KİTAPLAR
EN YENİLER
-

Uygulamalı Dilbilim II
₺360,00 -

Türkiye’de Popüler Kültür, Din ve Tasavvuf
₺330,00 -

Yeni Başlayanlar İçin Güncel Gelişmeler Işığında Avrupa Birliği
₺320,00 -

Kestirimci Bakımda Makine Öğrenimi
₺230,00 -

Çalışmanın Değişen Anlamı ve Geleceği
₺380,00 -

Eğitim Sosyolojisi
₺390,00 -

Hatay Araştırmaları – VIII
₺500,00 -

Sinema ve Mekân
₺650,00 -

Sungu Norşen/Norşin
₺700,00 -

Türk Folklorunun Akademik Seyri
₺200,00 -

Kurgusal Dünyalar ve Toplumsal Gerçeklikler
₺260,00 -

Seciʻli Tefsir Geleneği ve İbn Korkmaz
₺430,00 -

Seçim Müzikleri Üzerine
₺270,00 -

Yapay Zekâ Teknolojileri ve Dijital Platformlar
₺240,00 -

Yapay Zekâ ve Etik
₺320,00 -

Yaratıcı Okuma
₺310,00
KİTAP TANITIMI
RECOVERING MEMORIES AND RECONSTRUCTING REALITIES: MAGICAL REALISM AND KAZUO ISHIGUROS THE BURIED GIANT
Magical realism is an appropriate genre for the authors dealing with problematic themes such as memory because it is practical for those seeking for answers to these problematic questions that cannot be solved with empirical attitudes. In The Buried Giant, Ishiguro handles the chaotic nature of memory creating a primitive version of Britain where people’s memories are covered by a magical mist. This spell has an effect not only on individuals such as Axl and Beatrice, but also on the two ethnic groups, the Saxons and the Britons, making them forget the former enmity between them. In this regard, referring to the theoretical background of magical realism, this book aims to analyse the magical realist elements of the novel that enables Ishiguro to discuss the effects of memory loss on individuals and societies.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Girişimcilik ve Kobi’ler
Dünyadaki hızlı ekonomik, sosyal ve teknolojik gelişmeler, küreselleşme, hizmet sektörünün gelişmesi günümüz bilgi toplumunda girişimciliğin önemini daha da artırmıştır. Girişimciler, günlük hayatta ihtiyaç duyduğumuz mal ve hizmetleri üretmekte, piyasaya arz etmekte ve istihdam meydana getirerek işsizliğin azalmasına da katkıda bulunmaktadırlar. Bu kadar önemli görevler üstlenen girişimcilerin modern çağın gerektirdiği bilgi ve donanımlarla yetiştirilmesi, sahaya çıkmalarının ve kendi işlerini kurmalarının teşvik edilmesi büyük önem taşımaktadır.
Girişimciliğin özendirilmesi, girişimci adaylarının sahaya çıkarılması, girişimcilerin kendi işlerini kurduklarında ihtiyaç duydukları yönetim kabiliyetlerinin geliştirilmesi, ülkenin ekonomik kalkınmasında ve gelişmesinde önemli bir role sahiptir.
Bu kitap kendi işini kuran veya kurma düşüncesinde olan girişimcilere ve girişimci adaylarına yol gösterebilmek amacıyla hazırlanmıştır. İş fikrini iş planına dönüştürerek küçük veya orta büyüklükte KOBİ şeklinde kendi işini kuran ve yöneten girişimcilerin, kuruluş ve işletme aşamasında neler yapacaklarını ve KOBİ’lerin yönetimi konusunda bilgilendirmeyi hedeflemektedir.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Pravda Gazetesinde KORE SAVAŞI
İkinci Dünya Savaşı sonrasında oluşan iki kutuplu dünya düzeni çerçevesinde Kore bir çekişme alanı hâline getirilmiş, taraflar yarımadaya kimin hükmedeceği konusunda net bir mutabakata varamamış ve nihayetinde 38. paraleli sınır alarak tarihsel ve kültürel olarak ortak geçmişe sahip olan Korelileri iki farklı devlet olarak ayırmışlardır. Böylelikle günümüzde dahi çözüme kavuşturulamamış Kore Sorununun temelleri atılmıştır. 25 Haziran 1950de iki taraf arasında savaş hâli başlamış, 27 Temmuz 1953 tarihinde ateşkes ile sıcak savaş durumu durdurulmuş ancak bir barış sağlanamamıştır.
Pravda Gazetesinde Kore Savaşı adlı çalışmada, 1950 ile 1953 yılları arasında üç yıl süren savaş durumu, Doğu Bloğunun lider devleti olan Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği gözüyle değerlendirilmektir. Bu bağlamda, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliğinin en önemli ve tirajı en yüksek gazetelerinden birisi olan aynı zamanda Komünist Parti Merkez Komitesine bağlı olarak yayın yapan Pravda gazetesi çalışmanın merkezi konumunda olmuştur. Böylelikle dolaylı olarak Sovyet Hükûmetinin görüşlerine de ulaşılması amaçlanmıştır. Çalışmamızda Pravdaya ek olarak, T.C. Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı Cumhuriyet Arşivi ve Wilson Center Digital Archivedan elde edilen belgeler ile CIAin online olarak yayınladığı savaş hakkındaki istihbarat raporları da kullanılmıştır. Kore Savaşını konu alan Türkçe, İngilizce ve Rusça ikincil kaynaklara da çalışmamızda yer verilmiştir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Ucube ve Mahcube Hikâyesi
