KİTAPLAR
EN YENİLER
-

Okul Müdürleri İçin Ders Denetimi Rehberi
₺420,00 -

OKUL ÖNCESİ EĞİTİMİ ÖĞRETMEN ADAYLARININ EKOLOJİK AYAK İZLERİNİN VE ÇEVRE EĞİTİM PUANLARININ İNCELENMESİ
₺210,00 -

OKULÖNCESİ ÖĞRETMENLİĞİ EĞİTİMİNDE BEDEN EĞİTİMİ OYUN ÖĞRETİMİ
-

Okuma Becerisi Öğretimi ve Değerlendirilmesi
-

Okuma ve Yazılı Anlatım
₺390,00 -

Ombudsman Teorisi ve Karşılaştırmalı Ülke Uygulamaları
₺700,00 -

OMURGALI HAYVAN EMBRİYOLOJİSİ DERS NOTLARI VE LABORATUAR KILAVUZU
-

OMURGALI HAYVANLARIN ANATOMİSİ
-

ON THE FUTURE OF OUR EDUCATIONAL INSTITUTIONS HOMER AND CLASSICAL PHILOLOGY
₺440,00 -

On the Improvement of the Understanding
₺380,00 -

Ordu İli Turizm Merkezlerinin Çok Kriterli Karar Verme Yöntemlerine Göre Analizi
₺250,00 -

