KİTAPLAR
EN YENİLER
-

Uygulamalı Dilbilim – I
₺275,00 -

Uygulamalı Üretim Yürütme Sistemleri
₺340,00 -

Uygulamalı Veri Madenciliği Algoritmaları
₺315,00 -

UZUN SÜRELİ GENÇ İŞSİZLİĞİ
₺210,00 -

ÜLKE REKABET GÜCÜNE EKONOMİK ÖZGÜRLÜKLERİN ETKİSİ: PANEL VERİ ANALİZİ
-

Üniversite Öğrencilerinin Sosyal Baskınlık Yönelimi ve Başka Bazı Değişkenler Açısından Karşılaştırılması
₺195,00 -

Üniversiteler İçin Türk Dili Yazılı ve Sözlü Anlatım
-

Üniversiteler İçin Türk Dili Yazılı ve Sözlü Anlatım
-

Üretim Bilişim Sistemleri ve Uygulama Örnekleri
₺210,00 -

ÜRETİM YÖNETİMİ
-

Üretimde Paradigmal Yaklaşımlar Üzerine Değerlendirmeler
₺440,00 -

Üretken (Generative) Yapay Zekâ ve Büyük Dil Modelleri (LLM)
₺390,00 -

Üsküpün Âkifi
₺260,00 -

Üstün Yetenekliler Eğitimi İçin Toplum 5.0
₺260,00 -

ÜTOPYA DÜNYASI
₺315,00 -

VAKIF İNSAN PROF. DR. HİKMET ÖZDEMİR ARMAĞANI
₺1.600,00
KİTAP TANITIMI
Farklı Anneler ve Farklı Çocuklar
Farklı anneler ve farklı çocuklar alışılmışın dışında örneklerdir. Adölesan dönemde henüz bir ergenken anne olmanın hissizliği, bir Instagram annesi olmanın verdiği göz önünde olma hevesi ve madde batağına düşmüş çocukların kurtarılması gibi konular sosyal hizmet alanındaki büyük sorunlardandır.
Ergen bir anneden doğmuş olmak yaşam için baştan bir sürü şeyi kaybetmiş olmak anlamına gelebilir. Instagramda her anı fotoğraflanmış şekilde büyümek büyük bir ihmal olabilir. Bağımlı gençlerin rehabilitasyon için bir araya getirilmeleri daha büyük suç örgütlenmelerine neden olabilir.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
TALKS TO TEACHERS ON PSYCHOLOGY: AND TO STUDENTS ON SOME OF LIFE’S IDEALS
The art of teaching grew up in the schoolroom, out of inventiveness and sympathetic concrete observation. Even where (as in the case of Herbart) the advancer of the art was also a psychologist, the pedagogics and the psychology ran side by side, and the former was not derived in any sense from the latter. The two were congruent, but neither was subordinate. And so everywhere the teaching must agree with the psychology, but need not necessarily be the only kind of teaching that would so agree; for many diverse methods of teaching may equally well agree with psychological laws.
To know psychology, therefore, is absolutely no guarantee that we shall be good teachers. To advance to that result, we must have an additional endowment altogether, a happy tact and ingenuity to tell us what definite things to say and do when the pupil is before us. That ingenuity in meeting and pursuing the pupil, that tact for the concrete situation, though they are the alpha and omega of the teacher’s art, are things to which psychology cannot help us in the least.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Home In Western Literature
“The title of Salman Rushdie’s famous essay, which later formed the title of a book of essays by him, ‘Imaginary Homelands’, is based on one side of a common and age-old perception of home: we make it in the mind or the imagination. Ordinary language has versions of it too: home is where the heart is, I don’t feel at home in my own town/country, this is my spiritual home, etc. On the other hand, there is a physical aspect to home too – ranging from walls associated with ancestral property or parents or some other such inheritance, and extended, through the imagining of communities, as Benedict Andersen would phrase it, sometimes to a land, a country, even a nation. To say that any one of these broad definitions of home is wrong is to cut off large sections of humankind: those who do not belong where they live or those who cannot return to where they used to live. To feel at home and to live at home are both valid cravings, and though they do not necessarily overlap, neither can be dismissed in favour of the other” Tabish Khair
Home in Western Language is a compilation of selected papers presented at the 7th BAKEA Symposium, 2021. In the time of the pandemic, when home has acquired more meanings, this book reads the idea of home and explores its connotations as presented in different genres and ages of English, American, French and literatures.
₺635,00
KİTAP TANITIMI
RIDING THE STORM
