KİTAPLAR
EN YENİLER
-

UTİCHİL ASİMETRİK MÜBADELE
₺520,00 -

UYGARLIK TARİHİ
-

UYGULAMALI BİLİMLER İÇİN İSTATİSTİK VE ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ
-

Uygulamalı Dilbilim – I
₺275,00 -

Uygulamalı Üretim Yürütme Sistemleri
₺340,00 -

Uygulamalı Veri Madenciliği Algoritmaları
₺315,00 -

UZUN SÜRELİ GENÇ İŞSİZLİĞİ
₺210,00 -

ÜLKE REKABET GÜCÜNE EKONOMİK ÖZGÜRLÜKLERİN ETKİSİ: PANEL VERİ ANALİZİ
-

Üniversite Öğrencilerinin Sosyal Baskınlık Yönelimi ve Başka Bazı Değişkenler Açısından Karşılaştırılması
₺195,00 -

Üniversiteler İçin Türk Dili Yazılı ve Sözlü Anlatım
-

Üniversiteler İçin Türk Dili Yazılı ve Sözlü Anlatım
-

Üretim Bilişim Sistemleri ve Uygulama Örnekleri
₺210,00 -

ÜRETİM YÖNETİMİ
-

Üretimde Paradigmal Yaklaşımlar Üzerine Değerlendirmeler
₺440,00 -

Üretken (Generative) Yapay Zekâ ve Büyük Dil Modelleri (LLM)
₺390,00 -

Üsküpün Âkifi
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Yönetimde Çağdaş Kavram ve Uygulamalar
Dijital dönüşüm, günümüzde yalnızca teknolojik bir değişim süreci değil, aynı zamanda yönetim anlayışlarını, örgütsel yapıları ve liderlik pratiklerini yeniden şekillendiren stratejik bir zorunluluktur. Bu kitap, geleneksel yöntemleri açıklamakla birlikte, dijital dönüşüm olgusunu yönetim bilimi perspektifinden ele alarak kavramsal çerçeve, güncel yaklaşımlar ve uygulama örneklerini bütüncül bir bakış açısıyla sunmaktadır. Dijitalleşmenin karar alma süreçlerine, örgüt kültürüne, insan kaynakları yönetimine, mali süreçlere, pazarlama faaliyetlerine ve kurumsal performansa etkileri bilimsel temellerle analiz edilmektedir. Bununla birlikte, günümüz örgütlerinin karşı karşıya kaldığı çevresel sorumluluklar, yeşil örgütsel davranış ile dijitalleşmenin hızlandırdığı uzaktan çalışma modellerini bütüncül bir bakış açısıyla ele almaktadır. Akademik literatürle uygulama alanı arasında güçlü bir köprü kurmayı amaçlayan eser; lisans ve lisansüstü öğrenciler, araştırmacılar ve uygulayıcı yöneticiler için önemli bir başvuru kaynağı niteliğindedir. Değişimi doğru anlamak ve yönetmek isteyen herkes için yol gösterici bir çerçeve sunmaktadır.
₺310,00
KİTAP TANITIMI
Dijital Tiyatro
Üç bölümden oluşan bu kitabın ilk bölümünde, dijital tiyatronun kökenleri ele alınmaktadır. Yirminci yüzyılın başlarındaki avangard akımlar ve özellikle 1910’ların Fütürizmi üzerinde durulduktan sonra, dijital performansın modernist ve avangard geleneklerle bağlantısı incelenerek tiyatroda kayıtlı ortamların ilk örneklerine yer verilmektedir. Ayrıca, 1960’lardaki performans sanatları ile çoklu ortamların etkileşimi, önemli tiyatro topluluklarının video kullanımıyla birlikte değerlendirilmektedir. İnternetin yaygınlaşmasıyla birlikte dijitalleşme ve multimedya performanslarının tanımı ve değişimi de bu bölümde tartışılmaktadır. İkinci bölümde teknolojinin tiyatrodaki rolü ve bunun canlılık ile mekân kavramları üzerine etkisi değerlendirilmektedir. Üçüncü bölümde ise William Shakespeare’in The Tempest ve A Midsummer Night’s Dream oyunları, Caryl Churchill’in The Skriker ve Mark Haddon’un The Curious Incident of the Dog in the Night-Time adlı eserleri dijital tiyatro örnekleri olarak incelenmektedir. Kullanılan teknolojilerin performansa katkıları, bu unsurların eklenmesi ya da çıkarılması gereken durumlar tartışılmakta; ayrıca bu eserlerin dili, karakterleri ve performans içindeki kavramlara yeni teknolojilerin etkisi incelenmektedir.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
English Literature and Society in the Eighteenth Century
The literary history, as I conceive it, is an account of one strand, so to speak, in a very complex tissue: it is connected with the intellectual and social development; it represents movements of thought which may sometimes check and be sometimes propitious to the existing forms of art; it is the utterance of a class which may represent, or fail to represent, the main national movement; it is affected more or less directly by all manner of religious, political, social, and economical changes; and it is dependent upon the occurrence of individual genius for which we cannot even profess to account. I propose to take the history of English literature in the eighteenth century. I do not aim at originality: I take for granted the ordinary critical judgments upon the great writers of whom so much has been said by judges certainly more competent than myself, and shall recall the same facts both of ordinary history and of the history of thought. What I hope is, that by bringing familiar facts together I may be able to bring out the nature of the connection between them; and, little as I can say that will be at all new, to illustrate one point of view, which, as I believe, it is desirable that literary histories should take into account more distinctly than they have generally done.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
