KİTAPLAR
ÇOK SATANLAR
-

Aramızdaki Sınır: Suriyeli Sığınmacı Hikayeleri
₺210,00 -

Algoritma Test Programları
₺250,00 -

50 Uygulamada PIC BASIC PRO
-

Kayıp Lezzetlerin İzinde
₺1.150,00 -

Tur Kayağı Yapan Doğa Sporcularının Seyahat Motivasyonları ve Memnuniyet Düzeylerinin Belirlenmesi
₺325,00 -

MULTIFACETED INTERPRETATIONS ON DRAMA
₺300,00 -

Eğitim Sosyolojisi
₺390,00 -

40 Soruda Lübnan
₺200,00 -

Yönetmen Sineması Cilt-II: Çağdaş Türk Sinemasında Öykü Söylem ve Tematik Yapı
₺650,00 -

Yassıada’da Yargılanan Artvin Milletvekilleri
₺495,00 -

Üretim Bilişim Sistemleri ve Uygulama Örnekleri
₺210,00 -

Türkiye’nin Son Otuz Yılı
₺275,00 -

Türkiye Defteri
₺250,00 -

Türk Edebiyatında Milenyum Kuşağı Öykücülüğü
₺740,00 -

The Theatrical Gap Dramatıc Persona
₺350,00 -

TEMEL BİLGİ TEKNOLOJİLERİ KULLANIMI (BİLGİSAYA GİRİŞ)
KİTAP TANITIMI
History of Education
The school is a product of civilization. It became necessary because of the division of labor caused by the multiplication of the interests of mankind which made it impossible for the home to continue wholly to care for the training of its children. The history of education must not merely treat of the development of the school, but it must consider education in its broader meaning; that is, as a history of civilization. For this reason some of the great educators of the world who have not been school teachers, must receive consideration.
₺750,00
KİTAP TANITIMI
Trauma Theory And Fiction
How do stories make sense of the senseless? Trauma Fiction presents how literature confronts the challenge of representing trauma that defy ordinary language and understanding.
This book explores how fictional narratives respond to the fractures of memory, identity, and history caused by individual and collective crises. It underlines the formal innovations and thematic approaches that contemporary novelists use to depict the inexpressible, from fragmented storytelling to non-linear timelines. This book also delves into the ethical dimensions of witnessing trauma through fiction, asking how stories can bear witness without exploiting pain.
Engaging with a range of literary texts and cultural contexts, Trauma Fiction reveals how fiction not only reflects trauma but also reshapes it, offering pathways to empathy, resilience, and transformation. This book is an essential resource for scholars and students of literature, trauma theory, and narrative studies, as well as anyone interested in the profound connections between storytelling and human experience.
₺195,00
KİTAP TANITIMI
İLKÖĞRETİMDE ANALOJİLER, KAVRAM KARİKATÜRLERİ VE TAHMİN-GÖZLEM-AÇIKLAMA TEKNİKLERİYLE DESTEKLENMİŞ FEN VE TEKNOLOJİ EĞİTİMİNİN ÖĞRENME ÜRÜNLERİNE ETKİSİ
Yaşadığı dünyayı gören, analiz eden, sorgulayan ve sentez yoluyla yeni çıkarımlar yapan bireylerin yetiştirilmesinde fen eğitiminin önemli bir rolü vardır. Özellikle ilkokul kademesinde öğrencilerin yaşadığı dünyayı anlayabilme gayreti ve arzusu içinde olmaları için fen derslerinin önemi tartışılamaz. Fen öğretimi ile öğrenciler problem çözme, yaratıcılık, analiz ve sentez yapabilme, eleştirel düşünme ile elde edilen bilgiyi güncel sorunlara uygulayabilme gücü kazanabilmektedirler. Ancak bu becerilerin kazanılabilmesi için çocukların karşılaştıkları fen eğitiminin niteliği çok önemlidir.
Bu kitapta analojiler, kavram karikatürleri ve tahmin gözlem açıklama teknikleriyle desteklenmiş fen eğitiminin öğrenme ürünleri üzerindeki etkileri anlatılmaktadır. Çocukların bilimsel süreç becerileri, akademik başarıları, tutumları ve akademik risk alma davranışları üzerinde bu eğitimin etkisi incelenmektedir.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Sevdâ?î Leylâ İle Mecnûn [Kıssa-i Leylî Birle Mecnûn]
Bu çalışmada ilk önce hayatı hakkında fazla bilgi bulunmayan Sevdâ?î ve eserleri üzerinde durulmaktadır. Daha sonra şairin Kıssa-i Leylî Birle Mecnûn adını verdiği eseri incelenmektedir. Bunu Sevdâ?î ve Fuzûlî?nin bu hikâyenin işlendiği eserlerinin içeriklerinin karşılaştırılması takip etmektedir. Sonrasında da Fuzûlî ve Sevdâ?î?nin eserlerinde ortak bulunan beyitler konusu ele alınmaktadır. Eserin tenkitli metni ile çalışma tamamlanmaktadır.
₺300,00
KİTAP TANITIMI
İNOVASYON VE PAZARLAMA
İnovasyonun sonuçlarının değerlendirilmesi, firmaya sağladığı katma değerinin hesaplanması açısından oldukça önemlidir. Ancak inovasyon faaliyetleri çok karmaşık yapıya sahip olmasından dolayı bununla ilgili ölçümlerin yapılmasında kullanılacak göstergelerin tespiti oldukça zordur. Bu konuda ülke bazında yapılan çalışmalar makro düzeyde bir fikir verse de, sektör ve işletme bazında sağlıklı bir inovasyon ölçüm sisteminin geliştirilmesi için daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyulmaktadır.
