KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Türkiye’de Yeniden Çeviribilim
₺455,00 -

Risâletü’l-İslâm
₺1.000,00 -

Sungu Norşen/Norşin
₺700,00 -

Ucube ve Mahcube Hikâyesi
₺750,00 -

Koruma, Yetki ve Eylemsizlik
₺350,00 -

Yusufeli Barajı’nın Çevresel Etkileri
₺575,00 -

XVI. YÜZYILDA OSMANLI HAKİMİYETİNDE BUDİN
₺610,00 -

Uygulamalı Üretim Yürütme Sistemleri
₺340,00 -

Türkiye’nin Beyin Göçü Politikaları
₺390,00 -

Türk Cumhuriyetleri
₺975,00 -

The Myth of the Female Hand: Forms of Female Power
₺235,00 -

Tehzîbü’ş-Şiyem Fî-Nazmi’l-Hikem
₺390,00 -

Şair Taşrada
₺235,00 -

SOSYAL MEDYADA KURUMSAL İTİBAR YÖNETİMİ
-

Siyasal Kampanyalar Propaganda ve Reklamcılık
₺315,00 -
![Sevdâ?î Leylâ İle Mecnûn [Kıssa-i Leylî Birle Mecnûn]](https://kriteryayinevi.com/wp-content/uploads/2025/08/Sevdai-Leyla-Ile-Mecnun-300x300.jpg)
Sevdâ?î Leylâ İle Mecnûn [Kıssa-i Leylî Birle Mecnûn]
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Mecdi Sadreddin Sayman’ın Eserleri Üzerine Bir İnceleme
Mecdi Sadreddin Sayman (1901-1980), Milli Mücadele yıllarında ve Cumhuriyet döneminde İkdam, Hâkimiyet-i Milliye, Ulus, Milliyet, Tan, Akşam, Son Posta gibi devrin önemli basın yayın kuruluşlarında görev yapmış önemli bir gazetecidir. Sayman, Cumhuriyet’in ilan edileceğini ilk kez duyuran gazeteci olarak da Türk basın tarihinde bilinirlik kazanmıştır. Gazeteci ve bürokrat Mecdi Sadreddin Sayman’ın Sevdiklerimiz, Cennet Hanım ve Bir İdam Mahkûmu ile Mülâkât başlıklı üç edebî çalışması da bulunmaktadır. Röportaj, hikâye ve roman türlerinde eser veren Sayman’ın polisiye edebiyat sahasında daha başarılı olduğu görülür. Bu çalışmada Türk edebiyat tarihinde ismi pek duyulmayan bir yazar olan Sayman’ın yaşam öyküsüne ve edebî eserlerinin incelenmesine yer verilerek edebî kişiliği aydınlatılmaya çalışılmıştır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Türkçede Kalıp Sözler
Dilin söz varlığının bir bölümü tek tek sözcüklerden bir bölümü de kalıplaşmış dil birimlerinden yani atasözü, deyim, ikileme, birleşik ve kalıp sözlerden oluşuyor. Bu birimlerden kalıp sözler, Türkiye Türkçesiyle ilgili araştırmalarda hak ettiği ilgiden mahrum kalmış görünüyor. Hâlbuki bu sözlerin dışındaki kalıplaşmış birimler hakkında, hem dil bilgisi kitaplarında hem de sözlük ve monografilerde epey bilgi bulmak mümkün. Kalıp sözlerle ilgili yeterli araştırma olmadığı için de bu sözler sıklıkla diğer kalıplarla karıştırılıyor. Bu nedenle, dil kullanıcılarının söz varlığında yer alan ve günlük dilde yaygınlıkla kullanılan kalıp sözler üzerine ayrıntılı betimleme, derleme ve açıklamalara ihtiyacı olduğu anlaşılıyor.
Türkçede Kalıp Sözler, bu ihtiyacın giderilmesine yönelik bir araştırmanın ürünü olarak ortaya çıktı. Kitapta sözcük bilim yöntemleri çerçevesinde kalıp sözleri çeşitli yönlerden ele almak ve incelemek amaçlandı. Bu birimlerin tanımlanması, özellikleri, diğer kalıplaşmış dil birimlerinden ayrılan yönleri, kültürle ilişkisi ve yabancı dil öğrenimindeki yeri betimlenmeye çalışıldı. Bu betimlemelere sözlü ve yazılı kaynaklardan derlenen 1210 kalıp söz, anlamları ve kullanım sıklığı hakkında bir fikir vermesi için genel ağdaki bulunma sayılarıyla birlikte eklendi. Böylece kalıp sözlerle ilgili bir monografi ortaya çıktı.
₺520,00
KİTAP TANITIMI
VATANDAŞLIK EĞİTİMİ ÜZERİNE
Günümüzde etkin, bilgili, yetenekli, kendileri ve içinde bulundukları toplum için sorumluluk almaya istekli, siyasal sürece katkıda bulunan, sağduyulu vatandaşların yetişmesinde kuşkusuz eğitim ve özellikle de vatandaşlık eğitimi giderek artan bir önem taşımaktadır.
