KİTAPLAR
EN YENİLER
-

Kurumsal Sürdürülebilirliğin Firma Performansına Etkisi
₺700,00 -

Kök Türk Devleti Dönemi Şehircilik
₺340,00 -

İleri Yetişkinlikte Hayat Boyu Öğrenme
₺320,00 -

COMPUTATIONAL FORMALISM in LITERARY STUDIES
₺450,00 -

İmge ve Tekrar
₺400,00 -

Sözlü Çevirinin Mutfaği
₺380,00 -

Yeni Gazetecilik Türleri
₺300,00 -

W. B. Bayrıl Şiiri “Geçiyor Sessizce Sularınızdan”
₺230,00 -

The Struggle to Say “I” A Bilingual Journey of Womanhood, Resilience, and Poetry
₺280,00 -

Nâme-İ Dil
₺450,00 -

Londra’dan Sonra ya da Vahşi İngiltere
₺450,00 -

Koruma, Yetki ve Eylemsizlik
₺350,00 -

Gerçekle Müstear Arasında Bir İsim: Neriman Nüzhet
₺350,00 -

Toplu Oyunları 1
₺320,00 -

Prof. Dr. Hamza Akengin’e Armağan Beşeri Coğrafya Araştırmaları
₺900,00 -

Zarâfetin Peşinde
₺340,00
KİTAP TANITIMI
CEZAYİR BAĞIMSIZLIK HAREKETİ VE TÜRK KAMUOYU (1954-1962)
Mustafa Kemal Atatürk:
-Bugün günün nasıl ağardığını görüyorsam, uzaktan, bütün şark milletlerinin de uyanışını öyle görüyorum. İstiklal ve hürriyetlerine kavuşacak olan çok kardeş millet vardır. Onların yeniden doğuşu, şüphesiz ki terakkiye ve refaha müteveccih olacaktır. Bu milletler, bütün güçlüklere ve bütün manilere rağmen muzaffer olacaklar ve kendilerini bekleyen istikbale ulaşacaklardır.
Müstemlekecilik ve emperyalizm, yeryüzünden yok olacak ve yerlerine milletler arasında hiçbir renk, din ve ırk farkı gözetmeyen, yeni bir ahenk ve işbirliği çağı hâkim olacaktır. Şevket Süreyya Aydemir; Tek Adam Mustafa Kemal 1922-1938, C.3, İstanbul, Remzi Kitabevi, 1995, s. 418.
Adnan Menderes:
Cezayir’de devam eden hadiseler yüreklerimizi sızlatmaktadır. Araplara bağlılığımız ve istiklal mücadelesine fıtraten mevcut sempatimiz dolayısıyla Cezayir meselesinin bir an evvel isal edilmesini temenni ve ümit etmekteyiz. Bu mevzuda Türkiye’ye bir rol terettüp ederse bunu yapmaya hazırız. Başvekilimizin Basın Toplantısı, Zafer, 08.02.1957
₺455,00
KİTAP TANITIMI
The Belt and Road Initiative: Transforming Eurasian Space
The Belt and Road Initiative is the most ambitious project in the 21st century. Its main goals are infrastructure development, financial integration, people to people connectivity. Developing countries which desperately need infrastructure upgrade welcomed Chinese investments, finding an opportunity to be connected to global economy. Although economic and political consequences are discussed in the literature, the spatial consequences of the Belt and Road Initiative are neglected. The Belt and Road Initiative lays out six main economic corridors, reconfiguring the space across the continents. Eurasia, where three of six economic corridors pass through, is mostly affected by this spatial process. The countries in Eurasia are linked with corridors on which dry ports, special economic zones, and free trade areas are set up. This signifies new spatial characteristics in Eurasia.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye’de Örgüt Kültürü Çalışmaları
İşletmeler, insan unsurunun verimli ve etkili olarak iş görmesi gayretindedirler. Bu nedenle, motivasyonu artırma yöntemlerine önem verilmesi, işgörenin işe aidiyetinin istenmesi ve işgörenleri birbirine bağlayacak örgüt kültürünün var edilmesi yöneticileri düşündüren konular arasındadır. Bu kitap, örgüt kültürü üzerine kavramsal açıklamalar getirerek, Türkiye’de örgüt kültürü çalışmalarının nitel analizini yapmayı amaçlamaktadır. Bu amaçla, örgüt kültürü literatürü ayrıntılı olarak incelenmiş, yapılan çalışmalar sistematik bölümlemeler ile yorumlanmış, Türkiye’de ve dünyada yapılan örgüt kültürü araştırmaları karşılaştırılmıştır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Osmanlı Devleti Dış Borçlarının Ağ Analizi
