KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Women’s Worlds Via Women’s Words
₺325,00 -

Türkiye’de Ulaşım Ağları Doğal Ortam Etkileşiminin Coğrafi Analizi
₺650,00 -

Türkçe Öğretimi
-

Tüketici-Marka Etkileşiminde Transmedya Hikâye Anlatıcılığı
₺520,00 -

The Erotic Motive in Literature
₺495,00 -

TASARIMDA SÜREKLİLİK: MAKRODAN MİKROYA
₺820,00 -

Süheyl ü Nevbahârın Metin Dilbilimsel Yapısı
₺960,00 -

Sosyal İnşacılık Perspektifinden Teorik ve Uygulamalı Bilimsel İncelemeler
₺275,00 -

Sivas Folkloru Üzerine Yazılar
₺315,00 -

SEÇİM SİSTEMLERİ ve ULUSAL KÜLTÜR
₺275,00 -

Rus Edebiyatının Aynasında Rusya
₺405,00 -

Problems Reflected in the Learning-Teaching Processes in Fine Arts High Schools
₺235,00 -

PADİŞAH ALDATTI MI ALDANDI MI
₺275,00 -

OSMANLI DEVLETİ’NDE ESKİ ESER KAÇAKÇILIĞI TRUVA ÖRNEĞİ
-

NEVHATÜL-UŞŞÂK
₺700,00 -

Moderniteyi İslamlaştırma Projesi
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Yeni Gazetecilik Türleri
Dijital teknolojilerdeki hızlı gelişmeler, gazetecilik mesleğinin kuramsal çerçevesini, haber üretim süreçlerini ve okuyucuyla kurduğu ilişkiyi yeniden tanımlamaktadır. Geleneksel gazetecilik anlayışının ötesine geçen bu dönüşüm, yenilikçi habercilik pratiklerinin ortaya çıkmasına zemin hazırlamış; böylece yeni gazetecilik türleri, iletişim çalışmalarının önemli araştırma alanlarından biri hâline gelmiştir.
Bu kitapta, dijital çağın dinamikleri ile şekillenen yeni gazetecilik türleri kavramsal olarak ele alınmıştır. İnternet gazeteciliği ile başlayan bu değişim beraberinde Backpack/ Mobil Gazetecilik (MoJo), Bak-Geç Gazetecilik, Drone Haberciliği, Gig Gazeteciliği, İmmersive / Sürükleyici Gazetecilik, İnovasyon Gazeteciliği, Mecra Gazeteciliği, Podcast Gazeteciliği, Robot Gazeteciliği, SEO/ Tık Haberciliği, Sosyal Medya Haberciliği, Veri Gazeteciliği, Yakınsak Gazetecilik, Yavaş Gazetecilik, Yurttaş Haberciliği ve Metaverse Gazeteciliği türlerinin de ortaya çıkmasına yol açmıştır. Dijital çağın dönüşen gazetecilik anlayışını ele alan bu eser, yeni gazetecilik türlerini inceleyerek iletişim ve medya çalışmaları literatürüne katkı sunmayı amaçlamaktadır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
HABER ARACI OLARAK FOTOĞRAF
Bu çalışma haber fotoğrafçılığı, fotoğrafçısı ve fotoğrafı üzerinedir. 1855 Kırım Savaşı ile haber fotoğrafçılığı başlamış ve bu savaşı fotoğraflayan Roger Fenton da ilk haber fotoğrafçısı kabul edilmiştir. O tarihten bugüne dünyada ve Türkiye’de her alanda olduğu gibi haber fotoğrafçılığı alanında da gün be gün çok şey değişmiş ve değişmektedir. Habere bakış açımız, haberin dili, haberde kullanılan fotoğraf tekniği ve teknolojisi, haberin yayınlandığı mecralar, haber fotoğrafçıları, fotoğraf ajansları ve sözgelimi savaşın, şiddetin, ölümün ve çekilen acıların görünürlüğü veya ciddi siyasi bir haberin magazinelleşmeye doğru evrilmesi gibi pek çok değişime rastlanmaktadır. Kitapta dönüşen yeni medya toplumunu, buna bağlı olarak değişen ve gelişen yeni habercilik anlayışı ve teknolojisini ve haber fotoğrafçılığı ve fotoğrafçılarının değişen yeni durum ve konumlarını konu edinen çalışmalar yer almaktadır.
KİTAP TANITIMI
LIFE IN THE MEDIEVAL UNIVERSITY
The school is a product of civilization. It became necessary because of the division of labor caused by the multiplication of the interests of mankind which made it impossible for the home to continue wholly to care for the training of its children. The history of education must not merely treat of the development of the school, but it must consider education in its broader meaning; that is, as a history of civilization. For this reason some of the great educators of the world who have not been school teachers, must receive consideration.
₺455,00
KİTAP TANITIMI
Görsel İletişim Çalışmaları: Sinema Seçkisi
