KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Modernleşme ve Gelenek Arasında Türk Romanında Gündelik Hayatın Yeniden İnşası (1870-1901)
₺550,00 -

Repertuvardan Seçme Örneklerle Dikte Çalışmaları – 1
₺440,00 -

Erkin Azam’dan Seçme Hikâyeler
₺440,00 -

Early Modernist British Poetry and the Avant-garde: From Theory to Practice
₺260,00 -

Genel Klimatoloji: Atmosfer, Hava ve İklimin Temelleri
₺715,00 -

International Security and Terrorism
₺250,00 -

Belediyelerde Sayıştay Denetimi
₺700,00 -

Klimatoloji ve Meteoroloji
₺1.300,00 -

Algoritmik Aklın Yükselişi
₺845,00 -

Avrupa Savunma Ajansı
₺220,00 -

Biyocoğrafya Bir Paleocoğrafya ve Ekoloji Yaklaşımı
₺780,00 -

Japonca Dilbilgisi Yapılarının Anlam ve Kullanımları
₺300,00 -

The Struggle to Say “I” A Bilingual Journey of Womanhood, Resilience, and Poetry
₺280,00 -

Yapay Zekâ ve Etik
₺320,00 -

TÜRKİYE’DE DIŞ TİCARETİN GELİŞİMİ TEORİ VE UYGULAMA
₺235,00 -

Yeni Gazetecilik Türleri
₺300,00
KİTAP TANITIMI
İLETİŞİMDE DİJİTALLEŞME ve YENİ NESİL HABERCİLİK
Dijitalleşme ile ortaya çıkan yeni iletişim ortamları ve araçları, çok kısa sürede gerek bireylerin, gerekse kurum ve kuruluşların vazgeçilmezleri arasında yerlerini almışlardır. Doğası gereği, zaman ve mekân kavramlarını ortadan kaldıran, hızlı etkileşim fırsatı sunan, uzakları yakınlaştıran ve oldukça düşük maliyetli olan yeni iletişim teknolojileri yaşamın her alanında da etkili olmaktadır.
Özellikle son yıllarda habercilik alanında sektörel ve teknolojik anlamda bir dönüşüm yaşanmaktadır. Dijitalleşen dünyada haber artık sadece geleneksel medya aracılığıyla sunulmamakta, aynı zamanda dijital ortamda da üretilmekte ve servis edilmektedir. Dijitalleşmenin getirdiği avantajlardan biri olan hız haberciliğe de yansımakta, haber üretim, dağıtım, sunum biçimleri dijitalleşme ile değişmektedir. Bununla beraber dijital dünyanın sunduğu olanaklar, büyük medya kuruluşlarının egemenliklerini sona erdirmiş ve geleneksel medyada yüksek maliyetler nedeniyle seslerini duyuramayan alternatif seslerin de duyulmasını sağlamıştır. Gelişen teknolojiye bağlı olarak habercilikte yaşanan dönüşüm ile farklı habercilik türleri ortaya çıkmıştır. Ortaya çıkan bu yeni habercilik türleri ile kullanıcıya hızlı bir şekilde, güncel ve daha güvenilir haberlere ulaşma fırsatı sunulmaktadır.
Bu kitapta internet ve sosyal medyanın gelişimi ile iletişimin dijitalleşmesi ve bu dijitalleşmenin haberciliğe yansıması olarak ortaya çıkan yeni habercilik pratikleri üzerinde durulmaktadır.
KİTAP TANITIMI
Sicilya’da II. Frıedrıch İle Papalık Arasındaki Hâkimiyet Mücadelesi (1194-1268)
Grek, Latin ve bilhassa Müslüman kültürüyle harmanlanmış olan Sicilya’da yetişen II. Friedrich, zamanla döneminin Batı’daki en büyük idarecisi olmayı başardı. Diğer yandan kurumsallaşıp güçlenerek büyük bir güç haline gelen Papalık, Avrupa’da ruhani liderliğin yanında dünyevi otoriteyi de elinde bulundurma arzusu taşımaktaydı. Çağdaşlarının aksine dini önyargılardan uzak aydın bir idareci olan II. Friedrich, Papalığın kendisine dayatmak istediği siyasi otoriteye boyun eğmedi. Bu durum iki taraf arasında büyük bir çekişme ve hâkimiyet mücadelesi yaşanmasına neden oldu.
Bu çalışmada II. Friedrich’in, Sicilya Krallığı merkez olmak üzere İtalya ve Almanya (Kutsal Roma İmparatorluğu) topraklarında Papalığa karşı verdiği mücadeleyi ele aldık. Dönemin Sicilya’sının siyasi, dini, sosyokültürel tarihi yanında Papalık ve Kutsal Roma İmparatorluğu’nun tarihine de ışık tutan bu çalışmanın ilgili literatüre katkı sağlayacağını düşünüyoruz.
KİTAP TANITIMI
Önceki Öğrenmenin Tanınması
Bu kitapta yükseköğretime yeni açınımlar getirmesi beklenen bu paradigmadan yararlanılmasına yönelik ulusal bir politika önerisi belirlenmesi amaçlanmıştır. Kitapta önceki öğrenmenin tanınması (ÖÖT) ile ilgili kavram, terim, model ve kuramlar alanyazın taraması yoluyla açıklandıktan sonra dünyada ve Türkiye’deki mevzuat ve uygulamalar incelenmiştir. Bununla birlikte, öğrenenlerin ÖÖT üzerine olan farkındalıkları örnek iki gruba yönelik olarak araştırılmış ve bulgular anket ve görüşme tekniği ile toplanan verilerin analizi ile elde edilmiştir. ÖÖT ile ilgili Türk yükseköğretiminde politika ve uygulama bağlamında yapılması gerekenler hakkında ise uzman görüşlerine başvurulmuştur. Konu ile ilgili uzman görüşleri, görüşme tekniği ile toplanan verilerin analizi ile belirlenmiştir. Sonuç olarak tespit edilen bulgulardan hareket edilerek ulusal bir ÖÖT politikası geliştirme bağlamında önerilerde bulunulmuştur.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Erzurumlu Hattat Mustafa Necâtüddîn Efendi Hayatı Sanatı ve Manzum Eserleri
