KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Ben Bir Ara Cemal Süreya Şiirinde Poetik Sadakat
₺620,00 -

AVRUPA BİRLİĞİ ve AVRUPA BİRLİĞİ-TÜRKİYE İLİŞKİLERİ
₺390,00 -

Antakyalı Kâsım Şeybânî ve NASÎHATNÂME’si
₺975,00 -

AİLE İŞLETMELERİNDE MUHASEBE, FİNANS ve DENETİM
₺380,00 -

1980 Sonrası Kadın Yazarların Romanlarında “Annelik”
₺740,00 -

Türkçe Bildirme Kipi Genel Zaman Ulamı
₺340,00 -

Türk Polisiye Romanında Celil Oker
-

Avatarını Söyle, Sana Kim Olduğunu Söyleyeyim!
₺310,00 -

ABD’de Ev Okulu Uygulaması
₺250,00 -

Sözlü Çevirinin Mutfaği
-

Posthüman Ekofeminizm
₺340,00 -

Youtube Türkiye’de Kültür Siyaset ve Tüketim-1
₺585,00 -

XIII. Yüzyıldan Günümüze Yazılı Metinlerden Tanıklarla Tarihsel ve Çağdaş Türkiye Türkçesinde Sahiplik-Aitlik-Özgülük Kavramlarının İşaretlenmesi
₺1.450,00 -

