KİTAPLAR
EN YENİLER
-

Bursalı Muhammed Âkif Efendi ve Mevlidi Mir’ât-ı Muhammedî
₺340,00 -

BÜTÜNLEŞİK PAZARLAMA İLETİŞİMİ
₺340,00 -

Bütünleşik Pazarlama Yönetiminde Vaka Analizleri
₺250,00 -

Büyük Britanya Müzelerindeki Osmanlı Seramik Koleksiyonları
₺1.050,00 -

Büyükşehir Belediyeleri Yönetiminde Güncel Tartışmalar
₺550,00 -

Carson McCullers’ın Yalnız Elleri
₺195,00 -

Cartography in Postcolonial Fiction
-

CEBRÎ MİHR Ü MÂH
₺560,00 -

Cehennem Deresi Kanyonu’nun Doğal Ortam Özellikleri ve Turizm Potansiyeli (Ardanuç-Artvin)
₺235,00 -

CEHENNEM HARİTALARI
₺235,00 -

CEVAT HEYET’İN AZERBAYCAN TÜRKLÜĞÜNE HİZMETLERİ VE VARLIK DERGİSİ
₺380,00 -

CEZAYİR BAĞIMSIZLIK HAREKETİ VE TÜRK KAMUOYU (1954-1962)
₺455,00 -

Choice-Based Revenue Management with Applications to Hotels
₺210,00 -

Churchill – İnönü Savaşı: Adana Görüşmeleri (30-31 Ocak 1943)
₺575,00 -

Cin Dağı’nın Periglasyal Jeomorfolojisi
₺210,00 -

Cinayet Destanları
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Köstendil, Dubnitsa, Vratsa ve Lom Şehirlerinde Günümüze Gelen Osmanlı Eserleri
Bulgaristan’ın fethinden sonra yaklaşık beş yüz sene bu topraklarda Osmanlı hakimiyetini ve kimliğini vurgulayacak binlerce eser inşa edilmiştir ancak bölgenin elimizden çıkmasını takiben eserlerin çoğu yıkılmış, tahrip edilmiş ve harap durumda bırakılmıştır.
Evlâd-ı Fâtihan Serimizin ilk kitabını oluşturan bu çalışmada Bulgaristan’ın önemli merkezleri arasında yer alan Köstendil, Dubnitsa, Vratsa ve Lom şehirlerindeki günümüze gelebilen az sayıdaki Osmanlı eseri tespit edilmeye ve tanıtılmaya çalışılmıştır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Padişah Kadınlar
Osmanlı’da harem ve sarayın iplerini tutan padişahlar değil, bilinenin aksine valide sultanlardır. Haremde padişah oğulları için cariyeler seçen, onları oğullarına istedikleri zaman takdim eden; haremi evirip çeviren, orada bir saltanat kuran yine valide sultanlardır. Onlar sadece haremi değil, sarayı, başta padişah oğulları olmak üzere veziriazamlar ve diğer devlet yöneticilerini de gerektiğinde yönlendiren kadın siyasetçilerdir. Valide sultanlık kurumunu temsil eden on dokuz valide sultanın hayatı bu kitapta kronolojik olarak ele alınmıştır. Belgesel kıvamında okunabilecek bu kitap, aynı zamanda farklı bir açıdan Osmanlı siyasi tarih okuma önerisidir.
Bu çalışmanın iddiası valide sultanların kendi dönemleri için esasında padişah kadınlar olduğudur: Tahtta oturan oğulları yanında sultan/padişah valideler. Siyaseti elinde tutan valide sultanlar nasıl oldu da padişah kadın oldular? Padişah kadınlar, valide sultanlar kavramından daha kuşatıcı ve açıklayıcı olabilir ve kitabın merkezi iddiası da tam olarak burasıdır. Yine padişah kadınlar, daha ötesi siyasete yön veren, Osmanlı yönetiminde hiç de arka planda değil, aksine oğulları ve bürokrasi üzerinde birer baskı aracı olan; siyaset, ekonomi ve toplumsal hayat üzerinde etkili kadınlar saltanatını anlatmaktadır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye Defteri
Dergiler, Türk düşünce hayatına her zaman canlılık getirmiştir. Osmanlı’nın son dönemlerinde ilk örnekleriyle tanıştığımız dergiler, düşünce hayatımızda öncü bir rol oynamıştır. Türkiye’de topluma yeni değerler benimsetme çabasında Cumhuriyet’in resmî ideolojisini işleyen Halkevi, Ülkü, Kadro gibi dergilerin yanı sıra; Yön, Hareket, Forum, Hisar, Devrim ve Büyük Doğu gibi bağımsız düşünce çevrelerince yayınlanan dergiler de öne çıkmıştır. Tarihi ve günceli, kitaptan daha dinamik, gazeteden daha ağırbaşlı bir dille ele alan dergiler, edebiyat, sanat, kültür, ekonomi, siyaset ve ideolojiler alanındaki entelektüel arayışların ürünleri olarak ilgiyle takip edildiler. 20. Yüzyıl boyunca, farklı inanç, siyaset ve ideolojiye sahip birçok toplumsal kesim ya da aydın grubu, sesini duyurmak amacıyla yayınladığı bir dergiyle adeta özdeşleşmiştir. Bu yönüyle de düşünce grupları ve onların dergileri, Türkiye’de sosyal, siyasal ve edebiyat çalışmalarının gelişiminde önemli bir yere sahiptir. Cumhuriyetle birlikte hızlanan Batılılaşma seçeneği dergilerde çok canlı bir şekilde tartışılmıştır. Batılılaşma projesinde, yalnız kapitalist modernleşme değil, İslamcılık ve sosyalizm de modernleşme için bir seçenek olarak tartışılmıştır. Türkiye Defteri Dergisi, yayınlandığı yıllarda, sosyalizm seçeneğini savunmuştur. Bu çalışma, Türkiye Defteri Dergisi’ni mercek altına almaktadır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Havaalanı Faaliyetleri ve Stratejik Yönetim İle İnsan Faktörü
