KİTAPLAR
EN YENİLER
-

Osmanlı Edebiyatı Numûneleri, Mehmed Celâl
₺635,00 -

OSMANLI HANEDAN KIZLARI VE GELİRLERİ
₺495,00 -

Osmanlı İdaresinde İşkodra Vilayeti (1876-1912)
₺390,00 -

Osmanlı Konaklarının Yabancı Misafirleri: MÜREBBİYELER
₺260,00 -

OSMANLI MİNYATÜRÜNDE KADIN
-

OSMANLI SON DÖNEMİ VE BÜYÜK GÜÇLER
₺405,00 -

Osmanlı Tarihi Araştırmaları -II: II. Meşrutiyet
₺620,00 -

Osmanlı’da Türkçe Yazılmış Matbu Kırk Hadisler ve Din Eğitimi Açısından Önemi
₺495,00 -

OSMANLI’DAN CUMHURİYET’E DENİZCİLER
-

Osmanlıdan Cumhuriyete Arşiv Belgeleri Işığında BALYA TARİHİ
₺845,00 -

Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Yetim
-

OSMANLILAR – I
-

OTEL İŞLETMELERİNDE KURUMSALLAŞMA
₺300,00 -

Otel İşletmelerinde Yönetim Bilgi Sistemlerinin Stratejik Karar Verme Sürecine Etkileri
₺300,00 -

