KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Dîvân-ı Cemîl Mahmûd
₺275,00 -

Çocuk Edebiyatı ve Mevlananın Mesnevisi
-

Coğrafya ve İnsan
₺975,00 -

Bolu Folklorunda Doğum Geleneği
₺300,00 -

Bellek ve Anımsama
₺210,00 -

Avrupa Birliği Kuruluşu, Organları ve Ekonomik Boyutu
₺300,00 -

ANTAKYA ORTODOKS KİLİSESİ
₺390,00 -

AİLE İŞLETMECİLİĞİNDE TARIM İŞLETMELERİ ve FARKLI KURUMSALLAŞMA ÖRNEKLERİ
₺390,00 -

1927-1964 RADYO YAYINCILIĞINA HAYAT VERENLER
₺260,00 -

POSTHUMAN SPACE IN MARIO PETRUCCI AND ALICE OSWALD’S POETRY
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Kavâid-i Türkiyye
lâveli Muhtasar Kavâid-i Türkî adlı dil bilgisi kitabı, 20. yüzyılın başında Kastamonu Darülmuallimini’nde ve Mekteb-i İdâdîsinde öğretmenlik yapmış olan Osman Fevzi Efendi’ye aittir. Elinizdeki çalışmada son dönem Osmanlı gramerciliğinin yerel bir örneği olan “İlâveli Muhtasar Kavâid-i Türkî”nin Latin harflerine aktarılmış ve Arap harfli metnini yan yana okuma ve inceleme imkanı bulacaksınız
₺210,00
KİTAP TANITIMI
SOCIETY 5.0 FOR GIFTED EDUCATION
A workshop was held between 27 November and 4 December 2022 with 100 Science and Art Centre teachers in the project named Society 5.0 for Gifted Education, which is carried out to improve the quality of special education services for gifted students. The project, which is financially supported by the European Union, Instrument for Pre-accession Assistance (IPA), is carried out by Bornova Şehit Fatih Satır Science and Art Center, while Turgutlu Science and Art Center Dokuz Eylül University and Celal Bayar University are project partners.
We hope that the design thinking system will be internalized and learned by our children and young people and used in their studies, thus opening new horizons for us. It is hoped that this book will contribute to the new ideas, designs, projects or works of art that will be formed by using this new method in the future.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye Cumhuriyeti’nin Madencilik Politikaları (1923–1960)
Madenler ve madencilik konusu eskiçağlardan beri toplumların ilgilendikleri konulardan biri olmuştur. Türkiye’de madencilik konusunun ayrıntılı olarak ele alınması ve üzerinde çalışılma yapılması Cumhuriyet Döneminde olmuştur.
Cumhuriyet’in ilanı ile başlayan dönemde bilindiği üzere her alanda ülkeyi çağdaş uygarlık seviyesinin üzerine çıkarmak amacıyla çalışmalar sürdürülmüştür. Hedefe ulaşmada dikkate alınan alanlardan biri de iktisadî hayatın çok kıymetli bir tarafını oluşturan madencilik olmuştur. Cumhuriyet döneminde başlangıçta madencilik sektöründe Osmanlı Devletinden intikal eden 1906 tarihli maden nizâmnamesinin hükümleri uygulanmıştır. Bu nizâmnameye göre oluşturulan düzende; madenler ekonomide bir ticaret malı olarak değerlendirmiş, sektörde yer alan kişilerin çıkarları korunmuş, fakat toplumun yararı pek gözetilmemiştir. İdeal olmayan bu anlayışın ve uygulamanın değiştirilmesi, sektörün ülke çıkarlarına uygun hale getirilmesi, üzerinde durulması gereken bir konu olarak görülmüştür. Bu düşünce ile hareket eden Cumhuriyet hükümetleri, çözüm bekleyen birçok sorunun yanında çok önemli görülen maden ve madencilik konusu ile de ilgilenmişlerdir. Bu bağlamda önceki anlayış ve algıdan farklı olarak sektörü ileriye taşıyacak yasal düzenlemelere girişilmiştir. Çağdaş ilkelere dayalı yeni plan ve programlar hazırlanmış, resmî kurumlar, okullar ve işletmeler açılmış, ülke madenciliğinin gelişmesine yönelik radikal adımlar atılmıştır.
Bu çalışmada geniş bir perspektiften bakılarak, Cumhuriyet Döneminde (1923-1960) madencilik alanında yapılan düzenlemeler, yenilikler ve Türk madenciliğinin gelişmesini sağlayacak politikalar hakkında bilgi verilmiştir.
kurulum, yapılandırma ve kullanım deneyimleri paylaşılmıştır.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Örgütsel Ses Çıkarma Davranışı ve Öncülleri
Değişimin gerçekleştiği çevresel etmenlerin yanı sıra değişimin hızına da ayak uydurmak zorunda bırakılan örgütlerin bu süreçte sahip olduğu en önemli kaynak insandır. Entelektüel bir sermaye olarak görülen çalışanların, bir örgüte sunacağı katkı sadece kas gücünden ibaret değildir. Onların örgüt içerisindeki hataları ve eksiklikleri, çözüm önerileriyle birlikte açıklamalarına olanak verilen yapılarda hem bireysel hem de örgütsel performans artmaktadır. Bu bağlamda örgüt yönetimleri tarafından ses çıkarma davranışlarının yaygınlaşacağı bir ortam oluşturulması gerekmektedir.
Ses çıkarma davranışının örgütsel yapılara yerleşmesini sağlamak zaman isteyen bir süreçtir. Bu süreç içerisinde çalışanların cesaretlendirilmesi amacıyla bazı öncü yaklaşımlara da ihtiyaç duyulmaktadır.