XVI. yüzyılda Farsçadan Seyid Ahmed bin Hasan Bali tarafından Türkçeye çevrilen Ucube ve Mahcube Hikâyeleri, Ucube ve Mahcube adını taşıyan iki söz ustası cariyenin, Mısır sarayından kaçırılıp getirilişini ve yeni geldikleri sarayda, sohbetlerine hayran şekilde bekleyen şaha, dokuz gün boyunca anlattıkları on sekiz hikâyeyi içerir. İnsan hayatında gerekli hüner ve faziletlerin hikâyeler yoluyla aktarıldığı bu klasik hikâye metninin, sadece Vatikan Nüshası çalışmaya konu edilmiştir. Bu nüshada Ucube ve Mahcube Hikâyesi Dede Korkut’un Vatikan Nüshası olarak bilinen metinle birlikte yer almaktadır. Dede Korkut Hikâyelerini aktarmış müstensihin kaleminden çıkması dil ve kültür malzemesi olarak metni ilgi çekici hâle getirmektedir.
Bu çalışma, Eski Oğuz Türkçesinin son dönemlerinin ve Osmanlı Türkçesinin ilk dönemlerinin dil özelliklerini taşıyan bu eserin transkripsiyonlu metnini, dizinini ve dili üzerine notları ihtiva etmektedir.
₺750,00
KİTAP TANITIMI
Yükseköğretim Kurumlarında Bilişim Teknolojileri Kullanımının Örgüt Performansına Etkileri
Örgütlerde bilişim teknolojisinin stratejik önemi ve değeri sürekli artmaktadır. Çoğu işletmede bilişim teknolojisi, örgütlerde destek işlevi olmaktan çıkarak stratejik ve yapısal bir role sahip hale gelmiştir. Örgütlerdeki bilişim teknolojileri kullanımına yönelik bu gelişme, yönetime, üretim faktörlerine ve performansa katkılar sağlamış ve örgütlerde verimliliği artırmada kaçınılmaz bir unsur olarak görülmüştür. Bilişim teknolojisi, artık bir örgütsel genel gider olarak görülmek yerine, rekabeti ve sektör yapısını değiştiren stratejik bir kaynak olarak görülmektedir. Bu çalışma, yaşamın her alanında artarak ve yoğun olarak kullanılmakta olan bilişim teknolojilerinin yükseköğretim kurumlarında örgüt performansına ne şekilde etki ettiğini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma konusu incelenirken öncelikle bilişim teknolojileri ortaya konulmuş, ardından bilişim teknolojilerinin örgütsel etkileri ve örgütsel performans irdelenmiştir. Araştırmada bilişim teknolojileri ile örgütsel performans arasındaki ilişki araştırılmış, bu ilişkinin nasıl ve hangi yönde yükseköğretim kurumlarını etkilediği belirlenmeye çalışılmıştır.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Güney Kore Sinemasında Modern Trajedi: LEE CHANG DONG SİNEMASI
“Lee Chang Dong’un filmlerinde yer alan trajik karakterler ve onların trajik deneyimleri aynı zamanda toplumsal çatışma ve çelişkilerin anlaşılmasına imkân sağlar. Gerçek olayların trajik sanat aracılığıyla estetize edilerek film anlatısına dönüştürüldüğü filmlerde, geçmişte yaşanan toplumsal olayın kendisi değil, ilgili dönemin sıradan insanların hayatlarındaki trajik etkileri yer alır. Lee Chang Dong filmleri mevcut düzen bozukluklarının adını koymaz ancak onları sembolik anlatımıyla ima eder. “Sorunların bireye ve toplumsal yaşama etkisi nedir” sorusunu sorar ve bireylerin yaşamlarındaki trajik deneyimlerin yansımalarını gerçekçi bir sinemasal dil aracılığıyla aktarır.” Bu çalışma Güney Kore yakın tarihini ülke sinemasının gelişimiyle birlikte ele alırken Güney Koreli yönetmen Lee Chang Dong’un filmlerindeki modern trajedileri keşfediyor.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Yeni Reklam Yaratıcılığı
Reklamcılık alanında, teknolojik gelişmeler ve tüketici beklentileri doğrultusunda hızlı bir değişim süreci yaşanmaktadır. Markanın kontrolünün azaldığı yeni iletişim ortamları, buradaki yeni aktörler, disiplinler arası yetkinlikleri gerekli kılan yeni reklam modelleri, markalardan bekletileri yükselirken reklama daha da şüpheci yaklaşan yeni tüketici, günümüzde reklamcılığı köklü bir değişime zorlarken, marka yöneticilerinin buna uyum sağlamaya çalıştıkları bir krizin içinde olduğunu söylemek mümkündür. Reklamcılık alanındaki krizi meydana getiren tüm bu yeniliklerin karşısında, bunları markalar için avantaja çevirecek yeni reklam yaratıcılığı bulunmaktadır.
Bu kitap, teknolojiyle şekillenen reklam türleri ve tüketici beklentileri temelinde ihtiyaç duyulan marka değerlerinin kesişim alanında yer alan yeni reklam yaratıcılığına dair bir bakış açısı önermektedir. Ayrıca, teknolojiyle dönüşüme uğrayan reklam türleri, yeni ortaya çıkan reklam türleri ve günümüzde dikkat çeken marka değerlerine yönelik bir kılavuz sunmayı amaçlamaktadır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Firdevsî-yi Rûmî Süleymân-nâme-yi Kebîr
Batı Türkçesi; Eski Anadolu, Osmanlı ve Türkiye Türkçesi olmak üzere üç evreden oluşmaktadır. Batı Türkçesinin ilk evresini oluşturan Eski Anadolu Türkçesi 13. ve 15. yüzyılları, Osmanlı Türkçesi ise 15. ve 20. yüzyılları içine alır. Çalışmamıza konu olan Firdevsî’nin Süleymân-nâme-yi Kebîr’i yaygın görüşe göre 16. yüzyılın başlarında yazılmış olup Eski Anadolu Türkçesinden Osmanlı Türkçesine geçiş dönemi özellikleri gösterir. Süleymân-nâme-yi Kebîr, Fatih Sultan Mehmed, II. Bayezid ve Yavuz Sultan Selim dönemlerinde yaşamış olan Firdevsî-yi Rûmî’nin ansiklopedik özellikler içeren en hacimli eseridir. Süleymân-nâme-yi Kebîr’in konusu, Hz. Süleymân’ın hayatı ve onun etrafında oluşan menkıbelerdir. Eserde hem manzum hem de mensur metinler bulunmaktadır. Çalışmada Süleymân-nâme-yi Kebîr’in 36. cildinin İstanbul Üniversitesi Kütüphanesinde bulunan nüshası esas alınmıştır. Hazırlanan bu eser, giriş, inceleme, metin, dizin ve tıpkıbasım bölümlerinden oluşmaktadır.