Havaalanı işletmeciliği, hizmet yoğun bir alanda faaliyet göstermektedir. Havacılık, profili yüksek bir müşteri kitlesini içerdiğinden hizmetin kalitesi ve hizmet verenin performansı her zaman tatminkar olmak zorundadır. Bu beklentiyi karşılamak için, doğru zamanda, hatasız, etkin maliyetli çözümler bulan, işe uygun, teknik bilgi odaklı ve nitelikli insan kaynağı gerekmektedir. Havaalanı sisteminde insan kaynağının stratejik olarak yönetilmesi bu nedenle son derece önem taşımaktadır.
Hava trafiğinin dönemsel dalgalanmalarla birlikte hızla artması, havalimanlarını hem kapasitelerini genişletmeye hem de mevcut kapasitelerini daha verimli kullanmaya zorlamaktadır. Kapasitenin fiziksel olarak iyileştirilmesi mümkün değilse, değerli veya kıt kaynaklar etkin bir şekilde kullanılmak zorundadır.
Bu kitabın yazılış amacı, havaalanı donanımını teknik ve yapısal olarak anlatmak, havalimanı ortak çalışma alanları ve havalimanı faaliyetlerini açıklayarak, endüstrideki değişimi, stratejik yönetim modeli ile ele almak ve entelektüel sermayeden daha fazla fayda sağlayabilmek için yapıcı öneriler getirmektir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
ORTA ANADOLU VOLKANİKLERİ ÜZERİNDE DRENAJIN GELİŞİMİ
Bu kitap, Yurdumuz, İç Anadolu Bölgesinde Orta Anadolu Volkanikleri” olarak tanımlanan ve oldukça geniş alanlarda yayılış gösteren, çeşitli yaş ve cinsteki volkanik kayaçların oluşturduğu alanlar üzerinde kurulan drenajın morfometrik-morfografiközelliklerini tanımlamaktadır.
Karadağ, Karacadağ, Hasan Dağı-Keçiboyduran Dağı-Melendiz Dağı volkanik kütleleri üzerinde kurulan drenajın sayısal özellikleri belirlenmiştir.Volkanik kütleler üzerinde drenajın kuruluşuna etki eden morfodinamik denüdasyonal etken ve süreçlerin drenaj üzerine yansıyan sayısal verileri değerlendirilerek, söz konusu alanınNeotektonik dönemjeomorfolojik gelişimi aydınlatılmaya çalışılmıştır.
₺1.050,00
KİTAP TANITIMI
Uygulamalı Dilbilim II
Bu kitap, dilbilimin kuramsal ve uygulamalı yönlerini bir araya getirerek dil ile ilgili konuları çok boyutlu bir açıdan ele alan bir çalışmadır. Doğal dil işleme, yazınsal göstergebilim, hermeneutik, iki dilli edimbilimsel edinç, iki dilli söz varlığı, iletişimsel dil yeterliliği, söylem çözümlemesi ve tür çözümlemesi gibi alanları disiplinlerarası bir yaklaşımla inceleyen eser, dilin bilişsel, toplumsal ve kültürel yapısını bütüncül bir çerçevede ele almaktadır. Kitapta, dilin yorumlayıcı ve simgesel boyutlarından teknoloji temelli çözümleme yöntemlerine; iki dillilik araştırmalarının güncel yönelimlerinden söylem odaklı incelemelere uzanan geniş bir yelpazede kuramsal açıklamalar ve değerlendirmeler sunulmaktadır. Dil öğretimi, dil edinimi, dilbilimi çalışmalarıyla ilgilenen araştırmacılar, lisans ve lisansüstü öğrencileri ve disiplinlerarası çalışan akademisyenler için önemli bir kaynak olma niteliği taşıyan bu eser, çağdaş dilbilimin farklı yönelimlerini bir araya getirerek alanın güncel tartışmalarına katkı sunmayı amaçlamaktadır.
₺360,00
KİTAP TANITIMI
II. MEŞRUTİYET VE ERKEN CUMHURİYET Dönemleri Üzerine Yazılar
II. Meşrutiyet (1908-1918) ve dönemin temel aktörü Osmanlı İttihat ve Terakki Cemiyeti Cumhuriyete geçişte pek çok siyasi kurum, örgüt ve deneyim için bir laboratuar sağlamıştı. Modern siyasi kurumlar, çok partili hayat ve hatta etnik unsurlar arası birliği sürdürme denemeleri bu dönemde uygulamaya kondu. Siyasi kurum ve kadrolar, sağ-sol yönelimlerin sınırları, milliyetçilikteki dışlayıcı çizgilerin temel doğrultusu o dönemde belirginleşti. Bu deneyim olumlu ve olumsuz sonuçları ile Cumhuriyete aktarıldı.
Erken Cumhuriyet ile kastedilen 1923-50 arası yıllar, Cumhuriyetin kurucusu Atatürk ile sonrası Milli Şef dönemlerine ayrılabilir. Aynı dönemi ülke içi siyaset ve dünya ile ilişkileri çok etkilediği için, 1929 krizi ile de ayırmak ve II. Dünya Savaşı sonuna kadar uzatmak mümkün görünüyor.
Mete Çetikin çeşitli özgün yazı ve kitap eleştirilerinin derlendiği bu kitapta, II. Meşrutiyet döneminin genel siyasi ortamı, Makedon hareketi liderleri, İttihatçıların siyasi tiyatro etkinlikleri gibi başlıklar konu edilerek, farklı açılardan ele alınmaya çalışılıyor.
