KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Trabzon’dan Manzaralar
₺300,00 -

THE CAUSES OF THE SUCCESSES OF THE OTTOMAN TURKS
₺405,00 -

Tarihî Türk Lehçelerinde Ünsüzler
₺715,00 -

STRES, YÖNETİMİ VE FİNANSAL STRES
₺210,00 -

Sosyal Bilimler Perspektifinden Salgın Hastalıklar ve Toplumsal Dönüşüm
₺520,00 -

SİNEMASAL KADINLAR
₺275,00 -

SANAYİLEŞME OLGUSUNUN KİRLİLİK SIĞINAĞI HİPOTEZİ VE ÇEVRESEL VERGİLER AÇISINDAN YENİDEN DEĞERLENDİRİLMESİ
₺300,00 -

RİSKE MARUZ DEĞER
₺235,00 -

Postmodern Trends in Literature and Arts
₺315,00 -

Örgütlerde İletişim
-

Ortaçağ Türk Tarihi Ana Kaynakları
-

Nat Pinkerton Asma Köprü Üzerinde Mücadele
₺210,00 -

MİRJAQIP DUWLATOVUN TÜRKÇE-RUSÇA SÖZLÜĞÜ: TÜRK TİLİ
₺405,00 -

MARMARA BÖLGESİNDEKİ İLLERİN DAHA İYİ YAŞAM ENDEKSLERİNİN TÜİK 2015 VERİLERİ KULLANILARAK VERİ ZARFLAMA ANALİZİ VE GÜVENLİ BÖLGE YAKLAŞIMLARI İLE ÖLÇÜLMESİ
₺260,00 -