Vatandaşlık Eğitimi Üzerine adlı bu kitapta ilk olarak vatandaşlık kavramı ve boyutları ele alınmaktadır. Vatandaşlık eğitimi, özellikleri, temel unsurları, vatandaşlık eğitim modelleri, okulda veriliş biçimleri, yöntemler, ölçme ve değerlendirme ile vatandaşlık eğitiminde en etkili unsurlardan biri olan öğretmenler bağlamında değerlendirilmektedir. Kitapta ayrıca vatandaşlık eğitiminin tarihsel gelişimi Batı ve Türkiye açısından ele alınmaktadır. Batı’da vatandaşlık eğitiminin tarihine kısaca değinildikten sonra Türkiye’de vatandaşlık eğitiminin tarihsel gelişimi “Cumhuriyet Öncesi Dönem”, “1923-1950 Yılları Arası Dönem” ve “1951-2015 Arası Dönem” olmak üzere üç dönem halinde müfredat ve ders kitapları boyutunda incelenmektedir. Türkiye’deki mevcut vatandaşlık öğretim programlarının yanı sıra yurt dışı ve Türkiye’de vatandaşlık eğitimi üzerine yapılmış araştırma örneklerine de bu kitapta yer verilmektedir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
İLETİŞİMDE DİJİTALLEŞME ve YENİ NESİL HABERCİLİK
Dijitalleşme ile ortaya çıkan yeni iletişim ortamları ve araçları, çok kısa sürede gerek bireylerin, gerekse kurum ve kuruluşların vazgeçilmezleri arasında yerlerini almışlardır. Doğası gereği, zaman ve mekân kavramlarını ortadan kaldıran, hızlı etkileşim fırsatı sunan, uzakları yakınlaştıran ve oldukça düşük maliyetli olan yeni iletişim teknolojileri yaşamın her alanında da etkili olmaktadır.
Özellikle son yıllarda habercilik alanında sektörel ve teknolojik anlamda bir dönüşüm yaşanmaktadır. Dijitalleşen dünyada haber artık sadece geleneksel medya aracılığıyla sunulmamakta, aynı zamanda dijital ortamda da üretilmekte ve servis edilmektedir. Dijitalleşmenin getirdiği avantajlardan biri olan hız haberciliğe de yansımakta, haber üretim, dağıtım, sunum biçimleri dijitalleşme ile değişmektedir. Bununla beraber dijital dünyanın sunduğu olanaklar, büyük medya kuruluşlarının egemenliklerini sona erdirmiş ve geleneksel medyada yüksek maliyetler nedeniyle seslerini duyuramayan alternatif seslerin de duyulmasını sağlamıştır. Gelişen teknolojiye bağlı olarak habercilikte yaşanan dönüşüm ile farklı habercilik türleri ortaya çıkmıştır. Ortaya çıkan bu yeni habercilik türleri ile kullanıcıya hızlı bir şekilde, güncel ve daha güvenilir haberlere ulaşma fırsatı sunulmaktadır.
Bu kitapta internet ve sosyal medyanın gelişimi ile iletişimin dijitalleşmesi ve bu dijitalleşmenin haberciliğe yansıması olarak ortaya çıkan yeni habercilik pratikleri üzerinde durulmaktadır.
KİTAP TANITIMI
Kültür Üretme Makinesı: Televizyon
Etki alanı bakımından tarihsel süreçte sayısız araştırmanın başlıca konusu olan televizyon ekonomik, politik, kültürel ve sosyolojik etkilerinin yanı sıra ilk yayının yapıldığı 1936’dan günümüze en önemli eğlence aracı olmuştur. Gelişen teknoloji sonucu yayıncılık biçimi köklü değişimler geçirmiş olsa da televizyon “eğlendirici” niteliğini her zaman korumuştur. Televizyon bu yönüyle toplumlara özgü kültür biçimlerinin de sınırları aşarak taşınmasını sağlamıştır. Bir kültür taşıyıcısı özelliği kazanan televizyon, bu sürecin doğal bir sonucu olarak kendi kültürünü üretmiştir ve üretmeye devam etmektedir. Bu kitapta Türkiye televizyonlarında bir dönem en yüksek izlenme oranlarına ulaşmış olan Popstar Türkiye adlı yarışma programı örneğinden yola çıkılarak veriler ve kuramlar çerçevesinde izleyici kitlesine yönelik analizler yapılmış ve söz konusu programın ülke gündeminde uzun süre yer tutmasının sosyal bilimler açısından sebepleri irdelenmiştir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Yusufeli Barajı’nın Çevresel Etkileri
Yusufeli Barajı’nın Çevresel Etkileri konulu bu çalışma, Yusufeli Barajı’nın doğal ve beşeri çevrede oluşturduğu veya oluşturacağı değişimleri tespit etmek amacıyla hazırlanmıştır.
₺575,00
KİTAP TANITIMI
SİSTEMATİK ZOOLOJİ II / LABORATUARI UYGULAMA KİTABI
Sistematik Zooloji II Laboratuarı uygulama kitabında, 61 adet omurgasız ve omurgalı hayvan türü cins seviyesinde sistematiği ve genel özellikleri ile tanıtılmaktadır. Ayrıca cinslerin dahil olduğu gruplar hakkında özet bilgiler verilmiştir. Öğrencilerin özellikle laboratuarda öğrendikleri bilgileri not edebilmesi için de her uygulamanın sonunda boş sayfalar bırakılmıştır. Laboratuar uygulama kitabında yer alan örneklerin seçiminde eldeki mevcut materyal ve bilhassa iyi tanınan büyük gruplar olmasına önem verilmiştir.
KİTAP TANITIMI
Dijital Çağda Kültürel Miras İletişimi
Yaşadığımız dönemde dijitalleşme hayatımızın ayrılmaz bir parçası oldu ve pek çok şey gibi kültürü de dijital düşünmeye mecbur hale geldik. Artık kişiler gibi kurumlar da dijital dönüşümü yakından takip etmek, adapte olmak ve iletişim stratejilerinin merkezine koymak durumundalar. Kalkınma ve çevre dengesinin yeniden gözden geçirildiği çağımızda “kültür’ü göz ardı ederek ilerlemek mümkün görünmemektedir.