Erken Cumhuriyet dönemi üzerine ise, genel siyasi ortam, milliyetçilik, ırkçılık, Soğuk Savaş, üniversite tasfiyeleri ve Atatürkü konu eden özgün yazı ve kitap eleştirileri yer alıyor.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Görsel İletişim Çalışmaları: Tasarım ve Reklam Seçkisi
Görsel iletişim alanı kapsamında hem geleneksel hem de dijitalleşme sürecinin teknoloji ve iletişim alanı üzerindeki çeşitli etkileri bağlamında bir seçki sunmayı amaçlayan Görsel İletişim Çalışmaları: Tasarım ve Reklam Seçkisi adlı kitap tasarım ve reklam alanlarında birbirinden farklı ve zengin içerikteki yazılardan oluşmaktadır. Görsel kültürün toplumların yaşamlarında yükselişe geçtiği 20. yüzyıldan günümüze reklamcılık ve tasarım alanları gündelik yaşamda daha etkili bir konuma gelmiştir. Teknolojik gelişmelerin de etkisi bu alanların yeni anlatım olanaklarıyla bireylerle bir araya gelmesini sağlamıştır. Çeşitli sosyal medya platformları, metaverse evreni, yapay zeka uygulamalarının günümüz bireylerinin yaşamlarında yer edinmeye başlaması bu konuların reklam ve tasarım alanlarıyla olan ilişkisi ve tasarım alanında yazı karakterlerinin yeri ve önemi kitap kapsamında ele alınarak, tartışılmaktadır. Görsel İletişim Çalışmaları: Tasarım ve Reklam Seçkisi adlı kitap tasarım ve reklam alanlarına ilişkin okuyuculara sunduğu zengin içerikteki seçki ile bu alanlara ilgi duyan tüm okuyucuların ilgisini çekecektir.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Karçal Dağları’nın Buzul Jeomorfolojisi ve 36Cl Kozmojenik Jeokronolojisi
Kitabın ana araştırma konularını; Anadolu’nun kuzeydoğusunda Küçük Kafkaslar (4090 m) üzerinde yer alan Karçal Dağlarındaki (3431 m) buzul jeomorfolojisinin gelişimi ve jeokronolojisi oluşturmaktadır.
Çalışma; jeomorfolojik gözlem, arazi ölçümleri ve laboratuvar analizlerine dayanmaktadır. Jeomorfolojik gözlemler neticesinde birimler tespit edilmiş ve morenler ile fosil kaya buzulları üzerinden alınan örneklere kozmojenik tarihlendirme uygulanmıştır. Belirli bir plan çerçevesinde yürütülen çalışma, altı bölümden oluşmaktadır. Giriş olarak belirlenen çalışmanın ilk bölümünde araştırma alanının yeri ve sınırları ile araştırmanın amacı ve yöntemi ortaya konulmuştur. Bu bölümde ayrıca önceki çalışmalar ayrıntılı olarak belirtilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde alanın fiziki coğrafya özellikleri üzerinde durulmuştur. Bu kapsamda topografya özellikleri, jeolojik yapı, iklim özellikleri ve hidrografya durumu analiz edilmiştir. Buzul jeomorfolojisi özelliklerinin belirtildiği üçüncü bölümde Karçal Dağları; Karçal Dağı, Ziyaret Dağı ve Büyükmera Dağı olmak üzere üç grupta değerlendirilmiştir. Bu gruplar kendi içlerinde ünitelere, üniteler ise buzul vadilerine ayrılarak sistematik yapı kazandırılmıştır. Çalışma ile alanda 7 ünite ve 26 buzul vadisi tespit edilerek ayrıntılı olarak incelenmiştir. Bu bölümde ayrıca güncel buzullara da değinilmiştir. Alanın periglasyal jeomorfoloji özellikleri çalışmanın dördüncü bölümünü oluşturmaktadır. Bu bölümde de alanda tespiti yapılan kaya buzulları, nivasyon sirkleri, girland taraçaları ve şeritli topraklar incelenmiştir. Buzullaşmanın evriminin nicel verilerle ortaya konulduğu kozmojenik tarihlendirme ve paleoiklim beşinci bölümü meydana getirmektedir. Bölüm içerisinde kozmojenik tarihlendirme yönteminin uygulanma aşamaları, kozmojenik tarihlendirme sonuçları ve paleoiklim değerlendirmeleri belirtilmiştir. Paleoiklim değerlendirmelerinde Karçal Dağlarındaki buzulların geriye doğru çekilme aşamaları ve eski iklim koşulları irdelenmiştir. Çalışmanın altıncı ve son bölümü olan tartışma ve sonuçlar kısmında ise yapılan tüm analizler ve tespitler birlikte değerlendirilmiştir.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Dijital Çağda Finansal Okuryazarlık ve Mental Muhasebe
Dijitalleşme ile hızla gelişen teknolojilerin insan yaşamının her alanına nüfus etmesi finansal karar süreçlerini önemli düzeyde etkilemiştir. Dijital çağda, finansal olay ve durumların karmaşık bir hal alması ile para algısı ve parayı kullanım şekli de değişmiş ve dönüşmüştür. Bu karmaşık yapı karşısında yaşam döngüsünün tüm dönemlerinde insanın yaşam kalitesini ve ekonomik refah seviyesini arttırması günlük yaşamda aldığı finansal kararların doğru olması ile yakından ilgilidir. Alternatifler arasında en doğru tercihi yapmak isteyen insan farkında olmasa bile, hissel ve deneyimleri doğrultusunda mental hafızalarında oluşturdukları muhasebe sistemine uygun olarak duygusal bir tercihe yönelecektir. Ancak, bu tercih düşünüldüğü gibi her zaman en mantıklı alternatif olmayabilir. İnsanın, geçmiş tecrübe ve deneyimlerini çağın gerektirdiği finansal bilgi ve beceriyle geliştirmesi ile para yönetimi ve idaresinde bilinçli ve akılcı davranması sağlanabilir. Finansal okuryazarlık düzeyi yüksek olan insan, sahip olduğu finansal bilgi, beceri, tutum ve davranışlar sayesinde olası olumsuz durumlara karşı esnek bir yapıda oluşturduğu mental muhasebe sisteminde anlık fayda/kazanç karşılaştırması yaparak en doğru kararı verecektir.