Bu çalışmada 20. yüzyılda yaşamış olmasına rağmen klasik şiir geleneğinin etkisiyle şiirler kaleme alan Erzurumlu Hattat Mustafâ Necâtüddîn Efendi’nin hayatı, edebi şahsiyeti ile hece ve aruz vezinlerin kullanarak kaleme almış olduğu dört manzum eseri üzerinde durulmaya çalışılmıştır.
Hemen tüm şiirlerini İslam akidelerinin okuyucuya sunmak adına kaleme alan Mustafâ Necâtüddîn Efendi, başta mevlid olmak üzere tevhid, na’t ve münâcât türünden şiirler kaleme almıştır. Şiirlerinde nasihat tarzını esas tutan müellif, kaleme aldığı çoğu manzumede bu tarzı sürdürmüştür. Kalbimin Duyguları, Bir Fakirin Münâcâtları Hac Manzumeleri ve Hacıların Rehberi adlı dört manzum esere sahip olan Mustafâ Necâtüddîn Efendi’nin Kalbimin Duyguları ve Bir Fakirin Münâcâtları adlı eserleri kendi hattıyla el yazması; Hac Manzumeleri ve Hacıların Rehberi adlı eserleri ise eski harflerle matbu haldedir. Söz konusu bu eserlerin tümü ilk defa bu çalışmayla Latin alfabesine çevrilmiş ve bilim aleminin istifadesine sunulmuştur.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Türk Dış Politikasında Güncel Paradigmalar
Türk dış politikasında son dönemde özellikle Orta Doğu ve Afrika ülkeleriyle ikili ilişkilerin geliştirilmesine büyük bir önem verilmiştir. Bundan dolayı Ankara’nın özellikle İran, Irak, Suriye ve Körfez ülkeleri gibi yakın komşularıyla ilişkileri önemli bir ivme kazanmıştır. Bu durumun ortaya çıkmasında öncelikle komşularla sıfır sorun politikası önemli bir rol oynamıştır. Bu şartlar altında Türkiye’nin İran, Irak, Suriye ve Körfez ülkeleri ile ikili ilişkileri diplomatik, ekonomik, askeri ve kültürel alanlarda büyük bir gelişme göstermiştir. Bu derlemenin konusu son dönemde Türkiye’nin Orta Asya ve Ortadoğu’da izlemiş olduğu dış politikanın ikili ilişkilerin gelişimine etkisini ortaya koymaktır.
KİTAP TANITIMI
SÜLEYMAN HÜSNÜ PAŞA MEBÂNİ’L-İNŞÂ (CİLD-İ SÂNİ)
19. yüzyıl Osmanlı Devleti’nin için pek çok açıdan zorluklarla karşılaştığı, özellikle de askerî alanlarda yaşanan olumsuzlukların dikkat çektiği bir dönemdir. Süleyman Hüsnü Paşa bu zorlu dönemin hem tanığı hem de müdahil olması ile birlikte tarih, anı ve gramer gibi çeşitli konularda eser vermiştir. Kendisi çok çeşitli yönleri olan bir siyasetçi, asker hem de yazardır.
Bu kitaba konu olan eseri ise gramer alanında ilk sayılabilecek bir eser olan Mebâni’l İnşâ adlı eseridir. Eser 1871-1872 yılları arasında kaleme alınmıştır. Eserde Arap ve Fars edebiyatlarındaki belagat teorileri ile bilgilerin yanı sıra Fransız retorik kitaplarından da bilgiler alınması bu çalışmayı farklı bir boyuta taşımaktadır. Süleyman Hüsnü Paşa’nın kitabını yazarken Emile Lefranc’ın Literatür’ünden istifade etmesiyle, edebiyatımızın yönünü Batıya çevrilmesinde bir mihenk taşı olduğunu söylemek mümkündür.
Paşa’nın iki cilt halinde hazırladığı eserinin, ikinci cildinin ilk elli sayfasının Latin harflerine aktarımı yapılmış ve bu elli sayfanın matbu basımının örneği kitabın sonuna eklenerek araştırmacı ve okuyucuların beğenisine sunulmuştur.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Din Eğitiminde Birey ve Ahlak
Din eğitimi, toplumların kültürel, etik ve manevi temellerinin inşasında önemli bir role sahiptir. Günümüz dünyasında din eğitimi disiplini sürekli olarak gelişmekte ve değişmektedir. Bu değişim, bireylerin inanç, değer ve davranışlarını etkileyen dinamik bir alanda kendini göstermektedir.
Kitap, din eğitimi alanının çeşitli yönlerini teorik ve uygulama odaklı olarak ele almaktadır. Bu çok yönlü yaklaşım, din eğitimi ile ilgilenen araştırmacılara, eğitimcilere ve öğrencilere farklı perspektifler sunmaktadır.
Amacımız, kitabın okuyucularına din eğitiminin bireysel gelişim ve toplumsal değişim üzerindeki derin etkilerini daha geniş bir perspektiften anlama fırsatı sunmaktadır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Osmanlı ve Cumhuriyet Dönemi Salnamelerinde Zonguldak
Zonguldak, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan süreçte yalnızca bir maden bölgesi değil, aynı zamanda Türkiye’nin sanayileşme hikâyesinin başladığı yerlerden biridir. Taşkömürü havzası sayesinde ülke ekonomisinin belkemiğini oluşturan bu şehir, hem imparatorluk döneminde hem de genç Cumhuriyet’in ilk yıllarında stratejik bir öneme sahip olmuştur.
Osmanlı ve Cumhuriyet dönemi salnameleri şehirlerin idarî, sosyal ve ekonomik tarihiyle ilgili son derece değerli bilgiler ihtiva etmektedir. Bu nedenle, çalışmada Kastamonu ve Bolu salnameleriyle birlikte Maarif, İlmiye, Ticaret ve Türkiye Cumhuriyeti Devlet Salnamelerinin Zonguldak’a dair kısımları bir araya getirilmiş ve günümüz Türkçesine çevrilmiştir.
