KİTAPLAR
EN YENİLER
-

Bolu Folklorunda Doğum Geleneği
₺300,00 -

Bolu Folklorunda Mâniler
₺315,00 -

BOLU NÜFUS DEFTERİ 1840
₺520,00 -

BORÇLANMA, BÜYÜME VE KRİZLER
₺235,00 -

Bornova Ovası ve Çevresinde İklim Değişkenliğinin Ağaç Gelişimine Etkisi
₺495,00 -

BOSNA SAVAŞI SREBRENİCA KATLİAMI VE TÜRK ROMANI
₺380,00 -

Britanya Kültür Tarihi – I
₺235,00 -

Bruno Etienne Sosyolojisinde Müslüman Toplum
₺455,00 -

Bulanık Mantık (Fuzzy Logic) ve Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Yamaç Paraşütü Faaliyetlerine Uygun Alanların Belirlenmesi
₺195,00 -

Bulanık Mantık ve Sigorta Şirketlerinin Performansı Üzerine Bir Araştırma
₺495,00 -

Bulanık TOPSIS Yöntemiyle Tedarikçi Seçimi
₺210,00 -

Bulgar Edebiyatı
-

Bursalı Muhammed Âkif Efendi ve Mevlidi Mir’ât-ı Muhammedî
₺340,00 -

BÜTÜNLEŞİK PAZARLAMA İLETİŞİMİ
₺340,00 -

Bütünleşik Pazarlama Yönetiminde Vaka Analizleri
₺250,00 -

Büyük Britanya Müzelerindeki Osmanlı Seramik Koleksiyonları
₺1.050,00
KİTAP TANITIMI
Endüstriyel Bölgelerde Dışsal Ekonomiler ve İşbirliği
Bu çalışmanın amacı, Marshall tipi endüstriyel bölge modelini, dışsal ölçek ekonomileri ve işbirliği özellikleri açısından araştırmaktır. Söz konusu bağlantıları ortaya koymak ve karşılaştırmalı olarak inceleyebilmek amacıyla araştırma, İstanbul, İzmir ve Konyada ayakkabı üreten işletmelerin yoğunlaştığı, farklı özelliklere sahip beş endüstriyel bölgede gerçekleştirilen bir saha çalışması üzerine bina edilmiştir. Çalışmada, hem Türkiye ayakkabı endüstrisi irdelenmiş hem de ele alınan endüstriyel bölgelerin yapısal özellikleri ortaya konulmaya çalışılmıştır. Araştırmanın gerçekleştirildiği Gedikpaşa, Merter, Aymakop, Aykusan ve Aykent endüstriyel bölgelerinin, Marshall tipi endüstriyel bölge literatüründe belirtilen özelliklere ne ölçüde sahip oldukları tartışılmıştır.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Toplumda, Siyasette ve Modernleşme Sürecinde Kadın
Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Toplumda, Siyasette ve Modernleşme Sürecinde Kadın, kadınların modernleşme serüvenini doğrusal bir “ilerleme hikâyesi” olarak değil; çelişkiler, sınırlar ve yeniden tanımlamalar eşliğinde ele alan çok boyutlu bir çalışmadır. Kitap, geç Osmanlı’dan erken Cumhuriyet’e uzanan süreçte kadınların eğitim, emek, siyaset ve kamusal alanla kurdukları ilişkiyi, modernleşme projelerinin ideolojik ve kurumsal çerçevesi içinde tartışmaktadır. Kadınların kamusal görünürlüğü artarken aynı anda annelik, vatandaşlık ve “makbul kadın” normlarının nasıl üretildiğini sorgulayan bu derleme; biyopolitika, güvenlik, istihbarat ve toplumsal cinsiyet perspektiflerini bir araya getirir. Teşkilat-ı Mahsusa’dan vatandaşlık eğitimine, beyaz yakalılaşmadan annelik rejimlerine uzanan başlıklar aracılığıyla kadınlar yalnızca değişimin nesnesi değil, tarihsel sürecin etkin aktörleri olarak ele alınır. Bu kitap, modern Türkiye’nin toplumsal ve siyasal inşasını kadın deneyimi üzerinden yeniden düşünmeye davet etmektedir.
KİTAP TANITIMI
A Kristevan Reading Of George Eliot’s Early Novels
The Victorian era is a period in which there are incompatibilities between the individual and society due to the oppressive structures and attitudes of society, so Victorian writers are concerned with the problems of gender, identity and otherness, particularly George Eliot. Thus, this book examines Eliot’s early novels, The Mill on the Floss and Silas Marner, in the light of Kristevan theories and terms to indicate the construction of gender and identity. The Mill on the Floss is discussed with regard to the semiotic, the symbolic, abjection theory, women’s time, melancholia and revolt since it reveals Maggie’s familial relations, gender dilemmas, ambivalence of identity, and social pressure. On the other hand, Silas Marner is scrutinized within the frame of strangeness, the semiotic, the symbolic, abjection theory and women’s time concerning Kristeva’s works as it reflects Silas’s religion dilemma, ambivalence of identity and social pressure regarding the circumstances and conventions of Victorian patriarchal society.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Kültür ve İktidar Gündemden Târihe Antropolojik Notlar
Akademik çevrelerin hep sıradan insanların sorunlarına uzak olmasından yakınılır. Haklı olunan taraflar olsa da, bu iddiaya tamamen katılmak mümkün değildir. Özellikle sosyal bilimlerle ilgilenen akademisyenler, hem sahada hem de teoride halkın içindedir.