KÜTÜKTEN DÜŞÜLEN TÜRKMENLER
₺325,00 -

Kullanım Kılavuzu-II: İlk Çocukluk (3-6 yaş)
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Corpus-based Contrastive Analysis of Support Verb Constructions by EFL Learners
Partly considered as one category of collocations, support verb constructions (SVCs) are described as word combinations, containing a verb and a noun, where the nouns carry the whole meaning and the verbs act as a complement. Despite being very common in English, SCVs seem to be problematic for many L2 language learners. This book therefore attempts to respond to the needs of EFL learners having hard time matching the word combinations and it uses a contrastive corpus analysis methodology based on native and non-native corpora. Having been greatly inspired by Firth (1957) who contended that “you shall know a word by the company it keeps”, I have also focused the emphasis on raising awareness of the EFL learners and teachers for the importance of the role of lexical co-occurrences in understanding word meaning. Hopefully, the prospective readers will appreciate this new perspective related to the combinative nature of English language.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
DATA BASED LEADERSHIP
Leadership constitutes one of the indispensable components of organizational health. Leadership is frequently correlated with setting direction for followers, inspiring and motivating them for organizational goals and establishing an organizational ecosystem of trust, transparency, collaboration and shared values. Data could function as an important instrument for leaders to influence followers. Data can contribute to leadership processes by assisting leaders to orient followers towards a shared vision. The notion that data are the only organizational assets which cannot be depleted by spending and functions of data for organizational processes paved the way for the rise of data based leadership, which can figure out solutions to confirmed issues of organizational leadership. This study focuses on both theoretical background and components of data based leadership as well as instruments to foster it. The role of data based leadership for organizational planned change, innovation and transformation processes and organizational learning are also disclosed.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Sivas Toprakkale (İç Kale) Kazıları Sırlı Seramik ve Çini Buluntuları (2019-2021)
Orta Çağ’ın önemli ticaret merkezleri arasında bulunan ve tarihi boyunca çeşitli medeniyetlerin hâkim olduğu Sivas şehri, çeşitli kültürel zenginlikleri bünyesinde barındırmaktadır. Bu zenginlikler arasında şüphesiz Toprakkale adı ile bilinen Sivas İç Kale, en önde gelenidir. “Sivas Kale Evleri Projesi” kapsamında 2019 yılında Gök Medrese ile Toprakkale arasındaki bölgede Sivas Arkeoloji Müzesi Başkanlığında kazı çalışmalarına başlanmıştır. 2019-2021 yılları arasında yapılan çalışmalar sonucunda ele geçirilen sırlı seramik ve çini buluntuları, elinizdeki kitapta incelenmiştir. Eserde, buluntuların dönem ve tarihlerinin tespitinin yanı sıra, Sivas İç Kale’nin geçmişine dair önemli veriler yer almaktadır. Toprakkale’de, Selçuklu ve Osmanlı Dönemi yerleşiminin anlaşılmasına yönelik bilgiler içeren bu kitabın, gelecek yıllarda alanda yapılacak çalışmalara da referans olacağı ön görülmektedir.
₺1.800,00
KİTAP TANITIMI
Etik Liderlik
Örgütsel etkililik ve verimlilik açısından liderlik önemli bir bileşen konumundadır. Etik anlayış ise liderliği pekiştiren bir öğedir. Evrensel etik ilkelerin örgütlerde kurumsal bir yapıya kavuşmasında yöneticilere önemli görevler düşmektedir. Bu noktada örgüt yöneticilerince sergilenecek etik liderlik davranışları etik ilkelerin kurum çalışanlarınca içselleştirilmesine aracılık edebilir. Eğitim kurumları da bu durumun bir istisnası değildir. Eğitim kurumları yöneticilerinin etik ilkelere bağlı kalmaları örgütsel performansa doğrudan katkı sağlayan birçok bileşen için itici güçtür. Bu yönüyle etik liderlik tüm kamu kurumları ile birlikte eğitim kurumlarında da örgütlerin stratejik amaçlarını gerçekleştirmelerine zemin hazırlayabilir. Etik liderliğin genelinde kamu, özelinde ise eğitim kurumlarında örgütsel performansa yapabileceği potansiyel katkılar temel alınarak hazırlanan bu çalışma yöneticilerin yönetsel eylemlerini ve uygulamalarını etik bir süzgeçten geçirerek değerlendirmeler yapmalarına ve bu şekilde etik ilkeleri örgütsel kültürün bir parçasına dönüştürmelerine katkı sunabilir.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Kalite Bağlamında Uzaktan Eğitim
Eğitimde açıklık, esneklik, kişiye özgü öğrenme gibi kavramların yaygınlaşması, gelişen teknolojinin eğitim ortamlarında kullanılması ve yaşadığımız Covid-19 salgın süreci uzaktan eğitimin yaygınlaşmasını sağlamıştır. Özellikle salgın sürecinin getirdiği zorunlulukla birlikte tüm eğitim kademelerinde uzaktan eğitim alan öğrenen sayısında artış yaşandığı görülmektedir. Bu bağlamda uzaktan eğitim ortamlarında kalite konusunun önemli hale geldiği düşünülmektedir. Bu kitapta uzaktan eğitim kalite ekseninde değerlendirilmekte olup, uzaktan eğitimde kaliteye yönelik iyi uygulamalar, kuramsal bakış açıları, uzaktan ders öğretiminin niteliği, ölçme değerlendirme ve uzaktan eğitimde siber güvenlik gibi birçok boyut kapsamlı olarak ele alınmaktadır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
OĞUZ GRUBU TÜRK LEHÇELERİNDE CÜMLELERİN MANTIKSAL YAPISI
Zengin dil özellikleri, yazılı ve sözlü edebiyata sahip Oğuzlar, Orta Asya’dan Kafkaslara kadar geniş coğrafyaya yayılmış büyük Türk boyudur. Oğuz Grubunda yer alan Türk lehçeleri Çağdaş Türk yazı dillerinin önemli kolunu oluşturur. Bu çalışma Oğuz Grubu Türk lehçelerinin sözdizimsel bakımdan incelenmesini ele alır. Sözdiziminin önemli bir bölümünü cümle oluşturur. Cümle sözdiziminin öğrenilmesinde esas araçtır. Dilin, özellikle cümle gibi önemli unsurunu, onun mantıksal yönüne değinmeden ciddi şekilde araştırmak mümkün değildir. Dolayısıyla bu çalışmada Türkiye Türkçesi, Azerbaycan Türkçesi, Türkmen Türkçesi ve Gagavuz Türkçesindeki cümlelerin mantıksal açıdan tahliline yer verilmiştir. Özellikle söz konusu lehçelere ait basit yapılı cümlelerin çeşitli mantıksal yöntemlerle karşılaştırmalı tahlili yapılmıştır. Türk mantığının ifade ettiği fikri anlamak için değişik yöntemlere başvurulmuştur.
Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Oğuz Türkleri ve lehçeleri ve bu lehçelerin cümle yapısı, basit cümlenin tarihi, basit cümlenin türleri üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde mantığın amacı, mahiyeti, uygulama alanları, mantıkta kavramlar, önermelerle ilgili bilgiler yer almıştır. Üçüncü bölümde cümlenin mantıksal yapısıyla ilgili bilgi, Oğuz Grubu Türk lehçelerinin cümlelerini anlam yönünden tahlili için yeni bir yönteme başvurarak Türkiye Türkçesi için Nutuktan, Azerbaycan Türkçesi için, M. E. Resulzade’nin Esrimizin Siyavuşu eserinden basit cümle örnekleri, Türkmen Türkçesi için Ruhname eserinden ve Gagavuz Türkçesi için çeşitli edebi eserlerden basit cümle örnekleri seçilerek bunların mantıksal tahlili yapılmıştır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Tedarik Zinciri Dağıtım Ağı Kapsamında Depo Yeri Seçimi ve Araç Rotalama
Küreselleşme, hızla değişen müşteri istekleri, pandemi gibi beklenmedik değişimler, tedarik zincirlerinin daha dinamik, çevik ve etkin bir biçimde yönetilmesini zorunlu kılmaktadır. İşletmeler için rekabet avantajı elde etmenin en önemli yolarından biri, iyi tasarlanmış bir tedarik zincirine sahip olmaktır.
Bu kitap, tedarik zinciri yönetiminde kritik bir öneme sahip olan depo yeri seçimi problemini ve araç rotalama problemini bütünleşik bir yaklaşımla ele alarak, bu iki karmaşık probleme yenilikçi çözüm önerileri sunmaktadır. Önerilen çözümün, yalnızca maliyetleri düşürmekle kalmayıp, müşteri memnuniyetini arttıracağı ve işletmelere tedarik zinciri dağıtım ağlarında ihtiyaç duydukları hızı kazandıracağı düşünülmektedir.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Suriyeli Sığınmacılar ve Türkiye Gerçeği
2011 yılında başlayan Suriye iç savaşı sonrasında milyonlarca Suriyelinin komşu ülkelere ve Avrupaya kitleler halinde göç etmesi büyük bir krize sebep olmuştur. 2011 senesinden itibaren açık kapı politikası uygulayarak Suriye Arap Cumhuriyeti halkını kabul eden Türkiye, başta Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği gibi uluslararası örgütlerle iş birliği içinde uyum politikaları yürüterek geniş kapsamlı bir kriz yönetimi başlatmıştır. Çalışma, Türkiye örneğinde gerçekleşen sığınmacı krizini ve kriz yönetimine ilişkin uyum politikalarını konu edinmiştir. Kitapta, Suriyeli sığınmacı krizinin yarattığı etkilerin hafifletilmesi için oluşturulan uyum politikaları analiz edilerek sığınmacılara yönelik mevcut uyum politikalarının etki değerlendirmesinin yapılması amaçlanmaktadır. Sığınmacıların entegrasyonunun sağlanması amacıyla oluşturulan uyum politikaları, sığınmacıların doğuştan getirdikleri haklarının korunarak toplum içinde eşit bireyler olarak yaşamlarını sürdürebilmeleri için oldukça önemlidir. Literatürde bu konuda yapılacak çalışmalar Suriyeli sığınmacıların entegrasyonu için atılacak yeni adımlara yol göstermesi açısından büyük önem taşımaktadır.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Parental Deprivation and Social Adaptation Problems in Children in Developmental Psychology
This doctoral thesis examines the profound effects of parental loss on childrens social, emotional, and cognitive development. Parental deprivation significantly compromises childrens sense of security, disrupting social competence and empathy levels. In-depth interviews conducted with 200 children and families in Manila, Philippines, reveal that children who lack parental support struggle to establish strong social bonds and often experience heightened levels of loneliness and social anxiety. This deprivation contributes to emotional and cognitive constriction, limiting childrens ability to express themselves effectively in social interactions. Findings highlight the critical role of supportive social networksparticularly relatives, teachers, and peersin facilitating childrens adaptation processes. The study underscores that parental loss leaves lasting psychological imprints on children, emphasizing the importance of early intervention programs to foster healthy relationship-building and mitigate the long-term social and emotional consequences of parental deprivation.
KİTAP TANITIMI
EĞİTİM ve OKUL YAZILARI
Türkiye’de eğitim sisteminin sürekli değişmesi ve farklı ekonomik ya da siyasi gündemlerle birleşmesi, bu alanı araştırmacılar için verimli hale getirmektedir. Yeni nesillerin yüksek harcamalar gerektiren eğitim masrafları, dikkatli bütçeleme ve verimli programlar geliştirme gibi arayışları tetiklemiştir. Okullar için sağlık, güvenlik ve ek faaliyetler ayrı bir odak noktasıdır ve rehberlik ya da sosyal hizmet gibi servislerle desteklenmelidir.
Bu çalışmada eğitime geniş bir çerçevede yaklaşılmış, öğretmenlik ve tükenmişlik, eleştirel eğitim, yetişkin eğitimi, suçla mücadele, suç ve okul, çocuk ve oyun ve azınlık okulları gibi konulara yer verilmiştir. Sistem içindeki sorunlar eğitimciler, resmi yetkililer, öğrenciler, veliler ve tüm diğer sorumluların hesaba katılmasıyla aşılabilir. Eğitim, herhangi bir sorunun atlanması halinde başarı yakalanacak bir alan değildir.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
İkna Perspektifinden İletişim Çalışmaları
