KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Mecdi Sadreddin Sayman’ın Eserleri Üzerine Bir İnceleme
₺300,00 -

Labirent: Yapay Zekâ Bir Deva Mı Yoksa Çıkmaz Mı?
₺560,00 -

Kur’an’da İyi İnsan Olmaya Dair Ayetler
₺235,00 -

Kırgız Türklerinin Kadın Bahadırı: Gülgaakı
₺575,00 -

Kalite 4.0
₺260,00 -

İŞ VE YAŞAM DENGESİ
₺340,00 -

İmgenin Yolculuğu
₺340,00 -

II. Dünya Savaşı Yıllarında Batı Anadolu Kent Ve Taşrasında Sosyo Ekonomik Yaşam
₺300,00 -

Haremeynü’ş-Şerifeyn ve Bağlı Birimlerine Ait Gelir Ve Masrafları İhtiva Eden 1175 Nolu Vakıf Muhasebe Defteri
₺235,00 -

Gömlek Ateşten Suyu Şiirden
₺210,00 -

Gelibolu Vilayeti 1923-1926
₺365,00 -

Fevzi Tuna Yönetmenin Yolculuğu
₺275,00 -

Ermeni Okullarında Din Eğitimi
₺405,00 -

EĞİTİM ve OKUL YAZILARI
₺250,00 -

Dindarlık İle Demokratik Bilimsel ve Sanatsal Tutum Arasındaki İlişki
₺420,00 -

Development of corporate governance in Turkey by sectors
₺315,00
KİTAP TANITIMI
KENTSEL MEKÂNLARIN KULLANIMI VE SEYYAR SATICILIK DİYARBAKIR ÖRNEĞİ
1950’li yıllar Türkiye’de kırsal alanlardan kentlere doğru olan göçlerin hız kazandığı bir dönemdir. Kırsaldan olan bu göçler Diyarbakır’ı da etkilemiş ve 1980’li yıllara kadar devam etmiştir. 1980’li yıllarda ve özellikle 1990’ların başlarında Diyarbakır yeni bir göç olgusuyla karşı karşıya kalmıştır: Zorunlu Göç. Kente göç edip sığınan bu insanlar yaşam tarzlarını bilmedikleri bir ortamda, beş parasız, başlarını sokacak bir evden yoksun, gecekondularda ve zor şartlarda kente tutunmaya çalışmışlardır. Vasıfsız olan bu insanların birçoğu işe başlaması kolay, dükkan kirası olmayan, fazla sermaye ve işçi çalıştırmayı gerektirmeyen seyyar satıcılığı geçim kaynağı olarak seçmişlerdir. Seyyar satıcılık sadece bu kesimlerin değil, kentte yaşayan vasıfsız ve işsiz kitleler için de önemli bir gelir kaynağı olmuştur.
KİTAP TANITIMI
Türk Edebiyatında Ütopik Romanlar ve Ütopyanın Kurgusu (1980-2005)
İlk örneklerine Platon’dan itibaren rastlanan ütopya, 16. yüzyılda Sir Thomas More’un 1516’da yazdığı Utopia adlı eseriyle birlikte edebî bir türün adı olur ve gelişmeye başlar. Yaşanan hayata ve olumsuz yaşama şartlarına alternatif olarak üretilen bir kurgusal dünyada yazar, kendisi veya toplumu için daha iyi yaşama alanları getirecek olan yeni bir ideal dünyayı kurma yoluna gider. Thomas More’un 1516’da yayımlanan Utopia’sından sonra batı edebiyatlarında yaygınlık kazanan ütopik eserlere Türk edebiyatında ancak 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren rastlanmaya başlanır. 20. yüzyılda Türk edebiyatında ütopik özellik taşıyan eserlerin sayısı artar. Özellikle 1980 sonrasındaki artış dikkat çekicidir. Türk edebiyatında 1980-2005 yılları arasında yayımlanan romanlarda geleceğe dönük karamsar bakış önemli bir yer tutar. Bu sebeple ütopyadan çok distopya yazılmıştır. Bunun yanında ütopik eserlerin dünyasında iyimser duygu ve düşüncelerle, geleceğe dönük birtakım umutlar da yerini alır. Sosyal hayatla ve yaşanan dönemle ilişkilendirilebilecek yapılara sahip olan ütopyalar/distopyalar bir yönüyle yaşanan çağa ve onun sorunlarına ayna tutarlar. Ütopyalar/distopyalar, teknolojinin giderek daha fazla hayatımızda yer etmeye başladığı günümüzde mimarîden müziğe, siyaset biliminden edebiyata, felsefeden beyaz perdeye birçok alanda ilgi gösterilen kurgular durumundadır. Elinizdeki çalışmada 1980-2005 yılları arasında Türk romanındaki ütopik yönelişler ve ütopyanın kurgusu mercek altına alınmıştır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Havaalanı Faaliyetleri ve Stratejik Yönetim İle İnsan Faktörü
Havaalanı işletmeciliği, hizmet yoğun bir alanda faaliyet göstermektedir. Havacılık, profili yüksek bir müşteri kitlesini içerdiğinden hizmetin kalitesi ve hizmet verenin performansı her zaman tatminkar olmak zorundadır. Bu beklentiyi karşılamak için, doğru zamanda, hatasız, etkin maliyetli çözümler bulan, işe uygun, teknik bilgi odaklı ve nitelikli insan kaynağı gerekmektedir. Havaalanı sisteminde insan kaynağının stratejik olarak yönetilmesi bu nedenle son derece önem taşımaktadır.
Hava trafiğinin dönemsel dalgalanmalarla birlikte hızla artması, havalimanlarını hem kapasitelerini genişletmeye hem de mevcut kapasitelerini daha verimli kullanmaya zorlamaktadır. Kapasitenin fiziksel olarak iyileştirilmesi mümkün değilse, değerli veya kıt kaynaklar etkin bir şekilde kullanılmak zorundadır.
Bu kitabın yazılış amacı, havaalanı donanımını teknik ve yapısal olarak anlatmak, havalimanı ortak çalışma alanları ve havalimanı faaliyetlerini açıklayarak, endüstrideki değişimi, stratejik yönetim modeli ile ele almak ve entelektüel sermayeden daha fazla fayda sağlayabilmek için yapıcı öneriler getirmektir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Türk Edebiyatında İktidar Mücadelesi (1896-1923)
Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılışına ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna sahne olan bir döneme uzanan bu eser, Türk edebiyatının derinliklerine yolculuk yaptırıyor. Yazar, edebiyatın sadece güzelliklerle değil, aynı zamanda iktidar mücadeleleriyle de şekillendiği gerçeğine odaklanarak, bir laboratuvar niteliği taşıyan bu kritik dönemin kurmaca eserlerini analitik bir tarzda ele alıyor.
Kitabın baş tarafında iktidar kavramı, sanat-fikir ilişkisi ve Osmanlı İmparatorluğu’nda Tanzimat’la başlayan değişimin edebiyat bağlamı hakkında yer verilen bilgiler okuyucuya bir alt yapı sunuyor. Bu bilgilerle kuşanan okuyucu; geçmişten aktüel zamana, kılıç seslerinden barut kokusuna, gerçekten kurmacaya, ideolojiden dine, kadından erkeğe, zulümden adalete, esaretten özgürlüğe ve daha birçok zeminde çeşitli iktidar mücadelelerine yer veren edebî eserler içinde bir anlam arayışına çıkacak, hemcinslerinin gerçeğiyle karşılaşacak ve yer yer edebiyatın da bir mücadele alanına dönüştüğüne şahit olacaktır.
₺620,00
KİTAP TANITIMI
Thinking and Learning to Think
The highest endowment of the human spirit on the intellectual side is the power to think. Learning to think is an essential process and end in all school work. Thinking is the intellect’s regal activity. In a vague way, all teaching appeals to the thought-activity of the pupil; but vagueness in teaching is as pernicious as it is common. To exhibit the value, scope, and process of thought is of inestimable service to the teacher. It gives specific direction to teaching processes, and saves the child from a thousand fanciful expedients.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Sultan (II) Mahmud’un Ölümü
Hiç
Bir abide o suskun ve dik, yüzü yok başı kesik.
Toprak saklarken canı, ateşten yazılmış kanlı fermanı.
Kim bilir hangi bahtsız yatar göğsünde, karanlığın içinde.
Yazıt silik, harfler gömülü, zaman durmuş; ne diri ne ölü.
Ve bilir o tanık: Mühürlense de sesi, kalır çağlara direnen nefesi.
İhanet solar hakikat yeşerir, her suskun yazıt bir gün dile gelir.
Dua bilmez yüreği sızlar, bir damla gözyaşında maziyi anar.
Unutma! Suskun gölge konuşur; unutansa kendiyle avunur.
Mezar değil çağların saklı hecesi, devlete adanmış başın nefesi. Bir çift göz deler gecenin bağrını, yarınsız çağırır intikamını. Asırlar geçse de abidenin önünde, suskunluğun en gür sesinde.
Kanla yoğrulmuş yemin taşır, hangi el değse geçmişi çağırır.
Kimi ışıklarla uyur, kimi rahmet okur.
Kimi dua ile yükselir, kimi şarkıyla süslenir.
Geçersen bir gün önünden, hakikat seslenir derinden.
Ama ölüm hep terazidir; zaferin izi kalıcı, ufukta sessizdir. Aralanır sonsuzluğun kapısı, kapanırken insanın o son yarası. Bir ses yükselir hiçliğin ortasında;
Ölümden daha ciddi ne var bu dünyada?
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Yönetim ve Medya Alanında Seçme Konular
“Yönetim ve Medya Alanında Seçme Konular “ kitabı yönetim ve medya alanında karşılaşılan bazı güncel kavramların tanımlarını ve özelliklerini sunmaktadır. Bu açıdan bakıldığında kitap 6 bölümden oluşmuştur. Bu kitabın birinci bölümünde; Abdulselami SARIGÜL’ün “Siber Zorbalık ve Siber Mağduriyet Bağlamında Çocuk İstismarı: Sosyal Medya Anneleri Üzerine Değerlendirme” başlıklı araştırması yer almaktadır. Kitabın ikinci bölümünde; Akın AY, Serhat BEKAR ve Emin AKIN’ın “Post-Truth Çağında Değişen ve Dönüşen Gazetecilik” başlıklı araştırması yer almaktadır. Kitabın üçüncü bölümünde; Emre SEYREK’in “Liderliğin Diğer Yüzü: Karanlık Liderlik” başlıklı araştırması yer almaktadır. Kitabın dördüncü bölümünde; Harun SELÇUK’un “Sivil Toplum Kuruluşlarında (STK) Gönüllü Yönetim ve Halkla İlişkiler” başlıklı araştırması yer almaktadır. Kitabın beşinci bölümünde; İkram ALPSOY’un “Geleneksel Medya’dan Yeni Medya’ya Geçiş: Kavramsal Bir İnceleme” başlıklı araştırması yer almaktadır. Kitabın altıncı ve son bölümünde; Vural AKAR’ın “Çalışan İşe Tutulması” başlıklı araştırması yer almaktadır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
İleri Yetişkinlikte Hayat Boyu Öğrenme
21. yüzyıl, yaşam süresinin uzadığı ve ileri yetişkinliğin toplumsal yaşamda giderek daha görünür hâle geldiği önemli bir demografik dönüşüm dönemidir. Bu yeni dönemde öğrenme, gençlik yıllarıyla sınırlı olmaktan çıkarak yaşamın bütününe yayılan dinamik bir Hayat Boyu Öğrenme sürecine dönüşmektedir.