İLKÖĞRETİMDE ANALOJİLER, KAVRAM KARİKATÜRLERİ VE TAHMİN-GÖZLEM-AÇIKLAMA TEKNİKLERİYLE DESTEKLENMİŞ FEN VE TEKNOLOJİ EĞİTİMİNİN ÖĞRENME ÜRÜNLERİNE ETKİSİ
Yaşadığı dünyayı gören, analiz eden, sorgulayan ve sentez yoluyla yeni çıkarımlar yapan bireylerin yetiştirilmesinde fen eğitiminin önemli bir rolü vardır. Özellikle ilkokul kademesinde öğrencilerin yaşadığı dünyayı anlayabilme gayreti ve arzusu içinde olmaları için fen derslerinin önemi tartışılamaz. Fen öğretimi ile öğrenciler problem çözme, yaratıcılık, analiz ve sentez yapabilme, eleştirel düşünme ile elde edilen bilgiyi güncel sorunlara uygulayabilme gücü kazanabilmektedirler. Ancak bu becerilerin kazanılabilmesi için çocukların karşılaştıkları fen eğitiminin niteliği çok önemlidir.
Bu kitapta analojiler, kavram karikatürleri ve tahmin gözlem açıklama teknikleriyle desteklenmiş fen eğitiminin öğrenme ürünleri üzerindeki etkileri anlatılmaktadır. Çocukların bilimsel süreç becerileri, akademik başarıları, tutumları ve akademik risk alma davranışları üzerinde bu eğitimin etkisi incelenmektedir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
YAŞLILIK KAVRAMLAR VE KURAMLAR
Tıp ve teknoloji alanlarında görülen gelişmeler, insan yaşamının giderek uzamasına yol açmış; bu da insan yaşamında yaşlılığın giderek daha önemli bir dönem olarak algılanmasını doğurmuştur. Bu algı, beraberinde yaşlanma ve yaşlılık konusunda araştırmaya dönük yoğun bir ilgiyi de getirmiştir. Bu bölümde yaşlanma, öncelikle genel demografik bir olgu olarak ele alınmaya ve yaşlanmayla ilgili konular da genel olarak irdelenmeye çalışılmıştır.
Yaşlanma ve Yaşlanma Bilimi (Gerontoloji) son yıllarda önem kazanmıştır. Bu alanın giderek daha ilgi çeken bir inceleme alanı ve araştırılmaya değer bir bilim olmasının altında bazı gelişme ve olgular yatmaktadır. Bu gelişme ve olgulardan ilki, özellikle gelişmiş ülkelerden başlayarak ve gelişmekte olan ülkelerde de görülmeye başlanan, bebek doğum oranlarındaki azalma ve buna bağlı olarak Dünya’nın demografik (nüfus) yapısındaki değişmelerdir. Bu gelişme, yaşlanma süreciyle ilgilenen Yaşlanma Bilimini (Gerontoloji) de giderek daha önemli kılmakta, daha incelemeye değer bir bilim dalı haline getirmektedir. İkinci olarak son yıllarda tıptaki gelişmeler, yaşam süresinin uzamasına yol açmakta ve bu gelişmeye paralel olarak da yaşlıların toplam nüfus içindeki oranı gittikçe artmaktadır. Yaşlı insan sayısının gittikçe artması, insan hayatının yaşlılık dönemine ve bu döneme ilişkin sorunlara ilgiyi de arttırmaktadır.
KİTAP TANITIMI
HALİT ZİYA UŞAKLIGİL’İN HİKÂYELERİNDE KADIN FİGÜRLER
Halit Ziya Uşaklıgil Türk edebiyatının gelişimine romanlarının yanı sıra hikâyeleri ile de yön vermiş önemli bir isimdir. Hikâyeler konu çeşitliliği, kişi zenginliği ve üslup bakımından dikkat çekicidir. Kurguyu başarılı kılan, kişilerin karakterizasyonudur. Çevreye duyarsız kalamayan ve hassas bir yapıya sahip olan Halit Ziya’nın çabası ‘insan’ın hikâyesini eksiksiz anlatabilmek olduğundan o, seçtiği kişileri iyi gözlemlemiş, ayrıntılarıyla kurgulamış ve okuru onların yaşamına ortak etmeye çalışmıştır.
Halit Ziya hikâyelerinde, okur ile yazarı ortak paydada buluşturan önemli unsurlardan biri kadındır. Hikâyelerdeki kadınlar, kaderci bile olsa duygularının, düşüncelerinin, isteklerinin, arzularının farkında olan figürlerdir. Kadın duyarlığına sahip yazar, eril düşünce yapısının egemenliğinde yaşayan kadını trajik ve dramatik yaşamıyla kaleme almış; yarattığı kadın figürler ve kullandığı teknikler ile kadının gerçekte yaşadığı çatışmaları eserlerinde irdelemiştir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Çatışma ve Barış Üzerine Temel Kavramlar
“Soğuk Savaşın sona ermesi ile bir dönem kapanırken şimdi çatışmaların başka bir şekilde gerçekleştiğine tanık olduğumuz, ancak henüz isimlendirilmemiş yeni bir dönem içindeyiz. Bu yeni dönemin doğru bir şekilde ele alınması için çok yönlü çalışmaların gerçekleşmesi gerekecektir. Bu kitabın bu çalışmalara önemli bir katkıda bulunacağına inanıyorum.”
Selim Yenel, Emekli Büyükelçi, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı,
Birinci Genel Sekreter Yardımcısı
“Çatışma ve Barış Üzerine Temel Kavramlar kitabı çok uzun zamandır ihtiyacımız olan bir kaynak olarak, hem öğrenciler hem de barış ve çatışma konularında araştırma yapan akademisyenlerin ilk başvuru noktası olmaya namzet bir çalışma. Özellikle İngilizce literatürde yerleşik olarak kullanılan birçok çatışma ve barış terminolojisi ve kavram, bu kaynak kitap ile Türkçede hayat bulmakta. Tek referans noktası olma özelliğiyle bu kaynak kitabın içeriği özellikle geniş tutulmuş olup, her kavramın açıklaması anlaşılır ve akademik bir perspektifle okuyucusuyla buluşturulmuştur. Barış ve çatışma çalışmalarının temel kavramları bu kitapla Türkçede hayat buluyor…”