OTO SİGORTALARI HASAR SÜREÇLERİ
-

Ödüllü Yönetmenlerle Kısa Film ve Belgesel Üzerine Söyleşiler
₺260,00
KİTAP TANITIMI
GİRİŞİMCİLİK SOSYOLOJİSİ
Bu kitapta, Türkiyedeki girişimcilik araştırmalarında yeterince ele alınmadığı düşünülen sosyolojik bakış açısının önemi vurgulanmaktadır. Kitabın giriş kısmında özet bir biçimde aktarıldığı gibi, Batı’da “girişimcilik sosyoloji” çerçevesinde etiketlenmiş bu bakış açısı girişimciliğin bütüncül bir perspektiften incelenmesi noktasında önemli katkılar sunmaktadır. Girişimciliğe yönelik hâkim yaklaşım, girişimciyi iktisadi bir aktör ve/veya kendisini diğer bireylerden ayıran psikolojik-davranışsal farklılar taşıyan bir birey olarak ele almaktadır. Oysaki girişimci, her şeyden önce bir toplumun üyesidir ve onu bu sosyal bağlamdan soyut bir biçimde incelemek pek mümkün değildir. Girişimcilik sosyolojisi araştırmalarında pek çok disiplinin katkısından yararlanılabilir. Söz gelimi bu kitapta girişimcilik olgusu pedagojik, dini, iktisadi, politik, ailesel ve hukuksal olmak üzere pek çok açıdan incelenmiştir.
Yazarlar: Sezen Özek, Candaş Can, Yağmur Sağlam, Mehmet Samet Erdem, Abdullah Eravcı, Bilal Aslan, Bülent Tuğcu
₺250,00
KİTAP TANITIMI
MISIRLI ŞÂHİDÎ DÎVÂNI
Şâhidî, 16. yüzyıl şairleri arasında yer almaktadır. Osmanlı devletinin uzak bir eyaleti olan Mısırda hayatını sürdürmüştür. Şâhidî, Gülşenî tarikatına intisap etmiştir ve Gülşenîliğe gönülden bağlıdır. Kendisini âşık ve Melami olarak zikreder. Ancak o, mutasavvıf şairler arasında yer almaz. Nitekim şiirlerinde Gülşenîliği ve fikirlerini yayma amacı taşımaz. Sade bir dille samimi ve canlı bir ifadeyi yakalayan şair, Fuzûlîden ziyade şiir sultanı olarak gördüğü Bâkînin etkisi altındadır ve onun üslubunu benimsemiştir. Bilinen tek eseri Dîvânıdır. Dîvânında 248 şiir bulunmaktadır. Bu şiirlerden 236sı gazeldir. 9 şiir kaside nazım şekliyle yazılmıştır. Bu nazım şekillerinden başka müseddes nazım şekli ile kaleme alınan 3 şiir mevcuttur.
Dört bölümden meydana gelen bu çalışma, Şâhidî Dîvânının Latin harfleriyle transkripsiyonunu ve diliçi çevirisini içermektedir. I. Bölüm Şâhidînin Hayatı, Edebî Kişiliği ve Dîvânı başlığını taşımaktadır. II. Bölümde ise yazma nüshanın tanıtımı yapıldıktan sonra metnin kuruluşunda takip edilen yöntem izah edilmiştir. Devamında Dîvânın transkripsiyonu ve diliçi çevirisine geçilmiştir.
Metinde geçen bazı özel adlar, sözler, kavramlar ve tabirlerle ilgili açıklamalara ve açıklamaların dizinine III. Bölümde yer verildi. IV. Bölüm metinde geçen bütün kelimeleri içeren Dizinden oluşmaktadır. Çeşitli sözlüklerden istifade edilerek hazırlanan Dizinde kelimelerin anlamı eser bağlamında verildi. Dîvân nüshasının tıpkıbaskısı kitabın sonuna ek olarak ilave edildi.
₺1.000,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye’nin Son Otuz Yılı
Türkiye’nin son otuz yılı, Türkiye’de siyasetin dönüşümü açısından çok kritik ve yoğun bir dönemi ifade etmektedir. Bugün “Eski Türkiye” olarak ifade edilen bir sürecin son yıllarında “Yeni Türkiye”ye geçişin tüm izlerini görebildiğimiz bu otuz yıl içinde Türkiye’nin siyaset, ekonomi ve dış politika açısından oldukça köklü dönüşümlere uğradığını göreceğiz. Türkiye’nin bu köklü dönüşümü, gerek yeni dünya düzeninin ülke üzerindeki etkilerinden gerekse ülke içindeki yeni siyasal iktidar biçimlerinin politik vizyonlarından doğrudan etkilenmiştir. Soğuk Savaş sonrası süreçte küresel eksende ortaya çıkan yapısal dönüşümün etkilerini yakından hisseden Türkiye’nin önüne çıkan yeni fırsatlar, yeni bir politik vizyon zemininde değerlendirmeye alınmıştır. 1990’lardan itibaren Türkiye’nin “küresel” vizyon iddiası ise yalnızca bir dış politika talebi olarak görülmemeli, ekonomi politikalarından siyasal rejim tartışmalarına kadar oldukça geniş bir zeminde çok daha köklü bir tartışmanın başlığı olarak ifade edilmelidir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Afrika Örf ve Adet Hukukunda Self-Determinasyon Hakki
Bu çalışmanın başlıca amacı, Afrika’nın bazı örneklerinde self-determinasyonu algılayışı ve ilgili politikaları arasında farklılık bulunduğunun gösterilmesidir. Öte yandan kıta devletlerinin genelinde self-determinasyona dair ortak tutum ve algılayış bulunmakta, korunmaktadır. Bu noktadan hareketle bölge devletleri arasında self-determinasyon teamülü bulunmakta ve sömürgeciliğin tasfiyesi/sömürge yönetiminin varlığı, sınırların dokunulmazlığı ve toprak bütünlüğünün korunması kriterlerine dayanmaktadır. Başka bir deyişle genel olarak kıtada self-determinasyon olgusu yerleşmiştir. Diğer taraftan teamülün varlığına rağmen self-determinasyonun algılanışı ve uygulanışı, genel bir ifadeyle self-determinasyona dair politikalar bütün kıtada tekdüze değildir, farklılık gözlemlenmektedir. Bahse konu farklı örnekler birer istisnadır. Kıtadaki bu farklılıklar, aynı zamanda, uluslararası hukukta genelgeçer kabul gören self-determinasyon hakkından sapmaktadır. Bazı ayrılık taleplerinin başarılı olması, bu hareketlerin dile getirdiği tezler ve mevcut dönemde de bazı self-determinasyon örneklerinin sorgulanması kıta ve uluslararası hukuk arasında hakka ilişkin farklılıkların olabildiğini göstermektedir.
Bu çalışmada Batı Sahra, Güney Sudan, Biafra, Eritre ve Katanga temel olmak üzere çeşitli örneklerle Afrika’da self-determinasyon algıları, politikaları ve bu bağlamda hakka ilişkin örf ve adet hukuku incelenecektir. Kıtada ve dünyanın diğer bölgelerinde self-determinasyon, içeriği ve getirisi sebebiyle, gerginliğe neden olabilen ve istikrarsızlık yaratabilen bir olgudur. Uluslararası hukukun ve uluslararası ilişkilerin önemli öğesi devlet ile doğrudan bağlantılıdır, çok sayıda araştırma ve inceleme alanları ile ilişkisi de bulunmaktadır.