During the 19th century, British diplomacy towards the Ottoman Empire was based on rejuvenating and revitalising the administration system with a series of social and political reforms. Although British attitudes began to transform during the Near Eastern Crisis of 1876-8 and the Anglo-Ottoman alliance was interrupted, the policy changed dramatically on the eve of the First World War.Nonetheless, major events such as the Chanak Crisis in the British Cabinet, the occupation of Constantinople and Smyrna and finally the Turkish Nationalist Movementunder the leadership of Mustafa Kemal Ataturk effected the dynamics of Anglo-Ottoman relations. This book examines the ground of these policies and analyses how thisstorm was over in British foreign policies towards Turkey between 1918 and 1923.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
PEDAGOGICS AS A SYSTEM
The nature of Education is determined by the nature of mind-that it can develop whatever it really is only by its own activity. Mind is in itself free; but if it does not actualize this possibility, it is in no true sense free, either for itself or for another. Education is the influencing of man by man, and it has for its end to lead him to actualize himself through his own efforts. The attainment of perfect manhood as the actualization of the Freedom necessary to mind constitutes the nat
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Evolution of Economics
Adam Smith, with “An Inquiry into the Nature and Causes of the Wealth of Nations” published in 1776 is unanimously hailed as the founder of economics as a social science and also of “economic liberalism” or “capitalism” as it is called to contrast it with “socialism”, the latter propagated by K. Marx at a later date.
The group of economists that followed A.Smith, including such notable names as D.Ricardo, N.W.Senior, John Stuart Mill, culminating in Alfred Marshall (1890: Principles of Economics) is called the “Classical School” or alternately the “Manchester School” to refer to their place of origin. Their macroeconomic system is called the “Classical System”. Having accepted the Malthusian law of population (T.Robert Malthus: 1798 Essays on the Principle of Population) D. Ricardo had come up with a model in which growth eventually comes to a halt, moving to that point, however, all along at full employment equilibrium.This was also in line with the views of Adam Smith. Marshall had introduced the concept of elasticities and used the partial method of analysis. In contrast, Leon Walras, in his “Eléments d’Economie Pure ou Theorie de La Richesse Sociale” used the general equilibrium approach to prove that the economy arrives automatically to full employment equilibrium, following Adam Smith and the Classical School.
This book offers a summary of the basic views and conclusions of Adam Smith concerning economic regime, as is also followed by the rest of the members of the Classical School: In a milieu of perfect competition prevailing in all the markets or sectors of the economy, including the labor market, full employment equilibrium will be achieved automatically. This equilibrium will, therefore, also maximize the welfare of the workers because the market wage rate, with no intrusions from the government or the unions, will have ensured full employment. Hence, there is no need for interventionism, that is, for the state to intervene prices, wages, channeling of investments and economic decisions in general.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
TÜRKÇENİN MİNİMALİST DİLBİLGİSİ
‘Türkçenin Minimalist Dilbilgisi’ adlı bu çalışmada Türkçe Dilbilgisi özel bir dil bilgi sistemi olarak değil, evrensel sistemin bir parçası olarak değerlendirilmektedir. Önceki evrensel yaklaşımlardan farklı olarak ise bu çalışmada evrensel ilkeler değil bu ilkelerin Türkçedeki değiştirgen değerleri ve Türkçeye özgü dilbilgisel özellikler Minimalist Program (MP) çerçevesinde değerlendirilmekte ve açıklanmaktadır. Çalışmanın minimalist olarak adlandırılması MP’nin bir çözümleme ve açıklama yaklaşımı olarak kullanılmasının yanında kitabın içerik tasarımından da kaynaklanmaktadır. Kitapta işlenen dilbilgisi modülleri alışıla gelmiş Türkçeye özel içerik adlandırmalarından değil evrensel modüllerden oluşmakta ve her modülde tüm diller için geçerli olan ED ilkeleri yerine özgün değiştirgen değerleri ve dilbilgisel özellikler açıklanmaktadır. Türkçe dilbilgisini MP ilkelerine uygun olarak incelediğimiz bu çalışmada Türkçenin minimalist dilbilgisi her dil için geçerli olan ED ilkeleri çıkarıldığında geriye kalan özgün yapısal özellikleri ve Türkçeyi bir dizi değiştirgensel seçenek açısından diğer dünya dillerinden farklı kılan özellikleri içermektedir. Sonuç olarak farklı dillerin dilbilgilerinin ortak modüllerle açıklandığı, her dil için geçerli olan her dil konuşucusunun bildiği gereksiz bilgilerden ayrışmış, ekonomi ve sadeliğin ön plana çıktığı sadece farklı olana odaklanılmış minimalist bir çalışma ortaya çıkmıştır. Buna göre Türkçenin Minimalist Dilbilgisi dünyadaki herhangi bir dili konuşan veya bilen birinin Türkçe öğrenmek için sözlüksel öğrenme dışında öğrenmesi gereken Türkçe dilbilgisidir.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