UYGARLIK TARİHİ
-

Türkiye’deki Kürt Meselesi Galtungyan Bir Bakış
₺405,00 -

Türkçe Öğretimi Açısından Çocuk Edebiyatı
KİTAP TANITIMI
SİLVAN İLÇESİNİN BEŞERİ ve İKTİSADİ COĞRAFYASI
Silvan İlçesi, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin Dicle Bölümü sınırları içinde yer almaktadır. Saha, Diyarbakır Havzası’nın kuzeydoğu ucunda bulunmakta olup idari bakımdan Diyarbakır İli’ne bağlı bir ilçedir. Silvan, binlerce yıldır yerleşmeye sahne olmuş ve birçok medeniyete ev sahipliği yapmış, kadim bir yöredir. Silvan İlçesi, zengin doğal kaynaklara ve ulaşım açısından da elverişli bir konuma sahiptir. Yöre mevcut kaynakların işlenip değerlendiği dönemlerde oldukça gelişmiş ve nüfuslanmıştır. Ancak kaynakların çeşitli nedenler ile işletilemediği dönemlerde ise nüfus kaybetmiş ve canlılığını yitirmiştir. Yörede son zamanlarda meydana gelen terör faaliyetleri, beşerî ve iktisadî hayatı olumsuz yönde etkilemiş ve ilçenin sahip olduğu su, toprak, turizm ve yeraltı kaynakları gibi doğal ve beşeri zenginliklerin değerlendirmesini engellemiştir. Ancak son yıllarda asayiş ve güvenlik ortamının sağlanması ile yöre gelişim göstermeye ve potansiyelini değerlendirmeye başlamıştır.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
AVRUPA BİRLİĞİ BÖLGESEL POLİTİKASI VE MACARİSTAN
Ulus-üstü bir örgütlenme olan Avrupa Birliği (AB), çatısı altında yer alan ülkeler arasındaki işbirliğini derinleştirmeyi ve sürdürülebilir hale getirmeyi amaçlarken, aynı zamanda Birliğin ekonomik, siyasi, sosyal ve yönetsel entegrasyonunu sağlamayı ve güçlendirmeyi amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda AB, adaylığa kabul ettiği veya edeceği ülkelerin, Birliğin politikalarının uygulanabilmesine yönelik kapasitelerinin geliştirilmesine hayati derecede önem vermektedir.
AB entegrasyonunun en önemli politika ayaklarından birisi AB Bölgesel Politikasıdır. Birlik, entegrasyonun önündeki engellerin başında bölgeler arasındaki ekonomik ve sosyal gelişmişlik/kalkınmışlık farklarını görmektedir. Tasarladığı Bölgesel Politika ile AB, Birlik üyesi ve aday ülkeler içindeki bölgelerarası dengesizliklerin azaltılmasını ve giderilmesini amaçlamaktadır. Bölgesel Politika, söz konusu amaca ulaşabilmek için araç olarak yapısal uyum fonları, çeşitli programları ve kurumları içermektedir. Bu araçlar özellikle ekonomik, yönetsel ve kurumsal kapasiteleri geliştirmek ve iyileştirmek için kullanılmaktadır.
AB Bölgesel Politikasının uygulandığı ülkelerden birisi de Macaristan olmuştur. Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra demokrasiye geçen Macaristan, hızlı bir şekilde AB için hazırlanmaya başlamıştır. Özellikle Batı Avrupalı ülkeler ile arasında ve kendi içinde ciddi kalkınmışlık farkları olan Macaristan, AB Bölgesel Politikası kapsamında çeşitli reform programlarına dahil edilmiştir. Ekonomik, yönetsel ve kurumsal kapasitelerin geliştirilmesi amacıyla atılan adımlar Macaristan’ı bir noktaya taşımış olsa da, bölgelerarası yakınsamanın istenilen düzeyde gerçekleşmiş olduğu tartışmalıdır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Gençlerin Sosyal Sapma ve Şiddet Olguları Çerçevesinde Değerlendirilmesi
Toplumda kültürel öğelerin, değerler sisteminin ve kurumlar arası ilişkilerin hızlı bir şekilde değişime uğraması ve kentleşme süreci ile birlikte değişen yaşam şartları kentleri sorunlu merkezler haline getirmektedir. Sosyal değişme süreci ile birlikte değişen ahlaki ve kültürel yapı, bireylerin ve kurumların yapısındaki ilişkileri de dönüştürmektedir. Bundan etkilenen kesimler arasında en başta gençler gelmektedir. Çünkü gençler yaşamlarını sürdürebilmelerinde üstesinden gelmeleri gereken bir takım gelişimsel zorluklarla karşılaşmaktadır. Bu zorlukları aşma sürecinde gençlerdeki sapma ve şiddet eğilimleri kendisini niceliksel ve niteliksel olarak farklılaştırarak göstermektedir.
Bu çalışma gençlerin şiddet ve sapma davranışlarını onaylama ve bu davranışları gösterme sıklığını, Bourdieu’dan hareketle ekonomik, kültürel ve sosyal sermayeleri arasındaki ilişkiyi yaşadıkları bölge doğrultusunda değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Analiz kapsamında gençlerin davranışları hakkında önemli veriler elde edilirken bu davranışları etkileyen süreçler açıklanmaktadır. Bu çalışma Türkiye’de var olan literatüre katkı sağlamayı ve geliştirmeyi hedeflemektedir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Menâkıbnâme-i Mustafâ Safî-i Âmedî