Bu açıdan bakıldığında Sosyal Antropoloji, sosyal bilimler arasında en ön sıradadır. Ben de bir sosyal antropolog olarak, gündem olup çeken ve hakkında değer bulduğum konularda târihe notlar düşüyorum.
Siyasetten dine, eğitimden iletişime kadar her konuyu kapsayan Sosyal Antropolojinin bana imkân tanıdığı bakış açısıyla kişisel kanaatlerimi zaman içinde biriken bu yazılarda ortaya koymaya çalıştım.
Bu yazılarda ortaya koyduğum kanaatlerim, bir savunma veya yargı değildir. Doğru olup olmadığını da en büyük ve âdil sınav olan zaman gösterecektir.
₺635,00
KİTAP TANITIMI
Geç Antik Çağ Ön Asya Kaynaklarında Türkler
Türklerle alakalı ilk elden bilgiler veren en eski kaynaklar Geç Antik Çağ Ön Asya kaynaklarıdır. Bu kaynaklar içerisinde İran sahasına ait olanlar önemli bir yere sahiptir. İran hem uygarlık olarak ve hem de coğrafî olarak Türklerin en kadim komşusudur. Bundan dolayı İran, Türklerin en çok irtibat halinde olduğu üç medeniyetten birisidir. Bu çalışma için Geç Antik Çağ İran tarihinin en önemli kaynakları olan kitâbeler, sikkeler, edebî ve dinî metinler taranarak Türklerle alakalı bilgiler ortaya çıkarılmıştır. Bu çalışmayla beraber Türk, Türkistan, Tûrân, Tûristân, Şaman sözcüklerinin geçtiği en eski yazıtların Geç Antik Çağ İran kitâbeleri olduğu görülmüştür. Bununla beraber bu dönemin edebî ve dinî metinlerinde de mitolojik bilgilerle karışık olarak Türklerle alakalı önemli bilgiler verilmektedir. Bu döneme ait olan İran sikkelerinde de Türk kelimesiyle beraber kadim Türk tarihine ait çok sayıda ifadenin yer aldığı görülmektedir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
İmparator I. Aleksios Komnenos Döneminde Bizans-Batı İlişkileri (1081-1118)
Bizans ile Batı dünyası arasında yüzyıllardır süregelen siyâsî, ticârî ve dînî rekabetin doruğa ulaştığı İmparator I. Aleksios Komnenos dönemindeki Bizans-Batı ilişkileri, doğurmuş olduğu sonuçlar bakımından Orta Çağ tarihinde önemli bir yere sahiptir. İmparatorun tahta çıktığı 1081 yılından 1118’deki ölümüne kadar geçen 37 yıllık süreçte Bizans ve Batı dünyası arasındaki önyargıların, dînî ve kültürel farklılıkların iki medeniyeti nasıl bir çatışma içine ittiğine dâir önemli gelişmelere sahne olmuştur. Batı’nın köklü bir geçmiş ve geleneğe sahip olan Bizans’a karşı üstünlüğü ele geçirme ve Doğu Hıristiyanlığını etkisi altına alma çabaları, bu dönemde Haçlı Seferleri ile birlikte zirveye ulaşmıştır. Tahta çıktığında doğusunda Selçuklu Türkleri, batısında ise Norman tehlikesiyle karşı karşıya olan İmparator Aleksios, siyâsî zekâsı ve askerî tecrübesiyle Batı ve Bizans arasındaki dengeleri mümkün olduğu kadar imparatorluğun lehinde tutmaya çalışmıştır. Fakat Aleksios’un bu doğrultuda attığı adımlar imparatorluğu gelecekte kaldıramayacağı mâlî yükler altına soktuğu gibi Haçlılar ve Haçlı devletleriyle giderek kötüleşen münâsebetleri ise 1204’e Bizans İmparatorluğu’nun parçalanarak İstanbul’da bir Latin devletinin kuruluşuyla sonuçlanacaktır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Kerkük Şehri ve Türkmenler
Kerkük şehri ve Türkmenler, uzun yıllar boyunca farklı devletlerin egemenliği altında kalsalar da çoğunlukla Türkler tarafından kurulan devletlerin hâkimiyeti altında yaşamışlardır. Bu durum Birinci Dünya Savaşı’nın ardından Osmanlı Devleti’nin yıkılmasıyla değişmiştir. İngiliz nüfuzu altında kurulan Irak Devleti birer eski Osmanlı vilayetleri olan Basra, Bağdat ve Musul’un birleştirilmesiyle meydana getirilmiştir. Fakat Kerkük’ün de içinde yer aldığı Musul vilayeti yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile İngilizler ve nüfuzları altındaki Irak Devleti arasında üzerinde anlaşmaya varılamayan bir meseleye dönüşmüştür. Uzun görüşmeler sonucu Musul meselesi, 1926 yılında İngilizler ve Irak Devleti lehine çözümlenmiştir. Böylece Musul vilayeti Irak’a dâhil olunca Kerkük de 1926 yılında Musul vilayetine bağlı olarak Irak Devleti’nin bir şehri olmuştur. Bu değişim, hem Kerkük şehri hem de Türkmenler üzerinde siyasi, sosyal ve ekonomik bir takım değişimler meydana getirmiştir. Bu kitap, 20. yüzyılda Kerkük şehri ve Türkmenlerin yaşamış oldukları siyasi, sosyal ve ekonomik değişimleri anlamak amacıyla kaleme alınmıştır.
KİTAP TANITIMI
XIII. Yüzyıldan Günümüze Yazılı Metinlerden Tanıklarla Tarihsel ve Çağdaş Türkiye Türkçesinde Sahiplik-Aitlik-Özgülük Kavramlarının İşaretlenmesi