Elde edilen veriler, kömürle özdeşleşen Zonguldak’ın yalnızca bir sanayi merkezi değil; eğitim, kültür, idare ve toplumsal yaşam yönleriyle de zengin bir geçmişe sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Ayrıca bu bilgiler Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan süreçte nüfus yapısı, eğitim kurumları, ticari faaliyetler, madencilik ve yerel yönetim gibi pek çok alanda Zonguldak’ın geçirdiği dönüşümü gözler önüne sermektedir.
₺750,00
KİTAP TANITIMI
Yenilenebilir Enerji ve Enerji Verimliliği
Enerji yönetimi ve yenilenebilir kaynakların verimli kullanımı, hem çevresel sürdürülebilirlik hem de ekonomik kalkınma için kritik bir rol oynamaktadır. Bu kitap, enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji alanında yenilikçi yaklaşımlar sunarak, teori ve uygulamayı bir araya getiriyor. Makine öğrenmesi, lojistik süreçlerde enerji yönetimi, yenilenebilir enerjinin dönüştürücü etkisi ve pratik saha çalışmalarıyla güneş enerjisi çözümleri gibi konular, alanında uzman yazarlar tarafından derinlemesine incelenmiştir.
Enerji sektörü profesyonellerinden akademisyenlere, öğrencilerden çevreye duyarlı girişimcilere kadar geniş bir kitleye hitap eden bu kaynak, enerji geleceğinin şekillendirilmesinde rehberiniz olacak.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
OSMANİYEDE TARIMSAL ÜRETİM
Tarımsal üretim, insanoğlunun yaşamı için vazgeçilmez olup insanlık tarihi boyunca sürekli olarak gelişme göstermiştir. Toplayıcılık ve avcılık ile başlayan tarım, zamanla toprağın işlenmesi ve bitkilerin yetiştirilmesinin yanı sıra hayvanların ehlileştirilmesi ile gelişme göstermiştir. Yirminci yüzyılda ise teknolojik gelişmelerin, tarımsal üretim ile bütünleşmesi biyoteknoloji kavramını doğurmuş ve tarımsal üretim farklı bir boyut kazanmıştır.
Dünya nüfusu hızla artarken tarım topraklarının azalması gelecek için bir tehdit oluşturmaktadır. Özellikle yanlış arazi kullanımları ile verimli tarım topraklarının imara açılması bu tehlikenin boyutunu daha da artırmaktadır. Dört mevsimin yaşandığı ülkemizde, çok çeşitli tarım bitkilerinden yüksek verimlilikte ürün alınması ülkemiz için önemli bir avantajdır. Gelecekte tarımın stratejik bir önem arz edecek olmasından dolayı, ülkemizde tarım topraklarının korunması ve yerli tohum üretimi tedbirlerinin alınarak planlamalar yapılması gerekliliğini doğurmaktadır.
Osmaniyede doğal ortam koşullarının uygunluğundan dolayı yılda iki kez ürün alınmaktadır. Sahada tarla bitkilerinin yanı sıra meyve ve sebze çeşitliliği de fazladır. Tarla ürünlerinden buğday, arpa ve pamuk üretiminde büyük düşüşler gerçekleşir iken endüstriyel tarım ürünleri olan ve gıda sektöründe geniş bir kullanım alanı olan susam, yerfıstığı ve mısır üretiminde artış dikkat çekicidir. Sebze yetiştiriciliğinde ise üretim merkezleri arasında büyük farklılıklar bulunmaktadır. Sebze türleri içinde özellikle kırmızı turp üretiminin önemli olduğu Osmaniye de (Kadirli) üretim artış eğilimde iken Adana karpuzu olarak isim yapmış sebzenin üretimindeki azalma dikkat çekici boyuttadır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Churchill – İnönü Savaşı: Adana Görüşmeleri (30-31 Ocak 1943)
Birinci Dünya Savaşı’nda alınan mağlubiyet ve ardından başlayan işgaller, Anadolu’da ağır bir yıkıma neden olduğu gibi Osmanlı Devleti’nin de sonunu getirdi. Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran yönetici kadro, Milli Mücadele dönemini başlatarak tüm bu zorluklar içerisinde ayakta kalma mücadelesi verdi. Yeni bir işgal yaşamamak ve var olan yıkımın izlerini silmek için uzun yıllar gayret gösteren devlet yönetimi, İkinci Dünya Savaşı’nın başlamasıyla yeni bir yol ayrımına girdi. Ülkenin ekonomik ve askeri durumu dikkate alındığında, savaşa dahil olmak olanaksızdı. Fakat savaşın bu kadar yakınında bulunurken hatta çatışmaların sınırlarına dayandığı bir dönemde savaşın uzağında kalmak da hiç kolay değildi. Hem Mihver hem de Müttefik devletlerin Türkiye’yi kendi yanlarında savaşa dahil etmek istemesi, Türkiye’yi ateşten bir çembere sürüklemekteydi. Savaşa girmek istenmezken savaşan devletlerle iyi ilişkileri sürdürme gayreti, ancak olağanüstü bir diplomasi ile yapılabilirdi. İkinci Dünya Savaşı sırasında işte bu diplomasi örneklerinden biri, tarihe Adana Görüşmeleri olarak geçmiştir. 30-31 Ocak 1943 tarihleri arasında İngiltere Başbakanı Churchill ile Türkiye Cumhurbaşkanı İnönü’nün başkanlık ettiği görüşmelerin planlanma süreci, içeriği ve sonuçları, bu eserde İngiliz ve Türk arşiv kaynakları temelinde ele alınarak siz kıymetli okuyuculara sunulmaya çalışılmıştır.