Afrika’nın ise self-determinasyonun uluslararası hukuk, uluslararası siyaset ve uluslararası ilişkiler tarihinde önemli bir yeri bulunmaktadır. Uluslararası Adalet Divanı gibi bizzat uluslararası yasal ve siyasi çevreler tarafından hakkın sömürge ve sınır gibi unsurları kullanılmıştır. Self-determinasyonun oluşmasının ve uygulanmasının yanında hakkın değişmesi gerektiğine dair tezlerin ortaya çıkmasında da kıtanın siyaseti, siyasi ve hukuki yapısı önemli bir araştırma ve inceleme sahası sunmaktadır.
₺520,00
KİTAP TANITIMI
Nezâket ve Usûl-i Muâşeret
İnsanın seçkinliği, bilgi ve edeple artmaktadır. Sosyal bir varlık olan insanın huzurlu ve dengeli bir yaşam sürmesi için bir takım kuralların varlığı zorunludur. Toplumun medenilik seviyesini gösteren, incelik, nezâket ve zerâfeti yansıtan âdâb-ı muâşeret, birey ve toplum için hayatidir.
İslam medeniyeti ve kültür tarihimizle bağlantılı olan, Osmanlının son dönemlerinde Resûlzâde Hüseyin Hüsnî tarafından neşredilen Nezâket ve Usûl-i Muâşeret kitabı, ahlâk ve terbiye kapsamında bireysel ve toplumsal ilke ve esasları inceleyen özgün bir eserdir.
Sosyal ilişkilerde edebi merkeze alarak zerâfet ve estetiği, itidâl ve terbiyeyi hedefleyen İslamiyet, insanın fıtratıyla da uyumlu standart ve evrensel değerler belirlemiş ve Hz. Peygamberi (sav) bu değerler için en ideal örnek ve öğretici olarak göndermiştir. İslam’ın temel öğretilerinden biri olan âdâb-ı muâşeretin ele alındığı bu eser, Osmanlıdan günümüze nezaket, saygı, hoşgörü ve toplumsal sorumlulukla ilgili derin öğretilerin keşfine yardımcı olacaktır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
İngiltere’de Feminizmin Doğuşu
Kadın-erkek eşitliğini esas alan, geleneksel toplumsal cinsiyet rollerine göre kadının ötekileştirilmesine karşı çıkan, ataerkil toplumun kadınlar hakkında oluşturduğu önyargılı imajı ortadan kaldırmayı amaçlayan feminist akım, İngiliz yazar Virginia Woolf’un feminist söylemi ve feminist edebiyatı sayesinde İngiltere’de büyük bir yankı uyandırmıştır. Bu çalışmada, Woolf’dan önce, kadın hakları için mücadele veren İngiliz kadınların ve Woolf’un feminizme katkıları tartışılmaktadır. Woolf’un Kendine Ait Bir Oda ve “Kadınlar için Meslekler” adlı çalışmalarında vurguladığı ‘Kendine Ait Bir Oda’ ve ‘Evdeki Melek’ kavramlarının, Dışa Yolculuk, Gece ve Gündüz, Mrs Dalloway ve Deniz Feneri adlı feminist romanlarındaki yansımaları, bu kitapta ele alınmaktadır. Bu romanlardaki, feminist dönem öncesi, erkek-egemen İngiliz toplumunun değer yargılarıyla yetişmiş kadınları temsil eden kadın karakterlerin yaşadıkları sorunlar bu kitapta tartışılırken, kadınların feminist döneme geçişle beraber deneyimledikleri aydınlanma ve farkındalık değerlendirilmekte, Woolf’un feminist akıma katkıları incelenmektedir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Sürdürülebilir Finans Sözlüğü
Sürdürülebilir finans, finansal sistem içinde sürdürülebilir ekonomik aktiviteleri hayata geçirmek için çevresel, sosyal ve yönetişim kriterlerini yatırım kararları sürecine dahil eder. Böylece hem ekonomik büyüme desteklenmiş hem de çevre üzerindeki baskılar azaltılmış olur. Bu açıdan sürdürülebilir finansın önemi, uluslararası ve ulusal kuruluşlar, sivil toplum kuruluşları, finans profesyonelleri ve konuya ilgi duyan bireyler için giderek artmaktadır. Bu süreçte sürdürülebilir finans ile ilgili pek çok yeni terim ortaya çıkmakta ve anlam karmaşası yaratmaktadır. Sürdürülebilir Finans Sözlüğü, konuyla ilgili pek çok terimi bir araya getirerek sürdürülebilir finansla ilgili çalışanlara yardımcı olmayı hedeflemektedir. Bugünden yarına pek çok şeyin hızlıca değiştiği günümüz dünyasında bu sözlük, bir başucu kitabı olarak araştırmalarınızı ve çalışmalarınızı yaparken karşılaştığınız terimleri farklı yerlerden arama zahmetine girişmeden pratik ve hızlı bir şekilde sonuçlandırmanızı sağlamanıza yardımcı olacaktır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Münafikun Suresi Bağlamında Münafık Karakteri
Münafık; kendini mümin göstererek, sözde imanlı olduğunu savunup, Allah’a, Resulüne ve müminlere düşmanlığını gizleyen kimsedir. Aynı zamanda İslam toplumu içinde can ve mal emniyetini sağlamak; evlenme, boşanma, miras ve ganimet gibi, Müslümanların sahip olduğu her türlü nimetlerden istifade edebilmek veya bir takım gizli yollar ve entrikalarla İslam toplumunu içten yıkmak için asıl mahiyetini ustaca gizleyip, kalben inanmadığı halde Müslümanlara karşı kendisini inanmış gösteren kişi anlamına gelmektedir. Ayrıca münafıklar insanların en şerlisi ve ikiyüzlü olanlarıdır. Bunlar iki sınıf halk arasında bir kısmına bir yüzle gelirler diğer bir kısmına da başka bir yüzle gelirler. İki sürü arasında gidip gelen mütereddit koyuna benzerler. Yani iman ve küfür arasında bocalar dururlar. Ne Müslümanlara ne de kafirlere yaranamazlar. Bunlar cehennemin en alt tabakasında azap edilecek kimselerdir.
Diğer taraftan münafıkların tanınması da oldukça güçtür. Ancak bunların şerlerinden korunabilmek için de kendilerinin gerçek yüzleriyle tanınmasına şiddetle ihtiyaç vardır. Yüce Allah onları yakinen tanıyabilmemiz için Kur’an-ı Kerim’in pek çok ayetinde münafıklara dair bilgiler sunmuş bununla da yetinmeyip onlar hakkında müstakil bir sure indirmiştir. Bu sure nazil olunca münafıkların korktuğu şey başlarına gelmiş ve bütün sırları, hileleri tüm çıplaklığıyla gözler önüne serilmişti. İşte biz de buradan hareketle münafıkları bizlere tanıtan Münafikun suresini tefsir etmek üzere bu çalışmamızı hazırladık.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Finansal Yönetim
Meslek yüksekokulu öğrencilerine yönelik olarak hazırlanan bu kitapta, finansal yönetimin temel konuları hakkında öğrencilere bilgi verilmesi amaçlanmıştır. İKMEB programına uygun olarak on beş bölüm halinde düzenlenen kitap, yalın anlatım biçimi çözümlü örnek problemleri ile öğrencilerin ilgisini çekecek niteliktedir. (Arka Kapak)
KİTAP TANITIMI
Genel Klimatoloji: Atmosfer, Hava ve İklimin Temelleri