Bu kitapta, Osmanlı Devleti’nin 1854-1914 döneminde gerçekleştirdiği 43 dış borçlanma kapsamındaki ilişkiler iki farklı ağ analizi yöntemiyle incelenmiştir. Global ağ analizi çerçevesinde, dış borçlanma süreci açısından önem arz eden neden-sonuç ilişkileri araştırılmıştır. Dış borçlanmaya yol açan nedenler belirlenmiş, ekonomik düzeni nasıl şekillendirdikleri ortaya konulmuştur. Bu kapsamda hangi finansal kuruluşlarla dış borçlanma ilişkisine girildiği, dış borçlanmaların miktarı, bu aktörlerin menşei ve Osmanlı’daki ekonomik faaliyetleri ele alınmıştır. Ego ağ analizi bağlamında, dış borçlanma ilişkileri iki ayrı dönem olarak incelenmiştir. İlk olarak, Osmanlı Devleti’nin 1854-77 zarfında gerçekleştirdiği dış borçlanmalar borcu borçla finanse etme ilişkisine dayalı olarak seyir göstermiştir. Bu dönemde alınan dış borçlanmalarda rol oynayan aktörlerin oluşturduğu ilişkiler ağı, 1875 yılında geri ödemelerin durdurulmasına (Moratoryum) ve 1881 yılında Düyun-u Umumiyye İdaresi’nin kurulmasına yol açmıştır. Dış borçlanma sürecinde ikinci dönem ise 1885-1914 yılları arasını kapsamaktadır. Bu dönemde yapılan dış borçlanmalar, borç-borç ilişkisinin yanı sıra, altyapı yatırımları odaklı olarak gerçekleştirilmiştir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
ANADOLU PALEODEMOGRAFİSİ PALEOLİTİK DÖNEMDEN OSMANLI DÖNEMİNE ANADOLU İNSANI
Anadolu; stratejik coğrafî konumu, eşsiz tabiî güzellikleri, sahip olduğu yer altı ve yer üstü kaynakları ile tarih boyunca herkesin ilgisini çeken, Dünyanın güzide bölgelerinden biri olmuş, birçok medeniyet Anadolu’yu yurt olarak seçmiştir. Arkeolojik kazılarda gün yüzüne çıkarılmakta olan bu medeniyetlerin izleri, Anadolu’nun eşsiz tarihinin her geçen gün daha iyi anlaşılmasını sağlamaktadır. Ayrıca bu kazılarda, arkeolojik eserlerin yanında, bu eserleri üreten ve kullanan insanların iskelet kalıntıları da açığa çıkmaktadır. Anadolu’da 1930’lu yıllarda başlayan antropolojik çalışmalar sayesinde bu iskeletler üzerinde yapılan incelemelerle, Anadolu insanlık tarihine ait önemli bilgilere ulaşılmaya başlanmıştır. Günümüzde, bu çalışmaların sayılarının ve kalitelerinin artması, Anadolu insanlık tarihinin ortaya çıkarılması sürecine önemli bir ivme kazandırmıştır. Fakat bu çalışmalar büyük oranda akademik yayınlar olup, bilim camiasına hitap etmektedir. Anadolu halkına, Anadolu halklarının tarihini anlatan yayın sayısı ise olması gerekenin çok altındadır. Bu kitabın yazımı ile amaçlanan; ilk çağlardan beri Anadolu’da yaşamış insanların geçirdiği fiziksel değişimlerin, iskeletlerden elde edilebilen bilimsel bilgilerle aydınlatılması ve bu bilgilerin toplumdaki her kesimin anlayabileceği bir üslupla anlatılmasıdır. Bu kitap için kapsamlı bir yayın taraması gerçekleştirilmiş ve kitapta 562 yayın kullanılmıştır. Antropolojik terimler konusunda bilgisi olmayan okuyucuların kitabı rahatça kullanabilmeleri için kitapta kullanılan teknik terimlerin açıklamalarını içeren bir sözlük hazırlanıp kitabın sonuna eklenmiştir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
İslâmiyet’in Maarife Taallûku ve Nazar-ı Muarizinde Tebyini
Rusya’nın önde gelen din eğitimcilerinden biri olarak kabul edilen Bâyezidof, Petersburg Camii’nde yarım yüzyıl boyunca imamlık yapmış ve din eğitimi alanında etkileyici bir miras bırakmıştır. Aynı zamanda hükümet okullarında da din öğretmenliği yaparak, ülkenin din eğitimine önemli katkılar sağlamıştır. Bu süreçte yazdığı eserler, sadece Rusya’da değil, Avrupa genelinde din eğitimi konusunda temel kaynak eserler haline gelmiş ve özellikle Rusya’daki Müslümanlar için vazgeçilmez bir başvuru kaynağı haline gelmiştir.
Bâyezidof’un çalışmaları, dini eğitim alanında önemli bir referans noktası olarak kabul edilirken, Rusya’daki Müslüman topluluğunun dini bilincinin güçlenmesine ve din eğitiminin daha geniş kitlelere ulaşmasına katkı sağlamıştır.
Bu kitapta, din eğitimi ve din-bilim ilişkilerinde önemli bir yere sahip olan Atâullah Bâyezidof’un “İslâmiyet’in Maarif’e Taalluku ve Nazar-ı Muârizinde Tebyini” adlı risalesi Osmanlı Türkçesinden Latin alfabesine çevrilmiş, ardından günümüz Türkçesine sadeleştirilerek metindeki öğütler, ahlak eğitimi perspektifiyle ele alınmıştır. Metnin ahlaki öğretileri ve eğitici mesajları, dil ve içerik boyutlarındaki değişiklikler bağlamında incelenerek ilke ve mesajlar günümüz okuyucuları için daha erişilebilir hale getirilmiştir.
₺560,00
KİTAP TANITIMI
Türev Piyasalar ve Türev Ürünler