Boluda Halvetîlik denildiği zamân ilk akla gelen meşhûr mutasavvıflar Mudurnulu Dâvûd El-Halvetî, Kemâl Ümmî, Mustafâ Konrapavî, Göynüklü Akşemseddîn ve Ömer Sikkîn Dede gibi bazı âbide şahsiyetlerdir. Bolu merkezden Mustafâ Safî Efendi, Nasrullâh Sırrı Efendi, Muhammed Reşid Efendi, Gerededen Aziz Halîl Efendi, Geredeli Abdullâh Efendi ve Mudurnudan Halîl Rahmi Efendi ise yine son dönemin önemli Halvetî şeyhleridirler. Mustafâ Safî-i Âmedî Efendi, tarîkat-i Halvetiyyenin dört ana kolundan Cemâliyye koluna bağlıdır. Bu kolun aşağıya doğru şubelenişine bakılacak olursa Halvetiyye-i Şabâniyyenin Nasûhiyye şubesinden ayrılan Çerkeşiyye şubesi Mustafa Safî Efendinin de yetiştiği şubedir ancak halîfeliğini aldığı şube ise Halîliyye şubesi olmuştur. Boluya Çerkeşîlik, Şeyh Mustafâ Safî Efendi tarafından Aktaş Dergâhı vâsıtasıyla getirilmiş ve 1813-1846 yılları arası 33 sene boyunca şehir hayatına hâkim kılınmıştır. Safî Efendi, Halvetiyye içerisinde ayrı bir kol kurmamıştır. Tarîkat adabında her dâim Çerkeşî usûlü ile Şeyh Şabân-ı Velîye bağlı kalınmıştır.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Sultan (V) Murad’ın Ölümü
Sultan Murad, Batı kültürünü incelikli üslupla özümseyen bir hükümdar olmanın ötesinde, duygularında trajedi ile estetik hazzı iç içe yaşayan karakteri temsil eder. Saray erkânı Sultan Murad’a bağlılığını bildirse de, Osmanlı padişahlarında geleneksel olarak uygulanan kılıç kuşanma töreni kendisine düzenlenmemiştir. Bu durum, Sultan’ın meşru anlamda tahta çıktığına dair şüphe uyandıran olgudur. Osmanlı modernleşmesinin sancılı bir evresini anlamak, Tanzimat sonrasında şekillenen yeni düzen arayışı ile Batıya yönelişin yarattığı güvensizlik ve yabancılaşma duygusunu dikkate almayı gerektirir. Bu bağlamda Sultan Murad’ın şahsiyeti, duygusal ve siyasal çalkantıların somutlaştığı zeminde okunabilir. Amcası Abdülaziz’in hal ’edilmesi ve sonrasında yaşanan şüpheli ölümü, Murad üzerinde derin bir korku iklimi yaratmıştır. Bu çalışmada, Sultan Murad’ın diğer hanedan üyelerinden farklı olarak uzun süre göz hapsinde tutulması ve bestekârlık yönü ele alınmaktadır. Çalışmanın odak noktası, Çırağan Sarayı’nda geçen göz hapsi ile onun müzik tutkusu arasındaki ilişkidir. Böylece, tarih yazımında bazen ihmal edilen ya da görmezden gelinen sanatçı kişiliği üzerinden Sultan’ın portresi sunulmaktadır. Bu portrede acı ile haz aynı aynaya bakar; ölümün aynasına.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
GÜFT Ü GÛ
Bu çalışma, İbrahim Alâettin Gövsa’nın Güft ü Gû adlı şiir kitabını günümüz alfabesine aktaran bir çalışmadır. Güft ü Gû, Gövsa’nın 1912 yılında edebiyat öğretmenliği görevi nedeniyle bulunduğu Trabzon’da basılmış olup 1905-1911 yılları arasında yazdığı şiirlerini içermektedir. Kitap yazıldığı dönemin fikri, edebi, siyasi, toplumsal hayatının izlerini taşıyan şiirlerden oluşması itibariyle önemlidir. Kitaptaki şiirlerde Servet-i Fünûn anlayışından Millî Edebiyat çizgisine; Namık Kemal, Tevfik Fikret, Mehmet Akif’ten Batılı birçok şaire izler bulunmaktadır. Şairin şiir zevkini belirleyen isimler, konular ve tarzlar kitaptaki birçok örnekle anlaşılmaktadır. Yazar ve kitap üzerine bir incelemenin de yer aldığı bu kitap hem İbrahim Alâettin Gövsa hem de II. Meşrûtiyet dönemi şiir türü hakkında bilgiler sunmaktadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
KARŞILAŞTIRMALI EDEBİYAT BİLİMİ
Millî kültür ve edebiyatların tarihi süreç içerisinde tesir alış-verişlerinde bulundukları diğer kültür ve edebiyatları bağlamında incelemek ve değerlendirmek karşılaştırmalı edebiyat olarak adlandırılmaktadır. Tesir alış-verişlerini ortaya koymak, kim kimden neleri ne ölçüde almış, aldıkları yanında ona kattığı farklı yorumları, farklı renk ve tatları belirlemek karşılaştırmalı edebiyat biliminin sahasına girer. Bazı zamanlar alıcılar ve vericiler şeklinde her şey bütün netliğiyle ortaya çıkmaz, yani alıcı da verici de net değildir. Etkilenme şekilde, özde, tarzda, duygu, düşünce, hayal ve ifade de olabilir. Bu etkilenmeler öncelik ve ardıllık (sonralık) gibi bir sıra takip edeceği gibi aynı zaman diliminde, eşzamanlılık olarak da görülebilir. Bu durumda etkileme ve etkilenme iç içe olabilir. Bundan başka etkilenme kültürden kültüre, edebiyattan edebiyata sıralı bir zaman çizgisi takip etmez, bazı etkiler öncelik kazanırken bazıları geri bırakılır (takdim-tehir). Herhangi bir milli edebiyat sahasında ortaya çıkmış herhangi bir edebi unsur, diğer edebiyatlarda ya gecikmeli olarak ya da çok sonraları görülebileceği gibi hatta bazı unsurlar hiç görülmeyebilir.
Bizim edebiyatımız noktasında probleme baktığımızdan olsa gerektir ki tesir alışverişini daha çok Batı edebiyatı noktasından değerlendiriyoruz. Batılı edebi türlerin bizim edebiyatımızı nasıl, ne zaman ve ne şekilde etkilediği üzerine tespitlerde bulunuyoruz. Belki de etkilenme çok derinden ve çok uzakta olduğu için olsa gerek ki diğer milletlerin edebiyatları bağlamında pek bakılmamaktadır. Oysa kimse bu alanda araştırmalar yapılmadan o edebiyatların bizim edebiyatımızı etkilemediğini veya bizim edebiyatımızın başka milletlerin edebiyatlardan etkilenmediğini söyleyemez.
KİTAP TANITIMI
KÜRESELLEŞME, YÖNETİŞİM VE YENİ KAMU İŞLETMECİLİĞİ