Prof. Dr. Alpaslan Özerdem, Coventry Üniversitesi
“Çatışma ve barış gibi iki ilişkisel ve karşıt kavramın tüm çağrıştırdıklarını tek bir sözlükte toplayan bu kıymetli çalışma Türkçe yazındaki önemli bir boşluğu doldurmaktadır. Füsun Özerdem’in büyük bir özveri ile alandaki birikimlerini yansıttığı bu ansiklopedik sözlük, sadece alanın uzmanlarına değil, aynı zamanda bireysel, toplumsal ve küresel yaşamımızın temelindeki çatışma ve barış olgularını anlayabilmeyi isteyen genel okuyucuya hitap etmektedir.”
Prof. Dr. Sinem Akgül- Açıkmeşe, Kadir Has Üniversitesi
“Çatışma ve barış üzerine kullanılan terminolojinin disiplinler arası bir bakış açısıyla hazırlanması neticesinde ortaya çıkan bu kitap, literatürde önemli bir boşluğu dolduruyor. Sadece uluslararası ilişkiler üzerine çalışanlar için değil, aynı zamanda psikoloji ve sosyoloji üzerine çalışanlar için de yararlı bir kaynak.”
Prof. Dr. Tarık Oğuzlu, Antalya Bilim Üniversitesi
₺315,00
KİTAP TANITIMI
OSMANLI DEVLETİ’NDE ESKİ ESER KAÇAKÇILIĞI TRUVA ÖRNEĞİ
ÖNSÖZ’den
Hiç şüphesiz tüm dünyanın ilgilendiği, destanlara, hikâyelere ve araştırmalara konu olan Truva, 19. yüzyılda hazinelerin bulunması ve kaçırılışı ile bir kez daha ilgi odağı olmuştur. Ancak bu süreç daha ziyade eserleri kaçıran Heinrich Schliemann’ın günlükleri, kazı notları, kitapları ve yabancı kaynakların sunduğu belgeler üzerinden ve daha ziyade tek taraflı bakış açısıyla sunulmuş, konunun diğer muhatabı Osmanlı Devleti’ne ait arşiv belgelerinin bu konuda ortaya koyduğu bilgiler araştırmaların çoğunluğunda karşılaştırmalı olarak değerlendirilmemiştir. Oysa Osmanlı belgeleri incelendiğinde ortaya çıkan gerçek, Heinrich Schliemann ve Truva Hazinelerinin kaçırılışına ait yaşananların yeniden değerlendirilmesine ve Osmanlı Devleti’nin hazineleri geri alabilmek için verdiği büyük çabanın gözler önüne serilmesine katkı sağlayacak
KİTAP TANITIMI
AŞK FİLMLERİNDEN DİVAN ŞİİRİNE, KARPUZ KABUĞUNDAN HALK ŞİİRİNE BAKMAK
Sinemayı kavramak, kavramsallaştırmak ve toplumsal yapılardaki değişimi sinema üstünden okuyabilmek için sinemanın etkileşime girdiği yapılar ve kurumlarla sinema arasındaki benzerlikler ve farklılıklar ile ilgili fikir yürütebilmek önemlidir. Sinema sanat disiplini, kültür endüstrisi ürünü ve kitle iletişim aracı/ortamı olarak hayattaki diğer her şey gibi, hayattaki diğer her şey ile etkileşime girebilir- ki girmektedir.
Bu çalışma Türk sinemasında merkez ve çevrede sinemanın temsilini çözümlemek için seçtiği iki filme merkez ve çevrede bağımsız sinema/sanat sineması arasındaki fark, sinemanın tanımı ve tarihçesi; biçimi ve içeriği; sanatçıların ve sanatı alımlayanların kimlikleri; sanatın topluma aktarımı; sanatın iktidar ile ilişkisi ve modernleşme kavramları bağlamlarında odaklanırken merkez ve çevre tartışmasını öncelikle Türk sanatları içinde merkez ve çevre farkının en belirgin alanlardan biri olan edebiyat üstünden inşa eder.
Birbirinden farklı gibi görünen halk şiiri ile divan şiiri, bağımsız sinema ile sanat sineması arasındaki mesafeleri sorgulayan çalışma, yöntem olarak tarihsel analiz ve betimleme analizi gibi, tikelden tikele değer yargısı aktarmak olarak tanımlanan analojiyi de benimser. Böylece çalışma sınırlılıkları gereği değişmez bir genel yargıya ulaşmaktan çok, Aşk Filmlerinin Unutulmaz Yönetmeni ve Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak filmlerini örnek filmler olarak seçerek bu filmler üstünden merkez ve çevre tartışmasına katkı sunmayı, tartışma için yeni ve genişletilebilir alanlar açmayı ve okuyucusuna cevaplar sunmaktan çok sorular sordurtmayı hedefler.
KİTAP TANITIMI
Dindarlık İle Demokratik Bilimsel ve Sanatsal Tutum Arasındaki İlişki
Din, doğumundan ölümüne kadar insanı ve insan hayatını hemen hemen her alanda derinden etkileyen en temel olgudur. Bireylerin herhangi bir olay, durum, kişi, nesne ya da gerçeklik karşısındaki duygu, düşünce ve davranışlarını organize eden zihinsel altyapıları oluşturan tutumların da dinden ve dinin bireysel yaşantı boyutunu ifade eden dindarlıktan etkilenmeleri kaçınılmazdır. Bu etkinin düzeyi, bireylerin dindarlık düzeyleriyle orantılı olarak olumlu ya da olumsuz yönde bir seyir izler.
Günümüzde demokratik, bilimsel ve sanatsal değerler de bireysel ve toplumsal yaşamda önemli yer tutan günlük yaşamın ayrılmaz birer parçası haline gelmiş olan unsurlardır. Dolayısıyla bu değerlere yönelik tutumların da din ve dindarlıktan etkilenmeleri kaçınılmazdır.
