KİTAPLAR
EN YENİLER
-

Osmanlı Edebiyatı Numûneleri, Mehmed Celâl
₺635,00 -

OSMANLI HANEDAN KIZLARI VE GELİRLERİ
₺495,00 -

Osmanlı İdaresinde İşkodra Vilayeti (1876-1912)
₺390,00 -

Osmanlı Konaklarının Yabancı Misafirleri: MÜREBBİYELER
₺260,00 -

OSMANLI MİNYATÜRÜNDE KADIN
-

OSMANLI SON DÖNEMİ VE BÜYÜK GÜÇLER
₺405,00 -

Osmanlı Tarihi Araştırmaları -II: II. Meşrutiyet
₺620,00 -

Osmanlı’da Türkçe Yazılmış Matbu Kırk Hadisler ve Din Eğitimi Açısından Önemi
₺495,00 -

OSMANLI’DAN CUMHURİYET’E DENİZCİLER
-

Osmanlıdan Cumhuriyete Arşiv Belgeleri Işığında BALYA TARİHİ
₺845,00 -

Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Yetim
-

OSMANLILAR – I
-

OTEL İŞLETMELERİNDE KURUMSALLAŞMA
₺300,00 -

Otel İşletmelerinde Yönetim Bilgi Sistemlerinin Stratejik Karar Verme Sürecine Etkileri
₺300,00 -