₺195,00
KİTAP TANITIMI
Hamzaname -I-
Bu neşirde İstanbul Üniversitesi, Nadir Eserler Kütüphânesi
Türkçe Yazmalar, Nu.1132deki Hamzanâme nüshası kullanılmıştır.
Eser, Hicrî 1268 Receb ayında istinsah edilmiştir.
Hz. Danyal’ın öldüğü gün, hamile olan karısı Şemse Bânû bir erkek çocuk dünyaya getirir. Bu doğan çocuk Hamzanâme’nin ana kahramanlarından biri olan Büzürcmihr’in (Hâce-i Dânâ) dedesi olan Câmasb’dır. Aynı zamanda yazmanın başında anlatılan Şahmaran hikayesinin de baş kahramanı olan Câmasb odunculuktan yetişme ilim ve irfan sahibi biri olup; Keyânilerin padişahı Keyhüsrev’in de sadrazamlığını yapmıştır. Keyhüsrev’in eski ve büyücü veziri Şemhûr’un da rakibi olan Câmasb vefat edince; geriye oğlu Baht Hammâl kalır. Ancak o da Şemhûr’un oğlu ve Keyhüsrev’in yerine padişah olan Keykubâd’ın baş veziri Şemun tarafından öldürülmüştür. Ancak karısı hamile olduğundan bir erkek çocuk doğurur. Çocuk hüsn ü cemal sahibi, yetenekli biri olduğundan kendine Büzürcmihr lakabı takılır.
Büzürcmihr, dedesi Danyal Aleyhisselamın verdiği bir kitap ve hırkası sayesinde ilim irfan sahibi, rüya tabirinde mahir, geçmiş ve geleceğe dair isabetli yorumlar yapan basiretli bir kişi olarak Medâyin hükümdarı Keykubât’ın huzuruna getirilir. Padişahın unuttuğu rüyasını ona hatırlatıp doğru tabir edince; babasının katili Şemun’un yerine Veziriâzam olarak atanır ve Hâce-i Dânâ olarak ün yapar.
KİTAP TANITIMI
GÜÇ KOŞULLARDA ÇALIŞTIRILAN ÇOCUKLAR
Dünya metropollerinin tamamında, evrensel kentsel olgulardan biri olan güç koşullar altında çalıştırılan çocuklar sorunu yaşanmaktadır. Güç koşullarda çalıştırılan ve yaşayan çocukların en büyük sorumlusu aile ve toplumdur. Aileleri tarafından maddi anlamda istismar edilen ya da kötü muamele edilen çocuklar; çalışma ortamlarında fiziksel, duygusal, cinsel ve maddi olmak üzere her tür sömürü ve şiddetle karşı karşıya kalabilmekte, sapkın davranışlara yönelebilmekte, kendine ait olması gereken emeği sömürülebilmekte ve gelecekte sürecek kimi psikolojik sorunlar yaşamaktadır. Ekranda, internette, sokakta ya da evde çalıştırılarak büyük bir risk yaşamaktadırlar. Aileler, bazen onların geleceklerini tesis etmek ya da onları korumak isterken kimse için geriye alınamayacak yıkımlar oluşturmaktadır. Bu açıdan çocukların hakları, aileleri ve toplum karşısındaki güvencesizlikleri dikkatle ele alınması gereken bir konudur.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Batılılaşma Sürecinde Homeros’u Okumak (Metinler)
Batılılaşma sürecinin başlangıcında Homeros hakkındaki bilgiler tarih kitaplarında yazılanlarla sınırlıdır. Zamanla bu bilgilerin detaylanarak ve artarak süreli yayın sütunlarında daha geniş halk kitleleriyle buluştuğu görülür. 1908 sonrasında Homeros’a bakış değişmiş, İlyada ve Odysseia “epope” olarak nitelendirilmiş, Homeros ve eserleri, eski Yunan edebiyatı ders notlarında, mitolojiye ilişkin eserlerde genişçe yer almıştır.
Bu kitapta önce, Osmanlı aydınının “şair-i meşhur”, “şair-i mahir”, “şair-i bî-nazîr”, “şair-i şehîr”, “şair-i muhterem” olarak söz ettiği Homeros’a dair metinler değerlendirilmiş ardından, günümüz alfabesine aktarılan Sadullah Paşa, Naim Fraşeri, Selanikli Hilmi ve Ömer Seyfettin’in İlyada tercümeleri okuyucuya sunulmuştur.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Atatürk Döneminde Türkiye Cumhuriyeti-Irak Krallığı Münasebetleri