Yükseköğrenim mezunu bireyler üzerinde yapılan bu çalışmada, katılımcılara ait demografik değişkenler yanında, dindarlık düzeylerinin demokratik, bilimsel ve sanatsal tutumlarına etki düzeyi ve yönü incelenmiş, elde edilen veriler tablolaştırılmış ve yorumlanmıştır.
₺420,00
KİTAP TANITIMI
Tedarik Zincirinde İş Birlikçi Tahminleme
Günümüz pazar koşullarında firmalar artan rekabet şartlarında sürdürülebilir rekabet avantajını korumak için farklı stratejiler geliştirmektedir. Firmaların tedarikçilerini göz ardı ederek tek başlarına rekabet avantajı sağlamaları çok zordur. Geleneksel yöntemlerin yetersiz kalmasından dolayı firmalar iş birlikçi stratejilere yönelmektedir. Bu kitapta Geleneksel Tedarik Zinciri yapısı ile İş Birlikçi Planlama, Tahminleme ve İkmal Tedarik Zincir yapısının işletmelere sağladığı rekabet avantajları ve dezavantajları karşılaştırılmaktadır. Kitapta, elektronik sektöründe yer alan, stok devir hızının yüksek olduğu ve çok sayıda tedarikçi ile çalışılan bir firma incelenmiştir. Geleneksek yöntemlerden İş Birlikçi Planlama, Tahminleme ve İkmal stratejisine geçiş süreci ele alınmış ve hayata geçirilen modeldeki performans kriterleri incelenmiştir.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
İngiltere’de Feminizmin Doğuşu
Kadın-erkek eşitliğini esas alan, geleneksel toplumsal cinsiyet rollerine göre kadının ötekileştirilmesine karşı çıkan, ataerkil toplumun kadınlar hakkında oluşturduğu önyargılı imajı ortadan kaldırmayı amaçlayan feminist akım, İngiliz yazar Virginia Woolf’un feminist söylemi ve feminist edebiyatı sayesinde İngiltere’de büyük bir yankı uyandırmıştır. Bu çalışmada, Woolf’dan önce, kadın hakları için mücadele veren İngiliz kadınların ve Woolf’un feminizme katkıları tartışılmaktadır. Woolf’un Kendine Ait Bir Oda ve “Kadınlar için Meslekler” adlı çalışmalarında vurguladığı ‘Kendine Ait Bir Oda’ ve ‘Evdeki Melek’ kavramlarının, Dışa Yolculuk, Gece ve Gündüz, Mrs Dalloway ve Deniz Feneri adlı feminist romanlarındaki yansımaları, bu kitapta ele alınmaktadır. Bu romanlardaki, feminist dönem öncesi, erkek-egemen İngiliz toplumunun değer yargılarıyla yetişmiş kadınları temsil eden kadın karakterlerin yaşadıkları sorunlar bu kitapta tartışılırken, kadınların feminist döneme geçişle beraber deneyimledikleri aydınlanma ve farkındalık değerlendirilmekte, Woolf’un feminist akıma katkıları incelenmektedir.
KİTAP TANITIMI
SAĞLIK KURUMLARINDA GÜNCEL MUHASEBE VE FİNANS
Covid-19 salgını ile birlikte ülkeler için sağlık sektörünün ne kadar önemli olduğu ortaya çıkmıştır. Gelecek dönemlerde ülkelerin sağlık sektörüne yönelik radikal değişimleri sağlayacak büyük yatırımlar yapmalarının kaçınılmaz olduğu düşünülmektedir. Sağlık sektörünün artan önemi ile birlikte sektöre ait muhasebe ve finans konularının da günümüz koşullarında tekrar değerlendirilmesinin faydalı olacağı görülmektedir. Bu amaç doğrultusunda günümüzde hasta ve sağlık verilerinin tüm kesimler için artan önemi dolayısıyla muhasebe bilgi güvenliği meselesi kitapta bir bölüm olarak ele alınmıştır. Sağlık sektörünün geleceğe yönelik büyüme potansiyeli düşünüldüğünde sağlık sektörüne dönük finansal yönetim konularının önemli olacağı düşünülmektedir. Bu kapsamda bu çalışmada, yatırım değerleme yöntemleri ve sağlık sektöründe finansal kiralama olmak üzere iki ayrı bölüm yer almaktadır. Güçlü sağlık kuruluşlarının ihtiyacı olan güvenli finansal bilginin sağlanmasını sağlayan iç kontrol ve iç denetim olgusu çalışmanın diğer bir bölümünü oluşturmaktadır. Bu çalışmanın bir bölümü ise sağlık sektöründeki muhasebe işlemlerinin Uluslararası Muhasebe Standartları açısından nasıl ele alınması gerektiğine ayrılmıştır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Altay Tiyatrosunda Levirat
Sibirya’da… Türklerin ata yurdu Altay’da… Çarlık Rusya’nın hâkim olduğu, Ekim Devrimi’nin henüz gerçekleşmediği bir dönem…
“Gelin”… Piyes boyunca adı verilmeyen herhangi bir Altaylı kadın… Kocası öldükten sonra bir başkasını sevse de onunla bir gelecek kurmasının önünde büyük bir engel vardır: “Levirat”.
Altaylı yazar M.V. Mundus-Edokov’un 1927 yılında kaleme aldığı “Ceñe” (Yenge) adlı piyes, tarihin en eski dönemlerinden beri pek çok uygarlıkta görülen “levirat” usulü evlilik biçimiyle kayınbiraderi ile evlenmek zorunda bırakılan bir kadının bu evlilikten kurtulma mücadelesini anlatır.
Sovyetler Birliği’nin edebî politikaları doğrultusunda piyesi kaleme alan yazar, eserinde “levirat” geleneği üzerinden kadın sorununu irdeler ve Çarlık Rusyası’nda yaşanan aksaklıkları gözler önüne serer.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Kent ve Sosyal Sermaye