OTO SİGORTALARI HASAR SÜREÇLERİ
-

Ödüllü Yönetmenlerle Kısa Film ve Belgesel Üzerine Söyleşiler
₺260,00
KİTAP TANITIMI
AŞK FİLMLERİNDEN DİVAN ŞİİRİNE, KARPUZ KABUĞUNDAN HALK ŞİİRİNE BAKMAK
Sinemayı kavramak, kavramsallaştırmak ve toplumsal yapılardaki değişimi sinema üstünden okuyabilmek için sinemanın etkileşime girdiği yapılar ve kurumlarla sinema arasındaki benzerlikler ve farklılıklar ile ilgili fikir yürütebilmek önemlidir. Sinema sanat disiplini, kültür endüstrisi ürünü ve kitle iletişim aracı/ortamı olarak hayattaki diğer her şey gibi, hayattaki diğer her şey ile etkileşime girebilir- ki girmektedir.
Bu çalışma Türk sinemasında merkez ve çevrede sinemanın temsilini çözümlemek için seçtiği iki filme merkez ve çevrede bağımsız sinema/sanat sineması arasındaki fark, sinemanın tanımı ve tarihçesi; biçimi ve içeriği; sanatçıların ve sanatı alımlayanların kimlikleri; sanatın topluma aktarımı; sanatın iktidar ile ilişkisi ve modernleşme kavramları bağlamlarında odaklanırken merkez ve çevre tartışmasını öncelikle Türk sanatları içinde merkez ve çevre farkının en belirgin alanlardan biri olan edebiyat üstünden inşa eder.
Birbirinden farklı gibi görünen halk şiiri ile divan şiiri, bağımsız sinema ile sanat sineması arasındaki mesafeleri sorgulayan çalışma, yöntem olarak tarihsel analiz ve betimleme analizi gibi, tikelden tikele değer yargısı aktarmak olarak tanımlanan analojiyi de benimser. Böylece çalışma sınırlılıkları gereği değişmez bir genel yargıya ulaşmaktan çok, Aşk Filmlerinin Unutulmaz Yönetmeni ve Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak filmlerini örnek filmler olarak seçerek bu filmler üstünden merkez ve çevre tartışmasına katkı sunmayı, tartışma için yeni ve genişletilebilir alanlar açmayı ve okuyucusuna cevaplar sunmaktan çok sorular sordurtmayı hedefler.
KİTAP TANITIMI
Kolektivist Uluslaşma ve Afrika’da Milli Devlet Oluşumu
Yazar sosyalizm kuramını ve örneğini merkeze koyarak Afrika sürecine bakmaktadır. Sosyalizm pek çok soruna olduğu gibi ulusal sorunun da çözümüne ışık tutmuştur. Sosyalizm, ulusal sorunu çözüme kavuşturmakla, kapitalizme göre daha üstündür. Kapitalist ülkelerin bilimi, halklara yapıcı bir ilke sunabilmekten, yol göstermekten uzaktır. Kapitalizm ulusal çelişkileri insanlığı son derece masraflı ve kanlı savaşlara sürüklemektedir.
Yazar millet-ulus kavramları üzerinde de durur. Ulusla milliyet arasındaki fark nedir? Bir milliyetin ulus haline gelmesi için gerekli olan nedir? gibi soruları sorar. Ayrıca Kongo örneği üzerinde durur. 19.yy.dan itibaren. Kongo’daki Belçika yerleşiminden bahseder. Il. Dünya Savaşı yıllarında bütün Afrika’da olduğu gibi, Kongo’da da halkın özgürlük için mücadeleleri devam etmiştir. 1959 yılında büyük bir ayaklanma gerçekleştiyse de bastırılmıştır. 1960’ta başarı devrimcilerin olacaktır.
Yazarın üzerinde durduğu örneklerden biri de Angola’dır. Portekiz karşıtı hareketler burada genel bir ayaklanmaya dönüştü. 1966-1967-1968-1969’da BM, Afrika halklarının bağımsızlık savaşlarında haklı olduğunu ve dökülen kanlardan Portekiz Devleti’nin sorumlu olduğunu belirtmişti.
Yazar yine yerlilerin, siyahilerin ikinci sınıf vatandaş muamelesi görmeleri ve bu konuda verdikleri savaştan bahsetmektedir. Yaşam koşullarının düzeltilmesi yönündeki protestolarını değerlendirmektedir. Şiddet ve baskı ırkçı rejimin uyguladığı en büyük özelliktir. Bu konuda da Güney Afrika Cumhuriyeti örneği ön plana çıkmaktadır.
Emperyalistler, halkları bölen milliyetçiliğe, halkları ilerleme yolundan caydırma konusunda en güvenilir araç gözüyle bakmaktadırlar. Yazara göre ulusal devlet bugün de toplumsal ilerlemenin itici güçlerindendir. Bu ulusal devletler ise bağnaz milliyetçi bir temel üzerinde kurulmamalıdır. Kapitalist olmayan bir gelişme yolunun izlenmesi, ilerlemenin ve ulusal sorunun çözümüne de bir ölçüde katkıda bulunmaktadır.
Prof. Dr. Bayram BAYRAKTAR
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Ortaçağ Anadolusunda Sanat ve Sembolizm
Somut bir nesne olmanın ötesinde farklı anlamları bünyesinde barındıran sanatın çözümlenmesi güç yönlerinden biri de sembolik dilidir. Roma İmparatorluğunun 350de yıkılışından, İstanbulun 1453te fethine kadar geçen Ortaçağda çoğu zaman iç içe geçen sanat ve sembolizm kavramları arasındaki ilişki bu bakımdan örtük ve irdelenmeye ihtiyaç duyulan bir alan oluşturmaktadır. Girift, çok katmanlı ve dinamik yapısıyla Ortaçağ Anadolusu bu açıdan oldukça zengin bir veri potansiyeline sahiptir. Bu tarihi süreçte fiziksel ve kültürel manada pek çok toplulukla temas içerisindeki Anadoluda, siyasal ve toplumsal devinimi sürekli olan ve sahip olduklarını dışarıdan taşınan unsurlarla besleyerek çeşitlendiren etkileyici bir kültürel ortam söz konusudur. Farklı etnik ve dini yapılara sahip toplulukların üreticisi, taşıyıcısı veya alıcısı olduğu bu dinamik ortamın sanat ve sembolizm kavramları üzerinden irdelenmesi bu çalışmanın öncül amacıdır. Bu kitapta Anadolunun Ortaçağ evreninde üretilen sanatlar ve bu sanatların sembolizmle ilişkisi ele alınmıştır. Sanat ve sembolizmin etki alanları, ortak ayrışan imge ve simgeler, inançlar, kültürler arası etkileşim unsurları, değişen ve dönüşen semboller gibi konular kitapta yer alan araştırmalara konu olmuştur.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Toplumda, Siyasette ve Modernleşme Sürecinde Kadın
Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Toplumda, Siyasette ve Modernleşme Sürecinde Kadın, kadınların modernleşme serüvenini doğrusal bir “ilerleme hikâyesi” olarak değil; çelişkiler, sınırlar ve yeniden tanımlamalar eşliğinde ele alan çok boyutlu bir çalışmadır. Kitap, geç Osmanlı’dan erken Cumhuriyet’e uzanan süreçte kadınların eğitim, emek, siyaset ve kamusal alanla kurdukları ilişkiyi, modernleşme projelerinin ideolojik ve kurumsal çerçevesi içinde tartışmaktadır. Kadınların kamusal görünürlüğü artarken aynı anda annelik, vatandaşlık ve “makbul kadın” normlarının nasıl üretildiğini sorgulayan bu derleme; biyopolitika, güvenlik, istihbarat ve toplumsal cinsiyet perspektiflerini bir araya getirir. Teşkilat-ı Mahsusa’dan vatandaşlık eğitimine, beyaz yakalılaşmadan annelik rejimlerine uzanan başlıklar aracılığıyla kadınlar yalnızca değişimin nesnesi değil, tarihsel sürecin etkin aktörleri olarak ele alınır. Bu kitap, modern Türkiye’nin toplumsal ve siyasal inşasını kadın deneyimi üzerinden yeniden düşünmeye davet etmektedir.
KİTAP TANITIMI
ÜLKE REKABET GÜCÜNE EKONOMİK ÖZGÜRLÜKLERİN ETKİSİ: PANEL VERİ ANALİZİ
Ülkelerin dış ticarette rekabet gücünü etkileyen çeşitli unsurların yanı sıra iş yapma kolaylığını temsilen ekonomik özgürlükler de önemli bir değişken olarak görülmektedir. Teorik çalışmalar ışığında ekonomik özgürlüğün yüksek olduğu ülkelerin uluslararası ticarette daha rekabetçi olacağı öngörülmektedir. Bu çalışmada konuyla ilgili teorik tartışmalar açıklanmış ve ampirik olarak geçerliliği test edilmiştir. Bu amaçla İktisadi İşbirliği ve Gelişme Teşkilatı (OECD) bünyesindeki ülkelerin 1995-2015 dönemine ait ekonomik verileri kullanılmıştır. OECD’yi oluşturan ülkelerin farklı ekonomik özgürlük ve gelişmişlik seviyesine sahip olmasından kaynaklı OECD ülkeleri yüksek ve düşük puanlı ülke grupları adı altında iki sınıfa ayrılmıştır. Çalışmada Heritage Vakfının hazırladığı Ekonomik Özgürlükler Endeksi ile WDI, OECDSTAT ve UNCTAD’ın yayınladığı Cari Denge/GSYİH, Dış Ticaret Hacmi/GSYİH ve ülkeye giren Doğrudan Yabancı Yatırımlar/GSYİH verileri arasında ikinci kuşak panel birim kök ve eşbütünleşme testleri uygulanmıştır.
KİTAP TANITIMI
Coğrafya ve İnsan
Coğrafya alanında her yıl ülkemizde çok sayıda çalışma yayımlanarak bilimsel gelişime katkı sunulmaktadır. Şüphesiz bu eserler, doğal, beşerî ve ekonomik açıdan yaşanan sorunların çözüme kavuşturulması ve gerçekleştirilecek planlamalar için önemli bir kaynak olarak görülmektedir. “Cumhuriyetin 100. Yılına Armağan Coğrafya ve İnsan” temalı bir kitap çalışması olarak planlanan ve 26 akademik çalışmadan oluşan bu eser, Coğrafya alanında çalışmalar yürüten kıymetli araştırmacıların değerli araştırmaları bir araya getirilerek tamamlanmış ve bir anı kitabı olarak tarihin unutulmaz bir parçası olarak kalması amaçlanmıştır. Cumhuriyetimizin 100. yılına armağan kapsamında hazırlanan bu eserin başta coğrafya olmak üzere tüm bilim camiası ve diğer okuyuculara katkı sağlayacağı düşüncesiyle Cumhuriyetimizin 100. yılını kutluyoruz.
₺975,00
KİTAP TANITIMI
Devlet Muhasebesi Organizasyonu
Türk devlet muhasebesi tarihi Türk metal paraların basıldığı ileri sürülen MS 600 yılına dayandırılmaktadır. 1923 yılında bir talimatname ile kabul edilen muhasebe şekli, çift taraflı kayıt usulüne göre tutulan, bir bütçe muhasebesidir. 26 Mayıs 1927 tarih 1050 sayılı Genel Muhasebe Kanunu yürürlüğe girmiştir. 1 Ocak 1948 tarihinde çıkarılan “Devlet Muhasebesi Genel Yönetmeliği’’ ve “Devlet Muhasebesi Muamelat Yönetmeliği” ile kayıtların karşılıklı iki hesapta tutulması öngörülmüştür. 1968 den itibaren Türk devlet muhasebesinde ilk defa KİT’lerde uygulanmak üzere, tek düzen muhasebe sistemine geçilmiştir.
Devlet muhasebesinde 1995 yılından sonra Kamu Mali Yönetim Projesi çalışmaları başlamıştır. Bu amaçla bilgi işlem alt yapısı oluşturularak, Saymanlık 2000i projesi ile 01.04.2002 tarihinde tüm kamu kurumlarında bilgisayar destekli devlet muhasebesine geçilmiştir.
Kamu mali yönetiminde köklü bir değişim getiren 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu, 2006 yılından itibaren uygulanmaya başlamıştır. Bu kanunla 1050 sayılı Genel Muhasebe Kanunu yürürlükten kaldırılmış, tüm kamu kurumlarında tekdüzen hesap planına ve tahakkuk esasına geçilmiştir. Halen uygulanmakta olan devlet muhasebesi, bu kanun ile buna bağlı olarak çıkarılan diğer düzenlemelerden oluşan mevzuata dayanmaktadır.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Spencer Kagan’ın İşbirlikli Öğrenme Yapıları
- yüzyılın başından itibaren, öğrenme-öğretme anlayışımızı şekillendiren sayısız pedagojik kaynak ve bilimsel veri üretilmiştir. Öğrenme hakkında 100 yıl öncesine göre çok daha fazla bilgimiz olduğu açıktır. Ancak bilgi sınıflara aktarılamadığı, öğrencilerin hayatına dokunamadığı sürece değer kazanmaz. Bu anlamda, ‘öğretmenler bu bilgileri ne kadar uygulamaya koyabilmektedir? sorusu önem kazanmaktadır. Eğitim araştırmalarının kayda değer bir çoğunluğu bu soruyu cevaplamaya uğraşmaktadır. Cevabı bulma çabalarının devam edeceği konusunda elimizde güçlü kanıtlar da vardır. Amerikalı eğitim psikoloğu Spencer Kagan, yapısal yaklaşımıyla bu temel soruya uygulamada karşılığı olan bir cevap üretmiştir. Kagan yapıları, işbirlikli öğrenme konusunda teoriği pratiğe başarılı bir şekilde aktarabileceğimiz etkili bir çözüm sunmaktadır.