Kitapta öncelikle finansal piyasalarda önemli bir rolü olan türev piyasalar tanımlanmakta ve bu piyasaların tarihsel gelişimi ve ülke ekonomisi açısından önemi açıklanmaktadır. Daha sonra ise bu piyasalarda kullanılan vadeli işlem sözleşmeleri, forward sözleşmeleri, opsiyon sözleşmeleri, swap sözleşmeleri, diğer türev araçlar anlatılmakta ve Türkiye’de Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası`nda işlem gören türev ürünler incelenmektedir.
Ayrıca türev ürün fiyatlaması, fiyatlamada kullanılan modeller açıklanarak, türev piyasalar ve türev ürünler genel olarak okuyucuya tanıtılmaya çalışılmaktadır.
Sade bir dille hazırlanan çalışmanın, türev piyasalar ve türev ürünler konusunda bilgi sahibi olmak isteyen herkes için fayda sağlaması amaçlanmaktadır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
18. Yüzyılda Osmanlı Taşra Tezgâhlarında Kalyon İnşa Organizasyonu
Yüksek bordaya ve kürekli gemilere nispetle muazzam bir ateş gücüne sahip olan kalyonlar, 1682 yılından itibaren Osmanlı Donanması’nın ana savaş gemisi olarak kabul edilmiştir. 1701 Bahriye Kanunnâmesi ile donanmada en az 40 kalyonun mevcut bulunması hedeflendikten sonra ise, kalyon inşası Tersâne-i Âmire’nin dışında da yaygınlık kazanmaya başlamıştır. 18. yüzyıl boyunca kalyonların imal edildiği tezgâh sayısı giderek artmış, bazı dönemlerde inşalar Tersane-i Âmire’den ziyade taşrada yoğunlaşmıştır. Yüzyılın ilk üç çeyreğinde Osmanlı taşra tezgâhları içerisinde en çok kalyon inşa edilen tezgâhlar ise Sinop, Rodos ve Midilli olmuştur. Bu kitap, ilgili taşra tezgâhlarında kalyonların inşası için gerekli organizasyonun detaylarına odaklanmıştır. Yıllar alabilen bir kalyonun inşa sürecinde; gerek malzemelerin temini, gerek işçilerin tedariki meselelerinin nasıl gerçekleştirildiği, örnek olaylarla gözler önüne serilmiştir. Tüm bu organizasyon içinde Osmanlı merkez-taşra ilişkilerinin boyutları yanında, Osmanlı idaresinin önceki yüzyıllarda edindiği tecrübenin 18. yüzyılda taşrada kalyon inşa organizasyonuna nasıl aktarıldığı da ortaya konulmaktadır.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
POSTMODERNİZMİN İZ DÜŞÜMLERİ
Postmodern dönemle birlikte, tüketici için üretmek, tasarruf etmek ve sermaye biriktirmek temel amaç olmaktan çıkmıştır. Modernizm döneminde, üretim odaklı ekonomiler, yerini tüketim merkezli yaşam biçimlerine bırakmıştır. Bu yaşam biçimi ve ticaret anlayışı, kitlesel tüketimi özendiren, postmodern bir kültürün oluşumuna zemin hazırlamıştır. Zira tüketim kültürü, postmodern bir kültürdür.
Postmodernite her ne kadar modern sonrası bir toplumu tanımlamak üzere kullanılsa da, aslında yeni insan, toplum, düzen ve yaşama dair bir süreci ifade etmektedir. Postmodern dünyada; arzu ve isteklerini ötelemeyen, anlık yaşamayı tercih eden, farklı deneyimler yaşayan, özgürlüğüne düşkün, sanata, spora, edebiyata, hobiye ve bilime merak saran, ama en önemlisi, kendisi için yaşayan kişi ile onun tercihleri, yaşamın merkezinde yer almaktadır. Ötekilere benzememek, farklı olmak, postmodern tüketicinin/bireyin önemli bir özelliğidir. Bu bağlamda; moda, teknoloji kullanımı, görünür olmak, toplumsal statü, yerleşim yeri ve tasarımlar ile farklılığın peşinden koşan birey, diğer yandan da teklik içinde çokluk, çokluk içinde teklik prensibini benimseyerek, çoğulculuğa da inanmaktadır.
Postmodern insan rahat ve esnektir. Duygu ve hislerine yöneliktir. ‘Kendin ol’ tutumuna sahiptir. Aktif bir insandır ve anlam için kendi kişisel yolunu izler. Gerçek iddiası’nda bulunmaz, sürekli olan yerine, geçici olanı tercih eder. Yaşa ve izin ver, yaşayalım tavrındadır. Gelenek ve eskiyle barışıktır. Egzotik, kutsal ve nadir olana olumlu bakar. Genel ve evrensel olan yerine, yerele yöneliktir ve kendi yaşamıyla ilgilidir. Evlilik, aile, din ve ulus gibi eski sadakat ve modern bağlılıklar yerine kendi ihtiyaçlarına yöneliktir. Yaşanacak tek bir hayatı olduğuna inanan birey, yaşantısında kolaylıklar arzularken, aynı zamanda, aceleci ve telaşlı bir tutum da sergilemektedir. Tüketici davranışları moderniteden farklıdır. Sürekli bir koşuşturma ve dolaşma hali hakimdir. Postmodernitede, modernizmin Newton tabanlı hiyerarşik ve düzenli yapısı, yerini Kuantumdan kaynaklanan/beslenen kaotik ortama bırakmaktadır…
