KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Haksız Rekabete İlişkin Bilirkişi Raporları ve Uzman Görüşleri (2018-2021)
₺380,00 -

GİRİŞİMCİLİK EKOSİSTEMİNİN TEORİK TEMELLERİ
₺210,00 -

Gazete Yayıncılığında Editoryal Bağımsızlık Problemi
₺235,00 -

FARKLI KÜLTÜRLERDE KARAR VERME DAVRANIŞI
₺405,00 -

Engelsiz Bilişim 2022: Teknoloji Işığında Yaşam
₺495,00 -

Edebiyat ve Ötesi
-

Dijital Tiyatro
₺495,00 -

DECADES OF RELATIONS BETWEEN AFRICAN COUNTRIES AND TURKEY
₺275,00 -

ÇALIŞMA HAYATINDA ANNELİĞİN DÖNÜŞÜMÜ
₺440,00 -

Carson McCullers’ın Yalnız Elleri
₺195,00 -

BİLİŞSEL ÇEVİRİBİLİME DOĞRU
₺610,00 -

BEŞİKDÜZÜ İLÇESİNİN COĞRAFYASI
₺380,00 -

AYDINOĞULLARI TARİHİ ÜZERİNE YAZILAR
₺210,00 -

Antikçağlardan Ortaçağlara Turan-İran Coğrafyasında Şehir, Kültür ve Medeniyet
₺585,00 -

