KİTAPLAR
EN YENİLER
-

GÜFT Ü GÛ
₺275,00 -

GÜLŞEN-İ ZÜREFÂ/ Şeyhzâde Mehmed Vardarî
₺1.050,00 -

GÜMÜŞHACIKÖY ÖZDARENDELİLER KONAĞI
₺495,00 -

Günahkâr Kalbi
₺235,00 -

Güncel Akademik Araştırmalar
₺405,00 -

Güncel Gelişmeler ve Veriler Işığında Uluslararası Ticaret
₺210,00 -

GÜNCEL YAKLAŞIMLARLA KALİTE VE KALİTE YÖNETİM SİSTEMLERİ
₺315,00 -

Gündem Belirleme Kuramı Çerçevesinde DİJİTAL MEDYA
₺210,00 -

Güney Kore Sinemasında Modern Trajedi: LEE CHANG DONG SİNEMASI
₺260,00 -

HABER ARACI OLARAK FOTOĞRAF
-

HABSBURG SERHADDİNDEKİ OSMANLI GARNİZONLARININ FİNANSMANI
₺260,00 -

HAKİKATİN PEŞİNDE Tanıklıklarla Araştırmacı Gazetecilik
₺380,00 -

Haksız Rekabete İlişkin Bilirkişi Raporları ve Uzman Görüşleri (2018-2021)
₺380,00 -