₺325,00
KİTAP TANITIMI
ÇANKIRI ŞAİRLERİ / AHMET TALÂT ONAY
“Uzak çağların yakın şehri” olarak nitelendirilen Çankırı, tarih boyunca birçok medeniyet ve kültürü barındırmıştır. Paflagonya’nın en eski şehirlerinden kabul edilen Çankırı; Hitit, Roma, Bizans imparatorluklarından sonra Danişmendliler döneminde Emir Karatekin tarafından 1074-1082 yılları arasında fethedilmiş, sonra da Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyete de ev sahipliği yapmıştır. Adı, tiftik keçisi bol anlamında Gangra diye geçerken tarihi süreç de Danişmend-nâme’de Mankuriyye, eski Arap-İslam kaynaklarında Hısnu’l-hadîd (Demir kale) Selçuklu ve Osmanlı kaynaklarında Kangırı, Kangarı, Kengırı olarak geçmiş ve Cumhuriyet döneminde Çankırı’ya dönüşmüştür. Bu süreçte birçok kültürü ve medeniyeti de üzerinde barındıran Çankırı’da özellikle edebiyat ayrı bir yere sahip olmuştur.
Ahmet Talât Onay’ın, şair, yazar, edebiyat araştırmacısı, eğitimci, gazeteci, milletvekili gibi birçok özellikleri olup Klasik Türk edebiyatı ve Halk edebiyatı sahasında yapmış olduğu çalışmalarla tanınmıştır. Eski Türk Edebiyatında Mazmunlar ve İzahı, Halk Şiirlerinin Şekil ve Nev’i, Türk Şiirlerinin Vezni, Dâstân-ı Ahmet Harâmî, Sarı Çiğdemler, Kızılbaş Şiirinde Sual-Cevap, Millî Mücadele Yazıları gibi basılı eserlerinin yanında yayımlanmamış eserleri ve makaleleri de bulunmaktadır.
Çankırı Şairleri, Çankırı’da yaşamış şairlerin hayatı, eserleri, edebî anlayışları hakkında bilgi vermenin yanında Çankırı tarihi, kültürü, halkiyatı, folkloru, dinî-tasavvufî gibi alanlarda zengin bir kaynak durumundadır. Eserde, toplam 50 şair yer almaktadır.
₺635,00
KİTAP TANITIMI
Seçim Müzikleri Üzerine
1965 seçiminde Türkiye İşçi Partisi tarafından kullanılan Yarının Şarkısı’nı referans alırsak, seçim müzikleri konusunda 60 yıllık bir tecrübeye sahip olduğumuz söylenebilir. Bununla birlikte seçim müzikleri akademi tarafından da ilgi görmüştür. Konuyla ilgili ilk çalışmanın yapıldığı 2010 yılından bugüne 50’ye yakın teorik ve görgül araştırma üretilmiştir. Çalışmalar çoğunlukla siyasal bilimler ve siyasal iletişim alanı araştırmacıları tarafından yürütülmüştür. Ancak, ‘Türkiye’de seçim müzikleri temalı bilimsel literatürde müziğe dair bakış açısının izlerini görmek zordur’ denilebilir. Yerel menşeili ve salt müzik odaklı 20’nin üzerinde bilimsel dergi bulunmasına karşın bu dergilerde seçim müziklerinin kendine yer bulamaması, konunun müzik alanı araştırmacıları tarafından gözden kaçtığının bir kanıtı olarak değerlendirilmektedir. Araştırmalara ihtiyaç olduğu açıktır.
Kitap, 2018 ve 2023 yıllarında yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde AK Parti ve CHP’nin seçmenlerle paylaştığı seçim müziklerini mercek altına almaktadır. Çalışmada, seçim müziklerine ilişkin olarak Ne? sorusunun bir adım ötesine geçilmiş ve Neden? sorusuna da cevap aranmıştır. Bu amaçla kitap, siyasal iletişim ve müzik ekseninde kavramsal ve tarihsel bir çerçeve sunmakta ve incelenen seçim müziklerini Şarkı Formu, Türk Halk Müziği, Kürdi Makamı, Marş ve Maskülen Yapı başlıkları üzerinden tartışmaya açmaktadır. Çalışmanın alana eleştirel bir bakış açısı kazandırması beklenmektedir.
₺270,00
KİTAP TANITIMI
Hititlerde Tekerlekli Arabalar / Wheeled Vehicles in Hittites
İnsanoğlu tarihin ilk dönemlerinden itibaren hayata kalabilmek için avcılık ve toplayıcılık yapmıştır. Avladığı hayvanları topladığı malzemeleri bitki liflerinden yaptığı ip sayesinde el ve kollarına kullanarak taşımıştır. Ancak zamanla taşınan yükün ve gidilen mesafenin artması, insanoğlunu yeni arayışlara itmiştir. Bu arayışlardan ilki düz bir platform olan kızakların insanoğlu tarafından kullanılmasıyla sonuçlanmıştır. Düz bir platform olarak kullanılan bu kızakların altına silindirler eklenerek kızağın hareket kabiliyeti artırılarak yükün taşınması kolaylaştırılmaya çalışılmıştır. Zamanla bu silindirler kelepçeler vasıtasıyla sabitlenerek harekette devamlılık sağlanmış ve tekerleklerin prototipleri oluşturulmuştur. Tekerlekli arabaların ilk defa nerede kimler tarafından kullanıldığını kesin olarak söylemek oldukça zordur. Dünyanın farklı yerlerinde tekerlekli araçlara dair kalıntılara arkeolojik çalışmalar sayesinde ulaşılmıştır.
