KİTAPLAR
EN YENİLER
-

Process Management and Digital Solutions for Enterprises
₺235,00 -

Prof. Dr. Bayram Durbilmez’e Armağan -55. Yaş Anısına- Cilt I
₺1.000,00 -

Prof. Dr. Bayram Durbilmez’e Armağan -55. Yaş Anısına- Cilt II
₺1.050,00 -

PSYCHOLOGICAL EMPOWERMENT: AN ACADEMIC RESEARCH
₺315,00 -

Qualität: Als ein Instrument der Produktpolitik in der Automobilindustrie
₺235,00 -

R Programı ve İstatistiksel Analizler
₺235,00 -

Radikalleşme ve Örgütten Ayrılmanın Karmaşık Doğasını Anlamak PKK TERÖR ÖRGÜTÜ VE DİYARBAKIR ANNELERİ
₺315,00 -

RAÛFÎ DİVANÇESİ
₺275,00 -

RECOVERING MEMORIES AND RECONSTRUCTING REALITIES: MAGICAL REALISM AND KAZUO ISHIGUROS THE BURIED GIANT
₺300,00 -

Recueil d’Auteurs et de Textes de la Littérature Française
₺300,00 -

Reflections of Modernism in British Literature
-

Reklam Göstergebilimi
₺455,00 -

REKLAM İKNA VE İDEOLOJİ
₺300,00 -

REKLAM KAMPANYALARININ PLANLANMASINDA SATIŞ NOKTASINDA REKLAMIN ÖNEMİ
₺260,00 -

Reklam ve İkna
-

REKLAM VE TÜKETİM
KİTAP TANITIMI
ANTAKYA ORTODOKS KİLİSESİ
Antakya Ortodoks Patrikliği, Batı’dan gelen misyonerlerden dolayı siyasi ve idari olarak büyük bir yıkıma uğramıştır. Misyonerlerin etkisiyle Ortodokslar arasından devşirilen Katolik cemaat, kısa zamanda Antakya Ortodoks Rum Kilisesi’nin yönetimini eline geçirmiştir. 1830’lu yıllarda Maximus III Mazlum’un Antakya Katolik Rum Kilisesi’ni kurmasına kadar da kilisede yönetim çoğunlukla Katolikliği benimsemiş patriklerin elinde kalmıştır. 1850’li yıllarda üst üste ölüm hadiseleriyle sarsılan kilise, bu yıllardan sonra yeniden dirilişe geçmiştir. Antakya Ortodoks Rum Kilisesi yüzyıllarca etkisinde kaldığı İstanbul Ortodoks Rum Patrikliği’nin, Antakya’da hatırı sayılır bir Rum cemaat kalmadığından, kilise cemaatinin tamamını oluşturan Araplar kendi patriklerini seçmek ve patrikliği Araplaştırabilmek amacıyla zorlu ve uzun soluklu bir mücadelenin kapısını açtılar. Bu mücadelede köken itibariyle Rum olan Patriklerin ya Papalığa ya da İstanbul Rum Patrikliğine biat ettikleri tespit edilmiştir. Gelecekte ekümenik bir patriğin ortaya çıkaracağı problemlerle uğraşmak istemeyen Osmanlı Devleti, 20 Ekim 1884’te kilisenin teşrifattaki adından “Ortodoks” ibaresini çıkararak İstanbul Rum Patrikliği’ne indirgemek zorunda kalmıştır. Bu tarihten sonra Antakya kilisesinin teşrifattaki adı ise Antakya Ortodoks Patrikliği olmuştur.
Yüzyıllarca Rumların bir vassalı gibi yaşayan Arap metropolitler, bu değişiklikten sonra ilk defa kendilerine ait milli bir kilise kurmak ve Arap bir patrik seçmek için, o zamana kadar cemaatlerle ilgili her işin dışında kalmayı başaran Osmanlı Devleti’ni de meselenin içerisine çektiler. Sonuçta Arap soyundan gelen Lazkiye Metropoliti Meletiyos Efendi, 6 Mart 1899’da patrik kaymakamlığına tayin edildi ve 30 Nisan 1899’da da patrik seçildi.
Meletiyos Efendi’nin patrik seçilmesiyle Antakya Ortodoks Patrikliği’nin 1720’li yıllarda başlayan Rum hegemonyasından kurtulma ve millileşme süreci 1899’lu yıllarda tamamlanmıştır.
Bu çalışma Osmanlı Devleti ile Batılı aktörler arasındaki din ve mezhep çatışmaları üzerinden baş gösteren rekabet ve mücadeleler hakkında önemli ipuçları sunmaktadır.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
AVRUPA BİRLİĞİ ve AVRUPA BİRLİĞİ-TÜRKİYE İLİŞKİLERİ
Türkiye ve AB arasındaki yarım asırdır süregelen inişli çıkışlı ilişkilerin Avrupa Birliği’ndeki siyasi ve kurumsal gelişmelerle iç içe değerlendirildiği bu çalışma, konuyla sadece akademik olarak ilgilenen okuyucuların değil, Türkiye-AB ilişkilerinin çeşitli veçhelerini yönlendiren karar alıcıların da başvuracakları kapsamlı bir kaynaktır.
Prof. Dr. Sinem Akgül-Açıkmeşe, Kadir Has Üniversitesi
“Avrupa Birliği ve Avrupa Birliği-Türkiye İlişkileri: Atlıkarınca Yolculuğu isimli çalışma AB, AB-Türkiye ilişkileri ve AB müzakere sürecini tarihsel bir bakış açısıyla okuyucuya sunuyor. Kitabın isminde de ifade edildiği gibi bu süreç gerçekten de bir atlıkarıncaya benzetilebilir. Kitap yalnızca tarihsel süreci ele almakla kalmıyor. Aynı zamanda AB’nin yeşil mutabakat, iklim değişikliği, dijitalleşme gibi 2030 hedefleri ve öncelikleri ile Türkiye’nin içinde bulunduğu siyasi koşulların bu süreci gelecekte nasıl etkileyeceğini de tahlil ediyor. Kitabın yazarı Prof. Dr. Özerdem hem AB’nin geçirdiği dönüşüm ve gelişime, hem de Türkiye-AB ilişkilerinin serüvenine ilişkin derin ve kapsamlı bilgiler vererek, çok boyutlu bir analiz gerçekleştirmiş. Kendisini bu alandaki literatüre yapmış olduğu değerli katkı için kutluyorum.
Doç. Dr. Çiğdem Nas, İktisadi Kalkınma Vakfı
Prof. Dr. Füsun Özerdem’in kaleminden çıkan “Avrupa Birliği ve Avrupa Birliği-Türkiye İlişkileri: Atlıkarınca Yolculuğu”, AB bütünleşmesinin temellerine, kurumsal yapısına ve AB-Türkiye ilişkilerine ışık tutan bir başucu kitabı niteliği taşımakta. Profesör Özerdem, AB’nin işleyişini güncel bir perspektifle değerlendirmekte, kurumsal mekanizmanın dönüşümünü güncel bilgilerle harmanlayarak AB’nin genel yapısı ve işleyişi konusunda kapsamlı bilgi sunarken uzun yıllardır pek çok kriz, kaçırılan fırsat ve sancılı bir diyalog çerçevesinde devam eden Türkiye-AB ilişkileri sorunsalını, uluslararası ilişkilerin yeni dinamikleri ve bu dinamiklerin AB ve Türkiye’ye açtığı yeni perspektiften analiz etmekte. Akıcı üslubu, sunduğu tarihsel bilgiler ve güncel analizler ile “Avrupa Birliği ve Avrupa Birliği-Türkiye İlişkileri: Atlıkarınca Yolculuğu”, bu alanda bilgi birikimine ve akademik donanıma sahip olmak isteyen okuyucuların kütüphanelerinde mutlaka bulunması gereken bir eser niteliğinde.