AK Parti Hükümetlerinin Ortadoğu Politikaları Suriye Örneği
₺210,00 -

2021 Yılı Türk Sözlü Geleneğinden Derlenen Dini Memoratlar
₺405,00
KİTAP TANITIMI
Batı Hegemonyasının Ötesine Geçmek Alternatif Bir Uluslararası İlişkiler Sözlüğü
Uluslararası ilişkiler disiplini, Batı’nın tikel tarihsel deneyimlerini evrensel geçerlilik iddiasıyla sunan hegemonik bir bilgi anlayışı üzerine inşa edilmiştir. Bu çalışma, disipline yön veren Batı-merkezli epistemolojik çerçeveye eleştirel bir müdahalede bulunarak uluslararası ilişkilerin kavramsal ufkunu genişletmeyi ve daha çoğulcu bir bilimsel zeminin imkânlarını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Geleneksel sözlük anlayışının ötesine geçen bu eser, Çin siyaset düşüncesindeki Tianxia, Afrika felsefesindeki Ubuntu, Latin Amerika yerli düşüncesindeki Buen Vivir ve İslam siyaset teorisindeki Asabiyet gibi kavramları kapsayan geniş bir entelektüel mirası, her biri 450–600 kelimeden oluşan özgün maddeler aracılığıyla incelemektedir. Her kavram, kendi tarihsel ve kültürel bağlamı içinde değerlendirilmiş; Batı-merkezli analitik kategorilere indirgenmeden, özgün kuramsal ve düşünsel bütünlüğü korunarak incelenmiştir. Alandaki yerleşik bilgi kalıplarına eleştirel bir alternatif sunan bu sözlük, uluslararası ilişkiler literatürünün kavramsal çeşitliliğini görünür kılmayı ve araştırmacılar, akademisyenler, öğrenciler için kapsamlı bir başvuru ve referans kaynağı olmayı hedeflemektedir.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
Yükseköğretim Kurumlarında Özel Güvenlik Sistemleri
Üniversiteler başta olmak üzere tüm eğitim-öğretim alanlarında huzurlu ve sağlıklı bir eğitimin yürütülmesinde gerekli olan unsurların başında güvenlik olgusu gelmektedirler. Üniversitelerde öğrenciler ve aileleri açısından olduğu kadar, akademik ve idari personel için de büyük önem arz eden güvenlik faaliyetleri, bilişim teknolojilerine dayalı özel güvenlik sistemlerinin desteğiyle daha etkin bir hale gelmiştir.
Bu kitap çalışmasında akademik yazında yeterli düzeyde değinilmeyen ‘Özel Güvenlik Sistemleri’ kavramı ile ilgili bir çerçeve sunularak akademik literatüre katkıda bulunulmuştur. Ayrıca, özel güvenlik sistemlerinin yükseköğretim kurumlarında kullanımı ve sağladığı faydalara yönelik olarak; yarı yapılandırılmış, açık uçlu sorulardan oluşan, farklı demografik özelliklerde yöneticiler, sektör çalışanları, hizmet sağlayan firmaların temsilcilerinin katkıda bulunduğu, 33 kişiyle yüz yüze yapılan keşifsel, açıklayıcı bir nitel araştırmanın bulgularına yer verilmiştir.
Özel Güvenlik Sistemleri ve bu sistemlerin yükseköğretim kurumlarında kullanımıyla faydaları konusunda farkındalık oluşturmayı hedefleyen bu eserin başta ilgili alanlarda lisans ve lisansüstü düzeyde eğitim görmekte olan öğrenciler olmak üzere akademik camiaya faydalı olmasını temenni ediyorum.
₺350,00
KİTAP TANITIMI
Sosyal Hizmet Kavram ve Uygulamalar
Sosyal hizmet, insanların sağlık ve iyilik halinin geliştirilmesinde, kendilerine daha yeterli hale gelmelerinde ve başkalarına bağımlı olma hallerinin önlenmesinde, aile bağlarının güçlendirilmesinde; bireylerin, ailelerin, grupların veya toplulukların sosyal görev ve sorumluluklarını yerine getirmelerinde yardımcı olan; uygulamalı bilim ve yüzyılımızın önemli mesleğidir. Dünyada olduğu gibi Türkiyede de mesleğin belirli alanlarda uzmanlaşması (mesela aile, engelli, yaşlı, grup terapisi, okul sosyal hizmeti gibi) olacaktır.
Sosyal Hizmet Kavram ve Uygulamalar kitabı, giriş niteliğindedir ve tanımda yer alan bilgileri içermektedir. Disiplin, insan problemlerine yönelik çözümler önerirken, meslek ise çözüm önerilerini birey, aile ve grup üzerinde uygulama imkânı bulur. Amaç, mikro, mezzo ve makro düzeyde insanların psikososyal işlevlerini yerine getirmelerine ve refahlarının arttırılmasına yardımcı olmaktır. Hedefi güçlü, bağımsız, mutlu, huzurlu bireyler ve aileler; refahlı, her türlü maddi ve manevi ihtiyaçları karşılanmış toplum meydana getirmektir. Koruyucu-önleyici, geliştirici ve rehabilite edici işlevleri yürütür.
Kitapta sosyal hizmetin hangi felsefeden yola çıktığı, ne zaman ve niçin disiplin haline geldiği, nasıl bir meslek olduğu, eğitimi, meslek elemanlarının çalıştıkları kurumlar ve yaptıkları işler hakkında bilgiler sunulmuştur.
₺420,00
KİTAP TANITIMI
İşletmelerin Verimlilikleri İle Çevresel Sosyal Sorumluluklarını Gerçekleştirme Düzeylerinin Karşılaştırmalı Analizi
Yakın geçmişte asit yağmurlarının artması, bitki örtüsünün ve hayvan çeşitliliğinin azalması, doğal çevrenin tüm canlıları tehdit edecek şekilde acımasızca kirletilmesi, çevre sorunlarını önlemede işletmeler ve devletlerden daha etkili çalışmalar yapmaları yönündeki beklentileri artırmıştır.
Çevre ile ilgili konularda ideolojik baskılardan uzaklaşıp çok yönlü fayda sağlayacak yansız politikalar üretebilmek için öncelikle sayısal yöntemlerin profesyonelce uygulanıp fiili uygulamaların ölçülmesi ve derinlemesine analiz yapılması gerekmektedir. Elinizdeki eser bu ihtiyacı karşılamak üzere işletme, çevre mühendisliği ve kamu yönetimi literatürlerini kapsayan disiplinler arası nitelikte hazırlanmış ilk çalışmadır.