₺575,00
KİTAP TANITIMI
ORGANİZASYONLARDA İNSAN KAYNAKLARI PROBLEMLERİNİN ÇÖZÜMÜ
Organizasyonlarda insan ilişkilerinin yönetimi, insanlar arasındaki farklılıklar ve ayrımlardan dolayı bir sanat halini almıştır. Bu sanattaki yetkinlik ölçüsünde, çalışma hayatının kalitesi ortaya çıkmaktadır. İşverenler her ne kadar bireyin fiziksel ya da zihinsel niteliklerini işe alsa da “tatlı ile birlikte acıyı da almalı” ve bireyi bir bütün olarak istihdam etmelidir. Şirket Umutun kaslarını ya da Başakın beynini işe almaya ne kadar çalışsa da her ikisinin hem beynini ve hem de kasını işe almakta ve bunlarla ilintili tüm aksaklıkları da birlikte istihdam etmektedir. Bu gerçeğin kabul edilmemesi, olası problemleri de yadsıma anlamına gelmektedir. Yadsıma mikro düzeyde, çalışanların firmalarıyla ilişkilerini birimselleştirir. Bu gelişmenin sonucunda, çalışanlar tüm zamanlarını işe verirler ama tüm güçleriyle yardım etmezler. Temel yeteneklerini geliştirmeyi ve şirket eylemlerine kendilerini adamayı denemezler. Bu etki her seviyede çalışanda görülmektedir. Organizasyonlarda çalışan sesinin kısılması ya da bu sesin cevap bulacağı bir adres bulunmaması da insan kaynakları problemlerinin ilgisizlik ve tepkisizlikle beslenen sinsi bir problem olarak karşımıza çıkmasına neden olmaktadır. İnsan kaynakları problemlerinin bir başka yönü de, modern zamanlarda çalışanların fiziksel ve duygusal açıdan işyeri ile ev arasında parçalanmasından kaynaklanmaktadır. Bu çelişki aynı zamanda organizasyonlarda motivasyon, moral ve verimlilik sorunlarının çekirdeğini oluşturmaktadır. İş yerinin aynı zamanda çalışanın yaşam alanı olduğu düşüncesi, iş yerinin fiziksel koşulları ve bu koşullardan etkileneceklere özel ilgi gösterilmesini de zorunlu kılmaktadır. İnsan kaynakları problemlerinin psikolojik doğasında, bireysel korkular yatmaktadır. Korku ise en başta gelen düşünce katilidir. Gülünç olmaktan korkmak, cezadan korkmak, işini kaybetmekten korkmak yenilikleri yok etmekte ve çalışanları problemlere açık hale getirmektedir. Bu kitap, işte bu korkularla yüzleşmek zorunda olan, evi ile işi arasında parçalanmış çalışan insanın organizasyon düzeyinde temel problemlerinin çözümüne bir kapı aralamayı deneyen literatürdeki ilk ve bütüncül bir çalışmadır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Sosyal Medya ve Algoritmalar
Dünyada algoritmaları ve büyük teknoloji şirketlerini ellerinde tutan azınlıklar, kendini çoğunluk sanan sıradan kullanıcıların ekonomik, politik ve kültürel yönelimlerini doğrudan etkileyebilir mi? Cevapla ilgili kafanızda soru işaretleri varsa bu kitap size göre olabilir.
Algoritma kelimesinin kökleri her ne kadar 9. Yüzyıla kadar uzansa da sosyal medyanın hayatımızın her alanına nüfuz etmesiyle çok fazla duyulan bir kavram olmaya başladı. Bilişim, telekomünikasyon, sağlık, eğitim gibi birçok farklı alanda kendisine yer bulan yapay zeka teknolojileri, günümüzün en güçlü dinamiklerinden biri olan sosyal medyada da aktif olarak kullanılıyor. Günlük hayatımızın vazgeçilmez bir parçası haline gelen sosyal medya platformları, işlevselliklerini artırmak ve kullanıcılarına daha”iyi” bir deneyim sunmak ve tabii ki özünde karlılıklarını artırmak için yapay zeka teknolojisi ile çalışan algoritmalar kullanıyor. Bu çalışmada, sosyal medya kullanıcıları olarak farklı alanlarda ne gibi algoritmik manipülasyonlara maruz kaldığımızı, yapay zekanın hayatımızı bir çok alanda kolaylaştıracağı tezine karşı dikkat edilmesi gereken bazı noktalara vurgu yapılmaya çalışılıyor. Diğer yandan günlük hayatımızın vazgeçilmezi algoritmaların gazetecilik mesleğine ve pratiklerine nasıl bir katkı sunduğu ve ne gibi dezavantajlara yol açabileceği işleniyor. Türkiye’nin genç bilim insanı adaylarından sosyal medya ve algoritmalara farklı yaklaşımları bu kitapta bulabilirsiniz.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Türk Basınında Demokrat Parti Dönemi İktidar Muhalefet İlişkileri (1950-1960)
Türk Basınında Demokrat Parti Dönemi İktidar Muhalefet İlişkileri (1950-1960), 10 yıllık DP Dönemine ilişkin yapılmış çalışmalardan farklı olarak iktidar ve muhalefet temsilcilerinin, dönemin basınında yer alan söylemlerini ele alarak, demokratların iktidarında meydana gelen iç ve dış gelişmeleri inceleme fırsatı vermektedir.
Basın organlarının kendi pencerelerinden gelişmelere olan bakışı ele alınırken metinde yer verilen tarafların ifadeleri, iki taraflı bir tarihsel incelemeye olanak sağlamaktadır.