“Genel Klimatoloji: Atmosfer, Hava ve İklimin Temelleri” kitabı, coğrafya, coğrafya ve fen bilimleri öğretmenliği, klimatoloji, hidroloji, biyoloji, ekoloji, fizik, çevre, deniz ve yer bilimleri, mimarlık ile meteoroloji, ziraat, orman, inşaat, jeoloji, hidrojeoloji ve çevre mühendisliği vb. gibi bölüm ve/ ya da ana bilim dallarında öğrenim gören lisans ve lisansüstü öğrencilerin gereksinim duyacağı temel atmosfer, hava, iklim ve atmosferik çevre konularını içerir.
Kitap, asıl olarak, atmosfer, hava, iklim ve atmosferik çevre ile hidroloji-hidroklimatoloji, Yerküre sistemleri ve Dünya iklimleri vb. gibi konularla ilgilenen bilim alanları ile ilgili mesleklerin gereksinimlerini karşılayacak temel bir ders ve kaynak kitabı olarak tasarlandı ve buna uygun bir içerikle hazırlanmıştır. Bu kapsamda, Genel Klimatoloji kitabı, atmosfer, hava, iklim ve atmosferik çevreye ilişkin bugünkü bilgilerimiz kapsamında, çağdaş meteoroloji ve klimatolojinin temellerini okuyan lisans ve lisansüstü öğrencilerine ve bu alanlarda çalışan meslek sahiplerine, uzmanlara ve bilimcilere aktarmayı, bu bilgilerin üç boyutlu tartışılmasını, özümsenmesini, öğrenilmesini ve uygulanmasını sağlamayı hedeflemektedir.
Belirlenen bu hedefe ulaşabilmek için kitabın amacı da, atmosfer, hava ve iklimin temelleri; atmosferin fiziksel ve kimyasal özellikleri; Yerküre’nin enerji bütçesi ve sıcaklık; hava basıncı, atmosfer dolaşımı ve rüzgârlar; hidrolojik döngü, atmosferde nem, doyma, yoğunlaşma, bulut oluşumu, kararlılık; yağış oluşumu ve türleri; hava ve iklimin şekillenmesindeki temel etmenlerden hava kütleleri ve cepheler, hava sistemleri, desenleri ve olayları; şiddetli hava olayları (gökgürültülü, şimşekli fırtına ve hortumlar) ve bunların doğal ve sosyal ortama olan etkilerinin incelenmesi; atmosferdeki kısa süreli süreçler, meteorolojik olaylar ve bunlardaki değişimler ile yeryüzündeki iklimler, onların kökenleri, dağılışları ve doğal çevreyi şekillendiren bir öğe olarak rolü konularında temel bilimsel bilgiyi sunmak, tartışmak ve öğrencinin uygulama, çözümleme ve bireşim yapma yeteneğini geliştirmek olarak belirlenmiştir.
Kitap, klimatoloji ve meteorolojinin temel konularını içeren, sekizi ana ve biri özel toplam dokuz ana konuyu bütüncül ve çağdaş bir yaklaşımla sunacak biçimde tasarlanmıştır.
“Sinoptik Hava Haritaları” başlığını taşıyan Uygulamalı Özel Konu, genel olarak sinoptik yüzey ve yüksek hava gözlemlerinin yüzey hava ve yüksek atmosfer haritalarına işlenmesi, yüzey hava haritasında eşbasınç ve diğer sinoptik öğelerin, çeşitli standart basınç düzeyi haritalarında (ör. 500 hPa düzeyi) eş jeopotansiyel yükseklik ve eş sıcaklık eğrileri vb. özelliklerin çizilmesi, bu haritalardan yararlanarak yüzey alçak ve yüksek basınç sistemleri ile yüksek atmosfer alçak ve yüksek merkezleri, sırt ya da oluk gibi orta enlem hava sistemlerinin önemli özelliklerinin belirlenmesi ve tanımlanması ile bunların hava tahminleri açısından çözümlenmesi konularını içerir.
Kitapta, ayrıntılı sayılabilecek ama aynı zamanda yalın ve kolay anlaşılır bir Ekler Bölümü de bulunmaktadır. Ekler Bölümü, ilgili bölümlerde açıklanan çeşitli konuların ve hesaplamaların daha kolay anlaşılması ve yapılmasını sağlamak üzere, “Bilimsel Sayı ve İşaret Sistemi”, “Uluslararası Bilimsel Ölçü Birimleri Sistemi (SI)”, “Bazı Birim Dönüşümleri, Evrensel Sayılar ve Nicelikler”, “Cisimlere Etkiyen Kuvvetler ve Maddenin Temel Özellikleri” ve “Sinoptik Meteoroloji Gözlem Kodlarının Açıklanması, İstasyon Modelleri ve Hava Haritalarına İşlenmesi” başlıklarını taşıyan özel eklerden oluşur.
Yedinci Basıma Önsöz
Atmosfer, hava ve iklim, iklim fiziği ve iklim değişikliği, hidroloji ve hidroklimatoloji, Yerküre sistemleri, atmosferik çevre, yer, çevre ve atmosfer bilimleri, Türkiye ve Dünya iklimleri vb. gibi konularla ilgilenen bilim alanlarının ve mesleklerin gereksinimlerini karşılayacak temel bir ders ve kaynak kitap olarak hazırlamış olduğum Genel Klimatoloji: Atmosfer, Hava ve İklimin Temelleri başlıklı kitabımın Birinci Basımı Eylül 2016’da 1000 adet yapılmıştır. Kitap 1 yıl gibi oldukça kısa bir sürede tükenmiş, 2017, 2018, 2019, 2021 ve 2023 yıllarında kitabın yine 1000’er (2023’te 1100 adet) adet olmak üzere güncellenmiş ve gözden geçirilmiş 2., 3., 4., 5. ve 6. basımları yapılmıştır. Elinizdeki, genel olarak gözden geçirilen ve bazı bölümleri güncelleştirilerek hazırlanan Güncellenmiş ve Gözden Geçirilmiş Yedinci Basımıdır. Kitaba gösterilen yüksek ilgi dikkate alınarak, kitabın 7. basımının da 1100 adet yapılması kararlaştırıldı.
Kitabın 7. Basımında, 6. Basım sonrası fark ettiğimiz küçük tasarım, yazım ve gramer hatalarının ve baskı dosyasında bozulan bazı matematiksel eşitliklerin ve simgelerin düzeltilmesinin yanı sıra, kitabın hemen her bölümünde okumayı kolaylaştıracağını öngördüğümüz bazı küçük düzenleme ve değişiklikler yapıldı.
Önceki baskılarında yaptığımız gibi, kitabın 7. Basımında da küresel hava sıcaklıkları ve başta karbondioksit gelmek üzere küresel ısınma potansiyeli yüksek olan önemli sera gazlarındaki değişimlere ilişkin konularda hem bazı şekiller hem de metin içinde verilen atmosferik konsantrasyonların bazıları 2024 yılına kadar ve/ya da 2024’e göre güncellenmiştir. Kitabın elinizdeki 7. Basımındaki en büyük değişiklik, 8. Konu Dünya ve Türkiye İklimlerinde, Köppen-Geiger iklim sınıflandırması harita ve değerlendirmelerinde yapılan güncellemedir. Bu güncellemede alansal çözünürlüğü 1 km yani çok yüksek olan güncel bir veri seti kullanıldı. Türkiye’nin yeni Köppen-Geiger iklim tipleri haritası, önceki haritalardan hem dağlık alanları daha iyi temsil ettiği hem de alansal çözünürlüğü daha yüksek olduğu için belirgin bir biçimde farklıdır. Örneğin, Doğu Anadolu’nun kuzey ve Kuzeydoğu Anadolu (Erzurum Kars Bölümü) bölümlerindeki soğuk iklimlere ek olarak, yeni haritada hem genel olarak dağlık alanlarda hem de özellikle Karadeniz Bölgesi’nin kıyı kuşağında görülen nemli ılıman iklimin hemen güneyinde hızla yükselen Kuzey Anadolu ve Doğu Karadeniz dağ sıralarında zaten olması gereken soğuk iklim tipleri ortaya çıkmakta ve çok daha geniş alanları kaplamaktadır. Bu güncellemede kullanılan Köppen-Geiger iklim tipleri haritalarını hazırlayan değerli meslektaşım ve çalışma arkadaşım Sayın Nami Yurtseven’e (Bakırçay Üniversitesi) çok teşekkür ederim.