Doç. Dr. Sinem Ünaldılar Kocamaz, Ege Üniversitesi
₺390,00
KİTAP TANITIMI
BİLİNÇLİ EBEVEYNLİK
Bütün ebeveynler (başta anne babalar ve çocuğun yetişmesine katkıda bulunan birinci derecedeki tüm akrabalar) konu çocuk olunca tartışılamaz, kuşku götürmez ve koşulsuz biçimde iyi niyetlidirler. Çocukları bazen sitem ettiğinde hatta kendileri de hatalı olduklarını fark ettiklerinde “senin iyiliğini düşündüğüm için öyle davrandım” sözünü sık sık kullanırlar ki gerçekten de öyledir. Hatalı davranışlarının nedeni aslında çocuk yetiştirme ve tutumlar konusunda bilimsel bilgiden çok magazinsel ya da geleneksel bilgiye sahip olmalarıdır. Yani bilinçli ebeveynlik konusundaki yetersizlikleridir. Ne var ki bu durum kesinlikle ebeveynlerin suçu değildir, belki en fazla hatalarıdır. Çünkü başta iyi niyetleri nedeniyle suçlu olamazlar, yanı sıra devletin eğitim politikalarının etkin olamaması nedeniyle de suçlu sayılamazlar. Ancak ve ancak var olan bilimsel bilgilere erişmek için yeterince çaba göstermedikleri için hatalı sayılabilirler.
Bu kitap ebeveynlerin “hata”larını azaltmayı hedefleyen bir çalışmanın ürünüdür. Çünkü 1972 yılından itibaren çocuk ve ergen problemleriyle ilişkilendirilen hemen hemen bütün çalışmalarda anne baba tutumları ele alındığı ancak bu çalışmaların hiçbirinde anne babalık bilinç düzeyi ele alınmadığı görülmüştür. Bu çalışma ile sadece ülkemizde değil araştırıldığı kadarıyla dünyada da ilk olarak geliştirilen “Anne Babalık Bilinç Düzeyi Testi” sonuçlarına dayalı veriler ve anlamları yorumlanmaya çalışılmıştır.
Bir ebeveyn, bir eğitimci ve bir psikoterapist sorumluluğu ile tüm ebeveynlerin anne babalık bilinç düzeyinin yükseltilmesine katkıda bulunabilmek, alandaki önemli bir boşluğu doldurabilmek ve aynı zamanda eğitimle ilgili tüm kurum ve kuruluşlara sağlıklı bir toplum oluşturma konusunda sorumluluklarını hatırlatarak onlara küçük de olsa bir rehber sunabilmek amaçlanmıştır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
ETKİNLİK ÖRNEKLERİYLE DİJİTAL VATANDAŞLIK EĞİTİMİ
Bilgi ve iletişim teknolojilerinde hızla meydana gelen gelişmeler, bireylerin gündelik yaşamında önemli bir yer edinmiş, bu durum vatandaşlık biçimlerine yeni bir soluk kazandırmıştır. Yaygınlaşan dijital teknolojilerin artan kullanımı ile birlikte her birey adeta dijital dünyanın vatandaşı konumuna gelmiştir. Bu durum yeni etkileşim biçimleri ve sorumlulukları da beraberinde getirmiştir. Dijital vatandaşlık eğitimi bu bakımdan her geçen gün önemi daha fazla artan bir ihtiyaç haline gelmiştir. İşte bu kitap, iyi bir dijital vatandaş yetiştirmede kullanılacak bir başvuru eseri olması amacıyla hazırlanmıştır. İçerisinde bölümler olarak sunulan oturumlar her bir dijital vatandaşlık boyutunu okuyucuya kazandırarak, neticesinde de iyi dijital vatandaşlar olmanın anahtarını sunmaktadır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Türk Dili II
Dil oldukça kapsamlı bir çerçeveye sahiptir. Çatısı altında hem dil becerilerini hem de kültürün aktarımını barındıran komplike bir yapısı vardır. Bu yapı içerisinde yazım, iletişim, edebiyat, beceri, gramer vb. birçok unsur bir arada işlev görür. Bu çerçeveden bakıldığında bu denli kapsamlı olan dilin çeşitli başlıklar altında incelenmesi ve yazı dili ile tüm olumsuzluklara karşı korunması gerekmektedir. Dilin özellikle temel becerileri kapsamında Dinleme ve Konuşma becerilerinin ele alındığı; ayrıntılı ve güncel bilgilerle meydana getirilen bu kitabın amacı da dile ait çeşitli becerilerin ayrı ayrı üzerinde durmak ve aktarmaktır. Bu anlamda hem lisans hem de lisansüstü çalışmalarda ilgililerine kaynaklık edecektir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
YÖNETİM DANIŞMANLIĞI VE DEĞER ZİNCİRİNE KATKISI
Şirket doktoru veya sihirli doktorlar gibi ifadelerle anılan yönetim danışmanlığı ile ilgili olumlu görüşler çok olmakla birlikte bazı olumsuz görüşlerde bulunmaktadır. Dünyada milyar dolarla ifade edilen yönetim danışmanlığı sektörünü anlamak ve bu hizmetlerin işletmelere olan katkılarını ölçmek için hazırlanmış bu kitap üç ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümünde Yönetim Bilimi ve tarihi, danışman ve danışmanlık kavramı ile ilgili bilgiler verilmeye çalışılmıştır. Müteakibinde yönetim danışmanlığı mesleği, mesleğin tarihi, türleri ve özellikleri, yönetim danışmanlığı proje süreci ve danışmanlıkta yaşanan sorunlar irdelenmiştir. İkinci kısımda değer ve değer zinciri kavramları incelendikten sonra işletmelerin rekabet üstünlüğü sağlamasına yardımcı olana değer zinciri analizi ile ilgili bilgiler verilmeye çalışılmıştır. Üçüncü bölümde ise yönetim danışmanlığının değer zincir faaliyetlerine katkı düzeyi nicel araştırma yöntemi kullanılarak araştırılmıştır. Araştırma sonuçları yönetim danışmanlığı hizmetinin işletme faaliyetlerinde bir değer artışı sağladığını göstermektedir.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Cumhuriyetin 100. Yılında BALIKESİR ARMAĞANI