Halit Ziya Uşaklıgil Röportajlar, Konuşmalar, Anketler
₺440,00 -

HALİT ZİYA UŞAKLIGİL’İN HİKÂYELERİNDE KADIN FİGÜRLER
₺275,00 -

Halkla İlişkiler Perspektifinden Medya ve Yerel Yönetim İlişkisi
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye Türkçesinde Edatlar
Bu kitapta edatlar üst başlığı altında Türkiye Türkçesindeki sözcük düzeyinde bağımlı biçimbirimlerden olan çekim edatları, bağlama edatları, ünlem edatları ve pekiştirme edatları çeşitli açılardan incelenmiştir. Öncelikle Türkiye Türkçesindeki edat teriminin çerçevesi çizilmeye çalışılmış, ardından edatların çeşitli biçim ve anlam özellikleri üzerinde durulmuştur. Her bir edat türü köken, yapı ve kullanım özellikleri bakımından incelenmiştir. Çalışma sürecince tespit edilen edatlar, Türkiye Türkçesindeki dil bilgisel anlamları bakımından yazı dilinden seçilen pek çok örnekle ayrıntılı olarak değerlendirilmiştir. Böylece, Türkiye Türkçesindeki edatlar, hem toplu olarak verilmeye hem de örnekleriyle birlikte dil bilgisel anlamları gösterilmeye çalı
₺560,00
KİTAP TANITIMI
Sevgilinin Hayaliyle Mest Olduk
Şiirlerinde vahdet-i vücûd (varlıkta birlik) düşüncesini işleyen tasavvuf edebiyatının ünlü şairi İbnül-Fâriz, meşhur Hamriyye kasidesinde, maddi şarabın sıfat ve özellikleriyle ilahi aşk ve muhabbeti sembolize etmiştir. Kasidenin ilk beytinde, evren yaratılmadan önce sevgilinin anısına içtiği şarapla mest olduğunu söyleyen İbnül-Fâriz, şiir boyunca muhabbet şarabını farklı özellikleriyle açıklamıştır. Kasidenin bugüne kadar tespit edilmiş yirmi beş kadar tercüme ve şerhi vardır. Arapça, Farsça ve Türkçe dilleriyle yapılan bu tercüme ve şerhlerin yaklaşık on beşi Osmanlı Türkçesiyle yazılmıştır.
Elinizdeki kitap, Cumhuriyetin ilk yıllarında Osmanlı Türkçesiyle yazılmış yeni bir tercümesini daha gün yüzüne çıkarmaktadır. 1937 yılında Tercümetü Kasideti İbnil-Fâriz (İbnül-Fârizin Hamriyye Tercümesi) adıyla kaleme alınan eserin içinde Mollâ Câmînin Hamriyye kasidesi üzerine yazdığı Farsça rubailer (dörtlük) ile İbnün-Nahvînin Hamriyye kasidesine yazdığı tahmislerin (beşleme) tercümesi de yer almaktadır. Üç tercümeyi bir arada sunan bu eser, Muhammet İnce tarafından bir incelemeyle birlikte Latin alfabesine aktarılarak okuyucusunun hizmetine sunulmuştur.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
ALBERT CAMUS Çağa ve İnsana Tanıklık
Albert Camus’nün yazınsal, sanatsal, düşünsel, siyasal yaşamı ‘özgürlükler çağı’ olarak başlayıp ‘korku çağı’ olarak sonlanan yirminci yüzyıla odaklanır. Camus’nün yapıtı yüzyılın iki büyük dünya savaşının yarattığı derin zihinsel bunalımların etkisiyle biçimlenir. Camus’nün dünyası savaşların yol açtığı ve Avrupa başta olmak üzere tüm dünyayı etkileyen karışıklıkların, yine savaşın sonrasında ortaya çıkan faşizm ve komünizm gibi tartışmalı büyük ideolojik akımların gölgesinde şekillenir. Bu akımların ortaya koyduğu sonuçlar, aslında sömürgecilik sonrası Avrupa’nın kendi kabuğuna çekilmesinin oluşturduğu düşünce ikliminin de sonuçlarıdır ve insan idealinin uğradığı yıkımları gösterir.
Yazarın yirminci yüzyılı kısaca tanımlamak adına yapmış olduğu ‘korku çağı’ adlandırması onun çağa ve insana tanıklığının en özlü anlatımıdır. Aynı çerçeveden alarak, insanlık ülküsü ve tasarısının tıpkı uygarlık gibi hiçbir zaman tamamlanmayacağını, üstelik devamlı olarak derin bir tehlike ile karşı karşıya olduğunu söyleyen Camus, bir çıkış yolu bulmak adına her durumda insana yönelir. Her fırsatta insana duyduğu derin bağlılıktan ve saygıdan söz eder. Yazgısı gereği mutsuzluğa ve ölüme mahkum olan insanın yaşamına bazı yeni değerler ve ilkeler üzerinden anlamlar bulmaya çalışır. ‘Hayatın anlamının olup olmadığı felsefenin birinci sorunudur’ ile başlayıp çıkış yolu adına önerdiği ‘başkaldırıda dayanışma’ ilkesini, insanın trajik yazgısını aşmada en kısa yol olarak görür. Bu bağlamda Camus siyasal başta olmak üzere tüm karışıklıklarda kurtarılması gereken biricik öznenin insan olduğunun altını büyük bir kararlılık ve tutarlılıkla çizer.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
A PRACTICAL ENQUIRY INTO THE PHILOSOPHY OF EDUCATION
That any rational and accountable being should ever have been found to oppose the progress of truth, is truly humiliating; yet every page of history, which records the developement of new principles, exhibits also the outbreakings of prejudice and selfishness. The deductions of Galileo, of Newton, of Harvey, and innumerable others, have been opposed and denounced, each in its turn; while their promoters have been vilified as empyrics or innovators. Nor has this been done by those only whose self love or worldly interests prompted them to exclude the truth, but by good and honourable men, whose prejudices were strong, and whose zeal was not guided by discretion. Such persons have frequently been found to shut their eyes against the plainest truths, to wrestle with their own convictions, and positively refuse even to listen to evidence. The same thing may happen with regard to education;—and this is no pleasing prospect to the lover of peace, who sets himself forward as a reformer in this noble work.