Bu kitap, ses çıkarma davranışının ve bu davranışın, örgütsel yapılarda yaygınlaştırılmasına öncülük etme gücü taşıyan örgütsel bağlılık ve işle bütünleşme durumlarının anlaşılmasını sağlamak amacıyla hazırlanmıştır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
STRES, YÖNETİMİ VE FİNANSAL STRES
Stres, toplum içerisindeki tüm bireylerin yaşadığı ve kelime olarak sıkça kullandıkları psikolojik bir durumdur ve bireyin kendisi, çevresi ve çalışma alanındaki olaylar karşısında ortaya koyduğu tutum ve davranışlarına yön veren olgular olarak değerlendirmek mümkündür. Stres birey üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceği gibi olumlu etkiler de oluşturan bir olgudur. Bu nedenle yaşamın bir vazgeçilmesi olarak kabul edilen stresin optimum bir düzeyde olması, bireyi fiziksel ve duygusal olarak motive edecek ve hedeflerine ulaşmasına katkı sağlayacaktır.
Stres yönetiminin en önemli koşul bireyin çevresini kontrol edebilmesidir. Bu kontrolde temel amaç; stres nedenlerini ortadan kaldırmak veya kontrol altına almak, stresin etkilerini ortadan kaldırmak ve bireyleri karşı karşıya kaldıkları stres faktörlerine karşı daha güçlü kılarak, dirençlerini artırmaktır. Böylece tamamen ortadan kaldırılması mümkün olamayan stres, birey üzerinde verimlilik, enerji ve atikliğe doğru olumlu bir güç oluşturmaktır. Diğer bir ifadeyle amaç, stresi tamamen ortadan kaldırmak değil, optimum bir düzeyde tutmaktır.
Bu çalışmada stres ve stres belirtilerinin neler olduğu ve stresin yönetilebilmesi için bireysel, örgütsel ve çevresel açıdan ne tür tutum, davranış ve aktivitelerin yapılması gerektiği hakkında yol gösterici bilgiler sunmaktadır. Ayrıca günümüzün en önemli sıkıntıları arasında yer alan gelir yetersizliği veya tasarruf yapamamanın bireyler üzerinde oluşturduğu finansal stres konusu hakkında da bilgi verilmiş ve akademisyenlerin finansal stres düzeyleri hakkında ampirik bir çalışma yapılarak ve sonuçları değerlendirilmiştir.
Stresle ilgili bilgi sahibi olmak isteyen okurlar ve birçok farklı alandan akademisyenin ilgisini çekerek literatüre önemli bir katkı sağla
₺210,00
KİTAP TANITIMI
KRİPTO PARALAR
Son dönemde Kripto para birimleri arasında en popüler olan Bitcoin’in fiyat değişiminde ki volatilite hareketleri bireysel yatırımcıların yanında kurumsal yatırımcıların da Bitcoin’in bir yatırım aracı olup olmadığı konusundaki merakını artırmıştır. Bitcoin’in altın ile benzer özellikleri dikkate alındığında, Bitcoin’in altın gibi güvenli liman ya da hedge enstrümanı olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği büyük önem arz etmektedir. Bunun yanında yatırımcılar tarafından Bitcoin’in yatırım aracı olarak portföylerine ekleyip eklemeyecekleri hususu ve diğer yatırım araçları arasında ilişkisinin ortaya konması günümüzde finansal piyasalarda popüler tartışma konusunu oluşturmaktadır. İşte bu noktada bu çalışma, kripto paraların özellikleri ve özellikle kripto para birimlerinden en popüleri olan Bitcoin’in bir yatırım aracı ya da hedge enstrümanı olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususunu ele almaktadır.
KİTAP TANITIMI
ULUSLARARASI GÜVENLİK ÇALIŞMALARI ULUSLARARASI İLİŞKİLERDE ELEŞTİREL GÜVENLİK KURAMI
Uluslararası ilişkiler çalışmalarının bir alt-alanı olarak kurgulanan güvenlik teorisinin çalışma alanı bağlamında görece yeni oluşu göz önünde bulundurulduğunda, uluslararası ilişkiler tarihinin geriye dönük incelenmesi sonucu elde edilen verilerle dönüştürüldüğü anlaşılabilir. Antik Yunana kadar geriye götürülebilen güvenlik arayışlarının kuramsal temellendirilmesi, ancak yeniden okumalarla mümkün kılınabilmektedir. Az sayıdaki klasik eserlerin ışığında tarihlendirilen kuramsal pozisyonlar, devleti merkeze alan yaklaşımlara da arkaik bir atıf noktası oluşturmaktadır. Bu bağlamda ortaya çıkan literatür göstermektedir ki, güvenlik teorisinin muhteviyatı tarih boyunca radikal değişimlere uğrayarak bugünkü halini almıştır.