İleri Yetişkinlikte Hayat Boyu Öğrenme: Kırsal ve Kentsel Deneyimler, Engeller ve Aktif Yaşlanma adlı bu kitap, köyde ve şehirde yaşayan 20 ileri yetişkinin deneyimlerinden hareketle öğrenmenin yaşamın ilerleyen dönemlerindeki anlamını ele almaktadır. İleri yetişkinler ne öğrenmek istiyor, neden öğreniyor ve öğrenme hayatlarına nasıl dokunuyor? Yaşanılan çevre, öğrenme olanaklarını nasıl şekillendiriyor?
Kitap, öğrenme ihtiyaçlarını, motivasyonları, ortamları, engelleri ve yaşam boyunca biriken becerileri inceleyerek hayat boyu öğrenme ile aktif yaşlanma arasındaki ilişkiye odaklanmaktadır. Eser, Halil Karka’nın Doç. Dr. Hüseyin Kaygın danışmanlığında yürüttüğü akademik bir araştırmanın ürünü olmakla birlikte, elde edilen bulguları daha geniş bir okuyucu kitlesiyle buluşturmayı ve ileri yetişkinlikte hayat boyu öğrenmeye ilişkin tartışmalara katkı sunmayı amaçlamaktadır.
₺320,00
KİTAP TANITIMI
RİSKE MARUZ DEĞER
Finansal piyasalarda risk ölçüsü olarak kullanılan Riske Maruz Değer (VaR), belirli bir zaman periyodunda ve güven düzeyinde elde tutulan portföyün uğrayacağı maksimum kaybı para miktarı olarak ifade eder. VaR, portföyün mümkün kayıplarının istatistiksel ölçüsünü özetleyen tek bir rakam olma özelliği taşımaktadır. Bu nedenle, yönetici kadrolarının ortaya çıkan tek bir rakama bakarak riskin karşılanabilir olup olmadığına dair karar almalarına yardımcı olmakta, dolayısıyla riskten korunmalarını sağlamaktadır. Finansal raporlarda sunulma zorunluğu bulunan VaR, piyasalarda faaliyet gösteren kurumlar tarafından da geniş kabul görmektedir.
Bu kitap finansal risk ölçümünde kullanılan VaR hesaplama yöntemlerini hem teorik hem de uygulamalı olarak ele almaktadır. Ayrıca bölüm sonlarında yer alan VaR uygulamalarına ait R kodları kitabın sonunda okuyucuya sunulmaktadır. Kitapta bulunan konular ana başlıklar ile aşağıdaki gibidir:
– Risk Kavramı ve Ölçülmesi
– Riske Maruz Değer (VaR)
– Tutarlı Risk Ölçülerinin Özellikleri
– Koşullu VaR
– Varyans-Kovaryans Yaklaşımı
– Tarihi Simülasyon Yaklaşımı
– Monte Carlo Yaklaşımı
– Hareketli Ortalamalarla Volatilile Modeli
– Geriye Dönük Test
– R Ugyulama Kodları
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Kamu Kesimi İstihdamında Ücretlerin Vergilendirilmesinde Ayrımcılık
Ülkemizde ücret gelirinin vergilendirilmesinde yaşanan sorunlu alanlardan birisi de ücretlilerin hangi kanuna bağlı olarak istihdam edildiğine göre farklı vergi yüklerine tabi olmalarıdır. Bu çalışmada, hem kamu sektöründe çalışanların kendi aralarındaki hem de kamu çalışanları ile özel sektör çalışanları arasındaki vergi ve sosyal güvenlik primi yükleri karşılaştırılarak, yük farklılıklarının nedenleri ortaya konulmaktadır. Özellikle üst düzey memur ve kamu görevlilerinin maaş unsurları arasında tazminat, zam ve ödeneklerin sayıca fazla olduğu ve bu ödemelerin birçoğunun gelir vergisi ve sosyal güvenlik matrahlarına dâhil edilmediği görülmektedir. Dolayısıyla kamu personelinin kendi arasında üst düzey çalışanlar lehine bir vergi-prim yükü farklılığından söz edilebilir. Memurlar ve diğer kamu görevlileri, İş Kanunu hükümlerine tabi olarak çalışan işçiler ve özel sektör çalışanları ile kıyaslandığında ise farkın daha belirgin olduğu ortaya çıkmaktadır. Eşitlik, vergi yükünün adil dağılımı ve ödeme gücü ölçütü ile bağdaşmayan bu haksız uygulama ücret dengesini olumsuz etkilediği gibi çalışma barışını da zedelemektedir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
POSTMODERNİZMİN İZ DÜŞÜMLERİ
Postmodern dönemle birlikte, tüketici için üretmek, tasarruf etmek ve sermaye biriktirmek temel amaç olmaktan çıkmıştır. Modernizm döneminde, üretim odaklı ekonomiler, yerini tüketim merkezli yaşam biçimlerine bırakmıştır. Bu yaşam biçimi ve ticaret anlayışı, kitlesel tüketimi özendiren, postmodern bir kültürün oluşumuna zemin hazırlamıştır. Zira tüketim kültürü, postmodern bir kültürdür.
Postmodernite her ne kadar modern sonrası bir toplumu tanımlamak üzere kullanılsa da, aslında yeni insan, toplum, düzen ve yaşama dair bir süreci ifade etmektedir. Postmodern dünyada; arzu ve isteklerini ötelemeyen, anlık yaşamayı tercih eden, farklı deneyimler yaşayan, özgürlüğüne düşkün, sanata, spora, edebiyata, hobiye ve bilime merak saran, ama en önemlisi, kendisi için yaşayan kişi ile onun tercihleri, yaşamın merkezinde yer almaktadır. Ötekilere benzememek, farklı olmak, postmodern tüketicinin/bireyin önemli bir özelliğidir. Bu bağlamda; moda, teknoloji kullanımı, görünür olmak, toplumsal statü, yerleşim yeri ve tasarımlar ile farklılığın peşinden koşan birey, diğer yandan da teklik içinde çokluk, çokluk içinde teklik prensibini benimseyerek, çoğulculuğa da inanmaktadır.