Bu kitap, Spencer Kagan tarafından geliştirilen ve işbirlikli öğrenme tekniklerinin önemli bir bölümünü temsil eden Kagan’ın İşbirlikli Öğrenme Yapıları’nı merkeze almaktadır. Kagan tarafından 280’in üzerinde yapı geliştirilmiştir. Giriş niteliğindeki böylesine bir çalışmada yapıların tamamını ele almak mümkün görünmemektedir. Bu nedenle kitap, Kagan’ın Yapısal Yaklaşımı’nı tanıtan genel bir çerçeve sunmakta; araştırmalarda ve eğitim uygulamalarında öne çıkan bazı yapıları tanıtmakta; eğitimcilere ve araştırmacılara katkı sağlayacağı düşünülen ilgili araştırmaları tematik bir bakış açısıyla serimlemektedir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
YEŞİL ÜRÜN TERCİHİ
Aşırı tüketimin sebep olduğu katı atıklar, aşırı karbon salınımı ile gürültü, su ve hava kirliliği gibi çevresel konular, insanların gündeminde ilk sıralarda yer almaya başlamıştır. Günümüzde işletmeler sadece satış arttırıcı çabalarla gündeme gelmek yerine daha “yeşil” bir anlayışla da tüketicilerin gönlünde taht kurabileceklerdir. Bu kitapta işletmelerin çevre problemlerine karşı gösterebileceği tepkilerden bahsedilmiştir. Bu kapsamda işletmelerin tüm paydaşlarına karşı sorumlu olduklarına, yeşil pazarlama faaliyetlerine ve özellikle de yeşil ürün tercih etme anlamındaki çabalarına değinilmiştir
₺210,00
KİTAP TANITIMI
I. Meşrutiyet Döneminde Adapazarı ve Çevresi (1876-1908)
Adapazarı’nın İpek Yolu güzergâhı üzerinde bulunması, tarihin her döneminde önemli bir konumda olmasını sağlamıştır. Bizans’ın ve Osmanlı Devleti’nin başkenti olan İstanbul’a çok yakın bir mevkide bulunması Adapazarı’nın önemini arttıran bir diğer unsurdur. İstanbul-Adapazarı güzergâhının 19. yüzyılın sonlarında tren hattı ile birbirine bağlanması, iki nokta arasındaki iletişimi daha kolay hale getirmiştir. Tren hattı sadece ulaşımın hızlanmasına katkı sunmamış, aynı zamanda Adapazarı ve civarında üretilen ürünlerin güvenli bir şekilde İstanbul’a ulaştırılmasını sağlamıştır.
Adapazarı’nın gerçek manada bir şehir hüviyetine ulaşmasındaki en önemli etken ise aldığı göçlerdir. Bölge coğrafyası, özellikle 1877-1878 Osmanlı Rus Savaşı sonrasında Kafkasya ve Balkanlardan gelen binlerce muhacir kafilesine kucak açmıştır. Göçler öncesinde küçük bir kasaba görünümünde olan Adapazarı, 19. yüzyılın sonlarına doğru nüfus olarak neredeyse yüz binlerle ifade edilebilecek noktaya ulaşmıştır. Alınan göçlerin Adapazarı ve çevresine hem olumlu ve hem de olumsuz yansımaları olmuştur. Tüm mal varlıklarını bırakarak göç etmek zorunda kalan muhacirlerin bölgede bazı asayiş sorunlarına neden olduğu tartışmasızdır. Bununla beraber, Adapazarı’nı kendilerine yeni bir yurt olarak seçen muhacirler, çalışkanlıkları ile bölgeye ve bölge insanına önemli katkılar vermişlerdir. Bilgi, beceri ve deneyimlerini bölge halkının hizmetine sunan muhacirler, kısa sürede Adapazarı’nın yerli halkıyla kaynaşarak bölgeye adapte olmuşlardır.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
Bolu Folklorunda Doğum Geleneği
Bolu folklorunu derleme çalışmalarımız kapsamında 2016 yılının ilk yarısında Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünde “Türk Kültüründe İnanç ve İnanışlar” seçmeli dersi ile “Bolu Şehir Folkloru” seçmeli dersi kapsamında yaklaşık olarak 200 lisans öğrencisinin derleyici olarak katıldığı bir derleme çalışması yürütülmüştür. Bu derleme çalışmasında Bolu merkez köyleri de dâhil olmak üzere 7 ilçe ve 100’ün üzerinde köy, öğrenciler tarafından taranmıştır.
Derleme çalışmasında Bolu folklorunun “Doğum”, “Evlenme” ve “Ölüm” gelenekleri üzerinde durulmuş ve bu geleneklerle alakalı olarak sahada kaynak kişilere çeşitli sorular sorulmuş; adet ve uygulamalara, inanç ve inanışlara dair çeşitli derlemeler yapılmıştır. Doğum, evlenme ve ölüm gelenekleri ile ilgili olarak kaynak kişilere yaklaşık 300 kadar soru sorulmuş ve bu sorulara verilen cevaplar da kayıt altına alınmaya çalışılmıştır. Kayıtlar; ses kayıtları, fotoğraflar, anketler ve video kayıtları şeklindedir. Elinizdeki kitap bu çalışmanın “Doğum Geleneği” kısmını ihtiva etmektedir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
İş Yaşamına Manevi Bakış
Bu çalışma, iş yaşamında manevi bakışı ele almak üzere gerçekleştirilmiştir. Günümüz modern iş yapısı içerisinde kendini gösteren yüksek stres, küreselleşme ile beraber risklerin, rakiplerin ve çevresel belirsizliklerin artması, giderek daha yalnız-içine kapanmış bir toplum yapısının oluşması iş yaşamında manevi ihtiyaçların artmasına zemin hazırlamıştır. Bu kapsamda çalışmada ilk olarak örgütsel maneviyat kavramı detaylı olarak ele alınmaya çalışılmıştır. Kişisel ya da örgütsel düzeyde maneviyatın yaratabilmesinde ise en önemli rolün yöneticilerde\liderlerde olduğu düşünülmektedir. Dolayısıyla örgüt içerisinde maneviyatın yaratabilmesi için yöneticilerin\liderlerin çalışanı manipüle etme, emirler verme, otorite ile işleri yönetme gibi eski yöntemlerden uzaklaşması gerekmektedir. Bu yaklaşım çerçevesinde yönetici ya da liderlerin çalışana sevgi duyan, değer odaklı, vizyon yaratan, amaç ve anlam aşılayan, aidiyet hissi oluşturan ruhsal liderlik anlayışını benimsemeleri gerektiği üzerinde durulmaktadır. Çalışmanın ikinci bölümünde ruhsal liderlik yaklaşımı detaylı olarak ele alınmıştır.
₺230,00
KİTAP TANITIMI
Sosyal Hizmet Yazıları