İSPANYOL MİLLİYETÇİLİĞİ
Bu kitabın amacı, XIX. yüzyıl İspanyasındaki ilk milliyetçilik hareketleri ile aynı dönemdeki sosyo-kültürel olaylar arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. 1808 yılı İspanya’daki ilk milliyetçilik hareketlerinin başladığı yıl olmuş ve 1868 ile 1870 arasındaki dönemde, o zamana kadar hâkim olan milliyetçilik hareketlerinde önemli değişikliklere neden olacak son derece önemli birtakım olaylar baş göstermiştir. İspanyol milliyetçiliği, İberik Yarımadası’nda filizlenen ilk milliyetçilik akımı olmuş ve yalnızca ülkenin siyasi yaşamında değil, aynı zamanda bütün İspanyol halkının hayatının farklı yönleri üzerinde son derece önemli bir etki yaratmıştır. Bu kitabın hedefi, söz konusu ideolojinin, zayıf bir hareket olarak ortaya çıkmasından itibaren iktidara kesin olarak yerleşmesine kadar hangi noktaya ulaşabildiğini göstermektir.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
II. ABDÜLHAMİD DÖNEMİ GÖRSEL TEMSİLİYET SERVET-İ FÜNÛN ÖRNEĞİ
Osmanlı İmparatorluğu 20. yüzyılın başlarına kadar süren çabalarına rağmen iki farklı durumu tems13il eden bir görünüm arz etmekteydi. Bir yüzü ile her an ölmesi beklenen “Avrupa’nın hasta adamı” olarak hangi devletin kollarında can vereceği beklenirken, bir diğer yüzü ile milyonları bulan Müslüman nüfus üzerindeki halife gücü ve coğrafi konumu ile hala hesaba katılması gereken bir güç idi. Ekonomik olarak büyük devletlerin kurduğu Düyûn-ı Umûmiye İdaresinin varlığı ile kontrol altında tutularak gelir kaynakları büyük oranda devlet borçlarına sayılmaktaydı. Özellikle Avrupa’da kalan topraklarında kayıpları ise devam etmekteydi. Bu noktada özellikle Sultan ve Babıâli’deki memurlar çok zor koşullar altında çalışarak, dar alanda manevra yapabilecek bir saha açmaları, kısaca kendi kaderlerini kendilerinin tayin edeceği durumda olduklarının bilincindeydiler. Bu da Batılı Devletlerle kurulacak ikili ilişkilerin mahiyetini ve önemini belirleyen nokta idi. Bâbıâli’yi temsil eden bürokratların, diğer yerlerdeki yönetim seçkinlerinde olduğu gibi yekpare bir bütünlük arz etmediği, dikkat etmemiz gereken unsurlardan biridir. Gerek yozlaşmanın ve hizipleşmenin çeşitli yüzlerini temsil eden gruplar, gerekse de üzerine fazla düşünülmeden yapılmış tanımlamalar aracılığıyla, kimi yönetici/idareci seçkinin daha tutucu ve kimisinin de daha ilerici olduğunu görürüz.31
₺300,00
KİTAP TANITIMI
The Myth of the Female Hand: Forms of Female Power
In The Myth of the Female Hand: Forms of Female Power, Şeyda Sivrioğlu explores the symbolic representations and the significance of the female hand as a means to open up literary and critical space for the oppressed and marginalized female figure in different centuries and in different patriarchal cultures and genres. Inalterably, in a culture where creativity is defined purely in male terms, women “exist only to be acted on men, both as literary and sensual objects” (Gilbert and Gubar, 8). This comprehensive study, however, traces the origins of the female hand symbolism from a fairy tale to a play-text and finally to a science fiction novel in order to illustrate how, to borrow Margaret Atwood’s words, the hand as an extension of the brain, in this case the female brain, becomes an important tool for indicating the development of the power of women.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
A Kristevan Reading Of George Eliot’s Early Novels