İletişim, hedeflenen kişi ya da grupta davranış değişikliği yaratmak amacıyla gerçekleştirilen bir süreçtir. Halkla ilişkiler, reklam, gazetecilik, sinema, radyo-televizyon, sosyal medya ve aklınıza gelebilecek tüm iletişim alanlarında amaç hedef kitleyi sunulan mesajla ilgili inandırma ve harekete geçirmektir. Bu yüzden de en önemli aracı iknadır. İkna ise inandırmak, beğendirmek, yönlendirmek, harekete geçirmek amacıyla gerçekleştirilen kasıtlı eylemlerdir. İknaya konu olan hedef kitle, sunulan mesaja inanmakta ve rıza göstererek gönüllü olarak ona boyun eğmektedir. Bu yüzden ikna ve iletişim çalışmalarını birbirinden ayırmak mümkün değildir. Bu bağlamda eser, iletişim çalışmalarında iknanın önemini ve ayrılmazlığını gösterecek kriz iletişiminden haberciliğe, propagandadan diyalojik iletişime, emniyet teşkilatında ikna ve iletişimin öneminden artırılmış gerçekliğe kadar pek çok örnek sunmakta ve alana katkı sağlamaktadır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
SINIF ÖĞRETMENLİĞİ EĞİTİMİNDE BEDEN EĞİTİMİ ÖĞRETİMİ
Bilindiği üzere eğitim fakülteleri bünyeleri içinde yer alan sınıf öğretmenliği eğitiminin temel hedefi, sınıf öğretmeni adaylarında ilköğretim birinci kademeye yönelik öğretmen yeterliliği oluşturmaktır.
Yeterlilik oluşturmaya dayalı sınıf öğretmeni yetiştirmenin birincil ve en önemli koşulu, sınıf öğretmenliği eğitiminde okutulan lisans derslerinin özelliğine göre ilköğretim birinci kademeyle ilgili bilgi, beceri ve öğretim becerisi oluşturacak biçimde düzenlenmesidir.
Bu kitap, sınıf öğretmenliği eğitimi almakta olan sınıf öğretmeni adaylarının ilköğretim birinci kademedeki beden eğitimi dersleri konusunda yeterlilik kazanmalarını sağlama amacına dönük olarak hazırlanmıştır.
Bu bağlamda kitabın genel içeriği ve kapsamı sınıf öğretmenliği eğitimi lisans programında yer alan beden eğitimi ile ilgili derslerin nasıl yürütülmesi gerektiğine ilişkindir.
Sınıf öğretmenliği eğitimi lisans programında yer alan beden eğitimi ile ilgili dersler Beden Eğitimi ve Spor Kültürü ve Beden Eğitimi Oyun Öğretimi dersleridir.
Söz konusu bu derslerin yarıyıl öğretim programları gerek teorik, gerekse uygulamalı içerik olarak sınıf öğretmeni beden eğitimi öğretim yeterliliği amacına dönük olarak hazırlanır ve uygulanırsa, sınıf öğretmeni adaylarının gelecekte göreve başladıklarında ilköğretim birinci kademe beden eğitimi derslerini amaca uygun ve daha verimli olarak yürütebilmelerine katkıda bulunulmuş olunacaktır.
KİTAP TANITIMI
THE EFFECT OF CONTAINER SHIPPING ON THE TURKISH ECONOMY
Increasing trade volume and diversity of goods movements around the world have brought to the forefront the practical and high quality transfer of products. Today, many different products can be carried with different types of containers on the international scale. Modal transport is used in the transportation today where at least two of transport systems, i.e. road transport, rail transport, air transport, sea transport, pipelines are used. However, especially sea transport is used in international transportation, that’s why the containerization is called industrialization of maritime transport.
In this study, primarily general information is given about container description, history of container transportation, container types, container ships, ports and handling equipment and evaluation is made about container shipping and ports in the World and in Turkey. The effect of container shipping on the economy is considerable. In order to examine the presence of this effect, relationship between container shipping and economic growth in Turkey is examined by using the quarterly data between 2004Q1–2017Q3 by means of several econometric methods.
As a result of co-integration tests, the existence of a positive bi-directional relationship has been found between TEU-type total handling which represents the container transportation in the long run andreal GDP (Gross Domestic Product) which represents representing economic growth.
As a result of the Granger causality test -although the sign of the relationship is not clear in the short term – it has been understood that actual changes in income affect the changes in the total handling. As a result of the impulse response analyze, the effect of change in real income have always positive effect on total handling except for the 5th and 6th periods; as a result of the variance degradation. 69percentage of change in total handling is explained by variable itself and 31 percentage is explained by reel GDP. It is concluded that there is a positive meaningful relationship between the change in the real income and the change in the total handling in the result of the estimation of the OLS. Accordingly, as a result of the findings, it is seen that there is a relationship between economic growth and container transportation in both short and long terms. Having a sustainable rate of economic growth in Turkey, especially in short run will also increase total container handling in terms of TEU. Besides especially in the long run, increase in total container handling in terms of TEU triggers the increase in economic growth. In this regard the container transportation have said that it is very important for Turkey.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
SAĞLIK KURUMLARINDA MUHASEBE ETİĞİ
Günümüzde bireylerin sağlığa verdiği önemin giderek artması sağlık kurumlarını her zamankinden daha önemli hale getirmiştir. Sağlık bir toplumun gelişmişlik düzeyini gösteren en önemli kriterlerden biridir. Sağlık kurumlarındaki faaliyetlerin tümünün etik ve ahlaki değerler çerçevesinde yürütülmesi gerekmektedir. Alan yazında sağlık kurumlarına yönelik yapılan etik çalışmalar daha çok tıbbi etiğe yoğunlaşmıştır. Sağlık kurumlarındaki yöneticilerin rasyonel kararlar alabilmelerinde muhasebe uygulamaları, sistemin işlerliği açısından büyük önem arz etmektedir. Bu nedenle bu kitap Sağlık Kurumlarında Muhasebe Etiğini konu almaktadır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Post Truth Çağda Siyaset