Mustafa Kemal Atatürk Türkiye Cumhuriyeti Devletini kurduktan sonra komşu devletlerle iyi münasebetler içinde olmaya önem verdi ve ilk adım olarak da İngiltere ve Irak’la 5 Haziran 1926 tarihinde Türkiye Irak sınırını belirleyip daha sonra İyi Komşuluk Münasebetleri Andlaşması’nı imzaladı. Atatürk’ün “yurtta sulh cihanda sulh” anlayışı çerçevesinde izledikleri dış politika sayesinde Irak’la olan münasebetler daha da güçlendi. 1926- 1933 tarihleri arasında iki ülke arasında İran ve Afgan Devletlerinin de dahil olduğu üçlü veya dörtlü devletler de dahil olmak üzere tam 8 andlaşma yapıldı. 1934 senesinde ise Rıza Şah’ın Türkiye’yi ziyareti ile Türkiye-İran ve Irak münasebetleri dostluktan ziyade kardeşliğe dönüştü ve zirveye ulaştı. Bu görüşmeler sırasında Avrupa Devletleri’nin gruplaşmasına karşı Ortadoğu’nun güvenliğini sağlamak amacıyla 8 Temmuz 1937 tarihinde imzalanan Sadabad Paktı’nın temeli atıldı. Bilindiği gibi Atatürk yeni bir Dünya Savaşının çıkacağını tahmin ediyordu. Hatta Dünya devletlerinin savaş dönemi yaşayacağını söylüyordu. Nitekim onun ölümünden sonra İkinci Dünya Savaşı patlak verdi. Batıda Balkan Antantı, doğuda ise Sadabad Paktı ile Türkiye güvenlik çemberi içine alınmış, Atatürk’ün temelini attığı dostluk münasebetleri sayesinde İkinci Dünya Savaşına girilmemiştir.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
OSMANLI’DAN CUMHURİYET’E DENİZCİLER
Türk Denizcilik Tarihinin modernleşme içindeki yeri nasıl tayin edilebilir? Bir başka ifade ile Türk denizciliğinin son iki yüz elli yılındaki reform çabalarını dikkatli izlemenin en iyi yolu/yöntemi nedir? Şüphesiz bu sorulara çok farklı cevaplar vermek mümkündür. Ancak en önemli cevaplardan birinin, bahriyeye ömür verenlerin hayatlarına bakmak olduğu varsayılabilir. Türk Denizcilik Tarihini açıklamanın önemli yollarından biri, denizcilerin biyografik anlatılarını yapmaktan geçmektedir. Böylece, bahriyeli insan hikâyeleri üzerinden, yelkenli çağın başlangıcından buharlı çağın son zamanlarına kadar olan Türk Denizcilik Tarihi birtakım cevaplarını bulacaktır. Elinizdeki kitap bu düşüncelerle ortaya çıkmıştır. Biri, diğerinin devamı olsa da, ikisi de birbirinden ayrı teknolojik dünyanın gemi türü olan yelkenli ve buharlı gemilere uzun yıllar emek veren bahriyelilerin denizciliğe olan katkılarını belirlemeye çalışmak; gemi teknolojisinde yaşanan dönüşümü de anlamanın bir yolu olabilir. Bu kitap; yelkenliden buharlı çağa, denizcilerin hayat hikâyelerinden bir denizcilik tarihi çıkarma çabası/yöntemi olarak görülebilir.
KİTAP TANITIMI
Aykırı Yazar Lillian Hellman
1930 ile 1945 yılları arasında ABD’de yaşanan Büyük Bunalım ülke genelinde önemli ve kökten değişikliklere yol açtı. Pek çok Amerikalı 1920’lerde yaşadıkları güzel günlerin bir daha geri gelmeyeceğine inanarak psikolojik sorunlar yaşarken diğer pek çoğu da kendini suçlama ya da kendinden şüphe etme gibi duygusal bunalımlar yaşamıştır. Bu dönem Amerikan toplumunda hem açlık ve yoksulluk yaratmış hem de insanların umutlarının ve hayallerinin yok olmasına da neden olmuştur. Yazarlık kariyeri Büyük Bunalım döneminde başlayan Amerikalı kadın oyun yazarı Lillian Hellman kötünün doğası ve etik değerlerin toplumda çöküşü gibi konuları ele almıştır. Bu kitap Türkiye’de pek tanınmayan, bir zamanlar ikon haline gelen aykırı yazar Lillian Hellman’ı kısaca okurlara tanıtmak ve Çocukların Saati oyununa dikkat çekmek amacıyla hazırlanmıştır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Early Modernist British Poetry and the Avant-garde: From Theory to Practice
This book examines early British modernist poetry in dialogue with international avant-garde movements, exploring its responses to the cultural and political upheavals of the early twentieth century. By focusing on overlooked and marginalised works, it broadens the modernist canon and highlights the formal and thematic diversity of British verse. Central to the study is the relationship between British modernism and avant-garde movements such as French Symbolism, Cubism, Futurism, Imagism, Vorticism, Dadaism, and Surrealism. It traces how poets absorbed and reinterpreted transnational aesthetic strategies while navigating tensions between tradition and innovation. Combining historical contextualisation with close textual analysis, the book reads selected poems as both aesthetic forms and cultural interventions. Through readings of poems’ engagement with avant-garde practices, it offers a nuanced and expansive understanding of British modernist poetics within interdisciplinary global frameworks.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Duygular Kitabı