The Victorian era is a period in which there are incompatibilities between the individual and society due to the oppressive structures and attitudes of society, so Victorian writers are concerned with the problems of gender, identity and otherness, particularly George Eliot. Thus, this book examines Eliot’s early novels, The Mill on the Floss and Silas Marner, in the light of Kristevan theories and terms to indicate the construction of gender and identity. The Mill on the Floss is discussed with regard to the semiotic, the symbolic, abjection theory, women’s time, melancholia and revolt since it reveals Maggie’s familial relations, gender dilemmas, ambivalence of identity, and social pressure. On the other hand, Silas Marner is scrutinized within the frame of strangeness, the semiotic, the symbolic, abjection theory and women’s time concerning Kristeva’s works as it reflects Silas’s religion dilemma, ambivalence of identity and social pressure regarding the circumstances and conventions of Victorian patriarchal society.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Uygulamalı Dilbilim – I
Uygulamalı Dilbilim Kitabı, dilbilimin farklı çalışma alanlarını uygulamalı bir bakış açısıyla sunmaktadır. Bu kitap, akademisyenlere, dilbilimcilere, dil öğretmenlerine ve üniversite öğrencilerine genel bir kaynak niteliği taşımaktadır. Kitapta, göstergebilim, edimbilim, toplumdilbilim, biçembilim, derlem dilbilim, çeviribilim, dil ve konuşma terapisi gibi farklı alanları kapsayan yedi bölüm bulunmaktadır. Her bir bölümde, konular ele alınırken okuyuculara teorik bilgiyi pratik uygulamalarla birleştiren bir yaklaşım sunulmaktadır. Uygulamalı Dilbilimin farklı alanlarını kapsayan bu kaynak, dilbilim ve dil öğretimi alanında yapılan çalışmalar için hem temel bir rehber hem de araştırmacılar için faydalı bir referans kaynağı olacaktır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
SANAL PARA UYGULAMA ORTAMLARI VE ETKİLERİ
Finans dünyası çok hızlı bir şekilde değişmektedir. Değişimi güdüleyen başlıca güçler ise yeni teknolojilerin gelişimi ve dünya çapında finansal bağlantıların artmasıdır. İletişim maliyetlerindeki azalma, bu değişimlerin birçoğunu motive etmiştir.
Yıllardır nakit para yerine başka ödeme yöntemleri (çek, kredi kartı gibi) kullanılmaktadır. Fakat şimdi İnternet üzerinde yapılan elektronik ticaretin ortaya çıkması ile bu yöntemlerin yeterince etkin olmadıkları görünmektedir. Bu nedenle yeni elektronik ödeme sistemlerinin geliştirilmesi gerekmektedir. Tüketicilere, İnternet üzerinden güvenli alışveriş yapmaları için çeşitli elektronik ödeme sistemleri sunulmaktadır. Ayrıca bazı modeller, banknot ve bozukluk para için direkt bir ikame olan ve akıllı kartlar üzerinde saklanan sanal para sağlamaktadırlar.
Sanal para ile gerçekleştirilen ödeme sistemlerinin gelişiminin sunduğu müthiş fırsatların yanında, kara para aklama, vergiden kaçınma ve senyoraj kayıpları gibi birçok yasal sorunları da beraberinde getirmektedir.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Hatay Araştırmaları – VIII
Hatay Araştırmaları – VIII, Hatay’ın tarihsel derinliğini, kültürel çeşitliliğini ve güncel toplumsal meselelerini disiplinlerarası bir yaklaşımla ele alan kapsamlı bir derleme çalışmadır. Kitap, 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş Depremi’nin Antakya üzerindeki etkilerini, 2010 Kaliforniya Depremi ile karşılaştırmalı biçimde değerlendirerek afet yönetimi, kent hafızası ve geleceğe yönelik eleştirel çıkarımlara odaklanmaktadır. Bunun yanı sıra Türk kültüründe Hıdırellez geleneğinin Hatay’daki kutlanış biçimleri, yerel kültürel sürekliliğin önemli bir örneği olarak ele alınmaktadır.
Eserde, Samandağ’ın tarihî ve kültürel turizm çekiciliğini artırmaya yönelik alternatif kültür rotası önerileri ile Hatay ipeğinin kent belleğindeki simgesel yeri öne çıkarılmaktadır. Antakya’da yaşamış ve burada hayatını kaybetmiş seyyahların bıraktığı izler, kentin uluslararası tarihsel konumunu ortaya koyarken; uzun dönemli sıcaklık trendlerine ilişkin bilimsel analizler, Hatay’ın iklimsel dönüşümüne ışık tutmaktadır. Antakya’nın mahalle yapısı, demografisi ve şahıs adları üzerinden yapılan incelemeler sosyal tarih açısından önemli veriler sunmaktadır. Arkeolojik mirasın korunması, İskenderun’un işgal süreci, Memlûk fethi ve dijital okuryazarlık gibi konularla zenginleşen bu eser, Hatay araştırmaları alanında temel bir başvuru kaynağı niteliğindedir.
₺500,00
KİTAP TANITIMI
Zarâfetin Peşinde
Osmanlı Arşivi’nde, Dâhiliye Nezâreti Sicill-i Ahvâl İdaresi’ne ait bir defterin satırları arasında, sıradan bir memuriyet kaydına sıkışmış küçük bir ibare: “Zarâfet” adlı bir eser kaleme almış.