Balıkesir, Türk tarihi ve coğrafyasının ayrılmaz parçalarından biridir. Aynı zamanda antik devirlerden itibaren pek çok medeniyete de ev sahipliği yapmıştır. Hem Marmara hem de Adalar Denizi’ne kıyısı olan Balıkesir, ikisi merkez olmak üzere yirmi ilçeye sahip oldukça geniş coğrafi sahaya yayılmış bir ilimizdir.
Birinci Dünya Savaşı’nda mağlup olan Osmanlı Devleti, çok ağır şartlar taşıyan Mondros Mütarekesi’ni (30 Ekim 1918 ) imzalayarak hükmen tarih sahnesinden çekilmiş oluyordu. Asırlardır Türk yurdu olan ülkenin çoğu haksız işgaller ile de esaret altına giriyordu. Tam bu noktada Türk Milleti ruhunda var olan o heyecan ile can havliyle istiklâl mücadelesine girişti. Bu mücadelenin teşkilatlanmasında ve icrasında Balıkesir çok önemli bir yere sahip oldu. Mücadeleyi düzenli, etkili ve kalıcı hale getirme noktasında önemli görevler üstlenen kongrelerin en başta gelenlerinden biri de Balıkesir’de toplandı. 16 Mayıs 1919’da kurulan “Balıkesir Redd-i İlhak Heyeti” 19 Mayıs 1919 öncesi İstiklal Harbi’nin kıvılcımı olarak değerlendirilecek öneme sahiptir.
Türkün ateşle imtihan edildiği destansı bir mücadelenin sonunda tam bağımsız bir ülke olarak yeniden kurulan devlet 29 Ekim 1923 tarihinde ilân edilen Cumhuriyet’le, dünya siyasi alanında sarsılmaz yerini almıştır.
₺575,00
KİTAP TANITIMI
Cartography in Postcolonial Fiction
Space shapes identity in postcolonial fiction through contested geographies, migration, and spatial memory. Cartography in Postcolonial Fiction examines how literary narratives engage with territorial belonging, displacement, and resistance. Analyzing works by Salman Rushdie, Chinua Achebe, Zadie Smith, Jhumpa Lahiri, Bharati Mukherjee, Tsitsi Dangarembga, C.L.R. James, Patricia Grace, Gabriel García Márquez, Anita Desai, and Chimamanda Ngozi Adichie, this book explores how postcolonial authors from South Asia, Africa, the Caribbean, and the Pacific reimagine space as both a site of control and liberation. Drawing on literary cartography and spatial theory, Selin Şencan investigates how colonial geographies persist in contemporary fiction, shaping narratives across urban centers, diasporic landscapes, and Indigenous homelands. By mapping these literary terrains, this study reveals how fiction challenges, reclaims, and reconfigures space in a world shaped by colonial legacies.
KİTAP TANITIMI
Türkiye’nin Orta Doğu’ya Dönüşü Ve Mîsâk-I Millî
Millî Mücadele’nin kazanılmasından sonra kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin dış politikadaki en önemli hedefi Mîsâk-ı Millî sınırları içerisinde kalan ancak kurtarılamayan toprakların geri alınması olmuştur. Bu hedef çerçevesinde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çabaları sonucu Hatay anavatana katılsa da Orta Doğu’da bulunan, Mîsâk-ı Millî sınırları içerisinde kalan Musul, Kerkük ve Halep geri alınamamıştır.
Türkiye 2. Dünya Savaşı’ndan sonra Orta Doğu’ya dönerken, ilan edilen Orta Doğu Komutanlığı, Kuzey Kuşağı Tasarısı ve Bağdat Paktı çerçevesinde Türkiye-Irak ilişkileri müttefik olma seviyesine çıkmıştır. Ancak İki ülkenin tarihsel devamlılıklarından kaynaklanan Musul Sorunu, Mîsâk-ı Millî ve Hatay’ın Türkiye’ye katılımı konularındaki görüş ayrılıkları devam etmekteydi. Ayrıca Suriye’de izlenecek politika konusunda da fikir ayrılıkları bulunmaktaydı. Bu problemlere İngiltere’nin Süveyş Krizi sürecindeki davranışları ve ABD’nin Bağdat Paktı’na gerekli desteği vermeyerek tarafsız kalma isteği eklenince ilişkiler daha da karmaşıklaşmıştır. Bu eser yeni belgeler ışığında tüm bu sorunları inceleyerek, Demokrat Parti Dönemi’nde Türkiye-Irak ilişkileri, Türkiye’nin Orta Doğu politikası ve Mîsâk-ı Millî’yi gerçekleştirme düşüncesine ABD etkisini irdelemektedir.
KİTAP TANITIMI
Çemişgezek, Pertek ve Hozat Yöresi Ağızları
İdari sınırları içinde farklı yüzey şekillerine sahip olan Tunceli ili bu yüzey şekillerine bağlı olarak farklı iklim özellikleri de göstermektedir. Bu idari sınırlar içinde yaşama imkânı bulmuş toplulukların da homojen bir yapı oluşturmadıklarını ve farklı etnik özelliklere sahip olduklarını, yörede konuşulmakta olan üç ayrı dilden anlamak mümkündür. Tunceli ili sınırları içinde bugün yaygın olarak konuşulan Türkçe, Kürtçe ve Zazaca yörede üç etnik yapının mevcut olduğuna işaret etmektedir. Bu etnik yapıların genel yerleşim alanlarına ve inançsal değerlerine bakıldığında genellikle çok net olmayan sınırlarla birbirinden ayrılmış alanlara yerleşmiş oldukları görülmektedir. Ana dilleri Türkçe olan Sünni inanç geleneğine sahip topluluklar Çemişgezek ve Pertek merkezi ile bu ilçelerin Keban barajı kıyılarına kurulmuş köylerine yerleşmiş, ana dilleri Kürtçe olan Alevi ve Sünni topluluklarla iç içe yaşamaktadırlar. Ana dilleri Zazaca olan Alevi inanç geleneğine sahip topluluklar ise daha sarp ve yüksek kesimlere yerleşmişlerdir. Yöreyi mesken edinmiş bu etnik yapıların hepsinin ortak anlaşma dili Türkçe olduğu için büyük oranda ortaklık gösteren bir Türkçe ağzı kullansalar da bu Türkçe ağızda görülen bazı fonetik ve morfolojik farklılıklar yörede üç alt ağız grubu oluşturmaktadır. Bu çalışma Çemişgezek, Pertek ve Hozat yöresinde yaşayan Türkmen toplulukların ağızlarını kapsamaktadır. Çalışmanın içeriği yörede yaşayan, ana dilleri Türkçe olan ve Sünni inanca sahip Türkmen Toplulukların ağızlarından derlenmiş metinlerle ve ağız özellikleriyle sınırlandırılmıştır.