Çalışma, öncelikle Bağımsız Düzenleyici Kurumların (BDKlar) yayılmaları üzerinde etkili olduğu öne sürülen küreselleşme olgusu, yönetişim mekanizması ve yeni kamu işletmeciliğinin (YKİ), bu kurumların yayılması üzerinde ne kadar etkisi olduğunu, konuya ilişkin Avrupa Birliği mevzuatına yansıyan göstergeler üzerinden bir içerik analizi vasıtasıyla test etmeyi amaçlamaktadır. Bu çerçevede öncelikle BDKların AB üyesi ve aday ülkelerde yayılması incelendikten sonra, Türkiyedeki bağımsız düzenleyici kurumlara odaklanılmakta; Türk yasal mevzuatı üzerinden yapılan içerik analizine dayalı olarak Türkiyede bu kurumların yayılmasının arkasında yatan nedenlerin izi de aynı esaslarla sürülmektedir.
KİTAP TANITIMI
Çok Derinlikli Otomatik Depolama ve Çekme Sistemlerinde Depo Lokasyon Atama Optimizasyonu
Depolar, ürünlerin hammadde halinden, son kullanıcıya nihai ürün olarak ulaşana kadar geçen süre boyunca gerçekleştirdikleri işlevler sebebiyle üretim, lojistik ve tedarik zinciri süreçlerinde önemli bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır. Teknolojik gelişmelerin de etkisiyle depolar günümüzde sadece birer stoklama alanı olarak değil katma değerli faaliyetlerin gerçekleştiği birer lojistik alan olarak da kullanılmaktadır.
Tedarik zinciri süreçlerindeki hizmet sağlayıcılar hem maliyetlerini azaltma hem de rekabet avantajlarını korumak için sürekli değişen müşteri ihtiyaçlarına uyum sağlamaya çalışmaktadırlar. Bu kapsamda özellikle Endüstri 4.0 kavramı ile geleneksel depo yapılarından otomatik depo sistemlerine geçişin hızlandığını görmekteyiz.
Bu çalışma kapsamında gerçek verilere dayalı ve gerçek bir sistem için önerilen uygulama ile büyük ölçekli ve çok kriterli bir otomatik depolama ve çekme sistemi içerisinde depo lokasyon atama problemi için çözüm önerisi geliştirilmiştir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Memlûk Devleti’nde Merkeziyetçi Yapının Oluşumu (1250-1341)
Çağdaşlarının aksine hanedan esaslı bir yönetimi genellikle takip etmeyen Memlûklerin, kendi dönemleri için atipik bir rejimi sürdürdükleri muhakkaktı. Hanedan yoksunluğunun veraset sistemini bulanıklaştırdığı ve veraset sistemindeki belirsizliğin iktidarı ele geçirme noktasında kargaşaya yol açtığı bir siyasi ortamda, ya (Hobbes felsefesindeki) herkesin herkese savaş açtığı bir düzen ya da bir Memlûk nizamı biçimlenecekti. Uzun ömürlü varlıklarının, bulundukları bölgedeki gelişmelere tesir edebilecek politik-askeri meziyetler, belirleyici bir diplomasi ve Sünni-İslam dünyasının muhafızı olma gibi nitelikler barındırmasını anarşi durumuyla açıklamanın tarihsel gerçekliğe aykırı düşmesi, bu karmaşık yapının tahlili için Memlûk devlet doğasının irdelenmesini bir gereklilik haline dönüştürmektedir. Bu kitap, Memlûk yönetim modelini coğrafyadaki öncel devletlerin idare şekillerinden bağımsız olarak değerlendirme argümanını merkeze alarak, sultanların ve bürokrasi sınıfının siyasal temayüllerini saptama ve bağlantılı diğer birtakım tartışmalı konulara yorum getirme çabasının ürünüdür.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
TARİH METODOLOJİSİ
Bilimsel araştırma yöntemleri her bilim dalına ve döneme özel yönleri ile araştırmacının karşısına çıkabilir. Bu devamlılık, değişkenlik ve usul zenginliği bir yandan araştırmacının kafasını karıştırabilirken, bir yandan da durağanlıktan kurtulmasını sağlayıp, gün geçtikçe hızlanan bilgi edinimleri ve paylaşımları konusunda önünü açabilmektedir.
Bu ilim ve bilgi deryasında, bir kayık misali, araştırmacıyı; dinlendiren, gereksiz güç ve zaman kaybından koruyan, güvenli ve sağlıklı bir araştırma yolculuğu sağlayan şey “metodoloji”dir. Ne aradığını bilmek önemli bir başlangıç olsa da, aranılan bilginin nerede olduğu, o bilgiye ulaşma yöntemleri-merkezleri ve elde edilen bilgilerin kullanımı da yarıca bir önem arz etmektedir.
Bir bütün olarak; tarih, tarihi araştırma-yazma yöntemleri, arşiv ve veri kaynakları bu eserde özerlikle Türkiye merkez alınarak ifade edilmeye çalışılmıştır.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Yazma Eğitimi
Yazma dil öğretimin dört temel becerisinden biridir. Alanla ilgili kaynaklarda belirtildiği gibi öğrencilerin en çok çekindiği ve zorlandığı temel dil becerisi yazmadır. Elbette bunun çeşitli nedenleri olabilir. Bu konuda değişik çalışmalar yapılmış, değişik tespitler ortaya konmuştur. Çalışmamızda yeri geldikçe bunlardan bahsedilmiş, ortaya konulan tespitler ve çözüm önerilerine yer verilmiştir. Bu konu aynı zamanda bu çalışmanın da temel amacını oluşturmaktadır. Yazma becerisindeki zorluk, yazma becerisindeki başarısızlık ve yazma kaygısı vb. adlarla ifade edilen problemin ortadan kaldırılması için bu konunun ciddi bir şekilde ele alınması gerekmektedir.
KİTAP TANITIMI
TARİH METİNLERİ METİN TİPİ VE NEDENSELLİK İLİŞKİSİ