Bu satır, Antakyalı bir taşra memuru olan Çinçinzade Hakkı Efendi’yi, resmî bir dosyadan çıkarıp tarihin sayfalarına yeniden taşır. Bir yanda terfiler, tayinler, tahkikatlarla örülü bir bürokrat hayatı; öte yanda edebi, sözü, gönlü, sofrayı, yolu ve duayı konu alan bir görgü ve hikmet risalesi.
Bu kitap, bir sicil kaydıyla bir eseri yan yana okuyarak, 19. yüzyıl sonu Osmanlı taşrasında bir insanın hem devlete karşı görevlerini hem de kâğıda döktüğü düşünce dünyasını birlikte anlamaya çalışır. Kayıtların arkasındaki insanı arayanlar için bir davet.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
HALKLA İLİŞKİLER VE ETKİNLİK YÖNETİMİ
ÖNSÖZ’den
Yaşamın her alanı farklı nedenlerle sahne alan kutlamalar, ritüeller, gösteriler gibi etkinliklerle doludur. Doğumgünü kutla-maları, asker uğurlamaları, yaşam içindeki etkinlik örnekleridir. Bununla birlikte şirket evlilikleri, 100. Yıl kutlamaları da iş hayatı etkinlik çeşitleri olarak Halkla İlişkiler çalışmaları arasında yerlerini almıştır. Tüm bu etkinliklerin ortak amacı; daha öncesinden araştırılmış ve analiz edilmiş planlanan davranışlarda bulunarak, karşı tarafta da arzulanan davranışa neden olmaktır. Bu çalışmada; Halkla İlişkiler disiplininin tarihsel süreçteki gelişimi, hizmetleri ve modelleri Etkinlik örnekleriyle gözler önüne serilmiştir. Etkinlik Yönetiminin bir araç olarak Halkla İlişkiler çalışmalarındaki varlığı üzerinde durularak, son bölümde daha sonraki çalışmalara da kaynak oluşturacak bir başlangıç niyetiyle; Halkla İlişkilerin ve Etkinliklerin gelecekteki durumu değerlendirilmektedir.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Urmiye Müzesi’nde Bulunan İslam Dönemine Ait Bir Grup Sırlı Seramik
Seramikler, küçük el sanatları içerisinde incelenen; toplumun kültürü, inancı, etkileşimi, ekonomik ve ticari ilişkileri hakkında bilgi veren önemli eser grubudur. Seramik kapların sadece işlevsel özelliğinin olmadığı aynı zamanda estetik ve sembolik anlamlar da taşıdığı bilinmektedir. Bu bağlamda İran, seramik konusunda zengin bir birikime sahiptir. “Urmiye Müzesi’nde Bulunan İslam Dönemine Ait Bir Grup Sırlı Seramik” adlı bu kitapta Abbasi, Samani, Selçuklu, İlhanlı ve Safevi dönemlerine ait olan örnekler ele alınmıştır.
Urmiye Müzesi’nde incelenen İslami dönem sırlı seramik eserlerinde kullanılan form, teknik ve bezeme özellikleri İslam dünyasının farklı coğrafyalarında da görülmektedir. Bu benzerlikte; İslamiyet öncesi kültürlerin etkisi, inanç faktörü, taşınabilir nitelikteki bu eserlerin ticari ve siyasi ilişkiler nedeniyle kolay hareket eden üsluplar oluşturması gibi etkenler söz konusudur. Dönemsel farklılıklar göz önünde bulundurularak Anadolu’da çok bilinmeyen Abbasi, Samani ve İlhanlı örneklerini detaylı anlatan ve ilk Türkçe çalışma olan bu kitabın Türk ve İslam dönemi seramikleri çalışan herkese katkı sağlaması ümit edilmektedir.
₺1.300,00
KİTAP TANITIMI
Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Yetim
Osmanlı Devletinde yetimlerin korunması ve eğitilmesi görevi öncelikle yakın akrabalarda olmakla birlikte erken zamanda vakıfların bu vazifeyi üstlendiği görülmektedir. 19. yüzyıldan itibaren ise Eytam Sandıkları ve Eytam Müdürlükleri kurulmuş, Darülaceze, Darüşşafaka, Islahhane, Sanayi Mektepleri, Darülhayr-ı Âli, Daüleytam ve Himaye-i Etfal Cemiyeti bu alanda hizmet vermiştir. Bu kurumlardan Darülaceze ve Darüşşafaka aynı adla Cumhuriyet devrinde hizmetlerine devam ederken Himaye-i Etfal Cemiyeti Çocuk Esirgeme Kurumu olarak günümüze kadar gelmiştir. Ayrıca, mütareke dönemi ve sonrasında Kazım Karabekir yetimlerin muhafazası ve eğitimi için gayret göstermiş, kurduğu Çocuklar Ordusu ile önemli bir hizmeti ifa etmiştir.
KİTAP TANITIMI
Çingeneler Ne/ Nasıl Anlatır?
Çingeneler, edebiyatımızın konu haritası içinde kendilerine geniş bir yer bulmuşlardır. Gölge oyunundan günümüz Türk edebiyatının çeşitli türlerine uzanan çizgisinde, yazın, sıra dışı niteliklerinden dolayı Çingenelere duyarsız kalamamıştır. Dünya edebiyatında Carmen’den bu yana genellikle romantik bir bakış açısıyla ele alınan Çingenelerin dünyaları ve yaşamları, aslında aldatıcı göstergelerden oluşur. Bu niteliklerinden ötürü, onların edebiyata yansıyan imgeleri de hep sorunlu olmuştur. Ayşegül Devecioğlu, Ağlayan Dağ Susan Nehir’de, gacoya kapalı bu dünyanın içinde yaşamış, onları gözlemlemiş, masallarını/hikâyelerini dinlemiş bir anlatıcı aracılığıyla bizim için bir terra incognita olan bu semiyotik evreni başarıyla kurmaca düzleme taşımıştır. Anlatıcının, nasıl yazar olduğunu/yetiştiğini ortaya koyan roman, bu dünyanın hiyerogliflerini okuma çabasının bir ürünüdür. Bu özellikleri nedeniyle göstergebilimsel bir okuma için de oldukça uygun bir metindir. Bu kitap, bir gösterge avcısının serüvenini Roland Barthes’in Sarrasine çözümlemesi ışığında bir okuma denemesidir.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