Kadim geleneklerin kutsal ruhuyla, yenileşme ve modernleşme hayaletinin girmiş olduğu bitmez savaşta, insan hayatına anlam katan yenilikler aynı zamanda insanı değiştiren değerler olarak izlenmektedir. İnsanı değiştiren her değer hakikati söylemekten de imtina ettiren özneleri yaratırken; hakikat-siyaset ilişkisi insanı içerisinden çıkılamayan heyulalara gark etmektedir. Siyaset, heyulaların sürekliliğine katkı sunan bir ilişki ile insan hayatına dokunmaktadır. Hoşa giden ne varsa, tesadüfi ya da absürt olan her şey bir siyasi söylem içerisinde somutlaştırılmakta ve insanın inanması için çaba gerektirmeyen bir tarzda sunulmaktadır. Artık insanın aynası olabilecek değerleri giderek azalmış ve siyaset ile hakikat ilişkisi içerisinde kaybolmaya yüz tutmuştur.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
17. Yüzyıla Ait İki Dilli (Türkçe-Farsça) Bir Yudit Kitabı (Book Of Judith)
Türk dilinin tarihî lehçeleri daha çok yazma eserlerin bilimsel açıdan değerlendirilmesiyle açıklığa kavuşturulmaktadır. Bu çalışmada Latince apokrif bir metin olan “Book of Judith”in Türkçeye aktarımı olan “Dastan-ı Cudit” inceleme, metin, gramatikal dizin ve tıpkıbasımıyla ortaya konulmuştur. “Dastan-ı Cudit”, yabancıların Türkçeyi kullanımını örnekleyen 17. yüzyıla ait Türkçe (Dāstāndan-ı Cudit-i Dul Arvād) ve Farsça (Dāstān-ı Cudit-i Bive-zen) çift dilli bir tercüme eserdir. İran’da faaliyet gösteren Kapusin Cemiyeti mensuplarından Peder Gabriel tarafından 1634 civarında Latinceden Farsça ve Türkçeye çevrilen eser, 17. yüzyıl Güney Azerbaycan Türkçesi Tebriz Ağzı’na dair ses bilgisi, şekil bilgisi, söz dizimi ve anlam bilimi hususiyetlerini barındırmaktadır.
₺620,00
KİTAP TANITIMI
Rus Edebiyatının Aynasında Rusya
“Rus Edebiyatının Aynasında Rusya” Cilt I, Ders Kitabı, uyarlanmamış orijinal metinlere geçiş döneminde olan öğrenciler için yazılmıştır. Bu ders kitabı, edebî üslup ile tanışmayı amaçlamakta, kelime dağarcığının pekiştirilmesi için kelime ve dilbilgisi alıştırmaları içermektedir. Ayrıca çalışmada edebî bilgiler, dilbilgisi, derste görülen yeni kelimelerin pekiştirilmesi için alıştırmalar, tarihî ve kültürel açıklamalar bulunmaktadır. Bu çalışma, filoloji alanında lisans ve yüksek lisans yapan öğrencilerin dil öğrenmesi, dil ve kültür becerilerinin geliştirilmesi için tasarlanmıştır.
Bu ders kitabı, farklı zorluk seviyelerinde alıştırmalar içermekte olup А2, В1, В2 seviyelerinde Rusça öğrenmiş öğrenciler ile sınıf çalışmaları için kullanılabilir.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Sanat Eleştirisine Giriş
ÖNSÖZ’den
Kitaba sanatın yönteminin ne olduğunu anlatmakla başladım. Böylece öğrencilere bilim, sanat ve felsefenin gerçekliğe nasıl yaklaştığını, onu nasıl kavradığını anlatmayı hedefledim. Bu yolla sanatın insan zihnini nasıl çalıştırdığının anlaşılacağını ve öğrencilerin eleştiri için yöneldiği sanat nesnesine nasıl yaklaşması gerektiğini kavrayacağını düşündüm.
İkinci bölümde eleştiri ve sanat eleştirisi kavramının içerik ve tarihini, daha sonrada eleştirinin önündeki güçlüklerin ne olduğunu tartışarak anlatmaya çalıştım.
Üçüncü bölüm sanat eleştirisi yöntemlerinin bir dökümüdür. Sanat eleştiri yöntemleri tarihsel dönemlerden, farklı disiplinlerden, toplumsal ihtiyaçlardan, sanattaki değişik tarz ve türlerden, eleştirmenlerin kişisel yaklaşımlarından kaynaklanan çeşitlilik göstermektedir. Neredeyse her eleştirmen kendine özgü bir eleştiri türü geliştirmiştir. Bütün bu türleri arka arkaya sıralamak yerine onları kategorize etmeyi tercih ettim ve bu türlere kendi yorumlarımı ekledim.
Dördüncü bölüm eleştirinin araç gereci olan sanat eleman ve ilkelerinin bir dökümüdür. Bu döküm sırasında eldeki verilerin günümüz sanatını karşılayamadığını gördüm. Sanat eleman ve ilkelerine çağdaş sanatın yapısına uygun olduğunu düşündüğüm yeni ögeler ekledim ve eldeki listeyi yer yer yeniden yorumlamaya çalıştım.
Beşinci bölüm ise sanat eleştirisi yönteminin yazılımına ayrıldı. Burada klasik dörtlü ayrım yeniden ele alındı. Betimleme, çözümleme, yorum ve yargı aşamalarını çağdaş sanatın verileri ışığından yeni gözden geçirip, güncel yorumlar eklemeye çalıştım.
Son bölümde ise kitabın tümünde anlatmaya çalıştığım sanat eleştirisinin, örneklerle nasıl uygulanabileceğini göstermeye çalıştım. Burada farklı tarihsel dönemlerden örnekler seçildi. Hem geleneksel sanat çalışmaları, hem de çağdaş sanat eserleri eleştirilerek öğrencilerin belli bir sanat anlayışında takılmasını önlemek istedim.
KİTAP TANITIMI
Karçal Dağları’nın Buzul Jeomorfolojisi ve 36Cl Kozmojenik Jeokronolojisi
Kitabın ana araştırma konularını; Anadolu’nun kuzeydoğusunda Küçük Kafkaslar (4090 m) üzerinde yer alan Karçal Dağlarındaki (3431 m) buzul jeomorfolojisinin gelişimi ve jeokronolojisi oluşturmaktadır.
Çalışma; jeomorfolojik gözlem, arazi ölçümleri ve laboratuvar analizlerine dayanmaktadır. Jeomorfolojik gözlemler neticesinde birimler tespit edilmiş ve morenler ile fosil kaya buzulları üzerinden alınan örneklere kozmojenik tarihlendirme uygulanmıştır. Belirli bir plan çerçevesinde yürütülen çalışma, altı bölümden oluşmaktadır. Giriş olarak belirlenen çalışmanın ilk bölümünde araştırma alanının yeri ve sınırları ile araştırmanın amacı ve yöntemi ortaya konulmuştur. Bu bölümde ayrıca önceki çalışmalar ayrıntılı olarak belirtilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde alanın fiziki coğrafya özellikleri üzerinde durulmuştur. Bu kapsamda topografya özellikleri, jeolojik yapı, iklim özellikleri ve hidrografya durumu analiz edilmiştir. Buzul jeomorfolojisi özelliklerinin belirtildiği üçüncü bölümde Karçal Dağları; Karçal Dağı, Ziyaret Dağı ve Büyükmera Dağı olmak üzere üç grupta değerlendirilmiştir. Bu gruplar kendi içlerinde ünitelere, üniteler ise buzul vadilerine ayrılarak sistematik yapı kazandırılmıştır. Çalışma ile alanda 7 ünite ve 26 buzul vadisi tespit edilerek ayrıntılı olarak incelenmiştir. Bu bölümde ayrıca güncel buzullara da değinilmiştir. Alanın periglasyal jeomorfoloji özellikleri çalışmanın dördüncü bölümünü oluşturmaktadır. Bu bölümde de alanda tespiti yapılan kaya buzulları, nivasyon sirkleri, girland taraçaları ve şeritli topraklar incelenmiştir. Buzullaşmanın evriminin nicel verilerle ortaya konulduğu kozmojenik tarihlendirme ve paleoiklim beşinci bölümü meydana getirmektedir. Bölüm içerisinde kozmojenik tarihlendirme yönteminin uygulanma aşamaları, kozmojenik tarihlendirme sonuçları ve paleoiklim değerlendirmeleri belirtilmiştir. Paleoiklim değerlendirmelerinde Karçal Dağlarındaki buzulların geriye doğru çekilme aşamaları ve eski iklim koşulları irdelenmiştir. Çalışmanın altıncı ve son bölümü olan tartışma ve sonuçlar kısmında ise yapılan tüm analizler ve tespitler birlikte değerlendirilmiştir.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Sabûhî Ahmed Dede