Bu çalışmada, XIII. yüzyıldan günümüze kadar birbirinin devamı olarak gelişen, Türkoloji kaynaklarında -farklı adlandırmalar ve bölümlemeler yapılmakla birlikte- genellikle Eski Anadolu Türkçesi, Osmanlı Türkçesi ve Türkiye Türkçesi terimleriyle adlandırılan dönemlerde verilmiş yazılı metinlerden hareketle sahiplik, aitlik, özgülük kavramlarını işaretleyen dil birimlerinin belirlenmesi; işaretlemeleri doğuran ilişkilendirmelerin, işaretlerin kullanıldığı söz varlığı ögelerinin ortaya konulması ve kapsama ilişkin bir kesit sunulması amaçlanmıştır. Çalışmada, tarihsel ve çağdaş Türkiye Türkçesinin farklı türlerde ve konularda yazılmış eserlerinden seçilen örnekler taranarak sahiplik, aitlik, özgülük kavram alanları çerçevesinde değerlendirilebilecek Arapça, Farsça, Türkçe kökenli işaretlere yer verilmiş; belirlenen işaretler, kaynak dillerine, gramer kategorilerine ve konularına göre sınıflandırılarak incelenmiştir.
₺1.450,00
KİTAP TANITIMI
18. Yüzyılda Osmanlı Taşra Tezgâhlarında Kalyon İnşa Organizasyonu
Yüksek bordaya ve kürekli gemilere nispetle muazzam bir ateş gücüne sahip olan kalyonlar, 1682 yılından itibaren Osmanlı Donanması’nın ana savaş gemisi olarak kabul edilmiştir. 1701 Bahriye Kanunnâmesi ile donanmada en az 40 kalyonun mevcut bulunması hedeflendikten sonra ise, kalyon inşası Tersâne-i Âmire’nin dışında da yaygınlık kazanmaya başlamıştır. 18. yüzyıl boyunca kalyonların imal edildiği tezgâh sayısı giderek artmış, bazı dönemlerde inşalar Tersane-i Âmire’den ziyade taşrada yoğunlaşmıştır. Yüzyılın ilk üç çeyreğinde Osmanlı taşra tezgâhları içerisinde en çok kalyon inşa edilen tezgâhlar ise Sinop, Rodos ve Midilli olmuştur. Bu kitap, ilgili taşra tezgâhlarında kalyonların inşası için gerekli organizasyonun detaylarına odaklanmıştır. Yıllar alabilen bir kalyonun inşa sürecinde; gerek malzemelerin temini, gerek işçilerin tedariki meselelerinin nasıl gerçekleştirildiği, örnek olaylarla gözler önüne serilmiştir. Tüm bu organizasyon içinde Osmanlı merkez-taşra ilişkilerinin boyutları yanında, Osmanlı idaresinin önceki yüzyıllarda edindiği tecrübenin 18. yüzyılda taşrada kalyon inşa organizasyonuna nasıl aktarıldığı da ortaya konulmaktadır.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Küreselleşme Sürecinde Akıllı Şehirler: Paradigma, Yönelimler ve Fırsatlar
20. yüzyılın son çeyreğinde ortaya çıkan küreselleşmeyle birlikte, sosyoekonomik ve kültürel hayatın her alanı gibi şehirler de köklü değişiklikler yaşamaktadır. Küreselleşmenin neden olduğu büyük paradigma değişimleri nedeniyle dünya çapında şehirler gittikçe daha fazla araştırmanın konusu olmaktadır. Bu süreçte akıllı şehirler kavramı ön plana çıkmıştır. Akıllı Şehir kavramının odak noktası, internet teknolojileri, Nesnelerin İnterneti (IoT) ve herkese fayda sağlayacak yapıdaki büyümeyi tetikleyerek fırsatların iyileştirilmesidir. Temel varsayım, akıllı şehirler sayesinde ve girişimcilik için yeni fırsatların genişlemesi yoluyla suç, yoksulluk ve işsizlik oranlarının azaldığı, teknolojik verimlilikle doğal kaynak kullanımının arttığı ve teknolojilerin uygulanma alanlarının giderek genişlemesiyle yaşam kalitesinin yükseldiği yeni yaşam alanlarının yaygınlaşmasıdır. Şehirlerin, büyük ölçekli kentleşme zorluklarını ele almak ve yaşanabilir, rekabetçi ve kendine güvenen şehirler yaratmanın yeni yollarını bulmak için yenilikçi çözümlerin uygulanması yoluyla daha akıllı hale gelmesine ihtiyaç vardır. Bu doğrultuda, akıllı şehirlerin ortaya çıkışı, tüm dünyayı bir seviye daha yükseğe ulaştıracak çok daha büyük bir dönüşümün habercisi olabilir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
HAVACILIK SEKTÖRÜNDE ENTELEKTÜEL SERMAYE, İNOVASYON VE PERFORMANS
Teknolojik alanda sürekli yeni gelişmelerin meydana geldiği günümüzde ve yoğun rekabet ortamında işletmelerin fiziksel varlıkları önemlerini yitirmektedir. Entelektüel sermaye ile inovasyon yetkinlik seviyesi gün geçtikçe işletmelerin en önemli güçlerinden biri haline gelmiştir. İnovasyonun en önemli kaynaklarından biri olan entelektüel sermaye faktörleri, işletmeler açısından belirleyici bir rol oynamakta ve çalışan performansı ile işletme performansını ciddi bir şekilde etkilemektedir.
Dr. Nil Konyalılar bu çalışmasında; havayolu işletmelerinde entelektüel sermaye ve inovasyonun çalışan performansına etkilerini ortaya koymayı, İşletme yöneticilerinin, çalışanlarının ve ilgili diğer paydaşların yararlanabilecekleri bir kaynak oluşturmayı amaçlamıştır.
₺365,00
KİTAP TANITIMI
BİZANS SANATI’NDA BÜYÜK BAYRAMLAR