Sinemanın farklı türleri ve konuları arasından bir seçki sunmayı amaçlayan Görsel İletişim Çalışmaları: Sinema Seçkisi isimli bu kitap; Türk sinemasından, animasyon sinemasına, sinemada aydınlatmadan farklı film örnekleri üzerinden çözümlemelere kadar çeşitli başlıklarda birbirinden değerli 8 bölümden oluşmaktadır. Sinema sanatına geniş bir perspektiften yaklaşan çalışmada, sinema filmlerindeki anlatıların toplumların kültürel yaşamlarıyla olan ilişkisi, bireylerin duyguları ve düşünceleri üzerindeki etkileri, çeşitli imgeler, hikayeler üzerinden farklı ve zengin bakış açılarıyla değerlendirilmektedir. Sinema filmlerinin insanlar üzerindeki sosyolojik, psikolojik ve kültürel kimi etkilerini ortaya koyan bu seçki içerdiği eleştirel bakışla alanda çalışan akademisyenler, öğrenciler ve sinema alanıyla ilgilenen tüm okuyucular için bir referans oluşturacaktır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
İskenderun ve Limanı (1832-1914)
MÖ 333 yılında Makedonyalı Büyük İskender’in adına izafeten “Alexandreia” adıyla kurulan İskenderun, sahip olduğu coğrafi konum itibariyle jeopolitik ve jeostratejik açıdan önemli bir yerleşim yeridir. Pek çok medeniyete ev sahipliği yapan merkezlerin geçiş güzergâhında bulunması, İskenderun ve havalisinin çağlar boyunca hâkimiyet mücadelelerine sahne olmasına sebebiyet vermiştir.
İskenderun’a ticari anlamda hayat veren Halep, özellikle XVII. yüzyıldan sonra İskenderun’a çok büyük bir değer katmıştır. Elinizdeki bu kitap; XIX. yüzyılın ikinci çeyreğinden XX. yüzyılın ilk çeyreğine uzanan dönemde İskenderun’un gelişim periyodunu sunmaktadır. İncelenen dönemde, İskenderun ve limanı hakkında Halep İngiliz Konsolosları tarafından hazırlanan teferruatlı raporlardan elde edilen veriler paylaşılmıştır. Bu raporlarda İskenderun’la ilgili ekonomik, demografik, coğrafik, sosyolojik, tarihi vs. pek çok bilgilere rastlanmıştır. Hatta İskenderun Körfezi’ndeki köpek balıklarına dair bilgilerin anlatıldığı bu raporların ışığında yazılmış olan bu kitabın keyifle okunabileceği kanaatindeyiz.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
BAYBURT HALK BİLİMİ
Halk bilimi, halkın kültürel değerlerinin bir özetidir. Bu çalışmamızda bir şehrin kimliği olan değerler bütünü ele alınmıştır. İlk bölümde Bayburt’taki sosyal hayat, gelenek ve görenekler; Bayburt’ta kılık kıyafet, Bayburt ağzı ve Bayburt halk bilimi ürünleri ve örnekleriyle tanıtıldı. Diğer bölümlerde ise Bayburt’un coğrafi konumu ve tarihi; medreseler, türbeler, şehitlikler, camiler, bedesten gibi tarihi mekânlar, ayrıca ekonomi, turizm ve haklarında da bilgiler verilmeye çalışılmıştır.
₺575,00
KİTAP TANITIMI
ALGI İNŞASINDA SOSYAL MEDYANIN GÜCÜ
Yeni iletişim teknolojilerinin gelişimi ve sosyal medya platformlarının ortaya çıkışıyla beraber bireyler, toplumsal yaşamın her alanında seslerini daha gür ve özgürce duyurabilme olanağına sahip olmuşlardır. Bu yeni model ve özgürlük ortamı, bireylere-organizasyonlara sosyal medya aracılığı ile kamuoyu algısını yönlendirebilme fırsatını da vermiştir. Sosyal medya platformları, gerek bilgi akışının tazeliği ve hızı, gerekse karşılıklı etkileşim temelinde bir yapıya sahip oluşları açısından çok avantajlı platformlardır. Bu yapıya bir de az maliyetli olma durumları eklenince, sosyal, kültürel yaşamdan, siyaset ve iş yaşamına kadar geniş bir yelpazede, kullanım oranlarının arttığı görülmektedir.
Sosyal medya platformlarının en önemli özelliklerinden biri de kamuoyu oluşturma ve kamuoyu algısını değiştirme gücüdür. Sosyal medyanın kamuoyu üzerinde bıraktığı etki ve kitleleri harekete geçirme gücü, kitabımızda örneklerini verdiğimiz birçok örnek olayda tecrübe edilmiştir.
₺195,00
KİTAP TANITIMI
Perşembe Temettuat Defterleri
Bugün Zonguldak’ın Çaycuma ilçesine bağlı belde olan Perşembe ve çevresi temettuat sayımlarının yapıldığı 19. yüzyılında ortalarında Bolu Eyaletine bağlı Çarşamba (Çaycuma) kazasını oluşturan üç nahiyeden biridir. Nahiyede 20 divan ve toplam 70 köy bulunmaktadır. Defterlerdeki toplam hane sayısı ise 893’tür. Hane sayısına göre burası Çarşamba kazasının ikinci büyük nahiyesidir.