Son derece güç yaşam koşullarına ve gelir eşitsizliklere rağmen sosyal politikalar, ilk kez uygulanmaya başlandığı İngilterede, Fransadaki gibi bir devrimin gerçeklemesinin önüne geçmiş ve zamanla başka ülkelere yayılmıştır. Sosyal sorunları daha oluşmadan çözmek uzun vadede devletler için daha düşük maliyetle ve daha kısa sürede kesin sonuç verir. 2828 Sayılı Sosyal Hizmetler Kanununa (1983) göre, sosyal hizmetler kişinin maddi, manevi ve sosyal yoksunluklarının giderilmesi ve yaşam standartlarının iyileştirilmesini hedefleyen sistemli hizmetler bütünüdür. Çocuk, yaşlı ve engelliler devlet korumasındadır ve onların ihtiyaçları için çözümler üretilmiş ve kurumlar ihdas edilmiştir. Çalışmamız sosyal korunmanın güncel konuları içerir: İlk bölüm devlet korumasındaki kadınların yaşam deneyimleri, ikinci bölüm sosyal güvenlik ve üçüncü bölüm Darülaceze üzerinedir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
100. Yılında Türk ve Anzak Halklarının Çanakkale Savaşı ve Şehitliği Algısı
Önsözden
Bu milletin kaderinde böylesine tarihi öneme sahip olarak sosyo-politik sonuçlar da doğurmuş olan Çanakkale Savaşının ve Şehitliğinin savaşın 100. yılında Türk toplumu tarafından nasıl algılandığı önemli görülerek bu araştırma tasarlanmıştır. Bize karşı Çanakkalede savaşan düşman bloğun ana lokomotifi İngiltere ve biraz da Fransa olmasına rağmen, savaşla ilgili bir algı karşılaştırması yapmak için Anzaklar uygun görülmüştür. Çünkü İngilizler ve Fransızlar burada pek çok insanını bırakmış olmalarına rağmen, belki de kaybedenler olduğundan, yarımadada kalanlarına Anzaklar kadar önem göstermemektedirler. Oysa Avustralya ve Yeni Zelandalılar, Çanakkale Savaşını millet olma yolunda bir kader savaşı olarak görmektedirler. Bu yüzden yenildikleri bu savaşı özgüven elde ettikleri tarihlerinin bir dönüm noktası olarak kabul etmektedirler. Tıpkı onlar da Türk milleti gibi, Çanakkale Savaşını bir savaştan daha fazlası olarak görmektedirler. Bu durum münasebetiyle, Çanakkale Savaşının 100. yılında Türk vi milletinin savaş ve şehitlik ile ilgili algısını karşı saftan (cepheden) karşılaştırılacak en uygun toplum olarak Anzaklar düşünülmüştür.
KİTAP TANITIMI
Türkiye Sağlık Sisteminde Reformlar ve Politika Transferi
Bu kitap Türkiye sağlık sisteminin yeni modelini detaylı olarak incelerken hayata geçirilen politika transferinin nedenlerini araştırmaktadır. Politika transferi literatüründeki farklı modelleri inceleyen ve Türkiye’nin sağlık politikasının transferinin hibrit ve gönüllü bir transfer olduğunu ortaya koyan çalışma, ders çıkarma modeli ile köklü reformların sebebini açıklamaktadır. Çalışma teorik olarak bir gönüllü transfer mekanizması olan ders çıkarma modelinin öngörmediği iki etkenin – siyasi mutabakat ve kararlılık – transferdeki önemli rolünü ve ampirik olarak Türkiye sağlık reformlarının bir politika transferi olduğunu detaylı bir analizle ortaya koymuştur. Ayrıca Türkiye’de gerçekleştirilen reformları incelerken literatüre hakim olan Avrupalılaşma çalışmalarına eleştirel bir bakışla yaklaşan proje AB’nin dönüştürücü etkisine tabii olan aday ülkelerde Avrupalılaşmanın dışında farklı süreçlerin paralel olarak yürüyebileceğine örnek bir çalışma ortaya koyan proje bu kadar kapsamlı ve köklü reformların gönüllü olarak yapılabileceğine de bir örnek olmuştur.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Sosyal Sorumluluğu Bakışlardan Anlamak
Sosyal pazarlama, toplumda sosyal sorunlara karşı davranışsal değişimi teşvik etmek için çeşitli pazarlama ilkelerinin, süreçlerinin, tekniklerinin, davranışsal teorilerin, modellerin vb. kullanımını içermektedir. Sosyal pazarlama, sosyal ve ekonomik amaçları geliştirmek için pazarlama bilgisinin, kavramlarının ve tekniklerinin uygulanmasıyla birlikte pazarlama politikalarının, kararlarının ve faaliyetlerinin sosyal sonuçlarının analizi ile ilgilidir. Bu nedenle, sosyal pazarlama çözümleri, bireylerin sağlıksız davranışlarını sağlıklı davranışlara dönüştürmelerine yardımcı olmaktadır.
Günümüzde sosyal farkındalık oluşturmak isteyen uygulayıcıların klasik pazarlama yöntemlerinin yanında İnsan-Bilgisayar Etkileşimi kapsamında kullanılan Eye Tracking analiz yöntemlerini kullanarak etkin ve verimli bir sosyal pazarlama kampanyası hazırlayabileceği düşünülmektedir. Bu kapsamda; bu kitabın amacı; Birleşmiş Milletler ve ona bağlı kuruluşlar tarafından hazırlanan sosyal pazarlama temalı görsellerin görsel ve mesaj etkisinin tespit edilmesidir. Konunun; sosyal pazarlama ve insan-bilgisayar etkileşimi alanlarının bir arada kullanılmasından ötürü multidisipliner yönünün oldukça önem arz ettiğini düşünmekteyiz. Kitabımızın, araştırmacılara, bilim dünyasına ve öğrencilere katkı getirmesini temenni ediyoruz.
Dr. Yunus Emre GÜR
Doç. Dr. Atilla YÜCEL
₺635,00
KİTAP TANITIMI
İngiltere’de Feminizmin Doğuşu
Kadın-erkek eşitliğini esas alan, geleneksel toplumsal cinsiyet rollerine göre kadının ötekileştirilmesine karşı çıkan, ataerkil toplumun kadınlar hakkında oluşturduğu önyargılı imajı ortadan kaldırmayı amaçlayan feminist akım, İngiliz yazar Virginia Woolf’un feminist söylemi ve feminist edebiyatı sayesinde İngiltere’de büyük bir yankı uyandırmıştır. Bu çalışmada, Woolf’dan önce, kadın hakları için mücadele veren İngiliz kadınların ve Woolf’un feminizme katkıları tartışılmaktadır. Woolf’un Kendine Ait Bir Oda ve “Kadınlar için Meslekler” adlı çalışmalarında vurguladığı ‘Kendine Ait Bir Oda’ ve ‘Evdeki Melek’ kavramlarının, Dışa Yolculuk, Gece ve Gündüz, Mrs Dalloway ve Deniz Feneri adlı feminist romanlarındaki yansımaları, bu kitapta ele alınmaktadır. Bu romanlardaki, feminist dönem öncesi, erkek-egemen İngiliz toplumunun değer yargılarıyla yetişmiş kadınları temsil eden kadın karakterlerin yaşadıkları sorunlar bu kitapta tartışılırken, kadınların feminist döneme geçişle beraber deneyimledikleri aydınlanma ve farkındalık değerlendirilmekte, Woolf’un feminist akıma katkıları incelenmektedir.