₺820,00
KİTAP TANITIMI
Menippean Strategies in Peter Barnes Plays
This book analyzes Peter Barnes plays, The Ruling Class (1968), Leonardos Last Supper (1969), Noonday Demons (1969), and Dreaming (1969), as examples of modern Menippean satire. In contrast to formal verse satire, that is defined as a rhetorical attack upon a particular vice and includes praise for its opposite virtue in the midst of an argument, Menippean satire is difficult to define because of its protean structure. Therefore, whilst defining Menippean satire it is helpful to ask what Menippean satire does instead of what Menippean satire is. Menippean satire is a mingling of prose and poetry in its simplest sense. In addition, it always desires to reject any sort of absolutes regarding norms, cultural, religious or philosophical dogmas by creating a carnivalesque atmosphere. Because Barnes has written about similar themes in Menippean satire form throughout his career his plays may be considered as examples of modern Menippean satire.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Engelli Bireylerin İş Hayatındaki Motivasyonu
Engelli Bireylerin İş Hayatındaki Motivasyonu isimli bu kitap, engelli bireylerin iş hayatına katılımının artırılması ve motivasyonunun yükseltilmesi için bir rehber niteliğindedir. Kitap, engellilik kavramı ve Türkiyedeki engelli istihdamı konularına değinerek, engelli bireylerin iş hayatındaki zorlukları anlamamıza yardımcı oluyor.
Motivasyon konusu ele alınarak, çalışan motivasyon araçları, yönetsel motive araçları, iş tatmini, iş tasarımı, çalışma ortamı ve psiko-sosyal motive araçları gibi konular detaylı bir şekilde inceleniyor. Ayrıca, farklı motivasyon teorileri de açıklanarak, işletmelerin engelli bireylerin motivasyonunu artırmak için kullanabilecekleri yöntemler öneriliyor.
Kitap, engelli bireylerin iş hayatına katılımını teşvik etmek ve işletmeleri engelli bireylerin iş hayatındaki motivasyonunu artırmak için özellikle faydalı bir kaynak olabilir. Ayrıca, iş hayatındaki motivasyonun önemi konusunda daha geniş bir perspektif kazanmak isteyen herkes için de okunması tavsiye edilir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Süheyl ü Nevbahârın Metin Dilbilimsel Yapısı
Bu kitap, metin dil biliminin iki ana ilkesi olan bağdaşıklık ve tutarlılık açısından değerlendirilmiştir. Metnin ana ve alt başlıklardaki inceleme yöntemi şöyledir: Bağdaşıklık ana başlığının ilk alt başlığı gönderimdir. Gönderim alt başlığı da kendi içerisinde art ve ön gönderim başlıkları ile sınıflandırılmıştır. Art gönderim başlığında ilkin zamir kullanımı ile yapılan art gönderimlerin tespiti söz konusudur. Metinde sayıca çok fazla kullanılmış olan şahıs zamirleri teklik ve çokluk varyantları ile sınıflandırılmıştır. Bu sınıflandırılmada şahıs zamirinin aynı ve farklı beyitlerdeki kullanımlarına göre bir değerlendirme yapılmıştır. Metinde geçen tüm şahıslar ayrı ayrı şahıs kullanımları tüm beyit numaraları da işaretlenmek suretiyle verilmiştir. Hangi şahsın hangi zamir ile hangi beyitte veya beyitlerde olduğu gösterilmiştir. Olay örgüsü bağlamında zamirlerin beyit veya beyitler bağlamındaki görevleri okuyucuya sunularak konu bütünlüğü sağlanmıştır. Sözcük ve sözcük gruplarıyla yapılan art gönderimlerde metinde yer alan her karakterin cinsiyet, rol ve niteleme ifadesi tespit edilmiştir. Ayrıca metinde kendisinden önce gelen beyitlerdeki cümlelere veya olay / durumlara da yapılan art gönderimler tespit edilerek dil bilgisel ögelerle sağlanan bağdaşıklık unsurları tespit edilmiştir. Metindeki ön gönderim unsurları da zamir ve sıfat kullanımı ile tespit edilmiştir. Zamir kullanımlarında işaret, şahıs ve dönüşlülük zamirleri görev alırken, sıfat kullanımlarında işaret sıfatı art gönderimde olduğu gibi ön gönderimde de görev almıştır. Art gönderimden farklı olarak ön gönderimde zarflar ve eksiz emir çekimli fiiller ile de bağdaşıklık sağlanmıştır. Beyitte başlangıç olarak neye gönderimin yapıldığı hususunda bir belirsizliği önlemek adına ön gönderim unsurları kullanılmış, okuyucunun dikkati bir sonraki beyit veya beyitlere yöneltilmiştir. Bağdaşıklık ilkesi bağlamında değiştirim başlığı dört alt başlıktan oluşmuştur. Eyle, böyle, şöyle ve anu? gibi / ancılayın / bunun gibi sözcükleri ile yapılan değiştirimler metindeki tüm beyitler taranarak tespit edilmiş ve olay örgüsü bağlamında yorumlanarak okuyucuya sunulmuştur. Eksiltili anlatım başlığı ise sekiz alt başlıktan oluşmuştur. Cümle, nesne, özne, tamlayan / tamlanan / tamlama, yer tamlayıcısı, soru edatı, yüklem ve zarf eksiltileri tespit edilmiştir. Bağlama unsurları başlığında ise metin bağlamından kopmaksızın metinde yer alan bağlaçların veya bağlamayı sağlayan unsurların anlam bağlantılarının mantık çerçevesinde değerlendirilmesi ile işlevsel değer kazanmıştır. Sözlüksel bağdaşıklık başlığında ise dört alt başlık söz konusudur. Bunlar: Aynı kavram alanı içinde eş / yakın anlam ilgisi, aynı kavram alanı içinde karşıtlık ilgisi, sözcük ve yapı tekrarları (yinelemeler), aynı çağrışım alanı içerisinde grup ilgisidir. Tutarlılık ana başlığında ise metin yazarı tarafından isimlendirilmiş olan doksan yedi bölümün konu, olay ve dönüşümler noktasında tutarlılık görünümleri sunulmuştur. Tutarlılık görünümlerinde dil unsurlarının yer almadığı beyit veya beyitlerde sebep-sonuç, amaç-sonuç, özelleştirme, mantık ilgisi tespit edilmiştir. Dönüşümlerde yer alan boşluklar belirtilmiş, boşlukların tamamlanması adına fikir beyan edilmiştir. Ayrıca çelişkili, yarım bırakılan, tutarsız noktalar da okuyucuya sunulmuştur. Böylece metnin olay parçaları arasında tutarlılığın olup olmadığı tartışılmıştır.
₺960,00
KİTAP TANITIMI
YAZMA EĞİTİMİ
Bu kitap Yüksek Öğretim Kurulunun hazırladığı eğitim programı esas alınarak meydana getirilmiştir. Kitap üniversitelerin eğitim fakültelerinde lisans ve lisansüstü çalışma ve derslere kaynaklık edecek bilimsel bir yapıdadır. Özellikle yazmanın önemi, yazma eğitimi ve yazma becerisi kavramlarının titizlikle ele alınması gerektiği çağımızda, bu kitabın öğrenme-öğretme süreçlerinde kullanıcılarına yol göstermesi amaçlanmaktadır. Böylece alana farklı bir bakış açısı kazandırmak ve bireylerin yazma ile ilgili akademik düzeyde bilgiye sahip olmasına katkı sağlamak hedeflenmektedir.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
URFALI DÎVÂN ŞÂİRLERİ
Şehir monografilerinin önemi her geçen gün biraz daha artmaktadır. Çünkü şehir monografileriyle bir şehrin anatomisini öğrenme imkânına kavuşuruz. İnsanların veya insanlığın tarihi olduğu gibi şehirlerin de birer tarihi vardır. Başka bir ifade ile denilebilir ki insanlık tarihi, şehirlerin tarihidir. Bu yönüyle bir şehrin ne zaman ve kim tarafından kurulduğu, bu şehirlerde medeniyet kuran milletlerin kimler olduğu, bu medeniyetlerin insanlığa sundukları maddî ve manevî mirasın neler olduğu çok önemlidir. Bu yönüyle birçok medeniyete ev sahipliği yapmış olan Urfa’nın arkeoloji, tarih, din, kültür, sanat ve edebiyat açışından önemli ve bereketli bir yer olduğu bilinmektedir.
Urfalı Dîvân Şâirleri isimli bu çalışma, biyografik eserlerin başında gelen tezkireler olmak üzere diğer biyografik/bibliyografik kaynaklarda ve başka çalışmalarda tespit edilen ve divân edebiyatının temsilcisi sayılan Urfalı şairleri içermektedir. Biyografik eserlere göre Urfalı en eski divân şairi Rüşdî (ö. 1677) mahlasını kullanan şairdir. Rüşdî ile muasır üç (3) divan şairi varken XVIII. yüzyılda bu sayı on beşe (15) yükselerek büyük bir artış göstermiştir. Bu çalışmada, XVII. yüzyıldan XX. yüzyılın sonlarına kadar yetişen Urfalı divan şairi sayısı yüz on yedi (117) olarak tespit edilmiştir. Bu sayı, Urfa edebiyatı için hiç de küçümsenmeyecek bir rakamdır. Bu şairlerin büyük çoğunluğu, eski edebiyatın yerini yeni edebiyata terk ettiği, dolayısıyla yeni türlerin rağbet edildiği XIX. ve XX. yüzyıllarda yetişmiştir. Bu da gösteriyor ki asırlardır devam eden divân şiir geleneği hemen kesintiye uğramamış, varlığını Urfa başta olmak üzere Anadolu’nun muhtelif şehirlerinde yetişen yüzlerce belki binlerce şair ile devam ettirmiştir.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
GİRİŞİMCİLİK
Theodore Sturgeon, Mikrokozmik Tanrıda başkarakter sakinlerinin çok hızlı yaşayıp değiştikleri minyatür bir dünya yaratır. Fakat minik yaratıklar çevresel tehditlerle karşı karşıya kaldıkları için kendilerini yenilemek zorundadır. Gökyüzünden dünyalarına acımasızca inen metal bir piston durmadan yeni icat ve keşifler püskürür. Yeni yalıtım malzemelerinden olağanüstü sert alüminyuma kadar pek çok yenilik onların yazgısı olur: Ya uyarsın ya ölürsün! Onlar da değişime uyum sağlayarak ayakta kalır. Oysa uzak ufuklara bakılınca, Zamyatinin yirmi altıncı yüzyılı anlattığı Bizdeki distopya çıkar karşımıza. İnsan, doğadan ve kendi benliğinden koparılmış, bizleşerek teknoloji ve bürokratik devlete teslim olmuştur. Bireyselleşemeden takım olmuşlar ama hiçbirinin adı olmadan markaya dönüşmüşlerdir. Üstelik numaralanarak saydam cam duvarların arkasında denetlenmektedirler. Orwell ve Huxleye de esin kaynağı olan bu başyapıt, dünyadaki gelir, paylaşım, eşitlik, özgürlük ve adalet uçurumunun derinleştiğini gösteriyor. Bilgi ağları, teknoloji ve enformasyon yoluyla değişim her yerden ve herkesi kuşatarak geçmişin kötümser izleri karşısında