M.Ö.1650’li yıllarda Hattuşa merkez olarak kurulan Hitit devleti ihtiyaçlarını karşılamak üzere çok sayıda tekerlekli araç kullanmıştır. Bu tekerlekli araçlar genellikle, yük taşımacılığı, ulaşım, resmigeçit törenleri ve savaş meydanları olmak üzere farklı alanlarda kullanılmıştır. Ancak tekerlekli araçlar deri, bitki lifi, ahşap gibi organik malzemeden yapıldığı için zamanla çürüyerek yok olmuştur. Bu sebeple Hititlere ait tekerlekli arabalar günümüze bir bütün halinde ulaşmamıştır. Bundan dolayı Hititlere ait tekerlekli arabalarının nasıl olabileceğine dair bilgileri mühürler, duvar rölyefleri, kaya anıtları ve seramik parçaları üzerinde betimlenen tekerlekli araçlar vermektedir.
₺260,00
KİTAP TANITIMI
Kamuda Etiği Yeniden Düşünmek: Hizmetten Yararlananların Etik Davranış İlkeleri
Bugüne kadar kamu yönetiminde etik konusu kamu hizmetini arz eden kesim olan kamu görevlilerine getirilen kurallar ya da kamu görevlilerinin davranışları kapsamında ele alınmıştır.
Elinizdeki kitap ise kamu yönetiminde etik konusunda farklı bir bakış açısı getirme yönünde atılan bir adım niteliğindedir.
Bilindiği üzere kamu hizmetinden yararlananlar da zaman zaman etik dışı davranışlarda bulunmaktadır. Hizmetten yararlananların ne tür etik dışı davranışlarda bulunduğu ve bu davranışların hangi değişkenlere göre farklılık gösterdiği bu kitapta saha araştırması yoluyla incelenmiştir. Buradan elde edilen veriler ışığında kamu yönetimi literatüründe ilk defa kamu hizmetinden yararlananların etik davranış ilkeleri kavramına değinilmiştir.
Kamu görevlilerine göre hizmetten yararlananlar ne tür etik dışı davranışlarda bulunmaktadır? Hizmetten yararlananlar kamu kurumlarında hangi etik dışı durumlardan rahatsız olmaktadır?
Etik dışı davranışlar hangi yaş, eğitim ve gelir gruplarına sahip bireylerde yoğunlaşmaktadır?
Kamu kurumlarında hediye verme, sıra beklememe, bağış yapma, siyasetçi, iş takipçisi, tanıdık ya da akraba ile öncelikli hizmet talep etme ve kamu görevlisine kaba davranma gibi davranışlarda bulunulmakta mıdır?
Bu soruların cevaplarını da bulabileceğiniz kitap, kamu yönetiminde etik konusuna ilgi duyan ve bu konuda araştırma yapan herkese büyük katkılar sağlayarak faydalı olacaktır.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
Murathan Mungan Bir Kültürel Okuma Denemesi
Bu kitap Murathan Mungan’ın Son İstanbul, Cenk Hikâyeleri, Kırk Oda, Lâl Masallar ve Kaf Dağının Önü adlı yapıtlarının kültürel örüntüsü üzerine bir okuma denemesidir. Halk anlatı geleneğini postmodernist edebiyatın olanaklarıyla birleştiren Mungan’ın Türk edebiyatına büyük katkısı halk kültüründen, mit, destan, masal; efsane ve hikâyelerinden süzdüğü kültürel mirası günümüze kültürel ve edebi görecelikle taşımasıdır. Mungan’ın sanatı geçmiş ve şimdi arasında alaycı ve çılgınca bağlar kurarak zayıf halkalarını sorgularken, feodalite ve Türkiye modernizmiyle hesaplaşır. Diğer yandan kültürün olumlu değerlerini; eski Mardini, İstanbulu ve kimliklerini nostaljik bir sitemle anar. Onun anlatılarında birey olma, aşk ve dostluk; sınıf, din, cinsiyet ayrımı ve kültürel hegemonya yüzünden dün olduğu gibi bugün de imkânsızdır. Mungan okuyucusu, kültürün anonim şiddetine kurban edilmiş kişilerin bir ahlak ve estetik oluşturmalarına tanıklık ederken kültürel belleği ve benliğiyle de yüzleşir
₺300,00
KİTAP TANITIMI
Spinoza’da İdeoloji Kavramının Kökenleri
Spinoza 17. yy. felsefesinin en önemli figürlerinden biridir ve bu felsefe, tarihsel olarak tam bir geçiş ve kriz dönemi içinde konumlanır. 17. yy. kapitalizmin yavaş yavaş tarih sahnesine çıktığı, seküler dünya görüşünün kamusal alanda yaygınlaştığı fakat siyasal alanda hala eski-yeni çatışmasının tüm şiddetiyle devam ettiği bir dönemdir. Bu tarihsellik Spinoza felsefesine de yansımıştır. O, öncelikle mutlak bir Tanrı ispatı çabası içine girmiş, epistemoloji, etik, siyaset alanlarını sonraya bırakmıştır. Bizim bu kitapta sorunsallaştırmaya çalıştığımız şey; Spinoza felsefesinin yine siyasetin en önemli kavramlarından biri olan ideoloji ile ilişkisini kurmak olacaktır. Bilindiği üzere İdeoloji kavramının temel bir siyaset kavramına dönüşmesi süreci oldukça yenidir. Marks’la birlikte özellikle vücut bulan kavram, 19. yy.ın kurumsallaşmış kapitalist dünyasından 20. yy. faşizm rejimlerine kadar uzanan izlekte ve günümüzün post-modern toplumunda güncelliğini hala muhafaza etmektedir. Bu anlamda, Spinoza’nın kurduğu ontolojik-etik-siyaset evreninin, kavramın derinleştirilmesinde bize önemli imkânlar sağlayacağını düşünerek, özellikle Marks’ın farklı ideoloji yorumlarının, Spinoza’daki karşılığı veya yankısı üzerine bir soruşturma yapılacaktır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
1 Mart 2003 Başbakanlık Tezkeresi’nin Reddedilme Nedenleri