—Change is inevitable. Teaching is an art; and it must, like all the other arts, depend for its improvement upon the investigations of science. Now, every one knows, that although the cultivation of chemistry, and other branches of natural science, has, of late years, given an extraordinary stimulus to the arts, yet the science of education, from which the art of teaching can alone derive its power, is one, beyond the threshold of which modern philosophy has scarcely entered. Changes, therefore, both in the theory and practice of teaching, may be anticipated;—and that these changes will be inconvenient and annoying to many, there can be no doubt. That individuals, in these circumstances, should be inclined to deprecate and oppose these innovations and improvements, is nothing more than might be expected; but that the improvements themselves should on that account be either postponed or abandoned, would be highly injurious. An enlightened system of education is peculiarly the property of the public, on which both personal, family, and national happiness in a great measure depends. These interests therefore must not be sacrificed to the wishes or the convenience of private individuals. The prosperity and happiness of mankind are at stake; and the welfare of succeeding generations will, in no small degree, be influenced by the establishment of sound principles in education at the present time. Nothing, therefore, should be allowed to mystify or cripple that science, upon which the spread and the permanence of all useful knowledge mainly rest.
₺575,00
KİTAP TANITIMI
Genetiği Değiştirilmiş Ürünlere Yönelik Tüketici Davranışları
Genetiği değiştirilmiş ürünlere yönelik tüketicilerin davranış ve tutumlarının araştırıldığı bu çalışma Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde 2013 yılında doktora tezi olarak kabul edilmiştir. Çalışma kapsamında Eskişehir ili merkez ilçelerinde kotalı örnekleme yöntemi ile 1250 katılımcı ile yüz yüze anket yapılmıştır. Yapılan saha çalışması aynı zamanda Anadolu üniversitesi Bilimsel Araştırma Komisyonu tarafından finansal olarak da desteklenmiştir. Çalışmanın genel amacı, Eskişehir genelinde yaşayan tüketicilerin genetiği değiştirilmiş ürünlerle ilgili farkındalıklarını, bilgi düzeylerini ve satın alma niyetlerini saptamak ve davranışlarını etkileyen tutum faktörlerini ortaya koymaktır. T testi, Anova Analizi, Ki-Kare Analizi, Regresyon Analizi ve Faktör Analizi gibi istatiksel veri analizi yöntemleri çalışmada kurulan hipotezlerin test edilmesinde kullanılmıştır. Araştırmanın yapıldığı dönemde katılımcıların bilgi düzeyleri ve genetiği değiştirilmiş organizmalı gıdalar hakkındaki yanlış ve eksik bilgileri dikkat çekicidir. Gelir düzeyi arttıkça konuyla ilgili bilgi düzeyinin anlamlı bir şekilde arttığı gözlemlenmiştir. Çalışmanın pazarlama araştırmaları, tüketici davranışları ve genetiği değiştirilmiş ürünler gibi konulara ilgi duyanlar için faydalı olacağı umulmaktadır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
ULUSLARARASI GÜVENLİK ÇALIŞMALARI ULUSLARARASI İLİŞKİLERDE ELEŞTİREL GÜVENLİK KURAMI
Uluslararası ilişkiler çalışmalarının bir alt-alanı olarak kurgulanan güvenlik teorisinin çalışma alanı bağlamında görece yeni oluşu göz önünde bulundurulduğunda, uluslararası ilişkiler tarihinin geriye dönük incelenmesi sonucu elde edilen verilerle dönüştürüldüğü anlaşılabilir. Antik Yunana kadar geriye götürülebilen güvenlik arayışlarının kuramsal temellendirilmesi, ancak yeniden okumalarla mümkün kılınabilmektedir. Az sayıdaki klasik eserlerin ışığında tarihlendirilen kuramsal pozisyonlar, devleti merkeze alan yaklaşımlara da arkaik bir atıf noktası oluşturmaktadır. Bu bağlamda ortaya çıkan literatür göstermektedir ki, güvenlik teorisinin muhteviyatı tarih boyunca radikal değişimlere uğrayarak bugünkü halini almıştır.
KİTAP TANITIMI
Havaalanı Faaliyetleri ve Stratejik Yönetim İle İnsan Faktörü
Havaalanı işletmeciliği, hizmet yoğun bir alanda faaliyet göstermektedir. Havacılık, profili yüksek bir müşteri kitlesini içerdiğinden hizmetin kalitesi ve hizmet verenin performansı her zaman tatminkar olmak zorundadır. Bu beklentiyi karşılamak için, doğru zamanda, hatasız, etkin maliyetli çözümler bulan, işe uygun, teknik bilgi odaklı ve nitelikli insan kaynağı gerekmektedir. Havaalanı sisteminde insan kaynağının stratejik olarak yönetilmesi bu nedenle son derece önem taşımaktadır.
Hava trafiğinin dönemsel dalgalanmalarla birlikte hızla artması, havalimanlarını hem kapasitelerini genişletmeye hem de mevcut kapasitelerini daha verimli kullanmaya zorlamaktadır. Kapasitenin fiziksel olarak iyileştirilmesi mümkün değilse, değerli veya kıt kaynaklar etkin bir şekilde kullanılmak zorundadır.