Postmodern insan rahat ve esnektir. Duygu ve hislerine yöneliktir. ‘Kendin ol’ tutumuna sahiptir. Aktif bir insandır ve anlam için kendi kişisel yolunu izler. Gerçek iddiası’nda bulunmaz, sürekli olan yerine, geçici olanı tercih eder. Yaşa ve izin ver, yaşayalım tavrındadır. Gelenek ve eskiyle barışıktır. Egzotik, kutsal ve nadir olana olumlu bakar. Genel ve evrensel olan yerine, yerele yöneliktir ve kendi yaşamıyla ilgilidir. Evlilik, aile, din ve ulus gibi eski sadakat ve modern bağlılıklar yerine kendi ihtiyaçlarına yöneliktir. Yaşanacak tek bir hayatı olduğuna inanan birey, yaşantısında kolaylıklar arzularken, aynı zamanda, aceleci ve telaşlı bir tutum da sergilemektedir. Tüketici davranışları moderniteden farklıdır. Sürekli bir koşuşturma ve dolaşma hali hakimdir. Postmodernitede, modernizmin Newton tabanlı hiyerarşik ve düzenli yapısı, yerini Kuantumdan kaynaklanan/beslenen kaotik ortama bırakmaktadır…
Özetle; editörlü kitabımızın öncelikli amacı; hayata dair hemen her alanda kendini hissettiren postmodernitede, postmodernist yaklaşımların iz düşümlerini paylaşmaktır. Postmodernizm ile ilgili alana katkı sağlayacak kaynak yaratmaktır.
₺610,00
KİTAP TANITIMI
Kadın, Toplum ve Edebiyat: Premçand’ın Öykülerinde Hint Kadını
Hint edebiyatının en güçlü kalemlerinden biri olan Premçand, toplumsal gerçekçiliği, güçlü anlatımı ve insan psikolojisine dair derin gözlemleriyle Hindī ve Urdu edebiyatı tarihine damgasını vurmuştur. Onun öykülerinde kadın karakterler, yalnızca birer yan unsur değil, değişen toplum yapısının ve bireysel mücadelelerin en önemli taşıyıcıları olarak karşımıza çıkmaktadır. Geleneksel normlar, sosyal adaletsizlikler ve modernleşme süreci içinde kadınların yaşadığı dönüşümler, Premçand’ın öykülerinde incelikle işlenmiş ve edebiyat aracılığıyla zamansız bir tartışma alanı yaratmıştır.
Bu kitap, Premçand’ın öykülerinde kadının nasıl temsil edildiğini incelerken, aynı zamanda Hint toplumunun geçirdiği değişimleri ve bu dönüşümlerin edebiyata nasıl yansıdığını ele almaktadır. Premçand’ın öyküleri üzerinden yapılan bu çalışma, Hindistan’ın tarihsel ve toplumsal yapısını anlamak için önemli analizler sunmaktadır.
Akademik araştırmalar ve Hindoloji alanındaki uzun yıllara dayanan bilgi birikimiyle hazırlanan bu eser; Hint edebiyatı, Hint kültürü ve Hint toplumsal yapısına ilgi duyan araştırmacılar, edebiyatseverler ve bilhassa Hindistan üzerine derinleşmek isteyen herkes için kapsamlı bir kaynak niteliğindedir.
“Ancak içlerinde bir miktar keder, şefkat, tutku ve düşünce barındıran o insanlar yazabilir. Zenginlik ve eğlenceyi yaşamın amacı haline getirenler ne yazabilir ki?”
Munşī Premçand
₺390,00
KİTAP TANITIMI
TÜRKİYE’DE ASKER VE İDEOLOJİ
Bu kitap Fransız düşünür Louis Althusser’in devlet aygıtlarına yönelik ortaya koymuş olduğu sınıflandırmayı ordu-siyaset ilişkisi perspektifinden ele alarak Türkiye örneğine uyarlandığında ortaya çıkan sonuçları tartışmayı hedeflemiştir. Modernleşme projesinin ağırlıklı olarak askeri elitler aracılığıyla gerçekleştirildiği söylenebilecek olan Türkiye’nin siyasal yaşamında ordunun yalnızca bir baskı aygıtı değil ondan daha da ön planda dönemsel olarak ideolojik bir aygıt işlevi gördüğü iddiasından yola çıkılmıştır. Bilhassa Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluş felsefesinin fikri bir karşılığı olarak kabul edilebilecek Kemalizm ideolojisinin sahip olduğu temel prensip ve yaklaşımların topluma yayılmasında ordunun üstlendiği fonksiyonlar ortaya konulmak istenmiştir. Bu çerçevede Türkiye’nin politik yapısında silahlı kuvvetlerin niçin salt bir baskı aygıtı olarak değerlendirilemeyeceği sorusuna da yanıt aranmaya çalışılmıştır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Kosova Türklerinin Manileri ve Mani Söyleme Geleneği
Kosova Türklerinin Manileri ve Mani Söyleme Geleneği (İnceleme ve Metinler) adlı bu kitap, Kosova Türklerinin sözlü kültür ürünlerinden manilerin bağlam merkezli bir biçimde incelenmesiyle oluşturulmuştur.
Kosova Türklerinin mani söyleme geleneğine dair bilgiler ve manilerin büyük bir kısmı, alanda yapılan derleme çalışmaları ile elde edilmiştir. Bu nedenle bu kitap, 21. yüzyılda Kosova Türklerinin kültürel varlıklarının bir ispatı olan sözlü kültür ürünlerinin elde edilmesi, bir bütün olarak mani söyleme geleneğinin incelenmesi ve değerlendirilmesi açısından önemlidir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
İktisat Tarihi