KİTAP TANITIMI
Global Ekran ve Kültür
Günümüzde toplumsal kültür, gündelik hayatın akışı içerisinde yüz yüze insan etkileşiminin ötesinde çeşitli medya araçlarının ekranları üzerinden ve ekran etkileşimi yoluyla sürdürülmekte ve dönüştürülmektedir. Kitap kapsamında son dönemin en popüler dijital platform dizilerinden olan Squid Game ve benzeri dijital içeriklerle tüketim kültürünün etkileşimi; Türkiye’deki gündüz kuşağında yayınlanan ve izlenme oranları yüksek reality programları ve buralara konu edilen bireylerin mahremiyet, otorite ve itaat kavramlarına dair algılarının dönüştürülmesi; TRT Kûrdi gibi Kürtçe yayın yapan bir devlet televizyonunun yayın içerikleri ile kültürel kimliğin etkileşimi; Disney gibi büyük bir animasyon şirketinin tüm dünyadaki izleyiciye sunduğu prenseslik anlatıları üzerinden belirli toplumsal cinsiyet temsillerini ve kapitalizm ideolojisini türetmesi; medya içeriklerini tüketen izleyicilerin karakterler ile kurdukları duygusal ve tek yönlü bağın, yani parasosyal etkileşimin dijitalleşmeyle beraber yeniden şekillenmesi; ve son zamanlarda faydalı bir kişisel gelişim yöntemi olarak tercih edilmekte olan dijital radyo platformlarının, podcast hizmeti ile postmodern dünyada eğitim alanını ve deneyimini dönüştürmesi gibi günümüzde Türk toplumunun zihniyetini/zihniyetlerini türeten, şekillendiren ve de dönüştüren farklı ekran içerikleri ve bunların kültürel dönüşüme etkileri ele alınmaktadır
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Veri Yönetimi
Veri günümüz örgütleri için önemli bir örgütsel değer olarak kabul edilmektedir çünkü verinin ekonomik bir değere dönüştürülmesi mümkündür. Buna karşın verinin bir değere dönüştürülmesi için diğer tüm örgütsel varlıklarda olduğu gibi etkin bir biçimde yönetilmesi gerekmektedir. Verinin örgütsel, ekonomik ve yönetsel bir değere dönüştürülmesi veriden eyleme vuruk işlevsel bilgiye erişim sağlanması ile mümkündür. Veri yönetimi temel olarak verinin ekonomik ve örgütsel bir değere dönüştürülmesi amacıyla veriden anlam çıkartılması ile ilgili eylem süreçlerini içerir. Bu yönüyle etkili bir veri yönetimi verinin örgütsel değeri için önemli bir öncül niteliğindedir. Bu çalışma veri yönetiminin temel ilkelerine, bileşenlerine, süreçlerine ve sorunlarına dönük temel niteliğinde bir çalışmadır. Çalışmanın veri yönetimi ile ilgili sınırlı çalışmanın yapıldığı Türkiye’de veri yönetimi ve önemine dönük bir anlayışa katkı sunabileceği öngörülmektedir.
₺575,00
KİTAP TANITIMI
Sivas Toprakkale (İç Kale) Kazıları Sırlı Seramik ve Çini Buluntuları (2019-2021)
Orta Çağ’ın önemli ticaret merkezleri arasında bulunan ve tarihi boyunca çeşitli medeniyetlerin hâkim olduğu Sivas şehri, çeşitli kültürel zenginlikleri bünyesinde barındırmaktadır. Bu zenginlikler arasında şüphesiz Toprakkale adı ile bilinen Sivas İç Kale, en önde gelenidir. “Sivas Kale Evleri Projesi” kapsamında 2019 yılında Gök Medrese ile Toprakkale arasındaki bölgede Sivas Arkeoloji Müzesi Başkanlığında kazı çalışmalarına başlanmıştır. 2019-2021 yılları arasında yapılan çalışmalar sonucunda ele geçirilen sırlı seramik ve çini buluntuları, elinizdeki kitapta incelenmiştir. Eserde, buluntuların dönem ve tarihlerinin tespitinin yanı sıra, Sivas İç Kale’nin geçmişine dair önemli veriler yer almaktadır. Toprakkale’de, Selçuklu ve Osmanlı Dönemi yerleşiminin anlaşılmasına yönelik bilgiler içeren bu kitabın, gelecek yıllarda alanda yapılacak çalışmalara da referans olacağı ön görülmektedir.
₺1.800,00
KİTAP TANITIMI
AMASYA’DA EĞİTİM VE EĞİTİM KURUMLARI
20. yüzyıl başlarında Sivas vilayetine bağlı Amasya sancak merkez ve kazalarında eğitim ve öğretime ilişkin ilk girişimler Maârif Komisyonlarının kurulması ile başlatılmıştır. Komisyonların oluşturuluşu önemli bir adımdır. Zira maârif işleri, artık belli bir otorite tarafından yürütülecektir. Bu komisyonlar okul ve bina inşası, öğretmen ataması, halkı eğitime hizmet yolunda yönlendirme gibi görevleri yerine getirmişlerdir. Sancak merkezi ve hemen hemen kazaların hepsinde, kazalara bağlı mezra ve köylerde yeni usul üzere eğitim veren ibtidâî, rüşdiye ve idâdî okulları açılmıştır. Ayrıca sancak merkezinde öğretmen yetiştirmek üzere bir de Darülmuallimîn Okulu açılmıştır. Medreselerin bir kısmı kapatılarak ibtidâî veya rüşdiye okulları haline dönüştürülmüş, açık kalanlarda ise ıslâhat girişiminde bulunulmuştur. Ancak bu okulların öğretim kadrolarının nicelik ve nitelik yönünden yetersiz olduğu görülmüştür. Her zaman olduğu gibi parasızlık ve öğretmensizlik, bu dönemde de ilk ve orta öğretimin karşılaştığı en büyük problem olmuştur. Bazı çareler bulunmuşsa da, bütünüyle imparatorluğun eğitim ve öğretim sorununu çözmek zor olmuş, dolayısı ile bu zorluklar çözüme kavuşturulmadan sonraki yıllara devredilmiştir. Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren ciddi manada yapılan düzenlemeler ve yenilikler ile sorunların çözümüne çalışılmıştır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
İşçi ve Sinema