₺535,00
KİTAP TANITIMI
Tatar Yazar Taci Gıyzzet’in Kolhoz Temalı Eserleri Üzerine Bir İnceleme
Tatar sahne edebiyatı, modernleşme sürecinden Sovyet dönemine uzanan çizgide toplumsal, siyasal ve ideolojik dönüşümlerin izlenebildiği önemli bir edebî birikim sunar. Özellikle Sovyet döneminde kaleme alınan eserler, dönemin siyasal kültürünün edebî yansımaları niteliğindedir. Bu kitapta Sovyet devrinde Tatar kırsalının sosyalist dönüşümü kolhoz teması üzerinden ele alınmıştır. Taci Gıyzzet’in eserleri merkeze alınarak hazırlanan çalışmada metinler; “Olay Örgüsü ve Anlatı Şeması”, “Eser Kişileri ve İdeolojik Konumları” ile “Sovyet Politikalarının Temsili ve İdeolojik Söylem” başlıkları çerçevesinde incelenmiştir. Bu kapsamda bir yandan yazarın dramaturjisi ortaya konulurken diğer yandan söz konusu metinler aracılığıyla Stalin dönemi Sovyet sahne edebiyatının kolhoz eksenli anlatı yapısına dair genel bir çerçeve sunulmuştur.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
ÇAY BİTKİSİNİN VERİM VE KALİTESİ ÜZERİNE BAZI TOPRAK VE BİTKİ ÖZELLİKLERİNİN ETKİSİ
KİTAP TANITIMI
Anlatının Söylemi: Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nün Anlatıbilimsel İncelemesi
Bu çalışma Türkiye’de bugüne kadar yapılmış kuram, eleştiri ve anlatıbilim alanındaki değerli çalışmalara uygulama açısından katkı sunmak üzere kaleme alınmıştır. Anlatının yapısal unsurları olan ‘kişi’, ‘zaman’ ve ‘uzam’ öğeleri Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Saatleri Ayarlama Enstitüsü (1954) anlatısında incelenmiştir. Dolayısıyla bu çalışmada kuram ve uygulama birlikte ele alınarak temel anlatıbilim terminolojilerine dayalı özgün çözümleme modellerinin belirli bir esere uygulanabileceği somut örneklerle gösterilmiştir.
Prof. Dr. V. Doğan Günay
Orhun Büyükkarcı, Gerard Genette’in izinden gidiyor. Onun kapsamlı, bütüncül ve detaylı Kayıp Zaman’ın İzinde (Proust) analizi bu alandaki yapısal ve klasik anlatıbilimin sınırlarını ve yeterliliklerini göstermesi bakımından nasıl önemliyse, elinizdeki Tanpınar’ın Saatleri Ayarlama Enstitüsü analizi de değeri zamanla daha iyi anlaşılacak kapsamlı ve titiz bir çalışma. Kitap, anlatıbilimin bilimselliğine ve hikâye anlatmanın matematiğine dikkat çekerek, her yaratıcı üretimin analitik bir boyut taşıdığını, her analitik boyutun ise yaratıcılık ve tasarım barındıran bir yönü olduğunu göstermesi bakımından bazen ayakları yere değmeyen Türk eleştirisi için sağlam bir tutamak sunuyor.
Prof. Dr. Mustafa Zeki Çıraklı
Çalışmanın anlatıbilime ilgi duyan, bu alanda kuram ve uygulamaya yönelik bilgisini geliştirmek isteyen ve anlatıbilimin sunduğu çözümleme araçlarıyla disiplinler arası çalışmalar yapmak isteyen araştırmacı ve okurlara yararlı olacağını düşünüyorum. Dilbilim, edebiyat, drama, tiyatro, sinema ve iletişim alanlarında çalışan araştırmacı, akademisyen, eleştirmen, lisans ve lisansüstü öğrencilere hitap eden bu çalışma, Saatleri Ayarlama Enstitüsü ve Tanpınar’ın diğer romanları üzerine çalışacak araştırmacıları teşvik edecek ve onların çalışmalarına ışık tutacaktır.
Prof. Dr. Türkay Bulut
Anlatıbilimin bugünkü haline gelmesinde edebiyatın önemli bir yeri vardır. Bugün birçok üniversitede lisans ve lisansüstü eğitim programlarında da edebi metinlerin anlatıbilimin verileriyle incelenmesi artarak devam etmektedir. Ancak sorun şu ki, bu alanda kuram ve uygulamanın birlikte yer aldığı çalışmalara ihtiyaç artarak devam etmektedir. Elinizdeki çalışma, ilgili araştırmacı ve öğrencilere, anlatıbilim ve eleştiri alanında çalışan ve çalışma yapmak isteyenlere destek verecek niteliktedir.
Doç. Dr. Murat Kalelioğlu
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Yönetmen Sineması Cilt-I: Klasik Türk Sinemasında Öykü Söylem ve Tematik Yapı
Bir heykeltıraş tek başına heykelini tamamlayabilir. Bu resim sanatı için de, müzik için de, edebiyat için de böyledir; ancak sinemadır ki içinde barındırdığı tüm disiplinlerin vücut bulacağı bir ekip çalışmasına gereksinim duyar. Bazı filmlerde neden müzik ön plandadır ve yönetmen için vazgeçilmezdir. Bazı filmlerde müzik neden hiç yoktur. Bazı filmlerde plan sekans yoğun bir şekilde kullanılırken, neden bazı filmlerde kısa planlar ve hızlı bir kurgu tercih eder yönetmenler. Bazı filmler pastoral bir ambiyans içerirken, neden bazı filmler hep iç mekanlarda geçer. Bu soruların yanıtları yönetmen sinemasında aranmalıdır. Astruc’un camera-stylo kavramını kullanmasıyla başlayıp, auteur kuramın şekillenmesiyle gelişen süreç, Türk sinemasında da karşılık bulmuştur. Türk Sineması’nın paltosu Ömer Lütfü Akad, toplumsal gerçekçi sinemanın öncülerinden Metin Erksan ve Yılmaz Güney, ulusal sinema tartışmalarına öncülük eden Halit Refiğ, farklı türlerde eserler veren Atıf Yılmaz, yönetmen sineması kapsamında bölümler halinde ele alınmıştır.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