Kültürel mirasın korunması ve bu mirastan toplum yararına faydalanılması, özellikle 21. yüzyılda uluslararası toplumun ve devletlerin büyük önem atfettiği konulardan biridir. Kültürel mirası korumak, tanıtmak ve onunla ilgili farkındalığı artırmak çeşitli ortam ve araçlardan faydalanmayı gerektirir. Günümüzde teknolojinin gelişmesiyle birlikte kültürel miras yönetimi ve kültürel miras hakkında bilginin aktarılmasına yönelik faaliyetler hızlı bir dijitalleşme sürecine girmiştir. Bu kitapta kültürel mirasın yönetimi ve tanıtımında başvurulabilecek dijital iletişim araçlarının neler olduğu ve bu araçlardan nasıl faydalanılabileceği incelenmektedir.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Sözlü Çeviri Eğitiminde Yapay Zekâ Destekli Simülasyon Konferans Uygulamaları
Sözlü çeviri, beklenmedik durumlarla karşılaşıldığında bilişsel ve duyuşsal becerileri eş zamanlı kullanarak hızlı karar alabilmeyi gerektiren ve bellek yükü oldukça fazla olan bir süreçtir. Dolayısıyla, öğrencilerin temel sözlü çeviri becerilerinin yanı sıra beklenmedik durumlar karşısında kriz ve stres yönetimi gibi duyuşsal beceriler geliştirmeleri ve mesleki etik kurallara ilişkin farkındalık kazanmaları son derece önemlidir. Bu bağlamda kitap, senaryo temelli ve probleme dayalı öğrenme yöntemleriyle tasarlanan simülasyon konferansların sözlü çeviri eğitimindeki rolünü incelemektedir. Simülasyon konferansların bir bölümünde yapay zekâ destekli sözlü çeviri uygulamaları gerçekleştirilmiş; bu uygulamalar aracılığıyla öğrencilerin gerçekçi bir ortamda deneyim kazanmaları amaçlanmıştır. Simülasyon konferansların katkıları, öğrencilerin konferanslar sırasında karşılaştığı zorluklar, konferansların geliştirilebilecek yönleri ve yapay zekânın sözlü çeviri eğitimine entegrasyonu, öğrencilerden anket ve yansıtıcı düşünme yazıları aracılığıyla elde edilen veriler doğrultusunda analiz edilmekte ve tartışılmaktadır. Kitabın son bölümünde ise öğrencilerden alınan geri bildirimler çerçevesinde tasarlanan simülasyon temelli ve yapay zekâ destekli yeni bir sözlü çeviri dersi önerisi ayrıntılı biçimde sunulmaktadır.
₺310,00
KİTAP TANITIMI
RECOVERING MEMORIES AND RECONSTRUCTING REALITIES: MAGICAL REALISM AND KAZUO ISHIGUROS THE BURIED GIANT
Magical realism is an appropriate genre for the authors dealing with problematic themes such as memory because it is practical for those seeking for answers to these problematic questions that cannot be solved with empirical attitudes. In The Buried Giant, Ishiguro handles the chaotic nature of memory creating a primitive version of Britain where people’s memories are covered by a magical mist. This spell has an effect not only on individuals such as Axl and Beatrice, but also on the two ethnic groups, the Saxons and the Britons, making them forget the former enmity between them. In this regard, referring to the theoretical background of magical realism, this book aims to analyse the magical realist elements of the novel that enables Ishiguro to discuss the effects of memory loss on individuals and societies.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
ORGANİZASYONLARDA İNSAN KAYNAKLARI PROBLEMLERİNİN ÇÖZÜMÜ
Organizasyonlarda insan ilişkilerinin yönetimi, insanlar arasındaki farklılıklar ve ayrımlardan dolayı bir sanat halini almıştır. Bu sanattaki yetkinlik ölçüsünde, çalışma hayatının kalitesi ortaya çıkmaktadır. İşverenler her ne kadar bireyin fiziksel ya da zihinsel niteliklerini işe alsa da “tatlı ile birlikte acıyı da almalı” ve bireyi bir bütün olarak istihdam etmelidir. Şirket Umutun kaslarını ya da Başakın beynini işe almaya ne kadar çalışsa da her ikisinin hem beynini ve hem de kasını işe almakta ve bunlarla ilintili tüm aksaklıkları da birlikte istihdam etmektedir. Bu gerçeğin kabul edilmemesi, olası problemleri de yadsıma anlamına gelmektedir. Yadsıma mikro düzeyde, çalışanların firmalarıyla ilişkilerini birimselleştirir. Bu gelişmenin sonucunda, çalışanlar tüm zamanlarını işe verirler ama tüm güçleriyle yardım etmezler. Temel yeteneklerini geliştirmeyi ve şirket eylemlerine kendilerini adamayı denemezler. Bu etki her seviyede çalışanda görülmektedir. Organizasyonlarda çalışan sesinin kısılması ya da bu sesin cevap bulacağı bir adres bulunmaması da insan kaynakları problemlerinin ilgisizlik ve tepkisizlikle beslenen sinsi bir problem olarak karşımıza çıkmasına neden olmaktadır. İnsan kaynakları problemlerinin bir başka yönü de, modern zamanlarda çalışanların fiziksel ve duygusal açıdan işyeri ile ev