Özetle; editörlü kitabımızın öncelikli amacı; hayata dair hemen her alanda kendini hissettiren postmodernitede, postmodernist yaklaşımların iz düşümlerini paylaşmaktır. Postmodernizm ile ilgili alana katkı sağlayacak kaynak yaratmaktır.
₺610,00
KİTAP TANITIMI
Eski Türk Devlet Anlayışında İktidar ve Hâkimiyet
Eski Türk devlet anlayışında var olan sınırlı iktidar düşüncesinin ve hâkimiyetin hangi temeller üzerine inşa edildiğine dair tespitleri okuyucuyla paylaşmayı amaçlayan eser, siyasal iktidarın meşruluğunu; adalet ilkelerine uyma, sosyal hizmet anlayışı ve kuvvetler dengesi çerçevesinde ele almaktadır. Eserde Türk devlet felsefesinde “kut” anlayışının gereği olarak “erdem” öne çıkarılırken, Tanrıya dayandırılan iktidarın, iktidar olmanın gereğini yapmaması durumu, “kut’un sönmesi” biçiminde değerlendirilmektedir. Türk siyasal kültürünün öncelediği nesnellikler dünyası, hâkimiyet alametleri (egemenlik sembolleri) başlığıyla eserde yer edinmekte, siyasal iktidarın güç ve meşruluk sahasına vurgu yapan sembolizm bu bağlamda incelenmektedir.
Eseri oluşturan konular, “Siyaset Bilimi” ve “Kamu Yönetimi” disiplinleri çerçevesinde ele alınırken, Eski Türk devlet anlayışına hâkim olan ilkeler üzerinden yapılan değerlendirmeler okuyucuyla paylaşılmaktadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
TÜKETİM KÜLTÜRÜ BAĞLAMINDA TELEVİZYONDA REALİTE ŞOV PROGRAMLARI
Alandaki orijinal ve temel çalışmalardan yararlanılarak hazırlanan bu çalışmayı okuyan bir kişi, genel olarak realite şovların ne olduğunu, nasıl olduğunu tam ve doğru bir şekilde öğrenip anlayabilmeli; özel olarak da realite şovların içeriğinin nelerden oluştuğunu ve kapsamının ne olduğunu görmelidir. Bu kitapta farklı akademik ilgi ve birikime sahip kişiler için anlaşılır olabilmek amacıyla özellikle dilin sade tutulmasına özen gösterilmiştir.
Özetle çalışmada, egemen olanın izleyici üzerinde otorite kurmasını sağlayan toplumsal normların yeniden üretiminde önemli rol oynayan medya, realite şovlar aracılığı ile izleyiciye, belirli bir çerçeve içinde kendi televizyon gerçekliğini oluştururken tüketim toplumuna yeni popüler ürünler yaratmaktadır. Bu ürünlerin sunumu ise izleyicinin sevdiği karakterlerden anlatıcı/sunucu seçilerek ikon (bilirkişi) oluşturulmaktadır. Evim Şahane programında da görülmektedir ki, mobilya sektörünün popüler ürünleri, yoksulluk ya da zenginlik gözetilmeksizin sunulup, toplumsal cinsiyet normları da egemene göre yeniden üretilmiştir.
Son olarak, bundan sonraki dönemlerde konuyla alakalı çalışma yapmak isteyen araştırmacılar, realite şov programlarının etkilerini diğer televizyon programlarının etkileriyle, ülkemizde yayınlanan realite şov programlarıyla diğer ülkelerde yayınlanan realite şov programlarını kıyaslamaya ve realite şov programlarının toplum ve birey üzerindeki olumsuz etkilerini önlemeye, ayrıca programda sponsor firmaların kullandıkları ürün yerleştirmeye yönelik çalışmalar yapabilirler.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
ÇOCUKLUK TRAVMASI
Bu çalışma çocukluk travmalarının stresle başa çıkma tarzları ve erken dönem uyumsuz şemalarla ilişkisi üzerine hazırlanmıştır. Erken dönem uyumsuz şemalar ve stresle başa çıkma tarzları arasındaki ilişki de incelenmiştir. Analizler Çocukluk Çağı Travmaları’ndan fiziksel ihmal ve duygusal ve cinsel istismarın, Kopukluk ve Reddedilme Alanındaki şemalar üzerinde etkisi olduğunu göstermiştir. Duygusal ihmal ve fiziksel istismarsa daha az anlamlı bir etkiye sahiptir. Araştırmaya göre Çocukluk Çağı Travması en fazla Kopukluk ve Reddedilme Şemasındaki özellikleri yordar. Bu şema depresyon ve travma ilişkisinde aracı role sahiptir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Fevzi Tuna Yönetmenin Yolculuğu
ÖNSÖZ’den
Okan Ormanlı titiz ve dürüst kişiliğiyle, objektif yaklaşım ölçütüne tam anlamıyla uyarak ele alıyor Feyzi Tuna filmlerini. Hemen hemen tümüne ulaşarak izlediği filmleri her yönüyle değerlendirip, ulaştığı her bilgiyi, okuruyla paylaşıyor. Başkalarınca Feyzi Tuna üzerine yazılmış her yazıyı, anlatım içine yerleştirerek, okuru o konuda da bilgilendiriyor. Yönetmenin kendisiyle yaptığı görüşmelerle, kendi filmleri üzerine düşüncelerini ve çalışma koşullarını da açıklığa kavuşturmuş oluyor. Tunanın yalnızca sinemada değil, televizyon dizi kültüründe de olumlu ve önemli bir örnek olduğunu, tarihe not düşüyor.