Yapay Zekâ ve Etik
Yapay zekâ etiği açısından en temel sorun, geleneksel etik yaklaşımların insan merkezli doğasının, özerk ve öğrenen sistemlerin yarattığı yeni ahlaki gerçeklikle nasıl uzlaştırılacağıdır. Bu noktada hâlihazırdaki etik kuramlar sorunu çözmede yetersiz kalmaktadır. Yapay zekâ uygulamalarının teknolojik, sosyal, ekonomik, hukuki ve siyasal vb. birçok alanda etkili olduğu düşünüldüğünde, yapay zekâ etiğinin disiplinler arası bir zeminde ele alınması gerekliliği ortaya çıkmaktadır.
Çalışmada, yapay zekâ teknolojilerinin toplumsal yapılar üzerindeki etkilerini multidisipliner bir yaklaşımla anlamak ve bu etkilerin yönetilmesine ilişkin etik öneriler geliştirmek amacıyla, yapay zekâ etiğinin teorik temellerinden mahremiyet ve veri etiğine, güvenlik paradigmalarından, yapay zekânın hukuk alanındaki kullanımına; algoritmik önyargı ve ayrımcılıktan, yapay zekânın sosyoekonomik etkilerine; ayrıca yapay zekânın gazetecilik ve eğitim alanlarındaki kullanımına ve buralarda yaşanan etik sorunlara kadar önemli görülen konular ele alınmıştır.
₺320,00
KİTAP TANITIMI
Gazete Yayıncılığında Editoryal Bağımsızlık Problemi
Editoryal bağımsızlık problemi medya alanında editoryal yapıların karşılaştığı önemli bir problem olarak kabul görmektedir. Gazetecilik alanında mesleki ilkelerin tam anlamıyla uygulanmasında temel dayanak oluşturan editoryal bağımsızlık olgusunun saf dışı bırakılması; medya alanlarının özünden uzaklaşmasına ve ticari sektörün bir parçasına dönüşmesine ayrıca yol açmaktadır. Aynı zamanda patron baskısından ideolojik faktörlere, siyasi ilişkilerden ekonomik işbirliklerine kadar çeşitli etmenlerin haber yapım süreçlerinde baskın konumda olmasına imkân tanıyan ticarileşen medyalar, haber merkezlerinin bağımsızlığını tartışılır duruma getirmektedir. Söz konusu problemin gazete yayıncılığında yaşanması ise, hem kurumsal anlamda hem de okuyucular özelinde sorunlu bir yapı inşa etmektedir. Dolayısıyla bu kitap çalışmasında editoryal bağımsızlık problemin alt gerekçelerine ve ortaya çıkardığı sorunlu gazetecilik alanına vurgu yapılmaya çalışılmaktadır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Eğitimde Başarıyı Etkileyen Faktörler
Bu kitap, eğitimde başarıyı etkileyen unsurları derinlemesine ele alan bir kaynak olarak tasarlanmıştır. Öğrencilerin, öğretmenlerin ve eğitim sistemlerinin performansını etkileyen faktörleri kapsamlı bir şekilde incelenmektedir.
Kitap, eğitimde başarıyı etkileyen faktörleri, altı ana bölüm altında ele alıyor. Bunlar; eğitimde başarıyı etkileyen faktörler, özel eğitimde başarıyı etkileyen faktörler, eğitimde başarıyı etkileyen psikolojik faktörler, eğitimde başarıyı etkileyen sosyolojik faktörler, sorumluluk bilincinin eğitimde başarıya etkisi, soru ve cevaplarla eğitimde başarıyı etkileyen faktörler adlı bölümlerdir. Kitap, her bir faktörün etkilerini, mevcut araştırmalar ve uygulamalarla destekleyerek okuyucuya sunuyor.
Yazarlar, okuyuculara eğitimde başarıyı arttırmak için somut öneriler sunarken, aynı zamanda öğrencilerin, öğretmenlerin ve eğitim sistemlerinin performansını etkileyen faktörleri daha iyi anlamalarına yardımcı oluyorlar.
“Eğitimde Başarıyı Etkileyen Faktörler”, hem öğrencilerin hem de öğretmenlerin, eğitimde daha iyi sonuçlar elde etmek için ihtiyaç duyacakları bilgileri sunar. Bu kitap, eğitim alanındaki araştırmacılar, politika yapıcılar ve eğitimciler için de önemli bir kaynak olacaktır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Heterochrony in Posthuman Fiction
Heterochrony in Posthuman Fiction examines how contemporary literature reimagines time as multiple, recursive, and coexistent across mythic, genealogical, postcolonial, ecological, and technological scales. Drawing on Foucault, Deleuze, Barad, Braidotti, Ricoeur, and DeLoughrey, the book develops “posthuman heterochrony” as a framework for understanding how fiction challenges linear history and human exceptionalism. Through close readings of Jeanette Winterson, Angela Carter, Kate Atkinson, Ben Okri, Nicky Drayden, Margaret Atwood, David Mitchell, Ali Smith, and Octavia Butler, it reveals how heterochronic narratives bring ancestral memory, planetary ecology, and algorithmic futures into dynamic coexistence. Accessible yet theoretically rigorous, this study offers a renewed vision of narrative temporality and posthuman ethics in the age of the Anthropocene. It demonstrates how temporal multiplicity reshapes storytelling and reframes relations among humans, technologies, and environments.
KİTAP TANITIMI
MORPHOLOGIE FLEXIONNELLE DU FRANÇAIS ECRIT UNE ANALYSE DISTRIBUTIONNELLE