Bu amaçla, çevresel performansı tartışmalı olan ve aynı zamanda stratejik öneme sahip olan şeker sektörü incelenmiştir. Günlük 2000 ton kapasiteli bir şeker fabrikasından çıkan kirli suların oluşturduğu kirlilik 200.000-300.000 nüfuslu bir şehrin atık sularının yapacağı kirliliğe eş değerdir. Bu noktadan hareketle şeker fabrikalarının çevresel performansları ile verimlilikleri arasındaki ilişki incelenmiş; şeker sektörünün atık su ve baca gazı emisyonu verileri ile Saf Çevre Endeksi, Karma Çevre Endeksi ve Malmquist Toplam Faktör Verimliliği Endeksleri hesaplanarak detaylı analizler yapılmıştır.
İşletmeler çevresel sosyal sorumluluklarını ISO 14001 kapsamında yerine getirmekte midirler? Çevresel faaliyetler yalnızca ekonomik sorumluluklar seviyesinde mi kalmaktadır? İşletmeler mevzuatın getirdiği yükümlülükleri karşılamakla yetinmekte midirler yoksa daha fazlasını yapmak için çaba harcamakta mıdırlar? Acaba çevresel sosyal sorumluklarını gerçekleştiren işletmeler verimliliği de sağlayabilirler mi yoksa iddia edildiği gibi arıtım maliyetleri işletmelere zarar ettirir mi?
Özel şeker fabrikaları mı çevreye karşı daha iyi performans sergilemektedir yoksa devlete ait fabrikalar mı?
Ne çevresel performans açısından etkin ne de Veri Zarflama Analizine göre etkin bulunan şeker fabrikaları özelleştirme kapsamına alınmışlar mıdır? Özelleştirme (mülkiyetin devri) yerine yönetimin devri tercih edilebilir mi? Şeker üretiminde kota aktarımı yapılması fabrikaları verimsizliğe sürükler mi?
Elinizdeki eserde bu ve benzeri daha birçok araştırma sorusuna bilimsel yöntemler kullanılarak gerçek hayattaki uygulamalar ışığında cevaplar sunulmuş, ardından sektöre yönelik tavsiyelerde bulunulmuştur. Gelecek kuşaklarımıza daha yaşanabilir bir dünya bırakmak ümidiyle
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Ferdî ve Dîvânı
Abdullah Ferdî, 19. yüzyıl mutasavvıf şairlerindendir. Manisa Turgutlu’da müftülük yapan, İstanbul’da hayatının son döneminde bir Nakşi tekkesi olan Emir Buhârî’de kısa süre post-nişin olan Ferdî, vefatından sonra buraya defnedilmiştir. Müftülük yapmasının yanı sıra Arapça ve Farsça şiir yazabilecek, tercüme yapabilecek müktesebata sahip oluşundan onun düzenli eğitim aldığı anlaşılmaktadır. Tarikata ilk intisabı Muhammed Cân’adır. Daha sonra Hâlid-i Bağdâdî’ye intisab etmiştir. Bunun öncesinde Hâlid-i Bağdâdî’nin olaylı bir şekilde tarikattan uzaklaştırdığı halifesi Abdülvehhâb es-Sûsî’ye de bağlılığı söz konusudur.
Kaynaklar onun şairliğinden çok şeyhliği ve müftülüğü üzerinde durur. Bu sebeple Abdullah Ferdî’nin şairlik yönü gölgede kalmıştır. Bu çalışmada onun şiir dünyası bir parça aydınlatılmaya çalışılmıştır.
Mürettep bir divan hususiyetini haiz olan Ferdî Dîvânı’nın kütüphanelerde iki yazma nüshası bulunmaktadır. Elinizdeki çalışma, bu iki yazma nüsha değerlendirilerek vücuda getirilmiştir.
İki bölümden oluşan bu çalışmanın ilk bölümünde Ferdî’nin hayatı, tarikatı silsileleri, edebî kişiliği ele alınmıştır. Farklı eserlere saçılmış manzum silsilelerinden tenkitli bir metin oluşturulmuştur. Şairin biyografisi, eserlerinden ve Devlet Arşivleri’ndeki kayıtlar esas alınarak hazırlanmıştır.
İkinci bölümde ise nüshaların tavsifi konu edilmiş, tenkitli metin oluşturulurken izlenen metot hakkında bilgi verilmiştir. Ardından tenkitli metin ve son olarak da nüshalardan birinin tıpkı baskısı ek olarak verilmiştir.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
İLKÖĞRETİMDE ANALOJİLER, KAVRAM KARİKATÜRLERİ VE TAHMİN-GÖZLEM-AÇIKLAMA TEKNİKLERİYLE DESTEKLENMİŞ FEN VE TEKNOLOJİ EĞİTİMİNİN ÖĞRENME ÜRÜNLERİNE ETKİSİ
Yaşadığı dünyayı gören, analiz eden, sorgulayan ve sentez yoluyla yeni çıkarımlar yapan bireylerin yetiştirilmesinde fen eğitiminin önemli bir rolü vardır. Özellikle ilkokul kademesinde öğrencilerin yaşadığı dünyayı anlayabilme gayreti ve arzusu içinde olmaları için fen derslerinin önemi tartışılamaz. Fen öğretimi ile öğrenciler problem çözme, yaratıcılık, analiz ve sentez yapabilme, eleştirel düşünme ile elde edilen bilgiyi güncel sorunlara uygulayabilme gücü kazanabilmektedirler. Ancak bu becerilerin kazanılabilmesi için çocukların karşılaştıkları fen eğitiminin niteliği çok önemlidir.
Bu kitapta analojiler, kavram karikatürleri ve tahmin gözlem açıklama teknikleriyle desteklenmiş fen eğitiminin öğrenme ürünleri üzerindeki etkileri anlatılmaktadır. Çocukların bilimsel süreç becerileri, akademik başarıları, tutumları ve akademik risk alma davranışları üzerinde bu eğitimin etkisi incelenmektedir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Televizyon Dizilerinin Üretiminde Emek Süreci
İletişim alanında, birbirinden çok farklı perspektiflerden hareketle sıklıkla çalışılan konuların, kanal/endüstri, içerik ve izleyici olduğu bilinmektedir. Emek süreci ise sosyal bilimler yazınında olduğu gibi iletişim araştırmalarında da neredeyse görünmezdir. Alandaki temel incelemelere ve kuram kitaplarına bakıldığında, bu görünmezlik belirginleşse de, konuyu ele alan sınırlı sayıdaki incelemenin teorik ve kavramsal yönelimleri önemli bir birikim oluşturmaktadır. İletişim alanında, emek süreci incelemelerinin dayanağı olan iki temel yaklaşım, ana akım yaklaşımlar ve Marksizmden beslenen eleştirel yaklaşımlardır. Ana akım yaklaşımlar, odağına işçi verimliliği nasıl artırılır? sorusunu yerleştirirken, eleştirel yaklaşımlar, ekonomi politiğin sonunun ilanı ile gelerek emek sürecini, kimlikler, yaşam tarzları, dilbilimsel pratikler ve sınıfların sosyolojik görünümlerinden hareketle açıklamaktadır. Bu kitap ise alanda “görünmez” olan bir konuyu “görünmez” olan ekonomi politik yaklaşımdan hareketle ele almaktadır. Televizyon dizilerinin üretiminde emek sürecine odaklanan çalışma, sahada gerçekleştirilen bir araştırma eşliğinde, dizi üretim sürecinde kontrol ve denetim sorununu, set işçilerinin çalışma koşulları ve bu koşullara ilişkin olarak emek ve sermaye örgütlenmeleri arasındaki mücadele biçimlerini içermektedir.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Joyce’un Çeviri Portresi