Bu kitabın yazılış amacı, havaalanı donanımını teknik ve yapısal olarak anlatmak, havalimanı ortak çalışma alanları ve havalimanı faaliyetlerini açıklayarak, endüstrideki değişimi, stratejik yönetim modeli ile ele almak ve entelektüel sermayeden daha fazla fayda sağlayabilmek için yapıcı öneriler getirmektir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Kuva-yı Milliyeci Bir Belediye Başkanı: Keçeci Zade Hafız Mehmet Emin Bey
Bu kitap, Osmanlı Devleti’nin son döneminde, Kurtuluş Savaşı yıllarında ve Cumhuriyet döneminde önemli bir isim olan Keçeci zade Hafız Mehmet Emin Bey üzerine bir biyografi çalışmasıdır.
Kitapta, Osmanlı Devleti’nin son döneminde girişimci bir zahire tüccarının Balıkesir Ticaret Odası ve Balıkesir Belediye Başkanı olarak yaptıkları, Kuvâ-yı Milliye’nin Batı Anadolu’daki faaliyetleri özelinde Keçeci zade Hafız Mehmet Emin Bey’in Milli Mücadele hatıraları, yeni kurulan Türkiye Devleti’nin önemli şehirlerinden biri olan Balıkesir’de yaptığı sosyoekonomik, siyasi ve topluma hizmet çalışmalarıyla Keçeci Hafız’ın şahsında Erken Cumhuriyet Dönemi (1923-1935) incelenmektedir.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Çalışmanın Değişen Anlamı ve Geleceği
Çalışma Yaşamının Değişen Anlamı ve Geleceği isimli bu çalışma, altı bölümü 24. Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Kongresi’nde sunulan, bir bölümü ise kongre dışında hazırlanmış yedi çalışmadan oluşan akademik bir derlemedir. Kitap, teknolojik dönüşüm, dijitalleşme, algoritmik ayrımcılık, bakım emeği, yaşam ücreti, beceri uyumsuzluğu ve sürdürülebilir kalkınma gibi güncel konuları ele almaktadır. Çalışmalar, işgücü piyasasındaki değişimlerin çalışma kavramına etkilerini, dijitalleşme ve platform ekonomisi bağlamında işgücü piyasasında yaşanan dönüşümleri, genç emeği ve yeşil işlerin geleceğini sorgulamaktadır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Sosyal Hizmet Kavram ve Uygulamalar
Sosyal hizmet, insanların sağlık ve iyilik halinin geliştirilmesinde, kendilerine daha yeterli hale gelmelerinde ve başkalarına bağımlı olma hallerinin önlenmesinde, aile bağlarının güçlendirilmesinde; bireylerin, ailelerin, grupların veya toplulukların sosyal görev ve sorumluluklarını yerine getirmelerinde yardımcı olan; uygulamalı bilim ve yüzyılımızın önemli mesleğidir. Dünyada olduğu gibi Türkiyede de mesleğin belirli alanlarda uzmanlaşması (mesela aile, engelli, yaşlı, grup terapisi, okul sosyal hizmeti gibi) olacaktır.
Sosyal Hizmet Kavram ve Uygulamalar kitabı, giriş niteliğindedir ve tanımda yer alan bilgileri içermektedir. Disiplin, insan problemlerine yönelik çözümler önerirken, meslek ise çözüm önerilerini birey, aile ve grup üzerinde uygulama imkânı bulur. Amaç, mikro, mezzo ve makro düzeyde insanların psikososyal işlevlerini yerine getirmelerine ve refahlarının arttırılmasına yardımcı olmaktır. Hedefi güçlü, bağımsız, mutlu, huzurlu bireyler ve aileler; refahlı, her türlü maddi ve manevi ihtiyaçları karşılanmış toplum meydana getirmektir. Koruyucu-önleyici, geliştirici ve rehabilite edici işlevleri yürütür.
Kitapta sosyal hizmetin hangi felsefeden yola çıktığı, ne zaman ve niçin disiplin haline geldiği, nasıl bir meslek olduğu, eğitimi, meslek elemanlarının çalıştıkları kurumlar ve yaptıkları işler hakkında bilgiler sunulmuştur.
₺420,00
KİTAP TANITIMI
Kalite 4.0
Kalite, bütün sanayi dallarını ve bunlara bağlı faaliyet gösteren tüm işletmeleri ilgilendiren ortak bir kavramdır. Bu kavram temel olarak kalite mühendisliği, kalite yönetim sistemleri, kalite kontrol ve kalite güvencesi alanlarını içerse de yalnızca bunlarla sınırlı değildir. Günümüzde kalite çalışmalarının ulaşmış olduğu son nokta olan Kalite 4.0, üretim ve hizmet sektörünün dijitalleşerek yeniden yapılandırılması olarak ifade edilen Endüstri 4.0’ın temel unsurlarından biridir. Kalite 4.0 çalışmalarının temel amacı kalite kavramını Endüstri 4.0’ın kazandırdığı yetenekler ile uyumlu hale getirmektedir.
Kalite 4.0, üretim işletmelerinin tüm tedarik zinciri boyunca kalite standartlarını geliştirmelerini ve yönetmelerini sağlayan çeşitli teknoloji, prosedür ve uygulayıcıların yaygın olarak kullanıldığı bir sistemdir. İşletmelerin Kalite 4.0 uygulamalarından yararlanarak, müşterilerin memnuniyet düzeylerinde daha yüksek bir etkiye sahip olmaları beklenmektedir.
Bu kitap, yönetim tarihi boyunca birçok evrimsel aşamadan geçerek günümüze gelen Kalite 4.0’ı anlamayı ve uygulamayı hedefleyen kuruluşlar, çalışanlar ve öğrenciler için genel bir yol haritası sunmaktadır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Nasyonal Sosyalist Dönemde Yaşam ve Alman Yazını
Adan Zye her alana müdahale edilirken, toplum ve düşünce birlikte şekillendirilmiştir. Bu politikanın önemli ayaklarından biri, sosyal kimlikleri üzerinden bireyi yeniden tanımlamak olmuştur. Bireye rolünü, ideal halini, rolünün karşılaması gerekenleri çeşitli yollarla empoze etmiş, hatta öğretmişlerdir.
