KİTAPLAR
EN YENİLER
-

Türk Basınında Türk-Bulgar İlişkileri
₺340,00 -

Mindfulness ve Benlik
₺270,00 -

Kazan – Ankara Hattı
₺250,00 -

Değişen Dinamikleriyle Uluslararası Ticaret ve Finans
₺250,00 -

Batı Hegemonyasının Ötesine Geçmek Alternatif Bir Uluslararası İlişkiler Sözlüğü
₺650,00 -

The Impact Of Financial And Moral Incentives On Performance Of Employees Organizatıon
₺290,00 -

70 Soruda Dış Ticaret İşlemleri – 1
₺250,00 -

Vedat Fidanboy Şiirleri Üzerine
₺350,00 -

Yapay Zeka Destekli Gazetecilik
₺320,00 -

Dijital Darbe
₺280,00 -

Çeviriye Ekolojik Yaklaşımlar
₺290,00 -

Sözlü Çevirinin Mutfaği
-

Türkiye – Avrupa Birliği İlişkileri
₺270,00 -

Türk Basınında Demokrat Parti Dönemi İktidar Muhalefet İlişkileri (1950-1960)
₺800,00 -

İbnü’l-Arabî Metafiziğinde Kaderin Ontolojisi
₺260,00 -

Hafıza, Hatırlama ve Unutma
₺800,00
KİTAP TANITIMI
Tarihi ve Kültürel Yönleriyle Bulanık
Doğunun gizemli topraklarında, Murat Nehri’nin serin sularıyla hayat bulan Muş’un Bulanık ilçesi, köklü tarihi ve zengin kültürel mirasıyla bir keşif yolculuğuna davet ediyor. Antik çağlardan Osmanlı’ya, Cumhuriyet’in ilk yıllarından günümüze uzanan tarihsellikte bu topraklar, sayısız medeniyetin izlerini barındırıyor. Kervan yollarının kesişiminde, İslam öncesi ve sonrasının mimarisine, halk efsanelerinden geleneksel el sanatlarına kadar uzanan derin bir kültürel mirasa sahip olan Bulanık, doğanın ve tarihin iç içe geçtiği bir açık hava müzesi gibidir. Bu kitap, Bulanık’ın taşlarına kazınmış hikâyeleri, halkının dillendirdiği türküleri, yazılı edebiyatına ve zamana direnen diğer kültürel ve inanç yapılarını gün yüzüne çıkarıyor. Geçmişin izini sürmek isteyenler için bir kılavuz niteliğinde olan bu eser, Bulanık’ın büyüleyici atmosferini mikro tarih ve kültür bakışı ile sayfalarına taşıyor.
₺350,00
KİTAP TANITIMI
Narsisistik Yansımalar: Reşat Nuri Güntekin’in Romanlarında Aşk, Kimlik, Anadolu
Millî edebiyatın kurucularından biri olarak kabul edilen Reşat Nuri Güntekinin duygusal romanlarının odağa alındığı bu incelemede yazarın Harabelerin Çiçeği, Gizli El, Çalıkuşu, Damga, Dudaktan Kalbe, Akşam Güneşi, Bir Kadın Düşmanı, Eski Hastalık ve Ateş Gecesi başlıklı romanları incelenmiştir. Aşk ve Anadolu coğrafyası bu romanların olmazsa olmaz bileşenleridir.
Güntekinin incelemeye konu olan romanlarında ana karakterlerin kişilik özellikleri, tipik narsisistik örgütlenmeyle belirlenir. Yazar; benmerkezci, bencil ve sürekli olarak hayran olunma ihtiyacı duyan karakterler yaratma konusunda tutarlılık sergiler. Karakterlerin, çevrelerindeki hemen herkesle eşduyum kurma konusundaki yetersizlikleri, sağlıksız çocukluk deneyimlerinden ve yetersiz ebeveyn ilişkilerinden kaynaklanmaktadır. Kendiliğin romanlarda bu şekilde kurgulanması, aşk ve diğer kişisel ilişkilerinin yanı sıra, çoğu zaman bir sürgün yeri olarak betimlenen Anadolunun temsilini de biçimlendirir. Yapıtların ana karakterleri için aşk neredeyse imkânsız, Anadolu ise âdeta çorak ülkedir. Bununla birlikte, aşkın deneyimlenmesi konusunda kadın karakterler ile erkek karakterler özelinde önemli farklılıklar gözlemlenmektedir. Yazarın erkek karakterlerinin aksine kadın karakterleri âşık olma yetisine sahip değillerdir ve bu yapı romanların sonunda potansiyel âşıkların ayrılmasıyla sonuçlanır. Böylelikle, Reşat Nuri tipik duygusal romanın geleneksel yapısını dönüştürür.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
J. G. BALLARD Modernite ve Postmodernitenin Tekinsiz Yazarı
J. G. Ballard: Modernite ve Postmodernitenin Tekinsiz Yazarı İngiliz yazar James Graham Ballard’ın öncü romanlarını insani bilimler penceresinden eleştirel bakış açısıyla irdelemekte ve okuru modern yaşamın mekânlarını yeni bir perspektifle gözlemlemeye davet etmektedir. Distopyayı gündelik yaşamın kalbine yerleştiren çağdaş dönemin parlayan yazarı Ballard, distopik bilimkurguyu otoyol kavşağından suyun altına, gökdelenden alışveriş merkezine, banliyölerden plajlara modern yaşamın çok farklı ortamlarına taşır. Eserlerinde çağdaş Babil Kulesi hikâyeleri anlatan yazar, modernite ve sonrası yaşanan tekinsizliği sarsıcı kurgularla yansıtarak çağdaş okurun gözüne adeta ışık tutar. Bu çalışma, Türkçede Ballard romanları üzerine yapılmış akademik çalışmalardaki boşluğun doldurulmasına katkı sunacak ve eser alanda önemli bir başvuru kaynağı olacaktır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Millî Mücadele Yıllarında Yozgat
Mustafa Kemal Paşanın 19 Mayıs 1919da Samsuna çıkmasıyla başlayan, askerî bakımdan Mudanya Mütarekesi, siyasî bakımdan ise Lozan Antlaşması ile son bulan Millî Mücadele, Türk milletinin işgallere karşı vatanını savunma ve bağımsızlığını koruma yolunda ortaya koyduğu fedakârlığın hikâyesidir. Bu hikâyede Yozgat ahalisi, işgale uğrayan şehirlerin ahalisi kadar etkin bir rol oynamasa da ülkesinin bağımsızlığa kavuşması yolunda işgallere karşı mitingler düzenlemiş, protesto telgrafları çekmiş, millî teşkilatlar kurmuş, cepheye asker ve malzeme göndermiştir. Yozgat ahalisi bütün bu gayretlerine rağmen adını Millî Mücadeleye verdiği destek ile değil, bu dönemde ortaya çıkan Çapanoğlu İsyanı ile duyurmuştur. Oysaki bu isyan Çapanoğulları ailesinden birkaç kişinin öncülüğünde başlamış ve gerek Yozgat halkı gerekse Çapanoğulları ailesinin ekseriyeti ise isyana destek vermeyerek Millî Mücadelenin başarıya ulaşması için elinden gelen fedakârlığı yapmıştır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Kamuda Etiği Yeniden Düşünmek: Hizmetten Yararlananların Etik Davranış İlkeleri