1927-1964 RADYO YAYINCILIĞINA HAYAT VERENLER
Popüler kültürün ve görselliğin egemen olduğu günümüz dünyasında; akademik çalışmalar ve insan yaşamının kolaylaşması için gösterilen çabalar gözlerden uzak ve geri planda kalıyorlar. İnsanların dikkatini çeken renkli olaylar, parıltılı yaşamlar, heyecan verici gelişmeler gündelik yaşamda ilk sıralara yerleşiyorlar. Yaşama anlam katan, onu kolaylaştıran çabaların ve onları gerçekleştiren insanların çoğu zaman adları bile anılmıyor. Medya tarihimize baktığımızda, bugün cep telefonlarından dinlenen radyo yayınlarının ne zaman başladığı, bu yayınlar için kimlerin emek verdiği ve çaba harcadığı bilinmiyor. Oysa bu insanlar, en az bir manken ya da sporcu kadar bilinmeyi ve hatırlanmayı hak ediyorlar. Zamanın, bellekleri acımasızca ve geriye dönüşü olmayan bir biçimde aşındırdığı düşünülürse, gelecek dönemlerde hiç hatırlanmayacak ve hatta bilinmeyecek bu insanlar için tarihe bir not düşmek en azından, insanlık için gösterilmiş çabalara bir vefa borcudur. Bu kitap, radyo yayıncılığına ilgi duyan araştırmacılara, iletişim fakültesi öğrencilerine, radyo yayıncılarına ve radyo dinleyicilerine radyo tarihimizin farklı bir boyutunu sunar.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
VAROLUŞUN OTANTİK İMKÂNI OLARAK EV
Bu yeryüzünde insanoğlu şairane mukimdir.
Hölderlin
20. yüzyılın önemli düşünürlerinden Martin Heidegger ile Servet-i Fünûn topluluğunun önde gelen şairi Tevfik Fikreti ev ortak paydasında buluşturan elinizdeki kitapta, bu dünyada şairane mukim, biri düşünür diğeri şair, iki sanatkârın, genelde mekân, özelde ise ev üzerine tutum ve yaklaşımları, edebiyat ve felsefenin imkânları dâhilinde, irdelenmektedir. On dokuzuncu yüzyıl sonu ile yirminci yüzyılı idrak eden ve ülkelerinin çalkantılı yıllarına tanıklık eden bu iki tarihî şahsiyet, dünyanın kaderinin yeniden şekillendiği olağanüstü koşullar içinde eserlerini, kendilerini ve evlerini inşa etmişlerdir. Bunun içindir ki edebiyat ve felsefe kadar mimari tarihi de onları kaydeder. Dolayısıyla edebiyat, felsefe ve kısmen mimarinin mekân bağlamında bahse konu olduğu bu çalışma, edebiyat ve felsefeye açılan kapılarıyla, disiplinler arası bir mahiyet de taşır.
Diğer yandan Fikretin şiirlerinde sıklıkla rastlanan aşiyan, lane motifleri ile 1905te inşa ettirip çekildiği Rumelihisarı sırtlarındaki Aşiyanından hareketle; Tevfik Fikret üzerine Heideggerci argümanları haiz, yeni bir okuma ve yorum denemesinde bulunulmaktadır. Dolayısıyla elinizdeki kitap, klasik anlamda bir Tevfik Fikret biyografisi olarak planlanmamıştır. Bilakis Tevfik Fikretin; onu, başta Aşiyan ı inşa etmeye sevk eden süreç olmak üzere, şair ve insan olarak kimliğinin, Heideggerin, Dasein merkezli varlık felsefesi ışığında değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Böylelikle Heideggerin genel çerçevesini çizdiği varlık felsefesinin kavramsal imkânlarından faydalanılarak Fikretin, o yıllarda yakın çevresine ve şiirlerine tesir eden hâletiruhiyesinin, Daseina has bir var olma biçimi oluşu, şairin hem gündelik yaşamından (biyografik) hem de şiirlerinden (edebî) seçilmiş örneklerle ortaya konulmaya çalışılmıştır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Mentoring Program for Professionals to Support Integration of Immigrant Women in the form of Blended-Learning
A mentor can help with a wide range of issues to address the challenges you are facing. For example, the mentees may want to improve their skills in a particular area, or they may need guidance in making an important decision. Goals are useful because they help the mentee to see the bigger picture, not get bogged down in day-to-day tasks and problems. It is important to teach the mentee to return regularly to their goals, to focus on achieving them and to measure progress. The mentor must be able to assess the level of commitment of the mentee to the goals. This book gives us details on these issues.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Political Branding and Youth in the Uk