Bizanslılar bin yıldan uzun bir süre boyunca İstanbul merkez olmak üzere Anadolu ve Balkanlarda varlık göstermiş, yaşadıkları dönemde Akdeniz ve periferinde etkili olmuş bir toplumdur. Büyük oranda dine özgülenmiş bir kültürel dokudan beslenen bu toplumun günlük yaşamında bayramlar ve kutlamalar önemli yer tutardı. Kilise Takvimi’nde yılın her bir günü için kayıtlı olan anma ve yortular toplumun belleğinde inanç ekseninde bir aidiyet duygusu inşa edecek biçimde kutlanırdı. Aralarında seküler kutlamalar da bulunmakla birlikte büyük oranda dini içerikli olan bu bayramlar görsel ifadesini ikonalarda, kiliselerin duvar resimlerinde ve mozaiklerinde bulmuştur. Bu bayramlar arasında öne çıkan bir grup bayram Büyük Bayramlar olarak anılmış, Bizans Sanatı’nda kendilerine özgü bir alan yaratmıştır. İnancın renkli dünyasını yansıtan özgün bir üsluba sahip bayram sahneleri Bizanslılar için sanattan ziyade ibadetin parçasıydı. Ruhsal alanı görsel olanla besleyen bir anlayışın ürünü olan bu tasvirler Ortodoks gelenekte bugün de varlıklarını sürdürürken insanlığın ortak kültürel mirasına kattıkları değerle sanatın tarihindeki özgün yerlerini korumaya devam etmektedirler.
KİTAP TANITIMI
NEMRUT DAĞI VE ÇEVRESİNİN POTANSİYEL JEOMİRAS ALANLARI
Bu çalışmada, tarihi ve arkeolojik kaynak değerler açısından oldukça zengin, ülkemizin turizm açısından en popüler alanlarından biri olan Nemrut Dağı ve çevresinde, jeomiras ve jeoturizm açısından oldukça önemli olan jeosit karakterindeki alanların belirlenmesi ve bunların ülkemiz jeosit envanterine dâhil edilmesi, sahanın jeopark olma potansiyelinin araştırılması, söz konusu jeositlerin korunması, tanıtılması, turizm destinasyonları içerisine dâhil edilerek ziyaretçilerin bilgilendirilmesi için gereken altlık bilginin oluşturulması amaçlanmaktadır.
İnceleme alanında yer alan potansiyel jeositlerin belirlenmesi ve bunların ulusal jeosit envanteri listesine dâhil edilmesi, ulusal anlamda jeomirasımızın bütünüyle belirlenmesi ve korunmasına katkı sunması açısından son derece önemlidir. Bu yönüyle bu çalışma, Güneydoğu Anadolu Bölgesi dâhilinde yapılmış çok az sayıda çalışmadan biridir.
₺700,00
KİTAP TANITIMI
Kalite 4.0
Kalite, bütün sanayi dallarını ve bunlara bağlı faaliyet gösteren tüm işletmeleri ilgilendiren ortak bir kavramdır. Bu kavram temel olarak kalite mühendisliği, kalite yönetim sistemleri, kalite kontrol ve kalite güvencesi alanlarını içerse de yalnızca bunlarla sınırlı değildir. Günümüzde kalite çalışmalarının ulaşmış olduğu son nokta olan Kalite 4.0, üretim ve hizmet sektörünün dijitalleşerek yeniden yapılandırılması olarak ifade edilen Endüstri 4.0’ın temel unsurlarından biridir. Kalite 4.0 çalışmalarının temel amacı kalite kavramını Endüstri 4.0’ın kazandırdığı yetenekler ile uyumlu hale getirmektedir.
Kalite 4.0, üretim işletmelerinin tüm tedarik zinciri boyunca kalite standartlarını geliştirmelerini ve yönetmelerini sağlayan çeşitli teknoloji, prosedür ve uygulayıcıların yaygın olarak kullanıldığı bir sistemdir. İşletmelerin Kalite 4.0 uygulamalarından yararlanarak, müşterilerin memnuniyet düzeylerinde daha yüksek bir etkiye sahip olmaları beklenmektedir.
Bu kitap, yönetim tarihi boyunca birçok evrimsel aşamadan geçerek günümüze gelen Kalite 4.0’ı anlamayı ve uygulamayı hedefleyen kuruluşlar, çalışanlar ve öğrenciler için genel bir yol haritası sunmaktadır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Atatürk Döneminde Türkiye Cumhuriyeti-Irak Krallığı Münasebetleri
Mustafa Kemal Atatürk Türkiye Cumhuriyeti Devletini kurduktan sonra komşu devletlerle iyi münasebetler içinde olmaya önem verdi ve ilk adım olarak da İngiltere ve Irak’la 5 Haziran 1926 tarihinde Türkiye Irak sınırını belirleyip daha sonra İyi Komşuluk Münasebetleri Andlaşması’nı imzaladı. Atatürk’ün “yurtta sulh cihanda sulh” anlayışı çerçevesinde izledikleri dış politika sayesinde Irak’la olan münasebetler daha da güçlendi. 1926- 1933 tarihleri arasında iki ülke arasında İran ve Afgan Devletlerinin de dahil olduğu üçlü veya dörtlü devletler de dahil olmak üzere tam 8 andlaşma yapıldı. 1934 senesinde ise Rıza Şah’ın Türkiye’yi ziyareti ile Türkiye-İran ve Irak münasebetleri dostluktan ziyade kardeşliğe dönüştü ve zirveye ulaştı. Bu görüşmeler sırasında Avrupa Devletleri’nin gruplaşmasına karşı Ortadoğu’nun güvenliğini sağlamak amacıyla 8 Temmuz 1937 tarihinde imzalanan Sadabad Paktı’nın temeli atıldı. Bilindiği gibi Atatürk yeni bir Dünya Savaşının çıkacağını tahmin ediyordu. Hatta Dünya devletlerinin savaş dönemi yaşayacağını söylüyordu. Nitekim onun ölümünden sonra İkinci Dünya Savaşı patlak verdi. Batıda Balkan Antantı, doğuda ise Sadabad Paktı ile Türkiye güvenlik çemberi içine alınmış, Atatürk’ün temelini attığı dostluk münasebetleri sayesinde İkinci Dünya Savaşına girilmemiştir.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Eşitlikçi Olmayan Bir Tutum Olarak Fanatizm