Bugüne kadar kamu yönetiminde etik konusu kamu hizmetini arz eden kesim olan kamu görevlilerine getirilen kurallar ya da kamu görevlilerinin davranışları kapsamında ele alınmıştır.
Elinizdeki kitap ise kamu yönetiminde etik konusunda farklı bir bakış açısı getirme yönünde atılan bir adım niteliğindedir.
Bilindiği üzere kamu hizmetinden yararlananlar da zaman zaman etik dışı davranışlarda bulunmaktadır. Hizmetten yararlananların ne tür etik dışı davranışlarda bulunduğu ve bu davranışların hangi değişkenlere göre farklılık gösterdiği bu kitapta saha araştırması yoluyla incelenmiştir. Buradan elde edilen veriler ışığında kamu yönetimi literatüründe ilk defa kamu hizmetinden yararlananların etik davranış ilkeleri kavramına değinilmiştir.
Kamu görevlilerine göre hizmetten yararlananlar ne tür etik dışı davranışlarda bulunmaktadır? Hizmetten yararlananlar kamu kurumlarında hangi etik dışı durumlardan rahatsız olmaktadır?
Etik dışı davranışlar hangi yaş, eğitim ve gelir gruplarına sahip bireylerde yoğunlaşmaktadır?
Kamu kurumlarında hediye verme, sıra beklememe, bağış yapma, siyasetçi, iş takipçisi, tanıdık ya da akraba ile öncelikli hizmet talep etme ve kamu görevlisine kaba davranma gibi davranışlarda bulunulmakta mıdır?
Bu soruların cevaplarını da bulabileceğiniz kitap, kamu yönetiminde etik konusuna ilgi duyan ve bu konuda araştırma yapan herkese büyük katkılar sağlayarak faydalı olacaktır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Yabancı Diller Bölümü İngilizce Hazırlık Programının Değerlendirilmesi ve Bir Model Önerisi
Yabancı dil öğrenme hem bilişsel davranışları hem de psiko-motor becerileri birleştiren bütünsel bir süreçtir. Öğrencilerin yaptığı şey, söz konusu bilişsel davranışları ve motor becerileri geliştirerek, yabancı dilin iletişim sistemini edinmektir. Bu davranış ve becerilerin geliştirilmesi için oldukça iyi düzenlenmiş bir yabancı dil programının geliştirilmesi gerekmektedir. Buna göre de program geliştirme süreci gereksinimlerin saptanması, amaçların belirlenmesi içeriğin seçimi, programın uygulanması ve sonuçların değerlendirilmesi şeklinde desenlenmektedir.
Günümüzde dil eğitiminde farklı program uygulamaları söz konusu olduğundan özellikle hazırlık programlarının önemi daha da artmakta ve gereksinime dayalı yabancı dil öğretimi modelleri ön plana çıkmaktadır. Bu kitap bir İngilizce Hazırlık Programının amaç, içerik, öğrenme-öğretme süreçleri ve değerlendirme boyutlarını ele alarak, programın değerlendirilmesi ve yapılan bu değerlendirmenin sonunda bir model sunulması amacı ile gerçekleştirilmiştir.
Kitap alan uzmanlarına, uygulayımcılara ve bu konuda çalışma yapacak araştırmacılara ışık tutması ve bu konuda güncel çalışmaların yapılmasında yol gösterici olması açısından önemli görülmektedir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Sözlü Çevirinin Mutfaği
Sözlü çeviri eğitimini ve mesleki uygulamaları çok boyutlu bir bakış açısıyla ele alan bu çalışma; akademisyenler, profesyonel tercümanlar ve geleceğin sözlü çevirmen adaylarıyla gerçekleştirilen kapsamlı mülakatlara dayanıyor. Kitap, eğitim sürecinden sektörün dinamiklerine uzanan köprüde karşılaşılan yapısal sorunları, güncel piyasa koşullarını ve dijitalleşmenin getirdiği zorlukları ilk ağızdan, net bir biçimde ortaya koyuyor.
Mevcut eksiklikleri ve tıkanma noktalarını tespit etmenin ötesine geçen eser; eğitim müfredatlarının çağdaş ihtiyaçlara göre güncellenmesi, teori ile pratik arasındaki bağın güçlendirilmesi ve mesleki standartların yükseltilmesi adına somut ve yenilikçi çözüm önerileri sunuyor. Hem akademik dünyaya hem de sektöre adım atmaya hazırlanan genç yeteneklere rehberlik etmeyi amaçlayan bu kitap, sözlü çevirinin geleceğine ışık tutan dinamik bir yol haritası niteliğindedir.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
ÉDUCATION ET SOCIOLOGIE
Durkheim a enseigné toute sa vie la pédagogie, en même temps que la sociologie. À la Faculté des lettres de Bordeaux, de 1887 à 1902, il a toujours donné, hebdomadairement, une heure de cours à la pédagogie. Ses auditeurs étaient surtout des membres de renseignement primaire. À la Sorbonne, c’est dans la chaire de Science de l’Éducation qu’en 1902 il suppléa, qu’en 1906 il remplaça M. Ferdinand Buisson. Jusqu’à sa mort, il y a réservé, à la pédagogie, un tiers au moins, et souvent les deux tiers de son enseignement: cours publics, conférences pour les membres de l’Enseignement primaire, cours aux élèves de l’École Normale Supérieure. Cette uvre pédagogique est presque entièrement inédite. Nul de ses auditeurs, sans doute, ne l’a embrassée dans toute son étendue. Nous voudrions ici la présenter en raccourci
₺325,00
KİTAP TANITIMI
SOSYAL BİLGİLER ÖĞRETİMİNDE İŞBİRLİKLİ ÖĞRENME, ÖĞRENME STİLLERİ, AKADEMİK BAŞARI VE CİNSİYET İLİŞKİLERİ