Bu kitap için yazacağım son cümleyi en baştan yazayım: Son yıllarda okuduğum en etkileyici ekonomi kitabı. Ekonomi ve kamu maliyesi tarihiyle ilgili birçok kitap okudum, aralarında çok etkileyici olanlar vardı ama bu kitap kadar önemine karşın az bilinen konuları birbirine bağlayan, derli toplu anlatanına çok az rastladım. Yazar, yanlış ya da eksik bilinen birçok konuyu ele alıp doğrusunu örnekleriyle anlatmış. Olayların tarihçelerini de kutular içinde sunarak metnin akımını bozmadan ayrıntılı bilgi vermeyi başarmış. Mesela Adam Smith’in iktisat biliminin kurucusu olmadığını, homo economicus kavramının ilk kim tarafından ve ne zaman kullanıldığını, Nobel ekonomi ödülünün gerçekte ne olduğunu, yasalarından bildiğimiz ünlü Babil Kralı Hammurabi’nin tarihin ilk refah programı uygulayıcısı olduğunu, Çitleme Hareketi’ni ve daha birçok konuyu ele alarak yerli yerine oturtmuş.
Kitabı okuyanların çoğu, samiriyeli ikilemi, paternalizm gibi ilk kez duydukları bazı konularla karşılaşacaklar. Aslında bu konular yeni değil hatta bazıları çok eski ama yeterince ele alınıp işlenmiş konular olmadığı için bilinmiyor. Oysa bugünü anlamak için bunları bilmek gerekiyor. Mesela dünya tarihinde ilk vergi tarifesi uygulamasının günümüzden 4000 yıl kadar önce Asur kolonileri döneminde Kültepe’de (Kayseri / Türkiye) olduğunu bilenlerin sayısının fazla olmadığına eminim. Benzer şekilde, günümüzde giderek öne çıkan ve herkese eşit bir geçinme geliri sağlanmasını esas alan “evrensel temel gelir” yaklaşımının ilk uygulamasının yaklaşık 200 yıl önce Speemhamland adlı bir İngiliz kasabasında yapıldığını da çoğumuz bilmiyoruz.
Özetle söylemem gerekirse Dülger’in bu kitabı, ekonomiye ve kamu maliyesine ilgi duyan herkesin ama en çok da öğrencilerin, pek çok kavramı yerli yerine oturtmasını sağlayacak eşsiz bir kaynak olarak öne çıkıyor.
Dr. Mahfi Eğilmez
₺275,00
KİTAP TANITIMI
TCMB Parasal Aktarım Kanalları Üzerine Ampirik Çalışmalar
Merkez bankaları, fiyat ve finansal istikrar hedeflerine ulaşmak için para politikalarını belirlerken parasal aktarım kanallarının işlerliğini dikkate alır. Bu kitap, Türkiyede 2010 sonrası dönemde finansal istikrarı da gözeten para politikalarının, reel üretim ve fiyatlar genel düzeyi üzerindeki etkilerini incelemektedir. 2011-2020 dönemi aylık veriler kullanılarak üç ampirik analiz gerçekleştirilmiş ve kredi ile döviz kanallarının orta ve uzun vadede etkili olduğu belirlenmiştir. Buna karşılık, hisse senedi ve beklenti kanallarının incelenen dönemde işlerlik göstermediği saptanmıştır. Sonuçlar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının politika tasarımında kredi ve döviz kanallarına özel önem vermesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Para politikası, finansal istikrar ve ekonomik büyüme arasındaki dinamikleri anlamak isteyenler için önemli bir kaynak niteliğindedir.
KİTAP TANITIMI
Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Toplumda, Siyasette ve Modernleşme Sürecinde Kadın
Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Toplumda, Siyasette ve Modernleşme Sürecinde Kadın, kadınların modernleşme serüvenini doğrusal bir “ilerleme hikâyesi” olarak değil; çelişkiler, sınırlar ve yeniden tanımlamalar eşliğinde ele alan çok boyutlu bir çalışmadır. Kitap, geç Osmanlı’dan erken Cumhuriyet’e uzanan süreçte kadınların eğitim, emek, siyaset ve kamusal alanla kurdukları ilişkiyi, modernleşme projelerinin ideolojik ve kurumsal çerçevesi içinde tartışmaktadır. Kadınların kamusal görünürlüğü artarken aynı anda annelik, vatandaşlık ve “makbul kadın” normlarının nasıl üretildiğini sorgulayan bu derleme; biyopolitika, güvenlik, istihbarat ve toplumsal cinsiyet perspektiflerini bir araya getirir. Teşkilat-ı Mahsusa’dan vatandaşlık eğitimine, beyaz yakalılaşmadan annelik rejimlerine uzanan başlıklar aracılığıyla kadınlar yalnızca değişimin nesnesi değil, tarihsel sürecin etkin aktörleri olarak ele alınır. Bu kitap, modern Türkiye’nin toplumsal ve siyasal inşasını kadın deneyimi üzerinden yeniden düşünmeye davet etmektedir.
KİTAP TANITIMI
VAROLUŞUN OTANTİK İMKÂNI OLARAK EV
Bu yeryüzünde insanoğlu şairane mukimdir.
Hölderlin
20. yüzyılın önemli düşünürlerinden Martin Heidegger ile Servet-i Fünûn topluluğunun önde gelen şairi Tevfik Fikreti ev ortak paydasında buluşturan elinizdeki kitapta, bu dünyada şairane mukim, biri düşünür diğeri şair, iki sanatkârın, genelde mekân, özelde ise ev üzerine tutum ve yaklaşımları, edebiyat ve felsefenin imkânları dâhilinde, irdelenmektedir. On dokuzuncu yüzyıl sonu ile yirminci yüzyılı idrak eden ve ülkelerinin çalkantılı yıllarına tanıklık eden bu iki tarihî şahsiyet, dünyanın kaderinin yeniden şekillendiği olağanüstü koşullar içinde eserlerini, kendilerini ve evlerini inşa etmişlerdir. Bunun içindir ki edebiyat ve felsefe kadar mimari tarihi de onları kaydeder. Dolayısıyla edebiyat, felsefe ve kısmen mimarinin mekân bağlamında bahse konu olduğu bu çalışma, edebiyat ve felsefeye açılan kapılarıyla, disiplinler arası bir mahiyet de taşır.
