KİTAPLAR
EN YENİLER
-

AİLE İLİŞKİLERİ BAĞLAMINDA AİLE İŞLETMELERİ
₺575,00 -

AİLE İŞLETMECİLİĞİNDE TARIM İŞLETMELERİ ve FARKLI KURUMSALLAŞMA ÖRNEKLERİ
₺390,00 -

AİLE İŞLETMELERİNDE MUHASEBE, FİNANS ve DENETİM
₺380,00 -

AİLE İŞLETMELERİNDE PAZARLAMA ve MARKA YÖNETİMİ
₺405,00 -

AİLE İŞLETMELERİNDE STRATEJİK YÖNETİM
₺520,00 -

AİLE ŞİRKETLERİNDE KURUMSALLAŞMA VE YENİDEN YAPILANMA
-

Aile Şirketlerinin Kurumsallaşma Düzeyi İle Finansal Performans İlişkisi
₺235,00 -

AK Parti Hükümetlerinin Ortadoğu Politikaları Suriye Örneği
₺210,00 -

ALBERT CAMUS Çağa ve İnsana Tanıklık
₺275,00 -

ALES 5 Deneme Sınavı
-

ALEVİLİĞİN EL KİTABI
-

ALGI İNŞASINDA SOSYAL MEDYANIN GÜCÜ
₺195,00 -

Algoritma Test Programları
₺250,00 -

Alıştırmalı Diksiyon Dersleri
-

Alışveriş Merkezlerinde Sunulan Hizmetlerin Tüketici Davranışlarına Etkisi
₺250,00 -