Tarihin akış sürecinde beşeri ve coğrafi birçok neden insan yaşamını çeşitli yönleriyle değiştirip farklılaştırmaktadır. Süreçte bu değişimlerin en önemlilerinden biri de insanın kendine ihtiyaçlarını giderebileceği bir yer edinmesi olmaktadır. Kent yerleşim alanları birlikte yaşamanın mekânsal tezahürlerinden biri olarak vücut bulmuştur. Kent yaşamı kır yaşamından birçok yönüyle ayrışmakta. Bu mekândaki toplumsal yaşam, ihtiyaçların giderilmesi için kendine özgü oluşturulmuş yapıları, kurumları, oluşumları ve insan ilişkilerini içermekte. Kent ortamında nüfusun büyük ve heterojen bir yapıda olması, sosyo-ekonomik kaynakların çokluğu ve çeşitliliği, tüketim kalıplarının ve yaşam tarzının kıra göre farklılığı, kitle iletişim araçlarının yaygın kullanımı gibi etkenler, birey-grup-toplum arası ilişkilerde sürekli yeni davranış formlarını ortaya çıkarmakta. Kentsel alanlarda aile ve akrabalık gibi birincil grupların küçüldüğü, önem ve bağlayıcılıklarının zayıfladığı, buna karşın ikincil grupların etkilerinin daha güçlü olduğu görülmektedir. İnsanın her ihtiyacını tek başına karşılamasının mümkün olmaması nedeniyle bulunduğu ortamda diğer insanlarla mutlak surette iletişime geçmek, işbirliği ve dayanışma oluşturmak zorunluluğu bulunmakta. Bu ilişkilerde güven en önemli belirleyici bir faktördür. Kişilerarası güven, ortak normlar ve toplumda cari ilişki ağlarına katılmak, içinde yaşanılan toplumun sosyal sermaye stokunu oluşturmaktadır. Sosyal sermaye stoku bir toplumun sosyal kaynaşmasını, her yönüyle gelişmesini ve müreffeh bir yaşam sürmesinin sağlayan bir değişken olarak değerlendirilmektedir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Demokrat Parti Dönemi Basında Sosyal Politika
İnsanlığı ortaçağın karanlığından kurtaran, okumayı ve basılı eser sahibi olmayı ayrıcalık olmaktan çıkaran matbaa, modern dünyanın en önemli icatlarından biridir. Her ne kadar Anadolu topraklarına 300 yıl gibi bir gecikmeyle girse de, basılı eserlerin çoğalmasıyla birlikte bilginin kitlelere yayılmasında önemli bir rol oynamıştır. Ülkede okuma-yazma oranının düşük olması ile toplum yapısının sanayi üretiminden uzak olması,matbaacılığın gelişmesini ve basın çalışanlarına yönelik sosyal politikalar üretilmesini de geciktirmiştir. Ancak Demokrat Parti döneminde 1952’de “Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun” yürürlüğe girebilmiştir. Yapılan çalışmalar sonucunda görülmüştür ki basın çalışanlarına yönelik böyle bir kanun hala birçok ülkede bulunmamaktadır. Basında Sosyal Politika kavramıyla bu çalışmada, 1950-1960 yılları arasında, basın çalışanlarının sosyoekonomik hakları ve hükümet ile ilişkileri ele alınmaktadır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Kazan – Ankara Hattı
Kazan–Ankara Hattı: Çok Kutuplu Dünyada Rusya–Türkiye İlişkileri ve Paradiplomasi, değişen uluslararası sistemde Rusya ile Türkiye arasındaki ilişkileri paradiplomasi perspektifinden ele almaktadır. Çalışma, Kazan ve Ankara arasındaki etkileşimi yalnızca devletlerarası diplomasi çerçevesinde değil, aynı zamanda bölgesel yönetimler, yerel aktörler ve kültürel bağlar üzerinden de incelemektedir. Çok kutuplu dünya düzeninin şekillendiği günümüzde, alt-ulusal işbirliği mekanizmalarının dış politika ve uluslararası ilişkiler üzerindeki etkisi analiz edilmektedir. Kitap, Rusya–Türkiye ilişkilerine yeni bir bakış açısı sunarken, paradiplomasinin bölgesel istikrar ve karşılıklı anlayışın geliştirilmesindeki rolünü ortaya koymaktadır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
İSPANYOL MİLLİYETÇİLİĞİ
Bu kitabın amacı, XIX. yüzyıl İspanyasındaki ilk milliyetçilik hareketleri ile aynı dönemdeki sosyo-kültürel olaylar arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. 1808 yılı İspanya’daki ilk milliyetçilik hareketlerinin başladığı yıl olmuş ve 1868 ile 1870 arasındaki dönemde, o zamana kadar hâkim olan milliyetçilik hareketlerinde önemli değişikliklere neden olacak son derece önemli birtakım olaylar baş göstermiştir. İspanyol milliyetçiliği, İberik Yarımadası’nda filizlenen ilk milliyetçilik akımı olmuş ve yalnızca ülkenin siyasi yaşamında değil, aynı zamanda bütün İspanyol halkının hayatının farklı yönleri üzerinde son derece önemli bir etki yaratmıştır. Bu kitabın hedefi, söz konusu ideolojinin, zayıf bir hareket olarak ortaya çıkmasından itibaren iktidara kesin olarak yerleşmesine kadar hangi noktaya ulaşabildiğini göstermektir.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Hayvancılık Faaliyetlerinin Finansmanı