Voting is an important act of civic participation through which youth contribute to democracy. It is a powerful way for young people to voice their opinion and to have an impact on issues that affect them and their communities. However, most young people in the UK do not vote.
Although traditional media continues to function, social media is having a great impact on the lives of young people. Social media make a significant contribution on online that connects a group of community that interact and exchange knowledge.
This research explored the relationship between social media and political branding. This book contributes to extant knowledge by explaining the effect of political parties social media efforts on young voters in the UK.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Tuva Türkçesinde İkileme ve Yinelemeler
Tuva Türkleri, Güney Sibirya bölgesinde, Rusya Federasyonuna bağlı Tuva Cumhuriyetinde yaşamakta olan Türk topluluklarından biridir. Tuva Cumhuriyetinde yazı ve konuşma dili olarak kullanılan Tuva Türkçesi; Eski Türkçe birtakım arkaik özellikleri korumuş olması, Moğolcayla ilişkiler gibi bakımlardan dikkat çekici özellikler gösterir. Tuva Türkçesinin ilgi çekici özelliklerinden biri de ikileme kullanımının yaygınlığıdır. Tuvaca söz varlığının önemli bir bölümü ikileme şeklindeki sözlerden oluşur. Bu çalışmada Tuva Türkçesindeki ikileme ve yinelemeler, Eski Türkçeyle de karşılaştırmalı olarak kapsamlı şekilde ele alınmaktadır.
Türk dilinde Eski Türkçeden beri görülen ikileme ve yinelemeler üzerine, Türk dilinin farklı tarihî dönemleri ve çağdaş lehçelerini kapsayan pek çok çalışma yapılmıştır. Bununla birlikte konunun, üzerinde durulması ve aydınlatılması gereken yönleri hâlen bulunmaktadır. Tuva Türkçesinde ikileme ve yinelemelerin incelendiği bu çalışmada, önceki çalışmalar da irdelenerek konu sistemli bir şekilde ele alınmıştır. Giriş bölümünde konunun kapsam ve sınırları çizilerek İkileme ve yinelemenin dil bilimindeki karşılıkları belirlenmiş, inceleme bu esasta gerçekleştirilmiştir. Çalışma; ikilemeler, yinelemeler ve Eski Türkçeyle karşılaştırma olmak üzere üç ana bölümden oluşmaktadır.
İncelemenin sonunda ikileme ve yinelemelerin sözlüğü yer almaktadır. Tuva Türkçesine ait çok sayıda edebî metin, halk edebiyatı eserleri, araştırma yazıları ve gazetelerin taranmasıyla oluşturulan sözlük yaklaşık 2600 madde başından oluşmaktadır.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Sinema ve Erkeklik
Yeni milenyumdan bu yana Türk sinemasında görünüm kazanmaya başlayan erkeklik krizi, toplumsal cinsiyet çalışmaları çatısı altında gelişen önemli bir alana dönüşmüştür. Kültürel üretimin ve özellikle sinemanın eğildiği bu kriz anlatısı, anaakım filmlerin merkezinde yer almış ve erkek karakterlerin toplumsal çözülmelerini perdeye yansıtan bir araca dönüşmüştür. Bu bağlamda 2000’lerin başından bu yana biriken ‘erkek filmleri’ ya da erkeklik krizine dair görünümler sunan filmler, bu krize dair çeşitli söylemler üretmiştir. Bu çalışmanın merkezine, yeni milenyumun Türk sineması bağlamında üretken yönetmenlerinden Onur Ünlü alınmıştır. Senaristliğini ve yönetmenliğini üstlendiği filmler ve bu filmlerin erkek karakterleri, erkeklik krizi üzerinden incelenmiştir. Yönetmenin erkek karakterlerinin daima krizle, şiddetle, hastalıkla ve ölümle yüzleştiği, tüm ilişki biçimlerinde sorunlu olduğu ve erkeklik krizlerini doğrudan deneyimlediği saptanmıştır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
OBEZİTE VERGİSİ TEORİ VE DÜNYA UYGULAMALARI
Günümüzde hızla yaygınlaşan obezite sorunu, bireylerin yaşam standartlarını düşüren, çeşitli hastalıklara yakalanmasına neden olan ve ölüm riski oranlarını artıran bir sorun haline gelmiştir. Gelişmiş ve gelişmiş birçok ülkede obezite oranları hızla artmaktadır. Bu artış eğilimi sonucunda ise obezitenin neden olduğu ekonomik ve sosyal maliyetler de artmaktadır. Bu maliyetlerin telafisi ve bireylerin sağlıklarının korunması için kamu politikaları geliştirme gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Bu doğrultuda, obezite ile mücadele amacıyla özel bir vergi politikası ile özel bazı vergi araçları kullanılabilmektedir.