Her cinsiyetin ve her yaş grubunun belirli işlevleri yerine getirecek bir mekanizma olarak nasyonal sosyalist yönetime hizmeti hedeflenmiştir. Bunun için de Hitler, toplumda kadın ve erkek rollerini kesin hatlarla belirlemiştir.
Ancak bununla kalmamıştır. Toplum politikası çerçevesinde uyguladıkları doğum politikasıyla, doğmuş veya henüz doğmamış çocuklara da rol dağıtılmış ve bu rollere göre görev verilmiştir: Arı ırktan olanlar doğmalı, gelecekteki asker olmalı, özel ırkı devam ettirecek şekilde yetiştirilmelidir. Arı ırka leke getirecek veya getirme ihtimali olan bebekler anne karnında öldürülmeli, anne rahmine düşmeleri engellenmeli, doğmuşsa öldürülmeli, anne veya babasına rağmen sağlıklıysa (bir süre durumu takip edildikten sonra) arı ırk ailelere verilip, kimliği değiştirilip değerlendirilmelidir.
Bir rejimin bunları yapabilecek güce nasıl eriştiğinin, düşünce dünyasını yönlendiren edebiyatın aynı dönemde nasıl şekillendiğinin bilgisini sunan bu çalışma, Alman kültür tarihine ve Alman Edebiyatına dair önemli bilgileri sunarken, yaşam için insanın tercih olasılıklarını da hatırlatmaktadır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Arthur Schnitzler Öykülerinde Ölüm Olgusu: Modern İnsanın Ölüm Korkusu
Edebiyat, salt hikâye anlatımı mıdır, insana ve yaşama dair bir bilgi kaynağı mıdır? İnsana ve yaşama dair konular, kaleme alındıkları dönem ve mekanlarla sınırlı mıdır, insanlığın ortak belleğinin zaman ve mekândan bağımsız var olmayı sürdüren ürünleri midir?
Bilincin derinlikleri, içgüdüler, insanın korkuları, varoluş sorunları, yaşam ve ölüm diyalektiği yüz yıllardır insanlığın bir kenara bırakamadığı konulardır. Arthur Schnitzler, bunları ustalıkla ele almış Avusturyalı bir yazardır. Sigmund Freud’un “benim uzun çalışmalar sonucu elde ettiğim bilgileri siz gözlem yeteneğinizle tespit ediyorsunuz” diyerek tebrik ettiği Schnitzler’in öykülerinin büyük bir kısmı ölüm olgusunu konu etmektedir. Ancak, yazar ölümün kendisini değil, ölüm olgusunun 19. yüzyıl modern bireyin üzerindeki etkisini ele almıştır. Böylece varoluş sorunu çerçevesinde ele aldığı ölüm korkusu, “geçicilik kaygısı-yaşama arzusu” ekseninde işlenmiştir.
Yazarın Avusturya’da Modern Dönem ve yüzyıl geçişinde öne çıkan “benlik” algısı ve varoluş sorununu işlediği öykülerinden Andreas Thameyers letzter Brief, Der Andere – Aus dem Tagebuch eines Hinterbliebenen, Der Sohn – Aus den Papieren eines Arztes, Der Mörder, Der Tod des Junggesellen ve Die Toten schweigen ayrıntılı olarak incelenmiş, motif ve ölüm türleri bölümlerinde Sterben, der grüne Kakadu, Paracelsus, Anatol adlı eserleri de ele alınmıştır. Ayrıca, konu bağlamında, yazarın yaşamı ve günlüklerinden “varoluş sorununa” ilişkin bilgilerin de ele alındığı bu çalışma, Schnitzler ve eserlerinde ölüm motifi konusunda kapsamlı bir analiz sunmaktadır.
İçinde bulunduğumuz dönem de bizlerin “yüzyıl geçişi” ve modern dönemidir. Bu çalışmayı, insana dair temel olguların zaman ve mekândan bağımsız olduğunu hatırlayarak okumak, günümüz hız çağındaki ‘birey’in durumuna da ışık tutacaktır.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
JAPON SÖZLÜKLERİNİN GİZEMİ
“Bir an sözlüklerin hiç var olmadığı bir dünya düşünelim. Duyduğunuz ya da gördüğünüz ses ya da ses dizilerini danışabileceğiniz ya da sizlere açıklayabilecek bir kaynağın olmadığı bir dünya… Sizce nasıl olurdu? Farklı kültürlerde bulunduğunuzda birilerine sorsanız dahi ne dediğini anlayabilir miydiniz?”
A.A. KOLUKISA
Halen gelişmekte olan ve son yıllarda oldukça yoğun bir kitlenin ilgi odağı haline gelen sözlük çalışmaları dünyanın pek çok yerinde çeşitli branşlardan araştırmacının dikkatini çekmektedir. Ülkemizdeki mevcut çalışmalara bakıldığında, henüz emekleme aşamasında olduğu söylenebilen bu disiplinin gelişimine katkı sağlamak amacıyla hazırlanan bu eser, öncelikle Sözlükbilimin ne olduğu sorusuna yanıt aramakta ve devamında Uzak Doğu’nun incisi olan Japonya’da hazırlanan sözlükleri mercek altına almaktadır. Japon sözlük yazım geleneğini irdeleyen eser ülkemizde bu alanda hazırlanan ilk çalışmalardandır.
Eserde, tıpkı bir Japon savaşçısı gibi belinde kuşağı ve kendine özel kutusuyla karşımıza gelen Japon sözlükleri sayı ve çeşitliliğinin fazlalığı ile bizlerin hayal gücünü zorlamaktadır…
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Çocukluk Çaği Obezitesiyle Mücadelede Yeni Bir Mali Araç: Obezite Vergileri ve Ebeveyn Tutumlari
Bu kitap, çocukluk çağı obezitesiyle mücadelede yeni bir mali politika aracı olarak öne çıkan obezite vergilerini ebeveyn tutumları üzerinden ele almaktadır. Çanakkale’de 4–13 yaş arası çocuğa sahip ebeveynlerle yürütülen karma yöntemli saha araştırması, nicel ve nitel verileri bir araya getirerek tutumların çok boyutlu yapısını ortaya koymaktadır. Bulgular, ebeveynlerin genel olarak obezite vergilerine karşı eleştirel bir yaklaşım sergilediğini göstermektedir. Yaş, eğitim düzeyi ve bireysel bilgi gibi faktörler etkili olmakla birlikte, tutumu en güçlü şekilde belirleyen unsur, verginin toplum sağlığına sağlayacağı faydaya ilişkin algıdır. Algılanan fayda arttıkça destek de anlamlı biçimde yükselmektedir. Kitap, politika yapıcılara yönelik iletişim, bilgilendirme ve teşvik mekanizmalarına dair somut öneriler sunarak alana önemli bir katkı sağlamaktadır.