Genel Klimatoloji: Atmosfer, Hava ve İklimin Temelleri kitabının Güncellenmiş ve Gözden Geçirilmiş Yedinci Basımı da, “atmosfer, hava ve iklim, iklim fiziği, iklim değişikliği ve atmosferik çevreye ilişkin bugünkü bilgilerimiz kapsamında, çağdaş meteoroloji ve klimatolojinin temellerini lisans ve lisansüstü öğrencilerine ve bu alanlarda çalışan meslek sahiplerine, araştırmacı, uzman ve bilimcilere aktarmayı, bu bilgilerin üç boyutlu tartışılmasını, özümsenmesini, öğrenilmesini ve uygulanmasını sağlamayı hedefler”.
Murat TÜRKEŞ
1 Eylül 2025
Çanakkale
₺715,00
KİTAP TANITIMI
Aydın’da Fetih ve Horasan Erenleri
XII. yüzyıldan itibaren Türk akınlarına sahne olan Aydın ve çevresi XIV. yüzyılın başlarında kati bir biçimde Türk hakimiyetine girdi. Bölgenin fethi ve İslamlaşması sürecinde gazi Türkmenlerin faaliyetlerinin yanı sıra derviş guruplarının da gayretleri bütün Türk fetihlerinde olduğu gibi bu muhitte de önemli bir yer tutmaktadır. Yeni fethedilen bölgenin ahalisine İslam inancı ve Türk kültürünü tanıtmada bununla beraber bölgeye yeni yerleşen irili ufaklı Türkmen zümrelerine çeki düzen verme ve yönlendirme hususunda bu sufi grupların büyük bir misyon üstlendikleri görülmektedir. Bu sufiler arasında müstesna bir yere sahip olan Horasan erenlerinin çok erken bir tarihte Aydın ve çevresine gelerek burada ocaklarını kurdukları anlaşılmaktadır. Tespit edilebildiği kadarı ile en erkeni XI. yüzyılda gelen ve oluşturdukları tesir ile hala daha şehri etkisi altında tutan bu Horasan erenlerinin içinde İmam Baba, Madran Baba, Sarı Sultan ve Dedebağ Dedesi apayrı bir öneme sahiptir.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Türabî Divânı
XIX. yüzyıl gerek Osmanlı İmparatorluğu gerekse Bektâşîlik için oldukça çalkantılı bir dönem olmuştur. Kötü gidişe dur demek için ardı arkasına yeniliklere gidilmiş, “Tanzimat ve Islahat Fermanları” ilan edilmiştir. Yeniçeriler bahane edilerek Bektâşîlik yasaklanmış tekkelerine el konulmuş tarikatın ileri gelenleri sürgüne gönderilmiş ya da idam edilmiştir. 1849-1868 yılları arasında tam 19 yıl Hacı Bektaş Tekkesi postunda oturup Dedebabalık yapan Tür?bî; bu dönemde Bektaşiliğin ve Aleviliğin sevgi söyleminden vazgeçmemiş, hatları keskinleştirmemiş, inanç öğretilerini dile getirirken ötekileştirici tavır takınmamış, Bektaşiliğin ve Aleviliğin temel felsefesi olan insanı merkeze alarak şiirler yazmıştır. Şiirlerinde Hurûfîlikle ilgili terimlerin çokluğu ve Hurûfîlik üzerine yazdığı manzum risalesi göz önüne alındığında Türâbî’nin Hurûfiliğin kuvvetli etkisi altında olduğunu söylemek mümkündür.
Divanı eski harflerle basılmış fakat sağlıklı bir nüsha oluşturulamamıştır. Bu eser sekiz farklı nüshanın incelenmesi neticesinde oluşturulmuştur. Şiirlerinin çoğunluğu tasavvufi karakter taşımasına rağmen tekdüze bir işleyiş ve tasavvufi öğreti yoktur. Şiirlerinde aruz ve hece ölçülerini kullanan Türabi Dede şiirlerinde, Alevî-Bektaşî inancında pek görülmeyen Çâr-yâre olan sevgisini sık sık dile getirerek ayrıcalıklı bir kişilik olduğunu da göstermektedir.
₺1.300,00
KİTAP TANITIMI
YENİ MEDYA VE GENÇLİK
Yeni medya, sosyal paylaşım ağları, mesajlaşma ortamları, bloglar ve içerik forumları aracılığı ile farklı deneyimlere sahip olan insanların birbirleri ile hızlı bir şekilde iletişim kurmasına olanak tanımaktadır. Günümüzde yeni medya kavramı ve onun sunduğu imkanların hayatımıza girmesiyle birlikte sosyal yaşamımız, iletişim biçimlerimiz ve medya tüketim alışkanlıklarımız önemli derecede değişmiştir.
Dünyada yeni iletişim teknolojilerinin de etkisiyle gazete okuma alışkanlıkları değişmektedir. Özellikle genç nesiller, gazete okumaya önceki nesillerden daha az zaman ayırmakta ve habere, bilgiye, eğlenceye internet ve mobil cihazlar üzerinden ulaşmayı tercih etmektedirler. Diğer bir deyişle genç nüfus, haber ve bilgi alma, eğlenme, sosyalleşme ihtiyaçlarını internet erişimi olan, görsel ve işitsel özelliklere sahip yeni medya araçlarından karşılamaktadır. Bu durumda gazetelerin yeni medya araçlarını ve ortamlarını kullanıp kullanmamak arasında yaptığı tercih aynı zamanda olmak ya da olmamak arasındaki bir tercih olarak da değerlendirilebilir.
Yeni Medya ve Gençlik kitabı hem yeni medya ekseninde sosyal medya, internet gazeteciliği ve gençliği derinlemesine tanımlamakta hem de anket çalışması ile gençlerin sosyal medya ve internet gazeteciliği kullanım düzeyleri ve nedenleri hakkında bilgiler vermektedir. Bu kitabın bu alana ilgi duyan öğrenci ve akademisyenlere faydalı olması dileğiyle…
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Türk Eğitim Sistemi ve Okul Yönetimi
Türk Eğitim Sistemi ve Okul Yönetimi
Editörler: Prof. Dr. Ayla OKTAY
Yazarlar: Prof. Dr. Ayla OKTAY, Prof. Dr. Hoşcan ENSARİ, Prof. Dr. Muhsin HESAPÇIOĞLU, Prof. Dr. Ozana URAL, Doç. Dr. Rengin ZEMBAT, Yrd. Doç. Dr. Münevver MERTOĞLU, Yrd. Doç. Dr. Necla TUZCUOĞLU, Yrd. Doç. Dr. Oya RAMAZAN, Yrd. Doç. Dr. Semai TUZCUOĞLU, Dr. Aydın BALYER, Uzm Derya SARI, Araş. Gör. Elif SARICAN ESMER, Araş. Gör. Selma DÜNDAR
Bir öğretmen için eğitim sisteminin yapısını bilmek, meslekî çalışmalarını gerçekleştirirken son derece önemlidir. Öğretmenin başarısı, alan ve meslek bilgisinin yanında sistem içindeki çeşitli görev ve sorumluluklar ve öğretmen olarak alacağı rollerle çok yakından ilgilidir. Sistemin nasıl işlediğinin bilinmesi, öğretmenlerin özlük hakları açısından da önemlidir. Çağdaş insanın tanımında yer alan, hak ve sorumluluklarını bilen insan tanımı, öğretmenlik mesleği için özellikle üzerinde durulması gereken bir durumdur. Türk Eğitim Sistemi ve Okul Yönetimi dersi öğretmenlik programlarına bu amaçlarla konmuştur.