İşbirlikli öğrenmede çocuk hem bedensel hem de zihinsel yönlerden geleneksel öğretime oranla oldukça özgürdür. Öğrenci işbirlikli öğrenme ortamında daha fazla düşünebilmekte ve hareket edebilmektedir. Sosyal bilgiler dersinin yapısına oldukça uygun bir yöntem olan İşbirlikli öğrenme yöntemi özelikle dersin içeriği ile ilgili öğrencilerin düşünmelerini, tartışmalarını, nedenler ve sonuçlar üzerinde yorum yapmalarını, örnek bulmalarını, öğrendikleri bilgiyi işleme ve kendi cümleleriyle ortaya koymalarını gerekli kılmaktadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
İhsan Ozanoğlu Divanı
İhsan Ozanoğlu Divanı, 1923-1973 yılları arasında elli yıllık bir sürede kaleme alınan bir eser olarak, şairin genç yaşta başladığı “Divan” yolculuğunun Cumhuriyet döneminde meydana getirilmiş bir örneğidir.
Halk Edebiyatından beslenerek şiirlerini meydana getiren Ozanoğlu’nun, Divan Edebiyatı sahasında da kendini geliştirmesi ile Arapça ve Farsça ’ya olan hâkimiyeti mürettep bir Divan oluşturmasındaki zorlu yolu aydınlatmıştır.
İhsan Ozanoğlu Divanı klasik Osmanlı divan şiiri geleneğine uygun bir şekilde sınıflandırılmış ve tertip edilmiş bir eserdir.
Hoca Dehhânî’nin kurduğu muazzam Divan Edebiyatı binasında Ahmedî ile başlayan “Divan” geleneği, Fuzûlî, Şeyh Gâlip, Nef’î, Nedîm gibi şairlerin görkemli kervanındaki ustalıklarla yüklü hazinesini Fıtnat Hanım’a, oradan da Ozanoğlu’na taşımıştır.
Çok büyük emeklerle hazırlanan ve İhsan Ozanoğlu Divanı hakkında kitap hâline getirilmiş ilk kapsamlı çalışma niteliğini taşıyan bu eser, zenginliklerle dolu bir edebiyat mirasının geleceğe aktarabilmesi bağlamında atılmış önemli bir adımdır.
Ozan OZANOĞLU
₺380,00
KİTAP TANITIMI
The Teaching of History
This monograph will make no attempt to analyze the personality of the ideal teacher. It is assumed that the teacher of history has an adequate preparation to teach his subject, that he is in good health, and that his usefulness is unimpaired by discontent with his work or cynicism about the world. It is presupposed that he understands the wisdom of correlating in his instruction the geography, social progress, and economic development of the people which his class are studying. He is aware that the pupil should experience something more than a kaleidoscopic view of isolated facts. He recognizes the folly of requiring four years of high school English for the purpose of cultivating clear, fluent, and accurate expression, only to relax the effort when the student comes into the history class. He knows that the precision, logic, and habit of definite thinking exacted by the pursuit of the scientific subjects should not be laid aside when the student attempts to trace the rise of nations. Let us go so far as to assume a teacher who is both pedagogical and practical; scholarly without being musty; imbued with a love for his subject and yet familiar with actual human experience.
₺575,00
KİTAP TANITIMI
VII. ULUSLARARASI KARŞILAŞTIRMALI EDEBİYAT BİLİMİ KONGRESİ BİLDİRİ KİTABI
Goethe’nin “Ulusal edebiyat artık bir şey ifade etmiyor, dünya edebiyatının zamanı geldi, herkes bu dönemi hızlandırmak için buna katkıda bulunmak zorundadır” demesinin üzerinden yaklaşık iki yüz yıl geçti. Goethe ortaya atmış olduğu “dünya edebiyatı” kavramı ile edebiyatlar arasındaki iletişimi ve etkileşimi vurgulamak istemişti. Bu bir bakıma dünya kültürü anlamına geliyordu ve insanlık kültürünün bir üst basamağıydı. Sadece edebiyatlar arasındaki etkileşim değil, ortak bir duygu birliği geliştirme yolunda da önemli bir adımdı dünya edebiyatı.
Karşılaştırma her zaman bilimlerin bir yöntemi olmuştur. Bu bağlamda yüzyılımızın başında edebiyatlar arasındaki alışverişe dikkat çeken çalışmaların yoğunluğu göze çarpar. Toplumların birbirleri hakkındaki yorumlarını ortak bir buluşma noktasına doğru hareketlendiren bu çalışmalar sadece edebiyat alanıyla sınırlı kalmayıp, psikolojiden sosyolojiye, tarih biliminden antropolojiye ve genel anlamıyla kültür bilimlerini kapsamaktadır. Günümüze bakıldığında edebiyatlar, dolayısıyla kültürler arası iletişime daha çok ihtiyaç duyulduğu görülmektedir. Eskiden uzakta olanlarla karşılaşmalar gündelik hayatımızın bir parçası haline gelmiştir. Ötekileştirme, önyargı oluşturma veya belli gruplar hakkında oluşturduğumuz basmakalıp düşüncelerin yön verici etkisi hayatımızın her alanına yansımaktadır. Bir yandan küresellik iddiaları sınır tanımayan bir hareketliliğe olanak tanırken, diğer yandan farklılıkları ön plana çıkararak yerelliğin bir zenginlik olarak korunması çabaları dikkat çekicidir. Bu çok farklı kültürlerin karşılaşmalarında kimlik konusu da önemli bir sorunsal olarak karşımıza çıkmaktadır. Kendi kültürünü koruyarak, diğer kültürü anlama deneyimleri yüzyıllardır yaşanan toplumsal çabalardan biridir. Komşularla ilişkiler kültürel zenginlik anlamına gelebileceği gibi, gerilimli bir ilişkiyi de ifade edebilir.
10-12 Ekim 2018 tarihlerinde Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nde düzenlemiş olduğumuz VII. Uluslararası Karşılaştırmalı Edebiyat Bilimi Kongresi çerçevesinde sunulan bildiriler de edebiyatlar ve kültürlerarası ilişkileri gösterme ve yorumlama girişimi olarak alana katkıda bulunma çabasının bir ifadesidir.