ORGANİZASYONLARDA İNSAN KAYNAKLARI PROBLEMLERİNİN ÇÖZÜMÜ
₺340,00 -

Organizasyonlarda Mobbing ve İlişkili Değişkenler
₺300,00 -

Orta Amerika (Kara Alanı)
₺380,00 -

ORTA ANADOLU VOLKANİKLERİ ÜZERİNDE DRENAJIN GELİŞİMİ
₺1.050,00 -

Orta Çağ Almanyasının Kısa Tarihi
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Neo-Colonialism in Graham Greenes Fiction
Neo-colonialism is a crucial topic often discussed in international politics, economy, and literary studies. World War II and the end of official/physical colonialism have led to new strategies practiced by the imperial powers in international relations to continue their former colonial legacy and expand further the area of their interest. They never left their legacies in the former colonies but strived to pursue their exploitive desires under various guises.
Neo-colonialism and literature may be closely associated because they reflect social, economic, and political characteristics simultaneously. This book defines and exemplifies neo-colonialism in literature through Graham Greene, who illustrates the workings of neo-colonialism in formerly colonized countries through his novels that blend reality with fiction.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
A Buying Behaviour Framework for SMEs
SMEs have been recognized as important actors of commercial activity most specifically since the second half of the 20th century. Although understanding its customer potential has been named a top priority among many sectors, there is a limited body of knowledge regarding the buying behaviour of SME’s. Many studies and industry practices frame the context within corporate or individual buying behaviour, however few researchers mention SME’s. When mentioned they tend to tie with elitist attributes and consider them as small versions of big enterprises. Studies and industry practices are conformist and assume that SME’s buying behaviour consists of nothing but -ignoring impulsive tendencies- ‘normative’ or ‘conservative’ typologies. However, the lack of application makes this dichotomy untested, which is also what this book aims to scrutinize.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Sürdürülebilir Finans Sözlüğü
Sürdürülebilir finans, finansal sistem içinde sürdürülebilir ekonomik aktiviteleri hayata geçirmek için çevresel, sosyal ve yönetişim kriterlerini yatırım kararları sürecine dahil eder. Böylece hem ekonomik büyüme desteklenmiş hem de çevre üzerindeki baskılar azaltılmış olur. Bu açıdan sürdürülebilir finansın önemi, uluslararası ve ulusal kuruluşlar, sivil toplum kuruluşları, finans profesyonelleri ve konuya ilgi duyan bireyler için giderek artmaktadır. Bu süreçte sürdürülebilir finans ile ilgili pek çok yeni terim ortaya çıkmakta ve anlam karmaşası yaratmaktadır. Sürdürülebilir Finans Sözlüğü, konuyla ilgili pek çok terimi bir araya getirerek sürdürülebilir finansla ilgili çalışanlara yardımcı olmayı hedeflemektedir. Bugünden yarına pek çok şeyin hızlıca değiştiği günümüz dünyasında bu sözlük, bir başucu kitabı olarak araştırmalarınızı ve çalışmalarınızı yaparken karşılaştığınız terimleri farklı yerlerden arama zahmetine girişmeden pratik ve hızlı bir şekilde sonuçlandırmanızı sağlamanıza yardımcı olacaktır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
KENTSEL MEKÂNLARIN KULLANIMI VE SEYYAR SATICILIK DİYARBAKIR ÖRNEĞİ
1950’li yıllar Türkiye’de kırsal alanlardan kentlere doğru olan göçlerin hız kazandığı bir dönemdir. Kırsaldan olan bu göçler Diyarbakır’ı da etkilemiş ve 1980’li yıllara kadar devam etmiştir. 1980’li yıllarda ve özellikle 1990’ların başlarında Diyarbakır yeni bir göç olgusuyla karşı karşıya kalmıştır: Zorunlu Göç. Kente göç edip sığınan bu insanlar yaşam tarzlarını bilmedikleri bir ortamda, beş parasız, başlarını sokacak bir evden yoksun, gecekondularda ve zor şartlarda kente tutunmaya çalışmışlardır. Vasıfsız olan bu insanların birçoğu işe başlaması kolay, dükkan kirası olmayan, fazla sermaye ve işçi çalıştırmayı gerektirmeyen seyyar satıcılığı geçim kaynağı olarak seçmişlerdir. Seyyar satıcılık sadece bu kesimlerin değil, kentte yaşayan vasıfsız ve işsiz kitleler için de önemli bir gelir kaynağı olmuştur.
KİTAP TANITIMI
Türkiye’de Göç Politikaları
Göç konusu kısa ve uzun vadede Türkiye’nin temel meseleleri ve değişen öncelikleri arasında en önemli gündemlerinden birini oluşturmaktadır. Yakın dönemde göçlerin önemli ölçüde artış göstermesi, Avrupa Birliği uyum süreci ve özellikle 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun kabul edilmesiyle birlikte göç konusu kamu yönetimi disiplininin önemli çalışma alanlarından biri haline gelmeye başlamıştır. Bu konuda yapılan çalışmalarda -özellikle son dönemde- önemli bir artış gözlenmesine rağmen göç politikaları alanındaki değişimleri Cumhuriyet öncesi dönemle ilişkili bir şekilde ele alan, aynı anda mevcut göç politikalarındaki sorunları açıklayan, göçmen ve mültecilerin hak ve hizmetlerden ne ölçüde yararlanabildiklerini inceleyen yeterli bir çalışma örneği olduğu söylenemez. Bu nedenle çalışmada, Türkiye’deki göç politikalarının tarihsel süreçteki değişimi, kurumsallaşma ile ilişkili gelişmeler ve göç politikaları alanında gözlemlenen sorunlar araştırılmaktadır. Çalışmanın genel olarak amacı, göç politikalarının tarihsel süreçteki değişimini inceleyerek günümüz göç politikalarına dair bütüncül bir bakış açısı sunmaktır.