Diğer yandan Fikretin şiirlerinde sıklıkla rastlanan aşiyan, lane motifleri ile 1905te inşa ettirip çekildiği Rumelihisarı sırtlarındaki Aşiyanından hareketle; Tevfik Fikret üzerine Heideggerci argümanları haiz, yeni bir okuma ve yorum denemesinde bulunulmaktadır. Dolayısıyla elinizdeki kitap, klasik anlamda bir Tevfik Fikret biyografisi olarak planlanmamıştır. Bilakis Tevfik Fikretin; onu, başta Aşiyan ı inşa etmeye sevk eden süreç olmak üzere, şair ve insan olarak kimliğinin, Heideggerin, Dasein merkezli varlık felsefesi ışığında değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Böylelikle Heideggerin genel çerçevesini çizdiği varlık felsefesinin kavramsal imkânlarından faydalanılarak Fikretin, o yıllarda yakın çevresine ve şiirlerine tesir eden hâletiruhiyesinin, Daseina has bir var olma biçimi oluşu, şairin hem gündelik yaşamından (biyografik) hem de şiirlerinden (edebî) seçilmiş örneklerle ortaya konulmaya çalışılmıştır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Dijital Çağda Kültürel Miras İletişimi
Yaşadığımız dönemde dijitalleşme hayatımızın ayrılmaz bir parçası oldu ve pek çok şey gibi kültürü de dijital düşünmeye mecbur hale geldik. Artık kişiler gibi kurumlar da dijital dönüşümü yakından takip etmek, adapte olmak ve iletişim stratejilerinin merkezine koymak durumundalar. Kalkınma ve çevre dengesinin yeniden gözden geçirildiği çağımızda “kültür’ü göz ardı ederek ilerlemek mümkün görünmemektedir.
Kültürel mirasın korunması ve bu mirastan toplum yararına faydalanılması, özellikle 21. yüzyılda uluslararası toplumun ve devletlerin büyük önem atfettiği konulardan biridir. Kültürel mirası korumak, tanıtmak ve onunla ilgili farkındalığı artırmak çeşitli ortam ve araçlardan faydalanmayı gerektirir. Günümüzde teknolojinin gelişmesiyle birlikte kültürel miras yönetimi ve kültürel miras hakkında bilginin aktarılmasına yönelik faaliyetler hızlı bir dijitalleşme sürecine girmiştir. Bu kitapta kültürel mirasın yönetimi ve tanıtımında başvurulabilecek dijital iletişim araçlarının neler olduğu ve bu araçlardan nasıl faydalanılabileceği incelenmektedir.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE GELENEKSEL ERZURUM EVLERİ
Bu kitap, Anadolu’nun önsözü kabul edilen Erzurum’un geleneksel sivil mimari yapılarını konu almaktadır. Bu yapıların tarih boyunca doğal afetlere ve şehrin stratejik konumuna bağlı olarak geçirdiği değişim ve gelişimler kronolojik olarak izlenmeye çalışılmıştır.
Özellikle son dönemde tescilli geleneksel evlerin yenilenmesine yönelik yerel yönetimler tarafından gerçekleştirilen projeler, kültürel mirasa yönelik yerel halkın farkındalığının artmasına katkı sağlamıştır. Bu bağlamda kitaba Erzurum halkının geleneksel mirası korumaya ilişkin tutumlarının değerlendirildiği bir araştırma da eklenerek, sonuçlar paylaşılmıştır.
Kitabın, kültürel miras konusuna ilgi duyan herkese faydalı olmasını temenni ederiz.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Postmodern Trends in Literature and Arts
Postmodern literature and arts are not novel and pure, rather they represent and present a great challenge. They create an active medium for their followers as Roland Barthes tags postmodernism writerly in that the reader frequently has to fill in gaps in the narrative, thus, in Barthes terms of reference, becoming part of the production of the textual meaning. Postmodern texts and arts enforce a sort of invention, imagination, and suspension for the reader. Postmodern literary fashion does not provide a fixed cultural status quo, yet it undermines the authority of an omniscient narrator and his dominance over the textual meaning. These features and many others that you will find throughout each chapter in this book make postmodern texts and art much more pleasurable and rewarding to study.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Representations of Mythological and Historical Women in Literature