Metin türü ve metin tipi kavramları üzerinde yapılan farklı tanımlamalar bulunmaktadır. Kitapta bu iki kavram arasındaki ayrıma dikkat çekilerek tarih metin türü temel alınmakta; anlatı, açıklama ve sav metin tiplerinin aynı tür içerisinde nasıl yapılandığı tarih metin türünün temel kavramlarından nedensellik çerçevesinde ve tarih ders kitaplarından seçilen metinlerden alınan örneklerle ortaya konmaktadır.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Mecmûatüs-Sanâyi
Mecmûatüs-Sanâyi; 17. yüzyılda Farsçadan Türkçeye tercüme edilmiş, zanaat, tıp, simya, kimya gibi farklı konuları içeren ansiklopedik bir eserdir. Eser genel olarak inci, lal, yakut, zümrüt, zebercet gibi değerli taşların yapılmasından, altının yazı ve süsleme işleri için eritilmesinden, camların renklendirilmesi ve çeşitli renklerin elde edilmesinden, kılıçların sağlamlaştırılmasından, kemik boyanmasından, metallerin çözülmesinden, bardak, kâse, kadeh gibi şeylerin renklendirilmesinden, panzehir hazırlanmasından, kuvvetlendirici macun ve hap yapımından, İskenderiye yağının (rû?an-ı iskenderî) yani Yunan ateşinin üretilmesinden, cıvanın katı hale getirilmesinden, yapay çiçek yapımının yanı sıra bağdadî ve diğer kağıtların yapımından, mürekkeplerin hazırlanmasından, kendisini ve elbiselerini yanmaya karşı koruyan maddeler ve illüzyon oyunlarından, tutkal çeşitlerinden, elbise temizlemekten, havai fişeklerden vb. konulardan bahsetmektedir. Eser içerdiği konular ve sahip olduğu söz varlığı ile gerek bilim tarihi gerekse de tıp tarihi açısından önemli veriler sunduğu gibi sözlük bilimi açısından da önemli veriler barındırmaktadır.
₺820,00
KİTAP TANITIMI
Millî Mücadele Yıllarında Yozgat
Mustafa Kemal Paşanın 19 Mayıs 1919da Samsuna çıkmasıyla başlayan, askerî bakımdan Mudanya Mütarekesi, siyasî bakımdan ise Lozan Antlaşması ile son bulan Millî Mücadele, Türk milletinin işgallere karşı vatanını savunma ve bağımsızlığını koruma yolunda ortaya koyduğu fedakârlığın hikâyesidir. Bu hikâyede Yozgat ahalisi, işgale uğrayan şehirlerin ahalisi kadar etkin bir rol oynamasa da ülkesinin bağımsızlığa kavuşması yolunda işgallere karşı mitingler düzenlemiş, protesto telgrafları çekmiş, millî teşkilatlar kurmuş, cepheye asker ve malzeme göndermiştir. Yozgat ahalisi bütün bu gayretlerine rağmen adını Millî Mücadeleye verdiği destek ile değil, bu dönemde ortaya çıkan Çapanoğlu İsyanı ile duyurmuştur. Oysaki bu isyan Çapanoğulları ailesinden birkaç kişinin öncülüğünde başlamış ve gerek Yozgat halkı gerekse Çapanoğulları ailesinin ekseriyeti ise isyana destek vermeyerek Millî Mücadelenin başarıya ulaşması için elinden gelen fedakârlığı yapmıştır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Carson McCullers’ın Yalnız Elleri
Carson McCullers’ın romanlarında kurguladığı hikâyeler bir bakıma bulanık bir göldür. Bu gölün ne derinliği ölçülebilir ne de içinde canlı olduğuna dair herhangi bir emare bulunabilir. McCullers’ın gözünden Amerika’nın güneyi de işte böyledir. Güney Gotiği’nin bu yalnız prensesi kendini tüm kusurları, yoksunlukları ve farklılıklarıyla okurunun önüne çıplak bir şekilde çıkarma cesaretini göstermiştir. McCullers’ın her romanında hayatının belli başlı dönemleri müthiş bir panoramik sergiyle okuyucularının gözleri önüne serilir. Bu kitapta ırksal, sosyal, fiziksel, cinsel ayrımcılık gibi belli başlı konulara incelikle değinen McCullers’ın eserleri daha derinlemesine anlaşılması, akademiye katkı sağlaması ve okura rehberlik etmesi için titizlikle analiz edilmiştir. Metinde yazarın incelemeye alınan romanları Yalnız Bir Avcıdır Yürek, Altın Gözde Yansımalar, Düğünün Bir Üyesi, Küskün Kahvenin Türküsü ve Kadransız Saat’tir.
₺195,00
KİTAP TANITIMI
Benim Gördüğüm Tanpınar
Ahmet Hamdi’nin talihinin yol çizgisini babası, Siirt’te iken, onu Fransız okuluna vererek çizmiştir. Doğuştan öğrenme ve anlamaya aç Ahmet Hamdi, okuduklarında Fransızcayı, Fransız kültürünü arar durur. Bundan dolayı da daha çocukluğunda Ahmet Haşim’i bulur. İstanbul’a geldiğinde Yahya Kemal’in Paris’ten döndüğünü duyunca, girdiği fakülteyi bırakıp Yahya Kemal’e koşar. Acaba, yeryüzünden Baudelaire adında bir şairin gelip geçtiğini hangisinden duymuştu? Hangi talih onu Mallarmé ve Valéry ile tanıştırmıştı? Ahmet Haşim’in Baudelaire’inden, Mallarmé, Victor Hugo ve Valéry’nin şiirlerine nasıl atlamıştı?
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Trabzon’dan Manzaralar
Bir zamanlar Anadolu’nun en canlı ve zengin kentlerinden biri olan Trabzon, Birinci Dünya Savaşı sonrasında bu kimliğini kaybetmiştir. Siyasi gelişmelerin de etkisiyle Trabzon, orta ölçekli bir Anadolu şehrine dönüşmüştür.
Cumhuriyetin ilan edildiği günler, Trabzon’da bu dönüşümün sancılarının hissedilmeye başlandığı günlerdi. Bu dönemde Trabzonlular, eski parlak günlere dönme arzusu taşıyorlardı. Fakat artık deve kervanlarının uğramadığı, yerli-yabancı birçok farklı unsurdan insanın sokaklarında olmadığı, tenha ve durgun bir şehre dönüşen Trabzon için gelinen durum acı vericiydi. Zira artık devir değişmiş, Trabzon bir daha asla 50-60 yıl önceki canlılığını yakalayamamıştır. Bu gerçeği ilk anda kabullenmekte zorluk çeken Trabzonlular, yavaş yavaş ümitlerini kaybetmeye başlamışlardır.