Yazarlar: Prof. Dr. Ali Osman Öztürk, Prof. Dr. Meral Ozan, Doç. Dr. Abdurrahman Kolcu, Doç. Dr. Hasan BAKTIR, Doç. Dr. Vehbi Ünal, Doç.Dr. Bekir Zengin, Ahmet ÜNGÜDER, Alla Serdiuk, Arzu ÖZYÖN, Ayhan Tek, Ayşe Nur Özdemir, Burcu Narda Yurtseven, Canan AKBABA, Ceren Kahraman, Derya Ersöz, Derya Koray Düşünceli, Dilek SAKAROĞLU, Dr. Berna USLU KAYA, Dr. Emin ONUŞ, Dr. Müge GÖNCÜ, Dr. Öğr. Ü. Emel Erim, Dr. Öğr. Üyesi Hatice EŞBERK, Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Semerci, Dr. Zennure Köseman, Duygu Özakın, Ebru Ceker Gündogdu, Efsane Huseyin, Emel Özkaya, Emine ZEYTUNLU, Erdal BARAN, Fatma Kahraman, Filiz İlknur Cuma, Gonca GÜVEN AKIN, Hamza KUZUCU, Kamran Ahmadgoli, Khallieva Gulnoz Iskandarovna, Medina Karahan, Mehmet Emin PURÇAK, Meryem Koyun, Nevzat KAYA, Nihan ATLI, Onur ÖZCAN, Öğr. Sevgi Kamışoğlu, Öğrt. Gör. Dr. Reyhan İsmet Özsarı, Özge Sinem İMRAĞ, Özlem ULUCAN, Seçil YÜCEDAĞ, Seçkin SARPKAYA Sibel Baran, Sona Jafari Nasab, Sultan Dilek GÜLER, Tülinay Dalak, Ünal KAYA Veysel LİDAR, Yusuf Ziyaettin Turan, Zeliha DURAN, Zeliha ÖZTÜRK
₺890,00
KİTAP TANITIMI
2021 Yılı Türk Sözlü Geleneğinden Derlenen Dini Memoratlar
Derlenen memoratlardan da görülmüştür ki insanımız ister İstanbul’da yaşasın ister Mardin isterse de Kars’ta ülkenin neresinde olursa olsun hepsinin dertleri de devaları da rüyaları da birbirine benzemektedir. Hadiseler karşısında insanımızın vermiş olduğu tepkilerde, etmiş olduğu dualarda bir ortaklık bulunmaktadır. Muhtaç insanlara karşı olan şefkatli yaklaşıma ülkenin her yerinden derlenen benzer memorat örneklerinde rastlanabilmektedir. Muhtaç olduğu halde sabretme erdemine, derdinin devasını bulamayınca Allah’a karşı tam bir yönelişe, muhtaç olduğu halde cebindeki son parasını daha fazla muhtaç olduğunu düşündüğü ve hiç tanımadığı bir başkasına verip Allah büyüktür demeye, evladının istediği bir şeyi başkasının evladı ağlamasın diye ona vermeye, kul olarak yanlış yolda gittiği zamanki pişmanlığına, anne ve babaya karşı olan saygı ve hürmete, büyük duasının kadrini kıymetini bilmeye, aza kanaat etmeye, kapısına geleni ne olursa olsun boş çevirmemeye ve daha nice mükemmel insan davranışlarına derlemiş olduğumuz memoratlarımızda rastlanabilmektedir. Görülmektedir ki milletçe ortak bir vicdana sahibiz ve merhameti yüksek bir milletiz. Çalışmamızın belki de en önemli amaçlarından biri aslında insanımızın bu eşsiz güzelliklerini tespit ederek yine insanımızın faydasına sunmak şeklinde özetlenebilir.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Kurumsal Sosyal Sorumluluk ve İtibar Yönetimi
Gelişen teknolojiler, bilgiye daha kolay ve hızlı ulaşılmasını sağlayarak, tüketicilerin farkındalık seviyesini artırmakta ve işletmelere yalnızca maddi değil aynı zamanda sosyal sorumluluklar da yüklemektedir. Günümüzde bilinçli tüketicilerin, sadece ucuz ve kaliteli hizmet veya ürün sağlayan işletmelere değil, sosyal sorumluluk bilinci oluşmuş ve itibar seviyesi yüksek işletmelere de yöneldikleri gözlemlenmektedir. Bu yüzden işletmeler, birçok alanda kurumsal sosyal sorumluluk faaliyetleri uygulayarak paydaşlarının bu yöndeki beklentilerini karşılamaktadır.
Günümüzde işletmelerin başarılı olabilmesi için sermaye, insan kaynağı, maddi güç gibi somut bileşenler tek başına yeterli gelmemektedir. Kurumsal itibar gibi ilk bakışta gözle görülemeyen ancak pazar içerisinde rakiplere karşı çok önemli bir rekabet avantajı sağlayabilecek soyut bir unsur, sürdürülebilirlik için işletmelerin olmazsa olmazı konumuna gelmiştir. Bunun bilincinde olan kurumsal işletmeler, itibar kazanabilmek için başta kurumsal sosyal sorumlulukların yerine getirilmesi olmak üzere birçok arayışa girmektedir.
Bu çalışmada, kurumsal sosyal sorumluluk ve kurumsal itibar bileşenleri detaylı olarak anlatılarak birbirleriyle olan ilişkileri vurgulanmıştır. İşletmelerin kurumsal itibar sağlama ve mevcut itibarı yönetmeleri konusunda kurumsal sosyal sorumluluğu ne yönde kullanmaları gerektiği örnek olaylar ve bu konuda yapılan bilimsel araştırmalar ışığında ele alınmıştır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
DEĞİŞİM YÖNETİMİNİN BAŞARI UNSURLARI
Değişim süreci, bireysel ve örgütsel alışkanlıkların değişmesine neden olduğu için oldukça zor bir süreçtir ve insanlar, doğal ve psikolojik yapılarından dolayı değişime direnç gösterirler. Ancak bireyler, değişim süreçlerinde doğru destek alabilirlerse, başarılı bir şekilde sürece entegre olabilirler. Bu bağlamda, gösterilen direncin derecesini ve yönünü etkileyen birçok faktör bulunmaktadır. Örgütsel başarının elde edilebilmesi de değişime karşı gösterilen direncin engellenmesi ile doğru orantılı olmaktadır.
Bu sebeple Değişim Yönetiminde, işletmelerin değişimi nasıl yaşadıkları ve değişime adapte olma sürecini başarıyla sonuçlandırabilmeleri için neler gerektiğini bilmelerini gerektirmektedir. Çünkü bireysel değişim yönetimini iyi bilmek, işletmelerdeki değişim sürecinin kolay ve hızlı gerçekleşmesini sağlamaktadır. Değişime adapte olamayan işletmeler ve bireyler, hızla değişen rekabet ortamında varlıklarını sürdürmeyi başaramayacaklardır.
₺195,00
KİTAP TANITIMI
KÜLTÜREL TURİZM