Hazırlanan bu kitabın öncelikli amacı; hayvancılık faaliyetlerinin finansal yönetimi konusunda yetersiz olan literatür yapısına katkı sağlamaktır. Ayrıca hayvancılık faaliyetlerinin daha çok küçük aile işletmeleri olmasından dolayı finansal bilgisi yetersiz olan kişilere yardımcı olmaktır. Belirlenen bu amaçlara bağlı olarak kitap yazım dili mümkün olduğunca basit tutulmaya çalışılmıştır. Anlatılan konular basit örneklerle açıklanarak, konuların daha anlaşılır olmasına gayret edilmiştir.
Çalışma üç bölümden olacak şekilde hazırlanmıştır. Birinci bölümde finansal yönetimin temel konuları basit örneklemelerle açıklanmaya çalışılmıştır.
İkinci bölümde hayvancılık faaliyetlerinin temelini oluşturan tarımsal faaliyetlerinin muhasebe ve finansal yapısı açıklanmıştır.
Üçüncü bölümde ise hayvancılık faaliyetlerinin finansmanında önemli görülen konular ele alınmış ve bu konular küçük örneklerle desteklenmiştir. Ayrıca üçüncü bölümün içinde hayvancılık faaliyetlerinin maruz kaldığı riskler tespit edilmeye çalışılmış ve tespit edilen risklerin yönetilebilmesi için çözüm önerileri oluşturulmuştur.
Gıda arz güvenliğimiz için çok önemli olan hayvancılık faaliyetlerinin finansal yönetimine sağlanacak katkının, tüm ülkenin çıkarına katkı sağlayacağı düşüncesi ile hazırlanan bu kitap umarız ki amacına ulaşır
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Devlet Muhasebesi Organizasyonu
Türk devlet muhasebesi tarihi Türk metal paraların basıldığı ileri sürülen MS 600 yılına dayandırılmaktadır. 1923 yılında bir talimatname ile kabul edilen muhasebe şekli, çift taraflı kayıt usulüne göre tutulan, bir bütçe muhasebesidir. 26 Mayıs 1927 tarih 1050 sayılı Genel Muhasebe Kanunu yürürlüğe girmiştir. 1 Ocak 1948 tarihinde çıkarılan “Devlet Muhasebesi Genel Yönetmeliği’’ ve “Devlet Muhasebesi Muamelat Yönetmeliği” ile kayıtların karşılıklı iki hesapta tutulması öngörülmüştür. 1968 den itibaren Türk devlet muhasebesinde ilk defa KİT’lerde uygulanmak üzere, tek düzen muhasebe sistemine geçilmiştir.
Devlet muhasebesinde 1995 yılından sonra Kamu Mali Yönetim Projesi çalışmaları başlamıştır. Bu amaçla bilgi işlem alt yapısı oluşturularak, Saymanlık 2000i projesi ile 01.04.2002 tarihinde tüm kamu kurumlarında bilgisayar destekli devlet muhasebesine geçilmiştir.
Kamu mali yönetiminde köklü bir değişim getiren 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu, 2006 yılından itibaren uygulanmaya başlamıştır. Bu kanunla 1050 sayılı Genel Muhasebe Kanunu yürürlükten kaldırılmış, tüm kamu kurumlarında tekdüzen hesap planına ve tahakkuk esasına geçilmiştir. Halen uygulanmakta olan devlet muhasebesi, bu kanun ile buna bağlı olarak çıkarılan diğer düzenlemelerden oluşan mevzuata dayanmaktadır.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Mitik Bir Topografya Olarak Venedik
Doğa ve kültür, arkaik zamanlardan beri edebiyata konu olmuş kavramlardır. Aralarındaki dikotomik ilişki, felsefenin de ilgisini çekmiştir. Çalışmanın kuramsal çerçevesini oluşturan Kültürel Ekoloji Olarak Edebiyat, sistemin hegemonik güçleri ile toplumun marjinalize edilmiş konuları arasında dengeyi sağlayan bir mekanizma gibi çalışmaktadır. Hayatın ikilemlerden ibaret olduğunu söylemek ya da bu durumu kabullenmek yeterli değildir. Önemli olan dikotomik ilişkiler içerisindeki sistematik olgular ile bastırılanlar arasında bir ilişki oluşturmak, homojen bir birliktelikten ziyade bir arada olmalarını sağlamaktır. Bu kuram, içinde barındırdığı alt metinlerle felsefi, sosyolojik ve antropolojik bir edebiyat sentezi ortaya çıkarmaktadır.
Kültürel-ekolojik bir yaklaşımla ele alınan Venedik, birincil kaynakça olarak incelenen eserlerde ortak uzam olarak yer almakta ve Kurmaca Karşıt Söylem olarak ortaya çıkmaktadır. Venedikin katastrofik ve liminal gücü sayesinde aydınlanmacı toplumlarda bireylerin ve olayların Diyonizyaklaştırıldığı ve resmi söylemlerin çözüldüğü görülmüştür. Eserlerin sonunda görülen sembolik ölümler, doğa ile kültürün karşı karşıya gelmesinden kaynaklanmaktadır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Rus Dilbilimsel Çeviri Kuramı Vilen Komissarov, Eşdeğerlik
Çeviri eşdeğerliği, kuşkusuz, modası geçmiş bir kavramdır. Bu konuyu yeniden gündeme getirme, hatta üzerine kitap yazma girişimi doğal olarak akıllarda sorular uyandırabilir. Kitabın yazarını bu girişime iten ilk gerekçe, eşdeğerlik kavramı dâhil olmak üzere genel olarak Rus çeviribilim alanıyla ilgili bilgilerimizin yetersiz olmasıdır. Akademik ilerlemenin kesintili olmaması gerektiğine ilişkin inanç ise bu çalışmayı tetikleyen ikinci gerekçe.