yenilikler püskürtmeye devam etmektedir. Bu durumda insan ya Robinson Crusoe gibi orman yaşamıyla yüzleşmeye ya da mutlu azınlığın kuşatması altındadır. Peki, mutsuz çoğunluk? Üstelik onlar ıssız ada bulabilecek şansa da sahip değildir ve dünyanın dört bir yanında ayakta kalma mücadelesi vermektedir. Şunu unutmayalım ki geçmiş göze canlı gibi görünür ama olan her zaman yenidir. Eski şeyler bile aslında yeni kadar yenidir. Eski bir elyazması kitap ilk okunduğunda sahip olduğu anlamı kaybeder. Fizikî olarak aynıdır ama yıllar sonra okunduğunda aynı kitap değildir. O hâlde Tanrı Janus bizlere iki yüzünü gösterirken geçmişte olduğundan yeni kadar yeni yüzünü de gösteriyor. Bu yüz keşifler çağının sona erip efsanelerin bittiğini ve artık Wright Kardeşler, Edison ve Graham Bellin olmayacağını da gösteriyor. Tanrı Janus iki yüzünde zenginliği/fakirliği, sol/sağ ideolojileri, bu dünya/öbür dünya ikiliğini gösterse de gün gelip Janusun yüzünde yüzsüzlüğe de tanık olmak mümkün. Ne var ki Janusun geçmişe ve geleceğe baktığı yüzünde şimdimiz vardır. Korsan üretimin hayatımıza girerek piyasaların egemen gücü olmasıyla, Janus bizlere ikiyüzlü bakıyor. Bu kışkırtıcı yüze bakanların geleceğin girişimcilerini anlayabilmesi için yeni kadar yeni bir düşünceye ihtiyacı var.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Öğrenen Destek Hizmetlerinde Kalitenin Ölçümlenmesi
Disiplinler arası bir alan olan uzaktan eğitim, gelişen enformasyon ve iletişim teknolojileri ve ağ teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla sıklıkla çevrimiçi ortamlarda gerçekleştirilmeye başlanmıştır. Çevrimiçi eğitimdeki hızlı büyüme ve teknolojinin getirdiği yeniliklerin verdiği zorunlulukla kurumlar nitelikli çevrimiçi eğitim sağlamak durumunda kalmaktadır. Ayrıca Covid-19 pandemisinin etkisinin sonucunda; çevrimiçi eğitim veren kurumların ve öğrenenlerin sayısının hızla artması çevrimiçi eğitimde kalite konusu sıklıkla gündeme getirmektedir. Kaliteli bir çevrimiçi eğitim verebilmek için ise öğrenen destek hizmetlerinde de niteliğin artırılması önem arz etmektedir. Çevrimiçi eğitimde öğrenen destek hizmetlerine ait önemli öğeleri, kavramları, terimleri, sınıflamaları tanımlamanın ve ölçümlemenin; kalitenin ve standartların yükseltilmesi açısından önemli olduğu söylenebilir. Bu kitapta; çevrimiçi eğitimde nitelikli destek hizmeti sunmak adına öğrenen destek hizmetlerinin kalite boyutlarına yönelik çizilen çerçeve ve bu bağlamda geliştirilen bir ölçme aracı detaylandırılmaktadır. Ayrıca bu kitapta; çevrimiçi eğitim, öğrenen desteği, kalite gibi kavramlar ve bu kavramların ilişkisi, öğrenen destek hizmetlerinin sınıflandırılması, öğrenen desteğine ilişkin teoriler gibi birçok konu aydınlatılmaya çalışılmıştır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
SUBVERSIVE FEMALE VOICES IN THE PLAYS OF TIMBERLAKE WERTENBAKER AND PAM GEMS
The main target audience of this book is scholars, researchers, critics, students who study in the field of contemporary British feminist theatre and anyone who is interested in womens studies and drama. This book depicts marginalized womens voices through the medium of feminist theatre by analysing subversive women characters in the plays of Timberlake Wertenbaker and Pam Gems. This book depicts how historic/mythic characters subvert traditional gender roles to set a feminine identity of their own that does not accord with the patriarchal order. In the discussion of the marginalized characters, Ülker Erkan analysed Wertenbakers plays namely New Anatomies, Our Countrys Good, and The Love of the Nightingale and Pam Gemss plays Dusa, Fish, Stas and Vi, Piaf, and Queen Christina through several feminist criticisms. Feminist theatre as discussed in the subject-matter plays may prevent oppression and develop perspectives, which are egalitarian, fair, optimistic, hopeful, liberated from any oppressive systems, and full of future expectations.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Kalkınma
Dünya genelinde yaşanan gelişme ve ilerlemeler sonucunda ortaya çıkan yeni toplum düzeni içerisinde toplumsal cinsiyet ayrımcılığının azalmadığı, hatta zaman zaman şekil değiştirerek arttığı izlenmektedir. Dünya Ekonomik Forumu’nun hazırladığı 2022 Küresel Cinsiyet Eşitsizliği Raporu’na göre mevcut ilerleme hızıyla cinsiyet eşitsizliğini tam anlamı ile sıfırlamak tahmini olarak 132 yıl alacaktır.