11 Eylül 2001 tarihinde New York’ta gerçekleştirilen terör saldırılarının ardından dünya için yeni bir dönem başlamıştır. Teröre ve ona destek veren ülkelere karşı küresel savaş başlattığını ilan eden ABD, önce Afganistan daha sonra Irak’a yönelik askeri müdahalede bulunacağını tüm dünyaya duyurmuştur. Radikal terör örgütleri olarak adlandırdığı El Kaide gibi yapıların, dünya için tehlike arz ettiğini ifade eden Amerikan yönetimi, bu tehdide son verilmesi için diğer devletlerden destek beklediğini açıklamıştır. Bu doğrultuda NATO müttefiki ülkelerden biri olan Türkiye’den de destek talep eden ABD ile uzun süren ekonomik, askeri ve siyasi müzakereler gerçekleştirilmiştir. Müzakereler sonucunda tezkerenin kabul edileceğine dair yaygın bir görüş hâkim olsa da 1 Mart 2003 tarihinde yapılan oylama sonucunda tezkere Meclis’ten geçmemiştir. 1 Mart tezkeresinin neden kabul edilmediği ve bu kararın doğruluğu bugün dahi tartışılmaktadır. Bu kitapta, tezkerenin neden kabul edilmediği, literatür araştırmasının yanı sıra gerek iktidar partisi gerek muhalefet partileri milletvekilleriyle gerçekleştirilen yarı yapılandırılmış mülakatlardan elde edilen verilerle açıklanmaya çalışılmıştır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
HOLLYWOOD SİNEMASINDA DİN VE İNANÇ TEMSİLLERİ
Günümüzde yaşamlarımıza yön veren en önemli kültür endüstrilerinden biri kuşkusuz Hollywood’dur. Son yüzyıldan bugüne ürettiği filmlerle sadece kendi ülke sınırları içinde değil, tüm dünyada Amerikan ideolojisini yayan Hollywood, bu bağlamda birçok eserde siyasal, kültürel, estetik ve ekonomik boyutları açısından irdelenir. Ancak Hollywood’un, toplumsal yaşamın en önemli fenomenlerinden biri olan din ile ilişkisinin görünür kılınması, Türkiye’de hala bakir bir inceleme alanıdır. Söz konusu tespit, bu kitabın çıkış motivasyonudur.
“Hollywood Sinemasında Din Ve İnanç Temsilleri” adlı bu kitap, sessiz sinema döneminden başlayarak sesli sinemaya geçişi, 1960’ların toplumsal ortamından 1980’lerin küreselleşme furyasının sinema üzerindeki dinsel izdüşümünü ve milenyum sonrası post modern dönemlerin karmaşık dünya düzeninde sinema ve din ilişkisini ele alıyor. Hollywood’a damgasına vuran dini temalı filmleri, çekildikleri toplumsal koşullar da göz önüne alarak inceleyen bu eser, Hristiyanlık, Yahudilik, İslamiyet, Budizm, yerel inançlar ve tarikatlara ilişkin Hollywood’un temsil biçimlerini tartışmaya açarak din olgusunun sinemadaki varlığı üzerine tarihsel bir not düşme çabasıdır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
DİJİTAL ÇAĞDA Z KUŞAĞI GERÇEKLERİ
21. yüzyılda yaşanan sosyal, siyasal, politik, ekonomik ve teknolojik gelişmeler Z kuşağının gündelik yaşam pratiklerinde önemli değişimleri de beraberinde getirmiştir. Özellikle 2019 yılında başlayan COVID-19 pandemi sürecinin tüm dünyayı etkisi altına alması ile neredeyse hayatın her alanında radikal değişimler ve dönüşümler yaşanmıştır. Toplumun önemli bir yapı taşını oluşturan gençler ve dolayısıyla Z kuşağı, her aşamada yeni değerlerin inşa edildiği dijital çağda önemli ve etkin bir rol üstlenmektedir.
Günümüzde, Z kuşağını doğru bir biçimde okuyabilmek aslında geleceği anlayabilmektir. Bu bağlamda “Dijital Çağda Z Kuşağı Gerçekleri” kitabı, Z kuşağını yeni dünya düzeninde anlamaya yönelik bir içerikle hem akademiye hem de sektöre önemli bir kaynak olmayı amaçlamaktadır.
25 yazar tarafından 19 bölüm olarak kaleme alınan bu kitap, dijital çağda Z kuşağı gerçeklerini ortaya koymaya yönelik araştırma, derleme ve incelemeleri içermektedir. Bu bağlamda kitapta; markalaşma, dijital pazarlama, yeşil pazarlama, reklamcılık, halkla ilişkiler, dijital iletişim, eğitim, e-spor, dijital gazetecilik, dijital oyunlar, dijital siyasal iletişim, dijital okuryazarlık, dijital kültür, sosyal medya, postfeminizm ve tüketici davranışları gibi konular sosyal bilimler çerçevesinde, Z kuşağı perspektifinden detaylı bir biçimde incelenmiştir.
₺750,00
KİTAP TANITIMI
SEÇİM SİSTEMLERİ ve ULUSAL KÜLTÜR
Seçim sistemleri ve ulusal kültür beşeri yaşamı şekillendiren ve onun içerisinde şekillenen iki önemli olgudur. Demokrasi ile yönetilen ülkelerde, halkın temsilinin dayandığı esas mekanizma olarak seçim sisteminin tipi, parlamentolarda temsilde adalet ve istikrar açısından sürekli tartışılagelen konulardan birisi olmuştur. Sosyal yapının tüm bileşenlerinde olduğu üzere, seçime ilişkin hususlarda da kültürün yansımalarının olmasını beklemek kaçınılmazdır. Her ülkenin kendisine has özellikleri mevcuttur ve bu özellikler, o ülkeyi diğer ülkelerden farklı kılar. Bu farklılıklardan özellikle ulusal kültür boyutları ve seçim sistemleri konusu bu çalışmanın ana odağını teşkil etmektedir.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Genel Hematoloji