James Joyce, modernizm akımının önde gelen yazarlarındandır. Sıradışı anlatım tarzıyla yarattığı eserler, günümüzde bile birçok araştırmaya konu olmaktadır. Joyce, kendi yazınını epifaniler, göndermeler, bilinç akışı tekniği, iç monologlar, metinlerarasılık öğeleri, farklı dil kullanımları gibi unsurlarla tamamlarken, modernist edebiyata da büyük katkıda bulunmuştur.
İrlandalı yazar, kendi memleketiyle mücadelesini ve bir sanatçı olarak bağlarından kopuşunu, yarı- otobiyografik eseri Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi’nde anlatır. İlk olarak Murat Belge tarafından 1966 yılında Türkçeye çevrilen eserin, 2000’li yıllarla beraber yeniden çevirileri yapılmaya başlanmıştır.
Bu çalışma, Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi romanının 1966, 2013 ve 2015 yıllarında yapılmış üç çevirisinin karşılaştırmalı bir incelemesini sunmaktadır. Bu incelemede çevirilerde uygulanan stratejiler, bu stratejilerin dönemin baskın normlarıyla ilişkisi ve son olarak ortaya çıkan metinlerin konumlandırılması hedeflenmiştir. Eserlerde yoğun olarak uygulanan stratejiler belirlenip tartışılarak, okuyucuların ve araştırmacıların beğenisine sunulmuştur.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
EKONOMİ, SOSYOLOJİ ve KADIN
Önsözden
Kadınların sorunları üstüne düşünmek, erkeklerin sorumsuzluklarını açığa çıkarmayı amaç edinmekle başlar. Kadın sorunu denilen şeylerin altında eril tahakkümün sindirilmiş, klişeleşmiş ve dayatılmış tutumları, davranışları ve algıları yer edinmektedir.
Kadınlar üstüne düşündüğümüz bu çalışmanın yola çıkış amacı erilin durumu hakkında da bilgi edinmeyi amaç edinmiştir. Erilliğin inşası kadınların ötekileştirilmesiyle başlar. Öte yandan kadın yoksunluğu erilin güç gösterisinde bir gölge gibidir; güneşe dönük
yüzüyle erilin ardına, tersi yönde ise erilin önüne düşer. Kadın her iki durumda da ikincilleştirilir.
Çalışmaya dair söylemek istediklerimiz yığınladır. Bu ülkede kadın sorunu anneye yüklenen algıyla başlar. Bir gelenek misali bu algı kızlara aktarılır. Kızlarda zamanla sevgiliye, kocaya ve oğullara yansıtarak sorunu pekiştirir. Bu yüzden kadın sorunu erilin sorumsuzluğunda aranmalıdır. Böylesi bir aktarım/tema tasarımını kısa zamanda aşmak/açmak uykusuz bir rüya gibidir. Hem tutarsızlıklarla doludur hem de peşine düşmeyi gerektirecek kadar taze ve canlıdır.
İçeriğe ilişkin söylenecekler şöyledir: Çalışmanın teması çeşitlilikler içermektedir. Politikadan ekonomiye, sosyal yapıdan eğitimin yapısal farklılıklarına, kadınının toplumsal konumundan erkeğin tarihsel tipolojisine kadar, çalışmada kadınların algılanması irdelenmiştir. Sağlık ve kadın bedeni, işgücü ve kadın uygunluğu (işletmelerde ve eğitimde), politika ve kadın kimliği, yoksulluk ve kadın ayrımcılığı, kalkınma ve kadınlarda fırsat eşitsizliği, toplumsal cinsiyete dayalı bütçelemede kadınlara yönelik pozitif ayrımcılık ve nihayet erilliğin ekonomik temelde inşâ olunduğu ticaret ve kadın ilişkileri çalışmanın temalarını oluşturmaktadır.
vi
Çalışmanın genel yaklaşımı çerçevesinde Ekonomi, Sosyoloji ve Kadın temaları işlenmiştir. Öncelikli olarak ekonominin hemen her dalında kadınların ikincilleşmesi -bu ister politik isterse mâli boyutta olsun- özenle vurgulanmıştır. Sosyolojik bağlamda
kadınların inşâsı, ekonomi de dâhil güncel yaşamda yaygın bir şekilde bir üst-yapı olarak belirginlik kazanmaktadır. Konuşulmaktadır
Yazarlar: Ahmet Çoymak, Ayşe Dericioğulları Ergun, Bilge Afşar, Buket Arslan, Burcu Doğanalp, Düriye Toprak, Harika Uçar Altınışık, Mim Sertaç Tümtaş, Ramazan Erdem
Rukiye Çelik, Serpil Ağcakaya, Süleyman Öğrekçi, Volkan Yücel, Zehranur Sanioğlu, Ziya Toprak
₺620,00
KİTAP TANITIMI
Visions Of Dystopia: A Portrait Of Twentieth Century
The aim of this book is to shed light on dystopia within the circle of twentieth century literature by analysing the development of totalitarianism and its detrimental effects, such as dehumanisation and social unrest that shattered the unity of society in three basic forms as reflected in William Golding’s Lord of the Flies (1953), George Orwell’s Animal Farm (1945) and Nineteen Eighty-Four (1949). Thus, it explores the beginning of totalitarianism resulted from an inborn instinctive drive as reflected in William Golding’s Lord of the Flies (1953) first, then its formation and rise in George Orwell’s Animal Farm (1945), then finally the ill effects of it in both society and in individuals in Nineteen Eighty-Four (1949). Totalitarianism, together with “Fascism”, in the twentieth century can be confined to the period between 1922 and 1975. It starts with Mussolini; is followed by Hitler and Stalin, then ends with the death of Franco. It was during the rule of totalitarians that all ideals promising peace were abused to claim the rule, terror and fear factors were resorted to secure a totalitarian power at the expense of millions of deaths, torture and social unrest. In these novels, William Golding and George Orwell criticise how totalitarianism is established, and maintained by fear, manipulation and terror in the twentieth century.
₺495,00
KİTAP TANITIMI