KİTAP TANITIMI
Küreselleşme Sürecinde Akıllı Şehirler: Paradigma, Yönelimler ve Fırsatlar
20. yüzyılın son çeyreğinde ortaya çıkan küreselleşmeyle birlikte, sosyoekonomik ve kültürel hayatın her alanı gibi şehirler de köklü değişiklikler yaşamaktadır. Küreselleşmenin neden olduğu büyük paradigma değişimleri nedeniyle dünya çapında şehirler gittikçe daha fazla araştırmanın konusu olmaktadır. Bu süreçte akıllı şehirler kavramı ön plana çıkmıştır. Akıllı Şehir kavramının odak noktası, internet teknolojileri, Nesnelerin İnterneti (IoT) ve herkese fayda sağlayacak yapıdaki büyümeyi tetikleyerek fırsatların iyileştirilmesidir. Temel varsayım, akıllı şehirler sayesinde ve girişimcilik için yeni fırsatların genişlemesi yoluyla suç, yoksulluk ve işsizlik oranlarının azaldığı, teknolojik verimlilikle doğal kaynak kullanımının arttığı ve teknolojilerin uygulanma alanlarının giderek genişlemesiyle yaşam kalitesinin yükseldiği yeni yaşam alanlarının yaygınlaşmasıdır. Şehirlerin, büyük ölçekli kentleşme zorluklarını ele almak ve yaşanabilir, rekabetçi ve kendine güvenen şehirler yaratmanın yeni yollarını bulmak için yenilikçi çözümlerin uygulanması yoluyla daha akıllı hale gelmesine ihtiyaç vardır. Bu doğrultuda, akıllı şehirlerin ortaya çıkışı, tüm dünyayı bir seviye daha yükseğe ulaştıracak çok daha büyük bir dönüşümün habercisi olabilir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
TARİH METODOLOJİSİ
Bilimsel araştırma yöntemleri her bilim dalına ve döneme özel yönleri ile araştırmacının karşısına çıkabilir. Bu devamlılık, değişkenlik ve usul zenginliği bir yandan araştırmacının kafasını karıştırabilirken, bir yandan da durağanlıktan kurtulmasını sağlayıp, gün geçtikçe hızlanan bilgi edinimleri ve paylaşımları konusunda önünü açabilmektedir.
Bu ilim ve bilgi deryasında, bir kayık misali, araştırmacıyı; dinlendiren, gereksiz güç ve zaman kaybından koruyan, güvenli ve sağlıklı bir araştırma yolculuğu sağlayan şey “metodoloji”dir. Ne aradığını bilmek önemli bir başlangıç olsa da, aranılan bilginin nerede olduğu, o bilgiye ulaşma yöntemleri-merkezleri ve elde edilen bilgilerin kullanımı da yarıca bir önem arz etmektedir.
Bir bütün olarak; tarih, tarihi araştırma-yazma yöntemleri, arşiv ve veri kaynakları bu eserde özerlikle Türkiye merkez alınarak ifade edilmeye çalışılmıştır.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Tersine Lojistikte Araç Rotalama
Artan nüfus ve giderek yoğunlaşan endüstriyel faaliyetler, kaynakların hızla tükenmesine ve atık miktarının artmasına neden olmaktadır. Bu durum, insan sağlığı ve çevre için tehdit oluşturan tıbbi atıkların yönetimi konusunu kritik hale getirmiştir.
Bu kitap, tıbbi atıkların toplanması, taşınması ve en nihayetinde uygun şekilde imha edilmesi süreçlerinde karşılaşılan lojistik sorunlara odaklanarak, bir tersine lojistik faaliyeti olan tıbbi atıkların toplanmasında araç rotalama problemine yönelik çözüm önerileri sunmaktadır.
Bir tıbbi atık toplama ve sterilizasyon merkezinin gerçek verilerine dayanan örnek bir uygulama ile teori ve pratiği bir araya getiren bu kitap, mevcut toplama rotalarının iyileştirilmesi ve alternatif rotalara dair çözüm önerileri sunulması konusunda etkili sonuçlar ortaya koymaktadır.
₺190,00
KİTAP TANITIMI
Balkan Harbi’nde Müretteb Dördüncü Kolordu’nun Harekâtı
Osmanlı Devleti’nin son dönem siyasal ve toplumsal tarihini şekillendiren gelişmelerin başında Balkan Harbi gelir. Bu harple başlayan çözülme I. Dünya Harbi ile ivme kazanarak Osmanlı siyasal yapısının sonunu hazırlayan süreci tetiklemiştir. Balkan Harbi’ndeki feci mağlubiyeti bizzat müşahede etmiş kumandanların kaleme aldıkları değerli çalışmalar harbin muhtevasına dair önemli birer kaynak değeri taşımaktadır. Bunlardan biri de elinizdeki eserdir. Eserin müellifi Miralay Mahmud Beliğ (Uzdil), Balkan Harbi’nde Dördüncü Kolordu Erkân-ı Harbiye Reisi olarak vazife yapmıştır. Beliğ, ordu içerisinden yetkili bir gözle Balkan Harbi’ne dair tespit ve görüşlerini resmi evraka ve özel notlarına dayanarak harbin henüz devam ettiği bir ortamda acı duygular içerisinde kaleme almıştır. Bu çalışmada, Mahmud Beliğ’in daha önce kaleme alınmamış müstakil biyografisini verdikten sonra Balkan Harbi’nde Müretteb Dördüncü Kolordu’nun Harekâtı adlı eserinin tam metnini günümüz harflerine aktararak bu konuda yapılacak araştırmalarda faydalanılmasını amaç edindik.
₺820,00
KİTAP TANITIMI
1980 Sonrası Kadın Yazarların Romanlarında “Annelik”