Metin, başta siyasiler olmak üzere; kişileri gözlemleme, anlayabilme ve mevcut şartlar bağlamında kavrayabilme olanağı sunarken ideolojilerin basında ne kadar radikal bir rol oynadığını göstermektedir.
Kitap, geçmişten bugüne bugünden geçmişe açtığı objektif pencereyle alanında önemli bir boşluğu doldurmayı hedeflemektedir.
₺800,00
KİTAP TANITIMI
Farklı Yönleriyle Çocuk ve Gençlik Edebiyatı
“Ömer Seyfettin yoğun olarak 1908-1920 yılları arasında öyküler yazmış bir Türk yazarıdır. Bu dönemde “Milliyetçilik” akımının etkisiyle Türkçede de bir millileşme, yalınlaşma söz konusudur. Ömer Seyfettin bu dönemde bu anlayışın yansıması olarak döneminin yazın diline göre oldukça yalın ve konuşma dilini ölçü alarak öyküler yazmıştır. Dolayısıyla, o dönemin çocukları, anlayabilecekleri yalınlıkta olduğu için, Ömer Seyfettin’in yazdığı öyküleri severek okumuşlardır. Buna bir de öykülerinde çocukluk anılarını aktardığı eklenince, Ömer Seyfettin “Çocuklar için yazan bir yazar” olarak zihinlere yerleştirilmiştir. Bu nedenle, günümüzde bile öğretmenler tarafından, okumaları için öğrencilere en fazla önerilen yazarlar arasındadır.
Oysa Ömer Seyfettin’in her öyküsü, çocukların okuyabileceği, onların yaş ve zihinsel gelişimleriyle uyumlu öyküler değildir. Örneğin, Bomba ve Beyaz Lale bu türden öykülerinden yalnızca ikisidir. Ömer Seyfettin, hiç kimsenin itiraz edemeyeceği denli iyi bir öykücü olmasına rağmen, sözü edilen öykülerindeki bu özelliklerin yayınevleri ve öğretmenlerce dikkate alınması gerekir. Bu çalışmada bu konu örneklendirilmeye çalışılmıştır.” ( S.21)
KİTAP TANITIMI
Türk Edebiyatında Mensur Mi’râc-Nâmeler ve Musa B. Ahmed Antakî’nin Mensur Mi’râc-Nâmesi
Mi’râc-nâmeler, Hz. Muhammed’in en büyük mucizelerinden biri olan Mi’râc hadisesini anlatan manzum ve mensur eserlere verilen genel addır. İlk olarak kendini Arap edebiyatında gösteren bu tür Araplar arasında mensur bir edebî tür hâlinde yayılmıştır. Daha sonra İran edebiyatında ve Türk edebiyatında manzum halleri görülmeye başlanmıştır. Türk edebiyatında birçok mensur mi’râc-nâme de yazılmış olmasına rağmen türler üzerinde yapılan incelemeler genellikle manzum metinler üzerinde yapılmış bu durumda mensur eserlerin ihmal edilmesine neden olmuştur.
Bu kitap, giriş ve iki bölüm hâlinde düzenlenmiştir. Giriş bölümünde mi’râc ve mi’râc-nâme tanımları irdelenmiş ve Kur’an’da mi’râcın nasıl ele alındığı incelenmiştir. Birinci bölümde Arap, İran ve Türk edebiyatında mi’râc-nâmelerin tarihî seyri ele alınmıştır. Ayrıca bu bölümde yine Metin Akar tarafından incelenmiş olan manzum mi’râc-nâmeler ve diğer ele alınmış mi’râc-nâmeler ile bizim kütüphaneleri tarayarak ulaştığımız mensur mi’râc-nâmelerin tanıtımı yapılmıştır. İkinci bölümde Ankara Milli Kütüphane’de bulduğumuz Musa b. Ahmed el-Antakî’nin Mi’râc-nâme adlı eserinde bulunan motifleri manzum mi’râc-nâmeler ile karşılaştırılarak, şekil ve muhtevası ise klasik ve modern inceleme metotları ile incelenerek aktarılmıştır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
YOL ANALİZİ YAKLAŞIMI İLE PARA KRİZİ MODELLENMESİ
Küreselleşme ile birlikte, bir ülkede meydana gelen para krizi, ülkenin ekonomik ilişki içinde olduğu diğer ülkelere ilişkinin gücü ölçüsünde hızla yayılabilmektedir. Bu nedenle ülkeler kendi finansal yapıları ve özellikle para krizine ilişkin gösterge değişkenleri hakkında sürekli bir durum değerlendirmesi yapmaktadır.
Literatürde, para krizlerine ilişkin geliştirilen birinci, ikinci ve üçüncü nesil teorik modellerden yola çıkılarak, kriz göstergesi olarak kullanılan baskı endeksleri geliştirilmiş ve öncü gösterge özelliği taşıyan değişkenler belirlenmeye çalışılmıştır. Öncü göstergeler kullanılarak, para krizi erken uyarı sistemleri geliştirilmiştir. Para krizi erken uyarı sistemlerinde, yaygın olarak kullanılan Sinyal ve İkili tercih modeli yaklaşımlarının bazı noktalarda yetersiz kaldığı belirtilmektedir. Bu noktalar, anlamlı bulunan göstergelerin kendi aralarında etki derecesinin belirlenememesi, büyük örneklem büyüklüğü ihtiyaç duyması vb. olarak sıralanabilir.
Bu kitap kapsamında, Yol analizi yaklaşımının, Sinyal yaklaşımı ile İkili Tercih Modellerinin eksikliklerini barındırmaması nedeniyle krize ilişkin dinamiklerin daha iyi incelenmesini sağladığı iddia edilmektedir. Krize ilişkin veri kümesi tarafından yansıtılan etki sistemi ile değişkenlerin ve değişkenlerin gecikmeli değerlerinin önem derecesi belirlenebilmektedir. Ayrıca krize ilişkin etki zinciri ve süreç daha iyi anlaşılabilmektedir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Başkaldırı ve Uyum