Hazırlamış olduğumuz Genel Hematoloji’ye ait ders notları uygulama kılavuzu iki kısımdan oluşmaktadır. Birinci kısımda temel hematolojik bilgiler verilmiştir. Ayrıca ders notlarında insan dışında diğer omurgalı sınıflarına ait hematolojik bilgilerden de bahsedilmiştir. İkinci kısımda ise hematolojik çalışmaların esasını laboratuvar uygulamaları oluşturulduğundan, çok sayıda hematolojik uygulamaya yer verilmiştir. Bu sayede öğrencilerin kan analizlerini manuel olarak yapmaları sağlanmıştır. Ders ve laboratuvar konuları, oldukça sade ve fazla detaya girmeden anlaşılır bir şekilde hazırlanmasına özen gösterilmiştir. (Arka Kapak)
KİTAP TANITIMI
Modernizmin Düşünsel Tarihi ve Avangart Sanat Hareketleri
Modernizmin düşünsel tarihi, birçok yönüyle, çokkültürlü ve disiplinlerarası avangart sanat hareketlerinin teorik ve pratik temellerini şekillendirmiştir. Tarihsel süreçte estetik bağlamın geçirdiği değişimler, biçimsel yapıları dönüştürürken, toplumsal ideolojilerin parametrelerindeki farklılaşmalar da estetik tercihlerin yeniden tanımlanmasına olanak sağlamıştır. Toplumsal etkileşimin yarattığı diyalektik ilişki, sanatın üretim ve alımlanış biçimlerini çeşitlendirerek, çağdaş sanatın çoğulcu ve eleştirel karakterine zemin hazırlamıştır.
Sanat hareketleri 1800’lerden 1950’lere kadar, çok kültürlü etkileşimleri derinleştirirken, kendi terminolojisini de yarattı. Yıkıcı savaşlar ve halk hareketleri, sanatı biçimsel ifadenin ötesine taşıyarak toplumsal bilinçle beraber ideolojik mücadelenin zemini haline getirdi. Teknoloji devrimi ve kitle iletişim araçlarının yükselişi, üretim ve dağıtımda köklü değişimler başlatırken soğuk savaş dönemi, sanatı ideolojik propagandanın ve diplomatik mücadelenin bir parçası haline getirdi.
Bu kitap, belirli bir dönem aralığını incelerken; dönemin sanatsal bağlamını, farklı disiplinlerden yazarların teorik ve eleştirel katkılarıyla ortaya koyar. Bilgilendirici ve ilham verici olmayı hedefleyen çalışma, okuyucuyu sanatın toplumsal, politik ve kültürel dönüşümlerle nasıl kaynaştığını keşfedeceği çok katmanlı bir yolculuğa davet eder.
KİTAP TANITIMI
Sosyal Dönüşümün Yüzleri
Dünya genelinde hem ülkeler arası hem de her ülkede bireyler arası eşitsizliklerin her geçen gün daha da arttığı inkâr edilemez bir gerçektir. Tarih boyunca insanlar genellikle dini ve ahlaki nedenlerden dolayı güçsüz olanlara yardım etmişlerdir. Ancak çoğu zaman dini kurumlar ya da yardım dernekleri gibi geleneksel dayanışma ağları tarafından yürütülen yardım faaliyetleri, sanayi devrimi sonrasında devlet tarafından yürütülen örgütlü, sürekli ve düzenli faaliyetlere dönüşmüş ve sosyal hizmetler adını almıştır. 20. yy.da modernleşmenin getirdiği sosyal sorunlar, ülkemizde derinden yaşanmıştır. Oluşan yeni toplumsal yapıdaki gelişmeler için farklı dönemlerde yeni sosyal politikalar geliştirilmiştir. Çalışmamızda güncel sosyal politikanın mekânsal iki farklı uygulaması ele alınmaktadır. İlk bölümde Tazelenme Üniversitesi ve yaşlılık için katkısı incelenmiştir. İkinci bölümde giderek yaygınlaşan güvenlikli özel sitelerin sosyal yaşama etkileri ve yarattıkları yeni sosyallikler incelenmiştir. Son olarak, toplumun giderek belirginleşen bir kesimi olan çocukların, oyun alanları ve teknolojinin yeni yüzü olan karanlık fabrikalar tartışılmıştır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
İç Anadolu Bölgesi’nde Tarımsal Üretim ve Planlama
Tarımsal üretim her şeyden önce varoluş için gerekli olan en önemli faaliyettir. Ancak nüfusun artması, yanlış arazi kullanımları, plansız üretim gibi beşeri olumsuzlukların yanı sıra iklim değişikliği ve bu değişikliğin bulunduğumuz kuşakta kuraklaşma eğiliminde olması, tarımsal üretimde ciddi tedbirlerin zorunluluğunu da beraberinde getirmektedir. İklim senaryoları tespitlerine göre Türkiye üzerinde mevsimlik ve yıllık ortalama hava sıcaklıklarının artması, Türkiye geneli toplam yağış miktarlarında Doğu Karadeniz Bölgesi hariç 250-300 mm’ye varan azalmalar öngörülmektedir. Bu öngörüler doğrultusunda Türkiye’nin büyük bölümünde kuraklık kaçınılmaz bir tehlike olarak karşımıza çıkmaktadır.
Günümüzde yarı kurak şartların egemen olduğu İç Anadolu Bölgesi’nde ise kuraklık artışı ile tehlike çok büyük boyutlara ulaşacaktır. Bu durum, bölgenin ekolojik koşullarını göz önünde bulundurarak, öngörülen kuraklık değerlerine göre, kurak koşullara uyumlu tarımsal faaliyetlere geçiş hazırlıklarını zorunlu hale getirmektedir. Bölgede su kaynaklarının kullanımı ve tarımsal ürün deseninin yeniden oluşturulması konusunda planlama yapılarak uygulamaya geçilmesini zorunlu kılmaktadır.