ALİYA İZZETBEGOVİÇİN DÜŞÜNCESİNDE İSLAM VE EĞİTİM
KİTAP TANITIMI
Büyük Britanya Müzelerindeki Osmanlı Seramik Koleksiyonları
Osmanlı Devleti’nin bir cihan imparatorluğu olduğu dönemlerde üretilen seramikler, bugün halen değerli birer sanat eseri olarak dikkat çekmektedir. Özellikle Osmanlı’nın klasik döneminde üretilen İznik seramikleri, Batı dünyasının ilgisini 19. yüzyılda bir hayli cezbetmiştir. Koleksiyonerler, seyyahlar, tüccarlar, müze görevlileri ve sanat tacirleri farklı tarihlerde bu eserleri başta İngiltere olmak üzere Batı’ya taşımışlardır. Bugün halen dünyaca ünlü müzelerde ziyaretçilerini bekleyen Osmanlı seramiklerinin İngiltere yolculuğununun ve bugünkü durumlarının anlatıldığı bu kitap, aynı zamanda bu alanda yapılmış en kapsamlı ve güncel çalışmalardan biridir.
₺1.050,00
KİTAP TANITIMI
XIX. YY. NAKŞİBENDÎ ŞEYHLERİNDEN HOCAZÂDE AHMED KÂMİL DİVANI
Şiirlerinde “Kâmil” mahlasını kullanan Hocazâde Ahmed Kâmil Efendi, İstanbul Fatih Semti’nde Şeyh Türlü Tekkesi’ni kurmuş ve burada irşat vazifesinde bulunmuş 19. yy. Nakşibendî şeyhlerindendir. Bütün diğer mutasavvıf şairler gibi, o da tasavvufi düşüncelerini yaymak ve bunları etkili bir biçimde anlatabilmek için şiiri bir vasıta olarak görmüş ve kullanmıştır. Bu sebeple, ilahi aşk, tasavvuf, bir tarikata, dolayısıyla kâmil bir mürşide bağlanmanın önemi, dünyanın geçici olduğu, günahlardan tövbe etmenin lüzumu, zahit-sofi tipleri ve vasıfları, şairin manzumelerinin mihverini oluşturur.
Hâl-i fakrıñ etme i‘lânHâlıkıñ bilmez mi hîç
Cümleye in‘âm edip de ya saña vermez mi hîç
Gice gündüz nâr-ı firkatla yanıp ağlar iken
Rahm edip eşk ü sirişkiñgiceler silmez mi hîç
Sıdk ile teslîm olup sen kesme ümmîd-i visâl
Râh-ı ‘aşkda bulunanlar ‘âkıbet gülmez mi hîç
Mekteb-i ‘irfân içinde men ‘arefden ders alan
Mûtukable en-temûtû sırrına ermez mi hîç
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Yeni Ekonomi ve Toplum
Yeni ekonomik anlayışlar, ortodoks ekonomi teorilerinin öngördüğü sınırları aşarak iktisadi eylemi ve içtimai ilişkileri daha geniş bir perspektifte ele alan bir zenginlik sunmuştur. Söz konusu yeni ekonomik yaklaşımlar, iktisadi eylemin yalnızca neoklasik bakışın idealize ettiği rasyonel bireyin kararlarından ibaret olmadığını, iktisadi eylemin doğasının aynı zamanda sosyal, kültürel ve psikolojik birçok faktörden beslendiğini vurgulamıştır. Yeni ekonomik anlayışların iktisadi düşünceye kazandırdığı bu kavrayış ekonomi bilimiyle toplum bilimlerinin atası sayılabilecek sosyoloji arasında, daha kuvvetli bağlar kurulması gerektiği yönündeki motivasyonları arttırmıştır.
Tam bu noktada Sosyoloji biliminin, bireyin toplumsal davranışlarının saiklerini araştırma hususundaki çabaları ekonomi ve toplum arasındaki ilişkinin mütekabil bir bünyeye sahip olduğunu göstermiştir. Sosyolojik araştırmalar insan davranışlarının, bireylerin alelade tercihlerine göre değil; canlı organizmaların anlamlı biyolojik davranışlarına benzer birtakım norm ve değerler gibi faktörlere bağlı olarak gerçekleştiği fikrine sadık kalmaya çalışmıştır. İktisadi farkındalığı yüksek sosyoloji kuramları da bu norm ve değerlerin temelinde yatan olası salt iktisadi gerçekliğe yoğunlaşma çabası içinde olmuştur.
Tüm bunların izinde bu kitapta yeni ekonomi olgusunun yanı sıra bu alanda yaşanan gelişmelerin toplumsal yansımaları da ele alınarak tartışılmıştır.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
VAROLUŞUN OTANTİK İMKÂNI OLARAK EV
Bu yeryüzünde insanoğlu şairane mukimdir.
Hölderlin
20. yüzyılın önemli düşünürlerinden Martin Heidegger ile Servet-i Fünûn topluluğunun önde gelen şairi Tevfik Fikreti ev ortak paydasında buluşturan elinizdeki kitapta, bu dünyada şairane mukim, biri düşünür diğeri şair, iki sanatkârın, genelde mekân, özelde ise ev üzerine tutum ve yaklaşımları, edebiyat ve felsefenin imkânları dâhilinde, irdelenmektedir. On dokuzuncu yüzyıl sonu ile yirminci yüzyılı idrak eden ve ülkelerinin çalkantılı yıllarına tanıklık eden bu iki tarihî şahsiyet, dünyanın kaderinin yeniden şekillendiği olağanüstü koşullar içinde eserlerini, kendilerini ve evlerini inşa etmişlerdir. Bunun içindir ki edebiyat ve felsefe kadar mimari tarihi de onları kaydeder. Dolayısıyla edebiyat, felsefe ve kısmen mimarinin mekân bağlamında bahse konu olduğu bu çalışma, edebiyat ve felsefeye açılan kapılarıyla, disiplinler arası bir mahiyet de taşır.