La morphologie, visant à étudier spécialement la structure interne des mots, se divise traditionnellement en deux branches : morphologie dérivationnelle (ou lexicale), sintéressant à laspect formationnel (dérivationnel) des mots complexes (dérivés ou construits) et morphologie flexionnelle, soccupant spécifiquement de laspect flexionnel. Cest ce deuxième aspect qui est adopté dans cet ouvrage, qui essaie de rendre cette matière quelque peu complexe, même pour un public averti, plus accessible par tous, notamment par les apprenants étrangers, en sélectionnant une méthodologie « distributionnelle ». En effet, les travaux existants en la matière sont purement descriptifs et souvent assez complexes et, par conséquent, ne conviennent guère au public méconnaissant le domaine et encore moins aux étudiants qui tâchent dappréhender le fonctionnement morphologique dune langue étrangère.
Il sagit, donc, dun ouvrage dinitiation, de nature pédagogique, spécialement conçu pour lenseignement et lapprentissage de la morphologie du français. Ainsi, tout en apprenant les techniques danalyses morphologiques, ces derniers saisiront plus facilement les fondements de la flexion des mots français. Doù, lautre caractéristique de louvrage, qui se veut, autant que possible, dune simplicité, aussi bien sur les plans du contenu, du corpus, de la méthode danalyse et de la description quau niveau métalinguistique.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
R Programı ve İstatistiksel Analizler
Günümüzde her türlü istatistiksel tahmin probleminde birçok paket programa alternatif olarak kullanılan R programı, istatistiki yazılım geliştirme ve grafik çizimlerinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu kitapta kullanıcılara yapacakları çalışmalarda R programından nasıl faydalanacakları aşama aşama anlatılmıştır.
Ekonomi, ekonometri, işletme ve istatistik bölümleri ile eğitim ve sosyoloji gibi benzer bölümlerde okuyan lisans ve lisansüstü öğrencileri ile araştırmacıların anlayabileceği düzeyde hazırlanan bu kitapta R programının İstatistiksel Analiz yöntemlerinde nasıl kullanılacağının anlaşılması için yol gösterici niteliktedir.
R Programı ve İstatistiksel Analizler kitabında teorik bilgilerin yanı sıra, R programındaki komutlar sırayla yazılarak örneklerle açıklanmaya çalışılmıştır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Yeni Reklam Yaratıcılığı
Reklamcılık alanında, teknolojik gelişmeler ve tüketici beklentileri doğrultusunda hızlı bir değişim süreci yaşanmaktadır. Markanın kontrolünün azaldığı yeni iletişim ortamları, buradaki yeni aktörler, disiplinler arası yetkinlikleri gerekli kılan yeni reklam modelleri, markalardan bekletileri yükselirken reklama daha da şüpheci yaklaşan yeni tüketici, günümüzde reklamcılığı köklü bir değişime zorlarken, marka yöneticilerinin buna uyum sağlamaya çalıştıkları bir krizin içinde olduğunu söylemek mümkündür. Reklamcılık alanındaki krizi meydana getiren tüm bu yeniliklerin karşısında, bunları markalar için avantaja çevirecek yeni reklam yaratıcılığı bulunmaktadır.
Bu kitap, teknolojiyle şekillenen reklam türleri ve tüketici beklentileri temelinde ihtiyaç duyulan marka değerlerinin kesişim alanında yer alan yeni reklam yaratıcılığına dair bir bakış açısı önermektedir. Ayrıca, teknolojiyle dönüşüme uğrayan reklam türleri, yeni ortaya çıkan reklam türleri ve günümüzde dikkat çeken marka değerlerine yönelik bir kılavuz sunmayı amaçlamaktadır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Çatışma ve Barış Üzerine Temel Kavramlar
“Soğuk Savaşın sona ermesi ile bir dönem kapanırken şimdi çatışmaların başka bir şekilde gerçekleştiğine tanık olduğumuz, ancak henüz isimlendirilmemiş yeni bir dönem içindeyiz. Bu yeni dönemin doğru bir şekilde ele alınması için çok yönlü çalışmaların gerçekleşmesi gerekecektir. Bu kitabın bu çalışmalara önemli bir katkıda bulunacağına inanıyorum.”
Selim Yenel, Emekli Büyükelçi, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı,
Birinci Genel Sekreter Yardımcısı
“Çatışma ve Barış Üzerine Temel Kavramlar kitabı çok uzun zamandır ihtiyacımız olan bir kaynak olarak, hem öğrenciler hem de barış ve çatışma konularında araştırma yapan akademisyenlerin ilk başvuru noktası olmaya namzet bir çalışma. Özellikle İngilizce literatürde yerleşik olarak kullanılan birçok çatışma ve barış terminolojisi ve kavram, bu kaynak kitap ile Türkçede hayat bulmakta. Tek referans noktası olma özelliğiyle bu kaynak kitabın içeriği özellikle geniş tutulmuş olup, her kavramın açıklaması anlaşılır ve akademik bir perspektifle okuyucusuyla buluşturulmuştur. Barış ve çatışma çalışmalarının temel kavramları bu kitapla Türkçede hayat buluyor…”
Prof. Dr. Alpaslan Özerdem, Coventry Üniversitesi
“Çatışma ve barış gibi iki ilişkisel ve karşıt kavramın tüm çağrıştırdıklarını tek bir sözlükte toplayan bu kıymetli çalışma Türkçe yazındaki önemli bir boşluğu doldurmaktadır. Füsun Özerdem’in büyük bir özveri ile alandaki birikimlerini yansıttığı bu ansiklopedik sözlük, sadece alanın uzmanlarına değil, aynı zamanda bireysel, toplumsal ve küresel yaşamımızın temelindeki çatışma ve barış olgularını anlayabilmeyi isteyen genel okuyucuya hitap etmektedir.”
Prof. Dr. Sinem Akgül- Açıkmeşe, Kadir Has Üniversitesi