Birleşmiş Milletlerin 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları içerisindeki 17 amaçtan biri de “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği” amacıdır. Ancak günümüzde gelişmiş ülkeler dâhil hemen her ülkede cinsiyet ayrımcılığı hemen her alanda varlığını sürdürmektedir. Kadının sadece kadın olduğu için maruz kaldığı haksız, hukuksuz, eşitliksiz, keyfi, kayıt dışı uygulamalar sadece bir cinsiyet sorunu değil, toplumsal refah sorunudur. Aile, iş ya da sosyal hayatta fırsat eşitliğini yakalayamayan kadınların ortaya koyabilecekken koyamadığı her değer toplum için bir kayıptır. Bireyler sahip olduğu yetenek, kazandığı donanım ve ortaya koyduğu becerileriyle toplum içinde yer almalı ve değer görmelidir. Toplumlar toplumsal cinsiyet eşitliğinden uzaklaşıldıkça ekonomik olarak zengin olsalar da refah düzeyi ve hayat kalitesi açısından çok gerilerde kalmaya mahkûm olacaklardır.
Tüm insanlık için daha adil bir dünya dileğiyle…
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Edebiyatta Aile
Edebiyatın satır aralarında aileye dair bir yolculuk…
Aile, insanlık tarihinin en temel kurumlarından biri olarak edebiyatın da vazgeçilmez temalarından biridir. Bu kitap, Türk ve İngiliz edebiyatlarından seçilen eserler aracılığıyla, aile kavramının edebi metinlerde nasıl temsil edildiğini kapsamlı bir şekilde incelemeyi amaçlamaktadır.
İki ana bölümden oluşan kitapta, “Türk Edebiyatında Aile Temsilleri” ve “İngiliz Edebiyatında Aile Temsilleri” başlıkları altında toplam on yedi bölüm yer almaktadır. Okurlar, farklı dönemlerden ve edebi türlerden yapılan detaylı analizlerle, aile kurumunun tarihsel süreçteki değişimini ve kültürel yansımalarını keşfedeceklerdir.
Bu çalışma, yalnızca Türk ve İngiliz edebiyatlarının aileye bakışını ortaya koymakla kalmaz; aynı zamanda okura, farklı dil ve kültürlerdeki ortak insani değerleri karşılaştırmalı bir perspektifle değerlendirme fırsatı sunar. Böylece okuyucu, edebiyatın evrensel diliyle aile kavramının derinliklerine doğru bir yolculuğa çıkar.
₺400,00
KİTAP TANITIMI
Markalaşalım
Küreselleşmenin her alanda etkisini hissettirdiği ve neticesinde yoğun bir rekabetin hâkim olduğu bu günlerde markalaşmanın önemi çok daha fazla artmıştır. Bilgi Çağının getirdikleri doğrultusunda geleneksel markalar için de dönüşüm zamanı gelmiştir. Yeni jenerasyonların marka algılarının ve marka ile etkileşimlerinin farklılaştığı göz önüne alındığında marka yönetimine dair süreçlerin ve bu süreçlerde nelerin etkili olduğunun ele alınması gereklidir. Markalaşalım Kitabı bu mantıkla birey, işletme ve toplum serüveninde gerçekleşen marka yolculuğunu özgün bir biçimde ortaya koymayı hedeflemektedir. Kitapta marka ve markalaşma konusu birçok noktadan derinlemesine incelenmeye çalışılmıştır, marka ve marka yönetim teorilerinin yanı sıra uygulamaya dönük olarak markalaşma hikâyeleri ve vaka çalışmalarına yer verilmiştir.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Bulanık Mantık (Fuzzy Logic) ve Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Yamaç Paraşütü Faaliyetlerine Uygun Alanların Belirlenmesi
Bulanık Mantık (Fuzzy Logic) ve Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Yamaç Paraşütü Faaliyetlerine Uygun Alanların Belirlenmesi konulu bu kitap, örnek çalışma alanı olarak seçilen Palandöken, Yakutiye ve Aziziye ilçeleri kapsamında alternatif turizmin geliştirilmesi amaçlı kurgulanarak, 4 bölümden oluşmuştur. Eldeki bu çalışmanın, ulusal ve uluslararası ölçekte kullanılabilecek bir model yaklaşımıyla, coğrafi bilgi sistemleri, bulanık mantık ve arazi gözlemleriyle analiz edilerek turizm aktiviteleri için uygun alan belirlenmesi kapsamında araştırmacılara katkı sunması hedeflenmiştir.
₺195,00
KİTAP TANITIMI
Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Yabancı Diller Bölümü İngilizce Hazırlık Programının Değerlendirilmesi ve Bir Model Önerisi
Yabancı dil öğrenme hem bilişsel davranışları hem de psiko-motor becerileri birleştiren bütünsel bir süreçtir. Öğrencilerin yaptığı şey, söz konusu bilişsel davranışları ve motor becerileri geliştirerek, yabancı dilin iletişim sistemini edinmektir. Bu davranış ve becerilerin geliştirilmesi için oldukça iyi düzenlenmiş bir yabancı dil programının geliştirilmesi gerekmektedir. Buna göre de program geliştirme süreci gereksinimlerin saptanması, amaçların belirlenmesi içeriğin seçimi, programın uygulanması ve sonuçların değerlendirilmesi şeklinde desenlenmektedir.
Günümüzde dil eğitiminde farklı program uygulamaları söz konusu olduğundan özellikle hazırlık programlarının önemi daha da artmakta ve gereksinime dayalı yabancı dil öğretimi modelleri ön plana çıkmaktadır. Bu kitap bir İngilizce Hazırlık Programının amaç, içerik, öğrenme-öğretme süreçleri ve değerlendirme boyutlarını ele alarak, programın değerlendirilmesi ve yapılan bu değerlendirmenin sonunda bir model sunulması amacı ile gerçekleştirilmiştir.
Kitap alan uzmanlarına, uygulayımcılara ve bu konuda çalışma yapacak araştırmacılara ışık tutması ve bu konuda güncel çalışmaların yapılmasında yol gösterici olması açısından önemli görülmektedir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Radikalleşme ve Örgütten Ayrılmanın Karmaşık Doğasını Anlamak PKK TERÖR ÖRGÜTÜ VE DİYARBAKIR ANNELERİ