Elinizdeki bu kitap, Türk sinemasının ve Türk televizyonunun anlatı geleneğine ve de tarihine ilgi duyan herkesin okuması gereken bir çalışma. Çünkü bu anlatı geleneği içinde önemli bir iz bıraktığı halde, çok göz önünde olmayan özgün bir yönetmeni ele alıyor.
Şükran Kuyucak Esen
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Kurgusal Dünyalar ve Toplumsal Gerçeklikler
Toplumsal gerçeklik, gündelik hayatın akışında olduğu kadar romanların satır aralarında, sinema perdesinin ışığında ve dijital oyunların etkileşimli dünyalarında da gizlidir. Bu derleme, kurgusal anlatıların toplumu yalnızca yansıtmakla kalmayıp onu nasıl dönüştürdüğünü ve kimi zaman maskelediğini tartışmaya açıyor. Eser, eğlence kültürünün bir denetim mekanizmasına dönüşümünden varoluşsal mizaha, dijital oyunlardaki zorunlu göç deneyiminden sessiz yabancılaşmaya kadar geniş bir yelpazede modern bireyin sancılarını mercek altına alıyor. Dostluk etiği ve Oksidentalizm eleştirisiyle çerçevesini genişleten çalışma, kurguyu basit bir kaçış alanı değil, toplumu çözümlemek için sosyolojik bir laboratuvar olarak konumlandırıyor. Başkalarının hikâyeleri üzerinden kendi gerçekliğine bakmak isteyen okurlar için bu kitap, olan biteni farklı bakış açılarından anlamaya yönelik bir çağrı niteliğinde.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
SAĞLIK KURUMLARINDA MUHASEBE ETİĞİ
Günümüzde bireylerin sağlığa verdiği önemin giderek artması sağlık kurumlarını her zamankinden daha önemli hale getirmiştir. Sağlık bir toplumun gelişmişlik düzeyini gösteren en önemli kriterlerden biridir. Sağlık kurumlarındaki faaliyetlerin tümünün etik ve ahlaki değerler çerçevesinde yürütülmesi gerekmektedir. Alan yazında sağlık kurumlarına yönelik yapılan etik çalışmalar daha çok tıbbi etiğe yoğunlaşmıştır. Sağlık kurumlarındaki yöneticilerin rasyonel kararlar alabilmelerinde muhasebe uygulamaları, sistemin işlerliği açısından büyük önem arz etmektedir. Bu nedenle bu kitap Sağlık Kurumlarında Muhasebe Etiğini konu almaktadır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Aykırı Yazar Lillian Hellman
1930 ile 1945 yılları arasında ABD’de yaşanan Büyük Bunalım ülke genelinde önemli ve kökten değişikliklere yol açtı. Pek çok Amerikalı 1920’lerde yaşadıkları güzel günlerin bir daha geri gelmeyeceğine inanarak psikolojik sorunlar yaşarken diğer pek çoğu da kendini suçlama ya da kendinden şüphe etme gibi duygusal bunalımlar yaşamıştır. Bu dönem Amerikan toplumunda hem açlık ve yoksulluk yaratmış hem de insanların umutlarının ve hayallerinin yok olmasına da neden olmuştur. Yazarlık kariyeri Büyük Bunalım döneminde başlayan Amerikalı kadın oyun yazarı Lillian Hellman kötünün doğası ve etik değerlerin toplumda çöküşü gibi konuları ele almıştır. Bu kitap Türkiye’de pek tanınmayan, bir zamanlar ikon haline gelen aykırı yazar Lillian Hellman’ı kısaca okurlara tanıtmak ve Çocukların Saati oyununa dikkat çekmek amacıyla hazırlanmıştır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Solaklı Çayı Havzası’nın (Trabzon) Uygulamalı Jeomorfolojisi
Türkiye’nin doğal güzelliklerinden biri olan Solaklı Çayı ve onun büyüleyici havzası, jeomorfolojik bir harikadır. “Solaklı Çayı Havzası’nın (Trabzon) Uygulamalı Jeomorfolojisi” kitabı, bu eşsiz coğrafi oluşumun sırlarını açığa çıkarıyor. Bu eser, Solaklı Çayı Havzası’nın jeomorfolojik yapısını, insan-doğa etkileşimini, havza sınırları içinde meydana gelen doğal kaynaklı afetleri ve bu bölgenin ekolojik önemini detaylı bir şekilde ele alıyor.
Yazar, Solaklı Çayı Havzası’nın jeomorfolojik yapısını, bölgenin florası, faunası ve insan yerleşimleriyle olan etkileşimini incelerken, bölgenin jeolojik geçmişine ve bu geçmişin günümüzdeki çevresel ve sosyal etkilerine de ışık tutuyor. Kitap, havzanın erozyon, sedimantasyon, heyelan, sel-taşkın ve tektonik aktiviteler gibi doğal süreçlerini anlamak için gerekli bilimsel temelleri sağlıyor
Bu kapsamlı çalışma, Solaklı Çayı Havzası’nın uygulamalı jeomorfolojisinin yanı sıra, bölgenin doğal güzelliklerini ve bu güzelliklerin korunmasının önemini de vurguluyor. Kitap, havzanın nasıl şekillendiğini, bu şekillenmenin ekosistem üzerindeki etkilerini ve insan etkileşimlerinin bu doğal yapı üzerinde nasıl değişiklikler yarattığını detaylı bir şekilde inceliyor.