Burada istenen, mesleğe yeni başlayan öğretmenlere eğitim sisteminin yapısı ve okuldaki işleyişle ilgili temel bilgi ve beceriyi meslek öncesi hazırlık aşamasında vermektir. Böylece mesleğe yeni başlayan genç öğretmenler sistemin kendilerinden beklentilerini başarı ile yerine getirebileceklerdir. Alanın uzmanları ve özellikle okul sistemi içinde görev yapan öğretmen/yöneticilerden de yararlanılarak hazırlanan bu kitap, eğitimin tarihsel ve düşünsel temellerinin yanında, eğitim sistemi ve okul yönetimiyle ilgili olduğunu düşündüğümüz yöneticilerin psikolojik özellikleri, eğitimde aktüel konular gibi pek çok konuyu içermektedir. Böylece öğretmen adaylarının kafasında oluşabilecek pek çok sorunun cevabı verilmeye çalışılmıştır.
₺575,00
KİTAP TANITIMI
LECTURES ON RUSSIAN LITERATURE: PUSHKIN, GOGOL, TURGENEF, TOLSTOY
THE translations given in this volume, with the exception of the stormscene from Tolstoy in the First Lecture, are my own. The reader will please bear in mind that these Lectures, printed here exactly as delivered, were written with a view to addressing the ear as well as the eye, otherwise the book would have been entirely different from what it now is. When delivering the Sixth Lecture, I read extracts from Tolstoy’s “My Religion” and “What to Do,” illustrating every position of his I there commend; but for reasons it is needless to state, I omit them in the book. I can only hope that the reader will all the more readily go to the books themselves.
- P. GRAFTON, MASS., 1 July, 1889.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Piyanonun Anatomisi
Bu kitap; video destekli öğretim modeli ile müzik eğitimcilerine piyano akordu ve bakımı temel bilgilerinin ne yönde kazandırıldığını ortaya koyan ve müzik eğitimcilerine piyano akordu ve bakımının tanıtıldığı “Video Destekli Öğretim Modeli ile Yapılan Piyano Akordu ve Bakımı Eğitiminin Öğrenmeye Etkileri” isimli doktora tezinin çerçevesinde hazırlanmıştır.
Piyanoda karşılaşılacak bir akort problemi ya da teknik aksaklık, müzik eğitimi etkinliklerinin her basamağını olumsuz yönde etkileyen bir durum oluşturmaktadır.
Kitapta piyanonun evrim sürecine, piyano türlerine, piyano akordu ve bakımı konusundaki temel bilgilere yer verilmiştir. Piyano akordu ve bakımı alanına ilgi duyanlar için bir rehber niteliği taşımaktadır. Ayrıca; piyanonun iç ve dış bakımına, piyanonun konumlandırılmasına ve tampere sisteme ait bilgiler de bulunmaktadır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Bâkî’de Tasavvuf ve Kırk Gazel Şerhi
Bâkî’nin şiirlerinde dinî ve tasavvufî muhtevanın bulunmadığı çok sayıda araştırmacının yıllar boyunca ortak görüşü olmuştur. Araştırmacıların bu görüşüne göre Bâkî’nin gazelleri dünyevî zevk, haz ve eğlenceden ibarettir. Bâkî’nin şiirleri üzerine takınılan bu klasikleşmiş tutumu birçok yazılı kaynakta görmek mümkündür.
Bâkî Divanı’ndaki şiirler ve özellikle gazeller dikkatle incelendiğinde, tasavvufun zengin remiz ve sembol lügatinden çok sayıda kelimenin bulunduğu görülür. Bâkî, dinî ve tasavvufî düşünceyi yansıtan çok sayıdaki gazelinde tasavvuf sembolizmini ustalıkla kullanmıştır.
“Bâkî’de Tasavvuf ve Kırk Gazel Şerhi” isimli bu eser, Bâkî’nin gazelleri üzerine hazırlanan şerh çalışmalarındaki en fazla gazel şerhine yer vermesiyle, daha önceki şerh çalışmalarında incelenmeyen gazelleri ihtiva etmesiyle ve şairin gazellerinin ilk defa dinî ve tasavvufî yönüyle incelenmesiyle emsallerinden ayrılmakta ve bu yönleriyle özgünlük taşımaktadır.
Bâkî’nin şiirleri üzerine yıllardır süregelen “Bâkî’de tasavvuf yoktur” görüşüne karşı, yeni yorumlar ve değerlendirmeler sunduğumuz bu çalışmanın, Bâkî’nin şiirlerine tasavvufî açıdan yeni bir bakış açısı sağlamasını temenni ederiz.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Aykırı Yazar Lillian Hellman
1930 ile 1945 yılları arasında ABD’de yaşanan Büyük Bunalım ülke genelinde önemli ve kökten değişikliklere yol açtı. Pek çok Amerikalı 1920’lerde yaşadıkları güzel günlerin bir daha geri gelmeyeceğine inanarak psikolojik sorunlar yaşarken diğer pek çoğu da kendini suçlama ya da kendinden şüphe etme gibi duygusal bunalımlar yaşamıştır. Bu dönem Amerikan toplumunda hem açlık ve yoksulluk yaratmış hem de insanların umutlarının ve hayallerinin yok olmasına da neden olmuştur. Yazarlık kariyeri Büyük Bunalım döneminde başlayan Amerikalı kadın oyun yazarı Lillian Hellman kötünün doğası ve etik değerlerin toplumda çöküşü gibi konuları ele almıştır. Bu kitap Türkiye’de pek tanınmayan, bir zamanlar ikon haline gelen aykırı yazar Lillian Hellman’ı kısaca okurlara tanıtmak ve Çocukların Saati oyununa dikkat çekmek amacıyla hazırlanmıştır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Soğuk Savaş Döneminde Yugoslavya
Yugoslavya, Sırp/Hırvat/Sloven (SHS) Krallığı olarak 1918’de kurulmuştur. İkinci Dünya Savaşı’nda Alman orduları tarafından işgal edilmiştir. Krallık; Sovyet Kızıl Ordu’sunun yardımı, Tito ve Partizanların verdiği bağımsızlık mücadelesi sonucu kurtarılmış, 1946’da Yugoslavya Federal Halk Cumhuriyeti (YFHC) ve 1963’te Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti (YSFC) adını almıştır. Tito, 1945’te Yugoslavya’nın liderliğine seçilmiş, Mayıs 1980’deki ölümüne kadar bu görevini sürdürmüştür.
Tito, uzun iktidar yıllarında Yugoslavya’yı; Sırbistan, Hırvatistan, Slovenya, Bosna Hersek, Makedonya, Karadağ’ın yer aldığı altı Cumhuriyet ve Kosova ile Voyvodina’dan oluşan iki Özerk bölge şeklinde yönetmiştir. Ülkesinin karşılaştığı ekonomik yıkımı durdurmak ve halkının refah düzeyini yükseltmek amacıyla önce SSCB’den sonra ABD ile Batılı devletlerden yardım almıştır. Ancak NATO ve Varşova Paktlarına üye olmamış, AET ile COMECON gibi ekonomik yapılanmalardan da uzak durmuştur. Bu arada Bağlantısızlar Hareketi’ne yakınlaşmış, hatta örgütü yönlendirici güçlü aktör durumuna gelmiştir. Tito’nun ölümünden sonra çok etnikli, çok dinli Yugoslav halkında görülen milliyetçi-ayrılıkçı eylemler, uluslararası sistemdeki değişimlerin de etkisiyle hız kazanmış ve ülkenin dağılmasına sebep olmuştur.