Aşırılık yanlısı fikirlerin, çeşitli psiko-sosyal faktörler etkisi ile ve/veya kitlenin şiddete motive olmasını sağlayacak faktörleri kullanarak hedef kişilere/kitlelere empoze edilmesi süreci olarak tanımlanabilecek radikalleşme, çok sayıda faktör ve aktörün içinde olduğu karmaşık bir süreçtir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti kırk yılı aşkın süredir PKK (Bölücü Terör Örgütü) ile mücadele etmekte ve askeri, hukuki, siyasi tedbirler almaktadır. Geçen zaman içinde örgüte katılım düşerken, eleman temin faaliyetlerinin bütünüyle bitmediği görülmektedir. Yapılan ikna çalışmaları ile örgütten ayrılan kişi sayısı artmaktadır. Bu çalışmada, çocuğu terör örgütüne katılan kamusal alana çıkarak ve bireysel çabaları ile çocuğunu geri dönmeye ikna eden 10 anne ile mülakatlar yapılmıştır. Annelere çocuklarının radikalleşme süreci, çocukları örgüte katıldıktan sonra kamusal alan tecrubeleri ve bireysel çabaları, çocuğun örgütten ayrılması sonrası döneme dair şahitlikleri sorulmuş ve cevaplar analiz edilmiştir. Yapılan analizler örgütten ayrılma sürecinde annenin aktif bir aktör olduğunu göstermektedir. Çalışmada BTÖ’ye özgü radikalleşme modeli çalışılmış ve veriler doğrultusunda doğrulamalar yapılmıştır. Bu bağlamda çalışmanın terörle mücadeleye yönelik literatüre katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
AZGELİŞMİŞLİK VE DIŞ TİCARET
“Bu kitap azgelişmiş ülkelerin ekonomik özelliklerinden yola çıkarak bu ülkelerin dış ticaret sorunlarını incelemeye yöneliktir. Azgelişmiş ülkelere önerilen serbest ticaret teorisinin hangi durumlarda geçerli olabileceği ve azgelişmiş ülkelerin dış ticarette karşılaştığı sorunlar teorik çerçevede ele alınmıştır. Serbest ticaret kuramı incelenerek, serbest ticaret sisteminde tüm ulusların kazanamayacağı, bir ekonominin ihracatı ithalatından fazla artıyorsa, başka bir ekonominin de ithalatı ihracatından fazla artmaktadır görüşünden hareket edilmiştir.”
KİTAP TANITIMI
Örgütlerde Eğlence, Mizah ve Oyun
Hızla değişen teknoloji, pazardaki belirsizlikler, çalışanların iş ve özel hayat dengesinde yaşadığı zorluklar çalışanlarda yorgunluk, stres ve endişe yaratmaktadır. Çalışanların karmaşıklığın olduğu güncel iş ortamında stresle mücadelesi uzun süredir devam etmektedir. Yöneticiler uzun süredir bu ortam içerisinde çalışanların performansını ve işe bağlılığını arttırmak için çeşitli araçlar kullanmaktadır. Yöneticilerin çalışanları için daha sağlıklı ve güvenli iş ortamı yaratmak için yapmaları gerekenlerden biri de eğlenceli ve neşeli bir iş ortamı yaratmaktır.
Bu kitap, yöneticilere çalışanlarını kendilerini güvende hissedebilecekleri ve yaratıcı faaliyetlerde bulunabilecekleri eğlenceli iş ortamını mizah ve oyun tabanlı iş tasarımı ile inşa edebilme yolları hakkında fikir vermektedir. Ek olarak, kitapta farklı sektörlerde çalışanlar ile mülakat yapılmış ve eğlence kavramını kendi deneyimlerini ile paylaşarak firma için çıktılarını ortaya koymaktadır. Kitap, örgütsel davranış literatüründe yer alan güncel çalışmalara yer vererek eğlenceli iş ortamı, işyerinde mizah ve oyun tabanlı iş tasarımı hakkındaki teorik bakış açılarını da okuyucu ile paylaşmaktadır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Emeğin Taşeronlaştırılması ve Denetimi
Taşeron çalışma biçimi günümüzün önemli çalışma biçimlerinden birisi haline gelmiştir. Taşeron çalışma aslında sermayenin emeği parçalayarak ve güçsüzleştirerek artı değere el koyma ve denetleme mekanizmasıdır. Emek süreçlerinin parçalanmasının ardında yatan asıl sebep ise emek-gücünün denetimidir. Emek-gücünün denetimi kapitalizm için hayati derecede önemlidir.
Kamu kurumlarının devlete yük olarak görülmesi sonucu özelleş-tirilerek taşeron firmalara devredilmesi işsizliği tetikler hale getirmiştir. Piyasalardaki istihdam sınırlılıkları çalışanlar üzerinde hak, hukuk bağla-mında sessiz kalmalarını sağlarken, işsizler üzerinde de razı olmaya yönelik “baskı”yı oluşturmaktadır. “Baskı”nın ve “rıza”nın aynı anda işlediği ideolojik denetim mekanizması da denetimin en önemli unsuru haline gelmektedir. Türkiye’de baskın kontrol mekanizması siyasi mensubiyetler dolayımıyla ideolojik denetim üzerine oturtulmuştur. Ve ideolojik denetim içine her türlü kayırmacılık entegre edilerek halk arasında kayırmacılık içselleştirilmiştir.
Türkiye’de kamuda işlerin taşeronlaştırılarak siyaset/hemşehrilik/dini yakınlık aracılığıyla istihdam yaratılmaktadır. Siyasi alanın genişlemesiyle taşeron firmalar aracılığıyla yaratılan istihdam ilişkileri, patronaj/ patriarkal ilişkileri tekrar tekrar üretmekte ve yeniden siyasetin hizmetine sokularak çalışan kesimler kontrol ve disiplin altına alınmaktadır. Bu çalışmada, siyasetin aktif olarak görüldüğü belediyelerden biri vaka olarak seçilerek, taşeronlaşmanın hangi mekanizmalarla işlediği ve denetimin bu mekanizmalarla nasıl sağlandığı üzerine bir araştırma gerçekleştirilmiştir.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