Diğer yandan Fikretin şiirlerinde sıklıkla rastlanan aşiyan, lane motifleri ile 1905te inşa ettirip çekildiği Rumelihisarı sırtlarındaki Aşiyanından hareketle; Tevfik Fikret üzerine Heideggerci argümanları haiz, yeni bir okuma ve yorum denemesinde bulunulmaktadır. Dolayısıyla elinizdeki kitap, klasik anlamda bir Tevfik Fikret biyografisi olarak planlanmamıştır. Bilakis Tevfik Fikretin; onu, başta Aşiyan ı inşa etmeye sevk eden süreç olmak üzere, şair ve insan olarak kimliğinin, Heideggerin, Dasein merkezli varlık felsefesi ışığında değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Böylelikle Heideggerin genel çerçevesini çizdiği varlık felsefesinin kavramsal imkânlarından faydalanılarak Fikretin, o yıllarda yakın çevresine ve şiirlerine tesir eden hâletiruhiyesinin, Daseina has bir var olma biçimi oluşu, şairin hem gündelik yaşamından (biyografik) hem de şiirlerinden (edebî) seçilmiş örneklerle ortaya konulmaya çalışılmıştır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
YENİ TELEVİZYON TEKNOLOJİLERİ VE DEĞİŞEN HABERCİLİK
Dijitalleşme ile birlikte iletişim teknolojilerinde hızlı bir dönüşüm yaşanmıştır. İnternet ve televizyonun iç içe geçmesiyle ortaya çıkan yeni televizyon teknolojileri hayatımızın pek çok alanında karşımıza çıkmaktadır. Habercilik de yeni televizyon teknolojileriyle birlikte biçim değiştiren alanlardan biri olmuştur. İnsanlığın en eski ihtiyaçlarından biri olan haber alma ve bilgi edinme ihtiyacı yeni televizyon teknolojileriyle birlikte ivme kazanmış; bilgiye ve habere ulaşmak da çok daha kolay hale gelmiştir.
Bu çalışma haberin toplanması, yazılması ve sunulmasındaki dönüşümü televizyon haberciliği çerçevesinde ele almaktadır. Sosyal medya tarafında ise ve yoğunlukta eğlence nitelikli içeriklerin paylaşıldığı Instagram’da haberciliğin nasıl şekillendiği incelenmiştir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Avatarını Söyle, Sana Kim Olduğunu Söyleyeyim!
Avatarını Söyle, Sana Kim Olduğunu Söyleyeyim, dijital oyunların yalnızca bir eğlence biçimi olmadığını; bireylerin benlik algısını, kimlik sunumunu ve sosyal ilişkilerini derinden etkileyen güçlü bir kültürel alan olduğunu ortaya koyuyor. Bu kitapta, dijital oyun deneyiminin oyuncuların benlik inşasını nasıl şekillendirdiği kuramsal bir çerçeveyle ele alınırken; avatar seçimlerinin, çevrimiçi performansların ve dijital kimliklerin gerçek hayattaki benlik algısıyla nasıl etkileşime girdiği açıklanmaktadır. Aynı zamanda, dijital oyun bağımlılığı bölümünde, oyunların aşırı kullanımının bireyin psikolojik süreçlerine, sosyal ilişkilerine ve kimlik bütünlüğüne nasıl yansıdığı incelenmektedir. Dijitalleşen dünyada benlik, kimlik ve bağımlılık ilişkisini anlamak isteyen okuyucular için kapsamlı, güncel ve yol gösterici bir kaynak sunmaktadır.
₺310,00
KİTAP TANITIMI
Orta Toroslarda Dolinlerin Dağılışı ve Morfometrik Özellikleri
Bu çalışma Orta Torosların jeomorfolojisinde önemli bir yer tutan dolinlerin dağılışı ve morfometrik özellikleri konusunda önemli bir eksikliği gidermek amacıyla hazırlanan bu kitapta 3 yıldır devam eden çalışmaların ana sonuçları yer almaktadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
ABD Dış Politikasında İran
“ABD Dış Politikasında İran: Başkanlık Dönemleri Üzerinden Bir Analiz (2000–2024)” adlı bu kitap, 21. yüzyılın başından günümüze kadar uzanan süreçte Washington–Tahran ilişkilerini kapsamlı bir biçimde incelemektedir. Kitap, George W. Bush’tan Joe Biden’a kadar uzanan başkanlık dönemlerini mercek altına alarak, ABD’nin İran’a yönelik dış politikasında süreklilik ve değişim unsurlarını ortaya koymaktadır.
Kitap, özellikle şu sorulara yanıt aramaktadır:
* ABD’nin İran politikası başkanlık değişimlerine bağlı olarak nasıl şekillenmiştir?
* Güvenlik, nükleer program, enerji politikaları ve bölgesel dengeler bu ilişkilerde hangi rolü oynamıştır?
* Diplomatik açılımlar ile kriz dönemleri arasındaki dalgalanmalarda hangi dinamikler belirleyici olmuştur?
₺675,00
KİTAP TANITIMI
Jan Švankmajer Sinemasında Gerçeküstücü
Gerçeküstücülük ve tekinsizlik kavramlarını muhalif bir duruşla bir araya getiren Çek yönetmen Jan Švankmajer’in kullanmış olduğu teknik ve filmlerindeki felsefi içerik, görünenin ardındaki şüphe uyandırıcı gerçekliğe rahatsız edici bir gıcırtıyla aralanan bir pencere hissi vermektedir. Onun filmleri bir giyotin gibi ıslık çalarak yaklaşan, zaman ve mekân algısını tersyüz eden bir gerçeklik deneyimi sunar. Bu kitap, var olanı sorgusuz kabul eden, uyum sağlamaya hazır bir izleyici yerine, aktif ve şüpheci bir izleyici öngörmekte; özgürleştirici bir etkinlik olan Švankmajer filmlerini, temel belirleyicisi olan ‘gerçeküstücü tekinsizlik’ bağlamında okumaya çalışma denemesidir.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Dijital Dönüşüm Çağında Meslekler ve Mesleki Yetkinlik Beklentileri