Türk Muhafazakârlığı ve Nurettin Topçu başlıklı araştırma evreninde, oldukça karmaşık ve sorunlu bir görünüm arz eden ?Türk muhafazakârlığı? olgusu masaya yatırılmaktadır. Türk muhafazakârlığının, gelişmiş Batı ülkelerinde hayli baskın bir siyasal birikime sahip muhafazakâr akımlarla paylaştığı temel değerlerle, onu Batı muhafazakârlığından ayrıştıran öğeler tartışmada önemli yer tutmaktadır. Aslında muhafazakârlığın, ?bir sabun köpüğüne? benzeyen seçmeci (eklektik) ve kaygan yapısı, araştırmacıyı daha baştan kimi ikilikler/zıtlıklarla (dikotomiler) karşı karşıya bırakmaktadır. Bu yüzden tezin ilerleyen kısımlarında da belirtileceği gibi muhafazakârlığın ne olduğunu anlayabilmek, aslında onun ne olmadığının anlaşılmasında yatmaktadır. Zira gerek Batı gerekse Doğu (Türkiye ve modernleşme sürecine girmiş çeşitli İslam ülkeleri kastedilmektedir) muhafazakârlığında şeytan ?ayrıntıda? daha doğrusu, zıtlıklarda gizlidir.
Tezin başlığının, Türk Muhafazakârlığı ve Nurettin Topçu olarak belirlenmesi ister istemez araştırma evreninin ikili bir yapıya bürünmesine, yani evrenin, ?muhafazakârlık/Türk muhafazakârlığı ve Türk muhafazakârlığı/Nurettin Topçu? şeklinde ikiye bölünmesine yol açtı. Dolayısıyla çalışmanın ilk bölümünde muhafazakârlığın kuramcıları aracılığıyla nasıl seslendirildiği, muhafazakârlığa eleştirel bakan düşünür ve akımların muhafazakârlığa yönelttikleri itirazlar gibi konular önemli bir yer tuttu. Batı ve Doğu muhafazakârlıklarının, temel izlekleri karşılıklı metinler bağlamında tartışıldı. Burada gözetilen temel hedef Batı/Doğu muhafazakârlıklarının paylaştıkları/ayrıştıkları değerler kümesinin ortaya çıkarılıp karşılaştırılabilmesiydi.
KİTAP TANITIMI
Sosyal Beceri Eğitiminin Gençlerin Sosyal Beceri Seviyelerine Etkisi
Uyum güçlüğü her bireyin yaşamının bir bölümünde karşılaştığı sorunlardan birisidir. Genellikle çocukluk ve ergenlik döneminde okul ve sosyal çevrede yaşanılan uyum sorunları ileriki yıllarda birçok olumsuzluğa neden olabilmektedir. Bu çalışmada da bireyin sosyalleşmesinde önemli bir yeri olan ve gençlik çağındaki kişilerin karşılaştıkları en büyük sorunlardan birisi olan askerlik ortamına uyum sorunları detaylı olarak ele alınmıştır.
Bu çerçevede sosyal öğrenme ve akılcı-duygusal davranışçı yaklaşım esas alınarak bir sosyal beceri eğitim programı geliştirilmiş ve 8 haftalık deneysel bir çalışma yapılmıştır. Sosyal beceri programı; askerlik ortamına uyum, iletişim kurma, başkalarını anlama, güven ortamı oluşturma, akılcı olmayan inanışlardan kurtulma, girişkenlik ve sorumluluk alma gibi eğitimlerden oluşmaktadır. Bu eğitimler sonunda katılımcıların uyum sorunlarında belirgin bir azalma olurken sosyal beceri seviyelerinde de yükselme gerçekleşmiştir. Bu sonuçlarına göre de gelecek çalışmalara yönelik olarak çeşitli öneriler geliştirilmiştir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye’nin Beyin Göçü Politikaları
Beyin göçü sorunu, 1945 yılında İngiltere tarafından fark edilmiş, küreselleşmenin de etkisiyle 1960’lardan sonra hızla artınca ABD, İngiltere ve Almanya gibi ülkeler, itme ve çekme perspektifinden önemli beyin göçü politikaları üretmiştir. Türkiye ise 1933-1945 yıllarında Atatürk’ün vizyonuyla beyin göçü çekmek için Üniversite Reformları geliştirmiştir. İlerleyen süreçlerde beyin göçünün mağduru olmamak açısından 1960 yılından başlayarak Beş Yıllık Kalkınma Planlamaları kapsamında çekim merkezleri olarak kurduğu Organize Sanayi Bölgeleri (OSB), Teknoparklar vb. cazibe merkezleri paralelinde, TÜBİTAK Tersine Beyin Göçü ve Yabancı Beyin Göçü çekmek için Turkuaz Kart gibi birtakım politikalar geliştirdiyse de etkili bir atak oluşturamamış, beyin göçü sorununu politik gündemine bir problem olarak almakta geç kalmıştır. Ayrıca, Türkiye’nin beyin göçü politikalarını tarihsel olarak ortaya koyan bütünleşik, düzenli bir çalışma olmadığı gibi, elde edilen veriler, daha çok beyin sermayesinin kaybının incelenmesi gibi çalışmalar olarak öne çıkmaktadır.
Uluslararası literatür açısından bakıldığında ise bilgi ve dijital teknolojiyi kullanarak iyi bir iletişimle çok fonksiyonlu bir beyin göçü mantığı ve politikaların geliştirilmesi ve bu kavrama yeni bir boyut, beyin göçü yaklaşımlarına yeni bir analitik çözümlemeyle, yeni politikalar üretilmesi, ülkelerin beyin göçü politikaların da tarihsel derinliğinden kronolojik olarak süzülüp analiz edilmesi elzem gözükmektedir.