Bölgede beklenen kuraklaşma koşullarına uygun tarımsal faaliyetlere yer verilmelidir. Su isteği fazla olan ürünlerin sınırlandırılarak, kuraklığa dayanıklı ürünler yetiştirilmelidir. Yerli tohumlar ıslah edilerek verimliliği artırılmalıdır. Toprak ıslah çalışmaları ile toprağın su tutma kapasitesi artırılmalı, klasik sulama tekniklerinden terkedilerek damlama sulama yaygınlaştırılmalıdır. Hayvancılık faaliyetlerinde çayır ve mera hayvancılığından vazgeçilerek yem bitkilerinin yetiştirilmesi ve besi hayvancılığı desteklenmelidir. İthal ürünler sınırlandırılarak yerli üretim desteklenmelidir. Çiftçi eğitim programlarını yaygınlaştırarak çiftçinin gelenekselleşmiş tarımsal üretimi terk ederek, modernize ve kuraklık şartlarına uygun yöntemlere geçilmesi sağlamalıdır. Ayrıca büyük kentlerin nüfus yükünü ve işsizlik sorununu hafifletmek için planlı bir şekilde köye dönüş projeleri geliştirilmelidir. Köye dönüş projelerinin hayata geçirilmesi ile kentlerdeki işsizlik kaynaklı birçok sosyal problemlerin de önüne geçilmiş olacaktır.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Bilimsel Araştırma Projeleri: Ağ Teorisi Perspektifi
1960 ve 1970’lerde ağ analizi matematiğine olan ilginin artışı, ağ analizinin büyük bir ilerleme kat etmesine neden olmuştur. Gittikçe daha fazla sosyal bilimci coğrafya, ekonomi, dil bilimi, sosyoloji ve sosyal antropolojide sosyal ağ analizinin doğasında var olan güce ikna olup, uygulama kapsamını genişletmeye çalışmıştır. Bu kapsamda kitap, önsözün ardından giriş, üç ana bölüm ve kaynakça bölümlerinden oluşmaktadır. Kitabın birinci bölümde; temel olarak kavramsal ve kuramsal çerçeve ele alınmakta ve ağ teorisi kavramı ayrıntılı olarak açıklanmaktadır. İkinci bölümde; ağın ekonomiye nereden ve nasıl girdiği, nerelerde var olduğu ve yakınlıkla olan ilişkisi incelenmektedir. Daha sonrasında ise ağ ekonomisinde ilişkileri tespit ve analiz etmek açısından işbirliğinin ölçümünde sosyal ağ analizinin nasıl kullanıldığı ele alınmaktadır. Son olarak üçüncü bölümde ise tarihsel olarak üniversitelerin kurulum ve gelişim süreci sonrasında bilimsel üretimin nasıl gerçekleştiği incelenmektedir. Bu kapsamda bilim insanlarının yürüttüğü projelerin, yurt içi ve yurt dışı akademik faaliyetleri desteklemek amacıyla kurulan TÜBİTAK araştırma projeleri açıklanmaktadır.
₺235,00
KİTAP TANITIMI
II. Abdülhamid Han Devri Önemli Restorasyonları: Şam Emevi Câmii ve Selanik Ayasofya Câmii
XIX. yüzyıl “Osmanlı Devleti”nin en uzun yüzyılı olarak tanımlanır. Osmanlı için en hareketli, en yorucu ve en sancılı uzun bir asırdır XIX. yüzyıl. Bu asrın son çeyreğinde tahta oturan Sultan II. Abdülhamid 33 yıl boyunca yürüttüğü iç ve dış politika ile devleti en zorlu dönemlerinde ayakta tutmayı başarmıştır. Siyasi olaylara paralel 1894 İstanbul Depremi, merkezden uzak şehirlerde meydana gelen büyük yangınlar gibi doğal afet ve felaketler de onun döneminde meydana gelmiştir. Bu eser onun devr-i saltanatında meydana gelen iki büyük yangın ve onlardan etkilenen iki tarihi önemi haiz cami olan Şam Emevî Câmii ve Selanik Ayasofya Câmiinin hasarlarını ve yangınlardan sonra restorasyon süreçlerini birinci el kaynak olan arşiv belgeleriyle ele almaktadır.
₺890,00
KİTAP TANITIMI
AİLE İŞLETMELERİNDE MUHASEBE, FİNANS ve DENETİM
Çeşitli açılardan aile işletmelerinin ele alındığı bir seri çalışmanın parçalarından biri olan bu eser, aile işletmeleri bağlamında muhasebe, finans ve denetim konularına odaklanmıştır.
Genel olarak ele alındığında 10 bölümden oluşan çalışmaya 14 yazar katkı vermiştir. İç verilerin kullanılması, risk yönetimi, kurumsal yönetim, şirketlerin devri, muhasebe hileleri, değerleme ve finansal performansın anlaşılmasının yanı sıra özellikle iç-dış denetim konularındaki çalışmalar eserin bünyesinde yer almaktadır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Kriz, Algı ve Markalaşma Açısından İletişim Yönetimi