Bu çerçevede birinci bölümde, çalışmaya temel oluşturacak bir arka plan geliştirmek amacıyla göçün kavram, teori ve politika boyutlarına odaklanılmaktadır. İkinci bölümde, Geç Osmanlı Dönemi’nden 1980’lere uzanan süreçte göç örüntüleri, göç politikaları ve kurumsallaşmada meydana gelen değişim üzerinde durulmaktadır. Üçüncü bölümün konusunu 1980’lerden itibaren göç örüntülerinde ve buna bağlı olarak göç politikalarında nasıl bir değişim gerçekleştiği sorusu oluşturmaktadır. Dördüncü bölümde, öncelikle göç yönetiminde ve kurumsallaşmada yeni dönemde meydana gelen değişiklikler ve bu alanda faaliyetlerde bulunan aktörlerin rolleri ele alınarak göç yönetim sisteminin ayrıntılı bir incelemesi yapılmaktadır. Bunlarla birlikte göç politikaları alanında öne çıkan sorunların neler olduğu araştırılmakta ve belirlenen sorunlara yönelik bazı çözüm önerileri sunulmaktadır. Sonuç olarak, çalışmada göçle ilgili politikaların ve kurumsallaşmanın son döneme özgü olmadığı, bu alana ilişkin politikalarda çeşitli içsel ve dışsal dinamiklere bağlı olarak tarihsel süreçte önemli değişiklikler yaşandığı ve göç politikaları alanının bazı sorunları ihtiva ettiği vurgulanmıştır.
₺575,00
KİTAP TANITIMI
Türk Basınında Demokrat Parti Dönemi İktidar Muhalefet İlişkileri (1950-1960)
Türk Basınında Demokrat Parti Dönemi İktidar Muhalefet İlişkileri (1950-1960), 10 yıllık DP Dönemine ilişkin yapılmış çalışmalardan farklı olarak iktidar ve muhalefet temsilcilerinin, dönemin basınında yer alan söylemlerini ele alarak, demokratların iktidarında meydana gelen iç ve dış gelişmeleri inceleme fırsatı vermektedir.
Basın organlarının kendi pencerelerinden gelişmelere olan bakışı ele alınırken metinde yer verilen tarafların ifadeleri, iki taraflı bir tarihsel incelemeye olanak sağlamaktadır.
Metin, başta siyasiler olmak üzere; kişileri gözlemleme, anlayabilme ve mevcut şartlar bağlamında kavrayabilme olanağı sunarken ideolojilerin basında ne kadar radikal bir rol oynadığını göstermektedir.
Kitap, geçmişten bugüne bugünden geçmişe açtığı objektif pencereyle alanında önemli bir boşluğu doldurmayı hedeflemektedir.
₺800,00
KİTAP TANITIMI
Bâkî’de Tasavvuf ve Kırk Gazel Şerhi
Bâkî’nin şiirlerinde dinî ve tasavvufî muhtevanın bulunmadığı çok sayıda araştırmacının yıllar boyunca ortak görüşü olmuştur. Araştırmacıların bu görüşüne göre Bâkî’nin gazelleri dünyevî zevk, haz ve eğlenceden ibarettir. Bâkî’nin şiirleri üzerine takınılan bu klasikleşmiş tutumu birçok yazılı kaynakta görmek mümkündür.
Bâkî Divanı’ndaki şiirler ve özellikle gazeller dikkatle incelendiğinde, tasavvufun zengin remiz ve sembol lügatinden çok sayıda kelimenin bulunduğu görülür. Bâkî, dinî ve tasavvufî düşünceyi yansıtan çok sayıdaki gazelinde tasavvuf sembolizmini ustalıkla kullanmıştır.
“Bâkî’de Tasavvuf ve Kırk Gazel Şerhi” isimli bu eser, Bâkî’nin gazelleri üzerine hazırlanan şerh çalışmalarındaki en fazla gazel şerhine yer vermesiyle, daha önceki şerh çalışmalarında incelenmeyen gazelleri ihtiva etmesiyle ve şairin gazellerinin ilk defa dinî ve tasavvufî yönüyle incelenmesiyle emsallerinden ayrılmakta ve bu yönleriyle özgünlük taşımaktadır.
Bâkî’nin şiirleri üzerine yıllardır süregelen “Bâkî’de tasavvuf yoktur” görüşüne karşı, yeni yorumlar ve değerlendirmeler sunduğumuz bu çalışmanın, Bâkî’nin şiirlerine tasavvufî açıdan yeni bir bakış açısı sağlamasını temenni ederiz.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Piyanonun Anatomisi
Bu kitap; video destekli öğretim modeli ile müzik eğitimcilerine piyano akordu ve bakımı temel bilgilerinin ne yönde kazandırıldığını ortaya koyan ve müzik eğitimcilerine piyano akordu ve bakımının tanıtıldığı “Video Destekli Öğretim Modeli ile Yapılan Piyano Akordu ve Bakımı Eğitiminin Öğrenmeye Etkileri” isimli doktora tezinin çerçevesinde hazırlanmıştır.
Piyanoda karşılaşılacak bir akort problemi ya da teknik aksaklık, müzik eğitimi etkinliklerinin her basamağını olumsuz yönde etkileyen bir durum oluşturmaktadır.
Kitapta piyanonun evrim sürecine, piyano türlerine, piyano akordu ve bakımı konusundaki temel bilgilere yer verilmiştir. Piyano akordu ve bakımı alanına ilgi duyanlar için bir rehber niteliği taşımaktadır. Ayrıca; piyanonun iç ve dış bakımına, piyanonun konumlandırılmasına ve tampere sisteme ait bilgiler de bulunmaktadır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele
İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından desteklenen “Kadına Yönelik Şiddetle Topyekun Mücadele” Projesi kapsamında hazırlanan “Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele”, toplumsal bir yara olan şiddeti akademik bir titizlikle ve disiplinler arası bir bakış açısıyla ele alıyor.
Editörlüğünü Engin ÇAĞLAK ve Nilay KÖLEOĞLU’nun üstlendiği bu kitap; ekonomik şiddetten dijital şiddete, medya temsilinden uluslararası hukuk mekanizmalarına kadar geniş bir yelpazede güncel analizler sunmaktadır. Kitap, sadece şiddetin nedenlerini değil; çözüm yollarını, sosyal hizmet müdahalelerini ve toplumsal dönüşüm stratejilerini de bilimsel veriler ışığında tartışmaktadır. Akademisyenler, politika yapıcılar ve sahada çalışan profesyoneller için rehber niteliğinde olan bu çalışma, şiddetsiz bir toplumun inşasına bilgi temelli güçlü bir katkı sunmayı amaçlamaktadır.