Nahiyede yaşayanların tamamına yakını tarım ve hayvancılıkla uğraşmaktadır. Yetiştirilen ürünler buğday, arpa, yulaf, keten, kendirdir. Hayvancılık olarak en fazla büyükbaş hayvan beslenmektedir. Nahiyede tarım ve hayvancılığın yanında yapılan diğer ekonomik faaliyetler; arabacılık, salcılık, kereste kesimi, kereste nakliyesi, kereste ticareti, kömür ameleliği, kömür nakliyesi, kömür ticareti, kendir ticareti, kiremitçilik, dülgerlik, hızarcılık, tütün ticareti, demircilik ve terziliktir.
Arşiv belgelerinin günümüz Türkçesine aktarılmasıyla oluşan bu çalışmada Perşembe nahiyesinde yaşayanların isimlerini, mesleklerini, sahip oldukları mal ve mülklerini, ekonomik faaliyetlerini, gelirlerini ve ödemiş oldukları vergilerini görebilmek mümkün olacaktır.
KİTAP TANITIMI
YÖNETİM DANIŞMANLIĞI VE DEĞER ZİNCİRİNE KATKISI
Şirket doktoru veya sihirli doktorlar gibi ifadelerle anılan yönetim danışmanlığı ile ilgili olumlu görüşler çok olmakla birlikte bazı olumsuz görüşlerde bulunmaktadır. Dünyada milyar dolarla ifade edilen yönetim danışmanlığı sektörünü anlamak ve bu hizmetlerin işletmelere olan katkılarını ölçmek için hazırlanmış bu kitap üç ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümünde Yönetim Bilimi ve tarihi, danışman ve danışmanlık kavramı ile ilgili bilgiler verilmeye çalışılmıştır. Müteakibinde yönetim danışmanlığı mesleği, mesleğin tarihi, türleri ve özellikleri, yönetim danışmanlığı proje süreci ve danışmanlıkta yaşanan sorunlar irdelenmiştir. İkinci kısımda değer ve değer zinciri kavramları incelendikten sonra işletmelerin rekabet üstünlüğü sağlamasına yardımcı olana değer zinciri analizi ile ilgili bilgiler verilmeye çalışılmıştır. Üçüncü bölümde ise yönetim danışmanlığının değer zincir faaliyetlerine katkı düzeyi nicel araştırma yöntemi kullanılarak araştırılmıştır. Araştırma sonuçları yönetim danışmanlığı hizmetinin işletme faaliyetlerinde bir değer artışı sağladığını göstermektedir.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
GİRİŞİMCİLİK SOSYOLOJİSİ
Bu kitapta, Türkiyedeki girişimcilik araştırmalarında yeterince ele alınmadığı düşünülen sosyolojik bakış açısının önemi vurgulanmaktadır. Kitabın giriş kısmında özet bir biçimde aktarıldığı gibi, Batı’da “girişimcilik sosyoloji” çerçevesinde etiketlenmiş bu bakış açısı girişimciliğin bütüncül bir perspektiften incelenmesi noktasında önemli katkılar sunmaktadır. Girişimciliğe yönelik hâkim yaklaşım, girişimciyi iktisadi bir aktör ve/veya kendisini diğer bireylerden ayıran psikolojik-davranışsal farklılar taşıyan bir birey olarak ele almaktadır. Oysaki girişimci, her şeyden önce bir toplumun üyesidir ve onu bu sosyal bağlamdan soyut bir biçimde incelemek pek mümkün değildir. Girişimcilik sosyolojisi araştırmalarında pek çok disiplinin katkısından yararlanılabilir. Söz gelimi bu kitapta girişimcilik olgusu pedagojik, dini, iktisadi, politik, ailesel ve hukuksal olmak üzere pek çok açıdan incelenmiştir.
Yazarlar: Sezen Özek, Candaş Can, Yağmur Sağlam, Mehmet Samet Erdem, Abdullah Eravcı, Bilal Aslan, Bülent Tuğcu
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Finansal Yönetim
Meslek yüksekokulu öğrencilerine yönelik olarak hazırlanan bu kitapta, finansal yönetimin temel konuları hakkında öğrencilere bilgi verilmesi amaçlanmıştır. İKMEB programına uygun olarak on beş bölüm halinde düzenlenen kitap, yalın anlatım biçimi çözümlü örnek problemleri ile öğrencilerin ilgisini çekecek niteliktedir. (Arka Kapak)
KİTAP TANITIMI
I. Meşrutiyet Döneminde Adapazarı ve Çevresi (1876-1908)
Adapazarı’nın İpek Yolu güzergâhı üzerinde bulunması, tarihin her döneminde önemli bir konumda olmasını sağlamıştır. Bizans’ın ve Osmanlı Devleti’nin başkenti olan İstanbul’a çok yakın bir mevkide bulunması Adapazarı’nın önemini arttıran bir diğer unsurdur. İstanbul-Adapazarı güzergâhının 19. yüzyılın sonlarında tren hattı ile birbirine bağlanması, iki nokta arasındaki iletişimi daha kolay hale getirmiştir. Tren hattı sadece ulaşımın hızlanmasına katkı sunmamış, aynı zamanda Adapazarı ve civarında üretilen ürünlerin güvenli bir şekilde İstanbul’a ulaştırılmasını sağlamıştır.