arasında parçalanmasından kaynaklanmaktadır. Bu çelişki aynı zamanda organizasyonlarda motivasyon, moral ve verimlilik sorunlarının çekirdeğini oluşturmaktadır. İş yerinin aynı zamanda çalışanın yaşam alanı olduğu düşüncesi, iş yerinin fiziksel koşulları ve bu koşullardan etkileneceklere özel ilgi gösterilmesini de zorunlu kılmaktadır. İnsan kaynakları problemlerinin psikolojik doğasında, bireysel korkular yatmaktadır. Korku ise en başta gelen düşünce katilidir. Gülünç olmaktan korkmak, cezadan korkmak, işini kaybetmekten korkmak yenilikleri yok etmekte ve çalışanları problemlere açık hale getirmektedir. Bu kitap, işte bu korkularla yüzleşmek zorunda olan, evi ile işi arasında parçalanmış çalışan insanın organizasyon düzeyinde temel problemlerinin çözümüne bir kapı aralamayı deneyen literatürdeki ilk ve bütüncül bir çalışmadır.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Bilgi ve Teknoloji Sürecinde Muhasebe Sistemi
Bir muhasebe bilgi sistemi (Accounting Information System-AIS), finansal ve diğer verileri bilgiye dönüştürmek için tasarlanan kaynak koleksiyonudur. Bu bilgi çok çeşitli karar vericilere iletilmektedir. Muhasebe bilgi sistemleri, ister esasen manuel sistemler, ister tamamen bilgisayarlı sistemler olsun, bu dönüşümü gerçekleştirmektedir. Paket programlarla başlayan bu trend daha sonrasında bulut bilişim, blok zincir teknolojisi ve e-defter süreçleri ile birlikte sürekli yenilikçi atılımlarla kendisini göstermiştir. Günümüz muhasebe dünyasında artık bilgi ve teknolojinin yeri vazgeçilmez seviyelere ulaşmıştır.
Bu kitabımızda, öncelikle bilgi kavramı ve bilgi sistemleri kavramları açıklanmış ve bilgi sistemi türleri ele alınmıştır. Daha sonra, muhasebe bilgi sistemlerinin pratik bir konu olmasına rağmen, araştırmalarla desteklenen temel kavramlara sahip olduğunu göstermek için teorik bir çerçeve sunmaya çalıştık. Konunun evrensel öneminden ötürü literatür kısmını yabancı kaynaklardan derleyip bu eseri oluşturmaya gayret gösterdik. Kitabımızın, araştırmacılara, bilim dünyasına ve öğrencilere katkı getirmesini temenni ediyoruz.
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Türk Eğitim Sistemi ve Okul Yönetimi
Türk Eğitim Sistemi ve Okul Yönetimi
Editörler: Prof. Dr. Ayla OKTAY
Yazarlar: Prof. Dr. Ayla OKTAY, Prof. Dr. Hoşcan ENSARİ, Prof. Dr. Muhsin HESAPÇIOĞLU, Prof. Dr. Ozana URAL, Doç. Dr. Rengin ZEMBAT, Yrd. Doç. Dr. Münevver MERTOĞLU, Yrd. Doç. Dr. Necla TUZCUOĞLU, Yrd. Doç. Dr. Oya RAMAZAN, Yrd. Doç. Dr. Semai TUZCUOĞLU, Dr. Aydın BALYER, Uzm Derya SARI, Araş. Gör. Elif SARICAN ESMER, Araş. Gör. Selma DÜNDAR
Bir öğretmen için eğitim sisteminin yapısını bilmek, meslekî çalışmalarını gerçekleştirirken son derece önemlidir. Öğretmenin başarısı, alan ve meslek bilgisinin yanında sistem içindeki çeşitli görev ve sorumluluklar ve öğretmen olarak alacağı rollerle çok yakından ilgilidir. Sistemin nasıl işlediğinin bilinmesi, öğretmenlerin özlük hakları açısından da önemlidir. Çağdaş insanın tanımında yer alan, hak ve sorumluluklarını bilen insan tanımı, öğretmenlik mesleği için özellikle üzerinde durulması gereken bir durumdur. Türk Eğitim Sistemi ve Okul Yönetimi dersi öğretmenlik programlarına bu amaçlarla konmuştur.
Burada istenen, mesleğe yeni başlayan öğretmenlere eğitim sisteminin yapısı ve okuldaki işleyişle ilgili temel bilgi ve beceriyi meslek öncesi hazırlık aşamasında vermektir. Böylece mesleğe yeni başlayan genç öğretmenler sistemin kendilerinden beklentilerini başarı ile yerine getirebileceklerdir. Alanın uzmanları ve özellikle okul sistemi içinde görev yapan öğretmen/yöneticilerden de yararlanılarak hazırlanan bu kitap, eğitimin tarihsel ve düşünsel temellerinin yanında, eğitim sistemi ve okul yönetimiyle ilgili olduğunu düşündüğümüz yöneticilerin psikolojik özellikleri, eğitimde aktüel konular gibi pek çok konuyu içermektedir. Böylece öğretmen adaylarının kafasında oluşabilecek pek çok sorunun cevabı verilmeye çalışılmıştır.
₺575,00
KİTAP TANITIMI
Prof. Dr. Bayram Durbilmez’e Armağan -55. Yaş Anısına- Cilt I
Şair, hoca ve bilim adamı kimliği ile kültürümüze pek çok yönden önemli katkılar sağlamış olan Prof. Dr. Bayram DURBİLMEZ, 55 yaşında. Yarım yüzyılı aşan bu hayata yüzlerce şiir, makale ve bildiri, onlarca kitap sığdıran, binlerce lisans ve çok sayıda yüksek lisans ve doktora öğrencisi yetiştiren DURBİLMEZ’in meslektaşları, dostları ve öğrencileri, bu yılın Cumhuriyetimizin de 100. yılı olması münasebetiyle, onun hizmet ve katkılarının anısına bu armağan kitabını hazırladı.