Bu Kitapta; öncelikle uluslararası beyin göçü politikaları ve Türkiye’den en çok beyin göçünü çeken ABD ve Almanya gibi ülkelerin beyin göçü politikaları incelenmekte, ABD Green Kart, Almanya (AB) Mavi Kart ve Türkiye’nin geliştirdiği Turkuaz Kart benzer özellikleri karşılaştırılmakta, beyin göçü politikası kavramsallaştırılmaktadır. Çalışmanın odağını oluşturan; “Türkiye’nin itme ve çekme perspektifinden geliştirdiği beyin göçü politikaları” ise Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinden başlayarak, Türkiye’nin Erken Cumhuriyet dönemi (1923-1950) Türkiye’nin en etkili beyin göçü çekme politikalarından olan Üniversite Reformları, Beş Yıllık Kalkınma Planları (1960- 2022) kapsamında, son dönem TÜBİTAK 2232 ve Turkuaz Kart beyin göçü politikaları da dahil olmak üzere, tarihsel bir belge olması umuduyla dönemsel derinliğinden kronolojik olarak ortaya konulmakta ve bu politikaların Türkiye’nin beyin göçü üzerindeki etkileri güçlü, zayıf, fırsatlar ve tehditler çerçevesinden SWOT analizi ile değerlendirilmektedir.
₺390,00
KİTAP TANITIMI
Yönetmen Sineması Cilt-I: Klasik Türk Sinemasında Öykü Söylem ve Tematik Yapı
Bir heykeltıraş tek başına heykelini tamamlayabilir. Bu resim sanatı için de, müzik için de, edebiyat için de böyledir; ancak sinemadır ki içinde barındırdığı tüm disiplinlerin vücut bulacağı bir ekip çalışmasına gereksinim duyar. Bazı filmlerde neden müzik ön plandadır ve yönetmen için vazgeçilmezdir. Bazı filmlerde müzik neden hiç yoktur. Bazı filmlerde plan sekans yoğun bir şekilde kullanılırken, neden bazı filmlerde kısa planlar ve hızlı bir kurgu tercih eder yönetmenler. Bazı filmler pastoral bir ambiyans içerirken, neden bazı filmler hep iç mekanlarda geçer. Bu soruların yanıtları yönetmen sinemasında aranmalıdır. Astruc’un camera-stylo kavramını kullanmasıyla başlayıp, auteur kuramın şekillenmesiyle gelişen süreç, Türk sinemasında da karşılık bulmuştur. Türk Sineması’nın paltosu Ömer Lütfü Akad, toplumsal gerçekçi sinemanın öncülerinden Metin Erksan ve Yılmaz Güney, ulusal sinema tartışmalarına öncülük eden Halit Refiğ, farklı türlerde eserler veren Atıf Yılmaz, yönetmen sineması kapsamında bölümler halinde ele alınmıştır.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
Büyük Veri Çağında Reklamcılık ve Yaratıcı Emek
Büyük veri çağında reklamcılık nasıl değişiyor? Yaratıcı fikirlerin merkezde olduğu bir alan olarak bilinen reklamcılık, veri analitiği, algoritmalar ve performans metriklerinin yükselişiyle birlikte yeni bir dönüşümden geçiyor. Reklam üretimi artık yalnızca yaratıcılığa değil; veriyle çalışan, ölçülen ve sürekli optimize edilen pratiklere giderek daha fazla dayanıyor. Büyük Veri Çağında Reklamcılık ve Yaratıcı Emek, bu dönüşümün reklam profesyonellerinin çalışma deneyimlerini, yaratıcılık anlayışını ve emek süreçlerini nasıl etkilediğini inceliyor. Gayri maddi emek kavramsallaştırmasından hareket eden kitap, yaratıcı reklam emeğini veri analitiği ve kullanıcı etkinliğiyle kurduğu ilişkiler içinde ele alıyor. İstanbul’da faaliyet gösteren global bir reklam ajansında gerçekleştirilen nitel vaka çalışmasına dayanan bu araştırma, veri odaklı reklamcılığın yaratıcı emek üzerindeki etkilerini eleştirel bir perspektifle tartışıyor.
₺350,00
KİTAP TANITIMI
EĞİTİM ve OKUL YAZILARI
Türkiye’de eğitim sisteminin sürekli değişmesi ve farklı ekonomik ya da siyasi gündemlerle birleşmesi, bu alanı araştırmacılar için verimli hale getirmektedir. Yeni nesillerin yüksek harcamalar gerektiren eğitim masrafları, dikkatli bütçeleme ve verimli programlar geliştirme gibi arayışları tetiklemiştir. Okullar için sağlık, güvenlik ve ek faaliyetler ayrı bir odak noktasıdır ve rehberlik ya da sosyal hizmet gibi servislerle desteklenmelidir.
Bu çalışmada eğitime geniş bir çerçevede yaklaşılmış, öğretmenlik ve tükenmişlik, eleştirel eğitim, yetişkin eğitimi, suçla mücadele, suç ve okul, çocuk ve oyun ve azınlık okulları gibi konulara yer verilmiştir. Sistem içindeki sorunlar eğitimciler, resmi yetkililer, öğrenciler, veliler ve tüm diğer sorumluların hesaba katılmasıyla aşılabilir. Eğitim, herhangi bir sorunun atlanması halinde başarı yakalanacak bir alan değildir.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Bedri Rahmi Eyüboğlu Şiiri “Türküler Dolusu”
Bedri Rahmi Eyüboğlu, eserlerinde halk kültürüyle modern sanatı harmanlar. Resim, şiir ve düzyazılarında sanat anlayışını Anadolu folkloru üzerine kurar. Eserlerinde destanları, masalları ve türküleri yeniden üreterek özgünlüğü yakalar. Gelenekten faydalanırken kendi sesini korur ve halk kültürünü yansıtan eserler verir.
Bedri Rahmi Eyüboğlu Şiiri “Türküler Dolusu”nda şair ve akademisyen Emel Koşar’ın Bedri Rahmi Eyüboğlu hakkındaki uluslararası endekslerde taranan hakemli dergilerde yayınlanan makalelerinin yanı sıra daha önce yayınlanmamış Eyüboğlu hakkındaki yazıları da yer almaktadır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