Kültürel Turizm konusunun genel olarak incelendiği bu kitabımızda birbiri ile yakın ve bağlantılı olan Alternatif Turizm, Dark Turizmi, Hüzün Turizmi gibi konuların yanında Kültürel Turizmin farklı tanımları, bileşenleri, pazarlanması, Sürdürülebilir Kültürel Turizm ve bunun ne anlama geldiği, Kültür ve Turizm arasındaki bağlantı, çatışma ve uzlaşma dahil farklı ilişki türleri, işbirliği ve bunların nasıl mümkün olabileceği gibi konular fazla detaya girmeden ve okuyucu ayrıntıyla boğmadan sunulmuştur. Kitabımız bu hali ile konu hakkında bilgi sahibi olmak isteyenlere, lisans öğrencilerine ve özellikle turizm öğrencilerine ek kaynak olarak hizmet edebileceği gibi araştırmacılara en azından temel bazı bilgileri aktarması ve daha detaylı çalışmalarına öncülük etmesi bakımından yararlı olabilecek içeriğe sahiptir.
KİTAP TANITIMI
Kemalpaşa Dağı’nda Fiziki Coğrafya ve İklim-Ağaç Büyüme İlişkisi Üzerine Araştırmalar
“Kemalpaşa Dağı’nda Fiziki Coğrafya ve İklim-Ağaç Büyüme İlişkisi Üzerine Araştırmalar” başlıklı bu kitap, İzmir ili sınırları içinde bulunan Kemalpaşa (Nif) Dağı’nın fiziki coğrafya (jeoloji, jeomorfoloji, iklim, hidrografya, toprak ve bitki örtüsü) özellikleri ile dağın yüksek kesimleri için iklim-ağaç büyüme ilişkisinin incelendiği bir araştırma kitabıdır. Kitap giriş ve sonuç bölümleri hariç iki ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Kemalpaşa Dağı’nın fiziki coğrafya özellikleri birbirleriyle ilişkili olarak incelenmiştir. İkinci bölümde ise dağlık alanın yüksek kesimlerinde dağılış gösteren karaçamların yıllık halka genişliklerini (çap büyümesini) sınırlandıran ya da teşvik eden iklim (sıcaklık ve yağış) faktörleri ve 1950-2019 dönemi boyunca sıcaklık ve yağış değerlerinde meydana gelen değişimlere bağlı olarak 35 yıllık pencereler (periyotlar) şeklinde karaçam ağaçlarının gelişimi için sınırlayıcı veya destekleyici (teşvik edici) iklim faktörlerinin zaman içindeki değişimi ve/veya kararlılığı belirlenmiştir.
Kemalpaşa Dağı’nda iklim-ağaç büyüme ilişkisinin belirlenmesinde dendrokronoloji ve alt dallarında uygulanan yöntemlerden faydalanılmıştır. Dendrokronoloji, ağaçların yıllık halkalarına dayanarak yaş saptama bilimi olarak tanımlanmaktadır. Ağaçların tarihlendirilmesi olarak da ifade edilen dendrokronoloji ile aslında bu tanımlamanın çok ötesinde, geçmiş ile ilgili dikkate değer ve önemli bilgilere ulaşılabilmektedir. Çünkü ağaçlarda her yıllık halkanın büyümesi sırasında, ağacın içinde bulunduğu çevresel koşullar ve meydana gelen doğal ya da beşeri olayların etkileri, ağaçlar tarafından adeta kayıt altına alınmaktadır. Bu yöntemin kullanılması coğrafi süreçlerin ve problemlerin anlaşılması/çözümü bakımından da önem taşımaktadır. Bu nedenle dünyada coğrafyacılar ve birçok bilim dalındaki uzmanlar çeşitli konulardaki araştırmalarında dendrokronolojinin yönteminden yararlanmaktadır.
₺585,00
KİTAP TANITIMI
Safî Mustafa Efendinin Tarihleri
Kültür ve edebiyatımızda tarih düşürme olarak adlandırılan geleneğe dair çok zengin bir birikim mevcuttur. Ebced hesabı denilen ve harflerin sayısal değerlerini esas alan bir sisteme dayanan tarih düşürmede bir olayın gerçekleşme zamanı; bir kelime, kelime grubu, bir dize, beyit veya bent içerisinde dile getirilir. Tarihler bir insanın doğumu, eğitime/işe başlaması, evlenmesi, ölümü gibi ferdî konularda yazılabildiği gibi; savaş, barış, fetih gibi toplumsal konularda yahut deprem, sel, bulaşıcı hastalıklar gibi sıra dışı olaylar sebebiyle de yazılmışlardır. Ayrıca çeşme, köprü, medrese, cami, köşk, saray vb. çeşitli binaların yapılması ya da manzum/mensur veya telif/tercüme bir eserin tamamlanması gibi sebeplerle de tarih yazımı -asırlarca süren- bir gelenek hâlinde devam etmiştir.
Tarih düşürme konusunda Haşimî, Aynî ve -özellikle- Sürûrî gibi öne çıkan isimler olduğu gibi adlarına sadece şuara tezkirelerinde rastlanılan yahut bu özelliğinden hiç bahsedilmeyen çok sayıda şair de mevcuttur. Üzerinde çalışma yaptığımız Safî Mustafa Efendi de sözünü ettiğimiz bu şairlerden biridir. Ancak Safînin sadece tarih düşürme konusunda değil aynı zamanda biyografisi ve eserleri yönüyle de kaynakların ihmal ve hatta mağdur ettiği bir isim olduğu görülmektedir. Bu kitap çalışmasında ise şairin özellikle kendi eserleri için yazdığı tarihler üzerine odaklanılmış olup bunların müstakil eserler üzerine düşürülen tarihler kapsamında rekor sayılabilecek bir yekûna ulaştığı görülmüştür. Çalışmada bu tarihlere ve çözümlerine ilişkin oldukça detaylı bilgiler bulunmaktadır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Engelsiz Bilişim 2025: Yapay Zekâ Çağında Erişilebilirlik
Bu kitap yapay zekânın engelli bireylerin yaşamında yarattığı dönüşümü kapsamlı ve bütüncül bir yaklaşımla ele alıyor. Kişiselleştirilmiş yardımcı teknolojilerden eğitim, sağlık ve istihdam uygulamalarına; afet yönetiminden akıllı şehir çözümlerine kadar uzanan bu eser, erişilebilirliğin artık bir tercih değil temel bir hak olduğunu vurguluyor. Akademik araştırmalar, saha deneyimleri ve yenilikçi örneklerle desteklenen kitap; yapay zekânın engelleri nasıl azaltabildiğini, bireyleri dijital ekosistemin pasif kullanıcıları olmaktan çıkarıp aktif katılımcılara dönüştürdüğünü ortaya koyuyor. Akademisyenler, karar vericiler ve kapsayıcı bir dijital gelecek inşa etmeyi hedefleyen tüm paydaşlar için yol gösterici, ilham verici ve güçlü bir başvuru kaynağı niteliği taşıyor.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Otel İşletmelerinde Yönetim Bilgi Sistemlerinin Stratejik Karar Verme Sürecine Etkileri
ÖNSÖZ’den