“Çatışma ve barış üzerine kullanılan terminolojinin disiplinler arası bir bakış açısıyla hazırlanması neticesinde ortaya çıkan bu kitap, literatürde önemli bir boşluğu dolduruyor. Sadece uluslararası ilişkiler üzerine çalışanlar için değil, aynı zamanda psikoloji ve sosyoloji üzerine çalışanlar için de yararlı bir kaynak.”
Prof. Dr. Tarık Oğuzlu, Antalya Bilim Üniversitesi
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye’de Ücret Payı
Ücret payı, ya da diğer bir deyişle, emeğin toplam gelirden aldığı pay, tüm dünyada 1980’lerden bu yana, bazı ülkelerde ise daha erken başlayarak, düşmektedir. Ücret payı düşerken, onun ayna yansıması olan kâr payı ise yükselmektedir. Son derece önemli toplumsal ve ekonomik sonuçları olan ücret payının bu seyri, farklı boyutlarıyla zengin bir araştırma konusu olarak karşımızda duruyor. Bu konular, özellikle son yıllarda araştırmacıların ve uluslararası ekonomik kuruluşların yoğun ilgisini çekmiştir.
Bu kitap, ücret payı yazınına bir giriş yaptıktan sonra Türkiye ekonomisi ve sektörleri için ücret payları hesaplayarak sonuçları değerlendirmektedir. Kitap, Türkiye’de de dünyadaki genel gidişata benzer şekilde; ücret paylarının, uzun dönemde giderek gerilediğini gösteriyor.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
SELÇUKLU ÇAĞI ANADOLU TÜRK MİMARİSİNDE KADININ ROLÜ
Türk-İslam toplumunda kadın, her daim sanatın ilhamı olmanın yanında hamiliğini de üstlenmiştir. Türk-İslam sanatının yayıldığı hemen her coğrafyada kadınlar sanat meclisleri kurmuş ve sanatçıları desteklemişlerdir. Bu destek alanlarının en önemlisi kadınlarının hayır işlerinin de başında gelen mimari eserlerdir. Malazgirt Savaşından sonra Anadolu’da kalıcı hale gelen Türkler mimari faaliyetlere de hız vermişlerdir. Fethedilen her şehirde Türk-İslam yapıları yükselmiştir. Bu imar faaliyetlerine sultanlar, devlet adamları, ordu komutanları gibi yüksek mevkiden kişiler katılmıştır. Bu kişilerin önemli bir çoğunluğunu ise kadınlar oluşturmaktadır. “Selçuklu Çağı Anadolu Türk Mimarisinde Kadının Rolü” isimli bu çalışma bu kadınların konum ve statüsü, yaşamları, etnik ve dini kökenlerinin sanata ne kadar ve nasıl yansıdığı üzerinde durmaktadır. Kadınlarla ilişkilendirilen yapılar ait oldukları dönemlerin kadına bakışı, kadınların sanat anlayışı başta olmak üzere, dönem mimari faaliyetlerinin nasıl yapıldığı, bânî sanatçı arasındaki ilişki, bânînin sanat eseri üzerinde ne kadar etki ettiği gibi konular içeren bu çalışmanın farklı bir perspektifle Anadolu Türk İslam mimarisi literatürüne katkı sağlaması ümit edilmektedir.
₺585,00
KİTAP TANITIMI
Varto Alevileri
Alevilik, Türkiye coğrafyasının büyük bir bölümünde yaşanagelen, uzun tarihsel geçmişe sahip bir inançtır. Üzerinde yürütülen tartışmalar ve farklı yaklaşımlara rağmen bir inanç ve kimlik olarak varlığını sürdürmektedir. Sözlü ve geleneksel bir inanç olması sebebiyle etnik, kültürel ve coğrafi olarak farklı inanç unsurlarına ve ritüellere rastlamak mümkündür. Varto Alevileri, temelde ocak sistemiyle bağlı bulunduğu Dersim merkezli Alevi ocaklarına görece daha uzak kaldığı için hem ritüel hem de anlatıları bakımından özgün özellikler göstermektedir. Kendine özgü ziyaretleri, kutsal mekânları, kutsal kişileriyle Varto Alevileri, folklor ve inanç çalışmaları açısından zengin bir kültürel birikime sahiptir. Bu eserde, Varto Alevilerinin tüm folklorik ve inançsal özellikleri, dönüşüm temasıyla, geniş bir saha araştırması yapılarak incelenmiştir.
₺520,00
KİTAP TANITIMI
Muallim
“Elde mîzan var: Bir söz fesâhât ve belâgatla muttasıf ise makbûl-ı tab’-ı selîm olur. Değilse olmaz. Fesih ve beliğ söz kimin olursa olsun kabul olunur. Fesahat ü belâgattan âri olan lakırdı reddedilir.”
“Biz daima kendi efkârımızı arz ediyoruz. Kabul olunursa memnun oluruz. Olunmazsa hiç ilişik etmeyiz. Herkes şiirini istediği gibi söyleyebilir. Ona diyecek yok. Fakat bizce böyledir.”
Muallim Nâci, Türk edebiyatında dönemi ve sonrasında oldukça ilgi görmüş, edebî tartışmalardaki yeri onun ününü artırmıştır. Şiir ve nesirleri kadar gazete ve dergi faaliyetleriyle de Türk edebiyatının merkezinde yer alan Naci, özellikle Tercüman-ı Hakikat gazetesinde edebiyat sayfası mümeyyizi olarak kaleme aldığı tenkitlerle geniş bir etki alanı oluşturur. Muallim, 1883–1885 yılları arasında gazeteye gönderilen şiir ve yazılar üzerine yaptığı değerlendirmeleri bir araya getiren, onun eleştirmen kimliğini en açık biçimde yansıtan eserdir. Bu neşirde Muallim, Latin harflerine aktarılmış; metin, açıklayıcı dipnotlar ve şiirlerin vezin tespitleriyle zenginleştirilmiştir.
Klasik belagat ölçülerini esas alan ve yer yer sert üslubuyla dikkat çeken bu eleştiriler, Naci’nin edebî ölçülerini ve tenkit anlayışını yakından tanımak isteyen okurlar için eşsiz bir imkân sunmaktadır. Bu çalışma, hem araştırmacılar hem de edebiyat meraklıları için önemli ve yol gösterici bir başvuru kaynağıdır.
₺530,00
KİTAP TANITIMI
Perakendecilikte Genetik Algoritma İle Depo Yerleşimi