KİTAP TANITIMI
Gençlik Turizmi
Dünyanın değişik bölgelerinden birçok insan bir noktadan bir başka noktaya çeşitli nedenlerle seyahat etmektedir. İnsanlar, günlük rutinlerinden veya monoton yaşadıkları hayatlarından uzaklaşmak, kaçmak, dinlenmek, yeni yerler keşfetmek için turizm olayına katılırlar. Böylece bedenen ve ruhen rahatlayarak yeniden gündelik yaşamlarına dönerler. Tatil yapmak her yaştan insan için doğal bir haktır. 15-24 yaş arasındaki gençlerin bulundukları yerden ayrılıp, çalışma amacı dışında, gezmek, eğlenmek, eğitim almak, yeni kültürleri tanımak ve dostlar kazanmak amacıyla tatil yapmaları gençlik turizmi olarak değerlendirilmektedir. Gençler enerjik yapıları nedeniyle “güneş-deniz-kum” klasik üçlü dışında, maceraya yönelik aktif spora dayalı alternatif turizm türlerini tercih ederler. Otostop yaparak sırt çantaları ile özgürce dünyayı dolaşmak isterler. Dünya barışına katkı sağlamak, geleceğe umutla bakmak için gençlik turizmi teşvik edilmeli ve desteklenmelidir.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
KAPASİTE YAKLAŞIMI BAĞLAMINDA TÜRKİYEDE KADIN YOKSULLUĞU VE KADININ ÖZGÜRLÜĞÜ MESELESİ
Türkiyede toplumsal cinsiyet çalışmalarına kadın yoksulluğu meselesi üzerinden katkı sağlama amacıyla hazırlanmış olan bu kitap, Türkiyenin 7 coğrafi bölgesinde yürütülen saha çalışmasından elde edilen verilere dayanmaktadır. Bu çalışma, Türkiyede kadın yoksulluğu ve kadının özgürlüğü meselesini bizzat kadınların yaşadıkları üzerinden ve onların kendi ifadeleriyle anlamak ve anlatmak çabasına dayanmaktadır. Türkiyede kadın yoksulluğu ve kadının özgürlüğü meselesiyle ilgili sayısal göstergelerin söylediklerini daha fazla anlamlandırabilmek ve bu sınırlı sayısal göstergelerin daha da ötesine geçmek noktasında, hem bakış açısı hem de yöntem itibariyle farklı bir çalışma olma iddiasında olan bu kitap, aynı zamanda bu konuyla ilgili daha derinlikli bakış açılarının gelişmesine katkı sağlamak temennisini de içermektedir.
KİTAP TANITIMI
NEMRUT DAĞI VE ÇEVRESİNİN POTANSİYEL JEOMİRAS ALANLARI
Bu çalışmada, tarihi ve arkeolojik kaynak değerler açısından oldukça zengin, ülkemizin turizm açısından en popüler alanlarından biri olan Nemrut Dağı ve çevresinde, jeomiras ve jeoturizm açısından oldukça önemli olan jeosit karakterindeki alanların belirlenmesi ve bunların ülkemiz jeosit envanterine dâhil edilmesi, sahanın jeopark olma potansiyelinin araştırılması, söz konusu jeositlerin korunması, tanıtılması, turizm destinasyonları içerisine dâhil edilerek ziyaretçilerin bilgilendirilmesi için gereken altlık bilginin oluşturulması amaçlanmaktadır.
İnceleme alanında yer alan potansiyel jeositlerin belirlenmesi ve bunların ulusal jeosit envanteri listesine dâhil edilmesi, ulusal anlamda jeomirasımızın bütünüyle belirlenmesi ve korunmasına katkı sunması açısından son derece önemlidir. Bu yönüyle bu çalışma, Güneydoğu Anadolu Bölgesi dâhilinde yapılmış çok az sayıda çalışmadan biridir.
₺700,00
KİTAP TANITIMI
Avatarını Söyle, Sana Kim Olduğunu Söyleyeyim!
Avatarını Söyle, Sana Kim Olduğunu Söyleyeyim, dijital oyunların yalnızca bir eğlence biçimi olmadığını; bireylerin benlik algısını, kimlik sunumunu ve sosyal ilişkilerini derinden etkileyen güçlü bir kültürel alan olduğunu ortaya koyuyor. Bu kitapta, dijital oyun deneyiminin oyuncuların benlik inşasını nasıl şekillendirdiği kuramsal bir çerçeveyle ele alınırken; avatar seçimlerinin, çevrimiçi performansların ve dijital kimliklerin gerçek hayattaki benlik algısıyla nasıl etkileşime girdiği açıklanmaktadır. Aynı zamanda, dijital oyun bağımlılığı bölümünde, oyunların aşırı kullanımının bireyin psikolojik süreçlerine, sosyal ilişkilerine ve kimlik bütünlüğüne nasıl yansıdığı incelenmektedir. Dijitalleşen dünyada benlik, kimlik ve bağımlılık ilişkisini anlamak isteyen okuyucular için kapsamlı, güncel ve yol gösterici bir kaynak sunmaktadır.
₺310,00
KİTAP TANITIMI
GÖLGENİN EDEBİYATTAKİ İZDÜŞÜMLERİ
Edebiyat, farklı coğrafyalardaki dünya görüşlerinin, toplumsal değerlerin, duyguların, düşüncelerin ve imgelerin anlatımıdır. Modern dünyanın edebiyata yansımaları 19. yüzyıldan başlayarak, 20. yüzyılda daha da belirginleşmiş olup; insan ilişkilerinde yaşanılan ayrışımlar, zamanla insanların birbirine karşı yabancılaşmasını da beraberinde getirmiştir. Bireyin yaşadığı yabancılaşma sadece karşısında duran kişiye karşı değil, aynı zamanda kendi benliğine karşı da olmuştur. Bu durumun sonucu olarak bireyin, hem kendisiyle hem de başkasıyla yaşadığı kimlik arayışı edebiyatın en önemli konularından biri olmuştur. Bu konuların ifade edilmesi esnasında yazarlar bazı kavram, imge ve metaforları kullanır. Kullanılan bu kavramların en dikkati çeken, bir kişinin birebir aynı görüntüsünü ifade eden, edebi metinlerde de sıklıkla bireyin yaşadığı kimlik karmaşasını ve yabancılaşmayı anlatmak için kullanılan Alman edebiyatı kökenli “Doppelgänger” kavramıdır. “Doppelgänger”, Türkçede “gölge”, “kötü ikiz”, “ikiz öteki”, “öteki”, “eş ruh”, “ikili kahraman” terimleri ile karşılık bulur.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Education as Service
Though many people may think the ideals put forward are entirely beyond the average teacher, and cannot be put into practice in ordinary schools, I can thus point at least to one institution in which I have seen many of the suggestions made in this book actually carried out. It may be that some of them are, at present, beyond most schools; but they will be recognised and practised as soon as teachers realise them as desirable, and have a proper understanding of the importance of their office.