Adapazarı’nın gerçek manada bir şehir hüviyetine ulaşmasındaki en önemli etken ise aldığı göçlerdir. Bölge coğrafyası, özellikle 1877-1878 Osmanlı Rus Savaşı sonrasında Kafkasya ve Balkanlardan gelen binlerce muhacir kafilesine kucak açmıştır. Göçler öncesinde küçük bir kasaba görünümünde olan Adapazarı, 19. yüzyılın sonlarına doğru nüfus olarak neredeyse yüz binlerle ifade edilebilecek noktaya ulaşmıştır. Alınan göçlerin Adapazarı ve çevresine hem olumlu ve hem de olumsuz yansımaları olmuştur. Tüm mal varlıklarını bırakarak göç etmek zorunda kalan muhacirlerin bölgede bazı asayiş sorunlarına neden olduğu tartışmasızdır. Bununla beraber, Adapazarı’nı kendilerine yeni bir yurt olarak seçen muhacirler, çalışkanlıkları ile bölgeye ve bölge insanına önemli katkılar vermişlerdir. Bilgi, beceri ve deneyimlerini bölge halkının hizmetine sunan muhacirler, kısa sürede Adapazarı’nın yerli halkıyla kaynaşarak bölgeye adapte olmuşlardır.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Kalkınma
Dünya genelinde yaşanan gelişme ve ilerlemeler sonucunda ortaya çıkan yeni toplum düzeni içerisinde toplumsal cinsiyet ayrımcılığının azalmadığı, hatta zaman zaman şekil değiştirerek arttığı izlenmektedir. Dünya Ekonomik Forumu’nun hazırladığı 2022 Küresel Cinsiyet Eşitsizliği Raporu’na göre mevcut ilerleme hızıyla cinsiyet eşitsizliğini tam anlamı ile sıfırlamak tahmini olarak 132 yıl alacaktır.
Birleşmiş Milletlerin 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları içerisindeki 17 amaçtan biri de “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği” amacıdır. Ancak günümüzde gelişmiş ülkeler dâhil hemen her ülkede cinsiyet ayrımcılığı hemen her alanda varlığını sürdürmektedir. Kadının sadece kadın olduğu için maruz kaldığı haksız, hukuksuz, eşitliksiz, keyfi, kayıt dışı uygulamalar sadece bir cinsiyet sorunu değil, toplumsal refah sorunudur. Aile, iş ya da sosyal hayatta fırsat eşitliğini yakalayamayan kadınların ortaya koyabilecekken koyamadığı her değer toplum için bir kayıptır. Bireyler sahip olduğu yetenek, kazandığı donanım ve ortaya koyduğu becerileriyle toplum içinde yer almalı ve değer görmelidir. Toplumlar toplumsal cinsiyet eşitliğinden uzaklaşıldıkça ekonomik olarak zengin olsalar da refah düzeyi ve hayat kalitesi açısından çok gerilerde kalmaya mahkûm olacaklardır.
Tüm insanlık için daha adil bir dünya dileğiyle…
₺275,00
KİTAP TANITIMI
ORGANİZASYONLARDA İNSAN KAYNAKLARI PROBLEMLERİNİN ÇÖZÜMÜ
Organizasyonlarda insan ilişkilerinin yönetimi, insanlar arasındaki farklılıklar ve ayrımlardan dolayı bir sanat halini almıştır. Bu sanattaki yetkinlik ölçüsünde, çalışma hayatının kalitesi ortaya çıkmaktadır. İşverenler her ne kadar bireyin fiziksel ya da zihinsel niteliklerini işe alsa da “tatlı ile birlikte acıyı da almalı” ve bireyi bir bütün olarak istihdam etmelidir. Şirket Umutun kaslarını ya da Başakın beynini işe almaya ne kadar çalışsa da her ikisinin hem beynini ve hem de kasını işe almakta ve bunlarla ilintili tüm aksaklıkları da birlikte istihdam etmektedir. Bu gerçeğin kabul edilmemesi, olası problemleri de yadsıma anlamına gelmektedir. Yadsıma mikro düzeyde, çalışanların firmalarıyla ilişkilerini birimselleştirir. Bu gelişmenin sonucunda, çalışanlar tüm zamanlarını işe verirler ama tüm güçleriyle yardım etmezler. Temel yeteneklerini geliştirmeyi ve şirket eylemlerine kendilerini adamayı denemezler. Bu etki her seviyede çalışanda görülmektedir. Organizasyonlarda çalışan sesinin kısılması ya da bu sesin cevap bulacağı bir adres bulunmaması da insan kaynakları problemlerinin ilgisizlik ve tepkisizlikle beslenen sinsi bir problem olarak karşımıza çıkmasına neden olmaktadır. İnsan kaynakları problemlerinin bir başka yönü de, modern zamanlarda çalışanların fiziksel ve duygusal açıdan işyeri ile ev arasında parçalanmasından kaynaklanmaktadır. Bu çelişki aynı zamanda organizasyonlarda motivasyon, moral ve verimlilik sorunlarının çekirdeğini oluşturmaktadır. İş yerinin aynı zamanda çalışanın yaşam alanı olduğu düşüncesi, iş yerinin fiziksel koşulları ve bu