Ödüllü Yönetmenlerle Kısa Film ve Belgesel Üzerine Söyleşiler
Yüzyılın başından itibaren kendi imkânlarıyla imgesel ve belgesel filmler yöneten yazar, bu kitabında kendisi gibi bağımsız olarak film çeken yönetmenlerle gerçekleştirdiği röportajları bir araya topladı. Kitapta farklı türde film üretmiş ödüllü yönetmenlerle yapılan söyleşilerinin yanında Türkiye’de düzenlenen film festivallerinde görev almış akademisyen ve duayen isimlerin görüşlerine de yer veriliyor.
Kitabın sinemanın üvey evladı belgesel ve kısa film üretim sorunlarını dile getirmesi açısından az sayıdaki çalışmaya bir katkı sağlayabilmesi ve özellikle sinema eğitimi alan ve kendi filmini çekmek isteyen geleceğin yönetmenlerine küçük de olsa bir kıvılcım olması umuduyla…
₺260,00
KİTAP TANITIMI
ÇOCUKLUK TRAVMASI
Bu çalışma çocukluk travmalarının stresle başa çıkma tarzları ve erken dönem uyumsuz şemalarla ilişkisi üzerine hazırlanmıştır. Erken dönem uyumsuz şemalar ve stresle başa çıkma tarzları arasındaki ilişki de incelenmiştir. Analizler Çocukluk Çağı Travmaları’ndan fiziksel ihmal ve duygusal ve cinsel istismarın, Kopukluk ve Reddedilme Alanındaki şemalar üzerinde etkisi olduğunu göstermiştir. Duygusal ihmal ve fiziksel istismarsa daha az anlamlı bir etkiye sahiptir. Araştırmaya göre Çocukluk Çağı Travması en fazla Kopukluk ve Reddedilme Şemasındaki özellikleri yordar. Bu şema depresyon ve travma ilişkisinde aracı role sahiptir.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Filmlerin Gölgesinde
Bireylerin kendileriyle ve etrafları ile kurdukları iletişim zamanla toplumun da nasıl şekillendiğini belirler. Duygularımızı, düşüncelerimizi ve bilgimizi aktarmak için düzenli olarak iletişim kurma ihtiyacı hissederiz. İletişim için her ne kadar iki kişinin varlığına gereksinim var gibi görünüyor olsa da bireyin kendisi ile kurduğu iletişimin doğru ya da yanlış oluşu diğerleri ile olan etkileşimini de şüphesiz dönüştürmektedir. Çağdaş toplumda dijital teknolojiler, iletişim biçimleri, yaratıcılık, sanat anlayışı ve görsel algı gibi özellikler zaman içerisinde incelemeye değer bir değişim göstermiştir. Bu bağlamda filmler eşliğinde derin anlamlara giden kestirme yolları keşfetmek mümkündür.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
Büyük Veri Çağında Reklamcılık ve Yaratıcı Emek
Büyük veri çağında reklamcılık nasıl değişiyor? Yaratıcı fikirlerin merkezde olduğu bir alan olarak bilinen reklamcılık, veri analitiği, algoritmalar ve performans metriklerinin yükselişiyle birlikte yeni bir dönüşümden geçiyor. Reklam üretimi artık yalnızca yaratıcılığa değil; veriyle çalışan, ölçülen ve sürekli optimize edilen pratiklere giderek daha fazla dayanıyor. Büyük Veri Çağında Reklamcılık ve Yaratıcı Emek, bu dönüşümün reklam profesyonellerinin çalışma deneyimlerini, yaratıcılık anlayışını ve emek süreçlerini nasıl etkilediğini inceliyor. Gayri maddi emek kavramsallaştırmasından hareket eden kitap, yaratıcı reklam emeğini veri analitiği ve kullanıcı etkinliğiyle kurduğu ilişkiler içinde ele alıyor. İstanbul’da faaliyet gösteren global bir reklam ajansında gerçekleştirilen nitel vaka çalışmasına dayanan bu araştırma, veri odaklı reklamcılığın yaratıcı emek üzerindeki etkilerini eleştirel bir perspektifle tartışıyor.
₺350,00
KİTAP TANITIMI
YÖNETİŞİMDE YENİ YAKLAŞIMLAR
Sınırların ortadan kalktığı, küreselleşmenin hüküm sürdüğü günümüz dünyası; bilgi teknolojileri ve inovasyon gibi faktörlerin de etkisiyle hızlı bir değişime sahne oluyor. Sanayi Devrimi’nden bu yana süregelen geleneksel yönetim yaklaşımlarında; bilgiyi üreten, kodlayan ve kullanılabilir hale getiren “insan faktörü”, makine – otomasyon sistemleri ile iletişim teknolojilerinde yaşanan değişime uyum sağlamaya ve süreci yönetmeye gayret gösteriyor. Böylece, “yönetim” kavramı, yerini yavaş yavaş “yönetişim” olgusuna bırakıyor.
Söz konusu iletişim olunca, yönetimin iletişimi açısından, yönetişim kavramına akademik dünyanın bakışı ve katkıları da önem taşıyor. Bu amaçla hazırlanan “Yönetişimde Yeni Yaklaşımlar” isimli, editörlü kitapta, “yönetişim” kavramı çerçevesinde; “insan kaynakları, kurumsal iletişim, itibar yönetimi, kurumsallaşma kültürü, liderlik, sivil toplum kuruluşları, kültür-sanat, mimarlık, spor endüstrisi, sosyal medya, algı, marka, sponsorluk, kurumsal güven ve endüstri 4.0” gibi alan ve kavramlar ele alınıyor.
Eserde, “yönetimden, yönetişime doğru evrilme”nin yaşandığı sürece, akademik bakış açısı ile ışık tutan ve on farklı üniversiteden, onyedi akademisyenin, onaltı makalesi ile literarüre katkı sunulması amaçlanıyor…
₺390,00
KİTAP TANITIMI
NÛRUL-İSLÂM
Eski Anadolu Türkçesi döneminde telif ve tercüme pek çok eser kaleme alınmıştır. Kuran tercümesi, hadis tercümesi, siyer tercümesi, kısasül-enbiya, tezkiretül-evliya gibi türlerde eserler ortaya konulmuştur. Bu türlerden biri de fıkıh metinleridir. İslam hukukunda din ve dünya işleri ile ilgili ana kaynaklardan yararlanarak konulmuş olan kuralların bütünü olarak tanımlanan bu türle ilgili Türk edebiyatında pek çok eser yazılmıştır.
Elinizdeki Nûrul-İslâm adlı eser de bu türe ait bir metindir. Mensur olarak kaleme alınmış eserde, genel olarak diğer fıkıh metinlerinde ele alınan konular işlenmiştir. Nûrul-İslâmda oruç, namaz, hac, zekât, nikâh, boşanma, miras, kölelik, cariyelik gibi konulara yer verilmiştir. Bu konuların yanında fıkhî konulara temas eden çeşitli kıssalar da eserde kendine yer bulmuştur. Genel olarak Hanefi mezhebinin görüşleri etrafında şekillenmiş olan eserde, yer yer diğer mezhep imamlarının görüşlerine de yer verilmiştir. Eski Anadolu Türkçesiyle yazılan eserin dili oldukça sadedir. Eserde ağız özelliği olarak değerlendirilebilecek dil unsurları da yer yer görülmüştür.