“Solaklı Çayı Havzası’nın (Trabzon) Uygulamalı Jeomorfolojisi”, jeomorfoloji, çevre bilimi, ekoloji ve coğrafya alanlarında çalışan araştırmacılar, öğrenciler ve doğa tutkunları için değerli bir kaynak. Ayrıca, bu benzersiz doğal alanın korunması ve sürdürülebilirliği konusunda farkındalık yaratmayı amaçlayan herkes için de ilham verici bir rehber niteliğinde.
Solaklı Çayı Havzası’nın gizemli dünyasına yapılan bu bilimsel yolculuk, okuyucuları, doğanın karmaşık ve dinamik yapısını keşfetmeye davet ediyor. Bu eser, doğanın dilini anlamak ve onun eşsiz güzelliklerini korumanın önemini kavramak isteyen herkes için vazgeçilmez bir başucu kitabıdır.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Bir Kent Coğrafyası Araştırması SİİRT KENTİ
Günümüzde kentler tüm Dünyada dikkatle izlenen ve çok karmaşık ilişki ağlarına sahip kozmopolit mekânlar haline dönüşmüştür. Kentler, bünyelerinde barındırdıkları yoğun nüfusları, merkezi konumları ve ürettikleri çok çeşitli mal ve hizmetleri sayesinde büyük nüfus kitlelerini etkilemektedir. Hızlı büyüme sürecinde önemli sorunlarla karşı karşıya kalan kentlerin bu sorunlarını çözmek giderek güçleşmekte ve büyük mali kaynaklara ihtiyaç duyulmaktadır. Kentleşme konusunda karşılaşılan sorunların çözümü her şeyden önce o sorunun tanınması ve analiziyle mümkün olabilir. Ülkemiz 1950’li yıllarda hızlı bir şehirleşme sürecine girerken, bu süreçte ülkemizde sanayileşmeye bağlı planlı bir kentleşmeden ziyade yoğun göç hareketi sonucunda ortaya çıkan hızlı nüfus artışı ve plansız alansal büyüme şeklinde bir kentleşme süreci gerçekleşmiştir. Bu durum Siirt de dâhil olmak üzere çoğu kentimizde başta altyapı olmak üzere çevre ve arazi kullanım sorunlarının ortaya çıkmasına yol açmıştır. Siirt kenti de bu süreci en hızlı ve problemli yaşayan kentlerden biri olmuştur. Söz konusu bu çalışma kent coğrafyası bakış açısıyla Siirt kentini değerlendirerek, kentleşme sürecinde karşılaştığı sorunları analiz edip, bu sorunların çözümüne katkı sunmayı ve kentleşme ile ilgili geleceğe yönelik projeksiyonlar ortaya koymayı amaçlamaktadır.
₺1.150,00
KİTAP TANITIMI
İLKÖĞRETİMDE ANALOJİLER, KAVRAM KARİKATÜRLERİ VE TAHMİN-GÖZLEM-AÇIKLAMA TEKNİKLERİYLE DESTEKLENMİŞ FEN VE TEKNOLOJİ EĞİTİMİNİN ÖĞRENME ÜRÜNLERİNE ETKİSİ
Yaşadığı dünyayı gören, analiz eden, sorgulayan ve sentez yoluyla yeni çıkarımlar yapan bireylerin yetiştirilmesinde fen eğitiminin önemli bir rolü vardır. Özellikle ilkokul kademesinde öğrencilerin yaşadığı dünyayı anlayabilme gayreti ve arzusu içinde olmaları için fen derslerinin önemi tartışılamaz. Fen öğretimi ile öğrenciler problem çözme, yaratıcılık, analiz ve sentez yapabilme, eleştirel düşünme ile elde edilen bilgiyi güncel sorunlara uygulayabilme gücü kazanabilmektedirler. Ancak bu becerilerin kazanılabilmesi için çocukların karşılaştıkları fen eğitiminin niteliği çok önemlidir.
Bu kitapta analojiler, kavram karikatürleri ve tahmin gözlem açıklama teknikleriyle desteklenmiş fen eğitiminin öğrenme ürünleri üzerindeki etkileri anlatılmaktadır. Çocukların bilimsel süreç becerileri, akademik başarıları, tutumları ve akademik risk alma davranışları üzerinde bu eğitimin etkisi incelenmektedir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Barok’ta Dans Müziği I
Barok’ta Dans Müziği kitaplarında Barok dans müzikleri teorik, biçimsel, tarihsel özellikleri ve karakterleri yönünden incelenmiş, 20’den fazla dans, Erken, Orta ve Geç Barok dönemden 25 bestecinin 37 yapıtı üzerinden değerlendirmiştir. İncelenen yapıtların müziklerine ve dansların görsel materyaline internet üzerinden kolay erişim için kitap içerisine QR kodlar konulmuştur. Okuyucunun kapsamlı bir anlayışa ulaşabilmesi için sadece Barok dönem ile sınırlı kalınmamış, Barok dansların öncüllerine ve sonraki dönemlerdeki tezahürlerine de yer verilmiştir. Barok dönemde olgunlaşmaya başlayan dans notasyonunun gelişimi ve 20.yy.daki yeniden keşif süreci de bahsi geçen kapsamlı anlayışın oluşması açısından önem arz etmesi sebebiyle kitaba dâhil edilmiştir. Yapılan incelemelerle; söz konusu dans müziklerinin geçirdiği evrimsel süreç, bestecilerin dansları yapıtlarında kullanma şekilleri ve bestelerin oluşum süreçlerindeki önemli noktalar ile ilgili içgörü kazanılması amaçlanmıştır. Kitaplar, Barok dans müziklerini icra eden yorumcular, bu konuyu araştıran teorisyenler ve müzikologlar için yol gösterici birer kaynak olacaktır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Sultan (II) Mahmud’un Ölümü