Günümüzde ülkelerin kalkınma düzeyinin belirlenmesinde en önemli unsurlardan biri o ülkenin beşeri sermayesini oluşturan insanlar ve bu insanların sahip olduğu eğitim derecesi ile mesleki düzeyde sahip oldukları niteliklerdir. İyi bir eğitim geçmişine sahip, nitelikli iş gücünün ülkenin toplumsal ve ekonomik kalkınma düzeyi ile yakından ilişkisi bulunmaktadır. Bununla birlikte bireylerin mensup olduğu meslek ve faaliyette bulunduğu iş kolunun toplumdaki yerini, yaşayış biçimini, tutumlarını, düşüncelerini vb. şekillendirdiği söylenebilmektedir. Bu anlamda meslek seçiminin insan hayatında verilen önemli bir karar sürecinin ürünü olduğunu ve bireylerin sahip oldukları ilgi ve yeterlilikleri doğrultusunda doğru mesleğe yönlendirilmesinin eğitim sürecinin önemli bir basamağını oluşturduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Ne var ki günümüzde hem ülkemizde hem de diğer ülkelerde meslek ve iş alanlarının çeşitlenmesi, karmaşıklaşmasına bağlı olarak kişilerin meslek seçimleri kadar işverenlerin meslek elemanlarından beklediği yetkinliklerin de günden güne değiştiğinden söz etmek gerekmektedir. Bu anlamda içinde bulunduğumuz dijital dönemde meslek elamanlarından beklenen mesleki yetkinliklerin belirlenmesi, sektöre kazandırılacak yeni meslek elemanlarının doğru yetkinlik düzeyleri ile yetiştirilmesi, eğitimli insan kaynağının ve üretimde kalitenin arttırılması önemlidir. Bu amaç doğrultusunda mevcut çalışmada, özel sektör meslek uzmanlarının adaylardan beklediği yetkinlikler belirlenmeye çalışılmış ve yetkin beklentileri meslekler özelinde ve meslek alanları üzerinden karşılaştırmalı olarak yorumlanmıştır.
Bu kapsamda mevcut çalışma; özel sektör ve eğitim kurumlarının iş birliğini amaçlayan, meslek elemanlarının istihdam alanlarından birini oluşturan özel sektör kuruluşlarının meslek elemanlarından beklediği yetkinlik düzeylerinin belirlenmesine odaklanan, meslek eğitiminin özel sektör beklentilerine uygun olarak yapılandırılması ve iki taraf arasında yürütülecek eşgüdümlü çalışmaların arttırılmasını amaçlamaktadır.
₺740,00
KİTAP TANITIMI
İktisat Tarihi
Bu kitap için yazacağım son cümleyi en baştan yazayım: Son yıllarda okuduğum en etkileyici ekonomi kitabı. Ekonomi ve kamu maliyesi tarihiyle ilgili birçok kitap okudum, aralarında çok etkileyici olanlar vardı ama bu kitap kadar önemine karşın az bilinen konuları birbirine bağlayan, derli toplu anlatanına çok az rastladım. Yazar, yanlış ya da eksik bilinen birçok konuyu ele alıp doğrusunu örnekleriyle anlatmış. Olayların tarihçelerini de kutular içinde sunarak metnin akımını bozmadan ayrıntılı bilgi vermeyi başarmış. Mesela Adam Smith’in iktisat biliminin kurucusu olmadığını, homo economicus kavramının ilk kim tarafından ve ne zaman kullanıldığını, Nobel ekonomi ödülünün gerçekte ne olduğunu, yasalarından bildiğimiz ünlü Babil Kralı Hammurabi’nin tarihin ilk refah programı uygulayıcısı olduğunu, Çitleme Hareketi’ni ve daha birçok konuyu ele alarak yerli yerine oturtmuş.
Kitabı okuyanların çoğu, samiriyeli ikilemi, paternalizm gibi ilk kez duydukları bazı konularla karşılaşacaklar. Aslında bu konular yeni değil hatta bazıları çok eski ama yeterince ele alınıp işlenmiş konular olmadığı için bilinmiyor. Oysa bugünü anlamak için bunları bilmek gerekiyor. Mesela dünya tarihinde ilk vergi tarifesi uygulamasının günümüzden 4000 yıl kadar önce Asur kolonileri döneminde Kültepe’de (Kayseri / Türkiye) olduğunu bilenlerin sayısının fazla olmadığına eminim. Benzer şekilde, günümüzde giderek öne çıkan ve herkese eşit bir geçinme geliri sağlanmasını esas alan “evrensel temel gelir” yaklaşımının ilk uygulamasının yaklaşık 200 yıl önce Speemhamland adlı bir İngiliz kasabasında yapıldığını da çoğumuz bilmiyoruz.
Özetle söylemem gerekirse Dülger’in bu kitabı, ekonomiye ve kamu maliyesine ilgi duyan herkesin ama en çok da öğrencilerin, pek çok kavramı yerli yerine oturtmasını sağlayacak eşsiz bir kaynak olarak öne çıkıyor.
Dr. Mahfi Eğilmez
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Türk Romanında Mitik Görünüm (1980-2005)
İnsan ırkının çocukluk dönemi ürünleri olan mitler, bugünden bakıldığında insanlığın sembollerle ve çeşitli anlamlarla yüklü deneyimini/birikimini ifade ederler. İnsanın yeryüzündeki anlam arayışının sonucu olarak doğmuş olan mitler, onun tarih sahnesine çıkışıyla yaşıttır. Tarihten edebiyata, felsefeden antropolojiye ve birçok sanat ve bilim dalında mitler, onu ele alan sanatçıların ve araştırmacıların bakış açısına göre tanımlanmış ve birçok anlam yüklenmiştir. Edebiyat açısından anlatı birimcikleri olan mitler, günümüzden bakıldığında uzak bir geçmişin kalıntıları arasından belli belirsiz seçilen kültür ürünleri şeklinde görünse de onlar canlı, geçmişten günümüze varlıklarını devam ettirmiş olan, bugünkü hayatın içerisinde, sanatın tüm dallarında dolaylı/kapalı veya dolaysız/açık yollarla varlıklarını sürdüren yapılardır. Günümüzde mitolojiye ilgi oldukça artmıştır. Türk Edebiyatında Mitik Görünüm (1980-2005) adlı bu çalışma, önerdiği mit okuma yöntemleriyle mitlere ve mitolojiye farklı bakış açıları getirerek Türk romanındaki mitik yapıyı söz konusu tarihler arasında mercek altına almaktadır. Bu çalışma Türk edebiyatı araştırmacılığına ve Türk kültürüne katkı olmak niyetiyle karşınızdadır.