₺1.000,00
KİTAP TANITIMI
Ferdi ve Şürekâsı
Batılı anlamda Türk romanının kurucusu olarak kabul edilen Halit Ziya Uşaklıgil; romanları, öyküleri, anıları, mensur şiirleri, makalelerinin yanı sıra tiyatro oyunlarıyla da gerçekten “velut” bir yazar olarak nitelenmeyi hak eder. Uşaklıgil’in İzmir dönemi romanlarının sonuncusu ve en yetkini olan Ferdi ve Şürekâsı, 1892 yılında Hizmet’te tefrika edildikten sonra 1895’te kitap olarak yayımlanmıştır. Söz konusu yapıt, Mehmet Rauf tarafından 1908 yılında oyunlaştırılarak Mehasin’de yayımlanır; bir yıl sonra da kitap olarak basılır.
Yazınsal üretimi sadece niceliksel değil niteliksel olarak da Türk Edebiyatına yön veren Uşaklıgil, romanının oyunlaştırılmasını Mehmet Rauf’a emanet etmiştir; bu çerçevede Ferdi ve Şürekâsı, Servet-i Fünûn Edebiyatı’nın bu iki büyük nesir ustasını bir araya getirir.
Beyhan Uygun Aytemiz, bu kitapta hem Mehmet Rauf’un kaleminde yeniden kurulan metni günümüz okuruyla buluşturuyor hem de roman ile oyunun karşılaştırmalı bir incelemesini yapıyor…
₺235,00
KİTAP TANITIMI
MAKÂLÂT-I İRFAN
Bu kitap, Eğribozî’nin farklı konularda kaleme aldığı ve sonrasında kitaplaştırdığı küçük risalelerin bir derlemesini sunar. Her bir risale, güncel meselelere ve insana dair evrensel konulara özgün bir bakış açısı getirir ve okuyucuları düşünsel bir yolculuğa davet eder.
Yazar bireylerin ahlâki gelişimlerine odaklanmanın ötesine geçerek toplumsal sorumluluklara ve insanlığın daha büyük ideallerine hizmet etmenin önemine vurgu yapar.
Kitap, eğitimden ahlaki değerlere, gazetelerin insanlar üzerindeki etkisinden ticarete, evlilik olgusunun kişisel olgunluğa katkısından eczacılığa, gül yetiştiriciliğine ve ziraate kadar kapsamlı bir konu yelpazesi üzerinden okuyucuların bilinçlenmesine ve toplumsal meselelere daha derin bir anlayış geliştirmelerine katkıda bulunmayı amaçlar.
Yazarın seçtiği konuların çeşitliliği, ele alınan temaların derinliği ve bakış açısının genişliği, kitabın toplumsal sorunları kapsamlı bir şekilde incelediğini ortaya koymaktadır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
OSMANLI’DAN CUMHURİYET’E DENİZCİLER
Türk Denizcilik Tarihinin modernleşme içindeki yeri nasıl tayin edilebilir? Bir başka ifade ile Türk denizciliğinin son iki yüz elli yılındaki reform çabalarını dikkatli izlemenin en iyi yolu/yöntemi nedir? Şüphesiz bu sorulara çok farklı cevaplar vermek mümkündür. Ancak en önemli cevaplardan birinin, bahriyeye ömür verenlerin hayatlarına bakmak olduğu varsayılabilir. Türk Denizcilik Tarihini açıklamanın önemli yollarından biri, denizcilerin biyografik anlatılarını yapmaktan geçmektedir. Böylece, bahriyeli insan hikâyeleri üzerinden, yelkenli çağın başlangıcından buharlı çağın son zamanlarına kadar olan Türk Denizcilik Tarihi birtakım cevaplarını bulacaktır. Elinizdeki kitap bu düşüncelerle ortaya çıkmıştır. Biri, diğerinin devamı olsa da, ikisi de birbirinden ayrı teknolojik dünyanın gemi türü olan yelkenli ve buharlı gemilere uzun yıllar emek veren bahriyelilerin denizciliğe olan katkılarını belirlemeye çalışmak; gemi teknolojisinde yaşanan dönüşümü de anlamanın bir yolu olabilir. Bu kitap; yelkenliden buharlı çağa, denizcilerin hayat hikâyelerinden bir denizcilik tarihi çıkarma çabası/yöntemi olarak görülebilir.
KİTAP TANITIMI
Türk Milliyetçiliğinde Düşünce İzlekleri
Türk milliyetçiliğini merkeze alarak Türk milletinin yaşadığı kadim sorunların çözümleri üzerine üretilen düşünceler yön belirleyebilecek farklı izlekler üretmiştir. Bu izleklerden bazıları siyaset-toplum ilişkisine ve bu ilişkide yönetici aydın sınıfın yapısına, toplumsal ve siyasal rolüne verdiği önemle ortaya çıkarken bazılarında ise milliyetçilik, kültür, medeniyet, toplumsal değişme gibi temel sosyolojik kavramların yeniden ele alınarak berrak bir şekilde tanımlanmasına ve bunların Türk toplumunun güncel sorunları dikkate alındığında metodolojik olarak pergelin sabit ucunun nereye ve nasıl konumlanacağına dair yaklaşımlara yer verilmiştir. Dolayısıyla Türkiye’deki toplumsal meseleler ele alınırken Türk milliyetçiliğindeki bu düşünce izlekleri içinde dikkate alınması gereken önemli özellikler barındırmaktadır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
VASİYYETİ’L-ʻÂRİFÎN Abdurrahmanı’d-Darîr
Abdurrahmanı’d-Darîr tarafından 1747 yılında kaleme alınan bu eser, İslam dinini geniş halk kitlelerine tebliğ etmek ve öğretmek amacıyla yazılmıştır. Eser meleklere, kitaplara, peygamberlere iman ile kıyamet alametleri ve kıyamet günü gibi konulardan bahseder. Halkın kolayca anlayabilmesi için, eserde dönemine göre oldukça sade bir dil kullanılmıştır. Ayrıca eserin esas alınan nüshasının hattı harekeli nesih olup nüsha dil incelemesi açısından da bol miktarda malzeme barındırmaktadır.
Abdurrahmanı’d-Darîr hakkında çok fazla bilgi olmamakla birlikte kendisine ait beş eser bilinmekte iken tarafımızdan Tenvîrü’l-Kulûb, Hazâ Risâle-i Tuhfetü’s-Sıbyân ve Tezkiretü’z-Zekât adlı üç yeni eseri daha tespit edilmiştir. Ayrıca üzerinde çalışma yaptığımız Vasiyyeti’l-Ârifîn adlı eserin de farklı bir nüshası bulunmuştur. Bu nüsha ile edisyon kritik yapılarak eser okuyucunun istifadesine sunulmuştur.