ÉDUCATION ET SOCIOLOGIE
Durkheim a enseigné toute sa vie la pédagogie, en même temps que la sociologie. À la Faculté des lettres de Bordeaux, de 1887 à 1902, il a toujours donné, hebdomadairement, une heure de cours à la pédagogie. Ses auditeurs étaient surtout des membres de renseignement primaire. À la Sorbonne, c’est dans la chaire de Science de l’Éducation qu’en 1902 il suppléa, qu’en 1906 il remplaça M. Ferdinand Buisson. Jusqu’à sa mort, il y a réservé, à la pédagogie, un tiers au moins, et souvent les deux tiers de son enseignement: cours publics, conférences pour les membres de l’Enseignement primaire, cours aux élèves de l’École Normale Supérieure. Cette uvre pédagogique est presque entièrement inédite. Nul de ses auditeurs, sans doute, ne l’a embrassée dans toute son étendue. Nous voudrions ici la présenter en raccourci
₺325,00
KİTAP TANITIMI
TEKÂMÜL-İ TENKİT YAZILARI
Bugünkü anlamda teorik ve uygulamalı eleştiri örnekleri ilk defa 19. Asır Türk edebiyatında görülmeye başlanmıştır. Bu dönemde genelde sanat özelde edebiyat eserlerinin mahiyeti ve değeri nazirecilik ve medhiyecilik geleneğinden farklı olarak ilk defa tenkitle ortaya konulmuştur. Lafız, harf, hareke ve terkiplere dair kusurlara yönelerek edebi eserin niteliğini tespite çalışan klasik anlayış yavaş yavaş kendini tenkide bırakırken sanat eserlerinin mahiyetini kavramada tenkit bir değer ölçüsü halini almıştır. Şüphesiz bu değer tenkidin felsefeyle ilişkili olarak kazandığı bir niteliktir. Tekâmül-i Tenkit yazıları eleştiri-felsefe ilişkisi içinde tenkidin gelişimini okurlarına aktaran ilk yazı serisi olmuştur.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Hakikatin Sesi: Post-Truth Çağında Emerson
Post-truth çağında hakikat yeniden nasıl anlam kazanır?
Bu kitap, Ralph Waldo Emerson’ın sezgi, ahlaki cesaret ve benlik kavramlarını merkeze alarak, dijital çağın etik ve epistemik krizlerine felsefi bir yanıt arıyor. Emerson’ın düşüncesi, yalnızca bir entelektüel miras değil; aynı zamanda günümüz insanının içsel pusulasını yeniden kurması için bir rehberdir. Kitaptaki her bölüm, çağdaş sorunlarla örülmüş bir felsefi yolculuk sunarken, okuru kendi benliğiyle yüzleşmeye, hakikatin izini sürmeye ve ahlaki cesareti yeniden düşünmeye davet eder. Eğer bir kişi inanacaksa, Emerson’ın dile getirdiği gibi, bırakın “Tanrı’ya inansın insan; isimlere, mekânlara ve kişilere değil.” Çünkü gerçek anlam ve ahlaki otorite, dışarıdaki kurumlarda değil, bireyin kendi içindedir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Hakikate Şiddetin Soykütüğü
Hakikate yönelik şiddet, onun birileri tarafından adlandırılarak çarpıtılmasıyla gerçekleşir. Kadim zamanlardan beri metafizik kurgularla inşa edilen hakikat tasavvurları elbette hakikatin kendisi değildir.
Dr. Oğuz Düzgün’ün yazdığı Hakikate Şiddetin Soykütüğü adlı kitapta; Platon, Aristoteles, Fârâbî, Kant gibi tanınmış filozofların hakikat arayışlarına dair örnekler bulunmaktadır. Felsefe alanında yazılmış kitaptaki bu örnekler, aynı zamanda hakikate yönelik şiddetin farklı farklı durakları olarak da düşünülebilir.
Kyzikoslu Eunomius’un metafizik şiddeti önlemeye dönük faaliyetleri yanında Göbeklitepe gibi tarihi yapılardaki hakikat tasavvurlarına dair örnekler de kitabın özgün bölümlerini oluşturur.
Platon’un mağara istiaresinde gösterdiği gibi oluş ve bozuluşun hâkim olduğu bu doksalar dünyasında belki de hakikat hiçbir zaman bulunamayacaktır.
Ancak Kant’ın da Saf Aklın Eleştirisi’nin başında belirttiği gibi metafizik sorular hiçbir zaman yanıtlanamayacak olsalar da aklın doğasına ait oldukları için, o soruları terk etmek de hiçbir zaman mümkün olmayacaktır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye’de Faaliyet Gösteren Sivil Toplum Kuruluşlarında İtibar
1990’lı yıllardan itibaren akademik yazında giderek önem kazanan itibar araştırmaları ağırlıkla şirketler üzerinden gerçekleştirilmiştir. Ekonomi, sosyoloji, iletişim gibi farklı disiplinler çerçevesinde yürütülen bu araştırmalarda yanıt aranan ortak soru bazı örgütlerin diğerlerine nazaran neden ve nasıl öne geçtiğidir. Örgütleri rakipleri karşısında öne çıkaran ve itibarı oluşturan “değişebilir, gözlenebilir” niteliklerin paydaşlar nezdinde hangileri olduğunun belirlenmesi örgütlerin amaçlarına ulaşmasında belirleyici olmaktadır. STK’lar yapıları, işlevleri ve misyonları gereği şirketlerden ve kamu kuruluşlarından farklı örgütlerdir. Bu nedenle paydaşlarının STK’lara ilişkin algılarını şekillendiren ölçütler şirketlerden ve kamu kurumlarından farklıdır. Bu çalışmada Türkiye’de faaliyet gösteren STK’ların itibarının 26 değişkenden oluşan dört boyutlu bir yapı sergilediği bulunmuştur.
₺300,00