Duygular insanın olduğu her yerde ve her anda davranış mekanizmasının önemli bir belirleyicisi durumundadır. Bu durum duygulara olan akademik ilgiyi artırmıştır. Ancak duyguların sebep, sonuç ve süreçlerini anlamak tek bir disiplinin araştırma sınırlarını aşmaktadır. Yirminci yüzyıl başlarından itibaren duygu araştırmaları çok boyutlu hale gelmiştir. Günümüzde farklı disiplinlerden çok sayıda araştırmacı duygular üzerinde çalışmaktadır. Bu bakımdan araştırma alanına “duygubilim” adı verilmesi önerilmektedir.
Son bir asırda duygular üzerinde yapılan araştırmalar önemli miktarda bilgi birikimi sağlamıştır. Herhangi bir diplinin bakış açısıyla yapılacak bir duygu araştırması, söz konusu bilgi birikiminden faydalanmalıdır. Duygular Kitabı, duygubilim araştırmalarında ihtiyaç duyulan devasa alanyazına açılan bir pencere olarak değerlendirilebilir. Kitap felsefe, fizyoloji, psikoloji, sosyoloji, sağlık ve örgütsel davranış gibi çeşitli disiplinlerde, duygularla ilgili kavram, kuram ve araştırmalardan elde edilen sonuçları bir araya toplamayı amaçlamıştır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
SAVAŞ – GÖÇ – KADIN
Savaşlar insanlık tarihi kadar eski olup etnik, dini, siyasi, kültürel, politik, iktisadi problemleri ve hâkimiyet mücadelesini ortaya çıkaran bir olgudur. Göç ise savaşın yıkıcı etkileri sonrası insanları yaşadıkları coğrafyalardan koparan en acı gerçeklerden biridir. Bu bağlamda Osmanlı Devleti’nin XIX. ve XX. yüzyılında Balkan ve Kafkasya coğrafyasından Anadolu’ya savaşlar nedeniyle birçok göç gerçekleşmiştir. Söz konusu yüzyıllar içinde tabii olarak bu olumsuzlukların en ağır koşulları ile karşılaşmak durumunda kalanlar kadın ve çocuklardır. Savaşın ortaya çıkarmış olduğu mağduriyetler günümüz dünyasında ve Türkiye’de hâlâ etkisini devam ettirmektedir.
Elinizde bulunan bu kitap din, siyaset, sosyal ve kültürel hayat bağlamında kadını ele almakla birlikte, savaş ve göç eksenli ortaya çıkan birçok sorunu bilimsel veriler ışığında ele almayı amaçlamaktadır. Özellikle Osmanlı Devleti’nin son yılları ve Cumhuriyet’in ilk yıllarında yaşanan göç ve buna bağlı olarak meydana gelen çok eksenli sorunlar multidisipliner olarak irdelenip ele alınmıştır.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
İş Yaşamına Manevi Bakış
Bu çalışma, iş yaşamında manevi bakışı ele almak üzere gerçekleştirilmiştir. Günümüz modern iş yapısı içerisinde kendini gösteren yüksek stres, küreselleşme ile beraber risklerin, rakiplerin ve çevresel belirsizliklerin artması, giderek daha yalnız-içine kapanmış bir toplum yapısının oluşması iş yaşamında manevi ihtiyaçların artmasına zemin hazırlamıştır. Bu kapsamda çalışmada ilk olarak örgütsel maneviyat kavramı detaylı olarak ele alınmaya çalışılmıştır. Kişisel ya da örgütsel düzeyde maneviyatın yaratabilmesinde ise en önemli rolün yöneticilerde\liderlerde olduğu düşünülmektedir. Dolayısıyla örgüt içerisinde maneviyatın yaratabilmesi için yöneticilerin\liderlerin çalışanı manipüle etme, emirler verme, otorite ile işleri yönetme gibi eski yöntemlerden uzaklaşması gerekmektedir. Bu yaklaşım çerçevesinde yönetici ya da liderlerin çalışana sevgi duyan, değer odaklı, vizyon yaratan, amaç ve anlam aşılayan, aidiyet hissi oluşturan ruhsal liderlik anlayışını benimsemeleri gerektiği üzerinde durulmaktadır. Çalışmanın ikinci bölümünde ruhsal liderlik yaklaşımı detaylı olarak ele alınmıştır.
₺230,00
KİTAP TANITIMI
Bitlis İlinin Arazi Örtüsünün Belirlenmesi Kullanımı ve Planlamasına Yönelik Öneriler
Herhangi bir bölgenin ekonomik kaynaklarının harekete geçirilmesi ve dolayısıyla kalkınması için sürdürülebilir arazi kullanımına (land use), geçmişte olduğu gibi günümüzde de ihtiyaç duyulmaktadır. Sürdürülebilir arazi kullanımı çalışmalarında hem doğal ortam özellikleri hem de beşeri ve ekonomik özelliklerin tümüyle değerlendirilmesi önem arz etmektedir. Arazi kullanımı açısından ele alınan bu çalışmada, Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ve Uzaktan Algılama (UA) ile Bitlis ilinin mevcut arazi örtüsü/arazi kullanımı belirlenmiş, doğal ve beşeri coğrafya faktörlerinden kaynaklanan problemler tespit edilmiştir. Mevcut arazi kullanımına bağlı olarak sürdürülen beşeri ve ekonomik faaliyetler temel alınarak Bitlis ilindeki arazi kullanımı ve planlamasına yönelik çözüm önerileri geliştirilmiştir. İldeki arazi kullanımı ve planlamasına yönelik öneriler SWOT analizleri ışığında belirlenmiştir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
VISIONS OF APOCALYPSE: AN INSIGHT INTO APOCALYPSE