Ne var ki kaynak odaklılık – erek odaklılık, yazarı okura taşımak – okuru yazara taşımak antinomisinin dar çerçevesinden çıkmayı başaramamış gibi görünen eşdeğerlik kavramı çevirinin kompleks doğasını çözümlemek için yetersiz kalmakta. Heyecan verici çalışmaların yapıldığı dönemde bu siyah-beyaz görüntüleri tozlu raflardan indirip yeniden gün ışığına çıkarmanın gerekliliği haklı kuşkular uyandırır. Bu noktada bakış açımızı tazelemek için şu soruya yanıt aramak denenebilir: Eşdeğerliğin farklı, alışılmışın dışında bir yorumu mümkün mü? Bu gerekçeler ve soruyla yola çıkan yazar Rus dilbilimsel çeviri kuramının temsilcilerinden Vilen Naumoviç Komissarov’un beş düzey içeren eşdeğerlik sınıflandırmasını incelemeye ve sınamaya karar vermiştir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
UYGULAMALI BİLİMLER İÇİN İSTATİSTİK VE ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ
Bu kitap, üç husus dikkate alınarak hazırlanmıştır. Bunlardan ilki, bu kitabın gerek lisans düzeyinde farklı isimlerle okutulan İstatistik, İstatistiksel Yöntemler, Biyometri, Bitoistatistik, Temel İstatistik, Araştırma ve Deneme Yöntemleri, Deney Tasarımları ve Araştırma Yöntemleri gibi lisans dersleri için gerekse de Lisansüstü ve Doktora düzeyinde okutulan Deneme Planlanması, İstatistiksel Veri Değerlendirme, Bilimsel Çalışma Sonuçlarının Değerlendirilmesi, Tarımda Bilimsel Araştırma kavramı gibi dersler için temel bir kaynak kitap olmasına dikkat edilmiştir. İkincisi, bütün akademisyenler ve araştırıcılar için bir danışmanlık hizmeti sunabilmesine dikkat edilmiştir. Yani merak edilen konu bakımından bir araştırma ve denemenin nasıl planlanıp, yürütülebileceğinden başlayıp elde edilen verilerin istatistiksel analizlerinin nasıl yapılabileceği, istatistik analizlerde uygun yöntemin nasıl belirleneceği, analiz sonuçlarının nasıl yorumlanıp rapor edilebileceğine kadarki bütün aşamaları etraflıca içermesine dikkat edilmiştir. Üçüncü olarak da, yıllardan beri gerek üniversitemizin değişik birimlerindeki akademisyenlere, lisansüstü çalışmalarını sürdüren öğrencilere ve araştırıcılara, gerek ülkemizdeki diğer üniversitelerdeki akademisyen, lisansüstü öğrencileri ve araştırıcılara, gerekse de yurt dışındaki birçok akademisyene istatistik analiz konusunda gönüllü olarak yoğun bir istatistik danışmanlık hizmeti sunmamdan dolayı araştırıcıların en çok sıkıntı çektikleri noktalara oldukça vakıf olmamdan dolayı kitabın içeriği bu noktalar dikkate alınarak hazırlanmıştır. Bu kitap hazırlanırken karmaşık formüllerden olabildiğince kaçınılmış ve herkesin rahatlıkla anlayabileceği sadece bir dil kullanılmaya çalışılmıştır. Kitapta olabildiğince her alandan örnekler verilmesine dikkat edilmiş ve dikkate alınan test ve yöntemlerin uygulanış adımları, elde edilen sonuçların yorumlanması ve söz konusu sonuçların nasıl rapor edilebileceği yaklaşık 200 örnek üzerinde adım adım gösterilmiştir.
KİTAP TANITIMI
Oscar Wilde
Ne daha önce tanışmışlardı ne de zindanda konuşmuşlardı Oscar Wilde ile Charles Thomas Wooldridge. Ama Wilde’ın alkışlarla parlayan yükselişi ve skandallarla başlayan düşüşüyle örülü hayatında, o mahkûmun bıraktığı izi hiçkimse bırakmadı; Alfred ‘Bosie’ Douglas bile. Hapisten çıktıktan sonra, kendine özgü kayıtsız zarafetiyle acının dilini yeniden kurarken, yaralı kalbiyle şöyle diyecekti Wilde:
“Bu Marsyas’ın çığlığı, Apollon’un şarkısı değil. Hayatın deneyimlerinin çoğunun derinliklerini araştırdım ve acı çekmek için yaratıldığımız sonucuna vardım. Hayatın sizi bir kaplan gibi boğazınızdan yakaladığı anlar vardır ve ben de en büyük acıların içindeyken bu şiiri yazdım. O adamın yüzü ölene dek aklımdan çıkmayacak.”
Fırtınada savrulan iki gemi gibi,
Kesişti yollarımız:
Ne işaret verdik ne söz söyledik,
Zaten yoktu diyecek sözümüz;
Kutsal bir gecede buluşmamıştık,
Utanç günüydü karşılaşmamız.
Zindan duvarı sarmıştı bizi,
İki dışlanmış adamdık şimdi:
Dünya kalbinden söküp atmış,
Tanrı susmuş, yüz çevirmişti;
Günahı kollayan o demir kapan
Kıskıvrak yakalamıştı ikimizi.
Reading Zindanı Türküsü’nden
₺550,00
KİTAP TANITIMI
CRAFTSMANSHIP IN TEACHING
Although the month is March and not November, it is never unseasonable to count up the blessings for which it is well to be thankful. In fact, from the standpoint of education, the spring is perhaps the appropriate time to perform this very pleasant function. As if still further to emphasize the fact that education, like civilization, is an artificial thing, we have reversed the operations of Mother Nature: we sow our seed in the fall and cultivate our crops during the winter and reap our harvests in the spring. I may be pardoned, therefore, for making the theme of my discussion a brief review of the elements of growth and victory for which the educator of to-day may justly be grateful, with, perhaps, a few suggestions of what the next few years may reasonably be expected to bring forth.