Bu eser, 18. yüzyılda ağır ve ağdalı bir dille yazılan mensur eserlerin yanında, halk için daha sade bir dille kaleme alınan eserlerin var olduğunu da göstermektedir.
₺510,00
KİTAP TANITIMI
Sosyal İnşacılık Perspektifinden Teorik ve Uygulamalı Bilimsel İncelemeler
Sosyal İnşacılık, son yirmi yılda Uluslararası İlişkiler alanında büyük bir popülerlik kazanmış ve Türkiye’de de Sosyal İnşacılık (Social Constructivism) kavramıyla özdeşleşmiştir. Sosyal inşacılık, siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler teorilerini kucaklayan benzersiz bir yaklaşımdır.
Kitabımız, sosyal inşacılığın ne olduğu veya ne olmadığı sorularına teorik ve pratik bir yaklaşımla yanıt aramaktadır. Sosyal inşacılık, tarihsel olayların perspektifinden realizm ve liberalizm gibi ana akım ideolojilere eleştirel bir bakış sunar. Kitabımız, Batı dünyasının toplumsal başarılarının ve kazanımlarının ardında yatan insanlık dramı üzerinde vurgu yaparken, sosyal inşacılığın ana temasından biri olan sosyal toplumsal hayatın gerçekliklerle şekillendiğini öne sürmektedir. Devletler ve bilim insanları kesin ve değişmez kurallardan bahsedemezler.
Kitabımızda, sosyal inşacılık perspektifinden dünya tarihindeki önemli dönüm noktaları ele alınarak, insanlık adına yapılan müdahalelerin başarıları ve başarısızlıkları, uluslararası alanın çeşitliliği detaylı bir şekilde incelenmektedir. Bu bilgiler ışığında, okuyuculara daha geniş bir bakış açısı sunarak küresel ilişkilerdeki dinamikleri ve karşılaşılan zorlukları anlamalarına yardımcı olmak hedeflenmektedir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Türk Sinemasında Büyü
Sinemada Korku ve Din, Türk Gerilim Sineması Kronolojisi ve Türk Korku Sineması Kronolojilerinin yazarı Dr. Gizem Şimşek Kaya; bu kez 2004 yılında vizyona giren “Büyü” filmindeki büyü uygulamalarının detaylı çözümlemeleriyle birlikte farklı yerli ve yabancı yapımlarda karşımıza çıkan büyü uygulamalarını ele alıyor.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
SOSYAL MEDYA VE BLOG
Bu kitap blog konusunda bilgi sahibi olmak isteyenlerle iyi bir blog oluşturmak ve blog yazarlığını sürdürmek isteyenler için yapılmış olan bir çalışmadır. Kitabımızın bu anlamda bireylere ilham verme ve teşvik etmek konusunda da yardımcı olacağı düşünülmektedir.
Öte yandan kurumlar sosyal medya ve blog gibi konuları her geçen gün daha fazla dikkate alır hale gelmişlerdir. Sosyal medya ve bloglar birçok kurum için müşterilerle ilişki kurma aracı olmanın yanında ürün satmak, marka duyurmak ve geliştirmek, itibarını arttırmak ve müşteriler hakkında araştırma yapmak gibi fonksiyonları da üstlenmektedir. Hatta bir anlamda sosyal ağlarla birleştiğinde bloglar halkla ilişkiler fonksiyonuna da yeni bir boyut getirmektedir. Temel çıkış noktası anlamında herhangi bir internet sayfasından farklı olmayan bu araçlar kullanım kolaylığı bakımından statik internet sayfalarından ciddi farklılıklar göstermektedir.
9 Bölümden oluşan bu kitapta ilk olarak sosyal medya kavramları ele alınmakta blogların popüler hale gelmesine yol açan sürece değinilmektedir. Daha sonra blog kavramı, blog çeşitleri ele alınmaktadır. Etkili blog oluşturma kuralları, araçlar ve uygulama, hazırlanma ve yazımına ilişkin yaklaşımlar, ziyaretçi trafiğini arttırma, kazanç sağlama, ticari kullanım teknikleri, izleme ve yönetim, blogların geleceği konuları irdelenmekte ve bloglara ilişkin çeşitli örnekler verilmektedir.
₺440,00
KİTAP TANITIMI
Türkiye’nin Jeopolitik Sorunları
Kuşkusuz Türkiye’nin bir deprem ülkesi olması ve enerji kısıtı bir yana bırakılacak olursa, pek çok jeopolitik üstünlüğünden bahsedilebilir. Coğrafi konumu, dört mevsimin yaşandığı ılıman iklimi, verimli toprakları, yeterli nüfus miktarı, dünya ortalamasının üzerindeki yüzölçümü, denizlere uzun kıyılarının bulunması, İstanbul ve Çanakkale boğazlarına sahip olması, yüksek tarım potansiyeli, turizm çekicilikleri, yüzyıllardır farklı medeniyetlerden sentezlenerek bugüne taşınan beşeri hafızası ve Batı Medeniyeti ile Doğu Medeniyetini, İslam dünyası ile Hristiyan dünyasını harmanlayan yapısı bunlar arasında sayılabilir. Kısaca Türkiye sıkça söylenildiği gibi dünyanın en değerli arsalarından birinin üzerinde inşa edilmiştir. Ancak sayılan bütün bu üstünlükler, aynı zamanda Türkiye’nin günümüzde yaşadığı önemli jeopolitik sorunların, ekonomik istikrarsızlıkların, güç odaklarının ilgi alanları ve hedeflerinin üzerinde olmasının da tetikleyicisi durumundadır.
Türkiye’nin de içinde sayıldığı Ortadoğu ise sınırları yapay, etnik yapıları farklı, çok zengin yeraltı kaynakları bölge dışındaki güçlü ülkeler tarafından denetlenmek istenen, insanının çıkarlarının fazlaca dikkate alınmadığı ve dünyanın dış müdahalelere en açık coğrafi bölgesi durumundadır. Daima sorun üreten ve gelecekte de üretme potansiyeli yüksek böyle bir bölgenin kıyısında yer alan Türkiye, elindeki muhteşem coğrafi ve jeopolitik üstünlükleri tutarlı, hassas ve akılcı yönetebilmelidir. Aksi durumda var olan jeopolitik üstünlükler, mevcut ve olası istikrarsızlıkların, taraf olunan krizlerin, jeopolitik sorunların temel nedeni halini alır. Başka kelimelerle Türkiye, bekası için yönetenleri ve yönetilenleri ile hep birlikte farkındalığı yüksek ve güçlü bir ülke olmak zorundadır.