₺610,00
KİTAP TANITIMI
Reklamda Kaynak ve Kanal Olarak Sosyal Medya Fenomenleri
Günümüzde, dijitalleşme ve iletişim teknolojilerinde yaşanan gelişmelerin bir sonucu olarak hemen her alanda çeşitli değişimlerin yaşandığı görülmektedir. Bu değişimler markaların, tüketicilere daha etkili, hızlı ve ekonomik yollarla ulaşmasına olanak tanıyan sosyal medya fenomenleriyle iş birliği yapmalarının önünü açmıştır. Özgün içerikleri sayesinde internette ünlenen ve diğer kullanıcılar arasında takipçi sayıları ile ön plana çıkan sosyal medya fenomenleri, tüketicilerin çok sayıda ikna edici mesaja maruz kaldığı ve genellikle reklamı atlamayı seçtikleri bir ekosistemde, markalarla tüketiciler arasında bir köprü görevi görmeye başlamıştır. Nitekim ürettikleri sponsorlu içerikler aracılığıyla reklamda kaynak ve kanal olan fenomenler, marka mesajlarının oluşturulmasında ve dağıtılmasında stratejik bir araç konumundadır. Bu bağlamdan hareketle kitapta sosyal medya fenomenleri, reklamda kaynak ve kanal olma rolleriyle ele alınmaktadır. Fenomen kavramının nasıl ortaya çıktığının ve nasıl popülerleştiğinin yanı sıra reklama nasıl etki ettiği ve çıktılarının neler olduğu, kitapta cevaplanmaya çalışılan sorulardan bazılarıdır. Bununla birlikte, kitapta uygulamalı bir araştırma gerçekleştirilerek teoriden pratiğe sosyal medya fenomenlerinin etkileri derinlemesine incelenmektedir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
FANTASTİK EDEBİYAT ve MASAL
Fantastik ya da farklı isimlendirmelerle fantezi, fantazya muazzam derecede baştan çıkarıcı bir konudur. Hayal gücü ve heves ile ilişkisi onun tanımlanmasını zorlaştırmaktadır. Asıl değeri de açıkça tanımlanamamasında, hayalperest özellikleri ile boşlukta asılı kalmasında gizlidir. O, gördüğümüzle ve bildiğimizle değil öteki ile ilgilidir.
Bu kitapta, Carl Gustav Jung tarafından geliştirilen “Analitik Psikoloji Yaklaşımı” fantastik edebiyatın ilk basamağı diyebileceğimiz masallara uygulanmıştır.
Günümüzde hepimizin sığınağı haline gelen fantastik dünya, masal anlatıcılığı, masal terapisi ve masalların eğitimde kullanım durumu da incelenmiştir.
KİTAP TANITIMI
Alışveriş Merkezlerinde Sunulan Hizmetlerin Tüketici Davranışlarına Etkisi
Alışveriş merkezleri günümüzde sadece alışveriş yapmak için değil aynı zamanda sosyal ve kültürel aktivitelerin gerçekleştiği mekânlar olarak değerlendirilmektedir. Alışveriş merkezlerinde çeşitli eğlence mekânlarının ve aktivitelerinin var olması ve sunulan çeşitli ve kaliteli müşteri hizmetleri tüketicilerin zihninde AVM’ye yönelik olumlu düşüncelere yol açmaktadır. Tüketicilerin zihninde yaratılan olumlu etkiler onların alışveriş merkezine yönelik davranışlarını etkilemektedir. Bu nedenle, kitapta alışveriş merkezlerinde sunulan hizmetlerin (eğlence, müşteri hizmetleri) tüketici davranışlarını nasıl etkilediğini ortaya çıkarmak amaçlanmıştır. Ayrıca, alışveriş merkezlerinde sunulan hizmetlerin tüketici davranışlarına olan etkisinde tüketicilerin alışveriş duygularının rolünü incelemek çalışmanın diğer amacını oluşturmuştur. Başka bir ifadeyle, tüketici duygularının tüketici davranışlarına ne derecede yön verdiğini incelemek çalışmaya özgünlük kazandırmıştır. Elde edilen bulgular alışveriş merkezlerinde sunulan hizmetlerin AVM ziyareti, satın alma niyeti, sadakat ve ağızdan ağıza iletişim gibi tüketici davranışlarını olumlu yönde etkilediğini göstermiştir. Buna ek olarak, AVM’de sunulan hizmetlerin tüketici davranışları üzerindeki etkisinin yüksek seviyede zevk ve uyarılma duygularına sahip tüketicilerde daha güçlü olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Güncel Gelişmeler ve Veriler Işığında Uluslararası Ticaret
Küresel mal ve hizmet ticareti ve doğrudan yabancı yatırımlar 1990’lardan itibaren artmış, 2000’lerde Çin’in Dünya Ticaret Örgütüne (DTÖ) katılmasıyla daha da ivmelenmiştir. Geçtiğimiz otuz yıl boyunca dünya mal ve hizmet ticaretinin büyüme oranı dünya toplam hasılasındaki (GSYİH) büyüme oranını aşmıştır.
Ancak Covid-19 salgını, Rusya Federasyonu-Ukrayna Savaşı ve ABD ile Çin arasındaki artan gerilim küreselleşme olgusunun doğal afetlere ve jeopolitik risklere ne kadar açık olduğunu ve bu riskler geçekleştiğinde ne tür olumsuzluklar yaşanacağını gözler önüne sermiştir.
Algılanan riskler arttıkça küresel değer zincirinin mesafe uzunluğu ve genişliği (tedarikçi sayısı/tabanı) değişebilir ve değer zincirleri bölge içi ve bölgeler arası yeniden yapılanarak yeni bir denge kurma eğilimine girebilir. Değer zincirlerinin gelecekte nasıl yapılanacağı hem hükümetlerin vergi politikaları, tarife ve teşviklerle ticaret ve sermaye akışını şekillendirme çabalarına hem de tüketici talebindeki büyüme, pazara yakınlık, girdi ve işgücü maliyetleri, teknolojik yenilikler, uzman işgücüne erişim vb. birçok pazar dinamiğine bağlı olacaktır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Tuva Türkçesinde İkileme ve Yinelemeler