KİTAP TANITIMI
POSTHUMAN SPACE IN MARIO PETRUCCI AND ALICE OSWALD’S POETRY
Drawing on recent posthumanist theories that promote a non-anthropocentric perspective, this study examines the works of contemporary British poets Mario Petrucci and Alice Oswald. It is argued that their poetry can be described as posthuman poetry, which envisions posthuman spaces of becoming where human and nonhuman worlds coexist on a non-hierarchical basis. Petrucci’s engagement with ecocritical crises in the Anthropocene underscores the limits of human agency, and it foregrounds destructive impact of human actions on the ecosystem. In a posthuman context, therefore, Petrucci problematises the human/nonhuman binary by representing the erosion of the anthropocentric worldview in the face of environmental crises such as deforestation, global warming, and the Chernobyl nuclear disaster in Bosco (1999), Heavy Water: A Poem for Chernobyl (2004) and Half Life: Poems for Chernobyl (2004). In these collections, challenging the perception of nonhuman matter as passive, Petrucci emphasises the agency of trees and radioactive particles. Similarly, Alice Oswald moves the reader beyond the human-centred treatment of the natural world. Rejecting human exceptionalism, Oswald’s Dart (2002) presents a polyphonic meshwork where the voices of alternating human speakers and the River Dart interweave within a posthuman space. Representing the intersubjective and dialogic exchanges between the human and nonhuman inhabitants of the Severn Estuary and the lunar cycle, Oswald’s A Sleepwalk on the Severn (2009) further problematises the subject/object binary by creating a posthuman space of becoming grounded in a communicative framework. Hence, bringing Petrucci and Oswald together, this study draws attention to trans-corporeal and polyphonic entanglements of human-nonhuman, subject-object and self-other non-binaries, and it aims to show how poetry, as a literary medium, can contribute to questioning and transforming the anthropocentric vision of humankind in the contemporary world.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
ESNEK ÜRETİM SİSTEMLERİ
Üretim sistemlerinin evrimini incelendiğinde her bir gelişim sürecinin temel bir kavram üzerinden gerçekleştiğini görmek mümkündür. Sanayi devriminin başlarında öne çıkan Kavram ETKİNLİK iken, ikinci dünya savaşının hemen arkasından etkinlik konusuna ilave olarak KALİTE kavramı gündeme gelmiştir. Bilişim teknolojilerinin katkısı ve pazardaki gelişmeler 1980lerden itibaren bu iki kavrama esneklik dahil olmuştur. İleri imalat teknolojileri içinde önemli bir yere sahip olan Esnek Üretim Sistemleri konusunda bilgi sahibi olmak özellikle uluslararası rekabet gücü olarak ucuz iş gücüne dayanmış toplumlar acısından önem arz etmektedir. Bu çalışmada esneklik kavramı, esneklik türleri hakkında temel bilgiler verilmiş ve esnek üretim sistemlerinin tanımı, türleri ve bileşenleri ele alınmıştır. Ayrıca esnek üretim sistemlerinin ekonomik analizi ve yatırım karar sürecine katkı sağlayacak bir karar modeli incelenmiştir.
KİTAP TANITIMI
Türkiye’de Örgüt Kültürü Çalışmaları
İşletmeler, insan unsurunun verimli ve etkili olarak iş görmesi gayretindedirler. Bu nedenle, motivasyonu artırma yöntemlerine önem verilmesi, işgörenin işe aidiyetinin istenmesi ve işgörenleri birbirine bağlayacak örgüt kültürünün var edilmesi yöneticileri düşündüren konular arasındadır. Bu kitap, örgüt kültürü üzerine kavramsal açıklamalar getirerek, Türkiye’de örgüt kültürü çalışmalarının nitel analizini yapmayı amaçlamaktadır. Bu amaçla, örgüt kültürü literatürü ayrıntılı olarak incelenmiş, yapılan çalışmalar sistematik bölümlemeler ile yorumlanmış, Türkiye’de ve dünyada yapılan örgüt kültürü araştırmaları karşılaştırılmıştır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Dijital Ortamda Marka İletişiminde Fayda-Zarar Ekseni: Vaka Analizleri
Francis Bacon ‘Bilgi güçtür’ der. İçinde bulunduğumuz iletişim çağında sadece bilgiye ulaşmak değil, ona ‘en hızlı’ biçimde ulaşmak gücümüzü belirlemektedir. Bugün bilgiye en hızlı ulaşan, en hızlı dönüşebilen ve çağın gerekliliklerine en hızlı uyum sağlayabilenler başarı yolunda ilerleme imkanı bulacaktır.
‘Kuramsız uygulama, uygulamasız kuram düşünülemez’ fikrinden hareketle hayata geçirilen bu eser, kuram ve uygulamayı sentezleyen akademisyenleri bir araya getirme fikriyle olgunlaştı. Salt teorik bilgilere değil, teorik bilgilerin markalar üzerindeki uygulamalarının analizlerine yer vererek okuyucusuna farklı bir perspektifi taşıma amacıyla bir yol haritası belirledi. Bu çalışma, spor, eğitim, hizmet sektörü, otomotiv sektöründen seçilen örneklerin ve itibarı yönetmenin izini sürerek bu alanları odak olarak belirledi. Vaka analizleri aracılığıyla büyük resmi belki daha kapsamlı, daha anlaşılır, daha farklı okuma biçimleri ile çizerek hedef kitleye ulaşmasını sağlamak amacıyla misyonunu tamamlamayı seçti.
Bu kitabı okurken, Charles Darwin’in ‘Daha zeki ya da güçlü olanlar değil, değişime en fazla ayak uyduranlar ayakta kalır’ sözü rehberliğinde dijital ortamda markaların fayda/ zarar eksenindeki dengesine hep birlikte tanık olacağız.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