Siyasal, toplumsal ve iktisadi nitelikli örgütsel yapılar başta olmak üzere “insan”la ilgilenen her yapının amaç ve hedeflerini gerçekleştirmesi iletişim süreçlerini yönetmesiyle yakın bir ilişki içerisindedir. Özellikle son yüzyıl içerisinde gelişen ve son çeyrek yüzyılda da devasa bir ivme yakalayan iletişim teknolojileri ve bunlar üzerinden kurulan iletişim ağları örgütsel yapıların hedef kitleleriyle olan ilişki ve etkileşim biçimlerinde önemli değişimlerin ve yeniliklerin yaşanmasını da beraberinde getirmiştir. Bu yeni durum örgütsel yapılarla hedef kitleleri arısındaki ilişki ve etkileşime dair avantaj ve dezavantajları içinde barındırmaktadır. Örgütsel yapılar açısından bakıldığında avantajları arttırmak ve dezavantajları azaltmak amaç ve hedefleri gerçekleştirmek için bir gereklilik olarak ortaya çıkmaktadır. Bu durum örgütsel yapıların iletişim yönetimini dikkatli bir şekilde yürütmelerini gerekli kılmaktadır. Bu çalışmada siyasal açıdan kriz yönetimi ve algı yönetimi ile genel olarak marka konumlandırma süreci iletişim yönetimi çerçevesinde ele alınmaya çalışılmıştır
₺325,00
KİTAP TANITIMI
Toplumsal Hareketler ve Sosyal Medya
Belirli bir konuda istediğini alabilme isteğiyle ortaya çıkan toplumsal hareketlerin geri planında belki de dünyayı değiştirebilme düşüncesi hâkimdir. Çünkü var olan sıkıntıyı ortadan kaldırmaya yardımcı olup tamamen istenilen bir düzenin oluşturulma çabası, bir değişimin ve yeni bir dünya düzeninin habercisidir aslında. Eski toplumsal hareketlerde bu çaba daha çok ekonomik ve sınıf temelli eşitsizlikleri ortadan kaldırmayı amaçlıyorken yeni toplumsal hareketlerle birlikte bu çaba farklı bir boyuta taşınarak kimlik, insan hakları, çevre, nükleer karşıtlığı, barış hareketleri vb. hareketler olarak gerçekleşmeye başlamıştır. Bu dönüşümle birlikte eskinin kamusal meydanlarda gerçekleşen hareketleri yeni toplumsal hareketler olarak, 90’lı yılların başları özellikle de 2000’li yıllarla birlikte sanal kamusal alanlarda seslerini duyurmaya başlamıştır. Bu hareketlerden bazıları örgütlenme noktasında interneti, sokağa çıkabilmek için bir aracı olarak kullanırken bazıları ise tamamen internet ve sosyal medya ortamlarında seslerini duyurmayı tercih etmektedirler. Bu bağlamda bu kitap, toplumsal hareketlerin geçmişten günümüze geçirdiği yapısal değişim ile birlikte örgütlenme ve eylem tarzlarında da nasıl bir değişim yaşadığını dünya üzerindeki önemli örneklerle birlikte okuyucusuyla buluşturmayı amaçlamaktadır.
₺380,00
KİTAP TANITIMI
Sociology of the Commons and Rural Land Ownership in Burkina Faso
This book bridges sociological and political economy perspectives on land commons in sub-Saharan Africa, focusing on Burkina Faso. It critically examines the impact of state-recognized customary land rights, challenging the notion that formalization alone enhances rural livelihoods and environmental management. Instead, it argues that neoliberal policies and market-driven land reforms have led to land commodification, destabilizing traditional property regimes and exacerbating rural impoverishment. By exploring the “Burkinabè state-commons”new forms of collaborations between the state and customary regimesthe book proposes an alternative path to the relentless commodification of land observed across the Global South. This case study reveals the potential for a unique synthesis of state and commons that could mitigate the ongoing depeasantization in Burkina Faso and offer lessons for rural land governance worldwide.
₺275,00
KİTAP TANITIMI
Cartography in Postcolonial Fiction
Space shapes identity in postcolonial fiction through contested geographies, migration, and spatial memory. Cartography in Postcolonial Fiction examines how literary narratives engage with territorial belonging, displacement, and resistance. Analyzing works by Salman Rushdie, Chinua Achebe, Zadie Smith, Jhumpa Lahiri, Bharati Mukherjee, Tsitsi Dangarembga, C.L.R. James, Patricia Grace, Gabriel García Márquez, Anita Desai, and Chimamanda Ngozi Adichie, this book explores how postcolonial authors from South Asia, Africa, the Caribbean, and the Pacific reimagine space as both a site of control and liberation. Drawing on literary cartography and spatial theory, Selin Şencan investigates how colonial geographies persist in contemporary fiction, shaping narratives across urban centers, diasporic landscapes, and Indigenous homelands. By mapping these literary terrains, this study reveals how fiction challenges, reclaims, and reconfigures space in a world shaped by colonial legacies.
KİTAP TANITIMI
Uygulamalı Veri Madenciliği Algoritmaları
Veri madenciliği, günümüzün en güçlü analiz ve tahmin araçlarından biri olup finans, pazarlama, sağlık gibi birçok sektörde, müşteri davranışlarını analiz etmek, dolandırıcılığı tespit etmek, satış tahminleri yapmak gibi farklı alanlarda yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu süreç, verilerden anlamlı bilgiler çıkararak daha doğru kararlar alınmasını sağlar ve işletmelerin rekabet avantajı elde etmelerine yardımcı olur. Veri madenciliği, büyük veri yığınları içinde gizli desenleri, ilişkileri ve eğilimleri keşfetmeyi amaçlar.