₺1.000,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye Ekonomisinde Krizler
Türkiye ekonomisi, Gülten Kazgan Hoca’nın unutulmaz deyimiyle bir mehter takımına benzemektedir: “İki ileri bir geri.” Ekonomide belirli bir büyüme süreci mutlaka iktisadi krizle kesilmekte ve ekonomi sık sık dalgalanmaktadır. Dolayısıyla Türkiye ekonomisi tarihi bir krizler tarihi olarak da adlandırılabilir.
Çalışmada değerli hocalarımızın katkılarıyla oluşturulan dokuz bölüm yer almaktadır. Bu çerçevede ABD’deki “1929 Buhranı”nın Türkiye ekonomisine etkileriyle başlayan eser, 2018-2022 “Kur Krizi”ne kadar uzanmaktadır. Bu bağlamda okuyucuya geniş bir spektrum sunulmaktadır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Les relations diplomatiques à Istanbul au XVIIIe siècle à travers le point de vue du diplomate français Villeneuve
Ce livre porte sur la diplomatie culturelle de la France à Constantinople à travers l’étude littéraire de dépêches, écrites par Villeneuve de Villeneuve, marquis de Forcalqueiret, baron de Saint-Anastaze, ambassadeur de France en 1728-1741. Ces dépêches étaient destinées à la Cour de France à l’époque de l’Empire ottoman, sous le règne du Sultan Ahmed III et du Sultan Mahmud Ier pendant le deuxième quart du XVIIIe siècle. L’enjeu est d’analyser les dépêches, qui tiennent une place importante dans l’histoire de la diplomatie française en Orient, pour les définir comme un genre viatique spécifique en nous concentrant sur Villeneuve.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
SİYASAL İLETİŞİM, PROPAGANDA VE ULUSAL KİMLİK
“Ceren Yegen, Anthony Smith’in millî kimliğin özellikleri olarak sıraladığı; tarihi bölge, vatan, ortak mitler ve tarihsel anılar, ortak kitle toplum kültürü, vatandaşlar için ortak hak ve görevler ile ortak ekonomi temaları üzerinden nasıl kimlik siyaseti yapıldığına dair, özellikle seçim dönemlerinde ortaya çıkan bir analiz yapıyor, kimlik üzerinden siyaset örnekleri üzerinde durarak, tesadüfü örnekleme olarak ifade ettiği yöntemle 1957-2007 yılları arası Cumhuriyet Halk Partisi, Demokrat Parti, Hürriyet Partisi, Adalet Partisi, Milli Selamet Partisi, Anavatan Partisi, Demokratik Sol Parti, Doğru Yol Partisi, AK Parti seçim propagandalarında kullanılan, afiş, slogan, seçim beyannameleri üzerinde örneklendiriyor”
Mehmet Ö. Alkan
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Ben Bir Ara Cemal Süreya Şiirinde Poetik Sadakat
Şiirin bir “kişilik” sorunu olduğunu belirten, bireysel bir poetika kurma kaygısı içinde olan İkinci Yeni şairlerinin poetik çabalarını, onların kendinden menkul fikirleri ve şiirleri ekseninde incelemek, İkinci Yeni ve poetika konuları bakımından özgün ve yeni yaklaşımlara kapı aralayabilir.
Elinizdeki kitap, İkinci Yeni şiirinin “kurucu bilinci” olarak değerlendirilen Cemal Süreya’nın poetikasıyla şiirleri arasındaki mütekabiliyet ilişkisini “poetik sadakat” kavramsallaştırması temelinde incelemeyi konu edinir. Çalışmada, Cemal Süreya’nın şiirlerinde kendi poetik görüşlerine ne ölçüde bağlı kaldığına ilişkin birtakım yorum ve değerlendirmelerden hareketle poetikasına sadakatinin düzeyi ve şiir estetiğinin temellerinin ortaya konması amaçlanmıştır.
“Poetik sadakat” kavramsallaştırması ekseninde yapılan simetrik bir okuma, Süreya’nın modernist bir şiir estetiği kurabilmek konusunda kararlı ve tutarlı bir şekilde hareket ettiğini enikonu görebilme imkânı sunar.
₺620,00
KİTAP TANITIMI
TÜRKİYE SELÇUKLULARI
Selçuklular tarihi, Osmanlı tarihi gibi herkesin rahatça kalem oynatabildiği bir alan olmadığından bu sahada yapılan çalışmalar çok sınırlı kalmaktadır. İlgililerin okuyacak kitap bulmakta sıkıntı çektiği bu alanda böyle bir çalışmanın önemli bir boşluğu doldurarak tarih meraklılarına ve Selçuklu Tarihi’ne ilgi duyanlara yararlı bir çalışma olacağı kanaatindeyiz. Ayrıca bu kitap, yurdumuzda bulunan çeşitli üniversitelerin Tarih bölümlerinde okuyan öğrencilerin “Türkiye Selçukluları” ya da “Anadolu Selçukluları” adı ile müfredat programında yer alan derslerinde bir başvuru ve yardımcı kitap durumunda olacaktır. Aynı şekilde bu alanda yüksek lisans ve doktora çalışmaları yapan öğrencilere ve konu üzerinde çalışma yapan akademisyenlerin de yararlanabilecekleri bir eserdir.