Tuva Türkleri, Güney Sibirya bölgesinde, Rusya Federasyonuna bağlı Tuva Cumhuriyetinde yaşamakta olan Türk topluluklarından biridir. Tuva Cumhuriyetinde yazı ve konuşma dili olarak kullanılan Tuva Türkçesi; Eski Türkçe birtakım arkaik özellikleri korumuş olması, Moğolcayla ilişkiler gibi bakımlardan dikkat çekici özellikler gösterir. Tuva Türkçesinin ilgi çekici özelliklerinden biri de ikileme kullanımının yaygınlığıdır. Tuvaca söz varlığının önemli bir bölümü ikileme şeklindeki sözlerden oluşur. Bu çalışmada Tuva Türkçesindeki ikileme ve yinelemeler, Eski Türkçeyle de karşılaştırmalı olarak kapsamlı şekilde ele alınmaktadır.
Türk dilinde Eski Türkçeden beri görülen ikileme ve yinelemeler üzerine, Türk dilinin farklı tarihî dönemleri ve çağdaş lehçelerini kapsayan pek çok çalışma yapılmıştır. Bununla birlikte konunun, üzerinde durulması ve aydınlatılması gereken yönleri hâlen bulunmaktadır. Tuva Türkçesinde ikileme ve yinelemelerin incelendiği bu çalışmada, önceki çalışmalar da irdelenerek konu sistemli bir şekilde ele alınmıştır. Giriş bölümünde konunun kapsam ve sınırları çizilerek İkileme ve yinelemenin dil bilimindeki karşılıkları belirlenmiş, inceleme bu esasta gerçekleştirilmiştir. Çalışma; ikilemeler, yinelemeler ve Eski Türkçeyle karşılaştırma olmak üzere üç ana bölümden oluşmaktadır.
İncelemenin sonunda ikileme ve yinelemelerin sözlüğü yer almaktadır. Tuva Türkçesine ait çok sayıda edebî metin, halk edebiyatı eserleri, araştırma yazıları ve gazetelerin taranmasıyla oluşturulan sözlük yaklaşık 2600 madde başından oluşmaktadır.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Sürdürülebilir Finans Sözlüğü
Sürdürülebilir finans, finansal sistem içinde sürdürülebilir ekonomik aktiviteleri hayata geçirmek için çevresel, sosyal ve yönetişim kriterlerini yatırım kararları sürecine dahil eder. Böylece hem ekonomik büyüme desteklenmiş hem de çevre üzerindeki baskılar azaltılmış olur. Bu açıdan sürdürülebilir finansın önemi, uluslararası ve ulusal kuruluşlar, sivil toplum kuruluşları, finans profesyonelleri ve konuya ilgi duyan bireyler için giderek artmaktadır. Bu süreçte sürdürülebilir finans ile ilgili pek çok yeni terim ortaya çıkmakta ve anlam karmaşası yaratmaktadır. Sürdürülebilir Finans Sözlüğü, konuyla ilgili pek çok terimi bir araya getirerek sürdürülebilir finansla ilgili çalışanlara yardımcı olmayı hedeflemektedir. Bugünden yarına pek çok şeyin hızlıca değiştiği günümüz dünyasında bu sözlük, bir başucu kitabı olarak araştırmalarınızı ve çalışmalarınızı yaparken karşılaştığınız terimleri farklı yerlerden arama zahmetine girişmeden pratik ve hızlı bir şekilde sonuçlandırmanızı sağlamanıza yardımcı olacaktır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
CONTEXTUAL VULNERABILITIES APPROACH TO UNDERSTAND VICTIMIZATION IN CYBERSPACE
Economic cybercrime is one of the unwelcomed consequences of unprecedented intrusion of the Internet in our daily lives. Academic interest in understanding the causes and adverse impacts of cybercrime is growing. Opportunity perspective, which perceives individuals’ daily routines and lifestyles as the primary facilitator of victimization, has been widely applied as a theoretical and conceptual framework in cybercrime victimization research. However, this approach put the responsibility of the victimization on victims explicitly, which hampers the application of crime prevention and reduction efforts. This book presents the Contextual Vulnerabilities approach based on the significant findings of a doctoral study conducted at Durham University in the United Kingdom. Contextual vulnerabilities approach posits that cybercrime victimization is the outcome of the confluence of contextual factors that are mostly beyond victims’ control. This approach presumes that controlling individual (micro-level), macro-level and socio-cultural vulnerabilities may prevent cybercrime victimization. Though the preliminary goal of this book is to provide a new theoretical perspective to scholars researching victimization in cyberspace, I hope the wider audience would find it informative.
₺195,00
KİTAP TANITIMI
Hamzaname -I-
Bu neşirde İstanbul Üniversitesi, Nadir Eserler Kütüphânesi
Türkçe Yazmalar, Nu.1132deki Hamzanâme nüshası kullanılmıştır.
Eser, Hicrî 1268 Receb ayında istinsah edilmiştir.