Fanatik, bir kişiye, nesneye veya kuruma tutkuyla ve körü körüne bağlanır, onun karşısında olanları yaftalar ve ötekileştirir. Tüm bunları duygusal bir değerlendirmeyle yapar. Üstelik sözel veya fiili şiddeti bir araç olarak kullanmaktan çekinmez. Bir fanatiğin akla uygun bir değerlendirme yapması imkansızdır. Çünkü nesnel ve makul bir değerlendirme belirsizlik ve gri alanları kabul etmek demektir ve bu fanatik olmayı baştan engeller. O her şeyin kesin bilgisine daha doğrusu kesin duygusuna sahiptir. Bu nedenle fanatik, akli selimin tam zıt kutbunda durur. İçinde bulunduğumuz günlerde dünyada yaşanan savaşlar, iç çatışmalar, yaşanan göç dalgaları fanatizmi ve fanatik duyguları her geçen gün daha da alevlendiriyor. İşsiz kalan, güvende hissetmeyen, kimlik ve uyum sorunları yaşayan, yabancılaşan ve yaşadığı toplumla bütünleşemeyen birey doğal olarak bugünlerde daha fazla huzursuz. Bunu gidermeye çalışan fanatik ise yanlış bir çözümün peşinde.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Afet Yönetim Politikalarına Bir Katkı
Dünya’da her yıl afetlerden dolayı on binlerce insan yaşamını yitirirken, milyonlarca insan olumsuz etkilenmektedir. Geçmişten günümüze toplumlar, afetlerin olumsuz etkilerinden korunmak için çeşitli önlemler almıştır. Günümüzde gelişen bilim ve teknoloji sayesinde afet yönetimi politikaları ön plana çıkmıştır. Bu politikaların amacı, afetlerin olumsuz etkilerini minimize etmektir. Gelişmiş toplumlar afet yönetimi politikaları sayesinde, afetlerin olumsuz etkilerini azaltmışken az gelişmiş ülkelerde ise afetler daha yıkıcı bir hal almaya devam etmektedir.
Bu araştırma iki bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde afet, afet yönetimi, afet yönetim politikaları ile Türkiye’de ve Dünyada afet yönetim politikaları konusu ele alınırken, ikinci bölümde ise Türkiye’nin afet yönetim politikalarına bir katkı sunulmaya çalışılmaktadır. Araştırmanın ikinci bölümünde, literatür bilgi bankası modeli önerisi ile tüm Türkiye’de erozyon ve orman yangını konusunda yapılan çalışmalar analiz edilmiştir. Bu kitabın ikinci bölümünde, CBS kullanılarak pilot uygulama yapılmış; orman yangını ve erozyon konusunda yapılan pilot uygulama ile Türkiye’nin afet yönetim politikalarına bir katkı sunulup literatür bilgi bankası modeli önerisi ortaya konulmuştur.
₺190,00
KİTAP TANITIMI
SOSYAL MEDYA YÖNETİMİ VE MÜŞTERİ SERMAYESİ
Sosyal medya yönetimi kavramına sosyal medyanın ortaya çıkışı ile başlayan Sosyal Medya Yönetimi ve Müşteri Sermayesi; sosyal medya kullanımını bireysel ve kurumsal açıdan çeşitli araştırmalar ile incelemiş, sosyal medya kullanımını özellikle işletmeciler için kurumsal açıdan ele alarak farklı sosyal medya araçlarını değerlendirmiştir. Kurumsal anlamda sosyal medya yönetimi ve sosyal medya stratejisinin nasıl oluşturulması gerektiği de hem teorik çerçeve hem de uygulama çerçevesinde sunulmuştur. Bununla birlikte bu kitapta müşteri sermayesi kavramı literatürdeki tanımlardan yola çıkarak, ilişkili olduğu kavramlar ile birlikte derinlemesine incelenmiş, ayrıca sosyal medya yönetimi ile birlikte literatürdeki farklı araştırmalar doğrultusunda değerlendirilerek iki kavram arasındaki ilişkiler, işletmelerde sosyal medya uygulamalarının ne gibi faydaları olduğu ve müşteri sermayesinin bu faydalar içerisindeki önemi teori ve uygulama karmasıyla sunulmuştur.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
XVII.-XVIII. YY. RUS PEDAGOJİK DÜŞÜNCESİ
I. Petro ve II. Katerina Rus toplum hayatında kapsamlı reformlara imza atmışlardır. Avrupai yapıya ve adaba sahip bir Rus toplumu yaratma fikriyle I. Petro kültür ve eğitim alanında radikal değişimleri başlatmıştır. II. Katerina aydınlanmacı anlayış temelinde Rusya’da “yeni bir nesil” yetiştirmeye gayret etmiştir.
Bu kitapta I. Petro ile II. Katerina’nın genç nesillere okutulması için hazırlattıkları ders kitaplarındaki metinlere yer verilmiştir. Bu metinlerden yola çıkarak, dayanakları ve yönelişleriyle, XVII.-XVIII. yy. Rus pedagojik düşüncesine dair bilgi ve kavrayış edinmek amaçlanmıştır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Çalışmanın Değişen Anlamı ve Geleceği