₺780,00
KİTAP TANITIMI
21. YÜZYILDA BÜTÜNLEŞİK PAZARLAMA İLETİŞİMİ
Yeni teknolojiler ve değişen piyasa koşullarıyla sürekli gelişen pazarlama iletişimi dünyasının hızına erişmek, gerek profesyoneller gerekse akademisyenler için oldukça güçtür. Her gün yeni bir jargonla karşı karşıya kaldığımız bu dünyada, yenilikleri takip etmek elbette önemlidir: ancak bu alanın temellerini anlamadan yeniliklere adapte olmak da mümkün değildir.
Bu kitap, bütünleşik pazarlama iletişimini çeşitli boyutlarıyla ele alarak işletmelerin tüketicilere yönelik etkili iletişim kurma çabalarına ve bütünleşik pazarlama iletişimi araçlarıyla ilgili yeni gelişmelere ilişkin literatüre katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.
21. Yüzyılda Bütünleşik Pazarlama İletişimi kitabında geçmişten günümüze pazarlama iletişimini şekillendiren kavram ve süreçler irdelenmektedir. Bu çerçevede, bütünleşik pazarlama iletişimi, doğrudan pazarlama, dijital pazarlama, sosyal medya pazarlaması, deneyimsel pazarlama, nöro pazarlama, nüfuz pazarlaması ve kurumsal iletişim gibi konular 14 başlıkta 18 yazar tarafından incelenmiştir.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Afete Dayanıklı Çocuklar Yetiştirmek: Okul Öncesi İçin Steam-D Temelli Eğitim Modülleri ve Uygulamaları
Fiziksel, psikolojik ve toplumsal boyutları da kapsayan afet dayanıklılığının disiplinlerarası bir yaklaşımla, çocukluktan yetişkinliğe hayat boyu eğitim çerçevesinde bütüncül olarak ele alınması afet risklerinin azaltılmasında etkili bir yoldur. Bu bağlamda, disiplinlerarası bir yaklaşım olan STEAM (Bilim, Teknoloji, Mühendislik, Sanat, Matematik) ile afet okuryazarlığının birleşimini ifade eden STEAM-D temelinde, öz-yeterlik ve psikolojik sağlamlığın güçlendirilmesi, temel ilk yardım becerilerinin kazandırılması ile sanatın çocuklarda iyileştirici gücünden faydalanılarak bir TÜBİTAK 1001 projesi hazırlanmıştır. “Erken Çocukluk Döneminde Çocuk, Öğretmen ve Ebeveyn Afet Dayanıklılığı Eğitim Modülünün Geliştirilmesi ve Değerlendirilmesi” adlı 1001 projesi kapsamında, Türkiye’de sıklıkla yaşanan ve yaşanma ihtimali olan beş doğal afet (deprem, sel-taşkın, yangın, heyelan, çığ) ele alınmıştır.
Eserde afet dayanıklılık modülleri (çocuk, öğretmen, ebeveyn) ile erken çocuklukta afet dayanıklılığı, öğretmen eğitiminde öz-yeterlik inancı, erken çocuklukta psikososyal boyut, doğal afetlerde ilk yardım ve çocuklara öğretim teknikleri, erken çocuklukta sanat ve sanat eğitimi, erken çocuklukta STEAM yaklaşımı konularına yer verilmiştir. Bu çalışma, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) tarafından 223K616 numaralı proje ile desteklenmiştir. Projeye verdiği destekten ötürü TÜBİTAK’a en içten teşekkürlerimizi sunarız.
Bu eseri tüm çocuklara atfediyor alanyazına faydalı olmasını diliyorum.
Prof. Dr. Fatma ÜNAL
Proje Yürütücüsü – Editör
KİTAP TANITIMI
Gündem Belirleme Kuramı Çerçevesinde DİJİTAL MEDYA
Dijital yayıncılık; içeriğin dijital ortamda, dijital kullanıcılarına özel dijital ortamın dinamikleriyle üretilerek yine bu ortam aracılığıyla kullanıcılara sunulmasına olanak tanımaktadır. Geleneksel medyada habercilik faaliyeti gerçekleştiren gazeteciler de bu dönüşümden etkilenmiş ve habercilik faaliyetlerini YouTube, GAIN TV gibi dijital mecralara taşımışlardır. Gazeteciler dijital yayıncılık mecraları üzerinde habercilik faaliyetini gerçekleştirirken sosyal medyadaki gündemin nabzını tutarak, geleneksel medyanın gündemine taşımadığı, taşımaktan “çekindiği” konulara yer verirken kimi zaman da geleneksel medya ile paralel bir gündemi masaya yatırmaktadırlar.
Geleneksel medya izleyicilerinin sayısı hızla azalırken dijital mecra kullanıcıları da aynı hızla artmaktadır. Bu değişim, geleneksel medyanın izleyicilerini dijital mecranın sağladığı etkileşimle birer çevrimiçi kullanıcıya dönüştürmektedir. Artık sadece geleneksel medya izleyicileri değil aynı zamanda hem geleneksel medya kanalları hem de geleneksel medyaya içerik üreten kişiler de dijital medyaya geçmektedir.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
The Theatrical Gap Dramatıc Persona
The art of acting continues to change and develop. Konstantin Stanislavski’s acting method, which introduced a systematic approach to this art, is also evolving. Stanislavski’s System is based on an understanding of acting that aligns with the laws of nature. As human beings, who are an integral part of nature, strive to adapt to evolving scientific, sociological, and philosophical conditions, their interpretation of natural laws changes. Consequently, the concept of realism in theater takes on a new dimension. In “The Theatrical Gap: Dramatic Persona“, Assist. Prof. Tuğrul Karanfil analyzes Stanislavski’s System, integrates it with contemporary terminology, and introduces his preferred method of role analysis by combining Stanislavski and Shakespeare. This work is aimed at anyone interested in the art of acting.
₺350,00
KİTAP TANITIMI
Ekolojik Koşullara Göre Tekirdağ İlinin Arazi Kabiliyet Sınıflandırması
Doç. Dr. Emre Özşahin ve Dr. İlker Eroğlu tarafından kaleme alınan “Ekolojik Koşullarına Göre Tekirdağ İlinin Arazi Kabiliyet Sınıflandırması” adlı araştırma, yöresel ölçüde bilimsel esaslara göre Türkiye’de yapılmış örnek ve ilk arazi sınıflandırması çalışmaları arasındadır. Bu araştırmanın diğerlerine olan önemli farkı, Atalay’ın ülkemizde 50 yıla yakın tespit, deneyim ve araştırmaları sonucu yaptığı arazi kabiliyet sınıflarındaki ölçütlerin kullanılmasıdır.