Hz. Danyal’ın öldüğü gün, hamile olan karısı Şemse Bânû bir erkek çocuk dünyaya getirir. Bu doğan çocuk Hamzanâme’nin ana kahramanlarından biri olan Büzürcmihr’in (Hâce-i Dânâ) dedesi olan Câmasb’dır. Aynı zamanda yazmanın başında anlatılan Şahmaran hikayesinin de baş kahramanı olan Câmasb odunculuktan yetişme ilim ve irfan sahibi biri olup; Keyânilerin padişahı Keyhüsrev’in de sadrazamlığını yapmıştır. Keyhüsrev’in eski ve büyücü veziri Şemhûr’un da rakibi olan Câmasb vefat edince; geriye oğlu Baht Hammâl kalır. Ancak o da Şemhûr’un oğlu ve Keyhüsrev’in yerine padişah olan Keykubâd’ın baş veziri Şemun tarafından öldürülmüştür. Ancak karısı hamile olduğundan bir erkek çocuk doğurur. Çocuk hüsn ü cemal sahibi, yetenekli biri olduğundan kendine Büzürcmihr lakabı takılır.
Büzürcmihr, dedesi Danyal Aleyhisselamın verdiği bir kitap ve hırkası sayesinde ilim irfan sahibi, rüya tabirinde mahir, geçmiş ve geleceğe dair isabetli yorumlar yapan basiretli bir kişi olarak Medâyin hükümdarı Keykubât’ın huzuruna getirilir. Padişahın unuttuğu rüyasını ona hatırlatıp doğru tabir edince; babasının katili Şemun’un yerine Veziriâzam olarak atanır ve Hâce-i Dânâ olarak ün yapar.
KİTAP TANITIMI
ANNE BEBEK BAĞLANMASI ve ANNE KİŞİLİK ÖZELLİKLERİ
Anne ile bebek arasındaki ilk bağ aslında annenin bir bebek istemeye karar vermesiyle başlar. Bu bağ hamile olmanın öğrenilmesiyle fiziksel olarak somutlaşır, bebeğin doğumuyla birlikte ise karşılıklı, gözle görülür ve ölçümlenebilir bir hal alır. Dışardan sanki anne ile bebeğini birbirine bağlayan bir lastik bağ varmış gibi görünen bu sihirli süreç, annenin bebeğine bakımı, ilgisi, sıcaklığı ve sevgisiyle gelişir. Bebeğin annesiyle oluşturduğu bu bağ onun yaşamı keşfetmek için kullanacağı bir üs görevini görecek güvenli bir limana dönüşecektir. Bebek dünyayı keşfetmek için anneden ayrılacak, dünyayı keşfedip sonra tekrar güvenli limanına dönecektir. Tam da bu ayrılma ve geri dönme dönemlerinde annenin bebeğinden ayılış ve geri kabul edişleri bebeğin yaşamı keşfetmesindeki duygusunu oluşturmasına yardımcı olacaktır. Eğer anne, bebeği kendisinden ayrılırken kaygılı, korkulu ya da tedirgin ise bebek de anneden ayrılmakta aynı duyguları hissedecektir. Buna karşın anne, bebeğin bu ayrılık davranışlarına, onun, dünyayı keşfetmesi için yeterince cesaretlendirici ve güven verici davranıyorsa bebek de bu duyguları öğrenecektir. Benzer duygular kavuşma anları içinde aynı şekilde devam edecektir. Gün içerisinde yüzlerce kere olan bu olay bebek 1 yaşına geldiğinde artık binlerce kez yaşanmış bir ilişki kalıbına dönüşmüş olacaktır. İşte tam da bu durum bebeğin içsel çalışma modeli dediğimiz ilk ilişki modelini oluşturacaktır. Bu model bebeğin ilerde başka kişilerle ilişki geliştirirken başvurduğu bir referans olacaktır. Modelin oluşmasında bebeğin mizacı, hastalıkları, fiziksel yapısı gibi etmenler rol oynarken anne açısından ise kişilik özellikleri, bağlanması ve duygusal durumu rol oynayan bir faktör olarak karşımıza çıkmaktadır. Elinizdeki bu kitap anne ile bebek arasında gelişen bağlanma ilişkisinin nasıl oluştuğunu, aşamalarını, rol oynayan çeşitli etmenleri, kişilik kuramları ve konuyla ilgili çeşitli araştırmaları konu almaktadır. Konuya ilgi duyan akademisyenler, alanda çalışan uzmanlar ve anne-babalar için bir başvuru kaynağı olacağı düşünülmektedir.
KİTAP TANITIMI
Ödüllü Yönetmenlerle Kısa Film ve Belgesel Üzerine Söyleşiler
Yüzyılın başından itibaren kendi imkânlarıyla imgesel ve belgesel filmler yöneten yazar, bu kitabında kendisi gibi bağımsız olarak film çeken yönetmenlerle gerçekleştirdiği röportajları bir araya topladı. Kitapta farklı türde film üretmiş ödüllü yönetmenlerle yapılan söyleşilerinin yanında Türkiye’de düzenlenen film festivallerinde görev almış akademisyen ve duayen isimlerin görüşlerine de yer veriliyor.
Kitabın sinemanın üvey evladı belgesel ve kısa film üretim sorunlarını dile getirmesi açısından az sayıdaki çalışmaya bir katkı sağlayabilmesi ve özellikle sinema eğitimi alan ve kendi filmini çekmek isteyen geleceğin yönetmenlerine küçük de olsa bir kıvılcım olması umuduyla…
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Birleşmiş Milletler ve Türkiye’de Sosyal Refah
İkinci Dünya Savaşı sonrasında yeniden şekillenen dünya düzeninin önemli aktörlerinden birisi olan Birleşmiş Milletler genelde savaşı önleme ve barışı devam ettirme misyonuyla öne çıkmıştır. Bu çalışmada Birleşmiş Milletlerin biraz geri planda kalan sosyal refahın gelişimine katkısı Türkiye özelinde yaptığı çalışmalarla incelenmiştir. Birleşmiş Milletler uzmanlarının Teknik Yardım Programları çerçevesinde Türkiye’deki yetimhanelerden hapishanelere pek çok alanda yapılan yasal düzenlemelere ve kurumsal yapılanmalara katkıları hakkında bilgi verilmiştir. Kitapta ayrıca, Sosyal Hizmetler Enstitüsü ve Sosyal Hizmetler Akademisi’nin kuruluş aşaması, müfredat hazırlanması ve benzeri konularda Birleşmiş Milletler uzmanlarının sağladığı katkılara da yer verilmiştir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Gastronomi Turizmi ve Trabzon Potansiyeli