Bu eserde Trabzon’un işgal sonrasında tekrar toparlanma çabasına değinilmiş fakat ağırlıklı olarak Cumhuriyetin ilanının ardından şehirdeki sosyal hayat hakkında bilgiler verilmiştir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
HAVACILIK AJANDASI
Havacılık Endüstrisini “örgütsel davranış” penceresinden ele alan Havacılık Ajandası; uçaklar, havayolu kültürleri, pilotlar ve havacılık tarihine damgasını vuran kazalara ilişkin dört önemli maddeden oluşuyor. Ajandanın ilk maddesinde günümüzden bugüne uçakların gelişimine değinilerek havacılık tarihine ilişkin büyük resim sunulmuştur. Ajandanın ikinci maddesinde ulus kültürü ve örgüt kültürü arasındaki etkileşime değinerek, hata yönetimi ve havacılık kültürleri anlatılmıştır. Üçüncü madde iyi bir pilotta olması gereken özellikleri; kişilik, zekâ, psikomotor beceriler, ekip kaynak yönetimi becerileri ve uçuş motivasyonu açısından sınıflandırarak ideal bir pilot profilinin detaylarını anlatır. Dördüncü madde Tenerife ve Portland Oregon kazalarının iç yüzünü anlatarak, kaza incelemeleri sonucu farkındalıkla temelleri atılan ekip kaynak yönetimine vurgu yapar.
₺0,00
KİTAP TANITIMI
İnsan Kaynaklarından Yetenek Yönetimine Endüstri 4.0
Kitabın birinci bölümünde; Endüstri 4.0 konusu geniş bir literatür taraması ile sistematik olarak ortaya konulduktan sonra, Türkiye’nin Endüstri 4.0 devrimine hazırlık durumu tartışılmıştır. Tartışma, Türkiye’nin “Dijital Dönüşüm Yol Haritası” baz alınarak; internette ulaşılabilen İK’cı blogları, şirket uygulamaları ve Türkiye’nin mevcut endüstri yapısı ile ilgili resmi kaynaklardan elde edilen açık veriler temelinde yürütülmüştür. Türkiye’nin mevcut yol haritasının, oluşturulan bu bürokratik yapılanma ile ülkeyi Endüstri 4.0’a zamanında hazırlaması olasılığı zayıf görüldüğünden, Türkiye için Endüstri 4.0’a yeni bir geçiş modeli (KOBİ İnisiyatifi Modeli) önerilmiştir.
Kitabın ikinci bölümünde, mevcut literatürdeki sığlığa dikkat çekilerek, İKY’nin Endüstri 4.0 Devriminde bir geleceği olup olmadığı tartışılmıştır. Mevcut metafor ve tanımlanan yeni İK paradigması ışığında, İKY rol ve işlevler yönünden irdelenerek literatüre mütevazi ölçülerde de olsa bir katkı sağlanması amaçlanmıştır.
Henüz Endüstri 2.0 ve Endüstri 3.0 devrimlerini aynı anda yaşamakta olan ve orta gelir tuzağından çıkmaya çalışan, teknolojik taklit ve adaptasyon kabiliyeti yüksek ancak insani sermayesinin gelişmişlik düzeyi oldukça düşük bir ülke olan ülkemizde Endüstri 4.0 farkındalığının yaratılması yaşamsal önem taşımaktadır.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
HASTANE PERSONELİ SEÇİMİNİN ÇOK KRİTERLİ KARAR VERME YÖNTEMLERİYLE KARŞILAŞTIRMALI ANALİZİ
İnsan kaynakları yönetiminin en önemli problemlerinden olan personel seçimi, işletmeler için verilmesi gereken kararlardan bir tanesidir. Personel seçimi, işin gerektirdiği çeşitli kriterleri içinde barındırması gereken çok ölçütlü bir karar problemidir. İşletmelerde personel seçiminde gerekli bütün kriterlerin ele alınması, aynı zamanda alternatiflerin arasında kıyaslama yapılarak doğru seçim kararının verilmesi gerekmektedir. Bu nedenle bu kitabın konusunu personel seçim problemi oluşturmuştur.
Kitap dört ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde hastane kavramı ve hastanelerin işlevleri konuları açıklanmıştır. Daha sonra kitabın uygulama konusu ile ilgili olan hastane yönetimi ve hastane personeli konularına değinilmiştir. İkinci bölümde, personel seçimi ile ilgili kavramlar açıklanmış ve personel seçim süreci üzerinde durulmuştur. Daha sonra personel seçiminde kullanılan yöntemler açıklanmış ve personel seçimi ile ilgili literatüre yer verilmiştir. Üçüncü bölümde, karar verme ve ÇKKV teknikleri konularına yer verilmiştir. Son bölüm olan uygulama kısmını, işletmeler için önemi büyük olan personel seçimi konusunun çok kriterli karar verme yöntemlerinden AHP ve GİA yöntemleri yardımı ile çözülmesi ve kullanılan yöntemlerin sonuçlarının karşılaştırılması oluşturmaktadır. Uygulama bölümü noktasında bu kitap faydalı bir örnek olarak hazırlanmıştır.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Ömer Demirbağ ve Şiiri
Klasik Türk şiiri geleneği günümüzde de devam etmektedir. Bu geleneği sürdüren şairlerden biri de Dîvan sahibi Dr. Ömer Demirbağ’dır. Şair Dîvan’ındaki şiirlerinin büyük bir bölümünü gazel türünde kaleme alırken şiirinin merkezine aşkı yerleştirmiştir. Bu çalışmada Ömer Demirbağ’ın Dîvan’ında yer alan çok sayıdaki şiiri yorumlanmaya çalışılmıştır. Şiirlerinde mahlas kullanmayan ve bir aşk insanı olan Demirbağ’ın şiirleri içerik ve hayal unsurları bakımından bir özgünlük taşımakta, şairin hâlini dışa vurmakta, anlatım, üslûp ve zarafet açısından da kadim zamanların zevkini tattırmaktadır. Ayrıca eserin son bölümünde şairin şiirlerinden yapılan pek çok besteye de yer verilmiştir.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