DIFFERING PERSPECTIVES ON LITERARY TEXTS
This book entitled Differing Perspectives on Literary Texts, presents a literary world that is continuously changing and developing with new literary expressions, approaches, criticisms, interpretations, intertextual and interdisciplinary studies. Literature appears from storytelling that turns into a body of written work with artistic merits transforming and narrating stories of human experiences, cultural values, gender issues, societal norms. Literature with different interpretations and analysis of literary works under the light of pioneering figures criticisms or literary approaches and movements enrich literary perspectives that are instructive, entertaining, criticizing, illuminating, and diversifying. Literary interpretations, rewritings, adaptations, critical analyses, destructions and reconstructions with critical approaches and differing perspectives of old and new literary texts from diversifying standpoints will open new paths in further interdisciplinary and literary studies.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye’nin Jeopolitik Sorunları
Kuşkusuz Türkiye’nin bir deprem ülkesi olması ve enerji kısıtı bir yana bırakılacak olursa, pek çok jeopolitik üstünlüğünden bahsedilebilir. Coğrafi konumu, dört mevsimin yaşandığı ılıman iklimi, verimli toprakları, yeterli nüfus miktarı, dünya ortalamasının üzerindeki yüzölçümü, denizlere uzun kıyılarının bulunması, İstanbul ve Çanakkale boğazlarına sahip olması, yüksek tarım potansiyeli, turizm çekicilikleri, yüzyıllardır farklı medeniyetlerden sentezlenerek bugüne taşınan beşeri hafızası ve Batı Medeniyeti ile Doğu Medeniyetini, İslam dünyası ile Hristiyan dünyasını harmanlayan yapısı bunlar arasında sayılabilir. Kısaca Türkiye sıkça söylenildiği gibi dünyanın en değerli arsalarından birinin üzerinde inşa edilmiştir. Ancak sayılan bütün bu üstünlükler, aynı zamanda Türkiye’nin günümüzde yaşadığı önemli jeopolitik sorunların, ekonomik istikrarsızlıkların, güç odaklarının ilgi alanları ve hedeflerinin üzerinde olmasının da tetikleyicisi durumundadır.
Türkiye’nin de içinde sayıldığı Ortadoğu ise sınırları yapay, etnik yapıları farklı, çok zengin yeraltı kaynakları bölge dışındaki güçlü ülkeler tarafından denetlenmek istenen, insanının çıkarlarının fazlaca dikkate alınmadığı ve dünyanın dış müdahalelere en açık coğrafi bölgesi durumundadır. Daima sorun üreten ve gelecekte de üretme potansiyeli yüksek böyle bir bölgenin kıyısında yer alan Türkiye, elindeki muhteşem coğrafi ve jeopolitik üstünlükleri tutarlı, hassas ve akılcı yönetebilmelidir. Aksi durumda var olan jeopolitik üstünlükler, mevcut ve olası istikrarsızlıkların, taraf olunan krizlerin, jeopolitik sorunların temel nedeni halini alır. Başka kelimelerle Türkiye, bekası için yönetenleri ve yönetilenleri ile hep birlikte farkındalığı yüksek ve güçlü bir ülke olmak zorundadır.
Bu nedenle kaleme aldığımız bu kitap, başta üniversitelerimizin Coğrafya Bölümleri ile Eğitim Fakültelerinin çeşitli bölümlerinde okutulmakta olan “Siyasi Coğrafya”, “Siyasi Coğrafya ve Türkiye Jeopolitiği” gibi lisans derslerini alan gençler ile Coğrafya ve Sosyal Bilgiler Öğretmenleri için kaynak oluşturabilmek ve Cansu, Cem, Dilek, Doruk, Ege, Gökhan, İrem, Mert, Onur, Özlem, Pınar, Selahattin, Yağmur, Yalçın, Yazal ve Türkiye’nin geleceğine dokunacak olan nice gençlerin, ülkemizin zaten bildikleri coğrafi üstünlerinin yanı sıra güncel temel jeopolitik sorunları hakkında da fikir sahibi olmaları amacıyla, eleştirel ancak objektif bir bakış açısıyla geçmişe de göz atarak hazırlanmıştır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Sabrî Dîvânı
Osmanlı kültürü ve sanatı çok geniş coğrafyada ve uzun bir tarih sürecinde varlığını göstermiştir. İsimlerine kaynak ve tezkirelerde pek rastlanmasa da günümüz Türkiye sınırlarının dışında yetişmiş Divan şairleri de kültürümüzün önemli yapı taşlarındandır. Bu şair ve sanatçılarla ilgili yapılacak çalışmalar Türk kültür ve sanat dünyası için önem taşımaktadır. Bugün Yunanistan sınırları içerisinde yer alan Mora Yarımadası da sanat dünyamız açısından önem taşıyan yerlerden biridir.
- yüzyıldan başlayarak XIX. yüzyıla kadar Osmanlı sınırları içerisinde yer alan Mora, Divan şiirine katkıda bulunmuştur. Tezkire ve şiir mecmualarında biyografileri hakkında fazla bilgi bulunmamasına rağmen, isimlerine farklı kaynaklarda rastladığımız Moralı şairlerin varlığından haberdarız. XVIII. yüzyılda Mora’da yaşamış şairlerden biri de Sabrî mahsalıyla şiir yazan Es-seyyîd Karayılan-zâde Mehmed Emîn Sabrî Efendi’dir. Bu çalışmada kaynaklardan ve kendi eserlerinden hareketle Sabrî hakkında bilgi verilmiş ve Divan’ın mevcut nüshalarının karşılaştırılmasıyla tenkidli müstakil bir metin ortaya konmaya çalışılmıştır.
₺420,00
KİTAP TANITIMI
Tercüme-i Tevrìt
Dünyanın en eski ve en köklü milletlerinden olan Türkler, çok zengin ve renkli bir tarih ve kültür mirasına sahiplerdir. Bunda; örf ve âdetleri, yaşadıkları coğrafya kadar kabul etmiş oldukları dinlerin de etkisi kuşkusuz çok büyüktür. Tarihin en eski dönemlerinden günümüze kadar geçen süre içinde farklı Türk toplulukları; başta Gök Tanrı inancı olmak üzere Budizm, Maniheizm, Zerdüştlük, Musevilik, Hristiyanlık ve İslamiyet gibi çok değişik dinleri kabul etmişlerdir. Her bir dinin kabulüyle birlikte, o dine ait kutsal metinlerin ve öğreti kitaplarının Türkçeye çeviri süreci başlamıştır.