koşullardan etkileneceklere özel ilgi gösterilmesini de zorunlu kılmaktadır. İnsan kaynakları problemlerinin psikolojik doğasında, bireysel korkular yatmaktadır. Korku ise en başta gelen düşünce katilidir. Gülünç olmaktan korkmak, cezadan korkmak, işini kaybetmekten korkmak yenilikleri yok etmekte ve çalışanları problemlere açık hale getirmektedir. Bu kitap, işte bu korkularla yüzleşmek zorunda olan, evi ile işi arasında parçalanmış çalışan insanın organizasyon düzeyinde temel problemlerinin çözümüne bir kapı aralamayı deneyen literatürdeki ilk ve bütüncül bir çalışmadır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Afet ve Dezenformasyon: 2023 Türkiye Depreminde HAARP Komplo Teorisi
Günümüzde sosyal medya ve dijital iletişim, bilgiye erişimi hızlandırırken aynı zamanda dezenformasyon ve komplo teorilerinin yayılmasını da kolaylaştırıyor. Bu kitap, Türkiye’de “yüzyılın afeti” olarak tanımlanan 2023 yılında Kahramanmaraş merkezli iki deprem sonrasında sosyal medyadaki komplo iklimini analiz etmeyi amaçlamaktadır. Deprem günü 24 saat içerisinde HAARP komplo teorisi üzerine paylaşılan içeriklerin kapsamlı bir İçerik analizini sunarak, risk ve afet iletişimi bağlamında dezenformasyonun toplumsal etkilerini mercek altına alıyor.
Çalışma, hem bireysel hem de anonim hesaplar tarafından yapılan paylaşımların, komplo teorisinin yayılmasına ve mevcut komplo ortamının kötüleşmesine nasıl katkı sağladığını ortaya koyuyor. Araştırmada, toplumun bilgiye yönelik açık talebi ile bilim insanlarının sosyal medya üzerinden bu taleplere verdiği yanıtlar arasındaki fark dikkat çekiyor. Mizah ve alay yoluyla yapılan reddetmelerin, bilimsel güvene etkileri tartışmaya açılıyor ve bilim İletişiminin kamuoyuna ulaşmadaki eksiklikleri gözler önüne seriliyor.
Kitap ayrıca, komplo teorilerini destekleyen sahte bilimsel içeriklerin bireyler üzerinde yarattığı yanıltıcı etkileri ve medyanın pasif rolünü de ele alıyor. Sonuçlar, bilim insanlarının ve medya aktörlerinin, toplumun doğru bilgiye erişimini sağlama sorumluluğunu yeniden düşünmesi gerektiğini vurguluyor.
HAARP komplo teorisi özelinde gerçekleştirilen bu çalışma, Komplo teorilerinin toplum üzerindeki etkilerini anlamak ve etkili iletişim stratejileri geliştirmek isteyenler için rehber niteliğinde.
₺200,00
KİTAP TANITIMI
Bir Deste Berceste
Dogal olarak, elinizdeki bu küçük çalısma edebiyatımızdaki bütün bercesteleri içine alan bir derleme degildir. Bir siirin berceste kıvamında olup olmadıgını ölçen bir otorite veya kıstas yoktur. Bizim amacımız mümkün oldugunca genis bir okur grubunun zevkine hitap edecegini umdugumuz siirleri toplamaktı. Bunda ne kadar basarılı oldugumuza okurlarımız karar verecektir.
Bu kitap, her ne kadar siir tadını bozmamak için akademik ayrıntıdan uzak olarak tasarlandıysa da üniversitelerin Türk Dili ve Edebiyatı, Türk Dili ve Edebiyatı Ögretmenligi ve Türkçe Ögretmenligi bölümlerinde bilhassa Eski Türk Edebiyatı derslerinde yan eser olarak kullanılabilecek mahiyettedir. Yalnız edebiyatı meslek olarak icra edenler degil söz sanatlarından hoslanan her insanın kitapta geçen bercesteleri zevkle okuyacagını umuyoruz. Umarız, bu küçük derleme düsünce ve zevk dünyamızı süslemize küçücük bir katkıda bulunur.
Eger maksud eserse mısra-ı berceste kâfidir!
Aceb hayretteyim ben Sedd-i ?skender hususunda
Eger amaç dünyada bir eser bırakmak, bir hüner
sergilemek ise bunun için bir berceste mısra söylemek
kâfidir. ?skender, o seddi bosuna yapmıs. O kadar ugrasıp
seddi yapmak yerine bir berceste mısra bıraksaydı
daha iyi ederdi!
KİTAP TANITIMI
Süleyman Elesgerov’un Tar İçin Daimî Hareket Eseri: Müzikal-Teknik Analiz ve Bağlamaya Uyarlama
Yazarın, meslek hayatının başlarında dinlediği 30 saniyelik müzik kesitinin heyecanıyla ortaya çıkan bu kitapta, Süleyman Elesgerov’un, tar ve halk çalgıları orkestrası için bestelediği ‘Daimî Hareket’ eseri ele alınmış, müzikal ve teknik analiz yapılarak bağlamaya uyarlama süreci anlatılmıştır. Alanında bir ilk olma özelliği taşıyan bu kitabın, bağlama eğitimi literatürüne katkı sağlayacağı ve tardan bağlamaya yapılacak uyarlama çalışmalarına yol gösterici olacağı düşünülmektedir. Çalışmanın, bağlama icracılarına, eğitimcilerine ve öğrencilerine faydalı olması dilekleriyle…