₺430,00
KİTAP TANITIMI
Bedri Rahmi Eyüboğlu Şiiri “Türküler Dolusu”
Bedri Rahmi Eyüboğlu, eserlerinde halk kültürüyle modern sanatı harmanlar. Resim, şiir ve düzyazılarında sanat anlayışını Anadolu folkloru üzerine kurar. Eserlerinde destanları, masalları ve türküleri yeniden üreterek özgünlüğü yakalar. Gelenekten faydalanırken kendi sesini korur ve halk kültürünü yansıtan eserler verir.
Bedri Rahmi Eyüboğlu Şiiri “Türküler Dolusu”nda şair ve akademisyen Emel Koşar’ın Bedri Rahmi Eyüboğlu hakkındaki uluslararası endekslerde taranan hakemli dergilerde yayınlanan makalelerinin yanı sıra daha önce yayınlanmamış Eyüboğlu hakkındaki yazıları da yer almaktadır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
14-16. YY. ÇAĞATAY VE AZERİ EDEBİYATI ( Klasik Türk Edebiyatı Ana Çizgileri 1)
₺780,00
KİTAP TANITIMI
ABD’de Ev Okulu Uygulaması
1960’ların sonunda ABD’de ana akım kültüre eleştirel yaklaşan grupların girişimleriyle ortaya çıkan ev okulu (homeschooling), görece kısa bir süre içinde “marjinal” bir tercih olmaktan çıkarak Amerikan eğitim sisteminin yasal seçeneklerinden biri haline gelmiştir. Peki, eğitimin toplum kimliğinin inşasında merkezi bir rol oynadığı bir ülkede ev okulu nasıl doğmuş ve ana akımın parçası olmuştur? Bu kitapta, ev okulunun tarihsel gelişimi, hukuki meşruiyet mücadelesi ve ebeveyn motivasyonları Amerikan toplum kimliği bağlamında sosyolojik bir perspektifle ele alınıyor. Ev okulu yalnızca pedagojik bir tercih olarak değil; devlet, aile, yurttaşlık ve eğitim arasındaki ilişkilerin yeniden tanımlandığı bir zeminde, eğitim-toplum etkileşiminin dönüşümünü görünür kılan dinamik bir toplumsal olgu olarak inceleniyor.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Reklamda Kaynak ve Kanal Olarak Sosyal Medya Fenomenleri
Günümüzde, dijitalleşme ve iletişim teknolojilerinde yaşanan gelişmelerin bir sonucu olarak hemen her alanda çeşitli değişimlerin yaşandığı görülmektedir. Bu değişimler markaların, tüketicilere daha etkili, hızlı ve ekonomik yollarla ulaşmasına olanak tanıyan sosyal medya fenomenleriyle iş birliği yapmalarının önünü açmıştır. Özgün içerikleri sayesinde internette ünlenen ve diğer kullanıcılar arasında takipçi sayıları ile ön plana çıkan sosyal medya fenomenleri, tüketicilerin çok sayıda ikna edici mesaja maruz kaldığı ve genellikle reklamı atlamayı seçtikleri bir ekosistemde, markalarla tüketiciler arasında bir köprü görevi görmeye başlamıştır. Nitekim ürettikleri sponsorlu içerikler aracılığıyla reklamda kaynak ve kanal olan fenomenler, marka mesajlarının oluşturulmasında ve dağıtılmasında stratejik bir araç konumundadır. Bu bağlamdan hareketle kitapta sosyal medya fenomenleri, reklamda kaynak ve kanal olma rolleriyle ele alınmaktadır. Fenomen kavramının nasıl ortaya çıktığının ve nasıl popülerleştiğinin yanı sıra reklama nasıl etki ettiği ve çıktılarının neler olduğu, kitapta cevaplanmaya çalışılan sorulardan bazılarıdır. Bununla birlikte, kitapta uygulamalı bir araştırma gerçekleştirilerek teoriden pratiğe sosyal medya fenomenlerinin etkileri derinlemesine incelenmektedir.
₺340,00
KİTAP TANITIMI
Gençlerin Kadınlık ve Erkekliğe İlişkin Çelişik Algı ve Tutumları
Cinsiyete dair kabullerimiz ataerkil bir toplum yapısı içinde oluştuğu için kadınlar ve erkekler arasında bir hiyerarşi kurarak; kadınlığa ve erkekliğe ilişkin tanımlamalar yapar. Bu tanımlamalar bireysel ve toplumsal olarak sorgulanmadığı müddetçe varlığını sürdürür. Bu eserde cinsiyete dayalı ayrımcılık ve cinsiyete dair içselleştirilmiş kabuller Manisa Celal Bayar Üniversitesi öğrencileri örneklemi üzerinden Glick ve Fiske’nin “çelişik duygulu cinsiyetçilik” ve “erkeklere ilişkin çelişik duygular” adlı ölçekleri kullanılarak analiz edilmiştir.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Tatar Yazar Taci Gıyzzet’in Kolhoz Temalı Eserleri Üzerine Bir İnceleme
Tatar sahne edebiyatı, modernleşme sürecinden Sovyet dönemine uzanan çizgide toplumsal, siyasal ve ideolojik dönüşümlerin izlenebildiği önemli bir edebî birikim sunar. Özellikle Sovyet döneminde kaleme alınan eserler, dönemin siyasal kültürünün edebî yansımaları niteliğindedir. Bu kitapta Sovyet devrinde Tatar kırsalının sosyalist dönüşümü kolhoz teması üzerinden ele alınmıştır. Taci Gıyzzet’in eserleri merkeze alınarak hazırlanan çalışmada metinler; “Olay Örgüsü ve Anlatı Şeması”, “Eser Kişileri ve İdeolojik Konumları” ile “Sovyet Politikalarının Temsili ve İdeolojik Söylem” başlıkları çerçevesinde incelenmiştir. Bu kapsamda bir yandan yazarın dramaturjisi ortaya konulurken diğer yandan söz konusu metinler aracılığıyla Stalin dönemi Sovyet sahne edebiyatının kolhoz eksenli anlatı yapısına dair genel bir çerçeve sunulmuştur.