Nicolaus Wilhelm Schröder tarafından 1739 yılında Latince ve Türkçe olarak yayımlanan Quatuor Prima Capita Geneseos Tvrcice Et Latine adlı eser, Musa Peygamber’e indirilmiş olan Tevrat’ın bir bölümünün tercümesini içermektedir. Tekvin’in İlk Dört Bölümü -Türkçe ve Latince şeklinde Türkçeye çevirebileceğimiz bu eserde, Tevrat’ın Tekvin bahsinin ilk dört bölümü; yani Dünya’nın yaratılışı, ilk insanlar Adem’le Havva, Adem’le Havva’nın yeryüzüne gönderilmesi ve Kabil’in Habil’i öldürmesi anlatılmaktadır.
Türkçenin yaklaşık 300 yıl öncesine ait miraslarından biri olan bu Tekvin tercümesi, bir daha göstermiştir ki Türkçe farklı dinlere ait metinlerdeki terimleri ve kavramları karşılamakta son derece üretken ve zengin bir dildir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Kültür Üretme Makinesı: Televizyon
Etki alanı bakımından tarihsel süreçte sayısız araştırmanın başlıca konusu olan televizyon ekonomik, politik, kültürel ve sosyolojik etkilerinin yanı sıra ilk yayının yapıldığı 1936’dan günümüze en önemli eğlence aracı olmuştur. Gelişen teknoloji sonucu yayıncılık biçimi köklü değişimler geçirmiş olsa da televizyon “eğlendirici” niteliğini her zaman korumuştur. Televizyon bu yönüyle toplumlara özgü kültür biçimlerinin de sınırları aşarak taşınmasını sağlamıştır. Bir kültür taşıyıcısı özelliği kazanan televizyon, bu sürecin doğal bir sonucu olarak kendi kültürünü üretmiştir ve üretmeye devam etmektedir. Bu kitapta Türkiye televizyonlarında bir dönem en yüksek izlenme oranlarına ulaşmış olan Popstar Türkiye adlı yarışma programı örneğinden yola çıkılarak veriler ve kuramlar çerçevesinde izleyici kitlesine yönelik analizler yapılmış ve söz konusu programın ülke gündeminde uzun süre yer tutmasının sosyal bilimler açısından sebepleri irdelenmiştir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Havaalanı Faaliyetleri ve Stratejik Yönetim İle İnsan Faktörü
Havaalanı işletmeciliği, hizmet yoğun bir alanda faaliyet göstermektedir. Havacılık, profili yüksek bir müşteri kitlesini içerdiğinden hizmetin kalitesi ve hizmet verenin performansı her zaman tatminkar olmak zorundadır. Bu beklentiyi karşılamak için, doğru zamanda, hatasız, etkin maliyetli çözümler bulan, işe uygun, teknik bilgi odaklı ve nitelikli insan kaynağı gerekmektedir. Havaalanı sisteminde insan kaynağının stratejik olarak yönetilmesi bu nedenle son derece önem taşımaktadır.
Hava trafiğinin dönemsel dalgalanmalarla birlikte hızla artması, havalimanlarını hem kapasitelerini genişletmeye hem de mevcut kapasitelerini daha verimli kullanmaya zorlamaktadır. Kapasitenin fiziksel olarak iyileştirilmesi mümkün değilse, değerli veya kıt kaynaklar etkin bir şekilde kullanılmak zorundadır.
Bu kitabın yazılış amacı, havaalanı donanımını teknik ve yapısal olarak anlatmak, havalimanı ortak çalışma alanları ve havalimanı faaliyetlerini açıklayarak, endüstrideki değişimi, stratejik yönetim modeli ile ele almak ve entelektüel sermayeden daha fazla fayda sağlayabilmek için yapıcı öneriler getirmektir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
İtilâf Güçlerinin İstanbul’daki İşgal Uygulamaları (1918-1923)
Osmanlı Devleti’nin toprakları üzerindeki rekabetlerinden dolayı Avrupalı Devletlerce ortaya atılan Şark Sorununun en temel boyutlarından birini hiç kuşkusuz İstanbul’un ve Boğazların Türk hakimiyetinde bulunması oluşturuyordu. Bölgeyi kontrolleri altına alabilmek için yıllarca büyük bir çaba gösteren bu devletler I. Dünya Savaşı’nın ardından 30 Ekim 1918’de imzalanan Mondros Mütarekesi’ni bahsedilen amaçlarını gerçekleştirebilmek adına önemli bir fırsat olarak görmüşlerdi. Nitekim Mütareke’nin imzalanmasından yalnızca iki hafta sonra 13 Kasım 1918’de donanmalarını İstanbul’a getirmişler, Mütareke’nin 1. maddesi kendilerine yalnızca Boğazları işgal etme yetkisini, 9. madde ise İstanbul’daki liman ve tersanelerden yararlanma hakkını vermiş olmasına rağmen bu tarihten itibaren hukuk dışı bir anlayışla gerek donanmalarından çıkardıkları gerekse Batı Trakya’dan getirdikleri askerlerle şehri baştan başa işgal etmeye başlamışlardır. Oluşan bu fiili işgal durumu 16 Mart 1920’de yerini resmi bir niteliğe bırakmış, İstanbul’un işgal altında geçirdiği süre işgal güçlerinin son birliklerinin şehri terk ettikleri 2 Ekim 1923 tarihine kadar yaklaşık beş yıllık bir dönemi kapsamıştır.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun ve İstanbul’un işgalden kurtuluşunun 100. Yıldönümü münasebetiyle hazırlanan bu kitap; işgalci İtilâf güçlerinin yaklaşık beş yıllık süre boyunca İstanbul ile ilgili olarak gerçekleştirdikleri askeri, siyasi, adli ve idari uygulamaları, bu uygulamaların Osmanlı Hükümet çevreleri üzerinde oluşturduğu baskıları, İstanbul’un Türk ahalisinin yaşadığı işgal acılarını ve İstanbul’daki Rumların ve Ermenilerin işgal döneminde ortaya koydukları tavrı Türk arşiv belgeleri ışığında mercek altına alıyor.
₺1.150,00
KİTAP TANITIMI
GİRİŞİMCİLİK ATLASI Kavramlar, Kuramlar ve Yaklaşımlar