Hiç
Bir abide o suskun ve dik, yüzü yok başı kesik.
Toprak saklarken canı, ateşten yazılmış kanlı fermanı.
Kim bilir hangi bahtsız yatar göğsünde, karanlığın içinde.
Yazıt silik, harfler gömülü, zaman durmuş; ne diri ne ölü.
Ve bilir o tanık: Mühürlense de sesi, kalır çağlara direnen nefesi.
İhanet solar hakikat yeşerir, her suskun yazıt bir gün dile gelir.
Dua bilmez yüreği sızlar, bir damla gözyaşında maziyi anar.
Unutma! Suskun gölge konuşur; unutansa kendiyle avunur.
Mezar değil çağların saklı hecesi, devlete adanmış başın nefesi. Bir çift göz deler gecenin bağrını, yarınsız çağırır intikamını. Asırlar geçse de abidenin önünde, suskunluğun en gür sesinde.
Kanla yoğrulmuş yemin taşır, hangi el değse geçmişi çağırır.
Kimi ışıklarla uyur, kimi rahmet okur.
Kimi dua ile yükselir, kimi şarkıyla süslenir.
Geçersen bir gün önünden, hakikat seslenir derinden.
Ama ölüm hep terazidir; zaferin izi kalıcı, ufukta sessizdir. Aralanır sonsuzluğun kapısı, kapanırken insanın o son yarası. Bir ses yükselir hiçliğin ortasında;
Ölümden daha ciddi ne var bu dünyada?
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Tercüme-i Tevrìt
Dünyanın en eski ve en köklü milletlerinden olan Türkler, çok zengin ve renkli bir tarih ve kültür mirasına sahiplerdir. Bunda; örf ve âdetleri, yaşadıkları coğrafya kadar kabul etmiş oldukları dinlerin de etkisi kuşkusuz çok büyüktür. Tarihin en eski dönemlerinden günümüze kadar geçen süre içinde farklı Türk toplulukları; başta Gök Tanrı inancı olmak üzere Budizm, Maniheizm, Zerdüştlük, Musevilik, Hristiyanlık ve İslamiyet gibi çok değişik dinleri kabul etmişlerdir. Her bir dinin kabulüyle birlikte, o dine ait kutsal metinlerin ve öğreti kitaplarının Türkçeye çeviri süreci başlamıştır.
Nicolaus Wilhelm Schröder tarafından 1739 yılında Latince ve Türkçe olarak yayımlanan Quatuor Prima Capita Geneseos Tvrcice Et Latine adlı eser, Musa Peygamber’e indirilmiş olan Tevrat’ın bir bölümünün tercümesini içermektedir. Tekvin’in İlk Dört Bölümü -Türkçe ve Latince şeklinde Türkçeye çevirebileceğimiz bu eserde, Tevrat’ın Tekvin bahsinin ilk dört bölümü; yani Dünya’nın yaratılışı, ilk insanlar Adem’le Havva, Adem’le Havva’nın yeryüzüne gönderilmesi ve Kabil’in Habil’i öldürmesi anlatılmaktadır.
Türkçenin yaklaşık 300 yıl öncesine ait miraslarından biri olan bu Tekvin tercümesi, bir daha göstermiştir ki Türkçe farklı dinlere ait metinlerdeki terimleri ve kavramları karşılamakta son derece üretken ve zengin bir dildir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Bilim İletişimi
“Hayatta hiçbir şeyden korkmamalıyız, sadece anlamalıyız. Şimdi anlama zamanı, böylece korku azalacaktır.”
arie Curie
Bu kitap, bilim tarihini kadim uygarlıklardan günümüze kadar ele alarak farklı toplumların bilimsel gelişime katkılarını ve bilim iletişiminin temel dinamiklerini gözler önüne sermektedir. Bilim iletişiminin tarihsel gelişimi, temel yaklaşımları ve sürece dahil olan paydaşlar bütüncül bir bakış açısıyla incelenirken, bilimin topluma nasıl aktarıldığı, güvenilir bilginin nasıl üretildiği ve yaygınlaştırıldığı detaylı bir şekilde ele alınmaktadır. Ayrıca, Covid-19 pandemisi bağlamında bilim iletişiminin kritik rolü değerlendirilirken, kriz dönemlerinde bilim ve toplum arasında güvene dayalı bir ilişkinin nasıl kurulduğu ve iletişim stratejilerinin etkileri kapsamlı bir şekilde analiz edilmektedir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
İstanbul Yazıları