Çalışma Yaşamının Değişen Anlamı ve Geleceği isimli bu çalışma, altı bölümü 24. Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Kongresi’nde sunulan, bir bölümü ise kongre dışında hazırlanmış yedi çalışmadan oluşan akademik bir derlemedir. Kitap, teknolojik dönüşüm, dijitalleşme, algoritmik ayrımcılık, bakım emeği, yaşam ücreti, beceri uyumsuzluğu ve sürdürülebilir kalkınma gibi güncel konuları ele almaktadır. Çalışmalar, işgücü piyasasındaki değişimlerin çalışma kavramına etkilerini, dijitalleşme ve platform ekonomisi bağlamında işgücü piyasasında yaşanan dönüşümleri, genç emeği ve yeşil işlerin geleceğini sorgulamaktadır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Youtube Türkiye’de Kültür Siyaset ve Tüketim-1
Konvansiyonel medyanın içeriklerini zaman ve mekân sınırlaması olmaksızın sunan Youtube, özellikle gençler arasında televizyonun tahtını çoktan ele geçirdi. Ebeveynler çocuklarını oyalamak için çizgi filmleri ve çocuklara yönelik çok çeşitli içerikleri bu mecradan takip ediyorlar. Farklı mutfakları deneyimlemek isteyenler veya “ne yemek yapsam?” sıkıntısına düşen ev hanımları her türlü yöresel veya küresel lezzetlerin tariflerine ulaşabilirlerken, araç satın almak isteyen veya sadece otomobil merakı olan insanlar sınırsız test sürüşü videolarını izleyebiliyorlar. Köy yaşamını özleyenler için taş ev veya köy fırını yapılışını anlatan Youtuberlarla yabancı bir ülkeye göç etmek isteyenlerin izlemeleri gereken yolları anlatan Youtuberlar aynı oynatma listesinde yan yana veya alt alta sıralanabiliyor. Satın aldığımız bir ürünün nasıl kurulacağını veya saksıdaki çiçeğimize bulaşan bir hastalıktan nasıl kurtulacağımızı anlatan birçok videonun Youtube’da bizi beklediğini, daha konuyla ilgili bir arama yapmadan biliyoruz. Gülmek için, ağlamak için, eğlenmek için, bilgilenmek için, sosyalleşmek için, nasıl yapıldığını görmek için bu mecrayı kullanıyoruz. Dolayısıyla Youtube artık hayatımızın bir parçası olmanın ötesine geçmiş ve kendi başına bir hayat akışına dönüşmüş durumda.
Bu kitap Youtube Türkiye’de üretilen içerikleri farklı bakış açıları ve farklı yöntemlerle analiz etmeye çalışmaktadır. Siyasal toplumsallaşma, mizahla toplumsallaşma, Türk Youtuberler, göç ve Youtube, Youtube’da retorik, Youtube ve çalışma hayatı, deepfake ve video sahteciliği, Youtube ve akademi bağlamında Youtube Türkiye’ye dair bir imgelem oluşturma çabasındadır.
₺585,00
KİTAP TANITIMI
Nitel Bir Araştırmacının Gözünden Sağlık Sisteminde Değişim: Hastane Koridorlarından Etnografik Notlar
Sağlık sisteminde geleneksel ve tamamlayıcı tıp yöntemlerinin yasal statü kazanmasıyla başlayan kurumsal dönüşüm, tıp dünyasında bir meşruiyet tartışmasını beraberinde getirmiştir. Dr. Hasibe Aysan’ın, 2014-2018 yılları arasındaki saha araştırmasına dayanan bu çalışma modern tıbbın rasyonel yapısı ile kadim uygulamaların hastane koridorlarındaki karşılaşmasını nesnel bir dille mercek altına alıyor. Eser, teknik bir raporun ötesine geçerek; sağlık profesyonelleri arasındaki profesyonel bölünmeleri, kayıt dışı gözlemleri, tutulan saha notlarını ve bilimsel standartlar ile kültürel referansların çok katmanlı çatışmasını etnografik bir derinlikle belgeliyor. Araştırmacının sahada yaşadığı yöntemsel dönüşümü ve Dünya Sağlık Örgütü’nün küresel stratejileriyle kurulan köprüyü içeren bu yapıt, nitel araştırmanın gücünü yansıtıyor. Modern sağlık sistemindeki değişimin dinamiklerini anlamak isteyen okurlar için tarafsız ve kapsamlı bir yol haritası…
₺270,00
KİTAP TANITIMI
Yönetim Biliminde Etkin ve Güncel Konular
Rekabetin, yeniliklerin, değişimin ve hatta dönüşümle birlikte gelen gelişimin, ileri düzeyde algılandığı günümüzde, yönetim bilimlerine ilgi giderek artmakta ve insanlar bu alandaki açıklarını kapatmak üzere çeşitli kanallardan yararlanma çabası içerisine girmektedirler. Yönetim kavramı ve alt başlıkları, akademisyenlerin yanı sıra, akademi dışındaki çevrelerin de her zaman ilgi duyduğu bir alan olarak karşımıza çıkmaktadır. Ön lisans, lisans ve yüksek lisans programlarının yanında, kişisel gelişim eğitimlerinde veya iş dünyasına yönelik yayınlarda da en çok tercih edilen disiplini yönetim bilimleri oluşturmaktadır. Bugün hangi mesleği icra ediyorsa etsin kendisine katkı sağlamak isteyen kişiler, doğrudan yönetim bilimlerinin bir alanına dokunmaya çaba göstermektedirler.
Yönetim bilimleri denildiği zaman ilk akla gelen; stratejik yönetim, insan kaynakları yönetimi, finansal yönetim, yönetim organizasyon, örgütsel davranış veya pazarlama yönetimi gibi temel başlıklardan ziyade, daha alt alanlara indirgenmiş olan özel konuların bir arada irdelendiği yayınları ortaya koymanın okuyucuya bütünsel bir içerik sağladığı kanaatindeyiz.