This book examines how Mary Shelley’s Frankenstein, H. G. Wells’s The Island of Dr. Moreau, and Aldous Huxley’s Brave New World represent groundbreaking milestones in British apocalyptic literature, urging readers to recognize their lasting significance and influence. It illustrates how developments in science and technology from 1818 to 1932 bring humanity closer to a fictional apocalypse. Using this idea as a starting point, this book discusses how the hubris inherent in individuals pursuing scientific and technological advancements in the name of perfection is a mere pretext under which the true power dynamics are hidden, ultimately leading to an inescapable apocalypse. In these novels, the potential for apocalypse is revealed through the ‘mad scientist’ trope, which is closely tied to advancements in science and technology. It is this trope that accelerates the impending apocalypse through uncontrollable scientific experiments or a deep yearning for absolute power, both of which are what totalitarian ideologies require. In either case, at the core of these concerns lies one central idea that this book emphasises— the renunciation of humanity’s security and peace in exchange for much power by the powerful.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
TÜRKİYE’DE EKSTREM KURAK VE NEMLİ DÖNEMLER (1951-2018)
Son yıllarda iklimde önemli değişmelerin meydana geldiği, birçok araştırmada vurgulanan bir durumdur. Bu değişmeler sonucunda, Türkiye ikliminde ekstrem olayların sıklığının arttığı görülmektedir. Türkiye ikliminde artan ekstrem dönem sıklığı, aynı zamanda afetlerin de daha sık yaşanmasına sebep olmaktadır.
Bu bağlamda hangi yıl, hangi mevsim ve hangi alanlarda ekstrem kuraklık ya da nemlilik frekansı, eğilimi ve şiddeti artmaktadır sorusunun cevabı oldukça önem kazanmaktadır.
Bu araştırmada, Türkiye’den seçilen 46 meteoroloji istasyonunda, 1951-2018 yılları arasında, meydana gelen ekstrem kurak ve nemli dönemlerin mevsimsel dağılışı analiz edilmiştir. Aynı zamanda, 1951-1984 yılları arasındaki 34 yıllık periyot ile 1985-2018 yılları arasındaki dilimde meydana gelen ekstrem kuraklık ve nemlilik frekansı ayrı bir şekilde incelenmiştir. Böylelikle, iklim değişikliğinin gün yüzüne çıktığı son 30 yıllık dönemde, Türkiye’de ekstrem kuraklık ve nemlilik olayı artmış mıdır sorusunun cevabı ortaya konulmuştur.
Araştırmada, Türkiye’nin belli dönemlerinde ve bazı alanlarında, ekstrem iklim koşullarının frekansının dikkat çektiği görülmüştür. Araştırmada seçilen istasyonların, %67’sinin ikliminde ekstrem kurak ve nemli dönemlerin son yıllarda (1985-2018) belirgin bir şekilde arttığı görülmüştür. Bunun yanı sıra Türkiye’nin önemli bir kısmı, kış dönemi ekstrem kuraklık frekansının fazla olması ile dikkat çekmektedir. Son olarak, Denizli ve Mersin 1951-2018 arasındaki 68 yıllık dönemde toplam ekstrem kuraklık ve nemlilik frekansının en fazla olduğu istasyonlardır.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Ardahan İli Ağızları Sözlüğü
Dilin ortaya çıkışı ve gelişim süreci boyunca anlam birimleri olarak bilinen bağımsız biçim birimlerin bir kısmı kullanımdan düşmüş; bir kısmı fonetik, morfolojik ve semantik değişimlere uğramış; bir kısmı ise değişmeden bugüne kadar gelebilmiştir. Bu hareketliliği sürekli ve zorunlu tutan dilin canlı ve sosyal yapısıdır. Dildeki devinimlerin yönünü ve boyutlarını tüm yönleriyle ortaya koyan en önemli tanıklar o dille oluşturulmuş sözlüklerdir. İçerik bakımından biribirinden çok farklı olabilen çalışmaların sözlük terimi ile adlandırılması bu terimin tanımında da farklılıklara yol açmıştır. Sözlük, dilin söz varlığının tamamını içinde barındıran, ölçünlü dilin bir ağzına ya da bir alanına ait söz varlığını esas alarak malzemesini genellikle alfabetik sıraya göre ve bütün anlamlarıyla veren ya da bir dilin söz varlığı malzemesini başka bir dildeki karşılıkları ile ortaya koyan kitaptır. Elinizdeki bu kitap da bir sözlük çalışması olarak Ardahan ili ağızlarının ulaşabildiğimiz söz varlığını kapsamaktadır.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
ÇAY BİTKİSİNİN VERİM VE KALİTESİ ÜZERİNE BAZI TOPRAK VE BİTKİ ÖZELLİKLERİNİN ETKİSİ
KİTAP TANITIMI
Tarihsel Süreçte Muş Yerel Basını ve Yayın Kültürü