Bu çalışma, obezite sorununu tıbbi, ekonomik ve sosyal bir bakış açısıyla değerlendirmektedir. Obezite sorununun çözümüne ilişkin ekonomik ve mali çözümler sunmayı amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda literatürde obezite vergisi adı ile anılan çeşitli şekillerde uygulanan gıda ve içecek vergilerinin etkinliği ve uygulanabilirliği üzerinde durulmaktadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
TÜRK HALK EDEBİYATI
Halk Edebiyatı, halkın duygu ve düşüncelerini, özlemlerini, isteklerini dile getiren; sözlü gelenek ürünü, halkın zengin kültür değerlerini yansıtan bir edebiyattır. Halk edebiyatı, özünü, özlüğünü halktan aldığı için halkın edebiyatıdır. Özellikle halkın dünya görüşünü, sanat zevkini, düşünüş ve yaşayış düzenini, bunlarla ilgili gelenek ve görenekleri halk edebiyatında bulabiliriz. Halk edebiyatı, tarihi ve toplumsal kimliği, halkı esas alan dili, muhtevasıyla, Türk halkının milli özünü taşıyan, halkın değerleriyle bütünleşen, ondan kaynaklanan özellikleriyle, halkın en iyi ifade edildiği ve yaşatıldığı bir edebiyattır.
Bu kitapta Türk halk edebiyatının genel çerçevesinin çizilmesi, kaynakları ve bölümlerinin tanıtılmasından sonra birinci bölümde anonim Türk halk edebiyatı tanıtılmış ve türlerinden olan atasözleri, deyimler, bilmeceler, ninniler, alkış kargışlar, tekerlemeler ve halk hikayeleri ve onun önemli bir çeşidi önemli bir çeşidi olan Dede Korkut Hikayeleri üzerinde durulmuştur. Devamında yine anonim Türk halk edebiyatı türlerinden olan halk masallarına geçilmiş, sonrasında bunu efsane, halk fıkraları ve destan türleri sırasıyla izlemiştir. İkinci bölümde ise âşık edebiyatı ile ilgili önemli bilgilerden sonra bu edebiyatın kaynakları, başka edebiyatları etkilemesi ve 16 – 20. yüzyıllar arasındaki âşık edebiyatı genel olarak tanıtılıp önemli temsilcilerine yer verilmiştir. Üçüncü bölümde tasavvuf edebiyatı dil ve üslup özellikleri ile dönemlerine göre bu edebiyatın önemli temsilcilerinden bahsedilmiştir.
₺975,00
KİTAP TANITIMI
İslâmiyet’in Maarife Taallûku ve Nazar-ı Muarizinde Tebyini
Rusya’nın önde gelen din eğitimcilerinden biri olarak kabul edilen Bâyezidof, Petersburg Camii’nde yarım yüzyıl boyunca imamlık yapmış ve din eğitimi alanında etkileyici bir miras bırakmıştır. Aynı zamanda hükümet okullarında da din öğretmenliği yaparak, ülkenin din eğitimine önemli katkılar sağlamıştır. Bu süreçte yazdığı eserler, sadece Rusya’da değil, Avrupa genelinde din eğitimi konusunda temel kaynak eserler haline gelmiş ve özellikle Rusya’daki Müslümanlar için vazgeçilmez bir başvuru kaynağı haline gelmiştir.
Bâyezidof’un çalışmaları, dini eğitim alanında önemli bir referans noktası olarak kabul edilirken, Rusya’daki Müslüman topluluğunun dini bilincinin güçlenmesine ve din eğitiminin daha geniş kitlelere ulaşmasına katkı sağlamıştır.
Bu kitapta, din eğitimi ve din-bilim ilişkilerinde önemli bir yere sahip olan Atâullah Bâyezidof’un “İslâmiyet’in Maarif’e Taalluku ve Nazar-ı Muârizinde Tebyini” adlı risalesi Osmanlı Türkçesinden Latin alfabesine çevrilmiş, ardından günümüz Türkçesine sadeleştirilerek metindeki öğütler, ahlak eğitimi perspektifiyle ele alınmıştır. Metnin ahlaki öğretileri ve eğitici mesajları, dil ve içerik boyutlarındaki değişiklikler bağlamında incelenerek ilke ve mesajlar günümüz okuyucuları için daha erişilebilir hale getirilmiştir.
₺560,00
KİTAP TANITIMI
VATANDAŞLIK EĞİTİMİ ÜZERİNE
Günümüzde etkin, bilgili, yetenekli, kendileri ve içinde bulundukları toplum için sorumluluk almaya istekli, siyasal sürece katkıda bulunan, sağduyulu vatandaşların yetişmesinde kuşkusuz eğitim ve özellikle de vatandaşlık eğitimi giderek artan bir önem taşımaktadır.
Vatandaşlık Eğitimi Üzerine adlı bu kitapta ilk olarak vatandaşlık kavramı ve boyutları ele alınmaktadır. Vatandaşlık eğitimi, özellikleri, temel unsurları, vatandaşlık eğitim modelleri, okulda veriliş biçimleri, yöntemler, ölçme ve değerlendirme ile vatandaşlık eğitiminde en etkili unsurlardan biri olan öğretmenler bağlamında değerlendirilmektedir. Kitapta ayrıca vatandaşlık eğitiminin tarihsel gelişimi Batı ve Türkiye açısından ele alınmaktadır. Batı’da vatandaşlık eğitiminin tarihine kısaca değinildikten sonra Türkiye’de vatandaşlık eğitiminin tarihsel gelişimi “Cumhuriyet Öncesi Dönem”, “1923-1950 Yılları Arası Dönem” ve “1951-2015 Arası Dönem” olmak üzere üç dönem halinde müfredat ve ders kitapları boyutunda incelenmektedir. Türkiye’deki mevcut vatandaşlık öğretim programlarının yanı sıra yurt dışı ve Türkiye’de vatandaşlık eğitimi üzerine yapılmış araştırma örneklerine de bu kitapta yer verilmektedir.
₺275,00