₺250,00
KİTAP TANITIMI
Labirent: Yapay Zekâ Bir Deva Mı Yoksa Çıkmaz Mı?
“Günümüz geleceğe dair hangi izleri taşıyor?”
Teknolojinin geldiği son noktalar ve ileride olacaklara dair spekülasyonlar ışığında belki de sormamız gereken en önemli sorulardan birisi bu. Yerli ve yabancı akademisyenlerin bir araya gelerek ortaya çıkardığı bu çalışmada esaslı odak noktası yapay zekâ olarak belirlenmiştir. Yapay zekânın tasarım etiğinden, teknik yönlerine, insanlarla olan ilişkilerinden, duygusal donanımına varan eleştirel bakışları bulabileceğiniz bu eseri alandaki diğer çalışmalardan ayıran en önemli unsur interdisipliner bir tavırla çok farklı gözlem ve yorumu bir araya getirmesidir. Yapay zekâ üzerine halihazırda çalışmalar yürüten akademisyenlerin genellikle felsefi olmak üzere, pek çok arka planı işleyerek kendi yorumlarını ortaya koyduğu yazıları hem fikir zenginliği yaratacak hem de bugüne kadar pek çok karmaşaya neden olan yapay zeka konusunda ileri adımlar atmayı sağlayacaktır. Posthuman, transhuman ve yapay zekâ türlerine dair yeni izlenimler kazanmak isteyen bütün okurların izleyecekleri patikada bir ışık olması ve kendi fikirlerini kurgularken küçük parıltılar yakalamaları umuduyla…
₺560,00
KİTAP TANITIMI
CEVAT HEYET’İN AZERBAYCAN TÜRKLÜĞÜNE HİZMETLERİ VE VARLIK DERGİSİ
Cevat Heyet, Azerbaycan’ın tanınmış simalarından İran’da Meşruti İnkılâbın yapılmasında önemli hizmetleri olan Mirza Ali Heyet’in oğludur. Kendisi de babası gibi hayatını milletinin gelecek güzel günlerine adamıştır. Asıl mesleği cerrahi hekimliği olan Heyet, halka hizmet etmek için onların maddi yaralarından başka manevi yaralarına da el atmanın gerekli olduğundan hareketle tarih, edebiyat, sosyoloji ve daha birçok alanda önemli çalışmaların altına imza atmıştır.
Eğitim hayatı Azerbaycan Türkleri açısından oldukça sıkıntılı günlerde geçen Heyet, her şeye rağmen Ülkenin hatta dünyanın farklı şehirlerinde (Tahran, Tebriz, İstanbul, Paris…) kendisi için gerekli olanı almayı başarıp ülkesine döndüğünde 1979 İnkılâbının önüne açtığı yolun da yardımıyla etrafına topladığı aydınlarla birlikte Azerbaycan Türklüğünün “Azadlıq Quşu” olarak adlandırılan “Varlık” dergisini neşretmeye başladı. Varlık dergisi ilk sayısından itibaren Türklerin tarihini kültürünü, dilini, edebiyatını, ziyalı bakışı ile değerlendiriyordu. Bu derginin neşri ile birçok Türk, kökenlerinin inandırılmış oldukları gibi Fars olmadığı bilincine varmaya başlıyordu.
Cevat Heyet ömrünün uzun bir bölümünü halkının fiziki sağlığı için yapılabilecekler konusunda yeni bir şeyler öğrenmeye ve uygulamaya ayırmıştır. Heyet bu çalışmaları sırasında yıllarca ezilmiş, zulüm görmüş halkın kalp sağlığını manen de iyileştirmenin kaygısını çekmekteydi. Bunun tedavisi ise ona unutturulan öz değerlerinin yeniden hatırlatılması ile olacaktı.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Siyaset Bilimi’nde, Kuram- Yöntem- Güncel Yaklaşımlar
Genelde siyasal parti programları, parti sözcülerinin seçimler sırasında kullandıkları söylem yalan söylemez. Fakat sıradan seçmen parti programı, seçim vaatlerine bakmaksızın oy verme eğilimini sürdürür. Aslında kamucu politikalar izlenmesini isteyen seçmen gider, seçimde özel sektörün önünü açacağını haykıran partiye oy verir. Bu parti doğal olarak özelleştirme- iş fazlası emeğin işine son verilmesi- sosyal devlete ayrılan payın kısıtlanması politikalarını gerçekleştirmeye başladığında, toplumdan feryatlar yükselir. Bazen bunun tersi yaşanır. Devletin ekonomiden alabildiğince soyutlanmasını savunan seçmen, tutar kamucu partileri iktidara getirir. Söz konusu parti/ partiler kamulaştırma- kamucu/ kamu ağırlıklı karma ekonomi-sosyal refah devletinin ihyası tipi, tam da kendilerinden beklenilen uygulamalara giriştiğinde, toplumdan benzer sesler yükselir. Ne var ki her iki durumda da hatalı olan iktidara gelen partiler değildir.