And this course is all the more necessary because, I believe, the teaching profession is unduly prone to pessimism. One might think at first glance that the contrary would be true. We are surrounded on every side by youth. Youth is the material with which we constantly deal. Youth is buoyant, hopeful, exuberant; and yet, with this material constantly surrounding us, we frequently find the task wearisome and apparently hopeless. The reason is not far to seek. Youth is not only buoyant, it is unsophisticated, it is inexperienced, in many important particulars it is crude. Some of its tastes must necessarily, in our judgment, hark back to the primitive, to the barbaric. Ours is continually the task to civilize, to sophisticate, to refine this raw material. But, unfortunately for us, the effort that we put forth does not always bring results that we can see and weigh and measure. The hopefulness of our material is overshadowed not infrequently by its crudeness. We take each generation as it comes to us. We strive to lift it to the plane that civilized society has reached. We do our best and pass it on, mindful of the many inadequacies, perhaps of the many failures, in our work. We turn to the new generation that takes its place. We hope for better materials, but we find no improvement.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
DAVRANIŞSAL EKONOMİ YAKLAŞIMLARI: KARAR VERME TARZLARIYLA BİR İNCELEME
İnsanların karar verirken her zaman “en iyi”yi aramadıklarını, bazen “iyi”nin de onlar için yeterli olabildiğini, irrasyonel kararlar da verebildiğini belirten “davranışsal ekonomi”, ekonominin temel varsayımı olan “homoekonomikus”u sorgulamaktadır. Beklenti kuramı ile geniş yankı bulan bu çalışma alanı, belirsizlik ve risk altında karar verme durumlarında bireylerin irrasyonel kararlar verebileceğini belirtmektedir. Bu çalışmanın amacı davranışsal ekonomi yaklaşımlarını, tüketici karar verme tarzları ile açıklamaktır. Bu amaç doğrultusunda tüketici karar verme tarzları kullanılarak, davranışsal ekonomi yaklaşımlarında ortaya çıkan sonuçlar açıklanmış, tüketicilerin kararlarındaki sapmalar ve irrasyonellikler karar verme tarzları ile yorumlanmıştır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Bedri Rahmi Eyüboğlu Şiiri “Türküler Dolusu”
Bedri Rahmi Eyüboğlu, eserlerinde halk kültürüyle modern sanatı harmanlar. Resim, şiir ve düzyazılarında sanat anlayışını Anadolu folkloru üzerine kurar. Eserlerinde destanları, masalları ve türküleri yeniden üreterek özgünlüğü yakalar. Gelenekten faydalanırken kendi sesini korur ve halk kültürünü yansıtan eserler verir.
Bedri Rahmi Eyüboğlu Şiiri “Türküler Dolusu”nda şair ve akademisyen Emel Koşar’ın Bedri Rahmi Eyüboğlu hakkındaki uluslararası endekslerde taranan hakemli dergilerde yayınlanan makalelerinin yanı sıra daha önce yayınlanmamış Eyüboğlu hakkındaki yazıları da yer almaktadır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Türkiyede Ombudsmanlık Kurumu
“Demokratik hukuk devletlerinde yönetilenlerin yönetenlerin haksız uygulamalarına karşı korunmasını sağlamak açısından başvurdukları önemli denetim mekanizmalarından bir tanesini Ombudsmanlık veya diğer ifade ile Kamu denetçiliği kurumu oluşturmaktadır. Türkiyede Ombudsmanlık Kurumu adlı çalışma öncelikle dünyada ve Türkiyede kamu denetçiliği kurumunun teorik ve pratik gelişim sürecinden bahsetmektedir. Ombudsmanlık kurumunun yargısal ve idari olarak devletin iş yükünü hafifleten yönüne vurgu yapılan çalışmada, Ombudsmanlık kurumunun bu işlevlerinin bilinirliğini saptamaya yönelik olarak Türkiyenin geleceğini oluşturacak olan üniversite öğrencilerinin gözünden Ombudsmanlık kurumu analiz edilmeye çalışılmaktadır. Bu amaç doğrultusunda kaleme alınan çalışmayla alana ilgisi olan başta akademisyen ve öğrenciler olmak üzere tüm ilgilenenlere katkı sağlaması beklenmektedir.”
₺250,00
KİTAP TANITIMI
The Belt and Road Initiative: Transforming Eurasian Space
The Belt and Road Initiative is the most ambitious project in the 21st century. Its main goals are infrastructure development, financial integration, people to people connectivity. Developing countries which desperately need infrastructure upgrade welcomed Chinese investments, finding an opportunity to be connected to global economy. Although economic and political consequences are discussed in the literature, the spatial consequences of the Belt and Road Initiative are neglected. The Belt and Road Initiative lays out six main economic corridors, reconfiguring the space across the continents. Eurasia, where three of six economic corridors pass through, is mostly affected by this spatial process. The countries in Eurasia are linked with corridors on which dry ports, special economic zones, and free trade areas are set up. This signifies new spatial characteristics in Eurasia.
₺380,00