“Dünyanın başkenti” sıfatını en çok hak edecek şehir şüphesiz İstanbul’dur. Hem Roma hem Osmanlı imparatorlukları bunun bilincinde olmuş, İstanbul’u dünyanın merkezine konumlandırmıştır. Bu tarihsel konum bir yandan da görkemli bir mimarlık ve sanat birikimi ile İstanbul’u asırlar boyunca taçlandırmış, bundan sonraki yüzyıllara devredilecek büyük bir miras oluşturmuştur. İstanbul’un geçmişini ve mirasını bir nesilde araştırarak öğrenmek mümkün değildir. Ancak bu imkânsız hedef bir yandan da araştırmacılar için büyük fırsatlar sunmaktadır. Bu sayede İstanbul bütün dünyadan bilim insanlarının çalışmalarının odağı durumundadır. Sonraki ciltleri de hazırlık aşamasında olan bir dizinin ilk halkası olan bu çalışma ayrıca bölüm yazarı olan Fatih Sarımeşe’nin editörlüğünde Necdet Sakaoğlu, Sinan Genim, Hilal Kazan, Gülberk Bilecik, Sedat Bornovalı, Ahmet Vefa Çobanoğlu, Fatih Elcil, Hamit Pilehvarian, Hayri Fehmi Yılmaz, Wasamon Sanasen, Sümeyye Gider ile Yasemin Akcakaya gibi çok farklı alanların önde gelen uzmanları tarafından hazırlanmış bölümlerden oluşmaktadır.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
MULTIFACETED INTERPRETATIONS ON DRAMA
This book entitled, Multifaceted Interpretations on Drama explores the captivating world of drama and its diverse forms via different analysis of plays. Drama, intricately captivating facet of human expressions, with compelling narratives and vivid portrayals of social, cultural, moral, religious, and historical events of life, is a mirror of society and human societal progression. Namely, drama functioning as a literal mirror reflecting the fictionalized life stories of human beings, their struggles and experiences is a literary genre of performance portraying human conflicts and emotions, through dialogues and actions that do not only entertain but also stimulate deep contemplation and introspection. Thus drama, the fictionalized stage of the physical world with new literary interpretations, expressions, approaches, criticisms, and interdisciplinary studies, presents the journey of the continuously changing and developing literary world in which various literary works and dramatic texts will be interpreted from multifaceted perspectives.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
İngiltere’de Feminizmin Doğuşu
Kadın-erkek eşitliğini esas alan, geleneksel toplumsal cinsiyet rollerine göre kadının ötekileştirilmesine karşı çıkan, ataerkil toplumun kadınlar hakkında oluşturduğu önyargılı imajı ortadan kaldırmayı amaçlayan feminist akım, İngiliz yazar Virginia Woolf’un feminist söylemi ve feminist edebiyatı sayesinde İngiltere’de büyük bir yankı uyandırmıştır. Bu çalışmada, Woolf’dan önce, kadın hakları için mücadele veren İngiliz kadınların ve Woolf’un feminizme katkıları tartışılmaktadır. Woolf’un Kendine Ait Bir Oda ve “Kadınlar için Meslekler” adlı çalışmalarında vurguladığı ‘Kendine Ait Bir Oda’ ve ‘Evdeki Melek’ kavramlarının, Dışa Yolculuk, Gece ve Gündüz, Mrs Dalloway ve Deniz Feneri adlı feminist romanlarındaki yansımaları, bu kitapta ele alınmaktadır. Bu romanlardaki, feminist dönem öncesi, erkek-egemen İngiliz toplumunun değer yargılarıyla yetişmiş kadınları temsil eden kadın karakterlerin yaşadıkları sorunlar bu kitapta tartışılırken, kadınların feminist döneme geçişle beraber deneyimledikleri aydınlanma ve farkındalık değerlendirilmekte, Woolf’un feminist akıma katkıları incelenmektedir.
KİTAP TANITIMI
Menâkıb-ı Haseniyye Kastamonulu Hasan Hilmî Efendinin Menkıbeleri
Tasavvuf kültüründe Allahın dostluğunu kazanmış, halk tarafından velî olarak kabul edilen manevi büyüklerin gösterdikleri olağanüstülükleri/kerametleri ve irfânî tecrübeyi arttıran olayları konu edinen hikâyelere menkıbe, bunların yer aldığı eserlere menâkıb-nâme denir. Menâkıb-nâme, Tasavvufî Türk edebiyatında önemli bir türdür.
Nakşî-Halidî tarikatının Gümüşhanevî (Ziyâiyye) kolunun ikinci pîri olan Kastamonulu Hasan Hilmî Efendi (ö.1329/1911) hakkında temel kaynak, Erzincanlı Kâtip Mustafa Fevzi Efendinin (ö.1343/1924) kaleme aldığı Menâkıb-ı Haseniyye fî Ahvâlis-Seniyye adlı manzum-mensur menâkıb-nâmedir. Bu menâkıb-nâmede, Hasan Hilmî Efendinin hayatı, halleri, kerametleri ve yolculukları anlatılır. Eserde manzum – mensur menkıbeler ile halifelerinin isimleri ve zikir âdâbı bulunmaktadır.
Bu menâkıb-nâmeyi diğerlerinden farklı kılan husus, müellifin bizzat yaşadıklarından ve ilk ağızdan dinlediklerinden oluşmasıdır.
₺325,00