Yönetimde karar verme günümüzde otel işletmeleri için de birinci derecede önem taşıyan bir konu haline gelmiştir. Nitekim bazı bilim insanları, yönetim ile karar verme sürecini, eş anlamda tutacak kadar ileri gitmişlerdir. Çünkü yönetici, yönetimdeki planlama, örgütleme, yöneltme, koordinasyon ve denetim işlevlerini yerine getirirken sürekli bir biçimde karar alma durumundadır. Diğer bir ifade ile karar verme, ayrı bir yönetim faaliyeti olmaktan çok, bütün yönetim faaliyetlerine temel teşkil eden bir unsurdur. Karar verme, bir sorunun çözümüne ilişkin olası yollardan en uygun olanın seçilmesi olarak tanımlanabilir. Herhangi bir konuda karar verme yönetimin özüdür, esasıdır.
Yönetim sürecinin niteliği karar verme süreci tarafından belirlenir. Yönetim sürecinin tüm diğer nitelikleri karar vermeye bağlıdır; karar verme ile örülmüş, bütünleşmiştir. Karar vermek, sorunu çözmek için yöneticinin yargıda bulunmasıdır. Yönetim, kararla başlar, kararla biter.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Direksiyon Sosyolojisi
Sosyoloji, hem sosyal yapıyı hem de bu yapı içerisinde oluşan değişmeyi anlayarak açıklamak zorundadır. Sosyologlar insanların oluşturdukları dünyaya bakarlar. Bu dünya insan denen faillerce zaman ve mekâna göre değişen ve üç boyutlu bir dünya olarak sürdürülür: dün-bugün-yarın. Bu çalışma tam da buradan hareketle göçmen bir taksi şoförünün “taximix” sürecinde yaşadıklarını ve diğerleriyle etkileşim süreçlerini içeren gündelik yaşam sosyolojisi formatında göç deneyimiyle ortaya çıkan ve duygusal, kültürel ve yapısal boyutlarını anlamaya çalışan hikâyelerinden oluşmuş bir çözümlemedir. Bu hikayeler göçmenlerin arada kalmışlık duygularını ve her iki ülkeye de aidiyetlerinin nasıl kırılgan olduğunun anlatısıdır. Yazarın betimlediği gibi araftaki dualistik konum kültürel kimliğin ve toplumla bütünleş(eme)menin sürekli yeniden müzakere edildiği bir alandır. Böylece bu kitap, bireylerin ve onların farklı bağlamlarda bir araya gelişlerinden anlamaya yönelik bir çabadır.
Kitabın kahramanı Selim’in hikayesi sıradan göçmen bir taksi şoförünün yaşam öyküsü olmayıp kent sosyoloji, sınıfsal eşitsizlikler, emek piyasasının dijitalleşmesi ve yabancılaşma olgusunun hissedilebildiği hikâye ya da sosyolojik bir çözümlemedir. Selim’in yaşadıkları, gözlemleri ve anlatıları kent yaşamında aidiyet, görünmezlik, kimlik ve direnç gibi temaların mikro ölçekli yansımasıdır. Selim, bu bağlamda, bir taksi şoföründen öte modern kenti ve bu kent içerisindeki etkileşimleri anlamaya çalışan, kendini nesneleştirmeyi de bilen bir kent emekçisi ve bir sosyolog olarak değerlendirilebilir. Bir giriş kitabına destek olabilecek kadar dolu olan bu kitabın ilk bölümünde Selim bize meslek, sınıf ve prekarya kavramları üzerinden taximix ile modern işgücü piyasasındaki güvencesizlik, sınıfsal geçişkenlik ve yeni prekarya kavramını anlatmaktadır. İkinci Bölümde göç, kimlik ve eşiksel alanlar üzerinden Doç. Dr. Yalçın Kahya bize, Selim’in, sadece yeni kimlik arayışını değil, aynı zamanda yeni modern bir kentte eşitlik eşitsizlik paradigmasını nasıl değerlendirdiğini de anlatmaktadır. Üçüncü bölümde kent yaşamının sıradan görünümleri, Selim’in taksi yolculukları üzerinden incelenirken gündelik ilişkilerin sosyolojik anlamları açığa çıkarılmaktadır. Dördüncü bölüm, toplumsal dışlanma, ayrımcılık ve şiddet olgularını göçmen karşıtlığı, dışlayıcılık ve mikro-şiddet pratikleri her işyerindeki iktidar ilişkileri ve dışlama mekanizmaları Selim’in gözlemleri ve sosyolojik analizlerle oluşturulmuştur. Beşinci bölüm yapı-fail gerilimi ve toplumu anlama arayışı üzerinedir. Kısacası bu çalışma yalnızca kelimelerden değil; birikmiş bakışlardan, paylaşılan yolculuklardan, şehrin sessiz sokaklarından ve insan hikâyelerinden oluşmaktadır. Bu kitabı okurken insanın ne kadar güçlü ve kırılgan olduğunu düşünerek keyifle okudum. Sadece sosyolog adaylarının değil toplumda her kesimden insanın okuması gereken bir kitap…
Prof. Dr. Nurgün Oktik
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Strategies for Developing and Strengthening Operational and Personal Capacities to Provide Support Services to Refugees
This book has been prepared within the framework of the European Union Erasmus+ Programme “Developing and Strengthening the Operational and Personal Capacities of Public and Non-Public Institutions in Providing Support Services for Refugees, Migrants and Migrants through Innovative Approaches” Project (2022-1-TR01-KA220-ADU-000086246) implemented by the Turkish National Agency. In addition, this book has been prepared with the contributions and approvals of all project partners. Project partners;
Turkey Partner Organisations:
– ADYU – Adiyaman University, TR
– BAIBU – Bolu Abant Izzet Baysal University, TR
– DEGDER – Association for Understanding and Social Support of Disadvantaged Groups, TR
– DU – Düzce University, TR
German Partner Organisation:
– ECF – Eurecons Förderagentur GmbH, GE
Hungarian Partner Organisation:
– HP – Human Profess Kozhasznu Nonprofit Korlatolt Felelossegu Tarsasag, HU
Slovakia Partner Organisation:
– SPLB – Spoluprácou Pre Lepiu Budúcnos?, SK
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Sultan (II) Mahmud’un Ölümü
Hiç
Bir abide o suskun ve dik, yüzü yok başı kesik.
Toprak saklarken canı, ateşten yazılmış kanlı fermanı.