Bu amaçla hazırlanan Yönetim Biliminde Etkin Ve Güncel Konular isimli, editörlü kitap içerisinde,Yönetim kavramını esas alarak; bilgi yönetimi, takım yönetimi, çatışma yönetimi, motivasyon yönetimi, değişim yönetimi, tedarik zinciri yönetimi, proje yönetimi, inovasyon yönetimi, marka yönetimi, müşteri ilişkileri yönetimi, sosyal medya yönetimi, ücret yönetimi konuları ele alınmıştır. Seçilmiş alt konuların tek bir kitapta derlenmesi adına yürütülen çalışmada, beş farklı üniversiteden, on bir akademisyenin katkısı yer almaktadır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
DÜĞÜN DERNEK Sivas’ta Evlenme Gelenekleri
Hayatın önemli geçiş dönemlerinden biri olan evlenme, ritüel içeriğiyle içinde yaşatıldığı toplumu birbirine bağlayan kültürel kodların barındırıldığı önemli bir olgudur. “Düğün Dernek ” Sivas’ta Evlenme Gelenekleri” adını taşıyan bu çalışma, Sivas evlenme geleneklerinde geçmişten günümüze meydana gelen değişim ve dönüşümün tespit edilmesi, Sivas evlenme gelenekleri konusunda ayrıntılı ve nitelikli bir arşiv oluşturulmasına katkı sağlanması ve gelecekte yapılacak benzer çalışmalar için bir örnek oluşturulması amacıyla gerçekleştirilmiştir. Ayrıca, Sivas’ta kültürel unsurların derlenmesi ve yaşatılması adına, SOKÜM (Somut Olmayan Kültürel Miras) Sözleşmesi ile belirlenen sorumluluğun yerine getirilmesine bir katkı olarak planlanmıştır.
₺715,00
KİTAP TANITIMI
Geçmişten Günümüze İstanbul Mutfağına Etki Eden Rum ve Ermeni Mutfağı ve Diğer Etnik Kültürler
İstanbul, geçmişten günümüze pek çok etnik topluluğa ev sahipliği yapmış kozmopolit bir şehirdir. Geçmişten gelen Doğu Roma ve Selçuklu İmparatorluğu mirasları, Fransız İmparatorluğu etkisi, Arap medeniyetleri ve İslami yeme-içme alışkanlıkları ile Rum, Ermeni, Yahudi topluluklarının katkısı ve Balkan, Arap mutfaklarının sentezlenmesi ile yıllar içerisinde dünyanın sayılı mutfakları arasında yerini almıştır. Bu zenginlik çok uluslu yapının yanında, siyasi, ekonomik, coğrafi, göç, fetih, devrim vb. iç ve dış faktörlere de bağlı olarak oluşmuş ve yıllar içerisinde zenginleşerek bugünkü halini almıştır. Bu çalışmada 1453’te İstanbul’un fethinden bugüne İstanbul’un yerel sakinleri olan Rum ve Ermenilerin yeme içme alışkanlıkları incelenerek İstanbul mutfağına sağladıkları katkılar ortaya konmaya çalışılmıştır. Araştırma nitel araştırma deseninde planlanmış ve yapılandırılmış mülakat tekniği ile yürütülmüştür. Araştırmanın örneklemini görüşmeyi kabul eden altısı Rum, ikisi Ermeni ve biri Türk olan toplam dokuz aşçı oluşturmaktadır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, İstanbul’da yaşayan Rum ve Ermeni azınlık mutfağının Türk mutfağının yemek çeşitliliğine katkılarının yüksek olduğu sonucuna varılmıştır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Çalışmanın Değişen Anlamı ve Geleceği
Çalışma Yaşamının Değişen Anlamı ve Geleceği isimli bu çalışma, altı bölümü 24. Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Kongresi’nde sunulan, bir bölümü ise kongre dışında hazırlanmış yedi çalışmadan oluşan akademik bir derlemedir. Kitap, teknolojik dönüşüm, dijitalleşme, algoritmik ayrımcılık, bakım emeği, yaşam ücreti, beceri uyumsuzluğu ve sürdürülebilir kalkınma gibi güncel konuları ele almaktadır. Çalışmalar, işgücü piyasasındaki değişimlerin çalışma kavramına etkilerini, dijitalleşme ve platform ekonomisi bağlamında işgücü piyasasında yaşanan dönüşümleri, genç emeği ve yeşil işlerin geleceğini sorgulamaktadır.
KİTAP TANITIMI
GENİŞ KARADENİZ BÖLGESİNDEKİ ÇATIŞMA NOKTALARI
Karadeniz bölgesi coğrafi konumu dolayısıyla, yüzyıllar boyunca dünya politik gündeminin üst sıralarında yer almıştır. Bu durum tüm modern jeopolitik teorilerce de onaylanmakta olup, söz konusu teorilerin tamamına göre bölge dünyanın merkezi ya da merkezin kontrolü için egemenlik altında bulundurulması gereken bir saha olarak tanımlanmaktadır. 1991 yılı sonunda SSCB’nin dağılmasıyla birlikte bölgenin dinamikleri köklü bir değişikliğe uğramış olup, iki kutuplu yapının empoze ettiği istikrar ortamı, tüm dünyada olduğu gibi, bölgede de bozulmuş ve özellikle eski SSCB topraklarında bir takım çatışmalar patlak vermiştir. 2000’li yıllarla birlikte bölgenin jeopolitik algısında da önemli bir değişiklik meydana gelmiş olup, bölge yeni devletlerin de dahil olduğu “Geniş Karadeniz” tanımı çerçevesinde algılanmaya başlanmıştır. SSCB’nin dağılmasıyla 90’lı yılların başında çatışmaya dönüşen, takiben de taraflar arasında imzalanan ateşkes anlaşmalarına karşın, henüz tatmin edici bir barışın sağlanamadığı bahsi geçen problemler halen sıcaklığını korumakta ve bazen yeni çatışmaları da tetikleyebilmektedirler. Bu noktada söz konusu problemler bölgesel güvenliğe olduğu kadar, çatışan devletlerin yanı sıra müttefikleri de göz önünde bulundurulduğunda, küresel güvenliğe de önemli bir tehdit teşkil etmektedirler. Bu nedenle kitapta, bölgesel ve küresel güvenliğe yönelik önemli bir meydan okuma teşkil eden Geniş Karadeniz Bölgesi’ndeki çatışma noktaları geçmişten günümüze bütüncül bir bakış açısıyla analiz edilmeye çalışılmıştır.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