The current book concerns the representations of marginal mythological and historical women under the light of feminism and gender theory from different genres of Western Literature especially English Literature. There is a variety of different genres in this book such as novels, fairy tales, plays, and poetry written by distinguished scholars discussing the representations of women coming from a distant past to change their plight and reinterpret them from a feminist perspective by abolishing all the established orders of the patriarchal power. The book tackles and problematizes how mythological and historical women are represented, their images, their status and suppression, marginal lives of women creating an alternative lifestyle in contrast to the patriarchal dominant order. Women’s issues coming back from mythology and history recurrently appear in contemporary literature by building a bridge between the past and the present. By restructuring female images in any literary text, writers subvert the traditional images of the mythic women. The scholars in each part give voice(s) to the marginalized feminine identities coming from the history and mythology by discussing their representations in contemporary Western literature.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
DEĞİŞİM YÖNETİMİNİN BAŞARI UNSURLARI
Değişim süreci, bireysel ve örgütsel alışkanlıkların değişmesine neden olduğu için oldukça zor bir süreçtir ve insanlar, doğal ve psikolojik yapılarından dolayı değişime direnç gösterirler. Ancak bireyler, değişim süreçlerinde doğru destek alabilirlerse, başarılı bir şekilde sürece entegre olabilirler. Bu bağlamda, gösterilen direncin derecesini ve yönünü etkileyen birçok faktör bulunmaktadır. Örgütsel başarının elde edilebilmesi de değişime karşı gösterilen direncin engellenmesi ile doğru orantılı olmaktadır.
Bu sebeple Değişim Yönetiminde, işletmelerin değişimi nasıl yaşadıkları ve değişime adapte olma sürecini başarıyla sonuçlandırabilmeleri için neler gerektiğini bilmelerini gerektirmektedir. Çünkü bireysel değişim yönetimini iyi bilmek, işletmelerdeki değişim sürecinin kolay ve hızlı gerçekleşmesini sağlamaktadır. Değişime adapte olamayan işletmeler ve bireyler, hızla değişen rekabet ortamında varlıklarını sürdürmeyi başaramayacaklardır.
₺195,00
KİTAP TANITIMI
Batı Türkçesinde Algı Fiilleri
İnsan gördüğünü, işittiğini, dokunduğunu, kokladığını ve tattığını dilsel verilere kodlar ve bu kodlarla en doğal ihtiyacı olan iletişimi gerçekleştirir. Bu nedenle insanın algısal içerik hakkında konuşma biçimleri dil ile ilgili çalışmalarda giderek artan bir ilgi görmektedir. Eldeki çalışma da söz konusu ilgiye istinaden ortaya çıkmış olup Batı Türkçesinde beş temel duyusal algının ifade biçimlerini ve bu biçimlerin anlamsal içeriğini ortaya koymak amacıyla ele alınmıştır. Bu amaç doğrultusunda bilişsel anlambilim yaklaşımda kullanılan yöntemlerin uygulanmaya çalışıldığı inceleme, beş temel duyusal algıyı ifade eden eylemlerle sınırlandırılmıştır. Böylelikle sınırlı sayıda eylemin, Batı Türkçesi gibi kapsamlı bir dönemde yazılı veriler üzerinden takibi ayrıntılı bir şekilde gerçekleştirilebilmiştir. Duyusal dil ile ilgili çalışmalara giriş mahiyetinde değerlendirilebilecek bu çalışmanın okuyanlara faydalı olması dileğimle.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Temel Yaşam Becerisi: Finansal Okuryazarlık
Finansal okuryazarlık düzeyinin yetersiz oluşu, finansal seçim ve kararların zayıf olmasına yol açarak, bireylerin refah seviyeleri, finansal sistem ve tüm ekonomi için istenmeyen sonuçlara neden olabilmektedir. Maalesef, yapılan araştırmalar göstermektedir ki Dünya’nın finansal okuryazarlık düzeyi ortalama %33 oranında, ülkemizdeki finansal okuryazarlık düzeyi ise ancak ortalama %23,6 oranındır. Bu nedenle, finansal okuryazarlık düzeylerini yükseltmek ve tasarruf bilincinin yayılmasını sağlamak, tüm ülkelerin ekonomik ve sosyal politikaların en üst sıralarında yer almıştır.
Bu genel değerlendirmenin yanı sıra, günümüze döndüğümüzde içinde bulunduğumuz olağanüstü koşullar, bireylerin günlük finansal yaşamda aktif olarak yer almasının gerekliliğini ön plana çıkarmıştır. Küresel salgın, modern dünyada daha önce eşi benzeri görülmemiş şiddette ve büyüklükte bir krize yol açmış, belirsizlik hem tüm ekonomik sistemi hem de hane halkını olumsuz yönde etkilemiştir. Beraberinde dijitalleşme, mobil bankacılık ve sigortacılık, e -alış veriş, evden çalışma, günlük yaşamın temel unsurları haline gelmiştir. Bu koşullarda, bireyler için tasarruf, kişisel finans, borçların ve paranın yönetimi gibi kavramlarının önemi daha da arttırmıştır.
Çalışmada, finansal okuryazar olmanın gerekliliğine ve önemine dikkat çekmek amacıyla, öncelikle finansal okuryazarlık kavramı, finansal okuryazarlığın önemi ve faydaları anlatılmış, daha sonra finansal okuryazarlığın geliştirilmesine yönelik Dünya’da ve ülkemizde yapılan çalışmalara yer verilmiştir. Ayrıca, finansal okuryazarlığın unsurları olan, finansal bilgi, finansal tutum ve finansal davranış kavramları açıklanmış, finansal okuryazarlık ile finansal eğitim, finansal karar ve para yönetimi ilişkisi anlatılmış ve finansal sistemin unsurları olan finansal piyasalar ve finansal araçlar ele alınmıştır. Çalışmada son olarak, ülkelerin gelişiminde önemli bir avantaj olarak görülen genç nüfusun yetişmesinde etkili ve yüksek eğitim seviyesine sahip olan akademisyenlerin, finansal davranış eğilimlerinin incelendiği bir araştırmaya yer verilmiştir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