Sinema sanatının kitlesel etki gücünün yüksek olduğunu belirtmekte yarar var. Zira Bonitzer’e göre seyirciyi şaşırtan şey, perdede görülenlerin gerçeğe benzerliğidir. Gerçeğe benzer olan ile gerçek olan arasındaki ilişki, sinemanın seyirci üzerindeki etki gücünün belirleyici olmasında önemli bir etkendir. Sinema sanatının algı üzerindeki etki gücü; tesis edilen bürokratik yapının ideolojik kabulünü, kurgusal gerçeklik ile yaşamın gerçeği arasında kurulan bağ ile sağlamasında saklıdır. Bundan dolayı sinema, ideolojik örgütlenmede önemli bir propaganda ve ajitasyon aracıdır. Fakat kapitalist sistemde sinemanın işlevinin sınırlarını belirleyen faktör; ekonomik yapının önerdiği bölüşüm ilişkileri ve bunun sosyoekonomik sonuçlarıdır…
₺585,00
KİTAP TANITIMI
VR Film: Yeni Teknolojilerle Geleneksel Anlatı ve Normların Dönüşümü
19. yüzyılda gerçekleşen ilk film gösteriminden beri sinema izleyicisi iki boyutlu düzlemde, dikdörtgen çerçeveyle sınırlandırılmış perde veya ekranda, birbirinin ardılı olan devinimli görüntülere oturarak tanıklık etmektedir. 21. yüzyılda yükselişe geçen bilişim, bilgisayar ve oyun teknolojileri görsel sanatların eser üretim, dağıtım ve gösterim biçimini yeniden şekillendirdiği gibi sinema literatürüne de yeni bir hikâye anlatım formu kazandırmıştır: VR Film. Sinema ve yeni teknolojilerin kesişim kümesinde bulunan VR film, izleme eyleminden öte giyilebilir teknolojilerle sanal evrende gerçek zamanlı mekânsal deneyim sunmaktadır.
Kitap, yeni medya araç ve teknolojileriyle beraber sinemada yaşanan dönüşümü tespit etmek ve henüz teknolojisi, terminolojisi, dili, sınırları ve geleceği tam olarak oluşmamış VR filmin temel kavramlarını tanımlamaktadır. Kitap, 360 derece video formatına sahip filmler ile tam etkileşimli VR filmleri merkezine alıp VR film nedir? sorusunu teknolojik, deneyimsel ve anlatısal perspektiften irdelemektedir.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Geçmişten Pandemiye Türkiye’de Kadın ve Eğitim
Bu kitap “Türkiye’de Kadın ve Eğitim” konusunu pandemiyi de dikkate alarak farklı perspektiften ele almakta ve bu konuda literatüre katkı sağlamaktadır. Kitap tarihsel gelişimde “Kadın ve Eğitim” konusundan başlayarak, “Türkiye’de Kadın ve Eğitim” konusunu “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Eğitim” , “Dezavantajlı Grup Olarak Kadınlar”, “Kız Çocuklarının Okullaşma Oranları”, “Kırsal Alanda Kadın Eğitimi”, “Türkiye’de Kadın ve Eğitimle İlgili Verilerin Değerlendirilmesi”, “Kadın Eğitiminin Arttırılmasına Yönelik Son Yıllarda Uygulanan Faaliyetler”, “ Covid 19, Eğitim ve Kız Çocuklarının Eğitimi”, “Kadın İstihdamının Arttırılması Açısından Eğitimin Önemi”, “Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesi İçin Eğitimin Önemi”, “Kadın Girişimciliği ve Eğitim”, “Yerel Yönetimler ve Kadın Eğitimi”, “Kadın Kooperatifleri ve Kadın Eğitim” gibi konularla irdelemektedir.
₺270,00
KİTAP TANITIMI
Örgütlerde Toksik Davranışlar
Canlılara zarar veren, zehirli bir madde anlamına gelen toksik kavramı son yıllarda sadece fen bilimleri açısından ele alınan bir kavram olmaktan çıkmış örgütsel anlamda da çok sık kullanılmaya başlanıldığı görülmektedir. Günümüzde örgütsel yönetim açısından da incelenmesi gereken önemli bir kavram haline gelmiş durumdadır. Örgütsel başarının önünde zehirli sayılan toksik davranışlar ortadan kaldırılmadan örgütsel bir başarıdan bahsedilmesi mümkün değildir. Bu yönüyle örgütlerin varlıklarını sürdürebilmeleri ve sağlıklı bir ortamda faaliyetlerde bulunabilmeleri için olumsuz davranışlar olarak ifade edilen “toksik davranışlar”ın neler olduğu ve nasıl baş edilmesi gerektiği hususu hem yöneticilerin hem de çalışanlar açısından önemle üzerinde durulması gereken konuların başında gelmektedir.
Çalışmada bütününde genel olarak, örgütlerdeki toksik davranışlar olarak ifade edilen; sapma, intikam, işyerinde saldırganlık, toksik örgütsel unsurlar, nepotizim, ikiyüzlülük, sessizlik, sinizim, cam tavan sendromu, kraliçe arı sendromu, mobbing, iş yeri nezaketsizliği, kronizm, haset ve ifşa etme ile ilgili konular hakkında bilgiler verilmiştir.
“Örgütlerde Toksik Davranışlar” başlıklı bu bilimsel eserin okuyuculara faydalı katkılar sunması temennisiyle
Dr. Öğr. Üyesi Turhan MOÇ
₺575,00
KİTAP TANITIMI
APOKALİPS
Başlangıçlar ve sonlar merak uyandırıcıdır. Erişemediğimiz geçmiş için muhtemel bir başlangıç tahayyül etmek ne kadar bir ussal ihtiyaç ise, belirsizlik veya bilinmezlik taşıyan bir gelecek için son düşlemek de o kadar anlaşılırdır. Gerek insan yaşamı gerekse evrendeki yaşam bahsi geçen başlangıç-son örüntüsünün en temel ve yaygın kullanım alanıdır. Bu kitap bu yaygın örüntünün “son” kısmı üzerinde durmaya çalışıyor ve okuyucuyu da “son” kavramı üzerine düşünmeye davet ediyor.
Apokaliptik anlatılar kurmaca yapıtlarda ne şekilde karşımıza çıkmaktadır? Çeşitli roman, öykü, şiir, şarkı ve filmlerde dünyanın sonu kavramı nasıl ele alınmaktadır? “Son”, gerçekten bir son mudur? “Son”dan sonra geriye bir şey kalır mı? Başlangıç ve son birbirinin mütemmim cüzü müdür? Bütün bunların ve daha fazla sorunun cevabını bu kitapta bulacak ve belki de sahiden ilk defa bu denli kapsayıcı şekilde “son” kavramı üzerine düşünmeye başlayacaksınız.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Nat Pinkerton Asma Köprü Üzerinde Mücadele
Polisiye Romanda bulunacak önemli unsur suç ve suçlu olması olduğu gibi, onu daha da yeterli duruma getirecek olan da suçluyu arayan, inceleyen ve adaleti sağlayan kişinin bulunmasıdır ki bu kişi de detektiftir.