YÖNETİM DANIŞMANLIĞI VE DEĞER ZİNCİRİNE KATKISI
Şirket doktoru veya sihirli doktorlar gibi ifadelerle anılan yönetim danışmanlığı ile ilgili olumlu görüşler çok olmakla birlikte bazı olumsuz görüşlerde bulunmaktadır. Dünyada milyar dolarla ifade edilen yönetim danışmanlığı sektörünü anlamak ve bu hizmetlerin işletmelere olan katkılarını ölçmek için hazırlanmış bu kitap üç ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümünde Yönetim Bilimi ve tarihi, danışman ve danışmanlık kavramı ile ilgili bilgiler verilmeye çalışılmıştır. Müteakibinde yönetim danışmanlığı mesleği, mesleğin tarihi, türleri ve özellikleri, yönetim danışmanlığı proje süreci ve danışmanlıkta yaşanan sorunlar irdelenmiştir. İkinci kısımda değer ve değer zinciri kavramları incelendikten sonra işletmelerin rekabet üstünlüğü sağlamasına yardımcı olana değer zinciri analizi ile ilgili bilgiler verilmeye çalışılmıştır. Üçüncü bölümde ise yönetim danışmanlığının değer zincir faaliyetlerine katkı düzeyi nicel araştırma yöntemi kullanılarak araştırılmıştır. Araştırma sonuçları yönetim danışmanlığı hizmetinin işletme faaliyetlerinde bir değer artışı sağladığını göstermektedir.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Batılılaşma Sürecinde Homeros’u Okumak (Metinler)
Batılılaşma sürecinin başlangıcında Homeros hakkındaki bilgiler tarih kitaplarında yazılanlarla sınırlıdır. Zamanla bu bilgilerin detaylanarak ve artarak süreli yayın sütunlarında daha geniş halk kitleleriyle buluştuğu görülür. 1908 sonrasında Homeros’a bakış değişmiş, İlyada ve Odysseia “epope” olarak nitelendirilmiş, Homeros ve eserleri, eski Yunan edebiyatı ders notlarında, mitolojiye ilişkin eserlerde genişçe yer almıştır.
Bu kitapta önce, Osmanlı aydınının “şair-i meşhur”, “şair-i mahir”, “şair-i bî-nazîr”, “şair-i şehîr”, “şair-i muhterem” olarak söz ettiği Homeros’a dair metinler değerlendirilmiş ardından, günümüz alfabesine aktarılan Sadullah Paşa, Naim Fraşeri, Selanikli Hilmi ve Ömer Seyfettin’in İlyada tercümeleri okuyucuya sunulmuştur.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Runik Harfli Metinlerde Eşdizimlilik
Eşdizimlilik, son yıllarda üzerinde çok fazla çalışılmış bir konu olsa da neredeyse tüm araştırmacılar tarafından farklı şekillerde tanımlanıp yorumlanmıştır. Hem yurt içinde hem de yurt dışında yabancı dil öğretimi, sözlüklerin hazırlanması, deyimbilim araştırmaları, bilgisayarlı dilbilim çalışmaları, sözcük sıklığı araştırmaları ve derlem dilbilim çalışmaları gibi birçok alanda karşımıza çıkan eşdizimlilik kavramı, temel olarak iki farklı yaklaşım benimsenerek incelenir: sıklık temelli yaklaşım ve deyimbilimsel yaklaşım. Sıklık temelli yaklaşıma göre bazı sözcüklerin birbirleriyle, diğer sözcüklere oranla daha sık kullanılması diye tanımlayabileceğimiz eşdizimlilik; deyimbilimsel yaklaşıma göre ise serbest birlikteliklerden kalıplaşmış deyim yapılara giden süreçte bir ara derecedir.
Genelde, eşdizimlilik çalışmaları modern diller üzerinde yapılmaktadır. Bu çalışmada, eşdizimlilik, Türkçenin bilinen en eski metinleri olan runik harfli Türkçe metinlerden oluşturulmuş bir derlem yardımıyla deyimbilimsel ölçütler kullanılarak incelenmiştir.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
İstanbul Yazıları
“Dünyanın başkenti” sıfatını en çok hak edecek şehir şüphesiz İstanbul’dur. Hem Roma hem Osmanlı imparatorlukları bunun bilincinde olmuş, İstanbul’u dünyanın merkezine konumlandırmıştır. Bu tarihsel konum bir yandan da görkemli bir mimarlık ve sanat birikimi ile İstanbul’u asırlar boyunca taçlandırmış, bundan sonraki yüzyıllara devredilecek büyük bir miras oluşturmuştur. İstanbul’un geçmişini ve mirasını bir nesilde araştırarak öğrenmek mümkün değildir. Ancak bu imkânsız hedef bir yandan da araştırmacılar için büyük fırsatlar sunmaktadır. Bu sayede İstanbul bütün dünyadan bilim insanlarının çalışmalarının odağı durumundadır. Sonraki ciltleri de hazırlık aşamasında olan bir dizinin ilk halkası olan bu çalışma ayrıca bölüm yazarı olan Fatih Sarımeşe’nin editörlüğünde Necdet Sakaoğlu, Sinan Genim, Hilal Kazan, Gülberk Bilecik, Sedat Bornovalı, Ahmet Vefa Çobanoğlu, Fatih Elcil, Hamit Pilehvarian, Hayri Fehmi Yılmaz, Wasamon Sanasen, Sümeyye Gider ile Yasemin Akcakaya gibi çok farklı alanların önde gelen uzmanları tarafından hazırlanmış bölümlerden oluşmaktadır.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
DEMOKRAT PARTİNİN KADIN MİLLETVEKİLLERİ
“Bana öyle geliyor ki mecliste 7 kadın mebus yerine 70 tane olsaydı hadiselerin daha fazla arzu edilir şekilde var olması mümkündü… Siyasi hadiseler cemiyetin içindeki oluşlara tabidir. Böylece belki daha insaflı bir muhalefet ve bunun neticesi olarak da daha basiretli bir iktidar olabilirdi…Kararınızı verirken analarınızı düşünmenizi isterim…”