Most of the recommendations apply, I think, to all countries, and to all religions, and are intended to sound the note of our common brotherhood, irrespective of religion or caste, race or colour. If the unity of life and the oneness of its purpose could be clearly taught to the young in schools, how much brighter would be our hopes for the future! The mutual distrust of races and nations would disappear, if the children were trained in mutual love and sympathy as members of one great family of children all over the world, instead of being taught to glory only in their own traditions and to despise those of others. True patriotism is a beautiful quality in children, for it means unselfishness of purpose and enthusiasm for great ideals; but that is false patriotism which shows itself in contempt for other nations. There are, I am told, many organisations within the various nations of the world, intended to inspire the children with a love for their country and a desire to serve her, and that is surely good; but I wonder when there will be an international organisation to give the children of all nations common ideals also, and a knowledge of the real foundation of right action, the Brotherhood of Man.
- KRISHNAMURTI
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Türkçede Kalıp Sözler
Dilin söz varlığının bir bölümü tek tek sözcüklerden bir bölümü de kalıplaşmış dil birimlerinden yani atasözü, deyim, ikileme, birleşik ve kalıp sözlerden oluşuyor. Bu birimlerden kalıp sözler, Türkiye Türkçesiyle ilgili araştırmalarda hak ettiği ilgiden mahrum kalmış görünüyor. Hâlbuki bu sözlerin dışındaki kalıplaşmış birimler hakkında, hem dil bilgisi kitaplarında hem de sözlük ve monografilerde epey bilgi bulmak mümkün. Kalıp sözlerle ilgili yeterli araştırma olmadığı için de bu sözler sıklıkla diğer kalıplarla karıştırılıyor. Bu nedenle, dil kullanıcılarının söz varlığında yer alan ve günlük dilde yaygınlıkla kullanılan kalıp sözler üzerine ayrıntılı betimleme, derleme ve açıklamalara ihtiyacı olduğu anlaşılıyor.
Türkçede Kalıp Sözler, bu ihtiyacın giderilmesine yönelik bir araştırmanın ürünü olarak ortaya çıktı. Kitapta sözcük bilim yöntemleri çerçevesinde kalıp sözleri çeşitli yönlerden ele almak ve incelemek amaçlandı. Bu birimlerin tanımlanması, özellikleri, diğer kalıplaşmış dil birimlerinden ayrılan yönleri, kültürle ilişkisi ve yabancı dil öğrenimindeki yeri betimlenmeye çalışıldı. Bu betimlemelere sözlü ve yazılı kaynaklardan derlenen 1210 kalıp söz, anlamları ve kullanım sıklığı hakkında bir fikir vermesi için genel ağdaki bulunma sayılarıyla birlikte eklendi. Böylece kalıp sözlerle ilgili bir monografi ortaya çıktı.
₺520,00
KİTAP TANITIMI
Siyasal Kampanyalar Propaganda ve Reklamcılık
İnsanların topluluklar halinde yaşamalarıyla birlikte yöneten-yönetilen kavramının ortaya çıkması, günümüzdeki tabiriyle siyasetin var olmasını sağlamıştır. Siyasette iktidar olma mücadelesinin başlamasıyla birlikte propaganda ve reklamcılık faaliyetleri de siyasal iletişim aktörleri tarafından yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır. Bu faaliyetler çerçevesinde yürütülen siyasal kampanyalar, seçim zamanlarında iktidara aday olan siyasi parti ve liderler tarafından seçmenlere ulaşabilmek için yapılan seçim kampanyaları ile belirli bir konuda halkın görüşüne başvurmak için yapılan referandum (halkoylaması) kampanyalarında yürütülen propaganda çalışmalarıdır. Siyasal kampanya çalışmalarının önemi günümüzde daha da artmıştır. Siyasi partiler, özellikle de seçim dönemlerinde siyasal kampanya çalışmaları için bu işle ilgili, deneyimli, profesyonel kişilerle çalışmakta ve bütçelerinin büyük bir kısmını bu alan için harcamaktadırlar. Bu bağlamda bu kitapta, siyasal kampanyaların önemli yöntemleri olan propaganda ve reklamcılık ile siyasal kampanyalar ve kamuoyu konuları incelenmiş, bu kuramsal çerçevenin uygulama alanındaki açılımına bakmak için ise 12 Eylül 2010 Anayasa değişikliği referandumunun Adalet ve Kalkınma Partisi (AK PARTİ) ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) siyasal kampanyaları üzerinden karşılaştırılması yapılarak kampanyalarda seçmeni etkileme bakımından büyük bir öneme sahip olan mitinglerin analizi yapılmıştır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Atatürk İlkeleri ve İnkilap Tarihi
Mustafa Kemal Atatürk’ün dünyaya gözlerini açtığı dönem tarihsel açıdan önemli olayların yaşandığı bir dönemdir. Dünyada Fransız İhtilâli’nin ortaya çıkardığı “eşitlik, özgürlük, adalet, insan hakları ve milliyetçilik” kavramları önce Avrupa’da daha sonra da Asya’dan başlamak üzere tüm dünyada etkisini göstermeye başladı.