Girişimcilik Atlası: Kavramlar, Kuramlar ve Yaklaşımlar, sizleri girişimcilik dünyasının tüm boyutlarıyla tanıştıran, kapsamlı ve pratik bir başvuru kaynağıdır. Akademisyenlerden öğrencilere, startup kurucularından kurumsal profesyonellere kadar geniş bir okuyucu kitlesine hitap eden bu kitap; girişimcilik kavramlarının tarihsel kökenlerinden güncel dijital trendlere, temel teorilerden sektörel uygulamalara kadar 80’den fazla başlıkta derinlemesine bilgi sunmaktadır. Her bölüm, teorik altyapıyı somut örneklerle harmanlayarak öğrenmeyi kolaylaştırır. İş modeli tasarımından finansman stratejilerine, pazarlama taktiklerinden hukuki süreçlere, inovasyondan girişimcilik türlerine kadar tüm kavramları sistematik biçimde ele alır. Girişimcilik Atlası, yeni fikirlerinizi hayata geçirmeyi hedefleyen herkese ilham verecek, stratejik bir yol haritası için rehber olacaktır.
KİTAP TANITIMI
Üstün Yetenekliler Eğitimi İçin Toplum 5.0
Üstün yetenekli öğrencilere yönelik özel eğitim hizmetlerinin kalitesini arttırmak amacıyla yürütülen Üstün Yetenekliler için Toplum 5.0 isimli projede 100 BİLSEM öğretmeniyle 27 Kasım – 4 Aralık 2022 tarihleri arasında bir çalıştay gerçekleştirildi. AB Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı-IPA tarafından mali destek sunulan proje Bornova Şehit Fatih Satır BİLSEM tarafından yürütülürken Turgutlu BİLSEM, Dokuz Eylül Üniversitesi ve Celal Bayar Üniversitesi proje ortağı oldu.
Çalıştay kapsamında öğretmenler farklı etkinliklerle uygulamalı olarak proje yönetimi, tasarım odaklı düşünme ve yaratıcı düşünme becerilerini geliştirdiler. Çalıştay farklı üniversitelerden ve BİLSEMlerden gelen isimlere ev sahipliği yaptı. Farklı uzmanlar ve STKlar tarafından seminerler gerçekleştirildi. Öğretmenler eğitmenlerimizin danışmanlığında tasarım odaklı düşünme becerilerini kullanarak projeler geliştirdiler. Çalıştayın son gününde ise Bornova Şehit Fatih Satır BİLSEMde bir uygulama gerçekleştirdiler.
Eğitim sistemi içerisinde yer almaya başlayan tasarım odaklı düşünme sisteminin kullanılması ile oluşacak yeni fikirlerde, tasarımlarda, projelerde ya da sanat yapıtlarında, amatörce ama profesyonel bir ruhla hazırlanan bu kitabın katkısı olması umulmaktadır
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Doğal
Bu yöntem ile objelerin negatif görüntüleri elde edileceğinden dolayı fotogramı yapılacak objelerin niteliği, ışık geçirgenliği, yapısı ve objenin kendi yapısındaki ara boşlukları (espas) çok önemlidir. Çünkü fotogramda objenin negatif görüntüsü karta yansıyacağından, objenin ara boşluğundan ışık geçerek farklı görüntüler elde edilecektir.
Fotogramda kullanılan objenin ışığı geçirgenlik durumu karta yansıyan görüntünün oluşumunu etkilemektedir. Eğer hiç ışık geçirmeyen ojeler kullanılacaksa kartın üzerinde o alanlar tam siyah olarak ortaya çıkacaktır. Işık geçirgenliği olan objeler kullanıldığında ise kart üzerinde hayali görüntüler meydana gelir.
Fotogram sonucunda bir fotoğraf oluşur fakat fotoğraf makinesine gerek kalmadan fotoğraf oluşmaktadır.
Fotogram aynı zamanda agrandisörde yapılan bir kart baskısıdır. Fakat bu baskıda agrandisörde negatif film olması gerekmektedir. Oysaki fotogram çalışmasında filmsiz de fotoğraf oluşmaktadır. Fotogram çalışması için; ışık, kimya, fotoğraf, negatif-pozitif görüntü ve fotoğraf bilgisine ihtiyaç duyulmaktadır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
The Teaching of History
This monograph will make no attempt to analyze the personality of the ideal teacher. It is assumed that the teacher of history has an adequate preparation to teach his subject, that he is in good health, and that his usefulness is unimpaired by discontent with his work or cynicism about the world. It is presupposed that he understands the wisdom of correlating in his instruction the geography, social progress, and economic development of the people which his class are studying. He is aware that the pupil should experience something more than a kaleidoscopic view of isolated facts. He recognizes the folly of requiring four years of high school English for the purpose of cultivating clear, fluent, and accurate expression, only to relax the effort when the student comes into the history class. He knows that the precision, logic, and habit of definite thinking exacted by the pursuit of the scientific subjects should not be laid aside when the student attempts to trace the rise of nations. Let us go so far as to assume a teacher who is both pedagogical and practical; scholarly without being musty; imbued with a love for his subject and yet familiar with actual human experience.
₺575,00
KİTAP TANITIMI
Kadınların Kimlik Arayışı
İnsanı konu alan edebi tür olarak romanın, birkaç kuşak aile nesillerinin panoramik olarak hikayelerinin anlatıldığı nehir roman türü, insan ve toplum arasındaki ilişkiyi yoğun bir şekilde roman kurgusunun içinde işlemektedir. Nehir romanlar çok katmanlı yapılarıyla, araştırmacılara eleştirel gerçekçilik, toplumsal gerçekçilik ve kültür araştırmaları için sayısız inceleme olanağı sunmaktadır. Bu çalışmada Dar Zamanlar Üçlemesi ile Kahire Üçlemesi kadının toplum içerisinde kimlik arayışı bağlamında nehir roman örnekleri olarak karşılaştırmalı bir bakış açısıyla değerlendirilmektedir.