Bu çalışma, Muş’taki basın-yayın kültürünü anlama ve açıklamaya dönük bir gayretin ürünüdür. Yaşadığımız ve kimliğimizin bir parçasını oluşturan yerelin basın-yayın pratikleri her zaman aklımızın bir kenarında durmaktaydı. Bu düşüncenin nedenini sadece akademik merak ve ilgiyle açıklamak pekâlâ eksik kalmaktaydı. Bu merak ve ilgi, aynı zamanda yaşadığımız yerele karşı hissettiğimiz sorumluluklar ile de çok yakından ilgilidir. Yaşadığımız yerel çevrenin basın-yayın kültürüne dair yapılmış bazı değerli çalışmalar olsa da Muş’un basın-yayın kültür tarihini çok yönlü ele alan bir eserin eksikliği belirgindi. Bu hissiyat, böylesi bir çalışmanın doğmasını şekillendirdi. Dolayısıyla elinizdeki bu eser, Muş merkez ve ilçelerinde basın-yayının ortaya çıkışını, yayın hayatını sürdürme koşullarını, içerik üretme çabalarını, sosyal, kültürel ve ekonomik dinamiklerin basın-yayın faaliyetlerine etkisini, halkın medyayı deneyimlemesini ve medya çalışanlarının tecrübelerini merkeze alarak, Muş yerel basın ve yayın kültürüne ayna tutma amacı gütmüştür.28
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Kişiselleştirilmiş Dijital Reklamcılık: Veri Odaklı Yaklaşımlar
Bu kitap, dijital çağın teknolojik dönüşümlerinin reklamcılık üzerindeki etkilerini kapsamlı bir şekilde ele almaktadır. Dijital reklamcılığın teorik temellerini derinlemesine inceleyen kitap, aynı zamanda dijital reklamcılıkta kullanılan kişiselleştirme yaklaşımlarını, bu yaklaşımların teknik altyapısını ve yöntemlerini ayrıntılı bir şekilde analiz etmektedir.
Kitap, kişiselleştirme yaklaşımlarının, dijital reklamcılık bağlamında yalnızca geçici bir trend olmanın ötesinde, markalar için sürdürülebilir ve etkili bir iletişim aracı olarak taşıdığı stratejik önemi de vurgulamaktadır.
KİTAP TANITIMI
Türabî Divânı
XIX. yüzyıl gerek Osmanlı İmparatorluğu gerekse Bektâşîlik için oldukça çalkantılı bir dönem olmuştur. Kötü gidişe dur demek için ardı arkasına yeniliklere gidilmiş, “Tanzimat ve Islahat Fermanları” ilan edilmiştir. Yeniçeriler bahane edilerek Bektâşîlik yasaklanmış tekkelerine el konulmuş tarikatın ileri gelenleri sürgüne gönderilmiş ya da idam edilmiştir. 1849-1868 yılları arasında tam 19 yıl Hacı Bektaş Tekkesi postunda oturup Dedebabalık yapan Tür?bî; bu dönemde Bektaşiliğin ve Aleviliğin sevgi söyleminden vazgeçmemiş, hatları keskinleştirmemiş, inanç öğretilerini dile getirirken ötekileştirici tavır takınmamış, Bektaşiliğin ve Aleviliğin temel felsefesi olan insanı merkeze alarak şiirler yazmıştır. Şiirlerinde Hurûfîlikle ilgili terimlerin çokluğu ve Hurûfîlik üzerine yazdığı manzum risalesi göz önüne alındığında Türâbî’nin Hurûfiliğin kuvvetli etkisi altında olduğunu söylemek mümkündür.
Divanı eski harflerle basılmış fakat sağlıklı bir nüsha oluşturulamamıştır. Bu eser sekiz farklı nüshanın incelenmesi neticesinde oluşturulmuştur. Şiirlerinin çoğunluğu tasavvufi karakter taşımasına rağmen tekdüze bir işleyiş ve tasavvufi öğreti yoktur. Şiirlerinde aruz ve hece ölçülerini kullanan Türabi Dede şiirlerinde, Alevî-Bektaşî inancında pek görülmeyen Çâr-yâre olan sevgisini sık sık dile getirerek ayrıcalıklı bir kişilik olduğunu da göstermektedir.
₺1.300,00
KİTAP TANITIMI
Dijitalleşme ve Din
Tarih boyunca yeni teknolojiler ve dünyayı algılama biçimleri toplumsal yapılarda derin değişimlere neden olmuştur. Yaşam tarzlarımızdaki ilk büyük değişim olan neolitik devrimden sanayi devrimine ve bugün 21. yüzyılın yeni teknolojilerine kadar pek çok alanda büyük bir hızla çeşitli toplumsal değişimler görülmüştür. Akıllı telefonların yanı sıra internet bağlantılı milyarlarca taşınabilir cihaz bilgiye ulaşımı sınırsız hâle getirmiş ve yepyeni fırsatlara kapı aralayarak insanları, küresel ölçekte mobil teknolojilerde yeni bir devrimin eşiğine getirmiştir.
Bilgi ve iletişim teknolojilerinin son sürat ilerlediği dijitalleşme çağında, insan davranışı ve düşüncesine çağlar boyu rehberlik etmiş klasik değerler hiyerarşisinin yerini, teknoloji kaynaklı yeni sosyal ilişkiler ağı almıştır. İnsanlar bu süreçte çok farklı ve değişken bir kültürü deneyimlemektedir. Dijitalleşme süreci, yeni dindarlık formlarının doğuşuna da zemin hazırlamaktadır. Bu anlamda dinsel kimliğin, bilimsel ve teknolojik gelişmelerle sosyo-kültürel değişim süreçleri karşısındaki konumuna ve yeni dini formları çerçevesinde yol açacağı uzun vadeli etkiler tartışılmaya devam edecektir. Elinizdeki eser, böylesine dinamik bir literatüre güncel örneklerle katkıda bulunma girişiminin ürünü olarak okuyucularına sunulmuştur.
₺1.150,00