Anneliğin yansıdığı önemli alanlardan biri olarak edebiyat, hem içinde şekillendiği devrin makbul annelik tanımlarını ve anneliğe dair genel kabullerini yansıtır, hem de bunların yeniden üretilmesine ya da dönüştürülmesine etki eder. Annelik bir sorunsal olarak kabul edildiğinde, odaklanılan eserlerin mevcut annelik kavramını kabul edip yeniden üretenler değil bu kavramı farklı açılardan irdeleyenler olması gerekmektedir. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de annelik kavramının kültürel bağlamda tartışılması kadın hareketinin yükselmesi ve kadın edebiyatının zenginleşmesi ile mümkün olmuştur. Annelik kavramının idealleştirilen, kutsallaştırılan, tek tipleştirilen bir kimliği değil deneyimlenen, insanca/kusurlu, özgül bir kimlik olarak anlatısal yansımalarını kadın yazarların üretimlerinde bulmak mümkündür. Özellikle 1980’den sonra, siyasi ve toplumsal atmosferin de etkisiyle, bireysel olanın edebî metnin merkezine yerleşmesi ve kadınların edebiyat kamusunda seslerinin, görünürlüklerinin artması mümkün olmuştur. Bu çalışmada daha derinlikli bulgulara ulaşabilmek adına 1980 ve sonrasında yayımlanan romanlar incelenmiştir. Bu romanların yarattığı dönüşüm ve inşa ettikleri anlatı sayesinde Türk edebiyatında “anne”nin yaygınlıkla bir stereotip olarak, makbul annelik vasıflarını yansıtır biçimde çizilmesinden, bu makbul kalıplara uymuyorsa da ötekileştirilmesinden öte annelik, değişken, özgül, tartışılabilir, kutsal değil insani, ideallere değil deneyimlere yaslanan kadın merkezli bir bakış açısı ile biçimlendirilmiş bir kimlik olarak kurulmuştur. Bu yönüyle hem edebiyatın tematik olarak zenginleşmesine hem de anlatısal olarak yenilenmesine ve özgürleşmesine katkı sağlanmıştır.
₺740,00
KİTAP TANITIMI
Strategies for Developing and Strengthening Operational and Personal Capacities to Provide Support Services to Refugees
This book has been prepared within the framework of the European Union Erasmus+ Programme “Developing and Strengthening the Operational and Personal Capacities of Public and Non-Public Institutions in Providing Support Services for Refugees, Migrants and Migrants through Innovative Approaches” Project (2022-1-TR01-KA220-ADU-000086246) implemented by the Turkish National Agency. In addition, this book has been prepared with the contributions and approvals of all project partners. Project partners;
Turkey Partner Organisations:
– ADYU – Adiyaman University, TR
– BAIBU – Bolu Abant Izzet Baysal University, TR
– DEGDER – Association for Understanding and Social Support of Disadvantaged Groups, TR
– DU – Düzce University, TR
German Partner Organisation:
– ECF – Eurecons Förderagentur GmbH, GE
Hungarian Partner Organisation:
– HP – Human Profess Kozhasznu Nonprofit Korlatolt Felelossegu Tarsasag, HU
Slovakia Partner Organisation:
– SPLB – Spoluprácou Pre Lepiu Budúcnos?, SK
₺260,00
KİTAP TANITIMI
BOSNA SAVAŞI SREBRENİCA KATLİAMI VE TÜRK ROMANI
Bu kitap; bilgi ve kurguyu, duygu ve gerçeği dengede buluşturan bir üslûba sahip. Sizi edebiyatın duygu yüklenmiş, engin denizinde hüzünlü bir yolculuğa çıkarıyor. Tarihin kılavuzluğunda ve gerçeklik anakarası ile bağınızı hiç kopartmadan yolculuk devam ediyor.
Bosna Savaşı’nı çok iyi bildiğimizi sanırken, aslında pek de bilmediğimiz gerçeğiyle, roman sanatı tahlili üzerinden bizi yüzleştirmesi, sarsıcı bir etki yaratıyor.
Edebiyatın mazlumların sesi oluşuna tanıklık ederek hafızamızı tazeliyor. Yakın tarihimizin en kanlı, en vahşi yöntemleriyle yaşanan; etnik soykırım maksatlı Bosna Savaşı’nın Türk romanındaki yansımaları irdeleniyor. İnsanlığın üç maymunu oynadığı tiyatro sahnesini, gözümüzün önüne seriyor.
Tarihin kaydettiği insanlık suçunu Türkiye’de edebî çerçevede bir “yaşam” hâline getiren “Bosna Savaşı Srebrenica Katliamı ve Türk Romanı” mutlaka okunması gereken önemli kaynaklardan biri.
Bir soykırımın anatomisini çıkaran Demet Yener’in bu kitabı ile tarihi bir yolculuğa çıkmaya hazır olun…
Gülcan Havva ERASLAN
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Cryptocurrencies And Economic Modeling
This book offers a comprehensive journey through the evolving world of cryptocurrencies and their intersection with modern econometric forecasting. From the origins of Bitcoin and the rise of decentralized finance to the emergence of smart contracts and digital communities, readers gain a deep understanding of blockchain’s economic and societal impact. Bridging theory and practice, the book explores ARIMA models, machine learning, and neural networks as powerful tools for forecasting in a data-driven economy. It also addresses critical issues such as model interpretability, ethics, and regulatory challenges. Ideal for economists, data scientists, and crypto enthusiasts alike, this work emphasizes the importance of interdisciplinary thinking in navigating the future of finance, technology, and economic modeling in an increasingly digital world.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye Defteri
