türklerinin kültürel varlıklarının bir ispatı olan sözlü kültür ürünlerinin elde edilmesi, bir bütün olarak mani söyleme geleneğinin incelenmesi ve değerlendirilmesi açısından önemlidir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Davranışsal Maliye Yaklaşımları İle Vergi Uyumunun Artırılması
Kamu hizmetlerinin en önemli gelir kaynağı vergilerdir. Mükelleflerin vergi uyumunu artırmak için yapılan çalışmalarda, klasik ekonomik modellerin yanı sıra psikolojik ve davranışsal modellerden de faydalanılmaya başlanmıştır. Davranışsal içgörü araçları vasıtasıyla oluşturulan davranışsal maliye yaklaşımları, kamu politikası tasarım sürecinde yeni ve etkili bir yöntem olarak karşımıza çıkmaktadır. Davranışsal maliye yaklaşımlarıyla mükellefler üzerinde herhangi bir zorlama ya da baskı olmadan, düşük maliyetli ve basit yöntemler kullanılarak vergi kaçırma ve vergiden kaçınma davranışlarının önüne geçilebilmektedir. Söz konusu çalışmada dünya genelinden seçilmiş 17 ülkedeki davranışsal yaklaşımları içeren vergi uyumu konulu araştırmalar derlenmiştir. İlgili çalışmalarda hangi yaklaşımlardan faydalanıldığı incelenmiş; bu çalışmalar referans alınarak Türkiye’de gerekli birimlerin kurulmasının ve çalışmaların yapılmasının vergiye gönüllü uyumu artıracağı sonucuna ulaşılmıştır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
BEŞİKDÜZÜ İLÇESİNİN COĞRAFYASI
Trabzon ilinin batısında yer alan Beşikdüzü, alan bakımından ilin en küçük ilçelerinden biri durumundadır. Bununla birlikte 1940’lı yıllardan beri çevresindeki yerleşim birimleri için eğitim merkezi olmasıyla dikkat çekmektedir. Eğitim fonksiyonu ilçenin sosyokültürel ve sosyoekonomik gelişimini etkileyerek, eğitim dışındaki hizmet sektörlerinin gelişmesine katkıda bulunmuştur. Coğrafi bakış açısıyla hazırlanan bu çalışmanın birinci bölümünde, ilçenin jeomorfolojik, iklim, hidrografya, toprak ve bitki örtüsü özellikleri ile bunların beşeri faaliyetlerle ilişkisi konuları üzerinde durulmuştur. Nüfusun geçmişten bugüne değişim ve gelişimi, nüfus hareketleri, nüfusun sosyal ve ekonomik nitelikleri ile yerleşme şekilleri ve yerleşmelerin dağılışları gibi konular ikinci bölümde ayrıntılı olarak değerlendirilirken, üçüncü bölümde tarım, hayvancılık, ticaret, ulaşım, sanayi ile turizmden oluşan ekonomik faaliyetlerin mevcut durumu ve özellikleri ortaya konulmaya çalışılmıştır. Son bölümde ise doğal, beşeri ve ekonomik coğrafya özellikleri açısından genel bir değerlendirme yapılarak temel sorunlar ve bunlara yönelik çözüm önerilerinin yanı sıra ilçenin güçlü ve zayıf yönleri özet olarak sunulmuştur.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
ARAP BAHARI SONRASI İSRAİL DIŞ POLİTİKASI
Ülkemizde yapılan İsrail (hatta belki de Ortadoğu) özelindeki çalışmaların henüz ergenlik dönemini yaşadığı gerçeği, bu kitabın ortaya çıkmasındaki temel motivasyonu oluşturmaktadır. Halbuki Ortadoğu’daki gelişmelerin kahir ekseriyeti ve bizatihi Türkiye’nin ulusal güvenliğini de oldukça yakından ilgilendiren konu başlıkları, genel olarak İsrail merkezli üretilen politikaların bir sonucu olarak idrak edilir. Fakat buna rağmen İsrail politikaları analiz nesnesi olarak görülmez. Görülse dahi istikrarlı bir çalışma sahası tesis edilmez. Edilse dahi bu analiz nesnesini çalışacak ‘cesur’ bireyler yetişmez. Bu liste böylece uzayıp gidebilir. Nihayetinde bu realiteyle yüzleşmek dahi tek başına önemli bir ilerlemedir.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Social Media Its Impact and Its Use
The rise of the Internet has brought social media into our lives. In one way or another, a huge portion of the population utilizes social media daily. Yet many fail to consider the impact of social media in their lives. To what extent has social media changed your life? Are there sides to it that we are unaware of? The analysis of social media may seem straightforward on the outside, however, research has revealed its multifaceted impact. What is the difference between active and passive users? Has social media increased our tolerance? How has social media changed the landscape for businesses? What type of algorithms are used to decide what appears on a users newsfeed? These questions as well as many others are addressed in this book. The book also provides different worksheets that help the reader implement what is discussed and to become aware of how they utilize social media in their lives.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
KURUMSAL İLETİŞİMDE GÜNCEL YAKLAŞIMLAR