Bu nedenle kaleme aldığımız bu kitap, başta üniversitelerimizin Coğrafya Bölümleri ile Eğitim Fakültelerinin çeşitli bölümlerinde okutulmakta olan “Siyasi Coğrafya”, “Siyasi Coğrafya ve Türkiye Jeopolitiği” gibi lisans derslerini alan gençler ile Coğrafya ve Sosyal Bilgiler Öğretmenleri için kaynak oluşturabilmek ve Cansu, Cem, Dilek, Doruk, Ege, Gökhan, İrem, Mert, Onur, Özlem, Pınar, Selahattin, Yağmur, Yalçın, Yazal ve Türkiye’nin geleceğine dokunacak olan nice gençlerin, ülkemizin zaten bildikleri coğrafi üstünlerinin yanı sıra güncel temel jeopolitik sorunları hakkında da fikir sahibi olmaları amacıyla, eleştirel ancak objektif bir bakış açısıyla geçmişe de göz atarak hazırlanmıştır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Education as Service
Though many people may think the ideals put forward are entirely beyond the average teacher, and cannot be put into practice in ordinary schools, I can thus point at least to one institution in which I have seen many of the suggestions made in this book actually carried out. It may be that some of them are, at present, beyond most schools; but they will be recognised and practised as soon as teachers realise them as desirable, and have a proper understanding of the importance of their office.
Most of the recommendations apply, I think, to all countries, and to all religions, and are intended to sound the note of our common brotherhood, irrespective of religion or caste, race or colour. If the unity of life and the oneness of its purpose could be clearly taught to the young in schools, how much brighter would be our hopes for the future! The mutual distrust of races and nations would disappear, if the children were trained in mutual love and sympathy as members of one great family of children all over the world, instead of being taught to glory only in their own traditions and to despise those of others. True patriotism is a beautiful quality in children, for it means unselfishness of purpose and enthusiasm for great ideals; but that is false patriotism which shows itself in contempt for other nations. There are, I am told, many organisations within the various nations of the world, intended to inspire the children with a love for their country and a desire to serve her, and that is surely good; but I wonder when there will be an international organisation to give the children of all nations common ideals also, and a knowledge of the real foundation of right action, the Brotherhood of Man.
- KRISHNAMURTI
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Medya-İktidar- Demokrasi Sansür ve Otosansür
Düşünce ve ifade özgürlüğünün bir aracı olarak basın, modern demokrasinin bekçi köpeği (Wacthdog) olarak tanımlanmıştır. Nasıl ki bekçi köpeği korumakla olduğu yere/nesneye zarar verebilecek unsurlara karşı tetikte duruyorsa, medya da demokrasiye karşı gelebilecek saldırılar karşısında bir bekçi görevi üstlenmiştir.
Esas itibariyle batıda hızla gelişen demokrasilerde, yönetime katılma, seçme seçilme hakkı, düşünce ve ifade özgürlüğü gibi kavramların yanında basın/medya özgürlüğü de temel haklardan sayılmıştır. Yönetenlerle halkın arasında bir köprü görevi üstlenen basın/medya, düşüncelerin serbestçe dolaşımına, dolayısıyla iktidarların halk tarafından denetimine olanak tanımıştır.
N. Beril Ekşioğlu Sarılar bu kitabında Türkiyedeki iktidar basın ilişkisini derinlemesine ele alıyor. Türkiyede ilk gazetenin yayınlanmasından günümüze, demokrasi bağlamında basın-iktidar ilişkisinin inişli çıkışlı tarihini, iktidarların basını/medyayı kontrol altına alma gayretlerini profesyonel gazetecilerin tanıklıklarıyla gözler önüne seriyor.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Arthur Schnitzler Öykülerinde Ölüm Olgusu: Modern İnsanın Ölüm Korkusu
Edebiyat, salt hikâye anlatımı mıdır, insana ve yaşama dair bir bilgi kaynağı mıdır? İnsana ve yaşama dair konular, kaleme alındıkları dönem ve mekanlarla sınırlı mıdır, insanlığın ortak belleğinin zaman ve mekândan bağımsız var olmayı sürdüren ürünleri midir?
Bilincin derinlikleri, içgüdüler, insanın korkuları, varoluş sorunları, yaşam ve ölüm diyalektiği yüz yıllardır insanlığın bir kenara bırakamadığı konulardır. Arthur Schnitzler, bunları ustalıkla ele almış Avusturyalı bir yazardır. Sigmund Freud’un “benim uzun çalışmalar sonucu elde ettiğim bilgileri siz gözlem yeteneğinizle tespit ediyorsunuz” diyerek tebrik ettiği Schnitzler’in öykülerinin büyük bir kısmı ölüm olgusunu konu etmektedir. Ancak, yazar ölümün kendisini değil, ölüm olgusunun 19. yüzyıl modern bireyin üzerindeki etkisini ele almıştır. Böylece varoluş sorunu çerçevesinde ele aldığı ölüm korkusu, “geçicilik kaygısı-yaşama arzusu” ekseninde işlenmiştir.
Yazarın Avusturya’da Modern Dönem ve yüzyıl geçişinde öne çıkan “benlik” algısı ve varoluş sorununu işlediği öykülerinden Andreas Thameyers letzter Brief, Der Andere – Aus dem Tagebuch eines Hinterbliebenen, Der Sohn – Aus den Papieren eines Arztes, Der Mörder, Der Tod des Junggesellen ve Die Toten schweigen ayrıntılı olarak incelenmiş, motif ve ölüm türleri bölümlerinde Sterben, der grüne Kakadu, Paracelsus, Anatol adlı eserleri de ele alınmıştır. Ayrıca, konu bağlamında, yazarın yaşamı ve günlüklerinden “varoluş sorununa” ilişkin bilgilerin de ele alındığı bu çalışma, Schnitzler ve eserlerinde ölüm motifi konusunda kapsamlı bir analiz sunmaktadır.
İçinde bulunduğumuz dönem de bizlerin “yüzyıl geçişi” ve modern dönemidir. Bu çalışmayı, insana dair temel olguların zaman ve mekândan bağımsız olduğunu hatırlayarak okumak, günümüz hız çağındaki ‘birey’in durumuna da ışık tutacaktır.
₺405,00