Onyedinci yüzyıl Mevlevî şeyhlerinden Sabûhî Ahmed Dede Yenikapı Mevlevîhânesinin üçüncü şeyhidir ve Ehamide-i Sebadandır. Yenikapı Mevelevîhanesi kurulduktan sonra peş peşe Ahmed ismini taşıyan şeyh tarafından yönetilmiştir. İlk tasavvuf tecrübesini Eyüpte Kasım Babanın yanında gerçekleştiren Sabûhî Dede, daha sonra Konyaya gidip Bostan Çelebi ve Ebû Bekir Çelebiye intisap etmiştir. On üç yıl Konyada seyr ü sülûk eğitimini sürdürmüş ve sonunda Mevlevî dedesi olmuştur. Şam Mevlevîhânesi şeyhliğine tayin edilen Sabûhî Dede, Şamda telif ettiği İhtiyârât-ı Sabûhî adlı eserinde Mesnevîden intihap ettiği beyitlerin şerhini yapmıştır. Yenikapı Mevlevîhânesi şeyhleri Kemal Ahmed Dede, Doğânî Ahmed Dede ve Sabûhî Ahmed Dede hakkında şimdiye kadar verilen bilgiler tashihe muhtaçtır. Bu sebeple döneme ait kaynaklar yeniden taranmış, ulaşılan bilgi ve bulgular üzerinden yeni veriler ortaya konulmuştur. Eserde öncelikle XVII. yüzyılda İstanbuldaki tarikatların genel durumu, Mevlevîliğin İstanbula gelişi ve bu dönemde faaliyet gösteren diğer tarikatlar ve temsilcileri hakkında bilgi verilmiştir. Biz de bu bilgiler ışığında Yenikapı Mevlevîhânesinin kuruluşundan Sabûhînin vefatına kadar olan sürece dair yeni bulgular ışığında yeni görüşler aktardık.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
Anaakım Sinemada Siyahi Özne
Kitap, doğal hukukla meşrulaştırılan ilkçağın kurumsal köleciliği ile ten rengi üzerinden gerekçelendirilen asri zaman ırkçılığı arasındaki zihinsel geçişi üretim ilişkileri tarafından çerçevelenen ekonomi-politik eğilimleri göz ardı etmeden tartışmaktadır. Bu maksatla yirminci yüzyıl geneline yayılan kronoloji üzerinden ilerleyerek bir yandan ele alınan sinema filmlerinin detaylı analizlerini yaparken; diğer yandan geçmişi ilkçağa uzanan köleleştirme pratikleriyle modern çağın ten rengi üzerinden gerekçelendirilen ırkçı eğilimleri arasındaki zihinsel sürekliliğe dikkat çekmektedir. Diğer yandan ırkçılığa temas eden tüm sinema filmlerini hâkim ideoloji tarafından çerçevelenmiş birer kültür endüstrisi ürünü olarak mahkûm etmek elbette doğru bir yaklaşım değildir. Zira bu filmlerin birçoğu toplumsal gerçekliği sanatsal bakış açısıyla harmanlayarak, sunabilme becerisi gösterebilmiş sinema tarihinin kilometre taşlarıdır. Dahası bu yaklaşım, yirminci yüzyılın tümüne yayılan hatta bir sonraki yüzyıla taşan ısrarlarıyla ırkçı şiddet ve siyahi ayrımcılığına karşı tavır geliştirebilmiş sıradan insanlarla onları örgütlü mücadele konusunda yüreklendiren siyahi önderlerin kazanımlarını göz ardı etmek olurdu. Netice olarak onlar mücadele etmeseydi, bu kitapta incelenen filmlerin birçoğu olmazdı.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
IDENTIFICATION OF DRIVERS OF CUSTOMER CHURN AND THEIR RELATIONSHIP IN THE TURKISH MOBILE TELECOMMUNICATION INDUSTRY
The mobile telecommunication services industry is one of the fastest growing markets today, and it is reaching the maturity stage of its lifecycle in Turkey. The same pattern is proven valid on a global scale due to the rapid increase of the industrys share in daily communications worldwide. When the pool of available customers is limited, as a result of a saturated market, the industry changes its strategic focus away from acquiring new customers and moves towards retaining existing customers. In order to survive in a mature market, such a shift emanates from the need to manage high customer churn in a highly competitive industry and places effective churn management in the forefront of the mobile telecommunications business environment.
This research aims to analyze and to provide a better understanding of the drivers of customer churn, semi-churn, and customer retention in the Turkish mobile telecommunication industry. The effects of rational drivers such as customer satisfaction and emotional drivers such as brand loyalty, and switching barriers are incorporated into the analytical focus of the study. The research assesses the structural relationship between these factors and their effect on customer churn and retention as well as semi-churn (multi-SIM users).
Based on the research model, 25 hypotheses were developed to test the relationships between the determinants and customer churn, semi-churn, and customer retention. Questionnaire data from 540 subscribers was collected from a sample of three mobile operators in Turkey (Turkcell, Vodafone, and Avea). Structural Equation Modelling (SEM), using a Partial Least Squares (PLS) approach, was used to test the research model and the hypotheses.
The findings of this research will aid practitioners in predicting drivers of churn in their businesses in order to minimize defection and maximize the customer life time value in the mobile telecommunication industry. Moreover, this study will provide a novel contribution in the field of marketing literature by introducing the term semi-churn (multi-SIM users).
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Görsel İletişim Çalışmaları: Sinema Seçkisi
Sinemanın farklı türleri ve konuları arasından bir seçki sunmayı amaçlayan Görsel İletişim Çalışmaları: Sinema Seçkisi isimli bu kitap; Türk sinemasından, animasyon sinemasına, sinemada aydınlatmadan farklı film örnekleri üzerinden çözümlemelere kadar çeşitli başlıklarda birbirinden değerli 8 bölümden oluşmaktadır. Sinema sanatına geniş bir perspektiften yaklaşan çalışmada, sinema filmlerindeki anlatıların toplumların kültürel yaşamlarıyla olan ilişkisi, bireylerin duyguları ve düşünceleri üzerindeki etkileri, çeşitli imgeler, hikayeler üzerinden farklı ve zengin bakış açılarıyla değerlendirilmektedir. Sinema filmlerinin insanlar üzerindeki sosyolojik, psikolojik ve kültürel kimi etkilerini ortaya koyan bu seçki içerdiği eleştirel bakışla alanda çalışan akademisyenler, öğrenciler ve sinema alanıyla ilgilenen tüm okuyucular için bir referans oluşturacaktır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Gençlerin Sosyal Sapma ve Şiddet Olguları Çerçevesinde Değerlendirilmesi