Dergiler, Türk düşünce hayatına her zaman canlılık getirmiştir. Osmanlı’nın son dönemlerinde ilk örnekleriyle tanıştığımız dergiler, düşünce hayatımızda öncü bir rol oynamıştır. Türkiye’de topluma yeni değerler benimsetme çabasında Cumhuriyet’in resmî ideolojisini işleyen Halkevi, Ülkü, Kadro gibi dergilerin yanı sıra; Yön, Hareket, Forum, Hisar, Devrim ve Büyük Doğu gibi bağımsız düşünce çevrelerince yayınlanan dergiler de öne çıkmıştır. Tarihi ve günceli, kitaptan daha dinamik, gazeteden daha ağırbaşlı bir dille ele alan dergiler, edebiyat, sanat, kültür, ekonomi, siyaset ve ideolojiler alanındaki entelektüel arayışların ürünleri olarak ilgiyle takip edildiler. 20. Yüzyıl boyunca, farklı inanç, siyaset ve ideolojiye sahip birçok toplumsal kesim ya da aydın grubu, sesini duyurmak amacıyla yayınladığı bir dergiyle adeta özdeşleşmiştir. Bu yönüyle de düşünce grupları ve onların dergileri, Türkiye’de sosyal, siyasal ve edebiyat çalışmalarının gelişiminde önemli bir yere sahiptir. Cumhuriyetle birlikte hızlanan Batılılaşma seçeneği dergilerde çok canlı bir şekilde tartışılmıştır. Batılılaşma projesinde, yalnız kapitalist modernleşme değil, İslamcılık ve sosyalizm de modernleşme için bir seçenek olarak tartışılmıştır. Türkiye Defteri Dergisi, yayınlandığı yıllarda, sosyalizm seçeneğini savunmuştur. Bu çalışma, Türkiye Defteri Dergisi’ni mercek altına almaktadır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Prof. Dr. Bayram Durbilmez’e Armağan -55. Yaş Anısına- Cilt II
Şair, hoca ve bilim adamı kimliği ile kültürümüze pek çok yönden önemli katkılar sağlamış olan Prof. Dr. Bayram DURBİLMEZ, 55 yaşında. Yarım yüzyılı aşan bu hayata yüzlerce şiir, makale ve bildiri, onlarca kitap sığdıran, binlerce lisans ve çok sayıda yüksek lisans ve doktora öğrencisi yetiştiren DURBİLMEZ’in meslektaşları, dostları ve öğrencileri, bu yılın Cumhuriyetimizin de 100. yılı olması münasebetiyle, onun hizmet ve katkılarının anısına bu armağan kitabını hazırladı.
₺1.050,00
KİTAP TANITIMI
OSMANLI SON DÖNEMİ VE BÜYÜK GÜÇLER
“Osmanlı Son Dönemi”, modern zaman kurgusunun tarihi arka planını oluşturur. Aynı zamanda, “Büyük Güçler” olarak adlandırılan Avrupalı devletlerin kurmayı hayal ettikleri, yeni dünya düzeni için yürüttükleri politikaların sahnelendiği bir devirdir. Bu eserde ilk olarak, Osmanlı Devleti’nin son döneminin siyasi ve ekonomik gelişmeleri, Avrupalı devletlerin Osmanlı özelindeki planları doğrultusunda ele alınmıştır. Daha sonra yıkılış sürecinin dönemsel analizi ve Avrupa’da ortaya çıkan gelişmelerin yansımaları, karşılaştırmalı olarak yorumlanmıştır.
Türk tarihinin dönüm noktalarından biri olan Küçük Kaynarca Antlaşması’ndan I. Dünya Savaşı’na kadar olan süreci, ayakta kalma mücadelesi ekseninde ve bu süreçte yaşanmış ana problemler temelinde yeniden canlandırma çabasıyla, “Osmanlı” ve “Büyük Güçler” ilişkisini sorgulama fırsatı sunan bu eser, Yakınçağın başlangıcından günümüze kadar uzanan sorunların kaynağına inmeyi hedefliyor. Bu anlamda eserde, Osmanlı’yla öteki dünya arasındaki rekabetin son halkasını, eleştirel yeni bir bakış açısıyla ve arşiv belgeleriyle desteklenmiş bir şekilde takip etme imkânı bulacaksınız
₺405,00
KİTAP TANITIMI
İstiklal Harbi’nden 21. Yüzyıla Türkiye Cumhuriyeti
Balıkesir Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Araştırma Uygulama Merkezi Müdürlüğü tarafından hazırlanan bu editöryal kitap Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. kuruluş yıldönümüne küçük de olsa bir katkı sağlamayı hedeflemektedir. “İstiklal Harbi’nden 21. Yüzyıla Türkiye Cumhuriyeti” adını taşıyan bu kitabın İstiklal Harbi ve Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşundan günümüze kadar geçen zamanda meydana gelen tarihî, siyasî, kültürel vs. farklı alanlardaki gelişmelerin değerlendirildiği multidisipliner bir çalışma olması amaçlanmıştır. Bu nedenle kitap içerisinde Türkiye Cumhuriyetinin 100 yılı içerisinde meydana gelen sadece tarihî olaylara değil farklı alanlardan seçilmiş çalışmalara yer verilmiştir.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
Bilim İletişimi
“Hayatta hiçbir şeyden korkmamalıyız, sadece anlamalıyız. Şimdi anlama zamanı, böylece korku azalacaktır.”
arie Curie
Bu kitap, bilim tarihini kadim uygarlıklardan günümüze kadar ele alarak farklı toplumların bilimsel gelişime katkılarını ve bilim iletişiminin temel dinamiklerini gözler önüne sermektedir. Bilim iletişiminin tarihsel gelişimi, temel yaklaşımları ve sürece dahil olan paydaşlar bütüncül bir bakış açısıyla incelenirken, bilimin topluma nasıl aktarıldığı, güvenilir bilginin nasıl üretildiği ve yaygınlaştırıldığı detaylı bir şekilde ele alınmaktadır. Ayrıca, Covid-19 pandemisi bağlamında bilim iletişiminin kritik rolü değerlendirilirken, kriz dönemlerinde bilim ve toplum arasında güvene dayalı bir ilişkinin nasıl kurulduğu ve iletişim stratejilerinin etkileri kapsamlı bir şekilde analiz edilmektedir.