İSYAN, Mehmet Celâl
İsyan, Mehmet Celâl’in Sultan II. Abdülhamit’in tahtan indirilmesinin hemen ardından yazdığı romandır. Romanda, başkişi Vedat’ın trajik aşk hikayesinin yanında II. Meşrutiyet’in ilânına giden süreçte yaşananlara ve hemen sonrasındaki gelişmelere yer verilmiştir. Vedat, dönemin sıkıntılarını yaşamasına rağmen Meşrutiyet’in ilânını görmüş şanslı muhalif aydınlardandır. Romanda siyasî meseleler dışında asıl konu Vedat’ın kişisel yaşamıyla ilgilidir. O, çocukluk aşkı olan Zekiye’yle evlense de trajik bir sonuçla karşılaşmaktan kurtulamaz. Vedat’ın kişisel yaşamı kitap yazarının hayatından, romantik ve aşırı duygusal mizacından izler taşır.
Kanunuesasi ilân olunmuş! Abdülhamit çaldığı hürriyeti iade etmiş! Şaşırdım, alık alık bakmaya başlamışım! Recep Paşa’nın şu sözleri, hâlâ beynimin içinde uğulduyor:
– Kendine gel çocuk!.. Çok felâket gibi. Çok meserret de insanı öldürür!..
Ağlaya ağlaya, güle güle, haykıra haykıra âdeta, ihtinak-ı rahim[1] nöbeti geçiren, çılgın bir kadın gibi “Hürriyet geldi!.. Hürriyeti aldık!.. ” diye memleketin sokaklarında koşmaya başladım!..
….
Şimdi, Zekiye dalgın dalgın bakmaya başladı ve öyle zannettim ki bu dalgın bakışın içinde iri bir damla gözyaşı Virjini’nin kumral kirpiklerini ıslattı!. İçimden “Zavallı Zekiye!” diye bir hıçkırık koptu, müteakiben a‘mâk-ı kalbimde mütehassis bir kuvve-i asabiyenin kırıldığını, parça parça olduğunu hissettim!. Artık öyle bulanık, öyle bî-me’âl[2] bir fikirle, yüzümü avuçlarımın içine aldım.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Bursalı Muhammed Âkif Efendi ve Mevlidi Mir’ât-ı Muhammedî
Mevlitler, İslamiyet’in kabulünden itibaren Türk şairlerinin oldukça rağbet ettiği bir nazım türü haline gelmiş, müellifler Hz. Peygamber’e duydukları sevgi ve hürmeti ifade etmek için pek çok türün yanında mevlitlerden de istifade etmişlerdir.
Türk edebiyatında yüzden fazla şairin mevlit yazdığı bilinmekte, bu metinler peyderpey ilim dünyasına kazandırılmaktadır. 19. yüzyılda kaleme alınan ve toplum tarafından sevilerek kabul görmüş, günümüzde de okunmaya devam edilen mevlitlerden biri de Bursalı Muhammed Âkif Efendi’nin Mir’ât-ı Muhammedî adlı mevlididir.
Âkif Efendi’nin genç yaşta vefat etmesine rağmen eserlerinden hareketle şiirle oldukça ilgilendiği; şiir bilgisine vâkıf, divan şiiri geleneği çerçevesinde şekil, vezin ve mazmunlara hâkim, dinî ve tasavvufî açıdan pek çok bilgiye hâiz olduğu görülmektedir. Mesnevi nazım şeklini kullandığı mevlidinin haricinde tespit edilen gazel, murabba, kaside, muhammes, müsemmen, muaşşer ve terkib-i bend nazım şekilleriyle kaleme aldığı şiirleri de mevcuttur. Genelde Allah aşkı, peygamber ve ehl-i beyt sevgisi konularını işlediği naat, mersiye ve münacatlarında dilinin nispeten ağır olmasına rağmen mevlidinde oldukça sade bir dil kullanması da farklı tarzlarda eserler verebildiğini göstermektedir.
Bu çalışmada ise daha önce tespit edilmemiş bir nüsha üzerinde çalışma gerçekleştirilmiş, bilinen “Veladet” kısmının yanı sıra “Mirâc”, “Vefât-ı Hazret-i Muhammed” ve “Vefât-ı Hazret-i Fâtımâ” olmak üzere üç bölümü daha olduğu gösterilmiş, böylece mevlidin tam metni oluşturulmuştur. Aynı zamanda eserin adı üzerine ve birinci bölümdeki Süleyman Celvetî tesirine de ilk kez değinilmiştir. Özellikle ilk bölümde müellifin Celvetî’nin mevlidinden etkilendiği fakat adı geçen bu üç bölümün ise tamamen telif olduğu görülmüş; bununla birlikte ele alınan nüshada klasik edebiyat etkisinde kaleme alınmış gazel, muhammes, kaside gibi nazım şekillerinin kullanıldığı başka şiirlere de rastlanmıştır. Elde edilen yeni metin ile bilinen diğer nüshalar arasındaki farklılıklar edisyon kritik ile tespit edilmiş, eserin tamamı transkripsiyon alfabesi ile Latin harfleri aktarılmıştır. Ayrıca Bursalı Âkif Efendi’nin mevlidi ve diğer tüm şiirleri şekil, muhteva ve dil bakımından ayrıntılı olarak incelenmiştir.
₺340,00