Avukat Süreyya Ağaoğlu
Bu eser, Türk kadınının siyasi haklarını elde etme mücadelesinden başlayarak1950-60 sürecinde Demokrat Parti çatısı altında siyasete atılan dokuz kadın milletvekilinin TBMM’deki faaliyetlerini ve bu milletvekillerinin 1960 darbesi sonrasında yaşadıklarını ele almaktadır. Bu vekiller Nazlı Tlabar, Nuriye Pınar, Aliye Temuçin Coşkun, Edibe Sayar, Perihan Arıburun, Ayşe Günel, Hilal Ülman, Arife Necla Tekinel ve Emine Piraye Levent’tir. Aliye Temuçin Coşun ve Edibe Sayar dışındaki yedi kadın milletvekili Yassıada’da yargılanmış ve hapis cezasına çarptırılmışlardır.
Kadın milletvekillerinin meclisteki çalışmalarının kendi meslekleri ve uzmanlık alanlarıyla ilgili konular etrafında şekillendiği görülür. Kimi gazeteci, kimi ev kadını, kimi öğretmen olan bu kadınların ortak kaderi Yassıada olmuştur. Darbe sonrası kurulan Yüksek Adalet Divanı’nca, Yassıada’da verilen kararlar Türk siyasetini derinden etkilemiş ve bugünü şekillendirmiştir. Eserin amacı, meclisteki çalışmaları ve Yassıada’daki savunmaları ile bugünü şekillendiren kadın milletvekillerinin yaşadıklarını ortaya koymaktır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
SUBVERSIVE FEMALE VOICES IN THE PLAYS OF TIMBERLAKE WERTENBAKER AND PAM GEMS
The main target audience of this book is scholars, researchers, critics, students who study in the field of contemporary British feminist theatre and anyone who is interested in womens studies and drama. This book depicts marginalized womens voices through the medium of feminist theatre by analysing subversive women characters in the plays of Timberlake Wertenbaker and Pam Gems. This book depicts how historic/mythic characters subvert traditional gender roles to set a feminine identity of their own that does not accord with the patriarchal order. In the discussion of the marginalized characters, Ülker Erkan analysed Wertenbakers plays namely New Anatomies, Our Countrys Good, and The Love of the Nightingale and Pam Gemss plays Dusa, Fish, Stas and Vi, Piaf, and Queen Christina through several feminist criticisms. Feminist theatre as discussed in the subject-matter plays may prevent oppression and develop perspectives, which are egalitarian, fair, optimistic, hopeful, liberated from any oppressive systems, and full of future expectations.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Kurumsal Sürdürülebilirliğin Firma Performansına Etkisi
Sürdürülebilirlik, günümüz işletmeleri açısından yalnızca çevresel sorumlulukla sınırlı olmayan; ekonomik, sosyal ve yönetsel boyutlarıyla uzun vadeli değer yaratmayı ve kurumsal dayanıklılığı şekillendiren stratejik bir yaklaşım hâline gelmiştir.
Kurumsal Sürdürülebilirliğin Firma Performansına Etkisi kitabı, kurumsal sürdürülebilirlik ile firma performansı arasındaki ilişkiyi çok boyutlu bir perspektifle ele almaktadır. Kitapta finansal performansın yanı sıra kurumsal itibar, marka değeri, müşteri sadakati, çalışan bağlılığı, inovasyon, kaynak verimliliği, risk yönetimi, yatırımcı güveni ve rekabet avantajı gibi unsurlar incelenmektedir.
Kitapta sürdürülebilirliğin ölçülmesi ve raporlanması, ESG göstergeleri, sürdürülebilirlik endeksleri, sürdürülebilirlik karnesi ve Türkiye’deki sürdürülebilirlik düzenlemeleri kapsamlı biçimde değerlendirilmektedir. Bununla beraber firma büyüklüğü, sektör, kurumsal yönetim, liderlik, teknolojik yetkinlikler ve düzenleyici çevre gibi faktörlerin sürdürülebilirlik-performans ilişkisini nasıl şekillendirdiği ele alınmaktadır. Yüksek başlangıç maliyetleri, ölçüm ve veri sorunları, örgütsel direnç ve greenwashing riski gibi uygulamadaki güçlükler de tartışılmaktadır.
₺700,00
KİTAP TANITIMI
Sosyal Medyada Kullanıcı Emeği
Dijital iletişim teknolojilerinin ve sosyal medya platformlarının yaygınlaşması, yeni medyanın ekonomik boyutunu giderek daha önemli bir araştırma alanı haline getirmiştir. Dijital teknolojilerin yön verdiği bu dönemde emek anlayışı değişime uğramış; üretim ve tüketim pratikleri de bu değişimle birlikte yeniden şekillenmiştir. Yeni medya araçlarının toplumda geniş yer bulmasıyla, kullanıcıların içerik üretimi, kullanıcı emeği ve veri paylaşımı gibi unsurlar dikkat çeken konular haline gelmiştir.
Bu kitap, sosyal medyada dijital emeğin görünmeyen doğasını açığa çıkarmayı ve sosyal medya kullanıcılarının gönüllü katılımını yönlendiren motivasyonları analiz etmeyi amaçlamaktadır. Kullanıcı emeği kavramını kuramsal bir çerçevede ele alırken; sosyal medya etkileşimlerinin görünmeyen boyutlarına, emek-sömürü ilişkisine ve dijital çağın değişen üretim biçimlerine odaklanır. Dijital kültür, medya çalışmaları ve toplumsal dönüşümle ilgilenen okurlar için kuramsal derinliği ve güncel içeriğiyle zengin bir kaynak sunar.
₺210,00