Bu dönemde birçok topluluğu bünyesinde barındıran ve dünyadaki değişim ve gelişmelere ayak uyduramayan ve sorunlara çözüm önerileri üretemeyen, sürekli kan kaybeden Osmanlı Devleti, milliyetçilik akımının da etkisiyle parçalanma ve çözülme sürecine girdi. Osmanlı Devleti’nde böyle bir tarihsel sürecin yaşandığı bir dönemde Mustafa Kemal dünyaya gelmişti. Bu bir ortamın etkisiyle ülkeyi kurtarma sevdası ve düşüncesi O’nun da bazı yaşıtları gibi askerlik mesleğini seçmesine sebep oldu. 1910 yılında Fransa’daki askerî manevralara katılması Mustafa Kemal’in bizzat batıyı görerek tanımasını sağladı. Mustafa Kemal, Trablusgarp’taki savaşta ise batının sömürgeci yüzünü gördü. Tüm bunlar, Mustafa Kemal’in kafasında yıkılmasına ramak kalan çok uluslu Osmanlı Devleti yerine, ulusal temellere dayanan yeni bir devletin kurulması düşüncesinin şekillenmesini sağladı. Balkan Savaşları ve hemen arkasından Birinci Dünya Savaşı’ndaki yenilgi, bu düşüncesini kuvvetlendirdi ve oluşan koşullar, onu ulusal temellere dayanan ve çağdaş ilkeleri içeren Türkiye’nin kurulması mücadelesine yönetti. Birinci Dünya Savaşı Almanya, Avusturya-Macaristan İmparatorlukları ile Rus Çarlığı’nın sonu oldu. Yıkılmaz denen Habsburg, Hohenzollern ve Romanov hanedanlıkları peş peşe tarihteki yerlerini aldılar. Osmanlı hanedanı hâlâ devletin başında görünüyordu ama aslında Osmanlı Devleti, 30 Ekim 1918 tarihinde aslında fiilen sona ermişti.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Kurumsal Sürdürülebilirliğin Firma Performansına Etkisi
Sürdürülebilirlik, günümüz işletmeleri açısından yalnızca çevresel sorumlulukla sınırlı olmayan; ekonomik, sosyal ve yönetsel boyutlarıyla uzun vadeli değer yaratmayı ve kurumsal dayanıklılığı şekillendiren stratejik bir yaklaşım hâline gelmiştir.
Kurumsal Sürdürülebilirliğin Firma Performansına Etkisi kitabı, kurumsal sürdürülebilirlik ile firma performansı arasındaki ilişkiyi çok boyutlu bir perspektifle ele almaktadır. Kitapta finansal performansın yanı sıra kurumsal itibar, marka değeri, müşteri sadakati, çalışan bağlılığı, inovasyon, kaynak verimliliği, risk yönetimi, yatırımcı güveni ve rekabet avantajı gibi unsurlar incelenmektedir.
Kitapta sürdürülebilirliğin ölçülmesi ve raporlanması, ESG göstergeleri, sürdürülebilirlik endeksleri, sürdürülebilirlik karnesi ve Türkiye’deki sürdürülebilirlik düzenlemeleri kapsamlı biçimde değerlendirilmektedir. Bununla beraber firma büyüklüğü, sektör, kurumsal yönetim, liderlik, teknolojik yetkinlikler ve düzenleyici çevre gibi faktörlerin sürdürülebilirlik-performans ilişkisini nasıl şekillendirdiği ele alınmaktadır. Yüksek başlangıç maliyetleri, ölçüm ve veri sorunları, örgütsel direnç ve greenwashing riski gibi uygulamadaki güçlükler de tartışılmaktadır.