Kim bilir hangi bahtsız yatar göğsünde, karanlığın içinde.
Yazıt silik, harfler gömülü, zaman durmuş; ne diri ne ölü.
Ve bilir o tanık: Mühürlense de sesi, kalır çağlara direnen nefesi.
İhanet solar hakikat yeşerir, her suskun yazıt bir gün dile gelir.
Dua bilmez yüreği sızlar, bir damla gözyaşında maziyi anar.
Unutma! Suskun gölge konuşur; unutansa kendiyle avunur.
Mezar değil çağların saklı hecesi, devlete adanmış başın nefesi. Bir çift göz deler gecenin bağrını, yarınsız çağırır intikamını. Asırlar geçse de abidenin önünde, suskunluğun en gür sesinde.
Kanla yoğrulmuş yemin taşır, hangi el değse geçmişi çağırır.
Kimi ışıklarla uyur, kimi rahmet okur.
Kimi dua ile yükselir, kimi şarkıyla süslenir.
Geçersen bir gün önünden, hakikat seslenir derinden.
Ama ölüm hep terazidir; zaferin izi kalıcı, ufukta sessizdir. Aralanır sonsuzluğun kapısı, kapanırken insanın o son yarası. Bir ses yükselir hiçliğin ortasında;
Ölümden daha ciddi ne var bu dünyada?
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Güncel Akademik Araştırmalar
Sosyal bilimlerin odak noktasını oluşturan “insan” unsuru, hele ki günümüzde, giderek daha çok “amaç” olarak konumlandırılmaya ihtiyaç duymaktadır. Bu sebeple gerek belirli disiplinler gerekse farklı alanlardan araştırmacıların birleşerek bu nihai amaca daha çok yönelmeleri önem arz etmektedir. Zira günümüzün hegemon iktisadi sisteminde inanın eskiye nazaran daha fazla araçsallaştırıldığına dair pek çok veri, gösterge, kanıt ve araştırma bulunmaktadır. Bu minvalde cevap verilmesi gereken soru şudur: Ekonomik büyüme veya zenginleşme uğruna insanın özne konumundan çıkarılıp araçsallaştırılmasına göz mü yumulmalı yoksa insanın, ekonomik göstergeler dışında-üstünde bir olgu olduğu kabul edilmeli ve bu noktada bir aktör olarak konumlandırılmaya mı çalışılmalıdır? “Güncel Akademik Araştırmalar” adlı bu eserde, çeşitli disiplinler çerçevesinde ortaya konulmuş çalışmalarla bahsi geçen konunun bir ya da daha fazla cephesine ışık tutulmaya çalışılmaktadır.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
THE ART OF LITERATURE
There are, first of all, two kinds of authors: those who write for the subject’s sake, and those who write for writing’s sake. While the one have had thoughts or experiences which seem to them worth communicating, the others want money; and so they write, for money. Their thinking is part of the business of writing. They may be recognized by the way in which they spin out their thoughts to the greatest possible length; then, too, by the very nature of their thoughts, which are only half-true, perverse, forced, vacillating; again, by the aversion they generally show to saying anything straight out, so that they may seem other than they are. Hence their writing is deficient in clearness and definiteness, and it is not long before they betray that their only object in writing at all is to cover paper. This sometimes happens with the best authors; now and then, for example, with Lessing in his Dramaturgie, and even in many of Jean Paul’s romances. As soon as the reader perceives this, let him throw the book away; for time is precious. The truth is that when an author begins to write for the sake of covering paper, he is cheating the reader; because he writes under the pretext that he has something to say.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
100. Yılında Türk ve Anzak Halklarının Çanakkale Savaşı ve Şehitliği Algısı
Önsözden
Bu milletin kaderinde böylesine tarihi öneme sahip olarak sosyo-politik sonuçlar da doğurmuş olan Çanakkale Savaşının ve Şehitliğinin savaşın 100. yılında Türk toplumu tarafından nasıl algılandığı önemli görülerek bu araştırma tasarlanmıştır. Bize karşı Çanakkalede savaşan düşman bloğun ana lokomotifi İngiltere ve biraz da Fransa olmasına rağmen, savaşla ilgili bir algı karşılaştırması yapmak için Anzaklar uygun görülmüştür. Çünkü İngilizler ve Fransızlar burada pek çok insanını bırakmış olmalarına rağmen, belki de kaybedenler olduğundan, yarımadada kalanlarına Anzaklar kadar önem göstermemektedirler. Oysa Avustralya ve Yeni Zelandalılar, Çanakkale Savaşını millet olma yolunda bir kader savaşı olarak görmektedirler. Bu yüzden yenildikleri bu savaşı özgüven elde ettikleri tarihlerinin bir dönüm noktası olarak kabul etmektedirler. Tıpkı onlar da Türk milleti gibi, Çanakkale Savaşını bir savaştan daha fazlası olarak görmektedirler. Bu durum münasebetiyle, Çanakkale Savaşının 100. yılında Türk vi milletinin savaş ve şehitlik ile ilgili algısını karşı saftan (cepheden) karşılaştırılacak en uygun toplum olarak Anzaklar düşünülmüştür.
KİTAP TANITIMI
Genetiği Değiştirilmiş Ürünlere Yönelik Tüketici Davranışları