Toplumda kültürel öğelerin, değerler sisteminin ve kurumlar arası ilişkilerin hızlı bir şekilde değişime uğraması ve kentleşme süreci ile birlikte değişen yaşam şartları kentleri sorunlu merkezler haline getirmektedir. Sosyal değişme süreci ile birlikte değişen ahlaki ve kültürel yapı, bireylerin ve kurumların yapısındaki ilişkileri de dönüştürmektedir. Bundan etkilenen kesimler arasında en başta gençler gelmektedir. Çünkü gençler yaşamlarını sürdürebilmelerinde üstesinden gelmeleri gereken bir takım gelişimsel zorluklarla karşılaşmaktadır. Bu zorlukları aşma sürecinde gençlerdeki sapma ve şiddet eğilimleri kendisini niceliksel ve niteliksel olarak farklılaştırarak göstermektedir.
Bu çalışma gençlerin şiddet ve sapma davranışlarını onaylama ve bu davranışları gösterme sıklığını, Bourdieu’dan hareketle ekonomik, kültürel ve sosyal sermayeleri arasındaki ilişkiyi yaşadıkları bölge doğrultusunda değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Analiz kapsamında gençlerin davranışları hakkında önemli veriler elde edilirken bu davranışları etkileyen süreçler açıklanmaktadır. Bu çalışma Türkiye’de var olan literatüre katkı sağlamayı ve geliştirmeyi hedeflemektedir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Çok Partili Dönemde Samsun’da Siyaset ve Ekonomi (1945-1960)
Türkiye Cumhuriyeti, kurulduğu 1923 yılından 1945 yılına kadar, yaklaşık yirmi iki yıl tek parti iktidarında idare edildi. 1924 ve 1930 yıllarında iki kez çok partili sisteme geçiş denemesi yaşanmışsa da sürdürülebilmesi mümkün olmadı. 1945 yılında meclis dışından MKP, 1946 yılında ise CHP’den kopan milletvekillerince kurulan DP ile Türkiye’de çok partili siyasal düzen başladı. 1945-1950 yılları arası dönem CHP iktidarının çok partili yılları olarak tarihe geçerken, 1950-1960 yılları arası dönem DP hükümetlerinin iktidar yılları olarak tarihe geçti.
1950 yılında iktidarını DP’ye devreden CHP hükümetleri ile iktidarın yeni sahibi olan DP hükümetleri döneminde siyaset ve ekonomi alanlarında pek çok değişim yaşandı. DP iktidarlarının tatbike koyduğu siyaset ve ekonomi politikası tüm Türkiye’yi etkilediği kadar şehirler açısından da büyük dönüşümleri beraberinde getirdi.
Eserde CHP hükümetleri dönemi Samsun’unun siyasi ve ekonomik hayatının panoraması sunulurken, bu dönem ile DP hükümetleri döneminde uygulanan siyasi ve ekonomik politikalar arasındaki ilişki irdelenmektedir. Özellikle DP’nin uygulamaya koyduğu ekonomi politiğin Samsun yerelindeki izdüşümü araştırmanın temel meselesidir. DP hükümetlerinin ekonomik manada uygulamaya koyduğu yeniliklerin Samsun şehri üzerinde gösterdiği etkinin seçmen davranışlarına ne şekilde yansıdığı, ekonomik gelişmelerin Samsun siyasetini nasıl yönlendirdiği çalışmanın yanıtlamaya çalıştığı sorulardandır.
DP; Samsun yerelinde 1950 ve 1954 genel seçimlerinde seçmen tarafından oldukça yüksek oranda destek görürken, 1957 genel seçimlerinde Samsunlu seçmenden aldığı destek azaldı. DP’nin siyaseten yaşadığı bu düşüşün şehrin iktisadî alandaki durgunluğu ya da olumsuz seyriyle bir bağının bulunup bulunmadığı tartışılan önemli meseleler arasındadır.
1945-1960 yılları arasındaki Samsun’un siyasal ve ekonomik gelişmelerini konu edinen bu çalışma, şehir tarihine yapılan atıflarla Samsunlu seçmenlerin siyasal davranış biçimlerini de anlamlandırmaya çalışmaktadır.
₺910,00
KİTAP TANITIMI
Rus Dilbilimsel Çeviri Kuramı Vilen Komissarov, Eşdeğerlik
Çeviri eşdeğerliği, kuşkusuz, modası geçmiş bir kavramdır. Bu konuyu yeniden gündeme getirme, hatta üzerine kitap yazma girişimi doğal olarak akıllarda sorular uyandırabilir. Kitabın yazarını bu girişime iten ilk gerekçe, eşdeğerlik kavramı dâhil olmak üzere genel olarak Rus çeviribilim alanıyla ilgili bilgilerimizin yetersiz olmasıdır. Akademik ilerlemenin kesintili olmaması gerektiğine ilişkin inanç ise bu çalışmayı tetikleyen ikinci gerekçe.
Ne var ki kaynak odaklılık – erek odaklılık, yazarı okura taşımak – okuru yazara taşımak antinomisinin dar çerçevesinden çıkmayı başaramamış gibi görünen eşdeğerlik kavramı çevirinin kompleks doğasını çözümlemek için yetersiz kalmakta. Heyecan verici çalışmaların yapıldığı dönemde bu siyah-beyaz görüntüleri tozlu raflardan indirip yeniden gün ışığına çıkarmanın gerekliliği haklı kuşkular uyandırır. Bu noktada bakış açımızı tazelemek için şu soruya yanıt aramak denenebilir: Eşdeğerliğin farklı, alışılmışın dışında bir yorumu mümkün mü? Bu gerekçeler ve soruyla yola çıkan yazar Rus dilbilimsel çeviri kuramının temsilcilerinden Vilen Naumoviç Komissarov’un beş düzey içeren eşdeğerlik sınıflandırmasını incelemeye ve sınamaya karar vermiştir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
SUNZI BINGFANIN İNGİLİZCE VE TÜRKÇE ÇEVİRİLERİ
Çin askerî düşünce külliyatı arasında kuşkusuz en çok bilinen eser, Wujing Qishu (Yedi Askerî Klasik) arasında yer alan ve başlığı genellikle Sunzinın Savaş Sanatı şeklinde çevrilen Sunzi Bingfa yani Sun Ustanın Askerlik Kurallarıdır. Çin geleneğine göre MÖ 6. yüzyılda yaşadığı söylenen Sunzinın (Wade-Giles yönteminde Sun-tzu ya da Sun-tz?, Pinyin yönteminde Sunzi ya da bazı çalışmalarda Sun Zi) gerçek adı Sun Wudur. Sunziya atfedilen Sunzi Bingfa, Çin tarihi boyunca devlet adamları ve askerler tarafından büyük ilgi görmüş, üzerine pek çok yorum yapılmıştır. Günümüzde de bu eser, Dünya çapında büyük ilgi görmeye devam etmekte, siyaset ve askerlik dışında iş dünyası gibi farklı alanlarda da okunmaktadır.