₺700,00
KİTAP TANITIMI
Yeni Nesil Sınıf İçi Değerlendirme Teknikleri
Değerlendirme öğrenme ve öğretim süreçlerinin ayrılmaz bir parçasıdır ve süreçlerin geliştirilmesine aracılık eder. Sınıfta gerçekleşen öğrenme düzeyine ilişkin değerlendirmeler, öğrenme ve öğretim süreçlerinin yeniden yapılandırılmasına rehberlik ederler. Bu nedenle öğretimde değerlendirme süreçlerinin öğretim ve öğrenme süreçleri ile bütünleştirilmesi önemlidir. Sınıf içi değerlendirme teknikleri değerlendirmenin öğretimin bir parçası haline getirilmesine katkı sunar. Sınıf içi değerlendirme teknikleri yapılandırmacı yaklaşımın önemli bir bileşeni olan biçimlendirici değerlendirme açısından da son derece önemlidir. Sınıf içi değerlendirme teknikleri öğretmenlerin öğretim süreçlerinde yararlandıkları yöntem ve tekniklerin etkililiğine dönük sağlıklı bir anlayış geliştirmelerini sağlar. Öğrenciler açısından da öğrenme süreçlerinde başvurdukları stratejilerin sonuçlarını değerlendirmelerinde yol göstericidir. Gerçekleşen öğrenme düzeyine ilişkin değerlendirmelerin ortaya konulmasında çok farklı tekniklerden yararlanılabilmektedir. Çalışma da sınıf içi değerlendirmelerin öğrenciler için motive edici bir niteliğe kavuşturulmasına katkı sunabilecek farklı değerlendirme teknikleri hakkında bilgilere yer verilmiştir.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
İNGİLİZ TUTANAKLARINDA MONDROS VE MUDANYA
ÖLÜM VE HAYAT ARASINDA İKİ MÜTAREKE…
Mondros ve Mudanya Mütarekeleri, Türk Tarihi’nin modern zamanlardaki en önemli kırılmalarındandır ve mukadderat belirleyici yönleriyle belki de en önemlileridir. Bunlardan ilki, I. Dünya Savaşı’nı resmen sonlandıran, en kötü ihtimalle şartları ağır bir barış getirmesi beklenirken, Osmanlı Devleti’ni yeni bir parçalanma projesine dahil eden ve Sevr’e uzanan süreçte bunu başlatan gelişmelerin ilk adımıdır. Türk Milleti için kabul edilemez şartları muhtevi bir mütarekedir, hatta mütareke de değil, hükümlerinin ağırlığı göz önüne alındığında bir teslimiyet belgesidir. Zira 25 maddelik bu metinde, yüzyıllardır bu bölgenin sakini olan Türklerin hukukuna hiçbir şekilde temas edilmemektedir. İmzalanmış bu maddelerle, Türklere Anadolu’da hayat hakkı tanınmıyor ve Oryantalizm meselesi de Batılı devletler ve milletler açısından çözüme kavuşturuluyordu. Buna karşılık bu mütarekelerin ikincisi olan Mudanya, Türk Milleti için yeni bir hayat alanı sağlıyor, kendisine karşı izlenen menfur politikaları sonlandırıyordu. Neticede daha önceden var olan ve meş’um Mondros Mütarekesi’nin doğurduğu yeni problemler, büyük bir muzafferiyetle sonuçlandırılan Türk Milli Mücadelesi’yle ortadan kaldırılıyor ve imzalanan Mudanya Mütarekesi de bu zaferi taçlandırıyordu. Türk Milleti için bir son ve yeni bir başlangıç olan Mondros ve Mudanya Mütarekeleri, bugüne kadar bazı eserlerde tam metin olarak bilim alemine sunulmuştu. Elinizdeki bu kitap, bu iki mütarekeye ait İngilizlerin bizzat tuttukları zabıtların ve belgelerin incelenmesiyle oluşturulmuştur ve İngiliz tutanaklarının ilk kez tam metin olarak yayınlanması açısından büyük önem arz etmektedir.
₺520,00
KİTAP TANITIMI
Türk Eğitim Sistemi ve Okul Yönetimi
Sistem ve Sistem Kavramları
Örgüt Boyutları
Eğitim Sisteminin Amaç Boyutu
Eğitim Sisteminin Yapı Boyutu
Türk Eğitim Sisteminin Temel Yapısı: Okul Örgütü ve Yönetimi
Türk Eğitimin Sisteminin Süreç Boyutu
Yönetim Kuramları ve Eğitim Yönetimi
Yönetim Süreçleri
Okul Yönetiminde İnsan İlişkileri
Eğitimde Sorunlar ve Çözüm Önerileri
KİTAP TANITIMI
International Communication Studies
The world has established a new “visible” world under the domination of “0” and “1” wireless, Wi-Fi, fiberobtics which are “invisible”. While media tools have been transformed into digital data accessible by computers, both the media and the identity of the computers have changed.
In a world redefined by technology, the media is no longer a part of our lives, but now it is itself. People has turned into prosumers being both active and passive. In this process, communication takes the center stage for the first time. Therefore, it has become very important to redefine many points in the field of communication and to work on these areas. With the developing technology, it has become strategic to be able to read the growing and diversifying communication fields correctly for the positive development of humanity.
The book on International Communication Studies has also brought together studies in many areas of communication. In our book, there are scientific articles about mass media which are important in today’s society such as cinema, television, digital games and new media. Within the framework of these articles, various media products, series, television programs, documentaries, web sites were discussed and their relations with globalization and reality perception were evaluated.