Özşahin ve Eroğlu’nun bu araştırması, sadece Tekirdağ ilinin arazi kabiliyet sınıflarına göre kullanılmasını sağlamakla kalmayacak aynı zamanda örnek bir arazi kabiliyet sınıflandırmasına da emsal oluşturacaktır. Şöyle ki, araştırmada Tekirdağ ilinin tüm doğal ortam özellikleri, özgün harita, grafik, tablo ve fotoğraflarla aydınlatılmış ve bu ortam özelliklerinin arazi kabiliyet sınıflandırmasındaki etkileri ve önemi ele alınmıştır.
Araştırmanın diğer özgün yanı; tarım ve ormancıların yanında coğrafyacıların da arazi sınıflandırmasında yetkin, hatta bilimsel açıdan arazi değerlendirilmesinde diğer meslek gruplarındaki araştırmacılara göre daha ileri düzeyde olduğunun ortaya konulmasıdır. Bu durumu, araştırmada kullanılan 76 tablo, 75 şekil ve 45 fotoğraf açıkça göstermektedir.
Prof. Dr. İbrahim ATALAY
₺1.150,00
KİTAP TANITIMI
ULUSAL AYNAYI OLUŞTURAN KADINSILIK SIRLARI
Kitap ulusların/devletlerin inşasında kadınların varlığını görünmez kılan bakış açılarına alternatif üreterek, Kemalist modernizasyon sürecinin ikinci ayağını oluşturduğu düşünülen 1946-1960 döneminde Türk Sinemasında ulusçuluğun kadın dolayımıyla nasıl yeniden üretildiğine bakmayı amaçlar. Her şeyden önce 1946-1950 yılları, daha önce yeterince anlatılmamış, değinilmemiş, konu ve eğilimler arasındadır. Oysa bu yıllar, Cumhuriyet Halk Partisinin içinden türeyen Demokrat Partinin kurulduğu ve siyasette belirginlik kazanmak için sağlam temeller attığı yıllardır. Kemalist modernizasyon süreci sonrası bir geçiş dönemi olarak betimlenebilen ve çok partili sisteme geçişin ilk nüvelerinin atıldığı yıllar olan 1946-1950 dönemi çalışmanın kapsamına dahil edilir. Bu bağlamda siyasal tarih sürecinde 1950-1960 dönemi sınırlamasından ziyade, 1946-1960 dönemi sınırlaması kültürel, politik ve ideolojik dinamiklerin saptanması açısından önemlidir. Öyle ki, günümüz Türk Sinemasındaki ulusçuluk söyleminin irdelenmesinde bu dönemin dinamiklerinin farklı bir anlatıma katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Pandemide Dijital Nefret Söylemi: Çin Virüsü
Dünya 2019 yılının son günlerinde, Çin2de yeni tip koronavirüs ile ilk kez tanıştı. Virüs, takip eden aylarda tüm kıtalara yayıldı. Bu süreçte zihinsel reflekslerimiz bizleri -korku ve endişeyi bastırmak amacıyla- tüm bu yaşananları dış basından kaygı ve üzüntü ile takip edeceğimiz ancak televizyon veya akıllı telefonlarımızın ekranlarında bırakıp hayatımıza devam edeceğimiz bir olay olduğuna inandırmak istese de; küresel pandemi ilan edilmesi ve ardından ülkemizde ilk vakanın açıklanmasıyla bu yadsıma sona erdi ve kendimizi modern zamanların en büyük salgınının ortasında bulduk.
Yaşamımızı her yönüyle derinden etkilemesi ile Covid-19 pandemisi geniş kapsamlı bir kriz olarak ortaya çıktı. Böylesi kriz dönemlerinde, insan zihni gerilimi ve endişeyi sonlandırmak için yadsıma, çoğunluğa ve/veya otoriteye uyma, itaat gösterme, günah keçisi arama gibi mekanik tepkilere başvurur.
Sosyal medyanın tek sosyallik haline geldiği pandeminin kriz koşullarında, büyük bir kullanıcı kitlesi içine düştüğü endişe ve korku ortamından kaçışı Çinlilere nefret üreterek bulurken; bir yandan da ağlarda güçlenen yargılara uyum sağlayarak görülme ve onaylanma ihtiyacını karşılamaya çalıştı. Günün sonunda ortaya çıkan tablo ise, nefret söylemi üretiminin sosyal etkilerle nasıl sinsi bir şekilde gerçekleştiğini tekrar gözler önüne serdi.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Farklı Yönleriyle Çocuk ve Gençlik Edebiyatı
“Ömer Seyfettin yoğun olarak 1908-1920 yılları arasında öyküler yazmış bir Türk yazarıdır. Bu dönemde “Milliyetçilik” akımının etkisiyle Türkçede de bir millileşme, yalınlaşma söz konusudur. Ömer Seyfettin bu dönemde bu anlayışın yansıması olarak döneminin yazın diline göre oldukça yalın ve konuşma dilini ölçü alarak öyküler yazmıştır. Dolayısıyla, o dönemin çocukları, anlayabilecekleri yalınlıkta olduğu için, Ömer Seyfettin’in yazdığı öyküleri severek okumuşlardır. Buna bir de öykülerinde çocukluk anılarını aktardığı eklenince, Ömer Seyfettin “Çocuklar için yazan bir yazar” olarak zihinlere yerleştirilmiştir. Bu nedenle, günümüzde bile öğretmenler tarafından, okumaları için öğrencilere en fazla önerilen yazarlar arasındadır.
Oysa Ömer Seyfettin’in her öyküsü, çocukların okuyabileceği, onların yaş ve zihinsel gelişimleriyle uyumlu öyküler değildir. Örneğin, Bomba ve Beyaz Lale bu türden öykülerinden yalnızca ikisidir. Ömer Seyfettin, hiç kimsenin itiraz edemeyeceği denli iyi bir öykücü olmasına rağmen, sözü edilen öykülerindeki bu özelliklerin yayınevleri ve öğretmenlerce dikkate alınması gerekir. Bu çalışmada bu konu örneklendirilmeye çalışılmıştır.” ( S.21)
KİTAP TANITIMI
İslâmiyet’in Maarife Taallûku ve Nazar-ı Muarizinde Tebyini
Rusya’nın önde gelen din eğitimcilerinden biri olarak kabul edilen Bâyezidof, Petersburg Camii’nde yarım yüzyıl boyunca imamlık yapmış ve din eğitimi alanında etkileyici bir miras bırakmıştır. Aynı zamanda hükümet okullarında da din öğretmenliği yaparak, ülkenin din eğitimine önemli katkılar sağlamıştır. Bu süreçte yazdığı eserler, sadece Rusya’da değil, Avrupa genelinde din eğitimi konusunda temel kaynak eserler haline gelmiş ve özellikle Rusya’daki Müslümanlar için vazgeçilmez bir başvuru kaynağı haline gelmiştir.
Bâyezidof’un çalışmaları, dini eğitim alanında önemli bir referans noktası olarak kabul edilirken, Rusya’daki Müslüman topluluğunun dini bilincinin güçlenmesine ve din eğitiminin daha geniş kitlelere ulaşmasına katkı sağlamıştır.
Bu kitapta, din eğitimi ve din-bilim ilişkilerinde önemli bir yere sahip olan Atâullah Bâyezidof’un “İslâmiyet’in Maarif’e Taalluku ve Nazar-ı Muârizinde Tebyini” adlı risalesi Osmanlı Türkçesinden Latin alfabesine çevrilmiş, ardından günümüz Türkçesine sadeleştirilerek metindeki öğütler, ahlak eğitimi perspektifiyle ele alınmıştır. Metnin ahlaki öğretileri ve eğitici mesajları, dil ve içerik boyutlarındaki değişiklikler bağlamında incelenerek ilke ve mesajlar günümüz okuyucuları için daha erişilebilir hale getirilmiştir.
₺560,00