Asma Köprü Üzerinde Mücadele, başrolünde Nat Pinkerton adlı bir detektifin bulunduğu polisiye romandır.
İskoçyalı bir dedektif olan Allan Pinkertondan esinlenen Nat Pinkertonun maceraları ülkemiz okurları tarafından sevilen bir detektif olarak karşımıza çıkar.
Nat Pinkertonun Korkunç Hane adlı dedektiflik öyküsü Mütercim Corci tarafından Rumi 1324 / Miladi 1908 yılında II. Abdülhamidin isteği üzerine Osmanlı Türkçesine çevirtilmiştir.
Osmanlı Türkçesi ve günümüz Latin alfabesine ilişkin birçok Nat Pinkerton polisiye romanı yer almasına karşın, bu romanı çevrilenler arasında yer almadığını görmemiz üzerine Almancadan Osmanlı Türkçesine çevrilmiş olan bu romanı biz de günümüz Latin alfabesi ile polisiye roman dünyasına kazandırdık.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Youtube Türkiye’de Kültür Siyaset ve Tüketim-1
Konvansiyonel medyanın içeriklerini zaman ve mekân sınırlaması olmaksızın sunan Youtube, özellikle gençler arasında televizyonun tahtını çoktan ele geçirdi. Ebeveynler çocuklarını oyalamak için çizgi filmleri ve çocuklara yönelik çok çeşitli içerikleri bu mecradan takip ediyorlar. Farklı mutfakları deneyimlemek isteyenler veya “ne yemek yapsam?” sıkıntısına düşen ev hanımları her türlü yöresel veya küresel lezzetlerin tariflerine ulaşabilirlerken, araç satın almak isteyen veya sadece otomobil merakı olan insanlar sınırsız test sürüşü videolarını izleyebiliyorlar. Köy yaşamını özleyenler için taş ev veya köy fırını yapılışını anlatan Youtuberlarla yabancı bir ülkeye göç etmek isteyenlerin izlemeleri gereken yolları anlatan Youtuberlar aynı oynatma listesinde yan yana veya alt alta sıralanabiliyor. Satın aldığımız bir ürünün nasıl kurulacağını veya saksıdaki çiçeğimize bulaşan bir hastalıktan nasıl kurtulacağımızı anlatan birçok videonun Youtube’da bizi beklediğini, daha konuyla ilgili bir arama yapmadan biliyoruz. Gülmek için, ağlamak için, eğlenmek için, bilgilenmek için, sosyalleşmek için, nasıl yapıldığını görmek için bu mecrayı kullanıyoruz. Dolayısıyla Youtube artık hayatımızın bir parçası olmanın ötesine geçmiş ve kendi başına bir hayat akışına dönüşmüş durumda.
Bu kitap Youtube Türkiye’de üretilen içerikleri farklı bakış açıları ve farklı yöntemlerle analiz etmeye çalışmaktadır. Siyasal toplumsallaşma, mizahla toplumsallaşma, Türk Youtuberler, göç ve Youtube, Youtube’da retorik, Youtube ve çalışma hayatı, deepfake ve video sahteciliği, Youtube ve akademi bağlamında Youtube Türkiye’ye dair bir imgelem oluşturma çabasındadır.
₺585,00
KİTAP TANITIMI
Haremeynü’ş-Şerifeyn ve Bağlı Birimlerine Ait Gelir Ve Masrafları İhtiva Eden 1175 Nolu Vakıf Muhasebe Defteri
Haremeyn, Mekke ve Medine şehirlerini birlikte ifade eden bir tabirdir. Ayrıca Müslümanların ilk kıblesi olan Mescid-i Aksa’nın bulunduğu Kudüs de bu kapsama dahil edilerek sınırları çizilen bölge Haremeynü’ş-Şerifeyn olarak zikredilmeye başlanmıştır.
Yardımlaşma ve dayanışmanın sosyal devlet olabilme ve dini vecibelerin bir gereği olarak varsayıldığı Osmanlı toplumunda vakıf müesseseleri tesis etmek her zaman önem arz etmiştir. Ayrıca Müslümanlar için kutsal sayılan ve dini vecibelerini ifa ettikleri Haremeyn Bölgesi’nde de hâkimiyet tesis etmek bütün İslâm Devletleri’nin ideali olmuştur. Bu bölgeye hizmet etmek için adeta yarış içerisinde olmuşlardır. Bölgede imar-iskân, hacıların su, güvenlik ve barınma ihtiyacının karşılanması ayrıca bölgede görev yapan cami hizmetlileri, hademeler ve orada yaşayan fakirlerin ihtiyaçlarını karşılama maksadıyla Anadolu ve Rumeli merkezli çok sayıda Haremeyn vakfı kurularak bölgede hâkimiyetin idamesine çalışılmıştır. Padişahların, valide sultanların, şeyhülislam, kazasker vb. devlet ricalinin yanında, halktan çok sayıda şahsın da bu vakıfların kurulmasına ve yaşatılmasına ayrı bir ehemmiyet verdiği aşikârdır.
Bu çalışmada Mekke-Medine-Kudüs için kurulan Haremeyn vakıflarının H.1016/M.1607 tarihindeki gelir ve gider masrafları ele alınmıştır. Önemli bir yekûn tutan muhasebe verilerinden hareketle bölgenin ve burada yaşayanların Osmanlı idarecileri tarafından her koşulda korunup kollandığına, iaşe ve ianeleri için hiçbir masraftan kaçınılmadığına ilişkin çıkarımlarda bulunmamız mümkündür.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Türk Polisiye Romanında Celil Oker
“Şu Hava Kuvvetleri’nden müstafi, THY’den kovulma, kendisine saygısı olan hiçbir “frequent flyer”ın adını bile duymadığı sekizinci sınıf çartır şirketlerinde bile tutunamayan, sayenizde MS Flight Simulator’ın Cessna’sını bile adam gibi indirmekten âciz eski pilot, ex-kaptan, nevzuhur özel dedektif Remzi Ünal…”, 1999 yılında düzenlenen Kaktüs Kahvesi Polisiye Roman Yarışması’nda Çıplak Ceset adlı romanıyla birincilik kazanan Celil Oker’in yerli özel dedektifidir. Celil Oker’in hard boiled/kara roman türünde kaleme aldığı mizah ve ironi ile örülü romanlarında İstanbul’u karış karış gezen Remzi Ünal; suçun arka planına uzanır, hayatı sorgular ve toplumdaki yozlaşmanın bireyler üzerindeki etkilerini açığa çıkarır. Hem tipik hem sıradan bir karakter olan Remzi Ünal; “süper kahraman” olma sevdasından uzak duruşu, soğukkanlı tavırları, keskin gözlem gücü, ezber yeteneği, ayrıntı avcılığı ve kendi kurallarına bağlı yaşayış tarzıyla Türk polisiyesinde unutulmaz bir dedektif olarak yerini alır.