The International Communication Studies book, in which scientists from different countries joined, aims to contribute to the literature by focusing on new developments in the field of communication.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Anaakım Sinemada Siyahi Özne
Kitap, doğal hukukla meşrulaştırılan ilkçağın kurumsal köleciliği ile ten rengi üzerinden gerekçelendirilen asri zaman ırkçılığı arasındaki zihinsel geçişi üretim ilişkileri tarafından çerçevelenen ekonomi-politik eğilimleri göz ardı etmeden tartışmaktadır. Bu maksatla yirminci yüzyıl geneline yayılan kronoloji üzerinden ilerleyerek bir yandan ele alınan sinema filmlerinin detaylı analizlerini yaparken; diğer yandan geçmişi ilkçağa uzanan köleleştirme pratikleriyle modern çağın ten rengi üzerinden gerekçelendirilen ırkçı eğilimleri arasındaki zihinsel sürekliliğe dikkat çekmektedir. Diğer yandan ırkçılığa temas eden tüm sinema filmlerini hâkim ideoloji tarafından çerçevelenmiş birer kültür endüstrisi ürünü olarak mahkûm etmek elbette doğru bir yaklaşım değildir. Zira bu filmlerin birçoğu toplumsal gerçekliği sanatsal bakış açısıyla harmanlayarak, sunabilme becerisi gösterebilmiş sinema tarihinin kilometre taşlarıdır. Dahası bu yaklaşım, yirminci yüzyılın tümüne yayılan hatta bir sonraki yüzyıla taşan ısrarlarıyla ırkçı şiddet ve siyahi ayrımcılığına karşı tavır geliştirebilmiş sıradan insanlarla onları örgütlü mücadele konusunda yüreklendiren siyahi önderlerin kazanımlarını göz ardı etmek olurdu. Netice olarak onlar mücadele etmeseydi, bu kitapta incelenen filmlerin birçoğu olmazdı.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Edebiyatımızda Ka‘be-Hicaz-Hac Konulu Türler ve Hacı Ahmed Baba’nın Da‘vet-nâmesi
İki bölümden oluşan bu kitap çalışmasının ilk bölümünde “Ka‘be-Hicaz-Hac” konulu türlerle ilgili yapılmış çalışmalar hakkında bilgi verilmeye çalışılmış ve bunlar belli başlıklar altında sıralanmıştır. Kitabın ikinci bölümü ise kütüphane kayıtlarında Ahmed veya Hacı Ahmed ismiyle yer alan ama halk arasında Hacı Ahmed Baba olarak tanınan bir şaire ve onun Mekke Medîne Tâ’if Medhiyye-i Da‘vet-nâmesi isimli eserine ayrılmıştır. Bu kısımda öncelikle gençliğinde eski İstanbul külhanbeyleri arasında Sarıgüzelli Deli Ahmed şöhretiyle nam salmış biri olan ve ilginç özellikleri bulunan bu şairin hayatı üzerinde durulmuş olup önceki çalışmalarda fark edilmeyen bazı yeni bilgilere de yer verilmiştir. Ardından şairin Mekke matbaasında bastırdığı söylenilen ama ulaşılamadığı için biyografik kaynaklarda -son bendi zannedilerek- sadece bir bendi örnek olarak verilen -56 bend hacmindeki- manzumesinin tanıtımı ve incelemesine geçilmiştir. Burada yaptığımız incelemelerde -şu an için- eserin farklı tarihlerde yapılmış iki ayrı baskısı tespit edilmiş ve kaynaklarda Mekke matbaasında basıldığı söylenilen eserin aslında daha öncesinde İstanbul’da yapılmış bir baskısının olduğu ortaya konulmuştur. Eserin şekil özelliklerine dair incelemelerin sonrasında manzumenin -mevcut iki baskısı karşılaştırılarak yapılan- transkripsiyonlu yazı çevirisi verilmiştir. Ayrıca metnin birinci baskısına ait görüntüler, tıpkıbasım olarak çalışmanın sonuna eklenmiştir.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Okul Müdürleri İçin Ders Denetimi Rehberi
Denetim örgütsel işleyişin en önemli bileşenlerinden biridir. Özellikle gelişime dönük denetim ve değerlendirmeler örgütler için bir genel sağlık kontrolü işlevi görür. Eğitim örgütleri de bu durumun istisnası değildir. Eğitim örgütlerinin en temel görevlerinden biri öğretimsel süreçlerin kalitesinin arttırılmasıdır. Bu noktada ders denetimleri gelişime dönük alanların tespiti, önleyici ve düzenleyici tedbirlerin alınması gibi hususlarda işlevsel bir araç niteliği taşır. Türkiyede ders denetimleri okul müdürleri eliyle gerçekleştirilmektedir. Ders denetimi süreçlerinde çok farklı araçlardan yararlanılabilmesine karşın gözlem en temel hatta tek denetim aracı işlevi görmektedir. Gözlem ise oldukça sistematik ve bilimsel bir süreci ifade etmektedir. Okul müdürlerinin genelinde gözlem özelinde ise ders gözlemlerine ilişkin yeterlilikleri ve becerileri ise tartışmaya açıktır. Bu çalışmanın amacı ders denetimlerinde gözlem sürecine dönük okul müdürlerine rehberlik etmektir. Çalışma ders denetimlerine dönük kuram ve uygulama dengesini gözeterek hazırlanmıştır.
₺420,00
KİTAP TANITIMI
Bir Kent Coğrafyası Araştırması SİİRT KENTİ
Günümüzde kentler tüm Dünyada dikkatle izlenen ve çok karmaşık ilişki ağlarına sahip kozmopolit mekânlar haline dönüşmüştür. Kentler, bünyelerinde barındırdıkları yoğun nüfusları, merkezi konumları ve ürettikleri çok çeşitli mal ve hizmetleri sayesinde büyük nüfus kitlelerini etkilemektedir. Hızlı büyüme sürecinde önemli sorunlarla karşı karşıya kalan kentlerin bu sorunlarını çözmek giderek güçleşmekte ve büyük mali kaynaklara ihtiyaç duyulmaktadır. Kentleşme konusunda karşılaşılan sorunların çözümü her şeyden önce o sorunun tanınması ve analiziyle mümkün olabilir. Ülkemiz 1950’li yıllarda hızlı bir şehirleşme sürecine girerken, bu süreçte ülkemizde sanayileşmeye bağlı planlı bir kentleşmeden ziyade yoğun göç hareketi sonucunda ortaya çıkan hızlı nüfus artışı ve plansız alansal büyüme şeklinde bir kentleşme süreci gerçekleşmiştir. Bu durum Siirt de dâhil olmak üzere çoğu kentimizde başta altyapı olmak üzere çevre ve arazi kullanım sorunlarının ortaya çıkmasına yol açmıştır. Siirt kenti de bu süreci en hızlı ve problemli yaşayan kentlerden biri olmuştur. Söz konusu bu çalışma kent coğrafyası bakış açısıyla Siirt kentini değerlendirerek, kentleşme sürecinde karşılaştığı sorunları analiz edip, bu sorunların çözümüne katkı sunmayı ve kentleşme ile ilgili geleceğe yönelik projeksiyonlar ortaya koymayı amaçlamaktadır.