Bu kitapta, siz değerli okuyucuların veri madenciliğinin temel ilkelerinden, en ileri tekniklerine kadar geniş bir yelpazede bilgi edinmesini amaçladık. Her seviyeden okuyucuya hitap eden bu eser, teorik bilgilerin yanı sıra, pratik örneklerle de desteklenerek, veri madenciliği süreçlerini daha anlaşılır hale getirmektedir. Bu kitap, veri dünyasına adım atmak isteyenler için temel bir kaynak olma özelliğine sahiptir.
₺315,00
KİTAP TANITIMI
I. Meşrutiyet Döneminde Adapazarı ve Çevresi (1876-1908)
Adapazarı’nın İpek Yolu güzergâhı üzerinde bulunması, tarihin her döneminde önemli bir konumda olmasını sağlamıştır. Bizans’ın ve Osmanlı Devleti’nin başkenti olan İstanbul’a çok yakın bir mevkide bulunması Adapazarı’nın önemini arttıran bir diğer unsurdur. İstanbul-Adapazarı güzergâhının 19. yüzyılın sonlarında tren hattı ile birbirine bağlanması, iki nokta arasındaki iletişimi daha kolay hale getirmiştir. Tren hattı sadece ulaşımın hızlanmasına katkı sunmamış, aynı zamanda Adapazarı ve civarında üretilen ürünlerin güvenli bir şekilde İstanbul’a ulaştırılmasını sağlamıştır.
Adapazarı’nın gerçek manada bir şehir hüviyetine ulaşmasındaki en önemli etken ise aldığı göçlerdir. Bölge coğrafyası, özellikle 1877-1878 Osmanlı Rus Savaşı sonrasında Kafkasya ve Balkanlardan gelen binlerce muhacir kafilesine kucak açmıştır. Göçler öncesinde küçük bir kasaba görünümünde olan Adapazarı, 19. yüzyılın sonlarına doğru nüfus olarak neredeyse yüz binlerle ifade edilebilecek noktaya ulaşmıştır. Alınan göçlerin Adapazarı ve çevresine hem olumlu ve hem de olumsuz yansımaları olmuştur. Tüm mal varlıklarını bırakarak göç etmek zorunda kalan muhacirlerin bölgede bazı asayiş sorunlarına neden olduğu tartışmasızdır. Bununla beraber, Adapazarı’nı kendilerine yeni bir yurt olarak seçen muhacirler, çalışkanlıkları ile bölgeye ve bölge insanına önemli katkılar vermişlerdir. Bilgi, beceri ve deneyimlerini bölge halkının hizmetine sunan muhacirler, kısa sürede Adapazarı’nın yerli halkıyla kaynaşarak bölgeye adapte olmuşlardır.
₺650,00
KİTAP TANITIMI
İmalat İşletmelerinde Altı Sigma Uygulamaları
Altı Sigma ise, iş başarısını sağlamak, işletmelerin temel amacı olan sürdürülebilirliği sağlamak ve daha az kaynakla daha fazla çıktı elde etmek üzere kullanılan süreçler olarak tanımlanmaktadır. Müşteri odaklı anlayışın giderek ön plana çıktığı artan rekabet ortamında işletmeler, ayakta kalabilmek için birçok geliştirme faaliyetini öncelikleri arasında bulundurmak durumunda kalmışlardır. Altı Sigma anahtarı ile müşteri taleplerinin doğru anlaşılması, isteklere zamanında cevap verilebilmekte ve sistematik çözümler getirilebilmektedir. Altı Sigma’nın en temel hedefi mevcut durum analizi ile haritalandırılan tüm süreçlerin iyileştirilmesidir. Finansal kazançlar sağlamak ise bu yolculuğun sonucudur. Dolayısıyla Altı Sigma’nın odağı kazanç değil, süreçlerin iyileştirilmesidir.
Gerçekleştirilen çalışmada otomotiv yan sanayinde faaliyet gösteren bir işletmede Altı Sigma projesi ile bir işletmenin verimlilik odaklı süreç yönetimini hayata geçirmesi ile başarılı sonuçlanan süreç geliştirme uygulaması anlatılmıştır. Geleneksellikten uzaklaşarak, inovatif pencereden bakabilen firmaların başarı göstergeleri Altı Sigma uygulamalarıdır.
₺210,00
KİTAP TANITIMI
THE ART OF LITERATURE
There are, first of all, two kinds of authors: those who write for the subject’s sake, and those who write for writing’s sake. While the one have had thoughts or experiences which seem to them worth communicating, the others want money; and so they write, for money. Their thinking is part of the business of writing. They may be recognized by the way in which they spin out their thoughts to the greatest possible length; then, too, by the very nature of their thoughts, which are only half-true, perverse, forced, vacillating; again, by the aversion they generally show to saying anything straight out, so that they may seem other than they are. Hence their writing is deficient in clearness and definiteness, and it is not long before they betray that their only object in writing at all is to cover paper. This sometimes happens with the best authors; now and then, for example, with Lessing in his Dramaturgie, and even in many of Jean Paul’s romances. As soon as the reader perceives this, let him throw the book away; for time is precious. The truth is that when an author begins to write for the sake of covering paper, he is cheating the reader; because he writes under the pretext that he has something to say.
₺495,00