18. Yüzyılda Osmanlı Taşra Tezgâhlarında Kalyon İnşa Organizasyonu
Yüksek bordaya ve kürekli gemilere nispetle muazzam bir ateş gücüne sahip olan kalyonlar, 1682 yılından itibaren Osmanlı Donanması’nın ana savaş gemisi olarak kabul edilmiştir. 1701 Bahriye Kanunnâmesi ile donanmada en az 40 kalyonun mevcut bulunması hedeflendikten sonra ise, kalyon inşası Tersâne-i Âmire’nin dışında da yaygınlık kazanmaya başlamıştır. 18. yüzyıl boyunca kalyonların imal edildiği tezgâh sayısı giderek artmış, bazı dönemlerde inşalar Tersane-i Âmire’den ziyade taşrada yoğunlaşmıştır. Yüzyılın ilk üç çeyreğinde Osmanlı taşra tezgâhları içerisinde en çok kalyon inşa edilen tezgâhlar ise Sinop, Rodos ve Midilli olmuştur. Bu kitap, ilgili taşra tezgâhlarında kalyonların inşası için gerekli organizasyonun detaylarına odaklanmıştır. Yıllar alabilen bir kalyonun inşa sürecinde; gerek malzemelerin temini, gerek işçilerin tedariki meselelerinin nasıl gerçekleştirildiği, örnek olaylarla gözler önüne serilmiştir. Tüm bu organizasyon içinde Osmanlı merkez-taşra ilişkilerinin boyutları yanında, Osmanlı idaresinin önceki yüzyıllarda edindiği tecrübenin 18. yüzyılda taşrada kalyon inşa organizasyonuna nasıl aktarıldığı da ortaya konulmaktadır.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
HİKÂYE-İ MEYYÂL Ü ŞEHNÂZ HİKÂYE-İ MEYYÂL
Aşkın gücünü yüzyıllar öncesinden günümüze taşıyan bir mensur hikâye…
Zengin bir devlet adamının oğlu olan Meyyâl ile esir pazarında satılan cariye Şehnâz’ın engellerle sınanan aşklarının hikâyesi…
Gülünden ayrı düşmüş bülbül gibi, gönlü sevgilinin ayrılığıyla incinen Meyyâl ve döktüğü gözyaşları için ayıplanan Şehnâz… Oysa aşk yalnızca “aşkın boyun eğdirdiği kimselerce bilinebilir”.
Ve yalnızca aşkın gücü, gönül yaralarına vuslat merhemi olabilir. Aşkı istemek yetmez, kavuşmak için ayrılmayı da göze alabilmeli insan. Sevda ateşiyle yanan gerçek âşıklar, küle dönseler de birbirlerine verdikleri sözden dönmezler. Sabâ rüzgârına sevdiğini soran Meyyâl’den habersiz, Şehnâz’ın aşkının kasırgası dünyayı titretir.
Süslü nesrin güzel bir örneği olan Hikâye-i Meyyâl ü Şehnâz, aşkı anlamlı kılan sabır, vefa, sadakat, fedakârlık gibi duyguları da öne çıkararak günümüz insanına bu değerleri tekrar hatırlatmaktadır. O hâlde hikâye başlasın:
Kıssa-hânân-ı bezmgâh-ı hikâyet ve dâstân-serâyân-ı tarabhâne-i rivâyet bu güne şem‘-i efrûz-ı ahbâr ve bu vech ile mecâlis-pîrây-ı ûli’l-ebsâr olurlar ki Bagdâd-ı behişt-âbâd kibârından bir pîr-i nîkû-kâr ü devlet-şi‘âr var idi…
₺260,00
KİTAP TANITIMI
The Hittites The Story of a Forgotten Empire
Recent discoveries have retorted the critic’s objections upon himself. It is not the Biblical writer but the modern author who is now proved to have been unacquainted with the contemporaneous history of the time. The Hittites were a very real power. Not very many centuries before the age of Elisha they had contested the empire of Western Asia with the Egyptians, and though their power had waned in the days of Jehoram they were still formidable enemies and useful allies. They were still worthy of comparison with the divided kingdom of Egypt, and infinitely more powerful than that of Judah.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Ruh Sağlığı Çalışanlarında Duygusal Emek, Psikolojik İyi Oluş ve Psikolojik Sermaye
Türkiye’de ruh sağlığı alanında çalışan uzmanlar tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de topluma ve bireylere uzmanlıkları doğrultusunda özveriyle destek olmaya devam etmektedirler. Ruh sağlığı uzmanları, toplumsal travmalarda ve bireylerin kişisel psikolojik ihtiyaçları doğrultusunda emeklerini ortaya koyarak insanların psikolojik refah düzeylerini artırmaya çalışmaktadırlar.
Ruh sağlığı çalışanları başka insanlara destek olmaya çabalarken acaba kendilerinin psikolojik iyi oluşları ne seviyededir? Mesleki görevleri itibariyle ortaya koydukları duygusal emek stratejileri ile psikolojik iyi oluşları arasında nasıl bir ilişki vardır? Oldukça zor bir görevi yerine getirmeye çalışan ruh sağlığı çalışanlarının yaşamlarında psikolojik sermaye koruyucu bir faktör müdür? Bu kitapta, kantitatif verilerden yola çıkılarak ve meslekler arası karşılaştırmalara da yer verilerek yukarıda bahsedilen sorulara cevaplar verilmiştir.
₺300,00