Günümüzde gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler için lokomotif sektör görevini gören turizm sektörü her geçen gün büyümektedir. Büyümekte olan turizm pazarından ülkeler ve çok uluslu şirketler daha fazla pay alma çabası içerisindedirler ve bu nedenle de yeni ürün ve hizmetler kolaylıkla ve hızlı bir şekilde günlük hayatlara ulaşmaktadır.
Dünyada turizmle ilgili gelişmeler incelendiğinde, turistik destinasyonların pazarlanmasında “gastronominin” önemli bir role sahip olduğu, yerel ve uluslararası yemek kültürünün de son yıllarda bir destinasyonun sahip olduğu en değerli çekiciliklerden biri olduğu ve turistlerin yerel yiyecekleri tüketmesinin çarpan etkisiyle yerel ekonomiye kazanç sağladığı görülmektedir.
Bu nedenle kitapta, alternatif turizm, gastronomi turizmi, turizmin ekonomik yönü ve çeşitli sektörler üzerindeki olumlu etkileri, Trabzon Mutfağı ve bölgenin gastronomisine yön veren yerel organik lezzetleri, Trabzon’un coğrafi işaretli ürünleri ve Trabzon ve çevresinde satılan sokak lezzetleri hakkında bilgiler vererek Trabzon’un gastronomi turizmi potansiyeli konusunda farkındalık yaratmaya çalışılmıştır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
GİRİŞİMCİLİK
Theodore Sturgeon, Mikrokozmik Tanrıda başkarakter sakinlerinin çok hızlı yaşayıp değiştikleri minyatür bir dünya yaratır. Fakat minik yaratıklar çevresel tehditlerle karşı karşıya kaldıkları için kendilerini yenilemek zorundadır. Gökyüzünden dünyalarına acımasızca inen metal bir piston durmadan yeni icat ve keşifler püskürür. Yeni yalıtım malzemelerinden olağanüstü sert alüminyuma kadar pek çok yenilik onların yazgısı olur: Ya uyarsın ya ölürsün! Onlar da değişime uyum sağlayarak ayakta kalır. Oysa uzak ufuklara bakılınca, Zamyatinin yirmi altıncı yüzyılı anlattığı Bizdeki distopya çıkar karşımıza. İnsan, doğadan ve kendi benliğinden koparılmış, bizleşerek teknoloji ve bürokratik devlete teslim olmuştur. Bireyselleşemeden takım olmuşlar ama hiçbirinin adı olmadan markaya dönüşmüşlerdir. Üstelik numaralanarak saydam cam duvarların arkasında denetlenmektedirler. Orwell ve Huxleye de esin kaynağı olan bu başyapıt, dünyadaki gelir, paylaşım, eşitlik, özgürlük ve adalet uçurumunun derinleştiğini gösteriyor. Bilgi ağları, teknoloji ve enformasyon yoluyla değişim her yerden ve herkesi kuşatarak geçmişin kötümser izleri karşısında yenilikler püskürtmeye devam etmektedir. Bu durumda insan ya Robinson Crusoe gibi orman yaşamıyla yüzleşmeye ya da mutlu azınlığın kuşatması altındadır. Peki, mutsuz çoğunluk? Üstelik onlar ıssız ada bulabilecek şansa da sahip değildir ve dünyanın dört bir yanında ayakta kalma mücadelesi vermektedir. Şunu unutmayalım ki geçmiş göze canlı gibi görünür ama olan her zaman yenidir. Eski şeyler bile aslında yeni kadar yenidir. Eski bir elyazması kitap ilk okunduğunda sahip olduğu anlamı kaybeder. Fizikî olarak aynıdır ama yıllar sonra okunduğunda aynı kitap değildir. O hâlde Tanrı Janus bizlere iki yüzünü gösterirken geçmişte olduğundan yeni kadar yeni yüzünü de gösteriyor. Bu yüz keşifler çağının sona erip efsanelerin bittiğini ve artık Wright Kardeşler, Edison ve Graham Bellin olmayacağını da gösteriyor. Tanrı Janus iki yüzünde zenginliği/fakirliği, sol/sağ ideolojileri, bu dünya/öbür dünya ikiliğini gösterse de gün gelip Janusun yüzünde yüzsüzlüğe de tanık olmak mümkün. Ne var ki Janusun geçmişe ve geleceğe baktığı yüzünde şimdimiz vardır. Korsan üretimin hayatımıza girerek piyasaların egemen gücü olmasıyla, Janus bizlere ikiyüzlü bakıyor. Bu kışkırtıcı yüze bakanların geleceğin girişimcilerini anlayabilmesi için yeni kadar yeni bir düşünceye ihtiyacı var.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Girişimcilik
Teknolojinin gelişmesiyle birlikte girişimcilik, bütün ülkeler için stratejik bir önem kazanmıştır. Bu süreçte hızlı teknolojik ilerlemeler, dijitalleşme ve küreselleşme, geleneksel iş yapılarının dönüşmesine ve yeni iş fırsatlarının oluşmasına zemin hazırlamıştır. Girişimcilik, bireylerin yaratıcılıklarını ve yenilikçi düşünme becerilerini ekonomik faydaya dönüştürme imkânı vermektedir.
Girişimcilik hem bireyler hem de ülkeler için birçok avantaj sunmaktadır. Bireysel açıdan ele alındığında, girişimcilik, bağımsız olarak iş kurabilme fırsatını beraberinde getirir; bu da kişilere kendi ilgi ve yeteneklerine uygun kariyer yolları sunabilir. Ülke ekonomisi için girişimcilik, yeni istihdam alanları yaratarak işsizliğin azalmasına katkıda bulunur ve ekonomik büyümeye destek sağlar. Piyasaya yeni ürün ve hizmetlerin sunulması, rekabeti güçlendirerek ekonomik verimliliği artırır. Dolayısıyla, girişimcilik hem bireysel hem de ulusal ve uluslararası düzeyde sürdürülebilir kalkınmaya önemli bir katkı sunmaktadır.
₺210,00