₺1.150,00
KİTAP TANITIMI
Parental Deprivation and Social Adaptation Problems in Children in Developmental Psychology
This doctoral thesis examines the profound effects of parental loss on childrens social, emotional, and cognitive development. Parental deprivation significantly compromises childrens sense of security, disrupting social competence and empathy levels. In-depth interviews conducted with 200 children and families in Manila, Philippines, reveal that children who lack parental support struggle to establish strong social bonds and often experience heightened levels of loneliness and social anxiety. This deprivation contributes to emotional and cognitive constriction, limiting childrens ability to express themselves effectively in social interactions. Findings highlight the critical role of supportive social networksparticularly relatives, teachers, and peersin facilitating childrens adaptation processes. The study underscores that parental loss leaves lasting psychological imprints on children, emphasizing the importance of early intervention programs to foster healthy relationship-building and mitigate the long-term social and emotional consequences of parental deprivation.
KİTAP TANITIMI
LECTURES ON RUSSIAN LITERATURE: PUSHKIN, GOGOL, TURGENEF, TOLSTOY
THE translations given in this volume, with the exception of the stormscene from Tolstoy in the First Lecture, are my own. The reader will please bear in mind that these Lectures, printed here exactly as delivered, were written with a view to addressing the ear as well as the eye, otherwise the book would have been entirely different from what it now is. When delivering the Sixth Lecture, I read extracts from Tolstoy’s “My Religion” and “What to Do,” illustrating every position of his I there commend; but for reasons it is needless to state, I omit them in the book. I can only hope that the reader will all the more readily go to the books themselves.
- P. GRAFTON, MASS., 1 July, 1889.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
İspanya Çağdaş Dört Yazar Üzerine İnceleme
Aşk denizcisiyim,
Onun açık denizlerinde yelkendeyim,
Bir limana varır mıyım, varmaz mıyım,
Ümitsizce yollardayım.
Uzaktan izlediğim
Bir yıldızın peşindeyim
(Çev. Banu Karakaş )
Bu çalışma, daha önce İspanya-Kültür, Toplum, Edebiyat İncelemeleri başlığıyla yayımlanmış olan kitabın bir devamı olarak düşünülebilir. Bu defa İspanya’daki çağdaş yazarlar arasından seçilen Anjel Lertxundi Esnal, Rosa Montero, Eduardo Mendoza Garriga ve Manuel Vázquez Montalbán’ın İspanyol edebî kültürü içerisinde edindikleri yere değinilmiştir.
1939 ile 1951 yılları arasında doğmuş olan bu yazarlar içlerinde ezelden beri var olan okuma ve yazma aşkıyla edebî dünyanın peşine düşmüşlerdir. Aynı çağın şartlarını, birbiriyle benzeşen sıkıntıları ve kaderleri aynı coğrafya üzerinde paylaşmış, benzer ödevler ve sorumluluklar yüklenmişlerdir. Kendi toplumlarını, yetişme tarzlarını, onları şekillendiren, edebî kişiliklerine yön veren çevresel faktörleri ve benliklerini eserlerine incelikle işlemişlerdir.
Dünya edebiyatındaki sayısız hazineler içerisinde yer alan İspanya’nın bu çağdaş dört yazarına ayna tutarak ışıltılarını yansıtma, onların arasından bilinmeyenleri tanıtma, bilinenlerin bilinirliklerini artırma isteği ise bu çalışmanın hazırlanmasındaki en önemli etkendir.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
A PRACTICAL ENQUIRY INTO THE PHILOSOPHY OF EDUCATION
That any rational and accountable being should ever have been found to oppose the progress of truth, is truly humiliating; yet every page of history, which records the developement of new principles, exhibits also the outbreakings of prejudice and selfishness. The deductions of Galileo, of Newton, of Harvey, and innumerable others, have been opposed and denounced, each in its turn; while their promoters have been vilified as empyrics or innovators. Nor has this been done by those only whose self love or worldly interests prompted them to exclude the truth, but by good and honourable men, whose prejudices were strong, and whose zeal was not guided by discretion. Such persons have frequently been found to shut their eyes against the plainest truths, to wrestle with their own convictions, and positively refuse even to listen to evidence. The same thing may happen with regard to education;—and this is no pleasing prospect to the lover of peace, who sets himself forward as a reformer in this noble work.—Change is inevitable. Teaching is an art; and it must, like all the other arts, depend for its improvement upon the investigations of science. Now, every one knows, that although the cultivation of chemistry, and other branches of natural science, has, of late years, given an extraordinary stimulus to the arts, yet the science of education, from which the art of teaching can alone derive its power, is one, beyond the threshold of which modern philosophy has scarcely entered. Changes, therefore, both in the theory and practice of teaching, may be anticipated;—and that these changes will be inconvenient and annoying to many, there can be no doubt. That individuals, in these circumstances, should be inclined to deprecate and oppose these innovations and improvements, is nothing more than might be expected; but that the improvements themselves should on that account be either postponed or abandoned, would be highly injurious. An enlightened system of education is peculiarly the property of the public, on which both personal, family, and national happiness in a great measure depends. These interests therefore must not be sacrificed to the wishes or the convenience of private individuals. The prosperity and happiness of mankind are at stake; and the welfare of succeeding generations will, in no small degree, be influenced by the establishment of sound principles in education at the present time. Nothing, therefore, should be allowed to mystify or cripple that science, upon which the spread and the permanence of all useful knowledge mainly rest.
₺575,00