Sunzi Bingfa, Batı dünyasında 18. yüzyılda tanınmaya başlamış, İngilizceye ve Türkçeye çevirilerinin yapılmasına ise 20. yüzyılda başlanmıştır. Orijinal metni günümüze ulaşmayan bu eserin, çeşitli tarihî dönemlerden kalan birkaç nüshası bulunmaktadır; gerek bu nüshalardaki farklar, gerek de Çince kelimelerin tarih içerisinde geçirdiği bazı anlam değişiklikleri, Sunzi Bingfanın İngilizcede ve Türkçede farklı şekillerde tercümelerinin yapılmasına yol açmıştır. Eserin İngilizce çevirileri arasında, onun dil özellikleri üzerine yoğunlaşan çalışmalar olduğu gibi, onun askerî özelliklerine daha ağırlık veren çalışmalar da vardır. Bu çevirileri yapan kişilere bakıldığı zaman, aralarında Sinologların ve tarihçilerin yanı sıra, bu alanlardan olmayan kişilerin de bulunduğu görülmektedir. Sunzi Bingfanın İngilizce tercümeleri arasında farklar olmasının bir sebebi de budur. Bu eserin Türkçe çevirilerine bakıldığında ise, daha büyük sorunlar olduğuna tanık olunmaktadır. Sözü geçen tercümelerin çoğu, doğrudan Çinceden değil, eserin çeşitli İngilizce çevirileri üzerinden yapılmıştır. Bu çevirileri yapan kişilerin de Sinolog ya da tarihçi olmadıkları, bazı yerlerde oldukça yanlış çeviriler yaptıkları görülmektedir. Ancak bu durum, 2014te ve 2016da Türk Sinologlar tarafından yapılan iki yeni çeviriyle birlikte değişmiş ve ilk kez Çinceden Türkçeye tercümeler yapılmıştır.
Çeşitli sebeplerden ötürü bu eserin farklı çevirilerinin olması, okuyucular arasında karışıklığa, bazı yanlış anlamalara ve yanlış yorumlamalara yol açmaktadır. Bundan dolayı, Sunzi Bingfanın İngilizcedeki en iyi birkaç çevirisini seçip, bunları cümle cümle Türkçeye çevirmeye ve her cümlede eserin diğer İngilizce ve Türkçe tercümeleriyle karşılaştırmalar yapmaya karar verdik. İngilizcedeki en iyi çeviriler olarak Lionel Gilesın, Samuel B. Griffithin, Lin Wusununve Victor H. Mairin tercümelerini Türkçeye çevirdik. Bunları Türkçeye çevirirken de dipnotlarda Thomas Cleary, Juh-hua Huang, Roger Ames, Ralph D. Sawyer, Mert Bayat, Naim Oğuz, Sibel Özbudun-Zeynep Ataman, Şule Kılıçarslan, Adil Demir, Utku Umut Bulsun-Pınar Erbayık ve Tuğçe Ayteş tarafından yapılmış olan tercümeleri hem kendi çevirdiğimiz metinlerle hem de birbirleriyle karşılaştırdık. Bunu yaparken, bu çevirilerin farklarını ve benzerliklerini belirttik, yanlışlarını da gösterdik. Pulat Otkan-Giray Fidan ve Bülent Okay tarafından yapılan çevirileri de, Türkçede doğrudan Çinceden yapılmış ilk tercümeler oldukları için, kitabımızın metnine cümle cümle aktardık. On üç bölümden oluşan Sunzi Bingfanın bölüm başlıklarını Gilesın, Griffithin, Linin, Mairin, Otkan-Fidanın ve Okayın yaptıkları çevirilerin tamamını aktararak verdik. Cümle numaralandırılması ile sıralanmasında ise, Gilesın yapmış olduğu numaralandırmaya ve sıralamaya sadık kaldık; her cümlede Gilesı çevirdikten sonra, diğer çevirileri onun altında verdik.
₺560,00
KİTAP TANITIMI
Türk Romanında Kimlik Problemi (1980-2000)
Bir yandan siyasi darbelerle her türlü ideolojinin kısıtlandığı, diğer yandan küresel ve liberal politikalarla özgürleştirildiği 1980lerin ikliminde geliştirilen kimlik politikaları, modern Türkiyenin var oluş gerilimine eşlik eden zıtlaşmaların ve çatışmaların arasında, toplumsal değişimin hem sebebi hem sonucu olarak Türkiyenin kaderini etkileyen bir problem alanıdır.
Son yüzyılın çok konuşulan kavramlarından olan kimlik meselesine romanın penceresinden bakmak, toplumsal değişimlerin sosyokültürel zeminini okuyabilmede geniş imkânlar sunar. Bu kitap, böyle bir niyetle, 1980-2000 arasında cereyan eden kimlik problemlerinin Türk romanındaki yansımalarına ışık tutuyor.
Kitap, 1980-2000 arasında Türkiyede yaşanan siyasi darbelerin, küresel kültür endüstrisinin, modernizm ve postmodernizmle meydana gelen kırılma noktalarının toplumsal fay hatlarını nasıl harekete geçirdiğine ve bu kırılmaların kimlikler üzerinde hangi problemleri ortaya çıkardığına, dönemin romanları aracılığıyla tanıklık ediyor. Bu minvalde toplumsal cinsiyet, sosyal hayat, inanç ve ideoloji meseleleri etrafında kimlikler tartışmaya açılıyor. Özgürlük imgesi altında aile, beden, cinsiyet, cinselliğe dair söylemleriyle yeni bir kimlik inşası tasarlayan kadınlar/erkekler/eşcinseller; yersizlik, yurtsuzluk, yabancılaşma gibi ideolojik kırılmalarıyla sosyalist aydınlar, akademisyenler; sözü tükenen sanatçılar; modernleşme karşısında verdikleri farklı cevaplarla İslamcı aydınlar, toplumsal hafızanın kaderinde yön tayin edici olan romanın aynasından sorgulanıyor. Kitap, bir bütün olarak Türk toplumunun geçmişten geleceğe uzanan hikâyesinde kendi kimliğine dair çözülmeye muhtaç soru(n)larına ilmek atan zengin bir birikime sahip.
₺715,00
KİTAP TANITIMI
Home In Western Literature
“The title of Salman Rushdie’s famous essay, which later formed the title of a book of essays by him, ‘Imaginary Homelands’, is based on one side of a common and age-old perception of home: we make it in the mind or the imagination. Ordinary language has versions of it too: home is where the heart is, I don’t feel at home in my own town/country, this is my spiritual home, etc. On the other hand, there is a physical aspect to home too – ranging from walls associated with ancestral property or parents or some other such inheritance, and extended, through the imagining of communities, as Benedict Andersen would phrase it, sometimes to a land, a country, even a nation. To say that any one of these broad definitions of home is wrong is to cut off large sections of humankind: those who do not belong where they live or those who cannot return to where they used to live. To feel at home and to live at home are both valid cravings, and though they do not necessarily overlap, neither can be dismissed in favour of the other” Tabish Khair
Home in Western Language is a compilation of selected papers presented at the 7th BAKEA Symposium, 2021. In the time of the pandemic, when home has acquired more meanings, this book reads the idea of home and explores its connotations as presented in different genres and ages of English, American, French and literatures.
₺635,00