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Kriz, Algı ve Markalaşma Açısından İletişim Yönetimi
Siyasal, toplumsal ve iktisadi nitelikli örgütsel yapılar başta olmak üzere “insan”la ilgilenen her yapının amaç ve hedeflerini gerçekleştirmesi iletişim süreçlerini yönetmesiyle yakın bir ilişki içerisindedir. Özellikle son yüzyıl içerisinde gelişen ve son çeyrek yüzyılda da devasa bir ivme yakalayan iletişim teknolojileri ve bunlar üzerinden kurulan iletişim ağları örgütsel yapıların hedef kitleleriyle olan ilişki ve etkileşim biçimlerinde önemli değişimlerin ve yeniliklerin yaşanmasını da beraberinde getirmiştir. Bu yeni durum örgütsel yapılarla hedef kitleleri arısındaki ilişki ve etkileşime dair avantaj ve dezavantajları içinde barındırmaktadır. Örgütsel yapılar açısından bakıldığında avantajları arttırmak ve dezavantajları azaltmak amaç ve hedefleri gerçekleştirmek için bir gereklilik olarak ortaya çıkmaktadır. Bu durum örgütsel yapıların iletişim yönetimini dikkatli bir şekilde yürütmelerini gerekli kılmaktadır. Bu çalışmada siyasal açıdan kriz yönetimi ve algı yönetimi ile genel olarak marka konumlandırma süreci iletişim yönetimi çerçevesinde ele alınmaya çalışılmıştır
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Medya-İktidar- Demokrasi Sansür ve Otosansür
Düşünce ve ifade özgürlüğünün bir aracı olarak basın, modern demokrasinin bekçi köpeği (Wacthdog) olarak tanımlanmıştır. Nasıl ki bekçi köpeği korumakla olduğu yere/nesneye zarar verebilecek unsurlara karşı tetikte duruyorsa, medya da demokrasiye karşı gelebilecek saldırılar karşısında bir bekçi görevi üstlenmiştir.
Esas itibariyle batıda hızla gelişen demokrasilerde, yönetime katılma, seçme seçilme hakkı, düşünce ve ifade özgürlüğü gibi kavramların yanında basın/medya özgürlüğü de temel haklardan sayılmıştır. Yönetenlerle halkın arasında bir köprü görevi üstlenen basın/medya, düşüncelerin serbestçe dolaşımına, dolayısıyla iktidarların halk tarafından denetimine olanak tanımıştır.
N. Beril Ekşioğlu Sarılar bu kitabında Türkiyedeki iktidar basın ilişkisini derinlemesine ele alıyor. Türkiyede ilk gazetenin yayınlanmasından günümüze, demokrasi bağlamında basın-iktidar ilişkisinin inişli çıkışlı tarihini, iktidarların basını/medyayı kontrol altına alma gayretlerini profesyonel gazetecilerin tanıklıklarıyla gözler önüne seriyor.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
EIN ROMAN DER MODERNE KÜNSTLERPROBLEMATİK BEI RAINER MARIA RILKES ROMAN MALTE
KİTAP TANITIMI
Devlet Muhasebesi Organizasyonu
Türk devlet muhasebesi tarihi Türk metal paraların basıldığı ileri sürülen MS 600 yılına dayandırılmaktadır. 1923 yılında bir talimatname ile kabul edilen muhasebe şekli, çift taraflı kayıt usulüne göre tutulan, bir bütçe muhasebesidir. 26 Mayıs 1927 tarih 1050 sayılı Genel Muhasebe Kanunu yürürlüğe girmiştir. 1 Ocak 1948 tarihinde çıkarılan “Devlet Muhasebesi Genel Yönetmeliği’’ ve “Devlet Muhasebesi Muamelat Yönetmeliği” ile kayıtların karşılıklı iki hesapta tutulması öngörülmüştür. 1968 den itibaren Türk devlet muhasebesinde ilk defa KİT’lerde uygulanmak üzere, tek düzen muhasebe sistemine geçilmiştir.
Devlet muhasebesinde 1995 yılından sonra Kamu Mali Yönetim Projesi çalışmaları başlamıştır. Bu amaçla bilgi işlem alt yapısı oluşturularak, Saymanlık 2000i projesi ile 01.04.2002 tarihinde tüm kamu kurumlarında bilgisayar destekli devlet muhasebesine geçilmiştir.
Kamu mali yönetiminde köklü bir değişim getiren 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu, 2006 yılından itibaren uygulanmaya başlamıştır. Bu kanunla 1050 sayılı Genel Muhasebe Kanunu yürürlükten kaldırılmış, tüm kamu kurumlarında tekdüzen hesap planına ve tahakkuk esasına geçilmiştir. Halen uygulanmakta olan devlet muhasebesi, bu kanun ile buna bağlı olarak çıkarılan diğer düzenlemelerden oluşan mevzuata dayanmaktadır.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