Farklı kültürel değerlere ve toplumsal koşullara sahip olan bu iki nehir roman üçlemesinde; toplumsal olayların, kültüre yerleşmiş olan geleneklerin ve kadına bakış açısının açığa çıkarılması amaçlanmaktadır. Nehir romanlar yapıları gereği toplumda yaşanılan siyasi, ekonomik ve kültürel değişimlerin, kurguda bir ailenin birkaç kuşak yaşadıklarına yansımasını takip edilebilecek özellikte olmaları nedeniyle bu çalışmada seçilen iki nehir roman özelinde iki toplumda yerleşik olan kadının toplum tarafından belirlenen cinsiyet rollerine, toplum içerisindeki varlığına karşılaştırmalı edebiyat biliminin sınırları içinde ışık tutulmaktadır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
KUR’ÂN’DA HABER ÜSLUBU
Haber cümlelerinin muhatabın içinde bulunduğu duruma göre değişen üç çeşidi vardır. İbtidâî, talebî ve inkârî olan haber türleri, muhatabın habere karşı tavrına göre te’kidsiz veya bir ya da birden çok te’kidle desteklenmiş olarak gelir. Bu bağlamda haberin muktezâ-yı hâle uygun olarak gelmesi, muhatabın habere karşı zihni boş, mütereddit veya ret konumunda olmasına göre te’kidli veya te’kidsiz gelmesini ifade eder. Haberin muhatap dikkate alınarak düzenlenmesi, muhatabı ikna etme açısından da büyük önem taşır. Bununla birlikte haber bazen zâhiren durumun gereğine uygun olarak gelmez. Haberin muktezâ-yı hâlden çıkması, beliğ bir söz olmasına engelken, çeşitli sebeplerle muktezâ-yı zâhirden çıkması ise mümkündür. Kur’an-ı Kerim, haberin muktezâ-yı zâhire uygun gelmemesi durumunun pek çok örneğini sunmaktadır. Bunların tespiti mananın daha iyi anlaşılmasını sağlayacaktır.
KİTAP TANITIMI
Dünyada ve Türkiye’de Bağımsız Denetimin Ve Muhasebe Mevzuatının Gelişimi
Bu kitapta dünyada bağımsız denetim ve muhasebe uygulamalarının gelişim sürecinin genel bir çerçevesine değinildikten sonra Türkiye’deki gelişim süreci ve 2023 yılı itibariyle son güncel durum detaylı bir şekilde ele alınmıştır. Bununla birlikte son yapılan düzenlemeler ile birlikte Türkiye’deki mevcut dört farklı muhasebe mevzuatı (TMS/TFRS, BOBİ FRS, KÜMİ FRS, MSUGT-VUK) arasında farklı açılardan karşılaştırmalar yapılmıştır. Bu çerçevede kitap şu bölümlerden oluşturulmuştur:
- Bölüm: Genel olarak dünyada muhasebe denetiminin gelişim dönemleri ve Türkiye’de bağımsız denetimin gelişimi incelenmiştir. Bölümün sonunda yapılan son düzenlemeler ile birlikte Türkiye’de bağımsız denetime hangi şirketlerin tabi olduğuna yer verilmiştir.
- Bölüm: Ülkelerin muhasebe sistemlerinin oluşumunu etkileyen faktörler, uluslararası muhasebe standartlarının harmonizasyonu ve bunların Türkiye’deki muhasebe mevzuatının (standartları) gelişimine etkisi incelenmiştir. Bölüm Türkiye’deki güncel muhasebe mevzuatının son şeklini kapsamaktadır.
- Bölüm: Türkiye’deki bağımsız denetime esas teşkil eden güncel mevzuat olan TMS/TFRS, BOBİ FRS ve bağımsız denetime tabi olmayan işletmelerin uygulayacağı KÜMİ FRS, MSUGT-VUK arasında çeşitli açılardan karşılaştırma yapılmıştır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Menâkıb-ı Haseniyye Kastamonulu Hasan Hilmî Efendinin Menkıbeleri
Tasavvuf kültüründe Allahın dostluğunu kazanmış, halk tarafından velî olarak kabul edilen manevi büyüklerin gösterdikleri olağanüstülükleri/kerametleri ve irfânî tecrübeyi arttıran olayları konu edinen hikâyelere menkıbe, bunların yer aldığı eserlere menâkıb-nâme denir. Menâkıb-nâme, Tasavvufî Türk edebiyatında önemli bir türdür.
Nakşî-Halidî tarikatının Gümüşhanevî (Ziyâiyye) kolunun ikinci pîri olan Kastamonulu Hasan Hilmî Efendi (ö.1329/1911) hakkında temel kaynak, Erzincanlı Kâtip Mustafa Fevzi Efendinin (ö.1343/1924) kaleme aldığı Menâkıb-ı Haseniyye fî Ahvâlis-Seniyye adlı manzum-mensur menâkıb-nâmedir. Bu menâkıb-nâmede, Hasan Hilmî Efendinin hayatı, halleri, kerametleri ve yolculukları anlatılır. Eserde manzum – mensur menkıbeler ile halifelerinin isimleri ve zikir âdâbı bulunmaktadır.
Bu menâkıb-nâmeyi diğerlerinden farklı kılan husus, müellifin bizzat yaşadıklarından ve ilk ağızdan dinlediklerinden oluşmasıdır.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
İnsanlık ve Medeniyet Tarihi
İnsanlığın gelişimi eğitimle mümkündür. Eğitimi başaran toplumlar insanlığa da katkı yapmışlardır. İlk çağda Orta Asya, Çin, Hindistan, Mısır, Yunanistan ve Anadolu’da kurulan devletlerde bunu görmek mümkündür. İnsanlık adına eğitim kurumları da oluşturulmuştur; Sümerler yazıyı keşfettiler, Uygur Türkleri tahta kalıplarla kitap basmanın prototipini başarırken, Almanlar bunu seri üretim şeklinde gerçekleştirdiler. 20. Yüzyılda bunu ulaşım ve bilişim teknolojileri izlemiştir. Türklerin Selçuklu ve Osmanlı İmparatorlukları döneminde geliştirdikleri eğitim kurumları, yetiştirdikleri düşünürler insanlık adına önemli gelişmelerdir. Büyük Selçuklular zamanında kurulan «Nizamiye Medreseleri» kendi devrinde dünyanın önde gelen eğitim ve ilim yuvalarıdır. Bu ilim yuvaları tarihçi Yılmaz Öztuna’nın deyimiyle bugünkü üniversitelerin temelini teşkil etmiştir. Osmanlı İmparatorluğu, yükselme dönemlerinde insanlığa adalet, huzur ve nizam götürmüştür.
İnsanlık adına yapılmış bu tür gelişmeler kitabın konuları arasındadır. On bölümden oluşan kitabın ilk yedi bölümünde insanlığın medeniyete yaptığı hizmetler, son üç bölümde ise düşünce ve düşünürlerin görüşleri ile felsefe problemleri ele alınıp tartışılmıştır.
₺715,00