The Novel in Transition: Space, Identity, and the Politics of Transformation
In contemporary fiction, shifting identities, contested spaces, and sociopolitical ruptures are central concerns, reflecting the broader crises of migration, ecological displacement, posthumanism, and gendered spatial politics. The Novel in Transition examines these intersections of space, identity, and power, offering critical insights into how novels engage with the changing landscapes of selfhood and spatiality. Building on theoretical approaches in geocriticism, feminist theory, and postcolonial studies, this volume explores how fiction constructs and deconstructs subjectivities within fluid geographies. It traces the evolving narratives of transformation that define contemporary literature, from nomadic resistance in dystopian landscapes to the contested terrains of diaspora and belonging. By engaging with these pressing issues, this book positions fiction as both a theoretical framework and a mode of empirical analysis, illustrating its role in shaping new imaginaries of identity and space in an era of unprecedented global change.
KİTAP TANITIMI
Recueil d’Auteurs et de Textes de la Littérature Française
In an increasingly digitized world, traditional process management techniques are becoming obsolete. Dr. Ozge Doguc’s book explores new technologies like process mining and robotic process automation for enterprise process management.
Decorated with case studies, “Process Management and Digital Solutions for Enterprises” explains how process management should be done in modern enterprises. Dr. Doguc shows us how traditional enterprise processes such supply chain operations and enterprise resource planning must evolve to catch up with technology. Case studies and real-life applications from production, HR and sales provide guidance to the readers from different backgrounds.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Konaklama İşletmelerinde Kriz Yönetimi
Türkiye’de, günümüze kadar yaşanan sorunların ve sorunlu dönemlerin, incelenmesi sonucunda ortaya çıkan tabloya göre, yakın gelecekte ve periyodik aralıklarla, geçmişte yaşananlara benzer nitelikte fakat belki de başka resim ve senaryolarla yeni olaylar, oluşumlar ve krizlerin gündeme gelebilmesi mümkün görülmektedir. Ancak ülkelere olumsuz yönde etkileri bulunan bu tür olayların yapısını, nedenlerini ve çözüm yollarını irdelemek aynı zamanda sebep-sonuç ilişkisi kurarak gerekli hazırlıkları, yerinde ve zamanında yapmak, bu tür olayların engellenmesi mümkün olmasa bile en az zararla atlatabilme şansını yaratmakta bu ise, krizlerin ülkemize olan maliyetinin yüksek olmasının engellenmesi anlamına gelmektedir. Kitapta, Turizm işletmelerinin ve turizmin temel taşı olan konaklama işletmelerinin krizlere hazırlıklı olmaları, rekabet güçlerinin artırılması, esnek ve güçlü bir yapıya kavuşturularak krizlerle baş edebilmesinin sağlanması için kriz öncesi, kriz sırası ve kriz sonrası dönemlerde uygulanması gereken stratejiler anlatılmaktadır. Bununla birlikte, soğuk savaş sonrası dönemde yaşanan dönemsel nitelikli olayların Türk ekonomisinde ne tür sorunlara yol açtığı, etkilerinin neler olduğu, Türk turizm işletmelerinin yaşanan krizlerin hangilerinden, ne düzeyde etkilendikleri ve bu tür olaylar karşısında uygulanması gereken stratejilerin neler olduğuna yer verilmekte olup, özellikle konaklama işletmelerinin yöneticilerine, çalışanlarına ve konuya ilgi duyanlara faydalı olacak bilimsel bilgiler verilmektedir.
KİTAP TANITIMI
SPATIAL ANALYSIS – I: Spatial Dimensions in Design Thinking
This book approaches space not only as a physical environment but also as a multidimensional phenomenon that is shaped by human experience and gains meaning through social relations. By bringing together the perspectives of different disciplines such as architecture, interior architecture, and urban design, it aims to present a holistic approach that analyzes the social, cultural, and emotional aspects of space. Writing about space is not only about constructing a descriptive language, but also about questioning it, making sense of it, and evaluating it from a critical perspective. This book, prepared by academics and researchers specialized in the field, allows the reader to establish intellectual connections at all scale levels and is supported by methods and examples that will contribute to academic and professional development. Providing practical solutions as well as theoretical knowledge, the book aims to foster user-centered design by encouraging interdisciplinary thinking.
₺520,00