MARMARA BÖLGESİNDEKİ İLLERİN DAHA İYİ YAŞAM ENDEKSLERİNİN TÜİK 2015 VERİLERİ KULLANILARAK VERİ ZARFLAMA ANALİZİ VE GÜVENLİ BÖLGE YAKLAŞIMLARI İLE ÖLÇÜLMESİ
2011 yılından bu yana OECD tarafından belirli aralıklarla ilan edilen daha iyi yaşam endeksi (better life index), ülkemizde TÜİK tarafından hesaplanmaktadır. Bu çalışma Marmara Bölgesi’ndeki illerin daha iyi yaşam endekslerinin 2015 yılı illerde yaşam endeksi verileri kullanılarak Veri zarflama analizi (DEA) ve güvenli bölge veri zarflama analizi (DEA/AR) yöntemleri ile elde edilmesini konu almaktadır. 11 boyut ve 41 alt gösterge ile yaşam kalitesi ölçmekte olan daha iyi yaşam endeksinin veri zarflama analizi ile hesaplanmasının en önemli katkısı, illerin her biri için etkinsizliğe sebep olan göstergelerin kolayca tespit edilmesini ve bu sayede etkinleşme yolunda atılacak adımlar için somut politikalar üretilebilmesine olanak sağlamasıdır. Bununla birlikte, daha iyi yaşam endeksinin yüksek bulunması, her zaman mutluluk düzeyinin de yüksek bulunması sonucunu getirmemektedir. Bu çalışmada da, göstergelerinin pek çoğunda bölge ortalamasına dahi ulaşamayan bazı illerde mutluluk düzeyi oldukça yüksek iken, hemen hemen tüm göstergeleri yüksek seviyelerde olan bazı illerde mutluluk düzeyinin bölge ortalamasının altında kaldığı görülmüştür.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
BORÇLANMA, BÜYÜME VE KRİZLER
Gelişmiş ve Gelişmekte olan ülkeler için ekonomik büyüme her zaman iktisat politikalarının öncelikli amacı olmuştur. Ancak gelişmekte olan ülkelerin iktisadi büyüme amacının yanı sıra kalkınma amacını da gerçekleştirmeleri gerekmektedir. Bu ülkelerde tasarruf, yatırım ve sermaye birikiminin yetersizliği büyüme ve kalkınma için dış kaynağı zorunlu hale getirmekte ve borçlanma bir zorunluluk halini almaktadır.
Gelişmiş ülkeler tarafından daha az gelişmiş ülkelere sağlanan yardımlar ya da uluslarüstü finansal kuruluşlardan sağlanan krediler bu ülkelerin kaynak ihtiyacını karşılamada yeterli olmamıştır. 1970’li yıllarda önem kazanan finansal serbestleşme olgusu gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye girişlerini daha önce görülmemiş biçimde artırmıştır. Ancak bu durum aynı zamanda belli periyodlarla tekrarlanan finansal krizleri de gündeme getirmiştir. Bu çalışmada ekonomik büyüme, borçlanma, finansal serbestleşme ve kriz kavramları bir bütün olarak ele alınarak okuyucuya konu hakkında temel bazı bilgilerin sunulması hedeflenmiştir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
MİLLİ MÜCADELE DÖNEMİNDE BİTLİS
Bu kitap; Birinci Dünya Savaşının başlangıcından Lozan Barış Anlaşmasının imzalanmasına kadar geçen süreçte Bitlis Vilayetini konu edinmiştir. Bitlisin kısa tarihçesi, XX. yüzyılın başlarından itibaren yaşanan olaylar, savaş öncesi genel durum, Birinci Dünya Savaşının başlaması ve gelişimi, Ermeniler tarafından çıkarılan olaylar ve Ermeni Tehciri, Rusların Bitlisi işgal etmesi ve işgal esnasında yaşanan olaylar, Müslüman halkın göç etmesi, Bitlisin geri alınması, Mondros Mütarekesi sonrası yaşanan olaylar, milli mücadelenin başlaması ve halkın desteği, kongreler dönemi, kurtuluş savaşı esnasında Bitlisin içinde bulunduğu siyasal, sosyal ve ekonomik durum ele alınmıştır.
₺510,00
KİTAP TANITIMI
Kurumsal Sosyal İnovasyon
Sürdürülebilir ekonomik kalkınma hedeflerine ulaşabilmek amacıyla, kurumların hayata ve aktif topluma dair ilgi ve bilgi seviyelerini daha da yükseltmeleri gerekmektedir. Dünya genelinde her geçen gün kurumsal sosyal sorumluluk kavramı daha yaygın bir hale gelmektedir. Kurumsal sosyal sorumluluk bir işletmenin daha iyi bir toplum ve daha iyi bir çevreye gönüllü olarak katkıda bulunması anlamına gelmektedir. Sosyal sorumluluk faaliyetleri kurumların, işletmelerin ve yerel yönetimlerin sosyal sistem içerisindeki sosyal imajı üzerinde etkili olmaktadır. Toplumda, daha fazla maddi kazanç sağlayan değil daha çok sosyal