Günümüzde depo operasyonlarının etkin bir şekilde yönetilmesi, firmalara rekabet üstünlüğü sağlamada önemli rol oynamaktadır. Etkin depo yönetimi; maliyetlerin düşürülmesi, müşteri memnuniyetinin artırılması ve dolayısıyla rekabet avantajının elde edilmesini sağlamaktadır. Sipariş toplama işlemini etkin bir şekilde yapabilmek için doğru bir depo yerleşimi yapılmalıdır. Depo operasyonları içerisinde iş gücünün en yoğun olarak kullanıldığı operasyon, sipariş toplama işlemleridir. Depo yerleşim problemi, maliyetleri düşürmek için, toplayıcıların ürün toplama esnasında katettikleri mesafeyi en aza indirmek amacıyla uygun depo yerleşiminin yapılmasını ifade etmektedir.
Bu kitapta sipariş toplayıcılarının hareket meksefesini azaltmak amacıyla depo yerleşim probleminin çözümünde kullanılan yöntemler anlatılmıştır. Problemin çözümü için metasezgisel yöntemlerden genetik algoritma modeli oluşturulmuştur. Model içerisinde uygun değerinin hesaplanmasında ise en yakın komşu kuralı kullanılmıştır. Uygulama aşamasında toplama işlemi yapılırken gezinme ile harcanan sürenin azaltılması için uygun depo yerleşiminin yapılması probleminin etkin bir şekilde çözümlenmesi amaçlanmıştır.
Uygulama sonucunda modelin başarılı olduğu, mevcut yerleşime kıyasla iyi sonuçlar verdiği görülmüştür. Uygulanan model, mevcut depo yerleşimine göre katedilen toplam mesafede %18,73 oranında bir azalmayı sağlamıştır. Geliştirilen model ile depolarda büyük ölçekli depo yerleşim problemlerinin çözülmesi amaçlanmıştır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
ÆSTHETIC AS SCIENCE OF EXPRESSION AND GENERAL LINGUISTIC
The author has dwelt, especially in the theoretical part, upon general questions which are side-issues in respect to the theme that he has treated. But this will not seem a digression to those who remember that, strictly speaking, there are no particular philosophical sciences, standing by themselves. Philosophy is unity, and when we treat of Æsthetic or of Logic or of Ethics, we treat always of the whole of philosophy, although illustrating for didactic purposes only one side of that inseparable unity. In like manner, owing to this intimate connexion of all the parts of philosophy, the uncertainty and misunderstanding as to the æsthetic activity, the representative and productive imagination, this firstborn of the spiritual activities, mainstay of the others, generates everywhere else misunderstandings, uncertainties and errors: in Psychology as in Logic, in History as in the Philosophy of Practice. If language is the first spiritual manifestation, and if the æsthetic form is language itself, taken in all its true scientific extension, it is hopeless to try to understand clearly the later and more complicated phases of the life of the spirit, when their first and simplest moment is ill known, mutilated and disfigured. From the explanation of the æsthetic activity is also to be expected the correction of several concepts and the solution of certain philosophic problems which generally seem to be almost desperate. Such is precisely the spirit animating the present work. And if the present attempt and the historical illustrations which accompany it may be of use in winning friends to these studies, by levelling obstacles and indicating paths to be followed; if this happen, especially here in Italy, whose æsthetic traditions (as has been demonstrated in its place) are very noble, the author will consider that he has gained his end, and one of his keenest desires will have been satisfied.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
TÜRK SİNEMASINDA AUTEURLER
Arka Kapak Yazısı
Bu çalışma yedi bölümden oluşur. İlk bölüm yapıtsal bağlamsal film eleştirisi bağlamında tür eleştirisi ve auteur eleştiriyi bir arada düşünmek üzerine yeni bir okuma yapar. İzleyen altı bölüm ise belirlenen tür ve yönetmenleri, türün dünyada ve Türkiye’deki tarihsel gelişimi içinde tartışır. Çalışma için belirlenen yönetmenler, incelenen türlerde üretim yapan, popüler sinema içinde konumlandırabilecek öte yandan auteur kuramı açısından da tartışılabilecek isimlerdir.
İkinci bölüm, korku sinemasının yapısal formülleri hakkında bilgi vererek Hasan Karacadağ’ın korku sinemasındaki temsillerini açıklar. Üçüncü bölüm, melodram türünün çok sevilen ve bir o kadarda nefret edilen ikircikli yapısında Çağan Irmak’ın “biz” duygusunu hangi melodramatik kodlarla yeniden inşa ettiğine ve hangi ideolojik mesajları içerdiğine değinir. Dördüncü bölüm, ana akım sinema içinde egemen söylemi yeniden üreten müzikal film türü içinde değerlendirilebilecek Ezop (Ezel Akay) filmlerinin popüler kültür ile etkileşimini ve karşıt kültür üretimini tartışır. Beşinci bölüm, aksiyonun türsel özelliklerini irdeleyerek, Serdar Akar’ın aksiyon sinemasında kahraman ve anti kahramanlar tarafından yeniden üretilen hegemonik erkeklik kavramının boyutlarını açıklar. Altıncı bölüm, politik sinemanın Birinci Sinema, İkinci Sinema ve Üçüncü Sinema içerisindeki tartışmalarına yeni bir okuma getirerek Sermiyan Midyat’ın popüler politik sinemasının sınırlarını belirlerler. Son bölüm, ortaoyunu ile ilişkilendirdiği komedi türünün geleneksel ve çağdaş anlatılardaki yapısal özelliklerini belirterek Selçuk Aydemir sinematografisinde güldürünün kültürel analizini yapar.
₺495,00