Genetiği değiştirilmiş ürünlere yönelik tüketicilerin davranış ve tutumlarının araştırıldığı bu çalışma Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde 2013 yılında doktora tezi olarak kabul edilmiştir. Çalışma kapsamında Eskişehir ili merkez ilçelerinde kotalı örnekleme yöntemi ile 1250 katılımcı ile yüz yüze anket yapılmıştır. Yapılan saha çalışması aynı zamanda Anadolu üniversitesi Bilimsel Araştırma Komisyonu tarafından finansal olarak da desteklenmiştir. Çalışmanın genel amacı, Eskişehir genelinde yaşayan tüketicilerin genetiği değiştirilmiş ürünlerle ilgili farkındalıklarını, bilgi düzeylerini ve satın alma niyetlerini saptamak ve davranışlarını etkileyen tutum faktörlerini ortaya koymaktır. T testi, Anova Analizi, Ki-Kare Analizi, Regresyon Analizi ve Faktör Analizi gibi istatiksel veri analizi yöntemleri çalışmada kurulan hipotezlerin test edilmesinde kullanılmıştır. Araştırmanın yapıldığı dönemde katılımcıların bilgi düzeyleri ve genetiği değiştirilmiş organizmalı gıdalar hakkındaki yanlış ve eksik bilgileri dikkat çekicidir. Gelir düzeyi arttıkça konuyla ilgili bilgi düzeyinin anlamlı bir şekilde arttığı gözlemlenmiştir. Çalışmanın pazarlama araştırmaları, tüketici davranışları ve genetiği değiştirilmiş ürünler gibi konulara ilgi duyanlar için faydalı olacağı umulmaktadır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
POSTİNSAN Gelecek Gündelik İlişkiler ve HUMANS
HUMANS insanlar ve sentetikler arasındaki ilişkiyi sorgulayan bir bilim kurgu dizisidir. Gelecekte belirecek yapay varlıklar insanların kişisel ihtiyaçlarını giderir ve onları taklit ederler. Sentetiklerin insanlara benzemeleri, onlarla sosyalleşmeyi kolaylaştırır ancak bir aşamadan sonra ürkütücüdür. Daha ideal ve bilinçli bir şeyle karşılaşmak insanlar için katlanılmazdır.
Toby: Hoşlandığım robot, babamla neden birlikte oluyor?
Baba Joe: Anita sadece bir oyuncak Gerçek değil ki
Mattie: Sentetikler sosyal hayatı ele geçirdiyse neden çabalayayım?
Sophie: Bir sentetik gibi olmak istemenin delice olduğunu düşünüyorlar, ancak normal olmayı istemek gerçek deliliktir. Sentetikler mükemmel ve temiz. Hatasız. Hayat da böyle olmalı.
Anne Laura: SentetikAnita anneliğimi çaldı. Ben sahte bir anneyim artık.
Prof. EdwinHobb: Sentetikler düşmanımızdır. Bilinçli olanları yakalamalıyız.
Dr. Athena Morrow: Duygusal yapay zekâ V, kızım Virginianın anısına geliştirildi.
Dr.George Milican: Ölüm endişeniz yoksa gerçekte yaşamıyor sadece var oluyorsunuzdur.
Sentetik Hester: İnsanlar bizim düşmanımızdır. Bütün sentetikler bilinç kazanmalı.
Sentetik Anita: Ben bilinçliyim. Sentetik olarak kalmak ve özgür yaşamak istiyorum.
Sentetik Niska: Erkekleriniz bize yapmak istediği her şeyi size de yapmak istiyor. Bir robot gibi değil, insan gibi yargılanmak istiyoruz.
Yapay Zekâ V: Sentetiklerin bilinçlerini, acı çekmemeleri için kapattım.
Sentetik Anatole: Bütün sentetikler DayZerodaortaya çıktı. Tanrı öyle istedi.
Sentetik Max: Ölürsem, gerçekten yaşamış olacağım.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
KURUM KİMLİĞİ PENCERESİNDEN TÜKETİCİ GÜVENİ
Geçmişten günümüze toplumların ekonomik, sosyal ve kültürel yapısından soyutlanamayan işletmeler varlıklarını sürekli kılmak adına değişen, dönüşen koşullara uymak ve içinde bulundukları toplumla iki yönlü ve anlamlı ilişkiler kurmak zorundadırlar. Kurumlar sürekli değişen ve yenilenen bu süreç içerisinde hayatta kalabilmek, sürekliliklerini sağlayabilmek ve rakiplerinden ayırt edilebilmek adına, iç ve dış hedef kitleleriyle; hızlı, doğru ve etkin işleyen bir iletişim dokusuna ve bu amaçla da bütünsel olarak etkin bir şekilde hazırlanmış, güven verici ve inandırıcı bir kimliğe gereksinim duymaktadırlar.
Güven olgusu ise etkin bir iletişimi sürecini destekleyen önemli bir faktör olmasının yanı sıra kurulan ilişkilerde karşılıklı olarak iki taraf arasında işbirliği ve uyumu sağlayan, çatışmaları azaltan bir etkiye sahiptir. Bu bağlamda kurumsal kimliğin en önemli hedeflerinden bir tanesi de tüketicilerde güven duygusu yaratmak ve bunu sürdürmektedir. Bu çerçevede kimliğe duyulan güven, tüketici ve kurum arasında kurulan ilişkinin temelini oluşturmaktadır, çünkü tüketiciler güven duydukları kurumları tercih etme ve o kurumların ürün ve hizmetlerini satın alma yoluna gitmekte ve çevrelerine tavsiye etmektedirler.
Bu doğrultuda tasarlanan kitabın ilk üç bölümünde konuyla ilgili teorik bilgiler sunulmuştur. Birinci bölümde, halkla ilişkiler bağlamında kurumsal kimlik kavramı detaylandırılmış, ikinci bölümde, kurumsal kimlik kavramı çerçevesinde güven olgusu ele alınmış, üçüncü bölümde ise, kurumsal kimlik olgusu kapsamında tüketici ve davranışları ile ilgili kavramsal çerçeve üzerinde durulmuştur. Kitabın dördüncü bölümünde ise kurumsal kimliği ve tüketici güvenini meydana getiren boyutlar dikkate alınarak, kurumsal kimliğin tüketicilerde güven oluşturmasındaki rolü üzerine yapılmış olan saha çalışmasına yer verilmiştir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Türk Edebiyatında Milenyum Kuşağı Öykücülüğü
Türk edebiyatında 2000’li yıllardan itibaren 1980 sonrası doğmuş yazarların içerik ve biçim arayışlarıyla yeni bir öykü anlayışı şekillenmeye başlamış ve dikkat çekici bir dönüşüm yaşanmıştır.
Dr. Muhammet Can, bu kitabında Milenyum Kuşağı öykülerinin tematik yapılarını ve teknik farklılıklarını ele alarak Türk öykücülüğünün bu yeni dönemini kapsamlı bir şekilde analiz ediyor. Kitap, bu dönemde öykü alanında öne çıkan yazarların eserlerini derinlemesine inceleyerek kuşağın genel eğilimlerini ortaya çıkarıyor ve böylece hem edebiyat araştırmacılarına hem de edebiyatseverlere önemli bir kaynak sunuyor.
Bu çalışma, günümüz Türk öykücülüğünü anlamak, Milenyum Kuşağının Türk öyküsüne katkılarını keşfetmek ve edebiyatın yeni yönelimlerini anlamlandırmak isteyen herkes için vazgeçilmez bir rehberdir.
₺740,00