faaliyetlerde bulunan bir işletmenin itibar kazanacağı ve rekabet üstünlüğü sağlayacağı düşüncesi yaygın hale gelmiştir. Günümüzde, sosyal sorumluluk kurum felsefesinin tamamlayıcı bir unsuru olarak kabul edilmektedir. Üniversitelerin eğitim-öğretim ve araştırma işlevlerinin ötesinde görevler üstlenmesi, yerel, bölgesel ve küresel sorunlar karşısında aktif rol alması beklenmektedir. Ülkemizde bir çok üniversite sosyal sorumluluk derslerini müfredata eklemiş, bu alanda projeler üretmeye hız vermiştir. Bu kitap, kurumsal sosyal sorumluluk kavramını detaylı biçimde sunarak, üniversitelerde üretilen sosyal sorumluluk proje örneklerini tanıtmaktadır.
₺575,00
KİTAP TANITIMI
YAŞLILIK KAVRAMLAR VE KURAMLAR
Tıp ve teknoloji alanlarında görülen gelişmeler, insan yaşamının giderek uzamasına yol açmış; bu da insan yaşamında yaşlılığın giderek daha önemli bir dönem olarak algılanmasını doğurmuştur. Bu algı, beraberinde yaşlanma ve yaşlılık konusunda araştırmaya dönük yoğun bir ilgiyi de getirmiştir. Bu bölümde yaşlanma, öncelikle genel demografik bir olgu olarak ele alınmaya ve yaşlanmayla ilgili konular da genel olarak irdelenmeye çalışılmıştır.
Yaşlanma ve Yaşlanma Bilimi (Gerontoloji) son yıllarda önem kazanmıştır. Bu alanın giderek daha ilgi çeken bir inceleme alanı ve araştırılmaya değer bir bilim olmasının altında bazı gelişme ve olgular yatmaktadır. Bu gelişme ve olgulardan ilki, özellikle gelişmiş ülkelerden başlayarak ve gelişmekte olan ülkelerde de görülmeye başlanan, bebek doğum oranlarındaki azalma ve buna bağlı olarak Dünya’nın demografik (nüfus) yapısındaki değişmelerdir. Bu gelişme, yaşlanma süreciyle ilgilenen Yaşlanma Bilimini (Gerontoloji) de giderek daha önemli kılmakta, daha incelemeye değer bir bilim dalı haline getirmektedir. İkinci olarak son yıllarda tıptaki gelişmeler, yaşam süresinin uzamasına yol açmakta ve bu gelişmeye paralel olarak da yaşlıların toplam nüfus içindeki oranı gittikçe artmaktadır. Yaşlı insan sayısının gittikçe artması, insan hayatının yaşlılık dönemine ve bu döneme ilişkin sorunlara ilgiyi de arttırmaktadır.
KİTAP TANITIMI
MARKANIN FİNANSAL DEĞERLEMESİ
Şirket bilançosunda gözükmeyen ancak kimi şirketlerde tüm maddi varlıkların değerini aşabilen ve resmi defterlerde kayıtlı olmayan bu değerin bilinmesi önemli bir konudur.
Markanın finansal değeri, marka ve şirket yöneticilerinin kararlarında, finansal kaynak sağlayıcılarının analizlerinde, yargıç ve arabulucuların anlaşmazlık çözümlerinde, vergi otoritelerinin denetim ve incelemelerinde, vergi danışmanlarının vergi planlaması ve transfer fiyatlandırması çalışmalarında, kamulaştırma ve satın almalarda ve her türlü varlık değerlemesi işlemlerinde dikkate alınması gerekli bir bilgi kaynağıdır.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Sosyal Eleştiri Kuramı Olarak Kesişimsellik Ve Afro-Amerikan Kadın Yazını: Irk, Sınıf ve Cinsiyet
Vivan A. May’in Pursuing Intersectionality ve Patricia Hill Collins’in Intersectionality as Critical Social Theory eserleri Kesişimselliğin bir sorgulama ve uygulama kuramı olarak gelişmesinde önemli rol oynamıştır. Bu kitap, Afro-Amerikan Kadın yazınını kesişimsellik aktivizmi ırkçılık, sınıf, cinsellik, heteroseksüellik, transfobi, milliyetçilik, engelli ayrımcılığı (ableism) gibi farklı baskı veya ayrımcılık formlarına karşı entelektüel, epistemik ve ontolojik bir okuma denemesidir. Afro-Amerikan feminizminden doğan kesişimsellik kuramını siyah feminist yazının ötesine taşıyarak, metaforik, buluşsal (heuristik) ve paradigmatik açıdan çok eksenli yaklaşım benimseyerek Afro-Amerikan kadın yazınında çoklu baskı unsurlarının tarafından ezilen, ötekileştirilen, isimsizleştirilen, yok sayılan, adaletsizliği ve eşitsizliğe uğrayan tüm bireyleri ve sistemleri içine alan kuramın uygulamasını seçili romanlar üzerinde tartışmaktadır. Bunu gerçekleştirmek için Kuramın temel düşüncesini oluşturan tarihi kişiler, yazarlar ve dönemler irdelenip seçili Afro-Amerikan kadın yazınında kavramsal ve kuramsal uygulama yapılmıştır.
₺380,00