Bazen toplumda siyasetin kötülükler alanı olduğuna dair yanlış bir kanı yankılanır. Siyasal alan, sivil toplumu barındıran özel alanlar bütünlüğüyle beraber, toplumsal mücadele alanı ve tarihin sahnesini oluşturduğundan, toplumsal kesimler arası çatışma yoğunlaştığında siyasal alan, katlanılmaz sertlikte bir hesaplaşma sahasına dönüşebilir. Bu anlamda “kötülükler alanı” anlayışı haklılık kazanabilir. Oysa aynı alan, çözümün de alanıdır. Dolayısıyla yurttaşların siyasetten korkmak/ kaçınmak yerine, ona olan inançlarını tazeleyip, karşılıklı saygıya dayalı mücadele alanını tekrar kurmaları gerekmektedir. Zira siyasal alan ne denli acımasızsa, soğukkanlı siyaset adamları yerlerini ne denli demagoglara kaptırmışlarsa, siyasal sisteme iletecekleri mantıklı taleplerle düzeltme işlemini gerçekleştirecek, yine yurttaşların özbilinci ve mücadele alanında yerlerini alış şeklidir.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
BİLİNÇLİ EBEVEYNLİK
Bütün ebeveynler (başta anne babalar ve çocuğun yetişmesine katkıda bulunan birinci derecedeki tüm akrabalar) konu çocuk olunca tartışılamaz, kuşku götürmez ve koşulsuz biçimde iyi niyetlidirler. Çocukları bazen sitem ettiğinde hatta kendileri de hatalı olduklarını fark ettiklerinde “senin iyiliğini düşündüğüm için öyle davrandım” sözünü sık sık kullanırlar ki gerçekten de öyledir. Hatalı davranışlarının nedeni aslında çocuk yetiştirme ve tutumlar konusunda bilimsel bilgiden çok magazinsel ya da geleneksel bilgiye sahip olmalarıdır. Yani bilinçli ebeveynlik konusundaki yetersizlikleridir. Ne var ki bu durum kesinlikle ebeveynlerin suçu değildir, belki en fazla hatalarıdır. Çünkü başta iyi niyetleri nedeniyle suçlu olamazlar, yanı sıra devletin eğitim politikalarının etkin olamaması nedeniyle de suçlu sayılamazlar. Ancak ve ancak var olan bilimsel bilgilere erişmek için yeterince çaba göstermedikleri için hatalı sayılabilirler.
Bu kitap ebeveynlerin “hata”larını azaltmayı hedefleyen bir çalışmanın ürünüdür. Çünkü 1972 yılından itibaren çocuk ve ergen problemleriyle ilişkilendirilen hemen hemen bütün çalışmalarda anne baba tutumları ele alındığı ancak bu çalışmaların hiçbirinde anne babalık bilinç düzeyi ele alınmadığı görülmüştür. Bu çalışma ile sadece ülkemizde değil araştırıldığı kadarıyla dünyada da ilk olarak geliştirilen “Anne Babalık Bilinç Düzeyi Testi” sonuçlarına dayalı veriler ve anlamları yorumlanmaya çalışılmıştır.
Bir ebeveyn, bir eğitimci ve bir psikoterapist sorumluluğu ile tüm ebeveynlerin anne babalık bilinç düzeyinin yükseltilmesine katkıda bulunabilmek, alandaki önemli bir boşluğu doldurabilmek ve aynı zamanda eğitimle ilgili tüm kurum ve kuruluşlara sağlıklı bir toplum oluşturma konusunda sorumluluklarını hatırlatarak onlara küçük de olsa bir rehber sunabilmek amaçlanmıştır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
Modernizmin Düşünsel Tarihi ve Avangart Sanat Hareketleri
Modernizmin düşünsel tarihi, birçok yönüyle, çokkültürlü ve disiplinlerarası avangart sanat hareketlerinin teorik ve pratik temellerini şekillendirmiştir. Tarihsel süreçte estetik bağlamın geçirdiği değişimler, biçimsel yapıları dönüştürürken, toplumsal ideolojilerin parametrelerindeki farklılaşmalar da estetik tercihlerin yeniden tanımlanmasına olanak sağlamıştır. Toplumsal etkileşimin yarattığı diyalektik ilişki, sanatın üretim ve alımlanış biçimlerini çeşitlendirerek, çağdaş sanatın çoğulcu ve eleştirel karakterine zemin hazırlamıştır.
Sanat hareketleri 1800’lerden 1950’lere kadar, çok kültürlü etkileşimleri derinleştirirken, kendi terminolojisini de yarattı. Yıkıcı savaşlar ve halk hareketleri, sanatı biçimsel ifadenin ötesine taşıyarak toplumsal bilinçle beraber ideolojik mücadelenin zemini haline getirdi. Teknoloji devrimi ve kitle iletişim araçlarının yükselişi, üretim ve dağıtımda köklü değişimler başlatırken soğuk savaş dönemi, sanatı ideolojik propagandanın ve diplomatik mücadelenin bir parçası haline getirdi.
Bu kitap, belirli bir dönem aralığını incelerken; dönemin sanatsal bağlamını, farklı disiplinlerden yazarların teorik ve eleştirel katkılarıyla ortaya koyar. Bilgilendirici ve ilham verici olmayı hedefleyen çalışma, okuyucuyu sanatın toplumsal, politik ve kültürel dönüşümlerle nasıl kaynaştığını keşfedeceği çok katmanlı bir yolculuğa davet eder.