Kurumsal iletişim kavramı bir kuruluşun tüm kademelerindeki iletişim süreçlerini kapsayan bir kavram olarak 1980’lerden itibaren kullanılmaya ve tartışılmaya başlamıştır. Kuruluştaki yönetim, organizasyon ve pazarlama süreçlerini bütüncül bir yaklaşımla ele alan kurumsal iletişim, kuruluşun hem iç hem de dış hedef kitleleriyle olan iletişim süreçlerini stratejik iletişim yönetimi perspektifinden yönetmektedir. Bu kadar kapsamlı bir kavram söz konusu olunca literatürde de farklı yaklaşımlar ve bakış açıları söz konusu olmaktadır. Küreselleşmenin etkisi, gelişen teknoloji ve dijitalleşme sayesinde kuruluşlar artık farklı uygulamalar, araçlar ve tekniklerle hedef kitle ile iletişim kurmakta ve sürdürebilir bir ilişki yürütmeyi istemektedir. Bu derleme kitap, farklı uygulamalar, araçlar ve aktörler çerçevesinde kurumsal iletişim olgusunu mercek altına almak ve kurumsal iletişimle ilgili tartışmalara katkıda bulunmak için hazırlanmıştır. Kitaba katkıda bulunan yazarlar hem literatür hem de uygulamaya dayalı çalışmalarla kurumsal iletişimin farklı alanlarına dair çalışmalar ortaya koymuştur.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Antik Yunan Eğitiminde Kadın
“Tarih boyunca bir ana ve eş olarak öne çıkan kadın, aslında ilk sözden itibaren dilini öğreten, aileden topluma geçiş sürecinde ilk yaşam kültürünü öğreten en önemli figürdür. Bugünkü Batı Uygarlığının önemli kaynaklarından biri Antik Yunan Uygarlığı olarak görülür. Antik Yunan Uygarlığında kadınlar evlere kapatılarak geri plana itilmiş konumlarına karşın aile bireylerinin yetiştirilmesi için eğitim faaliyetlerinde etkin bir rol oynamışlardır. Sevgili öğrencim Nuriye Külahlı, ‘Antik Yunan Eğitiminde Kadın’ adlı çalışmasında arkeolojik ve yazılı kaynakları kullanarak onların bu faaliyetlerini tüm açıklığıyla ortaya koymuştur. Bu nedenle bu çalışma günümüz Batı uygarlığını daha iyi anlayabilmek açısından araştırmacılara katkılar sağlayacaktır.”
Prof. Dr. Hasan BAHAR
“Bu kitap, Eski Yunan’da tarih öncesi dönemlerden Helenistik Dönem sonuna kadar eğitimde kadınlarının rolü üzerinedir. Almış oldukları eğitim doğrultusunda sanatta, tıpta, dini hayatta, felsefede ve çocuk eğitimi konusunda öne çıkmayı başaran Antik Çağın kadınları adlarından saygıyla söz ettirmeyi başarmışlardır. Elinizdeki bu kitap, kadının geçmişte de sosyal hayatta ne derece önemli roller üstlendiğinin adeta bir hikâyesidir. Bundan dolayı çalışmanın alanında önemli bir boşluğu dolduracağını ve keyifle okunacağını düşünmekteyiz.”
Prof. Dr. Özdemir KOÇAK
₺620,00
KİTAP TANITIMI
Kamu Güvenliği
Bu çalışma, kamu güvenliği yönetiminin modern devletin gelişimi sürecinde kökenini ve konumunu ortaya koymaya çalışırken, kamu yönetiminin bir parçası olarak kamu güvenliği yönetimi adıyla bir yönetim alanını da işlevsel yönden tarif etmektedir. Kamu güvenliği yönetimi burada hareket halinde olan bir inceleme nesnesi olarak ele alınmakta ve bu değişimin son birkaç on yıldaki çerçevesi, temaları ve yöntemi de gözler önüne serilmektedir. Kitap, bunu yaparken bahsedilen değişime ilişkin uluslararası alandaki sav ve tezler yanında Türkiye örneğinden istifade etmektedir. Kamu güvenliği yönetimi alanında çalışmalar yapanlar için de yeni araştırma alanlarına, araştırma sorularına ve nedensellik ilişkilerine işaret etmektedir. Kitap özellikle, konuya ilgi duyan yeni araştırmacılar için kapsamlı, aynı zamanda öz bir kavramsal ve kuramsal çerçeve sunmakta; örneklendirmeler yoluyla bunları mümkün olduğunca somutlaştırmaktadır.
₺420,00
KİTAP TANITIMI
Sosyal Medyada Kullanıcı Emeği
Dijital iletişim teknolojilerinin ve sosyal medya platformlarının yaygınlaşması, yeni medyanın ekonomik boyutunu giderek daha önemli bir araştırma alanı haline getirmiştir. Dijital teknolojilerin yön verdiği bu dönemde emek anlayışı değişime uğramış; üretim ve tüketim pratikleri de bu değişimle birlikte yeniden şekillenmiştir. Yeni medya araçlarının toplumda geniş yer bulmasıyla, kullanıcıların içerik üretimi, kullanıcı emeği ve veri paylaşımı gibi unsurlar dikkat çeken konular haline gelmiştir.
Bu kitap, sosyal medyada dijital emeğin görünmeyen doğasını açığa çıkarmayı ve sosyal medya kullanıcılarının gönüllü katılımını yönlendiren motivasyonları analiz etmeyi amaçlamaktadır. Kullanıcı emeği kavramını kuramsal bir çerçevede ele alırken; sosyal medya etkileşimlerinin görünmeyen boyutlarına, emek-sömürü ilişkisine ve dijital çağın değişen üretim biçimlerine odaklanır. Dijital kültür, medya çalışmaları ve toplumsal dönüşümle ilgilenen okurlar için kuramsal derinliği ve güncel içeriğiyle zengin bir kaynak sunar.
₺210,00